<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Ümran Yalçın Gökboğa &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/umrangokboga/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 24 Nov 2019 17:19:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Sokak Tiyatrosu -2</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sokak-tiyatrosu-2/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sokak-tiyatrosu-2/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 29 Nov 2019 04:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18938</guid>
				<description><![CDATA[<p>Aldırma Gönül Partisi&#8217;nin Kadın Kolları&#8221; Atomu parçalamaktan çok daha zordur, önyargıları yıkmak&#8230;&#8221;(Albert Einstein) &#160; Rahmet ayı içinde olduğumuz defaatle hatırlatılsa da iş sadede yani&#160; fiiliyata&#160; gelince ne rahmetten, merhametten&#160; ne de aftan eser kalmıyor.&#160; Neden mi böyle diyorum , geçen hafta Alanya müftüsünün açıklamasından kaynaklı bir sitem benimkisi&#8230;&#160; Söylenen sözleri okurken acaba bir yanlışlık olmasın [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sokak-tiyatrosu-2/">Sokak Tiyatrosu -2</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>

Aldırma Gönül Partisi&#8217;nin Kadın Kolları<br />&#8221; Atomu parçalamaktan çok daha zordur, önyargıları yıkmak&#8230;&#8221;(Albert Einstein)</p>



<p>&nbsp; Rahmet ayı içinde olduğumuz defaatle hatırlatılsa da iş sadede yani&nbsp; fiiliyata&nbsp; gelince ne rahmetten, merhametten&nbsp; ne de aftan eser kalmıyor.&nbsp; Neden mi böyle diyorum , geçen hafta Alanya müftüsünün açıklamasından kaynaklı bir sitem benimkisi&#8230;<br />&nbsp; Söylenen sözleri okurken acaba bir yanlışlık olmasın diye de teyid etme doğrulama ihtiyacı duydum.<br />Hangi ifadeden bahsediyorum diye&nbsp; soruyorsunuzdur ,&nbsp; hemen açıklayayım.<br />Şöyle ki, Gayrimüslim olanlara rahmet , bağışlama dilemek&nbsp; sakıncalı imiş. Alanya müftüsü geçenlerde&nbsp; bu konuşmayı trafik kazası sonucu hayatını yitiren Alanya Spor&#8217;un çok sevilen oyuncusu Josep Kural &#8216;ın cenazesi sonrasında yapmıştı.<br />Müftü Bey&#8217;e tepkiler çığ gibi büyüdü. Eminim , sakince oturup nefeslense kendisi de böyle izahta bulunmuş olduğu için üzülmüştür. En azından ben öyle umuyorum.<br />Eh, müftü de olunsa kişi hata yapar.&nbsp; İnsan evladıyız&nbsp; , beşeriz şaşarız.<br />İftar yemeğinde&nbsp; arkadaşlarım&nbsp; Kalçalı Naciye , Meraklı Melahat , Acele Bacı Fikriye Baldudak Nuriye ile birlikteydim.&nbsp; &nbsp; Kendileri aynı zamanda Aldırma Gönül Partisi&#8217;nin kadın kollarının aktif üyeleri&#8230;El elden fikir fikirden üstündür diye müftünün sözlerini kendilerine de söyleyip fikirteatisinde bulunmak , istişare etmek istedim.&nbsp; Yemek bahane sohbeti canan pek şahane&#8230;<br />Sahura kadar oturduk , dertleştik diyebilirim.&nbsp; Meraklı Melahat kendisinin deist olduğunu zaten dinler diye bir şeyin olmadığını dolayısıyla müftü ,papaz ya da Haham kim olursa olsun tüccar kılıklı memurlar olduklarından dem vurdu. Kalçalı Naciye deist ne demek diye sordu. Deist, Yaratıcıya İman&nbsp; etse de herhangi bir dini inancının olmadığı kişi diye ekledi, Baldudak Nuriye.<br />Son Zaman&#8217;larda&nbsp; deistlerin sayısında hayli bir artış oldu. Bu artışın nedenlerinden biri de yukarıdaki açıklamaya benzeyen talihsiz ifadelerin varlığı&#8230;.diyen Acele Bacı Fikriye&nbsp; sözlerine şöyle devam etti; kızlar bir düşünün adı İslam olan bir dinin barış esenlik üzere olması gerekirken kendisine Müslüman denilen bir adamının esenlikten selametten uzak tavrının bu dinin inananları tarafından sorgulanmıyorsa bu da ayrı bir muammadır.<br />Meraklı Melahat&nbsp; birden atıldı, bir kişinin yanlış ifadesi ile koskoca bir dini anlayışı zan altında bırakmayalım. Sizlere İslam tarihinden örnek vermek istiyorum dedi.<br />Hepimize kal gelmişti.&nbsp; Hayret doğrusu dedik, Meraklı Melahat ve İslami açıklama !<br />Sevgili arkadaşımız, sen yakın yakın zaman önce bir basın açıklaması yapıp eşcinsel olduğunu ne dinlere ne de Tanrı&#8217;ya İman&nbsp; etmeyen bir ateist olduğunu söylemiştin, bizler yanlış mı duyduk ?<br />Doğru duydunuz diye belirtti, bir kişi ateist ya da eşcinsel diye inançlar Hakkı&#8217;nda dinler Hakkı&#8217;nda kitaplar okuyamaz mı? diye çilek hoşafına kaşığını salladı.<br />Hepimizi aldı bir gülme&#8230;<br />Çocukluğuma bir kaç dakika da olsa gidip geldim. Keskin sınırlarla içinde sadece beyaz ve siyah rengin olduğu farklı renklere açık olmayan bir yaşamın ferdi idim. Haram ve helal diye çizilen sınırlar hiç esnemiyor, bir açık kapı aralanmıyordu. Başörtülü olarak geçirdiğim yıllarda dini&nbsp; sadece beş şarta indirgemiş, hoşgörüden uzak yaşamamış mıydım?<br />Arkadaşlarım gerçekten çok renkli dünyalardan ışınlanıp hayatıma merhaba demişlerdi. Onların yaşam tarzı , bakış açılarının benim kadar sığ olmaması , dinin kendisi hakkında yıllarca öğretilenlerden de farklı yorum, tefsirlerin varolduğunu hatırlatmaları ile inanç yelpazemi genişletmiş, renkli bir bakış açısına sahip olmuştum. O&nbsp; kaskatı geçen senelere içten içe yanıyor muyum diye düşünürken , arkadaşlar huhuhuhu bak kim geldi diye seslendiler.<br />Hacı Baba Tekkesinden yobaz Nuri&#8217;nin kızı Sivilceli Necmiye sahura balık ekmek getirmişti. Balık ekmek diyorum da rahmetli babaannem yumurtalı ekmeğe&nbsp; böyle derdi.<br />Çıtır çıtır kızaran ekmeğe az kimyon iyi oluyor dedi ve ekledi Sivilceli Necmiye, duydunuz mu kızlar geçen günkü Alanya Müftüsü&#8217;nün sözlerini!<br />Heh biz de zaten açıkoturum yapıyorduk.<br />Sivilceli Allah&#8217;ın rahmetini sadece bir grup inananın tekeline almanın çok yanlış olduğunu hatırlattı.<br />Kuran-I Kerim&#8217;de Ali İmran Suresi 19. ayette &#8221; Din olarak size İslamı seçtim&#8221;, ayetinin önyargılı olarak din adamlarınca söylendiğini belirtti. Ayeti daha doğru anlamak adına kendinden önce ve sonra hangi ayetler var bunların iyi anlaşılıp , olaya zamana duruma ve hatta topluma göre tefsir edilmesi gerektiğinin altını çizen yobaz Nuri&#8217;nin kızına katılmamak mümkün değil.<br />İslam , esenlik barış teslimiyet sadece Hazreti Muhammed&#8217;in tebliğinde olan bir dinin adı olmadığını yine Surenin 20. 21. ayetlerinden anlaşılıyor.&nbsp; Peygamberlerin atası babası olarak&nbsp; bilinen Hazreti İbrahim&#8217;in Yaradan&#8217;a olan çıkarsız koşulsuz İmanı ve teslimiyetin adıdır, İslam.<br />Müslüman da böylesi bir İmana sahip kişidir. Yani müslüman ; sadece Hazreti Muhammed Peygamber&#8217;in takipçisi olmayıp , kökleri Hazreti İbrahim&#8217;e dayalı mayasında af, mağfiret Barış , huzur, esenlik ve Yaradan olan Allah&#8217;a tam bir teslimiyet içerisinde olan zattır.</p>



