Sevilen sanat eserleri, takip edilen sanatçılar; kişiliğimizin, hayat tarzımızın, tutkularımızın ayak izlerini taşırlar. Claude Monet, İzlenimcilik akımını öncülük edenlerden olmuş ve resimlerindeki renkli noktalarla sanat hayatına farklı bir bakış açısı getirmiştir.

Claude Monet

Monet bir çağa, klasik ve koyu renkli resimlerdense; ışığın doğa üzerinde yarattığı oyunları ve renk yelpazesinin ne kadar geniş olabileceğini göstermiştir. Fırçanın tabloya dokunduruluş şekli adeta resimleri hareketli hale getirmiştir. Bakan kişi tablodaki anı yaşamakta ve kendini bu tablonun içinde bir yerde görebilmektedir. Monet, hayatın yansımalarını gösterir. Sanatı insana yakınlaştırır, onu üçüncü şahıs olarak geride veya dışarıda bırakmaz. Orangerie Müzesi’nde duvardan duvara kaplı olan nilüfer resmi bu ortak olmayı kanıtlar niteliktedir adeta.

Eğer ki renkler, ışık olduğu sürece var olabiliyorlarsa, ışığın çeşitlerini yansıtmak doğaya duyulan tutkunun ve hayat coşkusunun dile getirilmesi değil midir? Ya da insanın kendine yarattığı küçük renkli dünyanın bir ifadesi değil midir? Hayatın siyah ve tatsız renkleri uğramaz bu eserlere. Gerçeklik hissini kaybetmeden renklerle duygu dünyalarında gezinmek belki de Monet’yi bu kadar özel kılıyor. Monet, eserlerine ruhun depresif ve karanlık tarafını yansıtmaktansa, kırılganlığı ve hassaslığı yansıtır. Bir Monet tablosuna bakarken hafiften bir müzik başlar, o müzik ince ince akar ve beynin derinlerine iner. Sanki birazdan hafif bir yağmur yağacak ve tüm doğa sevinç çığlıkları atacaktır. Doğaya duyulan aşk vardır her darbede. Duygu dünyasında yalnız olduğu için mi yoksa tamamlanmışlık hissini fazlasıyla yaşadığı için mi bunca güzel kareye imzanı atmış bilinmez ama Monet’nin gözü ayrıntıyı sever. Değişen mevsimler ve ışığın türlü halleri bu ayrıntıyla bakan gözün en sevdiği noktalardır. Bu yüzdendir ki, İzlenimcilik akımının en önemli ayırt edici noktaları küçük ama gözle görülebilir fırça darbeleridir.

Monet, dışarda ve görünür olanı süzgeçten geçirerek verir. İniş çıkışlardan yorulan bir ruh için ne de güzeldir o eserlerde kaybolmak, kaybolabilmek. Mutlu tablolardır, Monet’nin mutlu tabloları.

PAYLAŞ
Önceki İçerikBeni Bıraktığın Yerdeyim
Sonraki İçerikDosta Mektup
Yonca Topal
Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Edebiyat, resim ve sinemayla ilgileniyorum. Kitap incelemeleri ve sanat içerikli yazılar yazmaktan keyif alıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here