Her gün, bir gün kaybediyoruz.
Yaşantıdan.
Yaşadığımız ne varsa tam da o kadar,
yaşamadığımız.
Düşündüğümüz ne varsa tam da o kadar,
düşünmediğimiz.
Ve bildiğimiz ne varsa tam da o kadar bilmediğimiz.
Onun için her gün bir gün kaybediyoruz.
Kendimiz, kendi kendimizin eksiğiz tam da kendimiz kadar.
Bizden bizi alsalar geriye hiçbir şey kalmaz öyle değil mi?  (ÖYLE DEĞİL..! )
Bizler 1 eksi 1 eşittir ikiyiz..!
Her gün bir gün kaybediyoruz..! (Öyle mi? )

Güneş, sabahları da doğuyor, böyle görmeli…
Güneş, akşamları da batıyor ve böyle görmeli.
Güneşin sabah doğuşu ve akşam batışı bize doğal görünmemeli.
Çünkü her gün bir gün kaybediyoruz.
Gece de bir sabahta bir.
Onun için en çok severiz biz, akşamüstlerini.
Hem akşam hem de akşamın üstündeki zamanlarımız…
1 eksi 1 dediğimiz andır o an…
Ve bir andır toplamda kazandığımız..!

Bazen "Koca bir zaman da sadece bir küçük an…" vardır.
Bazen “Koca bir zaman da sadece bir küçük an…” vardır.

Koca bir zaman da sadece bir küçük an…
Tüm kaybettiğimiz günlere rağmen…
Tüm yaşamadığımız günlere rağmen.
Tüm bilmediğimiz ve tüm düşünmediğimiz her şeye rağmen.
Sonunda sahip olduğumuz tek bir şey kalacaktır.
Kendimizi kendimizden çıkardığımız da küçük bir an
kalacaktır geriye…
Bütün bir yaşamda her şeyimizin toplamının sığacağı
ve geriye kalacağı tek bir an…
Bir an..

Bir anız..! Her şeyimizi her şeyimizden çıkardığınız zaman
geriye kalacak yine de bir şey…
Çok küçük…
Birçoğunun fark edemeyeceği kadar küçük…
Ve birçoğunun  an’lamayacağı kadar küçük bir an.
Bu an ı ona versek anlardı.!  Ama o zaman o anı’mız olmazdı…
Biz olmazdık..! Hiçbir şeyimiz olmaz ve yaşantı da olmazdı.
Onu bir versek,  o bizim her şeyimizi anlardı..!

Her Gün 1 Gün Kaybediyorsunuz
Her Gün 1 Gün Kaybediyorsunuz

Tüm söyleyemediğimiz, tüm anlatamadığımız ve tüm anlaşılmayacak
her şeyimiz açıklığa kavuşurdu tüm gözlere…
Gerçekten anlaşılırdık…
Tüm o söylesem de anlayamaz ki düşünde birikenlerimiz var ya…
Tüm o kişilerimiz var ya…
Gerçekten anlarlardı…
Gerçekten anlardılar..!
Ama o an biz olmazdık.
Anlaşılırsan sen olmayacaksın,
Anlaşılmazsan sen olacaksın…
Tercih senin…
Sessizlik de senin tüm gürültüler de senin.
Geceler de senin tüm sabahlar da senin…
Bildiklerinde senin tüm bilmediklerin de senin.
Tüm düşünmelerin de senin tüm düşünmemelerinde.
Ama tüm bunların toplamından tüm bunların toplamını
çıkardığın zaman bir an kadar bir şey kalacaktır yine de geriye…

ÖZ..!

Her şeyiniz ve kendinizin toplamı eşittir bir ‘an’
O an ‘dan her şeyiniz ve kendinizin toplamını çıkarınca geriye kalacak
tam da onun kadar bir an..!
Ve o an eşittir öz..!

