150 Yıl Sonra Gelen Güncelleme: En Romantik Hala Hugo

0

Demain Dès L’aube… Yani Türkçe manada bakarsak Yarın Şafak Vakti. Sevdiği adamla sandalla gezerken elim bir biçimde can veren bir kadına yazılmış bir şiir.

Bu kadın Victor Hugo’nun biricik kızı Leopoldine Hugo’dan başkası değildir. Eşi Charles Vacquerie ile Villequier’de Seine Nehri’nde yaptığı sandal gezintisi ikisinin birden canına mal olmuşken, makbervari bir biçimde kaleme aldığı bu şiir Hugo’nun romantizminin en canlı örneklerinden biri iken, hala insanın içine bıraktığı burukluğu konuşuyoruz.

İşte Hugo! En müstesnai baba! En romantik şair, yazar!

Çocukken Sefiller’i ilk okuduğumda aklıma gelen o pervasız düşünce seline ve hayal gücünü çalıştıran yumuşak ama etkili tasvirlerine hayran olduğum adam da Hugo idi.

Şimdilerde Hugo’nun başlattığı ve babalık ettiği romantizme laf atan kendini bilmez hadsizler görüyorum çevremde. Edebiyat duyguların açığa çıkarımı iken, akla ne hacet var! Klasisizmin o densiz etkisinden çıkmak lazım gelmez mi?

Kafiye yetenek iken, ahenk ve kelime seçimi duygusaldır. Şiir ve romanların o sözcüksel uyumu yaşanan tecrübelerden yaratılmıştır. Duyguları çıkaralım efendim, hay hay! Geriye sadece kafiyeler ve boş kelimelerden ibaret bir ceset kalacaktır.

Hugo klasistlere karşı çıkarken, iç bütünlükte bir serbestlik hayal etmişti. Deha akılda değil yürektedir diyerek onlara bilimi sunmuş, edebiyatı kendilerine bırakmaları gerektiğini belirtmiştir.

Sınırları kaldırınca Hugo, kendini daha da etkili, daha da yaratıcı buldu. Şiirdeki muazzam serbestlik ona Notre Dame’ın Kamburu, Sefiller, Hernani, Cromwell gibi hala beğenilerek okunan/izlenen eserler yazdırmıştır.

Ben Mert Kulle, Romantizm taraftarı mıyım? Kesinlikle, evet! Hernani Piyesi ile romantizm ve klasisizm arasındaki o savaşı kazandıran Hugo sayesinde! Duyguların şelale olduğu serbestlik edebiyatı edebiyat yapmışken, Hugo’ya saygısızlık etmek kimsenin harcı değildir.

Sözüm akılcılara, TERK EYLEYİN BURAYI, EDEBİYAT AKIL İŞİ DEĞİLDİR!

Şiiri okudukça haykırıyorum, En Romantik Hala Hugo!

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?  –Victor Hugo

 

Paylaş

Yazar Hakkında

Mert Kulle

96 Doğumlu, 8 roman denemesi olmuş 9. İle uğraşıyor ve basıma hazır vaziyette. 30’a yakın şiiri var ve 11 yıldır edebiyat ile uğraşıyor. Halen Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde okumakta son sınıf öğrencisi.

Cevap bırakın