<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Resim &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/resim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 May 2021 07:27:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Sabo’nun “Time Machine” Sergisi Versus Art Project&#8217;te!</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sabonun-time-machine-sergisi-versus-art-projectte/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sabonun-time-machine-sergisi-versus-art-projectte/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 10 May 2021 08:38:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19774</guid>
				<description><![CDATA[<p>SABO’nun Yeni Sergisi “Time Machine” Versus Art Project’te Açılıyor Versus Art Project, 3 Haziran &#8211; 10 Temmuz tarihleri arasında SABO’nun “Time Machine” sergisine ev sahipliği yapıyor. Geçmiş, şimdi ve gelecek kurgusunda temellenen sergi, sanatçının figürleri üzerinden zamanda bir yolculuğun kapılarını aralıyor. Zaman kavramının birçoğumuz için anlamını yitirdiği, bulanıklaştığı günler yaşıyoruz. Zamanı yakalayamadığımızdan ya da zamanın [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sabonun-time-machine-sergisi-versus-art-projectte/">Sabo’nun “Time Machine” Sergisi Versus Art Project&#8217;te!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<h2>SABO’nun Yeni Sergisi “Time Machine” Versus Art Project’te
Açılıyor</h2>



<p><strong>Versus Art Project</strong>, 3 Haziran &#8211; 10 Temmuz tarihleri arasında <strong>SABO</strong>’nun <strong>“Time Machine” </strong>sergisine ev sahipliği yapıyor. <strong>Geçmiş, şimdi ve gelecek</strong> kurgusunda temellenen sergi, sanatçının
figürleri üzerinden <strong>zamanda bir
yolculuğun </strong>kapılarını aralıyor.</p>



<p><strong>Zaman kavramının</strong> birçoğumuz için anlamını yitirdiği,
bulanıklaştığı günler yaşıyoruz. Zamanı yakalayamadığımızdan ya da zamanın bir
türlü akmadığından aynı anda şikâyet edebilecek kadar <strong>“an”da olma/kalma mücadelesi</strong> veriyoruz. <strong>SABO</strong> da tam bu açıdan yaklaşarak “an”dan çıkıp, <strong>zaman kavramına bütünsel bakıyor </strong>ve
zaman kipleri arasında bağlantılar kurarak tek bir düzlemde birleştiriyor.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m3.jpg?resize=640%2C425&#038;ssl=1" alt="SABO’nun Yeni Sergisi “Time Machine” Versus Art Project’te Açılıyor" class="wp-image-19778" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m3.jpg?resize=1024%2C680&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m3.jpg?resize=300%2C199&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m3.jpg?resize=768%2C510&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m3.jpg?resize=696%2C462&amp;ssl=1 696w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m3.jpg?resize=633%2C420&amp;ssl=1 633w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m3.jpg?w=1062&amp;ssl=1 1062w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>SABO’nun Yeni Sergisi “Time Machine” Versus Art Project’te Açılıyor</figcaption></figure></div>



<p>Sanatçının alışık olduğumuz <strong>fantastik ve kurgusal dünyası,</strong> <strong>Versus Art Project</strong>’teki ikinci kişisel sergisi <strong>“Time Machine”</strong>de de bizi selamlıyor. <strong>SABO</strong>’nun eskiz defterleri ve desenlerinin kendi içindeki yolculuğu serginin çıkış noktasını oluşturuyor. Sergi kapsamında zaman ve mekânın aurasıyla kendi yaşamından parçaları kullanarak kurgusal bir döngü yaratan sanatçının hayal gücü <strong>zamanın ironisini</strong> hatırlatıyor. </p>



<p>Sergiye <strong>SABO</strong>’nun sanatçı kitabı, yağlı boya ve
sulu boya resimleri, seramik, video ve harita eserleri dahil oluyor. <strong>İnsanlık tarihinden notlar ve metinler</strong>
SABO’nun çalışmalarında sık sık karşımıza çıkan ögelerden birkaçı. <strong>Tarih, geçmiş savaşlar, başarı ve
başarısızlık</strong> konuları <strong>SABO</strong>’nun
üzerine düşündüğü ve ürettiği diğer temalar arasında yer alıyor. </p>



<p>Sanatçının eskizlerinin
bir araya gelmesinden oluşan 6 edisyonlu, her birini eliyle hazırladığı,
sergiye de adını veren sanatçı kitabı <strong>“Time
Machine”</strong>, çalışmalarının çıkış noktasını oluştururken, serginin yörüngesini
çizen geçmiş-şimdi-gelecek üçgenini simgeliyor. Serinin omurgası niteliğindeki sanatçı
kitabı <strong>“Time Machine”</strong>ndeyer alan eskizler seçkideki
çalışmaların da referans noktaları aynı zamanda. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m2a.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="Versus Art Project, 3 Haziran - 10 Temmuz tarihleri arasında SABO’nun “Time Machine” sergisine ev sahipliği yapıyor. " class="wp-image-19777" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m2a.jpg?w=965&amp;ssl=1 965w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m2a.jpg?resize=300%2C199&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m2a.jpg?resize=768%2C510&amp;ssl=1 768w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m2a.jpg?resize=696%2C462&amp;ssl=1 696w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/m2a.jpg?resize=632%2C420&amp;ssl=1 632w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Versus Art Project, 3 Haziran &#8211; 10 Temmuz tarihleri arasında SABO’nun “Time Machine” sergisine ev sahipliği yapıyor. </figcaption></figure></div>



<p>Seçkide yer alan, zafer ve başarma isteğini simgeleyen, yumruğunu kaldıran figürler<strong>(Be Back In 10 Min.)</strong>ve dövmeli figürler <strong>(Don’t Give Up The Ship) </strong>zaman kapsülünde geçmişi işaret eden çalışmalar. Dövmeli figürlerle diyalog kuran seramik çalışma da sanatçının ilk kez üretimde bulunduğu bir disiplin olarak sergiye dahil oluyor. Hapşırmanın hepimizde farklı anlamlara ve anksiyetelere evrildiği son bir yılda SABO’nun hapşıran insanlar serisi <strong>(It Sucks To Be You) </strong>iseadeta günümüze ayna tutuyor. </p>



<p>Sanatçının
sergi kapsamında yer alan 10 parçalık sulu boya serisi, farklı paralel
dünyaları tasvir ediyor. Serideki eserlerin her birinin ismini de paralel
dünyaları simgeleyen, köken olarak Arapçadan gelen yıldız isimleri ile Latince
kökenli bakteri adlarının birlikteliğinden doğan yeni isim grupları
oluşturuyor. Seriye eserlerle ilgili bir video eşlik ediyor.</p>



<p>Sergideki
yürüyen figür bir evrim tasviri olarak karşımıza çıkarken<strong> “Boşuna Gitti”</strong> serisi gelecek ile diyalog kurarak sanatçının
dünyanın gidişatı, savaşlar, iklim krizi ve ekonomik sorunlara eleştirel
yaklaşımını ifade ediyor. Kumaş üzerine harita çalışması ise tüm bu zaman
döngüsüne işaret eder nitelikte.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/c5.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="Sergiye SABO’nun sanatçı kitabı, yağlı boya ve sulu boya resimleri, seramik, video ve harita eserleri dahil oluyor." class="wp-image-19776" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/c5.jpg?w=468&amp;ssl=1 468w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/c5.jpg?resize=240%2C300&amp;ssl=1 240w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/c5.jpg?resize=335%2C420&amp;ssl=1 335w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Sergiye SABO’nun sanatçı kitabı, yağlı boya ve sulu boya resimleri, seramik, video ve harita eserleri dahil oluyor.</figcaption></figure></div>



<p><em>“Anlık düşünceler, gerçek ve kurgu arasında ince çizgiler, öznel arzular, birbirine selam veren eski-yeni serilerle kurduğu bağlantılar SABO’nun sanatsal tavrında büyük yer tutar. O, öğrendiği geleneksel yöntemi tuvalden taşırır ve gözlerin alıştığı pentürün ötesine taşır. Gördüğünüz her parça bir bütünün parçasıdır, hiçbiri yalnız değildir ve zamanda yolculuğun en güzel örneği olurlar. Bu yolculuk sadece geçmişe gitmek ve buraya gelmekle ilgili değildir. Gelecekte yapacağı bir resmin de parçasıdır bu gördükleriniz. Kurgusundaki malzeme ve yöntem çeşitliliğini ‘Ortak Salon’ (2014) sergisinden referansla düşünebileceğimiz gibi, ‘Paracetamol’ (2019) sergisini hatırlayarak sanatçının imge dünyasının zamanla ilişkisini ve bakan her göz için bıraktığı o tanıdık hikâyeyi ‘Time Machine’de de okuyabiliriz.”</em></p>



<p><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;
(Melis Bektaş’ın sergi için yazdığı metinden alıntı)</em></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/4.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="SABO’nun insan doğasına ilişkin gözlemlerini kendi doğasıyla harmanlayarak ele aldığı “Time Machine” sergisini, 3 Haziran - 10 Temmuz tarihleri arasında Versus Art Project’te ziyaret edebilirsiniz." class="wp-image-19775" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/4.jpg?w=425&amp;ssl=1 425w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/4.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/4.jpg?resize=80%2C60&amp;ssl=1 80w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2021/05/4.jpg?resize=265%2C198&amp;ssl=1 265w" sizes="(max-width: 425px) 100vw, 425px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>SABO’nun insan doğasına ilişkin gözlemlerini kendi doğasıyla harmanlayarak ele aldığı “Time Machine” sergisini, 3 Haziran &#8211; 10 Temmuz tarihleri arasında Versus Art Project’te ziyaret edebilirsiniz.</figcaption></figure></div>



<p><strong>SABO</strong>’nun insan doğasına ilişkin gözlemlerini kendi doğasıyla harmanlayarak ele aldığı <strong>“Time Machine” </strong>sergisini, 3 Haziran &#8211; 10 Temmuz tarihleri arasında <strong>Versus Art Project</strong>’te ziyaret edebilirsiniz.</p>



<p><strong>Not: </strong>Sergiyi açılış günü olan 3 Haziran’da
13:00-15:00 saatleri arasında sanatçının da katılımıyla ziyaret etmek
isterseniz bu maili cevaplayarak randevu alabilirsiniz. </p>



<h3>Ayrıntılı bilgi ve söyleşi talepleriniz için:&nbsp; </h3>



<p><a href="mailto:burcudimili@gmail.com">burcudimili@gmail.com</a>&nbsp; 0 554
458 33 13&nbsp; </p>



<h4>Adres:</h4>



<p>Kuloğlu Mah.
Gazeteci Erol Dernek Sok.</p>



<p>No.17/1 Hanif
Han Beyoğlu İstanbul</p>



<h4>İletişim:</h4>



<p>+90 (212) 258
14 14</p>



<p>+90 (530) 016
47 18</p>



<p><a href="http://www.versusartproject.com">www.versusartproject.com</a><br />
<a href="mailto:info@versusartproject.com">info@versusartproject.com</a> </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sabonun-time-machine-sergisi-versus-art-projectte/">Sabo’nun “Time Machine” Sergisi Versus Art Project&#8217;te!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sabonun-time-machine-sergisi-versus-art-projectte/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19774</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ankara ATO’da 6. Çağdaş Sanat Fuarı…</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ankara-atoda-6-cagdas-sanat-fuari/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ankara-atoda-6-cagdas-sanat-fuari/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 06 Mar 2020 08:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19401</guid>
				<description><![CDATA[<p>RESSAM &#8211;  BÜYÜKELÇİ SEDEF YAVUZALP DOĞU AFRİKA VAHŞİ YAŞAMINI KONU ALAN ESERLERİ VE FARKLI TEMALARI İŞLEDİĞİ ÇEŞİTLİ RESİMLERİYLE 12 MART’TA AÇILACAK 6. ÇAĞDAŞ SANAT FUARINA KATILIYOR “ Mozaikizm”i geliştiren ve kendi özgün “ mozaik esintisi” tekniğiyle eserler üreten Ressam &#8211; Büyükelçi Sedef Yavuzalp, diplomasi çalışmaları yanında insanlar &#8211; kurumlar arasında iletişime, dostluğa köprü olan kültür-sanat [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ankara-atoda-6-cagdas-sanat-fuari/">Ankara ATO’da 6. Çağdaş Sanat Fuarı…</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>RESSAM &#8211;  BÜYÜKELÇİ SEDEF YAVUZALP DOĞU AFRİKA VAHŞİ YAŞAMINI KONU ALAN ESERLERİ VE FARKLI TEMALARI İŞLEDİĞİ ÇEŞİTLİ</strong> <strong>RESİMLERİYLE 12 MART’TA AÇILACAK 6. ÇAĞDAŞ SANAT FUARINA KATILIYOR</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_5.jpg?resize=429%2C297&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19403" width="429" height="297" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_5.jpg?w=721&amp;ssl=1 721w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_5.jpg?resize=300%2C208&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_5.jpg?resize=100%2C70&amp;ssl=1 100w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_5.jpg?resize=218%2C150&amp;ssl=1 218w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_5.jpg?resize=696%2C483&amp;ssl=1 696w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_5.jpg?resize=606%2C420&amp;ssl=1 606w" sizes="(max-width: 429px) 100vw, 429px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p><strong>“ Mozaikizm”i geliştiren ve kendi özgün “ mozaik esintisi” tekniğiyle eserler üreten Ressam &#8211; Büyükelçi Sedef Yavuzalp, diplomasi çalışmaları yanında</strong> <strong>insanlar &#8211; kurumlar arasında iletişime, dostluğa köprü olan kültür-sanat faaliyetleri çerçevesinde resim çalışmalarına aralıksız devam ediyor.</strong></p>



<p><strong>Yavuzalp, eserlerini sergiler ve sanat fuarlarında sanatseverler ve koleksiyonerlerle buluşturuyor.</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_8.jpg?resize=400%2C299&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19404" width="400" height="299" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_8.jpg?w=667&amp;ssl=1 667w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_8.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_8.jpg?resize=80%2C60&amp;ssl=1 80w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_8.jpg?resize=265%2C198&amp;ssl=1 265w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Sedef-Yavuzalp-Eserleri_8.jpg?resize=560%2C420&amp;ssl=1 560w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p><strong>12-15 Mart 2020 &#8211; 6. Çağdaş Sanat Fuarı Fırça Sanat Galerisince Düzenleniyor…</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><img src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/03/Etkinlik-Afişi_.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19405" data-recalc-dims="1"/></figure></div>



<p><strong>Ressam – Büyükelçi Sedef Yavuzalp;</strong>  12 Mart ile 15 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek 6. Çağdaş Sanat Fuarı’nda Doğu Afrika vahşi yaşamını konu alan eserleri ve farklı temaları işlediği çeşitli resimleri ile yer alacak.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ankara-atoda-6-cagdas-sanat-fuari/">Ankara ATO’da 6. Çağdaş Sanat Fuarı…</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ankara-atoda-6-cagdas-sanat-fuari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19401</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ressam Büyükelçi Sedef Yavuzalp Sergileri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ressam-buyukelci-sedef-yavuzalp-ankarada/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ressam-buyukelci-sedef-yavuzalp-ankarada/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 13 Dec 2019 04:00:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19049</guid>
				<description><![CDATA[<p>RESSAM BÜYÜKELÇİ SEDEF YAVUZALP, 2019’A VEDA EDERKEN ANKARA VE İSTANBUL’DA İKİ ÖNEMLİ SERGİ’YE KATILARAK SANATSEVERLERLE BULUŞUYOR Ankara Çankaya’daki Fırça Sanat Galerisi’nde   YILBAŞI ÖZEL “ GÜZEL İŞLER/ FINE ARTWORKS          Açılış: 13 Aralık Cuma Saat 18.00’de… İstanbul Nişantaşı’nda AAC Akyol Art Center’da     AŞK-I MUHABBET SERGİSİ         Açılış: 17 Aralık Salı saat 17.00’de… Yıllardır diplomasi mesleğinin yanında önem [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ressam-buyukelci-sedef-yavuzalp-ankarada/">Ressam Büyükelçi Sedef Yavuzalp Sergileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>RESSAM BÜYÜKELÇİ SEDEF YAVUZALP, 2019’A VEDA
EDERKEN ANKARA VE İSTANBUL’DA İKİ ÖNEMLİ SERGİ’YE KATILARAK SANATSEVERLERLE
BULUŞUYOR</strong></p>



<ul><li><strong><em>Ankara Çankaya’daki Fırça Sanat Galerisi’nde  </em></strong></li><li><strong><em>YILBAŞI ÖZEL “ GÜZEL İŞLER/ FINE ARTWORKS         </em></strong></li><li><strong><em>Açılış: 13 Aralık Cuma Saat 18.00’de</em>…</strong></li><li><strong><em>İstanbul Nişantaşı’nda AAC Akyol Art Center’da    </em></strong></li><li><strong><em>AŞK-I MUHABBET SERGİSİ        </em></strong></li><li><strong><em>Açılış: 17 Aralık Salı saat 17.00’de… </em></strong></li></ul>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/Sedef-Yavuzalp-Güzel-İşler-Sergisinden_5.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19052" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/Sedef-Yavuzalp-Güzel-İşler-Sergisinden_5.jpg?w=432&amp;ssl=1 432w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/Sedef-Yavuzalp-Güzel-İşler-Sergisinden_5.jpg?resize=300%2C208&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/Sedef-Yavuzalp-Güzel-İşler-Sergisinden_5.jpg?resize=100%2C70&amp;ssl=1 100w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/Sedef-Yavuzalp-Güzel-İşler-Sergisinden_5.jpg?resize=218%2C150&amp;ssl=1 218w" sizes="(max-width: 432px) 100vw, 432px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>Yıllardır diplomasi mesleğinin yanında önem verdiği resim çalışmalarını ileriye taşıyarak <strong>“ Mozaikizm”</strong>i geliştiren ve kendi özgün <strong><em>“ mozaik esintisi”</em></strong> tekniğiyle  eserler üreten <strong>Ressam Büyükelçi Sedef</strong> <strong>Yavuzalp,  </strong>2019 Aralık ayında iki önemli sergiye katılarak hem Ankara’da hem de İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/Sedef-Yavuzalp-Aşk-ı-Muhabbet-Sergisinden_.jpg?resize=446%2C430&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19053" width="446" height="430" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/Sedef-Yavuzalp-Aşk-ı-Muhabbet-Sergisinden_.jpg?w=311&amp;ssl=1 311w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/Sedef-Yavuzalp-Aşk-ı-Muhabbet-Sergisinden_.jpg?resize=300%2C289&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 446px) 100vw, 446px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>Hem Ankara’da hem İstanbul’da yılın
son sergileri olarak sanatseverlere yeni yıla girerken adeta sanatsal hediye
olan bu organizasyonlarda sevilen ve eserleri çeşitli koleksiyonlarda yer alan
çağdaş ressamların eserleri sergileniyor.</p>



<p><strong>Ressam Büyükelçi Sedef Yavuzalp</strong> mesleki
çalışmaları yanında önemli sanat organizasyonlarına katılarak; sanatseverlerle
buluşmaktan ayrıca ressam dostlarıyla da dayanışma içinde olmaktan büyük
memnuniyet duyduğunu belirtiyor.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ressam-buyukelci-sedef-yavuzalp-ankarada/">Ressam Büyükelçi Sedef Yavuzalp Sergileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ressam-buyukelci-sedef-yavuzalp-ankarada/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19049</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Cüneyt Aksoy’un “Terra Genesis” Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/cuneyt-aksoyun-terra-genesis-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/cuneyt-aksoyun-terra-genesis-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 08 Dec 2019 04:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19016</guid>
				<description><![CDATA[<p>CUBIS ART İSTANBUL, CÜNEYT AKSOY’UN “TERRA GENESİS” SERGİSİNİ SUNAR (5 &#8211; 31 ARALIK 2019) Cubis Art Istanbul’un sunduğu, Cüneyt Aksu’nun yeni evren arayışları ve alternatif yaşam formları üzerine kurulu “Terra Genesis” isimli sergisi, 5 &#8211; 31 Aralık 2019 tarihleri arasında Adahan İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor. “Terra Genesis”, insanın yaşam döngüsünü devam ettirebilmesi için, içinde bulunduğu çağın [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cuneyt-aksoyun-terra-genesis-sergisi/">Cüneyt Aksoy’un “Terra Genesis” Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>CUBIS ART İSTANBUL, CÜNEYT AKSOY’UN “TERRA GENESİS” SERGİSİNİ SUNAR (5 &#8211; 31 ARALIK 2019)</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/v_vXR2Vg.jpeg?resize=497%2C319&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19019" width="497" height="319" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/v_vXR2Vg.jpeg?w=776&amp;ssl=1 776w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/v_vXR2Vg.jpeg?resize=300%2C193&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/v_vXR2Vg.jpeg?resize=768%2C495&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/v_vXR2Vg.jpeg?resize=696%2C448&amp;ssl=1 696w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/v_vXR2Vg.jpeg?resize=652%2C420&amp;ssl=1 652w" sizes="(max-width: 497px) 100vw, 497px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p><br /> Cubis Art Istanbul’un sunduğu, Cüneyt Aksu’nun yeni evren arayışları ve alternatif yaşam formları üzerine kurulu “Terra Genesis” isimli sergisi, 5 &#8211; 31 Aralık 2019 tarihleri arasında Adahan İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor. “Terra Genesis”, insanın yaşam döngüsünü devam ettirebilmesi için, içinde bulunduğu çağın kaosunda yeni döngüleri ortaya çıkarma ve alternatif yaşam formları belirlemeleri üzerine kurulmuş bir sergidir.<br /> Sanatçı Cüneyt Aksoy , taş, kum ve su gibi doğaya ait organik malzemeler kullanarak içten bir sorgulamayı sürdürmektedir. Kum &#8211; beton gibi organik ve inorganik bileşenlerden oluşan eserler ise çarpık bir dünyanın temsilidir.<br /> Sergi mekanı içinde bir merkez gibi kurulu olan kuyu, yaşamsal izlerin göstergesidir. Taş dokuya sahip, eski bir sarnıç olan mekan içindeki kuyu ile birlikte, Aksoy’un eserleri mekan ile güçlü bir bağ kurarak, varlık ve yokluk çizgisindeki yeni yaşam formlarının arayışını<br /> estetik bir görsellikle izleyiciye sunar.<br /> Malzemenin yüzeyinde sanatçının salt estetik ve görsel dünyasından bir dışavurum olarak izlenen soyutlamaları, çoğunlukla karanlık bir dünyanın referanslarını yine gri, antrasit ve koyu tonlarda izleyiciye sunar. Farklı formlar içinde izlenen yapıtlar gri tonlar üzerinde,<br /> siyah rengin verdiği toz gibi uçucu görüntü etkisi ile dokusal bir algı ile izleyiciyi yönlendirir.<br /> Yaşam alanlarının dönüşümü, hayatın değişkenliği, yaşanılabilir olan gezegenin insan eliyle harap edilmesi, yok oluşa giden zamansallık yeni yaşam alanlarının, formlarının keşfi gibi konuları, video, pentür, yerleştirme gibi disiplinlerarası yaklaşımlarla bir araya gelen<br /> “Terra Genesis” , insanın varlığının dünyayı bilinçli bir şekilde dönüştürme, yok etme ve tüm bunların üstüne alternatif bir dünyalar yaratmasını sorgulamaktadır.<br /> Cüneyt Aksu ’nun Terra Genesis sergisi 31 Aralık 2019 tarihine kadar Beyoğlu’nda yer alan Adahan İstanbul ’da görülebilir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/12/hD8mIiZA.jpeg?w=640&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19021" data-recalc-dims="1"/></figure></div>



<p><br /> Adres: Ahmet Fetgari Sok. 40/8 Teşvikiye – İstanbul / Türkiye<br /> Internet sitesi: www.cubisartistan</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cuneyt-aksoyun-terra-genesis-sergisi/">Cüneyt Aksoy’un “Terra Genesis” Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/cuneyt-aksoyun-terra-genesis-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19016</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bir Arada Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bir-arada-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bir-arada-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 07 Dec 2019 04:00:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19009</guid>
				<description><![CDATA[<p>&#8220;BİR ARADA&#8221; , dört ressamdan, dört bakış ve algılayışla bir araya geldi. Figürler ve mekanlar birlikte ya da ayrı ayrı istiflendi. Her biri farklı noktalara giden dört hikayenin yollarının kesiştiği mekan ise bu sefer A Atelye Galeri oldu. Zehra Başaran, Beşir Bayar, Soner Çakmak ve Sait Toprak&#8217; ın resimlerinden oluşan sergi 7- 27 Aralık tarihleri [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-arada-sergisi/">Bir Arada Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;BİR ARADA&#8221; , dört ressamdan, dört bakış ve algılayışla bir araya geldi. Figürler ve mekanlar birlikte ya da ayrı ayrı istiflendi. Her biri farklı noktalara giden dört hikayenin yollarının kesiştiği mekan ise bu sefer A Atelye Galeri oldu. Zehra Başaran, Beşir Bayar, Soner Çakmak ve Sait Toprak&#8217; ın resimlerinden oluşan sergi 7- 27 Aralık tarihleri arasında izlenebilecek. Açılış, 7 Aralık 2019, saat 17.00 de gercekleşecektir.</p>



<p>Adres:
A Atelye Galeri </p>



<p>Sıraselviler
caddesi, Hocazade sokak No:22 Taksim-Beyoğlu/ İstanbul</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-arada-sergisi/">Bir Arada Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bir-arada-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19009</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İsmail Yıldırım Özdemir Asaf  Karşılaşması Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ismail-yildirim-ozdemir-asaf-karsilasmasi-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ismail-yildirim-ozdemir-asaf-karsilasmasi-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 25 Oct 2019 04:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18719</guid>
				<description><![CDATA[<p>Paris&#8217; te yaşayan ressam/heykeltraş İsmail Yıldırım&#8217;ın, Özdemir Asaf Şiirlerini resimlediği baskıresimleri, &#160;“İsmail Yıldırım Özdemir Asaf Karşılaşması “ isimli sergi ile, Kuytu Artline&#8217;da &#160;izleyeciye sunulmakmaktadır. Sergi 26 Ekim-21 Kasım 2019 tarihleri arasında izlenebilecektir. Kuytu Artline Yalı Mahallesi Rıhtım Caddesi No:21/A Maltepe/İstanbul İletişim: 0216 384 85 83</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ismail-yildirim-ozdemir-asaf-karsilasmasi-sergisi/">İsmail Yıldırım Özdemir Asaf  Karşılaşması Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Paris&#8217; te yaşayan ressam/heykeltraş İsmail Yıldırım&#8217;ın, Özdemir
Asaf Şiirlerini resimlediği baskıresimleri, &nbsp;“İsmail Yıldırım Özdemir Asaf Karşılaşması “ isimli
sergi ile, Kuytu Artline&#8217;da &nbsp;izleyeciye
sunulmakmaktadır. Sergi 26 Ekim-21 Kasım 2019 tarihleri arasında izlenebilecektir.
</p>



<p>Kuytu Artline</p>



<p>Yalı Mahallesi Rıhtım Caddesi No:21/A Maltepe/İstanbul</p>



<p>İletişim: 0216 384 85 83</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ismail-yildirim-ozdemir-asaf-karsilasmasi-sergisi/">İsmail Yıldırım Özdemir Asaf  Karşılaşması Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ismail-yildirim-ozdemir-asaf-karsilasmasi-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18719</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Borghese Galerisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/borghese-galerisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/borghese-galerisi/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 17 Oct 2019 04:00:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18681</guid>
				<description><![CDATA[<p>İtalya’nın başkenti ve Avrupa’nın en önemli şehirlerinden biri Roma her sene milyonlarca turisti ağırlamaktadır. Geçmiş yüzyıllarda ev sahipliği yapmış olduğu birçok devlet ve birçok konu dolayısıyla tarih denildiği zaman da akla gelen şehirlerden biridir. Nitekim Roma Avrupa’nın da tarih alanında en çok turist alma özelliği taşıyan şehri olmayı da başarmıştır. Birbirinden farklı müzeleri ve saat [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/borghese-galerisi/">Borghese Galerisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>İtalya’nın başkenti ve Avrupa’nın
en önemli şehirlerinden biri Roma her sene milyonlarca turisti ağırlamaktadır.
Geçmiş yüzyıllarda ev sahipliği yapmış olduğu birçok devlet ve birçok konu
dolayısıyla tarih denildiği zaman da akla gelen şehirlerden biridir. Nitekim
Roma Avrupa’nın da tarih alanında en çok turist alma özelliği taşıyan şehri
olmayı da başarmıştır. Birbirinden farklı müzeleri ve saat galerisi ile tarihe
ışık tutan bu şehir de dikkat çeken en önemli nokta ise <strong>Borghese Galerisi</strong> ve içinde barındırmış olduğu eserleridir.</p>



<p>Roma’da yer alan bu galeri de
tarih ile ilgili merak edilen birçok soruya ışık tutan nesnelere ve eserler yer
almaktadır. Şehrin orta noktasında bulunan galeriyi yıl içerisinde yaklaşık iki
buçuk milyon turist ziyaret etmektedir. Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen
turistlerin yanı sıra ülkemizden de birçok araştırmacı ve turist galeriyi
ziyaret etmektedir.</p>



<h2>Müzenin Tarihçesi</h2>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Meşhur-Borghese-Galerisi.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="Borghese Galerisi ve Müzesinin Tarihçesi" class="wp-image-18687" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Meşhur-Borghese-Galerisi.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Meşhur-Borghese-Galerisi.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Meşhur-Borghese-Galerisi.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Meşhur-Borghese-Galerisi.jpg?resize=420%2C420&amp;ssl=1 420w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Borghese Galerisi ve Müzesinin Tarihçesi</figcaption></figure></div>



<p>1903 yılında İtalya’nın başkenti Roma’da açılan <strong>Borghese Galerisi</strong> tarihte ki en eski
sanat galerilerinden biri olma özelliği taşımaktadır. Galeri Papa V. Paul’un
tarihte de kendisinde söz ettiren yeğeni Kardinal Scipione Borghese’ye aittir.
1605 ile 1621 yılında yapıldığı tahmin edilen villanın mimarı ünlü Fransız mimar
Giovanni Vasanzio’dur.</p>



<p>Papa V. Paul’un yeni için yaptırdığı villada daha sonrasında
İtalyan tarihinde ön plana çıkan krallar ve kraliçelere ev sahipliği yapmıştır.
Villa her ne kadar 1605 ile 1621 yılında yaptırılmış gibi düşünülse de sanat
galerisi olma unvanını 1903 yılında almıştır. Bu tarihten itibaren de Roma’nın
en ünlü galerilerinden biri olmayı başarmıştır.</p>



<p>Kardinal Scipione’ye ait bu villa amcası Papa V. Paul
tarafından yaşaması için verilmiştir. Yüzyıllardır sağlamlığını koruyarak bu
dönemlere kadar ulaşmış olsa da birçok restorasyon işlemi gerçekleştirilmiştir.
Villa içerisinde sanat galerisinin yanı sıra turistlerin ilgisini çeken geniş
bir bahçe alanı bulunmaktadır. Birçok turist sanat galerisiniz gezdikten sonra
bahçe içerisinde de vakit geçirmektedir. Galeri gibi bahçe de koruma altında ve
tarihi bir yer olma özelliğini taşımaktadır.</p>



<h2>Müzenin Bölümleri ve Gezilmesi Gereken Noktaları</h2>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Dış-Cephe-Müze-Biletleri.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="Borghese Galerisi Muhteşem Görünüm" class="wp-image-18682" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Dış-Cephe-Müze-Biletleri.jpg?w=720&amp;ssl=1 720w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Dış-Cephe-Müze-Biletleri.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Dış-Cephe-Müze-Biletleri.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Dış-Cephe-Müze-Biletleri.jpg?resize=696%2C696&amp;ssl=1 696w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Dış-Cephe-Müze-Biletleri.jpg?resize=420%2C420&amp;ssl=1 420w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Borghese Galerisi Muhteşem Görünüm</figcaption></figure></div>



<p><strong>Borghese Galerisi</strong>
içerisinde görülebilecek birçok sanat eserini barındırmaktadır. Galeriye ilk
girdiğiniz andan itibaren tarihin büyüsüne kendinizi kaptırmamanız elde
değildir. Nitekim galeriye adımınızı attığınız anda sizleri tarihte ki en
önemli heykeller karşılayacaktır. Bernini’nin birbirinden güzel heykelleri
girişte siz sanatseverlere sunulmaktadır. Bernini’nin Ene a Anchise, Apollo e
Dafne, David ve Pluto e Proserpina gibi özel heykelleri burada yer almaktadır.</p>



<p>Heykelleri gezdikten sonra ise üst katta Caravaggio gibi
ünlü sanatçıların eserleri yer almaktadır. Toplamda 20 odaya sahip olan
galeride üst katta tamamen tablolar yer almaktadır. Dünya’nın ve sanat
tarihinin en iyi tabloları burada yer aldığı gibi birbirinden farklı
sanatçıların eserlerine ulaşmakta mümkündür.</p>



<h2>Ulaşımı Nasıl Sağlarım?</h2>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Bilet-Türleri.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="Borghese Galerisi Bilet Türleri" class="wp-image-18683" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Bilet-Türleri.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Bilet-Türleri.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Bilet-Türleri.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Bilet-Türleri.jpg?resize=768%2C768&amp;ssl=1 768w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Bilet-Türleri.jpg?resize=696%2C696&amp;ssl=1 696w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisi-Bilet-Türleri.jpg?resize=420%2C420&amp;ssl=1 420w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Borghese Galerisi Bilet Türleri</figcaption></figure></div>



<p>İtalya’nın başkenti Roma’ya gitmeye karar vermeniz ile
birlikte <strong>Borghese Galerisi</strong> gezisi
yapmanız çok kolaydır. Roma’nın merkezine indiğiniz zaman otobüs duraklarından
birine gitmeniz yeterli olacaktır. Otobüs ile gitmeye karar vermeniz durumunda
ise 52,53, 116 ve 910 numaralı otobüslere binerek galeriye ulaşabilirsiniz.
Fakat yürümek istiyorsanız Pizza del Popolo meydanın yanından Pincio
bahçelerinin içinden geçerek ulaşabilirsiniz.</p>



<h3>Borghese Galerisi Bileti ve Ziyaret Saatleri</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisinin-muhteşem-freskleri-2.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="Borghese-Galerisinin Muhteşem Freskleri" class="wp-image-18685" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisinin-muhteşem-freskleri-2.jpg?w=789&amp;ssl=1 789w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisinin-muhteşem-freskleri-2.jpg?resize=300%2C202&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisinin-muhteşem-freskleri-2.jpg?resize=768%2C517&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisinin-muhteşem-freskleri-2.jpg?resize=696%2C468&amp;ssl=1 696w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Galerisinin-muhteşem-freskleri-2.jpg?resize=624%2C420&amp;ssl=1 624w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Borghese-Galerisinin Muhteşem Freskleri</figcaption></figure></div>



<p>Gün içerisinde binlerce turisti ağırlayan <strong>Borghese Galerisi</strong> randevu ile turist aldığı gibi direk gitmeniz halinde de galeriyi gezebilirsiniz. 09:00’da açılan ve iki saatlik arayla alınan turistlerden yaklaşık 20 Euro ücret talep edilmektedir. Örneğin saat 09:00’da içeriye girdiğinizde 11:00’da çıkmanız gerekecektir. Hafta içi ve hafta sonu her gün ziyaret etmeniz mümkündür. Akşam 20:00 kadar açık olduğunu unutmamalısınız. Borghese Galerisi bilet ve tur seçenekleri için <a href="https://www.muzebiletleri.com/">Müze Biletleri</a> sitesinin <a href="https://www.muzebiletleri.com/bilet/italya/roma/borghese-galerisi-bileti/">Borghese Galerisi</a> sayfasını ziyaret edebilirsiniz.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Parkında-güzel-bir-gün.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="Borghese Parkında Güzel Bir Gün" class="wp-image-18686" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Parkında-güzel-bir-gün.jpg?w=688&amp;ssl=1 688w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Parkında-güzel-bir-gün.jpg?resize=300%2C190&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/10/Borghese-Parkında-güzel-bir-gün.jpg?resize=663%2C420&amp;ssl=1 663w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Borghese Parkında Güzel Bir Gün</figcaption></figure></div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/borghese-galerisi/">Borghese Galerisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/borghese-galerisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18681</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Anna Laudel Düsseldorf’ta Yeni Galeri Açıyor</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/anna-laudel-dusseldorfta-yeni-galeri-aciyor/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/anna-laudel-dusseldorfta-yeni-galeri-aciyor/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 13 May 2019 04:00:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=17843</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yerli ve yabancı genç sanatçıları desteklemeyi amaçlayan ve 2016’dan beri Karaköy, İstanbul’daki mek â nında sergilere ve etkinliklere ev sahipliği yapan Anna Laudel, Düsseldorf’taki yeni galerinin açılışını 16 Mayıs Perşembe günü Housewarming isimli karma bir sergiyle yapıyor. Sergideki sanatçılar arasında Belkıs Balpınar, Ruth Biller, Flóra Borsi , Ramazan Can , Tuğçe Diri , Bilal Hakan [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/anna-laudel-dusseldorfta-yeni-galeri-aciyor/">Anna Laudel Düsseldorf’ta Yeni Galeri Açıyor</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Yerli ve yabancı genç sanatçıları desteklemeyi amaçlayan ve 2016’dan beri Karaköy, İstanbul’daki mek â nında sergilere ve etkinliklere ev sahipliği yapan Anna Laudel, Düsseldorf’taki yeni galerinin açılışını 16 Mayıs Perşembe günü Housewarming isimli karma bir sergiyle yapıyor. Sergideki sanatçılar arasında Belkıs Balpınar, Ruth Biller, Flóra Borsi , Ramazan Can , Tuğçe Diri , Bilal Hakan Karakaya, Ekin Su Koç, Serkan<br /> Küçüközcü, Ardan Özmenoğlu, Gazi Sansoy, Daniele Sigalot , Brigitte Spiegeler ve Sarp Kerem Yavuz yer alıyor.</p>



<p> Anna Laudel’in yeni mek â nı 1960’lardan bu yana sanatçılar ve entelektüellerin bir araya geldiği Mühlenstrasse 1’ de yer alıyor. Galeri binası, Joseph Beuys, Carl Barth, Blinky Palermo, Alex Vömel, Alfred<br /> Schmela, Gabriele Henkel ve Wim Wenders gibi ünlü isimler dahil olmak üzere kültür-sanat dünyasının önemli isimleri için bir buluşma noktasıydı. Yeni galeri, özgün tasarımıyla dikkat çeken tarihi binasında dört kata<br /> yayılan sergileme alanıyla farklı disiplinlerden sergilere<br /> ve etkinlik programlarına ev sahipliği yapacak.<br /> Anna Laudel tarafından kurulan galerinin İstanbul’daki mekânı Karaköy Bankalar Caddesi’nde tarihi bir binada yer alıyor. Önde gelen dinamik güncel sanat merkezlerinden biri haline gelerek genç sanatçıları<br /> desteklediği sergi programlarıyla dikkat çeken Anna Laudel, Düsseldorf’taki yeni mekânıyla uluslararası alanda genişlemeyi hedefliyor.<br /> Housewarming sergisinde yer alan farklı sanatsal ve kültürel geçmişlere sahip sanatçılar, galerinin genç sanatçıları uluslararası platformlarda temsil etme ve disiplinlerarası sergilere ev sahipliği yapma misyonunu<br /> destekliyor.<br /> Anna Laudel, yeni galeri hakkında: “Düsseldorf’taki yeni galeri mekânı daha çok insana ulaşmamıza yardımcı olurken sanatçılarımızın uluslararası sanat dünyasıyla daha güçlü bağlantılar kurmalarını sağlayacak.<br /> İstanbul’daki Anna Laudel’in misyonuna benzer şekilde Düsseldorf’taki galerinin de sanat üretimini desteklemesini, disiplinlerarası sergiler düzenlemesini ve sanatçılarla sanatseverleri buluşturacak<br /> kamusal programlar gerçekleştirmesini arzuluyorum. İki mekânda da dinamik sergi programlarına ev sahipliği yapmanın yanı sıra temsil ettiğimiz sanatçıların eserlerini önde gelen sanat fuarlarında<br />sergileyerek, Türkiye’deki genç yetenekleri uluslararası alanda tanıtmaya devam edeceğiz.”<br /> yorumunda bulundu.<br /> Açılış: 16 Mayıs Perşembe, 16.00 </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/anna-laudel-dusseldorfta-yeni-galeri-aciyor/">Anna Laudel Düsseldorf’ta Yeni Galeri Açıyor</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/anna-laudel-dusseldorfta-yeni-galeri-aciyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17843</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eski İstanbul Sanatseverlerle Buluştu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/eski-istanbul-sanatseverlerle-bulustu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/eski-istanbul-sanatseverlerle-bulustu/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 20 Apr 2019 05:53:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Buse Sarı]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Görsel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=17737</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ünlü ressam Nur Ulubil’in, İstanbul temalı kişisel sergisi açıldı. Ressam ve heykeltıraş Nur Ulubil’in ‘İstanbul Benim Rüyam’ adlı kişisel sergisi Etiler Akatlar Kültür Merkezi’nde düzenlen bir kokteylle sanatseverlerle buluştu. Sanatçı açılışta yaptığı konuşmada İstanbul’un betonlaştığını ve tarihi dokusunu kaybettiğini vurguladı. Ressam Ulubil’in eski İstanbul’u anlatan 52 yağlı boya çalışması büyük ilgi gördü.&#160; Sanatçının son dönem [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eski-istanbul-sanatseverlerle-bulustu/">Eski İstanbul Sanatseverlerle Buluştu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="alignright is-resized"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/IMG_20190411_170116.jpg?resize=279%2C278&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-17739" width="279" height="278" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/IMG_20190411_170116.jpg?w=501&amp;ssl=1 501w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/IMG_20190411_170116.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/IMG_20190411_170116.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/IMG_20190411_170116.jpg?resize=421%2C420&amp;ssl=1 421w" sizes="(max-width: 279px) 100vw, 279px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>dav</figcaption></figure></div>



<p>Ünlü ressam Nur Ulubil’in, İstanbul temalı kişisel sergisi açıldı.</p>



<p>Ressam ve heykeltıraş Nur Ulubil’in ‘İstanbul Benim Rüyam’ adlı kişisel
sergisi Etiler Akatlar Kültür Merkezi’nde düzenlen bir kokteylle
sanatseverlerle buluştu. Sanatçı açılışta yaptığı konuşmada İstanbul’un
betonlaştığını ve tarihi dokusunu kaybettiğini vurguladı. Ressam Ulubil’in eski
İstanbul’u anlatan 52 yağlı boya çalışması büyük ilgi gördü.&nbsp; </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/IMG_20190411_171811.jpg?resize=225%2C351&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-17740" width="225" height="351" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/IMG_20190411_171811.jpg?w=320&amp;ssl=1 320w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/IMG_20190411_171811.jpg?resize=192%2C300&amp;ssl=1 192w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/IMG_20190411_171811.jpg?resize=269%2C420&amp;ssl=1 269w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>sdr</figcaption></figure></div>



<p>Sanatçının son dönem çalışmalarının yer aldığı sergi 20 Nisan Cumartesi
gününe kadar ziyaret edilebilecek.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eski-istanbul-sanatseverlerle-bulustu/">Eski İstanbul Sanatseverlerle Buluştu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/eski-istanbul-sanatseverlerle-bulustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17737</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yok Olan İstanbul Tuvallerde Yaşıyor</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/yok-olan-istanbul-tuvallerde-yasiyor/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/yok-olan-istanbul-tuvallerde-yasiyor/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 08 Apr 2019 04:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Buse Sarı]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=17568</guid>
				<description><![CDATA[<p>Diş hekimi Nur Ulubil‘in “İstanbul Benim Rüyam” adlı kişisel resim sergisi, 11 Nisan Perşembe günü Etiler Akatlar Kültür Merkezi’nde açılıyor. 20 Nisan 2019 Cumartesi akşamına kadar açık kalacak sergide, 52 yağlıboya resim sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Hekimliğinin yanı sıra ressam ve heykeltıraş olan Dr. Nur Ulubil, son dönem çalışmalarının yer aldığı sergi için şöyle konuşuyor: “İstanbul’un bir film platosunu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yok-olan-istanbul-tuvallerde-yasiyor/">Yok Olan İstanbul Tuvallerde Yaşıyor</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/4.jpg?resize=229%2C445&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-17573" width="229" height="445" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/4.jpg?w=514&amp;ssl=1 514w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/4.jpg?resize=154%2C300&amp;ssl=1 154w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/4.jpg?resize=216%2C420&amp;ssl=1 216w" sizes="(max-width: 229px) 100vw, 229px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>Diş hekimi Nur Ulubil‘in “İstanbul Benim Rüyam” adlı kişisel resim sergisi, 11 Nisan Perşembe günü Etiler Akatlar Kültür Merkezi’nde açılıyor. 20 Nisan 2019 Cumartesi akşamına kadar açık kalacak sergide, 52 yağlıboya resim sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Hekimliğinin yanı sıra ressam ve heykeltıraş olan Dr. Nur Ulubil, son dönem çalışmalarının yer aldığı sergi için şöyle konuşuyor: </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright is-resized"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/3.jpg?resize=178%2C371&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-17574" width="178" height="371" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/3.jpg?w=300&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/3.jpg?resize=144%2C300&amp;ssl=1 144w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/04/3.jpg?resize=202%2C420&amp;ssl=1 202w" sizes="(max-width: 178px) 100vw, 178px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>“İstanbul’un bir film platosunu andıran tarihi dokuları her geçen gün büyük bir hızla yok oluyor. Bu eşsiz güzellik bir daha geriye dönemeyecek şekilde tarihin karanlıklarına gömülüyor ve kent beton yığını haline dönüşüyor. Bu durum her İstanbullu gibi benim de yüreğime dokunuyor. Bundan dolayı bu görüntüleri ölümsüzleştirmeyi bir insanlık, bir ressamlık görevi olarak görüyorum.  </p>



<p>Bu nedenle de resimlerimin teması eski İstanbul.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yok-olan-istanbul-tuvallerde-yasiyor/">Yok Olan İstanbul Tuvallerde Yaşıyor</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/yok-olan-istanbul-tuvallerde-yasiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17568</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Şerif Kino &#8220;Kim Donkişot-2 Resim Sergisi&#8221;</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/serif-kino-kim-donkisot-2-resim-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/serif-kino-kim-donkisot-2-resim-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 25 Mar 2019 04:00:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=17364</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanat eğitimini, 1992 yılında Marmara Üniversitesi Eğitim&#160;Fakültesi Resim Bölümü’nde tamamlayan Şerif Kino, Mardin-Kızıltepe’de yaşıyor, sanat eğitimi veriyor ve yapıtlarını genellikle oradaki atölyesinde üretiyor. Ne var ki şimdiye kadar açtığı sergiler, Mardin’den İstanbul’a ve oradan da İsveç’e kadar uzanıyor.Sanatçının resimleri, yaşamakta olduğu bölgenin sert yaşam koşulları ile doğrudan değil, ama dolaylı biçimde bağlantılar içeriyor. Bu resimler [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/serif-kino-kim-donkisot-2-resim-sergisi/">Şerif Kino &#8220;Kim Donkişot-2 Resim Sergisi&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p> Sanat eğitimini, 1992 yılında Marmara Üniversitesi Eğitim&nbsp;<br />Fakültesi Resim Bölümü’nde tamamlayan Şerif Kino, Mardin-Kızıltepe’de yaşıyor, sanat eğitimi veriyor ve yapıtlarını genellikle oradaki atölyesinde üretiyor. Ne var ki şimdiye kadar açtığı sergiler, Mardin’den İstanbul’a ve oradan da İsveç’e kadar uzanıyor.<br />Sanatçının resimleri, yaşamakta olduğu bölgenin sert yaşam koşulları ile doğrudan değil, ama dolaylı biçimde bağlantılar içeriyor. Bu resimler ilk bakışta son derece renkli ve aynı zamanda da insana yaşam sevinci aşılayan bir atmosfer sunuyor. Neresi olduğu bilinmeyen, iç içe geçmiş, yer yer boşluklar ve derinlikler ile durağanlaşmış geniş mekânlar,&nbsp;<br />kullanılan renklerin yakın tonlarda oluşları sayesinde rahatlatıcı, ideal bir yaşam alanı gibi görünse de bir yandan da bu alanda yer alan figürler, izleyiciye tedirgin edici bir duygu veriyor.&nbsp;</p>



<p style="text-align:left">Şerif Kino’nun figürleri birer siluet halinde oldukları için, bunlar kendilerini birtakım küçük mimiklerle ya da çarpıcı yüz ifadeleriyle ortaya koyamazlar; onların ifade olanakları, bir şeyler anlatabilme güçleri yalnızca hareketlerindedir. Örneğin bir araya gelişler, yalnız kalışlar, durmalar, yürümeler, bir yöne doğru akıp gitmeler ya da bazı&nbsp;<br />olağandışı beden aktiviteleri, bu figürlerin karakterlerini eylemler aracılığı ile belirler. Kompozisyondaki kişiler tanımsız, birbirine benzeyen ve neredeyse gizlenmiş gölgelerdir; ama sürekli bir aciliyet içindedirler. Sanki biraz önce çok önemli bir şey olmuştur ya da biraz sonra olacaktır.&nbsp;<br />Ve belki şöyle demek daha doğrudur: Bu figürler, sanki yaşanmış bir olaydan sonra, her an bir şey olacakmış duygusu içindedirler ki izleyiciye de bu duyguyu aynen yansıtırlar.</p>



<p>Öte yandan söz konusu aciliyeti yansıtan ve bu anlamda hep eylem halinde bulunan siluetler arasına, bazı sembol figürler de yerleştirilmiştir. Bunlar kimi zaman bir Don Kişot, kimi zaman bir Şarlo’dur; belki de onlar tuvalde geçen olayı denetleyen ve o olayın seyri karşısında nasıl düşünebileceğimizi, neler yapabileceğimizi ya da bir izleyici olarak hangi konumda bulunduğumuzu, ironik açıdan gösteren işaretlerdir. Kimi zaman da tuvalde yine siluetler halinde nesneler ile karşılaşırız: Bir tank, bir uçak ya da şiddeti, savaşı çağırıştıran diğer şeyler&#8230; Bunlar da ilk bakışta o rahatlatıcı, ideal bir yaşam alanı gibi görünen mekânda yerlerini alırlar. Ne var ki Şerif Kino’nun resimlerinde bunlardan hiçbiri, mekânın durağanlığının önüne geçmez, ortalığa rahat kaçırıcı, olağan dışı mesajlar yaymaz. Mekânın yaşam sevincine yönelik atmosferi, bunların tümünü emer ve olası bir karamsarlığı yok eder; oysa bir tedirginliği korumaktan da asla vazgeçmez. </p>



<p style="text-align:right"> <br />Emre Zeytinoğlu&nbsp; </p>



<p> <br />Donkişot Sanat Kafe<br />Yalı Mahallesi Rıhtım caddesi 21/A&nbsp;<br />Maltepe-İstanbul <br /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/serif-kino-kim-donkisot-2-resim-sergisi/">Şerif Kino &#8220;Kim Donkişot-2 Resim Sergisi&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/serif-kino-kim-donkisot-2-resim-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17364</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Saliha Yılmaz &#8211; Kadir Akyol</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/17274-2/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/17274-2/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 07 Mar 2019 05:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=17274</guid>
				<description><![CDATA[<p>BAKIŞ / GLANCE SALİHA YILMAZ &#8211; KADİR AKYOL 6 Mart – 3 Nisan 2019 &#8220;Günlük hayatlarımızı, etrafımızı saran gündelik görüntülerle sürekli alışveriş halinde yaşıyoruz &#8211; genelde çok tanıdık, bazen beklenmedik ve yeni olabiliyor bu görüntüler ama bizi daima kendi hayatlarımız içinde doğruluyorlar. Yine de bazen, aniden, beklenmedik bir şekilde ve çoğunlukla kaçamak-bakışların-yarı ışığında, bizimkiyle çakışan [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/17274-2/">Saliha Yılmaz &#8211; Kadir Akyol</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>BAKIŞ /
GLANCE</strong></p>



<p><strong>SALİHA
YILMAZ &#8211; KADİR AKYOL</strong></p>



<p><strong>6 Mart – 3
Nisan 2019</strong></p>



<p><em>&#8220;Günlük hayatlarımızı, etrafımızı saran gündelik görüntülerle sürekli alışveriş halinde yaşıyoruz &#8211; genelde çok tanıdık, bazen beklenmedik ve yeni olabiliyor bu görüntüler ama bizi daima kendi hayatlarımız içinde doğruluyorlar. </em></p>



<p><em> Yine de bazen, aniden, beklenmedik bir şekilde ve çoğunlukla kaçamak-bakışların-yarı ışığında, bizimkiyle çakışan ve onunla hiç alakası olmayan başka bir görünür düzeni yakalayabiliyoruz.&#8221; </em></p>



<p><em>Sanatla Direniş, John
Berger</em><em></em></p>



<figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/03/Kadir-Akyol-Sherlock-Holmes-96x195-cm-tüyb.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-17279" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/03/Kadir-Akyol-Sherlock-Holmes-96x195-cm-tüyb.jpg?w=750&amp;ssl=1 750w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/03/Kadir-Akyol-Sherlock-Holmes-96x195-cm-tüyb.jpg?resize=300%2C149&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/03/Kadir-Akyol-Sherlock-Holmes-96x195-cm-tüyb.jpg?resize=324%2C160&amp;ssl=1 324w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/03/Kadir-Akyol-Sherlock-Holmes-96x195-cm-tüyb.jpg?resize=696%2C345&amp;ssl=1 696w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Kadir Akyol- Sherlock Holmes, 96&#215;195 cm</figcaption></figure>



<p>SK Art Projects, 6 Mart – 3 Nisan
tarihleri arasında Saliha Yılmaz ve Kadir Akyol’un “Bakış / Galance’’ adlı
sergisini ağırlıyor. Galeri Artist Editions ve City’s Nişantaşı işbirliğinde
düzenlenen sergide sanatçıların son dönem çalışmalarından oluşan bir seçki
izlenebilecek.</p>



<p>‘’İnsanın en temel algılarından biri
olan “bakma” duyusu, belirli bir anlayışı içerdiği veya ifade ettiği ölçüde
“bakış” halini alır. Sanat ise genel anlamda hayata alternatif bir varoluş
alanı olarak böylesi imkanlı bir bakış alanıdır. Sanatçı kendi üslubuyla
herhangi bir şey yaratmadan önce, yaşamı içinde bu bakışı “kurgular” ve sonuçta
yaratılan eserler de bu bakışın izlerini taşıyan imgeler olurlar.</p>



<p>Son dönem eserlerinde güncel kent yaşamından kimlik meselelerine dek geniş konu aralığında; resim, heykel ve enstalasyon gibi interdisipliner üretimiyle öne çıkan Saliha Yılmaz, melez yapılar ortaya koyuyor. Kadın sorunları, cinsel politikalar, kentsel dönüşüm ve doğa ile ilişkilerimizi, desen, seramik ve pleksiglas gibi farklı malzeme ve teknikle işleyen sanatçı; ortaya insan, bitki, hayvan ve mimari karışımı formlarla hibrit örnekler çıkarıyor. Günümüz yaşantısı ve sosyo-politik sorunlarına eleştirel bir tonla yaklaşan “Yılmaz”; renk ve biçimi birarada kullanarak, her yönüyle giderek kimliksizleşen yaşamlarımızı “gerçeküstücü” bir bakışla sunuyor.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/03/G-6.jpg?resize=265%2C353&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-17280" width="265" height="353" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/03/G-6.jpg?w=375&amp;ssl=1 375w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/03/G-6.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/03/G-6.jpg?resize=315%2C420&amp;ssl=1 315w" sizes="(max-width: 265px) 100vw, 265px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>Kadir Akyol ise seçkide yer alan
eserlerinde, temel bir disiplin olarak algıladığımız portre resmine kendi
üslubunun bakışını katıyor. Yaşadığımız hız ve dijital çağında, popüler
kültürden aldığı tanıdık figürleri, sıra dışı ve çok renkli paletiyle
yorumlayan sanatçı, temsiliyet anlayışını genişleten bir ironi yakalayabiliyor.
Portrelerdeki figürleri ait oldukları yer ve zamandan çekip çıkaran Akyol,
böylece anlamsal olarak bir tür yabancılaşma etkisi ortaya koyarken; iktidar
ilişkilerinin kültürel temsiline yönelik eleştirel bir bakış geliştirebiliyor.Gerçek
anlamda belirli bir “bakma” anında, izleyicisiyle gözgöze kontak kurabilen bu
portreler, her şeyin çoğalıp aslını yitirdiği günümüz dünyasında, şeylerin
sahici doğasını sorguluyor.’’</p>



<p><strong>Ali Gazi</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/17274-2/">Saliha Yılmaz &#8211; Kadir Akyol</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/17274-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17274</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Banu Anka ile &#8220;Bakış&#8221; Resim Sergisi Hakkında Video Röportaj</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/banu-anka-ile-bakis-resim-sergisi-hakkinda-video-roportaj/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/banu-anka-ile-bakis-resim-sergisi-hakkinda-video-roportaj/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 26 Feb 2019 14:52:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=17213</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ressam Banu Anka ile &#8220;Bakış&#8221; Resim Sergisi hakkında yapılan video röportajı sizlerle paylaşıyoruz. Banu Anka ‘Bakış Sergisi’ Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde 2 Mart’a Kadar Devam Ediyor.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/banu-anka-ile-bakis-resim-sergisi-hakkinda-video-roportaj/">Banu Anka ile &#8220;Bakış&#8221; Resim Sergisi Hakkında Video Röportaj</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Ressam <strong>Banu Anka</strong> ile &#8220;<strong>Bakış</strong>&#8221; Resim Sergisi hakkında yapılan video röportajı sizlerle paylaşıyoruz.</p>



<p><strong>Banu Anka ‘Bakış Sergisi’ </strong>Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde 2 Mart’a Kadar Devam Ediyor.</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/2tD3A-mknpk?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe>
</div></figure>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/banu-anka-bakis-sergisi.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="Banu Anka ile &quot;Bakış&quot; Resim Sergisi Hakkında Röportaj" class="wp-image-17215" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/banu-anka-bakis-sergisi.jpg?w=489&amp;ssl=1 489w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/banu-anka-bakis-sergisi.jpg?resize=169%2C300&amp;ssl=1 169w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/banu-anka-bakis-sergisi.jpg?resize=236%2C420&amp;ssl=1 236w" sizes="(max-width: 489px) 100vw, 489px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Banu Anka ile &#8220;Bakış&#8221; Resim Sergisi Hakkında Röportaj</figcaption></figure></div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/banu-anka-ile-bakis-resim-sergisi-hakkinda-video-roportaj/">Banu Anka ile &#8220;Bakış&#8221; Resim Sergisi Hakkında Video Röportaj</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/banu-anka-ile-bakis-resim-sergisi-hakkinda-video-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17213</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanatçı İfadesiyle- Ressam Watfaa Wahb</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanatci-ifadesi-ressam-watfaa-wahb/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanatci-ifadesi-ressam-watfaa-wahb/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 12 Feb 2019 06:00:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Watfaa Wahb]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16904</guid>
				<description><![CDATA[<p>Arayış hayatımda büyük bir amaç, uğruna savaşmak için bir nedendir. Arayış boyunca hayatın sorunlarına çözümler ve cevaplar bulunabilir. Burada bakış açımla gördüğüm, düşlediğim ve hayal ettiğimin bir analizini izleyiciye anlatıyorum. Sanatım gideceğim yere doğru bana yol gösteren eden bir ışıktır. Hikayeleri, duyguları, anıları vs. performans sahnesine aktarırken, bütün detayları karalamalardan oluşturuyor ve yeniden inşa ediyorum. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatci-ifadesi-ressam-watfaa-wahb/">Sanatçı İfadesiyle- Ressam Watfaa Wahb</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<ul class="wp-block-gallery alignright columns-1 is-cropped"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8385.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="" data-id="16916" data-link="https://www.sanatduvari.com/?attachment_id=16916" class="wp-image-16916" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8385.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8385.jpg?resize=202%2C300&amp;ssl=1 202w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8385.jpg?resize=283%2C420&amp;ssl=1 283w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></figure></li></ul>



<p>Arayış hayatımda büyük bir amaç, uğruna savaşmak için bir nedendir. Arayış boyunca hayatın sorunlarına çözümler ve cevaplar bulunabilir. Burada bakış açımla gördüğüm, düşlediğim ve hayal ettiğimin bir analizini izleyiciye anlatıyorum. Sanatım gideceğim yere doğru bana yol gösteren eden bir ışıktır. Hikayeleri, duyguları, anıları vs. performans sahnesine aktarırken, bütün detayları karalamalardan oluşturuyor ve yeniden inşa ediyorum. İşte bu sebeple sanat eseri tekrarlayan bir sahne ya da süreç değil, hayatımızı görmenin başka bir yoludur. Her sanatçının esini olan bir aracı vardır; benim esinim bütün çelişen farklılıklarıyla ve zengin yönleriyle yaşamdır. Resimlerimde kendi konseptlerimle kendi dünyamı yaratıyorum. Resimlerimdeki bütün öğeler canlı gibidir: (hareketleri, yetenekleri ve duyguları ile insanlar, hayvanlar, evler, ormanlar ve gözlerimle yakalayabildiğim her bir detay). Yani, tarzı ne olursa olsun, izleyicinin aldığı mesaj bu öğelerden ilişkimden bir izlenimdir. Sanat kariyerim boyunca pek çok izlenimciden, dışavurumcudan, soyut sanatçılardan ve birçok eski ustadan etkilendim. Ingres’ten şu vecizeyi hatırlıyorum: &#8216;Çizgiler çiz&#8230; Bir sürü çizgi, hem hafızadan hem hayattan.&#8217; Sanatım kıymetli neşe ve umut kaynağımdır. Bu, güzel bir görüşü ifade etmenin ve diğerlerine aktarmanın harika bir yoludur.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6819.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16912" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6819.jpg?w=750&amp;ssl=1 750w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6819.jpg?resize=300%2C238&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6819.jpg?resize=696%2C551&amp;ssl=1 696w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6819.jpg?resize=530%2C420&amp;ssl=1 530w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8365.jpg?resize=273%2C395&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16911" width="273" height="395" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8365.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8365.jpg?resize=207%2C300&amp;ssl=1 207w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8365.jpg?resize=290%2C420&amp;ssl=1 290w" sizes="(max-width: 273px) 100vw, 273px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p><strong>Biyografim</strong></p>



<p style="text-align:left">18.7.1987’de Suriye’de doğdum. Sanata olan tutkum uzun zaman önce başladı ve yıllar içinde büyüdü. Çocukluğumu her fırsatta çizerek geçirdim ve şansım olduğu anda profesyonel olmak ve kendimi dünyaya daha iyi ifade etmek için sanat okumaya karar verdim. 2006’ta Damascus Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine girdim. Okuldaki ilk yılımda sanat dünyasının yoğun zenginliğini ve büyük önemini keşfettim. Bölümüm yağlı boyaydı, 2010 yılında mezun oldum. Benim için çok etkili bir deneyimdi. Kendimi tarzını ve malzemelerini değiştiren bir sanatçı olarak kariyerimde farklı evreleri geçerken buldum. 2010’dan beri geniş bir tarz yelpazesinde dalgalanıyorum ve bunların yedisinden fazlasında güçlü teknikler geliştirdiğimi söylemekten gururluyum. 2013’te Suriye’den ayrılıp Lübnan’a gitmek zorunda kaldıktan sonra karşılaştığım bütün zorluklara rağmen &#8211; Lübnan’da iki yıl geçirdim ve sonraki sürede de Türkiye’de yaşadım, mücadele ettim ve bu kavgayı kazandım. Burada dünyaya verebileceğimin en iyisini üretiyorum.</p>



<p><strong>Sanatçının sergilerinden bazıları şöyle:</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright is-resized"><img src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8770.jpg?resize=262%2C374&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16920" width="262" height="374" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8770.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8770.jpg?resize=210%2C300&amp;ssl=1 210w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN8770.jpg?resize=294%2C420&amp;ssl=1 294w" sizes="(max-width: 262px) 100vw, 262px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>1. Fransız Kültür Merkezi&#8217;nde Mezunlar Sergisi
&#8211; Suriye 2011.<br />
<br />
2. Ürdün&#8217;de İlk Arap Sanat Festivali 2013.<br />
<br />
3. Art Circle galerisinde &#8220;Noel için sanat
ver&#8221; sergisi &#8211; Beyrut 2013<br />
<br />
4.&nbsp;Existence &#8211; varoluş &#8211; hebûnî &#8211; وجود<br />
“Ressamlar Watfaa Wahb ve Rami Alhajali” ikili
sergi </p>



<p>Göç Hikayeleri Festivali tarafından düzenlenen &#8211; 9/5/2018 In TYKE&nbsp;Cafe, Alsancak, Izmir, &nbsp;&nbsp;Turkey.</p>



<p><a href="https://watfaawahb.weebly.com">https://watfaawahb.weebly.com&nbsp;iletişim&nbsp;bilgisi</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatci-ifadesi-ressam-watfaa-wahb/">Sanatçı İfadesiyle- Ressam Watfaa Wahb</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanatci-ifadesi-ressam-watfaa-wahb/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16904</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanatçı İfadesiyle &#8211; Ressam Rami Alhajali</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanaci-ifadesiyle-ressam-rami-alhajali/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanaci-ifadesiyle-ressam-rami-alhajali/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 11 Feb 2019 06:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Rami Alhajali]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16929</guid>
				<description><![CDATA[<p>Resim hafızanın görsel kaydıdır. Ancak bir sanatçı ona gelecek algısını katmak için gerekli araçlara sahiptir. Onu şimdide yaratmak sonsuzluğun unsurlarını bir araya getirir.&#8221; Yaşamın özü varoluşumuzu sorgulayarak aktarılmaz. O ancak hayata dair duyguların ve benim de dahil olduğum insanlar arasındaki diyalogların aktarılmasıyla iletilebilir. Sanatımda bu diyalogları kendimi tanıtmak ve onlara bir mesaj göndermek için ödünç [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanaci-ifadesiyle-ressam-rami-alhajali/">Sanatçı İfadesiyle &#8211; Ressam Rami Alhajali</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6310.jpg?resize=284%2C379&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16934" width="284" height="379" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6310.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6310.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6310.jpg?resize=315%2C420&amp;ssl=1 315w" sizes="(max-width: 284px) 100vw, 284px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>Resim hafızanın görsel kaydıdır. Ancak bir sanatçı ona gelecek algısını katmak için gerekli araçlara sahiptir. Onu şimdide yaratmak sonsuzluğun unsurlarını bir araya getirir.&#8221; Yaşamın özü varoluşumuzu sorgulayarak aktarılmaz. O ancak hayata dair duyguların ve benim de dahil olduğum insanlar arasındaki diyalogların aktarılmasıyla iletilebilir. Sanatımda bu diyalogları kendimi tanıtmak ve onlara bir mesaj göndermek için ödünç aldım. Karşılaşmalarından arzu ve hırsı ödünç aldım. Gölgelerinden fısıltıları. Anılarından umudu ve resimlerimi üretebilmek için ihtiyaç duyduğum ilhamı aldım. Farklı çevrelerden geçerek ve yeni deneyimler edinerek geçen her yeni günle amaçlarıma ulaşıyorum ve hayallerimi gerçekleştiriyorum; muazzam sanat, ki orada en sevdiğim şeyi korumak ve sürdürmek için şimdiyi haykırıyorum ve ifade ediyorum. Bu kavga benim sonsuzluk dediğim şey ve çalışmalarımın esas gayesidir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright is-resized"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6022.jpg?resize=297%2C406&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16932" width="297" height="406" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6022.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6022.jpg?resize=219%2C300&amp;ssl=1 219w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN6022.jpg?resize=307%2C420&amp;ssl=1 307w" sizes="(max-width: 297px) 100vw, 297px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p><strong>Biyografim </strong></p>



<p>1 Ekim 1985’te Kuveyt’te doğdum. Suriyeli bir sanatçıyım. Şam Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine 2005 yılında başladım ve 2009’da mezun oldum. İhtisasımı oymacılık ve kitap tasarımı sanatı üzerine yaptım. Çeşitli tekniklere maruz kalmak Sanatın güzelliğini keşfetmemde yardımcı oldu ve beni bu tekniklerin pek çoğunu mükemmelleştirmeye sevk etti. Bitirme projemde (Mural, 2009) muhteşem bir şair olan ve bugün hala birçok artist üzerinde etkisi hissedilen Mahmoud Darwish’in Mural adlı eserinden esinlendim. 2012’de yeni bir sanat projesini ve 2014’te bir diğerini başlattım ve 2017’ye kadar her ikisinde de çalışmaya devam ettim. Bu zaman zarfında, 2013’te Lübnan’a taşınmak durumunda kaldım. Beyrut’ta iki zor yıl geçirdim ve nihayet 2015’te şu an hala yaşamakta olduğum Türkiye’ye taşındım. Şimdiye kadar yaptığım işler sayesinde bu yıl taze bir başlangıç olacak; unvansız, bağımsız bir başlangıç.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/DSCN7460.jpg?resize=315%2C449&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16935" width="315" height="449" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p><strong>Sanatçının sergilerinden bazıları şöyle:</strong></p>



<p>1. Art Circle galerisinde
&#8220;Noel için sanat ver&#8221; sergisi &#8211; Beyrut 2013.<br />
<br />
2. Kedi Kültür Sanat Merkezinde 2.
Uluslararası Görsel Sanatlar Buluşması Sergisi _ Izmir, Turkey 2015.<strong></strong></p>



<p>3.&nbsp;Existence &#8211; varoluş
&#8211; hebûnî &#8211; وجود<br />
“Ressamlar Watfaa Wahb ve Rami Alhajali” ikili
sergi </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/Hunting.jpg?resize=392%2C559&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16936" width="392" height="559" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/Hunting.jpg?w=350&amp;ssl=1 350w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/Hunting.jpg?resize=210%2C300&amp;ssl=1 210w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/02/Hunting.jpg?resize=295%2C420&amp;ssl=1 295w" sizes="(max-width: 392px) 100vw, 392px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>Göç Hikayeleri Festivali tarafından düzenlenen &#8211; 9/5/2018 In TYKE&nbsp;Cafe, Alsancak, Izmir,&nbsp;&nbsp; Turkey.</p>



<p><a href="http://Web sitesi: https://ramialhajali.weebly.com">http://Web sitesi: https://ramialhajali.weebly.com</a></p>



<p></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanaci-ifadesiyle-ressam-rami-alhajali/">Sanatçı İfadesiyle &#8211; Ressam Rami Alhajali</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanaci-ifadesiyle-ressam-rami-alhajali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16929</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Der Blaue Reiter (Mavi Süvari)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/der-blaue-reiter-mavi-suvari/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/der-blaue-reiter-mavi-suvari/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 19 Jan 2019 06:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Uslu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16714</guid>
				<description><![CDATA[<p>Wassily Kandinsky, Gabriele Münter, Jawlensky gibi sanatçıların ışığında 1909’da Yeni Sanatçılar Derneği (Neue Künstlervereinigung) kuruldu. Ancak grupta ortaya çıkan anlaşmazlıklar sanatçıların arasında dağılmalara sebep oldu. Wassily Kandinsky, August Macke ve Franz Marc gruptan ayrıldılar. Bunun sebebi dernek üyelerinin soyut resme sıcak bakmamasıydı. Daha sonra Münter Macke, Alfred Kubin, Paul Klee, Alexej von Jawlensky, Marianne von [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/der-blaue-reiter-mavi-suvari/">Der Blaue Reiter (Mavi Süvari)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Wassily Kandinsky, Gabriele Münter, Jawlensky gibi sanatçıların ışığında
1909’da Yeni Sanatçılar Derneği (Neue
Künstlervereinigung) kuruldu. Ancak grupta ortaya çıkan anlaşmazlıklar
sanatçıların arasında dağılmalara sebep oldu. Wassily Kandinsky, August Macke ve
Franz Marc gruptan ayrıldılar. Bunun sebebi dernek üyelerinin soyut resme sıcak
bakmamasıydı. Daha sonra Münter Macke, Alfred Kubin, Paul Klee, Alexej
von Jawlensky, Marianne von Werefkin gibi sanatçıların da katılmasıyla yeni bir
grup oluştu.</p>



<figure class="wp-block-image"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/mavi.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16718" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/mavi.jpg?w=499&amp;ssl=1 499w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/mavi.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/mavi.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/mavi.jpg?resize=419%2C420&amp;ssl=1 419w" sizes="(max-width: 499px) 100vw, 499px" data-recalc-dims="1" /></figure>



<p>Mavi
Süvari Grubu, Kandinsky ve Marc’ın yenilikçi düşünceleri altında gelişerek,
kalıplaşmış fikirleri değil sanatın iç dünyasındaki hisselliği ve sınırsızlığı
benimsedi. Standartların dışına çıkılarak yeni şeyler denemek ön plandaydı.
Mavi Süvari Grubu (Der Blaue Reiter) 1912 yılında grubun çalışmalarını içeren
ve plastik sanatlar dışında şiir ve müzik gibi farklı sanat dallarından da
yazılar barındıran bir yıllık çıkarttı. Yıllıkta, Almanya ve Rusya’nın halk
sanatından eserler, Japon estampları, farklı ülkelerden yöresel ve kültürel
nesnelerin fotoğrafları,&nbsp;<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Henri_Rousseau">Henri Rousseaunun&nbsp; </a>primitif resimleri, çocuk
resimleri, orta çağ heykelleri ve Kandinsky ile Marc’ın estetik üzerine
düşüncelerini tasvir ettikleri metinler de bulunmaktadır. &nbsp;Bu yıllığın kapağında Kandinsky’nin Mavi
Atlısı yer almaktadır. Aynı zamanda grup, adını bu eserden almıştır. Yıllığın
bu kadar donanımlı olması, her türlü sanat türünün değerlendirilerek, hem
kalıplarının dışında hem de nitelikli oluşumlar ortaya çıkartmak fikrini
desteklemektedir.</p>



<p>Mavi
Süvari Grubu tıpkı Köprü (Die Brücke) Grubu gibi dışavurumculuğu benimser.
Ancak eserlerinde duygusal soyutlama yönünde ilerlediler ve Köprü Grubu kadar
ortak bir üslupları yoktu. Sanatlarını, iç dünyalarındaki duyguları
somutlaştırma kaygısı güderek ve hissel konular ile destekleyerek yapmayı
sürdürdüler. Bu dönem dışavurumculuğun en kaliteli ve yetkin dönemidir. Grubun
bir diğer etkin yanı ise sergiler açmaktı. İlk sergisini Aralık 1911 ve Ocak
1912 arasında açmıştır. 43 parçadan oluşan ikinci sergisi Mart 1912’de
Berlin’de Der Sturm (Fırtına) Galerisi’nde açıldı.</p>



<p>Mavi Süvari (Der Blaue Reiter) yıllığın 2. sayısının hazırlıkları içerisindeyken 1. Dünya Savaşı’nda August Macke ve Franz Marc’ın hayatlarını kaybetmesiyle yayımlanamamıştır. Sonrasında Kandinsky Almanya’dan ayrılmış ve grup dağılmıştır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/der-blaue-reiter-mavi-suvari/">Der Blaue Reiter (Mavi Süvari)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/der-blaue-reiter-mavi-suvari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16714</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Serpil Başaran’dan “b’AKIŞ”</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/serpil-basarandan-bakis/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/serpil-basarandan-bakis/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 17 Jan 2019 06:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16750</guid>
				<description><![CDATA[<p>Tuval üzerine yağlı boya tekniğiyle figüratif çalışmalar yapan bu konudaki ünü ile bilinen ressam Serpil Başaran,&#160; Nişantaşı Galeri İdil’de 3’ncü kişisel sergisini açtı. Sanatçı “b’AKIŞ” adını verdiği sergide, 52 eserini sanatseverlerin beğenisine sundu. Serpil Başaran eserlerini; “Bu sergimdeki portrelerin bazılarının bakışları, adeta izleyenlere bakıyor gibi oldu. İnsanı gülümseyen portreler, balerinler ve günlük hayata dair yaşamdan [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/serpil-basarandan-bakis/">Serpil Başaran’dan “b’AKIŞ”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Tuval üzerine yağlı boya tekniğiyle figüratif çalışmalar yapan bu konudaki ünü ile bilinen ressam Serpil Başaran,&nbsp; Nişantaşı Galeri İdil’de 3’ncü kişisel sergisini açtı. Sanatçı “b’AKIŞ” adını verdiği sergide, 52 eserini sanatseverlerin beğenisine sundu. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4490.jpg?resize=335%2C505&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16752" width="335" height="505" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4490.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4490.jpg?resize=199%2C300&amp;ssl=1 199w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4490.jpg?resize=279%2C420&amp;ssl=1 279w" sizes="(max-width: 335px) 100vw, 335px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>Serpil Başaran eserlerini; “Bu sergimdeki portrelerin bazılarının bakışları, adeta izleyenlere bakıyor gibi oldu. İnsanı gülümseyen portreler, balerinler ve günlük hayata dair yaşamdan birçok kesiti fırçasından tuvale yansıttım” diye anlattı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4495.jpg?resize=319%2C481&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16753" width="319" height="481" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4495.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4495.jpg?resize=199%2C300&amp;ssl=1 199w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4495.jpg?resize=279%2C420&amp;ssl=1 279w" sizes="(max-width: 319px) 100vw, 319px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>Temel sanat eğitimini ilk eğitimini Topkapı Sarayında Tezhip ve Minyatür sanatları ile alan Serpil Başaran resme olan tutkusundan dolayı bir süre sonra Hayrettin Sönmez Atölyesinde yağlı boya çalışmalarına başladı. 18 yıldır yağlı boya resim yapan ve ünlü gastronomi uzmanı şef Vedat Başaran evli ve 2 kız çocuk annesi olan sanatçı, kişisel sergilerin yanı sıra 10’dan fazla karma ve grup sergilerine de katıldı. Serpil Başaran’ın önceki gün açılan ve cemiyet hayatından ve sanat dünyasından kişilerin katıldığı sergisi 19 Ocak cumartesi güne kadar gezilebilecek. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4504.jpg?resize=359%2C560&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16754" width="359" height="560" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4504.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4504.jpg?resize=192%2C300&amp;ssl=1 192w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/DSC_4504.jpg?resize=269%2C420&amp;ssl=1 269w" sizes="(max-width: 359px) 100vw, 359px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/serpil-basarandan-bakis/">Serpil Başaran’dan “b’AKIŞ”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/serpil-basarandan-bakis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16750</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ardan Özmenoğlu “Bu İşin Sonu Yok” ile 17 Ocak &#8211; 7 Mart 2019 Tarihleri Arasında Anna Laudel ’de.</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ardan-ozmenoglu-bu-isin-sonu-yok-ile-17-ocak-7-mart-2019-tarihleri-arasinda-anna-laudel-de/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ardan-ozmenoglu-bu-isin-sonu-yok-ile-17-ocak-7-mart-2019-tarihleri-arasinda-anna-laudel-de/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 12 Jan 2019 05:00:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16619</guid>
				<description><![CDATA[<p>ARDAN ÖZMENOĞLU “BU İŞİN SONU YOK” İSİMLİ KİŞİSEL SERGİSİ KAPSAMINDA YEPYENİ İŞLERİYLE 17 OCAK &#8211; 7 MART 2019 TARİHLERİ ARASINDA ANNA LAUDEL’DE. Kullandığı farklı malzemeler ve tekniklerle oluşturduğu kendine has sanat stiliyle tanınan Ardan Özmenoğlu , 2019 yılındaki ilk kişisel sergisi “Bu İşin Sonu Yok” ile 17 Ocak &#8211; 7 Mart 2019 tarihleri arasında Anna [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ardan-ozmenoglu-bu-isin-sonu-yok-ile-17-ocak-7-mart-2019-tarihleri-arasinda-anna-laudel-de/">Ardan Özmenoğlu “Bu İşin Sonu Yok” ile 17 Ocak &#8211; 7 Mart 2019 Tarihleri Arasında Anna Laudel ’de.</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p><em>ARDAN ÖZMENOĞLU “BU İŞİN SONU YOK” İSİMLİ KİŞİSEL<br /> SERGİSİ KAPSAMINDA YEPYENİ İŞLERİYLE<br /> 17 OCAK &#8211; 7 MART 2019 TARİHLERİ ARASINDA<br /> ANNA LAUDEL’DE</em>.<br /> Kullandığı farklı malzemeler ve tekniklerle oluşturduğu kendine has sanat stiliyle tanınan Ardan Özmenoğlu , 2019 yılındaki ilk kişisel sergisi “Bu İşin Sonu Yok” ile 17 Ocak &#8211; 7 Mart 2019 tarihleri arasında Anna Laudel ’de.<br /> Galerinin 3 katında yer alacak olan sergide, Özmenoğlu’nun mekanın sunduğu mimari özellikleri ve binanın tarihi dokusunu dikkate alarak ürettiği, imzası haline gelen yeni Post-it çalışmalarının yanı sıra cam heykelleri ve neon işleri yer alıyor.<br /> Eserlerinde küresel popüler kültür ve Türk kültürüne ait ifade ve imgeleri konu alan Özmenoğlu, “Bu İşin Sonu Yok” isimli sergisinde yine alışılmış kalıpların dışında özgün, orijinal fikirleriyle farklı medyumları buluşturuyor. Kullanılan malzemeden ziyade, malzemenin kullanım biçimine odaklanan sanatçı, duygularını en yalın haliyle<br /> eserlerine yansıtıyor.<br /> Osmanlı padişahlarından tarihin önemli kadın sultanlarına uzanan hikâyeleri, oyun kâğıtlarına çevirdiği resimleri aracılığıyla aktaran Özmenoğlu’nun bu sergi için özel olarak ürettiği çalışmalarında kullandığı malzemeler ve renkler ön plana çıkıyor.<br /> Sanatçının Post-it notlarla ürettiği resimlerine, cam katmanlı heykelleri eşlik ederken; neon çalışmaları, bugünün kültürünü yaratan yaşam anlayışını yansıtıyor.<br /> Sanatseverlerin karşısına heyecan verici bir seçki ile çıkmaya hazırlanan sanatçının “Bu İşin Sonu Yok” isimli kişisel sergisi 17 Ocak Perşembe günü açılacak ve 7 Mart 2019 tarihine kadar Anna Laudel ’de görülebilecek.<br /> Ardan Özmenoğlu ’nun seçili çalışmaları ayrıca, 21-24 Şubat 2019 tarihleri arasında Almanya’da gerçekleşecek Art Karlsruhe ’de Anna Laudel standında sergilenecek.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/ardan01.jpeg?resize=230%2C162&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16623" width="230" height="162" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/ardan01.jpeg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/ardan01.jpeg?resize=300%2C211&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/ardan01.jpeg?resize=100%2C70&amp;ssl=1 100w" sizes="(max-width: 230px) 100vw, 230px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Ardan Özmenoğlu </figcaption></figure></div>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/ardan02.jpeg?resize=110%2C168&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-16627" width="110" height="168" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/ardan02.jpeg?w=300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/ardan02.jpeg?resize=196%2C300&amp;ssl=1 196w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/01/ardan02.jpeg?resize=275%2C420&amp;ssl=1 275w" sizes="(max-width: 110px) 100vw, 110px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Ardan Özmenoğlu </figcaption></figure></div>



<p><br /></p>



<p></p>



<p></p>



<p style="text-align:left"></p>



<p>Adres: Bankalar Caddesi 10 Karaköy, Beyoğlu 34421 İstanbul<br />İnternet sitesi: annalaudel.gallery<br />Facebook: www.facebook.com/annalaudel.gallery<br />Instagram: www.instagram.com/annalaudel.gallery<br />Twitter: twitter.com/laudelgallery</p>



<p><strong><em>Ardan Özmenoğlu</em></strong><br />1979 yılında Ankara’da doğan Ardan Özmenoğlu, lisans ve lisansüstü eğitimini Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde tamamladı. Eserleri esas olarak, özgün baskı tekniklerini farklı materyal yüzeylerinde kullanarak oluşturduğu mekana<br />özgü enstalasyonlar, resimler ve bu teknikle buluşturduğu transparan cam heykeller oluşturmaktadır. Berkeley Kala Art Enstitüsü, Berlin; Ateliergemeinschaft Milchhof e.V. ’de, Belçika; Frans Masereel Sanat Merkezi’nde, Kulturkontakt Austria, Viyana’da ve Glasstress<br />Murano, Venedik’te davetli sanatçı olarak çalıştı.</p>



