Kim Demiş Günlükler Eskide Kaldı Diye!?…

0
16
Kim Demiş Günlükler Eskide Kaldı Diye!?...
Kim Demiş Günlükler Eskide Kaldı Diye!?...

Teknolojinin ilerlediği ve yazı araç gereçleriyle kurduğumuz ilişkinin değiştiği herkesin malumu. Fakat, orta yaş ve üzerindeki benim gibi tüm defter tutkunlarının ömründe en az bir günlüğü ve bu günlükte yazmak için kullandığı bir özel kalemi kesinlikle olmuştur. 🙂 Ve hatta, günlük tutma alışkanlıklarımızı hayatımızın ileriki aşamalarında da mutlaka sürdürmeye çalışmışızdır…

Günlükleri hayatımızdan çıkartmak, öyle sanıldığı kadar kolay değildir.
Günlükleri hayatımızdan çıkartmak, öyle sanıldığı kadar kolay değildir.

Günlükleri hayatımızdan çıkartmak, öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü günlükler, özellikle de yazıyı hayatlarının ayrılmaz bir parçası olarak görenlerin en sadık yol arkadaşlarından biridir. Üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra bu günlükleri okumak, bambaşka bir lezzet verir üstelik. İnsan yaşarken, bazı şeylerin farkına doğrudan varamıyor. Geriye dönüp baktığında, daha önce anlamadığı ya da anlamak istemediği hemen her şeyi işte bu güzel, şık ve sevimli defterlerde buluyor efendim. Günlüğün anı ya da hatıra defterlerinden en önemli farkı da budur zaten. Günü gününe tutulduğu için, bunları bilerek ya da bilmeyerek zihnimizde dönüştürme ya da çarpıtma şansını bize tanımazlar… 😉

Günlükler, sıradan defterlerden görüntü ve içerik bakımından oldukça farklıdır.
Günlükler, sıradan defterlerden görüntü ve içerik bakımından oldukça farklıdır.

Günlük denildiğinde pek çoğumuzun aklına, her gün yaşadığımız olay ve deneyimlerimizi ve bunlar hakkındaki duygu ve düşüncelerimizi yazıya aktardığımız defterler gelir. Belki söylemeye cesaret edemeyip yine de kendimizi ifade etme ihtiyacımızı giderdiğimiz günlüklerimiz, aynı zamanda da sırlarımızı taşıyan ve bu nedenle bizim için çok özel olan yazı araçlarıdır. Haliyle günlükler, sıradan defterlerden görüntü ve içerik bakımından oldukça farklıdır. Bize sadık bir yol arkadaşlığı yapan bu tür kırtasiye ürünleri, kendimiz ve hayatımız üzerindeki farkındalık düzeyimizi yükselten ve bu yolla bize mutluluğun ve başarının ip uçlarını veren çok özel nesnelerdir.

Günlükler, aynı zamanda da edebiyatımızın ayrılmaz parçalarından biridir.
Günlükler, aynı zamanda da edebiyatımızın ayrılmaz parçalarından biridir.

Diğer taraftan günlükler, aynı zamanda da edebiyatımızın ayrılmaz parçalarından biridir. Pek çok yazar veya şairin hayatının ileriki ve tabii ki ünlü oldukları dönemlerinde “gizli” olduğu gerekçesiyle bir de daha fazla merak uyandıran günlükleri, sıradan okurlar için olduğu kadar, edebiyat tarihçilerinin de ilgi ve dikkatlerini her dem üzerinde toplamayı başarır.

Çok sevdiğimiz bir yazar veya şairin kendi günlüklerinde nasıl bir anlatım üslubu kullandığının tanıklığı, bizim için ya da en azından benim için, çok önemlidir. Bu yazarın veya şairin kendi özel yazılarında da aynı üslup özelliklerini gördüğümde, buna çok sevindiğimi belirtmek isterim. Çünkü, yazı dili ve konuşma dili arasında farklılıklar olduğuna inanma eğiliminde olan sıradan okurlar, yazar ve şairlerin kendi metinlerinde kullandıkları dilin “sanatsal-kurmaca” olduğunu; kendi hayatlarında aslında böyle bir dili kendilerinin bile kullanmadıklarını düşünmeye pek eğilimlidir.

Günlükler
Günlükler

Ne var ki bendeniz, bu söylemi doğru bulmamaktayım. Bir yazar veya şair, her şeyden önce kendi üslubuna sahip olan bir insandır ve ne yazarsa yazsın, kendi üslubunu hep korur, korumalıdır da. Onu diğerlerinden ayıran, kendi üslubudur ve günlük gibi özel yazılarında aslında, kendi üslubunu ne kadar özümseyip özümseyemediğini sınamış oluruz. Bugüne kadar çok şükür, günlüklerini okuduğum hiçbir yazar ve şair konusunda herhangi bir hayal kırıklığı yaşamadım; bunu da ayrıca ekleyeyim… 🙂

Sonuç olarak günlükler, kendinizi tanıma ve kişisel gelişim sürecimizde hızlı yol almak için en ideal yol arkadaşlarımızdır ve teknolojinin bizi hem kendimize, hem de birbirimize karşı hızla yabancılaştırdığı bir zaman diliminde işte tam da bu nedenlerle hayatımızdan asla çıkartamayacağımız ürünlerin başında gelmektedir efendim…



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here