Zühal Yorgancıoğlu (Madam Z) ile Modanın Zarif Adımları

0

Yüksek Lisans konumu, Etnik tarzda gelinlikler olarak belirlemiştim. Bu konuda bir alan çalışması yapmam gerekiyordu. Bu demekti ki Türkiye’yi en azından bir kısmını dolaşacaktım. Üniversiteden beri hayalimdir. Özellikle bu kişilerle röportaj yapabilmek. Araştırmam gereken etnik gruplardan biri Yörük ve Türkmenlerdi. Öyleyse eski Türklerde giyim kuşam ile başlamalıydım. Kim yapıyordu bu tarzda kreasyon? Bir çok isimle karşılaştım internet araştırması yaparken. Fakat öyle birisi vardı ki çocukluğumdan beri sanatına, kişiliğine  hayran olduğum dünya tatlısı bir insan Zühal Yorgancıoğlu.

Ben küçükken Halime isminde bir bebeğim vardı. Ona giysiler diker aksama kadar ne hayaller kurardım. Annem sürekli  Zühal Yorgancıoğlu’ndan söz ederdi. Kadıköy’e Gençlik Kitapevine giderdik. Hiç unutmam üst kata çıkıp “Burda” dergilerinden giysi kalıbı çıkartır sonrasında yine Kadıköy’de olan YKM mağazasına gider annemle kumaş kestirirdik. Bu benim için inanılmaz bir ritüeldi. Gözlerimi ayırmadan izlerdim. Bir rutinimiz daha vardı o bölgeye yakın Beyaz Fırın’da oturup poğaça ile ayran içmemiz. Artık hiçbir yerde o tadı bulamıyorum.

Zühal Yorgancıoğlu'nın Misafir Karşılamadaki İnceliği

Zühal Yorgancıoğlu’nın Misafir Karşılamadaki İnceliği

Zühal Yorgancıoğlu

Zühal Yorgancıoğlu ismini tüm sosyal medyada aradım. İletişim adresi yok. Evin içinde volta atıyorum. Ne yapabilirim ne yapabilirim? Sonra bir röportajında gazetecinin isim soyadını aldım. Elbette evine kadar gittiğine göre telefonu mevcuttur Zühal Hanım’ın. Röportaj yapan kişiye ulaşmam zor olmadı ama uzun uzun konuştuktan sonra kendisini ancak ikna ettim telefon numarasını vermeye. Heyecan içinde telefonu çaldırdım. Karşı taraftan otoriter bir ses, “alo” dediğinde bunun Zühal Hanım olduğunu anladım. Heyecandan ölecektim sanırım. Sesim titreyerek moda ile ilgili bir tez hazırladığımı kendisiyle görüşmek istediğimi  söyledim. “Tamam gelin beklerim İzmir’e” dedi. Bunun benim için anlamı büyüktür. Çocukluğumdan beri bildiğim, kahramanlarımdan biriydi. Evet hemen biletimi aldım. Sabah erkenden  İzmir’e uçacak, akşamda geri dönecektim. Kendisine geleceğim tarihi söylediğimde “Siz gelin evimi bulamazsınız,  şoförümü  göndereceğim  aldırırım sizi” dedi. Ne kadar zarif bir  insan diye düşündüm. O gece heyecandan uyuyamadım. Zühal Hanım İdolümdür benim. Çok güzel çalışmalara imza atmış, ülkesini yurt içinde ve dışında tanıtmıştır. Bir zamanlar tanıdığımız Dallas’ın Sue Ellen’ina, Dalida ya, birçok prensese gelinlik, ülkemizden ise sanatçıların tamamına  kıyafet hazırlamıştır.

Zuhal Yorgancıoğlu'nun röportaja tüm evraklarla düzenli bir şekilde hazırlanması.

Zuhal Yorgancıoğlu’nun röportaja tüm evraklarla düzenli bir şekilde hazırlanması.

Havaalanında beni bekleyecek aracın plakasını ve şoförünü tarif etmişti. Zühal Hanım’ın şoförü  sevgili Mehmet Bey beni hemen tanıdı. Bunda sanırım Zühal Hanım’ın elinize kırmızı bir fular alın demesi gerçekten büyük rol oynamıştı. Arabaya bindiğimde tonton,  asker emeklisi, Mehmet Bey ile sohbet ettik. Zühal Hanım bana bir gül bir de çikolata göndermişti. Yolculuğum tatlı ve  güzel geçsin diye. Aslında tüm ziyaretçilerini  böyle karşılıyormuş. Ne zerafet diye düşündüm. Sürekli arayıp neredesiniz diye soracak kadar ilgili ve misafirperver bir insan.