<p>Özmenoğlu eserlerinde Türk ve küresel popüler kültüre ait ifade ve imgeleri altüst edişi ile tanınıyor. Özellikle Post-it notlar, neon ve cam kullanarak ürettiği eserlerinde, malzemenin beraberinde getirdiği anlam yükü ile beraber; kültürel tarih ve gündelik hayatın üst üste<br />bindiği özel bir dil geliştiriyor. Özmenoğlu, iletişim ve teknoloji hızıyla tanımlanan çağımızda, anlam ve referans bolluğunun kaygan zemininde, işaretler ve imgeler arasından yaptığı slalom ile Türkiye güncel sanatında benzersiz bir çizgi tutturuyor.<br />Sanat eserleri dünya çapında gösterilen sanatçı İstanbul Yeniköy’de anneannesinden kalan stüdyosunda yaşamını ve üretimini sürdürmektedir.<br /><br /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ardan-ozmenoglu-bu-isin-sonu-yok-ile-17-ocak-7-mart-2019-tarihleri-arasinda-anna-laudel-de/">Ardan Özmenoğlu “Bu İşin Sonu Yok” ile 17 Ocak &#8211; 7 Mart 2019 Tarihleri Arasında Anna Laudel ’de.</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ardan-ozmenoglu-bu-isin-sonu-yok-ile-17-ocak-7-mart-2019-tarihleri-arasinda-anna-laudel-de/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16619</post-id>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Doğayı Kuşatan Şiirsellik&#8221; Sergisi Ressam Hayrettin Sönmez</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ressam-hayrettin-sonmez/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ressam-hayrettin-sonmez/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 30 Nov 2018 05:00:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Buse Sarı]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16069</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hayrettin Sönmez kimdir? Sanatçı 1954 yılında Gümüşhane’nin Şiran Kasabası’nda doğdu. 1977’de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünü bitirdi.  Uzun süre İstanbul Kabataş Erkek Lisesindeki sanat eğitimciliği yaptı. Yurtiçi ve yurtdışı koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçı 40’ın üzerinde kişisel serginin yanı sıra birçok da karma sergiye katıldı. Ağırlıklı olarak kendini “peyzaj” ressamı olarak tanımlayan Hayrettin Sönmez  halen [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ressam-hayrettin-sonmez/">&#8220;Doğayı Kuşatan Şiirsellik&#8221; Sergisi Ressam Hayrettin Sönmez</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Hayrettin Sönmez kimdir?</p>
<p>Sanatçı 1954 yılında Gümüşhane’nin Şiran Kasabası’nda doğdu. 1977’de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünü bitirdi.  Uzun süre İstanbul Kabataş Erkek Lisesindeki sanat eğitimciliği yaptı. Yurtiçi ve yurtdışı koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçı 40’ın üzerinde kişisel serginin yanı sıra birçok da karma sergiye katıldı. Ağırlıklı olarak kendini “peyzaj” ressamı olarak tanımlayan Hayrettin Sönmez  halen İstanbul Tarabya’daki atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>“Resimlerimde doğa benim vazgeçilmezdir” diyen sanatçı, eserlerini de söyle yorumluyor</p>
<p>“Çağdaş sanat gelişmeleri ve yeni yönelişlerle birlikte, eski ustaların çalışmaları doğrultusunda olduğu kadar, her ressamın yaptığı gibi kendime has yorumla Anadolu ve İstanbul’dan yaptığım peysaj çalışmalarıyla yoluna devam etmekteyim. Doğa yorumun kendisidir, sanatçının yorumu da görüp seçtiği kompozisyonla birlikte renk anlayışı ve tekniğidir. Resim hissetmektir benim için ve konularımı oluşturan objelerle aramdaki duygu alışverişidir. Resimlerimde izleyenlerimin de aynı duygularla yaşamasını istiyorum.”<a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5360.jpg?ssl=1"><img class="wp-image-16073 alignleft" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5360.jpg?resize=431%2C276&#038;ssl=1" alt="" width="431" height="276" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5360.jpg?w=1000&amp;ssl=1 1000w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5360.jpg?resize=300%2C192&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 431px) 100vw, 431px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Sanatçının sanata bakışı</p>
<p>“Sanatımda artık vazgeçemeyeceğim, resmini yapmaktan hiç bıkmayacağım doğayı ben yorumlamıyorum. Benim anlayışımda yorum sanatçının tekniğidir. Doğanın kendisi yorumdur, zaten… Zeytin ağacını, söğüt ağacını, devedikenini nasıl yorumlayacaksınız ki? Her zaman tuvallerine aktarmasalar da, doğanın sanatçıları hep heyecanlandırdığını düşünüyorum. Tekniğindeki olgunluğa eriştikten sonra sanatçı için resim hissetmektir. Kompozisyonunu oluşturan nesnelerle sanatçı arasındaki duygu alışverişi tuvale olumlu yansıyacağı gibi izleyicisinde de aynı alışverişi yansıtacaktır. Dolayısıyla resim hissetmektir benim için… Gökyüzünü, güneşi, ağacı, taşı, toprağı, ismini kimsenin bilmediği otları, gelincikleri, dikenleri seviyorum; sevdiğim şeyi yapıyorum. Yağmuru, bulutları, rüzgarı, fırtınayı hissediyorum; hissettiğimi yapıyorum. İzleyenlerimin de benimle aynı duyguları paylaşmasını istiyorum. Amacım, birçok insan için basit görülen, birçok insanın da göremediği kırsal nesnelerden kompozisyonlar oluşturmak, bunu yaparken tekniğimi, alabildiğince özgür, serbest ve yalın duygularımla harmanlamak ve dolayısıyla sınırsız özgürlüğü yaşamaktır. İzleyenlerimin de tuvallerimin içinde kendi özgürlüklerini ve hissettiklerini yaşamalarını sağlamaktır.<a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5355.jpg?ssl=1"><img class="wp-image-16075 aligncenter" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5355.jpg?resize=455%2C315&#038;ssl=1" alt="" width="455" height="315" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5355.jpg?w=1000&amp;ssl=1 1000w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5355.jpg?resize=300%2C208&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 455px) 100vw, 455px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Bu açıdan kendi tarzımı adlandıramıyorum. Tam olarak izlenimci bir ressam değilim. Çünkü benim resmimde ışık, resmin bütünündedir. Tek tek nesnelerin ışık ve gölgeleri olması gerekmez. Belki yeni-izlenimci denilebilir. Ancak benim için bir akıma bağlı olmak çok önemli değildir. Sonuçta ben duygularımla resim yapıyorum. Bazılarının söylediği gibi matematiksel hesaplar peşinde değilim ancak doğaldır ki kompozisyonlarımı oluştururken görsel ve estetik unsurlar göz ardı edilemez. Ayrıca sanat eserinin yaratılmasında emek çok önemlidir. Emeksiz sanat eseri oluşturulabileceğine inanmıyorum.”<a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5357.jpg?ssl=1"><img class="wp-image-16074 alignright" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5357.jpg?resize=358%2C450&#038;ssl=1" alt="" width="358" height="450" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5357.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG_5357.jpg?resize=238%2C300&amp;ssl=1 238w" sizes="(max-width: 358px) 100vw, 358px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Sanatçını kişisel sergilerinden bazıları şöyle</p>
<p>2014 Bakraç Sanat Galerisi, İstanbul 1999 Toprakbank Sanat Galerisi, İstanbul</p>
<p>2010 Jazz Now Art Gallery, Bodrum 1997 Galeri Oda</p>
<p>2009 Sevgi Sanat Galerisi, Ankara 1993 Özden Sanat Galerisi</p>
<p>2008 Bakraç Sanat Galerisi,İstanbul 1992 İzmir Akbank Sanat Galerisi</p>
<p>2006 Casa D’ Italia, İstanbul 1991 Taksim Sanat Galerisi</p>
<p>2005 Kanat Bayazıt Sanat Galerisi,İstanbul 1991 Ankara Turkuaz Sanat Galerisi</p>
<p>2004 Bahariye Sanat Galerisi 1990 Parmakkapı İş Sanat Galerisi</p>
<p>2003 Galeri Oda 1988 Kuzguncuk Akbank Sanat Galerisi</p>
<p>2002 Ümit Yaşar Sanat Galerisi 1988 Yapı Kredi Etiler Sanat Galerisi</p>
<p>2001 Bakraç Sanat Galerisi 1987 Bodrum Kalesi</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ressam-hayrettin-sonmez/">&#8220;Doğayı Kuşatan Şiirsellik&#8221; Sergisi Ressam Hayrettin Sönmez</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ressam-hayrettin-sonmez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16069</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Arthere&#8217;in Öykü&#8217;sü &#8211; Part II</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/artherein-oykusu-part-ii/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/artherein-oykusu-part-ii/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 31 Oct 2018 06:00:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Beyza Dut]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=15856</guid>
				<description><![CDATA[<p>Omar&#8217;la Nasıl Tanıştınız? Tam artık çizimlerimle var olmaktan değilse de onlarla hayatımı geçindirmeye çalışmaktan vazgeçmek üzereydim, yani kendi kendime çizerim ne yapayım diyordum. O sıralarda epey rağbet gören ücretli öğretmenliğe başvurmayı düşünüyordum. Bu arada Facebook&#8217;ta açtığım sayfamda ve birkaç dergide çizimlerimi yayınlıyordum. Yakın çevrem bir şekilde çizim yaptığımı biliyordu. Fransız bir arkadaşım Charlotte bir gün, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/artherein-oykusu-part-ii/">Arthere&#8217;in Öykü&#8217;sü &#8211; Part II</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Omar&#8217;la Nasıl Tanıştınız?</p>
<p>Tam artık çizimlerimle var olmaktan değilse de onlarla hayatımı geçindirmeye çalışmaktan vazgeçmek üzereydim, yani kendi kendime çizerim ne yapayım diyordum. O sıralarda epey rağbet gören ücretli öğretmenliğe başvurmayı düşünüyordum.</p>
<p>Bu arada Facebook&#8217;ta açtığım sayfamda ve birkaç dergide çizimlerimi yayınlıyordum. Yakın çevrem bir şekilde çizim yaptığımı biliyordu. Fransız bir arkadaşım Charlotte bir gün, bana Kadıköy&#8217;de Suriyeli sanatçılar tarafından açılan bir mekandan bahsetti. &#8220;Omar Berakdar diye bir adam var, deneysel bir çalışma yapıyor, Türkiye&#8217;den de sanatçı birine ihtiyacı var&#8221; diye anlatıyor. Aklıma sen geldin dedi. Ben tabi daha kendimi sanatçı filan görmüyorum; ben çizerim diyorum, hala da öyleyim. Bir yandan eyvallah dedim ama bir yandan kendime hiç güvenim yok. Hiç çizimlerimle böyle bir iş görüşmesi yapmadım.</p>
<p>Omar&#8217;la tanışmaya geldik ve İngilizce konuşacağız; tamam biliyorum ama konunun işle ilgili olması beni kastı. Omar&#8217;ın Fransız olmasından ötürü yanımda eski sevgilimle (Fransızdı) girdim oraya. Tabi defterimi de aldım geldim, çizimlerimi gösterdim; benim için o an hayal gibi. Daha henüz masa filan yok her şey kurulum aşamasında bomboş bir yerdi burası ve Omar az çok anlatmaya çalıştı: İşte <em>&#8220;B</em><em>iz bir grup sanatçı olarak deneysel bir iş yapacağız</em><em>.</em><em> Suriyeli sanatçılar için bir mekan açıyoruz</em><em>.</em> <em>Bir de kafemiz var,</em><em> finansal olarak sanatçılara destek olsun diye kullanacağız; </em><em>bir yandan </em><em>kafede çalışılacak bir yandan burada üretebileceğiz ve işlerimizi sergileyebilece</em><em>ğiz </em><em>vesarie&#8230; </em><em>&#8221;&nbsp; </em>Aaa! Benim için hayal. Hayalini kurduğum şey. Çünkü zaten artık ancak bilek gücüyle bir şey yapabileceğime inanıyordum; kafede çalışayım eyvallah ve ben bir de burada çizebileceğim öyle mi?! Önce beni direkt etkiledi ama karşımdakini tanımıyorum ve aklımda bir sürü detaylar&#8230; Nasıl anlaşabileceğiz tedirginliği var. Bu arada aklım hala ücretli öğretmenlik kısmına takılıyor.</p>
<p><em>&#8220;Bir sanatçının da disiplinize edilmeye ihtiyacı var. En çok da cüret etmeye&#8230;&#8221; </em></p>
<p><strong>Makul bir çelişki. Karar vermende etkili olan ne oldu?</strong></p>
<p>Annemlerle konuştum nasıl olacak güvenebiliyor musun vesaire&#8230;Yakın arkadaşımla konuşuyordum; o da dedi: &#8220;Öykü tamam öğretmenlik iyi ama gene istediğini yapamayacaksın ki buraya bir şans tanı istersen.&#8221;</p>
<p>Ancak kararımda asıl etkili olan o an oldu: İkinci görüşmemizdi, Omar&#8217;a anlatmıştım az buçuk derdimi ve karasız kaldığımı ama o çizimlerimi çok beğendiğini ve yine kararın kendimde olduğunu söylemişti. Tam kapıdan çıkarken bana şöyle dedi: &#8220;Hayallerinin peşini bırakma.&#8221; Tam karşılığı bu muydu onu bile net hatırlamıyorum ama o ifade çok net aklımda ve şöyle bir kaldığımı biliyorum.</p>
<p>Bir de karşımda yaş olarak büyük, tecrübesine güvendiğim ve iyi şeyler sezinlediğim biri var. Acayip şeyler anlatıyor. O zaman fark ettim ki bir sanatçının da disiplinize edilmeye ihtiyacı var. En çok da cüret etmeye&#8230;&#8221;Doğru diyor ya!&#8221; dedim içimden. Tamam dedim.</p>
<p><strong>Burada yaptığın iş ve her şey farklı. Hem aile ve dostlar a</strong><strong>ç</strong><strong>ısından; hem de sanat camiası a</strong><strong>ç</strong><strong>ısından </strong><strong>ç</strong><strong>evrenden nasıl tepkiler alıyordun?</strong></p>
<p>Artık bu işe girmiş bulunmuşum ve üzerinden de epey vakit geçmesine rağmen; ailem ve çok yakınlarım hala bu duruma pek güvenli gözle bakmıyor. &nbsp;&#8220;Hayatta ne yapacaksın?&#8221; sorusunun cevabını bulamadığımı sanıyorlar. Cevap belliydi: &#8220;<em>Çizeceğim. Ben bunu yapıyorum. Ben bu hayatta çizebiliyorum</em>.&#8221;</p>
<p>İşte ilk gün geldik buraya. Ne yapacağım bilmiyorum. Daha önceden içinde bulunmadığım bir konsept. Zolfakar (Zülfikar) ve ben varız. Aralık 14&#8217;te açılışı yapacağız, sene 2014. Duvarları dolduracağız ya, Omar benim defterimi kesmeye başladı; maket bıçağıyla kesiyor. Tamam, bunu da, bunu da ve bunu da asacağız&#8230; Ben bir yandan ağlıyorum. Benim için çünkü onlar ne bileyim &#8220;benim&#8221; işte&#8230;</p>
<p>Açılış günü hayatımda ilk defa duvarda işlerim var, her şey çok acayip geliyor. Bir sürü insan durup bakıyor. Ben iş satmaya başladım, ilk işimi sattığım anı hatırlıyorum; yeni evli bir çift, üç işimi birden istediler. Ben şok içindeyim. Resimlerimi gönderdim, &nbsp;yine arkalarından gözlerim doluyor. Çünkü bir yandan seviniyorum; diğer yandan onlar benim &#8220;günlüklerim&#8221;&#8230;</p>
<p><figure id="attachment_15861" aria-describedby="caption-attachment-15861" style="width: 383px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-VII-Nenem-Tanrıça-Olsaydı-.jpg?ssl=1"><img class=" wp-image-15861" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-VII-Nenem-Tanrıça-Olsaydı-.jpg?resize=383%2C509&#038;ssl=1" alt="" width="383" height="509" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-VII-Nenem-Tanrıça-Olsaydı-.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-VII-Nenem-Tanrıça-Olsaydı-.jpg?resize=226%2C300&amp;ssl=1 226w" sizes="(max-width: 383px) 100vw, 383px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15861" class="wp-caption-text">Resim VII- Nenem Tanrıça Olsaydı (Savaşlar Olmaz Mıydı Acaba?)</figcaption></figure></p>
<p><strong>Toplum i</strong><strong>ç</strong><strong>inde Suriyelilerle karşılaşmalara dair genellikle y</strong><strong>ü</strong><strong>zeysel ve olumsuz deneyimlere rastlıyoruz malum. </strong><strong>Arthere</strong><strong> ve Suriyelilerle beraber </strong><strong>ç</strong><strong>alışma s</strong><strong>ü</strong><strong>recinde senin </strong><strong>ilk gözlemlerin ve deneyimlerin nelerdi?</strong></p>
<p>İlk başlarda burada her şey benim için çok bencilce geçiyordu, kendim için ilerlemeye çalışıyordum. Ama zaman geçtikçe Suriyelilerle tanışmaya başladım. Kendi hikayelerini duymaya başladım ve dayanıklılıkları, güven duyguları, her şeyleri bana acayip ilginç geliyordu. O kadar bi fikrim yokmuş ki Suriye&#8217;ye dair, Suriyelilere dair.. Bir yandan utanç içindeyim, bir yandan merak…</p>
<p>Aralık 2014&#8217;de açmıştık. Noel için Fransa&#8217;ya gidiyor Omar ve burayı büsbütün bana ve Zozo&#8217;ya (Zolfaqar) bıraktı, üç hafta yok. Omar&#8217;a inanamıyorum. Nasıl güvenebiliyorsun? Omar zaten bana hep bunu öğretti. Güvenmezsen hayatta kalamazsın. Aa! &nbsp;Bize hep tam tersi öğretilmemiş miydi? &#8220;<em>Tamam, arkamı döndüğümde kötü bir şey de olabilir. Ama korkuyla hareket edemem. Ben insanlara güvenmeyi tercih ediyorum.&#8221;</em> Ben ise her zaman en ufak konularda bile tedirginlik içerisinde olan biri oldum. Omar&#8217;ın elinde yetiştiğim konulardan biri de bu oldu.</p>
<p>Zülfikar, ressamlardan biri, bizim burada yukarıda kalıyordu bir dönem. Evi yoktu o sıra ve bazen on iki saat boyunca anca birbirimizin suratına bakıyorduk. Gelen giden yok, hava da soğuk, ne günler&#8230; Suriyelilerin her zaman kendi aralarında vakit geçirdikleri pek dışına çıkmadıkları dar bir çevreleri var burada. Bir keresinde çıkarken onu da çağırdım &#8220;Gel seni arkadaşlarımla tanıştırayım.&#8221; O kadar mutlu olmuştu ki&#8230; Yani aslında bir an şaşırmıştım. Olması gereken aslında bu değil miydi zaten? Neden dışarıda da aynı ortamları paylaşmayalım.</p>
<p>İlk sene hep duyduğum hikayalerin travmasıyla geçti. Mesela diyelim ailevi sorunlarım oluyor ya da ilişkim kötüye gidiyor hemen kendi kendime durup şöyle demek durumunda kalıyorum: &#8220;<em>Bu insanlar savaştan</em><em>,</em><em> karanlıktan çıktı geldi, hala insanlara ve hayata inanıyor</em><em>;</em><em>&nbsp; bana ne oluyor. Ne hakla karamsarlığa kapılıyorum.&#8221; </em></p>
<p><strong>Peki biraz da </strong><strong>ç</strong><strong>izim </strong><strong>tekniğinden konuşalım. </strong></p>
<p>Mürekkepli kalemle siyah-beyaz illüstrasyon yapıyorum ama çoğu insan bu alanda bilgisayarda çizim yapmayı tercih ediyor. Ben ise canlı, elle tutulur olanı özlüyorum; bir şeye verilen emeği görmek hoşuma gidiyor. Resimlerimin içine küçük notlar yazıyorum özellikle, insanlar gerçekten bakmayı hatırlasın, sadece bakmasınlar görsünler diye. Kendime de bir hatırlatma aslında o notlar, unutmayayım diye; uçup gidecekler yoksa, hafıza zayıf. Ben hep sosyal medyanın, kısa anlık işlerine karşıydım. Yaptığım bu delilik işi mi bilmiyorum; detaylar, detaylar&#8230; Öyleyse de mutluyum valla!</p>
<p><figure id="attachment_15863" aria-describedby="caption-attachment-15863" style="width: 343px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-VIII-Sultan-ve-Gorgona.jpg?ssl=1"><img class=" wp-image-15863" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-VIII-Sultan-ve-Gorgona.jpg?resize=343%2C458&#038;ssl=1" alt="" width="343" height="458" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-VIII-Sultan-ve-Gorgona.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-VIII-Sultan-ve-Gorgona.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 343px) 100vw, 343px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15863" class="wp-caption-text">Resim VIII- Sultan ve Gorgona</figcaption></figure></p>
<p><strong>Çizimlerine &#8220;küçük canavarlarım&#8221; dediğini biliyoruz. Kadın figürü daha ön planda sanki</strong><strong> ve bir de</strong> <strong>estetik bir fig</strong><strong>ü</strong><strong>r olmaktan ziyade herhangi</strong><strong> bir organizma</strong><strong>yı andırıyorlar</strong><strong>. Bu</strong><strong> tavrın</strong><strong> özel bir nedeni var mı? Bu kadınlar ne anlatmak istiyor? </strong></p>
<p>Öncelikle ben kadın olduğum için ve kendimi bırakabildiğim bir yer olarak görmeye başladığım için kadın ön planda sanırım…Ayrıca kadınlar arasında bi çocukluk geçirdim; annemin çılgın kadın arkadaşları, kendi çocuk yaşına bakmadan beni sinemalara götüren ablacım, anneannem, babaannem… Hal böyle olunca tabi ki kadınlar dans edecek kağıdımın üstünde.</p>
<p>Çizimlerimde kendi hayatımda olamadığım kadar özgür olabiliyorum. Cinselliği, aşkı, sevgiyi, arzuyu kağıda döküyorum… Mesela göbekli kadınları, yuvarlak formları çok seviyorum. Bize dış dünyada dayatılan bir güzel kadın algısına karşı bir duruş diyelim ve ille de kadını estetize eden çizimlere, fotoğraflara her şeye meydan okuma var. İçimizdeki canavarın ya da içimizdeki estetik olmayan şeylerin de pekala kabul görmesini isterdim.</p>
<p>Tabi bu arada erkekler de var resimlerimde. Çoğunlukla aşık olduğum erkekler; bazen onlara duyulan öfke, bazen özlem&#8230; Erkekler de bazen kadının, kadınlığını tanımlayan, belirleyen hatta kuşatan figürler olabiliyor. Mesela şu laf vardır ya: <em>&#8220;</em>Anne olmayan kadın, tam kadın değildir.&#8221; Kim demiş, nereden çıkıyor. Bunu özellikle sevip saydığım kadınlardan bile duydum. Tamam biyolojik olarak kadınlığın bir fonksiyonu bu olabilir ama bunu çalıştırmamak kadınlığımdan ya da insanlığımdan bir şey eksiltmiyor. Herkes anne olmak zorunda değil bu dünyada. Benim gerçekten kendi bebeklerim resimlerim. Bir işim vardı mesela &#8220;Kutsal Anne Adına&#8221; diye. Orada da annelikle tanımlanmış kadınlar meselesi var. Teyze anne yarısıdır derler mesela,; anne olmamış teyze çeyrek anne midir yani ne bileyim, niye kadınlığa dair herkesin bir fikri var?</p>
<p><strong>Bu çelişki sence modern kadının mı sorunu?</strong></p>
<p>Bence bu gibi sorunlar her kültürden kadınların ve hatta erkeklerin bile kendine itiraf edemedikleri şeyler. Bu her şeyden önce &#8220;Başka bir hayat mümkün mü?&#8221; diye soran insanın sorunu.</p>
<p>Erkeklerin üzerindeki baskı da farklı. Kadınlık, erkeklik, toplumsal cinsiyet tanımıyla da derdim ayrı zaten&#8230; Bir çok modern kadının aslında anne olmak istediğini söylemekten kaçınır hale gelmesi de ayrı bir sorun. Çünkü anne olmak istemekte de sıkıntı yok. İlişkinin formu modernse anne olmak istediğini söyleyemezsin; gelenekselse anne olmaya karşı duramazsın vesaire&#8230; Bir arkadaşım, seneler boyunca itiraf edemedi kendine anne olmak istediğini ve sonunda bunu kabul ettiğinde resmen rahatlamıştı.</p>
<p><figure id="attachment_15864" aria-describedby="caption-attachment-15864" style="width: 327px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-IX-My-Edgar-Allan-Poe.jpg?ssl=1"><img class=" wp-image-15864" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-IX-My-Edgar-Allan-Poe.jpg?resize=327%2C460&#038;ssl=1" alt="" width="327" height="460" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-IX-My-Edgar-Allan-Poe.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-IX-My-Edgar-Allan-Poe.jpg?resize=213%2C300&amp;ssl=1 213w" sizes="(max-width: 327px) 100vw, 327px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15864" class="wp-caption-text">Resim IX- My Edgar Allan Poe</figcaption></figure></p>
<p><strong>Peki </strong><strong>ç</strong><strong>izimlerinde nelerden/kimlerden ilham alıyorsun?</strong></p>
<p>Edebiyattan ve kedilerden çok besleniyorum. Bir süre Emile Zola&#8217; nın karakterleri üstüne çizimler yapmıştım, mesala, en son çok sevdiğim Oğuz Atay&#8217;ın &#8220;Tehlikeli Oyunlar&#8221;ından esinlenerek de iki iş yaptım…ah o Hikmet&#8217;ler… Müzik, sinema, tiyatro sanatın her dalı birbirini besliyor, şahane değil mi? Tabi bir de her ay Varlık Dergisi&#8217;ne çiziyorum, çok kıymetli benim için oraya iş yapıyor olmak. Bunların hepsi çorbayı karıştırmama yarıyor.</p>
<p><em>&#8220;Gençler zaman ayırsın istiyorum.&#8221;</em></p>
<p><strong>Yeni başlayan gençlere ne tavsiyeler vermek istersin? </strong></p>
<p>Her zaman geldiğimiz yerin bir ötesi daha var. Onu yapamadan nefes alamadığınızı düşündüğünüz bir şeye sahipseniz, kimse tutamayacak sizi merak etmeyin! Bir de düşmeyi öğrenmeli herkes bence. Korkmamak ve sabır gerek. Ayrıca herhangi bir konuda başkalarından iyi olmak üstünlük taslamayı gerektirmiyor. Camiada burnu havadalık çok fazla mevcut maalesef; o kadar hazırız ki hemen yarışmaya, en birinci olmaya&#8230; Gerçi bakma böyle söylediğime normalde en küçük oyunlarda bile pisleşirim, az rekabetçi değilim. Ama iş ciddiye aldığın bir meseleye gelmişse ayağını kendin için denk almalı. Sanatla uğraşan kimselerin biraz küçük dağları ben yarattım halleri var, Allahım inşallah öyle olmam ben de! Şu hayatta en çok ne isterdin diye sorsan, bir gün gerçek anlamıyla samimi olabilmeyi başarmak istiyorum, derim. Hala pişiyorum!</p>
<p>Bir de, gençler zaman ayırsın istiyorum. Şu dönemde kahvaltından öğle yemeğine gündem değişiyor. Çizimlerimde kağıdın o çok küçük, dip köşe yerlerine dalarak ya da tersten yazılar yazarak o sabırsızlığı da kırabileceğimi umuyorum.</p>
<p><figure id="attachment_15865" aria-describedby="caption-attachment-15865" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Fotoğraf-II-Omar-Berakdar-ve-Öykü-Doğan.jpg?ssl=1"><img class="size-full wp-image-15865" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Fotoğraf-II-Omar-Berakdar-ve-Öykü-Doğan.jpg?resize=500%2C281&#038;ssl=1" alt="" width="500" height="281" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Fotoğraf-II-Omar-Berakdar-ve-Öykü-Doğan.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Fotoğraf-II-Omar-Berakdar-ve-Öykü-Doğan.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15865" class="wp-caption-text">Fotoğraf II- Omar Berakdar ve Öykü Doğan</figcaption></figure></p>
<p><em>K</em><em>e</em><em>ş</em><em>ke bu savaşı beklemeseydim tanışmak icin </em><em>S</em><em>uriye</em><em>&#8216;</em><em>nin insanlarıyl</em><em>a.&#8221;</em></p>
<p><strong>Son olarak </strong><strong>Arthere yaşamında neleri değiştirdi?</strong></p>
<p>Arthere&#8217;da kendimi yaşamaya başladım, beni olduğum gibi kabul eden insanlarla bir arada olmanın sevincini her an hissettim. Ne garip degil mi bazen kendi memleketimden insanların yanında bu kadar özgür hissedemezken! Suriyeli sanatçılara bir sans olsun diye açılan bu yer en büyük şansım oldu&#8230; Ama bazen düşünüyorum keşke bu savaşı beklemeseydim tanışmak icin Suriye&#8217;nin insanlarıyla…</p>
<p>İlk zamanlar aramızda pek çok çatışmalar da oluyordu. Ama bu birbirimizi anlamayı ve öğrenmeyi ciddiye almaktan kaynaklanıyordu, bu işi beraber yapacaksak hiç bir şeyi geçiştiremezdik. Zamanla birbirimizi artık çok iyi tanımaya başladık karşılıklı sınırlarımızı öğrendik ve bir yandan Arthere 2. ev olmaya başladı diğer yandan üretime geçmem için muazzam bir&nbsp; ortam oluştu.</p>
<p>Omar bana meydan sık sık meydan okur. Böylece cüret etmediğim şeylere el atmama sebep oldu, benim her ne kadar çoğu zaman ilk tepkim hayır olsa da ve bir yanım hep geri çekilmek istese de Omar beni ileriye doğru tetikleyen ilk adımı atmam için cesaret veren güç oldu.</p>
<p>Mesela son olarak Omar ile ilgili bir başka az bilinen özellik daha anlatayım: Omar ne zaman kötü bir haber alsa; ya bir çiçek eker ya da bir kedi için özel bir yer yapmaya başlar. Ne bileyim tahtalarla, malzemelerle, sesini çıkarmadan iş başında görüyorsam anlarım&#8230; Bir yok oluşa karşılık bir var ediş! Omar&#8217;a en çok bunun için saygı duyuyorum sanırım, bir bakıma hayat ustam diyebilirim onun için!</p>
<p><em>20-23 Eyl</em><em>ül 2018</em><em> tarihleri arasında Contemporary İstanbul&#8217;da </em><em>ç</em><em>alışmalarını sergileyen Arthere İstanbul sanat</em><em>ç</em><em>ılarının ve </em><em>Ö</em><em>yk</em><em>ü</em><em> Doğan&#8217;ın işlerini g</em><em>ö</em><em>rmek, mekanı ziyaret etmek ve kendileriyle tanışmak isteyenler 24 Eyl</em><em>ü</em><em>l &#8211; 24 Ekim tarihleri boyunca Kadık</em><em>ö</em><em>y Yeldeğirmeni&#8217;de bu sanat kafeye ziyarette bulunabilirler.&nbsp; </em></p>
<p>Öykü Doğan&#8217;ın tüm çalışmalarını incelemek için:</p>
<p><strong><a href="www.behance.net/avradinova">www.behance.net/avradinova</a></strong></p>
<p><strong><a href="www.instagram.com/goykudogan/">www.instagram.com/goykudogan/</a></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/artherein-oykusu-part-ii/">Arthere&#8217;in Öykü&#8217;sü &#8211; Part II</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/artherein-oykusu-part-ii/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15856</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Arthere&#8217;in Öykü&#8217;sü &#8211; I</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/artherein-oykusu-i/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/artherein-oykusu-i/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 30 Oct 2018 06:00:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Beyza Dut]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=15841</guid>
				<description><![CDATA[<p>Suriyeli bir fotoğrafçı ve yarı-Fransız olan Omar Berakdar tarafından kurulan Arthere hakkında son bir kaç yılda online ve basılı medyada pek çok haberlere ve röportajlara yer verildi. Mekanın en önemli işlevi savaş nedeniyle Suriye&#8217;den İstanbul&#8217;a göç eden sanatçıların; kendilerini ifade edebilecekleri, üretim yapabilecekleri, kısacası nefes alabilecekleri bir yer olması. Resim sergilerinden, mini-konserlere, alternatif tiyatro gösterilerinden, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/artherein-oykusu-i/">Arthere&#8217;in Öykü&#8217;sü &#8211; I</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Suriyeli bir fotoğrafçı ve yarı-Fransız olan Omar Berakdar tarafından kurulan Arthere hakkında son bir kaç yılda online ve basılı medyada pek çok haberlere ve röportajlara yer verildi. Mekanın en önemli işlevi savaş nedeniyle Suriye&#8217;den İstanbul&#8217;a göç eden sanatçıların; kendilerini ifade edebilecekleri, üretim yapabilecekleri, kısacası nefes alabilecekleri bir yer olması. Resim sergilerinden, mini-konserlere, alternatif tiyatro gösterilerinden, çeşitli atölye etkinliklerine kadar pek çok farklı aktiviteye ev sahipliği yapan bu mekan yalnızca Suriyelilere oksijen getirmiyor. Hem İstanbul&#8217;da yaşayan hem de pek çok ülkelerden buralara yolu düşen pek çok sanatçıya  alışılmışın dışında fırsatlar sunuyor ve farklı kültürlerle buluşma imkanı tanıyor.</p>
<p>Örneğin, Arthere kafenin kurulumundan, tüm büyüme ve gelişim aşamalarına kadar her anına dahil olan; her bir noktasına eli değen, güzelleştiren ve aynı zamanda kendi gelişimini de bu sürecin bir parçası olarak gören ve &#8220;onlarla büyüdüm&#8221; diyen Türkiye&#8217;den de bir çizer var içeride: Öykü.</p>
<p>Öykü&#8217;yü, Arthere&#8217;in sürekli ziyaretçileri çok yakından bilir. Bir anda aniden patlattığı kahkahalarıyla; başka bir anda, masalardan birinde kucağına ya da yanıbaşına oturan bir kediyle aynı sessizlikle işine gömülmüş, önündeki kağıda incecik ufacık çizgiler atması esnasında onu fark etmemek mümkün değil. Aslında herkes onun varlığına çok aşina. Arthere&#8217;in duvarda asılı resimleri, renkleri ya da kedileri kadar oraya ait. Adeta bu mekanın ayrılmaz bir parçası gibi görülen bu kadınla sohbet etmeye başladığınızda ise kendi özgün parçalarıyla karşılaşıyorsunuz. Ve tüm o parçaların mükemmel bir dengede birleşip, uyumlanmış hale gelene kadarki serüvenini merak ediyorsunuz. Çünkü bu mekanın ev sahipleri arasında tek Türk sanatçı olan Öykü Doğan; yaşamının bir aşamasında Arthere ile yolunun kesişmesini büyük bir şans olarak tanımlıyor.</p>
<p>Çocukluğundan beri resim yapan ve üniversitede İktisat okuyan Öykü; mezun olduktan sonra her Türk gencinin yaşadıklarına benzer sorunlar yaşıyor; hayatın gerçekleri yüzüne vururken &#8220;ben ne istiyordum&#8221; sorgulaması için biraz geç kaldığını hissediyor. Ancak zaman geçtikçe bu durumla yüzleşmesi gerektiğini fark ediyor. Öykü şimdi topladığı tüm parçalardan memnun.</p>
<p><em>&#8220;</em><em>Öykü&#8217;yü resim derslerine sokmayın, </em><em>ç</em><em>ocuğun hayal g</em><em>ü</em><em>c</em><em>ü</em><em> gidecek.&#8221;</em></p>
<p><figure id="attachment_15847" aria-describedby="caption-attachment-15847" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-I-La-mort-dalbine.jpg?ssl=1"><img class="wp-image-15847 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-I-La-mort-dalbine.jpg?resize=500%2C295&#038;ssl=1" alt="Resim I- La mort d'albine" width="500" height="295" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-I-La-mort-dalbine.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-I-La-mort-dalbine.jpg?resize=300%2C177&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15847" class="wp-caption-text">Resim I- La mort d&#8217;albine</figcaption></figure></p>
<p><strong>İlk resim yapma isteğini ne zaman fark ettin?</strong></p>
<p>Şinasi abi! Hacettepe Üniversitesi&#8217;nde öğretim görevlisi bir heykeltraş ve aynı zamanda aile dostumuz. Onun hayatı beni hep büyülüyordu. İlk Hacettepe Üniversitesi&#8217;ne gittiğimde 3-4 yaşlarımdaydım sanırım ve bana okulu gezdirmişti. Çok heyecanlandığımı hatırlıyorum; o gün bana kara baskı filan yaptırmıştı, resim ve heykel atölyelerini göstermişti. Her şey gözüme kocaman, dev gibi görünmüştü. Şimdi bile anlatırken o heyecanı hissediyorum. Bende iz bırakan o imgeler, zamanla çizgilere dönüşmüş. İlk okula başladığımda Şinasi abi anneme şöyle demiş: &#8220;Öykü&#8217;yü resim derslerine sokmayın, çocuğun hayal gücü gidecek.&#8221;</p>
<p>Hakikaten de öngörüsü tuttu; mesela bir keresinde derste mor çatılar çiziyordum ve öğretmenim yanıma gelip çatı mor olmaz kiremit rengi olur demişti.</p>
<p><figure id="attachment_15849" aria-describedby="caption-attachment-15849" style="width: 382px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-II-Kalbimi-Emanetçiye-Verdim-Canım-Çok-Sıkkın.jpg?ssl=1"><img class=" wp-image-15849" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-II-Kalbimi-Emanetçiye-Verdim-Canım-Çok-Sıkkın.jpg?resize=382%2C355&#038;ssl=1" alt="" width="382" height="355" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-II-Kalbimi-Emanetçiye-Verdim-Canım-Çok-Sıkkın.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-II-Kalbimi-Emanetçiye-Verdim-Canım-Çok-Sıkkın.jpg?resize=300%2C279&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 382px) 100vw, 382px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15849" class="wp-caption-text">Resim II &#8211; Kalbimi Emanetçiye Verdim Canım Çok Sıkkın</figcaption></figure></p>
<p><strong>Nasıl bir çocukluktu seninki?</strong></p>
<p>Bugün resim yapıyor olmam ne yazık ki çocukluğumun resimle geçtiği anlamına gelmiyor. Matematik öğretmeni olan üvey babam Aziz Amca, zeka geliştirmeye çok önem verirdi, aptallığa tahammülü yoktu. Akıl oyunları, zeka testleri, satranç gibi şeyler elimizin altından eksik olmazdı. Öyle ki ben de kendi kendime okuldan gelip satranç oynadığımı bilirim.</p>
<p>Lisedeyken Güzel Sanatlar&#8217;a girmek istemiştim ancak ben de her klasik ailenin vereceği tepkilerle karşılaştım ve o fikir çok çabuk söndü. Aziz amca “<em>S</em><em>onuçta </em><em>V</em><em>an Gogh olamayacaksın </em><em>Ö</em><em>yk</em><em>ü</em><em>, ayrıca büyük sanatçılarda hep bir delilik vardır, sen deli misin? Sanmıyorum</em><em>.</em>” demişti. Kolu kanadı kırılmıştı 18 yaşındaki Öykü&#8217;nün, deli değildi herhalde ve Van Gogh olamayacaktı…</p>
<p>36 yaşındaki ben tabi ki biliyorum Van Gogh olamayacagimi ama o tekti  ve ben de Öykü&#8217;yüm, ayrıca tekniklerimiz de farklı&#8230; Delilik konusunda bi yorum yapmayayım, arkadaşlarım konuşsun.</p>
<p><strong>İlk profesyonel derslerini ne zaman aldın?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de galiba yurt dışına göre geç olgunlaşıyorsun, ne istediğine emin olamıyorsun. Çünkü sana zaten öyle bir süre tanınmıyor. 17-18 yaşındasın ve sınavdan başka hiç bir şey konuşulmuyor. Kendini tanımak ve dinlemeye vakit kalmıyor.</p>
<p>Lise sonda üniversite sınavını kazanamadım, Güzel Sanatlar hayalim de bir ay içinde suya düştü. İkinci sene Eskisehir Anadolu Üniversitesi&#8217;ni kazanınca bu sefer ailem sırf Ankara&#8217;da kalayım diye yetenek sınavlarına girmemi teklif etti. Sınavlara bir ay kala desen dersi almaya başladım, yine Şinasi abiden tabi. O süreçte bir kaç teknik keşfettim fakat bir aylık çalışma yeterli değildi ve bana Eskişehir yolu göründü.</p>
<p><strong>Peki İktisat mezunu olduğunu biliyoruz. </strong><strong>R</strong><strong>esim tutkusuyla</strong><strong> beraber</strong><strong> üniversite sürecini nasıl geçirdin? </strong></p>
<p>Eskişehir&#8217;e ilk gittiğimde İktisat&#8217;ın ne olduğunu bile bilmiyordum; bir sene okur Güzel Sanatlar&#8217;a geçerim demiştim ama sonra o öğrencilik rehavetine kapıldım. Özgürlük tatlı geldi. Yüksek eğitimin heyecanı, her şey yeni ve farklı&#8230; Okuduklarım ilgimi çekiyordu ve anlamaya çalışıyordum. Gittikçe üniversite hayatının içine çekiliyordum.</p>
<p>Bir de Anadolu Üniversitesi&#8217;nin kampüs hayatı gerçekten çok iyiydi; sinema salonları, öğrenci klüpleri, açık etkinlikler&#8230; O kadar açtım ki her şeyi görmek, duymak; her şeye dokunmak istiyordum. Konservatuar öğrencilerinin derslerine girebiliyordum mesela ya da okulun kütüphanesinde vakit geçirmeyi çok seviyordum. Sonra şehir capcanlı! İlk caz konserimi hatırlıyorum. Önder Focan&#8217;ı izledikten sonra resmen çıldırmıştım; etkisini üzerimden uzun bir süre üzerimden atamadım. Aslında karşıma çıkan her yeni şeye karşı bir heveslenme oluyor bende ama sonradan anlıyorum tabi asıl istediğimin ne olduğunu.</p>
<p>Kısacası bu süreçte, ailemin bana hep söylediği şu, &#8220;maymun iştahlılığım&#8221; yaşamıma çok şey kattı.  Şimdi düşünüyorum da Güzel Sanatlar Okulu&#8217;na gitmiş olsaydım belki de bugün bunları üretemeyecektim. Camiaya küsenler mi dersin; çizmeyi, üretmeyi bırakanlar, hayatın koşturmacasına kapılanlar mı dersin&#8230;</p>
<p><figure id="attachment_15850" aria-describedby="caption-attachment-15850" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-III-Yolcular-İçimden-Geçen.png?ssl=1"><img class="size-full wp-image-15850" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-III-Yolcular-İçimden-Geçen.png?resize=500%2C601&#038;ssl=1" alt="" width="500" height="601" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-III-Yolcular-İçimden-Geçen.png?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-III-Yolcular-İçimden-Geçen.png?resize=250%2C300&amp;ssl=1 250w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15850" class="wp-caption-text">Resim III &#8211; Yolcular İçimden Geçen</figcaption></figure></p>
<p><strong>H</strong><strong>er ne kadar birbirinden alakasız </strong><strong>şeyler</strong><strong> gibi görünse de bu </strong><strong>omnivorluk s</strong><strong>ü</strong><strong>recinin </strong><strong>sanatına bir katkısı olduğunu düşünüyorsun</strong><strong> o halde.</strong></p>
<p>Birbirini besleyen şeyler olduğunu düşünüyorum. En azından bir noktaya kadar bu sürece ihtiyacımız var. Üstelik bir daha hayatında bunları yapma fırsatın olmayacak. 20 yaşındasın ve önünde koca bir derya deniz, seni bekliyor keşfedilmek üzere&#8230; Örneğin üniversite birinci sınıfta katıldığım tiyatro klubünde yaşadığım deneyimler, oradaki kolektif çalışma ve coşkuyu paylaşmak benim için unutulmazdı. Vücudu işin içine katarak bir şeyler yapmayı sevdim; dans olur, başka bir şey olur. Sesini, suratını bir enstrüman gibi kullanabilmek bir çizerin pek deneyimleyemeceği şeyler.</p>
<p>Mahmut ile Yezida&#8217;yı oynadığımızda son provaları hatırlıyorum oyun çıkana kadar duyguya bir türlü girememiştim, son provada Mahmut&#8217;un ölme sahnesinde ben baya ağlamaya başladım öyle bir duygu patlaması yaşadım ki ben bile kendime inanamadım. O otuz kişilik oyunu çıkarabildiğimize hala inanamıyorum; çaylak cesareti resmen. Hiç de profesyonel değildik. Ama o coşkuyu unutamam. Perde kapanmadan arkadaşımın kucağına atladım filan&#8230; Ben zaten böyleyim, genel olarak hayata karşı amatörizmi benimseyenlerdenim.</p>
<p><figure id="attachment_15852" aria-describedby="caption-attachment-15852" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-IV-Stockholmda-Özlemek.jpg?ssl=1"><img class="size-full wp-image-15852" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-IV-Stockholmda-Özlemek.jpg?resize=500%2C353&#038;ssl=1" alt="" width="500" height="353" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-IV-Stockholmda-Özlemek.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-IV-Stockholmda-Özlemek.jpg?resize=300%2C212&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15852" class="wp-caption-text">Resim IV-Stockholm&#8217;da Özlemek</figcaption></figure></p>
<p><strong>Yani profesyonellik umurumda değil mi diyorsun?</strong></p>
<p>Profesyonellik bana bir yaştan sonra seçim meselesi gibi geliyor; mecbur bırakılıyorsun bir kere seçim yapmaya&#8230;  Belki de biraz da karakter meselesidir; kimisi başından itibaren profesyonel yaklaşıyor hayata, kimisi sonradan öğreniyor, ben pek ögrenemiyorum sanki.</p>
<p>Aslında profesyonellik de umurumda ama bir yanım bu çaylak yönünü unutma diye beni uyarıyor. Ben her şeye atladığım için hiç bir zaman pişman olmadım. Gitar da çaldım, tiyatro da yaptım, resim de, modern dans da…</p>
<p>Hepsinden de büyük keyif aldım, bu bile yetmez mi? Bir yerde okumuştum: &#8220;Hayat ciddiye almak için fazla ciddi.&#8221; Kendime sürekli şakacı olmayı hatırlatmaya çalışıyorum. Bilhassa başarı anlarımda. Büyüklerin dünyasından hep biraz korktum. İnsanları gülümsetmeyi seviyorum, hem yaşarken, hem çizimlerimle. O kadar ciddiyiz ki bazen…</p>
<p><em> </em><em>&#8220;Eğer sanat ile uğraşıyor olmasaydım muhtemelen hastanede olurdum.&#8221;</em></p>
<p><strong>Büyüklerin dünyasını nasıl tanımlıyorsun? </strong></p>
<p>Birikim yapmak, evlenmek, geleceğe yatırım yapmak toplum içinde bir kimliğe sahip olmak gibi şeyler sanırım bunlarla tanımlıyorum ve bunların yaşamın benim için ilginç bir deneyim olmaya devam etmeyi durdurması düşüncesinden hoşlanmıyorum.</p>
<p>Ama galiba bunlardan da öte bir şeyler daha var. Hani şu korunaklılık hali&#8230; Mutsuzluktan kaçma hali. İnsanlar ölesiye korkuyor mutsuz olmaktan ama şunu unutuyoruz: Mutluluk sürekli olmayacak. Hiç bir şey sürekli değil. Biten şeyler bunlar. Ben sık sık depresyona giren biriyim. Eğer sanat ile uğraşıyor olmasaydım muhtemelen hastanede olurdum. Bir müddet kendi varlığımla var oluş biçimimle çok kavga ettim bu konuda. Sonraları artık mutsuzluğu &#8220;<em>bundan çıkmam lazım</em>&#8221; gibi bir şey olarak görmemeye başlayınca kendini kabul etmeye başlıyorsun. Mesela mutlu olduğumda da aşırı mutlu, havalarda; mutsuzken, yerlerde, sinirliyken patlayacak gibi yaşarım. Ortası yok bende. Tamam nasılsa batacaksın ama şimdi tadını çıkar! Bazen yine de keşke bir denge olsa diyorum ama&#8230; Ben galiba &#8220;Başka bir dünya mümkün&#8221;ü zorlamaya çalışıyorum. Çünkü bir yandan tamam korunaklı olmak lazım ama yaşamı da görmezden gelmemek lazım gibi geliyor. Ben görmezden gelemeyenlerdenim.</p>
<p><strong>Peki sen çizmek peşindesin ama İktisat mezunu bir gençsin.  Hayata atıldığında neler yaşadın? </strong></p>
<p>Ankara&#8217;ya döndüm, çalışmam lazım, grafiker olmayı denemek istedim; onun eğitimini alayım derken böylece photoshop derslerine başladım. Bu bir nevi Aziz amcanın günah çıkartmasıydı aslında, o ayarladı dersleri önce. O dönemde yine renkler beni içine çekti ve bildiğin mouse&#8217;la bilgisayarda çizmeye başladım. Bir müddet dershanelerde öğrenciler için hazırlanan bir dergiye çizimler yaptım.</p>
<p>Yine bu dönemde, Masaüstü Yayıncılık dersleri aldım. İçeriğinde; grafik eğitimi, resim, desen, bilgisayar, grafik, logo tasarımı gibi kurumsal kimlik tarafı ağır basan içerikler vardı. Ancak ben grafiği hiç bir zaman tamamen benimseyemedim. Ellerimle çalışmayı seviyordum. Üç yıllık bir kurs dönemim geçti böylece. Yaşam geçiyor, part time çalışıyorum, işim yok. Çizimler ve iş saatleri dışında kanepede geçen bir hayat, depresyonun alası…</p>
<p>Ankara&#8217;da bu sektörde iş imkanları da sınırlı. Sonunda annemin çevresi aracılığıyla İstanbul&#8217;a, bir post prodüksiyon şirketinde görsel efekt asistanı olarak çalışmaya geldim. Perşembe telefon geldi, Pazar İstanbul&#8217;daydım. Kanepeden İstanbul&#8217;a hızlı bi geçiş oldu. İki ay boyunca anacığımın yolladığı 500 lira ile Levent gibi bir yerde, bir sandviçi, yarısı sabah yarısı akşam yiyerek geçindim. Deneme süresindeydim ödeme yoktu, 2 ay sonunda cüzi bir maaşla İstanbul macerası resmi olarak başlamış oldu.</p>
<p><figure id="attachment_15853" aria-describedby="caption-attachment-15853" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-V-Selfişko.jpg?ssl=1"><img class="size-full wp-image-15853" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-V-Selfişko.jpg?resize=500%2C375&#038;ssl=1" alt="" width="500" height="375" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-V-Selfişko.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/10/Resim-V-Selfişko.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15853" class="wp-caption-text">Resim V-Selfişko</figcaption></figure></p>
<p><em>&#8220;Ben sana kendini sevme demiyorum, yine sev ama hobi olarak sev.&#8221;</em></p>
<p><strong>Nasıl buldun bu sektörü? </strong><strong>İş d</strong><strong>eneyimlerini paylaşır mısın?</strong></p>
<p>Bir kere insan enerjisinden beklenti çok yüksek. Gece gündüz çalışıyorsun, sabahlıyorsun ve şirkettekiler seni mutsuz görünce ayıplıyor mesela; nasıl yani zil takip oynayayım mı sabahladım diye?</p>
<p>Ayrıca çağımız insanının ortak sorununa bariz bir şekilde gözlemleyebiliyorsun; herkes mutluymuş gibi davranıyor. Mutsuz ya da zayıf olmak kimsenin tahammül edemediği bir durum. Selfişko diye bir çizimim var, <em>&#8220;Ben sana kendini sevme demiyorum, yine sev ama hobi olarak sev</em>&#8221; yazılı; o günlerden aklımda kalmış bir şeydi. Günümüzde belki biraz da sosyal medyanın dayatmasıyla her daim kendinle barışık olmak zorundasın. Oysa ki kendimizle çatışmamızdan da besleniyoruz. Ama maalesef zayıflıklarımızı göstermeye izin yok.</p>
<p>Bu şirketteki son dönemlerimde bir çizgi film projesine destek vermek üzere, animasyon departmanına sızdım sinsi gibi. Baktım bambaşka bir atmosfer, bende bir heyecan&#8230; Tabi o sıralarda yine modelleme üstüne ders alıyordum çok sevdiğim bir arkadaşımdan. Kendim için faydalı, fakat şirket icin tam bir faydasızdım açıkçası; sonra toplu çıkarmalar sırasında kovuldum. Başıma gelen en iyi şeylerden biriydi&#8230; O zaman ki supervizorum sakin olmamı ve ne istediğime karar vermem icin kendime müsade etmemi söyledi&#8230; Yine onun aracılığıyla Trt&#8217;de gösterilen bir çizgi filmde serbest olarak çalışmaya başladım. Çizimlere after-efect ile hareket veriliyordu ve bu dönem benim kendi çizimlerim adına bir meydan okuma oldu. Vücut, teknik yöntemler, anatomi, gölge gibi çizim detaylarıyla daha fazla ilgilenmeme sebep oldu ve tablette çizmeye başladım.</p>
<p>Sonunda çizgi film işi de hüsranla bitti ve yeniden iş arayışları başlamıştı; bu sefer de yolum bir kitapçıya düştü. Hafta içi kitapçıda, hafta sonları bir barda çalışıyordum. Ancak bu da umduğum gibi gitmedi. Para kazanmak için 7/24 çalışmak ve asıl işim olarak gördüğüm ve yapmak istediğim şeyi yapabilmek için  vakit bulmaya çalışmak mümkün olmuyordu.</p>
<p>Devamı için &#8212; Part II</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/artherein-oykusu-i/">Arthere&#8217;in Öykü&#8217;sü &#8211; I</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/artherein-oykusu-i/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15841</post-id>	</item>
		<item>
		<title>DON KİŞOT Vurgusu İle Türk Ressamlarımızdan “ŞERİF KİNO”</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/don-kisot-vurgusu-ile-turk-ressamlarimizdan-serif-kino/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/don-kisot-vurgusu-ile-turk-ressamlarimizdan-serif-kino/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 24 Sep 2018 05:30:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Tülay Çağlar Kadı]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=15709</guid>
				<description><![CDATA[<p>Uluslararası Mardin Resim Sempozyumu&#8217;nun küratörlüğünü ve organizatörlüğünü üstlenen Türk ressamlarımızdan değerli Şerif Kino, sorularımızı Sanat Duvar’ ı okuyucuları için özenle yanıtladı… Sanat eğitimini 1992 yılında Marmara Üniversitesi Resim Bölümü’nde aldığı eğitim ile sanat yolculuğu Mardin, İsveç ve İstanbul’ da yer alan kişisel ve karma birçok sergileri aracılığıyla bizlerle sıra dışı ve özgün roman karakterlerinden “ [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/don-kisot-vurgusu-ile-turk-ressamlarimizdan-serif-kino/">DON KİŞOT Vurgusu İle Türk Ressamlarımızdan “ŞERİF KİNO”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Mardin Resim Sempozyumu&#8217;nun küratörlüğünü ve organizatörlüğünü üstlenen Türk ressamlarımızdan değerli Şerif Kino, sorularımızı Sanat Duvar’ ı okuyucuları için özenle yanıtladı…</p>
<p>Sanat eğitimini 1992 yılında Marmara Üniversitesi Resim Bölümü’nde aldığı eğitim ile sanat yolculuğu Mardin, İsveç ve İstanbul’ da yer alan kişisel ve karma birçok sergileri aracılığıyla bizlerle sıra dışı ve özgün roman karakterlerinden “ Don Kişot” vurgusunu paylaşmaktadır. Dünya edebiyatına yön veren ve her dönem okuyucu bulan ünlü roman karakterlerinden Don Kişot  “Hayal ve Gerçek” arasında ki geçişleri asilzade olmanın gereğini, kahramanca yaşayarak ifade eden bir şövalyedir.<a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim5.jpg?ssl=1"><img class="wp-image-15712 aligncenter" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim5.jpg?resize=517%2C392&#038;ssl=1" alt="" width="517" height="392" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim5.jpg?w=1200&amp;ssl=1 1200w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim5.jpg?resize=300%2C228&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim5.jpg?resize=1024%2C778&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 517px) 100vw, 517px" data-recalc-dims="1" /></a><strong>“Doğanın özgür yarattığı insanları esir etmek herhalde çok kötü bir şeydir.” Don Kişot \ Cervantes</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>*İlham aldığınız sanatçılar kimlerdir?</strong></p>
<p>Ş.KINO: Öncelikle bana Sanat Duvarı ailesi olarak yer ve zaman ayırdığınız için sizlere teşekkür ederim. Elbette her sanatçının ilham aldığı veya çok beğendiği büyük ustalar vardır. Benim de beğendiğim ve ilham aldığım üstatların başında Pablo PICASSO, Paul GAUGUIN, Vasiliy KANDİNSKİY gelir. Çalışmalarımda zaman zaman bu ustalardan etkilendiğim doğrudur.</p>
<p><strong> </strong><strong>*Sanat yolculuğunuzun başladığı yıllar ve kıymetli deneyimleriniz hakkında sohbet edebilir miyiz?</strong></p>
<p>Ş.KINO: Gerçekten çok zor bir soru ancak sizin için kısaca anlatayım. Benim sanata olan ilgim gerçekten çok küçük yaşlarda başladı. Yanılmıyorsam beş altı yaşlarında sanata, resme olan ilgimi keşfettim. Ben Güneydoğu’nun Mardin ilinin Kızıltepe ilçesinde yaşardım. Çocukluğum bu ilçede geçti, beş altı yaşlarındaydım ve sürekli kağıtlara bir şeyler çiziyordum, kendime engel olamıyordum. Kağıt ve kalem bulmak bazen zor olurdu, ben de çimento torbalarını kesip o sarı torbalardan yaralanıyordum. Özellikle insan figürleri çizmeye çalışıyordum. Akşam eve gelen misafirlerin bile resmini çizerdim ve onlara hediye ederdim. Bu yüzden babamdan çok azar işittiğim olurdu çünkü kendisi dinine çok bağlı bir insandı ve resim çizmenin günah olduğuna inanırdı ancak benim sanata ve resme olan bağlılığım galip geldi. Babama karşı gösterdiğim direnç ve mücadele beni bu günlere getirmiştir.</p>
<p><strong>*Eserlerinizde toplumsal bilinçleri geliştirerek </strong><strong>mayalaması </strong><strong>ve bireylerin öncelikle şahsi kişisel yolculuklarına saygı duymaları ideasını aktaran  “Don Kişot” ile ilgili neler söylersiniz? </strong></p>
<p><strong> </strong>Ş.KINO: Hayalperest, yaşlı, uzun boylu, zayıf bir adam olan Don Kişot’u kendi resimlerimde tarihe ve günümüze tanıklık eden bir karakter olarak işliyorum ayrıca çeşitli zaman dilimlerinde, farklı mekanlarda da işliyorum. Geçmişime baktığımda benim hayatımla da örtüşen çok yönü var Don Kişot’un. Bu sebeplerden ötürü çok uzun süredir resimlerimde Don Kişot’u konu olarak işliyorum. Zaman neyi gösterecek bilemeyiz.</p>
<p><strong>*Sanatın toplum üzerinde ki etkisi ve iyileştirici gücü hakkında neler söylemek istersiniz?</strong></p>
<p>Ş.KINO: Evet, sanatın iyileştirici gücü ile ilgili çok önemli bilgiler var. Tarihte ve sanat tarihinde buna rastlamak mümkündür. Leonardo da VINCI : ‘’ Resim göze hitap eder ve ruhun penceresi de gözdür.’’ der. Özellikle ruh hastalarının tedavisinde sanatın iyileştirici gücü ön plana çıkar. Klasik müzik bunların başında gelir. Zaten sanat hiçbir şekilde bünyesinde kötülük barındırmaz. Sanat denince insanın aklına güzellik, estetik, biçim, denge, devinim, hareket gelir. Bu kavramlar da zaten insanın mutlu olması ve iyileşmesi için yeterlidir bence.<a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim3.jpg?ssl=1"><img class="size-full wp-image-15713 alignright" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim3.jpg?resize=400%2C257&#038;ssl=1" alt="" width="400" height="257" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim3.jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim3.jpg?resize=300%2C193&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p><strong>*Sanatçı olmasaydınız kendinizi ifade edeceğiniz diğer meslek grupları neler olurdu?</strong></p>
<p>Ş.KINO: Ben sanatı bir meslek olarak görmüyorum eğer bir meslek olsaydı çok sıradan bir şey olurdu. Örneğin bir terzi, berber, tesisatçı veya elektrikçi gibi bir şey olurdu elbette bütün mesleklere karşı sonsuz bir saygım vardır ancak sanatçı farklı bir kategoride değerlendirilmelidir. Bana kalırsa sanat bitmeyen bir serüven veyahut yaratım ve üretim süreci olarak ifade edilebilir. Bir daha dünyaya gelsem yine sanatçı olurdum diye düşünüyorum.<a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/şerif-kino1.jpg?ssl=1"><img class="wp-image-15710 aligncenter" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/şerif-kino1.jpg?resize=514%2C384&#038;ssl=1" alt="" width="514" height="384" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/şerif-kino1.jpg?w=1600&amp;ssl=1 1600w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/şerif-kino1.jpg?resize=300%2C224&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/şerif-kino1.jpg?resize=1024%2C765&amp;ssl=1 1024w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/şerif-kino1.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 514px) 100vw, 514px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p><strong>*Sanat yolculuğunuzda emeği ve etkisi büyük hocalarınızdan bahsetmek ister misiniz?</strong></p>
<p>Ş.KINO: Yine zor bir soru sordunuz ama sizin için şöyle cevaplandırabilirim. Çok insan var ama en önemlisi üniversitede atölye hocam Prof. Dr. Nüzhet KUTLUĞDUR. Geçkin yaşına rağmen kendisi bana renkleri, biçimi, dengeyi, altın oranı, valörü öğreten kişidir. Prof. Dr. Nüzhet KUTLUĞ çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir kişiliktir.</p>
<p><strong>*Değerli Şerif Kino, Türk Sanatına olan emek ve katkılarınız için toplum adına teşekkür ederken okuyucularımızın sanat eserlerinize ve daha detaylı bilgiye ulaşabilecekleri </strong><a href="http://www.serifkino.com">www.serifkino.com</a> , adresini hatırlatmak isterim… <strong>Son olarak, sizce “sanat” kavramını bizler için tanımlar mısınız?</strong></p>
<p>Ş.KINO: Bence sanat asla tükenmeyecek bir yaratım, bir serüvendir, ham maddeye şekil vermektir de diyebiliriz.<a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim2.jpg?ssl=1"><img class="wp-image-15711 aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim2.jpg?resize=533%2C355&#038;ssl=1" alt="" width="533" height="355" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim2.jpg?w=1296&amp;ssl=1 1296w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim2.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim2.jpg?resize=1024%2C683&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim2.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/don-kisot-vurgusu-ile-turk-ressamlarimizdan-serif-kino/">DON KİŞOT Vurgusu İle Türk Ressamlarımızdan “ŞERİF KİNO”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/don-kisot-vurgusu-ile-turk-ressamlarimizdan-serif-kino/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15709</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İranlı Sanatçılar İstanbul’da</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/iranli-sanatcilar-istanbulda/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/iranli-sanatcilar-istanbulda/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 01 Jul 2018 10:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Buse Sarı]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=15231</guid>
				<description><![CDATA[<p>İranlı 65 sanatçı İstanbul’da 72 yağlıboya tablodan oluşan karma bir sergi açtı.  Nişantaş Galeri İdil’de (Give me a hope) “Bana Umut Ver” adı altında açılan sergi sanatseverler tarafından ilgi ile karşılandı. Nidra Art Group’tan Yeganeh Soltani ve Mohsen Mohammadzadeh küratörlüğü ile düzenlenen sergi, İran’ın çeşitli kentlerinde yaşayan ve branşlarında ünlü olduklarını belirten sanatçıların eserlerinden oluştu. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/iranli-sanatcilar-istanbulda/">İranlı Sanatçılar İstanbul’da</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>İranlı 65 sanatçı İstanbul’da 72 yağlıboya tablodan oluşan karma bir sergi açtı.  Nişantaş Galeri İdil’de (Give me a hope) “Bana Umut Ver” adı altında açılan sergi sanatseverler tarafından ilgi ile karşılandı.<a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0011.jpg"><img class="size-full wp-image-15236 aligncenter" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0011.jpg?resize=640%2C324" alt="" width="640" height="324" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0011.jpg?w=5600&amp;ssl=1 5600w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0011.jpg?resize=300%2C152&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0011.jpg?resize=1024%2C519&amp;ssl=1 1024w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0011.jpg?resize=474%2C240&amp;ssl=1 474w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0011.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0011.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Nidra Art Group’tan Yeganeh Soltani ve Mohsen Mohammadzadeh küratörlüğü ile düzenlenen sergi, İran’ın çeşitli kentlerinde yaşayan ve branşlarında ünlü olduklarını belirten sanatçıların eserlerinden oluştu.</p>
<p>Karma sergi ile Türk sanatseverlerinin karşısına çıkan İranlı sanatçıların Konuk sanatçılar “İstanbul bir dünya kenti. Kültürün, sanatın ve tarihin iç içe geçtiği harikulade bir şehir. Bu nedenle eserlerimizi İstanbul’da sergileme şansı bulduğumuz için kendimizi mutlu hissediyoruz.” dediler. Sergi 03 Temmuz Salı gününe kadar açık kalacak.</p>
<p><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0008.jpg"><img class="wp-image-15234 alignleft" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0008.jpg?resize=262%2C274" alt="" width="262" height="274" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0008.jpg?w=3078&amp;ssl=1 3078w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0008.jpg?resize=287%2C300&amp;ssl=1 287w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0008.jpg?resize=978%2C1024&amp;ssl=1 978w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0008.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0008.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 262px) 100vw, 262px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Sanatçıların adları şöyle:</p>
<p>Aida Khalighi, Alireza Nasehi, Anoushe Aram Zolfaghari, Ashkan Zoghi, Ava Salehi, Avideh Salmanpour, Azita Semnak, Bahark Poorrahimi, Behrad Ghafoori Sanati, Dorsa Fayazi, Ebrahim Vafaei, Elham Hamedian, Farnaz Safa, Farzaneh Raisosadati, Fatemeh Alatavakoli, Gita Meh, Hamid Sadeghpour, Hoora Pishghadam, Hossein Abdi, Khatereh Taghipour, Mahin Tiani Khiabani, Mahyar Bahram Asl, Malihe Ghafoorian, Maryam (Bahar) Izadi Dastenaee, Maryam Moeini, Maryam Shariati, Maryam Sherafati,Masoomeh Bakhtiyari, Masoumeh Khodayari, Mehrnaz Sheikhzadeh Khezri, Mehrshad Rezazadeh, Mohamad Said Hoddjati, Mohammad Reza Ghanimat, Mohammadhossein Ashrafi Zanjani, Mohsen Mohammadzadeh ,Molouk Abdollahi Pirbazari, Narges Aghahosseini, Nazanin Avaani, Nazi Ramezannejad, Raana Javdan, Raziyeh Hosseinpour Esfahani, Reza Razghandi, Roya Mirsistani, Roya Zolfaghari, Sadegh Nasrollahi, Saghar Sarbazi, Samin Hajizadeh, Samira Peyman,Samira Shamshiri, Shadi Banisadr, Shaghayegh Daneshnia, Shaghayegh Davachian, Shaghayegh Oliazadeh, Shahla Khosroanjam, Ciamak Kad Khodayee<a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0010.jpg"><img class="wp-image-15238 alignright" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0010.jpg?resize=365%2C487" alt="" width="365" height="487" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0010.jpg?w=3000&amp;ssl=1 3000w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0010.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0010.jpg?resize=768%2C1024&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0010.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180628-WA0010.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 365px) 100vw, 365px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Shahnaz Ghavidel, Shahrzad Farazi, Shirin Aghdaie, Shirin Mahboub, Shirin Moayya, Shirin Mohammad Shahi, Shiva Ajami, Somayyeh Moradi, Yeganeh Soltanı, Venous Arastounejad, Zahra Hajrasuliha, Zahra Mosavi Emady</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/iranli-sanatcilar-istanbulda/">İranlı Sanatçılar İstanbul’da</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/iranli-sanatcilar-istanbulda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15231</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Üzüm Bağındaki Hüzün</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/uzum-bagindaki-huzun/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/uzum-bagindaki-huzun/#comments</comments>
				<pubDate>Mon, 04 Jun 2018 05:00:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=14764</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanırım ölümle yaşam arasında seni tutan renklerdi. Belki de yaşamına renk katsın diye yutuyordun ORAKÇI’daki sarıyı, moru… “… ölümün bir simgesidir, büyük tabiat kitabında ölüm nasıl canlandırılmışsa öyle. Resim baştan aşağı sarı, yalnız bir sıra mor tepeler var evet tümü açık sarı, sarışın… Tuhaf, böyle görmüş olmam tuhaf, biliyorum: düşün, bir deli hücresinin demir parmaklıkları [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/uzum-bagindaki-huzun/">Üzüm Bağındaki Hüzün</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><figure id="attachment_14767" aria-describedby="caption-attachment-14767" style="width: 348px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/06/v.jpg"><img class="wp-image-14767 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/06/v.jpg?resize=348%2C423" alt="" width="348" height="423" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/06/v.jpg?w=348&amp;ssl=1 348w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/06/v.jpg?resize=247%2C300&amp;ssl=1 247w" sizes="(max-width: 348px) 100vw, 348px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-14767" class="wp-caption-text">Van Gogh</figcaption></figure></p>
<p><strong>Sanırım ölümle yaşam arasında seni tutan renklerdi. Belki de yaşamına renk katsın diye yutuyordun ORAKÇI’daki sarıyı, moru…</strong></p>
<p>“… ölümün bir simgesidir, büyük tabiat kitabında ölüm nasıl canlandırılmışsa öyle. Resim baştan aşağı sarı, yalnız bir sıra mor tepeler var evet tümü açık sarı, sarışın… Tuhaf, böyle görmüş olmam tuhaf, biliyorum: düşün, bir deli hücresinin demir parmaklıkları arasından…”</p>
<p><strong>Her reddedilişinde altüst olan yüreğin, yaşarken tattığın tek övünç kaynağı KIRMIZI ÜZÜM BAĞI’NDA bir uçtan bir uca çocuklar kadar şen miydi?</strong></p>
<p>“…küçük heyecanlar hayatlarımızın büyük kaptanlarıdır ve hiç farkına varmadan dinleriz onları. İşlediğim ve daha işleyeceğim hatalar üzerine kendimi toplamam (ki bu benim iyileşmem olur) bana zor geliyorsa da, unutmayalım ki; ne sıkıntı, ne de bunalımlarımız, ne de sağduyu ve iyi niyet bizim kılavuzlarımızdır. Hele koruyucularımız hiç değildir.”</p>
<p><strong>İçinde bulunduğu mutsuzluğu o kadar kabullenmiştin ki “Mutsuzluğum sonsuza kadar sürecek” diyordun ve bu durum içinden çıkılmaz hal alıyordu. Köylülerin dertlerini sırtlanıyor, yoksulluğu yaşarken kim bilir kaç gece aç yattın?</strong></p>
<p>“Delacroix ne kadar haklıydı yalnız ekmek ve şarapla beslenmekte ve mesleğiyle ahenkli bir tarzda yaşamanın yolunu bulmakta. Ama o kahrolası para meselesi kalıyor. Millet’e gelince… Millet köylüydü ve köylü çocuğuydu. … Ne çare ki benden üstün güçlere karşı gelemedim, daha doğrusu ben zayıf davrandım, bu yüzden de bir çeşit vicdan azabı çekiyorum, tam nedenini söyleyemem, ama krizlerimde o kadar çok bağırmamdan sanırım. Bir şeye karşı kendimi savunmak istiyor ve beceremiyorum.</p>
<p><strong>Arles’teki o boş akıl hastanesi odasını resmedişin yalnızlığının dışa vurumuyken, “Benim burada ne işim var?  Ben deli değilim!” diye kim bilir kaç kere haykırdın yıldızlı gecelere ya da kabul edip “Eserlerime yüreğimi ve ruhumu harcıyorum ve bunu yapınca aklımı kaybettim.” diyerek kabul ediyordun akıl melekelerinin çoktan uçup gittiğini. </strong></p>
<p>“Tabi içimden çok içerliyorum bütün bunlara. Gene tabiidir ki kızmam doğru olmaz, çünkü bu durumda özür dilemek suçlu olmayı gerektirir sanırım… Anlarsın, bu kadar adamın bir tek insanı, üstelik de bir hastayı arkadan vurmak için birleştiklerini görünce nasıl fena oldum, kafama bir tokmak yemiş gibi olduğumu anlarsın.”</p>
<p><strong>Vincent van Gogh, kurşunun verdiği soğukluğu hissettiğinde pişmanlık duydun mu? Ya da iyi ki dedin mi? Bitti artık…</strong></p>
<p>“Hüzün her zaman baki kalacaktır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/uzum-bagindaki-huzun/">Üzüm Bağındaki Hüzün</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/uzum-bagindaki-huzun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14764</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Nörolojik Dekadan-Bireyin Sadece Sayısal Bir Birim Olması-</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/norolojik-dekadan-bireyin-sadece-sayisal-bir-birim-olmasi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/norolojik-dekadan-bireyin-sadece-sayisal-bir-birim-olmasi/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 24 Mar 2018 05:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sedat Hasoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13852</guid>
				<description><![CDATA[<p>‘Bilinçli ve duygularla sarılı etten-kemikten-kanlı-canlı insanın binler ve milyonlar ile ifade edilen sayısal birimlerin yerini alması, küresel yoğunluğun matematiksel kavramasında karşılığı olarak değil, içinde olduğumuz çağın, varoluşumunda psikolojik felaketidir. Buradaki felaket; tarihsel geçmişinde, otoriter gücün gözündeki değerler olarak defalarca yaşanılmış ve alınmamış ders olarak aynısının tekrar yaşanılması değil, bütün akıl ve hayal gücünde, binlerce yıllık [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/norolojik-dekadan-bireyin-sadece-sayisal-bir-birim-olmasi/">Nörolojik Dekadan-Bireyin Sadece Sayısal Bir Birim Olması-</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘<em>Bilinçli ve duygularla sarılı etten-kemikten-kanlı-canlı insanın binler ve milyonlar ile ifade edilen sayısal birimlerin yerini alması, küresel yoğunluğun matematiksel kavramasında karşılığı olarak değil, içinde olduğumuz çağın, varoluşumunda psikolojik felaketidir.<br />
Buradaki felaket; tarihsel geçmişinde, otoriter gücün gözündeki değerler olarak defalarca yaşanılmış ve alınmamış ders olarak aynısının tekrar yaşanılması değil, bütün akıl ve hayal gücünde, binlerce yıllık entelektüel birikimin önünde ve sahip olduğu yüksek medeni örüntünün kisvesinde;  irade, beceri, şaşılacak yetilerine rağmen, hareketi ve enerjiyi sınırlayan iç görüsünde: kişinin de kendini bir ‘birim’ olarak duyumsamasıdır. </em></strong></p>
<ul>
<li><strong><em>Bir ülke toplumun yargısıyla mahkum edilmekle ağır bir borç öder</em>.</strong><br />
Artık sanatsız olmak ya da eğitimsiz olmak; birer ölçü emaresi ya da sınıfsallık niteleyen yargı veya en başından beri söze gelen şikayet, itiraz, eleştiri veya mesul tutumun sebebi değil, tersine farkına varılmakta çok geç olan bir haber olarak, ‘sanatçı ve eğitimli’ olmak, sanatta ve eğitimdeki edim ve imgem,  sezgimiyle taşıdığı adlardaki istikbal, vaat, hoşnutluk, yankısını tarihten alarak uyandırdığı etkideki ilerici, aydıncı ve üstlük nitelemeleri ile sözüm ona; karanlık bir kuyu ve kirli bir bataklıktan uzanan kurtarıcı bir el durumundadır. Bu el; içlerinde, doğumundan ya da becerisinden, gelişiminden veya önü açıklığından, zeka ya da yeteneğinden en değerlileri dahi vicdani bir gerekçe, koşulsal bir zorunluluk, ithamsal ya da itibari bir neden ile veya kabul edilmesi gereken değişmezlik ya da değiştirilmesi mümkün olmayan mevcut oluşum ile sıkıca tutmakta ve tek tek bireylerden, zamanında tek tek birey olarak kendindeki niteliği övüncü ile çekip, kendi iradesi ile semerlemesiyle biriktirdiği birimler olarak toplamında toplum, daha da öte, milletin kendisi halini almaktadır. Bu karanlığın ışığında <strong><em>kutsal bir kurban kadar özgür dolaşırsınız.</em></strong></li>
</ul>
<p><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas2.jpg"><img class="wp-image-13857 aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas2.jpg?resize=513%2C511" alt="" width="513" height="511" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas2.jpg?w=959&amp;ssl=1 959w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas2.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas2.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 513px) 100vw, 513px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<ul>
<li>Asıl mizacı başka emeller altında olan sanat, kendi görüsünde çizdiği yol, bireyin çıkar, kurumun ideoloji veya misyon safdilliğini yerine getirir.Bu çıkar çoğu zaman ekonomik bir gerekçe, kimi zaman yaşamsal bir tutku veya uğraş, bazen de doğrudan hayatın anlamı olarak kendini belli eder.<br />
Yaşam içindeki rastlantısal ve gerek aile gerekse çevrece ve içlerindeki  düşleme ile ileriye yönelik bir merdiven gelişimindeki sistemde vardıkları yer; mevki, konum, alan, yaşam çalışımı olarak, birimlerin kümelendiği şablonda olur. Belli bir sınır ve sorumlulukta kalan birey, aidi olduğu bütünün toplamındaki yıkım, istismar, suistimal veya yozlaşmadan hatta daha da ileri; insan hayatını ve dünyayı hiçe saymak, değerden düşürmek gibi en acımaz ve utanç duyulacak geride bırakımların farkında olmaksızın, dahası; kabulünde dahi olmadıklarının idamesinde  bir payanda görevinde bulunur. Kabulünde olmadıklarının hizmetinde olmak; bir yaşam koşulu olarak sürer durum; insan hayatının kendi mevcudiyeti ve ihtiyacı ile kendiliğinden ortaya çıkar. Eğitim ve sanat, kendi gölgesinde aslını karanlıkta bırakan zamana doğru at başı olarak gider. Bu işleyişte gölge, duyumsanamayacak bir derinlikte karanlığın gölgesinde kalır.</li>
</ul>
<p><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas3.jpg"><img class="size-full wp-image-13858 aligncenter" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas3.jpg?resize=536%2C543" alt="" width="536" height="543" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas3.jpg?w=536&amp;ssl=1 536w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas3.jpg?resize=296%2C300&amp;ssl=1 296w" sizes="(max-width: 536px) 100vw, 536px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<ul>
<li>Anlatmaya çabalamaktan, göstermeye çalışmaktan yorulan diller ve eller ve beraberinde hissettirmekten ve hissetmekten artık  körelen duygularla yaşanılanın, yaşatılanın, ortada olanın nihai bir kaçınılmazlık olarak kolektiflik halinde; kendini kurtarmak, arındırma, ayırma amaçlarını kaybeder,  bu amacı yeni yeniden edinecek kadar dirençli ve talihli olsa bile, gerçekleştirmek adına gerekli enerjiyi bulamayacaktır. Çünkü aynı kolektif zemin, kişi yani bireydeki oluşumu sürece itecek  tüm soyut ve fiziksel enerji kaynaklarını tüketmiş, kirletmiş ve aynı kokuşmuş zehri yayan çıkar ve amaçların hizmetinde ve desteğinde kalmış ya da doğrudan kendisi halini almıştır.</li>
</ul>
<p><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas4.jpg"><img class="size-full wp-image-13859 aligncenter" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas4.jpg?resize=538%2C370" alt="" width="538" height="370" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas4.jpg?w=538&amp;ssl=1 538w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas4.jpg?resize=300%2C206&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas4.jpg?resize=536%2C370&amp;ssl=1 536w" sizes="(max-width: 538px) 100vw, 538px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<ul>
<li>Karşılaşılan ve sosyal bir canlılığından, içgüdünün yaşam ihtiyacından zorunlu olarak maruz kalınan <strong><em>görüntülerde;</em></strong> insanın tarihten ve evrensellikten adeta nasibini almamışlık ve ortak bir dünyada sanki aynı oksijenin paylaşılmadığı özerkler ile baş başa kalması , bunun yanında yüksek medeniyet seviyesinde bir canlı olarak insanın, kuşkusuz birikimli bilincinden, sahip olduğu içgüdüden ötesi; sınırsız hayal gücünden büyük bir endişe, büyük bir kayıplık içinde, tüm sinir uçlarına kadar titreten durumların yaşanılmasına karşı <em>‘<strong>çaresizlik</strong>’</em> hissi ile bakması, bu yüksek canlı kültürüne sahip insan için büyük bir zeka ve anlayış trajedisinde kendi içinde çıkmazlarda, patlamalarda kalarak, derin duyular ve ilerici sezgiler ile psikolojik çatışıklıkta varoluşun büyük buhranını yaşar. Şüphesiz ki, bu varoluş; sadece psikolojik bir deformasyona değil, sürüklediği fiziksel bir yok oluşunda işaretidir.<br />
Bireylerin sayısal ‘<strong><em>birimler</em></strong>’ olarak görülen ve değerlendirilen  gözlerin, kontrol ve hakimiyet sahibi güç ve idamesi karşısında kendilerini de aynı toplamdaki sayısal bir birim olarak görerek, iç görüsündeki kişilik farkındalığından ve en başında toplumsal ve dünyasal bir birey olmasından muzdarip hale gelerek, otoriteler karşısında kendi yolunu kaybetmiş ve bulamaz şekilde yaşamaya başlar. Bir yol çizecek irade ve isteği kendinde bulamayacaktır, tüm dış otorite, yozlaşıklıktan da öte, kendi iç duygularında bunu karşılayacak enerji ve motivasyonu zaten olmayacak hale gelmiştir.<br />
Şablon içindeki bir birim olarak kalıp, tüketen ve tükenen, ezen ve ezilen, körelen ve körelten, istismar eden ve istismar edilen, ahmaklaştıran ve ahmaklaşan,  kullanan ve kullanılan, kazanan ve kazandıran, hayranı olan ve hayran olan, sağan ve sağılan  sonucunda; sistem içinde içgüdüsel olarak uygun hale gelmesiyle <strong><em>ölen ve öldüren</em></strong> taraflardan birinde olmamayı seçerek, doğrusu; hiçbir şey seçmeyerek, seçemez tutuma gelerek en fazla,  gören, gözleyen, sezen ancak müdahaleden yoksun ormandaki bir ağaç gibi olduğu yerde yükselen ve kökleriyle derinleşen, hareket edemeyen bir yapı içinde hayatı beklenti ve geçicilik içerisinde tamamlamaya eğilimlidir.. <strong><em>Ancak değişen mevsim ve yanan orman, tarafsızlığı bir duruş olarak kabul etmeyecektir..<a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas5.jpg"><img class="wp-image-13860 aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas5.jpg?resize=523%2C659" alt="" width="523" height="659" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas5.jpg?w=759&amp;ssl=1 759w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas5.jpg?resize=238%2C300&amp;ssl=1 238w" sizes="(max-width: 523px) 100vw, 523px" data-recalc-dims="1" /></a></em></strong></li>
<li>Sanat ve eğitim ile gelecek aydınlanmanın önüne geçilmek için bir zamanlar yapıldığı gibi; yasaklar, etik kışkırtmalar, vicdan sömürüsü ile veya kitap yakma eylemleri, alay ve iftiralar ile üst değerlerin karalanarak değersizleştirilmesi böylece toplumun istenilen ‘<strong><em>biçeme</em></strong>’ düzenlenmesi yerini, çok daha psikolojik ve içgüdü temelli yönelimler ile toplum düzenlemesi değil, istenilen ‘<strong><em>biçemdeki</em></strong>’ <strong><em>düzeni oluşturacak toplumun meydana getirilmesi</em></strong>; pratikte; tam tersi olarak aydınlanmanın yerini alarak, eğitim ve sanat yollarını kullanarak,  yakmak yerine basılan ve okutulan kitaplar ile, yasaklamak yerine öğretilen ve geliştiren ‘eğitim’ ile, etik kışkırtma, vicdan sömürüsü yerine ‘<strong><em>doğal görüdeki</em></strong>’ kendinden yozlaşık ve rasyonellik dışına bırakması, karamalar ise göz önüne getirilen ve yer verilen, yüksek değer, uygun konum ve kişi olarak sunulan‘temsillerin’ sağ duyusunda olmayı sunarak ve bunlara arzu ve istek uyandırarak, zaten geri kalan asıl değerlerin  kendini konumlandıracak ne toplumsal eğilimde insansı güç ne de ekonomik destek bulamaması halini alır..</li>
</ul>
<p><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas6.jpg"><img class="size-full wp-image-13861 aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas6.jpg?resize=537%2C531" alt="" width="537" height="531" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas6.jpg?w=537&amp;ssl=1 537w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas6.jpg?resize=300%2C297&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 537px) 100vw, 537px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<ul>
<li>Toplum potansiyeli yer çekimi gibi ‘<strong><em>bilinç çekimi’</em></strong> ile kişiyi sınırlar, yaratıcı bir çıkıştan alıkoyar,  kendi paralelliğinde uygun hayat şartları göremez, fenası; zaten sahip olduğunun paralelliğinde uygun bir hayata ait olmaz, sadece herkesi belirli bir sınıfa, sisteme, düzene,alana, anlama, amaca, yargıya ve kalıba koyarak anlaşılır kılmakla kalmaz, kişinin kendinden geliştirdiği ve doğası gereği uyduğu yarı kontrollünde benliğinin şeklini ve ortalama zeka karakterini de belirler. Bunun sonucu, ‘suç’ veya ‘neden’ dışarıda gördüğü kadar kendinden de görmeye mahkum olur. Sağ duyusunda izin verdiği ve ulaştığı ölçüde, sebep olarak; kendinde ve karşı tarafta yani – dışta da- eşit miktarda nedenleri bulacaktır.</li>
<li>Gören göze kavranılır ve sürekli söylenir olduğu gibi bu artık bir dekadan, sistem halini alması,bozulma, kanıksama, yıkım, siyasi,ekonomik veya coğrafi gerekçe, koşuların zorunluluğu veya şartların zorluğu, yozlaşım,körelinmiş bir toplum olmaktan fazlası ya da azı olarak bilinçli gözetim, duygusal reaksiyon ve gereksinmelerin içgüdüsel hamlelerine dönüşmesinden ötede dokunulamaz ve daha nesillerce yapısal form olarak kalacak; ‘<strong>doğal görüsünde</strong>’, ‘<strong>adaptasyona</strong>’ uyumlu canlı olarak insanın,  ‘ duyularından’ işlediği verilerin nörolojik bir ‘eğritilemeden’ geçerek, bilgi ve görü halini alması; bununla ilişkili zihin süreçlerinin aynı doğrultudaki adaptasyon ile özleşmesi,<br />
tarihsel gelişimindeki insanın acıklı ve bir o kadar farkındasız, kontrolü dışında ‘yeni dünya haline’ uygun  ‘insanı’ oluşturmakta. Dekadan, biyolojik yapımal olarak süreçlerin, nöroloji etkisindedir artık.<br />
O cahiliyet, kayıplık, bilinçsizlik ya da duyarsızlık gibi değer düşümlerinin getireceği felaket, dehşet veya uslamlamaz manzaradaki kaçınılmaz son ve dönüşecek yaşam hallerinin endişesi, kaybedilecek refah ve huzur düşüncesinin ‘gelecek bir zamanda’ değil, çoktan ‘gerçekleşmiş bir zamanda’ tesiri içerisindedir. Bu, şu demek; ‘<strong><em>Korkulacak bir yarın yok, zamanı bekleyen saat gibi korkunun kendisi olarak korkarım ki, sadece aynaya bakmıyoruz..</em></strong>’<br />
Ya da aynaya bakınca bir şeyler görünmüyor veya bakılacak aynalar kırıldı.<br />
Tüm bu istismar, yozlaşım, baştan çıkarış, aldırmazlık, anlayış eksikliği, insanı ve yaşamı değerden düşürmeler, karşısında veya tarafında mücadele verilecek bir çaba, eylem olacak bir yükselme veya boyun eğecek bir çaresizlik hali değil, sonucunda; maruz ve aşinalar ile pek de azımsanmayacak ölçüde; olguların eğretik bir huzmeden geçimi ile insanın <strong><em>kendinden oluşunda ‘nörolojik faaliyete’</em></strong> dönüşen, kendinden hazır halde doğasal bir yaklaşım ve görünen perspektifler olarak, kendinin kör noktasında kalmasını sağlamıştır.<br />
Beynin bu formsal, adaptasyona uygun dönüşümü altında insan, ister psikolojik eğilim ve davranış, ister felsefi olarak dünya, insan ve hayat görümü olsun, isterse de pratikte; yaşamın eylemsel varoluşlarında aynı nörolojik işleyişin paralelliğinde gelişen ve  değişen görüntüler olacaktır.</li>
</ul>
<p>İyi görü, vicdan, rasyonellik,umut  duygusunda yaklaşımlarının ortaya çıkardığı beklenti, erteleme, müsaade etme ya da gözden kaçırmaların, <strong><em>her şeylerin bir güne doğru zihinde sıralanması</em></strong>, o gelecekte olacak zannettiren yanılsaması, değişeceği ve düzeleceği tarafın yanında endişe edilen yarının olacağı; git gide daha kötüye gidiyoruz, gelecek karanlık olacak ve insanın tüylerini diken diken eden manzaraların sezisinde, içinde olduğu ve yine yarına doğru dehşete kaptıran beklentisi tıpkı insanın düşündüğü şeyi söylememesi gibi ‘zaman ve kontrol’ bildiren duruma dönüşür; Ancak burada; o gelecekte- yarında olacak endişe ve dehşet zaten düşünülen tarafta ‘gerçekleşmiş’ , ‘yaşanmış’ olandır, bunu söylememek ya da kendinden uzakta, gelecek bir zamanda olacak bir olasılıkmış yanılsamasında görmek; ne ‘ zaman’ ne de ‘ kontrol’  bildirir. Bunun yanında bu tepki, beynin tüm uylumlamasında ve içgüdüsel korunma ihtiyacında, yaşadığı ve içinde olduğu dehşete karşı bir savunma refleksi olarak patolojik sayrılığıdır..</p>
<p><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas7.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13862" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas7.jpg?resize=535%2C776" alt="" width="535" height="776" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas7.jpg?w=535&amp;ssl=1 535w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/sedathas7.jpg?resize=207%2C300&amp;ssl=1 207w" sizes="(max-width: 535px) 100vw, 535px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/norolojik-dekadan-bireyin-sadece-sayisal-bir-birim-olmasi/">Nörolojik Dekadan-Bireyin Sadece Sayısal Bir Birim Olması-</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/norolojik-dekadan-bireyin-sadece-sayisal-bir-birim-olmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13852</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Leonardo Da Vinci’nin Sanatında Yolculuk</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/leonardo-da-vincinin-sanatinda-yolculuk/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/leonardo-da-vincinin-sanatinda-yolculuk/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 10 Mar 2018 07:20:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Aycan Arıcan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13471</guid>
				<description><![CDATA[<p>Uniq İstanbul bünyesinde yer alan Uniq Müze’de,  Rönesans döneminde Mona Lisa tablosuyla ün yapmış ressam Leonardo da Vinci’nin “Dahi İstanbul’da” sergisi ziyaretçilerini bekliyor. Sergi, Belçikalı ve Lüksemburglu mühendis, tarihçi, grafik sanatçıları ve zanaatkarlardan oluşan 22 kişilik bir ekibin, 10 yıllık çalışmasının ürünü olarak sunuluyor.  Ayrıca, teknik direktör Vincent Damseaux ve küratör Jean-Christophe Hubert öncülüğünde tasarlanmış [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/leonardo-da-vincinin-sanatinda-yolculuk/">Leonardo Da Vinci’nin Sanatında Yolculuk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Uniq İstanbul bünyesinde yer alan Uniq Müze’de,  Rönesans döneminde Mona Lisa tablosuyla ün yapmış ressam Leonardo da Vinci’nin “Dahi İstanbul’da” sergisi ziyaretçilerini bekliyor. Sergi, Belçikalı ve Lüksemburglu mühendis, tarihçi, grafik sanatçıları ve zanaatkarlardan oluşan 22 kişilik bir ekibin, 10 yıllık çalışmasının ürünü olarak sunuluyor.  Ayrıca, teknik direktör Vincent Damseaux ve küratör Jean-Christophe Hubert öncülüğünde tasarlanmış olarak sergileniyor.</p>
<p><strong>İKİ YÜZE YAKIN ESER SİZLERİ BEKLİYOR..</strong></p>
<p>Prömiyerini Belçika’nın Brugge kentinde yapan serginin ikinci durağı İstanbul oluyor. Koleksiyon 1600 m2’lik bir alanda yayılırken Rönesans’ın dâhisi olan Leonardo da Vinci’nin fikirlerini anlayabilmenize olanak sağlıyor. Ressamın orijinal eskizlerinden yola çıkılarak oluşturulan 100 replikasıyla beraber, mimari çalışmaları ve tablolarının da dahil olduğu 200 e yakın eser ile dünyanın en kapsamlı Leonardo da Vinci sergisi ile ziyaretçilerin huzuruna çıkıyor.</p>
<p><strong>EN ÜNLÜ ESERLERİ MONA LİSA VE SALVATOR MUNDİ..</strong></p>
<p>Salona girmeden önce bir sinema odasında Leonardo da Vinci’nin hayatını anlatan sekiz dakikalık kısa film gösteriliyor.  Bu filmde, ressamın İtalya’da ki sanat hayatı şehrin görsel ve mimarileriyle bütünleştirilerek seyirciye sunuluyor. Sergi salonuna geldiğinizde, ziyaretçilere ithafen koleksiyonun içeriğini anlatan arkası sarı temalı bir yazı görüyorsunuz. Devam ettiğinizde Leonardo da Vinci’nin eskiz, harita çalışmaları ve üç tane farklı tonlarda yapılmış Mona Lisa tabloları sizleri karşılıyor. Tabloların yanında, Mona Lisa’nın yapıldığı dönemleri ve tablonun tarihçesini anlatan detaylı anlatımlı yazı yer alıyor. Aynı bölümde Mona Lisa’nın bir duvar arkasında, ressamın dünya çapında müzayede de satılmış en pahalı eseri Salvator Mundi ( Dünyanın Kurtarıcısı) tablosu yer alıyor.<a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi-2.jpg"><img class="wp-image-13508 alignnone" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi-2.jpg?resize=358%2C477" alt="" width="358" height="477" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi-2.jpg?w=1536&amp;ssl=1 1536w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi-2.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi-2.jpg?resize=768%2C1024&amp;ssl=1 768w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi-2.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 358px) 100vw, 358px" data-recalc-dims="1" /></a><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi3.jpg"><img class="wp-image-13509 alignright" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi3.jpg?resize=385%2C513" alt="" width="385" height="513" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi3.jpg?w=1536&amp;ssl=1 1536w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi3.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi3.jpg?resize=768%2C1024&amp;ssl=1 768w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi3.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 385px) 100vw, 385px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p><strong>ZIT KULLANICILAR BİRBİRLERİYLE KARŞILAŞMIYOR..</strong></p>
<p>Koleksiyonun girişindeki orta kısımda, en dikkat çeken eserlerden biri, sanatçının çizip tasarladığı çift köprü mimari çalışması gözüküyor. Sanatçının çizdiği eserde, altta ve üstte olmak üzere çift sirkülasyonlu köprü tasarladığını anlıyorsunuz. Bu sistem farklı kullanıcıların veya araçların aynı anda birbirleriyle karşılaşmamasına ifade ediyor.</p>
<p><strong><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergis4.jpg"><img class="wp-image-13510 aligncenter" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergis4.jpg?resize=571%2C429" alt="" width="571" height="429" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergis4.jpg?w=2048&amp;ssl=1 2048w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergis4.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergis4.jpg?resize=1024%2C768&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergis4.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergis4.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 571px) 100vw, 571px" data-recalc-dims="1" /></a>YAĞLI BOYA ESERLERİ.</strong></p>
<p>Salonun sol tarafında Leonardo da Vinci’nin yağlı boya çalışmaları bulunuyor. Resim sanatının geçmişinde kısa bir yolculuk yapıyorsunuz. Yağlı boya tekniğinin, kullanılışı ve ilk görüldüğü zamanlarla ilgili detaylı bilgiler yer alıyor. Ressamın sıra halinde dizilen yağlı boya eserleri sizi Orta Çağ dönemlerine götürüyor. Resim tekniklerinin içerisinde bir sanat serüveni yaşıyorsunuz. Bu bölüm içim kullanılan teknik açısından koleksiyonun en parlayan tarafı diyebiliriz.</p>
<p><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi4.jpg"><img class="wp-image-13511 aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi4.jpg?resize=623%2C468" alt="" width="623" height="468" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi4.jpg?w=2048&amp;ssl=1 2048w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi4.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi4.jpg?resize=1024%2C768&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi4.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi4.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 623px) 100vw, 623px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p><strong>SAVAŞ SANATINA İLGİ</strong></p>
<p>Sergiden içeri doğru devam ettiğinizde mekanik çalışmalarla karşılaşıyorsunuz. Sanatçının savaş sanatı alanındaki eserleri oldukça ilgi görüyor. Çizimlerinin üçte birinin savaş sanatıyla ilgili olduğu biliniyor. Leonardo’nun bu alandaki faaliyetleri Milano’da geçirdiği ilk yıllarda ve bir süre sonra Floransa’ya döndüğünde yoğunlaştığı söyleniyor. Savaş sanatına olan tutkusunu 15.yüzyıl sonu ve 16.yüzyıl İtalya’sının başını düşünmek gerekiyor. Rönesans döneminde savaşın, sanat alanlarının en önemlileri arasında yer aldığına ve en yetenekli sanatçılara hitap ettiğine ifade ediliyor. Da Vinci’nin dehasını büyük oranda, o dönemlerdeki kuşatmalar sırasında ortaya çıkan sorunlara verdiği anlaşılıyor. Kişileri ve savaş aletlerini tehlikeden koruyacak dahice sistemler ürettiği görülüyor.</p>
<p>Savaş gemilerinin bulunduğu bölümün arka planında gene bir Mona Lisa resmi bulunuyor. Mona Lisa’nın sanatçının her çalışmasıyla bütünleştirilmeye çalışıldığını anlıyorsunuz. Ayrıca o döneme ait yazılar da gemilerin arkasını süslüyor. Serginin arka tarafına geçtiğinizde, olduğu gibi mekanik çalışmalar ziyaretçileri karşılıyor. Savaş çalışmalarının yanı sıra, takım tezgahlarının de oldukça fazla olduğu söylenebilir. Buna ek olarak, bu aletlerin yapılış aşamalarıyla ilgili videolar da ekranlarda dönüyor. Aralarında en dikkat çekenin, kendinden hareketli at arabası olduğu biliniyor.</p>
<p><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi5.jpg"><img class="alignnone wp-image-13512" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi5.jpg?resize=559%2C420" alt="" width="559" height="420" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi5.jpg?w=2048&amp;ssl=1 2048w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi5.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi5.jpg?resize=1024%2C768&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi5.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi5.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 559px) 100vw, 559px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p><strong>HALİÇ KÖPRÜSÜ</strong></p>
<p>Koleksiyonun sonunda herkesin hoşuna gidecek çok önemli bir ayrıntı sanatseverleri bekliyor. Sanatçının İstanbul’u Galata’ya bağlayan Haliç köprüsü çalışması arkada Haliç deniz manzarasıyla bütünleşerek ziyaretçilere sunuluyor.</p>
<p><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi6.jpg"><img class="alignnone wp-image-13513" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi6.jpg?resize=587%2C441" alt="" width="587" height="441" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi6.jpg?w=2048&amp;ssl=1 2048w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi6.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi6.jpg?resize=1024%2C768&amp;ssl=1 1024w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi6.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/leonardo-da-vinci-sergisi6.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 587px) 100vw, 587px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p><strong>MUTLAKA GÖRÜLMELİ</strong></p>
<p>Sonuç olarak Rönesans dönemine ilgi duyanların bu sergiyi ziyaret etmesi gerektiğini söyleyebilirim. Mona Lisa’nın tarihçesi ve gizemi, yağlı boya tekniğinin sırrı ve o dönemdeki savaş sanatıyla bütünleşiyorsunuz. Leonardo da Vinci sadece resim değil, her alandaki çalışmalarıyla öne çıkmayı başardığına şahit oluyorsunuz. Sergiyi Nisan a kadar Uniq İstanbul’da ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/leonardo-da-vincinin-sanatinda-yolculuk/">Leonardo Da Vinci’nin Sanatında Yolculuk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/leonardo-da-vincinin-sanatinda-yolculuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13471</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Aydın-Resim Sergisi Üzerine</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/aydin-resim-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/aydin-resim-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 06 Mar 2018 08:00:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13614</guid>
				<description><![CDATA[<p>‘ Resimle nefes’ Şimdi, bugün haftasonu ve haftanın molası için rahat bir koltuğa yaslanıp, orta şekerli kahvenizi yudumlayıp  merhum Barış Manço’nun ‘ Eski Bir Fincan’ şarkısını dinlemenizi istesem, nasıl olur?  Gündem her zamanki gibi epey yoğun; siyasetin, günlük koşuşturmaların   kopkoyu kasvetli havasından sizlerin de bunaldığını düşünüyorum. Resimle, sanat ile farklı pencerelerden hayata merhaba demek Alis’in [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/aydin-resim-sergisi/">Aydın-Resim Sergisi Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>‘ Resimle nefes’</p>
<p>Şimdi, bugün haftasonu ve haftanın molası için rahat bir koltuğa yaslanıp, orta şekerli kahvenizi yudumlayıp  merhum Barış Manço’nun ‘ Eski Bir Fincan’ şarkısını dinlemenizi istesem, nasıl olur?  Gündem her zamanki gibi epey yoğun; siyasetin, günlük koşuşturmaların   kopkoyu kasvetli havasından sizlerin de bunaldığını düşünüyorum. Resimle, sanat ile farklı pencerelerden hayata merhaba demek Alis’in Harikalar Diyarı’ndaki yolculuğuna çıkması gibi…  Fırsat buldukça bağlama ve türkü dersi alıyorum. Müziğin kendisine has bir büyüsü var; engin, çok  derin bir okyanusta yüzmek gibi notalar ile haşir neşir olmak…  Yazı yazmak da öyle; harflerin sihirli değneğine tutunup; seyahat edebilmek, yürekleri feth edebilmek harika ötesi… Aslında sanatın her bir branşı ile hemhal olmak bana  tasavvuftaki nefs terbiyesini çağrıştırıyor. Neden mi diye soran sevgili okur sana şöyle izah edeyim: İlahi plandaki kaderin anlamı ölçü ve nizamdır. Her bir satır her bir harf ya da nota bize ölçülü olmayı hatırlatır. O bakımdan sanatta derinleşenler, ‘ sanatım beni adam etti’, der. Bir iki gün önce reisicumhur konuşmalarında sanatın önemini izah ettiler; uygun görülen değerli sanatkarlara ödüllerini takdim ettiler. Daha önceki bir konuşmasında hakkı teslim ederek şöyle söylemişti: ’ Biz sanatı  ihmal ettik…’  İhmal edilen sanat aslında göz ardı edilen yarınlar demektir. Neyse, hatalar ile yüzleşebilmek de çok önemli; değil mi efendim?</p>
<p>Bir süre önce Aydın ilinin şehir merkezinde resim sergisini gezmiştim. Sergi daha çok amatör sanatçıların eserlerinden oluşuyordu. Lakin , sergiyi dikkatlice tetkik eden bir sanatsever olarak diyebilirim ki eserler hiç de amatör  yapıma benzemiyordu. Halk eğitimin kurslarına katılıp sergiye katılan bu resimlerin bir bölümü emekli olduktan sonra kendisini resim yaparak hayatla bağını kurmaya çabaladığını söyleyen Coşkun Açık Beyefendiye aitti. Kendisi ile ayaküstü yaptığımız konuşma sırasında resim ile kendisini çok daha iyi, huzurlu ve sağlıklı hissettiğini söylemesi benim için önemli; çünkü günümüzün hastalığı can sıkıntısı ! Coşkun Bey’in çok istediği arzusunu yazacağıma söz verdim. Meraklı okurlarım çatlamasın hemencecik açıklıyorum: ‘ Resim sergisinin İzmir başta olmak üzere diğer büyük şehirlerde de sergilenmesi…’ Umarım, en hayırlı şekilde hayali gerçeklik kazanır. Sevgili  gönül dostlarım;</p>
<p>Bir mesleğimiz, işimiz elbette ki olsun; ancak bir de sanatın bir dalıyla bağ kurabildiğimiz bir hobimiz de olsun, derim.  Size daha ilginç bir şey söyleyeyim; tüm peygamberler aynı zamanda zanaatkardılar. Bu zaanatları onların aynı zamanda; sanatı, hobisi ve ekmeğiydi.</p>
<p>‘ Benim Renkli Dünyam ‘</p>
<p>Aydın’da bedensel engelli Rabia Asrak ayak parmağı ile 6. Resim sergisini  Muğla’nın Bodrum ilçesinde açtı.  Muhteşem ötesi…  Azimli olmanın, azmin başarısı diyebileceğim bu sergi bize bizi hatırlatıyor. İnsanoğluna emanet edilen paha biçilmez güç inanç, iyi niyet ve gayretle harmanlanınca ortaya şaheserler, mucizevi eserler ortaya çıkıyor.</p>
<p>Bazen omuzlarımızdaki yük fazlalaşır, kendimizi çıkmaz sokaklarda yapayalnız kalmış bir garip gibi hissedebiliriz; böylesi çetin zamanlarda inancımızı kaybetmeden sanatın değişik kapılarını tıkladığımızda karşımıza nice güzel bahçeler, bağlar, renk renk çiçekler açılacak; inanınız … Ümit ile hep sevgiyle,  hoşça kalınız.</p>
<p>‘’Anılar canlanır canımı alır…’’ Yıllar önce kendisi ile gerek Atatürkçü Düşünce Derneği’nde gerekse de Yeniyüksektepe Felsefe Derneği’nde hep kültürümüzü, sanatımızı, değerlerimizi konuştuğum kıymetli hukukçu, hocamız Aydın’da Kuvay-i Milliye’nin Doğuşu kitabının yazarı  merhum  Sadettin Demirayak ‘ın adının Aydın ilimizde bir parka verilmiş olması beni mutlu etti. Aydın’ın senatörlüğünü de yapmış çok kıymetli , ilim ve hizmet büyüğü idi. Nurda uyusun… Ne zamandır hakkında bir iki cümle yazmak istiyordum, kısmet bugüneymiş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/aydin-resim-sergisi/">Aydın-Resim Sergisi Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/aydin-resim-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13614</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Boris Mikhailov Yesterday’s Sandwich Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/boris-mikhailov-yesterdays-sandwich-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/boris-mikhailov-yesterdays-sandwich-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 27 Feb 2018 08:00:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Melike Ayhan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13274</guid>
				<description><![CDATA[<p>Boris Mikhailov 1938 Kharkov doğumlu sosyal gözlemci ve belgesel fotoğrafçısıdır. Mühendislik eğitiminin ardından çalıştığı fabrikadan, şirketin karanlık odasında unuttuğu fotoğraf negatifleri nedeniyle ayrılıp fotoğrafçı olmayı seçti. Sosyal baskıyı, yoksulluğu, evsizler için yaşamın zorluğu ve çaresizliğini belgeleyen ‘Vaka Geçmişi’ adlı fotoğraf serisiyle toplumun kendinden koparıp yadsıdığı parçaları, bir bakıma koparanların gözleri önüne serdiği çarpıcı çalışmasıyla büyük [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/boris-mikhailov-yesterdays-sandwich-sergisi/">Boris Mikhailov Yesterday’s Sandwich Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Boris Mikhailov 1938 Kharkov doğumlu sosyal gözlemci ve belgesel fotoğrafçısıdır. Mühendislik eğitiminin ardından çalıştığı fabrikadan, şirketin karanlık odasında unuttuğu fotoğraf negatifleri nedeniyle ayrılıp fotoğrafçı olmayı seçti.</p>
<p>Sosyal baskıyı, yoksulluğu, evsizler için yaşamın zorluğu ve çaresizliğini belgeleyen ‘Vaka Geçmişi’ adlı fotoğraf serisiyle toplumun kendinden koparıp yadsıdığı parçaları, bir bakıma koparanların gözleri önüne serdiği çarpıcı çalışmasıyla büyük ses getirmişti.Sanatçının Galeri Artist’te kapılarını açan Yesterday’s Sandwich (Dünkü Sandviç) isimli fotoğraf sergisi 30 Ocak ile 7 Mart 2018 tarihlerinde ziyaret edilebilir. Çağdaş fotoğrafçının 1960’lı yıllardan bu yana çektiği fotoğraflardan oluşan bu sergi ismini, görsel bir sandviç oluşturmak üzere kat kat birbirinin üstüne binmiş ve sansür sebebiyle gün ışığı görebilmek için 50 yıl kadar beklemiş görüntülerden alıyor.</p>
<p>Sanatçının gözünden insanlığa ve yaşadığı döneme bakmak rahatsız edici olmasının yanı sıra büyük de bir ders niteliğinde.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/boris-mikhailov-yesterdays-sandwich-sergisi/">Boris Mikhailov Yesterday’s Sandwich Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/boris-mikhailov-yesterdays-sandwich-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13274</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Resim Sanatının Aşık Veysel’i Ressam Bayram Gümüş</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/resim-sanatinin-asik-veyseli-ressam-bayram-gumus/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/resim-sanatinin-asik-veyseli-ressam-bayram-gumus/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 15 Jan 2018 05:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Selda Önder]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=12497</guid>
				<description><![CDATA[<p>Öğretmenlik mesleğine yeni başladığım yıllardı. Bir öğrencim ansiklopedi boyutlarında bir katalog getirip; katalogdaki ressamın yakını olduğunu söyledi. Kataloğu açtığımda gözlerime inanamadım. Minyatür sanatının özelliklerini ilgilenen bilir, perspektif yoktur, uzaklık yakınlık tek boyuttur. Ellerimin üzerindeki kitabın sayfalarını çevirdikçe gözlerimin önünde alabildiğine uzanan, minyatür sanatından çok daha özel bir sanatla naif sanatın öncüsü bir sanatla tanışıyorum. Bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-sanatinin-asik-veyseli-ressam-bayram-gumus/">Resim Sanatının Aşık Veysel’i Ressam Bayram Gümüş</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Öğretmenlik mesleğine yeni başladığım yıllardı. Bir öğrencim ansiklopedi boyutlarında bir katalog getirip; katalogdaki ressamın yakını olduğunu söyledi. Kataloğu açtığımda gözlerime inanamadım. Minyatür sanatının özelliklerini ilgilenen bilir, perspektif yoktur, uzaklık yakınlık tek boyuttur. Ellerimin üzerindeki kitabın sayfalarını çevirdikçe gözlerimin önünde alabildiğine uzanan, minyatür sanatından çok daha özel bir sanatla naif sanatın öncüsü bir sanatla tanışıyorum. Bu eserlerin sahibinde perspektifin, birçok ekolün, sanatın hem modern hem klasik sanatların, sentezine ulaştığını ve çok iyi bir eğitimin izlerini görmek mümkün. Şimdiye kadar gördüklerime benzemiyor çizilenler; öncelikle ulvi bir sabrı gözlemliyorum. Picasso’yu, Rembrand’ı, Ingress’i, Klee’yi diğerlerinden ayıran neyse onu görüyorum. Sanatta ekol olmayı başarmış Sayın Gümüş…Yeryüzünde iyiliği kötülüğü, güzeli çirkini nasıl ayırabiliyorsak, baktığımızı gördüğümüzden, analizlerlerimizden derlediklerimizle ulaştığımız sentez kadar iyi bir bakış açısına ve iyi bir eğitime ait gördüklerim. Eğitim derken öz olarak kendini eğitmesinden söz ediyorum. Çocuk yaşta başladığı resim yolculuğuna Kasım Koçak atölyesinde ama gerçek ibresinden hiç şaşmadan yani tarzını değiştirmeden devam edip her gün yeniden güzellikler yaratmış.<a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/2013-11-04-15.54.10.jpg"><img class="wp-image-12510 alignright" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/2013-11-04-15.54.10.jpg?resize=406%2C304" alt="" width="406" height="304" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/2013-11-04-15.54.10.jpg?w=1600&amp;ssl=1 1600w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/2013-11-04-15.54.10.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/2013-11-04-15.54.10.jpg?resize=1024%2C768&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/2013-11-04-15.54.10.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 406px) 100vw, 406px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>On beş yıl önce resimlerini gördüğümde, özellikle Kadiköy meydanını resmettiği tablosunun katalogdaki bir örneğini gördüğümde uzun süre gözlerimi alamadım. Şöyle anlatayım; meydanda binlerce insan, otobüslerdeki binlerce insan, minübüsler, vapular, vapur iskelesi, duraklar, koşuşturanlar… Ve bunlar bir kaos içinde olmasına rağmen inanılmaz bir ahenkte, inanılmaz bir dinginlikte…Bu binlerce insanın yüzlerinde ki ifadelerin her biri ayrı ayrı. Dudaklarımdan sadece inanılmaz… nasıl ya… kelimeleri dökülüyor. Kataloğa el koymayı düşündüm ama maalesef öğrencim geri almakta kararlı çıktı. O zaman dedim ki bir gün mutlaka Ressam Bayram Gümüş ile tanışacağım. Böyle mesleğinde üstad olmuş kişilerin ellerinde hayatı yeşerttiklerinden midir bilinmez hep Tanrısal bir güç olduğunu düşünmüşümdür. Michelangelo’nun “Creation of Adam” tablosundaki gibi el vermiş midir böyle özel insanlara…</p>
<p><figure id="attachment_12513" aria-describedby="caption-attachment-12513" style="width: 195px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/04-bayram-gumus-1.jpg"><img class="wp-image-12513 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/04-bayram-gumus-1.jpg?resize=195%2C195" alt="Bayram Gümüş" width="195" height="195" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/04-bayram-gumus-1.jpg?w=195&amp;ssl=1 195w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/04-bayram-gumus-1.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w" sizes="(max-width: 195px) 100vw, 195px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-12513" class="wp-caption-text">Bayram Gümüş</figcaption></figure></p>
<p>Ve kısmet bugüneymiş. Sevgili Bayram Gümüş ile Moda’da ki atölyesinde buluşuyoruz. Şiir okumaya çok elverişli bir ses tonu var. Çok mütevazi ve sakin bir insan. Moda gibi bir ortak paydalarından dolayı daha önce kendisine Edip Akbayram’ın büyük hayranı olduğumu, Üniversite yıllarımda o civarda okuduğumdan dolayı Edip Beyi Moda Çay Bahçesinde sık sık gördüğümü ve tanışmayı çok istediğimi söylediğimde kendisinin kadim dostu olduğunu öğrendim. Atölyede biraz sohbet ettikten sonra Edip Bey’in ve değerli eşinin bizi beklediği kafeye gittiğimizde kendisinden Kitap fuarında gerçekleştirmek üzere röportaj sözü aldım. Edip bey o kadar tatlı bir insan ki; hani çok yakınınız gibi hissedersiniz bir anda. Kendisine “Hasretinle yandı gönlüm adlı eseri bir tek sizden dinleyince ağlıyorum” dedim. Kasım ayında ki röportaj sözünü aldıktan sonra Sevgili Edip Akbayram’dan ayrılarak atölyeye döndük ve söyleşimizi gerçekleştirdik:</p>
<ul>
<li><strong>S.Ö: Okurlarımız sizin bu mesleğe nasıl başladığınızı merak ederler.</strong></li>
<li><strong> </strong>5 yaşında başladım. Yaşım büyük olduğu için ilkokula gittim. İlkokulda dersler ilgimi çekmedi resim çekti. Şu anda yaptığım resimlerin temelleri o çizgide devam etti. Resim benim için bütün her şeyi ifade ettiğim keyif alarak yaptığım bir şeydi. 66 senesinde istanbul’a taşındık. Lise bire kadar devam ettim ve hayatım hep resim oldu. Derslerimin hepsinde sürekli resim yapıyorum. Kitaplarımın boş yerlerine defterlerime arkadaşlarıma resimler yapıyordum. Lise 1’den sonra piyasada çok değişik işlerde çalıştım ama bütün amacım şeydi akademiye gidip ressam olmaktı. Öyle bir şey olmadı. Hayat hızlı geçti sonra askere gittim. Askerde boş zamanlarım oldu Kıbrıs’ta askerlik yapıyordum. Günde 2-3 saat boş vaktimizde kartonlar üzerine arkadaşlara resimler yaptım. En çok sevdiğim araba resimleriydi. Adam mesela kamyonunu söylüyordu ben aynısını çiziyordum. Evini tarif ediyordu bir takım köşk resimleri yaptım. Eski bir köşkte oturmuştuk İçerenköy’de 70li yıllarda onun daha büyüklerini yaptım. 82 de askerden geldim. Para kazanmak için birtakım işler yapmak gerekiyordu. Kendi kamyonetimiz vardı onla şoförlük yapıyordum. Ama ehliyet almak o zaman şimdikinden daha zordu. Sürekli rüşvet geçiyordu zaten. Halis Toprak’ın bahçesinde amelelik yaptım orada çalışan arkadaşlarımız vardı onların yanına gittik onlarla beraber çalıştık. Günlük yevmiye o zamanın parasıyla bin liraydı. Yani bugünün yüz lirası. Ben o zaman otuz bin lira vererek ehliyet aldım. Ağır vasıta ehliyeti aldım. Belirli bir dönem orada çalışırken de resimler yapıyordum. Sonra bir tesadüf sonrası <strong>Ressam Kasım Koçak</strong>’la tanıştım. Yaptığım resimleri gösterdim. Ressam olabileceğimi söyledi. 83 senesinin 13 mayısında tanıştık Kasım Koçak’la. Kendisinin resimlerini çok beğenirdim. Dedim ki; “Çok iyi resimler yapıyorsunuz, bende sizin gibi ressam olmak istiyorum sizin gibi yapmak istiyorum.”  “Senin tarzın başka çocukluktan beri çalışmışsın kendine bir çizgi oluşturmuşsun senin bu çizgide devam etmen lazım.” Dedi ki; “Buna naif resim diyorlar dünyada” Bu tarzla ilgili herşeyi anlattı. Ben naif resim sanatı nedir hiçbir şey bilmiyordum. Ama tek amacım oturup resim yapmaktı. Belirli bir süre Kasım Abinin atölyesinde çalıştım. 84 yılının ekim ayında atölye açtım. O dönemde de Maltepede de Eğitim fakültesinden, Akademiden okulunu bitirmiş arkadaşlar gelip atölye açtılar ve <strong>Maltepe ressamlar gurubu</strong> oluştu. Aralarında tek eğitimsiz ben vardım. Yaptığımız resimlere Kasım Abinin çevresinden onun resim alıcıları gelip alıyordu. Kısa sürede orası basında televizyonda bayağı yayıldı benim ismimde yayıldı. İlk kişisel sergimi 85’te Ankara’da Turkuaz sanat galerisinde açtık. 30-35 resmimiz vardı 29 tanesi satıldı. Fiyatları uygun fiyatlardı tabi o zaman yaşamak için resim tabi resimle yaşamayı biz bütün hep Kasım Koçak’tan öğrendik. Profesyonelliğin ne demek olduğunu ben ondan öğrendim. Ressam kılavuzumdur benim Kasım Koçak. Sonra normal bir esnaf nasıl dükkanının açıp işine  devam ediyorsa bizde resim atölyelerimizi öyle işletiyorduk. Kendi alıcılarımız olmaya başladı. 87 senesinde ben yarışmalara katıldım 4 tane ödül aldım. Ödüller yurtiçiydi tabiki. Yani resim yaşamım böyle başladı bir yaşam biçimi oldu. Şuan işte 34 senedir bütün yaşamım sadece resimdi. Hiçbir yerden gelirim olmadan resimle yaşıyorum yani bunun kolay olmadığını çok iyi biliyorum. Ama siz sevdiğiniz bir şeyi yapıyorsunuz. Nasıl İnsanlar sevdiği şeylerde fedakârlık yapıyorsa bende yapabileceğim fedakarlığı yaparak bunun adına profesyonelce ressamca yaşama deniyor. Bedeli neyse ödedik. 34 sendir ayaktayız. Açık net bütün Ne ararsak kendimizde aradık. Beklentilerimiz bir başka şeylerden değildi sadece resimlerimiz beğenip bize ödemelerini yapıp dost arkadaş olan insanlar. Bana resimde en büyük destekçilerimiz onlardı. Hepsiyle çok iyi arkadaşlar olduk. Onların çevrelerine resim satarak atölyemize gelip beğendikleri resimleri alarak resim yaşamımız devam etti. Yani bunu mesela isterdik ki bunun ticaretini yapan galerilerde olsun. Ama bunun olması pek mümkün değil çünkü her şeye bayan galericileri ayırt ederek özellikle çoğu erkek galericiler işe siz sanatçı olarak duygusal bakıyorsunuz onlar sadece para çerçevesinden bakarak değerlendiriyorlar. Benim çok fazla galerilerle öyle çalışmalarım olmuyor. Kendi özel alıcılarımla, çünkü bizde hiçbir şey tam yerine oturmadığı için sağlıklı değil. Başka gelişmiş bu işi daha iyi yapan ülkelerde sanatına sanatçısına saygı duyan ülkülerde bir karşılığı olan bir ederi olan sanatçılarla çalışma başka bizde başka. Bizde ki daha hiçbir şekilde galerici mi, resim alıp satıcısı mı, al satçı mı, tedarikçi mi? tam ne olduğu oturmadı ama herkes hakketmediği bir yaftayı yapıştırıyor kendisine bilmem yok Art Dealer (Sanat Simsarı) yok Küratör (Sergi Düzenleyicisi)  yok bilmem şu bu. Bu işi birilerine güvenerek yapmak mümkün değil. Devletten beklemek yerel yönetimden beklemek öyle bir şey yok. Tamamıyla kendinize güvenerek kendi yaptıklarınızı çevrenize resimlerinize ilgi duyan insanlara iyi anlatarak oluşturduğunuz çevreyle ayakta duruyorsunuz. Resim yapmak diğer işlerdeki gibi köşeyi döneyim çok zengin olayım bir resmi insanlar görüyor fuarlarda müzayedelerde “Şu fiyat aa bundan 4 tane yapsam şu kadar” öyle bir şey yok.</li>
<li><strong><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram04.jpg"><img class=" wp-image-12514 alignleft" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram04.jpg?resize=462%2C317" alt="" width="462" height="317" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram04.jpg?w=570&amp;ssl=1 570w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram04.jpg?resize=300%2C206&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 462px) 100vw, 462px" data-recalc-dims="1" /></a>S.Ö.: Peki bu sergiler olduğunda bu eserler sizin çocuğunuz gibi oluyor. Bunlar satıldığında nasıl bir duygu içinde olursunuz. </strong></li>
<li><strong> </strong>ki şey yaşıyorsunuz birincisi resminizin satılıp ekonomiye dönüşmesi ve onunla tekrar yaşama devam etmenin verdiği bir şey oluyor. Yani bir resme çalışırken her birine belirli bir zaman harcıyorsunuz. Zaman içinde bütün hepsi sizin belleğinize yerleşiyor ne yaşadıklarınız. Siz bir arkadaşınızlada çok güzel vakit geçirip bir sürü şey yaşarsınız bir yere gidersiniz orada anılarınız olur. Bizim çalışırkende öyle yani bir saatte felan iki satte üç günde beş günde bitmiyor. 10 sene uğraştığım resim var. Şişli teraki lisesinde asılı bir İstanbul resmi var o resme 10 yıl çalıştım ben. Yani bir fiil 10 yıl çalışmıyorsunuz aralıklı çalışıyorsunuz. Onunla bir yaşamı bir zamanı tüketiyorsunuz. O  resim devam ederken yaşadığınız o kadar çok şey var ki onların hepsi sizin için değişik bir anılar oluyor. Bunlardan kopmak ayrılmak, ama şöyle bir şeyde var çoğuda büyük ebat hepsini sizin mekanınız yok korumak için bir yeriniz yok. Size onun karşılığını ödeyerek alan insanlar ona sizden daha iyi bakıyorlar. İyi bir yere asılıyor. Onlarca insan seyrediyor. O açıdan iyi tabiki. Bir de şu var bizim ülkemizde hala akademilerden mezun olupta ben resimle yaşayacağım demek kolay değil. Paraya çevirilmesi gerek. Ekonomiye çevrilip bunu malzeme atölyesine harcayarak daha iyi bir resim yapması çok önemli. Bizim de zaten buna benzer şeyler olmasa öyle tüp boyalar var ki 35-40 ml 300 lira. Çok kaliteli boyalar alıp kullanmak istiyorsunuz. Bunların hepsi ekonomiyle ilgili. Ama şöyle düşünün açık net söylüyorum çok varlıklı ekonomisi çok yerinde ailelerin çocuklarının bu şekilde sanat yapacaklarını zannetmiyorum. Bunun sosyal konumla yapıyla ekonomiyle çok büyük ilişkisi var. Yani ben ekonomik durum resimden olduğu için bütün hayatımı adayarak bunların istediğim şekilde iyi bitmesini istiyorum. Buna göre çalışıyorum. Zamanımın çoğunu ona harcıyorum. Ve onu bir gün ekonomiye çeviriyorsunuz tekrar bir ikincisini üçüncüsünü tekrar onları satarak öyle bir sirkülasyon var. Bir kenarda epey paranız olsaydı böyle çalışmazdınız. Benim ailem ekonomisi iyi varlıklı bir aile olsaydı hiçbir zaman bu resimler çıkmazdı. Zamanın saliselerini bile hesaplayarak bir iş yapıyorsunuz ayakta durabilmek için. Ekonomik durumunuz iyi olsa dersiniz ki sonra yaparım, sonra yaparsın ve ertelenir ama şimdi benim öyle ki bir de bu bütün yaşam şekliniz olmuş. Şu an ekonomik durumum daha iyi olsa bundan daha fazla çalışırım. Daha rahat çalışırım. Ve mesela satış olayını durdururum. Resim satmadan çünkü 50 yaşını geçtik önümüzde öyle çok sağlıklı epey bir zaman yok. Başladığımız zaman 11- 12 saat resim çalışıyoruz. Vücudunuzun sağlıklı olması sağlam olması lazım. Ve öyle 5 yılda 10 yılda 20 yılda öyle hemen bir anda siz ressam olup usta olmak öyle kolay bir şey değil. Ben 34 sene sonra ressamlığa yeni adım atmış olarak kabul ediyorum kendimi. Ustalığa yeni adım atmış kabul ediyorum. Sonsuz renk skalası aklınızda hayalinizde çok değişik biçimler bunları bir arada tutmak bir arada ortaya çıkartmak bunlar öyle beş dakikada on dakikada bir yılda üç yılda olacak iş değil. Yaptığınız işi geliştirerek ortaya koymak ayrı ekonomik durumu ayrı. Ama bütün zamanınızı buna ayırıp bitirdiğinizde ekonomiye dönüşmesi size iş ortaya çıkartıyor resmi ortaya çıkartıyor. Ekonomik durumunuz iyi olmuş olsa çıkmaz bu resimler. İyi ki benim ailem köyden İstanbul’a gelmiş. İyi ki böyle bir sosyal yapım var. Bu resimlerin çıkması için benim böyle bir sosyal yapının adamı olmam gerek. Ekonomik durumu çok iyi varlıklı bir ailenin çocuğu olsaydım bu resimler çıkmaz başka şeyler çıkardı. Bu kadar zaman ayırmazsınız zaten ve 7/24 ayakta resim yapıyorum. Ve bu işler öyle çıkıyor.</li>
