Annem / Öykü

0

Caddeden karşıya geçtim mezarlığın kapısında durdum bir adım sonra mezarlığın sınırları içerisinde olacaktım. Tabelaya baktım kocaman mezarlık yazıyordu. Yüzümü ekşittim bu isim çok iç karartıcıydı. Burada sadece bedenleri yatıyordu. Ruhsuz belki çürümeye başlamış hissiz sadece kemik torbaları. Tıpkı benim gibi diye düşündüm. Küfür savurdum içimden  onlar benim gibi olamazlardı. Neşeli olmalılardı..ama bir adım ilerimde cansız bedenleri vardı. Toprak kokan ruhsuz bedenleri.

 Annemin hep cennet gibi koktuğunu hatırladım. Burnum sızladı onun kokusunu duydum cennet benim için küçücük kalmıştı. Şimdi ise cehennemin ortasındaydım.

 Şimdi ise bir adım sadece bir adım sonra toprak kokan bedenlerin arasındalardı. Ruhsuz ve umutsuz…

Bu can sıkıcıydı içeri girmek istemiyordum. Mezarlıkları severdim ama şimdi benden almıştı sevdiklerimi. Yakın arkadaşım bana düşman olmuştu. Ölüler… onlar zararsız bedenler bazıları sadece kemikti. Onlardan ne zarar gelebilirdi ki?

 İnsanlar neden mezarlıklardan korkarlardı anlamamışımdır. Şuan mezarlığın önünde kaç dakikadır dikeliyorum bilmiyorum.  Bir adımdı değil mi? Şimdi ise mezarlığın sınırlarının çok fazla içerisindeydik.

 Ruhsuz bedenler ve işte karşımdalardı. Boylu boyunca uzanmış iki cansız beden. Toprak kokuyorsunuz ben…severim toprak kokusunu ama size yakışmamış. 

Gözlerimi ikisinin üstünde gezdirdim. Topraktaki çiçekleri tazeydi. Kim bakmıştı bunca zaman onlara benden başka kim dokunmuştu onlara toprakları ıslaktı hangi hakla su dökerdi kimdi bu. Yutkundum istemsizce kaşlarım çatılmıştı onlar orada yatıyorlardı ve ben kendimi onlardan uzak hissediyordum.

 Bu normal miydi? Elbette ki normal onlar sadece bedenleri ve kendileri çok uzaktaydı. Burası onlara yakın olabileceğim tek yer ama yine de yakın değildi işte.

 Göz yaşlarım daha fazla dayanamayacaklarını haykırıp akmaya başlamışlardı.

 Güçsüz kalmıştım sanki biri arkamdan kafama cam şişe geçirmişti. Dizlerimin bağı çözüldü ve mermerin kenarına yığılmıştım. Elimi toprağın üstünde gezdirdim. Karnıma tekme yemiş gibi hissetmiştim. Bağıra bağıra ağlamak istiyordum. Ama sadece sessizce göz yaşlarım dökülmüştü. Ayağa kalkmaya çalıştım..kalkmaya mecalim yoktu. Sırtımı mermere dayayıp yere oturdum.

 

 

 

Paylaş

Yazar Hakkında

Büşra Baştürk

Bendeniz Büşra.. Kalemiyle uzunca yol almış yol boyunca uzayıp kısalmış bazense kendini yola göre biçimlendirilmiş bir üniversite öğrencisiyim. Kendime yoldaş edindiğim silgimle pek içli dışlı olup yol boyu uzunca konuşuruz. Kedilerimiz izin verdiği sürece kağıtlarımızdan özür diliyoruz-her yeri diş izidir. Hayatla bazen kavgalı bazense can dostu olup devam ediyoruz..

Cevap bırakın