Limon Ağacı

0

Genetik suskunluğumun acısını çekiyorum.

Babamdan bana kalan en büyük miras susmak. Katlanamasam da, acı kalbimi kemirse de susuyorum.

Kaderci bir ailenin 3.çocuğuyum. Benden sonra 3 kardeş daha yapmış annem. Babamı aldattığı başka bir adamla. Babam o kadar güçsüzmüş ki kabul etmiş her şeyi. Sormamış neden? Neden yaptın? Ben de sormadım. Babamın kızı olduğum için hiçbir acımı feryada dökmedim. Dökeceğim de yok.

Ben küçükken sürekli evimize gelen bir adam vardı. O geldiğinde annem bizi odamıza kilitlerdi. Babam günlerce gelmezdi. Uzun yol işleri.

Kanserli vücudu kalbini ele geçirdiğinde 55 yıldır hayattaydı. Susarak geçirilmiş 55 yıl.

Acı çekti mi bilmiyorum. Hiç söylemedi çünkü. Kanser beynindeki konuşma yetisinin olduğu noktadan geldi babama. Karakterine uyum sağlayan bir kanser. Susarak geçirilen 53 yıl için, 2 yıl konuşma yetisini alan kanseri hiçbir zafer elde edemedi diye düşündüm. Zaten kullanmadığı kelimeleri elinden alamadı. Kime sakladın kelimelerini babacım? Neye?

Konuşmazdı babam. Ama çok düşünceli bir adamdı. Kelimeleri değil davranışları ses olurdu ona. Uzun yoldan dönüşünde soluğu odamda alırdı. Kapıyı anahtarla açış sesini dinlerdim. Uyuyor numaramı bir çikolatayla çözerdi. Davranışlarından öğrendiğim ilk ders bütün hayvanların ruhumuzu beslediği. Babamla her haftasonu birlikte hayvanları beslemek için sokakları dolaşırdık.

İlk ağacımızı evin bahçesine diktik. Limon ağacım. Canım babam.

Babamın babası öldüğünde babam ortaokuldaymış. Sonrası malum. İş bulmak, annesi ve küçük kız kardeşine bakmakla geçen bir ömür.

Dedem öldüğünde nasıl hissettin sorusu gözlerinde asılı kalan yaşlarla cevaplanırdı hep. Birkaç denemeden sonra konuyu açmayı bıraktım bende. Şimdi anlatmaya çalıştığı her kelimeyi yaşıyorum.

“ acılar, acılarla karşılaştırılamaz.”

Susuyorum.

Yazıyorum.

Kalbim kavruldu babam gidince. Dünyamın merkezi birkaç santim kaydı yerinden. Arkamdaki dağ başıma yıkıldı sanki. Hiç iyileşemeyecek bir yara aldı kalbim.

“ Bazı yaralar zamanla geçmez. ”

Zamanın ilaç olduğu olgusu yalanlandı.

 

(Seni özlemediğim bir günüm bile yok. Bir anım bile.)

Paylaş

Yazar Hakkında

Şeyma Yılmaz

İzmir de yaşıyorum. Ve deu kamu yönetimi okuyorum. Bütün hayatımı yazmak üzerine kurmaya çalışıyorum. Ve zaten her şeyi yazarak aşarım. Bir kalem ve kağıtla nefes almam daha kolay.

Cevap bırakın