<li><strong>S.Ö.: Hayatta olmazsa olmazlarınız nelerdir?</strong>
<p><figure id="attachment_12515" aria-describedby="caption-attachment-12515" style="width: 312px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram-gumus.jpg"><img class="wp-image-12515" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram-gumus.jpg?resize=312%2C470" alt="Bayram Gümüş" width="312" height="470" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram-gumus.jpg?w=2848&amp;ssl=1 2848w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram-gumus.jpg?resize=199%2C300&amp;ssl=1 199w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram-gumus.jpg?resize=680%2C1024&amp;ssl=1 680w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram-gumus.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/bayram-gumus.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 312px) 100vw, 312px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-12515" class="wp-caption-text">Bayram Gümüş</figcaption></figure></li>
<li>Bunu başka yaşlarda sorsanız başka şeyler olabilirdi ama şu an baktığımda yaşamımda resim olmadığı zaman olmaz. Ve onun yerini alabilecekte başka bir şey yok. Bu benim için bir ruhsal tedavi rehabilitasyon. Bunu yaptığım zaman kendimi daha değişik başkalarının tadamayacağı keyifler alıyorum. Bunula içimde beynimde olan şeyleri insanlara söyleyebilme ihtiyacım var. Renk skalalarıyla oynuyorsunuz bunu böyle sürekli devam ettikçe başka bir şeyler buluyorsunuz hayatın içinden alamadığınız başka tatlar alıyorsunuz. Ve bu sizi besliyor. Sonra bu resme geri dönüş yapıyor. Doğaya bakıyorsunuz doğada bir sürü bitkiler var rengarenkler siz onları alıp başka bir atmosferde yapabiliyorsunuz. Onun verdiği başka bir keyif var. Onun ötesine geçme kaygılarınız düşünceleriniz oluyor Doğayı tabiatı aşma buna benzer kendinizin yaptığınız resimde birtakım sorgulamalarınız var. Geçmek istediğiniz birtakım şeyler var. Mesela her gün gökyüzü mavi, mavinin tonları grinin tonları ben bir dünya yaratmış olsaydım haftanın yedi günü çok değişik renklerde gökyüzü yapardım. Ben aslında bütün yaşamımı <strong>Nihat Behramoğlu’</strong>na anlattım. O benimle ilgili bir kitap yaptı orada da çocukken dünyaya bakıyorsunuz dört mevsim vardı ben diyordum ki ben bir dünya yapsam 5 mevsim yapardım altı mevsim yapardım ne var yani nasıl yapardım ama nasıl olurdu onu çözemiyorsunuz iste. <strong>5. Mevsim </strong>nasıl olurdu? Ama resim yapmaya başlayınca 5. Mevsim adı altında acayip doğa resimleri yaptım var olan doğaya bakarak onu geçmeye çalışıyorsunuz daha farklı bir atmosfer içerisinde onların verdiği keyiften oluyor tabi ve onu geliştirerek devam etmek istiyorsunuz.</li>
<li><strong>S.Ö.:Peki çocukken bu noktaya geleceğinizi düşünür müydünüz?</strong></li>
<li>Hayır. Hiç kimsenin öyle bir kapasitesi olamaz. Sadece oturup bir şeyler çizerken ressam olsam acaba işte şu olur mu bu olur mu filan. Bir de bilmiyorsunuz sanat nedir? Ressam nedir? Bugün size birisi dese ki; bir tane ortaokuldan liseden terk birisi resim yapıyor ve resmin sanatsal nitelikleri içinde kendisini geliştirerek götürüyor demiş olsalar bana “zannetmiyorum.” Derim. Çünkü bunu hiç eğitim almadan yapılan işe baktığın zaman amatörce akademik resimlere öykünerek gri renk yapacaksa siyahla beyazla yapan öyle biri düşünürsünüz. Bu işin eğitimini almadan kendi kendinize yaptıklarınızın sizin bir kere o bilgilere sahip olmadan değerlendiremezsiniz. Değerlendirmeden de bu nereye varır. Ben ressam sanat bu bilgileri bilmeden kendi kendime bir şeyler yapıyordum benim için önümde bilinmeyen bir sürü şey vardı. Ama bildiğim tek şey şu vardı benim kendi yeteneğim o günkü bilgim doğrultusunda resim malzemeleri vardı. Onlarla neler yapabileceğimi buldum. İçerenköy’de Osmanlı mahallesi ahşap evler o ortamı görüp bana göre resimsel bir şey diye oturup onların resimlerini yaptım. Gecekondularda patates soğan sattım oturdum gecekondu resimleri yaptım. Renklendirdik işte onları fırçalarla boyalarla çizimleriyle bütün o tanıdığım bildiğim yaşamına tanık olduğum sosyal yaşamı resmetmeye çalıştım. Oradan bir söyledikleri her şeyi biriktirdim ben. Çünkü onların hepsi resmi bilen insanlardı. Söylediklerini dikkatle dinliyordum. Çok ilginç başarılı buluyorlardı devam etmemi söylüyorlardı. Ama onun dışında ilk atölyemizi açtığımızda bütün hepsi akademisyendi arkadaşlarımızın. Hep resim konuşuluyordu sanat konuşuluyordu kısa sürede de benim içinde eğitim oldu. Orada dünya sanatı nedir ülkemizin sanatı nedir resmi nedir heykeli nedir hepsinin konuşması oluyordu. Benim için <strong>Maltepe Ressamlar Gurubu</strong> müthiş bir akademiydi. Bu röportajda da bunu kullanmanızı isterim çünkü oranın oluşumunu kasım koçak sağladı. Ve Türkiye’de de böyle bir yer ilkti ve Maltepe’den gelip geçen çok sayıda ressam var. Maltepe benim için bir eğitim merkeziydi. Oradaki çok çeşitli arkadaşların hepsinin resim bilgilerini ortaya koydukları zaman ortak olarak bende onlardan dinledim. Onlardan öğrendim hepsinin atölyesinde haşır neşir ne var ne yok yaptıklarını ve hepsinin de benim resimlerime nasıl baktıklarını yaptıklarımı neler söylediklerini hepsini çok iyi biliyorum. Benim için büyük bir eğitimdi orası sonra sonra sanat resim heykel bugün dünyada yapılan birtakım şeyler ne dir ne değildir öğrenmeye çalıştık. Ama açık net bugün ressam olarak ülkede dünyada neredesiniz derseniz dünyanın değişik yerlerinde resimlerimiz var. Özel yerlere de gitti iki metreye dört metre bir resmim Almanya’da çağdaş bir müzede sergilendi. <strong>Marta Herfort Müzesi</strong>’nde sergilendi <strong>Küretor Max Borka</strong> resmimi götürdü Türkiye’de ki çağdaş tasarımcılarla birlikte. Onunla ilgili bir yazı yazdı mesela röportajda bana şey dedi “Siz bütün dünyadaki akımları çok iyi özümseyip ortaya kendinize göre bir şey çıkartmışsınız çağdaş bir bizde çağdaşlık kavramında o kadar farklı ki çağdaş olsan bile çağdaş olmaya korkuyorsun. Hepimiz bu çağda bu çağa tanıklık yapıyoruz. Birilerinin resim sanatı da benim için yapılacak diye küresel sermayenin emrettiği bir iş yapmıyorum ben. Ama küresel sermayenin kölesi olmuş birtakım kavramlara göre eğitimler verilip onlara göre vitrinler düzenlenip sürekli kontemperari kontemperari  (Çağdaş)…insanlara bir sürü şey yaptırıyorlar. Yapan insanın yaptığıyla kendisinin birbirleri kültür olarak o kadar farklı ki bugün dünyada bu geçerli diye bu yapılmaz. Ben Anadolu’nun ortasında doğmuş büyümüş yetişmiş bir insan olarak yaşama tanıklık yapıyorum ona şahit oluyorum ve farklı bir kültürden gelirken dünyadaki bir takım egemen güçler sanat bize göre olacak al sana kuram kavram al sana sanat kavramı buna göre yapın. Bu günde güncel sanat çıkardılar. Ve benim hiç alakam yok. Hiçbiriside umrumda değil. Yok çağdaş müzeler yok şu çağdaş yok bu modern resme başladık 83te modern resim sonra ensterasyon çıktı, video art çıktı. Sonra soyut işler çıktı. 34 sene içerisinde o kadar çok ortaya kavramlar çıkıyor ki birden bir bakıyorsunuz yeni bir şey çıkmış&#8230; bunu kim çıkartıyor? Ben kimim neyim? Yaşamı hayatı nasıl algılıyorum? Bu bana göre mi? Yani Neşet Ertaş’a arya mı söylettireceğiz? Neşet Ertaş’a M.C Hamelın gibi rap müzik mi söyleteceğiz? Pop müzik mi söyleteceğiz? Neşet Ertaş Türkiye’nin en büyük devidir Aşık Veysel en büyük devidir. Ve bu coğrafyanın bu bölgenin sanatçısıdır. Çağdaştır, yereldir. Bizim gerçek sanatımız onlardır. Fecri Ebcioğlu’nun Fransa’ya gidip te Fransa’da 70li yıllardaki aranjmanları getirip burada söyletmesiyle burada hafif müzik filan oluşmaz. Bizim bir şeylerin farkına varmamız gerek. Kendimizi iyi tanımamız gerekiyor. Bana göre ev olacak bana göre araba olacak diyen belirli bir egemen sosyal sınıfları egemen olmuş dünyanın yönetimini eline geçirmeye çalışan üstün ırk kabul edip ben kralım siz köle diyen insanların söyledikleri gibi sanat manat yapılmaz. Yapanlar zaten sanat tarihinde olmayacak yerleri. Siparişle yapılmaz bu. İnsanın kendisini tanımasıyla bulunduğu yeri bölgesini tanımasıyla yaşama tanık olmasıyla bunlarla oluşur bu işler. İstanbul’da fuar düzenleniyor yeni sanat eğitimi alan insanlar oraya gittiği zaman o vitrine özeniyor o insanların giyimine o kapıda duran arabalar öyle bir ambiyans var ki ; benimde burada olmam lazım diyor arkadaş resim sanat eğitimi alan. İçeride ne yapılırsa onun gibi yapmalıyım sanıyor. Sen Artvinlisin sen Sivaslısın, Vanlısın senin yaptıklarında o bölgenin  o yaşadığın iklimin ortamın köklerinden gelen bilgi kültür bir sürü şeyi harmanlayıp öyle yapman lazım. Ben bu ülkede demin anlattıklarımızla <strong>Maks Borka</strong> diye bir kuvatör benim resimlerime “Bütün her şeyi özümsemiş çağdaş bir iş çıkartmışsın” dediği zaman dedim ki; “Bakın yanlış tanımlama yapmayalım bana naif resim diyorlar. Ben resim eğitimi almadım.” Neşet Ertaş’a soruyorlar, “Notaya göre mi çalıyorsunuz?”  “Ben diyor; nota bilmem <strong>göğnüm nereyi isterse o perdeye basıyorum</strong>. Benimde gönlüm ne isterse onu yapıyorum. İstediğim boyalarla isteğim renklerle… Burada müthiş özgürüm zaten. Hiç kimseye eyvallahımda yok. Onların bilgilerine de ihtiyacım yok. Ben bunu yapıyorum bununla anlatıyorum. Bundan üç sene önce Türk resim tarihiyle ilgili resim yaptım 480 tane Türk resmine mal olmuş ne kadar ressam varsa geçmişten bu zamana ne kadar heykeltraşımız varsa hepsinin bütün eserlerini büyük bir tuvalde toplayarak 2 metreye 4 metreye bir resim yaptım onun içinde topladım. Benimde Bayram Gümüş olarak Türk resim heykel tarihini böyle anlatıyorum.  Resim diliyle anlatıyorum. Şimdide Türk edebiyatçılarımızın 2 metreye 4 metre bir resmini yaparak işte Bayram Gümüş edebiyat tarihini böyle anlatıyor. Ben özgürüm bu dünyaya bu bedende bu akılla bir seferde geldim. Kimsenin bana şunu yap bunu yap şöyle yap böyle yap ben benim. Bir ben var bende onu dinleyerek aklımla beynimle yüreğimle ortaya koyduğum ne varsa özgürce yapıyorum. Bugüne kadar da ne istediysem onu yaptım kimin ne dediği hiç umurumda değil. İster ressam desinler ister sanatçı desinler ister demesinler bu benim işim ekmeğimi bundan yiyorum hayatımı bundan kazanıyorum bunundan iyi malzemeler alarak 7/24 resim yapma ortamını bundan sağlıyorum. Bu yaptıklarım bana ait.</li>
<li><strong><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/57-1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-12516" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/57-1.jpg?resize=640%2C316" alt="" width="640" height="316" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/57-1.jpg?w=2425&amp;ssl=1 2425w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/57-1.jpg?resize=300%2C148&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/57-1.jpg?resize=1024%2C505&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/57-1.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/57-1.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a>S.Ö.: Türkiye’de sizin yolunuzdan gelen, tarzınızı uygulayan ressamlar var mı ?</strong></li>
<li>Yaptığımız işleri tabi teknik olarak üslup olarak baktığımız zaman çok sayıda insanlar var. Benim bu çerçeve içerisinde naif resim çocuksu duyarlı resimler çerçevesinde değerlendirirsek çok büyük önemli insanlardır; Cihat Burak, Fahir Aksoy, Fatma Eğe, Yalçın Gökçebağ… Bu saydığım isimler ülkemizin sanat tarihinde derin çizgilerle yazılarak yer edecek insanlar. Bunların üsluplarına yakın ersimler yapan benim tarzıma yakında resimler yapan çok insan var. İbrahim balaban çok önemlidir. Resim yapmak isteyen çok sayıda insan olunca bunu ekonomiyle de düşününce bazıları da kim çok satıyor diyerek mesela bu tür çocuksu duyarlı naif tarza yakın insanların resimlerine öykünüp resim yapan çok insan var. Ben kimse şunu yapsın beni çok ilgilendirmiyor. Çünkü zaman çok az kendi işimiz zaten başımızdan aşkın. Bir de şöyle bir şey söyleyeyim bilirsiniz böyle her alana fikir yetiştiren bir sürü insan var otur kendi işini yap. Şimdi ben her zaman söylerim benim tek dersim şu kendi yaptığım işimin daha iyilerini yapmak. Bu dünya çok güzel yaşamımın karşılığını ödemeyi düşünüyorum çok iyi resimler yaparak. Bunlardan daha iyilerini yapmayı düşünüyorum. Öyle olunca da zaman yetmiyor. Enerjimi başka gereksiz şeylere harcamanın hiç anlamı yok. Ve ben çok değerli gördüğüm çok sayıda insan var ressam yazar çizer ama bütün herkesin çok rahatlıkla beni anlayabilmesi için ben bir cümle söyleyeceğim sadece Aşık Veysel’in Neşet Ertaş’ın paralelinde bu ülkede onlar müzik ozan çok önemli insanlar ressam olarak onların paralelinde yer alabilirsem ne mutlu bana. Tek istediğim o.</li>
<li><strong>S.Ö.: Çok değerli bir eşiniz iki çocuğunuz var size destek oluyorlar mı? Ve çocuklarınızda da böyle bir yetenek var mı?</strong></li>
<li><strong> </strong>Tabi ki destek oluyorlar. Ve evet onlarda da istek var. Ben lise terk olduğum için biraz ikisi de okulu sevmiyor herhalde ikisi de baba bizde okumayıp senin gibi olmak istiyoruz diyorlar.</li>
<li><strong>S.Ö.: Çok şansılar bence.</strong></li>
<li><strong> </strong>Ben de çok şanslıyım öyle çocuklarım olduğu için. İkisi de resme çok yetenekli her şeye çok yetenekliler. Bu dünyaya yararlı insan olabilmeleri için elimizden geleni yapıyoruz onlar için.</li>
<li><strong>S.Ö.: Önünüzde ki projeler neler?</strong></li>
<li><strong> </strong>Her yıl insanlara yaptıklarımızı göstermek için fuar yapıyoruz. Kitap fuarıyla birlikte oluyor kasımda açılacak. Geçen sen 650 bin kişi gezdi kitap fuarını oraya gelenlerin bazıları da resme geliyorlar resim bölümü de bayağı sayısı çok yüksek izleyenlerin biz tabi yaptıklarımızı insanlara göstermek istiyoruz. Her kesimden insanlar geliyor hiç kimse ayırt etmeden size ve resimlerinize bakıp sorular soruyorlar cevaplıyoruz, onlarla bildiğimiz her şeyi paylaşıyoruz. Fuarlara her yıl devam etmek istiyorum. Zamanımız bedenimiz yettikçe. Onun dışında değişik dönemlerde ben Amerika’ya gittim Amerika’da yaşadım. Orayla ilgili resimler yaptım. Başladığım büyük ebatlarda Amerika’yla ilgili New York’la ilgili resimler var, eğer onları bir gün tamamlarsak şu an sözü aldığımız üç eyalette sergi projemiz var ama resimlerin bitmesiyle ilgili. Önümdeki zamanı doğaçlama böyle aklıma estiği gibi yaşamayı isteyen planlayan biriyim. Uzun vadede tabi birtakım hayaller kuruyoruz. Şöyle yaparız böyle yaparız diye. Bu Amerika’da yapacağımız böyle bir sergilerimiz var resimlerimiz bittiği zaman süre belli değil ama bu sene geçince 2018’in mayıs ayında bir aksilik olmazsa Ankara’da bir sergi düşünüyoruz Serdar Kaya Beyle <strong>Valör</strong> sanat galerisinin sahibiyle. Elimizde büyük 2 m. X 4 m. aşağı  yukarı 15 e yakın resimlerimiz var. Onlarla Ankara’da büyük bir sergi planı var. Şimdilik gerçekleşme ihtimali büyük olanlar bunlar var. Bunların dışında yine kendimize göre resimlere başlıyoruz. Sürekli atölyemize gelen eş dost arkadaşlarımız resim alan insanlar onlarla zaten devinim sürekli devam ediyor. Yeni insanlarla tanışıyoruz. Atölyemize gelip gece 1 de, 2 de 3’te İstanbul’un trafiğinden dolayı biz çoğunlukla geceyi kullanıyoruz. Misafirlerimiz geliyor onlarla sürekli irtibattayız. Böyle keyifli bir ortamımız var.</li>
<li><strong>S.Ö.: Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?</strong></li>
<li><strong> </strong>Yok(gülüyor). Çalışmak lazım. Bizim bi takım değimlerimiz var “Can havliyle çalışmak”, “Canı acıyan eşşek attan hızlı gider”, “Denize düşen yılana sarılır bunların altlarında çok önemli şeyler yatıyor”. Bence birtakım yerlere bizi de çağırıp konuşturmak istiyorlar ya da tanıdığımız birtakım ortamlarda bulunduğumuzda söylediğimiz şeyler&#8230; hiç unutmam lisede bir biyoloji hocamız vardı “çocuklar zaman çok önemli zamanı iyi değerlendirin” derdi. Gerçekten öyleymiş. İlkokul ortaokul lise çağlarındaki çocuklara şey diyorum şimdi hep büyümek istiyorsunuz acele bir şeylere sahip olmak istiyorsunuz 25 ile 50 yaş çabuk bitiyor aradaki o 25 sene çok hızlı akıyor. 50’sinde bir şeyleri kotardınız kotardınız hayatta 50’sinden sonra ya daha dik yokuş ya yokuş aşağı olur hayatınız zorlaşır o zaman ona göre davranın çok çalışın hayatın size keyif verecek şeylerine fazla dalmayın. Bizede hep derlerdi hep çalışın çalışın gözümüz hep sokakta oyundaydı bitmeyen bir şeydi tabi. Tabi enerjiniz onu kendinizi tanıyorsunuz yaptığınız oradaki oyunlarda spor bilmem şu bu felan ama hayat kısa ortaya çıkan şeylerin çok kısa sürede çıkmadığını öğrendik. Bir şeyler yaparak kendinizi ifade etmek istediğiniz resimde sanatın hangi dalında olursa olsun üslup oluşturmak tarz oluşturmak kolay değil. Bunu çok çalışarak kullandığınız malzemeleri çok iyi tanıyarak, zamanın kısa olduğunu buradan geriye baktığınız zaman 20li yaşlarda 40-50 gelir mi derken yaş oldu 56. Bir kere ruhsal dengeniz bir de bir şey yapıyorsunuz yaptığınız şeyin bir süreci var. Siz dünyada herkesten çok farklı olağan üstü bir yaratık değilsiniz herkesin 30 senede oluşturduğunu siz 3 günde oluşturacak öyle bir kapasite yok. Siz elinize bir tane saz alın ilk defa alın sazı elinize bir tele vurun kaydedin perdeleri gezerek çok değişik sesler bulun hepsini kaydedin 10 yıl çalışın. 10 yıl sonra tekrar kaydedin 20 yıl çalışın 20 yıl sonra tekrar kaydedin bakın ne farklı sesler duyacaksınız.  İlk sürdüğünüz renkle 10 sene 20 sene 30 sene sürdüğünüz renk birbirlerinden farklı. Ruhunuzdan içinizdeki enerjinizden üflüyorsunuz oraya. Bu tele ses verirken ruhunuzdan bir şeyler veriyorsunuz. Ruh içinizdeki enerjiden candan. Ağaçtan bir yaprağı kopardığınız zaman can geride kalıyor. Sizde bir can var oradan verirseniz bir şeyleri. Öyle bir iki dakikada renge can veremiyorsunuz sese can veremiyorsunuz.</li>
<li><strong>S.Ö.: Nihat Behram’ın sizin için bir kitap yazmıştı, ne der büyük şair?</strong></li>
<li>Onu da fuara geldiğinizde Nihat Abi ile konuşalım mı? Onun anlatması daha iyi olur?</li>
</ul>
<p>Teşekkür ederek ayrılıyorum o sanat eserlerinin yaratıldığı atölyeden. Modanın deniz kokusu, yaşanmışlıklarla dolu sokakları, birbirine sadakatle yaslanan kocamış binalar…Moda aşk demek, sanat demek, ruhla bedenin birleştiği mekan, caddeler, sokaklar… Şehrin bu bölümü dinlenmeye çekilmiş yaşlı bir bilge gibi, dizine oturup yıllarca masallar dinleyebilirim. Moda’yı anlatan kelimeyi arıyorum, dilimin ucunda, neydi, ne…”Naif” kelime bu… Tıpkı sevgili Ressamımız; BAYRAM GÜMÜŞ’ün resimlerinde gördüğüm şey; BÜYÜK BİR KALABALIĞIN İÇİNDEKİ SESSİZ VAROLUŞ, KONUŞAN DİNGİNLİK, RESMİN YÜREĞİNİN YAŞAYAN BİR CANLI GİBİ GÜZEL BİR AHENKLE ATMAYA DEVAM EDİŞ…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-sanatinin-asik-veyseli-ressam-bayram-gumus/">Resim Sanatının Aşık Veysel’i Ressam Bayram Gümüş</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/resim-sanatinin-asik-veyseli-ressam-bayram-gumus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12497</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Erturgut Sanat’la Hayatına Renk Kat</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/erturgut-sanatla-hayatina-renk-kat/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/erturgut-sanatla-hayatina-renk-kat/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 18 Dec 2017 13:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Müzikten Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=12295</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hayatına sanatla renk katmak isteyenler için, bireysel sanat eğitimleri ve sınıf sanat eğitimleriyle her tarza ve her bütçeye yönelik çalışmalar sürdüren Erturgut Sanat Merkezi, 2007 yılında genç girişimci Murat Erturgut tarafından hayata geçirilmiş bir proje! Kişiye özel olarak hazırlanan programları, özel ilgi, samimiyet ve dünya standartlarında bir sanat eğitimi anlayışı sayesinde kısa zamanda Türkiye’nin en [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/erturgut-sanatla-hayatina-renk-kat/">Erturgut Sanat’la Hayatına Renk Kat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatına sanatla renk katmak isteyenler için, bireysel sanat eğitimleri ve sınıf sanat eğitimleriyle her tarza ve her bütçeye yönelik çalışmalar sürdüren <strong>Erturgut Sanat Merkezi</strong>, 2007 yılında genç girişimci <strong>Murat Erturgut</strong> tarafından hayata geçirilmiş bir proje!</p>
<p>Kişiye özel olarak hazırlanan programları, özel ilgi, samimiyet ve dünya standartlarında bir sanat eğitimi anlayışı sayesinde kısa zamanda Türkiye’nin en büyük sanat merkezleri arasına adını yazdırmayı başarmış bir sanat merkezi Erturgut Sanat Merkezi!</p>
<h2>Birçok Branşta Eğlenceli Sanat Eğitimleri</h2>
<p>Sanat’ın ve eğlencenin birleştiği, birçok alanda sanat eğitimi almanın mümkün olduğu atölyelerde aşağıdaki branşlar başta olmak üzere birçok alanda eğitim verilmekte;</p>
<ul>
<li>Müzik Kursu</li>
<li><a href="https://www.erturgutsanatmerkezi.com/izmir-muzik-kursu/grafik-tasarim-kursu-izmir.html">Resim Kursu</a></li>
<li>Yazarlık Kursu</li>
<li><a href="https://www.erturgutsanatmerkezi.com/izmir-muzik-kursu/fotograf-kursu-izmir.html">Fotoğraf Kursu</a></li>
<li>Diksiyon Kursu</li>
<li>Tiyatro Kursu</li>
<li><a href="https://www.erturgutsanatmerkezi.com/izmir-muzik-kursu/yaratici-drama-kursu.html">Yaratıcı Drama Kursu</a></li>
<li>Sinema Kursu</li>
<li>Dans Kursu</li>
<li>Çeşitli atölyeler; heykel, çini, mandala, teraryum, seramik, ebru, rölyef, origami</li>
</ul>
<p><figure id="attachment_12296" aria-describedby="caption-attachment-12296" style="width: 896px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/resim-kursu.jpg"><img class="wp-image-12296 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/resim-kursu.jpg?resize=640%2C360" alt="İzmir'de Resim Kursu" width="640" height="360" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/resim-kursu.jpg?w=896&amp;ssl=1 896w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/resim-kursu.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-12296" class="wp-caption-text">İzmir&#8217;de Resim Kursu</figcaption></figure></p>
<h2>Ücretsiz Deneme Dersleriyle Ücretsiz Sanatsal Yetenek Analizi</h2>
<p>Düzenlenen ücretsiz deneme dersleri, sizin sanat alanına olan yatkınlığınızı ölçmeye yarıyor ve dersler hakkında size detaylı bilgi sunuyor. Ücretsiz deneme derslerinde size en uygun alanı bulup, en çok eğleneceğiniz branşta daha başarılı olmanızı sağlıyor!</p>
<p>Sanat eğitimi almak bireyin çok yönlü düşünmesini güçlendirken, özgüvenini de arttırıyor, her yaştan birey sanat eğitimi alarak kişisel gelişimine olumlu katkılar sağlayabiliyor. Erturgut Sanat Merkezi de4 yaşından 84 yaşına kadar birçok bireye kapılarını açmış İzmirli bir eğitim kurumu.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak yürütülen sanat çalışmalarıyla sadece İzmir’den değil, çevre illerden de bir çok bireye ulaşmayı başaran sanat merkezi, online sanat eğitimi sistemine geçerek, kendi alanında Türkiye’de bir ilke imza atıyor.</p>
<p>Gün geçtikte büyümeyi sürdüren sanat merkezini bünyesinde 35’ten fazla donanımlı eğitmen bulunuyor.</p>
<p>Sosyal medyayı da oldukça aktif kullanan sanat merkezini instagram, facebook, twitter, pinterest, tumblr gibi sosyal mecralardan takip edip ne kadar eğlendiklerine tanıklık etmek de mümkün. Etkinliklerin bitmediği, neredeyse her gün ayrı bir etkinliğin gerçekleştiği keyif bir sanat yolculuğuna çıkmak isteyenleri bekleyen, samimi ve güler yüzlü kadrosuyla gününüze renk katacak Erturgut Sanat Merkezi seni de aralarında görmek, deniz manzarasına karşı bir kahve içmek için bekliyor!</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/erturgut-sanatla-hayatina-renk-kat/">Erturgut Sanat’la Hayatına Renk Kat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/erturgut-sanatla-hayatina-renk-kat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12295</post-id>	</item>
		<item>
		<title>“Aşık mısın?” “Are You In Love?”</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/asik-misin-are-you-in-love/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/asik-misin-are-you-in-love/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 18 Dec 2017 08:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=12267</guid>
				<description><![CDATA[<p>19 Aralık 2017 – 17 Ocak 2018 tarihleri arasında, Galeri/Miz, genç kuşak sanatçılarından olan Belmin Pilevneli’nin sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının aşk ve mahremiyeti yansıtan işleri, şiirler ile ilerliyor. Gofraj baskı, gravür, suluboya, lazer kesim, vektör çizim,  kurşun ve kuru boya gibi teknikler kullanan Pilevneli’nin esas malzemesi kağıttır. Gofraj ile sadece kağıda boyut vererek yaptığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/asik-misin-are-you-in-love/">“Aşık mısın?” “Are You In Love?”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>19 Aralık 2017 – 17 Ocak 2018 tarihleri arasında,</em></strong></p>
<p>Galeri/Miz, genç kuşak sanatçılarından olan <strong>Belmin Pilevneli</strong>’nin sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının aşk ve mahremiyeti yansıtan işleri, şiirler ile ilerliyor. Gofraj baskı, gravür, suluboya, lazer kesim, vektör çizim,  kurşun ve kuru boya gibi teknikler kullanan Pilevneli’nin esas malzemesi kağıttır. Gofraj ile sadece kağıda boyut vererek yaptığı işler saflığı ve mesafeyi temsil eder.</p>
<p>Serginin temasını oluşturan “aşk” bir noktada aslında varoluş sebebimizdir. Yüzyıllardır insanlığın sahip olduğu ortak bir histir. Herkesin farklı bir şekilde deneyimlediği ama eninde sonunda aynı hisleri bir şekilde yaşattıran, ağlatan, ama güldüren, hatta heyecanlandıran tuhaf bir duygudur. Bu soyut kavram, sanatçı Belmin Pilevneli’nin “Aşık mısın?” başlıklı ilk solo sergisinde kendi perspektifinden mısralara ve görsellere  dönüşür.</p>
<p>Sanatçı, zaman zaman geçmişte yaşanmış, şiirlere dönüşmüş aşklara 2017 yılında yaşamakta olan bir insan bakış açısı ile gönderme yaparken, onların günümüzdeki ‘aşk’dan, ne kadar farklı ifade edildiğini, ama bir o kadar da benzerliklerin bulunduğuna dikkat çekerek izleyiciye empati kurdurmayı amaçlar. Kullandığı  klasik tekniklerle teknolojinin bizlere sunduğu çağdaş method ve teknikleri harmanlayarak aşkı yaşama ve ifade etme biçimlerinin her geçen gün değiştiğini, hatta hissedilen bazı duygular aynı kalsa da, sanki onların bile dijitalleşip hızlı tüketilen oyunlara dönüştüğünü vurgulamak ister, sessizce.</p>
<p><figure id="attachment_12270" aria-describedby="caption-attachment-12270" style="width: 467px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Sevdiğimi-Kaybettiğimde-Kırmızı-60x42-cm-Gofraj-2016.jpg"><img class="wp-image-12270" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Sevdiğimi-Kaybettiğimde-Kırmızı-60x42-cm-Gofraj-2016.jpg?resize=467%2C659" alt="Sevdiğimi Kaybettiğimde Kırmızı, 60x42 cm, Gofraj, 2016" width="467" height="659" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Sevdiğimi-Kaybettiğimde-Kırmızı-60x42-cm-Gofraj-2016.jpg?w=1250&amp;ssl=1 1250w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Sevdiğimi-Kaybettiğimde-Kırmızı-60x42-cm-Gofraj-2016.jpg?resize=212%2C300&amp;ssl=1 212w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Sevdiğimi-Kaybettiğimde-Kırmızı-60x42-cm-Gofraj-2016.jpg?resize=725%2C1024&amp;ssl=1 725w" sizes="(max-width: 467px) 100vw, 467px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-12270" class="wp-caption-text">Sevdiğimi Kaybettiğimde Kırmızı, 60&#215;42 cm, Gofraj, 2016</figcaption></figure></p>
<p>19 Aralık 2017 – 17 Ocak 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek sergi, Galeri/Miz’de görülebilir.</p>
<p><strong><em>Belmin Pilevneli</em></strong></p>
<p>Belmin Pilevneli 1990, İstanbul doğumludur. Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarım ve London College of Communication (UAL), yüksek lisans, İlüstrasyon ve Görsel Medya mezunudur. Londra’daki eğitiminden önce, bir süre İstanbul’da grafik tasarımcı olarak çalışmıştır. Kariyerine biraz farklı bir yön verdiği bu yeni şehirde Made in Arts London, Creative Debuts, Chrom-Art gibi sanat kurumları tarafından ‘London Illustration Fair 2016’, ‘First Thursdays &#8211; UAL Takeover, 2017 ’, ‘Tribe 17 &#8211; International Art Fest’ gibi fuar ve sergilerde temsil edilmiştir. Yakın dönemde gönüllü olarak çalıştığı House of Illustration ve UCLH (University College London Hospital işbirliği ile gerçekleştirilen  ‘Lost and Found’ sergisinde işlerini sergilenmiştir. Sergilerin dışında bir çok ödül alan ve İskoçya, Dundee’de ‘Dare To Be Digital 2016’ Yarışması’nda finalist olan ‘Tacenda’ isimli bir oyunun resimlerini yapmıştır. 2017’de Aleksandra Mir’in Modern Art Oxford’da ‘Space Tapestry: Earth Observation &amp; Human Spaceflight’ ve Tate Liverpool’da ‘Space Tapestry: Faraway Missions’ sergileri için ona asistanlık yapmıştır. Istanbul’da da bazı grup sergilerine katılmıştır. 2002 ‘de Erol Eti Sanat Galerisi’nde ailesi ile ‘Pilevneliler’, 2009’da Basın Müzesi, 2014’de FASS Art Gallery’de ‘Sparks, Sofa Hotel – Hall Arts’da ‘Mindscapes’ ve artnivo.com’un ‘In Transition’ isimli online sergisinde, 2017 yılında ise PG Art Gallery ile FMV Galeri Işık’da ‘Ah!’ sergisinde işleri yer almıştır.</p>
<p><figure id="attachment_12272" aria-describedby="caption-attachment-12272" style="width: 436px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Bulutların-Üzerinde-Çap-70-cm-Gofraj-2017-.jpg"><img class=" wp-image-12272" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Bulutların-Üzerinde-Çap-70-cm-Gofraj-2017-.jpg?resize=436%2C432" alt="" width="436" height="432" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Bulutların-Üzerinde-Çap-70-cm-Gofraj-2017-.jpg?w=1250&amp;ssl=1 1250w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Bulutların-Üzerinde-Çap-70-cm-Gofraj-2017-.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Bulutların-Üzerinde-Çap-70-cm-Gofraj-2017-.jpg?resize=300%2C297&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/Bulutların-Üzerinde-Çap-70-cm-Gofraj-2017-.jpg?resize=1024%2C1014&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 436px) 100vw, 436px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-12272" class="wp-caption-text"><br />Bulutların Üzerinde, Çap 70 cm, Gofraj, 2017</figcaption></figure></p>
<p><strong> </strong><strong>Galeri / Miz</strong></p>
<p>Çağdaş sanat için bir platform olma hedefiyle açılan Galeri / Miz, 19 Ekim 2011 tarihinde İstanbul Teşvikiye’de açıldı. Çağdaş Türk sanatının yanı sıra uluslararası sanatı da sergilemeyi mekân politikası olarak belirleyen Galeri / Miz, yerleşik sanatçılar için olduğu kadar genç sanatçılar için de bir mekân olma özelliği taşıyor. Çağdaş ve modern sanatı sergilemenin dışında alanlarında seçkin konukların katıldığı söyleşi programları ve güncel sanat konularında hazırladığı seminer programlarıyla İstanbul kültür ortamında yerini alıyor. Galeri / Miz, tüm kültür kurumlarıyla işbirliğine açık olarak sosyal sorumluluk projeleri yapıyor.</p>
<p><a href="mailto:info@galerimiz.com">info@galerimiz.com</a></p>
<p><a href="http://www.galerimiz.com">www.galerimiz.com</a></p>
<p><a href="https://twitter.com/Galerimiz">https://twitter.com/Galerimiz</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em> </em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/asik-misin-are-you-in-love/">“Aşık mısın?” “Are You In Love?”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/asik-misin-are-you-in-love/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12267</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ebru Sanatı Gerçeğe Yakın Deneyim Farkıyla Artık Tabletinizde Ve Akıllı Telefonunuzda</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ebru-sanati-gercege-yakin-deneyim-farkiyla-artik-tabletinizde-akilli-telefonunuzda/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ebru-sanati-gercege-yakin-deneyim-farkiyla-artik-tabletinizde-akilli-telefonunuzda/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 26 Nov 2017 11:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Julien Passinhas]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ebru]]></category>
		<category><![CDATA[Görsel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=11962</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ebru meraklıları, geleneksel sanat âşıkları, yaratıcılıkta sınır tanımayanlar; Edru adlı yeni dijital uygulama ile tabletinizden ya da akıllı telefonunuzdan tüm maharetinizi gösterebilirsiniz. Sanatı suya resmetmek ne kadar inanılması zor bir tanımlama ise dijital teknoloji telefonunuzun ekranını artık bir Ebru atölyesine dönüştürüyor demek de o kadar mucizevî olsa gerek. Tarihi 7’nci yüzyılda Çin’de hüküm süren Tang [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ebru-sanati-gercege-yakin-deneyim-farkiyla-artik-tabletinizde-akilli-telefonunuzda/">Ebru Sanatı Gerçeğe Yakın Deneyim Farkıyla Artık Tabletinizde Ve Akıllı Telefonunuzda</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Ebru meraklıları, geleneksel sanat âşıkları, yaratıcılıkta sınır tanımayanlar; Edru adlı yeni dijital uygulama ile tabletinizden ya da akıllı telefonunuzdan tüm maharetinizi gösterebilirsiniz. Sanatı suya resmetmek ne kadar inanılması zor bir tanımlama ise dijital teknoloji telefonunuzun ekranını artık bir Ebru atölyesine dönüştürüyor demek de o kadar mucizevî olsa gerek.</p>
<p>Tarihi 7’nci yüzyılda Çin’de hüküm süren Tang hanedanlığına dayanan, oradan İpek Yolu ticareti ile 15’nci yüzyılda Anadolu’ya taşınan Ebru sanatı geleneksel özelliklerini koruyarak yeni nesil teknoloji dokunuşuyla özelliklerinden hiç bir şeyi kaybetmeden sanal âleme taşındı. Edru hem Android hem de IOS sistemli aygıtlarda kullanılmak üzere suya resmetme tekniklerini bire bir telefon veya tablet ekranına uygulamanız için geliştirildi.</p>
<p>Uygulamanın en önemli farkı piksel tabanlı teknoloji ile değil vektörel grafik yapısıyla tasarlanmış olması. Bu altyapı kullanıcılara tam anlamıyla gerçek bir Ebru deneyimi yaşatıyor. Böylelikle eserinizi rahatlıkla yazıcınızdan çıktı olarak alıp duvarınıza asabilir ve arkadaşlarınıza gösterebilirsiniz. Ne kadar gerçekçi bir deneyim yaşattığını görmek için Youtube videomuza bir göz atın.</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=PXpvpt53SCE" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=tr&amp;q=https://www.youtube.com/watch?v%3DPXpvpt53SCE&amp;source=gmail&amp;ust=1511682225555000&amp;usg=AFQjCNHXYq-3dyZmv5M2rVgtJvQuXaW2dw">https://www.youtube.com/watch?v=PXpvpt53SCE</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Kullanıcılar için tasarlanmış damlatma, serpme, tarak, kavis gibi çeşitli özellikleri, birçok fırça seçeneğinin yanı sıra mavinin en koyu tonundan ateş kırmızısına, nane tazeliğindeki yeşil tonlardan göz kamaştırıcı sarıya kadar uzanan renklerin istediğiniz her tonunu bulma ayrıcalığı ile dilediğiniz Ebru modelinizi oluşturabilirsiniz.</p>
<p>Renkleri ekranınıza damlatın, bir fırça seçin, ister parmağınızı isterseniz tablet kaleminizi bir Ebru bizi gibi kullanın ve ustaca Ebru çalışmanızı hazırlayın. Eserinizi isterseniz dijital olarak kaydedebilir, sosyal medya aracılığıyla arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Dilerseniz de tuval üzerine ya da bir tişört üzerine çıktı olarak alıp eserinizi saklayabilir veya hediye olarak verebilirsiniz.</p>
<p style="font-weight: 400;">Edru uygulamasının geliştiricileri, bir yıldan uzun süredir üzerinde çalıştıkları uygulamanın muhteşem bir resim ve eğlence uygulaması olduğunu, uygulamayı hayata geçirdikleri için çok mutlu olduklarını, bu sayede geleneksel Türk sanatı Ebru’nun daha geniş kitlelere ulaşacağını ve bu sanata meraklıların sayısının her geçen gün artacağını belirtti. Uygulamayı hem usta sanatçıların hem de yeni kullanıcıların tercihlerine göre esnek bir şekilde tasarladıklarını vurgulayarak eski ile yeniyi bir araya getirmenin heyecanını yaşadıklarını söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Daha fazla bilgi için <a href="http://edru.lu/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=tr&amp;q=http://edru.lu/&amp;source=gmail&amp;ust=1511682225555000&amp;usg=AFQjCNHcQonuy96GaSvKUUbjv6dn2Wa5Rw">http://edru.lu</a> adresine tıklayın. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da takip edebilirsiniz.</p>
<p style="font-weight: 400;">Edru uygulamasını <a href="https://edru.lu/ios-2/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=tr&amp;q=https://edru.lu/ios-2/&amp;source=gmail&amp;ust=1511682225555000&amp;usg=AFQjCNGZtSA4PIaQnE8B9TzdeDxf0hGUxw">App Store</a> ve <a href="https://edru.lu/android/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=tr&amp;q=https://edru.lu/android/&amp;source=gmail&amp;ust=1511682225555000&amp;usg=AFQjCNGDkcsNPP4-LWQnuLvNKiW0JEnthw">Google Play’den</a> indirmek için hemen tıklayınız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ebru-sanati-gercege-yakin-deneyim-farkiyla-artik-tabletinizde-akilli-telefonunuzda/">Ebru Sanatı Gerçeğe Yakın Deneyim Farkıyla Artık Tabletinizde Ve Akıllı Telefonunuzda</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ebru-sanati-gercege-yakin-deneyim-farkiyla-artik-tabletinizde-akilli-telefonunuzda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11962</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mimar Ressam Ebru Kalgay’dan Renklerin Dansı Resim Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/mimar-ressam-ebru-kalgaydan-renklerin-dansi-resim-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/mimar-ressam-ebru-kalgaydan-renklerin-dansi-resim-sergisi/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 18 May 2017 18:00:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Nişantaşı Niş Art Sanat Galerisi]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[sanat sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9352</guid>
				<description><![CDATA[<p>Mimarlık alanındaki çalışmaları ile bilinen sosyete mimarı Ebru Kalgay, Nişantaşı Niş Art Sanat Galerisi’nde resim sergisi açtı. Sanatçı sergisinde aralarında suluboya, yağlıboya, akrilik, kara kalem, pastel boya, çini mürekkebi ve kolaj olmak üzere 70 resim ile 20 Ebru çalışmasını 26 Mayıs tarihine kadar sergiliyor. Ebru Kalgay Kimdir? Ebru Kalgay İstanbul doğumlu. Resim sanatına küçük yaşlarda [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mimar-ressam-ebru-kalgaydan-renklerin-dansi-resim-sergisi/">Mimar Ressam Ebru Kalgay’dan Renklerin Dansı Resim Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Mimarlık alanındaki çalışmaları ile bilinen sosyete mimarı <strong>Ebru Kalgay</strong>, <strong>Nişantaşı Niş Art Sanat Galerisi</strong>’nde resim sergisi açtı. Sanatçı sergisinde aralarında suluboya, yağlıboya, akrilik, kara kalem, pastel boya, çini mürekkebi ve kolaj olmak üzere 70 resim ile 20 Ebru çalışmasını <strong>26 Mayıs</strong> tarihine kadar sergiliyor.</p>
<p><figure id="attachment_9356" aria-describedby="caption-attachment-9356" style="width: 605px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-KaLgay4.jpg"><img class="size-full wp-image-9356" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-KaLgay4.jpg?resize=605%2C907" alt="Ebru Kalgay Resim Sergisi" width="605" height="907" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-KaLgay4.jpg?w=605&amp;ssl=1 605w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-KaLgay4.jpg?resize=200%2C300&amp;ssl=1 200w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9356" class="wp-caption-text">Ebru Kalgay Resim Sergisi</figcaption></figure></p>
<h2>Ebru Kalgay Kimdir?</h2>
<p><strong>Ebru Kalgay</strong> İstanbul doğumlu. Resim sanatına küçük yaşlarda kara kalem ile başladı. Ardından sulu boya ve pastelle devam ettirdi. Nişantaşı Kız Lisesi’nde okurken yağlı boyaya yöneldi. İTÜ Mimarlık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra yüksek lisansını da aynı fakültenin Yapı Kürsüsünde yaptı. Mimarlık yaparken sanatın pek çok dalıyla ilgilendi, İTÜ’de Şadan Bezeyiş,  Bakraç Sanat Galerisi’nde Alp Bartu ve Ali Candaş, Atölye Biz’de Burhan Özer gibi değerli ressamlardan eğitim aldı. Sait Günel, Hikmet Çetinkaya ve Orhan Gürel’in Workshop’larına katıldı. Füsun Arıkan’ın Ebru atölyesinde çalıştı. İTÜ Mimarlık Fakültesi Taşkışla, Bakraç Sanat Galerisi, Beşiktaş Deniz Müzesi, Füsun Arıkan Atölyesi, Akatlar Kültür Merkezi’nde sergiler açtı. Çeşitli yarışmalardan mesleki ödüller alırken, ilk olarak Mimarlar Odası İstanbul Şubesinin öğrenci yarışmasında “Sinan Ödülü 80’i kazandı. Halen kendisine ait mimarlık bürosunda mimari ve dekorasyon projelerinin yanı sıra resim çalışmalarını da yürütüyor.</p>
<p><figure id="attachment_9355" aria-describedby="caption-attachment-9355" style="width: 605px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-Kalgay3.jpg"><img class="size-full wp-image-9355" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-Kalgay3.jpg?resize=605%2C907" alt="Ebru Kalgay Resim Sergisi Nişantaşı Niş Art Sanat Galerisi'nde." width="605" height="907" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-Kalgay3.jpg?w=605&amp;ssl=1 605w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-Kalgay3.jpg?resize=200%2C300&amp;ssl=1 200w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9355" class="wp-caption-text">Ebru Kalgay Resim Sergisi Nişantaşı Niş Art Sanat Galerisi&#8217;nde.</figcaption></figure></p>
<h2>Nişantaşı Niş Art Sanat Galerisi</h2>
<p>Sergi adresi: Niş Art Hüsrev Gerede Caddesi No: 84 Teşvikiye – İSTANBUL</p>
<p><figure id="attachment_9353" aria-describedby="caption-attachment-9353" style="width: 605px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-KAlgay5.jpg"><img class="size-full wp-image-9353" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-KAlgay5.jpg?resize=605%2C907" alt="Ebru Kalgay" width="605" height="907" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-KAlgay5.jpg?w=605&amp;ssl=1 605w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/mimar-ressam-Ebru-KAlgay5.jpg?resize=200%2C300&amp;ssl=1 200w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9353" class="wp-caption-text">Ebru Kalgay</figcaption></figure></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mimar-ressam-ebru-kalgaydan-renklerin-dansi-resim-sergisi/">Mimar Ressam Ebru Kalgay’dan Renklerin Dansı Resim Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/mimar-ressam-ebru-kalgaydan-renklerin-dansi-resim-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9352</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ebru’nun Sanatla İmtihanı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ebrunun-sanatla-imtihani/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ebrunun-sanatla-imtihani/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 11 May 2017 11:39:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Selda Önder]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ebru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9264</guid>
				<description><![CDATA[<p>Resim Öğretmeni Ebru’ya bir ödev vermişti. Türk Sanatları içinde en ilginç olan, hayranlık uyandıran bir sanatı araştırmasını istemişti. Ebru lisede ek ders olarak Resim dersini seçmişti. Yoğun bir ders programı vardı. Öğretmeni Zeynep Hanım dönem sonunda bir ödev vermiş: &#8212; Ebru sana isminle eşanlamlı bir Sanatımızı araştırma ödevi veriyorum. Ama bu ödevi sadece internetten kuru [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ebrunun-sanatla-imtihani/">Ebru’nun Sanatla İmtihanı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Resim Öğretmeni Ebru’ya bir ödev vermişti. Türk Sanatları içinde en ilginç olan, hayranlık uyandıran bir sanatı araştırmasını istemişti. Ebru lisede ek ders olarak Resim dersini seçmişti. Yoğun bir ders programı vardı. Öğretmeni Zeynep Hanım dönem sonunda bir ödev vermiş:</p>
<p>&#8212; Ebru sana isminle eşanlamlı bir Sanatımızı araştırma ödevi veriyorum. Ama bu ödevi sadece internetten kuru kuruya değil bu işin Duayenleriyle konuşup gerekirse röportaj ve alan çalışmalarıyla desteklemeni istiyorum demişti.</p>
<p>Ebru eve geldiğinde canı sıkılmış gibiydi. Çantasını fırlattı, salona geçti. Ooof ya her şeyi zorlaştırmak zorunda mısın be kadın” dedi. Duyduğu, bildiği tek Ebru isimdi. Bunun birde sanatı mı vardı. Annesi sanatla ilgiliydi, Konuyu biliyordu, öğretmeniyle konuşmuştu. İçinden “face’ den uzaklaşman için iyi bir yol” diye geçirdi. Gençliğin haline üzülüyordu araştırma yok, kitap okuma yok, maneviyat hızla eriyip gidiyor. Madde değer kazanıyor diye düşünmekteydi uzun zamandır.</p>
<p><figure id="attachment_9275" aria-describedby="caption-attachment-9275" style="width: 344px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/geven-otu.jpg"><img class="size-full wp-image-9275" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/geven-otu.jpg?resize=344%2C349" alt="Geven otu" width="344" height="349" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/geven-otu.jpg?w=344&amp;ssl=1 344w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/geven-otu.jpg?resize=296%2C300&amp;ssl=1 296w" sizes="(max-width: 344px) 100vw, 344px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9275" class="wp-caption-text">Geven otu</figcaption></figure></p>
<p>Diğer tarafta Türkiye’nin güzel bir köyünde Ahmet Geven otu toplamaktaydı. Köylüler kırlarda geven dikeninin gövdesine bıçakla çizik atar, birkaç gün beklerler. Bitkinin özsuyu çizik bölgeden akar ve kurur. Bir ağaç kabuğuna benzer görünüm alır. Bu kabuklar tek tek toplanır. Kabuk şeklinde olan kitre aktarlarda satılmaktadır. Ebrunun suyu hazırlanırken saf suyun içine belli ölçülerde kitre konulur. Su ağzı kapalı bir kapta bu şekilde bir süre bekletilir. Belli zaman aralıklarıyla çalkalanarak eriyen kitre özünün dağıtılması gerekir. Suyun yeterli yoğunluğa ulaşmasından sonra, içinde kalan erimemiş kitre kalıntılarını ayırmak için, ebru suyu iyice süzülmelidir. Ahmet “bunları bize niye toplatıyorlar, Hüseyin sen biliyon mu? diye sordu. Hüseyin yaptığı işin bilincindeydi. “Oğlum kasabadaki Halk eğitimde hoca hanım ebru mu ne bişeylerle uğraşıveriyor ya görmedin mi heç böyle rengarenk bir şeyler yapıyor, Böyük şehirlere de gideyo burdan oooohho hadi işimiz çok oyalama beni” dedi. Ahmet bir türkü tutturdu kim bilir büyük şehir nasıl bir yerdi. Bu otlarla resim nasıl yapılırdı ki?</p>
<p>Aynı kelimeyi söyleme sırası Ebru’ya gelmişti. Bilgisayarın başına geçip oturmuştu Google’ın arama motoruna büyük harflerle “EBRU” yazdığında Ebru malzemeleri içinde yazıyordu. Geven otu, Kerajin, Kitre&#8230; Resimde bir çeşit otsu bitki. Bilmeden Ahmet’le aynı fikirdeydi. “Bu otlarla nasıl resim yapılır?”</p>
<p><figure id="attachment_9270" aria-describedby="caption-attachment-9270" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-fircasi.jpg"><img class="size-full wp-image-9270" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-fircasi.jpg?resize=400%2C284" alt="Ebru Fırçası " width="400" height="284" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-fircasi.jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-fircasi.jpg?resize=300%2C213&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-fircasi.jpg?resize=269%2C192&amp;ssl=1 269w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9270" class="wp-caption-text">Ebru Fırçası</figcaption></figure></p>
<p>Bu böyle olmaz diye düşündü. Gidip bir yerlerden bunu yapılırken görmeliydi. Yavaş yavaş ilgisini çekiyordu Ebru. Evet evet bir kursa yazılmalıydı. “Ben bu ödevi yaparım Zeynep Hanıııım” diye düşünüp içinden gülümsedi. Yarın Allah kerimdi.</p>
<p>Araştırmaları sonucu semtine yakın bu eğitimi veren bir dernek buldu ve kayıt oldu. Kimse gelmeden gidip bir sandalyeye ilişti. Geleneksel bir sanattı Osmanlılar zamanında birçok eserler verildiğini araştırırken okumuştu. Acaba hoca nasıl biriydi. Genellikle belli bir çizgileri vardı geleneksel sanatlarla ilgili hocaların. Yavaş yavaş başkaları da gelmeye başladı.</p>
<p>“Umarım verimli bir eğitim olur” diye düşündü. “Yoksa zamanım boşa geçirecek kadar bol değil.” Derken kapı açıldı; içeriye güler yüzlü sempatik bir kadın girdi. “Herkese merhabaaaa” dedi gülümseyerek. Tanışma faslından sonra, hoca Ebru sanatı hakkında bilgi vermeye başladı. Farsça’ da “Kaş” anlamına gelen bir kelimeden gelmekteydi anlamı. Eskiler, Ebr (suda yüzen) de dense, İngilizler “Marbiling” de dese. Literatüre Türk Sanatı olarak geçmişti. İran’da doğduğu, Hindistan’ da büyüdüğü de söylense bizim sanatımızdı işte. Her kullanılan malzemenin bir anlamı vardı ve öylesine özeldi ki. İşte sıvı olarak kullanılan Kitre, Geven otuyla yapıldığı gibi, Deniz kadayıfıyla da yapılmaktaydı. Doğanın koynundan alınan emanet yeniden işin üstatları tarafından doğaya sunuluyordu. Öyle ki asla zehirli madde içermiyor. Öksüren çocuklara bile şurup olarak içirilebiliyordu bu deniz kadayıfı. Geven otu yada Deniz kadayıfı ehli ellerde yumuşatılıp bekletildikten sonra, yağmur suyu yada şimdilerde saf suyla birleştirilip kıvamlı bir sıvı yapılmakta işte tuval olarak kullanılan zemin böyle oluşmaktaydı.</p>
<p><figure id="attachment_9267" aria-describedby="caption-attachment-9267" style="width: 646px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/toprak-ve-oksit-boyalar.jpg"><img class="size-full wp-image-9267" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/toprak-ve-oksit-boyalar.jpg?resize=640%2C337" alt="Toprak ve Oksit Boyalar" width="640" height="337" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/toprak-ve-oksit-boyalar.jpg?w=646&amp;ssl=1 646w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/toprak-ve-oksit-boyalar.jpg?resize=300%2C158&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/toprak-ve-oksit-boyalar.jpg?resize=351%2C185&amp;ssl=1 351w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9267" class="wp-caption-text">Toprak ve Oksit Boyalar</figcaption></figure></p>
<p>Osmanlı Nakkaş hanelerinde özenle bir bebek gibi geliştirilen bu Sanat o zamanlardan günümüze vücut bulmuştu. Tüm Ebru üstatları en görkemli eserlerini Kanuni Sultan Süleyman devrinde gerçekleştirmişlerdi.</p>
<p>Kullanılan malzemelerde yapay hiçbir dokuya rastlanmıyordu. Örneğin kullanılan fırçalarda özeldi. Kimin aklına gelirdi ki; at kılları hem bir kemanın notalarındaki olağanüstü tınıların müsebbibi olsun, hem de melodi gibi her vuruşta suyun üzerine düşen tınıları denize atılan taşlar gibi dalga dalga yayılsın. Aynı doğanın mükemmeline şehadet eden iki farklı unsur&#8230;</p>
<p><figure id="attachment_9265" aria-describedby="caption-attachment-9265" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/od.jpg"><img class="wp-image-9265 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/od-300x268.jpg?resize=300%2C268" alt="Öd" width="300" height="268" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/od.jpg?resize=300%2C268&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/od.jpg?w=367&amp;ssl=1 367w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9265" class="wp-caption-text">Öd</figcaption></figure></p>
<p>Peki, bu fırçanın kıllarının üç yaşın üstünde olan erkek attan temin edileceğini kim düşündü? Ya bu kılların bağlı olduğu sapın, gül dalı zarafetiyle bütünleştirilmesi gerektiğini ve doğada hiçbir materyalin bu esnekliği vermediğini. Belki de söylendiği gibi büyük üstat Hikmet Barutçugil kendi adını taşıyan teknesini hareket ettirmek suretiyle bulduğu ve geliştirdiği “Barut Ebru” gibi bir başka yaratıcılığı da bu konudaydı. Gerçekten de değerli üstat bahçesinde yüzlerce çeşit gül yetiştirmekteydi. Her bahar mevsiminde güller budanır, atılır bilindiği gibi. Fakat Barutçugil tabiattan gelen bu hediyeyi severek kabul edip en güzel şekilde değerlendirmiştir.</p>
<p>Ebru Sanatının en büyük özelliği her adımda sabrı öğretmesidir. Kitre hazırlanır beklenir. Demlensin diye. Biliriz ki hiçbir şey demlenmeden tadını bulmaz. Boyalar toprak boyadır. Saatlerce “Destiseng” denilen mermer parçasıyla ezilir, dirhem dirhem ateşe su verir gibi sulandırılır. Her şey terbiyeden geçer sesimiz bile terbiye etmeden dinlenir hale gelmez. Ebru’nun terbiyesi “öd” dedir. Sulandırılıp boş bir kaba alınan toprak boya öd ile pişmesi için bir süre dinlenmeye alınır.</p>
<p><figure id="attachment_9266" aria-describedby="caption-attachment-9266" style="width: 220px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/toprak-boyalar.jpg"><img class="size-full wp-image-9266" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/toprak-boyalar.jpg?resize=220%2C165" alt="Toprak Boyalar" width="220" height="165" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9266" class="wp-caption-text">Toprak Boyalar</figcaption></figure></p>
<p>Ebru büyülenmiş gibiydi. Herkes hocanın anlattıklarını şaşırarak dinliyor, arada iyi ki buradayız der gibi birbirlerine bakıyorlardı. Derken hoca ilerleyen zamanlarda Ebru sanatının üsluplarından ve sanatçılarından da söz edeceğini artık derse geçmeleri gerektiğini söyledi. Herkes heyecan içindeydi. Hoca kitre dolu teknenin başına geçip fırçalardan birini aldı. “Battal ile başlıyoruz” dedi. Her şişenin içinde farklı miktarda öd vardı. Her şişede farklı fırçalar. Ve işte o an. Herkes soluğunu tutmuş o anı yaşamaktaydı. Ve ilk darbe fırçanın özenle bünyesinde sakladığı boyalar suyun yüzeyine damla damla düşüp her düştüğü yerde harelenmesi. Herkesten bir “oooooooo” sesi. Ve her şey böyle başladı önceleri herkes cesaretsizlikle sırasını birbirine veriyordu ama zamanla alıştıktan sonra kimse sırasını kimseye vermez oldu.</p>
<p>İlk Ebrusunu yapmıştı Lise öğrencisi Ebru. Farklı bir dünya açılmıştı önünde. Akşam yaptıklarını annesine coşkuyla anlatıyor her farklı üslupta neler yapabildiğine şaşırıyordu. Belki de hayatında ilk defa bir hobisi olmuştu. İçinden Zeynep hocasına minnet duydu. Önceleri çok kızmıştı zamanım yok diye ama farklı bir kapıdan farklı bir dünyaya da o kapıdan girmesini Zeynep öğretmenine borçluydu işte. Daha başlangıç bu diye düşündü. Çok kapsamlı bir aratırma yapacaktı. Gerekirse bu konuda ismi geçen hocalarla bir söyleşide ekleyecekti dosyasına. “Yarın gül alayım hocama” diye seslendi odasından annesine. İçinden gülümsedi, “dalını bana geri verir mi acaba” diye. Demek ki doğruymuş topraktan aldığını toprağa vermek. Her şey bir süreç. Ve uyumadan önce Ebru dersi öğretmeninin sözlerini tekrar etti sessizce “Baki kalan bu gök kubbede hoş bir seda imiş”&#8230;</p>
<p><figure id="attachment_9268" aria-describedby="caption-attachment-9268" style="width: 285px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-calismalari.jpg"><img class="size-full wp-image-9268" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-calismalari.jpg?resize=285%2C177" alt="Ebru Çalışmaları" width="285" height="177" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-calismalari.jpg?w=285&amp;ssl=1 285w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-calismalari.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 285px) 100vw, 285px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9268" class="wp-caption-text">Ebru Çalışmaları</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_9271" aria-describedby="caption-attachment-9271" style="width: 466px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-ornegi.jpg"><img class="size-full wp-image-9271" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-ornegi.jpg?resize=466%2C700" alt="Ebru Çalışmalarına Örnek" width="466" height="700" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-ornegi.jpg?w=466&amp;ssl=1 466w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/ebru-ornegi.jpg?resize=200%2C300&amp;ssl=1 200w" sizes="(max-width: 466px) 100vw, 466px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9271" class="wp-caption-text">Ebru Çalışmalarına Örnek</figcaption></figure></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ebrunun-sanatla-imtihani/">Ebru’nun Sanatla İmtihanı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ebrunun-sanatla-imtihani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9264</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Metin Kuş “Sınır” Resim Sergisi Galetea-Art’ta</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/metin-kus-sinir-resim-sergisi-galetea-artta/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/metin-kus-sinir-resim-sergisi-galetea-artta/#comments</comments>
				<pubDate>Fri, 05 May 2017 14:59:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Galatea Art Galeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9168</guid>
				<description><![CDATA[<p>Galatea-art Sanat Galerisi 16 Mayıs-31 Mayıs tarihleri arasında Metin Kuş’un “SINIR” isimli resim sergisine ev sahipliği yapacak. Metin Kuş “SINIR” Metin Kuş “SINIR” adını verdiği  resim sergisinde, alışılagelmiş figür geleneğindeki hümanist yaklaşımın tek tek insanları kutsama ve insanı yüceltmenin aksine , insanlığa ve kalabalıklara bakışı  öncelikli olarak ele alıyor. Bir tesbit ve dayanak olarak   Rönesans’tan [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/metin-kus-sinir-resim-sergisi-galetea-artta/">Metin Kuş “Sınır” Resim Sergisi Galetea-Art’ta</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Galatea-art Sanat Galerisi</strong> 16 Mayıs-31 Mayıs tarihleri arasında <strong>Metin Kuş</strong>’un “<strong>SINIR</strong>” isimli resim sergisine ev sahipliği yapacak.</p>
<h2>Metin Kuş “SINIR”</h2>
<p><strong>Metin Kuş</strong> “<em>SINIR” </em>adını verdiği  resim sergisinde, alışılagelmiş figür geleneğindeki hümanist yaklaşımın tek tek insanları kutsama ve insanı yüceltmenin aksine , insanlığa ve kalabalıklara bakışı  öncelikli olarak ele alıyor.</p>
<p><figure id="attachment_9169" aria-describedby="caption-attachment-9169" style="width: 299px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/metin-kus-sinir.jpg"><img class="wp-image-9169 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/metin-kus-sinir.jpg?resize=299%2C531" alt="Metin Kuş “SINIR”" width="299" height="531" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/metin-kus-sinir.jpg?w=299&amp;ssl=1 299w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/metin-kus-sinir.jpg?resize=169%2C300&amp;ssl=1 169w" sizes="(max-width: 299px) 100vw, 299px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9169" class="wp-caption-text">Metin Kuş “SINIR”</figcaption></figure></p>
<p>Bir tesbit ve dayanak olarak   Rönesans’tan başlayarak günümüze kadar gelen ve tek tek bireylerin anlatıldığı görsellik geleneğinin, bir hümanizm naifliğinin, geçerliliğinin kalmadığı ‘’sessiz yığınlar’’ın  yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla insanlığın  ne olduğunun ve ne olacağının, temsilcisi ve   belirleyici olarak yaşamın her alanında olduğudur. Belki de bu artık insanlığı  insandan hareketle anlatma geleneğinin sonu, kalabalıklar ise insanlık üzerinden yüzleşmenin gerçek yüzüdür, ‘’ yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla’’.</p>
<p><strong>Metin Kuş</strong> ‘’ Sınır’’ adlı sergisi  16 Mayıs Salı günü, saat 18.00’da GALATEA – ART Sanat Galerisinde açılıyor. Metin Kuş resim sergisi 31 Mayıs 2017 tarihine kadar görülebilir…</p>
<p><figure id="attachment_9170" aria-describedby="caption-attachment-9170" style="width: 499px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/metin-kus-resim-sergisi.jpg"><img class="size-full wp-image-9170" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/metin-kus-resim-sergisi.jpg?resize=499%2C637" alt="Metin Kuş “SINIR” Resim Sergisi" width="499" height="637" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/metin-kus-resim-sergisi.jpg?w=499&amp;ssl=1 499w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/metin-kus-resim-sergisi.jpg?resize=235%2C300&amp;ssl=1 235w" sizes="(max-width: 499px) 100vw, 499px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9170" class="wp-caption-text">Metin Kuş “SINIR” Resim Sergisi</figcaption></figure></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/metin-kus-sinir-resim-sergisi-galetea-artta/">Metin Kuş “Sınır” Resim Sergisi Galetea-Art’ta</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/metin-kus-sinir-resim-sergisi-galetea-artta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9168</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mandala Nedir?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/mandala-nedir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/mandala-nedir/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 02 May 2017 07:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Kırtasiye Gezgini]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Grafik]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9102</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Mandala” sözcüğü, Sanskritçede “manda” (enerji) ve “la” (kap) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan bir sözcüktür ve “enerji kabı” ya da “enerjiyi tutan/saklayan kap” anlamına gelir. Özel bir çizim ve renklendirme sanatı olarak mandala, evrenin sonsuzluğunun insanın özünde olduğu; başka deyişle, insanın özünde sonsuz bir varlık olduğu düşüncesini farklı zeminlerde ve farklı materyallerle anlatan Uzakdoğu kökenli bir el [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mandala-nedir/">Mandala Nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>“Mandala” sözcüğü, Sanskritçede “manda” (enerji) ve “la” (kap) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan bir sözcüktür ve “enerji kabı” ya da “enerjiyi tutan/saklayan kap” anlamına gelir. Özel bir çizim ve renklendirme sanatı olarak <a href="https://goo.gl/MKREcY"><strong>mandala</strong></a>, evrenin sonsuzluğunun insanın özünde olduğu; başka deyişle, insanın özünde sonsuz bir varlık olduğu düşüncesini farklı zeminlerde ve farklı materyallerle anlatan Uzakdoğu kökenli bir el sanatıdır.</p>
<p>Mandalanın geçmişi, bazı araştırmacılar tarafından 40 bin yıl öncesine kadar götürülmekte. İlk mandalaların Hindistan coğrafyasındaki farklı birtakım mağaralara çizilen resimler olduğunu savunan bu araştırmacılar, mandalanın Budizmden bile önce Hindistan coğrafyasında bilindiğini ve uygulandığını öne sürmüşlerdir. Ne var ki, pek çok kültürde benzer çalışmalara rastlanabilir ve tüm bunlara “mandala” ismini vermek güçtür.</p>
<p>Örneğin, geleneksel el sanatlarımız arasında öne çıkan tezhip sanatı, çinicilik veya kalem işlemelerini mandalayla ilişkilendirmek güçtür. Çünkü bu sanatlarda içerik, formdan çok daha ön plandadır ve kullanılan el becerileri, içerikte verilmek istenen mesajı güçlendirdiği oranda güzel ve değerli kabul edilir. Mandalada ise formun kendisi ayrı bir değer taşır ve form, yarattığı meditatif etkiler bakımından güzel ve değerli tutulur.</p>
<p><figure id="attachment_9106" aria-describedby="caption-attachment-9106" style="width: 300px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Siva-ve-Saktinin-Kozmik-Dansı.jpg"><img class="wp-image-9106 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Siva-ve-Saktinin-Kozmik-Dansı.jpg?resize=300%2C300" alt="Siva ve Sakti'nin Kozmik Dansı" width="300" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Siva-ve-Saktinin-Kozmik-Dansı.jpg?w=300&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Siva-ve-Saktinin-Kozmik-Dansı.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9106" class="wp-caption-text">Siva ve Sakti&#8217;nin Kozmik Dansı</figcaption></figure></p>
<p>Hinduizmde mandala, Siva ve Sakti&#8217;nin kozmik dansını sembolize eder. Budizmde ise Buda&#8217;nın diyarını veya vizyonunu sembolize eden daha farklı mistik ve metafizik anlamlar kazanır. Hinduizm ve Budizmin yanı sıra Caynizm ve Sihizm gibi Uzakdoğu inançlarında da sıkça yer verilen mandala çalışmaları, mistik ve metafizik anlamlarının yanı sıra estetik bakımdan da oldukça zengin bir çeşitliliğe sahiptir.</p>
<p>Bununla birlikte mandala çalışmaları, <strong>mistik</strong> veya <strong>geometrik</strong> olmak üzere iki temel başlık altında incelenebilir. <strong>Mistik mandala </strong>türündeki çalışmalarda, mistik yönü güçlü ve manevi anlamlar yüklü formlar kullanılır, evrenin özündeki sonsuzluk duygusu sezgi veya içe bakış yöntemleriyle özümsenmeye çalışılır. Bu yönüyle mistik mandala, pek çok kültürel kod ve mesajı farklı formlar üzerinden işler. Bu çalışmalarda kullanılan formların yanı sıra renk seçimleri de yine kültürel kodlar üzerinden şekillenir.</p>
<p><figure id="attachment_9104" aria-describedby="caption-attachment-9104" style="width: 630px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mistik-Mandala-Örnekleri.jpg"><img class="size-full wp-image-9104" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mistik-Mandala-Örnekleri.jpg?resize=630%2C270" alt="Mistik Mandala Örnekleri" width="630" height="270" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mistik-Mandala-Örnekleri.jpg?w=630&amp;ssl=1 630w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mistik-Mandala-Örnekleri.jpg?resize=300%2C129&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 630px) 100vw, 630px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9104" class="wp-caption-text">Mistik Mandala Örnekleri</figcaption></figure></p>
<p>Budistlere göre mistik mandala, kişilere evrenin kutsallığını ve bu kutsallık içinde kendi potansiyellerini keşfetme fırsatı sunar. Bu yönüyle mistik mandala, insanı gereksiz yüklerinden kurtarıp evrenin sonsuzluğuna taşır ve kendi hakikatini bu sonsuzluk içinde keşfetmeye çağırır. Tüm duygu ve düşüncelerin mistik mandala çalışması sırasında tutulduğuna inanan Budistler, bu arınmanın gerçekleştiği oranda kişide yaratıcı enerjinin açığa çıkacağını düşünür.</p>
<p><figure id="attachment_9107" aria-describedby="caption-attachment-9107" style="width: 630px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Budistler-ve-Mandala.jpg"><img class="size-full wp-image-9107" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Budistler-ve-Mandala.jpg?resize=630%2C270" alt="Budistler ve Mandala" width="630" height="270" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Budistler-ve-Mandala.jpg?w=630&amp;ssl=1 630w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Budistler-ve-Mandala.jpg?resize=300%2C129&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 630px) 100vw, 630px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9107" class="wp-caption-text">Budistler ve Mandala</figcaption></figure></p>
<p>Budistler ayrıca, olumsuz duygu ve düşüncelerini aktardıkları mandalalarını yakıp küllerini savurarak tinsel bir şifalanma sürecinin mümkün olduğuna da inanır. Tamamlanmış bir mandala, yaratıcı enerjilerin yanı sıra hep güzel duygu ve düşüncelerin açığa çıkmasına katkı sağlayacağı için, onu yapan kişinin yanında taşımak isteyeceği veya yaşam alanlarında hep görmek isteyeceği nesnelerden biri haline gelir.</p>
<p>Diğer taraftan <strong>geometrik mandala</strong> ise herhangi bir kültürel kod veya mesaj içermeksizin farklı birtakım geometrik formların kullanıldığı ve içerikte çok daha farklı temaların işlendiği mandala çalışmalarını ifade etmektedir. Bu form ve temaların hazırlanmasında ve renklendirilmesinde herhangi bir kesin kural olmamakla birlikte, dış yüzeylerde dairesel formların kullanılması ve mandala desenleri boyanırken belirli bir sıra düzeni içinde hareket edilerek merkezden başlayıp en dış daireye gelinmesi şeklinde yaygın bir eğilim görülmektedir.</p>
<p><figure id="attachment_9110" aria-describedby="caption-attachment-9110" style="width: 486px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Geometrik-Mandala-Örneği.jpg"><img class="size-full wp-image-9110" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Geometrik-Mandala-Örneği.jpg?resize=486%2C304" alt="Geometrik Mandala Örneği" width="486" height="304" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Geometrik-Mandala-Örneği.jpg?w=486&amp;ssl=1 486w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Geometrik-Mandala-Örneği.jpg?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Geometrik-Mandala-Örneği.jpg?resize=343%2C215&amp;ssl=1 343w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Geometrik-Mandala-Örneği.jpg?resize=326%2C205&amp;ssl=1 326w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Geometrik-Mandala-Örneği.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9110" class="wp-caption-text">Geometrik Mandala Örneği</figcaption></figure></p>
<p>Her iki türü içinde de mandala sanatı, makro veya mikro kozmosu gösteren sembolik bir anlatıma sahiptir ve bu sanatta esas amaç, kişinin ruh dinginliğine ulaşmasının yanı sıra evrene bakış açısını genişletmesine katkı sağlamaktır. Mandala desenleri belirli bir sıra düzeni içinde adım adım boyanırken kişi, dış dünyanın karmaşasından uzaklaşarak tüm enerjisini belirli bir nokta üzerinde yoğunlaştırır. Mandalanın çok küçük ve zengin desenleri, boyama işlemi sırasında kişiye evrenin sonsuzluğunu düşündürür ve zihninde yer eden pek çok meselenin bu sonsuzluk içinde eriyip kaybolmasını sağlayan mandala, bu yolla meditatif bir etkide bulunur.</p>
<p>Mandala çalışmaları, <strong>çizim</strong> ve <strong>renklendirme</strong> olarak iki temel kısımdan oluşmakta. Bu çizimler herhangi bir yeteneğe bağlı olmaksızın kolaylıkla yapılabileceği gibi, karmaşık desenler için daha yüksek el becerileri gerekmektedir. Çizim yapılacak yüzeyler ise kağıdın yanı sıra tuval, taş ve seramik veya ahşap gibi çok çeşitli yüzeyler olabilmektedir. Çizim aracı olarak da kalemin yanı sıra cetvel ve pergel gibi araçlar veya fırça gibi <a href="https://goo.gl/DHLYkZ"><strong>resim malzemeleri</strong></a> de kullanılabilmektedir.</p>
<p><figure id="attachment_9111" aria-describedby="caption-attachment-9111" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mandala-çalışmaları-çizim-ve-renklendirme-olarak-iki-temel-kısımdan-oluşmakta..jpg"><img class="size-full wp-image-9111" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mandala-çalışmaları-çizim-ve-renklendirme-olarak-iki-temel-kısımdan-oluşmakta..jpg?resize=400%2C266" alt="Mandala çalışmaları, çizim ve renklendirme olarak iki temel kısımdan oluşmakta." width="400" height="266" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mandala-çalışmaları-çizim-ve-renklendirme-olarak-iki-temel-kısımdan-oluşmakta..jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mandala-çalışmaları-çizim-ve-renklendirme-olarak-iki-temel-kısımdan-oluşmakta..jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mandala-çalışmaları-çizim-ve-renklendirme-olarak-iki-temel-kısımdan-oluşmakta..jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9111" class="wp-caption-text">Mandala çalışmaları, çizim ve renklendirme olarak iki temel kısımdan oluşmakta.</figcaption></figure></p>
<p>Mandala çalışmalarında desenleri kendiniz hazırlayabileceğiniz gibi, daha önce hazırlanmış formları da renklendirebilirsiniz. Kullandığınız yüzeye göre farklı boyama araçlarının seçimine de dikkat etmelisiniz. Kağıt yüzeylerde çalışacaksanız, boyanın arka sayfaya bulaşmaması önemlidir. Tuval üzerinde çalışıyorsanız ve yağlı boya tercih ediyorsanız, küçük yüzeyler için ince samur fırçalar kullanmanız güzel sonuçlar doğuracaktır. Tuval üzerinde fırça geçişlerini görmek istemiyorsanız, sert uçlu sentetik kıllı fırçalar yerine, yumuşak uçlu doğal kıllı fırçaları tercih etmelisiniz.</p>
<p><figure id="attachment_9109" aria-describedby="caption-attachment-9109" style="width: 630px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Farklı-Yüzeylerde-Mandala-Örnekleri.jpg"><img class="size-full wp-image-9109" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Farklı-Yüzeylerde-Mandala-Örnekleri.jpg?resize=630%2C180" alt="Farklı Yüzeylerde Mandala Örnekleri" width="630" height="180" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Farklı-Yüzeylerde-Mandala-Örnekleri.jpg?w=630&amp;ssl=1 630w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Farklı-Yüzeylerde-Mandala-Örnekleri.jpg?resize=300%2C86&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 630px) 100vw, 630px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9109" class="wp-caption-text">Farklı Yüzeylerde Mandala Örnekleri</figcaption></figure></p>
<p>Mandalada renk tercihleri, desenlerin formuna bağlı olduğu gibi, çoğu zaman da kişinin içinde bulunduğu ruh halinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Bu yönüyle mandala, kişinin kendisini bir ifade ediş şekli olarak değerlendirilebilir ve kişinin bilinçaltında saklı olanların bilinç düzeyine çıkmasına katkı sağlar.</p>
<p>Mandalada ayrıca, tema bütünlüğünün yanı sıra renk bütünlüğü de önemlidir. Bir mandalanın teması, tek bir mandala deseninde değil, mandalanın desen bütünlüğünde açığa çıkar. Desen bütünlüğünün görsel açıdan mükemmeliyeti, renk bütünlüğünü gözetmesine bağlıdır. Bu bütünlüğü koruyan çalışmalar, yalnızca çizim ve boyamayla değil, aynı zamanda görsel açıdan da rahatlatıcı etkilere sahiptir.</p>
<p><figure id="attachment_9103" aria-describedby="caption-attachment-9103" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mandalada-renk-seçimleri-kişinin-kendisini-bir-ifade-ediş-şeklidir..jpg"><img class="size-full wp-image-9103" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mandalada-renk-seçimleri-kişinin-kendisini-bir-ifade-ediş-şeklidir..jpg?resize=600%2C315" alt="Mandalada renk seçimleri, kişinin kendisini bir ifade ediş şeklidir." width="600" height="315" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mandalada-renk-seçimleri-kişinin-kendisini-bir-ifade-ediş-şeklidir..jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mandalada-renk-seçimleri-kişinin-kendisini-bir-ifade-ediş-şeklidir..jpg?resize=300%2C158&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Mandalada-renk-seçimleri-kişinin-kendisini-bir-ifade-ediş-şeklidir..jpg?resize=351%2C185&amp;ssl=1 351w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9103" class="wp-caption-text">Mandalada renk seçimleri, kişinin kendisini bir ifade ediş şeklidir.</figcaption></figure></p>
<p>Mandala çalışmalarının en önemli faydası, kişiyi ruhsal bakımdan bir dinginlik haline taşımasıdır. Zihni meşgul eden çok sayıda konu, mandala çalışmasındaki yoğunlaşma sırasında dağılıp gider. Estetik bakımdan başarılı mandalalar, parça içindeki bütünü, bütün içindeki parçaları görmeyi sağlar ve görsel zekanın gelişmesini hızlandırır. El becerilerinin yanı sıra dikkat gelişiminde de faydalı olan mandalalar, sabırlı olmak konusunda kişilerin direncini yükseltir ve başta stres olmak üzere pek çok olumsuzlukla kendi başına mücadele etme güç ve olanaklarını geliştirir.</p>
<p>Sevdiklerimizle yaptığımız mandalalar ise keyifli vakit geçirmemize katkı sağladığı gibi, sosyal ilişkilerimizin güçlenmesine de yardımcı olur. Piyasada pek çok çeşidini bulabileceğimiz mandala kitapları, bu tür etkinlikleri dilediğimiz ortamlarda gerçekleştirmemizi ve çalışmalarımızı uzun süreler korumamızı sağlar.</p>
<p><figure id="attachment_9105" aria-describedby="caption-attachment-9105" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Sevdiklerimizle-yaptığımız-mandalalar-sosyal-ilişkilerimizi-güçlendirir..jpg"><img class="size-full wp-image-9105" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Sevdiklerimizle-yaptığımız-mandalalar-sosyal-ilişkilerimizi-güçlendirir..jpg?resize=500%2C375" alt="Sevdiklerimizle yaptığımız mandalalar, sosyal ilişkilerimizi güçlendirir." width="500" height="375" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Sevdiklerimizle-yaptığımız-mandalalar-sosyal-ilişkilerimizi-güçlendirir..jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Sevdiklerimizle-yaptığımız-mandalalar-sosyal-ilişkilerimizi-güçlendirir..jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9105" class="wp-caption-text">Sevdiklerimizle yaptığımız mandalalar, sosyal ilişkilerimizi güçlendirir.</figcaption></figure></p>
<p>Tüm sanat severlere kalıcı izler bırakmalarını dilerim&#8230;</p>
<p><figure id="attachment_9108" aria-describedby="caption-attachment-9108" style="width: 450px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://goo.gl/MKREcY"><img class="size-full wp-image-9108" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Fabooks-Mandala-Kitapları.jpg?resize=450%2C450" alt="Fabooks Mandala Kitapları" width="450" height="450" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Fabooks-Mandala-Kitapları.jpg?w=450&amp;ssl=1 450w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Fabooks-Mandala-Kitapları.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/Fabooks-Mandala-Kitapları.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9108" class="wp-caption-text">Fabooks Mandala Kitapları</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mandala-nedir/">Mandala Nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/mandala-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9102</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Resim Fırçası Alırken Nelere Dikkat Edersiniz?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/resim-fircasi-alirken-nelere-dikkat-edersiniz/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/resim-fircasi-alirken-nelere-dikkat-edersiniz/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 19 Apr 2017 07:55:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Kırtasiye Gezgini]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8951</guid>
				<description><![CDATA[<p>Resim yapılan yüzeylere boyayı yaymayı sağlayan fırçalar, resmin başarısında büyük bir rol üstlenir. Resimde kullanılan tüm fırçalar, zihninizde tasarladığınız formları yüzeye aktarmak ve renklendirmek için uygun özelliklere sahip olmalıdır. Tasarladığınız formlara en uygun fırçalar kullandığınızda, çizim ve renklendirmelerde hem en güzel, hem de en hızlı sonuçlara ulaşabilirsiniz. Bu bağlamda, resim fırçası seçiminizi belirleyen esas unsur, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-fircasi-alirken-nelere-dikkat-edersiniz/">Resim Fırçası Alırken Nelere Dikkat Edersiniz?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Resim yapılan yüzeylere boyayı yaymayı sağlayan fırçalar, resmin başarısında büyük bir rol üstlenir. Resimde kullanılan tüm fırçalar, zihninizde tasarladığınız formları yüzeye aktarmak ve renklendirmek için uygun özelliklere sahip olmalıdır. Tasarladığınız formlara en uygun fırçalar kullandığınızda, çizim ve renklendirmelerde hem en güzel, hem de en hızlı sonuçlara ulaşabilirsiniz. Bu bağlamda, resim fırçası seçiminizi belirleyen esas unsur, hangi tür boyayı hangi teknikle hangi yüzeye uygulamak istediğinizdir. Zira, sulu boya veya yağlı boya gibi farklı özellikteki boyalar için olduğu kadar, farklı yüzeylerde farklı teknikleri başarıyla uygulamanıza imkan sunan farklı <a href="https://goo.gl/4s3FsO"><strong>fırçalar</strong></a> da mevcuttur.</p>
<p><figure id="attachment_8952" aria-describedby="caption-attachment-8952" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Farklı-teknikler-için-geliştirilen-fırçalar.jpg"><img class="size-full wp-image-8952" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Farklı-teknikler-için-geliştirilen-fırçalar.jpg?resize=500%2C122" alt="Farklı teknikler için geliştirilen fırçalar" width="500" height="122" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Farklı-teknikler-için-geliştirilen-fırçalar.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Farklı-teknikler-için-geliştirilen-fırçalar.jpg?resize=300%2C73&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8952" class="wp-caption-text">Farklı teknikler için geliştirilen fırçalar</figcaption></figure></p>
<p>Bununla birlikte tüm fırçaları, kullanılan malzemenin niteliğine göre <strong>doğal</strong> veya <strong>sentetik</strong>; uç şekillerine göre ise <strong>oval</strong> veya <strong>yassı</strong> şeklinde sınıflandırmak mümkündür. En sık kullanılan fırça kalınlıkları ise genellikle 1-18 numaraları arasında olmaktadır. <a href="https://goo.gl/Dn1lBm"><strong>Resme</strong></a> yeni başlayanlar tüm fırçalardan birer tane almak yerine, genellikle 3-4 fırçayla başlama yoluna gitmekte ve daha çok 5, 10 ve 14 numaralı fırçalara yönelebilmektedir. Düşük numaralı fırçalar, şekil vermek ve simetrik görüntüler oluşturmak için; yüksek numaralı fırçalar ise boyayı yaymak için daha uygundur. Hangi form için hangi kalınlıkta fırça kullanmanız gerektiğini zaman içinde öğrenebilirsiniz. Bu arada, resim çalışmalarında temel kural, uzaktan yakına gelmektir ve mesafe ayarlamasını doğru şekilde yapabilmeniz için belirli bir perspektif duyarlılığına sahip olmanız gerektiği gibi, aynı zamanda da hangi özelliklere sahip fırçalar kullanmanız gerektiğine büyük özen göstermelisiniz.</p>
<p><figure id="attachment_8954" aria-describedby="caption-attachment-8954" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Fırçalar-resmin-başarısında-büyük-bir-rol-üstlenir..jpg"><img class="size-full wp-image-8954" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Fırçalar-resmin-başarısında-büyük-bir-rol-üstlenir..jpg?resize=300%2C400" alt="Fırçalar, resmin başarısında büyük bir rol üstlenir." width="300" height="400" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Fırçalar-resmin-başarısında-büyük-bir-rol-üstlenir..jpg?w=300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Fırçalar-resmin-başarısında-büyük-bir-rol-üstlenir..jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8954" class="wp-caption-text">Fırçalar, resmin başarısında büyük bir rol üstlenir.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Doğal kıllı fırçalar</strong>, oldukça hassas çizimler için uygun özelliklere sahiptir, ama kısa ömürlüdür. Bu fırçalar, değişik türden hayvan kıllarından üretilir. Genellikle keçi, tilki, geyik gibi hayvanların kıllarından yapılan bu fırçalar, farklı çizim ve renklendirmeler için farklı kalınlıklarda üretilebilmektedir. Bu hayvanların yanı sıra öküz, at, sincap gibi hayvanların kılları da fırça yapımında kullanılabilmektedir. Piyasada sıkça görmeye alıştığımız Çin malları arasında resim fırçalarının da yeri büyüktür. Bu fırçalar, genellikle at kılından üretilmiş olup daha çok yağlı boya çalışmalarında tercih edilmektedir. Doğal kıllı fırçalar arasında kedi kılından yapılan fırçaların ise tarihsel bir önemi vardır. Osmanlı minyatür sanatçıları, eserlerinde minyatür sanatının inceliklerini yansıtabilmek için kedi kılından yapılan çok özel fırçalar kullanmışlardır.</p>
<p>Doğal kıllı fırçalar içinde günümüzde en sık tercih edilen fırçalar <strong>samur fırçalardır</strong>. Diğerlerine oranla bu fırçalar, oldukça yumuşaktır ve bu özelliklerinden dolayı, renk geçişlerinde fırça izi oluşturmazlar. Samur fırçalara göre daha sert olan doğal kıllı fırçalar, keskin hatlara sahip çizimler ve dokulu yüzeyler için daha uygundur ve özellikle de yağlı boya çalışmalarında fırça izlerinin görülmesi isteniyorsa samur fırçalar yerine sert kıllardan yapılan fırçalar kullanılmalıdır. Samur fırçalar, dokusuz yüzeyler oluşturmak ve renk geçişlerini yumuşatmak için en ideal resim araçlarıdır. İz bırakmadıkları için özellikle de gökyüzü çizim ve efektlerinde son derece başarılı sonuçlar üretirler.</p>
<p><figure id="attachment_8962" aria-describedby="caption-attachment-8962" style="width: 225px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Yumuşak-fırçalar-renk-geçişlerinde-fırça-izi-oluşturmaz..jpg"><img class="size-full wp-image-8962" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Yumuşak-fırçalar-renk-geçişlerinde-fırça-izi-oluşturmaz..jpg?resize=225%2C289" alt="Yumuşak fırçalar renk geçişlerinde fırça izi oluşturmaz." width="225" height="289" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8962" class="wp-caption-text">Yumuşak fırçalar renk geçişlerinde fırça izi oluşturmaz.</figcaption></figure></p>
<p>Diğer taraftan samur fırçalar, hem sahip olduğu özellikler, hem de fazla talep görmelerinden dolayı fiyatları biraz yüksek olan fırçalardır. Hal böyle olunca, piyasada en fazla taklidi üretilen fırçalar da yine samur fırçalar olmaktadır ve iyi taklit edilmiş bir samur fırçayı orijinalinden ayırt etmek oldukça güçtür. Fakat, orijinal samur fırçaların su veya boyayla temas ettiğinde ucunun toplanması ve bir toplu iğne kadar incelmesi gerekir. Bu nedenle samur fırçalar, çok ince çizimler için en uygun resim araçlarıdır. Ayrıca, taklit samur fırçaların renkleri daha açık ve turuncuya kaçan bir renktedir. Orijinalleri ise daha mattır.</p>
<p>Bununla birlikte samur fırçalar, oldukça hassas fırçalardır ve temizliklerine büyük özen gösterilmelidir. Gerçi, tüm doğal kıllı fırçalar, sentetik olanlarına göre kısa ömürlüdür, ama samur fırçaların hassasiyet düzeyleri daha yüksektir. Bu nedenle, samur fırçaları temizlerken özel birtakım kimyasal maddeler yerine katkısız doğal sabun kullanılmalıdır. Bu fırçaların temizliğinin yanı sıra kurulanmasında da dikkatli olunmalı ve fırça sapları aşağıya gelecek şekilde kurumaları sağlanmalıdır.</p>
<p><figure id="attachment_8960" aria-describedby="caption-attachment-8960" style="width: 450px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Taklit-samur-fırçaların-renkleri-daha-açık-ve-turuncuya-kaçan-bir-renktedir..jpg"><img class="size-full wp-image-8960" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Taklit-samur-fırçaların-renkleri-daha-açık-ve-turuncuya-kaçan-bir-renktedir..jpg?resize=450%2C377" alt="Taklit samur fırçaların renkleri daha açık ve turuncuya kaçan bir renktedir." width="450" height="377" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Taklit-samur-fırçaların-renkleri-daha-açık-ve-turuncuya-kaçan-bir-renktedir..jpg?w=450&amp;ssl=1 450w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Taklit-samur-fırçaların-renkleri-daha-açık-ve-turuncuya-kaçan-bir-renktedir..jpg?resize=300%2C251&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8960" class="wp-caption-text">Taklit samur fırçaların renkleri daha açık ve turuncuya kaçan bir renktedir.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Sentetik kıllı fırçalar</strong>, doğal kıllı fırçalara göre daha serttir ve daha uzun süreli kullanımlara olanak tanır. Fakat, bu fırçaların su ve boya tutma nitelikleri, diğerlerine oranla daha azdır. En önemli dezavantajları ise uç kısımlarına doğru kıllarda daralma olmadığı için küçük alanlarda ayrıntılı çalışmalara olanak tanımazlar. Bu fırçalar daha çok, resme yeni başlayan kullanıcılar ve pek fazla ayrıntıya yer vermeyen çalışmalar için uygun özelliktedir. Fiyatları da oldukça uygun düzeylerde seyretmekte ve bu nedenle, sanat severlerin kolaylıkla deneyebilecekleri ürünlerin başında gelmektedir.</p>
<p><figure id="attachment_8958" aria-describedby="caption-attachment-8958" style="width: 422px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Samur-fırçalar-oldukça-hassas-fırçalardır-ve-temizliklerine-büyük-özen-gösterilmelidir..jpg"><img class="size-full wp-image-8958" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Samur-fırçalar-oldukça-hassas-fırçalardır-ve-temizliklerine-büyük-özen-gösterilmelidir..jpg?resize=422%2C337" alt="Samur fırçalar, oldukça hassas fırçalardır ve temizliklerine büyük özen gösterilmelidir." width="422" height="337" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Samur-fırçalar-oldukça-hassas-fırçalardır-ve-temizliklerine-büyük-özen-gösterilmelidir..jpg?w=422&amp;ssl=1 422w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Samur-fırçalar-oldukça-hassas-fırçalardır-ve-temizliklerine-büyük-özen-gösterilmelidir..jpg?resize=300%2C240&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 422px) 100vw, 422px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8958" class="wp-caption-text">Samur fırçalar, oldukça hassas fırçalardır ve temizliklerine büyük özen gösterilmelidir.</figcaption></figure></p>
<p>Resim fırçaları, başta da belirttiğimiz gibi uç şekillerine göre ise oval veya yassı şeklinde sınıflandırılabilir. <strong>Oval fırçalar</strong>, ayrıntı çalışırken büyük kolaylıklar sunar. Oval fırçalar, genellikle sulu boya çalışmalarında tercih edilir; çünkü oval uçları, su ve boyanın yüzeylerde kolayca yayılmasını sağlar. Sulu boya fırçalarının suya batırılıp çıkartıldığında herhangi bir dağılma yapmaması ve kuruyken sahip olduğu uç özelliklerini ıslakken de korumaları çok önemlidir. Fırçanızda dağılma oluyorsa, sulu boya çalışmanızda istediğiniz sonuçları almakta zorlanmanız kaçınılmazdır.</p>
<p><figure id="attachment_8959" aria-describedby="caption-attachment-8959" style="width: 486px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Sentetik-fırçalar-küçük-alanlarda-ayrıntılı-çalışmalara-olanak-tanımaz..jpg"><img class="size-full wp-image-8959" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Sentetik-fırçalar-küçük-alanlarda-ayrıntılı-çalışmalara-olanak-tanımaz..jpg?resize=486%2C324" alt="Sentetik fırçalar küçük alanlarda ayrıntılı çalışmalara olanak tanımaz." width="486" height="324" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Sentetik-fırçalar-küçük-alanlarda-ayrıntılı-çalışmalara-olanak-tanımaz..jpg?w=486&amp;ssl=1 486w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Sentetik-fırçalar-küçük-alanlarda-ayrıntılı-çalışmalara-olanak-tanımaz..jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Sentetik-fırçalar-küçük-alanlarda-ayrıntılı-çalışmalara-olanak-tanımaz..jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8959" class="wp-caption-text">Sentetik fırçalar küçük alanlarda ayrıntılı çalışmalara olanak tanımaz.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Yassı fırçalar </strong>ise geniş yüzeyleri ıslatmak veya renklendirmek için etkin çözümler sunar. Oval fırçalara oranla daha az su veya boya alan yassı fırçalar, daha farklı dokular oluşturma ya da çizgi çekmede başarılı sonuçlar doğurur. Yağlı boyada kullanılan fırçalar, genellikle yassı fırçalar olmaktadır. Bu fırçalar piyasada, <strong>yağlı boya fırçaları</strong> olarak satılmaktadır ve kullanılan kılların niteliğine göre farklı özelliklere sahip olabilmektedir. Beyaz renkli ve sert kılları olan yassı fırçalar yağlı boyaya yeni başlayanlara tavsiye edilmekle birlikte, bunların kullanılması oldukça zor olabilmektedir. Açık ya da koyu kahve renklerinde görülen ve daha yumuşak olan samur fırçalar ise özellikle de yağlı boyaya yeni başlayanlar için daha uygundur.</p>
<p><figure id="attachment_8956" aria-describedby="caption-attachment-8956" style="width: 400px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Oval-fırçalar-su-ve-boyanın-yüzeylerde-kolayca-yayılmasını-sağlar..jpg"><img class="size-full wp-image-8956" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Oval-fırçalar-su-ve-boyanın-yüzeylerde-kolayca-yayılmasını-sağlar..jpg?resize=400%2C267" alt="Oval fırçalar, su ve boyanın yüzeylerde kolayca yayılmasını sağlar." width="400" height="267" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Oval-fırçalar-su-ve-boyanın-yüzeylerde-kolayca-yayılmasını-sağlar..jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Oval-fırçalar-su-ve-boyanın-yüzeylerde-kolayca-yayılmasını-sağlar..jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Oval-fırçalar-su-ve-boyanın-yüzeylerde-kolayca-yayılmasını-sağlar..jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8956" class="wp-caption-text">Oval fırçalar, su ve boyanın yüzeylerde kolayca yayılmasını sağlar.</figcaption></figure></p>
<p>Yassı fırçalar içinde <strong>yelpaze fırçalar </strong>olarak bilinen fırçaların daha özel bir yeri vardır. Çünkü yelpaze fırçalar, değişik katman ve efektlerin oluşturulması konusunda etkin çözümler sunar. Renklendirilmiş yüzeylerin üstünden geçtiğinde değişik renk etkileri meydana getiren yelpaze fırçalar, yüzeye boya veya suyu yaymada da oldukça başarılıdır. Bu fırçalar ayrıca, yüzeylerde biriken fazla boyaların temizlenmesi ve istenmeyen görüntülerin giderilmesinde de başarılı sonuçlar doğurmaktadır.</p>
<p><figure id="attachment_8961" aria-describedby="caption-attachment-8961" style="width: 301px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Yelpaze-fırçalar-değişik-katman-ve-efektlerin-oluşturulması-konusunda-etkin-çözümler-sunar..jpg"><img class="size-full wp-image-8961" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Yelpaze-fırçalar-değişik-katman-ve-efektlerin-oluşturulması-konusunda-etkin-çözümler-sunar..jpg?resize=301%2C270" alt="Yelpaze fırçalar, değişik katman ve efektlerin oluşturulması konusunda etkin çözümler sunar." width="301" height="270" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Yelpaze-fırçalar-değişik-katman-ve-efektlerin-oluşturulması-konusunda-etkin-çözümler-sunar..jpg?w=301&amp;ssl=1 301w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Yelpaze-fırçalar-değişik-katman-ve-efektlerin-oluşturulması-konusunda-etkin-çözümler-sunar..jpg?resize=300%2C269&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 301px) 100vw, 301px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8961" class="wp-caption-text">Yelpaze fırçalar, değişik katman ve efektlerin oluşturulması konusunda etkin çözümler sunar.</figcaption></figure></p>
<p>Resim çalışmalarında aslında en ideal olanı, her renk için ayrı bir fırça kullanılmasıdır. Fırçanızın temiz olması, istediğiniz çizim ve renklendirmelerde size büyük kolaylıklar sunar. Eğer böyle bir imkanınız yoksa, bir rengi kullandıktan sonra fırçanızı çok iyi bir şekilde temizlemeniz gerekir. Fırçanızı temizlerken bazı konulara dikkat etmeniz gerekir. Özellikle de boyaları inceltirken kullanılan fırçaların temizliği çok önemlidir. Yağlı boyayı inceltmek için genellikle keten tohumundan üretilen bezir yağı ve haşhaş tohumundan üretilen haşhaş yağı tercih edilir. Bu yağların yanı sıra terebentin veya tiner gibi kimyasal maddelerin de fırça temizliği sırasında boya kalıntılarının çözünmesi için kullanıldığını görmekteyiz. Yeterince temizlenmeyen fırçalarda biriken boya kalıntıları, kısa bir süre içinde fırçanızın tekrar kullanılmasını imkansız hale getirmektedir.</p>
<p><figure id="attachment_8953" aria-describedby="caption-attachment-8953" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Fırça-temizliği-çok-önemlidir..jpg"><img class="size-full wp-image-8953" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Fırça-temizliği-çok-önemlidir..jpg?resize=400%2C267" alt="Fırça temizliği çok önemlidir." width="400" height="267" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Fırça-temizliği-çok-önemlidir..jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Fırça-temizliği-çok-önemlidir..jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Fırça-temizliği-çok-önemlidir..jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8953" class="wp-caption-text">Fırça temizliği çok önemlidir.</figcaption></figure></p>
<p>Resim fırçanızı temizlerken öncelikle, fırça yüzeyini kaplayan fazla boyayı bir bez ya da kağıt yardımıyla almanız gerekir. Daha sonra, boya çözücüler içinde fırçanızı uygun dokunuşlarla boya kalıntılarından arındırmaya çalışmalısınız. Bu işlem sırasında fırçanızı çıkartıp bir bezle silmek de boya kalıntılarının temizlenmesine yardımcı olur. Son aşamada ise fırçanızı sabunlu suda yıkamalısınız. Böylelikle fırçanız, tüm boya kalıntılarından arındırılmış ve yeni çalışmalarınız için uygun hale gelmiş olur.</p>
<p><figure id="attachment_8955" aria-describedby="caption-attachment-8955" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Kalıcı-izler-bırakmak-için....jpg"><img class="size-full wp-image-8955" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Kalıcı-izler-bırakmak-için....jpg?resize=500%2C333" alt="Kalıcı izler bırakmak için..." width="500" height="333" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Kalıcı-izler-bırakmak-için....jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Kalıcı-izler-bırakmak-için....jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Kalıcı-izler-bırakmak-için....jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8955" class="wp-caption-text">Kalıcı izler bırakmak için&#8230;</figcaption></figure></p>
<p>Tüm sanat severlere kalıcı izler bırakmalarını dilerim.</p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-fircasi-alirken-nelere-dikkat-edersiniz/">Resim Fırçası Alırken Nelere Dikkat Edersiniz?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/resim-fircasi-alirken-nelere-dikkat-edersiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8951</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kaligrafi Nedir?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kaligrafi-nedir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kaligrafi-nedir/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 12 Apr 2017 05:00:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Kırtasiye Gezgini]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Hat Sanatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8848</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kaligrafi sözcüğü, Yunanca “kallos” (güzel) ve “graphos” (yazı) sözcüklerinin birleşmesinden oluşur ve “güzel yazı” anlamına gelir; normal yazılardan farklı olarak süsleyerek yazı yazma sanatını ifade eder. Normal yazılarda işlevsellik ön plana çıkarken, kaligrafik yazılarda estetik beğeni ön plandadır. Her insan grubunun “güzel yazı”dan anladığı birbirinden farklı olabilir ve her yazı karakteri, kullanıcısının olduğu kadar belli [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kaligrafi-nedir/">Kaligrafi Nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaligrafi</strong> sözcüğü, Yunanca “kallos” (güzel) ve “graphos” (yazı) sözcüklerinin birleşmesinden oluşur ve “güzel yazı” anlamına gelir; normal yazılardan farklı olarak süsleyerek yazı yazma sanatını ifade eder. Normal yazılarda işlevsellik ön plana çıkarken, <strong>kaligrafik</strong> yazılarda estetik beğeni ön plandadır. Her insan grubunun “güzel yazı”dan anladığı birbirinden farklı olabilir ve her yazı karakteri, kullanıcısının olduğu kadar belli bir kültürün de izlerini taşır. Beğeninin kültürel göreliliğe sahip olması, her kültürün kendine özgü bir kaligrafi ortaya çıkartmasına yol açmıştır.</p>
<p><figure id="attachment_8855" aria-describedby="caption-attachment-8855" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/İslam-kaligrafisi-hat-sanatı.jpg"><img class="size-full wp-image-8855" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/İslam-kaligrafisi-hat-sanatı.jpg?resize=300%2C172" alt="İslam kaligrafisi (hat sanatı)" width="300" height="172" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8855" class="wp-caption-text">İslam kaligrafisi (hat sanatı)</figcaption></figure></p>
<p>Bu bağlamda, <strong>İslam kaligrafisi</strong> (hat sanatı) ile <strong>Batı kaligrafisi</strong> arasında bariz farklılıklar tespit edebiliriz. Bunlardan en önemlisi, Batı kaligrafisinde yazının içeriğine önem verilmemesi ve forma içerikten bağımız bir güzellik atfedilmesidir. Harflerin ses değerlerinden ayrı olarak anatomik yapısına ve birbirleriyle uyumuna özen gösteren Batı kaligrafisi, dekoratif amaçlara hizmet edecek şekilde tasarlanmış ve gelişme göstermiştir. Batı dışı toplumlarda ise yazının formu kadar içeriği de önemli tutulmuş ve form, içeriği öne çıkarttığı oranda güzel kabul edilmiştir.</p>
<p>İslam toplumlarında, <strong>hat sanatı</strong>nın çok özel bir yeri vardır. Cahiliye dönemi alışkanlıklarını yansıtan tasvirlere İslam toplumlarında sıcak bakılmadığı için başta resim ve heykel olmak üzere tasvire dayalı sanatlar putperestlikle ilişkilendirilir. Hiçbir tasvir barındırmayan hat sanatı, bu nedenle tüm sanatların üzerindedir. Yalnızca form bakımından değil, aynı zamanda içerik bakımından da son derece önemli olan hat sanatında, Kuran ayetleri ve peygamberin hadisleri en güzel şekilde yazıya taşınmak istenir ve dini değerlerin benimsetilmesi amaçlanır.</p>
<p><figure id="attachment_8852" aria-describedby="caption-attachment-8852" style="width: 630px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Hat-Sanatı-Örnekleri.jpg"><img class="size-full wp-image-8852" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Hat-Sanatı-Örnekleri.jpg?resize=630%2C135" alt="Hat Sanatı Örnekleri" width="630" height="135" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Hat-Sanatı-Örnekleri.jpg?w=630&amp;ssl=1 630w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Hat-Sanatı-Örnekleri.jpg?resize=300%2C64&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 630px) 100vw, 630px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8852" class="wp-caption-text">Hat Sanatı Örnekleri</figcaption></figure></p>
<p>Kuran&#8217;ın kitap şeklini almasından sonra çok sayıda kâtip yetiştirmeye başlayan Arap toplumu, güzel yazının geliştirilmesine büyük önem verdi. İslam toplumlarında en önemli sanat olan hat sanatı, yüzlerce yıllık birikimin eşliğinde birbirinden güzel formları yazıya geçirdi. Hattatlar, kağıt yüzeylerin yanı sıra cami ve mescit gibi kutsal mekanlarda da tüm yeteneklerini sergiledi ve arkalarında büyük eserler bıraktılar.</p>
<p><figure id="attachment_8849" aria-describedby="caption-attachment-8849" style="width: 510px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Camilerden-hat-örnekleri.jpg"><img class="size-full wp-image-8849" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Camilerden-hat-örnekleri.jpg?resize=510%2C170" alt="Camilerden hat örnekleri" width="510" height="170" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Camilerden-hat-örnekleri.jpg?w=510&amp;ssl=1 510w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Camilerden-hat-örnekleri.jpg?resize=300%2C100&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8849" class="wp-caption-text">Camilerden hat örnekleri</figcaption></figure></p>
<p>Türk hat sanatının gelişimi ise Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle başlar ve Osmanlı Devleti&#8217;nin başkenti İstanbul, döneminin en büyük hattatlarına ev sahipliği yapar. Bu durumu anlatmak üzere, şu söz sıkça söylenmiştir; “Kuran Hicaz&#8217;da indi, Kahire&#8217;de okundu, İstanbul&#8217;da yazıldı.” Hat sanatına yönelik bu ilgi ve yakınlık, aynı zamanda padişahları da etkisi altına almıştır. Pek çok padişah, hat sanatına büyük bir ilgi duymuş ve bu sanata yoğun emek harcamıştır. Padişahların elinden çıkan hat eserleri, günümüzde bile hâlâ ilgi ve heyecan uyandırmaktadır.</p>
<p><figure id="attachment_8854" aria-describedby="caption-attachment-8854" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/II.-Mahmutun-hat-eseri.jpg"><img class="size-full wp-image-8854" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/II.-Mahmutun-hat-eseri.jpg?resize=500%2C209" alt="II. Mahmut'un hat eseri" width="500" height="209" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/II.-Mahmutun-hat-eseri.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/II.-Mahmutun-hat-eseri.jpg?resize=300%2C125&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8854" class="wp-caption-text">II. Mahmut&#8217;un hat eseri</figcaption></figure></p>
<p>Latin harflerinin kabulü, Türk hat sanatına Arap harflerinin yanı sıra Latin harflerinin de girmesini sağladı. Günümüz hat sanatçıları, Arap harflerinin yanı sıra Latin harflerini de eserlerinde kullanarak birbirinden güzel yepyeni formlara ulaşma girişimlerini sürdürmekte. Latin harflerini kullanan hattatlar, günümüzde pek çok fuar veya sergide sanat severlerin isteklerini karşılamak üzere yeteneklerini sergilemekte. Çeşitli kağıt yüzeylere, anahtarlıklara, tabak ya da kupalara yazılan isim veya güzel sözler, günümüzde hattatlıktan elde edilen gelirin önemi bir kısmını oluşturmakta. Bu tür çalışmalar, hat sanatının daha geniş kitleler tarafından öğrenilmesine de katkı sağlamakta.</p>
<p><figure id="attachment_8858" aria-describedby="caption-attachment-8858" style="width: 630px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Özel-tasarım-kaligrafik-ürünler.jpg"><img class="size-full wp-image-8858" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Özel-tasarım-kaligrafik-ürünler.jpg?resize=630%2C135" alt="Özel tasarım kaligrafik ürünler" width="630" height="135" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Özel-tasarım-kaligrafik-ürünler.jpg?w=630&amp;ssl=1 630w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Özel-tasarım-kaligrafik-ürünler.jpg?resize=300%2C64&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 630px) 100vw, 630px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8858" class="wp-caption-text">Özel tasarım kaligrafik ürünler</figcaption></figure></p>
<p>Latin harfleri kullanılarak üretilen eserler, Arap harfleriyle üretilenlere göre daha kolaydır. Çünkü Latin harfleri, genellikle dik ve yatay çizgilerden oluşur ve <strong>kaligrafik</strong> yazılarda harflerin simetrik bir şekilde kağıda dökülmüş olması beklenir. Arap harflerinde ise çok daha çeşitli yazım olanakları mevcuttur ve bunların öğrenilmesi çok daha büyük bir emek ve sabrı gerektirir. Yazıda kullanılan birbirinden farklı formları belirli bir kimliğe kavuşturmak için <strong>kaligraf</strong>, gerçekten de çok çalışmalı ve ellerini olduğu kadar, gözlerini de terbiye edip keskinleştirmelidir.</p>
<p>Bununla birlikte, hat sanatında kullanılan geleneksel yazı araç ve gereçlerinin yerine, günümüzde kaligrafi ya da <strong>güzel yazı kalemleri </strong>geçmeye başlamıştır. Bu kalemler, geleneksel araç ve gereçleri hem temin etme, hem yazıya hazır hale getirme, hem de bunların bakım ve temizliğini yapma sorunlarına kesin çözüm üretmekte. Keza bu kalemler, güzel yazı yazmak isteyen ve bunun sadece bir yetenek işi değil, aynı zamanda da uygun özelliklere sahip yazı araçlarını kullanmaya bağlı olduğunu bilen kullanıcılar için ideal yazı araçlarıdır.</p>
<p><figure id="attachment_8850" aria-describedby="caption-attachment-8850" style="width: 280px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Geleneksel-kaligrafi-araçları.jpg"><img class="size-full wp-image-8850" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Geleneksel-kaligrafi-araçları.jpg?resize=280%2C187" alt="Geleneksel kaligrafi araçları" width="280" height="187" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Geleneksel-kaligrafi-araçları.jpg?w=280&amp;ssl=1 280w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Geleneksel-kaligrafi-araçları.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 280px) 100vw, 280px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8850" class="wp-caption-text">Geleneksel kaligrafi araçları</figcaption></figure></p>
<p><strong>Kaligrafi</strong> veya <strong>güzel yazı</strong> kalemlerini, genel olarak üç başlık altında ele almak mümkündür; bastırmalı metal uçlu kalemler, doldurmalı metal uçlu kalemler ve keçeli kalemler. Bunlardan bastırmalı metal uçlu kalemler, divit ve çelik uçları sayesinde farklı büyüklükte uç kullanımına olanak tanır. Doldurmalı metal uçlu kalemlerde ise divit yerine mürekkep haznesi bulunur. Keçeli kalemler ise kendinden hazneli kalemlerdir. Bu üç başlık altında toparlayabileceğimiz bu kalemler, dilediğiniz yazı stilini kolay ve etkin bir şekilde yüzeylere aktarmanızı ve kalıcı izler bırakmanızı sağlar.</p>
<p><figure id="attachment_8856" aria-describedby="caption-attachment-8856" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Kaligrafi-Kalemleri.jpg"><img class="size-full wp-image-8856" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Kaligrafi-Kalemleri.jpg?resize=500%2C306" alt="Kaligrafi Kalemleri" width="500" height="306" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Kaligrafi-Kalemleri.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Kaligrafi-Kalemleri.jpg?resize=300%2C184&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8856" class="wp-caption-text">Kaligrafi Kalemleri</figcaption></figure></p>
<p>Kaligrafiyle tanışılması, daha çok ilkokul yıllarında Türkçe derslerinin ayrılmaz bir parçası olan güzel yazı dersleriyle gerçekleşmekte. Genellikle metal uçlu kalemlerin kullanıldığı bu derslerde, çocukların güzel yazı konusunda farkındalıklarını arttırmak amaçlandığı gibi dolma <a href="http://www.kayakirtasiye.com.tr/yazi-gerecleri-kalemler">kalem</a>, hokka, divit gibi yazı araç ve gereçlerini en güzel şekilde nasıl kullanabilecekleri hakkında da belirli bir bakış açısı kazandırılmak istenir. <strong>Kaligrafik yazılar</strong>, içeriği daha güçlü şekilde vurgular ve içeriğin taşıdığı mesajın etki gücünü arttırır. Bu nedenle, yalnızca sanat severler tarafından değil, pek çok kesim tarafından ve çok çeşitli amaçlarla kullanılır.</p>
<p><figure id="attachment_8851" aria-describedby="caption-attachment-8851" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Güncel-hat-çalışmaları.jpg"><img class="size-full wp-image-8851" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Güncel-hat-çalışmaları.jpg?resize=400%2C292" alt="Güncel hat çalışmaları" width="400" height="292" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Güncel-hat-çalışmaları.jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Güncel-hat-çalışmaları.jpg?resize=300%2C219&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8851" class="wp-caption-text">Güncel hat çalışmaları</figcaption></figure></p>
<p><em>Kaligrafi</em> eğitiminde <strong>güzel yazı defterlerinin</strong> yeri de oldukça önemlidir; bu <a href="http://www.kayakirtasiye.com.tr/defterler">defter</a>ler, kılavuz çizgili kağıtlarıyla güzel yazı becerisinin gelişmesine katkı sağlar. Tüm <a href="http://www.kayakirtasiye.com.tr/">kırtasiye</a> ürünleri arasında özel bir öneme sahip olan bu defterler, çocukların tüm yaşamları boyunca kullanacakları yazış sitillerinin estetik bir boyut kazanmasına yardımcı olur. Belirli ölçülere uygun şekilde oluşturulan boşlukların doldurulması ve harflerin birleştirilmesiyle çocuklar, kelime kurma becerilerini de geliştirme şansı yakalar. Ayrıca, sayfa kenarlarındaki çeşitli süslemeler de çocukların el becerilerinin yanı sıra görsel zeka ve dikkat gelişimlerine katkı sağlar.</p>
<p>Günümüzde kaligrafiye karşı ilginin hızla arttığını söyleyebiliriz. Kaligrafiye yeni başlamak isteyenler için de pek çok <strong>kaligrafi kitapçığı</strong> üretilmekte. Bu kitapçıklarla ilgili olarak Zig markasının öne çıktığı söylenebilir. <strong>Kaligrafi</strong> setleri içinde ise Kaweco, Rotring, Scrikss gibi markaların setlerine yoğun bir ilgi görülmekte. Kaligrafi kalemleri içinse Artline, Edding, Sharpie ve Pilot markaları sıkça tercih edilmekte.</p>
<p>Tüm <em>kaligrafi</em> severlere kalıcı izler bırakmalarını dilerim&#8230;</p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kaligrafi-nedir/">Kaligrafi Nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kaligrafi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8848</post-id>	</item>
		<item>
		<title>SanatBulur.com: Sanatçıları Özgür Bırakan Sanat Galerisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanatbulur-com-sanatcilari-ozgur-birakan-sanat-galerisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanatbulur-com-sanatcilari-ozgur-birakan-sanat-galerisi/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 07 Apr 2017 13:30:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8772</guid>
				<description><![CDATA[<p>Resim, fotoğraf, heykel ve dijital baskı alanlarında eser üreten sanatçılar ile sanatseverleri online ortamda buluşturan SanatBulur.com sanatçıları özgür bırakan altyapısı ve sanatseverlerin Türkiye’nin her noktasına ücretsiz kargo alabilme imkanlarıyla “Herkes İçin Orijinal Sanat” diyerek yayın hayatına başladı. Ülkemizde pek çok alanda olduğu gibi sanat piyasasında da son yıllarda yaşanan düşüş, kapanan galeriler ve sanat satışlarının [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatbulur-com-sanatcilari-ozgur-birakan-sanat-galerisi/">SanatBulur.com: Sanatçıları Özgür Bırakan Sanat Galerisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Resim, fotoğraf, heykel ve dijital baskı alanlarında eser üreten sanatçılar ile sanatseverleri online ortamda buluşturan SanatBulur.com sanatçıları özgür bırakan altyapısı ve sanatseverlerin Türkiye’nin her noktasına ücretsiz kargo alabilme imkanlarıyla “Herkes İçin Orijinal Sanat” diyerek yayın hayatına başladı.</p>
<p>Ülkemizde pek çok alanda olduğu gibi sanat piyasasında da son yıllarda yaşanan düşüş, kapanan galeriler ve sanat satışlarının azalması alternatif mecraların gündeme gelmesini sağladı. Online ortamda satışa başlayan fiziksel galeriler ve yeni açılan sanat odaklı e-ticaret siteleri teknolojik imkanlarla sanatı bir araya getirerek sanat eserlerini daha erişilebilir kılma amacında. Bu mecralara eklenen son halka ise sanatçıların kendilerine ait panelleri sayesinde tüm süreci yönetebildikleri, yurt dışında pek çok örneğini gördüğümüz, Türkiye’deyse ilk olan <strong>SanatBulur.com</strong>.</p>