Zühal Yorgancıoğlu Röportajı

Zühal Yorgancıoğlu Röportajı

Zühal Yorgancıoğlu Röportajı

İzmir çok güzel bir yer, daha sonra tekrar gittim ve tüm turistik yerlerini ve müzelerini gezdim. Onu da başka bir anıda paylaşırım. Zühal Hanım kışlarını merkezde kendisine ait büyük bir apartmanın üst katında devasa bir evde ikamet ediyor. Yazlarını ise Urla’da köyüm dediği yerde geçirmekte. Yukarı çıktım. Kapıyı yardımcısı açtı, beni her yanı hatıralarla süslü salona aldı. Biraz sonra eşlik ettiği dünyalar güzeli, uzun boylu, inanılmaz ama 90 yaşında bir genç kız karşıladı. Maalesef misafirlerini geçirmek için aşağıya inmiş, sendeleyip, kalçasını kırsa da yine de acısını belli etmeden tatlı bir gülümsemeyle karşıladı beni. O yaşta o kadar üretken ki bir kaç yardımcısı var ama çoğu işini kendi yapıyor. Hayatı dolu dolu yaşamış, eşine çocuklarına tapan birisi. Güzel bir röportaj gerçekleştirdik. Bana kendi yazdığı bir kitabını imzalayarak hediye etti. Yeni bir kitap hazırlığında olduğunu anlattı. Uzun uzun sohbet ettik, çok güzel anılar paylaştık. Kendi ağzından kitabında da yer alan satırları dinlerken gözlerinin hala ışıl ışıl olduğunu fark ettim:

Zühal Yorgancıoğlu'nun yemek masası

Zühal Yorgancıoğlu’nun yemek masası

“Bugün bir İzmirli hem de fanatik bir İzmirli olmaktan gurur duyuyorum. İzmir’de doğdum. İzmir’de  büyüdüm, İzmir’ de çalıştım ve İzmir’in sesini  yine İzmir’ den hem de Hisarönü gibi muhafazakar bir semtten tüm dünyaya duyurdum. Annem babam yedi kuşak İzmirli;  İzmir’in  işgalini ve kurtuluşunu yaşamış kişiler. Çocukluğum vatan  millet, zafer hikayelerini dinlemekle geçti. Ailemden aldığım milli hisler okulumda en somut halini aldı. En büyük  şansımda ATATÜRK çocuğu olmamdır.

Zühal Yorgancıoğlu Gümüş maske Ödülüne Layık Görüldü

Zühal Yorgancıoğlu Gümüş maske Ödülüne Layık Görüldü

Ben VİCTOR HUGO’nun  prensesinin  nedimelerinden  biri  olan  BAYRAKLI’da  doğdum. (1926)  4 Kardeştik Celal, Cemal,  Nihal,  Zühal.

Zuhal Yorgancioglu: Moda Tasarımı ve Desen Çalışmaları

Zuhal Yorgancioglu: Moda Tasarımı ve Desen Çalışmaları

Bayraklı’yı pek az hayal ediyorum. Henüz 4  yaşındayken babamın memuriyeti dolayısıyla  Anadolu’ ya  göç  ettik. Anadolu’nun tertemiz  hiç  bozulmamış yörelerinde yaşamak,  sofralarına  oturmak, bayramlarda  düğünlerde  beraber  olmak.  Genç  kızların  mahalli  Türk  motiflerini  gergef de  işlerken  görmek, cihazlarını  incelemek… Sanki  benim bugünkü  başarımın  atılmış  ilk tohumları idi.

Zuhal Yorgancıoğlu'nun Sevgili Kedisi

Zuhal Yorgancıoğlu’nun Sevgili Kedisi

Tam 18 tane bebeğim  vardı.  Ama hiç biri  Avrupa  bebeği  değildi. Hepsi  pamuktan  pazenden yapılmış  BEZDEN  bebeklerdi. Onlara  SATI,  BACI,  DÖNDÜ,  DUDU (benim Halime’m gibi) şeklinde  isimler  vermiştim. Onlar  sanki  benim  o  günkü  mankenimdi. Tıpkı bugün ÇAĞLA (ŞİKEL),  ARZUM (ONAN), SEVİM, AYLİN, MİNE… gibi.  SATI  sonradan Cemil İPEKÇİ’NİN oldu.