<p>Bu bağlamda af ve rahmet her kim olursa olsun Allah&#8217;a teslim olup çıkarsızca bağlanmış her kulun hakkıdır.<br />Cehennem müfettişliğinin İslamiyette yeri yoktur.<br />Vay be&nbsp; aferin sana yobazın kızı Sivilceli Necmiye diye bizim eşcinsel Meraklı Melahat söz topunun peşine takıldı. Demincek yarım kalmıştı sizlere İslam Tarihinden Siyeri Nebi yani bizzat Peygamber&#8217;in hayatından örnek verecektim. Yeri gelmişken basket yapayım diyerek bizi Asrı Saadet devrine yolculuğa çıkardı.<br />Ebu Talip !<br />Hz. Muhammed&#8217;in amcası olup ömrü hayatında kelime-i şahadete gelmese de ölümü pahasına yeğenine sahip çıkıp onu desteklemiştir.<br />Peygamber amcasının vefatında hüzün yaşadığı için o yıla hüzün yılı da denmiştir.<br />Gözyaşları içinde ah canım amcam , Allah&#8217;ın rahmeti , affı seninle olsun diye&nbsp; de her zaman niyazda bulunmuştur.<br />Bu sefer de helal sana Meraklı Melahat diye biz coşkuyu vermiştik.<br />Sahura kadar olan hoş muhabbet sonrası , bir kere daha emin olmuştum ki<br />Her kişi er kişi olamıyor. Er kişi olmak kindar olmamak , af ve rahmet eksenli tefekkür edip , yaşamını ona göre şekillendirebilmek demek olduğunu bir eşcinselden inanç eksenli konuşma dinleyerek öğreneceğim hiç ama hiç aklıma gelmezdi.<br />Din adamlarımız dini tekellerine almak yerine daha hoşgörülü olabilseler keşke diye Kalçalı Naciye çayları tevzi etti. Afiyet , şifa ola&#8230;<br />Aklımıza gelmeyenlerin başımıza geldiği, ilginç zamanlardan geçiyoruz.</p>



<p>Hayatımız,&nbsp; akibetimiz hayrola&#8230;.

</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sokak-tiyatrosu-2/">Sokak Tiyatrosu -2</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sokak-tiyatrosu-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18938</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Friedrich Nitzsche Ve Sanat</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/friedrich-nitzsch-ve-sanat/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/friedrich-nitzsch-ve-sanat/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 05 Nov 2019 04:00:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18755</guid>
				<description><![CDATA[<p>&#160;&#8220;Müziğin Ruhundan Tragedyanın Doğuşu&#8221; isimli kitabında &#160;Sanatı ve Felsefeyi Yunan Dramasını&#160; baz&#160; alarak derinden incelemiştir. İnsanın temeli hayal ve şarkılardan gelmektedir. &#160;İnsan özgürleştikçe ve de kendisini aştıkça üst insan olur. Bunun için tek eylem Yaratmadır. Sanatın başlangıcı da kendini aşmakla yakinen ilgilidir. Nitzsche’nin anlattığı iki sanat Tanrısı vardır. Dionisos ve Apollon her ikisi de uyumu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/friedrich-nitzsch-ve-sanat/">Friedrich Nitzsche Ve Sanat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>&nbsp;&#8220;Müziğin Ruhundan Tragedyanın Doğuşu&#8221; isimli kitabında &nbsp;Sanatı ve Felsefeyi Yunan Dramasını&nbsp; baz&nbsp; alarak derinden incelemiştir. İnsanın temeli hayal ve şarkılardan gelmektedir. &nbsp;İnsan özgürleştikçe ve de kendisini aştıkça üst insan olur. Bunun için tek eylem Yaratmadır. Sanatın başlangıcı da kendini aşmakla yakinen ilgilidir. Nitzsche’nin anlattığı iki sanat Tanrısı vardır. Dionisos ve Apollon her ikisi de uyumu ve biçimi&nbsp; simgelemektedir.&nbsp; Dionisos müziğe odaklanır, uyumu temsil eder.&nbsp; Apollon da heykel ile biçimi&nbsp; simgeler. Bu iki tanrı Zeus Tanrı’nın oğullarıdır. Apollon; düzen, ölçü, aklı temsil etmektedir. Dionisos ; yıkım ve değişimi temsil etmektedir.&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>



<p>&nbsp;Bu çalışmayı yaparken kendi kendime şunu da
düşündüm. Aslında her iki temsil başlı başına hayatı ve insanı resmediyor.&nbsp; Olmazsa olmaz olan da bu düzen ile değişim,
bütünleşme ile yıkımın kendisidir. Bir taraf&nbsp;
düşünce dünyamıza hitap ederken öte taraf duygu zenginliğine işaret
eder. </p>



<p>&nbsp;Varoluş süreci de bu değil midir ?</p>



<p>&nbsp;Tragedya’ nın Doğuşu ile aslında varoluşun da
meydana geldiğini ifade edebiliriz. Zaten Varoluş Felsefesi ve&nbsp; Psiko dinamik öğretinin Nietzsche
Felsefesinden etkilendiğini biliyoruz.&nbsp;&nbsp;
Jean Paul Sartre ve Sigmund Freud&nbsp;
kendilerinden önceki Nietzsche düşüncesinden beslenmişlerdir. </p>



<p>Olimposlu
Tanrılar, Titanların egemenliğini yıkmıştı. Canavarları yok etmiş, kendi
krallıklarını kurmuşlardı. Yanılsamaların karşısına koyduğumuz yanılsama
olmamakla nitelediğimiz biricik dünyadır.</p>



<p>Filozofumuzun
eserlerinin birbiriyle doğru orantılı olduğunu görüyoruz. Böyle Buyurdu Zerdüşt
adlı eserinde Üstinsanın özelliklerinden bahseden Nitzsche insanla üst insanın
ayrımını şöyle yapar;&nbsp; ‘’ size üstinsanı
öğretiyorum . insan aşılması gereken bir şeydir . onu aşmak için siz neler
yaptınız </p>



<p>Şimdiye
dek tüm varlıklar kendilerinden üstün bir şey yarattılar ama siz insanı aşmak
yerine hayvana geri dönmek mi istiyorsunuz </p>



<p>Maymun
nedir ki insanın gözünde bir kahkaha ya da acı verici bir utanç … Üst insan
yeryüzünün anlamıdır yalvarıyorum kardeşlerim yeryüzüne sadık kalın…Yaşamın
bizatihi kendisini aşağılamayın…’’</p>



<p>Sanat
da üstinsan ile yakından ilgilidir, çünkü üst insan kendini aşmakla başlar
yeryüzünü sahiplenir ve yeniden var eder kısacası yaratır. Sanat da böylesi bir
yaratmadır. Yüce kişi güzelliği görüp güzelliği yaşamalıdır. Sanat da güzelin
biçimin uyumun adı değil midir , &nbsp;&nbsp;sevgili okurlarımız ?</p>



<p>Üst
insan aynı zamanda iradeli ve özgür olandır. Sanat da özgür olmadan yapılamaz.
Özgürlük kadar da özgünlük de önemlidir. Nedir özgünlük; Kişiyi başka bir
kişiden ayırt edebilmektir. Kendi oluş olmaktır. Birbirine benzememenin diğer
adıdır.&nbsp; Bir tabloya baktığımız zaman
kime ait olduğunun farkına varabiliyorsak,&nbsp;
işte o zaman özgünlükten bahsetmiş oluyoruz. </p>