<p><figure id="attachment_8777" aria-describedby="caption-attachment-8777" style="width: 675px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/sanatbulur_3.jpg"><img class="size-full wp-image-8777" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/sanatbulur_3.jpg?resize=640%2C330" alt="Herkes İçin Orijinal Sanat" width="640" height="330" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/sanatbulur_3.jpg?w=675&amp;ssl=1 675w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/sanatbulur_3.jpg?resize=300%2C155&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8777" class="wp-caption-text">Herkes İçin Orijinal Sanat</figcaption></figure></p>
<p>Sanatsal ve teknolojik olarak birbirinden farklı iki ekibin bir araya gelmesiyle 2016 yılı ortalarında altyapı çalışmalarına başlanan <strong>SanatBulur.com</strong> sanatçılara profillerini oluşturup eserlerini yükleyebilecekleri ve siparişlerini diledikleri tüm cihazlardan takip edebilecekleri bir panel sunuyor. Başvuruları da online ortamdan kabul eden galeri, sanatçılarla herhangi bir temsil anlaşması yapmıyor ve eserlerinin isimlerinden fiyatlarına kadar tüm süreçleri sanatçıların kontrolüne bırakıyor. Şimdiden 40’tan fazla sanatçının 500’e yakın eserine ev sahipliği yapan galeriye üye olmak ve eser eklemek tamamen ücretsiz. Gerçekleşen satışlardan sadece %20 komisyon alan <strong>SanatBulur.com</strong>, her ay yenilediği küratör koleksiyonları ile belirli konseptlerde farklı alanlardan sanat eserlerini bir seçki olarak sunuyor ve Türkiye’nin her noktasına ücretsiz kargo özelliği ile fiziksel galeri deneyimini sanatseverlere ulaştırıyor.</p>
<p><figure id="attachment_8778" aria-describedby="caption-attachment-8778" style="width: 750px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/sanatbulur_4.jpg"><img class="size-full wp-image-8778" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/sanatbulur_4.jpg?resize=640%2C360" alt="SanatBulur.com’un kurucu ortakları" width="640" height="360" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/sanatbulur_4.jpg?w=750&amp;ssl=1 750w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/sanatbulur_4.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8778" class="wp-caption-text">SanatBulur.com’un kurucu ortakları</figcaption></figure></p>
<p><strong>SanatBulur.com</strong>’un kurucu ortaklarından <strong>Recep İlkbahar</strong> ve <strong>Onur Basat</strong> platformun Türkiye’de sanat piyasasının ilk defa düşüşe geçtiği 2015 senesinin hemen ertesinde, özellikle komisyon oranları %40-60’lara varan galerilere bir alternatif olmak ve sanatın büyük şehirler dışına yayılamaması sorununu çözmek amacıyla doğduğunu belirtirken, teknik ekibin başında bulunan kurucu ortak <strong>Burak Karaca</strong> Türkiye’de başarıyı yakaladıktan hemen sonra özellikle Arap Yarımadası ve Avrupa ülkelerine açılma planları olduğunun; bu amaçla şimdilerde dil desteği üzerinde çalıştıklarının ve yakın zamanda sanatçıları profesyonel verileri işleyerek destekleyeceklerinin altını çiziyor.</p>
<p><figure id="attachment_8779" aria-describedby="caption-attachment-8779" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Sıkışmış-by-Özgür-Akın.jpg"><img class="size-full wp-image-8779" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Sıkışmış-by-Özgür-Akın.jpg?resize=500%2C550" alt="Sıkışmış by Özgür Akın" width="500" height="550" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Sıkışmış-by-Özgür-Akın.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Sıkışmış-by-Özgür-Akın.jpg?resize=273%2C300&amp;ssl=1 273w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8779" class="wp-caption-text">Sıkışmış by Özgür Akın</figcaption></figure></p>
<p><strong>SanatBulur.com</strong> üzerinde kurulan güvenli ödeme altyapısı ile Türkiye’nin her noktasına orijinal sanat eseri ulaştıran platform alanında profesyonel ekibi sayesinde mimarlık ofisleri, oteller, restoranlar gibi kişi, kurum ve kuruluşlara bünyesinde bulunan sanatçılar ve eserleri ile Sanat Danışmanlığı Hizmeti de veriyor.</p>
<p><figure id="attachment_8775" aria-describedby="caption-attachment-8775" style="width: 680px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/NO.V-by-Semra-Ertalay.jpg"><img class="size-full wp-image-8775" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/NO.V-by-Semra-Ertalay.jpg?resize=640%2C439" alt="NO.V by Semra Ertalay" width="640" height="439" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/NO.V-by-Semra-Ertalay.jpg?w=680&amp;ssl=1 680w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/NO.V-by-Semra-Ertalay.jpg?resize=300%2C206&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8775" class="wp-caption-text">NO.V by Semra Ertalay</figcaption></figure></p>
<p>Sanatçı ve sanatseverlere ulaşabilme ve sürdürülebilir bir etkileşim yakalayarak düzenli büyüme amacında olan <strong>SanatBulur.com</strong>’un bu ilişkileri geliştirmek adına bir araya getirdiği genç ve dinamik de bir ekibi bulunuyor. Yakın zamanda kullanıcıların sanat eserlerinin duvarlarında nasıl duracağını görebileceği, artırılmış gerçeklik destekli bir mobil uygulama yayınlamayı planlayan <strong>SanatBulur.com</strong> 2017 yılı bitimine kadar 300’den fazla sanatçıyı platforma katmayı hedefliyor.</p>
<p><figure id="attachment_8774" aria-describedby="caption-attachment-8774" style="width: 675px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/İsimsiz-No.3-by-Zeynep-Sakız.jpg"><img class="size-full wp-image-8774" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/İsimsiz-No.3-by-Zeynep-Sakız.jpg?resize=640%2C853" alt="İsimsiz No.3 by Zeynep Sakız" width="640" height="853" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/İsimsiz-No.3-by-Zeynep-Sakız.jpg?w=675&amp;ssl=1 675w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/İsimsiz-No.3-by-Zeynep-Sakız.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8774" class="wp-caption-text">İsimsiz No.3 by Zeynep Sakız</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_8773" aria-describedby="caption-attachment-8773" style="width: 476px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Antik-Seri-Sophia-by-flaneurbabel.jpg"><img class="size-full wp-image-8773" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Antik-Seri-Sophia-by-flaneurbabel.jpg?resize=476%2C675" alt="Antik Seri - Sophia by flaneurbabel" width="476" height="675" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Antik-Seri-Sophia-by-flaneurbabel.jpg?w=476&amp;ssl=1 476w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Antik-Seri-Sophia-by-flaneurbabel.jpg?resize=212%2C300&amp;ssl=1 212w" sizes="(max-width: 476px) 100vw, 476px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8773" class="wp-caption-text">Antik Seri &#8211; Sophia by flaneurbabel</figcaption></figure></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatbulur-com-sanatcilari-ozgur-birakan-sanat-galerisi/">SanatBulur.com: Sanatçıları Özgür Bırakan Sanat Galerisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanatbulur-com-sanatcilari-ozgur-birakan-sanat-galerisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8772</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Atika Müzayede’den Madalyalı Paşalar Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/atika-muzayededen-madalyali-pasalar-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/atika-muzayededen-madalyali-pasalar-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 06 Apr 2017 14:40:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8781</guid>
				<description><![CDATA[<p>Atika Müzayede ve Antika Sanat 2017’nin ilk sergisini, “Osmanlı İmparatorluğu’ndan Esintiler” adı altında Nişantaşı’ndaki galerisinde açtı. Eserlerin koleksiyon gruplar halinde toplu olarak satıldığı serginin en pahalı parçasının aralarında Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa, Gazi Muhtar Paşa gibi önemli paşaları yağlıboya eserlerinin bulunduğu 13 parçalık tablo koleksiyonu olduğu açıklandı. Madalyalı Paşaların 13 tablosu 250 bin dolara [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/atika-muzayededen-madalyali-pasalar-sergisi/">Atika Müzayede’den Madalyalı Paşalar Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Atika Müzayede ve Antika Sanat 2017’nin ilk sergisini, “Osmanlı İmparatorluğu’ndan Esintiler” adı altında Nişantaşı’ndaki galerisinde açtı.</p>
<p>Eserlerin koleksiyon gruplar halinde toplu olarak satıldığı serginin en pahalı parçasının aralarında Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa, Gazi Muhtar Paşa gibi önemli paşaları yağlıboya eserlerinin bulunduğu 13 parçalık tablo koleksiyonu olduğu açıklandı. Madalyalı Paşaların 13 tablosu 250 bin dolara (yaklaşık 900 bin liraya) satışa çıktı.</p>
<p><figure id="attachment_8785" aria-describedby="caption-attachment-8785" style="width: 560px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Plevne-kahramanı-Gazi-Osman-Paşa.jpg"><img class="size-full wp-image-8785" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Plevne-kahramanı-Gazi-Osman-Paşa.jpg?resize=560%2C774" alt="Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa" width="560" height="774" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Plevne-kahramanı-Gazi-Osman-Paşa.jpg?w=560&amp;ssl=1 560w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/Plevne-kahramanı-Gazi-Osman-Paşa.jpg?resize=217%2C300&amp;ssl=1 217w" sizes="(max-width: 560px) 100vw, 560px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8785" class="wp-caption-text">Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa</figcaption></figure></p>
<p>Mayıs ayına kadar gezilebilecek sergide, dervişlerin kullandığı takkeler, kullandıkları eşyalardan oluşan 82 parçalık koleksiyon 160 bin dolar, (yaklaşık 576 bin lira,) 18 ve 19’ncu yüzyıldan kalma 40 adet Kütahya çini ve seramikleri 75 bin dolar (yaklaşık 255 bin lira),  Alman ressam Theodor Rocholl’un 1897 yılında Türkler ve Yunanlılar arasında geçen Teselya Savaşı’nı resmettiği tablo 300 bin lira, Sultan Abdülhamit’in bir çift porselen fincan 10 bin dolar (yaklaşık 36 bin lira), deve derisinden yapılmış Karagöz Hacivat koleksiyonu 50 bin liradan satılıyor.</p>
<p><figure id="attachment_8784" aria-describedby="caption-attachment-8784" style="width: 720px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/II.-Abdülhamit-fincanı.jpg"><img class="size-full wp-image-8784" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/II.-Abdülhamit-fincanı.jpg?resize=640%2C348" alt="II. Abdülhamit fincanı" width="640" height="348" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/II.-Abdülhamit-fincanı.jpg?w=720&amp;ssl=1 720w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/II.-Abdülhamit-fincanı.jpg?resize=300%2C163&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8784" class="wp-caption-text">II. Abdülhamit fincanı</figcaption></figure></p>
<p>ATİKA Sanat Galerisi Teşvikiye Caddesi İmren Apt NO:55 Nişantaşı 0212 291 16 25</p>
<p><figure id="attachment_8782" aria-describedby="caption-attachment-8782" style="width: 858px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/18.-yy-Osmanlı-İmparatorluğu-için-Çinde-yapılan-Gülsuyu-şişeleri.jpg"><img class="size-full wp-image-8782" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/18.-yy-Osmanlı-İmparatorluğu-için-Çinde-yapılan-Gülsuyu-şişeleri.jpg?resize=640%2C303" alt="18. yy Osmanlı İmparatorluğu için Çinde yapılan Gülsuyu şişeleri" width="640" height="303" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/18.-yy-Osmanlı-İmparatorluğu-için-Çinde-yapılan-Gülsuyu-şişeleri.jpg?w=858&amp;ssl=1 858w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/18.-yy-Osmanlı-İmparatorluğu-için-Çinde-yapılan-Gülsuyu-şişeleri.jpg?resize=300%2C142&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8782" class="wp-caption-text">18. yy Osmanlı İmparatorluğu için Çinde yapılan Gülsuyu şişeleri</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/atika-muzayededen-madalyali-pasalar-sergisi/">Atika Müzayede’den Madalyalı Paşalar Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/atika-muzayededen-madalyali-pasalar-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8781</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Galatea Art’tan Koleksiyon Seçki Sergi Açıldı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/galatea-arttan-koleksiyon-secki-sergi-acildi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/galatea-arttan-koleksiyon-secki-sergi-acildi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 04 Apr 2017 06:07:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Şahinler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Timurlenk]]></category>
		<category><![CDATA[Galatea Art Galeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8709</guid>
				<description><![CDATA[<p>Galatea Art Sanat Galerisi; ALİ ŞAHİNLER – DOĞAN TİMURLENK’in koleksiyonlarından bir seçki sergi 30 Mart – 12 Mayıs tarihleri arasında Galetea Art Galeri’de… Galeteaart Sanat Galerisi,  kendi koleksiyonu , Şahinler  ailesi ve Doğan Timurlenk’in koleksiyonlarından oluşan türk resim tarihinin önemli sanatçılarının  ve yabancı ustaların yer alacagı, kapsamlı koleksiyon sergisine ev sahipligi  yapacaktır. Koleksiyon sergisindeki ustalar; [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/galatea-arttan-koleksiyon-secki-sergi-acildi/">Galatea Art’tan Koleksiyon Seçki Sergi Açıldı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Galatea Art Sanat Galerisi; <strong>ALİ ŞAHİNLER – DOĞAN TİMURLENK</strong>’in koleksiyonlarından bir seçki sergi 30 Mart – 12 Mayıs tarihleri arasında Galetea Art Galeri’de…</p>
<p><strong>Galeteaart Sanat Galerisi</strong>,  kendi koleksiyonu , Şahinler  ailesi ve Doğan Timurlenk’in koleksiyonlarından oluşan türk resim tarihinin önemli sanatçılarının  ve yabancı ustaların yer alacagı, kapsamlı koleksiyon sergisine ev sahipligi  yapacaktır.</p>
<p><figure id="attachment_8711" aria-describedby="caption-attachment-8711" style="width: 673px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/zeki-faik-izer.jpg"><img class="size-full wp-image-8711" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/zeki-faik-izer.jpg?resize=640%2C906" alt="Zeki Faik İzer" width="640" height="906" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/zeki-faik-izer.jpg?w=673&amp;ssl=1 673w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/zeki-faik-izer.jpg?resize=212%2C300&amp;ssl=1 212w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8711" class="wp-caption-text">Zeki Faik İzer</figcaption></figure></p>
<h2>Koleksiyon sergisindeki ustalar;</h2>
<p>Osman Hamdi Bey, Fikret Mualla, Ibrahim Safi, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Kuzgun Acar, Orhan Peker, Naci Kalmıkoğlu, Ömer Adil, Şeref Akdik, Feruh Başağa, Eren Eyüboğlu, Nejdet Kalay, Zeki Faik İzer, Cemal Tollu, Mustafa Ayaz, Mehmet Ali Laga, Berç Toroser, Nevin Gökay, Burhan Uygur, Ahmedov Natik, Mustafa Ayataç, Abidin Dino, Avni Arbaş, Işıl Özışık, Tanju Özışık, Sarkis Günsel, Devrim Erbil, Erdem Uçkan, Ercan Arslan, Eberhard Riegele, Karl Hartmann, Hans Toppers, Selim Turan, Yusuf Katipoğlu, Adil Doğançay, Sami Yetik, Julide Atılmaz, Muzaffer Akyol ,Sarki Gürsel, Raoul Dufy gibi değerli sanatçıların birbirinden farkı tarzda eserlerini görme şansı yakalayacaklardır.</p>
<p>Koleksiyon sergi 30 Mart – 12 Mayıs tarihleri arasında <strong>Galatea Art Sanat Galerisi</strong>&#8216;nde görülebilir.</p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/galatea-arttan-koleksiyon-secki-sergi-acildi/">Galatea Art’tan Koleksiyon Seçki Sergi Açıldı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/galatea-arttan-koleksiyon-secki-sergi-acildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8709</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ressam Pamir Cazım Bezmen&#8217;den Resim Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ressam-pamir-cazim-bezmenden-resim-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ressam-pamir-cazim-bezmenden-resim-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 03 Mar 2017 14:45:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Kızıltoprak Imoga Art Galeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8448</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bezmen’in sergisinin teması eşi Ariella Pamir Cazım Bezmen, Paradoks’a adını verdiği kişisel sergisini Kızıltoprak Imoga Art Galeri’de açtı. Sanatçı sergide yağlıboya, heykel ve yüksek baskı alanındaki 35 parça eserini sergilemeye başladı. Serginin en büyük özelliği sanatçının tüm eserinde eşi Ariella’yı konu almış olması. Pamir Cazım Bezmen 14 Mart 2017 tarihine kadar açık kalacak sergisini söyle [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ressam-pamir-cazim-bezmenden-resim-sergisi/">Ressam Pamir Cazım Bezmen&#8217;den Resim Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Bezmen’in sergisinin teması eşi Ariella</h2>
<p><em>Pamir Cazım Bezmen</em>, <strong>Paradoks</strong>’a adını verdiği kişisel sergisini <em>Kızıltoprak Imoga Art Galeri</em>’de açtı. Sanatçı sergide yağlıboya, heykel ve yüksek baskı alanındaki 35 parça eserini sergilemeye başladı. Serginin en büyük özelliği sanatçının tüm eserinde eşi Ariella’yı konu almış olması. Pamir Cazım Bezmen 14 Mart 2017 tarihine kadar açık kalacak sergisini söyle anlattı; “İç dünyama giden yolda bu ilk adıma davet eden paradoks’a aynı zamanda başlangıçların muğlak zemininin de araştırıldığı bir laboratuar ortamını galeriye taşıdım. Böylelikle farklı mecralardaki eserler, izleyiciye benim gözünden, aynı konunun yepyeni okumalarını benzerliklerden çok karşıtlıklar üzerinden sundum. Başlangıç anındaki düşüncelerden yalnızca birinin yansıması oldu” dedi. Bu arada açılışa sanatçını annesi Nermin Bezmen sanatçı Tolga Savacı ile çok sayıda sanatseverin katıldı.</p>
<p><figure id="attachment_8449" aria-describedby="caption-attachment-8449" style="width: 821px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/AlieraNermin-PamirCazımBezmen-EdaTekcan.jpg"><img class="size-full wp-image-8449" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/AlieraNermin-PamirCazımBezmen-EdaTekcan.jpg?resize=640%2C426" alt="" width="640" height="426" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/AlieraNermin-PamirCazımBezmen-EdaTekcan.jpg?w=821&amp;ssl=1 821w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/AlieraNermin-PamirCazımBezmen-EdaTekcan.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/AlieraNermin-PamirCazımBezmen-EdaTekcan.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8449" class="wp-caption-text">Bezmen’in sergisinin teması eşi Ariella</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_8451" aria-describedby="caption-attachment-8451" style="width: 605px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/pamir-cazim-bezmen.jpg"><img class="wp-image-8451 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/pamir-cazim-bezmen.jpg?resize=605%2C806" alt="Pamir Cazım Bezmen, Paradoks’a adını verdiği kişisel sergisini Kızıltoprak Imoga Art Galeri’de açtı." width="605" height="806" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/pamir-cazim-bezmen.jpg?w=605&amp;ssl=1 605w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/pamir-cazim-bezmen.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8451" class="wp-caption-text">Pamir Cazım Bezmen, Paradoks’a adını verdiği kişisel sergisini Kızıltoprak Imoga Art Galeri’de açtı.</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_8452" aria-describedby="caption-attachment-8452" style="width: 756px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/pamir-cazim-bezmen-sergisi.jpg"><img class="size-full wp-image-8452" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/pamir-cazim-bezmen-sergisi.jpg?resize=640%2C640" alt="Pamir Cazım Bezmen resim sergisi" width="640" height="640" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/pamir-cazim-bezmen-sergisi.jpg?w=756&amp;ssl=1 756w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/pamir-cazim-bezmen-sergisi.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/pamir-cazim-bezmen-sergisi.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8452" class="wp-caption-text">Pamir Cazım Bezmen resim sergisi</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ressam-pamir-cazim-bezmenden-resim-sergisi/">Ressam Pamir Cazım Bezmen&#8217;den Resim Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ressam-pamir-cazim-bezmenden-resim-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8448</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sibella</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sibella/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sibella/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 23 Feb 2017 11:30:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Beyza Dut]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Antik Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[Antik Yunan dramaları]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[doğa.]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[venüs]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşama bağlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşama tutkusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8273</guid>
				<description><![CDATA[<p>Onun adı Sibel. Ancak, güzelliği ve zerafeti özellikle de bakımlılığı nedeniyle çevresindekiler ona Sibella adını vermişlerdi. Bakımlılık derken; onu uzaktan tanıyanların  düştüğü yanılgı misali öyle basit, sıradan bir bakımlı kadın imajı canlanmasın gözünüzde. Onunki bir yaşam tarzı. O Antik Yunan’lıların varlıklarına inandığı efsanevi Sibyl’ların günümüze uyarlaması&#8230; Ya da gezegeni Venüs olan bir genç kızın sahip [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sibella/">Sibella</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Onun adı Sibel.</p>
<p>Ancak, güzelliği ve zerafeti özellikle de bakımlılığı nedeniyle çevresindekiler ona Sibella adını vermişlerdi. Bakımlılık derken; onu uzaktan tanıyanların  düştüğü yanılgı misali öyle basit, sıradan bir bakımlı kadın imajı canlanmasın gözünüzde.</p>
<p>Onunki bir yaşam tarzı.</p>
<p>O <em>Antik Yunan</em>’lıların varlıklarına inandığı <strong>efsanevi Sibyl</strong>’ların günümüze uyarlaması&#8230; Ya da gezegeni Venüs olan bir genç kızın sahip olabileceğinin tam ve gerçek karşılığı&#8230; Hatta belki de biraz fazlası. O yalnızca kendine olan özeniyle değil aynı zamanda bulunduğu ortama, çevresine ve arkadaşlarına dokunuşlarıyla kattığı güzelliklerle de adeta Tanrıça’nın ta kendisi. Tek farkı, o tüm güzelliği ve varlığıyla gerçek. <u>Sibel</u>’i sadece güzellikle sınırlandırmak yanlışına düşmeyin sakın. Onu Sibella yapan asıl şey sevgisini, ilgisini herkese ve her şeye uzatabilme gücü&#8230;</p>
<p>Eğitim için gittiği küçük kasabada hiçbir daireyi beğenmeyip sonunda  kışın soğuğuna rağmen kiraladığı o alengirli teras katındaki içiçe mutfak ve odayı öyle güzel döşemişti ki nihayet onu kendini çevreleyen güzelliklerin ısıttığı anlaşılıyordu. Sibella tüm gücünü değerlerinden alıyor. Öylesi bir güç ki onunki her sabah uyandığında kendini yeniden inşa ediyor. Geceleri yatağa da öyle alelade bir şekilde girdiği sanılmasın. Çünkü o;  günü ne kadar zorlu ya da kötü geçerse geçsin asla kendini salıvermiyor. Özenle sildiği makyajı, uyku için hazırladığı saçı ve süpriz bir dolaptan açılan arka tahtası süslemelerle ve peluşlarla renklendirilmiş yatağına da adeta bir prenses gibi giriyor. Ve ertesi gün yine hayatına kaldığı yerden aynı ihtişamıyla uyanıyor.</p>
<p>Onun için kendi gezegeninde yaşıyor diyebiliriz. Evet dışarıda herkesle uyumlu olan güçlü bir sosyal yaşamı, aşkları, dertleri, başarıları ve problemleri var ancak bunların hiçbiri onun kendine inşa ettiği asıl değerlere uzanabilecek güçte değil. Dolayısıyla onun dışarıdan yara alabilmesi mümkün değil. Buradan da asla yaralanmadığı anlaşılmamalı. Ancak bizler çoğu zaman zayıf düştüğümüzde çarçabuk yaşamımızın iplerini elden bırakır ve üstümüze başımıza özen göstermeyi bırakır- sanki bunu sadece erkekler ya da dışarıdakiler için yapıyormuşuz  gibi- yetmezmiş gibi bir de arkamızı toplayan yoksa evi yerle yeksan eder ya hiç çıkmayız ya da dışarıda yarı ölü bir kılıkta gezeriz. Güneş artık bize doğmaz olur. Sibel’de ise bunların hiçbirini görmeniz mümkün değil, yaşamı boyunca da mümkün olmayacak gibi&#8230; Kendini şöyle bırakıp salıvermeyi bırakın;  güneş hiç doğmayacak olsa bile o yine de tavanın köşesine herhangi bir nesneyi güneş objesi ihtişamıyla dikebilmenin bir yolunu bulacak ama asla oturup beklemeyecektir.</p>
<p>O sıradan bir t-shirt ile en şık yerlere layık bulduğumuz bir eteği kombine edebilir. Boyfriend jean’lar henüz moda değilken dahi erkek kotlarını ve gömleklerini üzerine geçirip en kadınsı elbiselerin yapabileceğinden çok daha iyi bir görünüm yakalayabilirdi. Kafasına sıradan bir bandı en farklı şekilde bağlayıp derse gelebilir ya da piknik yapmaya giderken rengarenk eteği ile bembeyaz bluzünü giyer yine de incelikli hareketlerle sofrayı kurup kaldırma sorumluluğunu tek başına üstlenirken üzerini tek bir leke etmeden eve dönebilirdi. Bir sabah evden çıkarken, her gün uğradığı manavda çalışan yaşlı tezgahtar ona: “Kızım, bu seninki insanın yaşadığı yerle, parayla pulla olacak şey değil. Bu insanın içinden gelecek” demiş.</p>
<p>Yine buradan da tüm bunları dışarıya gösteriş için yaptığı anlamı çıkarılamaz. Onun iç dünyasını da buna programlanmış halde bulmanız pek tesadüf olmayacak gibi. İçine düştüğü en zorlu, karmaşık ve hatta tehlikeli durumda dahi rimellerinin daha da bir güzelleştirdiğinin pekala farkında olduğu ışıklı gözlerini kısar ve daima bir plan düşünür. Onun zihni hareket etmek üzere çalışır: “Peki bununla n’apacağım?” Aklındaki soru daima bu. Eline geçen her şeyi büyük bir yaratıcılık ve incelikle estetik bir objeye dönütürmesine yol açan da bu değil mi? Kalemini, defterini, eski bir örtüyü ya da sıradan bir kahvaltı sofrasını&#8230;  Bunları kendi yaratıcı kimliğini öne çıkarmak için de yapmıyor üstelik; o yüzdendir ki onunkisi duru bir gerçek. O kadar gerçek ki artık görünen şey Sibel’in kendisi değil adeta bir altından dağılan ve kimseye ait olmayan tozlar&#8230; Her yere ve her şeye sızan&#8230; Bir kişiye ya da varlığa atfedilemeyecek derecede yayılan&#8230;Onun istediği de tam olarak bu. Görünen şeyin bizzat kendisi olmasını dert etmiyor.  Onun takdir edilmesini beklediği şey, güzelliğin kendi ihtişamı. Bunu sağlamalı ki herkes ona kapılabilsin ve bu altın tozlarından nasibini alabilsin. Gerçekten de onun çevresinde toplanan ve görünüm olarak umutsuz durumda olan kızların ve erkeklerin dahi, zamanla kendileriyle en uyumlu olan imaja büründüğü ve içlerinde gizli olan güzellik potansiyellerinin şaşırılacak derecede dışarıya yansıdığı gözlemlenir. Tüm payı kendine saklayan birinin çevresinde bunlara rastladınız mı hiç?</p>
<p>Onun tüm bunları ellerinin hünerlerinden üfürürcesine çıkardığını en iyi yakın arkadaşları bilir ve her zaman etrafında olmak için can atar. Aynı şey kendisi için de geçerli. O da başkalarıyla beraber olmaya her an isteklidir. Onun çevresi, sürekli genişlemekte olan bir evren misali her daim katlanarak çoğalır. Hemen hemen her yere girip çıkabilir ve bunun için ille de aidiyet duyduğu bir topluluğu yanına katması gerekmez. Bir bakarsınız, tek başına yaşlı bir kadının evinden çıkıyor, bir bakarsınız pazardan ellerinde yeni tanıştığı dostlarına yardım için dolu poşetlerle dönüyor, bir bakarsınız erkeklerle beraber oyun salonunda diğer kızların anlamadığı konularda skorlar yapıyor ve bir de bakarsınız saçını tepeden toplamış basket potasına zıplıyor. Bunları yaparken o kimseye ihtiyaç duymuyor; fakat ondan gelen yaşam enerjisine ihtiyaç duyanlar bitmez tükenmez bir hevesle çevresinde toplanıyor.Bu yüzden de hiçbir zaman <em>Sibel</em>’i yalnız görmek mümkün olmuyor.</p>
<p>Falcı bir kadın bir keresinde ona kesinlikle kendisini koruyan bir şeyin olduğunu söylemiş. Bana öyle gelir ki bu güç çevresini saran kalabalıktan başkası değil.</p>
<p><strong>Sibel</strong>’in yaşamına bir kere dahil olanlar başta onun güzelliğiyle büyülenir hatta biraz çekinir de bundan; ancak zamanla enerjisine hayran kalır ve nihayet ondaki gerçekliğin ve altında yatan temel güdünün farkına varırlar. Bunun adı çok basit: sorumluluk. Yaşamı ciddiye alma ve an’a dair her ne varsa ona değer katma sorumluluğu&#8230; Tüm bunları büyük bir gerçeklikle ve samimiyetle yapabilmenin katalizörü ise: sevgi.</p>
<p>İşte estetiğin içini bunlarla doldurabilmeyi başarmış ve güzelliğin şifrelerini değiştirerek ismini Sibella yapabilmiş bir genç kızın yaşamına hakim olan asil değerler…</p>
<p><b>Sibel&#8217;e sevgilerimle&#8230;</b></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sibella/">Sibella</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sibella/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8273</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Resim Sanatı Hakkınızda Bilmeniz Gereken Her Şey</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/resim-sanati-hakkinizda-bilmeniz-gereken-her-sey/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/resim-sanati-hakkinizda-bilmeniz-gereken-her-sey/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 01 Feb 2017 17:14:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7194</guid>
				<description><![CDATA[<p>Tam bir tutku olan ve hayatına giren insanın bakış açısını, yaşantısını, hayatını değiştiren resim yapmak, yaş fark etmeksizin ilgi duyulabilen ve temelden başlanarak geliştirebilen bir yetenektir. Bu tür yeteneklerinizi bulmaya ve onları doğru yönlendirerek geliştirmeye fayda sağlayan resimhocam.com, resim tekniklerini doğru şekilde anlatmakta ve bu sayede ilgi duyan herkesin resim yapmasını sağlayabilmektedir. Başlı başına bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-sanati-hakkinizda-bilmeniz-gereken-her-sey/">Resim Sanatı Hakkınızda Bilmeniz Gereken Her Şey</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Tam bir tutku olan ve hayatına giren insanın bakış açısını, yaşantısını, hayatını değiştiren resim yapmak, yaş fark etmeksizin ilgi duyulabilen ve temelden başlanarak geliştirebilen bir yetenektir. Bu tür yeteneklerinizi bulmaya ve onları doğru yönlendirerek geliştirmeye fayda sağlayan <a href="http://resimhocam.com/">resimhocam.com</a>, resim tekniklerini doğru şekilde anlatmakta ve bu sayede ilgi duyan herkesin resim yapmasını sağlayabilmektedir.</p>
<p>Başlı başına bir tutku olan ve hayatına giren insanın hayatını güzelleştiren resim yapmak, bir yetenek olmanın dışında bir hobi olarak da ilgi çekmektedir. Resim yapmaya nasıl başlanacağından itibaren yapılması gerekenleri adım adım anlatan resimhocam içerisinde aynı zamanda resim yapma tekniklerine dair ayrıntılar da bulunmaktadır.</p>
<h2>Online Resim Kursu</h2>
<p>Resim yapabilmek için en doğru tekniğin bulunmasına da yardımcı olan bu site, aynı zamanda insanları doğru hobilerine yönlendirebilmek ve yeteneklerini keşfetmek için de yardımcı olabilmektedir. Bu sitenin amaçları arasında en ilgi çeken ise; kursa gitmek isteyip gidemeyen kişilere resim yapmayı öğretmeyi ve bu hobiyi sevmeyi vaat etmesidir. Bunun için <a href="http://resimhocam.com/">online resim kursu</a> vermektedir.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/nevpseFsgRo?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<h2>Resim Nasıl Yapılır?</h2>
<p>En temelinden başlayarak ayrıntılı olarak resmin nasıl yapılabileceğine ve doğru tekniğin seçilebilmesine dair bilgilerin bulunduğu resimhocam, uygulamalı derslere dair de ayrıntılı bilgiler vermekte ve en temelden başlayarak sırası ile resim yapmayı site takipçilerine öğretmeyi hedeflemektedir.</p>
<p><figure id="attachment_7195" aria-describedby="caption-attachment-7195" style="width: 513px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/resimhocam.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7195 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/resimhocam.jpg?resize=513%2C123" alt="Tüm resim tekniklerine dair bilgilerin yer aldığı resimhocam.com sitesinde, her resim tekniğine dair ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır." width="513" height="123" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/resimhocam.jpg?w=513&amp;ssl=1 513w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/resimhocam.jpg?resize=300%2C72&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 513px) 100vw, 513px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7195" class="wp-caption-text">Tüm resim tekniklerine dair bilgilerin yer aldığı resimhocam.com sitesinde, her resim tekniğine dair ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır.</figcaption></figure></p>
<h2>Resim Teknikleri Nelerdir?</h2>
<p>Resme ilgisi olan herkesin başlangıç olarak tüm teknikleri öğrenmesi gerekmekle birlikte bir konuda uzmanlaşması da tavsiye edilmektedir. Tüm <strong>resim teknikleri</strong>ne dair bilgilerin yer aldığı resimhocam sitesinde, her resim tekniğine dair ayrıntılı bilgiler bulunmakta ve doğru yönlendirmeler yapılması sayesinde en sevilecek yöntem seçilebilmektedir.</p>
<p><a href="http://resimhocam.com/okul-oncesi-kolay-resim-cizme-teknikleri/">Resim teknikleri</a> arasında en dikkat çekici olanları yağlıboya, suluboya, fresk, tempera, guaş ve pastel teknikleri bulunmaktadır. Bu tekniklerin her biri için kullanılacak malzemeler, yapılması gereken işlemler ve boya türlerine dair ayrıntılı bilgiler resimhocam.com içerisinde yer almaktadır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-sanati-hakkinizda-bilmeniz-gereken-her-sey/">Resim Sanatı Hakkınızda Bilmeniz Gereken Her Şey</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/resim-sanati-hakkinizda-bilmeniz-gereken-her-sey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7194</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ressam Serap Başol&#8221;un Resim Sergisi Açılıyor!</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ressam-serap-basolun-resim-sergisi-aciliyor/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ressam-serap-basolun-resim-sergisi-aciliyor/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 01 Feb 2017 15:06:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Nişantaşı ART 212 Sanat Galerisi]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[sanat sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7188</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ressam Serap Başol’un Nişantaşı ART 212 Sanat Galerisi’nde 2 Şubat’ta başlayıp 15 Şubat 2017’ye kadar sürecek resim sergisi sanatseverlerin ilgisini beklemektedir. Tarih Öncesinde “BİRLİKTE Sanat“ Sanat günümüzden ne kadar eskilere gider? Zamanın içinden çıkıp gelen resimler bize neler fısıldar? Sanatın birleştiren etkisi üzerimizde nasıl bir iz bırakır? Benzeri sorularla insanın tarih içinde doğa, kutsallık ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ressam-serap-basolun-resim-sergisi-aciliyor/">Ressam Serap Başol&#8221;un Resim Sergisi Açılıyor!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ressam Serap Başol</strong>’un Nişantaşı ART 212 Sanat Galerisi’nde 2 Şubat’ta başlayıp 15 Şubat 2017’ye kadar sürecek resim sergisi sanatseverlerin ilgisini beklemektedir.</p>
<h2>Tarih Öncesinde “BİRLİKTE Sanat“</h2>
<p>Sanat günümüzden ne kadar eskilere gider? Zamanın içinden çıkıp gelen resimler bize neler fısıldar? Sanatın birleştiren etkisi üzerimizde nasıl bir iz bırakır? Benzeri sorularla insanın tarih içinde doğa, kutsallık ve sanatla ilişkisi üzerine araştırmalarını sürdüren ressam <strong>Serap Başol</strong>, sanatseverleri son sergisinde gizemli bir yolculuğa çıkartıyor.</p>
<p><figure id="attachment_7189" aria-describedby="caption-attachment-7189" style="width: 621px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/ressam-serap-basol.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7189 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/ressam-serap-basol.jpg?resize=621%2C459" alt="Tarih Öncesinde “BİRLİKTE Sanat“ Resim Sergisi" width="621" height="459" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/ressam-serap-basol.jpg?w=621&amp;ssl=1 621w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/ressam-serap-basol.jpg?resize=300%2C222&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 621px) 100vw, 621px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7189" class="wp-caption-text">Tarih Öncesinde “BİRLİKTE Sanat“ Resim Sergisi</figcaption></figure></p>
<p>Sergide Orta Asya içlerinden başlayan Tibet, Mısır, Anadolu üzerinden Avrupa’ya uzanan sanatın bu yolculuğu çizimler, boyalı resimler, simge ve semboller ile anlatılıyor. <strong>Serap Başol</strong>’un 37 eserinin yer aldığı sergi Nişantaşı ART 212 Sanat Galerisi’nde 02-15 Şubat tarihleri arasında izlenebilir. Geçmişteki yaratım sürecini örnek alan sergi boyunca izleyiciler de sanatın birleştirici duygularını tatmak ve kendi izlerini bırakmak üzere interaktif bir ortamda birlikte resim çalışabilecekler.</p>
<h3>Nişantaşı ART 212 Sanat Galerisi</h3>
<ul>
<li>ART 212 Kadırgalar Cad. 8-B, Nişantaşı, İstanbul</li>
<li>Tel: 212-240 2282</li>
</ul>
<p><figure id="attachment_7192" aria-describedby="caption-attachment-7192" style="width: 603px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/tarihin-oncesinde-birlikte-sergisi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7192 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/tarihin-oncesinde-birlikte-sergisi.jpg?resize=603%2C616" alt="Tarih Öncesinde “BİRLİKTE Sanat“ Resim Sergisi Nişantaşı ART 212 Sanat Galerisi'nde" width="603" height="616" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/tarihin-oncesinde-birlikte-sergisi.jpg?w=603&amp;ssl=1 603w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/tarihin-oncesinde-birlikte-sergisi.jpg?resize=294%2C300&amp;ssl=1 294w" sizes="(max-width: 603px) 100vw, 603px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7192" class="wp-caption-text">Tarih Öncesinde “BİRLİKTE Sanat“ Resim Sergisi Nişantaşı ART 212 Sanat Galerisi&#8217;nde</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7191" aria-describedby="caption-attachment-7191" style="width: 445px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/serap-basol-resmi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7191 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/serap-basol-resmi.jpg?resize=445%2C606" alt="Ressam Serap Başol’un Nişantaşı ART 212 Sanat Galerisi’nde 2 Şubat’ta başlayıp 15 Şubat 2017’ye kadar sürecek resim sergisi sanatseverlerin ilgisini beklemektedir." width="445" height="606" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/serap-basol-resmi.jpg?w=445&amp;ssl=1 445w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/serap-basol-resmi.jpg?resize=220%2C300&amp;ssl=1 220w" sizes="(max-width: 445px) 100vw, 445px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7191" class="wp-caption-text">Ressam Serap Başol’un Nişantaşı ART 212 Sanat Galerisi’nde 2 Şubat’ta başlayıp 15 Şubat 2017’ye kadar sürecek resim sergisi sanatseverlerin ilgisini beklemektedir.</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ressam-serap-basolun-resim-sergisi-aciliyor/">Ressam Serap Başol&#8221;un Resim Sergisi Açılıyor!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ressam-serap-basolun-resim-sergisi-aciliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7188</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çağdaş Türk Resminde Soyut Resim</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/cagdas-turk-resminde-soyut-resim/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/cagdas-turk-resminde-soyut-resim/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 31 Jan 2017 08:30:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Maide Kasapoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Abidin Dino]]></category>
		<category><![CDATA[Bedri Rahmi Eyüboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Braque]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Ferruh Başağa]]></category>
		<category><![CDATA[Hamit Görele]]></category>
		<category><![CDATA[Kandinsky]]></category>
		<category><![CDATA[kübizm]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Picasso]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Selim Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Soyut dışavurumculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Soyut ekspresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk sanat tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Faik Üzer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7168</guid>
				<description><![CDATA[<p>Dünyada soyut sanat örnekleri ilk kez 1910 da Kandinsky’nin yapmış olduğu suluboya çalışmasıyla başlamıştır. 1910larda başlayan bu stil gerçekte bir ekol olmayıp bir anlayışı dile getirmekteydi. Soyut sanatın en büyük özelliği artık sanatçıların doğaya bakmadan beyinleriyle çalışmalarıydı. Türkiye’de ilk soyut girişimler geometrik non – figüratif çerçeve içinde olmuştur. Renk soyutlaması mantığı ise ilk defa müstakiller [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cagdas-turk-resminde-soyut-resim/">Çağdaş Türk Resminde Soyut Resim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada soyut sanat örnekleri ilk kez 1910 da Kandinsky’nin yapmış olduğu suluboya çalışmasıyla başlamıştır. 1910larda başlayan bu stil gerçekte bir ekol olmayıp bir anlayışı dile getirmekteydi. Soyut sanatın en büyük özelliği artık sanatçıların doğaya bakmadan beyinleriyle çalışmalarıydı.</p>
<p>Türkiye’de ilk soyut girişimler geometrik non – figüratif çerçeve içinde olmuştur. Renk soyutlaması mantığı ise ilk defa müstakiller ve D grubunda görülmeye başlamıştı. Ancak bir fov, Die Brücke, Der Blaue Reiter gibi renk soyutlamasına dayanan dışa vurumcu anlayışlar bizde pek yankı yapmamıştır. Renk soyutlamasına geçişteki gecikmenin, lirik – non – figüratif anlayışının geç kalmasına neden olduğu kabul edilebilir.</p>
<h2>Soyutlamanın Gelişimi</h2>
<p>Türk resmi, 1900lerin ilk çeyreğinden itibaren Avrupa resmindeki yenilikçi akımların paralelinde bir oluşum sürecine girmiştir ve kendine özgü sentezini oluşturmaya çalışmıştır. Ancak batı ile olan bu etkileşim Türk resmiyle aynı zamanda değil de, 1950ler de kendini gösterebilmiştir. Çünkü 1950li yıllar, özgürlükçü demokrasi, ülkenin sanat yaşamına batıdaki sanatsal akım ve yenilikleri takip eden bir zihniyet ve çok yönlü eğilimler görürüz.</p>
<p><figure id="attachment_7169" aria-describedby="caption-attachment-7169" style="width: 750px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/bedri-rahmi-hayat-ağacı-1957.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7169 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/bedri-rahmi-hayat-ağacı-1957.jpg?resize=640%2C188" alt="Bedri Rahmi &quot;Hayat Ağacı&quot;, 1957" width="640" height="188" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/bedri-rahmi-hayat-ağacı-1957.jpg?w=750&amp;ssl=1 750w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/bedri-rahmi-hayat-ağacı-1957.jpg?resize=300%2C88&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7169" class="wp-caption-text">Bedri Rahmi &#8220;Hayat Ağacı&#8221;, 1957</figcaption></figure></p>
<p>Bizde resimsel anlatımlar yerel bir gelişime bağlı olamadan biçimleme anlayışları dışarıdan hep hazır olarak alındı. Bunun nedeni sanatçı ve düşünürlerimizin sanatsal üslup ve akımlar üzerine fazla eğilmemeleri ve bunların oluş nedenlerini ve zeminlerini araştırıp incelememeleri idi. Salt soyut çalışma Kandinsky’nin 1910‟larda yaptığı lirik non – figüratif resimle ortaya çıkmıştır. Ancak biz bu gelişimin ne olduğunu 1955’lerde anlamaya başladık. Bizde ilk soyut çalışmalar geometrik – non – figüratif bir biçimleme sınırı içinde kalmıştı.</p>
<p>1950li yıllar, özgürlükçü demokrasi, ülkenin sanat yaşamına batıdaki sanatsal akım ve yenilikleri takip eden bir zihniyet ve çok yönlü eğilimler görürüz. Türkiye’de resim ve</p>
<p>heykel sanatı bu dönemde hızla soyut akımların içine girmiştir. Batıdaki dezenformasyon ilkesine daha önceden uyulmaya başlansa bile bu dezenformasyonu kendi tarzlarına uygulamaları 50lere dayanır.</p>
<p><figure id="attachment_7170" aria-describedby="caption-attachment-7170" style="width: 191px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/devrim-erbil-ritmik-deniz-yorumu-1999.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7170 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/devrim-erbil-ritmik-deniz-yorumu-1999.jpg?resize=191%2C264" alt="Devrim Erbil &quot;Ritmik Deniz Yorumu&quot;, 1999" width="191" height="264" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7170" class="wp-caption-text">Devrim Erbil &#8220;Ritmik Deniz Yorumu&#8221;, 1999</figcaption></figure></p>
<p>Türk sanatçıların soyutlamaya ilgi duymaları Türk resminde önemli bir gelişmeydi lakin büyük bir sorunu vardı, o da halka soyut resmi benimsetebilmekti. 1953 yılında Adnan Çoker’le Lütfü Günay, “Sergi Öncesi” adını verdikleri ilk soyut sanat sergilerinden birini açtılar. Bir yıl sonra yine beraber Helikon Sanat Galerisi’nde bir soyut sanat sergisi daha açtılar. Helikon’da kısa bir süre sonra Cemal Bingöl tümüyle non figüratif yapıtlarından oluşan bir sergi açtı.</p>
<p>Resimsel anlayışımız alt yapısı oluşmadan batıdan alınıyordu. Türk sanatçılar, soyut sanat arayışlarını düşünce gelenekleri Türkiye’den farklı olan batı felsefesi üzerine temellendirmeye çalıştı ama bu olanaksızdı. Bundan dolayı bizdeki soyut resmin oluşumu birbiri ile ilişkisiz değerlendirmelerle ilgilidir. Soyuta ilişkin tüm bu girişimler sonunda batı sanatının sorunlarının etraflıca anlaşılmasını sağlamıştır. Dolayısıyla soyut resmin sınırsız bir anlatım alanı olduğunu anlamıştık. Hatta soyut anlayışı geleneksel halk sanatıyla ilişkilendiren sanatçılarımız oldu. Kimi yapıtlarda yöresel ve folklorik motiflerin soyut düzenini değerlendirme çabasındadır.</p>
<p>1959 – 1960larda soyut anlayışı benimsemiş aktif olarak çalışan ressamlar Zeki Faik İzer, Sabri Berkel, Halil Dikmen, Şemsi Arel, Ercüment Kalmık, Ferruh Başağa, Nuri İyem, Adnan Çoker, Cemal Bingöl, Adnan Turani, Lütfü Günay ve Cemil Eren’dir. Ressamlar soyutun çeşitli anlayışlarını temsil ediyorlardı. 1960tan sonra Devlet Resim ve Heykel Sergilerinde, müstakiller ve D grubu sonrası kuşağının desteği ile soyuta karşı ilgi artar. Bu yeni kuşağın akademideki hocalarının da desteği ile soyut anlayış büyük bir etkinlik ve yayılma gücü gösterebilmiştir. Buna paralel olarak bu alandaki yayınlar da artmıştır. Ancak yazıları genelde ressamlar ele almıştır.</p>
<p><figure id="attachment_7171" aria-describedby="caption-attachment-7171" style="width: 679px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/fahrelnisa-zeid-cehennemim-1951.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7171 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/fahrelnisa-zeid-cehennemim-1951.jpg?resize=640%2C245" alt="Fahrelnisa Zeid &quot;Cehennemim&quot;, 1951" width="640" height="245" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/fahrelnisa-zeid-cehennemim-1951.jpg?w=679&amp;ssl=1 679w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/fahrelnisa-zeid-cehennemim-1951.jpg?resize=300%2C115&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7171" class="wp-caption-text">Fahrelnisa Zeid &#8220;Cehennemim&#8221;, 1951</figcaption></figure></p>
<h2>Türk Sanatında Soyut Resmin Sınıflandırılması</h2>
<p>Bizdeki soyut resim sınıflaması şu biçimde özetlenebilir;</p>
<ul>
<li>Geometrik soyutlamacılar</li>
<li>Lirik soyutlamacılar</li>
<li>Geometrik non – figüratif</li>
<li>Lirik non – figüratif</li>
</ul>
<h2>Geometrik Soyutlamacılar</h2>
<p>Türk resim sanatında figürü, geometrik bir özetleme ile soyutlayan geometrik soyutlamacılarımız, ilk soyut yapıtımızı verenler olmamışlardır. Örneğin Ferruh Başağa 1947‟deki “Aşk” adlı yapıtında, modle’yi resminde bırakmasına karşın, figürü resminin ana konusu olarak muhafaza ediyordu. Hamit Görele de büyük, düz yüzeyler haline getirdiği sembolik nesne biçimlerini tuval yüzeyine dağıtarak bir çeşit düzenleme yapıyordu. Yazdığı yazılarda da rengin önemine işaret etmekle birlikte, resimlerinde geometrik olarak soyutlanmış biçim renkten ağır basıyordu. Onun çalışmalarında nesne renkleri dikkate alınmıyor, yalnız salt renklerle kesin sınırlı geometrik biçimlerin içi dolduruluyordu. Ayrıca, tuval yüzeyinde görülen biçimler çalışma sırasında belirmiş değil, daha çok araştırılmadan benimsenmiş biçimler olarak ele alınıyordu.</p>
<ul>
<li>Refik Epikman: (İstanbul, 1908 &#8211; İstanbul, 1974)</li>
</ul>
<p><figure id="attachment_7173" aria-describedby="caption-attachment-7173" style="width: 336px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/nejat-devrim-Gardens-of-Plants”-1948.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7173 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/nejat-devrim-Gardens-of-Plants”-1948.jpg?resize=336%2C431" alt="Nejat Devrim &quot;Gardens of Plants”, 1948" width="336" height="431" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/nejat-devrim-Gardens-of-Plants”-1948.jpg?w=336&amp;ssl=1 336w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/nejat-devrim-Gardens-of-Plants”-1948.jpg?resize=234%2C300&amp;ssl=1 234w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/nejat-devrim-Gardens-of-Plants”-1948.jpg?resize=233%2C300&amp;ssl=1 233w" sizes="(max-width: 336px) 100vw, 336px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7173" class="wp-caption-text">Nejat Devrim &#8220;Gardens of Plants”, 1948</figcaption></figure></p>
<h2>Lirik Soyutlamacılar</h2>
<p>Resimsel lirizm, sanatçının iç dünyasındaki fırtınaların bir dışa vuruşudur. İfadenin malzemesi de boya ve fırçalardır. Lirizmin önemi şudur; sanatçı çerçevesindeki görüntüleri değil, kendi iç dünyasındaki konseri vermektedir. Bu konser bir iç savaştır. Bu savaşın görüntülerinin nasıl başladığı ve nasıl bittiği sanatçının kendisi tarafından bile bilinmemektedir. Fakat çalışma bittiğinde sanatçının bile şaşırdığı, daha önce aklına bile gelmeyen bir motif çıkmaktadır karşısına. Lirik soyutlamada doğasal bir motiften hareket edildiğini gözlemlemekteyiz. Bu çocuk, bir kadın, bir doğa görüntüsü, renkli nesneler ya da hareketli bir figür biçiminin etkisi, sanatçı için bir çıkış noktası olabilmektedir.</p>
<ul>
<li>Zeki Faik Üzer (İstanbul, 15 Nisan 1905- İstanbul, 12 Aralık 1988)</li>
<li>Abidin Dino; (İstanbul, 23 Mart 1913 &#8211; Paris, 7 Aralık 1993)</li>
<li>Arif Bedii Kaptan, (1906-1979)</li>
<li>Devrim Erbil, (1937 Uşak)</li>
<li>Ömer Uluç, (1931 İstanbul)</li>
<li>Mustafa Ayaz, (1938, Çaykara &#8211; Trabzon)</li>
<li>Zafer Gençaydın, (1941, Ankara)</li>
</ul>
<h3>Geometrik Non-Figüratifler</h3>
<p>Bizde geometrik non-figüratifin içine getirildiği zemin, Batıdakinden farklı olduğu gibi; gösterdiği gelişimde, alınıp getirildiği yerden farklıdır. Batıda, Picasso-Braque kübizminin yolundan soyuta varmıştır. Dolaylı olarak, kübizmde nesne, biçim olarak zorlanıp parçalanmasına rağmen, resimde, görüntüye dayanan konu terk edilmemiştir. Bu nedenle, kübizmi yaratanlar arasında, geometrik non-figüratif tek bir yapıt verene bile rastlanmamıştır. Batıdaki salt soyut anlatıma, nesnenin renk yolu ile parçalanarak varıldığına daha önce değinmişti. Ayrıca bizde, bu yoldaki bir oluşumun olmadığı da belirtilmişti. İlginç olan, Ankara ve İstanbul’da bu anlayışın bir moda etkisi içinde, 1953lerde aniden Batıdaki yaygınlığına paralel olarak benimsenip ithal edildiğidir. Örneklerin çözümlenmesi, bu yargıyı doğrulamaktadır. Bu nedenle rengin, non-figüratif anlayışın oluşumunda yarattığı ilginç olaylar yaşanmadan, aniden soyut çalışmalar yaptık. Hem de yazısal lirik bir figüratifle değil, Batıda çok sonra oluşan geometrik non-figüratifle.</p>
<ul>
<li>Cemal Bingöl, (Erzurum, 1912-Ankara, 1993)</li>
<li>Halil Akdeniz</li>
</ul>
<p><figure id="attachment_7174" aria-describedby="caption-attachment-7174" style="width: 410px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/ömer-uluç-ikon-1970.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7174 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/ömer-uluç-ikon-1970.jpg?resize=410%2C625" alt="Ömer Uluç &quot;İkon&quot;, 1970" width="410" height="625" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/ömer-uluç-ikon-1970.jpg?w=410&amp;ssl=1 410w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/ömer-uluç-ikon-1970.jpg?resize=197%2C300&amp;ssl=1 197w" sizes="(max-width: 410px) 100vw, 410px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7174" class="wp-caption-text">Ömer Uluç &#8220;İkon&#8221;, 1970</figcaption></figure></p>
<h3>Lirik Non-Figüratifler</h3>
<p>Lirik soyut anlatım, yazısal özellikler taşıyan boyasal bir savaştır. Fransızların motifsel lekeciliği ile Amerikalıların motifsiz, rastlantısal lekeciliği de gene bu anlayış içinde sınıflanır. Bizde lirik non-figüratif resim yapanlarda bu iki değerlendirme de görülür. Daha önce denildiği gibi bizde 1953lerde Ankara ve İstanbul’da yapılan non-figüratif çalışmalar, geometrik bir kuruluşu yansıtmakta idi ve soyuta da böyle girilmişti. Ülkemizin dışında bu anlayışa yani non-figüratife giren ressamımız ise, Batıdaki gelişime uygun olarak lirik bir soyutlamadan ulaşmışlardı. Bu oluşum yolu, doğal, zorlamasız ve rengin nesneleri parçalayan yazısal notları ile bunların bağlantılarının yarattığı resimsel dokuya dayanmaktadır. Bu nedenle burada soyutlamadan soyuta geçiş, doğal bir oluşum olmaktadır.</p>
<p>1945lerde, Paris’e yerleşmiş ressamlarımızdan Nejat Devrim ve Selim Turan, soyut resme yönelmişlerdi. Fahrünnisa Zeit ise, 1948de ilk soyut resmini yapıyordu. Bu ressamlarımızdan ilk ikisinin Paris’te Muee d Art Modernc’de yer aldıkları bilinmektedir. Nejat Devrim’in Knaraus Lexikon’da yer alan açıklaması ilgi çekicidir. Nejat parçalama işlemine, ilk girişimden hiç bir şey kalmayıncaya değin devam edilmesi görüşündedir. Hatta bu parçalama işlemine “çılgınlığa varıncaya değin” devam edilmesini gerekli görmektedir ve resimlerinde de bu görüşün uygulandığı saptanabilmektedir. Tuval yüzeyinde bir çeşit savaşçı durumunda görünen o, boyasal öğelerin, durulup motifsel bir görüntü almasına değin çalışmasını sürdürmektedir. Kısacası onun lirik anlatımı, bir çeşit didinmeye, tahribe, parçalanmaya dayanmaktadır. Eğer bu çalışmalarının daha 1945lerde başladığı dikkate alınırsa, onun ve Selim Turan’ın, bizdeki ilk lirik non-figüratifler oldukları ortaya çıkar. Nejat’ın çalışmalarında bir ön fikrin, akılcı, taslakçı bir anlayışın ya da bir dış etkinin önemi olmayacağı, daha doğrusu yer alamayacağı açıktır. Nejat, bu görünüşün paralelinde gravürler de yapmıştır.</p>
<ul>
<li>Nejad Devrim, (1923-1995)</li>
<li>Fahrelnıssa Zeıd, (1901-1991)</li>
<li>Adnan Turanî, (1925)</li>
<li>Selim Turan, (1915 &#8211; 1994)</li>
<li>Eren Eyüboğlu</li>
<li>Bedri Rahmi Eyüboğlu, (1911, Görele, Giresun &#8211; 1975, İstanbul)</li>
<li>Adnan Çoker, (İstanbul, 1928)</li>
</ul>
<h4>KAYNAKÇA</h4>
<ul>
<li>Acar, Mehmet. “Çağdaş Türk Resminde Soyut Ve Portre Soyutlamaları”. Sanatta Yeterlilik Tezi. Marmara ÜniversitesiGüzel Sanatlar Enstitüsü, 2013.</li>
<li>Atatürk Kültür Merkezi. <strong>Türk Resminde Soyut Eğilimler</strong>. İstanbul, 1998.</li>
<li>Berk, Nurullah, Adnan Turani. <strong>Başlangıcından Bugüne Çağdaş Türk Resim Sanatı Tarihi. </strong>İstanbul:Tiglat Yayınları, 1981.</li>
<li>Genç, Adem. “Batı Sanatına Yönelik Türk Resminde Soyut ve Soyutlama Kavramları” <strong>DYO Haberleri</strong>, Sayı: 185, Temmuz 1988”.</li>
<li>Keser, Nimet. <strong>Sanat Sözlüğü,</strong> Bs. İstanbul: Ütopya Yayınevi, Ekim 2009.</li>
<li>Kurt, Efe Korkut. <strong>“Çağdaş Türk Sanatında Soyut Resim”</strong></li>
<li>com/turkce/wp-content/uploads/2010/08/7b.pdf. Haziran, 2008 [06.12.2016].</li>
<li>Tansuğ, Sezer. <strong>Çağdaş Türk Sanatı.</strong> İstanbul:Remzi Kitabevi, 1999.</li>
<li><strong>Türk Resminde Yeni Dönem</strong>. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1998.</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cagdas-turk-resminde-soyut-resim/">Çağdaş Türk Resminde Soyut Resim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/cagdas-turk-resminde-soyut-resim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7168</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kadinin-tarihsel-guzellik-evrimi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kadinin-tarihsel-guzellik-evrimi/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 29 Jan 2017 09:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Evrim Eseryel]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7051</guid>
				<description><![CDATA[<p>Antik Mısır, Antik Yunan, Orta Çağ, Rönesans ve 20. yy&#8217;a kadar kadının siyasi, dini toplumsal konjektürde sanattaki evrimsel sürecine bir derleme yapayım dedim. Kadının ilk çağdan itibaren resmedilişini tek bir eksen üzerinden alamayız. Toplumların ilkel-klan biyolojisi, imparotorlukların savaşları ve bunun sanatçılar üzerin de ki baskıları yahut bulunulan devletin zenginliğinin göstergesiyle kadın bize burada ki resmedilişinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kadinin-tarihsel-guzellik-evrimi/">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Antik Mısır, Antik Yunan, Orta Çağ, Rönesans ve 20. yy&#8217;a kadar kadının siyasi, dini toplumsal konjektürde sanattaki evrimsel sürecine bir derleme yapayım dedim.</p>
<p>Kadının ilk çağdan itibaren resmedilişini tek bir eksen üzerinden alamayız. Toplumların ilkel-klan biyolojisi, imparotorlukların savaşları ve bunun sanatçılar üzerin de ki baskıları yahut bulunulan devletin zenginliğinin göstergesiyle kadın bize burada ki resmedilişinde güzel yahut çirkin gelmiş olabilir. Antik Mısır&#8217;da perspektif, oran-orantı bilinmiyordu, heykel yahut resim dini bir ritüeldi. Antik Yunan&#8217;da oran-orantı Pisagor&#8217;un matematik dehasının yardımıyla çözülmüştü, ancak hala cisimlerin birbirine olan boyutsal perspektif uyumu keşfedilmemişti. Toplumların birbirleri arasın da ilişki MÖ V. yy&#8217;a Büyük İskender&#8217;in Helenistik dönemine kadar olmamıştı. Bu da kendi gen havuzlarının zengin olmadığını, gösteriyor. Günümüzün insanının birbirleri arasın da ki ilişkiye bakıldığın da farklı birçok melez ırk görebiliyoruz. Aslın da zaman yahut ırkların birbirleri arasın da ki bağlarla oluşan genetik zenginlik değil. Güzel antik dönemde yahut klan toplumlarda da birine bahşedilip &#8221;sen çok güzelsin&#8221; denirdi, modern çağda da bizler bu gün biri için bu cümleyi kullanırız. Ancak 2000 yıl öncesi bir kadının bizim için güzellik kavramımız içinde olmayacağı kesindir. Ya da güzellikten de ziyade buna haz demek daha doğru olur diye düşünüyorum. Bu gün dahi kedi toplumlarımız için de güzellik kavramlarımız erkek de yahut kadında farklılık gösterir. Bazıları nedense çirkin bazıları ise olağanca şehvetli ve güzel gelir bize. Kendi içine dönük kapalı toplumlar, kabileler, aşiretler yahut kültürlerde, evliliğin dışarı açık olmasında kültürel bir yozlaşma yaşayacağı korkusu sezerler. Ancak genetik havuzun daralması, bir sonraki ırkın çeşitliliğini kısır bir döngüde daraltır. Bu da 1000 yıl öncesi atalarıyla arasın da iklimsel, coğrafi yahut yaşam habitatında kimyasal bir değişim olmadığı sürece aynı fiziksel benzerliklerin görüleceği anlamına gelir. Doğu toplumları ile Batı toplumları arasın da ki fiziksel ve kültürel farkın temeli de çoğunluğuyla bu temel ilişkide yatar. Batı toplumları savaşlar, ticari ilişkiler sebebiyle sürekli ilişki halinde olup, birbirleri arasın da evlilikler yapmışlar ve bunun neticesinde genetik zenginlik olduğu kadarı ile kültürel zenginliklerle de harmanlanmışlardır. Doğu toplumları karakteristik ve kültürel özelliklerinden ayırt edici olmakla, tersine batı Avrupa toplumlarında çok iç içe olmaları sebebiyle ayırt etmek zorlaşır&#8230; Aşağıda ki fotoğraflar antik dönemden-modern çağa doğru kronolojik düzendedir.</p>
<p><figure id="attachment_7053" aria-describedby="caption-attachment-7053" style="width: 182px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim1.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7053 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim1.jpg?resize=182%2C276" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="182" height="276" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7053" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7054" aria-describedby="caption-attachment-7054" style="width: 299px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim2.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7054 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim2.jpg?resize=299%2C168" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="299" height="168" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7054" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7055" aria-describedby="caption-attachment-7055" style="width: 780px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim3.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7055 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim3.jpg?resize=640%2C426" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="640" height="426" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim3.jpg?w=780&amp;ssl=1 780w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim3.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim3.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7055" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7056" aria-describedby="caption-attachment-7056" style="width: 345px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim4.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7056 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim4.jpg?resize=345%2C720" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="345" height="720" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim4.jpg?w=345&amp;ssl=1 345w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim4.jpg?resize=144%2C300&amp;ssl=1 144w" sizes="(max-width: 345px) 100vw, 345px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7056" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7057" aria-describedby="caption-attachment-7057" style="width: 174px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim5.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7057 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim5.jpg?resize=174%2C290" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="174" height="290" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7057" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7058" aria-describedby="caption-attachment-7058" style="width: 434px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim6.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7058 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim6.jpg?resize=434%2C780" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="434" height="780" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim6.jpg?w=434&amp;ssl=1 434w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim6.jpg?resize=167%2C300&amp;ssl=1 167w" sizes="(max-width: 434px) 100vw, 434px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7058" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7059" aria-describedby="caption-attachment-7059" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim7.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7059 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim7.jpg?resize=640%2C453" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="640" height="453" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim7.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim7.jpg?resize=300%2C212&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7059" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7060" aria-describedby="caption-attachment-7060" style="width: 191px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim8.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7060 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim8.jpg?resize=191%2C263" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="191" height="263" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7060" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7061" aria-describedby="caption-attachment-7061" style="width: 219px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim9.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7061 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim9.jpg?resize=219%2C230" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="219" height="230" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7061" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7062" aria-describedby="caption-attachment-7062" style="width: 532px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim10.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7062 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim10.jpg?resize=532%2C600" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="532" height="600" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim10.jpg?w=532&amp;ssl=1 532w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim10.jpg?resize=266%2C300&amp;ssl=1 266w" sizes="(max-width: 532px) 100vw, 532px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7062" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7063" aria-describedby="caption-attachment-7063" style="width: 198px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim11.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7063 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim11.jpg?resize=198%2C255" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="198" height="255" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7063" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7064" aria-describedby="caption-attachment-7064" style="width: 717px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim12.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7064 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim12.jpg?resize=640%2C245" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="640" height="245" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim12.jpg?w=717&amp;ssl=1 717w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim12.jpg?resize=300%2C115&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7064" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7065" aria-describedby="caption-attachment-7065" style="width: 268px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim13.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7065 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim13.jpg?resize=268%2C188" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="268" height="188" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7065" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7066" aria-describedby="caption-attachment-7066" style="width: 203px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim14.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7066 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim14.jpg?resize=203%2C248" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="203" height="248" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7066" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7067" aria-describedby="caption-attachment-7067" style="width: 180px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim15.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7067 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim15.jpg?resize=180%2C280" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="180" height="280" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7067" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7068" aria-describedby="caption-attachment-7068" style="width: 455px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim16.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7068 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim16.jpg?resize=455%2C750" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="455" height="750" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim16.jpg?w=455&amp;ssl=1 455w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim16.jpg?resize=182%2C300&amp;ssl=1 182w" sizes="(max-width: 455px) 100vw, 455px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7068" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7069" aria-describedby="caption-attachment-7069" style="width: 175px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim17.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7069 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim17.jpg?resize=175%2C287" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="175" height="287" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7069" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7070" aria-describedby="caption-attachment-7070" style="width: 216px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim18.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7070 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim18.jpg?resize=216%2C233" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="216" height="233" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7070" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7071" aria-describedby="caption-attachment-7071" style="width: 198px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim19.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7071 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim19.jpg?resize=198%2C255" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="198" height="255" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7071" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7072" aria-describedby="caption-attachment-7072" style="width: 768px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim20.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7072 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim20.jpg?resize=640%2C402" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="640" height="402" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim20.jpg?w=768&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim20.jpg?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim20.jpg?resize=343%2C215&amp;ssl=1 343w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim20.jpg?resize=326%2C205&amp;ssl=1 326w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim20.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7072" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7073" aria-describedby="caption-attachment-7073" style="width: 286px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim21.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7073 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim21.jpg?resize=286%2C176" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="286" height="176" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7073" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7074" aria-describedby="caption-attachment-7074" style="width: 201px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim22.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7074 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim22.jpg?resize=201%2C251" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="201" height="251" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7074" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7075" aria-describedby="caption-attachment-7075" style="width: 880px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim23.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7075 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim23.jpg?resize=640%2C325" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="640" height="325" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim23.jpg?w=880&amp;ssl=1 880w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim23.jpg?resize=300%2C152&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim23.jpg?resize=474%2C240&amp;ssl=1 474w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7075" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7076" aria-describedby="caption-attachment-7076" style="width: 204px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim24.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7076 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim24.jpg?resize=204%2C247" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="204" height="247" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7076" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7077" aria-describedby="caption-attachment-7077" style="width: 186px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim25.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7077 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim25.jpg?resize=186%2C271" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="186" height="271" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7077" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7078" aria-describedby="caption-attachment-7078" style="width: 199px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim26.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7078 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim26.jpg?resize=199%2C254" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="199" height="254" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7078" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7079" aria-describedby="caption-attachment-7079" style="width: 720px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim27.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7079 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim27.jpg?resize=640%2C429" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="640" height="429" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim27.jpg?w=720&amp;ssl=1 720w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim27.jpg?resize=300%2C201&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim27.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7079" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7080" aria-describedby="caption-attachment-7080" style="width: 201px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim28.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7080 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim28.jpg?resize=201%2C251" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="201" height="251" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7080" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7081" aria-describedby="caption-attachment-7081" style="width: 780px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim29.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7081 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim29.jpg?resize=640%2C424" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="640" height="424" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim29.jpg?w=780&amp;ssl=1 780w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim29.jpg?resize=300%2C199&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim29.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7081" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7082" aria-describedby="caption-attachment-7082" style="width: 201px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim30.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7082 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim30.jpg?resize=201%2C250" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="201" height="250" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7082" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7083" aria-describedby="caption-attachment-7083" style="width: 284px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim31.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7083 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim31.jpg?resize=284%2C177" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="284" height="177" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim31.jpg?w=284&amp;ssl=1 284w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim31.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 284px) 100vw, 284px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7083" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_7084" aria-describedby="caption-attachment-7084" style="width: 734px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim32.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7084 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim32.jpg?resize=640%2C654" alt="Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi" width="640" height="654" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim32.jpg?w=734&amp;ssl=1 734w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tarih-kadin-güzellik-sanat-resim32.jpg?resize=294%2C300&amp;ssl=1 294w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7084" class="wp-caption-text">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kadinin-tarihsel-guzellik-evrimi/">Kadının Tarihsel Güzellik Evrimi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kadinin-tarihsel-guzellik-evrimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7051</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Claude Monet’nin Eserleri Bize Ne Gösterir?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/claude-monetnin-eserleri-bize-ne-gosterir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/claude-monetnin-eserleri-bize-ne-gosterir/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 27 Jan 2017 10:30:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Yonca Topal]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Cladue Monet]]></category>
		<category><![CDATA[Monet]]></category>
		<category><![CDATA[Orangerie Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7088</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sevilen sanat eserleri, takip edilen sanatçılar; kişiliğimizin, hayat tarzımızın, tutkularımızın ayak izlerini taşırlar. Claude Monet, İzlenimcilik akımını öncülük edenlerden olmuş ve resimlerindeki renkli noktalarla sanat hayatına farklı bir bakış açısı getirmiştir. Claude Monet Monet bir çağa, klasik ve koyu renkli resimlerdense; ışığın doğa üzerinde yarattığı oyunları ve renk yelpazesinin ne kadar geniş olabileceğini göstermiştir. Fırçanın [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/claude-monetnin-eserleri-bize-ne-gosterir/">Claude Monet’nin Eserleri Bize Ne Gösterir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sevilen sanat eserleri, takip edilen sanatçılar; kişiliğimizin, hayat tarzımızın, tutkularımızın ayak izlerini taşırlar. <strong>Claude Monet</strong>, İzlenimcilik akımını öncülük edenlerden olmuş ve resimlerindeki renkli noktalarla sanat hayatına farklı bir bakış açısı getirmiştir.</p>
<h2>Claude Monet</h2>
<p><strong>Monet</strong> bir çağa, klasik ve koyu renkli resimlerdense; ışığın doğa üzerinde yarattığı oyunları ve renk yelpazesinin ne kadar geniş olabileceğini göstermiştir. Fırçanın tabloya dokunduruluş şekli adeta resimleri hareketli hale getirmiştir. Bakan kişi tablodaki anı yaşamakta ve kendini bu tablonun içinde bir yerde görebilmektedir. <strong>Monet</strong>, hayatın yansımalarını gösterir. Sanatı insana yakınlaştırır, onu üçüncü şahıs olarak geride veya dışarıda bırakmaz. Orangerie Müzesi’nde duvardan duvara kaplı olan nilüfer resmi bu ortak olmayı kanıtlar niteliktedir adeta.</p>
<p>Eğer ki renkler, ışık olduğu sürece var olabiliyorlarsa, ışığın çeşitlerini yansıtmak doğaya duyulan tutkunun ve hayat coşkusunun dile getirilmesi değil midir? Ya da insanın kendine yarattığı küçük renkli dünyanın bir ifadesi değil midir? Hayatın siyah ve tatsız renkleri uğramaz bu eserlere. Gerçeklik hissini kaybetmeden renklerle duygu dünyalarında gezinmek belki de <strong>Monet</strong>’yi bu kadar özel kılıyor. <u>Monet</u>, eserlerine ruhun depresif ve karanlık tarafını yansıtmaktansa, kırılganlığı ve hassaslığı yansıtır. Bir <em>Monet</em> tablosuna bakarken hafiften bir müzik başlar, o müzik ince ince akar ve beynin derinlerine iner. Sanki birazdan hafif bir yağmur yağacak ve tüm doğa sevinç çığlıkları atacaktır. Doğaya duyulan aşk vardır her darbede. Duygu dünyasında yalnız olduğu için mi yoksa tamamlanmışlık hissini fazlasıyla yaşadığı için mi bunca güzel kareye imzanı atmış bilinmez ama <strong>Monet</strong>’nin gözü ayrıntıyı sever. Değişen mevsimler ve ışığın türlü halleri bu ayrıntıyla bakan gözün en sevdiği noktalardır. Bu yüzdendir ki, İzlenimcilik akımının en önemli ayırt edici noktaları küçük ama gözle görülebilir fırça darbeleridir.</p>
<p><em>Monet</em>, dışarda ve görünür olanı süzgeçten geçirerek verir. İniş çıkışlardan yorulan bir ruh için ne de güzeldir o eserlerde kaybolmak, kaybolabilmek. Mutlu tablolardır, <em>Monet</em>’nin mutlu tabloları.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/claude-monetnin-eserleri-bize-ne-gosterir/">Claude Monet’nin Eserleri Bize Ne Gösterir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/claude-monetnin-eserleri-bize-ne-gosterir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7088</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Selçuklu ve Osmanlı’dan Cumhuriyet Dönemi Eserlerimizin Analizi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/selcuklu-ve-osmanlidan-cumhuriyet-donemi-eserlerimizin-analizi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/selcuklu-ve-osmanlidan-cumhuriyet-donemi-eserlerimizin-analizi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 23 Jan 2017 14:30:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Evrim Eseryel]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ebru]]></category>
		<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Minyatür]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6903</guid>
				<description><![CDATA[<p>Biz M.Ö. 8000&#8217;den bugününe değin var olan toplumları bıraktığı eserler ve bu eserlerin üzerinde ki savaşların etkileriyle yorumlarız. Bu noktadan kabile yahut toplum içerisin de ki bireyi tüm alt kültürel gelişimi olgunlaştırır. Bireyin toplum içerisin de ki konumundan kişisel gelişimine değin tüm süreçler binlerce yıl önceki kültürel bağlarının nicelden-nitele birikimleriyle var olur. Bir Yunan bireyinin [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/selcuklu-ve-osmanlidan-cumhuriyet-donemi-eserlerimizin-analizi/">Selçuklu ve Osmanlı’dan Cumhuriyet Dönemi Eserlerimizin Analizi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Biz M.Ö. 8000&#8217;den bugününe değin var olan toplumları bıraktığı eserler ve bu eserlerin üzerinde ki savaşların etkileriyle yorumlarız. Bu noktadan kabile yahut toplum içerisin de ki bireyi tüm alt kültürel gelişimi olgunlaştırır. Bireyin toplum içerisin de ki konumundan kişisel gelişimine değin tüm süreçler binlerce yıl önceki kültürel bağlarının nicelden-nitele birikimleriyle var olur. Bir Yunan bireyinin daha sonrası Romalı bireye daha sonraları Sakson, Germen, Slav, Frank bireylere devşirerek bugünümüzün İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan Avrupalı toplumları oluşturması gibi. Toplum yahut onun en nicel hali birey ne derece alt kültürel gelişimiyle bağlılık içerisindeyse o noktada toplumsal davranışlarında bütünleyici, bireysel davranışlarında da yapıcı ve ilerici olacaktır.</p>
<p>Çin&#8217;in 6000, Hindistan&#8217;ın 5000, İran&#8217;ın 8000, Avrupan&#8217;ın 3000 yıllık kültürlerine olan bağlılığı göz önüne alınır ise toplumun gelişimin de ki vermiş olduğu teknolojik yahut sanatsal, felsefik, edebi eserlerin sebebi daha iyi anlaşılır. Bireyin öz kültürü, inancı ve tarihi ile ilgili toplumsal yahut bireysel çelişkileri onları sosyal hayatların da çelişki ve çarpışmalarla gerilemekten öte başka bir etkisi olmaz. Bu yüzdendir ki kendi özbenlik kültürlerinden uzaklaşarak başka devletlerin kültürel etkileri altında kalmış toplumlar bugün 3. dünya toplumları statüsündedir.</p>
<p>Biz Türkiyeli Anadolulular, Asyalı Türklerle Mezopotanyalı Arap ve Pers-Sasani kabileleriyle birleşerek <strong>Selçuklu kültürü</strong>nü ve daha sonrasında <strong>Osmanlı kültürü</strong> olgunluğuna ulaşmıştık. Cumhuriyet dönemi ise tüm bu alt kültür gelişimlerini yok sayarak Batı etkisinde politikalarla yeni bir Anadolu toplumu inşaa etmeyi tercih etti. Bugünümüz modern Türk Cumhuriyeti toplumunun çok kültürlülüğü içinde birleştirici olamayışından, bireysel davranışlarımıza yahut teknolojik, edebi, sanatsal ilerleyememişliğimizi daha iyi görebiliriz. Modern 21. yy bireyi şarklı <strong>Anadolu kültürü</strong> ile batılı kültür arasın da ki çelişkilerin bunalımıdır.</p>
<p>Elbette kültürler kültürlerle karışarak yeni bir kültür olgunluğuna erişerek kendini revize eder. Ancak biz aşağıda ki fotoğraflarda da göreceğimiz gibi Selçuklu ve Osmanlı&#8217;da bunların 100 yıllık doğrusal sosyolojik evrimsel süreçte izlerken, Cumhuriyet dönemin de 20 yıllık kısa bir süreçte etkilerini göreceğiz.</p>
<h2>SELÇUKLU DÖNEMİ 10.-13. YY</h2>
<p>Asya&#8217;dan Mezopotanya&#8217;ya ve Anadolu topraklarına gelen Türk kabileleri, Mezopotanya’nın geometrik işleme sanatıyla birlikte Çin ve Hint süsleme sanatlarını da birlikte getirmişlerdir. Maniheist ve Budist inançlı olmaları sebebiyle geldikleri toplumların din, inanç ve kültürlerine saygılarından ötürü kaynaşma süreçleri de hızlı olmuştur. Mimari alanda büyük cami ve medreselerini görürüz. Edebi alanda da Ömer Hayyamı&#8217;ın rubailerini göstermek en doğrusu olacaktır. Seramik üzerine çizilen geometrik süslemelerin sırlama tekniği uzun süreler korunması Mezopotanya bölgesinde daha öncede bilinmekte ve uygulanmaktaydı. Ancak ilk mimari anlamda gösterişli dış cephe ve iç mekan çini süslemeleri Selçuklular döneminde ortaya çıkmıştır. İran bölgesin de taş işçiliği Ermeni halklar tarafından da çok iyi işlendiği için Selçuklu hükümdarlar gene mimaride devasa taş bloklu saraylar, kaleler, camiler ve medreseler yaptırmıştır. Yani kırsal bölge halkları ve Budist inançlı barışçıl halklar olması sebebiyle Türkler geldikleri bölge halklarıyla iyi uyum sağlamış ve eğitim, sanat, teknoloji alanında da onları iyi yönlendirmiştir diyebiliriz.</p>
<p><figure id="attachment_6905" aria-describedby="caption-attachment-6905" style="width: 760px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat1.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6905 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat1.jpg?resize=640%2C427" alt="Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri" width="640" height="427" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat1.jpg?w=760&amp;ssl=1 760w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat1.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat1.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6905" class="wp-caption-text">Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6906" aria-describedby="caption-attachment-6906" style="width: 662px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat2.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6906 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat2.jpg?resize=640%2C425" alt="Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri" width="640" height="425" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat2.jpg?w=662&amp;ssl=1 662w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat2.jpg?resize=300%2C199&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat2.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6906" class="wp-caption-text">Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6907" aria-describedby="caption-attachment-6907" style="width: 598px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat3.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6907 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat3.jpg?resize=598%2C272" alt="Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri" width="598" height="272" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat3.jpg?w=598&amp;ssl=1 598w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat3.jpg?resize=300%2C136&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 598px) 100vw, 598px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6907" class="wp-caption-text">Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6908" aria-describedby="caption-attachment-6908" style="width: 614px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat4.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6908 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat4.jpg?resize=614%2C461" alt="Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri" width="614" height="461" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat4.jpg?w=614&amp;ssl=1 614w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat4.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6908" class="wp-caption-text">Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6909" aria-describedby="caption-attachment-6909" style="width: 628px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat5.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6909 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat5.jpg?resize=628%2C304" alt="Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri" width="628" height="304" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat5.jpg?w=628&amp;ssl=1 628w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat5.jpg?resize=300%2C145&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 628px) 100vw, 628px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6909" class="wp-caption-text">Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6910" aria-describedby="caption-attachment-6910" style="width: 540px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat6.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6910 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat6.jpg?resize=540%2C405" alt="Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri" width="540" height="405" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat6.jpg?w=540&amp;ssl=1 540w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat6.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 540px) 100vw, 540px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6910" class="wp-caption-text">Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6911" aria-describedby="caption-attachment-6911" style="width: 854px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat8.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6911 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat8.jpg?resize=640%2C596" alt="Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri" width="640" height="596" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat8.jpg?w=854&amp;ssl=1 854w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat8.jpg?resize=300%2C279&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6911" class="wp-caption-text">Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6912" aria-describedby="caption-attachment-6912" style="width: 606px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat9.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6912 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat9.jpg?resize=606%2C380" alt="Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri" width="606" height="380" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat9.jpg?w=606&amp;ssl=1 606w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat9.jpg?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat9.jpg?resize=343%2C215&amp;ssl=1 343w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat9.jpg?resize=326%2C205&amp;ssl=1 326w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat9.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 606px) 100vw, 606px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6912" class="wp-caption-text">Selçuklu Dönemi Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<h2>OSMANLI İLK DÖNEMLERİ 14. &#8211; 15. YY</h2>
<p>Selçuklular dönemin de Malazgirt 1071 savaşıyla Anadolu’ya giren Türkler, daha sonrasın da Moğolların İran istilalarıyla daha hızlı bir şekilde Bizans toprakları İznik, Bursa ve İstanbul&#8217;un fethine kadar ilerleme sağlamışlardır. Türkler&#8217;i gene burada da barışçıl politikalarıyla yöre halklarının kültürlerini çok hızlı bir şekilde benimsediğini görüyor ve Bizans fresklerinden, mimarisinden etkilendiğini 14.-15. yy&#8217;larda vermiş olduğu eserlerle analiz edebiliyoruz. Osmanlı Devletinin bu ilk dönemlerin de ağırlıklı Bizans etkileri görüyoruz. Selçuklu mimamarisin de ki çini etkileri azalıyor. Ayasofya Kilisesi etkilerini camilerinde görürken, kendi öz olgun eserlerini de Süleymaniye ve Selimiye camilerin de gördüğümüz l şeklin de ki son cemaat yeriyle de ayırt edebiliriz.</p>
<p><figure id="attachment_6913" aria-describedby="caption-attachment-6913" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat10.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6913 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat10.jpg?resize=640%2C425" alt="Osmanlı 1. - 15. YY Kültür Sanat Eserleri" width="640" height="425" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat10.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat10.jpg?resize=300%2C199&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat10.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6913" class="wp-caption-text">Osmanlı 1. &#8211; 15. YY Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6914" aria-describedby="caption-attachment-6914" style="width: 870px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat11.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6914 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat11.jpg?resize=640%2C480" alt="Osmanlı 1. - 15. YY Kültür Sanat Eserleri" width="640" height="480" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat11.jpg?w=870&amp;ssl=1 870w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat11.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6914" class="wp-caption-text">Osmanlı 1. &#8211; 15. YY Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6915" aria-describedby="caption-attachment-6915" style="width: 690px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat13.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6915 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat13.jpg?resize=640%2C430" alt="Osmanlı 1. - 15. YY Kültür Sanat Eserleri" width="640" height="430" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat13.jpg?w=690&amp;ssl=1 690w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat13.jpg?resize=300%2C202&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat13.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6915" class="wp-caption-text">Osmanlı 1. &#8211; 15. YY Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6916" aria-describedby="caption-attachment-6916" style="width: 446px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat14.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6916 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat14.jpg?resize=446%2C465" alt="Osmanlı 1. - 15. YY Kültür Sanat Eserleri" width="446" height="465" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat14.jpg?w=446&amp;ssl=1 446w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat14.jpg?resize=288%2C300&amp;ssl=1 288w" sizes="(max-width: 446px) 100vw, 446px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6916" class="wp-caption-text">Osmanlı 1. &#8211; 15. YY Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6917" aria-describedby="caption-attachment-6917" style="width: 464px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat18.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6917 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat18.jpg?resize=464%2C655" alt="Osmanlı 1. - 15. YY Kültür Sanat Eserleri" width="464" height="655" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat18.jpg?w=464&amp;ssl=1 464w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat18.jpg?resize=213%2C300&amp;ssl=1 213w" sizes="(max-width: 464px) 100vw, 464px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6917" class="wp-caption-text">Osmanlı 1. &#8211; 15. YY Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<h2>OSMANLI DÖNEMLERİ 16. YY</h2>
<p>15.yy Osmanlı Devletinin Avrupa da ki başarılı ilerleyişi ve Ortadoğu’da ki büyümeleri de göz önüne alınır ise Avrupa sanatını, teknolojisini küçük gördüğü ve bunun neticesinde kültürel hiç bir etkileşimin olmadığı, devletin tamamiyle kemikleştiği dönem diyebiliriz. Avrupa da ki Rönesans’ın resim de ki perspektif etkileri, Osmanlı minyatür resimlerini hiçbir şekilde etkilememiş ve perspektifsiz resim yapımına devam edilmiştir.</p>
<p><figure id="attachment_6918" aria-describedby="caption-attachment-6918" style="width: 358px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat19.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6918 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat19.jpg?resize=358%2C532" alt="Osmanlı 16. YY Kültür Sanat Eserleri" width="358" height="532" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat19.jpg?w=358&amp;ssl=1 358w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat19.jpg?resize=202%2C300&amp;ssl=1 202w" sizes="(max-width: 358px) 100vw, 358px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6918" class="wp-caption-text">Osmanlı 16. YY Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6919" aria-describedby="caption-attachment-6919" style="width: 298px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat20.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6919 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat20.jpg?resize=298%2C446" alt="Osmanlı 16. YY Kültür Sanat Eserleri" width="298" height="446" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat20.jpg?w=298&amp;ssl=1 298w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat20.jpg?resize=200%2C300&amp;ssl=1 200w" sizes="(max-width: 298px) 100vw, 298px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6919" class="wp-caption-text">Osmanlı 16. YY Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6920" aria-describedby="caption-attachment-6920" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat21.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6920 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat21.jpg?resize=520%2C458" alt="Osmanlı 16. YY Kültür Sanat Eserleri" width="520" height="458" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat21.jpg?w=520&amp;ssl=1 520w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat21.jpg?resize=300%2C264&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 520px) 100vw, 520px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6920" class="wp-caption-text">Osmanlı 16. YY Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<h2>OSMANLI LALE DEVRİ 17. YY</h2>
<ol>
<li>Viyana kuşatmasının kazanımsızlığıyla askeri anlam da batı savaş teknolojisini tanımak sebebiyle Lale Devri’nde Paris, Londra ve Viyana gibi Avrupa başkentlerine geçici elçilik heyetleri yollanmış, böylelikle Avrupa&#8217;yı daha yakından tanıma imkânı sağlanmıştır. Mimari yapıların dış cephelerin de ki abartılı mukarnas ve kalem işi süslemelerle Avrupa&#8217;nın Barok sitilinden etkilenilmiş. Resim de natüralist Yıldız Sarayı çalışması, Levni’nin perspektif dolgunluklarla 2 boyutlu kadın çalışmalarıyla Batı etkisi yavaştan görülmektedir. – <a href="http://www.sanatduvari.com/levni-minyaturlerinde-kadin-modasi/">Levni kadın minyatürleri</a> için ilgili makalemizi inceleyebilirsiniz. &#8211; <strong>Anadolu sanatı</strong>n dan da uzaklaşmayarak düzeysel bir evrimsel geçiş görünmekte ve toplumun bir anda kültürel çarpışmasına olanak verilmemektedir. Daha önceki tek boyutlu minyatür resim çalışmalarından, batı etkisi 2 boyutlu perspektif resim çalışmalarına geçilmektedir.</li>
</ol>
<p><figure id="attachment_6921" aria-describedby="caption-attachment-6921" style="width: 615px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat22.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6921 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat22.jpg?resize=615%2C430" alt="Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri" width="615" height="430" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat22.jpg?w=615&amp;ssl=1 615w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat22.jpg?resize=300%2C210&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6921" class="wp-caption-text">Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6922" aria-describedby="caption-attachment-6922" style="width: 196px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat23.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6922 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat23.jpg?resize=196%2C258" alt="Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri" width="196" height="258" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6922" class="wp-caption-text">Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6923" aria-describedby="caption-attachment-6923" style="width: 347px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat24.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6923 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat24.jpg?resize=347%2C569" alt="Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri" width="347" height="569" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat24.jpg?w=347&amp;ssl=1 347w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat24.jpg?resize=183%2C300&amp;ssl=1 183w" sizes="(max-width: 347px) 100vw, 347px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6923" class="wp-caption-text">Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6924" aria-describedby="caption-attachment-6924" style="width: 246px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat25.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6924 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat25.jpg?resize=246%2C205" alt="Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri" width="246" height="205" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6924" class="wp-caption-text">Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6925" aria-describedby="caption-attachment-6925" style="width: 690px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat26.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6925 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat26.jpg?resize=640%2C459" alt="Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri" width="640" height="459" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat26.jpg?w=690&amp;ssl=1 690w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat26.jpg?resize=300%2C215&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat26.jpg?resize=536%2C386&amp;ssl=1 536w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat26.jpg?resize=269%2C192&amp;ssl=1 269w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6925" class="wp-caption-text">Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6926" aria-describedby="caption-attachment-6926" style="width: 563px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat28.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6926 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat28.jpg?resize=563%2C427" alt="Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri" width="563" height="427" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat28.jpg?w=563&amp;ssl=1 563w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat28.jpg?resize=300%2C228&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 563px) 100vw, 563px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6926" class="wp-caption-text">Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6927" aria-describedby="caption-attachment-6927" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat29.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6927 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat29.jpg?resize=400%2C346" alt="Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri" width="400" height="346" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat29.jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat29.jpg?resize=300%2C260&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6927" class="wp-caption-text">Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6928" aria-describedby="caption-attachment-6928" style="width: 447px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat30.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6928 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat30.jpg?resize=447%2C690" alt="Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri" width="447" height="690" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat30.jpg?w=447&amp;ssl=1 447w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat30.jpg?resize=194%2C300&amp;ssl=1 194w" sizes="(max-width: 447px) 100vw, 447px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6928" class="wp-caption-text">Osmanlı lale Devri (17. YY) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<h2>OSMANLI TANZİMAT DÖNEMİ 18. YY</h2>
<p>Batı ile ilişkilerin arttığı, batı anayasal demokrasisinin ve özel mülkiyetin önünün açıldığı, Rusya ile Kırım savaşı vesilesi ile Osmanlı Devletinin müttefikleri Fransa ve İngiltere&#8217;ye borçlanmasıyla müttefiklerin Protestan, Katolik, Ermeni, Rum halkları üzerin de ki tebaalarının artması ve Avrupa’nın ulusal milliyetçi akımlarının Anadolu ve orta doğuya girmesiyle Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı ile parçalanıp paylaşıldığı dönemleri görüyoruz. Yıldız Sarayı ve Dolmabahçe sarayın da ki Barok, Rokoko etkilerini abartılı bir şekilde görsek de, Osmanlı minyatür resim, kalem işi süslemeleri ve mimarilerin dış cephelerin de ki mukarnas oymalarda öz benliğini hala korumakta. Diğer dönemlerde de gördüğümüz gibi Tanzimat döneminde de farklı kültürlerin teknik, teknolojik gelişimlerini bilinçli bir şekilde kendi mimari ve sanatsal çalışmalarında kullanılmıştır.</p>
<p><figure id="attachment_6929" aria-describedby="caption-attachment-6929" style="width: 266px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat31.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6929 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat31.jpg?resize=266%2C190" width="266" height="190" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6929" class="wp-caption-text">Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6930" aria-describedby="caption-attachment-6930" style="width: 287px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat32.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6930 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat32.jpg?resize=287%2C176" alt="Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri" width="287" height="176" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6930" class="wp-caption-text">Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6931" aria-describedby="caption-attachment-6931" style="width: 165px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat33.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6931 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat33.jpg?resize=165%2C306" alt="Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri" width="165" height="306" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat33.jpg?w=165&amp;ssl=1 165w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat33.jpg?resize=162%2C300&amp;ssl=1 162w" sizes="(max-width: 165px) 100vw, 165px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6931" class="wp-caption-text">Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6932" aria-describedby="caption-attachment-6932" style="width: 224px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat34.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6932 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat34.jpg?resize=224%2C225" alt="Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri" width="224" height="225" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat34.jpg?w=224&amp;ssl=1 224w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat34.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w" sizes="(max-width: 224px) 100vw, 224px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6932" class="wp-caption-text">Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6933" aria-describedby="caption-attachment-6933" style="width: 196px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat35.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6933 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat35.jpg?resize=196%2C257" alt="Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri" width="196" height="257" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6933" class="wp-caption-text">Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6934" aria-describedby="caption-attachment-6934" style="width: 188px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat36.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6934 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat36.jpg?resize=188%2C269" alt="Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri" width="188" height="269" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6934" class="wp-caption-text">Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6935" aria-describedby="caption-attachment-6935" style="width: 268px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat37.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6935 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat37.jpg?resize=268%2C188" alt="Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri" width="268" height="188" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6935" class="wp-caption-text">Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6936" aria-describedby="caption-attachment-6936" style="width: 249px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat38.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6936 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat38.jpg?resize=249%2C202" alt="Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri" width="249" height="202" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat38.jpg?w=249&amp;ssl=1 249w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat38.jpg?resize=168%2C137&amp;ssl=1 168w" sizes="(max-width: 249px) 100vw, 249px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6936" class="wp-caption-text">Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6937" aria-describedby="caption-attachment-6937" style="width: 275px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat39.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6937 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat39.jpg?resize=275%2C183" alt="Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri" width="275" height="183" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat39.jpg?w=275&amp;ssl=1 275w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat39.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 275px) 100vw, 275px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6937" class="wp-caption-text">Osmanlı Tanzimat Dönemi (18. YY) Kültür Sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<h2>1. CUMHURIYET DÖNEMİ KİMLİK ARAYIŞI 1920 &#8211; 1930</h2>
<p>1920-1930 1. kimlik arayışı dönemi Tanzimat döneminin batı ve Osmanlı etkili mimari, sanatsal gelişiminin son geldiği nokta olarak da belirtebiliriz. Ahşap işlemeli batı rokoko tarzı mimari yapılar yapılırken, batı barok tarzı dış cephelerde mukarnas işleme oymalarda görülmekte, iç yapıda kalem işleri devam etmektedir. Hafiften de olsa Selçuklu mimari etkilerini de sezinleyebilir, sebepte barok üslubun erken dönemi diye <strong>Selçuklu mimarisi</strong>ni görürüz. Resim sanatında minyatür sanatından, 2 boyutlu resim sanatına geçiş süreci tamamiyle olgunlaşmış ama gene de minyatür sanatını perspektifle birleştiren Turgut Zaim gibi sanatçılar çalışmalar yapmaktadır. Aynı zaman da Avrupalı <a href="http://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/">empresyonizm</a>, ekspresyonizm, kübizm gibi yeni sanat akımları da resim çalışmalarında etkilerini göstermeye başlamıştır.</p>
