Düriye’min Güğümleri Kalaylı

0

Sanat Duvarı sitesinde uzun zamandır yazı kaleme alıyorum. Sitemizin genel misyonu sanatla topluma ulaşmak; çünkü bir toplumda ne kadar fazla sanatsal çalışmalar yapılırsa o toplumda siyasetten eğitime her şey çok daha kaliteli olacaktır. Kavga dili değil  de sevgi dili egemen olacaktır diye düşünenlerdenim.

Yapılan araştırmalar göstermektedir ki ülke genelinde sanatın halen istenilen düzeyde olmadığıdır. Mizah kültürüne hayatımızda çok fazla yer yok. Oysa, mizah başlı başına bir sanattır. Günlük hayatın streslerinde ister istemez omuzlarımız düşüyor, ramazan davulu gibi gerildiğimiz zamanlar oluyor; böyle olunca da malum oynatmaya az kaldı doktorum nerede pozisyonlarını yaşıyoruz.

Psikoloji derslerimde konunun konseptine uygun olarak tiyatro çalışmalarına da yer veriyorum. Örneğin; geçenlerde öğrenilmiş çaresizlik konusunu işliyoruz. Çaresizlik de öğrenilir mi? Hem de nasıl ; zaman içerisinde sevgisizliklere başarısızlıklara ister istemez koşullandırılıyoruz. Senden bir cacık olmaz, embesilliği yine elden bırakmıyorsun gibi etiketlerle iç dünyamızda pek çok fay hattı kopuyor. Konsepti biraz geniş tutup tiyatro skeci ile zenginleştirdik. Derse en ilgisiz öğrencinin bile yüzünde güller açtı. İç dünyasını bir sır gibi saklayanlar öğrenilmiş çaresizliğe nasıl maruz kaldıklarını anlattılar. Birkaç gönlü daha fethettik , yürek cihadını gerçekleştirdik.

Böylesi ruh hallerimizi tiyatro ile desteklemek  bizlere hayata farklı pencerelerden bakabilmeyi de sağlıyor. Mini tiyatro oyunları ile desteklenen ders öğrencilerin bilinç ve gönül dünyalarına çok daha iyi nüfuz ediyor. Tiyatroyu bana sevdiren merhum üstat Erol Günaydın idi. Sadece bir tiyatrocu değil toplumun derdiyle dertlenen bir toplum mühendisiydi. Karış karış Anadolu’yu dolaşmış, halkın sorunlarını dinlemiş o dertler ile dertlenmiş hemdert olabilmiş bir gönül incisiydi. Hemen her oyununda muhakkak bir tema vardı.

Tiyatroya dokunmadan yaşamak benim için tuzsuz ve baharatsız yemek gibi geliyor. Bırak bunları bunlar boş iş diyenlere de artık gülüyorum ve tırnak içinde alıntıladığım Düriyemin Güğümleri Kalaylı türküsünü hediye ediyorum. Sanat ile bakalım ve hep gülümseyelim hayata !

 

Paylaş

Yazar Hakkında

17 yıldır yazı ile ilgilenen ve yazan bir felsefeci.

Cevap bırakın