Piano Turca İle Müzik ve Sanat Üzerine

0

Mehmet Gökcük : Merhabalar, Piano Turca Kimdir?

PianoTurca :Piano Turca bundan 5 sene önce başlamış bir sosyal medya hikayesi aslında.  Herşey bir kaç bilinen türküyü piyano ile çalıp Youtube’da yayınlayarak başladı. İnternetin ruhuna uygun olarak ortaya çıkan etkileşimle evrildi ve bugünkü Piano Turca  meydana geldi.

Not: YouTube kanalına buradan ulaşabilirsiniz: youtube.com/user/pianoturca

Mehmet Gökcük:  Piano Turca nın üstadı olarak sizi de tanıyabilir miyiz? Mesleğiniz müzisyenlik mi?

PianoTurca : Estağfurullah. Profesyonel hayatıma bilgisayar mühendisi olarak devam ediyorum. 36 Yaşındayım. Evli ve bir kız çocuk sahibiyim. Müzik ise benim için hep bağımsız kalarak, kendi köşemde istediklerimi yapacağım  bir tutku! Bu tutkuyu maddi gerekçelere kurban  etmediğim için kendimi şanslı sayıyorum açıkçası.

Mehmet Gökcük:  Ne güzel, onur verici ve müziğin, sanatın ruhuna sadakat duyguları içinde bu sanatı icra etmek… Yüreğinize sağlık…

PianoTurca :  Teşekkür ederim

Mehmet Gökcük:  Peki kanalınızı incelediğimizde farklı türden eserler görüyoruz. Türküler, Anadolu ezgileri, Türk Sanat Müziği eserleri ve diğer yanda kendi besteleriniz.  Ortak nokta her daim duygu derinliği gibi… Böyle mi yorumlamalıyız?

Piano Turca

PianoTurca :  Bana göre bir şarkıyı yeniden derlerken ya da bilenen adıyla ‘Cover’ yaparken esas hedefiniz o şarkıya yeni bir bakış açısı katmak olmalı. Örneğin bir türküyü piyano ile çalmaktan daha ziyade, kendimden bir şeyler katabilmeyi amaçlıyorum. Diğer yandan elbette şarkının kendi hissini de kaybetmemek gerekiyor. Bu yüzden beste ve şarkıların hikayeleri ve sözleri üzerine elimden geldiğince araştırma yapıyor ve bu duyguyla şarkıyı yeniden derlemeye çalışıyorum. Bunu bir denge noktası olarak görebiliriz.

Mehmet Gökcük:  Yaptığınız ‘cover ‘çalışmalarınız gerçekten çok etkileyici.. Şarkı sahipleri veya seslendiren sanatçılarla paylaşma imkanı buldunuz mu? Bu hususta bir anınız var mi?

PianoTurca :  Youtube Piano Turca kanalının ilk emekleme dönemlerinde bir Azeri türküsü olan Hardasan’ı çalmıştım. Ve Türküyü seslendiren Feryal Öney (aynı zamanda Kardeş Türküler grubunun da solistlerindendir ) sosyal medyada bana ulaşarak yorumu çok beğendiğini belirtmişti. Böyle güzel bir yorum almak  elbette çok şevklendirici ve gurur vericiydi.

Daha sonra Gönül şarkısının bestecisi Özkan Samioğlu , bana yine sosyal medya ile ulaşarak kendi şarkısını bir de piyano ile benden dinlemek istediğini belirtmişti.

Yine dizilerden de tanıdığımız Tiyatro Oyuncusu Burak Tamdoğan ile bir Nazım Hikmet şiiri ile ilgili ortak bir proje gerçekleştirme şansım oldu.

Daha pek çok sanatçı ile sadece sosyal medya paylaşımlarım yoluyla tanıştık. Bu hem benim için mutluluk verici hem de internet ve sosyal medyanın gücünü tekrar gözler önüne seriyor.

Fakat burada bir ekleme yapmak istiyorum; tanınmış kişi ve sanatçılar kadar sıradan insanların hikayeleri de kıymetli. Beni dinleyerek piyano öğrenmeye karar verenler , benim şarkılarımla aynı hisleri paylaşan insanlar olduğunu bilmek bence  en tarifsiz duygu.