<p>Ortaçağın
kilise yapılanmasına dogmatik öğretilerine başkaldıran filozofumuzda asıl
problemin insan olduğunu anlıyoruz.&nbsp;
İnsan üstinsan olmak için bir köprü vazifesi durumunda; sanat da
üstinsan olmak için olmazsa olmaz en önemli vasıta…Sanatçılara da bir anlamda
üstinsan denilir ki yepyeni yaratımlar içindedirler. </p>



<p>Böylesi
şahsiyetler 19. Yüzyıldaki eserleriyle bizlere anlatan değerleri tekrardan
kuran değerler düşünürü Friedrich Nietzsche Tanrı öldü derken aslında Ortaçağın
kilise Tanrısı’nın öldüğünden bahseder. Onun için Tanrı doğanın yeryüzünün ta
kendisidir. Sanat aracılığıyla yeryüzüne vefalı olunması gerektiğini anlıyoruz.
Ne dersiniz tabiatı en iyi hisseden sanatkar ruhlardır değil mi ?</p>



<p>Sanatla
sevgiyle …</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/friedrich-nitzsch-ve-sanat/">Friedrich Nitzsche Ve Sanat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/friedrich-nitzsch-ve-sanat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18755</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Londra- Işık Festivali</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/londra-isik-festivali/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/londra-isik-festivali/#comments</comments>
				<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 04:00:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18662</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hemen her festival için sanat felsefesinin ete kemiğe bürünmüş halidir diyebilirim. Bizi olduğumuz noktadan alıp bir öte dünyaya ışınlıyor… İngiltere’nin başkenti Londra’ya gidenler bilir, bu kent ekonomik bakımdan zengin donanımlı olmasına karşın kendisine has bir hüzünlü çehreye de sahiptir. Yaz mevsiminde de birden havanın bulutlandığını kendinizi eğer yanınıza şemsiye almadıysanız birkaç dakika içinde duştan çıkmış [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/londra-isik-festivali/">Londra- Işık Festivali</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Hemen
her festival için sanat felsefesinin ete kemiğe bürünmüş halidir diyebilirim.
Bizi olduğumuz noktadan alıp bir öte dünyaya ışınlıyor…</strong></p>



<p><strong>İ</strong>ngiltere’nin
başkenti Londra’ya gidenler bilir, bu kent ekonomik bakımdan zengin donanımlı
olmasına karşın kendisine has bir hüzünlü çehreye de sahiptir. Yaz mevsiminde
de birden havanın bulutlandığını kendinizi eğer yanınıza şemsiye almadıysanız
birkaç dakika içinde duştan çıkmış gibi hissedebilirsiniz. Yağmurun yanında
sisin varlığı da bu kente ayrı bir gizem katar. </p>



<p>Bu gizemli şehirde yaşamak
oldukça masraflıdır. Euro değil İngiliz sterlini ile alışveriş yapılıyor; yine
bilenler bilir sterlin eurodan da yüksek bir para değerine sahiptir. Ekonomik
yönden gelişmişlik oranı ile bu şehirde değerlerine bağlılık arasında büyük bir
kopukluk yoktur.</p>



<p>Bugünlerde Işık Festivali
ile hareketli günler geçiren sakin Londra sokaklarında tarihi eserlerin
aydınlatılması ışık ile donatılmasını izlemek oldukça keyif verici… &nbsp;Tarihi Londra Kalesi’nden tekne turları ile
Thames Nehri yolculuğu yaklaşık bir saat sürüyor. </p>



<p>Tarihi kale bir zamanların
acılarını, ızdıraplarını yemyeşil şirin görüntüsünün ardına çoktan gizlemeyi
başarmış.</p>



<p>Festivalin varlığı ışık ile
taçlanınca bir anlığına sanatın muazzam birleştiriciliğini düşünmeden edemedim.
Sanat, ülkeleri kentleri daha çok birbirine bağlıyor. İstanbul –Londra
yolculuğu yaklaşık üç buçuk saat gibi bir süre… Ancak festival kapsamında
aramızdaki mesafeler daha da yakınlaşmış gibi; çünkü sanatın evrensel kuşatıcı
özelliğini çok önemli buluyorum. Neden mi diye soran sevgili okur sanatsal
çalışmaların hemen her çeşidine daha çok önem verilmiş olsa siyaset bu kadar
hırçın bir dile sahip olur muydu?</p>



<p>Konuşarak uzlaşarak
çözebileceğimiz onlarca sorun çatışmaya kavgaya dönüşür müydü, diye sorularımı
ard arda sıralayabilirim.</p>



<p>Merhum sanatçımız Şenay
Yüzbaşıoğlu’ndan çokça dinlediğimiz Sev Kardeşim şarkısının sözlerini yaşam
felsefemiz haline getirmek çok mu zor acaba, siz ne dersiniz ?</p>



<p>Londra, ışıklara
bürünürken; kilometrelerce ötede bir yerlerde gözyaşı, acı ,elem sarmaş dolaş …</p>



<p>Susuzluktan açlıktan ölen
çocukları düşünmeden edemiyoruz, adına kopkoyu karanlık diyoruz. Sahi bu
karanlıklar ne zaman ışığa evrilecek , dünyanın dört bir yanında ışık
festivalleri olacak ?</p>



<p>&nbsp;Sanat filozof Wilhem Friedrich Nietzsche’nin
dediği gibi bizi olduğumuz halden başka bir hale evirerek adete üst insan eder.
&nbsp;Festivaller sanatın en önemli gözdesi,
bir anlamda da üst insanın varolmasıdır. </p>



<p>Umutlarımız, inançlarımızla daha da güçlensin, sevgi
sanat ile zenginleşsin diye dilekte bulunuyorum. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/londra-isik-festivali/">Londra- Işık Festivali</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/londra-isik-festivali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18662</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gecelerden Sor Beni</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/gecelerden-sor-beni/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/gecelerden-sor-beni/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 27 Aug 2019 04:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18332</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hey Barmen, tekilaya  limon tıraş olsun bu gece Belgin ablayı dinleyeceğiz. Okey?  Fıstıklar hazır mı dedi. Ne fıstığı der demez, Denyo atıldı. Bizden bahsediyor, bizden başka mastika olur mu demek istiyor.  Mastika mı, sakız likörüne mi benzettin kendini? diye kahkaha attı, Pansuman Leyla. Denyo Mehtap,  barda arkadaşları   Dertli Belgin’i dinlemeye gelmişlerdi. Adı gibi dertliydi. Kocasının [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/gecelerden-sor-beni/">Gecelerden Sor Beni</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Hey Barmen, tekilaya  limon tıraş olsun bu gece Belgin ablayı dinleyeceğiz. Okey?  Fıstıklar hazır mı dedi. Ne fıstığı der demez, Denyo atıldı. Bizden bahsediyor, bizden başka mastika olur mu demek istiyor.  Mastika mı, sakız likörüne mi benzettin kendini? diye kahkaha attı, Pansuman Leyla.</p>



<p>Denyo Mehtap,  barda arkadaşları   Dertli Belgin’i dinlemeye gelmişlerdi. Adı gibi dertliydi. Kocasının ölümünden sonra şarkı söyleyerek ekmeğini kazanıyordu.  Millet tatlı uykudayken o sahne alıyordu.  En son yaşadığı deyus, kızıyla kendisini grup sekse zorladığı gün kararını verdi.  O…çocuğu vücudunda ne sigaralar söndürmüştü.  Kendisi için değil evladı için nelere katlanmıştı, yine katlanırdı; ama aynı anda birden fazla erkekle birliktelik  canına yetmişti.  En azından namusu ile şarkıcılık yapar kimseye muhtaç olmazdı.  O günden itibaren gazinolarda,  barlarda okuyordu. Kirli Sakal Bar’ ında olacağını duyurunca en yakın arkadaşı   Denyo desteğini her zamanki gibi esirgemedi. </p>



<p> Sahnede ilk okuduğu parça ,  &#8220;Gecelerden Sor Beni&#8221; idi. Bir zamanlar acıların kadını olarak isim yapan Bergen ile  özdeşleşen  muhteşem eseri seçmişti. Aslında adaşıydı. Çünkü Bergen’in de gerçek adı Belgin idi. O da  yalan dünyaya konup göçen gariplerden bir garip değil miydi?</p>