Öz eşittir her şeyinizin biçimini belirleyenleriniz..!
Neyi düzeltmeye çalıştığınızın farkında mısınız?
Yalnızca bir şeyi bile düzeltmek isterken
aslında her şeyinizi düzeltme girişiminde bulunmuş oluyorsunuz.
Tüm her şeyinizi düzeltmek için gerekli olan enerji ve düşünce
üretiyorsunuz…
Yaşantınızın tüm psikolojik ve üstesinden geldiğiniz olumsuzluklarınızı
yeni bir sorun yeni bir olumsuzluktan tümden uyandırmış
ve tekrar aşmaya çalışmakta buluyorsunuz kendinizi…
Kendi üstesinden geldiğiniz geçmişinizi bir yeni olarak tekrar yaşayıp
üstesinden gelmeye çalışıyorsunuz zihninizde, başınıza gelen
en küçük olumsuzlukta bir sorunda dahi bunu görebilirsiniz.
Ah siz kendi kendinizin üstesinden gelmeye çalışıyorsunuz her defasında.
Soyut bir canavarı yenmeye çalışıyorsunuz…
Görünmeyen, hiçbir şeyliği tutup alt etmeye çalışıyorsunuz.
Budur tüm bir psikolojiniz de olumsuz gelen her şeyiniz.
Ve üzgünüm ama çoğunuz bunu en ufak bir durum karşısında bile
tekrar yeniden yapıyor.. Yalnızca bir küçük durumda,
üstüne gelen soyut canavara,  ömrün bütün küçük, büyük durumlarında
üstene gelmiş olumsuz düşüncenin kuvvetini veriyor ve onunla
mücadele etme girişiminde kendinizi buluyorsunuz, bunun sonucu
duymazdan gelecek, öylesine olan ve hemen oracıkta unutulacak
bir şeyin bile aslında onun etkisinden, değil saatlerinizi,günlerinizi,
haftalarınızı ve hatta aylarınızı bile geçen günlerin içerisinde
aralıklı, aralıklı hatırlama ve tekrar hissetmeler ile
nice güzellikleri, nice eğlence anlarını, nice olumlu gelecekleri
duymazdan geleceğiniz, öylesine olan ve hemen oracıkta unutacak
bir şeye çevirmiş oluyorsunuz..!
O nedenle diyoruz ki…
HER GÜN 1 Gün kaybediyorsunuz…
Hiç farkında bile olmadan… Hiç görünmeden bile…
Çünkü bedenen o günü yine yaşıyorsunuz,
yine her gün yaptıklarınız rutinin de içgüdüsel alışkanlıklarınız ile
günü yeni gibi görüyor ve beyninizin algı aldatışlarında
o günü yeni olarak yaşamış varsayıyorsunuz…
Oysa siz her gün 1gün kaybediyorsunuz…
Manevi bir gramer hesabı yaptığımız zaman belki birkaç dakika
kardasınızdır. Fazla değil… O gün birkaç dakikalığına yaşamışsınız en fazla..! (Bilimsel bir açıklamayla da ispat edebilirim size bunu, şimdilik edebi gidiyoruz! )

Hiç de öyle 1 günde 1 gün yaşamıyorsunuz hiçbir günde..!
Hiç de öyle 1 günde 1 gün yaşamıyorsunuz hiçbir günde..!