Mehmet Gökcük:  Kesinlikle hem motive edici hem de esere ayrı bir değer katan güzel anılar… Ve son detay çok önemli… Halkın içinden birilerinin yüreğine dokunmanız ve bu sayede onların da bu alana, bu sanata ilgi göstermeleri tarifsiz olmalı…

PianoTurca :  Gelen yorumları çok önemsiyorum. Hemen hepsini takip ederek bir adım sonrasına kendimi bu şekilde hazırlıyorum aslında.

Mehmet Gökcük:  Peki çok merak ettiğim birini sormak istiyorum size… Zaman zaman yazarken ansızın açıp dinlediğim, özgün bir tarza sahip olduğunu düşündüğüm isim Evgeny Grinko? Ve eklemek istediğiniz, sizin idolüm dediğiniz ya da büyük hayranlık duyduğunuz bir isim var mı?

PianoTurca :  Evgeny Grinko kendine has özel bir tarza sahip. Benim de severek takip ettiğim müzisyenlerden birisi. Bunun dışında ise tam bir Piano Guys ve Two Cellos hayranı olduğumu söyleyebilirim. Piano Turca hikayesinde ilk motivasyon kaynağım ve idolüm ise vkgoeswild adlı müzisyendir. Kendisi rock şarkılarını piyano ile yorumlayan bir Youtube müzisyeni.

Mehmet Gökcük:  Piyano çalmayı kac yaşında öğrendiniz?

PianoTurca :  Piyano çalmaya 12 yaşımda başladım. Fakat Türk eğitim sistemi bizi sınavlara ve garanti mesleklere yönlendirdiğinden uzun bir süre piyano ile hobi düzeyinde ilgilendim.

Mehmet Gökcük:  Ülkemizde sanatsal çalışmaların yeterince ilgi görmüyor olmasını neye bağlıyorsunuz?  Eğitim sistemi, geçim derdi gibi konular mı? Sanat bir şekilde hayatı ifade ederken, bunca nüfusa sahip bir ülke vatandaşları neden sanattan uzak kalıyor sizce?

PianoTurca :  Bence bu durumun pek çok sebebi var. Bunlardan en önemlisi sektörü besleyen çarkların pek çok sanatçıyı sadece popüler olana yönlendirmeye çalışması. Halbuki popüler kültür kadar, daha az dinlenen ve farklı eserlere de ihtiyaç var. Fakat bunlara gerekli yatırım ve desteğin çok sınırlı olduğunu görüyoruz. İnternet bu açıdan sanatçıların çok daha bağımsız ve aracısız şekilde eserlerini  sunmalarına imkan tanıyor. Bu da umut verici bir gelişme bana göre. Bir diğer konu ise, sanatın insanlara yeterince anlatılmaması olarak düşünüyorum. Kilim dokumak da bir sanattır örneğin. Sanatın tek bir şekli yok. Bunu özümseyebilmek ve sanatın bazı kesimler için göründüğü haliyle elit ve yukarıdan bakan bir  tavrı olduğu fikrini de silmek gerekiyor. Sanat herkes için bir haktır aynı zamanda.

Bazı insanlar ünlü olabilir. Belki de yaptıkları iş çok iyi olduğundandır. Belki de değildir. Bunu hepimize zaman gösterecek. Sanat emek ve sabır gerektiriyor. Zamanla ortaya koyduğu işlerin kalıcılığı, yarattığı fark ve insanlarda oluşturduğu etki ile hakedenler sanatçı sıfatını zaten alacaktır.

Mehmet Gökcük:  Size dönelim… Albümlerinizden bahsedebilir misiniz?  Kaç parçadan oluşuyor, çıkış yılları, vardıkları nokta vs…

PianoTurca :  Her şeyden önce albümlerimi bir yapımcı veya aracı bir şirket ile çıkartmıyorum. Şarkıları keyif aldığım haliyle ve herhangi bir promosyon olmadan paylaşıyorum. İlerleyen dönemde bu değişir mi bilemem elbette.

İlk albümüm olan “Hayal” 2015 yılında çıktı. 20 Şarkıdan oluşan enstrümantal bir albüm. İkinci albümüm olan “Sonsuzluğa” ise 2016 yılında çıktı. 20 şarkıyı bu albümde hem piyano hem de senfonik haliyle dinleyebilirsiniz. Albüm ve beste çalışmaları benim için keyifli ve özel çalışmalar. Bir hikayeyi kelimeler olmadan anlatmak fikri bile bence heyecan verici.