<p>Bu garip,  öyle bir okuyordu ki, dinleyenler çoktan çakır keyif olmuştu. </p>



<p>… Dertli miyim dertsiz miyim;  Garip miyim Öksüz müyüm; Bir Ölüden Farksız mıyım Gecelerden Sor Beni…Senin için içtiğimi kadehlerden sor beni… diye okuduğunda içten içe de sızlanıyordu.</p>



<p>Ahhh, &nbsp;kocası ölmeseydi,&nbsp; bu hallerde mi olurdu ? &nbsp;&nbsp;Şarkıyı okurken ağlamamak için zor tutuyordu,
kendini. </p>



<p>Ön masalardan bir adam yavruma bak be okumuyor  da şarkının içinde geziyor diye of çekti.   Hissedilmeden söylenilmez,  dalgalanmadan da durulmaz diye boşuna denmemiş. Yanındaki de musikişinas  bir beyefendiymiş. Bu kadın nerede okursa ben oradayım.  Sesi yıllanmış şaraba benziyor.  Hatunun  sıkı takipçisiyim; ama yüz vermiyor. Kendisine açık  mektup bile yazdım.  Çıt yok.  Görmezliğe,  duymazlığa geliyor. Lakin bir ara, bizim sıkıntımız bize yeter diye belirtti. İçime dert oldu, benim derdimle hemdert mi  yoksa ortaya söylenilmiş ifade mi anlayamadım. İçim içimi yiyor;  ama soramıyorum uleeenn…</p>



<p>Hızlı
Coşkun, bazıları aşka düşünce lal olur sessizleşirmiş, bilmiyor muydun diyerek
söz topunu koşturttu. Daha doğru dürüst tanışamadık ki ?</p>



<p>Canım
sen de aşık olmak için illa ki tanışmak mı gerekiyor. Kalpleriniz tanışsın,
önemli olan bu üstadım.&nbsp; Her musikişinas
az çok tasavvuftaki&nbsp; seyr-ü süluk denilen
manevi terakki yolculuğuna aşinadır. Bu yolun belki de en zor olanı sessiz
kalıp, dinlemek!</p>



<p>Celaleddin-i Rumi , Mesnevi eserine başlarken Bişnev ! kelimesini seçer. Bugünün modernleri olarak bu kelimeyi pek kullanmıyoruz. Oysa öyle tatlı bir sözcük ki, anlamı dinle demek. Sufi öğretilerde makam sahibi olmuş bir derya deniz şahsiyet Mevlana sohbeti cananı  ziyadesiyle sevse bile neden bişnev dinle diyerek başlar eserine diye epey düşünmüştüm.  Onca şey söylemek istese de susmayı tercih etmesi neden ki?</p>



<p>Vallahi hiç düşünmedim. Konuşacağına düşün o halde?</p>



<p> Bilirsin  kendisi aşıkların piridir.  Bazı ehl-i cahil,  aşık olunca hep konuşmak ister; fakat  gönül insanları  susmayı tercih ediyor.  Şemsi Tebrizi ile yaşadığı gönül sevgisi hangi boyutta olursa olsun benim için kıymetli …  Aşk duygusu inanç kadar kutsal , bu kutsallığı onların sevdalarında görüyoruz. Susarak da bir şeyler anlatılır.  Sen yeter ki dinlemesini bileceksin.</p>



<p>   Her insan bir keşif; hepsinin  hikayesi  kendince  değerli ve biricik.  Bu masal aleminde öykülerimiz farklı…   Bir kitabı okumak gibi  bir kişiyi okumak onun yüz hatlarındaki tüm hayatının ıstırabını görebilmek önemli, kimbilir bu mekandaki  kadıncağız ne haleti ruhiyede? </p>



<p>Öyle, haklısın. Hiçbir şey tesadüf değildir.  Kalbime onun sevgisi verildiyse mutlaka bir anlamı olacak. Bu kadında Bergen’i görüyorum. </p>



<p>Bergen,
yaa&nbsp; evet. Bu kadar olur. </p>



<p>Evlendiği adam  kendisine önce kezzap   döktürdü. Bu elim olayda bir gözünü kaybetti. Vücudunun bir bölümü yandı. Yetmedi, bıçaklandı. Nihayetinde de silahlı saldırıda yine kocası tarafından 15 Ağustos 1989 tarihinde öldürüldü.  Her özür dileyişinde eşini affeden,  sevgi dolu    sıcacık bir kadındı Bergen. Ne yazık ki kimilerine bu sıcaklık yetmiyor.  Asıl adı Belgin Sarılmışer idi.  Yaşamında denge olmadığı için müziğe sığınmıştı.  Gündüz Belgin idi, gece Bergen. Kim bilir  Gecelerden sor beni şarkısı  bestekârından fazla belki o yüzden kendisi ile hit oldu. Rahmetler olsun. </p>



<p>Yaşamadan
yazılmıyor. Hissetmeden söylenmiyor çoğu şey. &nbsp;Dert söyletir aşk ağlatırmış. &nbsp;Bergen hem söyledi hem ağladı. </p>



<p>&nbsp;Kalpten kalbe yollar inşa etti. &nbsp;Bir sufi gibi.. &nbsp;Ruhi planda &nbsp;terakki ilerleme kazandırdı, nice ruhlara! </p>



<p>Gönüller
fethetti, hep de sevgiyle ebedi kalacak. </p>



<p>Bu kadın
ile Bergen arasında bir bağ kurduğun için mi bağlandın diye sorsam kızar mısın?</p>



<p>Etkisi
olabilir elbet…&nbsp; Oysa ki her birey bir
alem… Bu kadında hüzün var. Sesinde&nbsp;
şefkat ; belki onu çekici kılan da bunlar …</p>



<p>&nbsp;Seher vakitlerine kadar ,&nbsp; kirli sakal barda &nbsp;çok şey dinlenildi.&nbsp; </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/gecelerden-sor-beni/">Gecelerden Sor Beni</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/gecelerden-sor-beni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18332</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sokak Tiyatrosu -1</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sokak-tiyatrosu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sokak-tiyatrosu/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 02 Jul 2019 04:00:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18102</guid>
				<description><![CDATA[<p>Şeker şerbet hanım ile kızı Zilli Pakize&#8217;nin Maceraları&#160; Milli Mücadelenin ardından bir asır gelip geçse de Münih sokaklarında dolaşırken Enver Paşa&#8217;nın adının verildiği caddeye revan olmamak olmazdı.&#160;&#160;Enver Paşa, batı hayranlığı ile bilinen bir Osmanlı devlet adamıydı. İttihat ve Terakki Yönetiminin ileri gelenlerinden olup; Osmanlı&#8217;nın&#160; 1914 yılında Almanya&#8217;nın yanında savaşa girmesini çok arzu eden en önemli [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sokak-tiyatrosu/">Sokak Tiyatrosu -1</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>

