Onurlu, Asil Ve Güçlü Gladyatör

0

Milattan önce Roma devrinden günümüze gelmiş olgulardan… GLADYATÖR!

Yüz yıllar boyunca nesilden nesle aktarılan geçmişin şehirlileri… Çoğu kölelikten, önce yaşam belirtisi göstererek sonra bugünün insanı tarafından acımasızca, o günün insanı tarafından ise insan hakkediş ile seçilmiş olan erkekler…

Aynı arenada GERÇEK YAŞAM KAVGASINA dahil gladyatör hayvancıkları da unutmamak gerekir elbette…

Bugünün ekmek kavgası, yaşama kaygısı dediğimiz endişelerin çoğu, elbette milattan önceki o günlerde epey farklı idi…

Düşünecek olursak çağlar, asırlar, yıllar zaman değişse bile sistem gereği değişmeyen tek şey; henüz kendi gerçeğini keşfetmemiş biz insanların aldanış ile bizlere dayatılan ilüzyonik kavramlar gereği nasılda ‘ KENDİMİZDEN HIZLA UZAKLAŞTIĞIMIZDIR’ .

Aydınlatılmayı beklenen en büyük dava, daima insanın kendisi iken çağlar boyu insanın arayıp, didinip, uğraştığı şey hep dışarıda sürüp giden YAŞAM KAVGASINDAN ibaret…

Derler ya hani ‘ acı ve gerçek’…

Bilemiyorum belki de ilahi plan ve sistem gereği ‘ GAYESİZ YAŞAM OLMAYACAĞINDAN’  yaşam amacı zannettiğimiz hayat kavgasına gereğinden çok fazla tutunuyoruz. Tam kelimenin deyimi ile tutunmak… Gerçek manada boşluğa düşmekten korktuğumuz, anlamsız didişmeler.

Oysa kişi bir an dursa ve kendisine dayatılmış, öğretilmiş hatta yaşatılmış tüm öğretilerden bir an uzaklaşarak kalbi ile an içinde düşünse ‘KENDİ İLE TANIŞMAYI’ nihayet başaracaktır… Ancak böyle Kendi öz değerini fark edecek, gerçek özgürlüğü hakkında fikir sahibi olabilecektir.

Fakat her zaman yapa geldiklerimiz, alışkanlıklarımız hatta sıradanlıklarımız bize daha tanıdık geldiğinden talihsizce bilmediğimizden korkar, bildiğimizi zannettiğimizi bayağılıklarımıza koşarız… İnsan kendi ile tanışmak, kendini okumak için gelmiştir yeryüzüne, bu büyük gücümüzden korkmanın kaçmanın bile mühleti vardır aslında… Çoğunlukla ani ve öngörülemez durumlar imdada yetişir böylece… Önce zihin ve iç konuşmalar susar, ne çok şey susmuştur o anda…

Sonra insan sorar kendine “neydi o boşluk, yaşamı durduran, beni içine çeken ? ‘” diye… İşte o bir an aslında kocaman bir adımdır…

İNSANIN KENDİNDEN KENDİNE ATTIĞI KOCA BİR ADIM …

Yeni yaşam yolun onurlu, asil ve güçlü olsun gladyatör…

 

Paylaş

Yazar Hakkında

Tülay Çağlar Kadı

Bilkent Üniversitesi ardından İstanbul Kültür Üniversitesi “ İletişim Sanatları” bölümünden mezun oldu. Ağustos 1983 doğumlu Tülay, İstanbul’ da ailesi ile büyüdü… Mesleğine öğrenim gördüğü yıllarda Sabah Gazetesi başta olmak bazı yerel dergi gruplarında çalıştı. 2015 yılından beri hiçlik, kendini bilmek ilimi ve sembollerin şuursal aktarımları hakkında KENDİMDEN KENDİME’ yi yazıyor

Cevap bırakın