Mehmet Gökcük:  Albüm isimleri enteresan geldi ve 3. Albümün ismini çok merak ettim… Hayal… Sonsuzluğa… Mevlana’nin aslında her şeyi anlatan o meşhur ‘Hiçlik’ makamına vurgu yapar gibisiniz…

PianoTurca :  Albümler isimlerini içindeki bir şarkıdan almıyor. Bu açıdan albüm isimlerine kafa yorduğumu söylemek gerek. Albümün bütününü anlatacak bir hikayesi olmalı.

Mehmet Gökcük: İşte ben o hikayeleri ve nihayetinde hikayelerin gidişatındaki bir sonraki albüm ismini şimdiden merak etmeye başladım. Kapak tasarımlarından, şarkı sıralamalarına kadar albümlerinizin çok özenle hazırlandığı çok belli. Ve isimleri ile bütün halindeler, tebrik ederim.

PianoTurca :  Teşekkürler. Son albümüm olan ‘Sonsuzluğa’ aslında sanatın zaman tanımazlığına atıfta bulunuyor örneğin. Düşünün ki hepimiz en fazla üç nesil sonra unutulacağız. Ama bugün hala yüzyıllar önce bestelenmiş eserleri dinliyoruz. Bu bence anlatılan bir hikayenin sonsuzlukta yankı bulmasına denk. Albümün adı bu sebeple sonsuzluğa. Ama elbette bu bir seri değil. Üçüncü albüm için bir şey söylemek zor şimdiden.

Mehmet Gökcük:  Harikasınız… Eseri bilen insan sayısı değil, eserin bıraktığı ruh, yaydığı o toprağa dahi sinecek enerjidir mühim olan… Kesinlikle bu konuda da sizinle aynı fikirdeyim.

Mehmet Gökcük:  Kızınız… Müziğe ilgisi var mi? Ailede bu çalışmalarınız nasıl yankı buluyor ?

PianoTurca :  Kızım henüz 6 aylık. Bu sebeple onun ilgisini görmek için erken. Ailem ve sevdiklerim hem müzik hayatımda hem de iş hayatımda bana oldukça destek oluyor. Aksi taktirde bu zaman planlamasını yapmak bile imkansız.

Mehmet Gökçük: Son olarak genç müzisyenlere, bu yolda olmak isteyenlere neler söylemek istersiniz?

PianoTurca : Genç müzisyenlere ve aslında herkese tavsiyem , her seferinde bir adım öteye nasıl geçebileceklerini düşünmeleridir. Çünkü hedeflere bir anda, emek vermeden ulaşmak imkansız. Ayrıca hedeflediğiniz yolda önünüze hangi engel ve fırsatlar çıkacağını da bilemeyebilirsiniz.

Mehmet Gökcük:  Sorularıma verdiğiniz içten cevaplar ve samimiyetiniz için çok teşekkür eder, hayatınızda, sanat yolculuğunuzda başarılar dilerim

PianoTurca :  Ben teşekkür ederim

PianoTurca’yı Instagram üzerinden takip etmek için instagram.com/pianoturca/

Resmi web siteleri pianoturca.com

Paylaş

Yazar Hakkında

Mehmet Gökcük

Eğitimci-Yazar 1982 yılında İstanbul’da doğan Mehmet GÖKCÜK, ilk-ortaöğretim eğitimini Tekirdağ’da, üniversite eğitimini ise İstanbul’da görmüştür. Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu mezunu olup, Beden Eğitimi Öğretmenliği ve spor eğitim merkezi yöneticiliği yapmaktadır. 2013 yılında yayımlanan ‘’Sevgi’li Aşk’’ ve 2016 yılında yayımlanan ‘’Sevgi’li Aşk: Eylül’’ isimli kitapların yazarı olmakla birlikte yazımına devam ettiği iki farklı proje ( Roman ve Hikaye serisi ) bulunmaktadır. Yazar, özellikle çocuklara sevgisini ifade edebilme peşine düşmüş ve bu niyetle beraber yoğun sosyal sorumluluk faaliyetleri sürdürmektedir. ‘’Adın kalır geriye, nasıl kalsın belirle Kaderini kendin çiz, haydi kendi elinle…’’

Cevap bırakın