Şeker şerbet hanım ile kızı Zilli Pakize&#8217;nin Maceraları&nbsp;</p>



<p>Milli Mücadelenin ardından bir asır gelip geçse de Münih sokaklarında dolaşırken Enver Paşa&#8217;nın adının verildiği caddeye revan olmamak olmazdı.&nbsp;&nbsp;<br />Enver Paşa, batı hayranlığı ile bilinen bir Osmanlı devlet adamıydı. İttihat ve Terakki Yönetiminin ileri gelenlerinden olup; Osmanlı&#8217;nın&nbsp; 1914 yılında Almanya&#8217;nın yanında savaşa girmesini çok arzu eden en önemli ismiydi. Bu isim, yanlış ve aceleci bir dış politika&nbsp; sergilediği için; doğu cephesinde Sarıkamış&#8217;ta hiç savaşa tutuşmadan soğuktan on binlerce askerimizin şehadetine sebep olmuştu. Sarıkamış şehitlerini anarken&nbsp; bir adamın&nbsp; politikada akla getirilmeyen korkunç hatalarının bedellerini düşündü, bizim Şeker Şerbet Hanım.&nbsp; &#8220;Mazi kalbimde yara&#8221; diyen şair gibi mazi ve ati arasında gidip geldi. Ati, yani gelecek de zaten mazi ile şekillenmiyor muydu?<br />Dün öyleydi de ya bugün çok mu farklıydı? Şam&#8217;da Emevi Cami&#8217;inde Cuma namazı kılma hayalleri uğruna nice yiğit gök ekini misali biçilmemiş miydi?&nbsp; Yıllarca çözüm süreci adı altında PKK&#8217;ya göz yumanlar sokaklardaki hendeklere&nbsp; ses çıkarmayanlar bugün kendi gibi düşünmeyenlere çok kolaylıkla vatan haini diyebiliyordu.<br />Sorgulanmayan, üzerinde düşünülmeden yaşanılan hayat sahi gerçekten bizim diyebileceğimiz yaşantının adı olabilir mi? diye eseflendi.<br />Yüreğinde söze dökülemeyen; ancak kalpten kalbe hissedilecek olan&nbsp; bu kederli duyguyu Hans hissetmişti. Şeker şerbet, seni anlıyorum diyebildi. Türkiye ile Almanya birbirinden bambaşka renklere sahip iki ülke&#8230; Bu iki ülkenin birbirinden yabancı kişileri nasıl oldu da duygudaş olabilmişti. Kendi ülkesinde de keşke bu duygudaşlık hakim olabilseydi&#8230;Örgütlerin , partilerin , hatta dindarların bile mikro örgütlere ayrımlaştırıldığı çok enterasan bir atmosfer toplumu şekillendiriyordu.<br />Dilleri, dinleri, kültürel zenginlikleri farklı olsa da tarihi planda ortak değerleri vardı.<br />Enver Paşa, kimileri için kahraman kimileri için&nbsp; vatan hainiydi.<br />Münih&#8217;te&nbsp; Enver Paşa Caddesinde dolaşırken Sarıkamış şehitlerini bir an olsun aklından çıkaramadı, Şerbet Hanım.&nbsp; Bir heves uğruna yitip giden canlar&#8230;Sarıkamış Münih arasında tarihi bir seyr-ü sefer yaparken; <br />Telefonunun sesi ile irkildi. Ruhu henüz bedenine&nbsp; yeni ışınlanmış bir sersemlikte &#8220;halo&#8221; dedi. <br />Kızı zilli Pakize telefonun öbür ucundaydı.&nbsp; Zilli, &#8220;basından takip etmedin galiba babam metresi ile basılmış, boydan fotoğraflarıyla gazetelerde pişmiş kelle gibi sırıtıyor, sen halen kültürlenmelerdesin,&nbsp; ayol kocan elden gidiyor şaşkın kadın&#8221;&nbsp; nidasıyla konuşmayı sonlandırdı. <br />Şeker şerbet, için bu yeni bir durum değildi.&nbsp; Aldatılmalara şerbetliydi. Eh suçun yarısı da elhak kendisine aitti.&nbsp; Cazgırlık yapmanın , kapris edip şişinmenin bir anlamı olmadığını gece yarısı kızı zilli Pakize&#8217;ye açıkladı. &#8220;Amaa anne&#8221; sözüne şöyle devam etti,&#8221; kızım belki babanla ben birbirimize iyi eş olamadık; ama senin için iyi bir anne ve baba olmak için çırpınıyoruz. Rolleri karıştırıp, benim sergilemem gereken hırçınlığı sen babana yansıtırsan çok yanlış yaparsın. O senin baban ve sonsuza kadar öyle kalacak&#8230;&#8221;</p>



<p>&#8221; Peki, onu affedecek misin?&#8221; sorusuna; </p>



<p>&#8220;Herkes ikinci bir şansı mutlaka hak eder. Rahmet ayındayız unuttun mu?<br />Hadi giyin,&nbsp; yandan çarklı şaşı Esma&#8217;ya gidiyoruz. O büyücüye mi gideceğiz annecim , gerçekten seni anlamıyorum sen ki daha geçen gün ADD&#8217;nin &#8211; Atatürkçü Düşünce Derneği&#8217;nin-&nbsp; kuruluş yıldönümünün caz konserindeydin.<br />Atatürkçü olmak kutsal değerleri hor görmek midir?<br />Kızım, Tütsülü&nbsp; Caddenin Buharlı sokağından gideceğiz, saçını fönleyeceğine bir yazma tak; en azından dizlerini örten bir etek giy ; yırtık kotunu sonra giyersin ; bilirsin hiçbir zaman özgürlüğüne karışmadım. Ancak yaşadığın toplumun değerlerine , onların önemsediği her şeye saygılı olmanı isterim; tıpkı babana göstermen gereken saygı gibi..<br />Zilli ile şeker şerbet Tütsülü Caddenin rayiha kokulu meyveli ağaçları arasından geçerken molla Hüseyin&#8217;e Bektaşi Hasan&#8217;a ve eşleri gülbeşeker Fadime ile kambur Neriman&#8217;a selam&nbsp; verme adına temenna etmişlerdi. Şaşı Esma&#8217;nın fakirhanesinin bahçesine geldiklerinde, kendisinin çiçeklerini&nbsp; mırıldanarak sanki onlarla sohbet edercesine suladıklarını farkettiler. Ufacık bir el radyosunda &#8216; Hayal içinde geçti ömrü derbederim &#8216; şarkısı derinden kulaklara yankılanıyordu.&nbsp; Şerbet hanım nice yerleri gezmiş olsa da bu sokağın ayrı bir gizemi onu içmeden sarhoş ediyordu.&nbsp; Çocukluğunun müstakil , cumbalı ahşap hanesini anımsadı. Çat kapı teklifsizce birbirine komşu olan hacı teyzeleri, komşu anneleri hatırladı. Mahallenin delilerinin bile bir ahengi , tatlılığı dillere destandı. İftar saatleri bile apayrı neşe anlarıydı&#8230;<br />Yahya Kemal&#8217;in &#8216;Atik Valde &#8216; isimli şiirinden bir bölümü tespih etti;&nbsp;<br />Yandan çarklıya tuzlu sadeyağı ve fırından yeni çıkan susamlı iftarlık pide almışlardı. Sini üzerine konulan taamlar mütevazi yer sofrasını oluşturuyordu. Piknik tüpünde pişmeye çalışan tarhanaya katık olacaktı.&nbsp;<br />Şaşı Esma teyze kalbe inşirah ferahlık veren sohbetleri ihtiyaca binaen doğaçlama yapardı. Kalbine malum olmuş gibi o akşamki sohbeti dini nikah ve dört avrat meselesine getirmişti. Zilli şaşkınlık içinde anne sen gelmeden telefon mu ettin ne anlattın kadına dedi. Ne telefonu kızım , Esma teyzende ne ev telefonu ne cep telefonu var. Evinin kapısında kilit bile yok , selam deyip içeri girdik farketmedin mi dedi.<br />Şaşı Esma&nbsp; tel dolabından katmeri de siniye koyunca başladı sohbeti Canan;&nbsp;<br />Nikah bir akit bir anlaşmadır. Her ne yaşarlarsa yaşasınlar birbirlerinin ayıbını ifşa edip dillendirerek en büyük kötülüğü birbirlerine etmesinler, bizler büyüklerimizden böyle öğrendik.&nbsp;<br />Şimdilerde bir moda oldu, nikah kelimesinin önüne dini ibaresini getirmek! Okuma yazma bilmeyene sakalı sarığı var diye mektup okutmaya benziyor, marifet sarıkta sakalda olsaydı, rahmetli amcanız&nbsp; Cin Ali medreseye müderris olurdu.&nbsp;<br />Ah yavrularım , nikahın geçerli olması şahitlik ve duyuru ile olur. Bu konuda bizzat Peygamberimizin buyruğu var. Yani biz aramızda nikah kıydık demekle iki dua okumakla nikah dini İslami olmuyor.<br />Öte yandan dört kadın ile nikahlanmak dinin emri değil, sadece bazı şartlarda erkeğe verilmiş bir izindir.<br />Yani , diğer eşin&nbsp; bu birliktelikten haberinin olması ve buna rıza göstermesi çok önemlidir.<br />Şeker şerbet de zilli de bunları ilk defa duyuyorlardı. Nasıl yani; Kuran-ı Kerim&#8217;de bu konuda ayet var mı?<br />Elbette&#8230; Nisa Suresi 3. ayetini tefsir edersek , o dönemde zaten varolan Arap kültüründeki çok eşliliği din onaylamıyor sadece sınırlandırıp , şartlar gözetilirse izin veriliyor.<br />Demek dört kadınla evlenmek dinin emri değil , şartları olan bir izindi. Aynen&#8230;<br />Dahası, yine Nisa Suresi 129. Ayeti iyi bir tetkikle okursak , ideal olanın tek eşle evlilik olduğunu anlarız.&nbsp;<br />Yandan çarklı hızını almıştı, iyi ki geldiniz kızlarım diyerek ballandırarak anlatıyordu:<br />Resmi nikahta nasıl şahit ve duyuru oluyorsa dini nikah için de aynı hassasiyet lüzum ediyordu.&nbsp;&nbsp;<br />O halde &#8230;<br />Pek çok dini nikah adı altında yapılan birlikteliklerin ne olduğunu söylemeye dilim varmıyor diye Osmanlı şerbetini testiyle&nbsp; doyumluk kupalara tevzi eyledi.&nbsp;<br />Gaz lambası eşliğinde nostalji kokan hatıralarla dopdolu anın da sonuna gelinmişti.&nbsp; Bir masaldan başka bir masal olan dünya telaşına yol almak için selavatlanarak bahçeye kadar uğurlandılar.&nbsp;&nbsp;<br />Köpecik Mıstık ile Fıstık da iftar sofrasının artıklarıyla musmutluydular. Bu evde hiçbir şey israf edilmez mi, diye gider ayak soran Zilli&#8217;ye okkalı cevap gelmişti; Bir kilo soğan domates için kuyruk olan bir toplumda israf demek her an tövbe istiğfar demektir. Aaaa&nbsp; diyebildi zilli ; 500 milyona yapılan camiyi müslümanlar yaptırmamış mıydı? sorusu&nbsp; gecenin sessizliğinde yankılandı , havada uçuştu&#8230;</p>



