Sessiz Dostların Sesi -4- Malakit

0
26

“İsmini bilmediğiniz bir taşa baktığınızda o taş zarif, zengin ve muhteşem görünüyorsa ismi muhtemelen malakittir. Malakit taşını anlamak için uzman olmak gerekmez. Taşın güzel ve zengin yeşil rengi size bunun malakit olduğunu söyleyecektir.

Malakit taşı büyüleyici bir görünüme sahiptir. Beyaz çizgilere sahip yeşil rengi ona çok önemli bir mücevher görünümü verir…”

Bu ifadeye katılmamak mümkün değil. Eğer hayatınızın bir döneminde bir yerlerde karşınıza çıktıysa malakit taşı, benim gibi büyülenip kalmışsınızdır. Koyu yeşil rengine gözlerinizi dikip, siyah çizgilerinde hayale dalmışsınızdır. Hiç gitmediğiniz bir diyardan size misafir gelmiş eski bir dostunuz gibi sevgiyle kucaklar, içine alır sizi. Onun yeşilinde uzun servilerin kadim bakışlarını yakalarsınız. Serin gölgesinde dinlenen ruhunuza, gözyaşlarınızın eklenen tuzlu tadıyla,  göçüp giden sevdiklerinize bir fatiha okursunuz. Ardından, yarım kalmış bir aşk şarkısının son mısrası dilinizde, notaları beyninizde, mezar taşınızın önünde sizi bekleyen gençliğinizle karşılaşırsınız. Göz göze geliverir, süzülüp bakarsınız anılarınıza ışık huzmesinin altından… Serviler görür kimsenin göremediği efkârı, usulca toprak soğur önce sonra yürek, ses vermez torağın altında yatanlar. Geçip gider gözlerinizin önünden bir bir hatıralar, zamana yayılır yaşanmayanlar, ama siz yaşarsınız o güzelim anları…

 Malakit taşını ilk gördüğünüzde, huzurun sonsuz dinginliğinde kaybolmuş kendi ruhunuzu bulursunuz. Unuttuğunuz kendinizi tanıtır, eski bir tarih kitabının küf kokulu sayfalarının arasından boynunu uzatıp, size, sizi hatırlatır…

Benim malakit ile tanışmam hiç beklenmedik bir anda, güpegündüz alelade bir vitrinin aynasında, gelecek muştusundan azade bir tevafukun izinde gerçekleşmişti.

Gelecek günlerde yaşanacaklardan bihaber, serin bir servinin altına uzanıp beni al diyerek kimse görmeden el etmişti. Yağan yağmurun yıkadığı mezarlıktaki servilerin gülümseyen bakışları meğerse ipuçlarıymış hayatımın. Bilememiştim o zamanlar. Malakit cazibesini üzerimde deneyince, cebimdeki son parayla satın alıp gelip yerleşmişti yeni yerine…

Boynumda ilk gördüğünde göz alıcı nazarıyla, aşkın ilk kıvılcımını ateşlemişti. Önce kendine sonra bana. Yanışında saklıydı gelecek zaman. Andan kopmuş, zamana yayılmıştı sıcaklığı. Serin serviler bilemediler bu sıcaklığı, aşktan ürken bakışlarını yeşillerinde gizlediler. Kayboldu büyüsü aşkın. Hasret oldu yolları, sevdanın adına değmedi yumuşak eli, derin kalp ağrıları delmedi zarif bedenini… Aşka rağmen kavuşamadan birbirlerini seyrettiler uzaktan. Servilerin gölgesine gizlenen niyazlarıma son nefesimi de ekledim, öylece susup ölümü bekledim.

Bana bu satırları yazdıran kolyem

Malakit’in derin ruhani rengi kalemimden döküldü satırlara. Oysa ben anlatacaktım, onun gizemli tarihinden başlayacaktım.

Malakit taşı binlerce yıldır kullanılmaktadır. Tarihi M.Ö 3000 yıllarına ve eski Mısır’a dayanmaktadır. Mısır’lılar malakit taşını koruyucu güçlerinden dolayı onu tılsım olarak kullanmışlardır.

Dünyanın birçok yerinde bulunan Malakit taşı, ABD, Şili, Güney Afrika, Avustralya, Romanya, Rusya, Zaire ve Kongo’da çıkarılmaktadır. Malakit taşının ismi Yunanca ‘malakos’ kelimesinden türetilmiştir. Bu kelime yumuşak anlamına gelmektedir.

Malakit taşı bir dönüşüm taşı olarak bilinirmiş. Sizi bilmem ama ben onu boynuma taktığımda dönüşüm başlamıştı… Yaşamınızda meydana gelebilecek pek çok değişiklikle başa çıkmamıza yardımcı olurmuş. Düşüncelerimizi ve duygularımızı uyandırırmış.

“Her zaman zorluklar, sürprizler ve beklenmedik olaylar olacaktır. Ancak malakitin koruyucu ve destekleyici enerjilerine sahip olduğunuzu bilmek, yükselen ve düşen arasındaki farkı belirleyebilir.” Deniliyor. Bir taş ne yapar demeyin, isterseniz deyin. Ama asıl değiştirici gücün içinizden geldiğini asla göz ardı etmeyin.

“Zayıf hissettiren her şeyi ortadan kaldırarak fiziksel ve duygusal bir düzeyde iyileşmenizi sağlar malakit taşı. Hayatınızdaki tüm negatif enerjileri ortadan kaldırarak, vücudunuzdaki ve canlılığınızdaki pozitif yaşam gücünü uyarmanızı sağlar.” Ben uzmanların yalancısıyım.

“Malakit çevrenizdeki doğanın iyileştirici yeşilini sembolize eder. Gözlerinizi dünyanın güzelliğine açacak ve kendinizi daha iyi, daha mutlu ve daha huzurlu hale getirmek için sizi çevreleyen her şeyi nasıl kullanabileceğinizi daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.” Denemesi bedava… İşte size malakitten yapılmış güzellikler…

PAYLAŞ
Önceki İçerikKolye Modelleri
Sonraki İçerikTiyatro Keyfi, Grand Pera’da
Betül Çetinay
İstanbul’da yaşıyor, çocukluğunu Yedikule’de geçirdi. Yedikule Lisesi’ni bitirdikten sonra M.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünde Lisans ve İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat Bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Ortaokul yıllarında yazmaya başladı ve yazmaktan hiç vazgeçmedi. Üniversite yıllarında başladığı tiyatro çalışmalarını uzun yıllar amatör olarak devam ettirdi. Edebiyat ve sanat yaşamında hep var oldu. Müzik onun elinden tuttuğundan beri artık müzikle yazar, müzikle yaşar… Mızrabı vurup, kalemi tutar...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here