<p><figure id="attachment_6938" aria-describedby="caption-attachment-6938" style="width: 273px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat40.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6938 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat40.jpg?resize=273%2C184" alt="Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri" width="273" height="184" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat40.jpg?w=273&amp;ssl=1 273w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat40.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 273px) 100vw, 273px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6938" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6939" aria-describedby="caption-attachment-6939" style="width: 292px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat42.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6939 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat42.jpg?resize=292%2C172" alt="Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri" width="292" height="172" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6939" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6940" aria-describedby="caption-attachment-6940" style="width: 286px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat43.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6940 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat43.jpg?resize=286%2C176" alt="Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri" width="286" height="176" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6940" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6941" aria-describedby="caption-attachment-6941" style="width: 236px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat44.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6941 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat44.jpg?resize=236%2C320" alt="Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri" width="236" height="320" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat44.jpg?w=236&amp;ssl=1 236w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat44.jpg?resize=221%2C300&amp;ssl=1 221w" sizes="(max-width: 236px) 100vw, 236px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6941" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6942" aria-describedby="caption-attachment-6942" style="width: 204px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat45.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6942 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat45.jpg?resize=204%2C247" alt="Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri" width="204" height="247" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6942" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6943" aria-describedby="caption-attachment-6943" style="width: 259px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat46.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6943 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat46.jpg?resize=259%2C195" alt="Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri" width="259" height="195" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6943" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6944" aria-describedby="caption-attachment-6944" style="width: 194px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat47.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6944 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat47.jpg?resize=194%2C259" alt="Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri" width="194" height="259" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6944" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6945" aria-describedby="caption-attachment-6945" style="width: 207px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat48.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6945 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat48.jpg?resize=207%2C244" alt="Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri" width="207" height="244" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6945" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1920-1930) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<h2>2. CUMHURIYET DÖNEMİ KİMLİK ARAYIŞI 1930 &#8211; 1945</h2>
<p>Bu dönem Alman Hitler etkileri ari ırkı bilinciyle, Türk ulusalcı bilincinin oluşturulmaya çalışıldığı dönemdir. Türkiye&#8217;nin Alman Hitler ve İtalya Mussolini ilişkilerinin sonucu Mustafa Kemalin Türkler&#8217;in M.Ö 2000-1100 Çorum / Hattuşya’da yaşayan Hititler geldiğini savunan Türk tezi çalışmasında görüyoruz. Türklüğü yücelten Çanakkale zafer anıtı, Yunan demokrasisinin temsili Parthenon tapınağı tarzında Anıtkabir ve Alman soğuk mimarisinin en önemli örneği İstanbul Fen Edebiyat Fakültesi binası.</p>
<p>Bu dönem Osmanlı ve Mezopotanya-Arap kültürüyle kesin kopuşların yaşandığı ve hatta onların bizim kültürümüz olmadığının inkar edildiği tepeden inme jakoben devrimlerdir. Şark Anadolu kültürlü, İslam örf-adetleri, kadın-erkek mahremiyetinin gözetildiği bir toplumdan batı kültürünün böylesi kısa bir süreçte topluma enjekte edilmesi elbette daha sonraki dönemlerde göreceğimiz, Osmanlı döneminde hiçbir zaman olmamış ırk, etnik, din ayrımcılığına götürecektir.</p>
<p>Daha öncede söylediğim gibi değişim kaçınılmazdır ve elbette ki Anadolu toplumunun da anayasal demokrasiyle cumhuriyete ihtiyacı olacaktır. Ancak bunun tepeden değil de, toplumsal tabandan sosyolojik evrimsel bir süreçle beklenmesi daha doğrudur. Fransa, İngiltere, İtalya, Çin, İran buna örnek devletler olduğu gibi kültürel bağlılıklarında inkar etmeyerek toplumsal çelişkiye de mahal vermemiş devlet yapılarıdır. Bu devletlerin ekonomik ve siyasal anlamda bugünümüzde dünya liderleri olmaları da bu temelde aranmalıdır.</p>
<p><figure id="attachment_6946" aria-describedby="caption-attachment-6946" style="width: 490px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat49.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6946 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat49.jpg?resize=490%2C347" alt="Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri" width="490" height="347" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat49.jpg?w=490&amp;ssl=1 490w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat49.jpg?resize=300%2C212&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 490px) 100vw, 490px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6946" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6947" aria-describedby="caption-attachment-6947" style="width: 311px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat50.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6947 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat50.jpg?resize=311%2C162" alt="Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri" width="311" height="162" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat50.jpg?w=311&amp;ssl=1 311w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat50.jpg?resize=300%2C156&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 311px) 100vw, 311px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6947" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6948" aria-describedby="caption-attachment-6948" style="width: 133px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat51.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6948 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat51.jpg?resize=133%2C100" alt="Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri" width="133" height="100" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6948" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6949" aria-describedby="caption-attachment-6949" style="width: 255px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat52.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6949 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat52.jpg?resize=255%2C197" alt="Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri" width="255" height="197" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6949" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6950" aria-describedby="caption-attachment-6950" style="width: 225px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat53.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6950 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat53.jpg?resize=225%2C225" alt="Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri" width="225" height="225" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat53.jpg?w=225&amp;ssl=1 225w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat53.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6950" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6951" aria-describedby="caption-attachment-6951" style="width: 182px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat54.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6951 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat54.jpg?resize=182%2C277" alt="Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri" width="182" height="277" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6951" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1930-1945) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<h2>3. CUMHURIYET DÖNEMİ KİMLİK ARAYIŞI 1950 &#8211; 1990</h2>
<p>1.Dünya Savaşı’nın bittiği, Hitler tehlikesinin ortadan kalktığı ve ABD-Rusya arasın da ki soğuk savaş dönemine giriyoruz. ABD Türkiye&#8217;ye Marshall yardımlarıyla askeri destek veriyor, Türkiye NATO’ya girerek ABD-Avrupa yanın da olarak Rusya&#8217;ya karşı net tavrını alıyor. Amerika&#8217;da ki pop art ve kavramsal sanat akımlarının Türkiye&#8217;de ki yansımalarının ilk örnekleri olarak Ankara Atatürk Kültür Merkezi, Ankara Türk Tarih Kurumu binaları ve resim sanatında çok net bir şekilde görüyoruz.</p>
<p>En başta da belirtildiği gibi toplumun en küçük yapı taşı bireyi biz, 1000 yıllık atalarından aldığı kültürlerle değerlendirir ve gene o birey kendisi oluncaya değin üstü üstüne kurulan taşların bir bütünü neticesin de kimliğini oluşturur. Kültürler kültürleri etkileyerek revize olur ve yeni bir kültürü oluşturur. Elbette bu Cumhuriyet dönemi tepeden inme batı kültürü etkisi gibi sosyolojik evrimsel süreçlerin dışında olur ise sert kutuplaşmalara mahal verir. Toplum bu noktada kendi kültürüyle savaşırken aynı zaman da o kültürü aile içerisinde yaşayarak çelişir. Evde şarklı, sokakta modern olmak ve bunun akabinde olamamak olguları ile abesle iştigal bir görünümle karşılaşılır. Bu da ne olduğunu arama sorgusu içerisin de teknolojik, sanatsal ilerlemenin gerisinde kalmasına sebep olur. Bireyin etnik, dini, cinsel sorunlarını çözmediği sürece teknolojik yahut sanatsal anlamda ilerlemesi beklenemez. Batı bugünkü gelişim sürecini 3000 yılda tamamlamış, biz Türkiyeli bireyden ise 90 yılda tamamlamamız beklenmiştir. Elbette Hindistan, Çin, İran gibi köklü diğer kültürlere de bakınca neden Osmanlılı bir köklü kültürün hala devamı olmayalım&#8230;</p>
<p><figure id="attachment_6952" aria-describedby="caption-attachment-6952" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat55.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6952 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat55.jpg?resize=600%2C349" alt="Cumhuriyet Dönemi (1950-1990) Kültür sanat Eserleri" width="600" height="349" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat55.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat55.jpg?resize=300%2C175&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6952" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1950-1990) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6953" aria-describedby="caption-attachment-6953" style="width: 274px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat56.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6953 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat56.jpg?resize=274%2C184" alt="Cumhuriyet Dönemi (1950-1990) Kültür sanat Eserleri" width="274" height="184" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat56.jpg?w=274&amp;ssl=1 274w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat56.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 274px) 100vw, 274px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6953" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1950-1990) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6954" aria-describedby="caption-attachment-6954" style="width: 525px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat57.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6954 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat57.jpg?resize=525%2C345" alt="Cumhuriyet Dönemi (1950-1990) Kültür sanat Eserleri" width="525" height="345" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat57.jpg?w=525&amp;ssl=1 525w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat57.jpg?resize=300%2C197&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat57.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/selçuklu-osmanli-cumhuriyet-dönemi-sanat57.jpg?resize=214%2C140&amp;ssl=1 214w" sizes="(max-width: 525px) 100vw, 525px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6954" class="wp-caption-text">Cumhuriyet Dönemi (1950-1990) Kültür sanat Eserleri</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/selcuklu-ve-osmanlidan-cumhuriyet-donemi-eserlerimizin-analizi/">Selçuklu ve Osmanlı’dan Cumhuriyet Dönemi Eserlerimizin Analizi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/selcuklu-ve-osmanlidan-cumhuriyet-donemi-eserlerimizin-analizi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6903</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ressam Elif Ajdarkosh’tan “KAYIP aranmıyor” Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ressam-elif-ajdarkoshtan-kayip-aranmiyor-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ressam-elif-ajdarkoshtan-kayip-aranmiyor-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 23 Jan 2017 12:12:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Etiler Key Art Project]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[sanat sergisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6957</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ressam Elif Ajdarkosh, Alzheimer hastalığına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla yaptığı 20 tablosu ile yeni sergini açtı. Bugüne kadar 4’ü İtalya’da toplam 15 sergi açan sanatçının son sergisi, Etiler Key Art Project’te 31 Ocak tarihine kadar açık kalacak. Bu Sergide “Kayıp aranmıyor” Elif Ajdarkosh, “KAYIP aranmıyor” adını verdiği sergisi için; “Hastalardan yaptığım gözlemlerden yola çıkarak, resimler [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ressam-elif-ajdarkoshtan-kayip-aranmiyor-sergisi/">Ressam Elif Ajdarkosh’tan “KAYIP aranmıyor” Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ressam Elif Ajdarkosh</strong>, Alzheimer hastalığına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla yaptığı 20 tablosu ile yeni sergini açtı. Bugüne kadar 4’ü İtalya’da toplam 15 sergi açan sanatçının son sergisi, <strong>Etiler Key Art Project</strong>’te 31 Ocak tarihine kadar açık kalacak.</p>
<p><figure id="attachment_6958" aria-describedby="caption-attachment-6958" style="width: 787px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Elif-Ajdarkosh-kayip-aranmiyor.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6958 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Elif-Ajdarkosh-kayip-aranmiyor.jpg?resize=640%2C302" alt="Bu Sergide “Kayıp aranmıyor" width="640" height="302" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Elif-Ajdarkosh-kayip-aranmiyor.jpg?w=787&amp;ssl=1 787w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Elif-Ajdarkosh-kayip-aranmiyor.jpg?resize=300%2C141&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6958" class="wp-caption-text">Bu Sergide “Kayıp aranmıyor</figcaption></figure></p>
<h2>Bu Sergide “Kayıp aranmıyor”</h2>
<p><strong>Elif Ajdarkosh</strong>, “<strong>KAYIP aranmıyor</strong>” adını verdiği sergisi için; “Hastalardan yaptığım gözlemlerden yola çıkarak, resimler yaptım. Alzheimer hastası olanlar yaşadıkları halde tüm anılarını, bilgi birikimlerini, tecrübelerini kaybetmiş kişilerdir. Hiç bir yakınını tanıyamazlar. Aramızda yaşıyorlar ancak yaşlı olmalarından dolayı onları kayıp olarak düşünmemeliyiz. Bu nedenle onların çöküntüye uğramış ve dramatik hallerini, anlaşılmaz bebeksi davranışlarını küçük bir çocuğa dönüşümlerini resimlerimde anlatmak istedim. Çünkü bedenleri duruyor. Ama melekelerini kaybetmişler. Onların duygularını resimlerimde aktarmaya çalıştım” diyor.</p>
<p><figure id="attachment_6959" aria-describedby="caption-attachment-6959" style="width: 643px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ressam-Elif-Ajdarkosh.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6959 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ressam-Elif-Ajdarkosh.jpg?resize=640%2C425" alt="Ressam Elif Ajdarkosh" width="640" height="425" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ressam-Elif-Ajdarkosh.jpg?w=643&amp;ssl=1 643w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ressam-Elif-Ajdarkosh.jpg?resize=300%2C199&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ressam-Elif-Ajdarkosh.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6959" class="wp-caption-text">Ressam Elif Ajdarkosh</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ressam-elif-ajdarkoshtan-kayip-aranmiyor-sergisi/">Ressam Elif Ajdarkosh’tan “KAYIP aranmıyor” Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ressam-elif-ajdarkoshtan-kayip-aranmiyor-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6957</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Nejla YERLİ Sanatsal Çalışmaları</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/nejla-yerli-sanatsal-calismalari/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/nejla-yerli-sanatsal-calismalari/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 21 Jan 2017 13:30:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nejla Yerli]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sokak Sanatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6874</guid>
				<description><![CDATA[<p>Tuval Merdivenlerimiz 3 boyutlu tablo merdivenler Keçiören halkının büyük beğenisini topladı. Sıradışı sanatsal merdivenler Elektrik Trafolarında Sanat Kaneviçe Duvarlar</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/nejla-yerli-sanatsal-calismalari/">Nejla YERLİ Sanatsal Çalışmaları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Tuval Merdivenlerimiz</h2>
<p>3 boyutlu tablo merdivenler Keçiören halkının büyük beğenisini topladı.</p>
<p><figure id="attachment_6877" aria-describedby="caption-attachment-6877" style="width: 720px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kecioren-boyali-merdivenler.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6877 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kecioren-boyali-merdivenler.png?resize=640%2C388" alt="3 boyutlu tablo merdivenler" width="640" height="388" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kecioren-boyali-merdivenler.png?w=720&amp;ssl=1 720w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kecioren-boyali-merdivenler.png?resize=300%2C182&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6877" class="wp-caption-text">3 boyutlu tablo merdivenler</figcaption></figure></p>
<h2>Sıradışı sanatsal merdivenler</h2>
<p><figure id="attachment_6883" aria-describedby="caption-attachment-6883" style="width: 468px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tuval-merdiven.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6883 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tuval-merdiven.png?resize=468%2C624" alt="Sıradışı sanatsal merdivenler" width="468" height="624" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tuval-merdiven.png?w=468&amp;ssl=1 468w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/tuval-merdiven.png?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6883" class="wp-caption-text">Sıradışı sanatsal merdivenler</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6879" aria-describedby="caption-attachment-6879" style="width: 468px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resimle-suslenen-merdivenler.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6879 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resimle-suslenen-merdivenler.png?resize=468%2C624" alt="Resimle süslenen merdivenler" width="468" height="624" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resimle-suslenen-merdivenler.png?w=468&amp;ssl=1 468w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resimle-suslenen-merdivenler.png?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6879" class="wp-caption-text">Resimle süslenen merdivenler</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6880" aria-describedby="caption-attachment-6880" style="width: 570px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/sanatsal-merdivenler.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6880 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/sanatsal-merdivenler.png?resize=570%2C570" alt="Sanat dolu merdivenler" width="570" height="570" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/sanatsal-merdivenler.png?w=570&amp;ssl=1 570w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/sanatsal-merdivenler.png?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/sanatsal-merdivenler.png?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 570px) 100vw, 570px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6880" class="wp-caption-text">Sanat dolu merdivenler</figcaption></figure></p>
<h2>Elektrik Trafolarında Sanat</h2>
<p><figure id="attachment_6878" aria-describedby="caption-attachment-6878" style="width: 614px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/nejla-yerli-siradisi-resim-calismalari.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6878 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/nejla-yerli-siradisi-resim-calismalari.png?resize=614%2C461" alt="Renkli elektrik trafoları" width="614" height="461" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/nejla-yerli-siradisi-resim-calismalari.png?w=614&amp;ssl=1 614w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/nejla-yerli-siradisi-resim-calismalari.png?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6878" class="wp-caption-text">Renkli elektrik trafoları</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6882" aria-describedby="caption-attachment-6882" style="width: 691px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/soakaklari-susleyen-sıradisi-resimler.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6882 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/soakaklari-susleyen-sıradisi-resimler.png?resize=640%2C480" alt="Ankara’nın gri sokaklarına renk katıldı" width="640" height="480" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/soakaklari-susleyen-sıradisi-resimler.png?w=691&amp;ssl=1 691w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/soakaklari-susleyen-sıradisi-resimler.png?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6882" class="wp-caption-text">Ankara’nın gri sokaklarına renk katıldı</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6881" aria-describedby="caption-attachment-6881" style="width: 806px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/siradisi-resimler.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6881 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/siradisi-resimler.png?resize=640%2C480" alt="Rengarenk sokaklar" width="640" height="480" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/siradisi-resimler.png?w=806&amp;ssl=1 806w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/siradisi-resimler.png?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6881" class="wp-caption-text">Rengarenk sokaklar</figcaption></figure></p>
<h2>Kaneviçe Duvarlar</h2>
<p><figure id="attachment_6876" aria-describedby="caption-attachment-6876" style="width: 324px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kanevice-sanati.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6876 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kanevice-sanati.png?resize=324%2C432" alt="Kaneviçe, artık sadece çeyizleri değil; duvarları, iş yerlerini ve sokakları süsleyecek!" width="324" height="432" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kanevice-sanati.png?w=324&amp;ssl=1 324w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kanevice-sanati.png?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 324px) 100vw, 324px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6876" class="wp-caption-text">Kaneviçe, artık sadece çeyizleri değil; duvarları, iş yerlerini ve sokakları süsleyecek!</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6875" aria-describedby="caption-attachment-6875" style="width: 517px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/crocket-kanavice.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6875 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/crocket-kanavice.png?resize=517%2C775" alt="Kanevice sanatı" width="517" height="775" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/crocket-kanavice.png?w=517&amp;ssl=1 517w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/crocket-kanavice.png?resize=200%2C300&amp;ssl=1 200w" sizes="(max-width: 517px) 100vw, 517px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6875" class="wp-caption-text">Kaneviçe sanatı</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/nejla-yerli-sanatsal-calismalari/">Nejla YERLİ Sanatsal Çalışmaları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/nejla-yerli-sanatsal-calismalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6874</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sonsuzluğa Açılan Kapı; Yolun Sonu, Neşet Günal ve Esaretin Bedeli</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sonsuzluga-acilan-kapi-yolun-sonu-neset-gunal-ve-esaretin-bedeli/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sonsuzluga-acilan-kapi-yolun-sonu-neset-gunal-ve-esaretin-bedeli/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 19 Jan 2017 05:01:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doğu Özgün]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[gotik]]></category>
		<category><![CDATA[Gotik Dönem resmi]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6825</guid>
				<description><![CDATA[<p>1950 sonrası, Türk sanatı ülkenin sosyal gerçeklerinin biçimsel niteliklerde yansıtıldığı bir dönemin başlangıcıdır. Halkın aidiyetsiz konumu, Neşet Günal’ın kompozisyonlarında çarpıcı bir öğe olarak yansır. Yüzeyin dokusuyla oluşan kendiliğinden espas, Günal’ın çizgisel yöntemiyle derinlik kazanır. Atmosferi kurak, sussuz bir nitelikte, içsel derinliği imleyen yalnız figürlerinden arda kalan boşlukta belirir. Resme ait ne varsa, öznel bir dönüşümden [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sonsuzluga-acilan-kapi-yolun-sonu-neset-gunal-ve-esaretin-bedeli/">Sonsuzluğa Açılan Kapı; Yolun Sonu, Neşet Günal ve Esaretin Bedeli</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>1950 sonrası, Türk sanatı ülkenin sosyal gerçeklerinin biçimsel niteliklerde yansıtıldığı bir dönemin başlangıcıdır. Halkın aidiyetsiz konumu, <strong>Neşet Günal</strong>’ın kompozisyonlarında çarpıcı bir öğe olarak yansır. Yüzeyin dokusuyla oluşan kendiliğinden espas, Günal’ın çizgisel yöntemiyle derinlik kazanır. Atmosferi kurak, sussuz bir nitelikte, içsel derinliği imleyen yalnız figürlerinden arda kalan boşlukta belirir. Resme ait ne varsa, öznel bir dönüşümden geçmiştir. Aynı hamurdan olan figür ve mekan içerisinde, çizgi üstün bir değer olarak figürün biçimini oluşturur. Figürlerin biçimlerindeki deformasyondan dolayı, kapalı alanlar figür nesne ilişkisini önler. Bu sebeple içerik bağlamında göçe zorlanan halk, biçim ilişkisinde dış mekana hapistir.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><sup>[1]</sup></a></p>
<p>Dış mekana hapis olan figürler, bende öyle bir çağrışım oluşturdu ki, arkası bir birini kovalayan fikirlerle, sezgisel bir heyecana kapıldım. Bu çalışmamda <em>Neşet Günal</em>’ın resimlerini farklı bir okumayla, <em>Frank Darabont</em> yönetmenliğinde çekilen <strong>Esaretin Bedeli (1994)</strong> filmi ile ilişkilendirerek Günal’ın doğaya hapis figürlerini veya aidiyet, özgürlük ve sonsuzluk kavramlarını resim sanatı bağlamında çözümlemeye çalıştım.</p>
<p><figure id="attachment_6827" aria-describedby="caption-attachment-6827" style="width: 774px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Resim1.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6827 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Resim1.jpg?resize=640%2C413" alt="Resim 1: Sol üst: Neşet Günal, Duvar Dibi IV. tuval/yağlıboya, 139x210cm." width="640" height="413" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Resim1.jpg?w=774&amp;ssl=1 774w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Resim1.jpg?resize=300%2C193&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6827" class="wp-caption-text">Resim 1: Sol üst: Neşet Günal, Duvar Dibi IV. tuval/yağlıboya, 139x210cm.</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6828" aria-describedby="caption-attachment-6828" style="width: 894px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim2.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6828 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim2.jpg?resize=640%2C409" alt="Resim 2: Sağ üst: Esaretin Bedeli (1994), Andy’nin hapishaneye giriş sahnesi." width="640" height="409" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim2.jpg?w=894&amp;ssl=1 894w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim2.jpg?resize=300%2C192&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim2.jpg?resize=312%2C198&amp;ssl=1 312w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6828" class="wp-caption-text">Resim 2: Sağ üst: Esaretin Bedeli (1994), Andy’nin hapishaneye giriş sahnesi.</figcaption></figure></p>
<p><strong>‘‘Değişken olana karşı oldum; dural kalmanı</strong><strong>n imk</strong><strong>ansız olduğunu bildiğim için. Gereksemesiz her atılım olumsuz bir değişkenliği sonuç</strong><strong>luyor</strong><strong>.(…) Değişkenlik yenilenmek değildir; oluşum önemli.(…) Bugün, mutlak bir yaratı özgürlüğünün</strong><strong> rahatl</strong><strong>ığında kendini gerçekten özgür sanan ressamın açmazı ile karşı karşıyayız.(…) Resim benim için bir oyun</strong> değil, azaplı bir süreçtir’’<a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><strong><sup>[2]</sup></strong></a></p>
<p><figure id="attachment_6829" aria-describedby="caption-attachment-6829" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim3.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6829 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim3.jpg?resize=500%2C302" alt="Resim 3: Andy mahkumlara okuma yazma öğretiyor." width="500" height="302" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim3.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim3.jpg?resize=300%2C181&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6829" class="wp-caption-text">Resim 3: Andy mahkumlara okuma yazma öğretiyor.</figcaption></figure></p>
<p><em>Neşet Günal</em>’ın kendini konumlandırdığı alan sancılı bir süreci kapsıyor, özgürlüğü elde etmek için o resmi yapmıyor, hala hapis kalmak için, hala o dünyada olmak için uğraşıyor. Resmini üslubunun sınırlarında hapis tutuyor. Üslubunun sınırlarını zorlayan rengi minimuma indiriliyor. Kendini kendine hapsettiği gibi figürü de yüzeye hapsediyor.</p>
<p>“Bugün, mutlak bir yaratı özgürlüğünün rahatlığında kendini gerçekten özgür sanan ressamın açmazı ile karşı karşıyayız.”<a href="#_ftn3" name="_ftnref3"><strong><sup>[3]</sup></strong></a> Bu ifadesiyle Günal,&nbsp; Özgür olma edinimini ters köşe yapıyor. Özgür bir ortamda potansiyel yetilerin kolektif olarak yitirildiğini, özgürlüğün ve aidiyetin tembelleştiren sahasına vurgu yapıyor.</p>
<p><figure id="attachment_6830" aria-describedby="caption-attachment-6830" style="width: 792px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim4.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6830 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim4.jpg?resize=640%2C787" alt="Resim 4: Alkatraz Kusçusu (1962)" width="640" height="787" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim4.jpg?w=792&amp;ssl=1 792w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim4.jpg?resize=244%2C300&amp;ssl=1 244w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6830" class="wp-caption-text">Resim 4: Alkatraz Kusçusu (1962)</figcaption></figure></p>
<p>Özgürlüğün sınırsız doğası, insanın sonlu algısına ters düşüyor. Algı, içinde bulunduğu mekansal alana bağlıdır, sonsuzluk kavramını tanıyamaz, yani deneyimleyemez.<a href="#_ftn4" name="_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> Tıpkı sonsuz olarak tanımlanan evrenin bizim bilincimizde hiç birşey ifade etmemesi gibi. Tadını tam olarak fark edemediğimiz sonsuz özgürlük ancak kaybedildiğinde, sınırlandığında insanın doğasında bir nitelik kazanabiliyor. Böyle bir okumayla düşünsel yetilerin ve duyusal kabiliyetlerin, sınırlandırılmış bir mekan algısıyla üstün seviyelere çıkabileceğine de varabiliriz. Alkatraz Kuşcusu (1962) Filmi aklıma geliyor, “Burt Lancester’in canlandırdığı Robert Stroud karakteri, son derece korunalık bir hapishane olan Alcatraz’a gönderilmiştir. Hücresindeki cama yaralanarak gelen kuşlarla ilgilenen Stroud, zamanla kuşlar ve onların hastalıkları hakkında bir uzmana dönüşecektir.</p>
<p>Bu bağlamda Günal’ı daha iyi tanımak için müebbet hapis cezasında olan insanların, özgürlüğü tanımlamalarından yola çıkabiliriz. Müebbet hapisteki mahkumların yitirilen özgürlüğünden arda kalan boşluğu (sonsuz özgürlük) nasıl değerlendirdikleri akla gelebilir. Bu bağlamda Esaretin Bedeli filminin okuması çalışmamın konusunu iyice ortaya koyacaktır.</p>
<p>Filmde üç ana karakter var. Tim Robbins’in canlandırdığı Andy Dufresne, Morgan Freeman’ın canlandırdığı Red ve James Whitmore’un canlandırdığı Brooks Hatlen. Andy masum bir mahkumdur. Aralarındaki en genç olanıdır. <em>“Umut iyi bir şeydir”</em> ifadesiyle özleştirilen Andy, umut etmekten asla vazgeçmez, hapis hayatını bir fırsata dönüştürebilecek masalsı bir iç gücü vardır. Hapishanedeki mahkumlardan farkı, masum olmasıdır. Bilinç düzeyinde Andy, adaletin yani maddi bir gerçekliğin (bilinen bir gerçeğin) peşini kovalarken diğer mahkumlar içsel bir suçluluk psikolojisiyle tinsel bir uzamda yer alır. Bu sebepten dolayı Andy finans gibi bir dalda profesyonelleşmiş bir karakter olarak betimlenir, hapishanedeki güvencesini, gardiyanların ve hapishane müdürünün hesap defterlerinin düzenlenmesi ve legalize etmesiyle sağlar.</p>
<p>Red, değişimden yana değildir. Her on yılda bir girdiği af mülakatında aynı ifadeleri kasıtlı olarak kullanarak değişimi küçümser. Andy otoriteyi tanıyan ve onunla baş etmesini bilen bir karakterken, Red kendi olarak kalmakla meşguldür. Kendini suçlayan bir mahkum olduğu, film boyunca verilmez ama filimin sonlarında kendisiyle yüzleşme sahnesinde farkederiz ki, Red içsel bir hesaplaşmadadır. O sahneden sonra Red özgür bırakılacaktır. (O sahneye daha sonra değineceğim.)</p>
<p>Brooks ise, hapis süresi dolmuş yaşlı bir mahkumdur. İçeriye öyle alışmıştır ki, mekan algısı deformasyona uğramıştır. Duvarların dışına aidiyet hissetmez. Özgürlüğü onun için mapustur ve dışarı çıktığında intihar eder.</p>
<p><figure id="attachment_6831" aria-describedby="caption-attachment-6831" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim5.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6831 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim5.jpg?resize=577%2C579" alt="Resim 5: Neşet Günal, Çocuklar, tuval/yağlıboya, 27x27cm" width="577" height="579" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim5.jpg?w=577&amp;ssl=1 577w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim5.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim5.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 577px) 100vw, 577px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6831" class="wp-caption-text">Resim 5: Neşet Günal, Çocuklar, tuval/yağlıboya, 27x27cm</figcaption></figure></p>
<p>Andy, Red ve Brooks arasında ontolojik bir birlik var. Brooks ve Andy Red’in karakterinin iki aşırı ucu gibi, aslında Red karakterinin çözümlesinde yardımcı rollerde olduğunu düşünüyorum. Bu üç temel karakter ile Günal resmini tekrar izliyorum. Andy, tıpkı Günal resimlerindeki çocuklar gibi, o mekana git gide adapte oldu ama umudunu, temel güdüsünü hiç bir zaman yitirmedi. Günal resimlerimdeki duvar diplerinde yeşeren çocuklar, bir umut ifadesiydi belliki. O kurak, gri atmosferde, çocuklar henüz orada dönen oyuna yabancıdır. Her daim Günal resimlerinde beliren çocuk, bir düzene ait olma ihtiyacında görünür. Olan düzen ise, çocukluğa yer olmayan bir yasalar sistemidir.&nbsp; Çocukların bir an önce yetişkinler dünyasına dahil olması gerekliliği ilk bakışta gözümüze çarpar. Çocuklar (Resim 5) resiminde çocukların mekan içersinde başıboşlukları, ait hissedebilecekleri bir gerekçe arayışları o kadar aşikardır ki. Andy’nin umudu film boyunca çocuksu bir heves ve cocukça bir direnme olarak bizlere gösterilir. Kaçmak için yaptığı planlar filmin sonunda izleyiciyle paylaşıldığında bu çabanın bir kahramanlık öyküsüne dönüşeceği zemin, film boyunca hazırlanır.</p>
<p>“Değişkenlik yenilenmek değildir”<a href="#_ftn5" name="_ftnref5"><strong><sup>[5]</sup></strong></a> ifadesi, özgürlüğü veya aidiyeti deneyimlemek için değişik yöntemler arayan insan için bir nasihat gibidir. Değişme gayreti, sadece farklı bir formda aynı yolu yeniden gitmek anlamına da gelebilir.</p>
<ul>
<li><strong>Memur</strong>:“<em>Dosyanız müebbet hapis cezanızın otuz yılını geçirdiğinizi yazıyor? Değiştiğinizi hissediyor musunuz?”</em></li>
<li><strong>Red</strong>: <em>“Dürüstçe söyleyebilirim ki ben değiştim. Artık topluma zararlı değilim. Bu tanrının gerçeği.”</em></li>
</ul>
<p>(Aynı soruyu otuz yılda üç kere duyan Red, yine bir önceki ifadesiyle aynı cevabı verir. Red’in tahliyesi reddedilir.)</p>
<p>Red ile Günal arasında hem resim dili olarak hem de karakter birliği olarak benzerlikler olduğunu düşünüyorum. Film boyunca Red af mülakatına on yılda bir dört kere girer. Her ifadesi bir diğeriyle aynıdır. Kendi düzenini değiştirmek için olan çabayı hor görür. Tıpkı umut etmeyi çocuksu bulduğu gibi, otoritenin aşırı güvenini de alaycı bulmaktadır. Oradan kurtulmak için bir çare aramaz. Bu durum Red’in kendi kedini cezalandırdığı bir kısır döngüye varmamıza sebep olur.</p>
<p><em>“Umut tehlikelidir. Umut bir insanı deli edebilir. Bu iyi değildir” der Red.</em></p>
<p>Red’in bu karamsar ifadesi, Andy’nin <em>“Unutma Red, umut iyi bir şeydir, belki de en iyisi. Ve iyi şeyler asla ölmez. Korktukça tutsak, umut ettikçe özgürsün”</em> ifadesi izleyicide karamsarlıktan kurtuluş için yüksek bir umut yeşermesine sebep olur.</p>
<p>Red, Andy’nin dediği gibi korktuğu gerçekleri belki de bilinç altında küçümseyerek onların zihinsel baskısından kurtulmakta bulmuştur çareyi. <strong>Neşet Günal</strong> da yaptığı her resimle belki kendini çocukluğuna hapis ederek, yaşanılan anın veya özgürlüğün önsezilemeyen doğasından korkuyordu. Değişimi ve değişmek için çabayı belki de bu yüzden hor görüyordu. Belki&nbsp; geçmişiyle ilgili kendini suçluyor, kendini çocukluğuyla bir hesaplaşmaya mahkum bırakıyordu.&nbsp; Belki de içinde yaşadığı toplumun o zamanki hal ve durumu içerisinde bir çare olamamaktan ya da bir çözüm üretememekten dolayı bir vicdan azabı, yaşanan açlık ve sefalet veya dayatılan baskıcı düzen adına, tüm insanlık adına kendini suçluyor, herkesin adına vicdanıyla hesaplaşıyordu.</p>
<p><figure id="attachment_6832" aria-describedby="caption-attachment-6832" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim6.jpeg"><img class=" td-modal-image wp-image-6832 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim6.jpeg?resize=300%2C168" alt="Resim 6: Esaretin Bedeli (1994) Brooks tahliye edilmiş, dışarıdaki ilk dakikaları kendini aidiyetsiz hissetmekte." width="300" height="168" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6832" class="wp-caption-text">Resim 6: Esaretin Bedeli (1994) Brooks tahliye edilmiş, dışarıdaki ilk dakikaları kendini aidiyetsiz hissetmekte.</figcaption></figure></p>
<h2>BROOKS WAS HERE&nbsp; (Brooks buradaydı)</h2>
<p>Filmde yaşlı mahkumun (Brooks) hapis süresi dolmuş, tahliyesi gerçekleşmiştir. Gitmek istemeyen yaşlı adam ömrünün neredeyse tamamını hapiste geçirmiştir. Red’in bu duruma&nbsp; ifadeleri şu şekildedir;</p>
<p><em>“Bu duvarlar tuhaftır. </em><em>Ö</em><em>nce onlardan nefret edersin. Sonra alışırsın. Yeteri kadar zaman geçtikten sonra tek güvencen olurlar. İşte ‘Kurumsallaşmak</em><em>’</em><em> budur.”</em></p>
<p>Aidiyet duygusunun güvenililir hissi, ormanda doğup büyüyen çocuğun kente adaptasyon problemi gibidir. Orman tehlikeli ve zorlu olsa da aidiyet hissi onu güvenli kılacaktır. Kurumsallaşmak ile ifade edilmek istenen o mekana adapte olmaktır. Bir öyküyle açıklık getireyim; <em>“bilim adamı dünyanın bir tosbağa üzerinde durduğuna inanan yaşlı bir kadına sorar, -Peki tosbağa nerede duruyor. -Kadın cevap verir, çok zekisin genç adam, ama her tosbağa bir diğerinin üzerine duruyor.”</em><a href="#_ftn6" name="_ftnref6"><em><sup><strong>[6]</strong></sup></em></a></p>
<p>Aidiyet duygumuzu kaybetmemek için bazen kendimizi sınırlandırırız. Gerçek ispatlanmış olsa dahi bizi aidiyetsiz kılacaksa, ilk refleksimiz ve hatta travmamız olabilir, kulaklarımızı tıkayabiliriz. Lakin filmde&nbsp; de Brooks özgürülüğün tatlı doğasının keyfini çıkaramayıp intihar ediyor.</p>
<p>Sanatsal üretimini sonsuz özgürlük olarak değil, sınırlandırmalar ve disiplin olarak tanımlıyor Günal,&nbsp; resimlerinde biçimsel anlamda son derece öznel bir ifade ile insan figürünü mekana kurumsallaştırıyor. Aynı hamurdan olan mekan ve figür birbirinin neredeyse yerine geçebilecek tözsel bir senteze ulaşıyor. Dönemin yöresel, evrensel tartışmalarına girmeden, salt çocukluğuyla doğup büyüdüğü Nevşehir, Özyayla köyünden çocuk Günal ile izah edeceğim durumu: Resimlerindeki figür ve mekanlar onun çocukluğunun sahneleri. Bazen insanın kendini ait hissettiği yer, bulunduğu yer değildir.&nbsp; Neşet Günal İstanbul’ da bulunuyordu ama aidiyetleri Nevşehir’de olabilir miydi? Çiftçi anne babanın çocuğu olan Günal doğaya mahkum toprak insanların evladı. Aidiyet ve güven duygusunu deneyimlediği atmosfer, resimlerindeki mekanlardan farksız değildi.</p>
<p>Kurumsallaşmak burada önem kazanıyor, nasıl Brooks hapisten çıkmak istemedi, Neşet Günal da kendini kendine hapis etti. Günal kendisine -çocukluğuna- kurumusallaştı.</p>
<p>Bu durum göstermektedir ki, özgürlük aidiyet duyulan alan içerisinde zihinsel bir kök salma durumudur.</p>
<p><figure id="attachment_6833" aria-describedby="caption-attachment-6833" style="width: 585px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim7.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6833 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim7.jpg?resize=585%2C464" alt="Resim 7: Neşet Günal, Bunalım,tuval yağlıboya, 145x178cm" width="585" height="464" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim7.jpg?w=585&amp;ssl=1 585w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim7.jpg?resize=300%2C238&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 585px) 100vw, 585px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6833" class="wp-caption-text">Resim 7: Neşet Günal, Bunalım,tuval yağlıboya, 145x178cm</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6834" aria-describedby="caption-attachment-6834" style="width: 672px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim8.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6834 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim8.jpg?resize=640%2C359" alt="Resim 8: Esaretin Bedeli (1994), Andy ve Red." width="640" height="359" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim8.jpg?w=672&amp;ssl=1 672w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim8.jpg?resize=300%2C168&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6834" class="wp-caption-text">Resim 8: Esaretin Bedeli (1994), Andy ve Red.</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6835" aria-describedby="caption-attachment-6835" style="width: 471px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim9.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6835 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim9.jpg?resize=471%2C833" alt="Resim 9:Mehmet'in Oğlu, 1983,tuval/ yağlıboya, 138x83cm" width="471" height="833" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim9.jpg?w=471&amp;ssl=1 471w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim9.jpg?resize=170%2C300&amp;ssl=1 170w" sizes="(max-width: 471px) 100vw, 471px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6835" class="wp-caption-text">Resim 9:Mehmet&#8217;in Oğlu, 1983,tuval/ yağlıboya, 138x83cm</figcaption></figure></p>
<p><strong>Neşet Günal</strong> bir yetişkin olarak içinde bulunduğu ortamı özgür olarak tanımlamıyor, ama resimlerinde ait olduğu topraklarda veya çocukluğunda zihinsel anlamda gün geçtikçe daha da özgürleşiyor. “Resim benim için bir oyun değil, azaplı bir süreçtir…’’<a href="#_ftn7" name="_ftnref7"><sup>[7]</sup></a> ifadesindeki örneklemede çocukça bir eylem olan “oyun” kelimesinin karşısına “azaplı bir süreç” ifadesini kullanılması, eş değer bir tezatlık kurabilmesi, bilinç altındaki kurumsallaşmaya işaret eden nitelikte bir ifadedir.</p>
<p>On yıl sonra Red yeniden mülakata girer…(dördüncü girişi)</p>
<ul>
<li><strong>Memur</strong>: <em>“Dosyanız mü</em><em>ebbet hapis cezan</em><em>ızın kırk</em><em> y</em><em>ılını geçirdiğinizi yazıyor? Düzeldiğinizi hissediyor musunuz?</em></li>
<li><strong>Red</strong>:”<em>Düzelmek mi? Bir düşüneyim. Bunun ne olduğu konusunda bir fikrim yok.”</em></li>
<li><strong>Memur</strong><em>: “Yani topluma katılmaya hazır.”</em></li>
<li><strong>Red</strong>:<em> “Bunun ne demek olduğunu biliyorum evlat. Bu benim için sadece uydurulmuş bir kelime. Politik bir kelime. Sizin gibi, iş sahibi, takım elbise&nbsp; ve kıravatlı gençlerin bilmek istediği nedir? Yaptığım şey için pişman olmamı mı istiyorsunuz?”</em></li>
<li><strong>Memur</strong>:<em> “Pişman mısınız?”</em></li>
<li><strong>Red</strong><em>: “Pişman olmadığım tek bir gün bile yok. Burada olduğum ya da olmam gerektiğini düşündüğünüz için değilim. O zamanları hatırladığımda küçük aptal bir çocuğun işlediği korkunç suçu hatırlıyorum. Onunla konuşmak istiyorum. Denemek ve onunla konuşmak. Ama bunu yapamam. O çocuk geçmişte kaldı. Bu yaşlı adam onun artığı. Bununla yaşamak zorundayım. Düzelmek mi bu saçma bir söz. Gidip formlarınızı damgalayın evlat, vaktimi boşa harcamayın. Çünkü doğruyu söylemem gerekirse, umrumda bile değil.”</em></li>
</ul>
<p>Ve tahliyesi onaylanır. Red artık özgürdür. Red’in adalet sisteminde cezası belki çoktan bitmiştir fakat kendisiyle yüzleşmesi ve affetmesi kırk yılını almıştır. Red gibi Günal da değişimi yenilenmek olarak görmez. Değişimi, düzeltme edinimi gibi politik ve sıradan bir baskı unsuru olduğu için bağnaz, sığ bir kavram olarak görür. Red kendi içerisinde bir çözüme ulaşmıştır, tinsel düzeyde onu tutan içsel sıkıntısı, sonuçlanmış içindeki çocuk özgür kalmıştır. Tinsel anlamda özgürlüğe kavuşan Red, maddi gerçeklikte hapis kalmaya devam etmesi umrunda bile olmayacaktır. Red’de tıpkı Andy gibi artık sadece maddi bir gerçekliktedir.</p>
<p>Günal’ın iç sıkıntısı, insanlaydı. Çıkış noktası kendisi veya çocukluğu olsa dahi, sadece kendisiyle ilgili bir söylem yeterli olmayacaktır. Onun için her başlangıç bir şekilde insan -toplum- duyarlılığı ile sonuçlanıyordu. Andy veya Red gibi savaşması gereken sadece kendisi veya sadece adeletin bir kereliğine yerini bulması değildi. Onun kendine ördüğü duvarlar, yaşanan bağnazlık ve baskılar arttıkça, insanların acı feryatları duyuldukça yükseliyordu.</p>
<p><em>“Ben, uzun yıllar yeteneğimi, kiş</em><em>ilig</em><em>̆imi sorguladığımda gördüm ki, akılcı yanım, yapıcı yanım daha güçlü. Renkç</em><em>i cos</em><em>̧kulara açı</em><em>k deg</em><em>̆ilim. En renkçi olmak istediğim zaman bile rengin kendiliğinden yapının arkasına itildiğini görüyordum. Bu nedenle desen</em><em>’</em><em>i yapıcı öğe, renk</em><em>’</em><em>i de yardımcı öğe olarak benimsedim.”</em><a href="#_ftn8" name="_ftnref8"><em><sup><strong>[8]</strong></sup></em></a></p>
<p>Çizgi, bir çok sanat düşünürüne göre zihinsel bir süreci imler. Günal’ın çizgi temelinde oluşturduğu kompozisyonları onun zihinsel sürecini okumamız için bir alan açar. Yukarıda bahsettiğim kurumsallaşma gibi, Günal’ın Nevşehir’e aidiyeti, oradaki çocukluğu ve bildiği düzen, bu resim dilinin oluşumunu sağlar. Günal’ın özgürlük tanımı tıpkı Brooks’un dört duvara sığdırdığı özgürlük gibidir, Günal özgürlüğünü kendini ait hissettiği alanda genişletmiştir. Ayrıca, Avrupa sanatından Gotik Dönem ile Rönesans resminin kıyaslanmasıyla çizginin zihinsel süreci ile neyin kast edildiğini daha iyi anlaşılacağını düşünerek, Günal’ın resminin okumasında daha net bir anlayışa ulaşacağımızı sanıyorum.</p>
<p><figure id="attachment_6836" aria-describedby="caption-attachment-6836" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim10.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6836 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim10.jpg?resize=500%2C281" alt="Resim10: Esaretin Bedeli (1994), Andy hücresinde." width="500" height="281" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim10.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim10.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6836" class="wp-caption-text">Resim10: Esaretin Bedeli (1994), Andy hücresinde.</figcaption></figure></p>
<p>Gotik sanat tanrıya ulaşma gayretiyle sanatsal üretimlerde Rönesans (özellikle Güney) resmine ’e göre içe dönüktür. Rönesans’ın tanrıyı dünyaya indirme gayreti ise Gotik Döneme’e göre daha saldırgandır. Gotik Dönem kendini dünyevi olan gerçeklikte sınırlarken(seçici ve eleyici), Rönesans’ın iştahlı bir çocuk gibi dünyevi, maddesel uzama hayranlığı veya görme odaklı ton zenginliği, Gotik Dönem’in bilme odaklı çizgisel biçimciliği&nbsp; iki temel ontolojik farkı farketmemizi ve bu iki dünya görüşünün resim yüzeyinde nasıl şekil aldığına gözlem şansı verir.<a href="#_ftn9" name="_ftnref9"><sup>[9]</sup></a>&nbsp; Gotik Dönem resmi çevresine karşı kendini sınırlandıran (seçici veye eleyici) bir duyarlılıkla Günal&#8217;ın resimlerine ufuk olmuştur. Neşet Günal’ın resim disiplinini bu bağlamda Kuzey Rönesans veya Gotik Dönem ressamlarıyla ilişkilendirmek, bizim onun resimlerindeki düşünsel dünyayı daha iyi anlamızı sağlayacaktır. Özgürlüğü tüketmek mi, yoksa elde etmek mi? sorunsalı bu devrede ortaya çıkacaktır. Başka bir söylemle, eklemlenebileceği bir kültür ve coğrafyaya ayak uydurmak mı yoksa aidiyetlerin sorumluluğunda güvence ve özgürlük için çabalamak mı? Florenski’nin ifadesiyle, <em>“tüm mesele ortaçağ özgü gecelerin mi, yoksa aydınlamaya özgü gündüzlerin mi seçileceğidir.” </em><a href="#_ftn10" name="_ftnref10"><em><sup><strong>[10]</strong></sup></em></a></p>
<p><figure id="attachment_6837" aria-describedby="caption-attachment-6837" style="width: 454px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim11.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6837 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim11.jpg?resize=454%2C605" alt="Resim 11:Kapı Önü (detay)1978, tuval/yağlıboya, 164x97cm " width="454" height="605" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim11.jpg?w=454&amp;ssl=1 454w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim11.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 454px) 100vw, 454px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6837" class="wp-caption-text">Resim 11:Kapı Önü (detay)1978, tuval/yağlıboya, 164x97cm</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6838" aria-describedby="caption-attachment-6838" style="width: 454px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim12.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6838 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim12.jpg?resize=454%2C605" alt="Resim 12: Neşet Günal, Bunalım(ayrıntı), tuval yağlıboya, 145x178cm" width="454" height="605" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim12.jpg?w=454&amp;ssl=1 454w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim12.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 454px) 100vw, 454px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6838" class="wp-caption-text">Resim 12: Neşet Günal, Bunalım(ayrıntı), tuval yağlıboya, 145x178cm</figcaption></figure></p>
<h2>Film ve resimlerin içerik ile olan ilişikisi</h2>
<p>Günal’ın resimlerinde dönemin koşullarındaki insanların göçebe yaşamları ya da aidiyetsiz konumlanmalarına rastlanır. Fiziksel olarak hareket halinde ki göçebeler, zihinsel olarak konumlanamazlar. Bir kapı girişinin ya da bir yapının dış duvarının önünde olan emekçi insanlar, zorunlu iç mekanın yedeğini imler. Yuva kavramından yoksun insanlar açık havada hapistir, doğa karşısında çaresizdir. Filmde de aynı şekilde mahkumlar aidiyetsizdirler, sabit durdukları halde sürekli zihinsel bir göçe maruz kalırlar. Demir parmakların arkasında, beton duvarların önünde bir çok sahne vurgulanmıştır. Hapishanenin zindanları iç mekan olsa dahi, dış mekanın soğukluğunu imler. Hapishanenin dış mekanı etrafı duvar ile örülü olmasından dolayı, tıpkı Günal resimleri gibi zorunlu bir iç mekanın muadilidir.</p>
<p><figure id="attachment_6839" aria-describedby="caption-attachment-6839" style="width: 378px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim13.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6839 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim13.jpg?resize=378%2C504" alt="Resim 12: Neşet Günal, Bunalım(ayrıntı), tuval yağlıboya, 145x178cm" width="378" height="504" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim13.jpg?w=378&amp;ssl=1 378w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim13.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 378px) 100vw, 378px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6839" class="wp-caption-text">Resim 12: Neşet Günal, Bunalım(ayrıntı), tuval yağlıboya, 145x178cm</figcaption></figure></p>
<h2>Doğaya hapis toprak insanlar &#8211; Duvarlara hapis beton mahkumlar</h2>
<p>Bitki örtüsü de aynı şekilde sınırlıdır Günal’da. Su ve suyla ilgili ne varsa Günal’ın resimlerine yabancıdır. Su doğaya karşı verilen mücadelede, bir kolaylık imgesidir, Günal’ın resimlerinde mücadele çetin olmalıdır. Esaretin Bedeli filmininde de tıpkı Günal resimleri gibi mekanın fizyolojik yapısını gözlemlemek mümkündür. Filmde beton yığının içinde, soğuk mekan algısı, Günal resimlerinde toprağın kuru ve zorlu şartlarını çağrıştırır. Resimlerdeki her şey tözsel bir şekilde toprağa dönüşür. Filmde ise görülen ana madde toprak değil betondur ama tözsel yöntem aynıdır.</p>
<p><figure id="attachment_6840" aria-describedby="caption-attachment-6840" style="width: 979px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim14.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6840 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim14.jpg?resize=640%2C370" alt="Resim 14: Esaretin Bedeli (1994), Andy hapishaneden kaçtığı ve nehirde yağmur suyuyla yıkandığı sahne." width="640" height="370" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim14.jpg?w=979&amp;ssl=1 979w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim14.jpg?resize=300%2C173&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6840" class="wp-caption-text">Resim 14: Esaretin Bedeli (1994), Andy hapishaneden kaçtığı ve nehirde yağmur suyuyla yıkandığı sahne.</figcaption></figure></p>
<p>Andy’nin hapishaneden çıktığı ve yağmur suyuyla temizlendiği sahne ise Neşet Günal’ın farklı bir&nbsp; dönemine, Korkuluk serisine çağrışım yapıyor. Günal’ın korkuluk serisinde, <em>“korkunun değil, bağnazlığın vurgusu ön plandadır. Başkası korkuluktan o, korkuluk takıntısından etkilenir.”</em><a href="#_ftn11" name="_ftnref11"><em><sup><strong>[11]</strong></sup></em></a> Bu seride gökyüzü ve yer yüzü birbirinden ayrılır, dokunsal öğenin her yeri bir yapan gücü, bu seride alanların kendi kimliğinin özgürce ifadesi gözlenir. Gökyüzü artık tüm ihtişamıyla mavidir ve yeryüzü kurak kalmaya devam edebilir.</p>
<p><figure id="attachment_6841" aria-describedby="caption-attachment-6841" style="width: 519px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim15.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6841 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim15.jpg?resize=519%2C795" alt="Resim 15: Korkuluk XI, 1989,Tuval/ yağlıboya, 164x114cm" width="519" height="795" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim15.jpg?w=519&amp;ssl=1 519w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim15.jpg?resize=196%2C300&amp;ssl=1 196w" sizes="(max-width: 519px) 100vw, 519px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6841" class="wp-caption-text">Resim 15: Korkuluk XI, 1989,Tuval/ yağlıboya, 164x114cm</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6842" aria-describedby="caption-attachment-6842" style="width: 305px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim16.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6842 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim16.jpg?resize=305%2C659" alt="Resim 16: Korkuluk VII,(1988), tuval/ yağlıboya, 165x78cm" width="305" height="659" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim16.jpg?w=305&amp;ssl=1 305w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim16.jpg?resize=139%2C300&amp;ssl=1 139w" sizes="(max-width: 305px) 100vw, 305px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6842" class="wp-caption-text">Resim 16: Korkuluk VII,(1988), tuval/ yağlıboya, 165x78cm</figcaption></figure></p>
<p>Resimde tüm bağnazlıklar sabit kalan bir korkuluğa sığdırılmış,&nbsp; mekan ve boşluk özgürlüğe kavuşmuştur. Filmde ise Andy İncil sayfalarını oyarak, kaçış tünelini kazdığı çekici içine yerleştirmiş, muhafızlardan saklamayı başarmıştır. Andy, sığ düşünceleri ve sorgulanmayan gerçekleri kendisinin kaçış planının kamuflajı yapmıştır. Çekici İncil’in içine saklarken, duvardaki tünel girişini Rita Hayworth ilk olmak üzere Marilyn Monroe ve Raquel Welch ile kamufle eder. Sadece erkeklerin olduğu hapishanede kadın dikkat çekici bir kamuflaj olmasına rağmen İncil gibi neden orada sorgulanmayacak bir imgedir. Hatta ilgiyi yüksek tutmak için otuz yıl içerisinde güncelliğini yitiren kadın ünlü, duvarı yerine geçen diğer ünlü kadına bırakacaktır. O posterin orada olmasından herkesin memnun olması gerekmektedir.</p>
<p>Hapishane müdürünü sıklıkla İncil’den alıntılar yaparken izleriz. Oldukça pis ve ahlaksız bir adamdır. Etik dışı çıkarlarını dinsel bir inanışın maskesinde halletmesi, filmin de tıpkı Günal gibi bağnaz düşünceler ve sığ kimliklerle mücadelesini tekrar tekrar ortaya koyar.</p>
<p>Film ile Günal arasında iki derin fark mevcuttur. Günal’da tözsel element toprakken, Esaretin Bedeli’nde metal ve betondur. Mavi skalasının film boyunca baskın olması, <em>“umut iyi bir şeydir”</em> söylemi ile paralellik&nbsp; kazandırılmıştır. Günal resimlerinde ise toprak renklerinin hakimiyeti mevcuttur ve Günal’ın figürlerinin ayakları bu renk skalası içinde, oldukça yere sağlam basar. Her bir figür ufukta umudun gözükmediğinin farkındadır. Film boyunca, umut kavramı Andy’nin dayanma gücüne bağlıdır, Günal resimlerinde ise umut, çaresiz çocuklar ile yüzleştiğimizde yitirilen bir kavram olarak yüzeye yansır.</p>
<p>Filmin engin deniz manzarasıyla bitmesi, benim kafamı oldukça karıştırır. Film boyunca sınırlı bir mekansal algı yaratan yönetmen, neden son sahneyi bu kadar eklektik bir şekilde ele almıştır?&nbsp; Sınırlı bir mekan algısıyla kendini gerçekleştiren mahkum, bu sefer engin deniz manzarasında ne yapacaktır? Neşet Günal’ın ifadesiyle “Bugün, mutlak bir yaratı özgürlüğünün rahatlığında kendini gerçekten özgür sanan ressamın açmazı ile karşı karşıyayız”<a href="#_ftn12" name="_ftnref12"><strong><sup>[12]</sup></strong></a></p>
<p>Bu bağlamda (Resim 18)’e baktığımızda uzaklara doğru uzanan kurak manzarada insanların çaresiz ifadeleri rahatça okunur. Tıpkı mutlak bir yaratı özgürlüğünün rahatlığında kendini gerçekten özgür sanan ressamın açmazı gibi, mekanın uçsuz bucaksız uzanışı, -sınırsızlığı- karşısında resimdeki figürler oldukları yerde dona kalmıştırlar.</p>
<p><figure id="attachment_6843" aria-describedby="caption-attachment-6843" style="width: 672px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim17.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6843 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim17.jpg?resize=640%2C360" alt="Resim 17: Esaretin Bedeli (1994), Son Sahne" width="640" height="360" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim17.jpg?w=672&amp;ssl=1 672w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim17.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6843" class="wp-caption-text">Resim 17: Esaretin Bedeli (1994), Son Sahne</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_6844" aria-describedby="caption-attachment-6844" style="width: 794px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim18.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6844 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim18.jpg?resize=640%2C420" alt="Resim 18: Mola (1962), tuval/yağlıboya, 139x210cm" width="640" height="420" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim18.jpg?w=794&amp;ssl=1 794w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim18.jpg?resize=300%2C197&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim18.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/resim18.jpg?resize=214%2C140&amp;ssl=1 214w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6844" class="wp-caption-text">Resim 18: Mola (1962), tuval/yağlıboya, 139x210cm</figcaption></figure></p>
<p>Tüm bunların doğrultusunda varmaktayım ki, sınırsız mekan algısına sebep olan ve görme ezberimiz haline gelen merkezi perspektif kuralları veya fotografın müdahalesi, insanı doğa karşında gören ama senteze&nbsp; ulaşamayan pasif bir gözlemci hale getirmiştir.<a href="#_ftn13" name="_ftnref13"><sup>[13]</sup></a> Bu yüzden Günal&#8217;ın resimlerinde mekan yüzeyin dokunsal öğesi üzerinde çizilen figürlerden arta kalan boşluktur. Mekanla figürü birbirinden ayıran sadece bir kontürdür. Günal bu yüzden resimlerinde espası -mesafeyi- bir ilizyon niteliğinde kullanmaz. Resimlerindeki figürü yüzeye hapseder ama izleyicisine aktif bir gözlem sahası açar. Esaretin Bedeli filminin yönetmeni Frank Darbont da aynı şekilde oyuncularına sınırlı bir mekan algısı içerisinde kurguyu canlandırmalarını ister. Filmin sonunda&nbsp; hapishaneden çıkıp&nbsp; sonsuz ufuk manzarası karşında affalayan izleyici, tıpkı Andy gibi daha fazla gidemeden orada kalır.</p>
<p><strong>Sonsuzluğa açılan kapı; yolun sonu. </strong></p>
<h3>Kaynakça</h3>
<ul>
<li>Erwin Panofsky, Perspektif Simgesel Bir Biçim, 2013, Metis Yayınları,İstanbul</li>
<li>Mehmet Ergüven, Neşet Günal, Bilim Sanat&nbsp; Galerisi, 1996</li>
<li>Micheal Ann Holly, Panofsky ve Sanat Tarihinin Kökleri, 2012, Dedalus Kitap, İstanbul</li>
<li>Pavel Florenski, Tersten Perspektif, 2011, Metis Yayınları, İstanbul</li>
<li>Refik Doğuhan Özgün(2016), Modern Türk Resminde Mekan Espas İlişkisi,&nbsp; yayımlanmamış yüksek lisans tezi, MSÜ, Güzel Sanatlar Enstitüsü</li>
<li>Umberto Eco, Efsanevi Yerlerin Tarihi, Doğan</li>
<li>Kitap Yayıncılık, 1.baskı, 2015</li>
<li>The Shawshank Redemption<em> (</em>Esaretin Bedeli) (1994), Yönetmen: Frank Darabont Yazar: Stephen King (&#8220;Rita Hayworth and Shawshank Redemption&#8221;),</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1"><sup>[1]</sup></a> Mehmet ERGÜVEN, Neşet Günal, s.44</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2"><sup>[2]</sup></a> Mehmet ERGÜVEN, Neşet Günal, s.5</p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3"><sup>[3]</sup></a> bkz. (3).ERGÜVEN, 5</p>
<p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4"><sup>[4]</sup></a> Erwin PANOFSKY, Perspektif Simgesel Bir Biçim, s.12</p>
<p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5"><sup>[5]</sup></a> <sup>[5]</sup> bkz. (3).ERGÜVEN, 5</p>
<p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6"><sup>[6]</sup></a> Umberto ECO, Efsanevi Yerlerin Tarihi, s.27</p>
<p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7"><sup>[7]</sup></a> bkz. (3).ERGÜVEN, 5</p>
<p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8"><sup>[8]</sup></a> Mehmet ERGÜVEN, Neşet Günal, s.22</p>
<p><a href="#_ftnref9" name="_ftn9"><sup>[9]</sup></a> Pavel FLORESNKI, Tersten Perspektif, s.76</p>
<p><a href="#_ftnref10" name="_ftn10"><sup>[10]</sup></a> Pavel FLORESNKI, Tersten Perspektif, s.76</p>
<p><a href="#_ftnref11" name="_ftn11"><sup>[11]</sup></a> Mehmet ERGÜVEN, Neşet Günal, s.147</p>
<p><a href="#_ftnref12" name="_ftn12"><sup>[12]</sup></a> Mehmet ERGÜVEN, Neşet Günal, s.5</p>
<p><a href="#_ftnref13" name="_ftn13"><sup>[13]</sup></a> Micheal Ann Holly, Panosfsky ve Sanat Tarihinin Kökleri, s.92</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sonsuzluga-acilan-kapi-yolun-sonu-neset-gunal-ve-esaretin-bedeli/">Sonsuzluğa Açılan Kapı; Yolun Sonu, Neşet Günal ve Esaretin Bedeli</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sonsuzluga-acilan-kapi-yolun-sonu-neset-gunal-ve-esaretin-bedeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6825</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eli Filidis’ten “Efsanevi Mavi; Ege” Resim Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/eli-filidisten-efsanevi-mavi-ege-resim-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/eli-filidisten-efsanevi-mavi-ege-resim-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 23 Dec 2016 12:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Antik Çağ]]></category>
		<category><![CDATA[Arkas Sanat Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Denizi efsaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Homerion Kültür Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Cézanne]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6448</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sakız Adası’nda İzmir Rüzgarı İzmirli ressam Eli Filidis, 11-29 Ocak 2017 tarihleri arasında Sakız Adası’ndaki Homerion Kültür Merkezi’nde “Efsanevi Mavi; Ege” adlı sergiyle sanatseverlerle buluşuyor. Temelini, Filidis’in İzmir’de 2016 yılında gerçekleştirdiği “Bir Meander Masalı” adlı sergisinin oluşturduğu “Efsanevi Mavi; Ege” meander motifinden, Antik Çağ efsanelerinden ve Ege kültürlerinden esinlenilerek hazırlanmış. Görkemli uygarlıkların izlerini taşıyan Ege [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eli-filidisten-efsanevi-mavi-ege-resim-sergisi/">Eli Filidis’ten “Efsanevi Mavi; Ege” Resim Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Sakız Adası’nda İzmir Rüzgarı</h2>
<p><strong>İzmirli ressam Eli Filidis</strong>, <em>11-29 Ocak 2017</em> tarihleri arasında Sakız Adası’ndaki <strong>Homerion Kültür Merkezi</strong>’nde “<strong>Efsanevi Mavi; Ege</strong>” adlı sergiyle sanatseverlerle buluşuyor. Temelini, Filidis’in İzmir’de 2016 yılında gerçekleştirdiği “<em>Bir Meander Masalı</em>” adlı sergisinin oluşturduğu “<em>Efsanevi Mavi; Ege</em>” meander motifinden, Antik Çağ efsanelerinden ve Ege kültürlerinden esinlenilerek hazırlanmış. Görkemli uygarlıkların izlerini taşıyan Ege Denizi efsaneleriyle, mitolojik karakterleriyle Eli Filidis’in yapıtlarına konuk oluyor ve sanatseverler Troia’dan Girit’e, Atina’dan İzmir’e pek çok efsaneyi anımsama şansı buluyor.</p>
<p><figure id="attachment_6451" aria-describedby="caption-attachment-6451" style="width: 891px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Persephone-Filidis.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6451 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Persephone-Filidis.jpg?resize=640%2C672" alt="İzmirli ressam Eli Filidis, 11-29 Ocak 2017 tarihleri arasında Sakız Adası’ndaki Homerion Kültür Merkezi’nde “Efsanevi Mavi; Ege” adlı sergiyle sanatseverlerle buluşuyor." width="640" height="672" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Persephone-Filidis.jpg?w=891&amp;ssl=1 891w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Persephone-Filidis.jpg?resize=286%2C300&amp;ssl=1 286w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6451" class="wp-caption-text">İzmirli ressam Eli Filidis, 11-29 Ocak 2017 tarihleri arasında Sakız Adası’ndaki Homerion Kültür Merkezi’nde “Efsanevi Mavi; Ege” adlı sergiyle sanatseverlerle buluşuyor.</figcaption></figure></p>
<h2>“Efsanevi Mavi; Ege”</h2>
<p>Efsanelerle dolu Ege, uçsuz bucaksız maviliklerinde saklıyor binlerce yılın yaşanmışlığını, kültürünü, gizemini. Bazen dalgalarının köpüğünde anımsanıyor nice masalsı aşklar Helen ile Paris’inki gibi, bazen de yalnız bir adanın sarp tepelerinde selam duruyor kadim bir tapınak usulcacık eski yitik günlere. Aşklara, savaşlara, ayrılıklara, kutlamalara kısacası yaşamın her anına, başka başka uygarlıklarla, her defasında aynı konukseverlikle kucak açan Ege Denizi, Antik Çağ’ın en görkemli kültürlerinin odağında yer almış. Kimi zaman düşünürlerin, ozanların mısralarına ilham verirken, kimi zaman kralların iştahını kabartmış, kimi zaman da tanrı ve tanrıçaların güçlerini gösterdiği bir arenaya dönüşmüş. İşte böylesine görkemli bir geçmişin izlerini taşıyan Ege Denizi efsaneleriyle, mitolojik karakterleriyle Eli Filidis’in yapıtlarına konuk oluyor. Temelini, <strong>Filidis</strong>’in 2016 yılında İzmir’de sergilenen “<strong>Bir Meander Masalı</strong>” adlı sergisinin oluşturduğu “<strong>Efsanevi Mavi; Ege</strong>” meander motifinden, Antik Çağ efsanelerinden ve Ege kültürlerinden esinlenilerek hazırlanmış. Sergideki eserlerle sanatseverler Troia’dan Girit’e, Atina’dan İzmir’e pek çok efsaneyi anımsama şansı buluyor.</p>
<p><figure id="attachment_6449" aria-describedby="caption-attachment-6449" style="width: 815px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Aigaios-Filidis.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6449 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Aigaios-Filidis.jpg?resize=640%2C640" alt="Temelini, Filidis’in İzmir’de 2016 yılında gerçekleştirdiği “Bir Meander Masalı” adlı sergisinin oluşturduğu “Efsanevi Mavi; Ege” meander motifinden, Antik Çağ efsanelerinden ve Ege kültürlerinden esinlenilerek hazırlanmış." width="640" height="640" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Aigaios-Filidis.jpg?w=815&amp;ssl=1 815w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Aigaios-Filidis.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Aigaios-Filidis.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6449" class="wp-caption-text">Temelini, Filidis’in İzmir’de 2016 yılında gerçekleştirdiği “Bir Meander Masalı” adlı sergisinin oluşturduğu “Efsanevi Mavi; Ege” meander motifinden, Antik Çağ efsanelerinden ve Ege kültürlerinden esinlenilerek hazırlanmış.</figcaption></figure></p>
<h3>Eli Filidis</h3>
<p>İzmirli ressam <strong>Eli Filidis</strong>, yağlıboya tekniğine 1960’lı yıllarda Fransız ressam Paul Cézanne’den etkilenerek başladı. Çok uzun dönem natürmort ve peyzaj çalıştıktan sonra, bu konuları bir araya getirerek büyük tuvallerde yeni boyutlar arayışına girdi. Sanatsal üretimine daha sonra heykel ve seramikle de devam etti. 1986-2011 yılları arasında kendi galerisinde hem eser üreten, hem de önemli yerli ve yabancı sanatçıları konuk ederek, ses getiren sergileri düzenleyen bir galeri sahibi olarak da karşımıza çıkan Filidis, bu dönemde İzmir’in sanat ve kültür yaşamında önemli rol oynadı. Türkiye’nin yanı sıra, İsviçre ve Yunanistan’da, yirmiden fazla kişisel ve karma sergiye katılan <u>Eli Filidis</u>, İzmir’deki <em>Arkas Sanat Merkezi</em>’nde sanat rehberliği görevini sürdürürken aynı zamanda atölyesinde sanat çalışmalarına da devam ediyor.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eli-filidisten-efsanevi-mavi-ege-resim-sergisi/">Eli Filidis’ten “Efsanevi Mavi; Ege” Resim Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/eli-filidisten-efsanevi-mavi-ege-resim-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6448</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Galatea Art Sanat Galerisi&#8217;nde 19 Sanatçı İle Birlikte Karma Sergi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/galatea-art-sanat-galerisinde-19-sanatci-ile-birlikte-karma-sergi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/galatea-art-sanat-galerisinde-19-sanatci-ile-birlikte-karma-sergi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 06 Dec 2016 14:52:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[akrilik tasvir]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Galatea Art Galeri]]></category>
		<category><![CDATA[galeri]]></category>
		<category><![CDATA[sanat galerisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6275</guid>
				<description><![CDATA[<p>Galatea Art Galeri 15 Aralık 2016 – 08 ocak 2017 tarihleri arasında 19 genç sanatçı ile birlikte gerçekleşecek karma sergiye ev sahipliği yapacaktır. Sanat her dönemde birleştirici gücünü korumuştur. Farklı çalışmaları birleştiren tek bir çatı altında toplayan sanat, bu birleştirici gücünü yıllardır sürdürmektedir. 19 Genç Sanatçı Karma Sergide Buluşuyor Her sanat yapıtı sanatçısından bir iz [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/galatea-art-sanat-galerisinde-19-sanatci-ile-birlikte-karma-sergi/">Galatea Art Sanat Galerisi&#8217;nde 19 Sanatçı İle Birlikte Karma Sergi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Galatea Art Galeri</strong> 15 Aralık 2016 – 08 ocak 2017 tarihleri arasında 19 genç sanatçı ile birlikte gerçekleşecek karma sergiye ev sahipliği yapacaktır.</p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/sanat-nedir/">Sanat</a> her dönemde birleştirici gücünü korumuştur. Farklı çalışmaları birleştiren tek bir çatı altında toplayan sanat, bu birleştirici gücünü yıllardır sürdürmektedir.</p>
<p><figure id="attachment_6281" aria-describedby="caption-attachment-6281" style="width: 653px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/ben-im-sanat-sergisi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6281 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/ben-im-sanat-sergisi.jpg?resize=640%2C480" alt="Galatea Art Galeri 15 Aralık 2016 – 08 ocak 2017 tarihleri arasında Ben-im adlı karma sergiye ev sahipliği yapacak." width="640" height="480" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/ben-im-sanat-sergisi.jpg?w=653&amp;ssl=1 653w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/ben-im-sanat-sergisi.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6281" class="wp-caption-text">Galatea Art Galeri 15 Aralık 2016 – 08 ocak 2017 tarihleri arasında Ben-im adlı karma sergiye ev sahipliği yapacak.</figcaption></figure></p>
<h2>19 Genç Sanatçı Karma Sergide Buluşuyor</h2>
<p>Her sanat yapıtı sanatçısından bir iz ve duygu taşır. Ortaya çıkan sanat eserini izlerken aslında sanatçının benliğinden kopup gelen duyguyu izlemiş oluruz. Serginin başlığını oluşturan ‘<strong>Ben-im</strong>’ ismi sanatçıların farklı zaman ve mekandan kopup gelen duygu ve düşüncelerini yansıtıyor. 19 genç sanatçının eserlerinin sergileneceği bu sergide sanatçıların mesleğe atılma heyecanlarını birlikte yaşayacağız.</p>
<p><figure id="attachment_6276" aria-describedby="caption-attachment-6276" style="width: 608px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/ben-im-sergi.jpeg"><img class=" td-modal-image wp-image-6276 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/ben-im-sergi.jpeg?resize=608%2C577" alt="19 Genç Sanatçı Karma Sergide Buluşuyor" width="608" height="577" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/ben-im-sergi.jpeg?w=608&amp;ssl=1 608w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/ben-im-sergi.jpeg?resize=300%2C285&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 608px) 100vw, 608px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6276" class="wp-caption-text">19 Genç Sanatçı Karma Sergide Buluşuyor</figcaption></figure></p>
<h2>Ben-im Karma Sergi</h2>
<p><strong>19 genç sanatçı</strong>nın; zamanı ve tarihi olmayan bir yerden kopup gelen ve benliğini oluşturan eserlerini sergilenecegi bu sergide, bir rengin, bir çizginin, bir formun bizde uyandırdığı muhteşem anlara uzanacağız.</p>
<p>19 genç kuşak sanatçının eserlerinin yer alacağı ‘<strong>Ben-im</strong>’ isimli karma sergi <em>15 Aralık 2016 – 08 Ocak 2017</em> tarihleri arasında <u>Galatea Art Galeri</u>’de sanatseverlerle buluşacak.</p>
<p><figure id="attachment_6279" aria-describedby="caption-attachment-6279" style="width: 734px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/özlem-köse-isimsiz-tuval-uzeri-akrilik.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6279 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/özlem-köse-isimsiz-tuval-uzeri-akrilik.png?resize=640%2C854" alt="Özlem Köse - İsimsiz Tuval Üzeri Akrilik" width="640" height="854" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/özlem-köse-isimsiz-tuval-uzeri-akrilik.png?w=734&amp;ssl=1 734w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/özlem-köse-isimsiz-tuval-uzeri-akrilik.png?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6279" class="wp-caption-text">Özlem Köse &#8211; İsimsiz Tuval Üzeri Akrilik</figcaption></figure></p>
<h2 style="text-align: center;">Ben-im Karma Sergisi Sanatçıları</h2>
<p style="text-align: center;">Özlem Köse</p>
<p style="text-align: center;">İzel Topaloğlu</p>
<p style="text-align: center;">Kübra Ayyıldız</p>
<p style="text-align: center;">Arek İpekli</p>
<p style="text-align: center;">Müge Kayacan</p>
<p style="text-align: center;">Beste Kopuz</p>
<p style="text-align: center;">Çağla Sel</p>
<p style="text-align: center;">Fatih Temiz</p>
<p style="text-align: center;">Damla Yalçın</p>
<p style="text-align: center;">Fazlı Berker Akın</p>
<p style="text-align: center;">Neziha Güler</p>
<p style="text-align: center;">Sami Aslan</p>
<p style="text-align: center;">Harun Duran</p>
<p style="text-align: center;">Ozan Ersizer</p>
<p style="text-align: center;">Dilara Göl</p>
<p style="text-align: center;">Hasan Hüseyin Nas</p>
<p style="text-align: center;">Volkan Parlak</p>
<p style="text-align: center;">Cerensu Çelik</p>
<p style="text-align: center;">Volkan Parlak</p>
<p><figure id="attachment_6280" aria-describedby="caption-attachment-6280" style="width: 545px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/The-Door-aquatint-draw-point.jpeg"><img class=" td-modal-image wp-image-6280 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/The-Door-aquatint-draw-point.jpeg?resize=545%2C732" alt="The Door &quot;Aquatint Draw Point&quot;" width="545" height="732" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/The-Door-aquatint-draw-point.jpeg?w=545&amp;ssl=1 545w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/The-Door-aquatint-draw-point.jpeg?resize=223%2C300&amp;ssl=1 223w" sizes="(max-width: 545px) 100vw, 545px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6280" class="wp-caption-text">The Door &#8220;Aquatint Draw Point&#8221;</figcaption></figure></p>
<h3>Galatea Art Galeri Adresi ve İletişim</h3>
<ul>
<li>Adres: Asmalımescit Mah, Sofyalı Sok. No: 12/3 Beyoğlu/İstanbul</li>
<li>0 212 245 8038</li>
<li>GSM: 0 542 213 9076</li>
</ul>
<p><figure id="attachment_6277" aria-describedby="caption-attachment-6277" style="width: 653px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/forex-uzerine-dijital-baski.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6277 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/forex-uzerine-dijital-baski.jpg?resize=640%2C966" alt="Forex Üzerine Dijital Baskı" width="640" height="966" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/forex-uzerine-dijital-baski.jpg?w=653&amp;ssl=1 653w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/forex-uzerine-dijital-baski.jpg?resize=199%2C300&amp;ssl=1 199w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6277" class="wp-caption-text">Forex Üzerine Dijital Baskı</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/galatea-art-sanat-galerisinde-19-sanatci-ile-birlikte-karma-sergi/">Galatea Art Sanat Galerisi&#8217;nde 19 Sanatçı İle Birlikte Karma Sergi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/galatea-art-sanat-galerisinde-19-sanatci-ile-birlikte-karma-sergi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6275</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Jackson Pollock CIA Ajanı Mı?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/jackson-pollock-cia-ajani-mi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/jackson-pollock-cia-ajani-mi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 21 Nov 2016 06:11:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Faruk Kutlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[action painting]]></category>
		<category><![CDATA[Alfaro Siqueiros]]></category>
		<category><![CDATA[Carl Junk]]></category>
		<category><![CDATA[CIA ve Kültürel Soğuk Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Clement Greenberg]]></category>
		<category><![CDATA[damlatma boya]]></category>
		<category><![CDATA[ekspresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Frances Stonor Saunders]]></category>
		<category><![CDATA[Guggenheim]]></category>
		<category><![CDATA[Life dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Marcel Duchamp]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Soyut dışavurumculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Soyut ekspresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Hart Benton]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6072</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yazar Frances Stonor Saunders’ın, “CIA ve Kültürel Soğuk Savaş” adlı kitabında, Amerikan gizli servisinin Pollock’un ve diğer soyut resim çalışan ressamların eserlerinin dünya çapında sergilenmesini sağladığından bahseder. Yazar üç yıllık bir araştırma sonucu yazdığı bu kitap 2000 yılında Gladstone Tarih Ödülü’nü kazanmıştır. Jackson Pollock hakkındaki iddialar daha önce başlamıştı. İddiaların temelinde Pollock’ın 1938-1942 yılları arasında [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/jackson-pollock-cia-ajani-mi/">Jackson Pollock CIA Ajanı Mı?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Yazar Frances Stonor Saunders’ın, “<em>CIA ve Kültürel Soğuk Savaş</em>” adlı kitabında, Amerikan gizli servisinin <strong>Pollock</strong>’un ve diğer soyut resim çalışan ressamların eserlerinin dünya çapında sergilenmesini sağladığından bahseder. Yazar üç yıllık bir araştırma sonucu yazdığı bu kitap 2000 yılında Gladstone Tarih Ödülü’nü kazanmıştır.</p>
<p><figure id="attachment_6074" aria-describedby="caption-attachment-6074" style="width: 196px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/cia.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6074 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/cia-196x300.jpg?resize=196%2C300" alt="Frances Stonor Saunders &quot;CIA ve Kültürel Soğuk Savaş&quot;" width="196" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/cia.jpg?resize=196%2C300&amp;ssl=1 196w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/cia.jpg?w=326&amp;ssl=1 326w" sizes="(max-width: 196px) 100vw, 196px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6074" class="wp-caption-text">Frances Stonor Saunders &#8220;CIA ve Kültürel Soğuk Savaş&#8221;</figcaption></figure></p>
<p><strong>Jackson Pollock</strong> hakkındaki iddialar daha önce başlamıştı. İddiaların temelinde Pollock’ın 1938-1942 yılları arasında giderleri devlet tarafından karşılanan WPA Federal Sanat Projesi kapsamında çalışması da gösterilmişti. Bazı eleştirmenlere göre Pollock ismi Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’ne karşı kültürel üstünlüğü ispatlamak için büyütülmüştü.</p>
<p>Çünkü yıllardan beri “Amerikan sanatı” gerçeği oluşturulamamıştı. Amerika’daki sanat öncüleri de Avrupa’dan devşirilmiş isimlerdi. Ancak bu isimler ne Picasso, ne Matisse, ne de Braque seviyesini yakalayabilmişlerdi.</p>
<h2>ABD’li Ressam Jackson Pollock</h2>
<p>ABD topraklarında doğup büyümüş ressam görmek zorlaşıyordu. Guggenheim’in çabalarıyla ABD hükümeti, <em>Pollock</em>’a sahip çıktı ve burslar, ödenekler , özel eğitim programlarıyla onu destekledi. CIA tarafından finanse edilmesi, sanatçı hakkında sonu gelmeyen tartışmalar başlatmaya zemin hazırladı.</p>
<p>Saunders’in kitabında bahsettiği gibi, Amerikan gizli servisinin Pollock ve diğer soyut ressamların eserlerinin dünya çapında sergilenmesi işe yaradı. Sovyet sanatı Batı’da gülüp geçilen bir şaka haline gelirken, sanatın yeni başkenti New York oldu.</p>
<p>Ancak <strong>Pollock</strong>’ı tüm bu gelişmelerin dışında tutmak gerekir. Bir ajan olamayacak kadar bunalımda olan biriydi. Ayrıca alkolün esiriydi. Çevresinde dönen tüm dolaplardan habersiz kendi dramını yaşayan bir sanatçıydı.</p>
<p>1930 yılında Thomas Hart Benton’un öğrencisi oldu.</p>
<p><figure id="attachment_6073" aria-describedby="caption-attachment-6073" style="width: 567px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/benton.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6073 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/benton.jpg?resize=567%2C461" alt="Thomas Hart Benton" width="567" height="461" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/benton.jpg?w=567&amp;ssl=1 567w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/benton.jpg?resize=300%2C244&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/benton.jpg?resize=168%2C137&amp;ssl=1 168w" sizes="(max-width: 567px) 100vw, 567px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6073" class="wp-caption-text">Thomas Hart Benton</figcaption></figure></p>
<p><strong>Pollock</strong> sanat hayatına başladığında hocasını taklit etmeye çalıştı, sonra tam zıt yöne soyut resme yöneldi.</p>
<p>Bu arada büyük alkolizm sorunuyla başa çıkmaya çalışıyordu. İçine düştüğü depresyonla mücadele etmek için psikoterapist yardımı almaya karar verdi. Psikanalist C. Junk’un arketip teorisiyle tanıştı. Yıllar içinde bu bilimsel teoriyi sanatına taşımayı başardı.</p>
<p>1936 yılında Meksikalı ressam D. Alfaro Siqueiros deneysel atöylesinde sıvı boyanın kullanımını tanıttı. Sıvı boya kullanımından ilham alan Pollock ilerde yapacağı resimlerde damlatma tekniğini kullanacaktı.</p>
<p><u>Pollock</u>’un olgunluk döneminin başlangıç eserlerinde arketip göndermesi yapılan Kızılderili motifleri göze çarpar. Arketipler her insanın kafasında yerleşiktir ve zihinde bilinçsizce görüntüler yaratır. Bu görüntüler, tüm insanların hayallerinde ve her insanlık kültürünün mitlerinde görülür. Felsefede özel örnekleme, sembolik anlatım gibi karşılıkları bulunur. Kızılderili sanat tekniklerinden esinlenerek, adım adım kişisel bir resim dili yaratma dönemine girdi. Kızılderililerin kumlama tekniğinden esinlenerek, yere koyduğu büyük tuvallerin etrafında dönerek çalışıyordu. Batının klasik şövale ve fırça kullanma geleneğine meydan okudu. Resim yaparken sertleşmiş fırçalar, sopalar, büyük şırıngalar ve en farklı olarak da vücudunu kullanıyordu.</p>
<p>1943 yılında Guggenheim evinin duvarı için Pollack’a resim siparişi verdi. Resmin eni altı, boyu iki buçuk metre olacaktı. Guggenheim’in danışmanı ve arkadaşı Marcel Duchamp’ın önerisiyle duvarın kendisi değil tuval boyandı. Sanat eleştirmeni C. Greenberg resme ilk göz attığında “İşte büyük sanat ve Pollock bu ülkenin yetiştirdiği büyük ressam” diye düşüncelerini ifade etti.</p>
<p><figure id="attachment_6077" aria-describedby="caption-attachment-6077" style="width: 802px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/pollock-mural.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6077 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/pollock-mural.jpg?resize=640%2C270" alt="Mural -  Guggenheim’ın Pollock’a sipariş ettiği resim." width="640" height="270" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/pollock-mural.jpg?w=802&amp;ssl=1 802w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/pollock-mural.jpg?resize=300%2C126&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6077" class="wp-caption-text">Mural &#8211; Guggenheim’ın Pollock’a sipariş ettiği resim.</figcaption></figure></p>
<p>1943 yılında Guggenheim galerisi ile sözleşme imzaladı ve ilk sergisini açtı. Böylece hamisi ve menejeri Guggenheim, onun eserlerini seçkin zümrelere tanıttı.</p>
<p>1945 yılından itibaren en verimli çalışmalarını gerçekleştireceği Long Island yakınlarındaki köy evine taşındı. Siqueiros atölyesinde yaptığı sıvı boyanın spontane kullanımı denemelerini burada gerçek teknik haline getirdi. Boya dökme ve damlatma tekniğini uygularken resmin içinde olduğunu ve değişiklik yapmak, imajı yok etmek gibi korkularının olmadığını, kendisinin de resmin bir parçası olduğunu söylüyordu.</p>
<p><figure id="attachment_6075" aria-describedby="caption-attachment-6075" style="width: 701px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/lucifer-pollock.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6075 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/lucifer-pollock.jpg?resize=640%2C256" alt="Lucifer- Pollock’un damlatma tekniğiyle yaptığı eseri" width="640" height="256" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/lucifer-pollock.jpg?w=701&amp;ssl=1 701w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/lucifer-pollock.jpg?resize=300%2C120&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6075" class="wp-caption-text">Lucifer- Pollock’un damlatma tekniğiyle yaptığı eseri</figcaption></figure></p>
<p>Bir anda büyük üne kavuşan Pollock birçok kişisel sergiye imza attı. 1949 yılındı Life dergisi <strong>Jackson Pollock</strong>’un “kendi çağdaşları içinde en önde geleni” olduğunu ilan ederek ününü pekiştirdi.</p>
<p>Eserlerinin yoruma açık oluşu, onların sürekli eleştirilmesine neden oldu. Fakat sürekli değişen zevk anlayışına karşın Pollock’un resimleri güncelliğini korumaya devam etti.</p>
<p>1955 yılında resim yapmayı bıraktı ve 11 Ağustos’ta kullandığı aracıyla kaza yaparak hayatını kaybetti.</p>
<p>Geride bir çok tartışmayı bırakarak bu dünyadan ayrıldı. Tuvalin etrafında gezinerek vücudunu da kullanarak uyguladığı boyama teknikleri hem çağdaşlarını hem de sonraki kuşaklar için esin kaynağı oldu. Soyut ekpresyonizmin en önemli temsilcisi olarak sanat tarihindeki yerini aldı.</p>
<p>Yukarıdaki resim yazısı resim meraklılarının ilgisini çekecek başlık ve giriş paragrafıyla devam eder. Resimle uğraşanların ilgisini çekecek bölüm Pollock resimlerinin çıkış noktasını anlatan  arketip bölümdür. Daha sonraki tarihlerin verildiği bölümler genel gazete ve dergi okuyucusunun okuyacağı tarzda genel bilgi niteliği taşımaktadır.</p>
<p>Merak eden okuyucular, diledikleri bölüm için internetten daha detaylı olarak arama yapabilirler. Bu yazı ilgilisi için bir kapı açmak için yazıldı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/jackson-pollock-cia-ajani-mi/">Jackson Pollock CIA Ajanı Mı?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/jackson-pollock-cia-ajani-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6072</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sedef Yavuzalp “Tarihte Mozaik Yolcuğu” Resim Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sedef-yavuzalp-tarihte-mozaik-yolcugu-resim-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sedef-yavuzalp-tarihte-mozaik-yolcugu-resim-sergisi/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 17 Nov 2016 12:59:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[akrilik boya]]></category>
		<category><![CDATA[akrilik tasvir]]></category>
		<category><![CDATA[KEV (Köksal Eğitim Vakfı)]]></category>
		<category><![CDATA[KEV (Köksal Eğitim Vakfı) Sanat Galerisi]]></category>
		<category><![CDATA[Pet Holding Kültür Sanat Etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6031</guid>
				<description><![CDATA[<p>H.E. Sedef Yavuzalp tarafından düzenlenen “Tarihte Mozaik Yolcuğu” resim sergisi 30 Kasım-10 Aralık 2016 tarihleri arasında KEV (Köksal Eğitim Vakfı) Sanat Galerisi’nde resim severlerle buluşacak. Sergi hafta içi 10:00-18:00, Cumartesi günleri ise 10:00-14:00 saatleri arasında ziyaretçilerini bekleyecek. H.E. Sedef Yavuzalp Türkiye Cumhuriyeti Kampala Büyükelçisi H.E. Sedef Yavuzalp “Tarihte Mozaik Yolcuğu” adlı kişisel sergisini Pet Holding [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sedef-yavuzalp-tarihte-mozaik-yolcugu-resim-sergisi/">Sedef Yavuzalp “Tarihte Mozaik Yolcuğu” Resim Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>H.E. Sedef Yavuzalp </strong>tarafından düzenlenen “<strong>Tarihte Mozaik Yolcuğu</strong>” resim sergisi 30 Kasım-10 Aralık 2016 tarihleri arasında <strong>KEV (Köksal Eğitim Vakfı) Sanat Galerisi</strong>’nde resim severlerle buluşacak.</p>
<p>Sergi hafta içi 10:00-18:00, Cumartesi günleri ise 10:00-14:00 saatleri arasında ziyaretçilerini bekleyecek.</p>
<p><figure id="attachment_6035" aria-describedby="caption-attachment-6035" style="width: 685px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/tarihte-mozaik-yolculugu.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6035 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/tarihte-mozaik-yolculugu.jpg?resize=640%2C452" alt="H.E. Sedef Yavuzalp &quot;Tarihte Mozaik Yolculuğu&quot;" width="640" height="452" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/tarihte-mozaik-yolculugu.jpg?w=685&amp;ssl=1 685w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/tarihte-mozaik-yolculugu.jpg?resize=300%2C212&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6035" class="wp-caption-text">H.E. Sedef Yavuzalp &#8220;Tarihte Mozaik Yolculuğu&#8221;</figcaption></figure></p>
<h2>H.E. Sedef Yavuzalp</h2>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Kampala Büyükelçisi H.E. Sedef Yavuzalp “Tarihte Mozaik Yolcuğu” adlı kişisel sergisini <em>Pet Holding Kültür Sanat Etkinlikleri</em> kapsamında <em>KEV (Köksal Eğitim Vakfı)</em> Sanat Galerisi’nde açıyor. Üniversite öğrencileri yararına düzenlenecek sergi 29 Kasım &#8211; 10 Aralık tarihleri arasında sanatseverlerin ilgisine sunulacak.</p>
<p><figure id="attachment_6033" aria-describedby="caption-attachment-6033" style="width: 599px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/sedef-yavuzalp-resmi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6033 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/sedef-yavuzalp-resmi.jpg?resize=599%2C876" alt="Türkiye Cumhuriyeti Kampala Büyükelçisi H.E. Sedef Yavuzalp “Tarihte Mozaik Yolcuğu” adlı kişisel sergisini Pet Holding Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında KEV (Köksal Eğitim Vakfı) Sanat Galerisi’nde açıyor." width="599" height="876" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/sedef-yavuzalp-resmi.jpg?w=599&amp;ssl=1 599w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/sedef-yavuzalp-resmi.jpg?resize=205%2C300&amp;ssl=1 205w" sizes="(max-width: 599px) 100vw, 599px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6033" class="wp-caption-text">Türkiye Cumhuriyeti Kampala Büyükelçisi H.E. Sedef Yavuzalp “Tarihte Mozaik Yolcuğu” adlı kişisel sergisini Pet Holding Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında KEV (Köksal Eğitim Vakfı) Sanat Galerisi’nde açıyor.</figcaption></figure></p>
<p>Resimlerinde dünya medeniyetine ait olan ve müzelerimizde yer alan bazı antik mozaik eserleri yorumlayan Yavuzalp, Anadolu topraklarında yaşamış olan bazı medeniyetleri konu alan akrilik tasvirleri yansıtıyor. Yavuzalp öte yandan mozaik esintisi veren tekniğiyle bazı Doğu Afrika temalarına ve 15. yüzyıl Uganda’sına ait bazı efsanelere de hayat veriyor.</p>
<p><figure id="attachment_6036" aria-describedby="caption-attachment-6036" style="width: 892px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/tarihte-mozaik-yolculugu-resim-sergisi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6036 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/tarihte-mozaik-yolculugu-resim-sergisi.jpg?resize=640%2C512" alt="Sedef Yavuzalp, resimlerin bazı antik mozaik eserleri yorumlamaktadır." width="640" height="512" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/tarihte-mozaik-yolculugu-resim-sergisi.jpg?w=892&amp;ssl=1 892w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/tarihte-mozaik-yolculugu-resim-sergisi.jpg?resize=300%2C240&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6036" class="wp-caption-text">Sedef Yavuzalp, resimlerin bazı antik mozaik eserleri yorumlamaktadır.</figcaption></figure></p>
<h2>Tarihte Mozaik Yolcuğu</h2>
<p><strong>H.E. Sedef Yavuzalp</strong>’in <strong>KEV Sanat Galerisi</strong>’nde açacağı sergide 25 eser sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Bazıları kişisel olmak üzere, bugüne kadar Türkiye’de ve Uganda’da, toplamda dört sergide yer alan Yavuzalp<strong>,</strong> bu sergisi ile Afrika ve Anadolu toprakları arasında kültürel bir köprü kuruyor.</p>
<p><figure id="attachment_6032" aria-describedby="caption-attachment-6032" style="width: 763px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/sedef-yavuzalp.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6032 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/sedef-yavuzalp.jpg?resize=640%2C637" alt="H.E. Sedef Yavuzalp’in KEV Sanat Galerisi’nde açacağı sergide 25 eser sanatseverlerin beğenisine sunulacak." width="640" height="637" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/sedef-yavuzalp.jpg?w=763&amp;ssl=1 763w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/sedef-yavuzalp.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/sedef-yavuzalp.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6032" class="wp-caption-text">H.E. Sedef Yavuzalp’in KEV Sanat Galerisi’nde açacağı sergide 25 eser sanatseverlerin beğenisine sunulacak.</figcaption></figure></p>
<h3>Pet Holding Binası, KEV Sanat Galerisi</h3>
<p>Filistin Caddesi No:16, GOP / Ankara</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sedef-yavuzalp-tarihte-mozaik-yolcugu-resim-sergisi/">Sedef Yavuzalp “Tarihte Mozaik Yolcuğu” Resim Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sedef-yavuzalp-tarihte-mozaik-yolcugu-resim-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6031</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanatçı Kitapları (Artist’s Books)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanatci-kitaplari-artists-books/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanatci-kitaplari-artists-books/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 03 Nov 2016 05:35:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Faruk Kutlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Grafik]]></category>
		<category><![CDATA[İnfografik]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[altered boks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5790</guid>
				<description><![CDATA[<p>Artist’s Books, sanatçıların yaptığı kitaplar veya sanatçılar tarafından tasarlanmış kitaplar anlamına gelmekte. Bu kulvara sokacağımız diğer sanatsal üretme biçimi ‘altered boks’ yani değiştirilmiş kitaplar olarak da yer alır. Ülkemizde pek bilinmemekle birlikte yurtdışında örnekleri fazlasıyla mevcuttur. Artist’s Books fuarları ve çeşitli kentlerde satışı yapılan kitabevleri vardır. Sanatçı kitapları (Artist’s Books) çok değişik şekillerde hazırlanıyor. Sanatçı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatci-kitaplari-artists-books/">Sanatçı Kitapları (Artist’s Books)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Artist’s Books</strong>, sanatçıların yaptığı kitaplar veya sanatçılar tarafından tasarlanmış kitaplar anlamına gelmekte. Bu kulvara sokacağımız diğer sanatsal üretme biçimi ‘altered boks’ yani değiştirilmiş kitaplar olarak da yer alır. Ülkemizde pek bilinmemekle birlikte yurtdışında örnekleri fazlasıyla mevcuttur. <u>Artist’s Books</u> fuarları ve çeşitli kentlerde satışı yapılan kitabevleri vardır.</p>
<p><strong>Sanatçı kitapları (Artist’s Books)</strong> çok değişik şekillerde hazırlanıyor. Sanatçı isterse kitabının kağıt hamurunu hazırlayıp kağıdını yapıyor, yazıyor, resimliyor, ciltliyor. Dilediği sayfa sayısında ve dilediği her malzemeyi sayfa olarak kullanmakta son derece özgür oluyor.</p>
<h2>Judy Barras</h2>
<p>Aşağıdaki resimde Judy Barras’ın ne kadar özgür olduğunu görüyoruz.</p>
<p><figure id="attachment_5806" aria-describedby="caption-attachment-5806" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/judy-barras.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5806 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/judy-barras.jpg?resize=500%2C438" alt="Judy Barras" width="500" height="438" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/judy-barras.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/judy-barras.jpg?resize=300%2C263&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5806" class="wp-caption-text">Judy Barras</figcaption></figure></p>
<p>Sanatçılar Ortaçağ’dan bu yana kitapların üretiminde yer almışlardır. Fakat ‘<strong>sanatçı kitabı</strong>’ olarak nitelenebilecek ilk eser “Songs of Innocence and of Experience” İngiliz vizyoner sanatçı ve şair William Blake (1757-1827) tarafından bariz bir emsal olmadan yaratıldı. Türkçesi “Masumiyet ve Deneyim Şarkıları” olan bu eserde Blake’in çizgileriyle birlikte şiir koleksiyonu yer almaktadır. Aşağıda kitabın kapağı ve içinde yer alan bazı sayfalar görülüyor:</p>
<p><figure id="attachment_5799" aria-describedby="caption-attachment-5799" style="width: 439px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Blake_sie_cover.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5799 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Blake_sie_cover.jpg?resize=439%2C694" alt="William Blake" width="439" height="694" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Blake_sie_cover.jpg?w=439&amp;ssl=1 439w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Blake_sie_cover.jpg?resize=190%2C300&amp;ssl=1 190w" sizes="(max-width: 439px) 100vw, 439px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5799" class="wp-caption-text">William Blake</figcaption></figure></p>
<h2>William Blake</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p><figure id="attachment_5798" aria-describedby="caption-attachment-5798" style="width: 336px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/blake-page.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5798 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/blake-page.jpg?resize=336%2C538" alt="William Blake" width="336" height="538" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/blake-page.jpg?w=336&amp;ssl=1 336w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/blake-page.jpg?resize=187%2C300&amp;ssl=1 187w" sizes="(max-width: 336px) 100vw, 336px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5798" class="wp-caption-text">William Blake</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5800" aria-describedby="caption-attachment-5800" style="width: 306px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Blake-Infant-Joy.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5800 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Blake-Infant-Joy.jpg?resize=306%2C500" alt="William Blake" width="306" height="500" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Blake-Infant-Joy.jpg?w=306&amp;ssl=1 306w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Blake-Infant-Joy.jpg?resize=184%2C300&amp;ssl=1 184w" sizes="(max-width: 306px) 100vw, 306px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5800" class="wp-caption-text">William Blake</figcaption></figure></p>
<h2>Keith Smith</h2>
<p>Bu tarihsel örnekten sonra günümüze döndüğümüzde sanatçı kitabı örneklerini çoğaltmamız mümkün. Keith Smith tarafından 1969 yılında fotoğraf ve desenlerle oluşturduğu sanatçı kitabı ünik olma özelliğini taşıyor:</p>
<p><figure id="attachment_5807" aria-describedby="caption-attachment-5807" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Keith-Smith-Book.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5807 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Keith-Smith-Book.jpg?resize=640%2C480" alt="Keith Smith" width="640" height="480" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Keith-Smith-Book.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Keith-Smith-Book.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5807" class="wp-caption-text">Keith Smith</figcaption></figure></p>
<p>Sanatçı kitaplarında ünik özellik gösteren örneklerin dışında sınırlı sayıda baskıyla üretilenler de vardır.</p>
<p>‘Değiştirilen Kitaplar’ başlığı altında ‘Dönüştürülen Kitaplar’ ‘Heykel Kitaplar’a kadar uzanan bir çok örneği görmek mümkün.</p>
<p><figure id="attachment_5808" aria-describedby="caption-attachment-5808" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/richter.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5808 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/richter.jpg?resize=400%2C500" alt="Noriko Ambe’nin" width="400" height="500" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/richter.jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/richter.jpg?resize=240%2C300&amp;ssl=1 240w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5808" class="wp-caption-text">Noriko Ambe’nin</figcaption></figure></p>
<h2>Noriko Ambe’nin</h2>
<p>Dönüştürülen kitaplar kategorisini zorlayan örnek olarak Tokyo-New York merkezli sanatçı Noriko Ambe’nin projesini göstermek mümkün. Ambe projesinde modern ve çağdaş sanatçılara ait otuz sanat kitabını değiştirdi. Her kitabı farklı karakterlerde, örneğin yumuşak ve akışkan şekillerde kesip, oydu. MOMA koleksiyonunda yer alan sınırlı sayıda üretilen Noriko Ambe’nin iki çalışması:</p>
<p><figure id="attachment_5809" aria-describedby="caption-attachment-5809" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/schile.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5809 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/schile.jpg?resize=400%2C553" alt="Noriko Ambe’nin" width="400" height="553" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/schile.jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/schile.jpg?resize=217%2C300&amp;ssl=1 217w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5809" class="wp-caption-text">Noriko Ambe’nin</figcaption></figure></p>
<h2><span lang="EN-US">Brian Dettmer</span></h2>
<p>Dönüştürülen kitap örneklerinden ‘Kavramsal Kitap Heykel’ kavramını yaratan Brian Dettmer’in çalışmaları oldukça ilgi çekmiştir. Geçen yılkı (2015) Contemporaryart İstanbul’da bir çalışması sergilenmiştir. Aşağıda sanatçının çalışmalarından bir örnek:</p>
<p><figure id="attachment_5801" aria-describedby="caption-attachment-5801" style="width: 502px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Brian-Dettmer-Book-sculptures.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5801 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Brian-Dettmer-Book-sculptures.jpg?resize=502%2C662" alt="Brian Dettmer" width="502" height="662" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Brian-Dettmer-Book-sculptures.jpg?w=502&amp;ssl=1 502w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Brian-Dettmer-Book-sculptures.jpg?resize=227%2C300&amp;ssl=1 227w" sizes="(max-width: 502px) 100vw, 502px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5801" class="wp-caption-text">Brian Dettmer</figcaption></figure></p>
<p>Bir kaç yıl önce ziyarete gittiğim Frankfurt kitap fuarında ‘Artist’s Book’ salonuna girdiğimde gördüğüm örnekler karşısında çok heyecanlanmıştım. Üzeri karalanmış masa takvimlerinden özel el yapımı tek örnek incillere kadar yüzlerce çalışma vardı. En çok etkilendiğim kitap, gotik karakterle elle yazılı ve örjinal boyanmış büyük boy incil oldu. Tıpkı bizim eski el yazma kitaplarımız gibi tamamı elle yazılmış, resimlenmiş irili ufaklı başka inciller de vardı. Bunların dışında yaratıcılığın sınır tanımadığı değişik kitap türleri çok heyecan vericiydi.</p>
<p>Ben de kendi kitaplarımı hazırlamak için kollarımı sıvadım. İlk kitabım tasarım bienaline ait çöpten aldığım katalog olacaktı. Kitabı hazırlarken bazı sayfaları katalogda bulunan yazı ve resimleri kapatmadan kafamdakileri birleştirmeyi denedim. Bazı sayfalarda serbest bağımsız desenlerle doldurdum.</p>
<p><figure id="attachment_5796" aria-describedby="caption-attachment-5796" style="width: 665px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/45-artistbook-farukkutlu.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5796 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/45-artistbook-farukkutlu.jpg?resize=640%2C361" alt="Faruk Kutlu – Tasarım bienali kataloğundan dönüştürülen kitap (Ebat19,5x19cm-325 adet resim)" width="640" height="361" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/45-artistbook-farukkutlu.jpg?w=665&amp;ssl=1 665w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/45-artistbook-farukkutlu.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5796" class="wp-caption-text">Faruk Kutlu – Tasarım bienali kataloğundan dönüştürülen kitap (Ebat19,5x19cm-325 adet resim)</figcaption></figure></p>
<p>Tasarım kataloğunun ardından bir inşaat şirketine ait kataloğu dönüştürdüm. Bu kitabın sayfalarının bir kısmını tamamen kapattım. Aşağıdaki örnekte olduğu gibi yer yer zemindeki görsellerden faydalandım.</p>
<p><figure id="attachment_5793" aria-describedby="caption-attachment-5793" style="width: 641px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/09-artistbook-farukkutlu.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5793 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/09-artistbook-farukkutlu.jpg?resize=640%2C473" alt="Faruk Kutlu- İnşaat kataloğundan dönüştürülen kitap (23,5x36cm-24 resim)" width="640" height="473" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/09-artistbook-farukkutlu.jpg?w=641&amp;ssl=1 641w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/09-artistbook-farukkutlu.jpg?resize=300%2C222&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5793" class="wp-caption-text">Faruk Kutlu- İnşaat kataloğundan dönüştürülen kitap (23,5x36cm-24 resim)</figcaption></figure></p>
<p>Dönüştürülen kitap çalışmalarıma sanatçılara ait katalogları da dahil ettim. Bunların içinde bir kolleksiyoncunun kataloğundaki basılmış resimleri başka bir şeye çevirdim. Katalogdaki resimler kendi kompozisyonumun alt yapısını oluşturdu. Zemindeki renkleri ve şekilleri kendi formlarıma destek olarak kullandım. Sonuçta aşağıdaki çalışma gibi birçok resim gerçekleştirdim.</p>
<p><figure id="attachment_5795" aria-describedby="caption-attachment-5795" style="width: 506px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/36-artistbook-farukkutlu.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5795 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/36-artistbook-farukkutlu.jpg?resize=506%2C420" alt="Faruk Kutlu- Sanatçı kataloğundan dönüştürülen kitap (23x25 cm-102 resim)" width="506" height="420" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/36-artistbook-farukkutlu.jpg?w=506&amp;ssl=1 506w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/36-artistbook-farukkutlu.jpg?resize=300%2C249&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 506px) 100vw, 506px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5795" class="wp-caption-text">Faruk Kutlu- Sanatçı kataloğundan dönüştürülen kitap (23&#215;25 cm-102 resim)</figcaption></figure></p>
<p>Bir başka sanatçı kitabı Mustafa Ata’ya aitti. Kitaptaki resimlerden hareketle görseller oluşturduğum gibi boş alanlarda da akrilik figür ve orjinal portreler çalıştım. Bir başka çalışmam BP şirketinin Türkiye’yi anlattığı kitap üzerine oldu. Sadece sağ sayfar üzerine yüzü aşkın akrilik çalışma yaptım. Sonraki kitap Cem Mumcu’ya ait bir kitaptı. Küçük boyda mukavva kapaklı kitabın sağında bulunan baskı resimler üzerine 116 adet portre işledim.</p>
<p><figure id="attachment_5791" aria-describedby="caption-attachment-5791" style="width: 510px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/05farukkutlu-ata.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5791 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/05farukkutlu-ata.jpg?resize=510%2C340" alt="Bir başka sanatçı kitabı Mustafa Ata’ya aitti. Kitaptaki resimlerden hareketle görseller oluşturduğum gibi boş alanlarda da akrilik figür ve orjinal portreler çalıştım." width="510" height="340" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/05farukkutlu-ata.jpg?w=510&amp;ssl=1 510w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/05farukkutlu-ata.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/05farukkutlu-ata.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5791" class="wp-caption-text">Bir başka sanatçı kitabı Mustafa Ata’ya aitti. Kitaptaki resimlerden hareketle görseller oluşturduğum gibi boş alanlarda da akrilik figür ve orjinal portreler çalıştım.</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5792" aria-describedby="caption-attachment-5792" style="width: 638px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/08farukkutlu-ata2.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5792 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/08farukkutlu-ata2.jpg?resize=638%2C444" alt="Faruk Kutlu- M. Ata kataloğundan dönüştürülen kitap (22x29 cm-117 resim)" width="638" height="444" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/08farukkutlu-ata2.jpg?w=638&amp;ssl=1 638w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/08farukkutlu-ata2.jpg?resize=300%2C209&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5792" class="wp-caption-text">Faruk Kutlu- M. Ata kataloğundan dönüştürülen kitap (22&#215;29 cm-117 resim)</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5802" aria-describedby="caption-attachment-5802" style="width: 603px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/faruk-kutlu-bp.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5802 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/faruk-kutlu-bp.jpg?resize=603%2C638" alt="Faruk Kutlu- Dönüştürülen BP Türkiye tanıtım kitabı (28x29cm-105 resim)" width="603" height="638" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/faruk-kutlu-bp.jpg?w=603&amp;ssl=1 603w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/faruk-kutlu-bp.jpg?resize=284%2C300&amp;ssl=1 284w" sizes="(max-width: 603px) 100vw, 603px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5802" class="wp-caption-text">Faruk Kutlu- Dönüştürülen BP Türkiye tanıtım kitabı (28x29cm-105 resim)</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5810" aria-describedby="caption-attachment-5810" style="width: 689px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5810 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu.jpg?resize=640%2C411" alt="Faruk Kutlu- Dönüştürülen Cem Mumcu kitabı (13x14cm-116 resim)" width="640" height="411" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu.jpg?w=689&amp;ssl=1 689w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu.jpg?resize=300%2C193&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5810" class="wp-caption-text">Faruk Kutlu- Dönüştürülen Cem Mumcu kitabı (13x14cm-116 resim)</figcaption></figure></p>