<p></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sokak-tiyatrosu/">Sokak Tiyatrosu -1</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sokak-tiyatrosu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18102</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Neden Sanat?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/neden-sanat/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/neden-sanat/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 20 Jun 2019 04:00:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Arzum Onan]]></category>
		<category><![CDATA[cumartesi anneleri]]></category>
		<category><![CDATA[heykeltraş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18016</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanat denilen limana yanaşıncaya kadar köprünün altından akan sularla boğuştuk dersem yeridir. 28 Şubat siyasi kararların alındığı tarih olan 1997 yılı itibariyle siyaseti yakinen takip edip köşe yazıları kaleme alan bir kardeşiniz olarak çeşitli platformlarda, etkinliklerde hep kutuplaşan guruplar gördüm.Kimi yerde ortamı durultmak, sakinleştirmek adına yazılarımda ve söyleşilerimde ayetlerden alıntılar yapsam da particiliğin inancın bile [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/neden-sanat/">Neden Sanat?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p> Sanat denilen limana yanaşıncaya kadar köprünün altından akan sularla boğuştuk dersem yeridir. 28 Şubat siyasi kararların alındığı tarih olan 1997 yılı itibariyle siyaseti yakinen takip edip köşe yazıları kaleme alan bir kardeşiniz olarak çeşitli platformlarda, etkinliklerde hep kutuplaşan guruplar gördüm.<br />Kimi yerde ortamı durultmak, sakinleştirmek adına yazılarımda ve söyleşilerimde ayetlerden alıntılar yapsam da particiliğin inancın bile önüne geçtiğini gördüm. <br />Aynı inanca sahip kişilerde bile mikro organizmalara bölündüklerine şahit oldum. Yüzlere bakınca sevgisizliği, anlayışsızlığı okumak için allame-i cihan olmaya da gerek olmadığını düşünüyorum, haksız mıyım?<br />İnançsal değerlerde de bu tür kutuplaşmalar oluyorsa soluğu sanatın kucağında buldum, diyebilirim. Sanat, her bir çeşitlemesiyle kişinin iç dünyasında büyük bir oluşum yaşatıyor. Adına ihtilal, devrim ne derseniz deyiniz sanatsal faaliyetler bizleri dinginleştiriyor. <br />En basitinden bir roman okumaya yeltendiğimizde, ister istemez kuytu bir köşeye çekilip kendi dünyamızda seyahate çıkıyoruz. Romandaki karakterler ile kimi zaman kendimizce kıyaslamalar  yapıp, kimi zaman da empatiler geliştiriyoruz. Hislerimiz öylesine bir mevzuya yoğunlaşıyor ki,  günün o aldım veremedim, gittim gelemedim dedikleri hengameden kurtuluyoruz. <br />Stresimiz , sinirlerimiz törpüleniyor. Bir anlamda da  olaylara bakış açılarımız değişiyor. &#8220;Nayırr nolamaz&#8221; diye köpürdüğümüz nice hadisede bir bakıyoruz ki ön yargılarımız kırılmış. <br />Roman okuyunca, dizi film izleyince oradaki karakter bizi alıp bambaşka bir dünyaya ışınlıyor.<br />Tiyatro, sinema ve sanatın diğer kolları ile ilgilenince eminim aynı şeyleri sizler de söyleyeceksiniz.<br />Geçenlerde  heykel sergisini açan Arzum Onan ile söyleşiyi takip etme şansım oldu. Heykel sanatı ile uzun yıllardır ilgilendiğini ve artık heykel yapımının kendisinin yaşam biçimi olduğunu belirten Onan, yapmış olduğu Cumartesi Anneleri heykelinden de bahsetti.<br />Malumunuz Cumartesi Anneleri  siyasetin ta merkezinde hassas bir konu , normal şartlarda bu konuda fikrinizi söylediğinizde karşı taraftaki sizin gibi düşünmüyorsa illa ki kendimizi bir sözlü savaşın ortasında buluruz. Halbuki sanatın kamufle ettiği bir siyasi mevzuya daha nahif daha uzlaşımsal bakabiliyoruz.<br />Bu arada , Cumartesi Anneleri konusu diyen sevgili okurlarımız için açıklayayım;  27 Mayıs 1995 yılında kayıp, mağdur, faili meçhul  şahıslar için yapılan oturma eylemleri olarak başladı. Arjantin&#8217;in cunta yönetimini eleştirenlerin bir araya gelerek başlattıkları eylemler ülkemizde de Cumartesi Anneleri olarak gündeme geldi. <br /> 2013 yılında da Hrank Dink ödülünü aldı. </p>



<figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/06/iBV1Kr-z7kq27-2OeuWMQA.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-18019" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/06/iBV1Kr-z7kq27-2OeuWMQA.jpg?w=960&amp;ssl=1 960w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/06/iBV1Kr-z7kq27-2OeuWMQA.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/06/iBV1Kr-z7kq27-2OeuWMQA.jpg?resize=768%2C512&amp;ssl=1 768w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/06/iBV1Kr-z7kq27-2OeuWMQA.jpg?resize=696%2C464&amp;ssl=1 696w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2019/06/iBV1Kr-z7kq27-2OeuWMQA.jpg?resize=630%2C420&amp;ssl=1 630w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Arzum Onan &#8211; Cumartesi Anneleri</figcaption></figure>



