Sessiz Dostların Sesi -1- Mor Ametist

0
249
Sessiz Dostların Sesi -1- Mor Ametist

Mistik duyguları, yüceliği ve duygusallığı çağrıştıran mor renk, asiliğin sembolü olarak da çağlardır hayatımızda yer almakta. Ne kadınsı ne de erkeksi sayılan bu rengin dünyasına girmeye hevesliyiz bu yazımızda. Keşfedecek ne çok şey var aslında… Kadın hareketinin de rengi MOR olduğuna göre, gökkuşağının bu en asi ve yüce ruhlu rengiyle, onun rengi kadar özdeşleşmiş MOR AMETİST’le tanışma vakti…

Ametist yüksek ruhsal titreşime sahip son derece güçlü ve koruyucu bir taştır. Enerjileri sevgiye dönüştürür, psişik ataklara karşı koruyucudur. Doğal bir sakinleştirici olan Ametist jeopatik stresi ve çevrreden gelen negatif enerjileri engeller. Dinginliğiyle yüksek farkındalık  hallerini ve meditasyonu geliştirir. Ametist güçlü şifa ve arındırma özelliklerine sahiptir.”

Taşların binlerce yıldır iyileştirme ve şifa amacıyla kullanıldığını biliyoruz. Taşlar bunu rezonans ve titreşim aracılığıyla yaparlar. Ancak eğitilmiş ve taşların gücünü maksimum kullanabilecek bilgiye sahip kişiler tarafından yönlendirilmek gerekmektedir.

“ Ametist en ruhani taşlardan biridir, kutsal aşkı yüceltir, onun gerçek doğasını anlamamızı sağlar ve bencillikten uzaklaştırarak ruhsal bilgeliğe götürür. Sezgileri açar ve psişik yetenekleri artırır.”

Ametist bugüne kadar, birçok uygarlık tarafından yüzyıllar boyunca beğenilerek kullanılmıştır. Çünkü medeniyetlerce en sevilmiş ve kabul görmüş taşlardan birisidir. Özellikle Mısır’da kraliyet seviyesinde zamanında oldukça ilgi görmüştür.

“Ametist’in zekayı temsil ettiği ve kötü düşünceleri dağıttığını düşünen Leonardo Da Vinci, ‘Ametist taşının şeytani ve günahkar düşünceleri yok ettiğini ve zekayı canlandırdığını’ yazmıştır.”

“Dindarlığın ve saflığın sembolü olarak görülmüş olan Ametist, orta çağ boyunca başta Katolik Kilisesi olmak üzere diğer bütün dini grup ve kiliselerde özel değer verilmiş ve oymalarda çokça kullanılmıştır.”

“Ametist ismi yunanca amethystos yani sarhoş olmayan, sarhoşluktan koruyan demektir.” Eski çağlarda “sarhoşluğu yok eden taş” olarak bilinirdi. O zamanlarda kadeh, çanak, kap gibi şeylerin birçoğu ametistten yapılmaktaydı. Ametist astrolojide de başak, oğlak, kova ve balık burcu insanının taşı olarak bilinir. Ayrıca yıldırım çarpmasından koruduğuna ve büyüleri etkisiz hale getirdiğine inanılmıştır.”

Osmanlı süsleme sanatında da en çok kullanılan taşlardan biri Ametistir. Yüzük, kolye, gerdanlık ve bilezik yapımında ve tespih işlerinde kullanılmıştır.

“Huzur Taşı” olarak da bilinen ve Mavi-Mor ve Mor menekşe renkleriyle diğer doğal taşlardan ayrılan Ametist, en popüler taşlar arasındadır.

Mor renk gizemin ve derin duyguların rengidir. Gökkuşağı sıralamasında en altta yer alır ve zaman zaman ortaya çıkar, belli belirsizdir çoğu kez. Onun gizemi edebiyatçılarda depresif ve intihara meyilli insanları çağrıştıran eserler yazılmasına neden olmuştur. Mor kavuşamamanın rengidir, asidir, direngendir ve yalnızdır… İçindeki özgürlük duygusu, feminist kadın hareketinin simgesi haline gelmesine neden olmuştur. Başta da söylediğimiz gibi cinsiyetsizdir aslında. Bu nedenle günümüzde erkekler arasında da kullanılan ve sevilen bir renktir.

Hayatın mistik yolculuğunda yanınızda mor hülyalı bir ametist ile yürümeniz belki de size yeni bir ufuk açacaktır kim bilir?

Bir dahaki ay gökkuşağının ikinci rengi lacivert Lapis Lazuli ile buluşmak üzere…

Kaynakça: Değerli Taşlar Kitabı, Judy Hall

PAYLAŞ
Önceki İçerikÇetin Emeç’i Anma Konseri
Sonraki İçerikKundura Sinema, Mart Ayında da Sizlerle
Betül Çetinay
İstanbul’da yaşıyor, çocukluğunu Yedikule’de geçirdi. Yedikule Lisesi’ni bitirdikten sonra M.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünde Lisans ve İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat Bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Ortaokul yıllarında yazmaya başladı ve yazmaktan hiç vazgeçmedi. Üniversite yıllarında başladığı tiyatro çalışmalarını uzun yıllar amatör olarak devam ettirdi. Edebiyat ve sanat yaşamında hep var oldu. Müzik onun elinden tuttuğundan beri artık müzikle yazar, müzikle yaşar… Mızrabı vurup, kalemi tutar...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here