<p>Bunların dışında tamamı boş sayfalara yaptığım çalışmalar da var. Sayfaları boş maket kitaplarını* veya boş defter sayfalarını da orjinal resimlerle doldurdum. Akrilik, guaş boyaların yanı sıra kağıt üzerine her türlü malzemeyle müdahale edebiliyorum. Fırça ve kalem dışında sünger, tel vs. malzemeleride kullanıyorum. Her kitabı farklı tarzlarda işlemeye çalışıyorum. Beni heyecanlandıran tek örnek orjinal kitap üretiyor olmak. Açtığım her sayfa dolu ya da boş farketmiyor, boyamam için bana heyecan veriyor. Sanırım bu maceram daha süreceğe benzer.</p>
<ul>
<li>(maket kitap: Matbalarda basım öncesi basılacak kitabın boyutlarını, kapağını ve kağıdını göstermek için hazırlanır.)</li>
</ul>
<p><figure id="attachment_5804" aria-describedby="caption-attachment-5804" style="width: 638px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/farukkutlu-bos.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5804 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/farukkutlu-bos.jpg?resize=638%2C526" alt="Faruk Kutlu- Mukavva kapak kitap üzerine sünger baskı (14x21 cm-47 resim)" width="638" height="526" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/farukkutlu-bos.jpg?w=638&amp;ssl=1 638w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/farukkutlu-bos.jpg?resize=300%2C247&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5804" class="wp-caption-text">Faruk Kutlu- Mukavva kapak kitap üzerine sünger baskı (14&#215;21 cm-47 resim)</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5811" aria-describedby="caption-attachment-5811" style="width: 603px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-akrilik.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5811 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-akrilik.jpg?resize=603%2C603" alt="Faruk Kutlu- Maket kitap üzerine akrilik (22x29 cm-128 adet resim)" width="603" height="603" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-akrilik.jpg?w=603&amp;ssl=1 603w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-akrilik.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-akrilik.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 603px) 100vw, 603px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5811" class="wp-caption-text">Faruk Kutlu- Maket kitap üzerine akrilik (22&#215;29 cm-128 adet resim)</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5813" aria-describedby="caption-attachment-5813" style="width: 567px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-resim.png"><img class=" td-modal-image wp-image-5813 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-resim.png?resize=567%2C306" alt="Faruk Kutlu- Maket kitap üzerine akrilik (23x20-50 adet resim)" width="567" height="306" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-resim.png?w=567&amp;ssl=1 567w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-resim.png?resize=300%2C162&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 567px) 100vw, 567px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5813" class="wp-caption-text">Faruk Kutlu- Maket kitap üzerine akrilik (23&#215;20-50 adet resim)</figcaption></figure></p>
<p><em>Bunlara ilave olarak desen çalışmaları da yapmaktayım. Üçyüz sayfalık İstanbul desenleri yaptığım kitabımı yarılamış durumdayım. Konu İstanbul olunca desen sayısını sınırlamak zorlaşıyor.</em></p>
<p><figure id="attachment_5812" aria-describedby="caption-attachment-5812" style="width: 567px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-ist-desen.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5812 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-ist-desen.jpg?resize=567%2C567" alt="Faruk Kutlu- İstanbul desen kitabı (16x24 cm-300 adet desen)" width="567" height="567" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-ist-desen.jpg?w=567&amp;ssl=1 567w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-ist-desen.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fkutlu-ist-desen.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 567px) 100vw, 567px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5812" class="wp-caption-text">Faruk Kutlu- İstanbul desen kitabı (16&#215;24 cm-300 adet desen)</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatci-kitaplari-artists-books/">Sanatçı Kitapları (Artist’s Books)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanatci-kitaplari-artists-books/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5790</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Güncel Kent Resimleri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/guncel-kent-resimleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/guncel-kent-resimleri/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 20 Oct 2016 07:08:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Faruk Kutlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[fotogerçekçi resimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5562</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanat tarihine göz attığımızda binlerce kent resmiyle karşılaşırız. Bunlar geçmişten bu güne sanatçıyla yaşadığı mekan arasından doğan ilişkiden kaynaklanarak şekillenmiştir. Geçmişte her ressam çevresini kendine özgü yorumla yansıtırken, günümüz kent resimlerinde ressamların daha objektif davrandıkları gözlemlenmektedir. Bunda kuşkusuz fotoğraftan çalışmanın ve fotoğrafa öykünmenin etkisi vardır. Ancak fotoğraftan hareketle yapılan çalışmalar da bile resim tadını bulmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/guncel-kent-resimleri/">Güncel Kent Resimleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sanat tarihine göz attığımızda binlerce kent resmiyle karşılaşırız. Bunlar geçmişten bu güne sanatçıyla yaşadığı mekan arasından doğan ilişkiden kaynaklanarak şekillenmiştir.</p>
<p>Geçmişte her ressam çevresini kendine özgü yorumla yansıtırken, günümüz kent resimlerinde ressamların daha objektif davrandıkları gözlemlenmektedir. Bunda kuşkusuz fotoğraftan çalışmanın ve fotoğrafa öykünmenin etkisi vardır. Ancak fotoğraftan hareketle yapılan çalışmalar da bile resim tadını bulmak mümkün. Resim ne kadar gerçekçi olursa olsun, biçimler işlenirken bazı resimlerde insan nefesini hissetmek mümkün.</p>
<p><strong>Güncel kent resimleri</strong> sadece fotogerçekçi resimlerden oluşmuyor elbette. Resim sanatındaki akımların birçoğu güncel kent resimlerini şekillendirirken karşımıza çıkabilmekte. Hatta içlerinde soyut anlatıma varan çalışmaları görmek mümkün.  Ancak burada ilk olarak gerçekçi çalışan sanatçıların çalışmalarını paylaşıyorum.</p>
<h2>Güncel kent görüntüsü çalışan sanatçılardan bazı örnekler:</h2>
<p><figure id="attachment_5563" aria-describedby="caption-attachment-5563" style="width: 683px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Anthony-Brunelli__2011_oil-on-canvas.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5563 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Anthony-Brunelli__2011_oil-on-canvas.jpg?resize=640%2C371" alt="Anthony Brunelli" width="640" height="371" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Anthony-Brunelli__2011_oil-on-canvas.jpg?w=683&amp;ssl=1 683w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Anthony-Brunelli__2011_oil-on-canvas.jpg?resize=300%2C174&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5563" class="wp-caption-text">Anthony Brunelli</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5564" aria-describedby="caption-attachment-5564" style="width: 720px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Ben-Johnson.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5564 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Ben-Johnson.jpg?resize=640%2C461" alt="Ben Johnson" width="640" height="461" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Ben-Johnson.jpg?w=720&amp;ssl=1 720w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Ben-Johnson.jpg?resize=300%2C216&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Ben-Johnson.jpg?resize=536%2C386&amp;ssl=1 536w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5564" class="wp-caption-text">Ben Johnson</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5565" aria-describedby="caption-attachment-5565" style="width: 610px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/bertrand-meniel_acrylic-on-linen_2009.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5565 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/bertrand-meniel_acrylic-on-linen_2009.jpg?resize=610%2C650" alt="Bertrand Meniel" width="610" height="650" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/bertrand-meniel_acrylic-on-linen_2009.jpg?w=610&amp;ssl=1 610w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/bertrand-meniel_acrylic-on-linen_2009.jpg?resize=282%2C300&amp;ssl=1 282w" sizes="(max-width: 610px) 100vw, 610px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5565" class="wp-caption-text">Bertrand Meniel</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5566" aria-describedby="caption-attachment-5566" style="width: 768px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/clive-head-2011.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5566 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/clive-head-2011.jpg?resize=640%2C402" alt="Clive Head" width="640" height="402" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/clive-head-2011.jpg?w=768&amp;ssl=1 768w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/clive-head-2011.jpg?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/clive-head-2011.jpg?resize=343%2C215&amp;ssl=1 343w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/clive-head-2011.jpg?resize=326%2C205&amp;ssl=1 326w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/clive-head-2011.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5566" class="wp-caption-text">Clive Head</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5567" aria-describedby="caption-attachment-5567" style="width: 677px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/denis-peterson.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5567 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/denis-peterson.jpg?resize=640%2C484" alt="Denis Peterson" width="640" height="484" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/denis-peterson.jpg?w=677&amp;ssl=1 677w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/denis-peterson.jpg?resize=300%2C227&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5567" class="wp-caption-text">Denis Peterson</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5568" aria-describedby="caption-attachment-5568" style="width: 793px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/luis-perez.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5568 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/luis-perez.jpg?resize=640%2C429" alt="Luis Perez" width="640" height="429" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/luis-perez.jpg?w=793&amp;ssl=1 793w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/luis-perez.jpg?resize=300%2C201&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/luis-perez.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5568" class="wp-caption-text">Luis Perez</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5569" aria-describedby="caption-attachment-5569" style="width: 700px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/nathan-walsh.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5569 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/nathan-walsh.jpg?resize=640%2C273" alt="Nathan Walsh" width="640" height="273" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/nathan-walsh.jpg?w=700&amp;ssl=1 700w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/nathan-walsh.jpg?resize=300%2C128&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5569" class="wp-caption-text">Nathan Walsh</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5570" aria-describedby="caption-attachment-5570" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/raphaelle-spence.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5570 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/raphaelle-spence.jpg?resize=640%2C555" alt="Raphaelle Spence" width="640" height="555" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/raphaelle-spence.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/raphaelle-spence.jpg?resize=300%2C260&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5570" class="wp-caption-text">Raphaelle Spence</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_5571" aria-describedby="caption-attachment-5571" style="width: 738px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/richard-estes.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5571 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/richard-estes.jpg?resize=640%2C349" alt="Williamsburg Bridge by Richard Estes" width="640" height="349" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/richard-estes.jpg?w=738&amp;ssl=1 738w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/richard-estes.jpg?resize=300%2C164&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5571" class="wp-caption-text">Williamsburg Bridge by Richard Estes</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/guncel-kent-resimleri/">Güncel Kent Resimleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/guncel-kent-resimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5562</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bilinç Akışı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bilinc-akisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bilinc-akisi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 17 Oct 2016 05:00:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Faruk Kutlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[akrilik boya]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı]]></category>
		<category><![CDATA[figür]]></category>
		<category><![CDATA[sembol]]></category>
		<category><![CDATA[tuval]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5514</guid>
				<description><![CDATA[<p>William James bilinçli düşünmenin temel özelliklerini sıralarken “Kişisel bilinçlilik içindeki düşünceler sürekli olarak değişmektedir” der. Bilinç akışı tekniğinde roman yazan James Joyce “İnsanların dile getirilmeyen ve eyleme dönüşmeyen düşüncelerini oluştuğu şekilde vermeye çalıştım” der. Bilinç hallerinin dil ile ya da şekil ile ifade edilebilir mi sorusunu sorup cevap arayabiliriz. Bunun içine gündüz düşlerini ve halüsinasyonları [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bilinc-akisi/">Bilinç Akışı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>William James bilinçli düşünmenin temel özelliklerini sıralarken “Kişisel bilinçlilik içindeki düşünceler sürekli olarak değişmektedir” der.</p>
<p><strong>Bilinç akışı</strong> tekniğinde roman yazan James Joyce “İnsanların dile getirilmeyen ve eyleme dönüşmeyen düşüncelerini oluştuğu şekilde vermeye çalıştım” der.</p>
<p>Bilinç hallerinin dil ile ya da şekil ile ifade edilebilir mi sorusunu sorup cevap arayabiliriz. Bunun içine gündüz düşlerini ve halüsinasyonları da katarak yola çıkalım.</p>
<h2>Resim Sanatında Bilinç Akışı</h2>
<p>Edebiyatta <em>bilinç akışı</em>na ait örnekleri bulmak mümkün. Ama resim sanatında bilinç akışının karşılığı edebiyatla örtüşecek mi bilemiyorum.</p>
<p>Hiçbir plan yapmadan, taslak hazırlamadan boş tuval önündesin. Aklın ve yüreğin o an boştur. Beyninin içi o an pırıl pırıl parlamaktadır. Elindeki fırça boyayla dolarken bile düşünmüyorsun. Fırça tuvale değerken gündüz düşlerin başlıyor, ya da halüsinasyonların. Gözün açık rüyadasın, bilinçaltındaki ilk durumu yakalayıp şekil vermeye çalışıyorsun. Yazıda kullanılan resimde ortadaki kırmızı alev ilk gelen şekil oluyor. Diğer figürleri çağırmıyorsun, onlar kendileri geliyor. İlk hareketle açtığın beynin önündeki setleri devirerek akmaya başlıyor. Sen taşları resmederken bilincinden bir şeyler akmaya devam ediyor. Yaprakları boyarken ailen gelip geçiyor aklından veya izlediğin bir film, ölmüş babaannen. Yaprağın sapını bir kuru ağaca bağlıyorsun. Diğer kurumuş iki dala pantolon giydiriyorsun. Bunlar önceden düşünülmüş şeyler hiç değil. Çalışma sırasında <strong>bilinç akışı</strong>ndan gelen durumlar bunlar. Dinlediğin bir müzik tuhaf bir müzisyen olarak resmin içine giriyor. O sırada düşünceler hep akıyor, TEM kenarında oturanların gördükleri bitmeyen trafik gibi.</p>
<p><figure id="attachment_5516" aria-describedby="caption-attachment-5516" style="width: 561px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/faruk-kutlu-resmi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5516 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/faruk-kutlu-resmi.jpg?resize=561%2C699" alt="M. Faruk Kutlu &quot;Resim Sanatında Bilinç Akışı&quot;" width="561" height="699" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/faruk-kutlu-resmi.jpg?w=561&amp;ssl=1 561w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/faruk-kutlu-resmi.jpg?resize=241%2C300&amp;ssl=1 241w" sizes="(max-width: 561px) 100vw, 561px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5516" class="wp-caption-text">M. Faruk Kutlu &#8220;Resim Sanatında Bilinç Akışı&#8221;</figcaption></figure></p>
<p>Bilincin düşünceler getiriyor, hayaller getiriyor. Sen onları tuvaldeki boşluklara gömüyorsun. Bilmiyorsun bu macera nasıl sonlanacak? Sonraki gün tuvalin başındasın. Açıyorsun belleğini. O günkü ruh halin yansımaya başlıyor. Bir arkadaş konuşması ya da o gün hissettiğiniz duygu sembol olarak giriyor resmi. Bazı figürlerin ne anlama geldiğini sadece siz biliyorsunuz. Kendi bilinçaltının gibi buraya da kimsenin bilmediği birçok şeyi saklayabiliyorsunuz. Sevinciniz, kızgınlığınız bir şekille resim oluyor. Resim düşünce düşünce devam ediyor. Sonuçta bitmiş bir formun peşinde değilsiniz. Fakat sonradan bütün bu birbirinden kopuk düşünceleriniz bir şekle dönüşebiliyor. Fakat dilerseniz bütün düşüncelerinizi eşit serpilmiş vaziyette de bırakabiliyorsunuz.</p>
<p>Ancak son figürü koyunca görüyorsunuz resmin nasıl bittiğini.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bilinc-akisi/">Bilinç Akışı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bilinc-akisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5514</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tek Karede Umut: Gustav Klimt ve Suriye Savaşı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/tek-karede-umut-gustav-klimt-ve-suriye-savasi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/tek-karede-umut-gustav-klimt-ve-suriye-savasi/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 22 Sep 2016 05:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sözü Bulan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5180</guid>
				<description><![CDATA[<p>Her sabah gece uykusunun verdiği dinginlikle gözlerimizi açıp, gün ışığıyla buluştuğumuz anda merhaba diyoruz sanal dünyalarımıza… Mahmurluğun yüzlerimizdeki yansımasına aldırış etmeden, ellerimiz uzanıyor o küçücük ekranının sunduğu sınırsız olanaklara… Gündüz ve gece demiyoruz, sosyalleştiğimiz sanrısıyla yaşayıp gidiyoruz. Yeri geldiğinde acımasızca eleştirdiğimiz Z kuşağı çocuklarımızı, büyük bir hız ve hırsla geçerek adeta parmak ısırtacak bir aktiflikle [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tek-karede-umut-gustav-klimt-ve-suriye-savasi/">Tek Karede Umut: Gustav Klimt ve Suriye Savaşı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Her sabah gece uykusunun verdiği dinginlikle gözlerimizi açıp, gün ışığıyla buluştuğumuz anda merhaba diyoruz sanal dünyalarımıza… Mahmurluğun yüzlerimizdeki yansımasına aldırış etmeden, ellerimiz uzanıyor o küçücük ekranının sunduğu sınırsız olanaklara… Gündüz ve gece demiyoruz, sosyalleştiğimiz sanrısıyla yaşayıp gidiyoruz. Yeri geldiğinde acımasızca eleştirdiğimiz Z kuşağı çocuklarımızı, büyük bir hız ve hırsla geçerek adeta parmak ısırtacak bir aktiflikle iletişim dünyasının hortumuna balıklama atlayıveriyoruz.</p>
<p>Televizyon ekranının evlere girmeye başladığı ellili yıllardan bu yana en çok tartışılan ve eleştirilen ‘sanal yaşam uygulaması’ vazgeçilmezlerimiz arasına girip çoktan kuruldu bile, hem de başköşeye… Biz istesek de istemesek de… Artan bir süratle çepeçevre kuşatılmış bu döngünün içinde MATRİX filmlerini aratmayacak bir yaşam sürüyoruz, farkında olsak da olmasak da…</p>
<p>Sosyal paylaşım sitelerinde yaptığımız günlük gezintilerle avunup, oturduğumuz mekânlara sıkı sıkıya bağlanıp, ne kadar güvenli ve sağlam ortamlarda yaşadığımızın şükründe eda ediyoruz vakit namazlarımızı…</p>
<h2>Tek Kare Fotoğraf!</h2>
<p><strong>Yukarıda görülen o tek kare fotoğrafa kadar…</strong></p>
<p>Çekildiği yer Suriye olan. İnsanın suratında bir tokat gibi patlayan… Suriyeli bir sanatçı tarafından çizilmiş ‘<strong><em>dur demek için’</em></strong>… Artık bozsun diye dünya sessizliğini, bıraksın seyirci kalmayı diye, kendi hesapları şaşmasın diye dökülmüş binlerce insan kanına karşı çizmiş onu bu yıkıntıların arasında sanatçı… Diye düşünmek istiyorum ben kendimi rahatlatmak için…</p>
<p><strong><em>GUSTAV KLİMT’in KİSS</em></strong> adlı tablosu hiç bu kadar sahici olmamıştı, sızlıyor içim… Ressamın kendisinin de duvarlara çizdiğini bildiğim halde, yaşarken değeri anlaşılamayan onlarca sanatçı gibi, Klimt’de görseydi bu manzarayı içi sızlardı diye düşünüyorum…</p>
<p><figure id="attachment_5181" aria-describedby="caption-attachment-5181" style="width: 562px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/gustav-klimt-the-kiss-opucuk.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5181 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/gustav-klimt-the-kiss-opucuk.jpg?resize=562%2C570" alt="GUSTAV KLİMT’in KİSS adlı tablosu." width="562" height="570" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/gustav-klimt-the-kiss-opucuk.jpg?w=562&amp;ssl=1 562w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/gustav-klimt-the-kiss-opucuk.jpg?resize=296%2C300&amp;ssl=1 296w" sizes="(max-width: 562px) 100vw, 562px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5181" class="wp-caption-text">GUSTAV KLİMT’in KİSS adlı tablosu.</figcaption></figure></p>
<p>Tutkuyu resmettiği, üzerinde onca farklı yorum yapılmış olan bu tablosu tüm canlılığıyla acının ortasında dimdik duruyor işte! İkinci dünya savaşı sırasında resimden anlayan(!) nazi askerleri tarafından eserleri zarar görmüş bir ressam olan Avusturyalı Klimt, parçalanmış tuvalet – banyo fonu arkasında, mutfağından sarkan eşyaları ve delik deşik duvarlarıyla eserinin bu kopyasını sever miydi acaba?</p>
<p><em>Tutkunun tablosu, insanı yaşamı bağlıyor inatla…</em></p>
<p><em>TEK KAREDE umudu muştuluyor! Sanatın ve sanatçının füzeler, havan topları ve öbüslerin önündeki duruşunu sergiliyor bu açık hava savaş müzesinde… </em></p>
<p><strong><em>Müzayedesi insan kanı olan…</em></strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tek-karede-umut-gustav-klimt-ve-suriye-savasi/">Tek Karede Umut: Gustav Klimt ve Suriye Savaşı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/tek-karede-umut-gustav-klimt-ve-suriye-savasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5180</post-id>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ağaçların Sessizliği&#8221; Retrospektif Resim Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/agaclarin-sessizligi-retrospektif-resim-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/agaclarin-sessizligi-retrospektif-resim-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 19 Sep 2016 08:50:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5133</guid>
				<description><![CDATA[<p>Düzce&#8217;de, 20-25 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan &#8220;Ağaçların Sessizliği&#8221; konulu retrospektif resim sergisinin konuk ressamı 54. sanat yılında Erdoğan Keskin. Düzce Belediyesi Sergi Salonu&#8216;nda gerçekleştirilecek resim sergisinde &#8220;Ağaçların Sessizliği&#8221; teması sergilenecek. Erdoğan Keskin&#8217;in 54. sanat yılı anısına gerçekleştirilecek olan serginin açılışı 20 Eylül Salı günü saat 18.00. Erdoğan Keskin “Ağaçların Sessizliği” Sergisi Erdoğan Keskin&#8217;in 54. sanat [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/agaclarin-sessizligi-retrospektif-resim-sergisi/">&#8220;Ağaçların Sessizliği&#8221; Retrospektif Resim Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Düzce&#8217;de, 20-25 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan &#8220;<strong>Ağaçların Sessizliği</strong>&#8221; konulu retrospektif resim sergisinin konuk ressamı 54. sanat yılında <strong>Erdoğan Keskin</strong>.</p>
<p><em>Düzce Belediyesi Sergi Salonu</em>&#8216;nda gerçekleştirilecek resim sergisinde &#8220;Ağaçların Sessizliği&#8221; teması sergilenecek. Erdoğan Keskin&#8217;in 54. sanat yılı anısına gerçekleştirilecek olan serginin açılışı 20 Eylül Salı günü saat 18.00.</p>
<p><figure id="attachment_5134" aria-describedby="caption-attachment-5134" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/54-sanat-yili-sergisi-erdogan-keskin.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5134 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/54-sanat-yili-sergisi-erdogan-keskin-300x197.jpg?resize=300%2C197" alt="Erdoğan Keskin'in 54. sanat yılı adına düzenlediği serginin adı “Ağaçların Sessizliği” retrospektif resim sergisi 1964 yılından beri çalışmalarını içerir nitelikte." width="300" height="197" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/54-sanat-yili-sergisi-erdogan-keskin.jpg?resize=300%2C197&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/54-sanat-yili-sergisi-erdogan-keskin.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/54-sanat-yili-sergisi-erdogan-keskin.jpg?resize=214%2C140&amp;ssl=1 214w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/54-sanat-yili-sergisi-erdogan-keskin.jpg?w=553&amp;ssl=1 553w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5134" class="wp-caption-text">Erdoğan Keskin&#8217;in 54. sanat yılı adına düzenlediği serginin adı “Ağaçların Sessizliği” retrospektif resim sergisi 1964 yılından beri çalışmalarını içerir nitelikte.</figcaption></figure></p>
<h2>Erdoğan Keskin “Ağaçların Sessizliği” Sergisi</h2>
<p>Erdoğan Keskin&#8217;in 54. sanat yılı adına düzenlediği serginin adı <em>“Ağaçların Sessizliği” retrospektif resim sergisi</em> 1964 yılından beri çalışmalarını içerir nitelikte. Yaklaşık 40 tablonun olduğu sergide desen, pastel, suluboya, yağlıboya gibi her türlü çalışma teknikleri mevcut. Bu sergi, <strong>Erdoğan Keskin</strong>’i en iyi anlatan sergilerden biri, çok yönlü ve hemen hemen tüm çalışmalarını yansıtan bir özetleme. “Ağaçların Sessizliği” sergisindeki çalışmalar <a href="http://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/">empresyonizm</a> ve ekspresyonizm tarzındadır. Bu sergi, çeşitli karma ve devlet sergilerine katıldı ve aynı zamanda Erdoğan Keskin’in dokuzuncu kişisel sergisidir.</p>
<p><figure id="attachment_5136" aria-describedby="caption-attachment-5136" style="width: 516px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/duzce-belediyesi-sergi-salonu-erdogan-keskin-resim-sergisi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5136 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/duzce-belediyesi-sergi-salonu-erdogan-keskin-resim-sergisi.jpg?resize=516%2C771" alt="Sergi davetiyesindeki resim, Erdoğan Keskin’in “Ata ocağı” dediği, Akçakoca’nın Ayazlı Mahallesi’nde olan çok eski bir ev." width="516" height="771" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/duzce-belediyesi-sergi-salonu-erdogan-keskin-resim-sergisi.jpg?w=516&amp;ssl=1 516w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/duzce-belediyesi-sergi-salonu-erdogan-keskin-resim-sergisi.jpg?resize=201%2C300&amp;ssl=1 201w" sizes="(max-width: 516px) 100vw, 516px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5136" class="wp-caption-text">Sergi davetiyesindeki resim, Erdoğan Keskin’in “Ata ocağı” dediği, Akçakoca’nın Ayazlı Mahallesi’nde olan çok eski bir ev.</figcaption></figure></p>
<h3>Erdoğan Keskin hakkında</h3>
<p>1945’te Karadeniz Ereğli’de doğdu, 1970’de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim bölümünden mezun oldu. Çeşitli il ve ilçelerde resim öğretmenliği ve idarecilik yaptı; 1996’da emekli oldu ve o yıldan beri atölyesinde profesyonel olarak çalışmalarını sürdürmektedir.</p>
<p><figure id="attachment_5137" aria-describedby="caption-attachment-5137" style="width: 171px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/erdogan-keskin.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5137 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/erdogan-keskin-171x300.jpg?resize=171%2C300" alt="Ressam Erdoğan Keskin" width="171" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/erdogan-keskin.jpg?resize=171%2C300&amp;ssl=1 171w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/erdogan-keskin.jpg?w=474&amp;ssl=1 474w" sizes="(max-width: 171px) 100vw, 171px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5137" class="wp-caption-text">Ressam Erdoğan Keskin</figcaption></figure></p>
<p>Erdoğan Keskin, 50. sanat yılı sergisini 2012 yılında Karadeniz Ereğli’sinde açtı; çalışma konuları genel olarak peyzaj ve figüratif çalışmalardır. Figüratif yapıtlarda toplumsal konular ağırlıktadır; küçük boyuttaki peyzajların <u>Erdoğan Keskin</u>’deki yeri farklıdır; kuru ağaçlar ise en çok seçtiği temadır. Çalışma tarzında daima sağlam, bir desen ve hareket zenginliği arar, bu yorumu da kuru ağaçlarda bulur ve zenginleştirir. Bu anlamda ağaç tutkusu tablolarına da yansımıştır. Genel olarak soğuk renkleri, pastel tonları kullanmayı seviyor.</p>
<p>Düzce&#8217;de yaşayan tüm resim ve sanatseverleri bu anlamlı sergiyi görmeye ve 54. sanat yılını geride bırakan Erdoğan Keskin&#8217;in eserlerini onurlandırmaya davet ediyoruz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/agaclarin-sessizligi-retrospektif-resim-sergisi/">&#8220;Ağaçların Sessizliği&#8221; Retrospektif Resim Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/agaclarin-sessizligi-retrospektif-resim-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5133</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Empresyonizm İçinde Realizm, Realizm İçinde Empresyonizm</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 01 Sep 2016 05:53:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Aycan Arıcan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Camille Pisaro]]></category>
		<category><![CDATA[Cladue Monet]]></category>
		<category><![CDATA[empresyonist]]></category>
		<category><![CDATA[empresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Gustave Courbet]]></category>
		<category><![CDATA[izlenimci]]></category>
		<category><![CDATA[izlenimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Monet]]></category>
		<category><![CDATA[neo-klasizim]]></category>
		<category><![CDATA[post empresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[realizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5022</guid>
				<description><![CDATA[<p>Resim sanatı kendi bünyesinde, barok dönem, klasisizm, neo-klasizim, realizm, empresyonizm, post empresyonizm gibi  pek  çok sanat akımını barındırır. Bu akımlar içerisinde, empresyonizm ve realizm birbirleri ile hem benzerlik hem de farklılıklar içermektedir. Şimdi bu iki akımı ayrı ayrı ele alıp sonra da benzer ve farklı noktalarına değinelim. Empresyonizm ve Realizm Empresyonizm diğer adı ile izlenimcilik, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/">Empresyonizm İçinde Realizm, Realizm İçinde Empresyonizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Resim sanatı kendi bünyesinde, barok dönem, klasisizm, neo-klasizim, realizm, empresyonizm, post empresyonizm gibi  pek  çok sanat akımını barındırır. Bu akımlar içerisinde, empresyonizm ve realizm birbirleri ile hem benzerlik hem de farklılıklar içermektedir. Şimdi bu iki akımı ayrı ayrı ele alıp sonra da benzer ve farklı noktalarına değinelim.</p>
<p><figure id="attachment_5024" aria-describedby="caption-attachment-5024" style="width: 576px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Cladue-Monet-Şemsiyeli-Kadın.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5024 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Cladue-Monet-Şemsiyeli-Kadın.jpg?resize=576%2C877" alt="Cladue Monet-Şemsiyeli Kadın(1886)" width="576" height="877" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Cladue-Monet-Şemsiyeli-Kadın.jpg?w=576&amp;ssl=1 576w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Cladue-Monet-Şemsiyeli-Kadın.jpg?resize=197%2C300&amp;ssl=1 197w" sizes="(max-width: 576px) 100vw, 576px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5024" class="wp-caption-text">Cladue Monet-Şemsiyeli Kadın(1886)</figcaption></figure></p>
<h2><span lang="EN-US">Empresyonizm ve Realizm</span></h2>
<p><strong>Empresyonizm</strong> diğer adı ile <strong>izlenimcilik</strong>, doğadaki unsurların kişinin içinde oluşturduğu  duygusal  etkileri yansıtmayı hedefler. Başka bir deyişle <em>izlenimci</em> sanatçılara göre, kişi gördüklerini doğrudan doğruya değil, gördüğü objenin kendi içinde uyandırdığı duygu ve düşünceleri   ele alarak resme yansıtmalıdır. Nesnellik ve gerçekçilik ikinci planda, öznellik ve kişisel yorumlar ve sanatçının hayal dünyası ön plana çıkmalıdır. Bu akımın öncüleri <strong>Cladue Monet</strong> ve <strong>Camille Pisaro</strong>ʼdur. <strong>Realizm</strong> yani gerçekçilikte ise, sanatçı nesnelliği ön planda tutarak çevresinde gözlemlediği figürleri ya da objeleri gördüğü gibi resme aktarır. Hayal dünyasını ve duygusallığı ikinci plana atarlar. Bu akımın resimdeki öncüsü ise <strong>Gustave Courbet</strong>ʼtir. Realizmde konu olarak köy, köy hayatı, işçiler ve benzeri konular  işlenir.</p>
<p><figure id="attachment_5025" aria-describedby="caption-attachment-5025" style="width: 719px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Jonun-Portresi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5025 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Jonun-Portresi.jpg?resize=640%2C542" alt="Gustave Courbet- Jo'nun Portresi" width="640" height="542" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Jonun-Portresi.jpg?w=719&amp;ssl=1 719w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Jonun-Portresi.jpg?resize=300%2C254&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5025" class="wp-caption-text">Gustave Courbet- Jo&#8217;nun Portresi</figcaption></figure></p>
<h2><span lang="EN-US">Realizmden Empresyonizme</span></h2>
<p><em>Empresyonizm</em>in içinde aslında biraz da <em>realizm</em> gizlidir. Çünkü kişi izlenimlerini resme aktarırken ne kadar hayal dünyasını ve duygularını kullansa da, izlenimi, yani gördüğü obje ya da subje ile gerçek hayattan bir parça koparır. Üstelik resmi yaparken kendi içinde uyanan duyguların gerçek hayat ile alakalı olup olmadığını kimse bilemez. Ama bunun üzerine örnekler verip tartışabiliriz. Mesela, bir manzara resmi yaparken etraf yeşillik, çiçekli ve de güneşliyse, bunu olduğu gibi aktarmak yerine duygu haline göre havayı yağmurlu olarak  değiştirmek ne kadar realizme aykırı gibi gözükse de, bu durum kişiye göre gerçekçiliği bozmayabilir. Çünkü yağmurlu hava gerçek hayattan alıntı bir unsurdur. Aşırı derece de hayal gücüne kaçılmamıştır. Fakat karlı bir havayı resmederken, çiçek açan ağaçları da eklemek tamamen sanatçının hayal dünyasının ürünü olarak görülebilir. Çünkü gerçekte karlı hava ve çiçekli ağaçlar bir arada düşünülemez. <em>Empresyonizm</em>in içindeki realizm tamamen sanatçının hayal dünyasının boyutları ve ölçüsü ile anlaşılabilir. Fakat realizmin içinde biraz empresyonizm barınsa da, bu empresyonizmin içindeki realizm kadar güçlü ve belirgin değildir. <em>Realizm</em> sadece gerçekçidir. İnsanların hayatını olduğu gibi resme aktaran bir akımdır. Bu nedenle realist bir resme ressam gördüğü obje ya da subjenin kendi içinde uyandırdığı betimlemeleri aşırıya kaçarak aktaramaz. Örnek verirsek, köy hayatından bir kesit, cenaze töreni ya da portre, figür çizerken o tabloya gördüğü ve bildiği  gerçekliğin dışında bir eklenti yapamaz. Mutsuz ağlayan bir figür resmediyorsa, ona tebessüm ekleyemez ya da bir ressamın, yazarın hayatından bir kesit resmediyorsa kendi içinde yarattığı izlenime kapılarak o resme kişinin hayatı ile çok alakasız bir obje koyamaz. Çünkü böyle yaparsa realizmden çıkmış empresyonizme kapılmış olur.</p>
<p><figure id="attachment_5026" aria-describedby="caption-attachment-5026" style="width: 832px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Ornansta-Cenaze.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5026 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Ornansta-Cenaze.jpg?resize=640%2C294" alt="Gustave Courbet-Ornans'ta Cenaze (1849-1850)" width="640" height="294" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Ornansta-Cenaze.jpg?w=832&amp;ssl=1 832w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Ornansta-Cenaze.jpg?resize=300%2C138&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5026" class="wp-caption-text">Gustave Courbet-Ornans&#8217;ta Cenaze (1849-1850)</figcaption></figure></p>
<h2><span lang="EN-US">Empresyonizm ve Realizmin Bağı</span></h2>
<p>Gerçekçiliği, gerçek yaşanmış hayatları resme aktarırken ressamda bir izlenimcilik, kendini resmettiği objelerin yerine koyabileceğini düşünürsek realizmin içindeki gizli empresyonizmi de görmüş oluruz. Pek çok izlenimci ressamın önceden realizmden  etkilenmesi  ve sonradan empresyonizme kayması da bu durumun kanıtı olarak gösterilebilir. <strong>Empresyonizm ve realizm</strong> birbirine inceden bir iple bağlıdır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/">Empresyonizm İçinde Realizm, Realizm İçinde Empresyonizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5022</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sembolizmin En Çarpıcı Tonu: Gustav Klimt</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sembolizmin-en-carpici-tonu-gustav-klimt/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sembolizmin-en-carpici-tonu-gustav-klimt/#comments</comments>
				<pubDate>Fri, 05 Aug 2016 10:03:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alican Özbay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Egon Schiele]]></category>
		<category><![CDATA[Gustav Klimt]]></category>
		<category><![CDATA[Klimt]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sezession]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4755</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sembolizm denince elbette akla bir çok sanatçı gelir. Ancak bu yazıda içlerinden çalısmalarıyla beni en çok etkilemiş olanların birinden bahsetmek istiyorum. Eserlerinin üstüne altın tozu serperek sanatseverlere şehvetli bir sembolizm deneyimi yaşatan bu ressam elbette ki Gustav Klimt’ten başkası değil. The Kiss – Gustav Klimt Sanırım Klimt denince The Kiss’ i övmeden söze başlanamıyor. Ancak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sembolizmin-en-carpici-tonu-gustav-klimt/">Sembolizmin En Çarpıcı Tonu: Gustav Klimt</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><figure id="attachment_4756" aria-describedby="caption-attachment-4756" style="width: 100px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/100px-Klimt-Salome.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4756 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/100px-Klimt-Salome.jpg?resize=100%2C428" alt="Gustav Klimt &quot;Judith - Salome&quot;" width="100" height="428" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/100px-Klimt-Salome.jpg?w=100&amp;ssl=1 100w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/100px-Klimt-Salome.jpg?resize=70%2C300&amp;ssl=1 70w" sizes="(max-width: 100px) 100vw, 100px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4756" class="wp-caption-text">Gustav Klimt &#8220;Judith &#8211; Salome&#8221;</figcaption></figure></p>
<p>Sembolizm denince elbette akla bir çok sanatçı gelir. Ancak bu yazıda içlerinden çalısmalarıyla beni en çok etkilemiş olanların birinden bahsetmek istiyorum. Eserlerinin üstüne altın tozu serperek sanatseverlere şehvetli bir sembolizm deneyimi yaşatan bu ressam elbette ki <a href="http://www.sanatduvari.com/klimtin-opucugu/" target="_blank"><strong>Gustav Klimt</strong></a>’ten başkası değil.</p>
<h2>The Kiss – Gustav Klimt</h2>
<p>Sanırım Klimt denince <em>The Kiss</em>’ i övmeden söze başlanamıyor. Ancak Klimt’in sanatı içerisinde tek bir eseri ön plana çıkarmayı doğru bulmuyorum. Onun lirik ve zarif bir erotizm anlayışıyla resmettiği kadın figürlerinin içerisinde en masum olanını barındıran <em>The Kiss</em> belkide 20. ve 21. yüzyıl dünya toplum ahlakına en ters düşmeyen eserlerinden biri. Eserin bilinirliğini buna rağmen Klimt’in perspektifinden hiç bir şey kaybetmemesine bağlıyorum. Bu da elbetteki Klimt’in eseri oluştururken kullandığı birbirinden farklı teknik sayesinde var olabiliyor.</p>
<p>Klimt, eserlerinde kullandığı farklı metodlarla onları öylesine cazip hale getirmiştir ki <em>Danae</em> ve <em>Eugenia</em> gibi eserlerinde sadece o güçlü ve saf kadın figürünü görmez, kadının düşüncelerini okumak , onun o sahnede nasıl var olduğunu anlamak istersiniz. Belkide bu nedenledir ki yaşadığı dönem ve sonrasında <u>Klimt</u> bir çok genç ve hevesli sanatçıyı etkilemiştir. Bu gençler Klimt&#8217;in tekniklerini kendi çalışmalarında uygulamaya çalışmış ve bunu yaparken de ona duydukları hayranlığı saklamamışlardır. Bunlardan özellikle bahsetmek istediğim birisi <strong>Egon Schiele</strong>.</p>
<p><figure id="attachment_4758" aria-describedby="caption-attachment-4758" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/800px-Gustav_Klimt_050.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4758 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/800px-Gustav_Klimt_050.jpg?resize=520%2C720" alt="Gustav Klimt resimleri sembolizmin en iyi örneklerini temsil eder." width="520" height="720" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/800px-Gustav_Klimt_050.jpg?w=520&amp;ssl=1 520w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/800px-Gustav_Klimt_050.jpg?resize=217%2C300&amp;ssl=1 217w" sizes="(max-width: 520px) 100vw, 520px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4758" class="wp-caption-text">Gustav Klimt resimleri sembolizmin en iyi örneklerini temsil eder.</figcaption></figure></p>
<h2>Egon Schiele</h2>
<p>Egon Schiele’in hastalık ve ölümlerle dolu talihsiz hayatında ki tek parlak nokta belki de Klimt’ le tanışmış ve onun desteğini alarak sanat anlayışını şekillendirmiş olmasıdır. Schiele yalnızca onun nü kadın estetiğini yansıtmamış, aynı zamanda onun çizim tekniklerinden de bolca esinlenmiştir. <em>Gerti Schiele in Plaid Garment </em> adlı tablosunda bu açıkça görülmektedir. Öyle ki Schiele, <strong>Klimt</strong> le birlikte Sezession atölyelerine bile katılmıştır. Maalesef Egon Schiele’ in sorunlarla dolu hayatı 1918 yılının Ekim ayında, 28 yaşındayken daha sona ermiş ve dünyayı bir çok farklı eserle buluşturmasından alıkoymuştur.</p>
<p><figure id="attachment_4759" aria-describedby="caption-attachment-4759" style="width: 405px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/Klimt_Mulher_sentada.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4759 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/Klimt_Mulher_sentada.jpg?resize=405%2C563" alt="Gustav Klimt &quot;Mulher Sentada&quot;" width="405" height="563" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/Klimt_Mulher_sentada.jpg?w=405&amp;ssl=1 405w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/Klimt_Mulher_sentada.jpg?resize=216%2C300&amp;ssl=1 216w" sizes="(max-width: 405px) 100vw, 405px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4759" class="wp-caption-text">Gustav Klimt &#8220;Mulher Sentada&#8221;</figcaption></figure></p>
<p><strong>Gustav Klimt</strong>, aynı yılın Şubat ayında, 55 yaşında vefat etmiştir. Ondan geriye yalnızca Naziler tarafından İkinci Dünya Savaşı sırasında tahrip edilen eserleri ve derin sanat mirası kalmıştır. Umuyorum ki Klimt ve Schiele gibi sanatçıların eserleri ülkemizde daha çok tanınır hale gelir ve yalnızca onların tonları değil, dünyaları da konuşulur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sembolizmin-en-carpici-tonu-gustav-klimt/">Sembolizmin En Çarpıcı Tonu: Gustav Klimt</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sembolizmin-en-carpici-tonu-gustav-klimt/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4755</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ünlü Ressamları Konu Alan En İyi 5 Biyografik Film</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/unlu-ressamlari-konu-alan-en-iyi-5-biyografik-film/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/unlu-ressamlari-konu-alan-en-iyi-5-biyografik-film/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 08 Jul 2016 06:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[biyografik film]]></category>
		<category><![CDATA[Frida]]></category>
		<category><![CDATA[Frida Kahlo]]></category>
		<category><![CDATA[Gustav Klimt]]></category>
		<category><![CDATA[Klimt]]></category>
		<category><![CDATA[Modigliani]]></category>
		<category><![CDATA[Picasso]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gogh]]></category>
		<category><![CDATA[Vincent Van Gogh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4318</guid>
				<description><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü ressamların yaşamlarını konu alan filmleri araştırıp ünlü ressamları konu alan en iyi 5 biyografik filmi sizin için bir araya getirdik. Van Gogh, Pablo Picasso, Klimt, Modigliani ve Frida Kahlo’nun hayatlarını konu alan bu filmler hem ressamların eşsiz resimleri hem de filmlerin sinemasal görüntü gücü ile mükemmel bir görsellik sunuyor. Daha fazla uzatmadan gelin [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/unlu-ressamlari-konu-alan-en-iyi-5-biyografik-film/">Ünlü Ressamları Konu Alan En İyi 5 Biyografik Film</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü ressamların yaşamlarını konu alan filmleri araştırıp <strong>ünlü ressamları konu alan en iyi 5 biyografik film</strong>i sizin için bir araya getirdik.</p>
<p><strong>Van Gogh, Pablo Picasso, Klimt, Modigliani</strong> ve <strong>Frida Kahlo</strong>’nun hayatlarını konu alan bu filmler hem ressamların eşsiz resimleri hem de filmlerin sinemasal görüntü gücü ile mükemmel bir görsellik sunuyor.</p>
<p>Daha fazla uzatmadan gelin <u>ünlü ressamların hayatlarını konu alan en iyi 5 biyografik film</u>in hangileri olduğuna bakalım:</p>
<p><figure id="attachment_4324" aria-describedby="caption-attachment-4324" style="width: 546px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/van-gogh-The-Langlois-Bridge-at-Arles-1888.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4324 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/van-gogh-The-Langlois-Bridge-at-Arles-1888.jpg?resize=546%2C419" alt="Van Gogh; &quot;The Langlois Bridge at Arles, 1888&quot;" width="546" height="419" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/van-gogh-The-Langlois-Bridge-at-Arles-1888.jpg?w=546&amp;ssl=1 546w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/van-gogh-The-Langlois-Bridge-at-Arles-1888.jpg?resize=300%2C230&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 546px) 100vw, 546px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4324" class="wp-caption-text">Van Gogh; &#8220;The Langlois Bridge at Arles, 1888&#8221;</figcaption></figure></p>
<h2>5. Lust For Life (Ölmeyen İnsanlar) &#8211; Van Gogh</h2>
<p><strong>Van Gogh</strong>’un (1853-1890) bir din adamından, tutkulu bir ressama dönüşme sürecini oldukça başarılı işleyen film, renkleri ve çerçeveleriyle de Van Gogh’un dünyasına girmeyi başarıyor. Yoksulluk ve yalnızlık içinde geçen bir ömür ve gittikçe artan nöbetlerin esaretinde hayata resimle anlam kazandıran bir dehanın hikayesi.</p>
<p>Van Gogh’un bir din adamından, tutkulu bir ressama dönüşme sürecini oldukça başarılı işleyen film, renkleri ve çerçeveleriyle de Van Gogh’un dünyasına girmeyi başarıyor. Yoksulluk ve yalnızlık içinde geçen bir ömür ve gittikçe artan nöbetlerin esaretinde hayata resimle anlam kazandıran bir dehanın hikayesi…</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/WRjKDxdmdU0?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<ul>
<li>Yönetmen: Vincente Minnelli, George Cukor</li>
<li>Oyuncular: Kirk Douglas, Anthony Quinn, James Donald</li>
</ul>
<p>Van Gogh’u başarıyla canlandıran Kirk Douglas’a, yakın arkadaşı Gauguin rolünde Anthony Quinn ve kardeşi Teo olarak James Donald eşlik ediyor…</p>
<p><figure id="attachment_4322" aria-describedby="caption-attachment-4322" style="width: 650px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/picasso-The-Dream-1932.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4322 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/picasso-The-Dream-1932.jpg?resize=640%2C858" alt="Picasso; &quot;The Dream, 1932&quot;" width="640" height="858" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/picasso-The-Dream-1932.jpg?w=650&amp;ssl=1 650w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/picasso-The-Dream-1932.jpg?resize=224%2C300&amp;ssl=1 224w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4322" class="wp-caption-text">Picasso; &#8220;The Dream, 1932&#8221;</figcaption></figure></p>
<h2>4. Surviving Picasso (Picasso’yla Yaşamak)</h2>
<p>Senaryo, <strong>Picasso</strong>’yu terketmeyi başarabilmiş olan tek kadın Françoise Gilot’un anılarından derlenmiş. Françoise Gilot bir sanat öğrencisi iken, ünlü ressam Pablo Picasso’nun (1881-1973) hayatına girer ve birçok resmi için ona esin kaynağı olur. Sanat tarihinin gerçek bir olayından yola çıkan film, geniş kitlelerin beğenisini kazandı.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/DL1-FNcQZW8?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<ul>
<li>Yönetmen: James Ivory</li>
<li>Oyuncular: Anthony Hopkins, Julianne Moore, Natascha McElhone, Peter Eyre</li>
</ul>
<p>Arianna Huffington&#8217;un kitabından uyarlanmış olan film, Picassonun en büyük esin kaynağı olan kadınlarla ilişkilerini onlardan biri olan Françoise Gilotun dilinden aktarıyor. Filmde, kadınlara karşı acımasız ve bencil bir Picasso izliyoruz. Yine de,resim yaparken onu izlemek, kendini tanrılaştırmakta pek de haksız olmadığı hissini yaratıyor. Picassoyu canlandıran Antony Hopkins, her zamanki gibi seyirciyi memnun edecek bir bir performans sergiliyor.</p>
<p><figure id="attachment_4320" aria-describedby="caption-attachment-4320" style="width: 546px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/klimt-The-Kiss-1907-1908.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4320 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/klimt-The-Kiss-1907-1908.jpg?resize=546%2C560" alt="Klimt; &quot;The Kiss, 1907-1908&quot;" width="546" height="560" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/klimt-The-Kiss-1907-1908.jpg?w=546&amp;ssl=1 546w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/klimt-The-Kiss-1907-1908.jpg?resize=293%2C300&amp;ssl=1 293w" sizes="(max-width: 546px) 100vw, 546px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4320" class="wp-caption-text">Klimt; &#8220;The Kiss, 1907-1908&#8221;</figcaption></figure></p>
<h2>3. Klimt</h2>
<p>Şilili yönetmen Raoul Ruiz, Klimt’te Avusturyalı ressam <strong>Gustav Klimt</strong>’in (1862-1918) hayatını anlatıyor. Gustav Klimt, aslında ilk olarak süslemecilik sanatı aracılığıyla resimle tanışıyor. Gençliğinde kardeşi ve bir arkadaşıyla beraber kurdukları grup Viyana’da pek çok önemli yerin süslemesini yapıyor ve Klimt bu sayede ülkede ün yapıyor. Film, bu kısımlara hiç değinmiyor ve Klimt’i 1900’lerin başında Paris’te açmış olduğu fuar vasıtasıyla izleyicilere tanıtıyor.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/_hPdN2QBTeY?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<ul>
<li>Yönetmen: Raoul Ruiz,</li>
<li>Oyuncular: John Malkovich, Veronica Ferres, Saffron Burrows</li>
</ul>
<p>Yönetmenliğini Raoúl Ruiz&#8217;in yapmış olduğu 2006 sinema yapımında ressam Klimt&#8217;in hayatını konu almaktadır.Oldukça başarılı bir yapıma imza atan filmin başrol oyuncuları John Malkovich, Stephen Dillane ve Veronica Ferres yer almaktadır.</p>
<p><figure id="attachment_4321" aria-describedby="caption-attachment-4321" style="width: 514px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/modigliani-Jeanne-Hébuterne-1918.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4321 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/modigliani-Jeanne-Hébuterne-1918.jpg?resize=514%2C819" alt="Modigliani; &quot;Jeanne Hébuterne, 1918&quot;" width="514" height="819" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/modigliani-Jeanne-Hébuterne-1918.jpg?w=514&amp;ssl=1 514w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/modigliani-Jeanne-Hébuterne-1918.jpg?resize=188%2C300&amp;ssl=1 188w" sizes="(max-width: 514px) 100vw, 514px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4321" class="wp-caption-text">Modigliani; &#8220;Jeanne Hébuterne, 1918&#8221;</figcaption></figure></p>
<h2>2. Modigliani</h2>
<p>Cemal Süreya’nın Aslan Heykelleri şiirine konu olan İtalyan ressam <strong>Amedeo Clemente Modigliani</strong>’nin (1884-1920) yoksulluğu, giyimi, kadın sevgisi, yarattığı eserler, aşkları, hatta sanatını gölgeleyebilecek trajik yaşam öyküsü anlatılıyor filmde. Filmde ışığın ve hüznün ressamı Modigliani’ye tutkuyla aşık karısı Jeanne’e ve birbirlerine düşman ama bir o kadar da birbirlerine hayran Picasso’yla ilişkileri çok etkileyici sahnelerle anlatılıyor.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/GCN-p5_HT_M?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<ul>
<li>Yönetmen: Mick Davis</li>
<li>Oyuncular: Andy Garcia, Elsa Zylberstein, Omid Djalili</li>
</ul>
<ol>
<li>yüzyılda yaşamış olan, üretmiş olduğu eserler ve sahip olduğu düşünce tarzı ile aydınlanma çağının gizli kahramanlarındandır. Bu ressamın en büyük özelliği ise populer olmaya özenmemesi ve gergin sosyeteyi ise her fırsatta yerden yere vurmasıdır. Çağdaşlarına göre hayatını sefalet içerisinde geçirmiş olmasına rağmen büyük saygı duyulan bu usta ressamın hayatı sizlere sunuluyor.Filmde güzel gözleri olan Jeanne&#8217;nin portresini yapacak olan usta ressam genç yaş sayılabilecek bir yaşta 39 yaşında ölmüştür&nbsp;fakat geride bıraktığı eşsiz eserler hala günümüzde bir çok kişiye ilham kaynağı olmaktadır.</li>
</ol>
<p><figure id="attachment_4319" aria-describedby="caption-attachment-4319" style="width: 565px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/frida-kahlo-Self-Portrait-1930.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4319 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/frida-kahlo-Self-Portrait-1930.jpg?resize=565%2C750" alt="Frida Kahlo; &quot;Self Portrait, 1930&quot;" width="565" height="750" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/frida-kahlo-Self-Portrait-1930.jpg?w=565&amp;ssl=1 565w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/frida-kahlo-Self-Portrait-1930.jpg?resize=226%2C300&amp;ssl=1 226w" sizes="(max-width: 565px) 100vw, 565px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4319" class="wp-caption-text">Frida Kahlo; &#8220;Self Portrait, 1930&#8221;</figcaption></figure></p>
<h2>1. Frida</h2>
<p>Yapımcı Nancy Hardin, 1983’te Hayden Herrera’nın araştırmaya dayalı Frida kitabı ilk çıktığında konuyu beğenip tüm stüdyoları gezmiş. Yıllar sonra Frida’nın 1990’ların başında popülerlik kazanmasıyla beraber, bu konu Hollywood’da ilgi çekici bir hal almaya başlamış ve filmin çekilmesine karar verilmiş. Bu dönem içinde bir Frida hayranı olan Salma Hayek de işin yapım aşamasında devreye girmiş. Film Meksikalı ressam <strong>Frida Kahlo</strong>’nun (1907-1954) genç yaşta geçirdiği, dehşet dolu trafik kazasıyla açılıyor. Filmde kocası Diego Rivera ile arasındaki karmaşık ilişki, ünlü komünist teorisyen Troçki’yle arasındaki yasak ve tartışmaya yol açan olaylar, kadınlarla arasındaki romantik ve provokatif karmaşa içinde Frida Kahlo anlatılıyor.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/-CTM7FcY1LE?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<ul>
<li>Yönetmen: Julie Taymor</li>
<li>Oyuncular: Salma Hayek, Alfred Molina, Ashley Judd</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/unlu-ressamlari-konu-alan-en-iyi-5-biyografik-film/">Ünlü Ressamları Konu Alan En İyi 5 Biyografik Film</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/unlu-ressamlari-konu-alan-en-iyi-5-biyografik-film/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4318</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İstanbul Modern: İnci Eviner Retrospektifi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/istanbul-modern-inci-eviner-retrospektifi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/istanbul-modern-inci-eviner-retrospektifi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 05 Jul 2016 10:00:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[alegori]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş sanat]]></category>
		<category><![CDATA[desen sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[ideogram]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografi]]></category>
		<category><![CDATA[illüstrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Levent Çalıkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[piktogram]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Senem R. Kantarcı]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4342</guid>
				<description><![CDATA[<p>İstanbul Modern’de 22 Haziran’da açılan İnci Eviner Retrospektifi 23 Ekim 2016’ya kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak. İnci Eviner Retrospektifi, sanatçının 1980’li yıllardan günümüze uzanan yaratım sürecini bir araya getiriyor. Sergi, Eviner’in desenden resme, videodan yerleştirmeye, fotoğraftan heykele uzanan zengin ifade arayışının gelişim ve dönüşümünü görünür kılıyor. Eviner’in sanatsal birikimini kronolojik bir akış yerine, geçmiş ile şimdiyi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/istanbul-modern-inci-eviner-retrospektifi/">İstanbul Modern: İnci Eviner Retrospektifi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Modern</strong>’de 22 Haziran’da açılan <strong>İnci Eviner Retrospektifi</strong> 23 Ekim 2016’ya kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak. <em>İnci Eviner Retrospektifi</em>, sanatçının 1980’li yıllardan günümüze uzanan yaratım sürecini bir araya getiriyor. <u>Sergi</u>, Eviner’in desenden resme, videodan yerleştirmeye, fotoğraftan heykele uzanan zengin ifade arayışının gelişim ve dönüşümünü görünür kılıyor. Eviner’in sanatsal birikimini kronolojik bir akış yerine, geçmiş ile şimdiyi birbiri içerisine konumlandıran ve sergi mekânını da sergilemenin içerisine dahil eden, farklı bir kurgu ile izleyiciye sunuyor.</p>
<h2>İnci Eviner Sergisi</h2>
<p>Eviner’in çalışmalarının merkezini <u>desen</u> oluşturuyor. Çalışma pratiğinin başlangıç noktasını kağıt üzerine çizgi ile oluşturduğu dışavurumlar olarak tanımlayan sanatçı, sanat tarihine ait <em>alegori, ikonografi, illüstrasyon</em> ve <em>mitoloji</em>lerden güncel <em>ideogram</em> ve <em>piktogram</em>lara uzanan, sınırsız bir görsel dilin içerisinde gezinerek kendi sanat anlayışını her defasında daha da zenginleştirerek oluşturuyor. Güzel olanın içindeki şiddeti, bastırılmış olanın potansiyelini ve bilinçaltının eşsiz yaratıcılığını iç içe örerek güncel, güncel olduğu kadar da zamansız olduğu izlenimi veren yapıtlar kurguluyor.</p>
<h2>Öncü Sanatçı İnci Eviner</h2>
<p>Türkiye çağdaş sanatının güncel dönüşümünde etkin rol üstlenen öncü sanatçı; toplumsal, politik ve sosyo-kültürel koşullar içerisinde kadın, toplumsal cinsiyet ve kimlik politikalarına dair farklı haller üzerine kendine özgü bir ifade alanı aralıyor. Çocukluktan itibaren etkisi altında kaldığımız tarihsel, söylemsel ve bilinçdışından süreçlerin kadın kimliği üzerindeki yansımalarını araştıran sanatçı, kadın olma halini tek bir imgeye sığmayan, sınırsız bir hayal gücünün alanı olarak tanımlıyor. Gündelik hayat içerisindeki jestlerinden hareket eden Eviner, onlar için uygun görülen temsil biçimlerini ve bu temsilleri var eden yasakları sorgularken meydan okumayı ihmal etmiyor.</p>
<h2>İnci Eviner’den 40 Yıllık Bir Çalışma</h2>
<p>İlgi ve araştırma alanlarının çeşitliliği açısından şüphesiz kuşağının en yaratıcı ve güncel sanatçılarından biri <strong>İnci Eviner</strong>. Serginin bir araya getirdiği yaklaşık kırk yıllık döküm, onun hem kendisi ile hem de insanı var eden bilinçaltı, kültür, tarih, doğa ve sanat bütünlüğü ile kurduğu derin bağın zenginliğini ortaya koyuyor.</p>
<h2>İnci Eviner Retrospektif’indeki Ana Akslar</h2>
<p>Sergideki yapıtlar, disiplinlerarası kesişmeden doğan pek çok alt okuma barındırabilir ama Eviner’in sanatındaki ana aksları şu başlıklar altında sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Akademik eğitiminin getirdiği sanat tarihsel referanslar ve bu referansların sembolik anlamlarına dair güncel sorgulamalar</li>
<li>Bilinçaltı ve varoluşun tetiklediği dışavurumlar</li>
<li>İnsan doğasının karmaşık yapısı</li>
<li>Ezberlediğimiz davranış modelleri ve bizi hayvanlardan ayıran ince medeniyet çizgisi</li>
<li>İnşa edilmiş büyük anlatılar ve bu anlatıların nüfuz ettiği tüm iktidar alanları</li>
<li>Beden-kimlik-coğrafya üçgeninde oluşturulmuş Kartezyen bilgiler ve bu bilgilerin yansıdığı, düşünceyi tekelleştiren görsel ve sözlü yayınlar, kaynaklar ve tarihi belgeler</li>
<li>Doğu-batı ekseninde kurgulanmış modernist politikaların şimdiki zamandaki etkileri ve bu etkileri delen sınır aşımları</li>
<li>Göçler ve mülteci olma halleri</li>
</ul>
<h3>Retrospektif</h3>
<ul>
<li>Küratör: Levent Çalıkoğlu</li>
<li>Asistan Küratör: Senem R. Kantarcı</li>
<li>Sergi Sponsoru: Ferko</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/istanbul-modern-inci-eviner-retrospektifi/">İstanbul Modern: İnci Eviner Retrospektifi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/istanbul-modern-inci-eviner-retrospektifi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4342</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Renklerde Kaybolan Hayat ya da Fikret Mualla</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/renklerde-kaybolan-hayat-ya-da-fikret-mualla/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/renklerde-kaybolan-hayat-ya-da-fikret-mualla/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 24 Jun 2016 13:30:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Rana Arıbaş]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Poyrazoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Bora Gencer]]></category>
		<category><![CDATA[dışavurumculuk]]></category>
		<category><![CDATA[ekspresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[fovist]]></category>
		<category><![CDATA[fovist akım]]></category>
		<category><![CDATA[fovist ressamlar]]></category>
		<category><![CDATA[fovist tarz]]></category>
		<category><![CDATA[fovizm]]></category>
		<category><![CDATA[fovizm akımı]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Güngör]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Hikmet Ran]]></category>
		<category><![CDATA[Okan Bayülgen]]></category>
		<category><![CDATA[Picasso]]></category>
		<category><![CDATA[Selen Görgüzel]]></category>
		<category><![CDATA[Semiha Berksoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4201</guid>
				<description><![CDATA[<p>Üzerinde uzun yıllardır çalışılan ve ilk bölümü yıllar önce bitmesine rağmen kalanı yıllar sonra çekilen A Life Lost in Colours yani&#160; Türkçe’ye çevirirsek Renklerde Kaybolan Hayat yakında vizyona gösterime giriyor. Yönetmeni Metin Güngör Fransa’da yaşayan bir sinemacı. Filmin hazırlanış süresi toplamda yedi yıl ve resmen tüm ünlü oyuncuları bir araya getiren bir yapıt. Filmin en [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/renklerde-kaybolan-hayat-ya-da-fikret-mualla/">Renklerde Kaybolan Hayat ya da Fikret Mualla</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Üzerinde uzun yıllardır çalışılan ve ilk bölümü yıllar önce bitmesine rağmen kalanı yıllar sonra çekilen <strong>A Life Lost in Colours</strong> yani&nbsp; Türkçe’ye çevirirsek <strong>Renklerde Kaybolan Hayat</strong> yakında vizyona gösterime giriyor.</p>
<p><figure id="attachment_4202" aria-describedby="caption-attachment-4202" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/A-Life-Lost-in-Colours.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4202 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/A-Life-Lost-in-Colours.jpg?resize=200%2C290" alt="Yönetmeni Metin Güngör Fransa’da yaşayan bir sinemacı." width="200" height="290" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4202" class="wp-caption-text">Yönetmeni Metin Güngör Fransa’da yaşayan bir sinemacı.</figcaption></figure></p>
<p>Yönetmeni <strong>Metin Güngör</strong> Fransa’da yaşayan bir sinemacı. Filmin hazırlanış süresi toplamda yedi yıl ve resmen tüm ünlü oyuncuları bir araya getiren bir yapıt.</p>
<p>Filmin en önemli özelliği ise bir <u>Türk Ressamı üzerine yapılan ilk film</u> olması ama onun yanında harika oyuncular karşımıza çıkıyor. Kimler mi?</p>
<p>Ali Poyrazoğlu, <em>Fikret Mualla</em>’yı;&nbsp;Okan Bayülgen&nbsp;ise dünyaca ünlü ressam Pablo Picasso’yu Nazım Hikmet rolünde Bora Gencer’i,&nbsp;Türkiye’nin ilk&nbsp;kadın&nbsp;opera&nbsp;sanatçısı Semiha Berksoy rolünde ise Selen Görgüzel’i izleyecek.&nbsp;Süper bir kadro değil mi?</p>
<p><figure id="attachment_4203" aria-describedby="caption-attachment-4203" style="width: 210px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/fikret-mualla.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4203 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/fikret-mualla-210x300.jpg?resize=210%2C300" alt="Fikret Mualla (1903 - 1967)" width="210" height="300" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/fikret-mualla.jpg?resize=210%2C300&amp;ssl=1 210w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/fikret-mualla.jpg?w=420&amp;ssl=1 420w" sizes="(max-width: 210px) 100vw, 210px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4203" class="wp-caption-text">Fikret Mualla (1903 &#8211; 1967)</figcaption></figure></p>
<h1>Fikret Mualla</h1>
<p>Gelelim <strong>Fikret Mualla</strong>’ya ama önce tersten başlayarak eserlerini sıralayalım sonra ressama gelelim:</p>
<p><strong>Fikret Mualla Eserleri: (başlıca): Resim:</strong>&nbsp;Oturan Adamlar, 1937, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi; Sevişenler, 1952; Masada, 1953; Nature-Morte, 1954; Sokak, 1955; Sermayeler, 1955; Kafe, 1955, Bistro; Kanalda Bekleyen Taşıt Botları; Marsilya’da Fransız işçileri Bir Kahvede; Haliç ve Süleymaniye; Paris’te Bir Sokak; Amerikan Bar; Baloncu; Peyzaj; Balıkçı; Mor Zemin üstünde Figürler. Kitap Resmi: Nâzım Hikmet, Varan 3, 1930. Tiyatro Kostümü: Lüks Hayat; Deli Dolu; Saz Caz.</p>
<p>Türk sanatında böylesine yapıta imza atan bir sanatçı var mı tartışılır. Ama şahsıma soracaksanız benim başucu ressamımdır. Bu geç kalan yazının nedeni de biraz daha onun tanınmasını isteğimdir. Başta kendi çocuklarım olmak üzere tabi ki.</p>
<p><figure id="attachment_4204" aria-describedby="caption-attachment-4204" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/fikret-mualla-resmi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4204 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/fikret-mualla-resmi.jpg?resize=640%2C480" alt="Fikret Mualla'nın bir resmi." width="640" height="480" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/fikret-mualla-resmi.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/fikret-mualla-resmi.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4204" class="wp-caption-text">Fikret Mualla&#8217;nın bir resmi.</figcaption></figure></p>
<p>Çünkü birçok sanatçının olduğu gibi onun yaşamı da travmalarla doludur ve 1967 yılında tek başına bir hastane odasında ölmüştür. Erken yaşta geçirilen sakatlık, annesinin ölümü, babasının yeniden evlenmesi derken hayatında travmalar hiç bitmez ve tüm bunlar onu çoşkulu, Dışavurumculuk’un (Ekspresyonizm) ve Fovizm izleri taşıyan bir ressama dönüştürür ve tüm çalışmaları sokaktandır. Gerçektir. Kendini hemen belli eden bir çok özel, çok güzel adamdır. <u>Fikret Mualla</u>’dır ve <strong>Renklerde Kaybolan Hayat</strong> Eylülde vizyonda.</p>
<p>Çok izlenmesi ve çok tanınması dileğiyle.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/renklerde-kaybolan-hayat-ya-da-fikret-mualla/">Renklerde Kaybolan Hayat ya da Fikret Mualla</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/renklerde-kaybolan-hayat-ya-da-fikret-mualla/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4201</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Matisse’in Renkleri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/matissein-renkleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/matissein-renkleri/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 11 Jun 2016 05:00:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İpek Demirsoy]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[fovist]]></category>
		<category><![CDATA[fovist akım]]></category>
		<category><![CDATA[fovist dönem]]></category>
		<category><![CDATA[fovist ressamlar]]></category>
		<category><![CDATA[fovist tarz]]></category>
		<category><![CDATA[fovizm]]></category>
		<category><![CDATA[fovizm akımı]]></category>
		<category><![CDATA[Henri Matisse]]></category>
		<category><![CDATA[Matisse]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4002</guid>
				<description><![CDATA[<p>Dışavurumcu renkleri ile anılan Henri Matisse, yirminci yüzyılın en etkili ressamlarından biri olmuştur. 1869 yılında Fransa’da dünyaya gelen Matisse, altmış yıllık kariyeri boyunca, heykelden resme, resimden baskıya kadar birçok eser yaratmıştır. Konuları sıra dışı olmasa da çarpıcı renkleri ve anlatılmak istenen duygunun resimlerinde abartılı yansıması, onu sanat tarihinde sıra dışı bir konuma yükseltmiştir. Resim yeteneğini [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/matissein-renkleri/">Matisse’in Renkleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Dışavurumcu renkleri ile anılan <strong>Henri Matisse</strong>, yirminci yüzyılın en etkili ressamlarından biri olmuştur. 1869 yılında Fransa’da dünyaya gelen Matisse, altmış yıllık kariyeri boyunca, heykelden resme, resimden baskıya kadar birçok eser yaratmıştır. Konuları sıra dışı olmasa da çarpıcı renkleri ve anlatılmak istenen duygunun resimlerinde abartılı yansıması, onu sanat tarihinde sıra dışı bir konuma yükseltmiştir. Resim yeteneğini hayatı boyunca geliştiren Matisse, renklerin ve ışığın harmonisini tüm eserlerinde yakalamaya çalışmıştır.Post-gerçekçilik ile başlayan resim kariyerini, Fransız <em>fovizm</em> akımının başını çekerek devam ettirmiştir. Kubizm akımıyla ilgilense de reddetmiştir ve renk kullanımını baz alarak, çarpıcı, canlı, dekoratif eserler  ortaya çıkarmıştır. Kendi ifadeleriyle, rahat bir koltuk kadar yatıştırıcı ve zihne huzur veren bir sanat yaratmak  istemiştir. Natürmort ve nü figürler resimlerinde çoğunlukla işlenen temalardır.Diğer kültürlerin sanat biçimlerinden etkilenerek, İslam sanatının dekoratif  özelliklerini, Afrika heykelciliğinin açısallığını eserlerinde yansıtmıştır. Eserlerindeki güçlü renkleri ve alışılmamış figürleri Matisse’in sanatından etkilenmemin en büyük etkenleri. Bu yazımda bakmaktan zevk aldığım üç eseri hakkında düşüncelerimi sizinle paylaşacağım.</p>
<p><figure id="attachment_4003" aria-describedby="caption-attachment-4003" style="width: 320px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/Mademe-Matisse.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4003 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/Mademe-Matisse.jpg?resize=320%2C401" alt="Henri Matisse - Mademe Matisse, “The Green Line”,1905" width="320" height="401" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/Mademe-Matisse.jpg?w=320&amp;ssl=1 320w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/Mademe-Matisse.jpg?resize=239%2C300&amp;ssl=1 239w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4003" class="wp-caption-text">Henri Matisse &#8211; Mademe Matisse, “The Green Line”,1905</figcaption></figure></p>
<h2>Mademe Matisse</h2>
<p>Bu eserde betimlenen figür, ressamın eşi Amelie. Renklerin kombinasyonu ve resmin geometrik şekillenişi, eserin gücünü ortaya çıkaran unsurlar. Resme derinlik katan, ışık ve gölgeler renk kullanımıyla sağlanmış. Renklerin kullanımı düzensiz olsa da, resmin size verdiği genel etki huzur oluyor. Matisse,  figürün sunumunda hiçbir şeyi göz ardı etmeyip, ana hatlara odaklanmış. Betimlenen figürün görkemli niteliği ve bize dönük konumu, portreyi gözümde bir ikon haline getirmeyi başardı. Figürün baş kısmındaki başta göze batan ve garip algılanan yeşil çizgi, aslında ışık ve gölge arasındaki sınırı betimliyor ve bir güzellik niteliği olan simetrik yüz hatlarına odak sağlıyor. Matisse’in bu tabloyu yaratmaktaki amacının, renklerle bir kurgu, bir yapı inşa etmek olduğunu düşünüyorum. Bunun da hakkını sonuna kadar veriyor. Renklerin harmonisi gözüme çarpan  bir  diğer  unsur.  Yeşilin verdiği dinginlik ile kırmızının canlılığın çatışmasını izlemek, bu resmi sevmemi  sağlayan  nedenlerden biri. Bu çatışma sonucu bir bütünün doğması ise bir diğer neden. Çevresindeki renklerin canlılığın tersine, kadının donuk bakışları yine resimdeki garip çatışmalardan biri. Figürün yüzünü, ışık ve gölgelendirme ile sıcak ve soğuk olarak böldüğünü düşünüyorum. Fırça darbelerinin gelişigüzel vurumu, resme bir hareketlilik sağlamış. Öte yanda eserdeki baskın çizgiler kadının omuzlarını, saçlarını ve kaşlarını belirgin hale getiriyor. Fovizm akımının bir parçası olan bu tablo, renklerin niteliklerini kanıtlamak için oluşturulmuş bir sanat eseri. Ayrıca eşine karşı hissettiği duygularını renklerle ifade etmeye çalıştığını düşünüyorum Matisse’in. Seçtiği renklerin kişisel hisleriyle zenginleştiğini ve renkleri daha çarpıcı hale getirdiğini düşünüyorum. Ayrıca eşine olan sevgisini yansıtmasının dışında, renklerin eşinin bazı kişisel özellikleri ile de paralel olduğu kanısındayım. Yüzündeki sarıya kaçık uçuk renkler, sıcak renklere nazaran daha duygusuz bir kişilik özelliğini ifade ediyor. Yüzündeki sıcak noktalar ise kadının tutkulu yanını ifade ediyor olabilir. Diğer yandan tablodaki sıcak pembemsi renkler sevgi duygusunu ortaya çıkarıyor. Figürün suratını da renkler yoluyla ikiye ayırarak, Matisse bir insanın içindeki farklı karakterleri göstermek istiyor. Eşini duygusuz bir ruh durumu ile tutkulu bir karakter olarak ikiye ayırıyor. Bir diğer sevdiğim özellik tıpkı Matisse’ in söylediği gibi, bu herkesin anlayabileceği bir sanat ve burada konu renklerin etkisi ve güzelliği. Bir bakıma renklere bir saygı duruşu.  Bir fovist ressamın amaçladığı her şeyi bu resimde görebilirsiniz. Gerçeği olduğu gibi yansıtmayı tercih etmek yerine, gerçeğin yerini renkler alıyor ve dünyayı renkler aracılığıyla yeniden görebiliyorsunuz.</p>
<p><figure id="attachment_4004" aria-describedby="caption-attachment-4004" style="width: 736px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/matisse-La-Danse.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4004 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/matisse-La-Danse.jpg?resize=640%2C423" alt="Matisse &quot;La Danse, 1909-10&quot;" width="640" height="423" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/matisse-La-Danse.jpg?w=736&amp;ssl=1 736w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/matisse-La-Danse.jpg?resize=300%2C198&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/matisse-La-Danse.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/matisse-La-Danse.jpg?resize=214%2C140&amp;ssl=1 214w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4004" class="wp-caption-text">Matisse &#8220;La Danse, 1909-10&#8221;</figcaption></figure></p>
<h2>Matisse &#8211; La Danse</h2>
<p><em>La Danse</em>  Matisse’in bir diğer eseri olan  <em>La Joie de vivreé  </em>e referans yapıyor ve ona yeni bir boyut katıyor. Matisse’ in dansçıları el ele tutuşuyor  ve  enerjik bir daire oluşturuyorlar. Daha hızlı hareket ettikçe, çember daha da yükseliyor. Bir saatin içindeymişçesine hareket ediyorlar ve düzensiz bir enerji dalgası yayıyorlar . Grubun iki üyesi arasında bir boşluk var ve bir defa daha döngüyü tamamlama umuduyla kadın diğerine ulaşmaya çalışıyor. Tablodaki herkes bu döngüyü tamamlamaya odaklanmış. Sanki zamanın durmasını önlemeye çalışırmışçasına. Matisse bu boşluğu tamamlama görevini size bırakmış gibi. Bu aktif çaba neredeyse çemberi dağıtmak üzere, fakat bu durum dansın dışavurumunu daha da canlı hale getiriyor.Bu toplu çaba kişisel özgürlüğü arzulama ve ona ulaşma çabasını ifade ediyor olabilir.Matisse figürlerinin çabasız hareketlerle dans etmesini sağlıyor. Bu sayede özgürlük çabasının apaçık ortaya çıkmasını engelliyor. Matisse aynı anda, dans olgusunun zamandan bağımsız bir insan icadı olduğunu işaret ediyor olabilir. Bununla birlikte <em>La Danse  </em>ile mutluluk inancı yeniden yaratılıyor. Bu hareketli insan figürleri bu tabloda bir döngü oluşturuyor ve insanlarda yaşama ve sevinç duygusu uyandırıyor. Bu duygular erken Fovizm akımının temaları arasında yer alıyor.  Dans edenlerin dinginliği ise onların  bu duyguya bir tepkisi bence. Yoğun sıcak renkler arka plandaki soğuk mavi yeşil renkler ile kontrast oluşturuyor. Bu kontrast dans eden figürlerin daha göze çarpmasını sağlıyor. Resme bir daha bakınca, dans edenlerin bulunduğu mekanın ne kadar belirsiz olduğunu fark ettim. Figürlerin hareket etme çabasına ve dingin danslarına bakarak, figürlerin deniz altında dans ettiklerini hayal ettim ve süzülerek dans etmelerinin sebebini bu şekilde kendime açıkladım. Mekansal belirsizliği kullanarak, Matisse resimdeki derinliği sağlıyor. Yaşam döngüsünün bir dans ile ifade edilmesi fikri, bu eseri sevmemdeki baş neden. Figürlerin mağaradaki antik çizimlere benzemesi, Matisse’in antik sanata hayranlığını ifade ediyor. İlk insanların evreni ve doğayı anlama ihtiyacı ve bilinçaltlarında yarattığı etkiler bu şekilde gösteriliyor ve buna bağlı olarak, figürlerde kullanılan turuncuya kaçık turuncu vahşi yaşamı sembolize ediyor olabilir.</p>
<h2>Matisse &#8211; Pink Nude</h2>
<p><em>Pink Nude, </em>Matisse’in geç dönem sanatının önemli bir parçası. Matisse tabloya başlamadan önce, modeli fotoğraflamış ve resmi zamanla üzerine bir şeyler ekleyerek bitirmiştir. Bu süreçte şekilleri soyutlayarak ve arka plana geometrik şekiller ekleyerek eserin yapısını değiştirmiştir. Resmin odak noktası olan, devasa figür kollarını ve bacaklarını bükse de tabloya sığmayı başaramıyor. Kadının vücudu şehvetli kıvrımlar halinde yansıtılıyor. Figürün durağan görüntü ile arka plandaki geometrik şekiller arasında bir kontrast oluşturuluyor.Bu kontrast mantık ile tutkunun çatışmasını ifade ediyor olabilir.Arka planda yer alan vazo ile kadının vücudu aynı renkte.Vazodaki çiçekler ile kadının doğurgan yapısı arasında bir ilişki kurulabilir.Vazonun kadın doğurganlığını temsil eden geleneksel bir figür olması, bu iddiayı güçlendiriyor.Sembolizmi kullanması tabloyu sevme nedenim. <em>Pink Nude </em> <strong>Matisse</strong>’in bir diğer tablosu olan <em>Blue Nude </em>ile ilişkilendirilebilir.Fakat <em>Pink Nude, </em>hayli erotik bir eser olan <em>Blue Nude’</em>a göre daha ölçülü ve soğuk.Belirsiz bir erotizmi yine de sezebiliyorsunuz.Erotizm daha masum bir şekilde, figürün soluk rengi ile anlatılıyor.Figürün yüzündeki ifade belirsiz olmak ile birlikte meraklı bir bakışın bizi süzdüğünü fark ediyorum.Kim olduğumuzu, neden orada bulunduğunu anlamaya çalışıyormuş gibi bir ifade var yüzünde.Arkadaki mavi rengin canlılığı ile figürün soluk rengi arasında yine bir çatışma yaratıyor Matisse.</p>
<h3>Matisse  İçin Kaynakça</h3>
<ul>
<li>Matisse: 50 years of His Graphic Art by William S. Liebermen</li>
<li>The Last Works of Henri Matisse: Large Cut Gouaches by Monroe Wheeler</li>
<li>Henri Matisse-Master of Colour by Volkmar Essers by TASCHEN</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/matissein-renkleri/">Matisse’in Renkleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/matissein-renkleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4002</post-id>	</item>
		<item>
		<title>“Üstünde Ne Var?” Sergisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ustunde-ne-var-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ustunde-ne-var-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 14:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Sinan Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Pg Art Gallery]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3952</guid>
				<description><![CDATA[<p>Mehmet Sinan Kuran’ın Üstünde Ne Var? Adlı sergisi 7 Haziran 2016’da Pg Art Gallery’de açıldı. 16 Temmuz 2016 tarihine kadar görülebilecek olan Üstünde Ne Var? sergisi belleğimizin güncel envanterinde bizi yeni deneyimlere tedirgin yaklaşmaya sevk eden ağırlıkları bir kenara bırakıp, ezberimizi bozan sanatsal gerçeklikleri keşfetmeye çağırıyor. Pg Art Gallery salonunda sergilenen Üstünde Ne Var? sergisi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ustunde-ne-var-sergisi/">“Üstünde Ne Var?” Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mehmet Sinan Kuran</strong>’ın <strong>Üstünde Ne Var?</strong> Adlı sergisi 7 Haziran 2016’da <strong>Pg Art Gallery</strong>’de açıldı. 16 Temmuz 2016 tarihine kadar görülebilecek olan <u>Üstünde Ne Var? sergisi</u> belleğimizin güncel envanterinde bizi yeni deneyimlere tedirgin yaklaşmaya sevk eden ağırlıkları bir kenara bırakıp, ezberimizi bozan sanatsal gerçeklikleri keşfetmeye çağırıyor.</p>
<p><em>Pg Art Gallery</em> salonunda sergilenen Üstünde Ne Var? sergisi Pazartesi günleri hariç sabah 10.00 ile akşam 19.00 saatleri arasında görülebilir.</p>
<p><figure id="attachment_3953" aria-describedby="caption-attachment-3953" style="width: 180px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/mehmet-sinan-kuran.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3953 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/mehmet-sinan-kuran.jpg?resize=180%2C240" alt="Mehmet Sinan Kuran - Üstünde Ne Var?" width="180" height="240" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3953" class="wp-caption-text">Mehmet Sinan Kuran &#8211; Üstünde Ne Var?</figcaption></figure></p>
<h2>Mehmet Sinan Kuran &#8211; Üstünde Ne Var?</h2>
<p><em>Mehmet Sinan Kuran</em>, bugün sayısı 10’u bulan ajandalarının, her gün çizim, desen ve yazı ile doldurarak hayat verdiği sayfalarında gizli kalan dünyayı, genel geçer kuralların saf dışı edildiği sonsuz bir döngünün baş rolüne koyuyor. Zihninden taşanları gündelik hayata dair imgelerle birleştirerek her şeyin mümkün olduğu yeni bir görsel evren yaratan Kuran, mekanın sınırlarını kaldırarak, tüm özgürlüğü renklere ve formlara bahşediyor. Aşina olduğumuz tüm duygu ve düşünceleri, deşifre edilmesi gereken kodlar olarak önümüze sunan Kuran, çözümleme dürtümüzü harekete geçiren ilişkiler zincirinin halkalarını ustalıkla birleştiriyor. Belirli bir kompozisyon ile sınırlandırılmamış özgür imgeler, tıpkı zihinde parlayan yaratıcı düşünceler gibi, koyu mavi, koyu yeşil, siyah gibi karanlık renkler üzerinde varlıklarını gösterme şansına erişiyor. Sanatçının bilim adamı titizliğiyle işlediği resimleri, seçtiği tekniğin ve kullandığı malzemenin zerafetini taşırken, alışıldık bir yöntem olan boya ile yaratılması imkansız sahneleri izleyicinin huzuruna çıkarıyor.</p>
<p>Biçimsel gelenekten bağımsız bu neşeli resimler, gerçek ile gerçeküstünün evliliğinden doğan mizahi bir yüzey süslemesi olarak algımızı canlandırıyor. Kuran’ın işlerindeki özgünlüğün sırrı, eğlenerek bir parçası olduğu yaratım serüveninin bizzat kendisini dışa vuruyor olmasında yatıyor. Bu serüvende, insana dair her bir durumun temsilini incelikle resmeden Kuran, izleyiciyi farklı ruh hallerinde başka başka ipuçları çözmeye davet ediyor. Keskin ifade gücünün olanak tanıdığı güçlü anlatımlarla izleyicinin algısını ele geçiren Kuran, geçmişe dair tüm referansların kaynağını yeniden yorumluyor. <u>Mehmet Sinan Kuran</u>, yeni sergisiyle, bir sanat eserine bakarken, üstümüzdeki bu yüklerden arınmanın, hafiflemiş bir zihinle işin ruhunu görebilmenin yoluna işaret ediyor.</p>
<h3>Pg Art Gallery</h3>
<p>Boğazkesen Cad.No.76/B Tophane, Beyoğlu / İstanbul</p>
<p>İletişim: 0 212 252 80 00</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ustunde-ne-var-sergisi/">“Üstünde Ne Var?” Sergisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ustunde-ne-var-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3952</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Derdim Var Sanatımdan Büyük-1 (Vincent Van Gogh)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/derdim-var-sanatimdan-buyuk-1-vincent-van-gogh/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/derdim-var-sanatimdan-buyuk-1-vincent-van-gogh/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 17 May 2016 15:39:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sözü Bulan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gogh]]></category>
		<category><![CDATA[Vincent Van Gogh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3689</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanatın hangi dalı olduğu hiç önemli değil, bir kişi şöyle uzaktan yakından, kıyısından bile olsa bulaştıysa eğer herhangi bir sanat dalına, öyle geçiyordum uğradım diyerek yarı yolda bırakamaz bulaştığı işi. Ortada mutlaka bir dert vardır ve ister bilsin derdini, ister bilmek istemesin dönüp dolaşıp dolap beygiri gibi varacağı yer yine sanatıdır. Derdi olmayanın sanatla işi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/derdim-var-sanatimdan-buyuk-1-vincent-van-gogh/">Derdim Var Sanatımdan Büyük-1 (Vincent Van Gogh)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sanatın hangi dalı olduğu hiç önemli değil, bir kişi şöyle uzaktan yakından, kıyısından bile olsa bulaştıysa eğer herhangi bir sanat dalına, öyle geçiyordum uğradım diyerek yarı yolda bırakamaz bulaştığı işi. Ortada mutlaka bir dert vardır ve ister bilsin derdini, ister bilmek istemesin dönüp dolaşıp dolap beygiri gibi varacağı yer yine sanatıdır.</p>
<p>Derdi olmayanın sanatla işi olmaz çünkü. Sanat tüketicisinin bile bir derdi vardır. Zamanını kullanma tercihini daha başka bir uğraşıda değil de, sanatta kullanmak istediği için. Durup dururken niye tiyatroya gitsin ki bir insan, niye kitap okusun? Bir resim sergisini dolaşsın? Klasik müzik konserine gitsin? Bir de üstüne üstlük para ödesin! Deli olmak lazım…</p>
<p><figure id="attachment_3691" aria-describedby="caption-attachment-3691" style="width: 433px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Vincent-Van-Gogh-Portre.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3691 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Vincent-Van-Gogh-Portre.jpg?resize=433%2C576" alt="Vincent Van Gogh - Portre" width="433" height="576" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Vincent-Van-Gogh-Portre.jpg?w=433&amp;ssl=1 433w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Vincent-Van-Gogh-Portre.jpg?resize=226%2C300&amp;ssl=1 226w" sizes="(max-width: 433px) 100vw, 433px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3691" class="wp-caption-text">Vincent Van Gogh &#8211; Portre</figcaption></figure></p>
<p>Sanat yapmak zaten deli işidir… Akıllı adam akıllıca işler yapar. Sanat akıl işi mi ki? Ne memnun eder seni, ne memnun olur karşındaki kişi… Bir tatminsizliktir gider durur, bir dipsiz kuyudur. İşte tam oldu dersin, başka bir taraftan yine yakalar seni, beğenmezsin yaptığın işi… Döndürür en başa, dımdızlak kalırsın yine ortada… Silersin yaptığın her şeyi… Ha babam baştan başla şimdi…</p>
<p>Sanata bulaşmış her kim olursa olsun, ister resim yapsın, ister şarkı söylesin, fotoğraf çeksin örneğin konuşmaya çalışıyordur… Başkaca da bir derdi yoktur aslında… İnsanoğlu konuşamadığı için başlamadı mı sanata? Mağara resimleri anlatıyor olanı biteni saklanacak bir şey yok. Dürüst olalım kendimize. Konuşamadığımız için sanatla uğraşıyoruz. Bir gün sabahtan akşama kadar beni dinleyecek birini bulsam, niye oturup yazayım ki bilgisayar başında. Boyuna anlatır dururum, aklıma geldiği gibi, hiçbir düzeltme yapmadan, durmadan konuşurum ama hiç kimse buna katlanamaz, beni dinlemez… Bana yapılsa ben de katlanamam elbet… İşte bu yüzden yazıyorum!</p>
<p>Üstelik yazdıklarım uzun olunca okunmaz diye de, birkaç bölümde anlatmaya çalışıyorum. Yazar olmak için geveze olmak lazım, iyi hoş ama okunmadığı zaman ne işe yarar ki yazmak?</p>
<h2>Sanat tüketicisi olmadan yapayalnızdır…</h2>
<p>Ben çok iyi bir ressam olsam, fakat hiç kimse benim tablolarımla ilgilenmese, ne işe yarar yaptığım tablolar? Ben yine konuşamamış olmaz mıyım? Derdimi anlatamamış, bilinmemiş olmaz mıyım tıpkı <strong>Van Gogh</strong> gibi?</p>
<p>Evet; Ne yazık ki <strong>Vincent Van Gogh</strong> buna en güzel örnektir. Ressamın yaşarken satılmış tek bir tablosu vardır. O da kardeşi tarafından satılan “Kırmızı Üzüm Bağı” adlı eseridir. Oysa hayatını resme adamış ve 1700 e yakın esere imza atmıştır.</p>
<p>Yaşarken, “Resimlerimin satmadığı gerçeğini değiştiremem. Ama insanlar zamanla resimlerimin, üzerinde kullanılan boyadan çok daha değerli olduğunu anlayacaklar.” Demiştir Van Gogh. Hayatı boyunca hiçbir zaman hak ettiği değeri görmemiştir. Hep fakir olarak kalmış, son günlerini muhtaç ve kimsesiz olarak geçirmiştir. Tablolarından çok, bir çılgınlık anında kulağını kesmesiyle tanınmıştır…</p>
<p><figure id="attachment_3690" aria-describedby="caption-attachment-3690" style="width: 383px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/kirmizi-uzum-bagi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3690 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/kirmizi-uzum-bagi.jpg?resize=383%2C315" alt="Yaşarken 78 Dolar’a satılan tek resmi:” Kırmızı Üzüm Bağı”" width="383" height="315" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/kirmizi-uzum-bagi.jpg?w=383&amp;ssl=1 383w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/kirmizi-uzum-bagi.jpg?resize=300%2C247&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/kirmizi-uzum-bagi.jpg?resize=168%2C137&amp;ssl=1 168w" sizes="(max-width: 383px) 100vw, 383px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3690" class="wp-caption-text">Yaşarken 78 Dolar’a satılan tek resmi:” Kırmızı Üzüm Bağı”</figcaption></figure></p>
<p><em>&#8220;Van Gogh</em>’un tüm hayatı boyunca satılan tek resmi &#8216;<em>Arles’te Kızıl Üzüm Bağı&#8217;</em> sadece 78 dolardı. Ve resmi sattıktan çok kısa bir süre sonra revolver bir silahla kendini göğsünden vurarak öldürdüğünde 37 yaşındaydı. Geride 1700 sahipsiz resim bıraktı. Öldükten sonra kazandığı: 82 Milyon 500 Bin Dolardı.”</p>
<p><strong>Sanat kesinlikle deli işi…</strong></p>
<p>Devam edecek!</p>
<p>Ayrıca <a href="http://www.sanatduvari.com/sanat-nedir/"><strong>Kısaca Sanat Nedir?</strong></a> makalesini de okuyabilirsiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/derdim-var-sanatimdan-buyuk-1-vincent-van-gogh/">Derdim Var Sanatımdan Büyük-1 (Vincent Van Gogh)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/derdim-var-sanatimdan-buyuk-1-vincent-van-gogh/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3689</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çağdaş Sanatlar Merkezindeki Cenaze: Duayenin Ölümü</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/cagdas-sanatlar-merkezindeki-cenaze-duayenin-olumu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/cagdas-sanatlar-merkezindeki-cenaze-duayenin-olumu/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 07 May 2016 09:00:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Oğuzhan Sivri]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Sanatlar Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3512</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Gidiyoruz” adlı serginin üzerinden aylar geçmişti, belki bu aylar bir sene veya seneler tutarındaydı ve sonuç olarak yavaş yavaş gidiyorlardı. Mevsimlerden ilkbahar veya yaz değildi fakat kışta değildi. Daha çok baharın sonlarını andıran ama yaza ulaşmaya istekli olmayıp kıştan birkaç gün araklamış, o an için ismi olmayan bir mevsimdi. Güneş bulutların arkasında gizemli hallerdeydi “buralardayım [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cagdas-sanatlar-merkezindeki-cenaze-duayenin-olumu/">Çağdaş Sanatlar Merkezindeki Cenaze: Duayenin Ölümü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>“Gidiyoruz” adlı serginin üzerinden aylar geçmişti, belki bu aylar bir sene veya seneler tutarındaydı ve sonuç olarak yavaş yavaş gidiyorlardı. Mevsimlerden ilkbahar veya yaz değildi fakat kışta değildi. Daha çok baharın sonlarını andıran ama yaza ulaşmaya istekli olmayıp kıştan birkaç gün araklamış, o an için ismi olmayan bir mevsimdi. Güneş bulutların arkasında gizemli hallerdeydi “buralardayım ama işim belli olmaz” dediği biraz izlenince anlaşılıyordu.</p>
<p>İşte o gün kadim dostlarımdan Semih cenazede görevliydi ve beni de davet etti ve bende icabet etmek için çok düşünmedim ve ettim. Oraya vardığımda yoğun bir kalabalık vardı. Bu kalabalığın yoğunluğunu oraya doğru giderken uzak mesafelerden gelen burun çekme ve hüzün seslerinin çokluğundan az çok kestirmiştim ve yanıldığım söylenemez. O anda “Gidiyoruz” adlı serginin konseptini de tam olarak anlamıştım. Geçen süre içinde cenazeler hazırlanmıştı ve ilk veda edenlerden biri <strong>duayen sanatçı H. Çorbacı</strong> idi.</p>
<p>Cenazeye geçmeden önce kalabalıkta yer alan birkaç enteresan karakterden bahsetmezsem olmaz. Buraları okuduktan sonra “iyi ki bahsetmiş” diyeceksiniz. Öncelikle en dikkat çekeni yaşı hayli ilerde olan, aslında yıllar önce ölmüş ama bir şekilde yaşayan adamdı. Sırası geliyormuş gibi bir hali vardı. Yüzünde: Şehirlerarası bir yolda mola verdikleri küçük işletmede tuvalette olduğu esnada otobüsü kaçırmış ve ne yapacağını bilemez bir şekilde oradaki işletmeci ile fikir alışverişinde bulunmaya çalışan çaresiz bir insanın ifadesi vardı. Dikkat çekici noktası da işte bu yüz ifadesi ve bir ölüden farksız oluşuydu. Çok üzgün olduğu belliydi. Yanındaki, en yakın arkadaşı gibi bir hali olan kişiye “benimde sıram geldi sanırım” diye bir şeyler fısıldıyordu. Evet, fısıldıyordu çünkü gücü sadece fısıldamaya yetiyordu.</p>
<p>Diğer kişi ise yüksek sesle ağlarken bir şeyler söyleyen yaşlı bir kadındı ve o kadın Çorbacı’nın karısıydı. “O ölemez, ölemez! Kabul etmiyorum! Bana ölümsüz olduğunu söylemişti! Kandırıldım !” diye haykırıyordu.</p>
<p>Bir diğer dikkat çekici kişi ise orada tezgah açmış, genç sayılabilecek yaştaki kişiydi. Fırsattan istifade edip <strong>Çorbacı’nın resimleri</strong>nin kopyalarını kelepir fiyata satıyordu. Bunun yanında çeşit çeşit boylarda boyalarda satıyordu. Ekonomik krizin onu incittiği belliydi. Yüzünde: Kısa zaman önce girdiği merkezi sınavın notu açıklandığı haberini alan ama o an için bakamadığından dolayı umut, heyecan ve hüznü aynı anda yaşayan bir insanın ifadesi vardı.</p>
<p>Cenazeye dönecek olursak, artık vakit gelmişti… <em>H. Çorbacı</em>’nın cenazesi yaptığı anlamsız resimlerin sarılı olduğu tabut ile yavaş yavaş çıkarılıyordu. Çıkarıldığı esnada müzik sistemi de çalıştırıldı. Fondaki müzik  “<em>King Diamond – Goodbye</em>” parçasıydı. Tabutu taşıyanlar ise onun en sadık dalkavuklarıydı. Kapıdan çıktıklarında müthiş bir alkış sesi, burun çekme sesleri ile karıştı. Herkes ellerindeki boya tüplerini tabuta doğru sıkıp fışkırtıyordu… Tabut renk skalasına dönmüştü. (Çorbacı’nın vasiyeti Picasso’nun yanında gömülmekti ama kabul edilmemişti) Bütün bunlar yaşanırken Çorbacının ruhu belki de çoktan yerine varmıştı. Belki de Cennet veya Cehennemin kapısında son işlemleri yapılıyordu…</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/PTHrtcncRHA?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<p>Bu tören yaşanırken bizde Semih ile iki karanfil atıp bölgeden ayrılmaya başlamıştık (Karanfiller tabuta yapışmıştı) . Çay içmek için bir yer aradık ve bulduk. Olayın hüznü bizim üzerimizde yoktu, biz çay içerken kendi dünyamıza dönmüş güzel sohbetler diyorduk. Diğer kadim dostlarımızdan o an için uzaktık tek sıkıntımız buydu.</p>
<p>Güle güle Duayen</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cagdas-sanatlar-merkezindeki-cenaze-duayenin-olumu/">Çağdaş Sanatlar Merkezindeki Cenaze: Duayenin Ölümü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/cagdas-sanatlar-merkezindeki-cenaze-duayenin-olumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3512</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yansımalar</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/yansimalar/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/yansimalar/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 22 Apr 2016 08:34:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Kaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[çini sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[çinicilik]]></category>
		<category><![CDATA[tezhip sanatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3338</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yaz erken geldi bizim oralara. Günlük hayatın yoğunluğu içinde gider gelirken şu sıralar güneşin parlak ışıltıları gözlerimi çok kamaştırıyor. Öyle ki yüksek binalardan, araba camlarından veya en ufak bir aynadan gelen yansımalar bile yetiyor. Yansımalar mı? Bazen sizin de bir tek kelimeye takılıp kaldığınız oluyor mu? Yansımalar&#8230; Sadece ışık mı yansırdı? Derler ki gökyüzünün suya [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yansimalar/">Yansımalar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz erken geldi bizim oralara. Günlük hayatın yoğunluğu içinde gider gelirken şu sıralar güneşin parlak ışıltıları gözlerimi çok kamaştırıyor. Öyle ki yüksek binalardan, araba camlarından veya en ufak bir aynadan gelen yansımalar bile yetiyor. Yansımalar mı? Bazen sizin de bir tek kelimeye takılıp kaldığınız oluyor mu? Yansımalar&#8230; Sadece ışık mı yansırdı?</p>
<p>Derler ki gökyüzünün suya yansımasıdır &#8220;ebru sanatı&#8221; veya hoş bir eser gördüğümüzde sanatçının iç dünyasının yansıması olduğunu söyleriz. Şehri basan laleler var şimdi bir de gündemde. Rengi birbirinden güzel bu laleler nasıl da aşık olunası çiçekler&#8230; Tek soğanda tek çiçek&#8230; Çiçekler? Ya onlar? Kim sevmez çiçekleri veya kuşları veya tabiatı? Gökyüzü suya yansır, sanatçının iç dünyasının yansıması olur da çiçekler yansımaz mı sanata? Birçok şey yansır veya bir şey çok şeye yansır. Hayran bırakır&#8230;</p>
<p>Bu yolculuğa çıkarken aslında idealist bir çıkışla çıkmadım. Yok muydu hayatımda idealist çıkışlar? Tabi ki vardı ama bu sefer tamamen hayranlığımdan çıkmıştım. Evvelki sene&#8230; <strong>Tezhip</strong> dünyası bir alışveriş merkezinde dolaştığım sergide beni kendisine doğru çekmişti. Gözlerim, ışıl ışıl her bir tabloya bakışımda binler alkış yapıyordu. Kalbim, o varaklı desenleri gördükçe daha bir hızlı çarpıyordu. Her sanat, bir sanatçıyı gerektirir diyerek sanatçısını arar gözlerle etrafıma bakındım. O zaman serginin başındaki <strong>Ünzile Hanım</strong> ile tanıştım. Meğer o güzel emeklere ışık tutan kişiymiş Ünzile Hanım. Beğenimi dile getirecek kelimeleri bile bulamazken hemen numarasını istedim ve irtibat kurabilmeyi hayal ettim.</p>
<p>Hayal ettim çünkü o günlerde yoğun bir iş hayatım vardı. Tezhibi öğrenebilmek için ise gündüz kurslara katılmam ve üzerinde yoğun çalışmam gerekiyordu. Allah hani kulunun kalbini gün içerisinde yoklarmış ya&#8230; Sanırım benim de hayalim o an duam olmuş, duam da hayatım oluvermişti. Ertesi sene işten ayrılmam gerekmiş ve ben de zaman kaybetmeden Ünzile Hanım ile irtibat kurmuştum. Dönem başında Ünzile Hocam <strong>tezhip kursu</strong> öncesinde birinci basamak gibi gördüğü çini kursuna kaydımızı yaptırmamızı tavsiye etti. Çini mi? Hiç de aklımda yokken&#8230; Bismillah dedik ve çini kursuna kaydımızı oracıkta yaptırdık. İşte her şey ondan sonra gelişti.</p>
<p>Çiçekler mi? Onlar içimde. Ha çini mi? O da bundan sonraki yazımda. =)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yansimalar/">Yansımalar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/yansimalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3338</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çağdaş Sanatlar Merkezindeki Cenaze</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/cagdas-sanatlar-merkezindeki-cenaze/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/cagdas-sanatlar-merkezindeki-cenaze/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 18 Apr 2016 12:46:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Oğuzhan Sivri]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Sanatlar Merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3235</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bulutların gökyüzünde  gezinmeye pek niyetlerinin olmadığı, güneşin ise sıcağa tahammülü olmayanları yıldırmaya ant içtiği güzel bir yaz gününde kadim dostlarımdan Murat ile birlikte Kızılay da çay içilebilen mekanların en makul ve samimi olanlarından birinde oturuyorduk. Yine uzun bir aradan sonra buluşmuş ve biz de hasret gidermeye ant içmiştik. Gülüyorduk, öfkeleniyorduk, çayımız bitiyor hemen yenisini istiyorduk; [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cagdas-sanatlar-merkezindeki-cenaze/">Çağdaş Sanatlar Merkezindeki Cenaze</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">Bulutların gökyüzünde  gezinmeye pek niyetlerinin olmadığı, güneşin ise sıcağa tahammülü olmayanları yıldırmaya ant içtiği güzel bir yaz gününde kadim dostlarımdan Murat ile birlikte Kızılay da çay içilebilen mekanların en makul ve samimi olanlarından birinde oturuyorduk. Yine uzun bir aradan sonra buluşmuş ve biz de hasret gidermeye ant içmiştik. Gülüyorduk, öfkeleniyorduk, çayımız bitiyor hemen yenisini istiyorduk; yenisi gelir gelmez birbirimize sigara uzatıyorduk. Konuşmalarımız  “Atina geceleri” havasında geçerdi; dostlarımız ile hep böyleyizdir.</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;"> </span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">Sıcağın vermiş olduğu basıklık ile biraz hareketlenmek için kalkıp yürüyelim dedik. Kalktık fakat nereye gideceğimiz konusunda bir fikrimiz yoktu. O sırada nereden aklıma geldi bilmiyorum ama “çağdaş sanatlar merkezine” gidebiliriz dedim; belki herhangi bir sergi vardır varsayımı ile. Vardığımızda afişi gördük fakat garip bir afişti bu…daha doğrusu biraz iç karartıcı. Simsiyah bir afiş ve üzerinde sadece “Gidiyoruz” yazıyordu. İçeri girdik merakla; güvenlik görevlisi   “ Cenazeye hoş geldiniz. Peçete ve limon kolonyası hemen şurada, ihtiyacınız olursa alabilirsiniz” dedi. Üç kat boyunca yüzlerce resim asılıydı duvarlarda (en azından biz öyle sanmıştık) Yavaş yavaş gezmeye başlamıştık sergiyi ve o anda bunun şaka veya farklı bir yaklaşım olmadığını anlamaya başladık; bu apaçık bir cenaze idi..</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;"> </span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">Katları çıktıkça cenazenin karanlık atmosferi ciğerimize işledi. Artık son  kata gelmiştik bir elimizde peçete diğer elimizde kolonya ile (Aslında üzülmemiştik ve üzülmememiz gerekirdi çünkü zamanımız daha doğrusu imkanımız olsa bu gibi cenazeler olmaz şenlikler olurdu. Çok göze batmayalım diye ellerimizde peçete  ve kolonya vardı) İşte tam bu sırada asıl enteresan olanı gördük; katil de cenazedeydi ve kendisi bir doktordu !</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">Yanına gittik ve sohbete başladık, o devasa boyuttaki müthiş resminin yanında. “ Bu cenazenin sebebi benim ve böyle bir cinayet işlediğim için mutluyum ! Ama ben ve benim gibiler azınlıkta. İşte bu yüzden insanlar belki de dünyanın sonuna kadar burada benim eserim dışındaki zırvaları görmeye mahkum olacaklar” dedi.</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;"> </span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">Başarılarının devamını dileyerek oradan ayrıldık. Yolda yürürken yeniden biraz öfkeli bir sohbete başladık…</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;"> </span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">&#8211;          O tuval neydi öyle ! Adam üzerine sadece yeşil boyayı vurmuş ! Acaba astar attığı esnada ensesinden mi vuruldu ?!</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">&#8211;          Belki boyası bitmiştir !</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">&#8211;          Yoksa çok derin bir şey anlattı(!) ama biz mi bir şey anlamadık?</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">&#8211;          Bence beceriksizin biri tıpkı diğerleri gibi !</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">&#8211;          Sen hiç becerikli insanların bir yere gelebildiğini gördün mü? Becerikliler azınlıktır…tıpkı katil doktor gibi</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">&#8211;          Haklısın…öfkemizde azınlık oluşumuzdan bunu sende biliyorsun. İmkanımız olsa bu cenazede olmayacaktı.</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">&#8211;          Kendini Picasso zannedenlere ne demeli?! Merak ediyorum : demek ki Picasso olmasa bunların hepsi taş  yiyecekti ! Ekmek değil de boya yiyorlardı !  Anlayın işte Picasso değilsiniz, olamazsınız ve ömrünüz boyunca olamayacaksınız !</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">&#8211;          Bir de şu var. Bu ülkede hiçbir zaman özgün bir sanat olmadı. Ve buna rağmen Türk Çağdaş Sanatını konuşmak ne kadar ironik !</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 15.0pt; background: white;"><span style="font-size: 10.5pt; font-family: 'Helvetica','sans-serif'; color: #141823;">&#8211;          Boşver… Belki bir gün azınlık olmaktan çıkarız. Nerede çay içelim ? Semih ile Osman da gelir birazdan.</span></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cagdas-sanatlar-merkezindeki-cenaze/">Çağdaş Sanatlar Merkezindeki Cenaze</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/cagdas-sanatlar-merkezindeki-cenaze/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3235</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pitoresk İstanbul 2016</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/pitoresk-istanbul-2016/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/pitoresk-istanbul-2016/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 06 Apr 2016 08:30:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Can Yasa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Allom]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvazovski]]></category>
		<category><![CDATA[Bartlett]]></category>
		<category><![CDATA[dijital resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Deniz Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Lewis]]></category>
		<category><![CDATA[Melling]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Schranz]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2997</guid>
				<description><![CDATA[<p>İstanbul bugünlerde oldukça güzel bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. 19. Yüzyılda İstanbul’a gelen yetenekli ressamların ve seyyahların eserlerinden oluşan Pitoresk İstanbul 2016 dev bir dijital resim sergisi. Sergiyi eserleri ile taçlandıran ressamlar; Melling, Schranz, Allom, Bartlett, Lewis ve Ayvazovski. Ressamların en ünlü eserlerinin bir araya geldiği sergi klasik bir resim sergisi değil. Ressamların hayatları hakkında oldukça [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/pitoresk-istanbul-2016/">Pitoresk İstanbul 2016</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul bugünlerde oldukça güzel bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. 19. Yüzyılda İstanbul’a gelen yetenekli ressamların ve seyyahların eserlerinden oluşan <strong>Pitoresk İstanbul 2016</strong> dev bir <strong>dijital resim sergisi</strong>. Sergiyi eserleri ile taçlandıran ressamlar; <em>Melling, Schranz, Allom, Bartlett, Lewis ve Ayvazovski.</em></p>
<p>Ressamların en ünlü eserlerinin bir araya geldiği sergi klasik bir resim sergisi değil. Ressamların hayatları hakkında oldukça geniş bilgiler edinebileceğiniz aynı zamanda eserlerini dijital olarak bir sinema filmi seyreder gibi büyülenerek izleyebileceğiniz bir sergi. Sergiyi, pek çok resim sergisinden ayıran en büyük özellik de dijital olması.</p>
<p>35 dakika süren dijital gösteride, 19. yüzyılın tüm detaylarını, ressamların eserleri ile birlikte izlemeniz mümkün. Eşsiz bir tat bırakıyor her biri, özellikle resim sanatına ilgi duyan herkesin gezip görmesini tavsiye ederim. Eserleri gezerken Osmanlı sultanlarının ve çeşitli bestekarların parçalarını dinliyor olmak da ayrı bir ahenk katıyor. Serginin hafta sonu gösterimlerinde <em>Anjelika Akbar</em>’ın canlı performansına da şahit olmanız mümkün.</p>
<p>Biletleri gişeden alabileceğiniz gibi, <em>Atlas Tarih</em> dergisinin yeni sayısını edinerek ücretsiz bilet sahibi olmanız da mümkün. Dergi, yeni çıkan Nisan-Mayıs sayısında sergi için bilet hediye ediyor.</p>
<p><em>İstanbul Deniz Müzesi</em>’nin ev sahipliği yaptığı sergiyi, 22 Mayıs tarihine kadar ziyaret etmeniz mümkün. Ayrıca sergi çıkışında yer alan şahane kitaplara da muhakkak göz atın derim. Özellikle Sosyal Bilgiler ve Tarih Öğretmenleri için hem sergi, hem de sergi çıkışı sunulan kitaplar muhteşem birer kaynak niteliğinde. Derslerinizde ve etkinliklerinizde işinize yarayacağını düşünüyorum.</p>
<p>Sanat dolu, bol keyifli günler dilerim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/pitoresk-istanbul-2016/">Pitoresk İstanbul 2016</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/pitoresk-istanbul-2016/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2997</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Levnî Minyatürlerinde Kadın Modası</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/levni-minyaturlerinde-kadin-modasi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/levni-minyaturlerinde-kadin-modasi/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 02 Apr 2016 09:20:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nurefşan Yeşilnur]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Minyatür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2941</guid>
				<description><![CDATA[<p>Osmanlı Minyatürlerinin gerçekçi bakış açısıyla yapılması ve tarihi belge niteliği taşıması, araştırmalarda başvurulacak ana kaynaklardan biri olmasını sağlar. Kumaş; bakımı yapılmadığı sürece çürüyüp giden bir malzeme olduğundan günümüze ulaşmayan birçok kadın kıyafeti Levnî’nin minyatürlerinde yer alır. Minyatürlere geçmeden önce kadın giyimi hakkında biraz bilgi vermek gerekirse: Osmanlı Dönemi kadın giyimi ev içinde ve sokakta farklıydı. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/levni-minyaturlerinde-kadin-modasi/">Levnî Minyatürlerinde Kadın Modası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Minyatürlerinin gerçekçi bakış açısıyla yapılması ve tarihi belge niteliği taşıması, araştırmalarda başvurulacak ana kaynaklardan biri olmasını sağlar. Kumaş; bakımı yapılmadığı sürece çürüyüp giden bir malzeme olduğundan günümüze ulaşmayan birçok kadın kıyafeti Levnî’nin minyatürlerinde yer alır.</p>
<p>Minyatürlere geçmeden önce kadın giyimi hakkında biraz bilgi vermek gerekirse: Osmanlı Dönemi kadın giyimi ev içinde ve sokakta farklıydı. Kadınlar haremde giyindikleri gibi sokağa çıkamazlardı. Harem girilmesi yasak yer anlamına gelen Arapça bir kelimeden gelir ve genel olarak kadınların bir arada yaşadığı, namahrem erkeklerin giremediği mekandır. Ev reisinin karısı, cariyeleri ve çocuklarıyla yaşadığı yer anlamına gelir. Haremde giyilen kıyafetlerin temelini şalvar, entari, gömlek, kaftan oluştururdu. Bunun dışında hotoz önemli bir baş süsüydü.</p>