<p><br />Arzum Onan&#8217;ın yaptığı heykellerde bu konuyu işlemesini önemsiyorum; çünkü böylesi sanatsal faaliyetler benim ön yargılarımı kırdı. <br />Nasıl bir ön yargı diye soran sevgili okurum, şöyle izah etmeye çalışayım; her şeyden önce bir mankenin bir oyuncunun ya da sanatla ilgilenen herhangi bir kişinin sanatı vesile ederek siyasi tarihimize konu olmuş hayati öneme sahip olayı gündeme getirmesi, daha önce yok canım ya manken ya da sanatla ilgilenen hiç siyaseti takip eder mi diye gönlümden geçirirdim.<br />Zannederdim ki, siyasetle sadece siyaset konuşan siyaset yazıp çizenler ilgilenir!<br />Sanatın , hayatla toplumla iç içe olduğunu bir kere daha bana yine sanatın bizzat kendisi öğretti.<br />Sanatla verilmek istenen mesaj, ucuz ve sıradan olmuyor. Çok daha sıra dışı ve kaliteli oluyor.<br />Sanat ile ilgilenince yaşanmışlıklara, hayatın kendisine başka bir pencere açmış olmak, olayları yüzeysel değil de derinlemesine hissetmeyi de bizlere öğretiyor.<br />O yüzden sanat, illa sanat &#8230;<br />Sevgiyle, sanatla kalınız.<br /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/neden-sanat/">Neden Sanat?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/neden-sanat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18016</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanat  Festivalleri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanat-festivalleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanat-festivalleri/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 18 Jun 2019 04:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=17998</guid>
				<description><![CDATA[<p>26- 28 Nisan 2019 yılında&#160; Muğla&#8217;nın ilçesi Datça&#8217;da&#160; Datça Kültür Sanat Dayanışması adı altında&#160; Can Yücel Kültür Festivali , tamamen gönüllülük esasıyla biraraya&#160; gelmiş , pek çok farklı kişilerin elbirliği ile düzenlenmiştir. Bu tür çalışmaların&#160; fedakarca yapılıyor olmasını da çok takdir ediyorum.&#160; Sadece&#160; devletten bekleyerek , sırtı devlet babaya yaslayarak&#160; yapılmıyor olması gerçekten de harika&#8230;&#160; [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-festivalleri/">Sanat  Festivalleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>

26- 28 Nisan 2019 yılında&nbsp; Muğla&#8217;nın ilçesi Datça&#8217;da&nbsp; Datça Kültür Sanat Dayanışması adı altında&nbsp; Can Yücel Kültür Festivali , tamamen gönüllülük esasıyla biraraya&nbsp; gelmiş , pek çok farklı kişilerin elbirliği ile düzenlenmiştir. Bu tür çalışmaların&nbsp; fedakarca yapılıyor olmasını da çok takdir ediyorum.&nbsp; Sadece&nbsp; devletten bekleyerek , sırtı devlet babaya yaslayarak&nbsp; yapılmıyor olması gerçekten de harika&#8230;&nbsp; Profesyonel bir organizasyon olmayıp, tamamen iyi niyetle, imece usulüyle desteklenen bir festival&#8230;</p>



<p>Sisli dumanlı havalarda rahat bir nefes alabilmek için temiz bir havaya nasıl ihtiyaç duyuyorsak, kopkoyu fazlasıyla kutuplaştırıcı bölücü bir tutuma hapsedilen&nbsp; siyasi atmosferde de sanat ile ilgili her şey nefeslenmek için vazgeçilmez bir iksirdir.&nbsp; Sanatın kendine has evrensel bir dili , sarıp sarmalayan kucaklayıcı yanının olmasını yediden yetmişe herkesi barıştırması kaçınılmazdır.&nbsp;</p>



<p>Sanatçı da şiiriyle , fotoğrafıyla, tiyatrosuyla, edebiyatıyla kısacası sanata dair ne varsa nesilden nesile&nbsp; bizlere köprüler kuran cengaverdir. Yaşamın içersinde&nbsp; &nbsp; hayata bütün olarak bakabilen, hiçkimseyi inancından ,ideolojisinden , siyasi görüşlerinden dolayı yargılamayan kişinin adıdır, sanatçı.<br />Gerçek anlamda sanatçı dediğimiz kişi, sanatı aracı tutarak&nbsp; yüksek değerleri koruyup gözetir.&nbsp;<br />&nbsp; Datça&#8217;da üç günlük sanat festivalinin tekrarını ve farklı yerlerde de yaşatılmasını dilerken,&nbsp; 14 Haziran günü ile İzmir&#8217;de&nbsp; Dördüncüsü düzenlenen&nbsp; Uluslararası Edebiyat&nbsp; Festivalinin başlaması tüm sanat ve edebiyat severleri heyecanlandırdı.&nbsp;<br />Öncelikle bir İzmir&#8217;li olarak edebiyat , sanat konuşmaları beni ziyadesiyle bahtiyar etti.<br />Festival 22 Haziran akşamına kadar sürecekmiş.&nbsp; Elimden geldiğince bu etkinliği izleyip,&nbsp; siz değerli okurlarımız ile paylaşmaya gayret edeceğim.&nbsp;<br />Bir eğitim dönemine tatil ile ara verirken sevgili öğrencilerimize sanat ile dinlenmelerini tavsiye ediyorum.&nbsp;<br />Sanat, dinlendirirken sakinleştirir ve bizlere hep iyi olanları öğretir.<br />Efendim, sevgiyle sanat ile hoşça kalınız. Diğer yazımızda buluşabilmek temennisiyle&#8230;</p>