Madam Z'nin şarkıcı Dalida'ya yaptığı elbise

Madam Z’nin şarkıcı Dalida’ya yaptığı elbise

İlkokula  Çumra’ da  başladım. Sokakları  meyve  ağaçlarıyla  donanmış,  Almanların  yaptıkları  büyük  baraj  ve  etrafında  çiçek  bahçeleri  içinde  Bavyera  evleri. Sanki  benim  cennetimdi  burası. Tren  evimizin  yanından  geçerdi. Adana  postasının  tiz sesini duyduğum an nerede  olursam  olayım, Satı  bebeğime  sarılıp dışarı  koşardım. Evimizle  tren  yolu  arasında  bulunan dikenli tel, çitlerden  acele ile  atlarken  terliğimin  tekini,  eteğimin  bir  parçasını  tellere  takar  kollarım  ve  bacaklarımın kan  içinde  kalmasına  aldırmadan  çimenlere yatar,  tren’ in  penceresinden sarkan  insanlara  hayretle  bakardım.  Demek ki  Çumra’dan  başka  yerlerde   var.  Eğer  varsa, bizde  oraya  gideceğiz  diye  Satı’ma söz verdim. Yıl  1934.

Prensese ait fotoğraf, üzerindeki de Z. Yorgancıoğlu tasarımı.

Prensese ait fotoğraf, üzerindeki de Z. Yorgancıoğlu tasarımı.

Yıl  1978…  Atölyemde  çalışırken  bir gün üzerinde İtalyan  basın  eleştiri  komitesinin mührü  olan  büyük  bir  zarf  aldım. İtalya’ da  sanat   ve  sanatçıları  teşvik  etmek  amacıyla  her  yıl  bir  sanatçıyı  seçmek,  aynı  zamanda   Amerika’nın  OSCAR’ ına  eşit  MASCHERA D’ARGENTO  moda  tasarım  ödülü  TÜRK  modacısı  İZMİRLİ  ZÜHAL  YORGANCIOĞLU’na  layık  görülmüştü. Ödülümü  almak  için  Roma’ya  davet  ediliyorduk. Kızımla  beraber  Roma’ya  uçakla  gitmiş, merasimin  yapılacağı  yer olan   CHAMPİYONE D’ İTALYA’  ya  trenle  geçmiştik. İşte  trenin  penceresinden  İtalya’ nın  yemyeşil  tarlalarını  seyrederken, treni  hayretle  seyreden  köylü  çocuklarını gördüm. İşte  o çocukların  arasında  Satı’ sına  sarılmış  küçücük   elleri  ile  kaküllerini  aralayarak,  şaşkınlıkla  trene  bakan  küçük Zühal’i  gördüm. “Evet Satı’m  dedim  şimdilik  Çumra’ dan  Roma’ya”  diye  mırıldandım. İşte  çalışmanın  bıkmadan,  usanmadan,  yorulmadan  çalışmanın  neticesi. Daha  sonra Paris,  Londra,  Washington,  Chicago,  Taiwan’ a  kadar  olan  memleketler.”

Zuhal Yorgancıoğlu çok sayıda ödül aldı.

Zuhal Yorgancıoğlu çok sayıda ödül aldı.

Zühal  Yorgancıoğlu bunları anlatırken  ben mest  olmuş  bir  şekilde  hatıralarla  dolu duvarları, yüzlerce  ödülü inceliyordum. Derken yardımcılarından  biri  yemeğin hazır  olduğunu  haber  verdi. Yemekler  hazırlanmış mis  gibi  kokular  gelmeye  başlamıştı.  Tüm  zarafetiyle  servisi  kendisi  üstlendi. Yaşına rağmen çok dinçti. Yemekte eşine olan  aşkını anlattı,  çocuklarına  düşkünlüğünü. Eşini  kaybettikten sonra  çok kilo kaybettiğini. Şöyle bir inceleme fırsatım oldu. Hala ne güzel bir kadındı.

Köyündeki kendi tasarımı at arabası.

Köyündeki kendi tasarımı at arabası.

Yemekten sonra kendisine sorular sormak için ses alıcımı  ayarladım. Çaylarımız  gelmişti, içinden geldiği gibi anlatmıştı  birbirinden  güzel  anılarını. İstemediği  yerler özel sohbetimizdir. Ve başladık  söyleşimize; 2010  yılında  kendisiyle söyleşi  yapan Sayın Cenap  Tezer ile bilmeden aynı soruları  sormuşuz…

  • Çalışmalarınızda ilham kaynağınız hem Anadolu’nun derinlikleri, hem de Osmanlı’nın ihtişamı olduğu çok net görülüyor. Sizi bu yönde bir moda çalışmasına yönlendiren nedir?

Eğitimimi Ankara Yüksek Kız Teknik Öğretmen Okulu’nda Moda- Resim bölümünde aldım. Geniş çapta Türk Motifleri ve işlemeleri üzerinde  çalıştık.  Ancak,  zamanla  bu  sanatın  artık  icra  edilmediğini  ve yozlaşarak  ölmekte  olduğunu  fark ettim. Yurt  dışında ki  çalışmalarım sırasında bu  sanatın ve motiflerimizin  tanınmadığını ve hatta  başka  milletlere  mal  edildiklerini  gördükçe  içim sızladı. Benim için moda, Türk  işleme sanatını  ve  motiflerini  sınırlarımızın  ötesine  götürmek  için  bir  vasıta  ve  kendi  sanatsal  yorumlarımı özgürce  ifade  edebilmek  için  platform  oldu.