<p><figure id="attachment_2952" aria-describedby="caption-attachment-2952" style="width: 536px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/dader-banu.jpg" rel="attachment wp-att-2952"><img class=" td-modal-image wp-image-2952 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/dader-banu.jpg?resize=536%2C754" alt="Resim 1 . Dader Banu Portresi , Levnî, y. 1720-25." width="536" height="754" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/dader-banu.jpg?w=536&amp;ssl=1 536w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/dader-banu.jpg?resize=213%2C300&amp;ssl=1 213w" sizes="(max-width: 536px) 100vw, 536px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2952" class="wp-caption-text">Resim 1 . Dader Banu Portresi , Levnî, y. 1720-25.</figcaption></figure></p>
<p>Ev içinde ya da dışarıda başı açık gezilmezdi. Saraylı kadın başına fes şeklinde kısa başlıklar ya da hotoz takardı. Kadınların statüsünü bu başlıklar belli ederdi. Bu hotozların üzerinde değerli taşlar ve boncuklar bulunurdu. Kadınların saçları uzun ve bakımlıydı. Saçlar genellikle örülür, örgülerin arasına da ufak tokalar takılırdı.</p>
<p>Osmanlı giyim geleneği, Orta Asya giyim kültürünün devamı niteliğindedir. Osmanlı giysilerinin temel öğeleri olan önden açık boy giysisi entari ve kaftanlar Asya kökenli giyim tarzının devamıdır. Osmanlı kadınları bu kıyafetleri değiştirip geliştirerek yüzyıllarca kullanmışlardır. Hatta günümüzde özel gecelerde hala kaftan giyilmektedir.</p>
<p>Kaftanların genel özelliği; önden açık, küçük hakim yakalı, kısa kollu ve yerlere kadar uzun olmasıydı. Törenlerde giyilen kaftanlar daha özenli dikilirdi. Padişahlar, hanım sultanlar, valideler ve gözde cariyeler pahalı kaftan giyerdi. Bazen ülke dışındaki elçilere de hediye olarak kaftan yollanırdı. Bu hediyeleşme Osmanlı için bir adet haline gelmişti ve çoğu minyatürde de tasvir edilmiştir</p>
<p>Şalvarlar da kendi aralarında paçalı ve paçasız olarak ayrılır. Bazıları ipek kumaştan yapılır ve uçkurla bilekten sıkılan modelleri vardır. Bugünkü pantolonun yerine geçen bir giyimdir.</p>
<p>Entariler, şalvar ve gömleğin üzerine giyilen bir çeşit hırka gibidir. Kolu uzun ya da kısa kesilir, etek boyu genellikle yerlere kadar uzanırdı. Yıllar geçtikçe entari şekilleri de değişecek vücut hatlarını daha çok belli edenleri tercih edilecektir.</p>
<p>Gömlek, her kesimden kadının tercih ettiği bir parçadır. Kadın, erkek, çocuk kıyafetleri arasında ölçüden başka fark yoktu. Kadın veya erkek ten hangisi erken kalkarsa diğerinin kıyafetini giyebilirdi.</p>
<p>Mücevherler, gösterişli kemerler, değerli tokalar, yüzükler de saraylı kadının vazgeçilmezidir. Aynı zamanda bu takılar saraylı kadının statüsünü de belli ederdi Baş giyimi her dönemde önemliydi. Kadınlar başı açık evde veya sokakta gezmezdi. Bunun için hotoz kullanılmıştır. Bu hotozlarında bir sürü çeşidi bulunmaktadır. Bazıları yassı fes şeklinde olurken bazıları yukarı doğru daralan veya genişleyen bir formadır. Hotoz eğer hanedandan bir kadına aitse mutlaka üzeri değerli taşlarla süslenirdi. Herkes hotoz takabilir ama bu kadar süslüsünü sadece padişahın kızları, eşleri ve valide sultanları takabilirdi.</p>
<p>Levnî Abdülcelil Çelebi, 18.yüzyılın önemli minyatür sanatçısıdır. Yaptığı tek figür çalışmaları, dönemin sosyal yaşamını, giyim-kuşamını çok iyi yansıtır. Minyatür sanatına çok fazla yenilik getirmiştir. J.B. Van Mour’un yapıtlarından etkilendiği düşünülen Levn<strong>î</strong> minyatür geleneğinin son temsilcilerinden biridir. Batılı resim geleneğinin kurallarını minyatür sanatıyla birleştiren bu sanatçının figürleri çoğu zaman gerçek kişilerdir. Bazı figürlerin üzerinde kime ait oldukları bile yazılıdır. Bu nedenle bizim için güvenilir bir kaynaktır.</p>
<p><figure id="attachment_2954" aria-describedby="caption-attachment-2954" style="width: 412px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/yemenisini-baglayan-hanim.jpg" rel="attachment wp-att-2954"><img class=" td-modal-image wp-image-2954 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/yemenisini-baglayan-hanim.jpg?resize=412%2C697" alt="Resim 2. Yemenisini Bağlayan Hanım, Levnî, y. 1720-25" width="412" height="697" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/yemenisini-baglayan-hanim.jpg?w=412&amp;ssl=1 412w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/yemenisini-baglayan-hanim.jpg?resize=177%2C300&amp;ssl=1 177w" sizes="(max-width: 412px) 100vw, 412px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2954" class="wp-caption-text">Resim 2. Yemenisini Bağlayan Hanım, Levnî, y. 1720-25</figcaption></figure></p>
<p>Levn<strong>î</strong> bir yandan geleneksel Osmanlı resim anlayışına bağlı kalmış, öte yandan Batı resim kurallarını da bir ölçüde sanatıına katmıştır. Levn<strong>î</strong>’ye ait olan D<strong>â</strong>der Ban<strong>û</strong> Portresi, üzerinde adı yazılı bir çalışmadır.<strong>(Resim 1) </strong>Bir eliyle entarisinin eteğini hafifçe kaldırmış, diğer elinde karanfil tutan tombul bir kadını tasvir etmiştir. En içte kırmızı desenli şalvarı, onun üzerinde nahudi renk uzun kollu hırkası ve en üstte kısa kollu yerlere sürünen entarisi o dönemin modasını yansıtır.</p>
<p>Uzun kollu hırka kalçasına kadar iner ve kol kesimi farklıdır. Üzerine giydiği entari de hırka gibi serpme çiçeklerle süslenmiştir. Savai kumaştan yapılan bu entarinin etek kenarlarından kırmızı renk ve açık mavi astarı görülür.</p>
<p>Entari ve hırka yakasız, derin dekoltelidir. Bele bağlanan kuşak vücudu sıkmadan güzelliği ön plana çıkartır. Başına taktığı hotozu yine taşlarla süslenmiştir. Tek omzuna attığı hotozun üzerine sırma işlemeli yemenisini bağlayıp boş kalan omzuna sarkıtmıştır. Boynunda, kulaklarında ve kollarında takıları vardır.</p>
<p>Kadınların iç elbiseleri saten veya altın işlemeli brokar kumaştan önü açık ve ilik düğmeli yapılırdı. Belin altından vücudu sıkmadan bağlanan özel işlemeli kuşaklar da elbiseyi tamamlayan bir unsur olarak karşımıza çıkar.</p>
<p>Bütün kadınlar yaz aylarında ince bürümcük gömlek giyerdi. Elbisenin altına giyilen şalvarlar da topuk üzerinden uçkurla sıkılırdı. Kıyafetler üst üste giyilse de birbiriyle uyum içerisindeydi.</p>
<p>Levn<strong>î</strong>’ye ait diğer bir minyatürde de yemenisini bağlayan kadın tasvirini görürüz. <strong>(Resim 2)</strong> Tek dizini bükerek oturan kadın başını örtmektedir. En içte çizgili şalvarı onun üzerine de sarı sırma yollu ince bürümcükten gömlek giymiştir. Kalçasına kadar inen uzun kollu çiçek desenli hırkanın üzerinde kısa kollu yeşil desenli entarisi vardır.</p>
<p>Bir önceki tasvire benzeyen farklı kesim hırkası oldukça güzeldir. Derin dekolteli yaka detayı da dikkat çeker. Kuşağın olduğu yere kadar birkaç düğmeyle entari tutturulmuştur. Kuşak bele doğru inerken vücudunu sıkmamıştır.</p>
<p>Dader Banu gibi o da turuncu hotozunu tek omzuna atmıştır. Hotozun üzerine de püsküllü ve desenli yemenisini bağlamaktadır. Baş örtme şeklini göstermesi açısından faklı bir minyatürdür.</p>
<p>İngiltere elçisi eşiyle birlikte İstanbul’a gelen Lady Mary Wortley Montagu’nun anıları da 18.yy için önemli bir kaynaktır. Montagu’nun hatıralarında hiçbir kadının sokağa yaşmaksız çıkmadığı ve yaşmakların arkadan bele kadar sarktığı yazılıdır. Ayrıca kadınların ferace giydiklerini de ekler.</p>
<p>Yine Levnî’ye ait olan ‘Feraceli Hanım’ tasviri İstanbul’da müslüman kadının 18.yy.’da nasıl sokağa çıktığını gösterir. <strong>(Resim 3)</strong> Genç kadının sarı papuçları onun müslüman olduğuna işarettir. En altta kiremit renkli, desenli ve kürklü elbisesi vardır. Onun üzerine uzun kollu farklı kesimde bir hırka giymiştir. Hırkanın üstüne de kolları bol, yerlere kadar uzanan, geniş yakalı, mavi astarlı feracesini görürüz. Elleriyle hafifçe feracesini kaldırır ve iç giyimi gözükür. Renkler birbiriyle çok uyumludur.</p>
<p>18.yüzyıl Batı ile ilişkilerin ilerlediği bir dönemdir. Bu ilerleme de doğal olarak giyime yansımıştır. Kadınların daha çok dışarıya çıktığı, mesire yerlerinin oluştuğu bir zamandır. Rahatlığın ve zevkin ön planda olduğu dönemde feracelerin boyu değişmiş, yaşmaklar incelmiştir. Artık kadınlar daha bakımlı ve çekidir.</p>
<p><figure id="attachment_2953" aria-describedby="caption-attachment-2953" style="width: 402px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/müslüman-kadın.jpg" rel="attachment wp-att-2953"><img class=" td-modal-image wp-image-2953 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/müslüman-kadın.jpg?resize=402%2C700" alt="Resim 3. Feraceli Hanım, Levni, y.1720-25" width="402" height="700" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/müslüman-kadın.jpg?w=402&amp;ssl=1 402w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/müslüman-kadın.jpg?resize=172%2C300&amp;ssl=1 172w" sizes="(max-width: 402px) 100vw, 402px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2953" class="wp-caption-text">Resim 3. Feraceli Hanım, Levni, y.1720-25</figcaption></figure></p>
<p>Entari, şalvar, gömlek kullanımı her dönemde devam edecektir. Ancak bu kıyafetlerin renginde, deseninde ve boyunda değişimler olmuştur. Batıdan alınan örneklere bakılarak kıyafet dikilmiştir. Saraylı kadınlar Paris’ten gelen moda dergilerine bakarak terzilere sipariş vermiştir.</p>
<p>Önceki yüzyıllarda ağır kumaşlar kullanılırken bu dönemde kumaşlar olabildiğince incelmiş ve daha zarif bir hal almıştır. Kadıların daha bakımlı olduğu bu dönemde fermanlar çıkartılarak daha dikkatli giyinmeleri emredilmiştir.</p>
<p>18.yüzyıl kadın giyimi bir dönüm noktası olmuştur. Gerek Batılı etkiler gerek kadınların dışa açılmasıyla geleneksel giyim tarzından kopmalar görülür. Bu yüzyılın etkileri hız kesmeden devam edecek bundan sonraki dönemlerde de kıyafet seçimi daha çok değişecektir.</p>
<p>Elbette birkaç örnekte Osmanlı Kadın Modası’nı anlatmak mümkün olmayacaktır fakat fikir oluşturması açısından Levni’nin eserleri bizim için kanıt niteliğindedir.</p>
<p><strong>KAYNAKÇA</strong></p>
<ul>
<li>ALTAY, Fikret (1979), <strong>Kaftanlar</strong>, Yapı Kredi BankaSI Kültür ve Sanat Hizmetleri, İstanbul</li>
<li>GÜRTUNA, Sevgi (1999), <strong>Osmanlı Kadın Giysisi</strong>, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara</li>
<li>MAHİR, Banu (2005), <strong>Osmanlı Minyatür Sanatı</strong>, Kabalcı Yayınevi, İstanbul</li>
<li>TEZCAN, Hülya (2006), <strong>Osmanlı Sarayının Çocukları, Şehzadeler ve Hanım Sultanların Yaşamları, Giysileri</strong>, Aygaz Yayınları, İstanbul</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/levni-minyaturlerinde-kadin-modasi/">Levnî Minyatürlerinde Kadın Modası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/levni-minyaturlerinde-kadin-modasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2941</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çığlık Tablosu; Günümüz Yorumu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ciglik-tablosu-gunumuz-yorumu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ciglik-tablosu-gunumuz-yorumu/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 29 Mar 2016 07:06:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Yasemin Demirağ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Edvard Munch]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[tablo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2876</guid>
				<description><![CDATA[<p>Edvard Munch, Norveçli ekspresyonist ressamdır. 1863/1944 yılları arasında yaşamıştır. Ruhsal ve duygusal konuları işlemesi ile tanınmıştır. Alman dışavurumculuğunun gelişmesinde önemli rol oynamıştır. En bilinen tablosudur Çığlık. 1893 yılında yapmıştır ve ilk adı Umutsuzluk’tur. Edvard Munch, Çığlık adlı eserini yaptığı dönemde hastadır, belki de o yüzden ilk adı Umutsuzluk… Ama Çığlık ne kadar da günümüzü anlatıyor [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ciglik-tablosu-gunumuz-yorumu/">Çığlık Tablosu; Günümüz Yorumu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Edvard Munch, Norveçli ekspresyonist ressamdır. 1863/1944 yılları arasında yaşamıştır. Ruhsal ve duygusal konuları işlemesi ile tanınmıştır. Alman dışavurumculuğunun gelişmesinde önemli rol oynamıştır. En bilinen tablosudur <strong>Çığlık</strong>. 1893 yılında yapmıştır ve ilk adı <em>Umutsuzluk</em>’tur. Edvard Munch, Çığlık adlı eserini yaptığı dönemde hastadır, belki de o yüzden ilk adı Umutsuzluk…</p>
<p><figure id="attachment_2877" aria-describedby="caption-attachment-2877" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/ciglik-resmi.jpg" rel="attachment wp-att-2877"><img class=" td-modal-image wp-image-2877 size-large" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/ciglik-resmi-809x1024.jpg?resize=640%2C810" alt="Edward Munch, Çığlık resmini 1893 yılında yapmıştır ve ilk adı Umutsuzluk’tur." width="640" height="810" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/ciglik-resmi.jpg?resize=809%2C1024&amp;ssl=1 809w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/ciglik-resmi.jpg?resize=237%2C300&amp;ssl=1 237w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/ciglik-resmi.jpg?w=948&amp;ssl=1 948w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2877" class="wp-caption-text">Edward Munch, Çığlık resmini 1893 yılında yapmıştır ve ilk adı Umutsuzluk’tur.</figcaption></figure></p>
<p>Ama Çığlık ne kadar da günümüzü anlatıyor değil mi? Biraz tabloya bakalım. Doğa mı çığlık atıyor, insan mı belli değil. Anlaşılan ikisi de birbirinden şikayetçi. Günümüz kalabalığından, binalarından, koşuştur–masından, insanların vurdumduymazlığından, doğanın yavaş yavaş yok olmasından, yeşile olan özlemin artmasından ve bunu böyle uzatabiliriz… Tabii bunun farkına varmak da herkese nasip olmaz. Kimisi de farkında olup umursamaz. Elimize bir kitap, bir kahve alacak vaktimiz olursa değmeyin keyfimize. Bu sorun büyük şehirlerde yaşayanları daha da bunaltır. Bir nefes alamayacak duruma geldiğimiz olur tam da o zaman kendi iç sesimizle çığlık atar ve çaresizliğimizi görürüz. Nasıl da makineleşmiş insanlar olduk değil mi? der susarız. Elimizden başka bir şey gelmiyor, böyle görmüşüz, böyle yaşıyoruz. Ama bu zamana kadar böyle miydi, bizde bir eksiklik mi vardı? İşte biz kalabalığın içinde de yalnız yaşıyoruz, bu sonradan kazanılan bir şeydi. Kalabalığın içinde yalnız yaşamak da kolay olmuyor, işte yine çığlık atıyoruz ve yine duyulmuyor. Aslında Munch, Çığlık adlı tabloyu yaparken hastalık psikolojisiyle yapmıştı ama ne kadar da günümüzü anlatmıştı…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ciglik-tablosu-gunumuz-yorumu/">Çığlık Tablosu; Günümüz Yorumu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ciglik-tablosu-gunumuz-yorumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2876</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Takayoshi Sakabe</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 21 Mar 2016 10:04:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümit Yiğit]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[portre]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[tablo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2776</guid>
				<description><![CDATA[<p>‘’Özgün sanatçı taklit etmeyendir.’’ minvalinde bir söz var mıdır bilmiyorum. Bir yaratma uğraşı olan sanat, sanatçının arayışıdır hep. Kesin bir menzil, kesin bir netice yoktur onda. Beşikten mezaradır. Özgünlüğünü yakalayabilen, ‘’kendine’’ yönelen sanatçılar, koşularda birinci olurlar. Edebiyatta, resimde, müzikte, sinemada ve dahi diğer sanat dallarında emsal olmuş, ses olmuş bütün sanatçıların yapıtlarında tarif edilemeyen bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/">Takayoshi Sakabe</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>‘’Özgün sanatçı taklit etmeyendir.’’ minvalinde bir söz var mıdır bilmiyorum. Bir yaratma uğraşı olan sanat, sanatçının arayışıdır hep. Kesin bir menzil, kesin bir netice yoktur onda. Beşikten mezaradır. Özgünlüğünü yakalayabilen, ‘’kendine’’ yönelen sanatçılar, koşularda birinci olurlar. Edebiyatta, resimde, müzikte, sinemada ve dahi diğer sanat dallarında emsal olmuş, ses olmuş bütün sanatçıların yapıtlarında tarif edilemeyen bir ruh vardır. Yaratıcısından bağımsız olmayan bu ruh, bu sebeple de yaratıcısına mahsustur ve onda gizlidir.</p>
<p>Takayoshi Sakabe, resim ve dans sanatında yaptıklarıyla görenleri ve izleyenleri heyecanlandıran bir beynelmilel sanatçı.  Japonya’da doğup büyüyen Sakabe, Japon Sanat Üniversitesi’ni bitirince içinde depreşmeye başlayan yeni diyarlara açılma isteğini gerçekleştirmek için Fransa’ya gider. Daha doğrusu bunu bir ‘’kaçış’’ olarak ifade eder. Kendi ruhunu ve sesini bulmak için girişilen bir kaçış.. Fransa’ya gidince Güzel Sanatlar Akademi’sinde 4 sene daha okuyan Sakabe, ardından 30 yıl boyunca yaşayacağı Paris’te de sanatının tohumlarını atmaya başlar. Fransa’nın en büyük sanat fuarında açtığı sergide bütün tabloları satılınca birden tanınan bir sanatçı hâline gelen Takayoshi Sakabe, bu popülerliği kaldıramaz. Bir röportajında ‘’O fuardan sonra 10 yıl tablo yapamadım. İnsanlar biraz basit olmalı. Basit yaşamadıktan sonra hiçbir şey yapamaz’’ diyen Takayoshi Sakabe kendi sanatının kilit cümlesini de söylüyordu böylece.</p>
<p>Sakabe’nin insanlık, basit ve sade yaşama arayışı onu İstanbul’a sürükler. Çünkü sanatını bununla besler O. Sakabe’nin tabloları gerek kendinden öncekilerden gerekse çağdaşlarından oldukça farklı. Renk seçimi olsun, ışık olsun bakılınca bu fark direkt sezilir. Kum ve toprağa su katılıp çamurla yoğurmuş gibi yapıldığı sanılan tabloların, daha ayrıntılı bakılınca aslında bir renkler armonisi olduğu anlaşılacaktır.</p>
<p><figure id="attachment_2777" aria-describedby="caption-attachment-2777" style="width: 554px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Sakabe-tabşosu.jpg" rel="attachment wp-att-2777"><img class=" td-modal-image wp-image-2777 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Sakabe-tabşosu.jpg?resize=554%2C312" alt="Kum ve toprağa su katılıp çamurla yoğurmuş gibi yapıldığı sanılan tabloların, daha ayrıntılı bakılınca aslında bir renkler armonisi olduğu anlaşılacaktır." width="554" height="312" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Sakabe-tabşosu.jpg?w=554&amp;ssl=1 554w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Sakabe-tabşosu.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 554px) 100vw, 554px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2777" class="wp-caption-text">Kum ve toprağa su katılıp çamurla yoğurmuş gibi yapıldığı sanılan tabloların, daha ayrıntılı bakılınca aslında bir renkler armonisi olduğu anlaşılacaktır.</figcaption></figure></p>
<p>Tablolarında görülen anlamdan ziyade, daha derin bir estetik kaygıdır. İzleyende yaratılan bu estetik onu kendi anlamını yaratmaya zorlar. Tablolarında seçtiği renk, tablonun konusu ne olursa olsun. izleyende kıpırdama yaratır. Algıyı direkt olarak tablonun özüne yoğunlaştıran bir kıpırdamadır bu.</p>
<p><figure id="attachment_2778" aria-describedby="caption-attachment-2778" style="width: 593px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-Şeytan.jpg" rel="attachment wp-att-2778"><img class=" td-modal-image wp-image-2778 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-Şeytan.jpg?resize=593%2C591" alt="Takayoshi Sakabe - Şeytan" width="593" height="591" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-Şeytan.jpg?w=593&amp;ssl=1 593w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-Şeytan.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-Şeytan.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 593px) 100vw, 593px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2778" class="wp-caption-text">Takayoshi Sakabe &#8211; Şeytan</figcaption></figure></p>
<p>Sakabe’nin farklı tatlarda fakat özünü koruyarak yaptığı tablolarından en meşhuru Japon mistisizminden ilham alarak yarattığı <em>‘’Şeytan’’ </em>temalı tablosudur. Bu temada şeytan kızgın bir suratla, şeytanlıkta kendisini geçen insanlara karşı hiddetini gösterir. Bu,  Sakabe’nin getirdiği eleştirinin de derinliğini gösterir.</p>
<p><figure id="attachment_2783" aria-describedby="caption-attachment-2783" style="width: 635px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Yemeğe-doymayan-kuş.-Patlayacak-kadar-yiyor.-Kapitalizm-eleştirisinin-Takayoshi-Sakabe-özeti.jpg" rel="attachment wp-att-2783"><img class=" td-modal-image wp-image-2783 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Yemeğe-doymayan-kuş.-Patlayacak-kadar-yiyor.-Kapitalizm-eleştirisinin-Takayoshi-Sakabe-özeti.jpg?resize=635%2C540" alt="Yemeğe doymayan kuş. Patlayacak kadar yiyor. Kapitalizm eleştirisinin Takayoshi Sakabe özeti" width="635" height="540" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Yemeğe-doymayan-kuş.-Patlayacak-kadar-yiyor.-Kapitalizm-eleştirisinin-Takayoshi-Sakabe-özeti.jpg?w=635&amp;ssl=1 635w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Yemeğe-doymayan-kuş.-Patlayacak-kadar-yiyor.-Kapitalizm-eleştirisinin-Takayoshi-Sakabe-özeti.jpg?resize=300%2C255&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2783" class="wp-caption-text">Yemeğe doymayan kuş. Patlayacak kadar yiyor. Kapitalizm eleştirisinin Takayoshi Sakabe özeti</figcaption></figure></p>
<p>Gerek portre tablolarında gerekse nü tablolarında da algıları yanıltan bir hava ağır basar. Grimsi, kum renginde portreler duvarlara asılmış ölü büyükleri anımsatır. Solgun ve durgun… Gözlerde yorgunluk sezilir. Bu karamsar hava, nü tablolarda daha derin ve ayrıksı bir havaya girer. Gören kişinin hissettiği şehvet değil, bedenin sıradanlığı/aciziyetidir. Renk ve ışıkla bedeni kutsayan, bir haz abidesine dönüştüren ressamlara karşın, Sakabe olanı serer gözlerimizin önüne.</p>
<p><figure id="attachment_2781" aria-describedby="caption-attachment-2781" style="width: 533px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-tablosu.jpg" rel="attachment wp-att-2781"><img class=" td-modal-image wp-image-2781 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-tablosu.jpg?resize=533%2C534" alt="Takayoshi Sakabe tablosu" width="533" height="534" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-tablosu.jpg?w=533&amp;ssl=1 533w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-tablosu.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-tablosu.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2781" class="wp-caption-text">Takayoshi Sakabe tablosu</figcaption></figure></p>
<p>Takayoshi Sakabe’nin sanatçı kişiliğinin başka bir yanı da Japon ulusal dansı Butoh dansını yapması. Butoh dansının hüzünlü bir geçmişi var. 2. Dünya Savaşı’nda Amerika’nın Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombasıyla ölen yüzbinlerce insanın tahribatını anlatır Butoh. Radyasyondan etkilenen insanların çırpınışlarını, devinimlerini ağır bir hareketle anlatan Butoh, izleyende savaşın çirkinliğini hat safhalara çıkarır. Kireç gibi beyaz bir yüz ve ağır-aksak hareketler, dekor ve müzikle birleşince izleyenleri adeta Hiroşima ve Nagazaki’ye götürüyor. Sakabe’nin hüzünlü yüzü, Butoh dansının figürleriyle harmanlanınca, etki daha da artıyor.</p>
<p><figure id="attachment_2780" aria-describedby="caption-attachment-2780" style="width: 480px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-portresi.jpg" rel="attachment wp-att-2780"><img class=" td-modal-image wp-image-2780 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-portresi.jpg?resize=480%2C480" alt="Takayoshi Sakabe portresi" width="480" height="480" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-portresi.jpg?w=480&amp;ssl=1 480w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-portresi.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-portresi.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2780" class="wp-caption-text">Takayoshi Sakabe portresi</figcaption></figure></p>
<p>1 yıl kaldığı Batman’da kurslarda, açık alanlarda sanatını öğretmekten de geri kalmayan Takayoshi Sakabe, Türkçe’yi bütün meramını anlatacak kadar biliyor. Şuan eserlerini, tablolarını İstanbul’da yapan Sakabe, ‘’Burada insanlar anlam istiyor, estetiğe değer vermiyor.’’ diyerek ülkesi Japonya’da galerilerde buluşturuyor tablolarını. Ressamımızın Fransa’da, Beyrut’ta, Japonya ve İstanbul’da açtığı sergilerle tabloları nice duvarlara renk katıyor.</p>
<p><figure id="attachment_2779" aria-describedby="caption-attachment-2779" style="width: 768px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-1-yıl-batmanda-kaldı..jpg" rel="attachment wp-att-2779"><img class=" td-modal-image wp-image-2779 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-1-yıl-batmanda-kaldı..jpg?resize=640%2C360" alt="Takayoshi Sakabe 1 yıl batman'da kaldı." width="640" height="360" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-1-yıl-batmanda-kaldı..jpg?w=768&amp;ssl=1 768w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-1-yıl-batmanda-kaldı..jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2779" class="wp-caption-text">Takayoshi Sakabe 1 yıl batman&#8217;da kaldı.</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/">Takayoshi Sakabe</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2776</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kilikya Minyatür Sanatında Toros Roslin</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kilikya-minyatur-sanatinda-toros-roslin/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kilikya-minyatur-sanatinda-toros-roslin/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 10 Mar 2016 16:36:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Burçak Aydoğan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Minyatür]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[El Yazması]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Etchmiadzin]]></category>
		<category><![CDATA[Hromkla]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografik]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografya]]></category>
		<category><![CDATA[Kilikya]]></category>
		<category><![CDATA[Matenadaran]]></category>
		<category><![CDATA[Sarkis Bizdak]]></category>
		<category><![CDATA[Toros Roslin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2602</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kilikya Krallığı dönemi Ermeni halkının ulusal kültürünün yükseliş dönemi olmuştur. Kilikya minyatürcülüğü, güçlü uygarlıkların kesişme noktasında gelişmiştir. On ikinci yüzyıl başlarından on dördüncü yüzyıl ortalarına kadar Drazark, Skevra, Akner, Grner, Partsrpert, Sis ve özellikle Hromkla yazıcılık merkezlerinde sayısız esere imza atan, adı tarihe geçmiş minyatürcülerden Toros Roslin’in ünü çağlar boyu devam etmiştir. Toros Roslin’in 1210 [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kilikya-minyatur-sanatinda-toros-roslin/">Kilikya Minyatür Sanatında Toros Roslin</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kilikya Krallığı dönemi Ermeni halkının ulusal kültürünün yükseliş dönemi olmuştur. Kilikya minyatürcülüğü, güçlü uygarlıkların kesişme noktasında gelişmiştir. On ikinci yüzyıl başlarından on dördüncü yüzyıl ortalarına kadar Drazark, Skevra, Akner, Grner, Partsrpert, Sis ve özellikle Hromkla yazıcılık merkezlerinde sayısız esere imza atan, adı tarihe geçmiş minyatürcülerden Toros Roslin’in ünü çağlar boyu devam etmiştir.</p>
<p><strong>Toros Roslin</strong>’in 1210 – 1270 veya 1216 – 1289 yılları arasında yaşadığı düşünülmektedir. Hayatı hakkında kesin bilgi bulunmamaktadır. Roslin’in Ermeni ismi olmaması, onun anne ve babasından birinin Batılı olduğunu düşündürmektedir. El yazmalarındaki baskı bilgisi, hayatının büyük bir kısmını ressam olarak Hromkla’da geçirdiği bilgisini vermektedir. Roslin’in imzalı yedi el yazması Hromkla’da resimlenip kopya edilmiştir. İmzasız üç el yazması ise Roslin’e atfedilmiştir. Sanatçının hem kopya edip hem de resimlemeyi başardığı elyazmalarının sayısı ise oldukça azdır.</p>
<p><figure id="attachment_2604" aria-describedby="caption-attachment-2604" style="width: 402px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Çarmıh-Erevan-Madenadaran.gif" rel="attachment wp-att-2604"><img class=" td-modal-image wp-image-2604 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Çarmıh-Erevan-Madenadaran.gif?resize=402%2C491" alt="Çarmıh, Erevan Madenadaran, envanter numarası 10675, folio 321 (328), 10675, Toros Roslin, (Nerssesian, 1993)" width="402" height="491" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2604" class="wp-caption-text">Çarmıh, Erevan Madenadaran, envanter numarası 10675, folio 321 (328), 10675, Toros Roslin, (Nerssesian, 1993)</figcaption></figure></p>
<p>Toros Roslin, resimlediği ve kopya ettiği elyazmalarında kendisi hakkında bilgi vermemiştir. Yalnızca Erevan Madenadaran 10450 envanter numarasıyla yer alan 1256 tarihli ilk çalışmasında imzasını “Atalarından Roslin soyadını alan Toros” olarak atmıştır.</p>
<p>Roslin’in en çarpıcı özelliği, insan vücudunu farklı pozisyonlarda betimlemesidir. Keder, korku, şaşkınlık, gurur gibi duygular küçük boyuttaki yüz  ifadelerinde bile algılanır. Genç, yaşlı, güzel, çirkin gibi ifadeler belirgindir. Sanatçının insana verdiği önem, yapıtlarındaki başlıca özelliktir.</p>
<p>Elmon Hançer’e göre; “Batı’dan Doğu’ya tüm zamanların sanatsal birikimini özümseyerek özgün stilini yaratan Roslin, siparişçilerinin isteklerine uysa da, artistik düşüncelerini daima farklı ikonografik – plastik yöntemlerle özgürce biçimlendirmiştir. İncil ve kutsal kitap çevrimini geliştirip ayrıntılandırmış, dini soyutlamadan arındırdığı sahnelerde karaterleri doğal tepkileriyle, doğru bir anatomiyle, duygu dünyasını incelikli, somut bir gerçeklikle yansıtmıştır. Perspektif kullanmaksızın alternatif düzlemlerle uzamsal bir izlenim yaratmıştır. İlk düzleme yerleştirdiği figürleri, geleneksel paletin en ince renk tonlamalarıyla hacimlendirip, biçimlendirmiş, yüzleri reaslist duygusallıkla çarpıcı kılmıştır.”<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p>
<p>İstanbul’dan Madenataran Müzesi’ne giden, 1256 tarihli Zeytun İncili, Roslin’in ilk eseridir. Kilikya Ermeni minyatürlerinde görülen Bizans etkisi, Roslin’in eserlerinde yoğun olarak görülmemektedir. İlhamını antik / hellenistik çağ filozoflarından alan sanatçı İncil yazarlarının portrelerini bireyselleştirerek, on üçüncü yüzyıl Ermeni minyatürüne yeni bir olgu getirmiştir.</p>
<p>Bizans esinli olan bu İncil’in işlenişi resim üslubu açısından Bizans’tan farklılaştığı görülmektedir. Mekan eşyalardan arındırılmıştır. Renklendirme; aristokratik zarafet, duygusal ve ikonografik yorumundaki özgür yaklaşım, kompozisyonu ve Roslin’i üstün kılar.</p>
<p><figure id="attachment_2605" aria-describedby="caption-attachment-2605" style="width: 289px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Müjde-Sahnesi-Avedum-Toros-Roslin.gif" rel="attachment wp-att-2605"><img class=" td-modal-image wp-image-2605 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Müjde-Sahnesi-Avedum-Toros-Roslin.gif?resize=289%2C413" alt="Müjde Sahnesi (Avedum) Toros Roslin" width="289" height="413" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2605" class="wp-caption-text">Müjde Sahnesi (Avedum) Toros Roslin</figcaption></figure></p>
<p>Kudüs koleksiyonundaki 1260 tarihli İncil, Roslin’in İtalyan sanatına aşinalığının bir göstergesidir. İsa’nın yaşamından, öyküleyici tam sayfa ve marjinal kompozisyonlardan, uyum tablolarından, İncil yazarlarının portrelerinden oluşan kapsamlı ilk eseridir. Roslin aynı temadaki iki minyatüründen farklı olarak bir ikonografiyle, iki bölümle tasarladığı Matta İncili’ndeki Doğum sahnesini, Müneccimlerin Secdesi konusuyla birleştirmiş, alt bölümü İncil yazarı Mateos’un portresini ve çocuk İsa’nın ilk banyosunu yerleştirmiştir.</p>
<p>Minyatürlerinde yer alan kompozisyonlarda, Meryem karakterinin son derece güzel ve alımlı olduğu görülür. Ünlü Müjde (Avedum) adlı minyatüründe Meryem’in güzelliğini çok özel ve abartılı bir üslupla dile getirmiştir.</p>
<p>Roslin’in derin duyguları, aşırı vurgu yapmadan aktarması son çalışmalarında, özellikle İsa’nın çektiklerinde dikkat çeker. Eserlerde duygusallığın giderek arttığını görüyoruz. Walters İncili’nde İsa’nın başı kabaca çizilmiş fakat orijinal resimde, çarmıha gerilmiş ve hafifçe sarkan beden görülür. Kudüs 1956’da ince bedenin kıvrımları daha belirgindir. Kollar bileklerden bükülmüş ve baş omuza doğru biraz daha eğilmiştir. Erevan Madenadaran 10675’te sıska bedeni ellerden ve ayaklardan çarmıha çakılı çiviler taşımaktadır. Omuzun üzerine düşen baş çarmıhın yatay kollarına ulaşamamaktadır. Refakatçilerin, özellikle Meryem’in ve Yahya’nın duruş ve ifadelerindeki küçük değişiklikler duygusal yoğunluğun kademeli olarak gelişimini göstermektedir.</p>
<p>Ermeni minyatürcülüğü kanonik edebiyata sıkı sıkıya bağlıdır. Ortaçağ Ermeni kitap sanatında din dışı, tarihi kronikler, edebi ve bilimsel kitaplar minyatürsüz olarak hazırlanmaktaydı. Oysa dini yazmalarda dünyevi yaşamdan motifler on ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda daha fazla karşımıza çıkar. Bu süreçte tezhip gelişerek, kitap resmine dönüşmüş, minyatürlerde genel tezhip kuralları sürdürülmüştür. Boyutları küçültülen yazmalar dini ayinlerden ziyade, manastırların, soylu ve zengin kişilerin aile kitaplıkları ve özel kullanımları için hazırlanmışlardır.</p>
<p><figure id="attachment_2606" aria-describedby="caption-attachment-2606" style="width: 350px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Son-Mahkeme-Baltimore-Walters-Sanat-Galerisi..gif" rel="attachment wp-att-2606"><img class=" td-modal-image wp-image-2606 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Son-Mahkeme-Baltimore-Walters-Sanat-Galerisi..gif?resize=350%2C461" alt="Son Mahkeme, Baltimore, Walters Sanat Galerisi." width="350" height="461" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2606" class="wp-caption-text">Son Mahkeme, Baltimore, Walters Sanat Galerisi.</figcaption></figure></p>
<p>Kilikya minyatür okulu, bitkisel ve geometrik çizgilerle örülü son derece gösterişli dekoratif süslemeleriyle, zengin bir ikonografik çeşitlilikle işlenmiş sahne tasarımlarıyla, sayfa kenarı betimlemeleriyle, yazı kalitesiyle, çok canlı, uyumlu ve orijinal renk paletiyle ve çizim tekniğiyle Ermeni minyatür sanatının zirvesine çıkmıştır. Stilizasyondan uzak, özgür ve naturalist bir üslupla doğayı daha iyi gözlemleyen Kilikyalı ustalar, heraldik bir anlatımı benimsemişlerdir. Strzygowski, Ermeni ve Bizans dekoratif sanatının kökenini İran sanatına bağlar, Bizans ve Ermeni yazmalarındaki İncil yazarlarının ikonografisinin benzerliğini Anadolu’ya dayandırır. Ona göre, Ermeni sanatı önce Suriye’den, daha sonra Bizans’tan etkilenmiştir. Bu bağlamda Tübingen İncili önemli bir göstergedir. Sivas İncili’nin yazar portreleri ve başlık bezemelerinin kimi detayları Bizans üslubunu aksettirir. Toros Roslin’in ve Hromkla, Sis, Grner, Akner, Partsrpert yazıcılık atölyelerinin eserlerinde Bizans minyatürcülüğünden ödünç alınan belirli motifler görülebilir. Fakat Kilikya bezeme sanatı on üçüncü yüzyıl ortalarında Bizans’ı etkileyecek mükemmelliğe ulaşmıştır. Lazarev Kilikya’da on üçüncü yüzyılda betimlenen ‘Çarmıh’ kompozisyonunu İtalyan Pieta’sının bir önbelirimi olarak gösterir. Erken dönemlerde Ermeni, Doğu ve İslam sanatlarında eşzamanlı olarak</p>
<p>yaygınlaşan, zamanla ortak bir nitelik kazanan bezemeler mevcuttur. Din farklılığı Ermeni minyatürüne İslam etkilerini önlemiştir. Ermeni minyatürcüler dini elyazmalarını bezemek için doğu elyazmalarının din dışı minyatürlerinden yararlanmaktaydılar.</p>
<p>Giriş sayfası başlık süslemelerinde, uyum tablolarının altında görülen üçgen kesitler ve soğan kubbeler Doğu’ya özgü mimari formların bir yansımasıdır. Bu üçgen kesitler, Bizans’a özgü nal biçimli başlık süslemesiyle birlikte on ikinci yüzyıl sonlarında Kilikya’da yaygınlaşmıştır.</p>
<p>On ikinci yüzyılın ikinci yarısında, Doğu gelenekleri Kilikya’da ikinci plana itilmiştir. Moğol devletiyle kurulan siyasi ilişkiler sanata da yansımış, Çin sanatının fantastik çizgileri bu dönem Kilikya minyatürlerine farklı bir tat katmıştır. Kilikya minyatürünün Roslin tarafından geliştirilen klasik ve natüralist stili, on üçüncü yüzyılın son çeyreğinde maniyerizme uzanacaktır. Avrupa resmi on üçüncü yüzyılda Kilikya minyatürlerine yansımış, bezemeler daha yalın yorumlanmıştır. On ikinci yüzyıldan itibaren Batı’da yaygınlaşan Eski ve Yeni Ahit, Mezmurlar ve ayin kitapları, Ermenistan’da soylular için üretilmeye başlamış, on üçüncü yüzyılda Kilikya’da yüksek kalitedeki şık ciltli, yoğun bezemeli küçük boyutlu el yazmaları saltanatın göstergesi bir tür moda haline gelmiştir.</p>
<p>Toros Roslin’in sanatı genel olarak ele alındığında sanatında bir çığır açtığı ve kendinden sonra gelen pek çok ismi etkilediği görülmektedir. Ermeni sanatına daha önce kullanılmayan imgeler getirmiş, Ermeni kültürü ile özdeşleşecek imgeler yaratmıştır. Roslin’in yapıtlarına konu olan sahneler Kutsal Kitap kaynaklıdır. İsa’nın yaşamından sahneler, İncil yazarlarının portreleri gibi kutsal kitap kaynaklı sahnelere rastlarız.</p>
<p>Kilikya Ermenistanı’nda, on ikinci yüzyıldan başlayarak sivil ve dini aristokrasinin himayesinde Ermeni minyatürünün başyapıtları yaratılmıştır. On üçüncü yüzyıl ortalarında teknik ve artistik deneyimleriyle bir ekol yaratan Toros Roslin’in klasisizmi kitap resmini çağının ötesine taşımıştır. Öğrencileri ve ardılları baroktan maniyerizme uzanan sofistike bir söylemle Ortaçağ sanatını aşan bu parlak döneme son noktayı koymuşlardır. Siyasi arenada gerileyen krallığın desteğinin azalmasına paralel olarak, Kilikya minyatürü on dördüncü yüzyıl boyunca daha mütevazi yazmalarda, daha geleneksel ve yerel bir üslupla yoluna devam etmiştir.</p>
<p>Roslin’den sonra Sarkis Bizdak Kilikya Ermeni minyatür sanatını doruk noktasına çıkaran bir diğer sanatçıdır. Sis, Skevra, Drazark, Kopitar, Posanabad olmak üzere çeşitli yerlerde çalışmıştır. Toros Roslin’in tersine çalışmalarında doğu motiflerine yer vermiştir. Bu durum özellikle kuş ve hayvan çalışmalarında gözlemlenir.</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a>  E. Hançer, 12. <em>ve 13. Yüzyıllarda Kilikya Ermeni Minyatürü Bağlamında Bizans ve Komşu Kültürlerle İlişkiler</em>, s.  100.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kilikya-minyatur-sanatinda-toros-roslin/">Kilikya Minyatür Sanatında Toros Roslin</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kilikya-minyatur-sanatinda-toros-roslin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2602</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kilikya Minyatür Sanatı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kilikya-minyatur-sanati/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kilikya-minyatur-sanati/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 29 Feb 2016 13:16:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Burçak Aydoğan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Minyatür]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[El Yazması]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Etchmiadzin]]></category>
		<category><![CDATA[Hromkla]]></category>
		<category><![CDATA[Kilikya]]></category>
		<category><![CDATA[Matenadaran]]></category>
		<category><![CDATA[sanat tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Sarkis Bizdak]]></category>
		<category><![CDATA[Toros Roslin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2457</guid>
				<description><![CDATA[<p>Minyatür, bir Doğu sanatıdır. El yazması kutsal kitapların ‘süslenmesi’ gereksiniminden doğmuştur. Hıristiyanlığın yaygınlaşması, İncilin çoğaltılmasını zorunlu kılmış, bu da zamanla bir süsleme sanatı olan minyatürün gelişmesinin itici gücü olmuştur. Hemen hemen bütün toplumlar, elyazması kitabı süslemek ve okuru daha iyi aydınlatmak amacıyla, desenler ve resimler kullanmışlardır. Elyazmalarını süsleyen, kağıt, parşömen ve diğer malzemeler üstüne çizilen [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kilikya-minyatur-sanati/">Kilikya Minyatür Sanatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Minyatür, bir Doğu sanatıdır.</p>
<p>El yazması kutsal kitapların ‘süslenmesi’ gereksiniminden doğmuştur. Hıristiyanlığın yaygınlaşması, İncilin çoğaltılmasını zorunlu kılmış, bu da zamanla bir süsleme sanatı olan minyatürün gelişmesinin itici gücü olmuştur.</p>
<p><figure id="attachment_2458" aria-describedby="caption-attachment-2458" style="width: 612px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İncil-yazarı-İoannes-Zeytun-İncili.-Yazıcı-ve-minyatürcü-Toros-Roslin-Hromkla..jpg" rel="attachment wp-att-2458"><img class=" td-modal-image wp-image-2458 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İncil-yazarı-İoannes-Zeytun-İncili.-Yazıcı-ve-minyatürcü-Toros-Roslin-Hromkla..jpg?resize=612%2C816" alt="İncil yazarı İoannes, Zeytun İncili. Yazıcı ve minyatürcü Toros Roslin, Hromkla." width="612" height="816" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İncil-yazarı-İoannes-Zeytun-İncili.-Yazıcı-ve-minyatürcü-Toros-Roslin-Hromkla..jpg?w=612&amp;ssl=1 612w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İncil-yazarı-İoannes-Zeytun-İncili.-Yazıcı-ve-minyatürcü-Toros-Roslin-Hromkla..jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2458" class="wp-caption-text">İncil yazarı İoannes, Zeytun İncili. Yazıcı ve minyatürcü Toros Roslin, Hromkla.</figcaption></figure></p>
<p>Hemen hemen bütün toplumlar, elyazması kitabı süslemek ve okuru daha iyi aydınlatmak amacıyla, desenler ve resimler kullanmışlardır. Elyazmalarını süsleyen, kağıt, parşömen ve diğer malzemeler üstüne çizilen minyatürlerin Ermeni resim sanatında çok özel bir yeri vardır. Dünyada yaklaşık yirmi beş bin Ermenice elyazması kitap bulunmaktadır ve günümüze değin korunan bu el yazmaları, Ermeni kitap, minyatür ve süsleme sanatının benzersiz örnekleridir. Bunların on binden fazlası Erivan’daki Matenadaran’da (Ulusal Kütüphane) koruma altına alınmıştır.</p>
<p>Ermeniler Bizans topraklarında; Erzurum, Malatya, Muş, Urfa, Sivas, Amasya, Edirne, İstanbul vb. merkezlerde minyatürlü yazmalar üretmişlerdir. Sanatçılar geçmiş uygarlıklardan miras aldıkları Anadolu’nun çok kültürlü yaratıcılığın, klasik antik sanatın beşiği İskenderiye, Filistin, Suriye, Roma ve Hıristiyanlık çağında Bizans, Pers sanatlarından, İslam ve Selçuklu dönemi süslemeciliğinden aldıkları esinlerle birlikte harmanlamışlardır.</p>
<p>Ermeni minyatürlü yazmacılığı altıncı yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıl sonlarına kadar varlık göstermiştir. Üç evrede incelenen Ermeni minyatürünün birinci döneminden bilinen en erken örnekler, Etchmiadzin İncili’nin (989) arkasına ekli, altıncı yüzyıl sonu – yedinci yüzyıl başına tarihlenen dört kompozisyondur.<strong>                   </strong></p>
<p><figure id="attachment_2459" aria-describedby="caption-attachment-2459" style="width: 459px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İncilin-sonuna-ekli-‘Müneccimlerin-Secdesi’.-6.-yy-sonu-7.-yy-başı-Etchmiadzin-İncili..jpg" rel="attachment wp-att-2459"><img class=" td-modal-image wp-image-2459 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İncilin-sonuna-ekli-‘Müneccimlerin-Secdesi’.-6.-yy-sonu-7.-yy-başı-Etchmiadzin-İncili..jpg?resize=459%2C612" alt="İncilin sonuna ekli ‘Müneccimlerin Secdesi’. 6. yy sonu 7. yy başı, Etchmiadzin İncili." width="459" height="612" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İncilin-sonuna-ekli-‘Müneccimlerin-Secdesi’.-6.-yy-sonu-7.-yy-başı-Etchmiadzin-İncili..jpg?w=459&amp;ssl=1 459w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İncilin-sonuna-ekli-‘Müneccimlerin-Secdesi’.-6.-yy-sonu-7.-yy-başı-Etchmiadzin-İncili..jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 459px) 100vw, 459px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2459" class="wp-caption-text">İncilin sonuna ekli ‘Müneccimlerin Secdesi’. 6. yy sonu 7. yy başı, Etchmiadzin İncili.</figcaption></figure></p>
<p>Ermeni minyatürünü farklı kılan en belirgin özellik özgün bezeme tasarımıdır. Canlı renklerle bedenleşen zengin form ve dekoratif çeşitlilikle betimlenmiş kompozisyonlarda, özellikle Ermenistan’da ikonografide de kendi farklılığını hissettirme eğilimi, Bizans’la olan dini ve politik mücadelelerin ikinci sebebi olan, ulusal bir Ermeni sanatının doğuşunda yatmaktadır.</p>
<p>Ermeni minyatürcülüğü gelişim sürecinde komşu kültürlerden etkiler almış, kimi zaman da onları etkilemiştir. Onuncu yüzyıl sonlarında, Rusya ve Gürcistan’ın sanatını etkileyen Bizans sanatı, Ermeni minyatürcülerin de esin kaynağı olmakla beraber, Bizans resim ilkeleri, eski geleneklere dayanan Ermeni sanatına kolaylıkla sirayet edememiştir.</p>
<p><figure id="attachment_2460" aria-describedby="caption-attachment-2460" style="width: 612px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İsa-ve-bağışçı.-Kudüs-Ermeni-Patrikhanesi.-12.-yy.-Minyatürcü-Te’odoros-Hromkla..jpg" rel="attachment wp-att-2460"><img class=" td-modal-image wp-image-2460 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İsa-ve-bağışçı.-Kudüs-Ermeni-Patrikhanesi.-12.-yy.-Minyatürcü-Te’odoros-Hromkla..jpg?resize=612%2C816" alt="İsa ve bağışçı. Kudüs Ermeni Patrikhanesi. 12. yy. Minyatürcü Te’odoros, Hromkla." width="612" height="816" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İsa-ve-bağışçı.-Kudüs-Ermeni-Patrikhanesi.-12.-yy.-Minyatürcü-Te’odoros-Hromkla..jpg?w=612&amp;ssl=1 612w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/İsa-ve-bağışçı.-Kudüs-Ermeni-Patrikhanesi.-12.-yy.-Minyatürcü-Te’odoros-Hromkla..jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2460" class="wp-caption-text">İsa ve bağışçı. Kudüs Ermeni Patrikhanesi. 12. yy. Minyatürcü Te’odoros, Hromkla.</figcaption></figure></p>
<p>Ermeni minyatürü, 13. yüzyıl Kilikya’sında altın çağını yaşamıştır. Dönemin ünlü ekolleri, başta Kilikya Krallığı’nın başkenti Sis olmak üzere; Hromkla, Skevra ve Drazark’daydı. Kral II. Levon’un saray ressamı Toros Roslin başta olmak üzere; Sarkis Bizdak, Krikor Sgevratzi, Konstantin Anhas, Markar Hazbard gibi Kilikya ekolü sanatçılarının zarif formlar, canlı renkler ve ince bir işçilikten oluşan üsluplarına karşın, Hovhannes Khizanetzi, Simeon Arcişetzi, Zakaria Akhtamartzi, Tzerun Minas gibi Vaspurakan ekolünün sanatçıları daha dekoratif ama daha sade bir üslup benimsemişlerdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kilikya-minyatur-sanati/">Kilikya Minyatür Sanatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kilikya-minyatur-sanati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2457</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Galeri Soyut’ta Çifte Sergi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/galeri-soyutta-cifte-sergi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/galeri-soyutta-cifte-sergi/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 25 Feb 2016 13:16:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Kahvecioğlu Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Alexander Davidov]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[figür]]></category>
		<category><![CDATA[Figür Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[galeri]]></category>
		<category><![CDATA[Galeri Soyut]]></category>
		<category><![CDATA[Galeri Soyut Sanat Galerisi]]></category>
		<category><![CDATA[heykel sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[koleksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2417</guid>
				<description><![CDATA[<p>Galeri Soyut Sanat Galerisi 16 sanatçının eserlerinin görülebileceği ‘Figür Yorum’ resim sergisi ve Bulgar sanatçı Alexander Davidov’un ‘Doğanın Ritmi’ isimli bronz heykellerden oluşan kişisel heykel&#160;sergisine ev sahipliği yapıyor. 19 Şubat – 9 Mart 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut’ta ikincisi düzenlenecek olan ‘Figür Yorum-II’ sergisi ülkemizde figüratif resim alanında üretim yapan her kuşaktan sanatçıyı bir araya [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/galeri-soyutta-cifte-sergi/">Galeri Soyut’ta Çifte Sergi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Galeri Soyut Sanat Galerisi</strong> 16 sanatçının eserlerinin görülebileceği ‘<em>Figür Yorum</em>’ resim sergisi ve Bulgar sanatçı <em>Alexander Davidov</em>’un ‘<em>Doğanın Ritmi</em>’ isimli bronz heykellerden oluşan kişisel heykel&nbsp;sergisine ev sahipliği yapıyor.</p>
<p>19 Şubat – 9 Mart 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut’ta ikincisi düzenlenecek olan ‘Figür Yorum-II’ sergisi ülkemizde figüratif resim alanında üretim yapan her kuşaktan sanatçıyı bir araya getiriyor. İnsanı merkeze alarak gerçekleştirdikleri yapıtlarında özgün bir biçim dili geliştirmiş olan bu sanatçıların hepsi de tuval üzerinde kendi gerçekliklerini kurguluyor. Üst söylemlere yönelmektense sırada olanı, gündelik hayatın içinde gözden kaçanı büyük bir samimiyetle dile getiriyorlar. 16 sanatçının katılımıyla gerçekleşecek Figüryorum-2016 Grup Resim Sergisi 19 Şubat – 9 Mart 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut A ve B salonlarında izlenebilir…</p>
<p><figure id="attachment_2422" aria-describedby="caption-attachment-2422" style="width: 476px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-syut-sanagalerisi.jpg" rel="attachment wp-att-2422"><img class=" td-modal-image wp-image-2422 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-syut-sanagalerisi.jpg?resize=476%2C630" alt="Galeri Soyut Sanat Galerisi" width="476" height="630" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-syut-sanagalerisi.jpg?w=476&amp;ssl=1 476w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-syut-sanagalerisi.jpg?resize=227%2C300&amp;ssl=1 227w" sizes="(max-width: 476px) 100vw, 476px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2422" class="wp-caption-text">Galeri Soyut Sanat Galerisi</figcaption></figure></p>
<p>Alexander Davidov, ‘Doğanın Ritmi’ isimli bronz heykellerden oluşan kişisel heykel sergisi de, 19 Şubat – 9 Mart 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut B Salonunda izleyici ile buluşuyor.</p>
<p>Davidov’un sahip olduğu gözlem yeteneği, eserlerinin mükemmel oranları ve kusursuz detaylarıyla hemen göze çarpıyor. Çalışmalarındaki ışık yansımaları ustaca hesaplanmış olup bronz ve taş arasındaki uyum da toplam armoninin bir parçası… Sanatçı, insanın doğa ve hayvan ile olan ilişkisini gizemli heykelleri ile dile getirirken, ilgi alanlarına giren mitolojik figürleri de kullanıyor.</p>
<p><figure id="attachment_2421" aria-describedby="caption-attachment-2421" style="width: 578px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut-sergisi.jpg" rel="attachment wp-att-2421"><img class=" td-modal-image wp-image-2421 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut-sergisi.jpg?resize=578%2C770" alt="Galeri Soyut Sanat Galerisi'nde 16 sanatçının eseri görülebilir." width="578" height="770" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut-sergisi.jpg?w=578&amp;ssl=1 578w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut-sergisi.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 578px) 100vw, 578px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2421" class="wp-caption-text">Galeri Soyut Sanat Galerisi&#8217;nde 16 sanatçının eseri görülebilir.</figcaption></figure></p>
<p>Derin duyarlılığını ve karmaşık iç duygularını gerçek görüntülere çevirmeyi seçen Davidov, eserlerine sembolik önem ve özel anlam kazandırıyor.</p>
<p>Bulgaristan’da ve ülkesi dışında izlenip takip edilen sanatçının eserleri, bir çok koleksiyonda yer alıyor.</p>
<p><strong>Alexander Davidov</strong> çalışmalarını Sofya’daki atölyesinde sürdürüyor.</p>
<p>Sanatçının eserleri 19 – 28 Şubat&nbsp; 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut / B Salonu’nda görülebilir.</p>
<p><figure id="attachment_2420" aria-describedby="caption-attachment-2420" style="width: 540px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut-resim-ve-hekel-sergisi.jpg" rel="attachment wp-att-2420"><img class=" td-modal-image wp-image-2420 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut-resim-ve-hekel-sergisi.jpg?resize=540%2C630" alt="16 sanatçının katılımıyla gerçekleşecek sergi ilgi çekiyor." width="540" height="630" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut-resim-ve-hekel-sergisi.jpg?w=540&amp;ssl=1 540w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut-resim-ve-hekel-sergisi.jpg?resize=257%2C300&amp;ssl=1 257w" sizes="(max-width: 540px) 100vw, 540px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2420" class="wp-caption-text">16 sanatçının katılımıyla gerçekleşecek sergi ilgi çekiyor.</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_2419" aria-describedby="caption-attachment-2419" style="width: 468px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut.jpg" rel="attachment wp-att-2419"><img class=" td-modal-image wp-image-2419 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut.jpg?resize=468%2C630" alt="19 Şubat – 9 Mart 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut’ta ikincisi düzenlenecek olan ‘Figür Yorum-II’ sergisi ülkemizde figüratif resim alanında üretim yapan her kuşaktan sanatçıyı bir araya getiriyor. " width="468" height="630" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut.jpg?w=468&amp;ssl=1 468w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/galeri-soyut.jpg?resize=223%2C300&amp;ssl=1 223w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2419" class="wp-caption-text">19 Şubat – 9 Mart 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut’ta ikincisi düzenlenecek olan ‘Figür Yorum-II’ sergisi ülkemizde figüratif resim alanında üretim yapan her kuşaktan sanatçıyı bir araya getiriyor.</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/galeri-soyutta-cifte-sergi/">Galeri Soyut’ta Çifte Sergi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/galeri-soyutta-cifte-sergi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2417</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Monet’in Cenneti</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/monetin-cenneti/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/monetin-cenneti/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 23 Feb 2016 17:13:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Aycan Arıcan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Cladue Monet]]></category>
		<category><![CDATA[emresyonist]]></category>
		<category><![CDATA[emresyonist resim]]></category>
		<category><![CDATA[emresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[kültür turu]]></category>
		<category><![CDATA[manzara resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Monet]]></category>
		<category><![CDATA[Monet'in evi]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[sanat gezisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2370</guid>
				<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yaz, Paris&#8217;te on beş gün süren bir sanat yolculuğu yaptım. Monet&#8216;in Giverny bölgesinde yer edinen, yeşillikler içindeki evi de bu yolculuğun bir parçası oldu. Giverny&#8217;e, Paris&#8217;teki Saint Lazare garından trenle yaklaşık kırk dakikada ulaştım. Trenden indikten sonra adeta kendinizi huzur veren bir köyde hissedeceğiniz, etrafı yeşilliklerle ve mütevazi görünümlü köy evleriyle örülü uzunca yolda, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/monetin-cenneti/">Monet’in Cenneti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yaz, Paris&#8217;te on beş gün süren bir sanat yolculuğu yaptım. <strong>Monet</strong>&#8216;in Giverny bölgesinde yer edinen, yeşillikler içindeki evi de bu yolculuğun bir parçası oldu. Giverny&#8217;e, Paris&#8217;teki Saint Lazare garından trenle yaklaşık kırk dakikada ulaştım. Trenden indikten sonra adeta kendinizi huzur veren bir köyde hissedeceğiniz, etrafı yeşilliklerle ve mütevazi görünümlü köy evleriyle örülü uzunca yolda, bir saat kadar yürüdükten sonra Monet&#8217;in evine girdim. Şimdi sizlere Monet&#8217;in cennetini anlatalım&#8230;</p>
<p>Herkesin bildiği gibi <strong>Cladue Monet</strong> manzara resimleriyle tanınmış <em>emresyonist bir ressam</em>. Böyle olmasının nedeni ise pek çok çiçeğin, yeşilliğin yer bulabildiği , insanda üstü açık bir sera izlenimi uyandıran bir evde yaşamış olmasıdır. Sadece ev de değil, evin içinde yer edindiği kasabanın da yürürken, bisikletle gezerken, insana huzur veren bir köye benzemesinin de ressamın manzara ve doğa resimleriyle bilinmesindeki etkisi göz ardı edilmemelidir.</p>
<p><figure id="attachment_2372" aria-describedby="caption-attachment-2372" style="width: 288px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/monetin-cenneti.jpg" rel="attachment wp-att-2372"><img class=" td-modal-image wp-image-2372 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/monetin-cenneti.jpg?resize=288%2C216" alt="Monet'in evi" width="288" height="216" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2372" class="wp-caption-text">Monet&#8217;in evi</figcaption></figure></p>
<p><em>Monet&#8217;in evi</em>nin girişinden geçtiğinizde, karşınızda evin planını anlatan bir kroki görüyorsunuz.. O kroki haritasının hemen yanından merdivenlerden iniyorsunuz ve Monet&#8217;in muhteşem bahçesinde kendinizi buluyorsunuz. Bahçenin girişinin sol aşağı kısmında tavukların ve civcivlerin yaşadığı bir kümes bulunuyor. Sağ kısmında düz ilerlediğinizde ise Monet&#8217;in evinin verandasına çıkıyorsunuz. Kapıdaki güvenlik kontrolünden geçip, eve girdiğinizde sol tarafta duvarda Monet&#8217;in çeşitli tablolarıyla dolu bir odaya giriyorsunuz. Odadan çıkıp üst kata geçtiğinizde, evin penceresinden bahçe bütünüyle insanın içini ferahlatacak şekilde gözükmekte olup, buradan bahçe manzarası fotoğrafı alabilmekte mümkündür. Koridordan düz ilerlediğinizde, Monet&#8217;in yatak odasını görüyorsunuz ve odanın hemen yanındaki merdivenlerden aşağı inip mutfak kapısından tekrar bahçeye çıkıyorsunuz.</p>
<p>Yeşilliklerin ve çiçeklerin içinden geçip, onları fotoğrafladıktan sonra bahçenin arka tarafındaki kapıdan küçük bir tünelden, Monet&#8217;in meşhur nilüferlerinin sırrına ulaşıyorsunuz. Üstündeki köprüler aracılığı ile tüm göletin çevresini gezebilme ve fotoğraf çekebilme imkanına sahip oluyorsunuz&#8230; Ayrıca, göletin etrafını yemyeşil ağaçlar çevrelemiş ve bu ağaçların görünümü göletteki nilüferler ile birleştiğinde, adeta kendinizi cennette hissediyorsunuz. Monet’in evi değil de sanki cennetini görmeye gelmiş gibi oluyorsunuz&#8230;</p>
<p><figure id="attachment_2371" aria-describedby="caption-attachment-2371" style="width: 336px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/cennetten-bir-bahce.jpg" rel="attachment wp-att-2371"><img class=" td-modal-image wp-image-2371 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/cennetten-bir-bahce.jpg?resize=336%2C252" alt="Yeşilliklerin ve çiçeklerin içinde Monet'in cennetini bulacaksınız." width="336" height="252" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/cennetten-bir-bahce.jpg?w=336&amp;ssl=1 336w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/cennetten-bir-bahce.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 336px) 100vw, 336px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2371" class="wp-caption-text">Yeşilliklerin ve çiçeklerin içinde Monet&#8217;in cennetini bulacaksınız.</figcaption></figure></p>
<p>Üniversitede, “<em>Sanat Yönetimi</em>” eğitimi alırken de Monet, beğendiğim ressamlar arasında yer almaktaydı. Bunda, manzara resimlerine ilgi duymamın ve okuduğum bölümün de etkisi de göz ardı edilemez tabi ama ben empresyonist sanata ilgi duyan, sanatı kendine meslek edinmiş ya da hayatının anlamı yerine koyan herkesin, “Monet’in Cenneti’ni” görmesi gerektiği düşüncesindeyim. Saint Lazare garından bir trenle ulaşmak mümkün. Sanatla kalın&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/monetin-cenneti/">Monet’in Cenneti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/monetin-cenneti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2370</post-id>	</item>
		<item>
		<title>“İsa’nın Çilesi” (La Passion)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/isanin-cilesi-la-passion/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/isanin-cilesi-la-passion/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 20 Feb 2016 09:20:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Burçak Aydoğan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[batı sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Brugge Ekolü]]></category>
		<category><![CDATA[Duccio]]></category>
		<category><![CDATA[Flaman Ekolü]]></category>
		<category><![CDATA[Hans Memling]]></category>
		<category><![CDATA[Hıristiyan ikonografisi]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografi]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografik]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografya]]></category>
		<category><![CDATA[Maesta]]></category>
		<category><![CDATA[Passion]]></category>
		<category><![CDATA[Siena Ekolü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2314</guid>
				<description><![CDATA[<p>İsa’nın Yeruşalim’e  (Kudüs) girişinden gömülüşüne dek geçen olaylara, genel olarak “İsa’nın Çilesi” adı verilir.  (Cömert, 2010: 214) Hıristiyan ikonografisinde İsa’nın çarmıha gerilişiyle ilişkili olarak çektiği acılar ‘Passion’ terimiyle adlandırılır. İsa’nın insanoğlunun günahları için kendini kurban edişi sürecini ifade eden ‘Passion’ aynı zamanda onun ‘dünyasal’ yaşamının son dönemini de tanımlar.  Passion, ikonografik gelenekte İsa’nın Kudüs’e girişiyle [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/isanin-cilesi-la-passion/">“İsa’nın Çilesi” (La Passion)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>İsa’nın Yeruşalim’e  (Kudüs) girişinden gömülüşüne dek geçen olaylara, genel olarak “İsa’nın Çilesi” adı verilir.  (Cömert, 2010: 214)</p>
<p>Hıristiyan ikonografisinde İsa’nın çarmıha gerilişiyle ilişkili olarak çektiği acılar ‘<em>Passion</em>’ terimiyle adlandırılır. İsa’nın insanoğlunun günahları için kendini kurban edişi sürecini ifade eden ‘<em>Passion</em>’ aynı zamanda onun ‘dünyasal’ yaşamının son dönemini de tanımlar.  Passion, ikonografik gelenekte İsa’nın Kudüs’e girişiyle başlatılır ve genellikle gömülüşü ya da dirilişiyle sonlandırılır. İsa, bir eşek üzerinde on iki havarisiyle girdiği Kudüs’te ilk olarak ‘Babamın Evi’ olarak nitelediği Tapınağı ziyaret eder; ancak bir ibadet mekânı olan Tapınağın pazar yerine dönüştüğünü görünce öfkelenerek tacirleri oradan çıkarır. Bu olayın ardından havarileriyle Son Akşam Yemeği’nde toplanan İsa, içlerinden birinin ona ihanet edeceğini açıklar. Havari Yahuda, otuz gümüş para karşılığında Yahudi liderleri Ferisilere İsa’nın yerini bildirmiştir. İsa’ya ihanet etmiştir.</p>
<p>İsa, bedeni ve kanı olarak tanımladığı ekmeği ve şarabı kutsadığı Son Yemeğin ardından üç havarisini yanına alarak Zeytin Dağı’nda son duasını gerçekleştirir. Zeytin Dağı’ndaki duanın ardından Yahuda tarafından ele verilerek tutuklanır. Bundan sonra yargılanma süreci başlar; Roma Valisi Pilatus onun suçluluğuna ilişkin bir kanıt olmasa da ‘topluluğun’ sesine kulak vererek çarmıha gerilmesi hükmünü verir. İki hırsızla Golgota tepesinde çarmıha gerilen İsa, mezara konuşundan üç gün sonra dirilir ve dirilişinin ardından havarilerine birkaç kez görünerek onlara misyonlarını bildirir.</p>
<p>Batı sanatındaki ‘<em>çile’</em> sahnelerinde betimleme mantığı açısından iki gösterim biçimi söz konusudur. İlk gösterim, <em>çile</em> temalarının birbirini izleyen ama aynı zamanda birbirinden bağımsız sahneler halinde resmedildiği kalıptır. Fransisken ve Dominiken tarikatlarına bağlı kiliselerin fresk çevrimlerinde olgunlaşan bu gösterim biçimi, bölümlere ayrılma olanağı sunması nedeniyle altar panolarında da sıkça benimsenmiştir. Rönesans’ın eşiğindeki İtalyan resminin Siena Okulu’na bağlı ustalarından Duccio, <em>Maesta</em> adlı yapıtında (1308-11) ilk kalıbın en önemli örneklerinden birini verir.</p>
<p><figure id="attachment_2315" aria-describedby="caption-attachment-2315" style="width: 277px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/isanin-cilesi.jpg" rel="attachment wp-att-2315"><img class=" td-modal-image wp-image-2315 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/isanin-cilesi.jpg?resize=277%2C230" alt="Hıristiyan ikonografisinde İsa’nın çarmıha gerilişiyle ilişkili olarak çektiği acılar ‘Passion’ terimiyle adlandırılır. İsa’nın insanoğlunun günahları için kendini kurban edişi sürecini ifade eden ‘Passion’ aynı zamanda onun ‘dünyasal’ yaşamının son dönemini de tanımlar." width="277" height="230" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2315" class="wp-caption-text">Hıristiyan ikonografisinde İsa’nın çarmıha gerilişiyle ilişkili olarak çektiği acılar ‘Passion’ terimiyle adlandırılır. İsa’nın insanoğlunun günahları için kendini kurban edişi sürecini ifade eden ‘Passion’ aynı zamanda onun ‘dünyasal’ yaşamının son dönemini de tanımlar.</figcaption></figure></p>
<p><strong>DUCCİO, MAESTA (1308-1311)</strong></p>
<p>Altarın arka panosunda ana konu ‘<em>İsa’nın Çilesi’dir. </em>Duccio, İsa’nın çilesine ilişkin öyküleri resimlediği alanı bölümlere ayırarak yirmi altı sahnede betimlemiştir. İki sıra halinde bir dizi oluşturan sahneler kronolojik dizge açısından çizgisel bir süreklilik izler. Öyküler arasında Kudüs’e Giriş ve Çarmıhta İsa sahnelerinin ötekilere oranla daha büyük boyutta resmetmiştir.</p>
<p>Batı sanatındaki <em>çile</em> sahnelerinde rastlanan ikinci gösterim biçimi, çile öykülerinin bir kent manzarasına yerleştirildiği kalıptır. 15. yüzyıl Avrupa resim sanatında Kuzey Rönesansı’nın karakteristik ürünlerinden biri olan manzara betimleri bu kalıbın ortaya çıkışında etkili olur. Flaman resminde Brugge Okulu’nun temsilcilerinden Hans Memling, manzara ve mimarinin birlikte kullanıldığı dekorlu manzara geleneğini yetkin biçimde uyguladığı resimlerinde kimi zaman İncil öykülerini kent panoraması içine yerleştirme yolunu seçmiştir.</p>
<p>Sanatçı bu yaklaşımının ilk örneğini “İsa’nın Çilesi” adlı yapıtında (1470-71) verir.</p>
<p><strong>HANS MEMLİNG, İSA’NIN ÇİLESİ (1470-71)</strong></p>
<p>İsa’nın çile dönemini geçirdiği Kudüs kentini temsil eden mimari, sanatçının yaşadığı coğrafyadan izler taşısa da ‘imgelem ürünü’ bir tasarıdır. Duccio’nun yapıtındaki gibi burada da çile süreci sahnenin sol üst köşesinde konumlanan Kudüs’e Giriş’le başlar. Arka plandaki doğa manzarasından mimariye geçiş yapıldığında İsa’nın Kudüs’e girdiğinde gerçekleştirdiği ilk eylemin temsili olarak Tapınaktan Tacirlerin Kovuluşu sahnesini görürüz.</p>
<p>Memling’in yapıtında merkez olarak tanımlanabilecek alan, yargılamanın gerçekleştiği avlu ve onu çevreleyen mimari birimlerdir. Söz konusu alana meşale taşıyan bir askerin bulunduğu kapıdan girilir ve burada İsa’yı üç kez yadsıyacak olan havari Petrus’la karşılaşılır. Kalabalığın içinden birisi bakışlarını ona yöneltmiştir. Duvarın arkasından İsa’nın yazgısını izleyen Petrus’un bulunduğu yerin üstündeki pencerede horoz figürü dikkati çeker. İnsanoğlunun zayıflığını temsil eden Âdem ile Havva heykellerinin ortasında yer alan horoz, Petrus’un İsa’yı yadsıyışı ve pişmanlığının simgesidir.</p>
<p>Batı resminin farklı zaman, mekan ve üsluplarına bağlı iki sanatçının yapıtları üzerinden gerçekleştirilen bu ikonografik çözümleme, Duccio ve Memling’in betimleme anlayışlarının izleyiciye iki farklı <em>Passion</em> okuması önerisinde bulunduğunu gösterir. Bizans geleneğinin Batı’daki son temsilcilerinden Duccio, kronolojik dizge içinde birbirini izleyen ve aynı zamanda kesin çizgilerle birbirinden ayrılan sahneleriyle <em>Passion</em>’nu İncil’in sayfalarını çevirircesine okuturken; dönemin tiyatro geleneğinden beslenen Memling esin dolu yapıtında izleyiciyi (ya da inançlı kişiyi) Kudüs kenti panoramasında gezdirerek <em>Passion</em>’nun tanığı kılar.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/isanin-cilesi-la-passion/">“İsa’nın Çilesi” (La Passion)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/isanin-cilesi-la-passion/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2314</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kathe Kollwitz’in Takdire Şayan Sanatçılığı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kathe-kollwitzin-takdire-sayan-sanatciligi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kathe-kollwitzin-takdire-sayan-sanatciligi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 08 Feb 2016 19:25:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hazel Güney]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Dokumacıların İsyanı]]></category>
		<category><![CDATA[Goya]]></category>
		<category><![CDATA[Hauptmann]]></category>
		<category><![CDATA[heykeltraş]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[Kathe Kollwitz]]></category>
		<category><![CDATA[Kollwitz]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[oto portre]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizm]]></category>
		<category><![CDATA[toplumcu gerçekçi sanatçılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2127</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kollwitz Doğu Prusya’da dünyaya geldi. Ailesi Hıristiyan olmasına rağmen, sosyalist bir dünya görüşünü benimseyen bir ailede yetişti. 19. yy sonunda işçilerin ve halkın içinde bulunduğu durumlardan çok fazla etkilenmekteydi. Bu nedenle Alman dışavurumcu ressam, heykeltıraş, gravür sanatçısı Kollwitz; yoksulların, ezilenlerin ve işçilerin yanında olması ile tanınır. O eserlerinde toplumsal gerçekçilik ile duygularını harmanlamıştır. Ibsen, Tolstoy, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kathe-kollwitzin-takdire-sayan-sanatciligi/">Kathe Kollwitz’in Takdire Şayan Sanatçılığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kollwitz Doğu Prusya’da dünyaya geldi. Ailesi Hıristiyan olmasına rağmen, sosyalist bir dünya görüşünü benimseyen bir ailede yetişti. 19. yy sonunda işçilerin ve halkın içinde bulunduğu durumlardan çok fazla etkilenmekteydi. Bu nedenle Alman dışavurumcu ressam, heykeltıraş, gravür sanatçısı Kollwitz; yoksulların, ezilenlerin ve işçilerin yanında olması ile tanınır. O eserlerinde toplumsal gerçekçilik ile duygularını harmanlamıştır. Ibsen, Tolstoy, Zola gibi yazarları okuması da bunda etki etmiştir. Toplumun içinde bulunduğu hastalıklı ruhu ortaya çıkarmıştır ve bu toplumun çelişkileri içinde yaşamaya çabalayan bireyin durumunu gözler önüne sermiştir.</p>
<p><figure id="attachment_2128" aria-describedby="caption-attachment-2128" style="width: 450px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/BA-258.jpg" rel="attachment wp-att-2128"><img class=" td-modal-image wp-image-2128 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/BA-258.jpg?resize=450%2C353" alt="“Dokumacıların İsyanı” adlı oymabaskısı konusunu, Silezyalı dokumacıların 1844’teki isyanlarının gaddarca bastırılmasından alır. " width="450" height="353" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/BA-258.jpg?w=450&amp;ssl=1 450w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/BA-258.jpg?resize=300%2C235&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2128" class="wp-caption-text">“Dokumacıların İsyanı” adlı oymabaskısı konusunu, Silezyalı dokumacıların 1844’teki isyanlarının gaddarca bastırılmasından alır.</figcaption></figure></p>
<p>Sanatçı eserlerinde daha çok; adaletsizlik, insanlığın kendini yok edişi gibi evrensel konuları işlemiş; dönemin ahlaki ve siyasi sorunları ile yakından ilgilenmiştir. İşçi sınıfının yaşadığı zorluklar, savaşlar, yoksulluğun artışı, direnişler, ölümler onun başlıca ilgilendiği konulardır. Sanat hayatına baskı resimleriyle başlamış ve Goya’dan etkilenmiştir. “Dokumacıların İsyanı” adlı oymabaskısı konusunu, Silezyalı dokumacıların 1844’teki isyanlarının gaddarca bastırılmasından alır. Bunu ünlü Alman oyun yazarı Gerard Hauptmann’ın “Dokumacıların İsyanı” adlı oyunundan esinlenerek yapar.</p>
<p><figure id="attachment_2131" aria-describedby="caption-attachment-2131" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/PicMonkey-Collage.jpg" rel="attachment wp-att-2131"><img class=" td-modal-image wp-image-2131 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/PicMonkey-Collage-300x300.jpg?resize=300%2C300" alt="Kollwitz aynı zamanda bronz ve taş malzemeleriyle çalışan bir heykeltıraştır." width="300" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/PicMonkey-Collage.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/PicMonkey-Collage.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/PicMonkey-Collage.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2131" class="wp-caption-text">Kollwitz aynı zamanda bronz ve taş malzemeleriyle çalışan bir heykeltıraştır.</figcaption></figure></p>
<p>Kollwitz aynı zamanda bronz ve taş malzemeleriyle çalışan bir heykeltıraştır da. 1910’da başladığı heykel çalışmalarında da, resimlerinde işlediği konuları ele almıştır. Kollwitz, çocuklarını kaybetmekten de çok korkar ve sanatçının eserlerinde bu korkusunun etkilerini de görürüz. Anne ve çocuk temasını çokça işlemiştir. Özellikle savaşta 18 yaşındaki oğlunu kaybetmesinden sonra, resimlerinde daha çok ölü çocuk teması, çocuklarına sarılmış anne figürleri yapmaya başlar. Bu şekilde anneler çocuklarını tüm kötülüklerden korusun istemiştir. Oğlunun ve oğlu gibi yüzbinlerce gencin acısını yıllarca üzerinde çalıştığı yaslı anne ve baba heykellerinde dile getirmiştir. Bu iki heykel şu an&nbsp;Belçika&#8217;da,&nbsp;Flandre&#8217;daki meçhul asker mezarlığının kapısındadır.</p>
<p>Hitler’in başa gelmesiyle çalıştığı akademiden de ayrılmak zorunda kalan sanatçı, 1934-35 yılları arasında son büyük baskı resim çalışmasını “ölüm” teması içinde yapmıştır. Sanatçı yaşadığı döneme baskı resimler yaparak sembolik göndermeler de bulunmuştur. Ayrıca sanatçının iç dünyasında kendisiyle yüzleştiği oto portreleri de önemli bir yer tutmaktadır.</p>
<p><figure id="attachment_2130" aria-describedby="caption-attachment-2130" style="width: 518px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/kollwitz-poverty-1893.jpg" rel="attachment wp-att-2130"><img class=" td-modal-image wp-image-2130 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/kollwitz-poverty-1893.jpg?resize=518%2C516" alt="Sanatçının iç dünyasında kendisiyle yüzleştiği oto portreleri de önemlidir." width="518" height="516" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/kollwitz-poverty-1893.jpg?w=518&amp;ssl=1 518w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/kollwitz-poverty-1893.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/kollwitz-poverty-1893.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 518px) 100vw, 518px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2130" class="wp-caption-text">Sanatçının iç dünyasında kendisiyle yüzleştiği oto portreleri de önemlidir.</figcaption></figure></p>
<p>Kollwitz, art arda ürettiği isyan, savaş ve ölüm konulu eserleriyle döneminin toplumcu gerçekçi bir sanatçısıdır. Eserlerinde yaratmayı başardığı duygusal gerilimler, çizgi anlayışı ve kurgularıyla dışavurumcudur. The End adlı eserinde sanatçı, dokumacıların yaşadığı ezilme duygusunun ve mücadelelerinin dramatik sonuna gönderme yapar. Sanatçı sembolik anlatımıyla kişiyi o ana götürür. Onun eserlerine bakanlar, o anların izleyicisi konumundadırlar. Çünkü oradaki kişilerin ruh hallerini yansıtmaktadır. Bunu o kadar güçlü bir aktarımla yapar ki bu nedenle biz sanki o anı yaşıyormuşuz izlenimine kapılırız. Yaşananların sonunda kalan o hareketsiz bedenler sonu –ölümü sembolize eder.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kathe-kollwitzin-takdire-sayan-sanatciligi/">Kathe Kollwitz’in Takdire Şayan Sanatçılığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kathe-kollwitzin-takdire-sayan-sanatciligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2127</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Modern Resim Sanatının Temsilcisi: Matisse</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/modern-resim-sanatinin-temsilcisi-matisse/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/modern-resim-sanatinin-temsilcisi-matisse/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 07 Feb 2016 19:22:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Berrin Akıncı Nalbantoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Ambrogio Lorenzetti]]></category>
		<category><![CDATA[Bonheur de Vivre]]></category>
		<category><![CDATA[figür]]></category>
		<category><![CDATA[fovist]]></category>
		<category><![CDATA[fovist dönem]]></category>
		<category><![CDATA[fovizm]]></category>
		<category><![CDATA[fovizm akımı]]></category>
		<category><![CDATA[Henri Matisse]]></category>
		<category><![CDATA[Jacques Louis David]]></category>
		<category><![CDATA[Joy of Life]]></category>
		<category><![CDATA[Kandinsky]]></category>
		<category><![CDATA[Matisse]]></category>
		<category><![CDATA[modern sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Picasso]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2116</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Dans 1” ve “Dans 2” Henri Matisse, 1869 yılının son gününde kuzey Fransa’da dünyaya geldi. 1887 &#8211; 1888’de Paris’te hukuk eğitimi alan Matisse, hukuk stajyeri iken çalışmaktan sıkılan Henri Matisse penceresinin önünden geçenlere bezelye fırlatma çubuğu ile çiğneyip top haline getirilmiş kağıtları fırlatıyordu. 20. yy’da yaşamış olan en önemli ressamlardan birisi olarak gösterilen Matisse, Picasso [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/modern-resim-sanatinin-temsilcisi-matisse/">Modern Resim Sanatının Temsilcisi: Matisse</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Dans 1” ve “Dans 2”</strong></p>
<p><strong>Henri Matisse</strong>, 1869 yılının son gününde kuzey Fransa’da dünyaya geldi. 1887 &#8211; 1888’de Paris’te hukuk eğitimi alan Matisse, hukuk stajyeri iken çalışmaktan sıkılan Henri Matisse penceresinin önünden geçenlere bezelye fırlatma çubuğu ile çiğneyip top haline getirilmiş kağıtları fırlatıyordu.</p>
<p>20. yy’da yaşamış olan en önemli ressamlardan birisi olarak gösterilen Matisse, Picasso ve Kandinsky’le birlikte modern sanatın önemli temsilcilerinden birisi olarak gösterilir.</p>
<p>1909 yılında, Moskovalı bir iş adamı olan ve Matisse’in resimlerini toplayan Shchukin ona resim sipariş eder. Matisse’in Rus koleksiyoner için yaptığı Dans ve Müzik adlı büyük boyutlu çalışmalar; saf renk kullanımı, belirgin dış çizgilerle sınırlanmış figürleri ve yaşama sevincini yansıtan temalarıyla Matisse’in başyapıtları arasında yer aldılar.</p>
<p><figure id="attachment_2121" aria-describedby="caption-attachment-2121" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Siena’da-Palazzo-Pubblico.jpg" rel="attachment wp-att-2121"><img class=" td-modal-image wp-image-2121 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Siena’da-Palazzo-Pubblico-300x203.jpg?resize=300%2C203" alt="Ambrogio Lorenzetti &quot;Siena’da Palazzo Pubblico&quot;" width="300" height="203" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Siena’da-Palazzo-Pubblico.jpg?resize=300%2C203&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Siena’da-Palazzo-Pubblico.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Siena’da-Palazzo-Pubblico.jpg?w=457&amp;ssl=1 457w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2121" class="wp-caption-text">Ambrogio Lorenzetti &#8220;Siena’da Palazzo Pubblico&#8221;</figcaption></figure></p>
<p>Matisse, Dans 1’i yapmadan önce muhtemelen Ambrogio Lorenzetti’nin Siena’da Palazzo Pubblico’nun eserindeki dansçılardan etkilenmiştir.</p>
<p>Henri Matisse, önce <em>Bonheur de Vivre (Joy of Life)</em> resmini yapmıştır. Ancak ‘Dans’da, ‘Joy of Life’daki dansçıların yüzü bize dönük olanlardan birini yapmamıştır. Böylece karşımıza beş dansçı çıkmıştır.</p>
<p><figure id="attachment_2117" aria-describedby="caption-attachment-2117" style="width: 450px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Bonheur-de-Vivre.jpg" rel="attachment wp-att-2117"><img class=" td-modal-image wp-image-2117 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Bonheur-de-Vivre.jpg?resize=450%2C324" alt="Henri Matisse &quot;Bonheur de Vivre&quot;" width="450" height="324" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Bonheur-de-Vivre.jpg?w=450&amp;ssl=1 450w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Bonheur-de-Vivre.jpg?resize=300%2C216&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2117" class="wp-caption-text">Henri Matisse &#8220;Bonheur de Vivre&#8221;</figcaption></figure></p>
<p>Dans 1, fovist dönemin ve fovizm akımının erken habercisidir. Figürler hemencecik çizilmiş gibidir ama neşeli ve bez bebek görünümündedir. Figürleri aynı zamanda da Jacques Louise David’in eserlerindeki figürler gibi donmuş gibidirler de.</p>
<p><figure id="attachment_2120" aria-describedby="caption-attachment-2120" style="width: 248px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Oath-of-the-Horatii.jpg" rel="attachment wp-att-2120"><img class=" td-modal-image wp-image-2120 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Oath-of-the-Horatii-248x300.jpg?resize=248%2C300" alt="Jacques Louise David &quot;Oath of the Horatii&quot;" width="248" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Oath-of-the-Horatii.jpg?resize=248%2C300&amp;ssl=1 248w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Oath-of-the-Horatii.jpg?w=365&amp;ssl=1 365w" sizes="(max-width: 248px) 100vw, 248px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2120" class="wp-caption-text">Jacques Louise David &#8220;Oath of the Horatii&#8221;</figcaption></figure></p>
<p>Peki, eserde neşe, sevinç duygusu verilebilmiş midir? Bez bebek görünümündeki figürlerin çevresi çizimle sanki çocuksu biçimde belirginleştirilmiş dans eder gibidir.</p>
<p>Tabii ki Dans’taki renkler de özellikle mavi ve yeşilin uyandırdığı duygular ve tepkiler de farklı farklıdır. Mavi sanki dağların tepesinden fırlamış gibi görünür. Ama başkasına da farklı görünebilir. Yeşil çayır gibidir. Peki, size nasıl görünüyor?</p>
<p>Dans’ta mekansal belirsizlik, derinlik yanılsamasını görüyor muyuz? Sanırım bunlar tuvalde çatışma halinde. Resimdeki süreklilik öndeki iki dansçının ellerini bırakması ile kesilmektedir. Matisse, bunu kasıtlı mı yapmış, bilemiyorum. Ancak bu kesik tam anlamıyla değil çünkü eller karşıdaki dansçının bacağındadır. Bu da daireyi bütün göstermektedir. Demek ki sürekliliği bilinçli olarak hissetmemizi istiyor diye düşünüyorum.</p>
<p>Resme bakınca bir tören yapıldığını düşünebiliriz. Sanki bir davul var da onun vuruşlarıyla gizli bir ayin yapıyor gibi de görünüyorlar. Tedirginlik bile hissedebiliriz.</p>
<p><figure id="attachment_2119" aria-describedby="caption-attachment-2119" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg" rel="attachment wp-att-2119"><img class=" td-modal-image wp-image-2119 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg?resize=640%2C421" alt="Henri Matisse &quot;Dans 2&quot;" width="640" height="421" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg?resize=300%2C197&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg?resize=214%2C140&amp;ssl=1 214w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2119" class="wp-caption-text">Henri Matisse &#8220;Dans 2&#8221;</figcaption></figure></p>
<p>Peki neden? Renklerden mi, mekanın belirsizliğinden mi, hareketten mi? Belki de soldaki figürün duruşundandır; bu figürün sırtı, bedenindeki kavisin dairenin &#8211; dansçıların hareketini yaratması da olabilir.</p>
<p>Arkadan görünen iki figür sanki yere dokunuyor gibidir. Dans 1909’da yapılırken figürlerin ayakları yeşile dokunuyor gibidir. Ancak 1910’da yaptığı Dans’ta ise, figürlerin ayakları yeşili sanki ayaklarında sıkıştırıyor gibidir. Bunu özellikle iki figürün ayaklarında bariz şekilde görürüz. Tabii her iki resimdeki bu değişiklik bizde ağırlık duygusunda da değişiklikle yaratır.</p>
<p>Bütün bu çocuksu çizimlerde, boyamalarda Matisse, kesinlikle ne yaptığını bildiğine dikkat etmemiz önemlidir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/modern-resim-sanatinin-temsilcisi-matisse/">Modern Resim Sanatının Temsilcisi: Matisse</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/modern-resim-sanatinin-temsilcisi-matisse/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2116</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Büyülü Çember: Bilinmeyen Yönleriyle Mandala</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/buyulu-cember-bilinmeyen-yonleriyle-mandala/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/buyulu-cember-bilinmeyen-yonleriyle-mandala/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 02 Feb 2016 19:12:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hesna Mıllık]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Grafik]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[boyama]]></category>
		<category><![CDATA[boyama kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[boyama sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Budizm]]></category>
		<category><![CDATA[büyükler için boyama kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[büyülü çember]]></category>
		<category><![CDATA[çini]]></category>
		<category><![CDATA[çini sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[çinicilik]]></category>
		<category><![CDATA[Çinili Köşk]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[duvar süslemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[el sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Hinduizm]]></category>
		<category><![CDATA[kabartma]]></category>
		<category><![CDATA[Karahanlı mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur’an süslemesi]]></category>
		<category><![CDATA[mandala]]></category>
		<category><![CDATA[mandala desenleri]]></category>
		<category><![CDATA[meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[oymacılık]]></category>
		<category><![CDATA[oymacılık sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklu mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[süsleme]]></category>
		<category><![CDATA[süsleme sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[tezhip]]></category>
		<category><![CDATA[tezhip sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[tezhip süslemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Topkapı Sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ulu Cami]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2043</guid>
				<description><![CDATA[<p>Büyükler için boyama kitabı ile Mandala hayatımıza gireli çok uzun zaman olmadı; fakat bizler de uyandırdığı ilgi azımsanamayacak kadar çok. Peki, nedir bu mandala? Mandala, Hindistan kökenli olup büyülü çember olarak biliniyor Ayrıca dini bir semboldür. Fakat günümüzde meditasyon ve dini bir sembol olarak görülse de geçmişte ve günümüzde farklı ulusların mimarisin de görmekteyiz. Mimaride [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/buyulu-cember-bilinmeyen-yonleriyle-mandala/">Büyülü Çember: Bilinmeyen Yönleriyle Mandala</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükler için boyama kitabı ile Mandala hayatımıza gireli çok uzun zaman olmadı; fakat bizler de uyandırdığı ilgi azımsanamayacak kadar çok.</p>
<p><figure id="attachment_2046" aria-describedby="caption-attachment-2046" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala.png" rel="attachment wp-att-2046"><img class=" td-modal-image wp-image-2046 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-300x225.png?resize=300%2C225" alt="Mandala, büyülü çember olarak da adlandırılıyor." width="300" height="225" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2046" class="wp-caption-text">Mandala, büyülü çember olarak da adlandırılıyor.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Peki, nedir bu mandala?</strong></p>
<p>Mandala, Hindistan kökenli olup büyülü çember olarak biliniyor Ayrıca dini bir semboldür. Fakat günümüzde meditasyon ve dini bir sembol olarak görülse de geçmişte ve günümüzde farklı ulusların mimarisin de görmekteyiz. Mimaride kullanımı aslında çok uzun yıllara dayanmaktadır. İlk Müslüman Türk devleti olan Karahanlı Devleti ile Türk sanatın da kullanılmaya ve yayılmaya başlayan <strong>çinicilik</strong> mandala süslemeleri dikkat çekmektedir. İznik ve sonrasın da talebi karşılamak üzere Kütahya’da da yapımı başlayan çini sanatı günümüzde İznik’te yapımı azalsa da Kütahya bu konuda öne çıkan şehirlerden.</p>
<p><figure id="attachment_2045" aria-describedby="caption-attachment-2045" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/iznik-cini-tabak-tavus-kusu-motifi.jpg" rel="attachment wp-att-2045"><img class=" td-modal-image wp-image-2045 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/iznik-cini-tabak-tavus-kusu-motifi-300x200.jpg?resize=300%2C200" alt="İznik Cinisi, Tavus kuşu motifi" width="300" height="200" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/iznik-cini-tabak-tavus-kusu-motifi.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/iznik-cini-tabak-tavus-kusu-motifi.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/iznik-cini-tabak-tavus-kusu-motifi.jpg?w=900&amp;ssl=1 900w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2045" class="wp-caption-text">İznik Cinisi, Tavus kuşu motifi</figcaption></figure></p>
<p>Çini sanatı dikkatlice incelediğinde karşımıza sürpriz şekilde mandala desenleri çıkmaktadır. Uzun yılladır sarayları ve konakları süsleyen çinilerin mandala ile uyumu insanı adeta şaşkınlık içeresinde bırakmakta olup pek çok Doğu mimarisinde mandalayı görmekteyiz.  Karahanlılardan sonra 10. Yüzyılda kurulan Büyük Selçuklu Devleti’nin duvar süslemelerinde ve kabartmalarında  da mandalayı  görmek mümkündür. Bu dönemde çini sanatı devam ederken farklı bir yöntem olan <strong>oymacılık</strong> sanatının en güzel örnekleri ise, UNESCO tarafından koruma altına alınmış, Taç Kapı ve Avlulu tipik Selçuklu mimarisinden olan Ulu Cami bunlar arasında sayabilir.</p>
<p><figure id="attachment_2050" aria-describedby="caption-attachment-2050" style="width: 199px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/oyma-sanati-tac-kapi.jpg" rel="attachment wp-att-2050"><img class=" td-modal-image wp-image-2050 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/oyma-sanati-tac-kapi-199x300.jpg?resize=199%2C300" alt="Oymacılık ile mandalanın yakından ilişkisi vardır." width="199" height="300" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/oyma-sanati-tac-kapi.jpg?resize=199%2C300&amp;ssl=1 199w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/oyma-sanati-tac-kapi.jpg?resize=680%2C1024&amp;ssl=1 680w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/oyma-sanati-tac-kapi.jpg?w=712&amp;ssl=1 712w" sizes="(max-width: 199px) 100vw, 199px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2050" class="wp-caption-text">Oymacılık ile mandalanın yakından ilişkisi vardır.</figcaption></figure></p>
<p>12. Yüzyıla gelindiğinde ise Osmanlı Devleti’nin Topkapı Sarayı’nda ve konaklarında zirve dönemini yaşayan çinicilik mandala desenleri ile adeta bütünleşerek görsel şölen sunmaktadır. Çinili Köşk buna verilebilecek en güzel örneklerden sayılır. Bunun dışında pek çok mimari eserde kullanılan çiniciliğin günümüzde de kullanımı devam etmekte olup mandala ile iç içe girmiş birçok örneği bulunan çinicilik tıpkı mandala gibi merkezden başlayıp dışa doğru ilerlemektedir.</p>
<p>Sadece Doğu mimarisin de değil dinleri ile de paralellik gösteren mandala Hinduizm ve Budizm gibi dinlerde kullanılsa da bunların dışında birçok dinde de mandala sembollerini görmekte olup bunlar arasında İslam, Hristiyanlık, Museviliği sayabiliriz. İslam dinini ele aldığımızda ise hayatımıza Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Savaşı ile sanatımıza dahil olan ve Kanuni dönenimde en parlak dönemini yaşayan <strong>Kur’an süslemesi</strong> olarak benimsediğimiz, altın ile süsleme anlamına gelen <strong>tezhip</strong> sanatında da karşımıza çıkmaktadır. Tezhip sanatı da tıpkı mandala gibi kare ve yuvarlak şekilde yapılarak bizlere mandalanın İslam dinin de kullanımını en güzel şekilde göstermektedir.</p>
<p><figure id="attachment_2052" aria-describedby="caption-attachment-2052" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/tezhib-3.jpg" rel="attachment wp-att-2052"><img class=" td-modal-image wp-image-2052 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/tezhib-3-300x292.jpg?resize=300%2C292" alt="Kur'an süsleme sanatı tezhip ile mandala arasındaki benzerlik çok kuvvetlidir." width="300" height="292" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/tezhib-3.jpg?resize=300%2C292&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/tezhib-3.jpg?w=909&amp;ssl=1 909w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2052" class="wp-caption-text">Kur&#8217;an süsleme sanatı tezhip ile mandala arasındaki benzerlik çok kuvvetlidir.</figcaption></figure></p>
<p>Gündeme yeni oturmuş gibi olsa da çok uzun çağladır yanı başımız da bulunan mandalanın serüveni burada kalacağı pek benzemiyor.</p>
<p>Günümüzde eğitim ve iş alanında pek çok yerde kendine yer edinen mandala, sanat yönüyle birçok insanı kendine hayran bırakmaya devam edecek gibi görünüyor.</p>
<p><figure id="attachment_2049" aria-describedby="caption-attachment-2049" style="width: 228px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-4.jpg" rel="attachment wp-att-2049"><img class=" td-modal-image wp-image-2049 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-4.jpg?resize=228%2C221" alt="Güzel bir mandala örneği." width="228" height="221" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2049" class="wp-caption-text">Güzel bir mandala örneği.</figcaption></figure></p>
<p>Günümüzde bu kadar popüler olmadan aslında yanı başımızda bulunmaktaydı. Uzun zaman önce kültürümüzde yer edinen mandala ilk olarak tezhip ve çini sanatı ile sürpriz şekilde karşımıza çıkmaktadır. 10. ve 12. yüzyıllara geldiğimiz de ise, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde de kullanılmakta olup bu mimari eserler UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır.</p>
<p><figure id="attachment_2048" aria-describedby="caption-attachment-2048" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-2.jpg" rel="attachment wp-att-2048"><img class=" td-modal-image wp-image-2048 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-2.jpg?resize=500%2C500" alt="Bir mandala süslemesi." width="500" height="500" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-2.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-2.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-2.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2048" class="wp-caption-text">Bir mandala süslemesi.</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/buyulu-cember-bilinmeyen-yonleriyle-mandala/">Büyülü Çember: Bilinmeyen Yönleriyle Mandala</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/buyulu-cember-bilinmeyen-yonleriyle-mandala/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2043</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gerçeküstücülük: Kadın-Aşk-Acı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/gercekustuculuk-kadin-ask-aci/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/gercekustuculuk-kadin-ask-aci/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 28 Jan 2016 16:44:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Figen Güntürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Andre Breton]]></category>
		<category><![CDATA[Antonin Arnaud]]></category>
		<category><![CDATA[Arthur Cravan]]></category>
		<category><![CDATA[dadaist]]></category>
		<category><![CDATA[Dadaizm]]></category>
		<category><![CDATA[Diego Rivera]]></category>
		<category><![CDATA[Federico Garcia Lorca]]></category>
		<category><![CDATA[Freud]]></category>
		<category><![CDATA[Frida]]></category>
		<category><![CDATA[Frida Kahlo]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeküstücülük]]></category>
		<category><![CDATA[Louis Aragon]]></category>
		<category><![CDATA[P. J. Jouve]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Eluard]]></category>
		<category><![CDATA[Philippe Soupault]]></category>
		<category><![CDATA[Pierre Reverdy]]></category>
		<category><![CDATA[Raymond Quenneau]]></category>
		<category><![CDATA[Rene Char]]></category>
		<category><![CDATA[Rene Magritte]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Desnos]]></category>
		<category><![CDATA[Salvador Dali]]></category>
		<category><![CDATA[Sigmund Freud]]></category>
		<category><![CDATA[sürrealist]]></category>
		<category><![CDATA[sürrealizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1978</guid>
				<description><![CDATA[<p>Gerçeküstücülük ya da sürrealizm Avrupa&#8217;da birinci ve ikinci dünya savaşları arasında gelişmiştir. Temelini akılcılığı yadsıyan ve karşı-sanat için çalışan ilk dadaistlerin eserlerinden alır. Sigmund Freud&#8217;un teorilerinden etkilenen Andre Breton için bilinçdışılık düş gücünün temel kaynağı deha ise bu bilinçdışı dünyasına girebilme yeteneğiydi. Gerçeküstücülük yöntemli bir araştırma ile deneyi ön planda tutuyor insanın kendi kendisini irdeleyip [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/gercekustuculuk-kadin-ask-aci/">Gerçeküstücülük: Kadın-Aşk-Acı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gerçeküstücülük</strong> ya da <strong>sürrealizm</strong> Avrupa&#8217;da birinci ve ikinci dünya savaşları arasında gelişmiştir. Temelini akılcılığı yadsıyan ve karşı-sanat için çalışan ilk dadaistlerin eserlerinden alır. Sigmund Freud&#8217;un teorilerinden etkilenen Andre Breton için bilinçdışılık düş gücünün temel kaynağı deha ise bu bilinçdışı dünyasına girebilme yeteneğiydi. Gerçeküstücülük yöntemli bir araştırma ile deneyi ön planda tutuyor insanın kendi kendisini irdeleyip çözümlemesinde sanatın yol gösterici bir araç olduğunu vurguluyordu. Gerçeküstücülük akımı gerçek dışı anlamında değil aksine gerçeğin insandaki iz düşümü şeklinde bir yaklaşımdır. 1925&#8217;ten sonra gerçeküstücüler dağılmaya başka akımlara yönelmeye başladı. <strong>Andre Breton</strong>&#8216;un yanı sıra <em>P. J. Jouve, Pierre Reverdy, Robert Desnos, Louis Aragon, Paul Eluard, Antonin Arnaud, Raymond Quenneau, Philippe Soupault, Arthur Cravan, Rene Char,Federico Garcia Lorca, Salvador Dali, Rene Magritte</em> gerçeküstücülük akımının önemli isimlerindendir.</p>
<p><figure id="attachment_1980" aria-describedby="caption-attachment-1980" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/surrealizm.png" rel="attachment wp-att-1980"><img class=" td-modal-image wp-image-1980 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/surrealizm-300x194.png?resize=300%2C194" alt="Sürrealizm denilince - her ne kadar kendisi kabul etmese de -akla gelen ve sanatında sürrealizm kokusu aldığımız bir kişi daha var: Frida Kahlo." width="300" height="194" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/surrealizm.png?resize=300%2C194&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/surrealizm.png?w=376&amp;ssl=1 376w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1980" class="wp-caption-text">Sürrealizm denilince &#8211; her ne kadar kendisi kabul etmese de -akla gelen ve sanatında sürrealizm kokusu aldığımız bir kişi daha var: Frida Kahlo.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Sürrealizm</strong> denilince &#8211; her ne kadar kendisi kabul etmese de -akla gelen ve sanatında sürrealizm kokusu aldığımız bir kişi daha var: <strong>Frida Kahlo</strong>.</p>
<p>Frida Kahlo, Meksikalı ressamdır. 6 yaşında geçirdiği çocuk felci ve 18 yaşında okul dönüşü yaşadığı talihsiz kaza ile hayatı değişmiştir. Kazadan 1 ay sonra hastaneden çıkan Kahlo ailesinin teşviki ile resim yapmaya başlamıştır. Frida&#8217;nın 143 resmi vardır. 55 tanesi oto-portredir. Yaşamının büyük bölümünü yatakta başının üstünde duran &#8220;gündüzlerinin ve gecelerinin celladı&#8221; olarak tanımladığı bir aynaya bakarak geçirdiği için sürekli oto-portre çizmiştir.</p>
<p>Frida&#8217;nın hayatında yer edinen olaylardan bir tanesi kendisi gibi ressam olan Diego Rivera&#8217;ya olan aşkıydı. Frida&#8217;nın portrelerinde bedensel acılarının yanında Diego&#8217;ya olan aşkının iz düşümlerini her fırça darbesinde görmekteyiz. Frida&#8217;nın aşkı o kadar büyüktü ki evliliğine karşı çıkan ve kocasına çirkin diyen annesinden nefret etmesine neden olmuştur. Frida&#8217;nın aşkını anlatmakta olan sanatının yanında mektuplarda var tabi&#8230;</p>
<p>Diego &#8216;ya “Seni sevmeye başlayalı çok uzun zaman oldu. Küçük bir kız çocuğu idim seni sevmeye başladığımda. Şimdi ise bedeni çürümeye başlayan yaşlı bir kadınım. Bütün bedenler çürüyor aslında Diego&#8217;m. Eskiyor bütün bedenler. Ama acı çeken yüreği var ise bir bedenin daha hızlı çürüyor o beden. Benim acı çeken bir yüreğim var Diego. Seni sevmeye başladığım o günden beri acı çeken bir yüreğim var. Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın Diego&#8230;”</p>
<p>Frida&#8217;nın beden acılarının yanında aşk acısının iz düşümleri etkileyici duruyor.</p>
<p>Aşk, aşk acısı ve tablolarında yakalayıp hissettiğimiz Frida&#8217;nın aşkı da gerçeküstü(cü)lük değil miydi?</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/gercekustuculuk-kadin-ask-aci/">Gerçeküstücülük: Kadın-Aşk-Acı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/gercekustuculuk-kadin-ask-aci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1978</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Courbet ve Burjuvazi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/courbet-ve-burjuvazi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/courbet-ve-burjuvazi/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 20 Jan 2016 22:50:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Berrin Akıncı Nalbantoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[anarşizm]]></category>
		<category><![CDATA[bohem]]></category>
		<category><![CDATA[burjuva]]></category>
		<category><![CDATA[burjuvazi]]></category>
		<category><![CDATA[Courbet]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci resim]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci ressam]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci sanat]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Komünü]]></category>
		<category><![CDATA[Gautier]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Gustave Courbet]]></category>
		<category><![CDATA[komün]]></category>
		<category><![CDATA[Montaigne Caddesi]]></category>
		<category><![CDATA[Napolyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ornans’da Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Proudon]]></category>
		<category><![CDATA[Quartier Latin]]></category>
		<category><![CDATA[realizm]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[romantizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Kırıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[Theophile Gautier]]></category>
		<category><![CDATA[Vendome]]></category>
		<category><![CDATA[Vendome sütunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1840</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Burjuva ve bohem” 19. yy’da bu iki kavram karşıt gibi görünür. Bu geç 18. yüzyıl romantizmin bir suçu ve sadece para için çalışan burjuva ve onun yoksullaşmış sanatçı mitidir. Sanat aşkına sanat şampiyonu, Theophile Gautier, 1855’te bir notunda şöyle yazmıştır: “Burjuva isteyerek etkili bir sanatçı olmak demektir.” İşte bohem sanatçılarından biri de Gustave Courbet’tir ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/courbet-ve-burjuvazi/">Courbet ve Burjuvazi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>“<em>Burjuva ve bohem</em>” 19. yy’da bu iki kavram karşıt gibi görünür. Bu geç 18. yüzyıl romantizmin bir suçu ve sadece para için çalışan burjuva ve onun yoksullaşmış sanatçı mitidir.</p>
<p>Sanat aşkına sanat şampiyonu, Theophile Gautier, 1855’te bir notunda şöyle yazmıştır: “<em>Burjuva isteyerek etkili bir sanatçı olmak demektir.</em>”</p>
<p>İşte bohem sanatçılarından biri de <strong>Gustave Courbet</strong>’tir ve bu ikincil seçilmiş hayat onda  daha açıktır, kendini daha iyi gösterir&#8230; Sanatçının rüyası, meydanlardaki burjuvalar ve onlardan etkilenmiş hizmetkarları… Yani Courbet  zengin bir ailenin çocuğu iken bohem hayatı seçmiş, burjuva kimliğini gizlemek için bir dizi maske takmıştır. Köylü rolü oynamıştır. Çünkü bu dönemde köyden kente olan göçler, sendika,  işçi hakları ve yoksulluk gibi tüm toplumsal sorunlar Romantizm’i düşler aleminden çıkararak gerçeği görebilmeyi ihtiyaç haline getirmiş ve bu dönemi yeni bir sürecin başlangıcı olan Realizm’in (Gerçekçilik) babası olmuştur.</p>
<p><figure id="attachment_1842" aria-describedby="caption-attachment-1842" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Ornans’da-Cenaze.jpg" rel="attachment wp-att-1842"><img class=" td-modal-image wp-image-1842 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Ornans’da-Cenaze.jpg?resize=640%2C302" alt="Ornans’da Cenaze" width="640" height="302" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Ornans’da-Cenaze.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Ornans’da-Cenaze.jpg?resize=300%2C142&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1842" class="wp-caption-text">Ornans’da Cenaze</figcaption></figure></p>
<p>Gustave Courbet  de içinde bulunduğu bu dönemde  sosyal düzene karşıdır bunu da doğduğu yer olan Ornans’da adını verdiği eserinde resmetmiştir; “<strong>Ornans’da Cenaze</strong>”. Bu eserinde Fransız devriminde aktif rol oynadığını hissedebiliriz. Eserinde proleterya sınıfının günlük hayatlarını burjuvalara göstermiş, ’an’ı  anlatmıştır.</p>
<p>Ornans’da Cenaze adlı eseri ruhban sınıfına karşı gelen hayran olduğu büyükbabasının cenazesini resmetmiştir. Cenazedeki kişiler köydeki gerçek kişilerdir. Onların derin yasını gören otoriteler bu gerçekliğin karşısında şok olmuşlardır. Çünkü o dönemde yapılan resimler ütopik, dini, kusursuz güzeli gösteren resimlerdi.</p>
<p><figure id="attachment_1844" aria-describedby="caption-attachment-1844" style="width: 689px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Taş-Kırıcılar.png" rel="attachment wp-att-1844"><img class=" td-modal-image wp-image-1844 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Taş-Kırıcılar.png?resize=640%2C426" alt="Taş Kırıcılar" width="640" height="426" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Taş-Kırıcılar.png?w=689&amp;ssl=1 689w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Taş-Kırıcılar.png?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Taş-Kırıcılar.png?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1844" class="wp-caption-text">Taş Kırıcılar</figcaption></figure></p>
<p>Eserlerini devasa boyutta yapmıştır. Bu da burjuvaziye bir tehdit gibidir adeta. Aslında otoriteler politik tehdit konusunda haklıydılar. “<strong>Taş Kırıcılar</strong>” adlı eser de insanı en ağır, en sevimsiz görevlerden ve yoksulluğu bir kader olmaktan kurtaramayan endüstrileşmiş çağa karşı yöneltilmiş bir ironiye sahiptir.</p>
<p>Ancak bu iki eserinin Uluslar arası sergide seçilmemiş olması onu sinirlendirir ve yan caddede (Montaigne Caddesi) kendi yaptığı derme çatma barakalarda eserlerini sergiler. Eserlerini sergileyememiş tüm sanatçıların eserlerini de sergiye alır. Bu şok edicidir.</p>
<p>Bu Fransız sanatında Gerçekçilik akımını başlatır.</p>
<p><figure id="attachment_1843" aria-describedby="caption-attachment-1843" style="width: 587px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Proudon-resmi.jpg" rel="attachment wp-att-1843"><img class=" td-modal-image wp-image-1843 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Proudon-resmi.jpg?resize=587%2C440" alt="Anarşist Proudon'un da resmini çizer." width="587" height="440" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Proudon-resmi.jpg?w=587&amp;ssl=1 587w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Proudon-resmi.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 587px) 100vw, 587px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1843" class="wp-caption-text">Anarşist Proudon&#8217;un da resmini çizer.</figcaption></figure></p>
<p>1848’lerde tanıştıklarının arasında Anaşist Proudon’un düşüncelerinden de etkilenir. Ve onun bir resmini yapar.</p>
<p>1861 yılında, bir atölye açılmış ve Realizm kuramını ve pratiğini anlatması için Courbet’ye bir istek mektubu gönderilmiştir&#8230; Kendisi akademik öğretimi hep reddetmiş olması nedeniyle başta kabul etmemiştir. Sonradan (1870), öğrenciler ve öğretmenleri arasında karşılıklı yardımlaşma ve eşitlik atmosferinin hüküm süreceği, model olarak yalnızca bilindik nülerin değil, aynı zamanda bir öküz, at ve geyiğin de kullanılacağı, alışılmışın dışında, demokratik bir atölye açmaya karar verir. Ancak sadece birkaç hafta açık kalabilen bu atölye sayesinde yine de sanat öğretimi ve akademik kuruluşlar hakkındaki düşüncelerini söyleme fırsatını da yakalamış olur.</p>
<p><figure id="attachment_1845" aria-describedby="caption-attachment-1845" style="width: 399px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Vendome-Sütunu.jpg" rel="attachment wp-att-1845"><img class=" td-modal-image wp-image-1845 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Vendome-Sütunu.jpg?resize=399%2C267" alt="Courbet, Napolyon adına dikilen Vendome Sütunu'nun yıkılışana da katılır." width="399" height="267" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Vendome-Sütunu.jpg?w=399&amp;ssl=1 399w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Vendome-Sütunu.jpg?resize=300%2C201&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Vendome-Sütunu.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 399px) 100vw, 399px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1845" class="wp-caption-text">Courbet, Napolyon adına dikilen Vendome Sütunu&#8217;nun yıkılışana da katılır.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Courbet</strong>,  1871’de Komününe katılmıştır. Paris’te ayaklanmaların örgütlendiği <em>Quartier Latin </em>çevresindeki mekânlarda bulunmuş, eserleriyle topluma yön vermiştir. Komün sırasında kültür bakanlığının yetkisini devralan Sanat Birliği başkanlığını üstlenir. Önemli birtakım koleksiyonları yağmalanmaktan korurken, Napolyon’un zaferleri onuruna dikilmiş olan <strong>Vendome</strong> sütununun yerle bir edilmesine katılır. Ve daha sonra, Komünün yenilgiye uğramasının ardından, açılan mahkemelerde yargılanır, suçlanır ve İsviçre’ye kaçar.</p>
<p>Courbet, Romantik Burjuvanın beklentilerinin tersine, insan öğesinin her katmanına önem vermekteydi. Bu nedenle kendisi ve çevresi tarafından gerçek bir proletarya sanatçısı olarak kabul gördüğü belirtilebilir.</p>
<p>Courbet, vatanından uzakta 31 Aralık 1877 yılında hayata veda eder. Geride bıraktığı tek gerçek değişen toplum düzenine isyankâr bir şekilde yön verebileceğini düşünecek kadar cesur bir sanatçı oluşudur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/courbet-ve-burjuvazi/">Courbet ve Burjuvazi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/courbet-ve-burjuvazi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1840</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Farklı Olan Heykeltraş ve Ressam: Giacometti</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/farkli-olan-heykeltras-ve-ressam-giacometti/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/farkli-olan-heykeltras-ve-ressam-giacometti/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 19 Jan 2016 21:44:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Yasemin Demirağ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Alberto Giocometti]]></category>
		<category><![CDATA[empresyonist]]></category>
		<category><![CDATA[empresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[figür]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeküstü]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeküstücü]]></category>
		<category><![CDATA[Giocometti]]></category>
		<category><![CDATA[heykeltraş]]></category>
		<category><![CDATA[insan figürü]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Pera Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[izlenimci]]></category>
		<category><![CDATA[izlenimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[kübist]]></category>
		<category><![CDATA[kübizm]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Ekolü]]></category>
		<category><![CDATA[Pera Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[post-kübist]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[sürrealist]]></category>
		<category><![CDATA[sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[yeni-izlenimci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1820</guid>
				<description><![CDATA[<p>yüzyıl sanatının önde gelen isimlerinden heykeltraş ve ressam Alberto Giocometti&#8230; Başlarda yeni-izlenimci akımdan etkilendi, ilerleyen dönemlerde post-kübist ve gerçeküstücü eserlere yöneldi. Paris Ekolü’nün içerisinde yer aldı. Bir dönem içinde yer aldığı gerçeküstü hareketten insan formunun gerçekliğini aramaya koyuldu. Ve birçok eseri yeniden ve yeniden yaptı. İnsan figürüyle baş başa bir serüvene girişti. Sıradan bir adama [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/farkli-olan-heykeltras-ve-ressam-giacometti/">Farklı Olan Heykeltraş ve Ressam: Giacometti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<ol>
<li>yüzyıl sanatının önde gelen isimlerinden heykeltraş ve ressam <strong>Alberto Giocometti</strong>&#8230;</li>