Hiç de öyle 1 günde 1 gün yaşamıyorsunuz hiçbir günde..!
Nitekim yaşamın üstünkörülüğü ve yüzeysel bakışlarda sığ
yaşamanız sizi de bu fark edişlerden uzakta tutarak sorunu ve nedeni
yaşamın küçük olaylarında bulup, halı altına atabilirsiniz…
Şanslı saymalısınız kendinizi, derin düşünemeyen bir zihniniz
size göreceli baktıran bir aklınız olmadığı için…
Daha gelişmiş görüş sahiplerine bu bir tehlikedir,
özünü de tehlikeye atması kendini kaybetmesidir.
Daha fenası harcadığı tüm enerji ile hiçbir şeyi değiştirememesidir.
O bir günü kurtarmak ister her gün…
Daha kötüsü kaybetmediği tüm günleri n farkındadır
her gün onu kurtaracak tüm günlerini kurtaracak bir gün
yaratma mücadelesidir…
Onun mücadelesi artık geçmişin
soyut canavarıyla değil, geleceğin umut veren kahraman ruhuyladır.
Aslında oda soyuttur, bir kahraman olsa da…
Ama kahramandır…
Geçmiş ve gelecek biri canavar biri kahraman olarak gelir üzerinize
ve her gün bu ikisini savaştırırsınız ruhunuz ve zihninizde…
Seçim sizin..!
Sizin duyma, bakma ve görmelerinizle, sizin yönelme ve düşlemenizle
güç bulacaktır her ikisi de.
Her gün hangisini daha fazla güçlendirirseniz,
günün sonunda onun zaferinin verdiği huzur veya huzursuzlukla
yatağa gireceksiniz…
Ah keşke sığ kafalı bir ahmak ya da az düşünen ve bilen bir cahil
olsaydık diyeceksiniz çoğu kez.
Çünkü onlar tüm mücadele ve savaşlarını uykuya bırakmışlardır…
Rahat, rahat uyurlar…
Canavarı da kahramanı da kendi hallerinde takılırlar, rüyalarda.
O farkında bile olmayacak kadar derin uykuya yatacak bir düşüncesiz
zihne sahip, niceliklerini ölçecek bir ince ruha sahip değildir…
Ama tüm bu sığ ahmaklara benzer başka türlü kimseler de vardır…
Onlar ise daha fazla düşünmüş ve mücadeleleri sonunda kahramanı
kendi ruhuna geçirmiş kimselerdir.
Artık onun soylu ve yüksek ruhu tüm durum ve olaylara
üstten bakabilen bir sonsuz zaferle görüşünü ötelere çevirmiştir.
Canavarı oksijenle bütün evrene bırakmıştır.
Ne ile düşünürse o olacağını bilir..!
Onun için artık ne düşüneceğini bilir..!
Ve tüm bunların sonucunda rahat uyuyabiliyordur…
O nedenle cahillikle bilgeliğin durumu birbirine çok benzer.
Ahmak ve çokbilmiş olanla da ikisi birbirine çok benzerler.
Siz de ne tam bilge olabiliyorsunuz ne de tam cahilliği kendinize kabul ettiremiyorsunuz.
O halde cahil bir bilge olunda, cahilin rahat uykusuna, bilgenin de bilmiyorum diyen  daha çok bilmekten gelen bakışına  sahip olun…
Bırakın sonsuzluğu, bütün geleceği, bütün geçmişi..Düşünmeyi,düşlemeyi, kurtarmaya veya kahraman olmaya çalışmayı da..
Günü en iyi düşünce ve eylemde geçirin de…
O zaman çok güzel bir cahil bilge olursunuz…
En azından…En azından …BİR BAKIN NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜZE..!
O kadarcık… Sadece bir bakın yahu..!
Bu nedir ki ben düşünüyorum diyecek kadar
düşünün sadece…
İçgüdüleriniz oracıkta sizi kurtaracak,  mantıksızlık ve anlamsızlık
mücadelesinde soyut canavar üstünüze gelmeden, sizi rahat bir uykuya götürecektir.
Rahat bir uyku ertesi gün zaten sizi bütün geleceğinizi kurtarabilecek enerji ve ruhsal
güçte gelecektir… (Çünkü devamında gelecek büyük mücadele uykunuzda farkında olmadan devam eder)
O zaman bir gülümseme de , bir çocuğun sevimli bakışında…Ya da bir günaydın deyişlerinde dahi
o küçücük olumlulukta dahi,  bütün bir geçmiş ve geleceğinizin olumluluğu üstünüze gelmiş olacaktır..
Böylece her gün 1gün kaybetmez..!
HER GÜN 1 Günün sahibi olursunuz..!
Günaydın ve İyi geceler, okurlar.

Bir günaydın iyi geceler olarak da gelir üstünüze
Bir iyi geceler de iyi günaydınlar iyi sabahlar olarak…

HER GÜN 1 Günün sahibi olursunuz..!
HER GÜN 1 Günün sahibi olursunuz..!

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazarak Görüşlerinizi Belirtebilirsiniz.