19 Mayıs 1919-2019

0
40

19 Mayıs 1919 bir ülkenin tarihine kurtuluş mücadelesinin başlangıcı olarak geçmiştir. Bu tarih sadece Türk Milletinin bir devlet olma mücadelesi değil, emperyalizme, işgale, zulme karşı başlattığı bir direniş mücadelesidir. Bir milletin uyanışıdır. Vatanına, toprağına, bayrağına sahip çıkma ve bağımsızlığını ilan etme mücadelesidir. Dünya tarihindeki ilk milli direniştir. Şanlı bir tarih yazılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, milletine güvenen bir lider olarak bu direnişi geleceğine umut bağladığı gençlere emanet etmiştir.

Savaşlar yalnızca top tüfekle kazanılmaz. Çünkü bir ülkeyi işgal etmek yalnızca askeri silahlarla değil, ekonomik, siyasal, eğitimsel saldırılarla, içten içe çökertmekle gerçekleştirilir. Bir ülkenin milli değerlerini ve kuruluş ayarlarını değiştirseniz o milletin kültürünü, insani değerlerini ve yüzlerce yıllık sağlam inanç temellerini yıkmış olursunuz.

Bir milleti çökertmek istiyorsanız ki bu millet 100 yıl önce efsanevi bir kurtuluş mücadelesi vermiş ise, onu ayrıştırmak, ötekileştirmek, nefret söylemlerini artırmak, konu komşuyu birbirine düşman etmekle başlar. Bölmek ve yönetmek emperyalizmin ilk kuralıdır. Ayrıştırma siyaseti güdenler hangi taraftan gelirse gelsin, bilin ki yalnızca bu ilk kurala uyma çabası içindir.

Türk kültürünün islam dinini yorumlama ve uygulama biçiminden rahatsız olanlar, dinin ayarlarını bozarak, din üzerinden cahil cühela bir toplum yaratma konusunda ne yazık ki başarılı olurlar. Bu her dönemde her toplum için geçerli bir yöntemdir. Hangi milletten olursa olsun din, yönetimsel bir araç olur egemen sistemin elinde.

19 Mayıs 2019 Türk Milletinin 100 yıl sonra dahi kurtuluş mücadelesinin bitmediğini gösteren bir tarihtir. Bu tarihe sahip çıkmak, vatanını, bayrağını, inancını ve milletini seven her fert için bir yurttaşlık borcudur.

Çok sevdiğim bir büyüğümün şiiri ile bitiriyorum yazımı. Şair adının gizli kalmasını ister, bu yüzden adını yayınlamayacağım.

Bayramımız Kutlu Olsun !

BU GÜNÜN GENÇLERİNE !

Tarih diyerek sana savaşları yazdılar

Zulmeti karanlığı yüreklere kazdılar.

Sevgiyi anlamadan, nefretle kararttılar

Kocaman yürekleri, öfkeyle daralttılar.

Zıtlıklar üzerine kurulan bu düzende

Dürüstlüğü seçersen, başın dik ve en önde.

Sevgi-korku ikilisi yüreğini sarıyor

Hangisini seçersen sonunda o kalıyor.

Kendinle barış önce, toplumla barışırsın

Kendine inan önce, hizmete alışırsın.

Kişi aydınlanınca, dünya da aydınlanır.

Karanlıklarda kalan, dünyayı öyle sanır.

Nasıl bir hazinesin kendini tanı önce,

Sana ders veriyor, bak küçücük bir karınca.

Aç göze ne gerek var, hırsla dünyayı yutma

Zaten yutacak seni gel sonunu unutma!…

PAYLAŞ
Önceki İçerik19 Mayıs
Sonraki İçerikSessiz Çığlıkları Geceye Gömmek
Betül Çetinay
İstanbul’da yaşıyor, çocukluğunu Yedikule’de geçirdi. Yedikule Lisesi’ni bitirdikten sonra M.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünde Lisans ve İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat Bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Ortaokul yıllarında yazmaya başladı ve yazmaktan hiç vazgeçmedi. Üniversite yıllarında başladığı tiyatro çalışmalarını uzun yıllar amatör olarak devam ettirdi. Edebiyat ve sanat yaşamında hep var oldu. Müzik onun elinden tuttuğundan beri artık müzikle yazar, müzikle yaşar… Mızrabı vurup, kalemi tutar...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here