</ol>
<p>Başlarda yeni-izlenimci akımdan etkilendi, ilerleyen dönemlerde post-kübist ve gerçeküstücü eserlere yöneldi. Paris Ekolü’nün içerisinde yer aldı. Bir dönem içinde yer aldığı gerçeküstü hareketten insan formunun gerçekliğini aramaya koyuldu. Ve birçok eseri yeniden ve yeniden yaptı. İnsan figürüyle baş başa bir serüvene girişti. Sıradan bir adama taşa yontmak istemişti, öteki diyordu. Ve onları boyutlandırmıştı, öyle ki bazıları kibrit kutusu kadardı dokunsa kırılacaktı. Saatlerce atölyesinde çalışmış bir sanatçı ve her zaman takım elbiseliydi. Üzerindeki o tozlar silinmeden bir Kafeye giderdi, onun da bohemliği buydu işte. 2015&#8217;te <em>İstanbul Pera Müzesi</em>’nde eserlerinin bir kısmı sergilendi.</p>
<p><figure id="attachment_1822" aria-describedby="caption-attachment-1822" style="width: 225px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/bir-kadin-heykeli.jpg" rel="attachment wp-att-1822"><img class=" td-modal-image wp-image-1822 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/bir-kadin-heykeli-225x300.jpg?resize=225%2C300" alt="Alberto Giacometti Paris Ekolü'ne dahil olan İsviçre asıllı heykeltıraş, ressam, resim çizimcisi ve estamp hazırlayıcısı." width="225" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/bir-kadin-heykeli.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/bir-kadin-heykeli.jpg?w=450&amp;ssl=1 450w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1822" class="wp-caption-text">Alberto Giacometti Paris Ekolü&#8217;ne dahil olan İsviçre asıllı heykeltıraş, ressam, resim çizimcisi ve estamp hazırlayıcısı.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Ve bir kadın heykeli</strong>; Ürkmüş, zayıf düşmüş, çaresiz ama ayakta dimdik, sıradan bir insan, sıradan bir kadın… Ama ne kadın tümüyle istenilen arzulanan işte tam da o kadın bu halde. Belki bir doktor karşısında, belki hasta vücudun çökmesi, zayıflığı, korkusu ile baş başa&#8230; Bir yangının kararmış kurbanının trajik korkusu, aşağı doğru sarkmış bir vücut. İşte Giacometti bunu yapıyordu, ekleme &#8211; çıkarma, boşluğu ekleyip çıkartıyordu, boşluğu işleyebilen bir heykeltraş karşımızda. İnsan figürünü yontmayı başarmıştı. O figürü öyle bir ayarlamıştı ki uzaklaşsanız da yakınlaşsanız da aynı mesafedesinizdir. Yani, ressamların tualle yaptığını başarmıştı. Heykele yaklaştıkça onun büyüyeceğini, değişeceğini sanmayın. Aksine ona dokunuyor gibi olacaksınız. Malzeme ve doku çok iyi hissettirilmiştir onun heykellerinde. Malzeme, bronz olmaktan çıkmış gibidir. O heybetli heykeller hareketsizlik içinde ama ne hareketsizlik..! Bu kadının bölünen parçaları yoktur, bir bütün halinde anlamlandırabilirsiniz. O yüzden figürlerin uzadığını görürüz, bu çığlığı tek seferde bütün halinde görelim diye&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/farkli-olan-heykeltras-ve-ressam-giacometti/">Farklı Olan Heykeltraş ve Ressam: Giacometti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/farkli-olan-heykeltras-ve-ressam-giacometti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1820</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Resim ve Şiire Konu Olan Mistik Akım: Sembolizm</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/resim-ve-siire-konu-olan-mistik-akim-sembolizm/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/resim-ve-siire-konu-olan-mistik-akim-sembolizm/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 18 Jan 2016 20:58:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hazel Güney]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar Alan Poe]]></category>
		<category><![CDATA[imge]]></category>
		<category><![CDATA[imgelem]]></category>
		<category><![CDATA[Mallerme]]></category>
		<category><![CDATA[mistik]]></category>
		<category><![CDATA[mistik düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[mistizm]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[natüralizm]]></category>
		<category><![CDATA[Poe]]></category>
		<category><![CDATA[pozitivizm]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Rilke]]></category>
		<category><![CDATA[Rimboud]]></category>
		<category><![CDATA[romantizm]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[sembol]]></category>
		<category><![CDATA[sembolik resim]]></category>
		<category><![CDATA[sembolik şiir]]></category>
		<category><![CDATA[sembolist]]></category>
		<category><![CDATA[sembolist ressamlar]]></category>
		<category><![CDATA[sembolist şairler]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizm]]></category>
		<category><![CDATA[simgecilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1808</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sembolizm, nesnenin karşısına düşen ifade değildir. Kafa yorarak, sezdirerek, düşündürerek belirsizlik taşıyan ve çözmeye çalışarak; daha içeriye erişme çabasıyla ilişki kurar. Gerçekçilik akımına tepki olarak doğmuştur. Romantizmin devamıdır da diyebileceğimiz gibi, dışavurumculuğun gerçekçi yaklaşımına, pozitivizme ve materyalizme tepki olarak doğmuştur. Somut varlıklar sembolistlere göre, dış dünya ile insanın iç dünyası arasında bir köprü niteliği taşır. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-ve-siire-konu-olan-mistik-akim-sembolizm/">Resim ve Şiire Konu Olan Mistik Akım: Sembolizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sembolizm, nesnenin karşısına düşen ifade değildir. Kafa yorarak, sezdirerek, düşündürerek belirsizlik taşıyan ve çözmeye çalışarak; daha içeriye erişme çabasıyla ilişki kurar. Gerçekçilik akımına tepki olarak doğmuştur. Romantizmin devamıdır da diyebileceğimiz gibi, dışavurumculuğun gerçekçi yaklaşımına, pozitivizme ve materyalizme tepki olarak doğmuştur.</p>
<p>Somut varlıklar sembolistlere göre, dış dünya ile insanın iç dünyası arasında bir köprü niteliği taşır. İnsan dış dünyayı nasıl algılıyorsa, öyle değerlendirir. Örneğin natüralizmde bilimsel bir yaklaşım vardı, felsefesi pozitivizmdi. Neden sonuç hareket yasalarıyla ele alınırdı. Sembolizmde ise, düşler ve imgeler dünyasında bir şeyler vardır. Bilimsel bir tutumdan söz edilmez. Kişiye özeldir ve metafiziktir. Aslında biz buna görünen dünyanın, görünmeyen yüzü de diyebiliriz.</p>
<p><figure id="attachment_1811" aria-describedby="caption-attachment-1811" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolizm.jpg" rel="attachment wp-att-1811"><img class=" td-modal-image wp-image-1811 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolizm.jpg?resize=500%2C370" alt=" William Blake, &quot;Adem ile Havva, Habil’in Cesedini Buluyor&quot;, 1825." width="500" height="370" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolizm.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolizm.jpg?resize=300%2C222&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1811" class="wp-caption-text">William Blake, &#8220;Adem ile Havva, Habil’in Cesedini Buluyor&#8221;, 1825.</figcaption></figure></p>
<p>19. YY’dan sonra bu akımın çıkmasına ön ayak olmuş şair ve ressamlar keşfetmekteyiz. Rilke, Rimboud, Edgar Alan Poe, Mallerme bu şairlerden bazılarıdır. Daha sonra özellikle resim sanatında etkileri çok fazla görülmeye başlanmıştır. 1880’lerden sonra Fransa’da ortaya çıkmıştır ve buradan diğer ülkelere yayılmıştır. Sembolistler bireyin yaşadığı duyguları doğrudan anlatmaya karşıydılar. Onlar “gerçek bana görünen değil, ben de hissettirdiğidir.” derler.</p>
<p><figure id="attachment_1810" aria-describedby="caption-attachment-1810" style="width: 234px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolist-resim.jpg" rel="attachment wp-att-1810"><img class=" td-modal-image wp-image-1810 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolist-resim-234x300.jpg?resize=234%2C300" alt="Sembolizmin önemli bir ayağını resim oluşturur." width="234" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolist-resim.jpg?resize=234%2C300&amp;ssl=1 234w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolist-resim.jpg?resize=233%2C300&amp;ssl=1 233w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolist-resim.jpg?w=336&amp;ssl=1 336w" sizes="(max-width: 234px) 100vw, 234px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1810" class="wp-caption-text">Sembolizmin önemli bir ayağını resim oluşturur.</figcaption></figure></p>
<p>Sembolik resimde ise en önemli özellik tinsellik ve melankolidir. Sembolizmde iç dünya, düşler, hayaller, yalnızlık, düşünce, gerçek dışı, uyku ve ölüm de yer bulur. Ressamlar yaşadıklarını, gördüklerini edebiyattan ve mitolojiden aldıklarını imgelem yoluyla tuale yansıtırlar. Doğa, deniz ve antik figürler düşsel ögelerle harmanlanır ve duygulara yönelerek daha güçlü bir anlatım yakalanmaya çalışılır.</p>
<p>Sembolist ressamlar mitolojiden ve İncil’den etkilendikleri için, garip renkler ve ürpertici ışıklar yardımıyla mistik düşüncelerini, çarpıcı ve tedirgin edici görsel ögelere dönüştürmüşlerdir. Aslında sembolistler için; bilinmeyeni arayan, beş duyunun seslenemeyeceği şeylere seslenen, görüneni silikleştiren ve aydınlığa varan anlamlardan kaçıp, bunları sembollerle gösterenler diyebiliriz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-ve-siire-konu-olan-mistik-akim-sembolizm/">Resim ve Şiire Konu Olan Mistik Akım: Sembolizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/resim-ve-siire-konu-olan-mistik-akim-sembolizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1808</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Raoul Dufy</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/raoul-dufy/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/raoul-dufy/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 07 Jan 2016 08:31:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Berrin Akıncı Nalbantoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[A. Derain]]></category>
		<category><![CDATA[artizlenimci]]></category>
		<category><![CDATA[Bayraklı Sokak]]></category>
		<category><![CDATA[Chagall]]></category>
		<category><![CDATA[Delacroix]]></category>
		<category><![CDATA[Dufy]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik Perisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fauve]]></category>
		<category><![CDATA[fauvism]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Mualla]]></category>
		<category><![CDATA[fovist]]></category>
		<category><![CDATA[fovist akım]]></category>
		<category><![CDATA[fovist ressamlar]]></category>
		<category><![CDATA[fovist tarz]]></category>
		<category><![CDATA[fovizm]]></category>
		<category><![CDATA[Gaugin]]></category>
		<category><![CDATA[H. Mattisse]]></category>
		<category><![CDATA[Henri Matisse]]></category>
		<category><![CDATA[Landscape of Falaise]]></category>
		<category><![CDATA[Lautrec]]></category>
		<category><![CDATA[Manet]]></category>
		<category><![CDATA[Matisse]]></category>
		<category><![CDATA[Monet]]></category>
		<category><![CDATA[Pissaro]]></category>
		<category><![CDATA[Raoul Dufy]]></category>
		<category><![CDATA[The Electricity Fairy]]></category>
		<category><![CDATA[Trajannın Adaleti]]></category>
		<category><![CDATA[Trouville’de Afişler]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Şemsiye]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gogh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1610</guid>
				<description><![CDATA[<p>20. yüzyıl başlarında sanat, önemli değişimlerin etkisi altındaydı. İzlenimci ressamlar giderek yeni ve özgür bir estetiğe yöneliyorlar, akademik disiplinler giderek iyiden iyiye kırılıyordu. Geleneksel biçimde çalışan sanatçılar giderek yeni akımların etkisi altında kalıyorlardı (1904). Dufy, Matisse, A. Derain gibi Fovist sanatçılar yabancı renklerle aşina objeleri tanımlamaya başlarlar. Fransızca karşılığı ‘Vahşi Hayvanlar’ olan Fauvism, ismini boyaların [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/raoul-dufy/">Raoul Dufy</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>20. yüzyıl başlarında sanat, önemli değişimlerin etkisi altındaydı. İzlenimci ressamlar giderek yeni ve özgür bir estetiğe yöneliyorlar, akademik disiplinler giderek iyiden iyiye kırılıyordu. Geleneksel biçimde çalışan sanatçılar giderek yeni akımların etkisi altında kalıyorlardı (1904). <strong>Dufy, Matisse, A. Derain</strong> gibi Fovist sanatçılar yabancı renklerle aşina objeleri tanımlamaya başlarlar. Fransızca karşılığı ‘Vahşi Hayvanlar’ olan Fauvism, ismini boyaların birbirine karıştırılmadan çiğ haliyle tüpten çıktığı gibi kullanılmasından dolayı alıyordu. Her nasılsa grup aslında daha iyi bir isim de alabilirdi: Parlak Işıkların –Renklerin- Sanatçıları!</p>
<p><strong>Vahşi Hayvanlar!</strong></p>
<p>Fovizm ilk modern hareketin yüce renk kurallarıdır. Peki, neden ve nasıl bu sanatçılar doğal renklerden çıktılar?</p>
<p>Fovistler, perspektif kurallarına uymamış, objeleri deforme etmişlerdir. Resim yaparken nerdeyse bağıran renkler kullanılmış. Boyama yaparken fırça darbeleri geniş ve tek defada kullanılarak spontane bir hava oluşturmuşlardır.</p>
<p>Önemli Fovistlerden biri olan Dufy’nin eserlerindeki başlıca özellikler şunlardır: İçeriği bakımından iç açıcı bir şenlik havası taşıyan bu resimlerde hemen daima şeffaf tonlar, detaya kadar inen ince, grafik bir çalışma, canlı renkler göze çarpar.. &#8220;Yazı yazar gibi resim yap­mak&#8221; deyimi, Dufy’nin eserlerinden sonra ortaya çıkmıştır. Eserini seyredenin hayal gücünü, önemli biçim­de hesaba kattığından, sadece bu hayal gücünü harekete geçirecek elemanları seçmekle yetinir. Böylece Dufy’­nin resmi, seyredenin de katılmasıyla tamamlanır.</p>
<p>İlk dönemlerde <em>Gaugin ve Van Gogh</em>’dan etkilenmiştir. Gerçek değişimi ise Fovizmle tanışınca olmuştur (1904). Fovizmde H.Mattisse den etkilenmiş. İlk gençlik dönemlerinde ise Delacroix’dan etkilenmiştir. Bu etkilenme onun özellikle Trajannın Adaleti adlı tablosundan olmuştur. Dufy, Monet, Manet ve Pissaro’nun resimleriyle ilgileniyor, Artizlenimcileri ve Lautrec’i seviyordu.</p>
<p>Dufy nin ikinci büyük savaşı izleyen resimleri, taş ya da tahta üzerine gravürlerden çok, suluboya çalışmalarını içerir. Süslemeci araştırmaları da bu arada anmak gerekir.</p>
<p>Uluslararası Sergi için elektrik pavyonunun dekorunu üzerine aldı. Elektrik Perisi adını taşıyan ve şimdi Paris Modern Sanat Müzesi&#8217;nde yer alan 10 metre yüksekliğinde, 60 metre genişliğinde dev bir kompozisyon yaptı. Dufy’nin bilinen en büyük yapıtıdır bu kompozisyon. Orada ciddi bir konuyu, ayrıntılardan fanteziye inen değişimler içinde, hafifleterek sundu.</p>
<p>Dufy’nin en önemli eserlerinden biri &#8220;<strong>The Electricity Fairy</strong>&#8220;dir.</p>
<p><figure id="attachment_1611" aria-describedby="caption-attachment-1611" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy.jpg" rel="attachment wp-att-1611"><img class=" td-modal-image wp-image-1611 size-large" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-1024x362.jpg?resize=640%2C226" alt="The Electricity Fairy" width="640" height="226" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy.jpg?resize=300%2C106&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1611" class="wp-caption-text">The Electricity Fairy</figcaption></figure></p>
<p>Dufy, ilk resimlerinde, söz gelişi 1906’da yaptığı ‘<em>Bayraklı Sokak</em>’ ve ‘<em>Trouville’de Afişler</em>’ de ya da ‘<em>Üç Şemsiye</em>’de konu, renkler bir bakıma Fauve niteliği göstermekle beraber henüz İzlenimci duyarlılığından kopmamış olduğunun kanıtıdır.</p>
<p><figure id="attachment_1613" aria-describedby="caption-attachment-1613" style="width: 239px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-2.jpg" rel="attachment wp-att-1613"><img class=" td-modal-image wp-image-1613 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-2-239x300.jpg?resize=239%2C300" alt="Empresyonist tarzda yaptığı kendi portresi" width="239" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-2.jpg?resize=239%2C300&amp;ssl=1 239w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-2.jpg?w=319&amp;ssl=1 319w" sizes="(max-width: 239px) 100vw, 239px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1613" class="wp-caption-text">Empresyonist tarzda yaptığı kendi portresi</figcaption></figure></p>
<p>R. Dufy, 1905’te Fovist akımdan önce renklerin boyalarını tüpten çıktığı gibi kullandı. İlk sergisini Fovist grup ve H. Matisse ile yapmamıştır ama çizimleri ve renklerin kullanış düzenini onlarla beraber kullanmıştır. O renk-ışık teorisini kendi geliştirir ve sanat hayatı boyunca bunu kullanırlar.</p>
<p><strong>Raoul Dufy</strong>, kamu binaları için dekoratif çalışmalar olduğu kadar seramik ve tekstil ürünleri için renkli, dekoratif bir stil geliştirdi. Kalabalık açık hava etkinlikleri için yaptığı çalışmalarla tanınmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><figure id="attachment_1614" aria-describedby="caption-attachment-1614" style="width: 421px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-3.jpg" rel="attachment wp-att-1614"><img class=" td-modal-image wp-image-1614 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-3.jpg?resize=421%2C500" alt="&quot;Landscape of Falaise&quot; Kübist tarzda yaptığı resim." width="421" height="500" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-3.jpg?w=421&amp;ssl=1 421w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-3.jpg?resize=253%2C300&amp;ssl=1 253w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1614" class="wp-caption-text">&#8220;Landscape of Falaise&#8221; Kübist tarzda yaptığı resim.</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_1615" aria-describedby="caption-attachment-1615" style="width: 414px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-4.jpg" rel="attachment wp-att-1615"><img class=" td-modal-image wp-image-1615 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-4.jpg?resize=414%2C500" alt="Fovist tarzda yaptığı resim. Naif Sanat (Primitivism): Akrobatlar" width="414" height="500" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-4.jpg?w=414&amp;ssl=1 414w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-4.jpg?resize=248%2C300&amp;ssl=1 248w" sizes="(max-width: 414px) 100vw, 414px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1615" class="wp-caption-text">Fovist tarzda yaptığı resim. Naif Sanat (Primitivism): Akrobatlar</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_1618" aria-describedby="caption-attachment-1618" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-kapak.jpg" rel="attachment wp-att-1618"><img class=" td-modal-image wp-image-1618 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-kapak.jpg?resize=640%2C512" alt="Chagall’ın eserlerine baktığımızda Dufy’den etkilendiğini  düşünebiliriz." width="640" height="512" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-kapak.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-kapak.jpg?resize=300%2C240&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1618" class="wp-caption-text">Chagall’ın eserlerine baktığımızda Dufy’den etkilendiğini  düşünebiliriz.</figcaption></figure></p>
<p><em>Fovist ressamlar</em> içinde tabii ki Türklerden de sanatçılar vardır. Bunlardan en önemlisi tüm dünyanın tanıdığı, hayatını Fransa’da geçirmek zorunda kaldığı ressam Fikret Mualla’dır. <strong>Fikret Mualla</strong> mutlu olmak, her şeyi unutmak için resim yapmıştır daima. Renklerde ünlü fovist Henri Matisse’den etkilenmiştir.</p>
<p><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-5.jpg" rel="attachment wp-att-1616"><img class=" td-modal-image alignnone wp-image-1616 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-5.jpg?resize=640%2C543" alt="dufy-5" width="640" height="543" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-5.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dufy-5.jpg?resize=300%2C255&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/raoul-dufy/">Raoul Dufy</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/raoul-dufy/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1610</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Resim ve Sürrealizm</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/resim-ve-surrealizm/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/resim-ve-surrealizm/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 30 Dec 2015 12:39:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dilay Köngeç]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Antonin Arnaud]]></category>
		<category><![CDATA[Arthur Cravan]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeküstücülük]]></category>
		<category><![CDATA[Louis Aragon]]></category>
		<category><![CDATA[P. J. Jouve]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Eluard]]></category>
		<category><![CDATA[Philippe Soupault]]></category>
		<category><![CDATA[Pierre Reverdy]]></category>
		<category><![CDATA[Raymond Queneau]]></category>
		<category><![CDATA[Rene Char]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Desnos]]></category>
		<category><![CDATA[Salvador Dali]]></category>
		<category><![CDATA[sürrealizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1464</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sürrealizme göre eserde kişinin sevapları kadar günahlarını yansıtması gerekir. Akıma aşık olma nedenimin başında bu yargı geliyor zaten. Bu yüzden duygularımı aktarma biçimim olan bu akımla başladım makalelerime. Akımın iyi kadar kötüyü de ele alıyor alması gerçekten insanı büyülüyor. İnsanların sürrealizmi gerçekleşmeyecek olan olgular olarak sınıflandırması yanılgısı var bir de. Başlığı ve konuyu seçmemde ki [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-ve-surrealizm/">Resim ve Sürrealizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sürrealizme göre eserde kişinin sevapları kadar günahlarını yansıtması gerekir. Akıma aşık olma nedenimin başında bu yargı geliyor zaten. Bu yüzden duygularımı aktarma biçimim olan bu akımla başladım makalelerime.</p>
<p>Akımın iyi kadar kötüyü de ele alıyor alması gerçekten insanı büyülüyor. İnsanların sürrealizmi gerçekleşmeyecek olan olgular olarak sınıflandırması yanılgısı var bir de. Başlığı ve konuyu seçmemde ki diğer etkenlerden bir tanesi de bu olsa gerek. Breton&#8217;un harika bir tanımı var bu konu hakkında: &#8220;Gerçeküstücülük, gerçek dışı olguları değil aksine gerçeğin insan üzerindeki iz düşümünü aktarır.&#8221; Bu cümleden de yola çıkılacağı gibi aslında sürrealizm tamamen gerçekle bağlantılıdır. Hatta biraz daha ince düşünürsek sürrealizm bir devrimdir. Belki biraz da laiklik… Zaten sürrealistler yaşam üzerindeki monoton olguları biraz hayal güçleri biraz da fırçalarıyla dışlarlar.</p>
<p><figure id="attachment_1466" aria-describedby="caption-attachment-1466" style="width: 195px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/sürrealist-resim.jpg" rel="attachment wp-att-1466"><img class=" td-modal-image wp-image-1466 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/sürrealist-resim.jpg?resize=195%2C258" alt="Sürrealist Resim" width="195" height="258" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1466" class="wp-caption-text">Sürrealist Resim</figcaption></figure></p>
<p>Akım adına oluşturulmuş eserleri inceleyip yapılış amacıyla bağlantılar kurmak isteyenlere küçük bir uyarı vereyim, ciddi bir sonuç elde etmek istiyorsanız incelemeyi bırakın. Bir tabloyu yorumlamak yerine onu hissetmeyi deneyin. Hatta yapabiliyorsanız fırça darbelerine odaklanın. O boş tuvalin bir fırça darbesinden binlerce fırça darbesine dönüşünü hayal edin. Eh tabi birde yapılış dönemi, sevgili ressamımızın ne kadar deli olduğu, diğer eserlerinden kalıntılar olup olmadığı hakkında belirli başlıklar elde ettikten sonra o fırça darbesini hangi somutsal veya soyutsallığa attığı konusunda ufak bir fikriniz olabilir. Ya da evet, gerçekten mükemmel bir dahiymiş diyerek de üşengeçliğinizi sürrealist bir algıya dönüştürebilirsiniz.</p>
<p>Akımın resim açısından önde geleni tartışmasız Salvador Dali diyebiliriz. Benim listemde yer alan diğer sürrealistler ise P. J. Jouve, Pierre Reverdy, Robert Desnos, Louis Aragon, Paul Eluard, Antonin Arnaud, Raymond Queneau, Philippe Soupault, Arthur Cravan, Rene Char.</p>
<p>Saydığım ressamların eserlerini inceleyerek akım hakkındaki dağarcığınızı biraz daha genişletebilirsiniz.</p>
<p>Bir sonraki makalede görüşmek dileğiyle…</p>
<p>Resimle kalın.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-ve-surrealizm/">Resim ve Sürrealizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/resim-ve-surrealizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1464</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sevilesi Bir Derviş: Bill Plympton</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sevilesi-bir-dervis-bill-plympton/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sevilesi-bir-dervis-bill-plympton/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 30 Dec 2015 08:20:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Görsel]]></category>
		<category><![CDATA[Grafik]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[absürd]]></category>
		<category><![CDATA[animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[animatör]]></category>
		<category><![CDATA[Bill Plympton]]></category>
		<category><![CDATA[Cheatin]]></category>
		<category><![CDATA[felsefik]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[grafiker]]></category>
		<category><![CDATA[Hair High]]></category>
		<category><![CDATA[Heard’Em Say]]></category>
		<category><![CDATA[I Married a Strange Person]]></category>
		<category><![CDATA[İdiots and Angels]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[karikatür]]></category>
		<category><![CDATA[karikatürist]]></category>
		<category><![CDATA[Plympton]]></category>
		<category><![CDATA[Revengeance]]></category>
		<category><![CDATA[The Tune]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1457</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hazlar ve arzular… İnsanı insan yapan olgular… En azından yönetmen, yazar, karikatürist, animatör ve grafiker Bill Plympton’a göre öyle. 30 Nisan 1946 doğumlu olan Plympton 90’lı yılların başından beri uzun ve kısa metrajlı animasyon filmlere imza atmış ve yaptığı kısa metrajlı animasyonlarıyla kendinden söz ettirmiştir. Çoğunlukla gündelik hayattan basit olayları mizahi, felsefik ve absürd bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevilesi-bir-dervis-bill-plympton/">Sevilesi Bir Derviş: Bill Plympton</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Hazlar ve arzular…<br />
İnsanı insan yapan olgular…<br />
En azından yönetmen, yazar, karikatürist, animatör ve grafiker Bill Plympton’a göre öyle.</p>
<p>30 Nisan 1946 doğumlu olan Plympton 90’lı yılların başından beri uzun ve kısa metrajlı animasyon filmlere imza atmış ve yaptığı kısa metrajlı animasyonlarıyla kendinden söz ettirmiştir. Çoğunlukla gündelik hayattan basit olayları mizahi, felsefik ve absürd bir şekilde kendi tarzıyla yorumlamakta ve bunu yaparken de gerçekten başarılı çalışmalar ortaya koymaktadır.</p>
<p><figure id="attachment_1460" aria-describedby="caption-attachment-1460" style="width: 207px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Hair-High-2004.jpg" rel="attachment wp-att-1460"><img class=" td-modal-image wp-image-1460 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Hair-High-2004-207x300.jpg?resize=207%2C300" alt="Hair High (2004)" width="207" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Hair-High-2004.jpg?resize=207%2C300&amp;ssl=1 207w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Hair-High-2004.jpg?resize=708%2C1024&amp;ssl=1 708w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Hair-High-2004.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 207px) 100vw, 207px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1460" class="wp-caption-text">Hair High (2004)</figcaption></figure></p>
<p>Sanatı ve çalışmaları ile ilk tanışmam 27. İstanbul Film Festivali ile gerçekleşmişti. 2004 yapımı “Hair High“ ve 2008 yılında Türkiye’deki ilk gösterimi gerçekleşen “Idiots and Angels“ isimli animasyonu yönetmenin en sevilen çalışmalarıdır. “Idiots and Angels“da, her gece yerel çevredeki bir barda takılan ahlaki bakımdan çökmüş, takıntılı, bencil Angel isimli bir adamın yaşadığı doğaüstü ilginç olay karşısında kendisiyle ve düzen ile ilgili mücadelesi eğlenceli ama bir o kadarda düşündürücü bir şeklide işlenmiştir.</p>
<p>Plympton, animasyonun yanı sıra birçok müzik videosuna da imza atmıştır. Amerika’nın ünlü komedyenlerinden Weird Al takma isimli Al Yankoviç’in müzik videolarından bazıları ve Kanye West’in “Heard’Em Say” isimli animasyon klibi yönetmenin çalışmaları arasında bulunmaktadır.</p>
<p><figure id="attachment_1459" aria-describedby="caption-attachment-1459" style="width: 203px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Cheatin-2013.jpg" rel="attachment wp-att-1459"><img class=" td-modal-image wp-image-1459 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Cheatin-2013-203x300.jpg?resize=203%2C300" alt="Cheatin (2013)" width="203" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Cheatin-2013.jpg?resize=203%2C300&amp;ssl=1 203w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Cheatin-2013.jpg?resize=691%2C1024&amp;ssl=1 691w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Cheatin-2013.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w" sizes="(max-width: 203px) 100vw, 203px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1459" class="wp-caption-text">Cheatin (2013)</figcaption></figure></p>
<p>Son filmi olan “Cheatin“de, yine insan duygularının temeline inmiş ve hepimizin hayatlarımızın herhangi bir noktasında karşılaşabileceğimiz aldatma olgusu üzerine odaklanmıştır. Kaderin kendilerini bir fuarda çarpışan araba oyununda bir araya getirmesiyle hayatları değişen Jake ve Ella birbirlerine olan bağlılıkları, birbirlerinden ve hayattan beklentileri, inançları ve en önemlisi birbirlerine olan tutkulu aşklarıyla sınanmaktadırlar. Diyaloga ihtiyaç duymadan gerek kendine has olan çizim tarzıyla gerek konusunun işleniş biçimiyle olsun her anlamda sizi içine çeken yapıya sahip bir animasyon. Yaşadığımız anlık hislerin bizleri nerelere nasıl sürüklediğini ve yaşamlarımıza nasıl yön verdiğini, bizi tanımlayan bu hislerin bizlere neler yaptırabileceğini naif ve açık bir şekilde gösterilmektedir.</p>
<p>Plympton için animasyonlarında kullandığı renkler filmin ruhunu yansıtmalıdır.  “Cheattin (2013)”de pastel renklerle duygusallık, “Hair High (2004)”la 60’ların toy ve havai genç ruhu, “I Married a Strange Person! (1997)“da evlilikte yaşanan karmaşaları, “The Tune (1992)“da ve “İdiots and Angels (2008)”da da anlatılmak istenen felsefenin derin ve soğuk atmosferini hissetmekteyiz.</p>
<p><figure id="attachment_1461" aria-describedby="caption-attachment-1461" style="width: 203px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/I-Married-a-Strange-Person-1997.jpg" rel="attachment wp-att-1461"><img class=" td-modal-image wp-image-1461 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/I-Married-a-Strange-Person-1997-203x300.jpg?resize=203%2C300" alt="I Married a Strange Person! (1997)" width="203" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/I-Married-a-Strange-Person-1997.jpg?resize=203%2C300&amp;ssl=1 203w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/I-Married-a-Strange-Person-1997.jpg?w=539&amp;ssl=1 539w" sizes="(max-width: 203px) 100vw, 203px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1461" class="wp-caption-text">I Married a Strange Person! (1997)</figcaption></figure></p>
<p>Bill Plympton daha fazla geç kalınmadan tanışılması ve çalışmaları kaçırılmaması gereken yaratıcı ve mütevazı karaktere sahip nadir sanatçılardan birisi ve 2017’de gösterime sunulması beklenen “Revengeance“ filmi de yine heyecanla beklenmekte.</p>
<p>Bu müthiş sanatçıyı tanımanız dileğiyle&#8230;</p>
<p>Herkese iyi seyirler ve güzel günler dilerim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevilesi-bir-dervis-bill-plympton/">Sevilesi Bir Derviş: Bill Plympton</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sevilesi-bir-dervis-bill-plympton/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1457</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İnci Küpeli Kız’ın Kulakları</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/inci-kupeli-kizin-kulaklari/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/inci-kupeli-kizin-kulaklari/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 23 Dec 2015 11:00:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümit Yiğit]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[İnci Küpeli Kız]]></category>
		<category><![CDATA[Johannes Vermeer]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzeyin Mona Lisası]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Vermeer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1365</guid>
				<description><![CDATA[<p>‘’Tarihin asıl kahramanları, hiç bilinmeyenlerdir.’’  der Dostoyevski, binlerce yıllık bir özet geçercesine.  Hükümdarların ihtiraslarına kurban gitmiş nice künyesiz askerler, dereyi geçenlerin kaymaması için iri taşları çıkaranlar, ya da dereden rahat geçsinler deyü o taşları oraya bırakanlar, ve hatta sanatçılarına ‘’konu mankeni’’ olmuş nice kadınlar, erkekler.. Kimilerinin rehberi niyetti, kimilerinin şöhret, kimilerinin felaket… İnci Küpeli Kız… [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/inci-kupeli-kizin-kulaklari/">İnci Küpeli Kız’ın Kulakları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><em>‘’Tarihin asıl kahramanları, hiç bilinmeyenlerdir.’’  </em>der Dostoyevski, binlerce yıllık bir özet geçercesine.  Hükümdarların ihtiraslarına kurban gitmiş nice künyesiz askerler, dereyi geçenlerin kaymaması için iri taşları çıkaranlar, ya da dereden rahat geçsinler deyü o taşları oraya bırakanlar, ve hatta sanatçılarına ‘’konu mankeni’’ olmuş nice kadınlar, erkekler.. Kimilerinin rehberi niyetti, kimilerinin şöhret, kimilerinin felaket…</p>
<p>İnci Küpeli Kız… Nam-ı diğer, yine İnci Küpeli Kız. Hep ama hep İnci Küpeli kız. Zira isimsizler hep ‘şey’lerle, ‘eşya’larla ve teşbihlerle anılır. Ne <em>Mona Lisa</em> gibi bir adı, ne de efsanevî  <em>Jan Dark</em> gibi şanı vardı. Döneminin çoğu resimlerine zıt bir yönde, erotikten yoksun, bir manastır talebesini andıran kız. <em>Venüs</em>’ün anadan üryan hâlinden, Mona Lisa’nın bir tepeyi andıran gerdanından,  Jan Dark’ın elbiseyi yırtarcasına dışarı salınan göğüslerinden eser yoktur onda. Yalnız çocuksuluğunu andıran bir kırmızı boya dudaklarında, ve küpenin bir kanca misali tutunduğu kulak memesi.</p>
<p><figure id="attachment_1367" aria-describedby="caption-attachment-1367" style="width: 229px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/image002.jpg" rel="attachment wp-att-1367"><img class=" td-modal-image wp-image-1367 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/image002-229x300.jpg?resize=229%2C300" alt="Johannes Vermeer" width="229" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/image002.jpg?resize=229%2C300&amp;ssl=1 229w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/image002.jpg?w=236&amp;ssl=1 236w" sizes="(max-width: 229px) 100vw, 229px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1367" class="wp-caption-text">Johannes Vermeer</figcaption></figure></p>
<p>Yüzyıllar sonra &#8220;<em>Kuzeyin Mona Lisa</em>sı&#8221; olarak tanıtıldı sonra. Hollandalı Mona Lisa. İsimsizlerin kaderidir bu. Hep gölgelerin altında hayat bulurlar, fakat bilinen gölgelerin kendisi olur.</p>
<p>Yaratıcısı, ressam <em>Johannes Vermeer</em> çoğu tablosuna olduğu gibi, ona da bir tarih vermedi. İnci Küpeli Kız’ın bir yaşı bile yok. Sadece şunu biliyoruz; tablonun kendisi bir dönem bakımsızlıktan deforme olmuş. Hafif çatlamalar, kabarmalar&#8230; Bu bile soldurmamış İnci Küpeli Kız’ın gül cemâlini.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/inci-kupeli-kizin-kulaklari/">İnci Küpeli Kız’ın Kulakları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/inci-kupeli-kizin-kulaklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1365</post-id>	</item>
		<item>
		<title>“Mamut Art” Başvuruları 11 Aralık&#8217;a Kadar Uzatıldı!</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/mamut-art-basvurulari-11-aralika-kadar-uzatildi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/mamut-art-basvurulari-11-aralika-kadar-uzatildi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 15 Dec 2015 21:35:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ada Şeyma Karaman]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[galeri]]></category>
		<category><![CDATA[galerici]]></category>
		<category><![CDATA[heykeltraş]]></category>
		<category><![CDATA[koleksiyoner]]></category>
		<category><![CDATA[Küçükçiftlik Park]]></category>
		<category><![CDATA[Mamut Art]]></category>
		<category><![CDATA[Mamut Art Project]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1190</guid>
				<description><![CDATA[<p>2013&#8217;ten günümüze çağdaş sanatçıları, sanatseverlerle ortak noktada buluşturan Mamur Art Project&#8217;in bu yılki başvuruları 11 Aralık tarihine kadar uzatıldı. 3 yıldır bizlere yeni sanatçıları sunan, bu sanatçıları sanatseverle orta yolu bulmasını sağlayan bu proje geçtiğimiz yıl Nisan ayında, Küçükçiftlik Park&#8217;ta sanatseverler ve sanat alanında gelişmiş isimlerle birlikte olmuştu. Bu yıl da başvuruları tamamladıktan sonra hazırlanmaya [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mamut-art-basvurulari-11-aralika-kadar-uzatildi/">“Mamut Art” Başvuruları 11 Aralık&#8217;a Kadar Uzatıldı!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>2013&#8217;ten günümüze çağdaş sanatçıları, sanatseverlerle ortak noktada buluşturan Mamur Art Project&#8217;in bu yılki başvuruları 11 Aralık tarihine kadar uzatıldı.</p>
<p>3 yıldır bizlere yeni sanatçıları sunan, bu sanatçıları sanatseverle orta yolu bulmasını sağlayan bu proje geçtiğimiz yıl Nisan ayında, Küçükçiftlik Park&#8217;ta sanatseverler ve sanat alanında gelişmiş isimlerle birlikte olmuştu. Bu yıl da başvuruları tamamladıktan sonra hazırlanmaya başlayacak olan proje sanatseverler tarafından sabırsızlıkla bekleniyor.</p>
<p>Herhangi bir yaş, kimlik, sanat alanı sınırlamasında bulunmayan ve sanatçının özgür iradesiyle üretip sunduğu eserini sergilemesine olanak sağlayan Mamut Art, çağdaş sanatçıların başvurularını kabul ediyor. Böylelikle bu sanatçıların sanatını işlediği alanda (resim, heykel, fotoğraf vb.) sanatseverler tarafından keşfedilmesine olanak sağlıyor. Sanatçılar keşfedilmesiyle beraber faal oldukları dalda ilerlemek, kendisini geliştirmek için bir fırsat elde etmiş oluyor. Bu fırsat sadece onlara değil günümüz sanatına da büyük katkı sağlıyor ve bizler de bundan haz alıyoruz.</p>
<p>Sergisinde sanatçılara, eserleri için 10 metre alan verip bu alanda koleksiyonere, galericilere ve daha nicelerine sunma fırsatı sunuyor. Aynı zamanda bu verilen alanda sanatçının kendi prensipleri çerçevesinde idame ettirebiliyor olması ayrı bir güzellik. Sergi açılış gecesi haricinde 4 gün süresince misafirlerini ağırlıyor.</p>
<p>5 kişiden oluşan jüri tarafından projede yer alacak kişiler belirleniyor. Jüri yer alan kişiler farklı alanlarda uzmanlaşmış kişilerdir. Seçimler gerçekleştirilmesinin hemen sonrasında ise keyifli bir serüven sanatseverlerle. Her sene yeni sanatçıları keşfetmemize olanak sunan, sanata yeni nefeslerin katılmasında destek olan Mamut Art Project&#8217;i sanatsever de olsanız sanatçı da olsanız kaçırmayın. Başvuru tarihlerinin 11 Aralık&#8217;a kadar uzatılmış olması siz sanatçılar ve sanat dallarında üretimde olan kişileri için son derece güzel bir avantaj olabilir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mamut-art-basvurulari-11-aralika-kadar-uzatildi/">“Mamut Art” Başvuruları 11 Aralık&#8217;a Kadar Uzatıldı!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/mamut-art-basvurulari-11-aralika-kadar-uzatildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1190</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Van Gogh ile Paul Gauguin Arasındaki İlişki</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/van-gogh-ile-paul-gauguin-arasindaki-iliski/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/van-gogh-ile-paul-gauguin-arasindaki-iliski/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 12 Dec 2015 22:21:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Berrin Akıncı Nalbantoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Anthon van Rappard]]></category>
		<category><![CDATA[ard izlenimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Arles]]></category>
		<category><![CDATA[Ay Çiçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Émile Bernard]]></category>
		<category><![CDATA[empresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Gauguin]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Stüdyoları]]></category>
		<category><![CDATA[izlenimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[On the Shore of the Lake]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Gauguin]]></category>
		<category><![CDATA[post empresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı Ev]]></category>
		<category><![CDATA[Theo Van Gogh]]></category>
		<category><![CDATA[Two Sunflowers]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gogh]]></category>
		<category><![CDATA[Vincent Van Gogh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1145</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ard izlenimci (post empresyonist) olan Van Gogh hakkında çok da tatmin edici sağlıklı bilgilerimiz yoktur aslında. Kendisi hakkında en doğru bilgiyi bir sanat simsarı olan kardeşi Theo Van Gogh’a yazdığı mektuplardan elde ederiz. Ancak gene de iki kardeşin 1872 ila 1890 yılları arasında birbirlerine gönderdikleri yüzlerce mektup da kaydolmuştur: 600’den fazla mektup Vincent’tan Theo’ya, 40 [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/van-gogh-ile-paul-gauguin-arasindaki-iliski/">Van Gogh ile Paul Gauguin Arasındaki İlişki</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Ard izlenimci (post empresyonist) olan Van Gogh hakkında çok da tatmin edici sağlıklı bilgilerimiz yoktur aslında. Kendisi hakkında en doğru bilgiyi bir sanat simsarı olan kardeşi Theo Van Gogh’a yazdığı mektuplardan elde ederiz. Ancak gene de iki kardeşin 1872 ila 1890 yılları arasında birbirlerine gönderdikleri yüzlerce mektup da kaydolmuştur: 600’den fazla mektup Vincent’tan Theo’ya, 40 adet mektup Theo’dan Vincent’a.</p>
<p>Arles’de yaşadığı dönemde arkadaşlarına Flemenkçe, Fransızca ve İngilizce yaklaşık 200 mektup yazmasına rağmen Van Gogh’un Arles ve Paris’teki yaşantısı hakkında doğru bir bilgiye de sahip değiliz. Onun hakkında edindiğimiz diğer kaynaklar da Theo’nun eşine, Van Gogh’un kızkardeşine ve Anthon van Rappard, Émile Bernard’a gelen mektuplardan edinmekteyiz.</p>
<p>Tüm bunların nedeni sanatçının karakterinden ileri gelmektedir. Zira Van Gogh sanatçı kariyerinde uzun yıllar yalnız çalışmıştı. Ancak bu tecrit sanatçının bilinçli olarak kendi kendine uyguladığı bir tecrit değildi. O, akademinin resmi organlarından ve kliklerden hoşlanmamıştı. Buna rağmen o daima yakın ilişkilere dikkat etmişti.</p>
<p>Onun gerçekten yaptığı çalışmalara karşı olan sanatçılarla sorunları tartışmaya, üzerinde düşünmeğe ihtiyacı vardı. Eğer onlarla yüz yüze konuşabilseydi kesinlikle kardeşine ve arkadaşlarına uzun mektuplar yazmaya ihtiyacı olmayacaktı. Sanırım yalnız kalmasının aşkta kayıplar yaşamasından ziyade çocukluk yıllarının kendi değimiyle “kasvetli, soğuk ve kısır” betimlemesi ve ölen kardeşinin adını almasıyla kişilik kaybı neden olmuştur diyebiliriz.</p>
<p>O, Paris’te Theo ile yaşadığı dönemde çevresi konuşabileceği, tartışabileceği sanatçılarla çevriliydi de ama yine yalnızdı ve o Theo’ya iki ay boyunca az ve öz de olsa mektuplar yazmaya devam etti. Bu mektuplardan birinde Arles’de Gauguin ile çalıştığını belirtti. Sadece üç arkadaşı olan Van Gogh’un hayatında Paul Gauguin’nin etkisi büyüktür.</p>
<p>P. Gauguin narsistik kişilik bozukluğundan muzdarip bir sanatçıdır. Gauguin’nin bu psikolojisi onun sanatını da etkilemiştir; anksiyetelerini, depresyonlarını resimlerinde rahatlıkla görebiliriz. Sanatında, doğum, ölüm gibi temaları kendini doğanın görkemli fantezileri eğilimli bir narsist tipik yansımalar gösterir. Gauguin, Van Gogh’dan fırça darbelerinden etkilenmiş ve “Mavi Periyod” dönemini birlikte yaşamışlardır. Mavi, resimde melankoli rengidir ve bu gökyüzü, deniz tasvirlerinde ikisini de etkilemiştir. Mavi, hastalığı, ölümü ve mezarlığı temsil eder. İkisinin de ruhsal durum iyi olmadığı için eserlerinde mavi rengi sıklıkla görürüz.</p>
<p><figure id="attachment_1149" aria-describedby="caption-attachment-1149" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Kutsanan-Öküz-1894-Paul-Gauguin.jpg" rel="attachment wp-att-1149"><img class=" td-modal-image wp-image-1149 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Kutsanan-Öküz-1894-Paul-Gauguin.jpg?resize=500%2C437" alt="Paul Gauguin &quot;Kutsanan Öküz&quot; (1894) " width="500" height="437" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Kutsanan-Öküz-1894-Paul-Gauguin.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Kutsanan-Öküz-1894-Paul-Gauguin.jpg?resize=300%2C262&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1149" class="wp-caption-text">Paul Gauguin &#8220;Kutsanan Öküz&#8221; (1894)</figcaption></figure></p>
<p>Van Gogh, Arles’de bir ev satın alır. Burayı sanatçılarla koloni kurmak için tasarlar. Misafirleri için odalar hazırlar. Bunlardan biri de Paul Gauguin’dir.</p>
<p><figure id="attachment_1150" aria-describedby="caption-attachment-1150" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Van-Gogh-Arles’deki-evi.jpg" rel="attachment wp-att-1150"><img class=" td-modal-image wp-image-1150 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Van-Gogh-Arles’deki-evi.jpg?resize=640%2C496" alt="Van Gogh'un Arles’deki evi." width="640" height="496" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Van-Gogh-Arles’deki-evi.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Van-Gogh-Arles’deki-evi.jpg?resize=300%2C233&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1150" class="wp-caption-text">Van Gogh&#8217;un Arles’deki evi.</figcaption></figure></p>
<p>Van Gogh, Gauguin’nin misafiri olmasını çok istiyordu. Kasımda Paris’te tanıştılar. Theo ve Van Gogh, sanatçının atölyesine gittiler. İki kardeş sanatçının eserlerinden çok etkilendi. Van Gogh, Gauguin’i geleceğin sanatçısı olarak gördü ve iki sanatçı eserlerini birbirlerine hediye ettiler.</p>
<p><figure id="attachment_1151" aria-describedby="caption-attachment-1151" style="width: 1386px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg" rel="attachment wp-att-1151"><img class=" td-modal-image wp-image-1151 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg?resize=640%2C450" alt="Van Gogh &quot;’Two Sunflowers&quot; (1887)" width="640" height="450" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg?w=1386&amp;ssl=1 1386w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg?resize=300%2C211&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg?resize=1024%2C720&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1151" class="wp-caption-text">Van Gogh &#8220;’Two Sunflowers&#8221; (1887)</figcaption></figure></p>
<p>Van Gogh, Gauguin’e “Two Sunflowers” (1887) eserini, Gauguin ise Van Gogh’a “On the Shore of the Lake” (1887) adlı eserini verdi.</p>
<p><figure id="attachment_1147" aria-describedby="caption-attachment-1147" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Two-Sunflowers’’-1887.jpg" rel="attachment wp-att-1147"><img class=" td-modal-image wp-image-1147 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Two-Sunflowers’’-1887.jpg?resize=500%2C416" alt="Gauguin &quot;On the Shore of the Lake&quot; (1887)" width="500" height="416" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Two-Sunflowers’’-1887.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Two-Sunflowers’’-1887.jpg?resize=300%2C250&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1147" class="wp-caption-text">Gauguin &#8220;On the Shore of the Lake&#8221; (1887)</figcaption></figure></p>
<p>Bu değişim onların dostluklarını pekiştirdi ve bu Fransa’da Arles’de “Güney Stüdyoları” nın doğmasına neden oldu.</p>
<p>Sonunda Van Gogh, Gauguin’e Sarı Ev’e gelmesi ve misafiri olması için bir bilet gönderdi. Fakat Gauguin onun biletini kabul etmeyip geri gönderdi ve davetini kabul etmedi. Çünkü Van Gogh’un karakteri onu düşündürüyordu. Ancak bu sefer Van Gogh hızla, onun odasını modern mobilyalarla döşeyip, duvarına “Ay Çiçekleri” adlı eserini koyarak geleceğini düşünerek hazırladı. Bu arada ikisi de ağustostan beri mektuplaşmaya devam ederek fikirlerini paylaştılar. Ekimin sonunda Gauguin, Van Gogh’un davetini kabul ederek Arles’e geldi.</p>
<p>İlk başlarda Gauguin, ev işlerini yaptı, yemek pişirdi, denizlerde yaptığı seyahatleri anlattı. Günleri sakin ve huzurlu geçiyordu. Ancak Van Gogh Hollandalı bir sanatçıydı ve o dönemde Hollandalı sanatçılar dışarı çıkar, resimlerini doğada, bakarak yapardı. Tabii ki Van Gogh’da resimlerini dışarıda yapıyordu. Oysa Gauguin resimlerini içerde yapıyordu. Gauguin anılarına, hayal gücüne güveniyor ve Van Gogh’unda öyle olmasını istiyor, baskı yapıyordu… Bu da aralarında ateşli uzun tartışmalara yol açıyordu.</p>
<p>Van Gogh, kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplarda Gauguin’nin bu tarzından bahsetmişti. Gauguin ise arkadaşı Fransız ressam E. Bernard’la yazıştığı mektuplarda bu konuda daha dar düşünceliydi; Arles beklentilerini karşılamamıştı ve Van Gogh, Gauguin’nin bu düşüncelerini, duygularını fark etmemişti.</p>
<p>Aralık ayında Gauguin, Van Gogh’un kendisine yaptığı “Ay Çiçekleri” adlı tablosunu boyarken ki halini gösteren bir resim yaptı.</p>
<p><figure id="attachment_1146" aria-describedby="caption-attachment-1146" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Ay-çiçekleri.jpg" rel="attachment wp-att-1146"><img class=" td-modal-image wp-image-1146 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Ay-çiçekleri.jpg?resize=200%2C160" alt="Ay Çiçekleri" width="200" height="160" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1146" class="wp-caption-text">Ay Çiçekleri</figcaption></figure></p>
<p>Ancak Van Gogh bir müddet sonra Gauguin’nin evi terk edeceğini anlamış, bunu sıkıntısını yaşıyordu. Ve birgün ona bunu sordu. Aralarında şiddetli bir kavga çıktı. Gauguin, Van Gogh’un ruhsal durumundan oldukça kaygılıydı… Bipolar bozukluk yaşayan Gogh’un şiddetli manik-depresif dönemleri Gauguin’i endişelendiriyordu. Gauguin’nin narsistik kişilik bozukluğu ikisinin de kavgalarını şiddetli yapıyordu. 23 Aralık 1888’de çıkan büyük kavgada Gauguin evi terk ederek geceyi bir otelde geçirdi. Bunun üzerine Van Gogh geçirdiği krizle sol kulağını keser. Ertesi sabah, Gauguin Sarı Ev’e döndüğünde durumu öğrenince dehşet ve korku içinde kalır. Theo’ya mektupla Van Gogh’un kulağını kestiğini, hastaneye kaldırıldığını bildirerek Arles’i terk eder.</p>
<p>Van Gogh bir daha asla onu görmez.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/van-gogh-ile-paul-gauguin-arasindaki-iliski/">Van Gogh ile Paul Gauguin Arasındaki İlişki</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/van-gogh-ile-paul-gauguin-arasindaki-iliski/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1145</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Batı&#8217;nın Büyülü Rüyası: Oryantalizm</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/batinin-buyulu-ruyasi-oryantalizm/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/batinin-buyulu-ruyasi-oryantalizm/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 12 Dec 2015 11:23:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İlkay Çelik]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[egzotik]]></category>
		<category><![CDATA[kahvehane]]></category>
		<category><![CDATA[Lady Montagu]]></category>
		<category><![CDATA[Mozart]]></category>
		<category><![CDATA[oryantalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Pierre Loti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1117</guid>
				<description><![CDATA[<p>Doğu Bilimi ve Şarkiyatçılık olarak da anılan Oryantalizm, Batı&#8217;nın, Uzak ve Yakın Doğu toplumlarının dinlerine, dillerine, giyim kuşamlarına, kültürlerine olan merakından oluşan bir konu bütünü, adeta dönemin bir modasıdır. Bir akım olmaktan ziyade bir konu olarak görülen oryantalizmin, 18. yüzyılda Napoléon&#8217;un Mısır Seferi ile başlayıp 19. yüzyılda gelişerek, I. Dünya Savaşı&#8217;nın başlamasıyla etkisini yitirdiğini söyleyebiliriz. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/batinin-buyulu-ruyasi-oryantalizm/">Batı&#8217;nın Büyülü Rüyası: Oryantalizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Bilimi ve Şarkiyatçılık olarak da anılan Oryantalizm, Batı&#8217;nın, Uzak ve Yakın Doğu toplumlarının dinlerine, dillerine, giyim kuşamlarına, kültürlerine olan merakından oluşan bir konu bütünü, adeta dönemin bir modasıdır. Bir akım olmaktan ziyade bir konu olarak görülen oryantalizmin, 18. yüzyılda Napoléon&#8217;un Mısır Seferi ile başlayıp 19. yüzyılda gelişerek, I. Dünya Savaşı&#8217;nın başlamasıyla etkisini yitirdiğini söyleyebiliriz.</p>
<p>Doğu ilgisinin Avrupa&#8217;ya yayılmasında en önemli merkez Venedik&#8217;tir.Gentile Bellini&#8217;nin 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet&#8217;in portresini yapması, dönemin Osmanlı kıyafetlerinin eskizlerini çizerek yanında götürmesi, Avrupa&#8217;da Osmanlı giyim kuşamının ilgi görmesine ve Batı insanının bu farklı kültüre büyük bir merak ve hayranlık duymasına neden olmuştur. Batı insanı, Doğu&#8217;ya seyahat eden seyyahlardan, tüccarlardan, sanatçılardan duydukları birçoğu anlatanların fantezi dünyasının ürünü olan hikayeler ile kendi Doğu&#8217;larını oluşturmuşlardır. Doğu, artık Avrupalı&#8217;nın gözünde zevkin, eğlencenin, şehvetin büyülü bir dünyasıdır.  Şüphesiz, bu büyülü dünya Avrupalı sanatçıları da etkilemiş ve onlar da eserlerinde fantastik bir Doğu imgesi yaratmışlardır. Birçok Avrupalı sanatçı, Doğu&#8217;yu ziyaret etmeden tamamen kendi hayal dünyasını yansıtmıştır eserlerine. Haremde çıplak bir şekilde arzı endam eden ve bütün zamanını boş oturarak geçirip kendisini erkeğine hazırlayan kadınlar, kahvehanelerde kendine has giyim kuşamlarıyla,  nargileleriyle sohbet eden bıyıklı, sakallı, sarıklı erkekler, kaba, cahil, şehvet düşkünü bir Doğu imajı yaratmışlardır.</p>
<p><figure id="attachment_1119" aria-describedby="caption-attachment-1119" style="width: 504px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-1.jpg" rel="attachment wp-att-1119"><img class=" td-modal-image wp-image-1119 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-1.jpg?resize=504%2C518" alt="Jean - Auguste Dominique Ingres, Le Bain Turc (Türk Hamamı), 1862" width="504" height="518" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-1.jpg?w=504&amp;ssl=1 504w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-1.jpg?resize=292%2C300&amp;ssl=1 292w" sizes="(max-width: 504px) 100vw, 504px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1119" class="wp-caption-text">Jean &#8211; Auguste Dominique Ingres, Le Bain Turc (Türk Hamamı), 1862</figcaption></figure></p>
<p>Büyük bir kitleyi etkileyen bu büyüleyici coğrafya, resim sanatının yanı sıra edebiyat, müzik, opera, tiyatro, mimari gibi pek çok sanat dalını da etkilemiştir. Artık sanatın pek çok dalında orient bir hava, bir tat vardır. Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma adlı operası, yine Mozart’ın Mehter Marşı’nın ritminden esinlenerek yaptığı Türk Marşı dönemin ilgi çeken oryantalist sanat eserleri arasında yerini almıştır. Binbir Gece Masalları&#8217;nın Fransızca&#8217;ya çevrilmesi ile birlikte kendinden olmayana olan merak artmış, bu masalsı, fantastik coğrafya, Batı dünyasında adeta cennetten bir köşe gibi hayal edilmiştir. Bu düşsel dünyaya hayranlık duyan sanatçıların dışında Doğu’yu barbar, cahil ve öteki olarak gören sanatçılar da vardır elbette. Bunların en bilineni de İngiliz şair Shakespeare’dir. Shakespeare, eserlerinde özellikle İslamiyet’i ve Türkleri aşağılayıcı ifadeler kullanmıştır. Othello adlı eserinde bir diyalogda geçen ‘’yalanım varsa Türk olayım’’ ifadesi, yazara göre Türk olmanın ne kadar kötü bir şey olacağına işaret eder.</p>
<p><figure id="attachment_1120" aria-describedby="caption-attachment-1120" style="width: 657px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-2.jpg" rel="attachment wp-att-1120"><img class=" td-modal-image wp-image-1120 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-2.jpg?resize=640%2C490" alt="Eugene Delacroix, Algerian Women in Their Aparments (Cezayirli Kadınlar), 1834" width="640" height="490" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-2.jpg?w=657&amp;ssl=1 657w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-2.jpg?resize=300%2C230&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-2.jpg?resize=600%2C460&amp;ssl=1 600w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1120" class="wp-caption-text">Eugene Delacroix, Algerian Women in Their Aparments (Cezayirli Kadınlar), 1834</figcaption></figure></p>
<p>18. yüzyıla kadar fantezilerle dolu bir rüyanın yansıtılmasıyla oluşan oryantalizm konusu, bu yüzyılla birlikte Batılı sanatçıları da iki kısma ayırmıştır. Bir kısım sanatçı hayali Doğu imgesini sürdürürken, bir kısım sanatçı da elçilerin maiyetinde ya da sultanların özel davetleriyle Doğu coğrafyasını ziyaret ederek gerçek Doğu&#8217;yu, Doğu insanını, coğrafyasını, kültürünü eserlerine yansıtma şansı bulmuşlardır. Boğaziçi ressamları olarak da anılan bazı sanatçılar, başta İstanbul olmak üzere pek çok şehri gezip gördüklerini resmetme şansı bulmuşlardır. Bu dönemde dini yapılar, sokak satıcıları, sokak hayvanları, kahvehaneler, Osmanlı giyim tarzı sanatçıların dikkatini çekmiş ve eserlerinde yerlerini bulmuştur. Oldukça egzotik bulunan Osmanlı kıyafetleri, elçi ve eşleri, sanatçılar, seyyahlar tarafından ilgi görmüş, bu kıyafetler içinde kendilerini resmederek Osmanlı kıyafet modasını başlatmış ve kıyafet albümleri oluşmaya başlamıştır.</p>
<p><figure id="attachment_1121" aria-describedby="caption-attachment-1121" style="width: 641px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-3.jpg" rel="attachment wp-att-1121"><img class=" td-modal-image wp-image-1121 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-3.jpg?resize=640%2C366" alt="Pierre Loti, &quot;Rochefort-sur-Mer&quot;deki evinde." width="640" height="366" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-3.jpg?w=641&amp;ssl=1 641w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-3.jpg?resize=300%2C172&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1121" class="wp-caption-text">Pierre Loti, &#8220;Rochefort-sur-Mer&#8221;deki evinde.</figcaption></figure></p>
<p>18. yüzyılla birlikte, Batı ile olan gerek ticari gerekse siyasi ilişkilerin yoğunlaşması sonucunda Doğu cahil, kaba, zorba olan imajını kırmıştır. Özellikle de bu dönemde Osmanlı-Fransız ilişkilerinin artmasıyla birlikte &#8221;barbar Türk&#8221; imajı yerini &#8221;gönlü yüce Türk&#8221; gibi söylemlere bırakmıştır. Bu dönemde bir elçi eşi olan Lady Montagu, hareme girme şansı bulmuş ve haremin anlatılandan farklı olduğunu, kadınların burada sadece kendini erkeğine hazırlayan birer figür olmadıklarını, eğitim aldıklarını bugün bir belge niteliği taşıyan mektuplarında anlatmıştır. Bu dönemde ticari ilişkilerin gelişmesiyle birlikte Doğu&#8217;dan gelen eşyalara da ilgi artmıştır. Türk ve İran halıları, seramikler, çiniler Batılılar’ın evlerini süslemiştir. Doğu&#8217;nun adeta bir simgesi haline gelen kahvehaneler de bu dönemde Batı&#8217;nın ilgi odağına dönüşmüştür. Özellikle Fransızlar Türk kahvehanelerini örnek alarak Fransa&#8217;da bir kafe kültürünün oluşmasına ön ayak olmuşlardır. Osmanlı topraklarını ziyaret eden ve bu kültürün etkisi altında kalan, adeta Türkleşen Avrupalı’lar da vardır bu dönemde. Bunun en iyi örneği ise kuşkusuz Pierre Loti’dir. Aslında bir deniz subayı olan Loti 19. yüzyılda İstanbul’a görevli bir subay olarak gelmiştir. Bu şehre ve kültürüne hayran kalan Loti, bu coğrafyayı sadece eserlerinde anlatmakla kalmamış aynı zamanda bu coğrafyanın kültürü içerisinde kendi kimliğinden sıyrılmış ve adeta bir Türk gibi yaşamıştır.</p>
<p>Akademik çevrelerce üzerine çeşitli görüşlerin öne sürüldüğü, hatta Batı&#8217;nın gizli ve gayrimeşru yönlerinin bir ifadesi olarak görülen oryantalizm, tüm bu farklı görüşlere karşın sanat dünyasında kendisine hatırı sayılır bir yer edinmiştir. Doğu, büyülü, egzotik, gizemli havası sayesinde uzun yıllar Batı insanını etkisi altında bırakmıştır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/batinin-buyulu-ruyasi-oryantalizm/">Batı&#8217;nın Büyülü Rüyası: Oryantalizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/batinin-buyulu-ruyasi-oryantalizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1117</post-id>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sanatta Psikanaliz&#8221; Kitabı İle Prof. Dr. Neriman Samurçay</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanatta-psikanaliz-kitabi-ile-prof-dr-neriman-samurcay/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanatta-psikanaliz-kitabi-ile-prof-dr-neriman-samurcay/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 18 Nov 2015 21:09:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi Açısından Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Freud]]></category>
		<category><![CDATA[Neriman Samurçay]]></category>
		<category><![CDATA[psikanalitik]]></category>
		<category><![CDATA[psikanaliz]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Rorschach Testi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat ve psikanaliz]]></category>
		<category><![CDATA[sanat ve psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatta Psikanaliz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=778</guid>
				<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Neriman SAMURÇAY, 1923 yılında Denizli’de doğmuştur. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin (DTCF) Felsefe Bölümünü bitirmiştir. Doktorasını psikoloji dalında tamamlamış, Paris’te ise klinik psikoloji, Rorschach Testi gibi kimi projektif testler üzerinde çalışmalar yapmıştır. 1988 yılında da mezun olduğu Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde bölüm başkanlığı görevine gelmiş ve emekli oluncaya kadar bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatta-psikanaliz-kitabi-ile-prof-dr-neriman-samurcay/">&#8220;Sanatta Psikanaliz&#8221; Kitabı İle Prof. Dr. Neriman Samurçay</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><figure id="attachment_780" aria-describedby="caption-attachment-780" style="width: 197px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/neriman-samurcay-sanatta-psikanaliz.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-780 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/neriman-samurcay-sanatta-psikanaliz-197x300.jpg?resize=197%2C300" alt="Prof. Dr. Neriman Samurçay &quot;Sanatta Psikanaliz&quot;" width="197" height="300" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/neriman-samurcay-sanatta-psikanaliz.jpg?resize=197%2C300&amp;ssl=1 197w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/neriman-samurcay-sanatta-psikanaliz.jpg?w=270&amp;ssl=1 270w" sizes="(max-width: 197px) 100vw, 197px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-780" class="wp-caption-text">Prof. Dr. Neriman Samurçay &#8220;Sanatta Psikanaliz&#8221;</figcaption></figure></p>
<p>Prof. Dr. Neriman SAMURÇAY, 1923 yılında Denizli’de doğmuştur. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin (DTCF) Felsefe Bölümünü bitirmiştir. Doktorasını psikoloji dalında tamamlamış, Paris’te ise klinik psikoloji, Rorschach Testi gibi kimi projektif testler üzerinde çalışmalar yapmıştır. 1988 yılında da mezun olduğu Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde bölüm başkanlığı görevine gelmiş ve emekli oluncaya kadar bu görevini devam ettirmiştir.</p>
<p>Prof. Dr. Samurçay, sanat ve psikanaliz çalışmalarıyla geçirdiği bir ömre ünlü &#8220;Sanatta Psikanaliz&#8221; kitabını ve birçok akamik ve bilimsel çalışmayı sığdırmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><figure id="attachment_779" aria-describedby="caption-attachment-779" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/neriman-samurcay.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-779 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/neriman-samurcay.jpg?resize=300%2C210" alt="Sanatta Psikanaliz çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Neriman Samurçay 17.11.2015 tarihinde yaşamını yitirdi." width="300" height="210" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-779" class="wp-caption-text">Sanatta Psikanaliz çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Neriman Samurçay 17.11.2015 tarihinde yaşamını yitirdi.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Prof. Dr. Neriman SAMURÇAY, 17 Kasım 2015 tarihinde vefat etmiştir. Cenazesi 19 Kasım 2015 günü saat 09.30&#8217;da Ankara Ünivesitesi DTCF&#8217;de yapılacak törenin ardından Cebeci Asri Mezarlığı&#8217;nda defnedilecektir.</strong></p>
<p>Prof. Dr. Samurçay, özellikle sanat ve psikanaliz temalı çalışmalar yapmış ve bu iki dalın uyumu ile ilgili de birçok makalesi yayımlanmıştır. Çeşitli sanat dergilerinde ve galeri yayınlarında da bu iki dalın uyumu ile ilgili çok sayıda yazıları yayımlanmıştır. Türkiye’de Psikoloji dalının duayenlerinden biri olarak kabul edilen SAMURÇAY’ın çeşitli deneme, makale ve araştırmalarının yanında özellikle bu tema ile ilgili olarak yine bir inceleme ve araştırma niteliği taşıyan “Sanatta Psikanaliz” adlı bir kitabı da mevcuttur.</p>
<p><figure id="attachment_781" aria-describedby="caption-attachment-781" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/samurcay.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-781 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/samurcay.jpg?resize=200%2C257" alt="Neriman Samurçay özellikle resim sanatıyla psikanaliz arasındaki ilişkiye ışık tutmaya çalışırdı." width="200" height="257" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-781" class="wp-caption-text">Neriman Samurçay özellikle resim sanatıyla psikanaliz arasındaki ilişkiye ışık tutmaya çalışırdı.</figcaption></figure></p>
<p>Bir tedavi yöntemi olarak ortaya çıkan psikanalitik kuram Freud’a göre felsefe, din ve özellikle de sanat gibi alanlarda ortaya çıkan problemlerin çözümünde de yardımcı bir rol oynamaktadır. Çünkü sanatçılar, yeryüzü ile gökyüzü arasında alışılagelmiş bilişsel donanımımızla asla varamayacağımız gerçeklikleri bilir ve bilinçdışının gizemli tarafını gösterirler. İşte Neriman Samurçay’ın “Sanatta Psikanaliz” adlı eserinde sanatın özellikle resim dalının, başlangıçta yalnızca tedavi yöntemi olarak ortaya çıkan ancak günümüzde artık bilinçdışı güçlerin bir bilimi haline gelen psikanaliz çerçevesinden incelemesi yapılmıştır.</p>
<p>Prof. Dr. Samurçay’ın sanat ve psikoloji arasındaki uyumu bir de tiyatro açısından değerlendirdiği bir makalesi vardır (Tiyatro Araştırmaları Dergisi, 26:2008 ISSN: 1300-1523). Makalenin adı  “Çocuk Psikolojisi Açısından Tiyatro” dur. Bu yazısında da çocuk ve tiyatro arasındaki kuvvetli bağa değinilmiş ve çocuk tiyatrosunun birçok açıdan değerlendirilmesi yapılmıştır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatta-psikanaliz-kitabi-ile-prof-dr-neriman-samurcay/">&#8220;Sanatta Psikanaliz&#8221; Kitabı İle Prof. Dr. Neriman Samurçay</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanatta-psikanaliz-kitabi-ile-prof-dr-neriman-samurcay/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">778</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanatta Renklerin Rehabilite Gücü</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanatta-renklerin-rehabilite-gucu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanatta-renklerin-rehabilite-gucu/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 17 Nov 2015 21:53:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Görsel]]></category>
		<category><![CDATA[Grafik]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sokak Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Art in Prison]]></category>
		<category><![CDATA[Ata Bozacı]]></category>
		<category><![CDATA[Benjamin Solt]]></category>
		<category><![CDATA[Christian Rebecchi]]></category>
		<category><![CDATA[Chromeo]]></category>
		<category><![CDATA[Claude Luethi]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Zeltner]]></category>
		<category><![CDATA[David Monllor]]></category>
		<category><![CDATA[duvar çizimi]]></category>
		<category><![CDATA[duvar resmi]]></category>
		<category><![CDATA[hapishanede sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Harun Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Lain]]></category>
		<category><![CDATA[Lenzburg Hapishanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Malik]]></category>
		<category><![CDATA[Mizzo]]></category>
		<category><![CDATA[Nevercrew]]></category>
		<category><![CDATA[Note]]></category>
		<category><![CDATA[Pablo Togni]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Proch]]></category>
		<category><![CDATA[sanatta rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sarah Parsons]]></category>
		<category><![CDATA[Shark]]></category>
		<category><![CDATA[Ti]]></category>
		<category><![CDATA[Toast]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=747</guid>
				<description><![CDATA[<p>İsviçre&#8217;de geliştirilen bir proje ile ülkenin Lenzburg Hapishanesi&#8217;nin duvarlarına toplam 17 sanatçı tarafından resim yapıldı. Bu proje için hapishanenin toplamda 4661 metrekarelik duvarı kullanıldı. Sanatçılar, kendilerine ayrılan bölümlerde kendi tarzlarına ve isteklerine göre uygun buldukları resimlerini özgürce çizdiler. Bu proje ile sanatçıların eserlerinin çizimi esnasında ve neticesinde duydukları ve duyacakları sanatın tatminkar hissinin yanı sıra [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatta-renklerin-rehabilite-gucu/">Sanatta Renklerin Rehabilite Gücü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre&#8217;de geliştirilen bir proje ile ülkenin Lenzburg Hapishanesi&#8217;nin duvarlarına toplam 17 sanatçı tarafından resim yapıldı. Bu proje için hapishanenin toplamda 4661 metrekarelik duvarı kullanıldı. Sanatçılar, kendilerine ayrılan bölümlerde kendi tarzlarına ve isteklerine göre uygun buldukları resimlerini özgürce çizdiler. Bu proje ile sanatçıların eserlerinin çizimi esnasında ve neticesinde duydukları ve duyacakları sanatın tatminkar hissinin yanı sıra suçluların da renklerin yani sanatın gücü ile rehabilite olmaları ümit edildi.</p>
<p><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-9.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-755 size-full aligncenter" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-9.jpg?resize=640%2C402" alt="hapishanede-sanat-9" width="640" height="402" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-9.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-9.jpg?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-9.jpg?resize=343%2C215&amp;ssl=1 343w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-9.jpg?resize=326%2C205&amp;ssl=1 326w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-9.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a>Sanatçıların resmettikleri eserlerinin uzun yıllar boyunca ve birçok suçlu tarafından gözlemlenecek olması, onların söz konusu <strong><span id="post_content_data">“4661 m²</span>: Art in Prison”</strong> (<span id="post_content_data">4661 m²</span>: Hapishanede Sanat) adlı projede titizlikle çalışmalarının da bir başka sebebi oldu.</p>
<p><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-13.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-757 size-full aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-13.jpg?resize=640%2C426" alt="hapishanede-sanat-13" width="640" height="426" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-13.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-13.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-13.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><a href="http://www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-13.jpg"><br />
</a>Projeye katılan sanatçılar şu şekildedir: <strong>Malik, Claude Luethi “Note”, Ata Bozacı “Toast”, Harun Doğan “Shark”, Robert Proch, Ti, Lain, David Monllor, Chromeo, Mizzo, Nevercrew (Pablo Togni, Christian Rebecchi), Sarah Parsons, Daniel Zeltner, Onur,</strong><strong> Benjamin Solt.</strong></p>
<p><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-1.jpg"><img class="td-modal-image aligncenter wp-image-748 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-1.jpg?resize=640%2C341" alt="hapishanede-sanat-1" width="640" height="341" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-1.jpg?w=750&amp;ssl=1 750w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-1.jpg?resize=300%2C160&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a>Projenin tüm aşamlarını anlatan ve fotoğraflayan bir kitap da yayınlandı.</p>
<p><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-2.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-749 size-full aligncenter" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-2.jpg?resize=640%2C402" alt="hapishanede-sanat-2" width="640" height="402" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-2.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-2.jpg?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-2.jpg?resize=343%2C215&amp;ssl=1 343w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-2.jpg?resize=326%2C205&amp;ssl=1 326w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-2.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a> <a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-3.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-750 size-full aligncenter" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-3.jpg?resize=640%2C427" alt="hapishanede-sanat-3" width="640" height="427" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-3.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-3.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-3.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a> <a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-4.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-751 size-full aligncenter" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-4.jpg?resize=640%2C402" alt="hapishanede-sanat-4" width="640" height="402" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-4.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-4.jpg?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-4.jpg?resize=343%2C215&amp;ssl=1 343w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-4.jpg?resize=326%2C205&amp;ssl=1 326w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-4.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a> <a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-5.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-752 size-full aligncenter" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-5.jpg?resize=640%2C425" alt="hapishanede-sanat-5" width="640" height="425" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-5.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-5.jpg?resize=300%2C199&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-5.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a> <a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-7.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-753 size-full aligncenter" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-7.jpg?resize=640%2C426" alt="hapishanede-sanat-7" width="640" height="426" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-7.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-7.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-7.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a> <a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-8.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-754 size-full aligncenter" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-8.jpg?resize=550%2C826" alt="hapishanede-sanat-8" width="550" height="826" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-8.jpg?w=550&amp;ssl=1 550w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-8.jpg?resize=200%2C300&amp;ssl=1 200w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" data-recalc-dims="1" /></a> <a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-11.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-756 size-full aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-11.jpg?resize=640%2C402" alt="hapishanede-sanat-11" width="640" height="402" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-11.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-11.jpg?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-11.jpg?resize=343%2C215&amp;ssl=1 343w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-11.jpg?resize=326%2C205&amp;ssl=1 326w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-11.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a> <a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-14.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-758 size-full aligncenter" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-14.jpg?resize=640%2C427" alt="hapishanede-sanat-14" width="640" height="427" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-14.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-14.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-14.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a> <a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-15.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-759 size-full aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-15.jpg?resize=640%2C427" alt="hapishanede-sanat-15" width="640" height="427" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-15.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-15.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanat-15.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a> <a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanathapishanede-sanat-6.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-761 size-full aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanathapishanede-sanat-6.jpg?resize=640%2C402" alt="hapishanede-sanathapishanede-sanat-6" width="640" height="402" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanathapishanede-sanat-6.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanathapishanede-sanat-6.jpg?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanathapishanede-sanat-6.jpg?resize=343%2C215&amp;ssl=1 343w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanathapishanede-sanat-6.jpg?resize=326%2C205&amp;ssl=1 326w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/hapishanede-sanathapishanede-sanat-6.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatta-renklerin-rehabilite-gucu/">Sanatta Renklerin Rehabilite Gücü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanatta-renklerin-rehabilite-gucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">747</post-id>	</item>
		<item>
		<title>14. İstanbul Bienali 1 Kasım&#8217;a Kadar Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/14-istanbul-bienali-1-kasima-kadar-devam-ediyor/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/14-istanbul-bienali-1-kasima-kadar-devam-ediyor/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 28 Sep 2015 16:13:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Görsel]]></category>
		<category><![CDATA[Grafik]]></category>
		<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[14. istanbul bienali]]></category>
		<category><![CDATA[Anna Boghiguian]]></category>
		<category><![CDATA[Arlette Quynh-Anh Tran]]></category>
		<category><![CDATA[Aslı Çavuşoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Bakargiev]]></category>
		<category><![CDATA[bienal]]></category>
		<category><![CDATA[Carolyn Christov]]></category>
		<category><![CDATA[Cevdet Erek]]></category>
		<category><![CDATA[Chus Martínez]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori]]></category>
		<category><![CDATA[Elvan Zabunyan]]></category>
		<category><![CDATA[Emin Özsoy]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Hüner]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun Onur]]></category>
		<category><![CDATA[Griselda Pollock]]></category>
		<category><![CDATA[İKSV]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul bienali]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul kültür sanat vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Marcos Lutyens]]></category>
		<category><![CDATA[Pierre Huyghe]]></category>
		<category><![CDATA[sanat festivali]]></category>
		<category><![CDATA[sanat sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Vilayanur Subramanian Ramachandran]]></category>
		<category><![CDATA[William Kentridge]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=665</guid>
				<description><![CDATA[<p>İstanbul Bienali devam ediyor. 5 Eylül 2015&#8217;ten itibaren Carolyn Christov-Bakargiev tarafından TUZLU SU: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori başlığıyla bir dizi işbirliği içerisinde şekillenmeye devam eden 14. İstanbul Bienali 1 Kasım 2015&#8217;e kadar görülebilir. Ücretsiz olarak gezilebilen 14. İstanbul Bienali, 30’un üzerinde noktada düşüncenin alabildiği sayısız farklı formun özel bir yelpazesiyle izleyicilere sunuluyor. Bienalde, 60’ın [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/14-istanbul-bienali-1-kasima-kadar-devam-ediyor/">14. İstanbul Bienali 1 Kasım&#8217;a Kadar Devam Ediyor</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<ol>
<li>İstanbul Bienali devam ediyor. 5 Eylül 2015&#8217;ten itibaren Carolyn Christov-Bakargiev tarafından <em>TUZLU SU: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori </em>başlığıyla bir dizi işbirliği içerisinde şekillenmeye devam eden 14. İstanbul Bienali 1 Kasım 2015&#8217;e kadar görülebilir.</li>
</ol>
<p>Ücretsiz olarak gezilebilen 14. İstanbul Bienali, 30’un üzerinde noktada düşüncenin alabildiği sayısız farklı formun özel bir yelpazesiyle izleyicilere sunuluyor. Bienalde, 60’ın üzerinde sanatçının yanı sıra aralarında denizbilimci, hikâye anlatıcısı, matematikçi ve nörobilimcilerin de bulunduğu diğer katılımcılar, kolektif ve zamansız bir ortak düşünme deneyinde buluşuyor. Bienalde, düşüncenin alabileceği formlar matematikle, fenle, bitkilerle ve sanatla içiçe araştırılıyor. Bienal kapsamında aynı zamanda paneller ve okuma günleri gibi etkinliklerin olduğu kamusal program ile film programı da düzenlenmekte.</p>
<p><em><strong><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-tuzlusu.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-671 size-full aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-tuzlusu.jpg?resize=600%2C315" alt="bienal-tuzlusu" width="600" height="315" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-tuzlusu.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-tuzlusu.jpg?resize=300%2C158&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-tuzlusu.jpg?resize=351%2C185&amp;ssl=1 351w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /></a>TUZLU SU: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori</strong></em></p>
<p>Carolyn Christov-Bakargiev, <em>TUZLU SU: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori</em> başlığıyla 14. İstanbul Bienali’nde, <em>“sanatta araştırma ile diğer bilgi türlerini birbirine bağlayan, doğrusal olmayan ve organik formlar vasıtasıyla, çizginin nerede çekileceğini, nerede geri çekilmek gerektiğini ve nelerden faydalanılabileceğini arıyor. Bunu açık bir denizde, yüzey düzken parmak uçlarıyla olduğu kadar sualtının derinliklerinde, katlanmış kodlama katları açılmadan da yapıyor.”</em></p>
<p><em>Bir dalga, nihayetinde düğüm haline gelmeye çalışan bir çizgi olabilir mi ve eğer öyleyse düğüm ne zaman çözülebilir?’ </em>sorusunu fizikçi ve aynı zamanda filozof dostlarına yönelten Carolyn Christov-Bakargiev<em> ‘en sonunda ve belki de bilhassa – sanatçılara soruyor ve yanıtı onlardan bekliyor.’</em></p>
<p>Bienalde, <em>“birçok çizim, resim, yerleştirme, film, obje, kitap, işbirliği ve araştırma bazlı etkinlik; radyo dalgaları ve ışık dahil farklı uzunluk ve frekanslarda elektromanyetik dalgalara, ses dalgalarından su dalgalarına,&nbsp; beyin dalgalarından bir patlama ertesindeki şok dalgalarına düşünce biçimleri –tekrarlayan ya da farklılaşan çizgilerden oluşan, enerji aktarımının her biçimini yapılandırıp katlayan dalgalar ya da salınan örüntüler– olarak izlenebilecek.”</em></p>
<p>Carolyn Christov-Bakargiev’in bienali işbirliği içerisinde şekillendirdiği isimler arasında <strong>Anna Boghiguian, Arlette Quynh-Anh Tran, Aslı Çavuşoğlu, Cevdet Erek, Chus Martínez, Elvan Zabunyan, Emin Özsoy, Emre Hüner, Füsun Onur, Griselda Pollock, Marcos Lutyens, Pierre Huyghe, Vilayanur Subramanian Ramachandran, William Kentridge </strong>yer alıyor.</p>
<p><em><strong>Bienal tüm şehirde</strong></em></p>
<p>Bienaldeki sanat yapıtları ve projeler, 5 Eylül’den itibaren Boğaz hattı boyunca, Karadeniz’den Marmara Denizi’ne ve şehrin iki yakasında 30’un üzerinde farklı mekânda gezilebilecek. Neredeyse İstanbul’un tüm noktalarına yayılacak olan bienal sergilerinin yer alacağı mekânlar arasında Büyükada’daki Splendid Palas ve Troçki Evi’nin, Şişli’deki yeni Hrant Dink Vakfı binasının yanı sıra ARTER, İstanbul Modern, Masumiyet Müzesi, SALT Galata ve Depo gibi sanata ayrılmış alanlar yer alıyor.</p>
<p><em><strong><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-orhanpamuk.jpeg"><img class="td-modal-image wp-image-669 size-medium alignleft" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-orhanpamuk-300x161.jpeg?resize=300%2C161" alt="bienal-orhanpamuk" width="300" height="161" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-orhanpamuk.jpeg?resize=300%2C161&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-orhanpamuk.jpeg?w=620&amp;ssl=1 620w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a>14. İstanbul Bienali Uluslararası Dostları ve Hamileri Programı Onursal Başkanlığı’nı&nbsp;Orhan Pamuk üstleniyor</strong></em></p>
<ol>
<li>İstanbul Bienali’nde yer alacak sanatçıların bienal için üretecekleri yeni prodüksiyonlarına kaynak yaratmak amacıyla Uluslararası Dostları ve Hamileri başlıklı bir destek programı başlatıldı. 14. İstanbul Bienali Uluslararası Dostları ve Hamileri programı, geçtiğimiz günlerde açılan Venedik Bienali 56. Uluslararası Sanat Sergisi’nde bienal “hamileri”nden Nicoletta Fiorucci’nin 14. İstanbul Bienali onuruna düzenlediği ve pek çok sanatçı, küratör ve sanat destekçisinin yanı sıra programın onursal başkanlığını üstlenen Orhan Pamuk’un da katıldığı bir davette tanıtıldı. Orhan Pamuk, yaptığı konuşmasında <em>“Bu bienal kesinlikle biricik olacak, özel olacak. Taşıdığı gizemlerin gün ışığına çıkarılması adına sürprizli bir bienal ve İstanbul bizi beklemekte,”</em>sözleriyle davetlilere İstanbul Bienali’ne gelin çağrısında bulundu.&nbsp; Orhan Pamuk, sanatçı kimliğiyle de İstanbul Bienali katılımcıları arasında yer alacak.</li>
</ol>
<p>Sanatseverlerin en az üç günde gezebileceği 14. İstanbul Bienali’nde, İstanbul Modern, ARTER, Özel İtalyan Lisesi ve Galata Özel Rum İlköğretim Okulu gibi mekânlar karma sergiye ev sahipliği yaparken, diğer tüm mekânlarda tek sanatçı ya da sanatçı topluluklarının işleri görülebilecek.</p>
<p><em><strong><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-galata.png"><img class=" td-modal-image alignleft wp-image-667 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-galata.png?resize=460%2C460" alt="bienal-galata" width="460" height="460" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-galata.png?w=460&amp;ssl=1 460w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-galata.png?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-galata.png?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 460px) 100vw, 460px" data-recalc-dims="1" /></a>Galata-Tophane-Beyoğlu Bölgesindeki Mekânları&nbsp;Yürüyerek Keşfedin</strong></em></p>
<p>Bienal gezisine, Bankalar Caddesi üzerinde, 19. yüzyılda, Osmanlı Bankası’nın merkez binası olarak Fransız asıllı Levanten mimar Alexandre Vallauri tarafından tasarlanan ve 2011 yılında restore edilerek yeniden açılan SALT Galata ile İstanbul doğumlu İtalyan mimar Antoine Tedeschi tarafından 1863 yılında Neo-Rönesans stilinde inşa edilen tarihi Sümerbank binası ve yakın zamanda yeniden açılan Vault Karaköy The House Hotel’den başlanabilir.</p>
<p><em><strong><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-kabatas.png"><img class=" td-modal-image alignleft wp-image-668 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-kabatas.png?resize=500%2C375" alt="bienal-kabatas" width="500" height="375" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-kabatas.png?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-kabatas.png?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a>Kabataş-Kadıköy-Büyükada Rotası</strong></em></p>
<p>Kadıköy ve Büyükada’da da farklı mekânlar 14. İstanbul Bienali projelerine ev sahipliği yapacak. Kadıköy Yeldeğirmeni’nde yer alan bir sanatçı atölyesi de mekânlardan biri olacak.</p>
<p><em><strong><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-rumelifeneri.png"><img class="size-full wp-image-670 alignright" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-rumelifeneri.png?resize=500%2C204" alt="bienal-rumelifeneri" width="500" height="204" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-rumelifeneri.png?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/bienal-rumelifeneri.png?resize=300%2C122&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a>Bienal Şişli’den Tarihi Yarımada ve Rumelifeneri’ne Uzanacak</strong></em></p>
<ol>
<li>İstanbul Bienali’nin Şişli bölgesinde iki sergi mekânı olacak: 1903-2004 yılları arasında Anarad Hığutyun Okulu olarak hizmet verdikten sonra yeniden inşa edilerek 2015 yılında açılan Hrant Dink Vakfı ve Agos’un yeni binası ile Agos’un Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in Ocak 2007’de önünde öldürüldüğü, Pangaltı’daki vakfın ve gazetenin eski merkezi Hrant Dink Vakfı ve Agos &#8211; Parrhesia Alanı.</li>
</ol>
<p><em><strong>Bienalin geçici mekânı Kastellorizo (Meis)</strong></em></p>
<p>Son olarak, bienalin geçici mekânlarından biri de Türkiye kıyılarından iki kilometre uzaklıkta olan Yunanistan adası Kastellorizo (Meis). Adada&nbsp;7-13 Eylül 2015 tarihleri arasında Fiorucci Art Trust işbirliğiyle bir proje gerçekleştirilecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/14-istanbul-bienali-1-kasima-kadar-devam-ediyor/">14. İstanbul Bienali 1 Kasım&#8217;a Kadar Devam Ediyor</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/14-istanbul-bienali-1-kasima-kadar-devam-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">665</post-id>	</item>
		<item>
		<title>“ZERO” Sergisi Sakıp Sabancı Müzesi’nde</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/zero-sergisi-sakip-sabanci-muzesinde/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/zero-sergisi-sakip-sabanci-muzesinde/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 20 Sep 2015 20:19:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Görsel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[akbank]]></category>
		<category><![CDATA[akbank sanat]]></category>
		<category><![CDATA[bienal]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe geri sayım başladı]]></category>
		<category><![CDATA[Günther Uecker]]></category>
		<category><![CDATA[Heinz Mack]]></category>
		<category><![CDATA[Lucio Fontana]]></category>
		<category><![CDATA[Mattijs Visser]]></category>
		<category><![CDATA[Nazan Ölçer]]></category>
		<category><![CDATA[Otto Piene]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[sakıp sabancı müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat festivali]]></category>
		<category><![CDATA[sanat sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[ssm]]></category>
		<category><![CDATA[zero]]></category>
		<category><![CDATA[zero akımı]]></category>
		<category><![CDATA[zero geri sayım]]></category>
		<category><![CDATA[zero geri sayım başladı]]></category>
		<category><![CDATA[zero sergisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=643</guid>
				<description><![CDATA[<p>4, 3, 2, 1, ZERO. GELECEĞE GERİ SAYIM BAŞLADI! “ZERO Akımı” çığır açan eserleriyle Sakıp Sabancı Müzesi’nde&#8230; S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Akbank Sanat işbirliğiyle 20. yüzyılın en büyük uluslararası sanat ağı ZERO’nun yenilikçi ve dinamik ruhunu galerilerinde ağırlıyor. 2 Eylül 2015 itibariyle S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açılan ZERO. Geleceğe Geri Sayım sergisi, II. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zero-sergisi-sakip-sabanci-muzesinde/">“ZERO” Sergisi Sakıp Sabancı Müzesi’nde</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>4, 3, 2, 1, ZERO. GELECEĞE GERİ SAYIM BAŞLADI!</strong></p>
<p><em>“ZERO Akımı” çığır açan eserleriyle Sakıp Sabancı Müzesi’nde&#8230;</em></p>
<p><figure id="attachment_644" aria-describedby="caption-attachment-644" style="width: 1024px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/1.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-644 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/1.jpg?resize=640%2C478" alt="Lucio Fontana (1899 - 1968) Uzamsal Kavram, 1957 - 58 Kâğıt tuval üzerine kesikler 97 x 130 cm Özel Koleksiyon, Londra" width="640" height="478" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/1.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/1.jpg?resize=300%2C224&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-644" class="wp-caption-text">Lucio Fontana (1899 &#8211; 1968) Uzamsal Kavram, 1957 &#8211; 58 Kâğıt tuval üzerine kesikler 97 x 130 cm Özel Koleksiyon, Londra</figcaption></figure></p>
<p>S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Akbank Sanat işbirliğiyle 20. yüzyılın en büyük uluslararası sanat ağı ZERO’nun yenilikçi ve dinamik ruhunu galerilerinde ağırlıyor.</p>
<p>2 Eylül 2015 itibariyle S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açılan ZERO. Geleceğe Geri Sayım sergisi, II. Dünya Savaşı sonrası dünyaya hakim olan durağan ve olumsuz atmosfere bir cevap olarak doğan ve adını bir roketin kalkmasından önceki geri sayımdan alan ZERO akımına odaklanıyor. Sergi, 1957 yılında Almanya’da doğan ZERO’nun kurucuları Heinz Mack, Otto Piene, Günther Uecker’in eserleri ile akımın tinsel öncülüğünü üstlenmiş önemli sanatçılar Yves Klein, Piero Manzoni ve Lucio Fontana’nın farklı tekniklerde ürettiği 100’ün üzerinde eseri bir araya getiriyor. Küratörlüğünü ZERO Vakfı Kurucu Yöneticisi ve küratör Mattijs Visser’in üstlendiği sergi, ZERO’nun omurgasını oluşturan Işık, Zaman, Boşluk, Renk ve Hareket temaları etrafında şekilleniyor.</p>
<p><figure id="attachment_645" aria-describedby="caption-attachment-645" style="width: 1024px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/2.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-645 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/2.jpg?resize=640%2C663" alt="Günther Uecker (1930 - ) Şişe Mantarı İmge II, 1960 Tuval üzerine şişe mantarı ve sentetik reçine 100 x 100 cm Rira Koleksiyonu" width="640" height="663" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/2.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/2.jpg?resize=290%2C300&amp;ssl=1 290w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/2.jpg?resize=988%2C1024&amp;ssl=1 988w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-645" class="wp-caption-text">Günther Uecker (1930 &#8211; ) Şişe Mantarı İmge II, 1960 Tuval üzerine şişe mantarı ve sentetik reçine 100 x 100 cm Rira Koleksiyonu</figcaption></figure></p>
<p>Sergiyle ilgili yapılan basın toplantısında konuşan SSM Müdürü Dr. Nazan Ölçer, “Bir üniversite müzesi olma misyonumuzla birlikte gerçekleştirdiğimiz tüm sergilerde bir “aydınlatma” görevi üstleniyoruz. Bienal zamanı için tasarladığımız sergilerin de çağdaş sanat gündemiyle paralel olmasına dikkat ediyoruz. ZERO sergisini gerçekleştirmemizin öyküsü, bu önemli sanat ve düşünce hareketinin kurucularından Heinz Mack’la 2014 yılı Mimarlık Bienali ile eşzamanlı açılışı yapılan sergisi sırasında Venedik&#8217;te buluşmamızla başladı. Dostluğumuz bugün Türkiye’deki sanatseverleri 20. yüzyıl ortasının en önemli avangart akımı, ZERO ile tanıştırıyor. ZERO bizi geçmiş yıllara, savaş sonrası dönemin Almanya&#8217;sına götürdü. Orada bir avuç genç sanatçının hayalleri ile ütopya gibi görünen bir düşünce kıvılcımının 10 yıl boyunca Avrupa sanat ortamını nasıl da farklılaştırabildiğini hatırladık. ZERO, tüm Avrupa&#8217;yı büyük bir yıkıma sürükleyen II. Dünya Savaşı sonrasında savaşın en derin izlerini bıraktığı Almanya’da doğdu. Sanatçılar Otto Piene ve Heinz Mack&#8217;ın &#8220;karamsarlıktan silkinip, her şeye sıfırdan başlama&#8221; önerisine sanatçı Günther Uecker&#8217;in de katılmasıyla ZERO hareketi başladı.</p>
<p><figure id="attachment_646" aria-describedby="caption-attachment-646" style="width: 1024px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/3.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-646 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/3.jpg?resize=640%2C788" alt="Piero Manzoni (1933 – 1963) Achrome, 1959-62 Ahşap üzerine pamuk 92 x 73 x 12 cm Özel Koleksiyon" width="640" height="788" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/3.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/3.jpg?resize=244%2C300&amp;ssl=1 244w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/3.jpg?resize=832%2C1024&amp;ssl=1 832w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-646" class="wp-caption-text">Piero Manzoni (1933 – 1963) Achrome, 1959-62 Ahşap üzerine pamuk 92 x 73 x 12 cm Özel Koleksiyon</figcaption></figure></p>
<p>Akıma ilham veren Yves Klein, Lucio Fontana ve Piero Manzoni gibi isimlerle birlikte kısa sürede Avrupa&#8217;nın hemen her köşesinden pek çok sanatçı ZERO düşüncesi etrafında kendisine bir yer buldu; Japonya&#8217;ya kadar uzanan bir katılım gerçekleşti. Heinz Mack 1967 yılındaki son sergide ZERO&#8217;nun sona erdiğini ilan ettiği zaman, ZERO düşüncesi sadece 10 yıllık ömrüne rağmen Avrupa 20. yüzyıl çağdaş sanatının bir dönemine damgasını çoktan vurmuştu.</p>
<p><figure id="attachment_647" aria-describedby="caption-attachment-647" style="width: 1024px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/4.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-647 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/4.jpg?resize=640%2C688" alt="Heinz Mack (1931 -) Dinamik Strüktür (Beyaz Üzerine Siyah), 1962 Amerikanbezi üzerine sentetik reçine 130 x 120 cm Studio Mack" width="640" height="688" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/4.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/4.jpg?resize=279%2C300&amp;ssl=1 279w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/4.jpg?resize=952%2C1024&amp;ssl=1 952w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-647" class="wp-caption-text">Heinz Mack (1931 -) Dinamik Strüktür (Beyaz Üzerine Siyah), 1962 Amerikanbezi üzerine sentetik reçine 130 x 120 cm Studio Mack</figcaption></figure></p>
<p>ZERO hareketi, içinde bulunduğu çağın bir ürünüydü. Yepyeni teknolojilerin ortaya çıktığı, uzay yarışının bütün hızı ile sürdüğü, Ay&#8217;a hatta yıldızlara ulaşmanın bir hayal olmaktan çıktığı bir dönemde, sanat da bu baş döndürücü gelişmelere ayak uyduracaktı. ZERO geleneksel sanatın tuval ve çerçeveye hapsolmuş durağan anlayışına karşı çıkarken, sürekli devinim içinde, izleyenleri de iletişime davet eden yepyeni bir yol izledi, çağdaş teknolojiler çağdaş sanat anlayışlarında fazlasıyla yer buldu. Ancak odak noktası daima ışık oldu. Dünyaya umut vermek, aydınlık bir gelecek sunmak felsefesi, ZERO’nun güncelliğini hala koruyor olmasının da sebebi aslında. Daha fazla özgürlük, daha fazla şeffaflık, daha insancıl bir gelecek, huzur ve umut arayışı&#8230; ZERO akımının kısa ömrünü 50 yıl sonra değerlendirirken, taşıdıkları olanca umut, yaydıkları iyimserlik ve coşkuya saygı duyuyoruz.</p>
<p><figure id="attachment_648" aria-describedby="caption-attachment-648" style="width: 1024px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/5.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-648 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/5.jpg?resize=640%2C882" alt="Lucio Fontana (1899 – 1968) Uzamsal Kavram, Doğa,1959-60 Bronz, 66 cm Rira Koleksiyonu" width="640" height="882" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/5.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/5.jpg?resize=218%2C300&amp;ssl=1 218w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/5.jpg?resize=743%2C1024&amp;ssl=1 743w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-648" class="wp-caption-text">Lucio Fontana (1899 – 1968) Uzamsal Kavram, Doğa,1959-60 Bronz, 66 cm Rira Koleksiyonu</figcaption></figure></p>
<p>Sergimizin küratörlüğünü ZERO Vakfı Kurucu Yöneticisi Mattijs Visser üstlendi. Büyük bilgi ve deneyimi ile bizi farklı koleksiyonlarla buluşturdu. Kendisine bilgi ve yönlendirmeleri için ne kadar teşekkür etsem az olur. Sergimizi büyük bir sanat dostu kurumun, Akbank Sanat&#8217;ın koruyucu kanatları altında gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Uzun yıllar boyunca Müzemiz projelerine verdikleri değerli destek için başta Akbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi Suzan Sabancı Dinçer&#8217;e; Akbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Murahhas Üyesi Hayri Çulhacı&#8217;ya; Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil&#8217;e, Kurumsal İletişim Bölüm Başkanı Murat Göllü ve tüm ekibine bütün destek ve yardımları için teşekkür ediyorum. Serginin tüm aşamalarını büyük bir titizlikle hazırlayan müzemiz uzmanı Hüma Arslaner’i ve genç ekibini huzurlarınızda kutluyorum. Tüm sanatseverleri bu çok yönlü akımı keşfetmek üzere müzemize davet ediyorum. ZERO’nun hepimize iyi gelmesini diliyorum.” dedi.</p>
<p><figure id="attachment_649" aria-describedby="caption-attachment-649" style="width: 1024px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/6.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-649 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/6.jpg?resize=640%2C771" alt="Lucio Fontana (1899 – 1968) Uzamsal Kavram, 1960 Perfore tuval üzerine yağlıboya ve suluboya 85 x 70 cm Rira Koleksiyonu" width="640" height="771" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/6.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/6.jpg?resize=249%2C300&amp;ssl=1 249w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/6.jpg?resize=850%2C1024&amp;ssl=1 850w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-649" class="wp-caption-text">Lucio Fontana (1899 – 1968) Uzamsal Kavram, 1960 Perfore tuval üzerine yağlıboya ve suluboya 85 x 70 cm Rira Koleksiyonu</figcaption></figure></p>
<p>Sergide bir konuşma yapan Akbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üye Suzan Sabancı Dinçer; “Akbank olarak kuruluşumuzdan bu yana kültür sanatın Türkiye’de gelişmesine aracı olduk; kültür-sanat projelerini en temel sorumluluklarımızdan biri olarak kabul ettik. Ülkemizin kültür hayatına yön vermek için çalıştık; çok değerli projeleri destekledik; öncülük ettik. Bu misyon çerçevesinde, Türkiye’nin en değerli markası ve en değerli kurumlarından biri olarak Kültür-Sanat, Girişimcilik ve Eğitim konularını sahipleniyoruz. Çünkü geleceğin Türkiye’sini yaratmanın bankacılığın çok daha ötesinde bir görev olduğunu biliyoruz.</p>
<p><figure id="attachment_650" aria-describedby="caption-attachment-650" style="width: 1024px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/7.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-650 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/7.jpg?resize=640%2C639" alt="Otto Piene (1928 - 2014) Karanlıkta İki Dalga, 1963 Tuval üzerine yağlıboya ve is 100 x 100 cm Schaub Koleksiyonu, Landshut" width="640" height="639" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/7.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/7.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/7.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-650" class="wp-caption-text">Otto Piene (1928 &#8211; 2014) Karanlıkta İki Dalga, 1963 Tuval üzerine yağlıboya ve is 100 x 100 cm Schaub Koleksiyonu, Landshut</figcaption></figure></p>
<p>Akbank Sanat ve Sakıp Sabancı Müzesi işte bu sene de yine çok değerli, başarılı, kaliteli bir projede bir arada. Yirminci yüzyıla damga vuran en önemli uluslararası avangart sanat anlayışlarından biri olan ZERO’nun Türkiye’deki geniş kapsamlı ilk sergisini düzenliyoruz. İstanbul, gitgide dünyanın sanat denince akla gelen sayılı kentlerinden biri oluyor. Bu sayede Akbank olarak ülkemizin tüm dünyada tanıtımını yapmaktan gurur duyuyoruz.</p>
<p><figure id="attachment_651" aria-describedby="caption-attachment-651" style="width: 1024px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/8.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-651 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/8.jpg?resize=640%2C648" alt="Otto Piene (1928 - 2014) Ateş Çiçeği, 1965 Tuval üzerine yağlıboya, pigment ve is 99,5 x 99,5 cm Städtisches Kunstmuseum, Bonn" width="640" height="648" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/8.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/8.jpg?resize=297%2C300&amp;ssl=1 297w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/8.jpg?resize=1012%2C1024&amp;ssl=1 1012w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-651" class="wp-caption-text">Otto Piene (1928 &#8211; 2014) Ateş Çiçeği, 1965 Tuval üzerine yağlıboya, pigment ve is 99,5 x 99,5 cm Städtisches Kunstmuseum, Bonn</figcaption></figure></p>
<p>Yenilenme, dinamizm, yaratıcılık, cesaret ve pozitif bakış açısını destekleyen ZERO, Akbank’ın temel değerleriyle de birebir uyuşuyor. ZERO sergisinin, daha özgür düşünen, daha üretken, daha cesur, daha yaratıcı, varolanın ötesini gören, sınırları yıkan yeni nesillere ilham kaynağı olacağına inanıyoruz. ZERO’nun ana rengi, beyaz yani ak. İşte bu da hem isim hem de anlam olarak Akbank’la birebir örtüşüyor.” dedi.</p>
<p><figure id="attachment_652" aria-describedby="caption-attachment-652" style="width: 1024px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/9.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-652 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/9.jpg?resize=640%2C427" alt="Otto Piene (1928 - 2014) Şişme Nesneler, 2014 Kumaş Çeşitli boyutlar Özel Koleksiyon" width="640" height="427" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/9.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/9.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/9.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-652" class="wp-caption-text">Otto Piene (1928 &#8211; 2014) Şişme Nesneler, 2014 Kumaş Çeşitli boyutlar Özel Koleksiyon</figcaption></figure></p>
<p>Zero akımının Türkiye’deki ilk geniş kapsamlı sergisini desteklemekten büyük mutluluk duyduklarını belirten Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil ise, “Kurumsal sosyal sorumluk faaliyetlerimiz içinde sanat etkinlikleri önemli bir yer tutuyor. Dünya çapındaki sanatçıları ve sanat akımlarını Türkiye’deki sanatseverlerle buluşturmak, Türkiye’nin en değerli markası Akbank için önemli bir gelenek. 20. yüzyılın önde gelen sanat akımlarından Zero’yu Sakıp Sabancı Müzesi ve tam 22 yıldır hayatımızda olan Akbank Sanat’la beraber Türkiye’de sanatseverlerin ilgisine sunuyoruz.</p>
<p><figure id="attachment_653" aria-describedby="caption-attachment-653" style="width: 1024px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/10.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-653 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/10.jpg?resize=640%2C427" alt="Günther Uecker (1930 -) Kozmik Hayal/Işıkdiski, 1964-81 Ahşap üzerindeki kanvasa çakılmış çiviler, sprey, elektrik motoru, ışıldak Çeşitli boyutlar Özel " width="640" height="427" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/10.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/10.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/10.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-653" class="wp-caption-text">Günther Uecker (1930 -) Kozmik Hayal/Işıkdiski, 1964-81 Ahşap üzerindeki kanvasa çakılmış çiviler, sprey, elektrik motoru, ışıldak Çeşitli boyutlar Özel</figcaption></figure></p>
<p>Denenmemişi deneme cesaretini gösteren ve bu şekilde sanat dünyasında kendisine farklı bir yer edinen Zero akımı, umuyorum ki gençelerimize yaratıcı olma, sorgulama ve farklı bakış açıları geliştirebilmeleri için ilham kaynağı olacaktır. Unutmamalıyız ki, kültür ve sanat, gelecek nesillere bırakacağımız en önemli mirastır. Akbank olarak, ülkemizin daha da zengileşmesine katkı sağlayan kültür ve sanat alanındaki çalışmalarımızı, sürdürülebilir değer yaratma misyonumuzla sürdüreceğiz.” dedi.</p>
<p><figure id="attachment_654" aria-describedby="caption-attachment-654" style="width: 1024px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/11.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-654 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/11.jpg?resize=640%2C427" alt="Heinz Mack (1931 -) Işık Stelleri, 1964 – 2014 Pleksiglas, alüminyum Enstalasyon: Martin-Gropius-Bau, Berlin 2015" width="640" height="427" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/11.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/11.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/11.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-654" class="wp-caption-text">Heinz Mack (1931 -) Işık Stelleri, 1964 – 2014 Pleksiglas, alüminyum Enstalasyon: Martin-Gropius-Bau, Berlin 2015</figcaption></figure></p>
<p>Serginin küratörlüğü üstlenen ZERO Vakfı Kurucu Yöneticisi Mattijs Visser ise şunları söyledi; “Sanat öyle bir araçtır ki, sanatçıları ve fikirlerini sanatı izleyenlerle sınırları ve çağları aşan bir bağla bir araya getirir. Sanat eserleri sürekli zamanda dolaşan yolculardır; her kuşakta bu eserlere yeni bir bakış açısı geliştirilir. Avrupa’da savaş sonrasında insanlar ve elbette ki onlarla birlikte sanatçılar, II. Dünya Savaşı’nın beraberinde getirdiği var oluş deneyimlerini yaşamak zorunda kaldılar. Özellikle de o dönemin genç sanatçı kuşağı, karşılıklı düşünce ve görüş alışverişi için olanaklar yaratmaya girişti. ZERO işte böyle bir ortamda doğdu. “ZERO. Geleceğe Geri Sayım” sergisiyle, bu hareketin temelinde yatan sanatsal ve coğrafi sınırların aşılması ve ortadan kaldırılması ilkesini sürdürmüş ve kültürlerarası diyaloğu desteklemiş olmaktan gurur duyuyoruz. Bu sayede genç kuşak, ZERO grubunun durduğu yeri, sunduğu olanakları keşfetme ve duyusal düşüncelerinden esinlenme imkânına kavuşacak.”</p>
<p><figure id="attachment_656" aria-describedby="caption-attachment-656" style="width: 1024px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/13.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-656 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/13.jpg?resize=640%2C427" alt="Heinz Mack (1931 -) Dokuz Sütun Üzerindeki Gökyüzü, 2012-14 Karma malzemeden yapı üzerinde 850.000 tessarae (mozaik taşı, 24 karat altın varak) ve çelik platform 750 x 125 x 125 cm Özel Koleksiyon, Almanya Beck &amp; Eggeling International Fine Art izniyle" width="640" height="427" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/13.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/13.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/09/13.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-656" class="wp-caption-text">Heinz Mack (1931 -) Dokuz Sütun Üzerindeki Gökyüzü, 2012-14 Karma malzemeden yapı üzerinde 850.000 tessarae (mozaik taşı, 24 karat altın varak) ve çelik platform 750 x 125 x 125 cm Özel Koleksiyon, Almanya Beck &amp; Eggeling International Fine Art izniyle</figcaption></figure></p>
<p>ZERO enerjisini S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi galerilerine taşıyan serginin etkinlik programında 3 Eylül Perşembe günü gerçekleşecek küratör Mattijs Visser eşliğinde sergi turu da yer alıyor. Sempozyum, konferans, film gösterimleri, sanatçı konuşmaları, workshop’lar, çocuk atölyeleri, rehberli turlar ve sesli rehber ile zengin bir içerik sunacak ZERO sergisi, kapsamlı kataloğuyla da önemli bir hafıza oluşturacak. Akıma odaklanan 2014 yapımı “ZERO Saati &#8211; ZERO Sanat Akımı” isimli belgesel ise, sergi boyunca hazırlanan Türkçe altyazılar eşliğinde SSM konferans salonunda ziyaretçiler ile buluşacak. ZERO sergisi, 10 Ocak 2016 tarihine kadar SSM’de ziyaret edilebilecek.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zero-sergisi-sakip-sabanci-muzesinde/">“ZERO” Sergisi Sakıp Sabancı Müzesi’nde</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/zero-sergisi-sakip-sabanci-muzesinde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">643</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
