Çıplaklık deyince insanın aklına pek çok şey gelebilir. Çıplaklık namına akla gelebilecek en olumsuz şeyleri bir filmde yönetmenin eliyle perdeye nasıl yansıtırız? Bu sorunun cevabını “Çıplak Ada” filminde bulabiliriz.

Çıplak Ada (Hadaka No Shima) Filmi

Bir adanın insana verebileceği hiçbir şeyi olamamasına rağmen, karı – koca ve iki çocuktan oluşan bir ailenin kendilerine göre o adadan almak istediği çok şey vardır. Adanın çorak topraklarını yeşertmek ve ondan ürün alabilmek bu aile için oldukça meşakkatli bir iştir. Ürün alabilmek için girilen bu zor yolda karı – koca son derece bedbindirler. Yüz ifadeleri adeta bu işi niye yaptıklarını bilemez halde olduklarını göstermektedir. Neredeyse her karış toprağa elleriyle sulayarak can verirler; ancak sanki bu kendi ömürlerinden ömür götürür. Kameranın karı – kocanın ayaklarını takip etmesi izleyiciyle ada sakinlerini adeta bir bütün haline getirir. Arada sırada girilen müzik de olmasa bu azap hiç bitmeyecek gibi kendisini hissettirir.

Bir adanın insana verebileceği hiçbir şeyi olamamasına rağmen, karı – koca ve iki çocuktan oluşan bir ailenin kendilerine göre o adadan almak istediği çok şey vardır.
Bir adanın insana verebileceği hiçbir şeyi olamamasına rağmen, karı – koca ve iki çocuktan oluşan bir ailenin kendilerine göre o adadan almak istediği çok şey vardır.

Tabi ada sakinleri her zaman aynı azabı çekmezler; ürünün hasat dönemi de vardır. Yılın küçük bir anı onca emeğin karşılığını alırken kısa bir rahatlama yaşanır; ancak bu da çok uzun sürmez, yine başa dönülür, yine ağır adımlar, yine bedbin yüzler, yine taşıma suyla değirmen döndüren iki küçük insan…

Bu ailenin bir yıl boyunca başlarına gelebilecek en ilginç olay küçük çocuklarının kocaman bir balık yakalaması olur. Onu, zor da olsa satarlar ve kendilerine yılın bir günü de olsa insan gibi yaşama şansı verirler. Tabi sonrasında yine aynı yere dönerler. Tuzlu suyun ortasında bir damla bile içecek suyun olmadığı çıplak ada.

Adanın çıplak hali filmin her anında izleyiciye de yansır. Çok yalın bir şekilde izleyici kendini adeta aynı sıkıntıları çeker bulur.
Adanın çıplak hali filmin her anında izleyiciye de yansır. Çok yalın bir şekilde izleyici kendini adeta aynı sıkıntıları çeker bulur.

Günler yine sil baştan başlarken bu sefer bu çıplak ada çocuklarından birisini elinden alır bu ailenin. Artık ada düşmanlığını iyice gösterir olmuştur karı – kocaya. Koca buna aldırmaz, kendisini güçlü göstermeye çalışır, ağzından bir tek kelime çıkmaz, günlük yapması gereken neyse onu yapmaya koyulur; ancak yüzündeki acı ifade tam tersini söylemektedir. Kadın gücünün sonuna gelmiştir, dayanacak takati kalmamıştır, adanın toprak bile demeye değmeyecek kumuna isyan eder. Bin bir güçlükle yetiştirdikleri, alnının teriyle büyüyen ürüne saldırır ve toprağa tüm nefretini kusar. Bu anda izleyici kendisini filmin içinde öylesine kaybetmiş hisseder ki, adeta boğulacak gibi olur. “Bu kadın kendini niye denize atmıyor.” diye sorgular; çünkü kendisi orda olsa bunu yapabilecektir. Bu bıkmışlık duygusu insanı öylesine sarmıştır ki, ada artık bir açık hapishanedir. Ancak kadın aradığı desteği kocasından bulamaz; çünkü adamın isyan edecek, hatta bunu dile getirecek bile gücü yoktur. Adamın tek derdi bir an önce burada yaşlanıp ölmek. O da biliyor ki, adadan başka gidebilecekleri yerleri yoktur. Kadın, isyanını toprağa kustuktan sonra ayağa kalkarak kocasına uyar ve toprağa can vermek için dört elle çalışmaya başlar.

uzlu suyun ortasında bir damla bile içecek suyun olmadığı çıplak ada.
uzlu suyun ortasında bir damla bile içecek suyun olmadığı çıplak ada.

Adanın çıplak hali filmin her anında izleyiciye de yansır. Çok yalın bir şekilde izleyici kendini adeta aynı sıkıntıları çeker bulur. Filmin müziği öyle anlarda devreye girer ki, seyirciye filmde yaşananların sadece film olduğu hatırlatılır. Yoksa seyirci her an filmdeki insanların yükleri altında kalıp can verebilir. Adada ailenin fertleri oldukça net ifadeler sahiptirler. Olaylar karşısında yüz ifadeleri tüm duygularını yansıtır. Filmde kurgu sayesinde insanların adayla aralarındaki gerilim öylesine yüksek dozajda verilir ki, seyirci ilgisini her saniye diri tutar. Özellikle kadın su taşırken; adam ise iş yaparken yüz ifadeleri arasında pinpon topu gibi gidip gelen planlar her an bir şey olacak hissini seyirciye verir.

Son olarak Çıplak Ada filminin yönetmeni Shindô’nun ifadelerini belirteyim: “Hadaka No Shima, doğaya karşı karıncalar gibi çalışan ve mücadele eden insanları perdeye aktaran ‘sinemasal bir şiir’dir.”

Çıplak Ada Filmi Künyesi

  • Yönetmen: Kaneto Shindô
  • Orijinal İsim: Hadaka No Shima
  • İngilizce isim: The Naked island
  • Yapım Yılı: 1960
  • Süre: 94 dk.
  • İMDB: 8,4

Merak mı ettiniz? Sizi Çıplak Ada filmi arama zahmetinden kurtarayım. Aşağıdaki videodan filmi izleyebilirsiniz.

Yorumlarınızı bekliyorum. İyi seyirler.

Önceki İçerikEbu’l Âlâ’nın Ütopyası
Sonraki İçerikTürkiye’de Evrensel Dansların Algısına Kısa Bir Bakış
Önder Aydın, Sanat Duvarı kurucusu ve proje yöneticisidir. Lisans eğitimine İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde devam ederken ara vererek Nazım Hikmet Akademisi Sinema bölümünde 2 yıl eğitim aldı. Ardından lisans eğitimini bitirerek İstanbul Aydın Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı'nda eğitime başladı. Şu an yüksek lisans tezini hazırlamaktadır. Eğitimci olarak başladığı iş yaşamını Web Proje Yöneticisi, Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ve Dijital Pazarlama Uzmanı olarak sürdürmektedir. Sanatın edebiyat ve sinema dallarıyla ilgilidir. Akademik çalışmalar yapar. İstanbul'un kaotik ortamını terk ederek İzmir'e yerleşmiştir.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazarak Görüşlerinizi Belirtebilirsiniz.