  • Tasarım çalışmalarınızda ve çizgilerinizde, esinlenmiş olduğunuz kaynakların bilinen  etnik  kalıplarının ve stillerinin sizin elinizde  çok  farklı ve küresel  bir  zevke hitap eder hale geldiğini görüyorum. Resim ve Sanat ile de doğrudan ilgili  olan bu yaratıcı süreçten en çok nereden ve kimlerden etkilendiniz?
Zuhal Yorgancıoğlu tasarımı bir elbise

Zuhal Yorgancıoğlu tasarımı bir elbise

Beni daha  genç  yaşta  etkileyen  ve  bilhassa  motive  eden  kişiler  önce  annem  ve  sonra  Cumhuriyet Kız Enstitü’ den  hocam Saniye Tunçalp  oldu. Çalışmalarımın  gelişme  süreci  içinde,  İtalyan  asıllı  illüstratör  René  Gruau’n  akıcı  çizgileri  beni  çok  etkilemişti;  kendi  özgür  çizgilerimiz  görmüştüm onun  çalışmalarında. Gittim, Fransa’nın  güneyindeki  atölyesinde  buldum, ziyaret  ettim. Bir de Amerika’da oğullarım  Faruk ve Haluk ( ikisi de ödüllü mimar) vasıtasıyla  tanıştığım ve  90 yaşında  hala çalışıyor  olan  New York’ lu  illüstratör  Jeremiah  Goodman.

  • Bugün üniversitelerde verilen eğitim sizce yeterlimi?
Zuhal Yorgancıoğlu tasarımı bir kaftan

Zuhal Yorgancıoğlu tasarımı bir kaftan

Biz  1944- 47  yılları  arası  Fransa’da  Belçika’da  moda  tasarımı  eğitimi  almış  hocalardan  eğitim  aldık. En  önemli  dersimiz  anatomiydi. Bugünün  mekanik  bilgisayar   çizimleri  heyecanlandırmıyor insanı. Ve, biz  okulumuzda  Milli Eğitim  aldık.  Yani  kendi  kültür ve sanat  eğitimimiz.  Fakat,  bugün  okullarda  Milli  Eğitim  yok,  sadece eğitim  var. Moda  tasarımı  öğrencileri Avrupa modacıların; Versace’ lerin,  Ungaro’ ların  etkisinde.

Zuhal Yorgancıoğlu tasarımıları

Zuhal Yorgancıoğlu tasarımıları

Sevgili Madam Z. (yurt dışında  kendisi  bu isimle anılıyor.)  İle zaman  ne  çabuk  geçiyordu. Mesleğiyle  ilgili  daha pek  çok  soruya  sabırla  cevap verdi. “Kal”  dedi. Beni Urla’ da ki Mimar Ağa Han ödülü almış yazlığına  davet  etme inceliğini gösterdi.. Ama  iki  saat sonra kalkacak olan bir uçağa yetişmem  söz konusuydu. Saat sabahın onundan  akşamın 7 sine kadar sohbet  etmiştik. Rüya  gibi bir gün geçirmiştim. Kendisine  teşekkür edip  o değerli ellerini öptüm. Uçağımı  beklerken müthiş  zeki, donanımlı, yetenekli, çalışkan Türk kadını  Zühal Yorgancıoğlu ile tekrar görüşmeyi dileyerek  harika bir insan diye mırıldandım…

Zuhal Yorgancıoğlu portresi

Zuhal Yorgancıoğlu portresi

Madam Z tasarımı elbise

Madam Z tasarımı elbise

Madam Z olarak tanınan ünlü modacı Zühal Yorgancıoğlu

Madam Z olarak tanınan ünlü modacı Zühal Yorgancıoğlu

NOT: Bu yazı ilk olarak Yelpaze İstanbul dergisinde yayınlanmıştır.

 



Paylaş

Yazar Hakkında

Selda Önder

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı lisans eğitimi alan Selda Önder, yine aynı üniversitede pedagojik formasyon eğitimi aldıktan sonra İsatanbul Arel Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarımı ana bilim dalında yüksek lisans yaptı. Çeşitli kolejlerde, resim, el işleri, ebru, tezhip, hat, seramik, görsel sanatlar ve moda tasarım öğretmenliği yaptı. Halen Bahçeşehir Yelpaze Dergisi'nde sanat editörlüğü yapmaktadır.

Cevap bırakın