<p></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-festivalleri/">Sanat  Festivalleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanat-festivalleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17998</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanat Da Felsefesiz Olmaz</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanat-da-felsefesiz-olmaz/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanat-da-felsefesiz-olmaz/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 27 Nov 2018 05:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16058</guid>
				<description><![CDATA[<p>M.Ö.6. yüzyıla dayanan felsefenin en az üç bin yıllık bir geçmişi var. Felsefi konuşmalar, bunca bin yılın birikiminden oluşuyor. Peki bu birikimden faydalanıp, kendi dünyamızda bir aydınlanmayı yaşıyor muyuz dersem;  bu soruyu sizler nasıl yorumlarsınız sevgili okur ? 18 Kasım Pazar günü İzmir- Adnan Saygun Sanat Merkezi’ndeydik.  22 Eylül’de Tekin Yayınevi ve İzmir Büyükşehir Kütüphaneler [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-da-felsefesiz-olmaz/">Sanat Da Felsefesiz Olmaz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>M.Ö.6. yüzyıla dayanan felsefenin en az üç bin yıllık bir geçmişi var. Felsefi konuşmalar, bunca bin yılın birikiminden oluşuyor. Peki bu birikimden faydalanıp, kendi dünyamızda bir aydınlanmayı yaşıyor muyuz dersem;  bu soruyu sizler nasıl yorumlarsınız sevgili okur ?</p>
<p>18 Kasım Pazar günü İzmir- Adnan Saygun Sanat Merkezi’ndeydik.  22 Eylül’de Tekin Yayınevi ve İzmir Büyükşehir Kütüphaneler Şube Müdürlüğü işbirliği ile başlatılan ‘Aydınlanma ve İnsan’ konulu felsefe seminerlerinin beşinci haftasında kapanışı konuşmalarıyla Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Prof. Dr.   Ionna Kuçuradi yapmış oldu.</p>
<p>Kuçuradi, sahneye alkışlar içerisinde geldiğinde o kadar çok duygulandım ki kendisinin öğrencisi olduğum için bir kere daha gurur duydum. 1936 doğumlu olan Kuçuradi, ilerleyen yaşına rağmen iki saat ayakta konferansını sundu. Konferansı Aydınlanma, Etik ve İnsan temalıydı. Maltepe Üniversitesi’nde İnsan Hakları ve Toplum Bilimleri Enstitüsünün Başkanlığını da sürdüren hocamızı dinlerken günümüz dünyasının en önemli sorunlarının kaynağında yeterli bir aydınlanma ve etik bilgisinin olmadığını düşündüm.</p>
<p>NEDEN AYDINLANMA ve NEDEN ETİK?</p>
<p>Aydınlanma zihinsel bir süreç, etik ise ahlaki bir tavır alıştır. Zihinsel uyanış  ve ahlaki değerler bireyin insan olma sürecinde kişisel olgunluğu ile ilgilidir. Zihinsel aydınlanma ile ahlaki olgunluk arasında doğrudan doğruya bir bağ var.</p>
<p>Bazı kişilerin ahlaktan yoksun olduklarını söyleriz ; aslında bunun en temelinde zihinsel aydınlanmanın söz konusu olmadığını yine bize felsefe öğretir.</p>
<p>Bir esnaf düşünelim ki iyiliklerini bir çıkar beklentisi ile yapar. Yine bir esnaf düşünelim ki iyilikler sunar. Ancak bu iyiliklerinden herhangi bir menfaat çıkar beklentisi içerisinde değildir. Oysa her ikisi de esnaftır, görülen o dur ki yaptıkları iyiliktir; ama sadece çıkarsız yapılan iyilik etiktir.</p>
<p>İnsan felsefesinin babası Sokrates, erdemlinin  bilgi sahibi olduğunu söyler. Bilgili birinin asla kötülük yapamayacağını da belirtir. Kuçuradi’yi dinlerken Sokrates’in bu ifadesini çok daha iyi idrak ettim. Aydınlanmış bir kişi  zihnen kendi bakış açısını oluşturup, duydukları ile değil; edinmiş olduğu sağlam dayanaklı verilerle hareket edip daima sorgular. Sorguladığı için de iyiyi kötüden ayırt edebilir. Gerekçelerinin dayanakları olduğu için bilgi sahibidir. İradesi, akılla bilgiyle taçlanınca etik anlamda her zaman iyiden yana tavır alacaktır.</p>
<p>O halde, bugünün dünyasında bunca savaşların kötülüklerin en temelinde ahlaki yoksunluk ve gerçek anlamdaki bilgi eksikliğinin varlığı söz konusudur.</p>
<p>Gerçek anlamda bir aydınlanma, kişinin kulaktan dolma bilgilerle onun bunun bakış açısıyla hareket etmemesidir. Ne garip değil mi, falcıların medyumcuların gaipten haber verenlerin çoğaldığı toplumda bizlere emanet edilen aklın değerinin farkında mıyız ki?</p>
<p>Ionna Kuçuradi,  insanın aydınlanma serüveninin ne olduğuna,  etik  manada nasıl ahlaki tavır alırız sorgulamasını cesaretle yaparak değerler eğitimine ömrü hayatını vakfetmiştir.</p>
<p>‘Geçip giden zamanları bir yerde bulsam…’</p>
<p>Konferanstan sonra kendisiyle eylediğim hasbihâlle hasret giderdim.  Yaş bereketine eren hocamız ile anılar tazelendi.</p>
<p>Hey gidi yıllar hey!..</p>
<p>Bizlere felsefeyi sevdiren, düşünme ve sorgulama eylemlerinden asla vazgeçirmeyen Kuçuradi’ye en kalbi teşekkürlerimi bir de sizlerin huzurunda söylemiş olayım.</p>
<p>Aydınlanma, bir zihin yolculuğu olup zaman zaman yalnızlığı gerekli kılar. Düşünen merak eden sorgulayan bireyler yetiştirmek ve kendimizi de bu uğurda yetiştirmek yani aydınlanmak için felsefe ile ilgilenmek şiarımız olmalı; aydınlandıkça daha özgürleşeceğiz. Siyaset bu kadar hırçın yapılmayacak, değerler fazlası ile hakkettiği saygınlığı geri kazanacaktır. Sanat da felsefesiz olmaz. Daha kaliteli sanat hayatımız için felsefi bir aydınlanmaya çok ihtiyacımız var.</p>
<p>Öyleyse, ne kadar çok aydınlanma o kadar çok ahlaki olgunluk ve kaliteli sanat !..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-da-felsefesiz-olmaz/">Sanat Da Felsefesiz Olmaz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanat-da-felsefesiz-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16058</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanat Aşkı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanat-aski/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanat-aski/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 19 Oct 2018 05:00:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=15755</guid>
				<description><![CDATA[<p>&#8220;Dertli miyim dertsiz miyim garip miyim öksüz müyüm gecelerden sor beni şarkısını ne çok dinlemişimdir acıların kadını rahmetli Bergen&#8217;den Gecelere dalmak kadehlerde teselli aramak bazılarımızın şiarı&#8230; Eğer böylesine halet-i ruhiye içindeysek kendimizi sanatın kucağına bırakabiliriz. Çünkü; sanat bizi iyileştirecek bir simyadır. Sanatın hangi koluyla ilgilenirsek ilgilenelim hayata karşı daha olgun daha anlayışlı ve renkli bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-aski/">Sanat Aşkı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div>&#8220;Dertli miyim dertsiz miyim garip miyim öksüz müyüm gecelerden sor beni şarkısını ne çok dinlemişimdir acıların kadını rahmetli Bergen&#8217;den</div>
<div>Gecelere dalmak kadehlerde teselli aramak bazılarımızın şiarı&#8230; Eğer böylesine halet-i ruhiye içindeysek kendimizi sanatın kucağına bırakabiliriz.</div>
<div>Çünkü; sanat bizi iyileştirecek bir simyadır.</div>
<div>Sanatın hangi koluyla ilgilenirsek ilgilenelim hayata karşı daha olgun daha anlayışlı ve renkli bir kişiliğe sahip olabiliyoruz.</div>
<div>Bir amatör sanat öğrencisi olarak bunları söylememin en önemli gerekçesi sanatın kendine has gizli eğitiminden beslenmiş olmamdır.</div>
<div>Sanat ile ilgilenirken kendimi Alis Harikalar Diyarında  dolaşıyor gibi hissediyor oluşumdur. Her kulun mutlak bir derdi var. Yukarıdaki paragraftada da bahsettiğim üzere bazıları alkolde teselliyi arıyor bazısı ilaçlarda vs&#8230;</div>
<div>Bir notanın ritmi bir tiyatro eserinin kurgusu ya da bir resmin boyasına kaptırsak gönlümüzü inanın daha başka olacak her şey&#8230;</div>
<div>Güçlü ve daha enerjik hissedeceğiz kendimizi</div>
<div>&#8220;Hadi Gülümse&#8221; der gibi&#8230;</div>
<div>Siyasetin bu kadar fazlasıyla ve de hırçın  bir tarzda konuşulduğu canım ülkemde sanat ile daha fazla hemhal olunmanın vakti geldi de geçiyor; ne dersiniz?</div>
<div>Hayatın monotonluğundan kurtulmak musmutlu rengarenk kişiliğe sahip olmak için sanat vazgeçilmez.</div>
<div>Alanya 15. Caz Festivallerine ev sahipliği yapıyor. Tarihi Alanya Kalesinin ışıkları altında;  böylesi müzikle dolusu günlerde ben de Alanya&#8217;da Kültür Merkezi Koro çalışmalarında soluğu aldım. Atilla Bodur hocanın ekibinde olmak türkü çalışmak ayrı bir keyif&#8230;</div>
<div>Sizlere de tavsiye ediyorum.</div>
<div></div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-aski/">Sanat Aşkı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanat-aski/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15755</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Altın Yüzüğüm Kırıldı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/altin-yuzugum-kirildi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/altin-yuzugum-kirildi/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 12 Sep 2018 05:30:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=15660</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bugünlerde sanat camiasında geleceğin Mozart’ını konuşuyoruz.  Malum 13 yaşındaki Ali İnsan’dan bahsediyorum.  Sesine kurban olayım vallahi hayran oldum. Almanya’da yaşıyor; ama mayasında canım Anadolu var. Seçtiği türküden belli olmuyor mu? Klasik Türk Müziği eğitimi alan Ali İnsan gelecekte gurur duyacağımız sanatkarımız olacaktır, dileğimiz bu yönde… Bahsettiğim türküyü tırnak içinde başlık olarak yazmış bulunuyorum. Bu türküyü [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/altin-yuzugum-kirildi/">Altın Yüzüğüm Kırıldı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünlerde sanat camiasında geleceğin Mozart’ını konuşuyoruz.  Malum 13 yaşındaki Ali İnsan’dan bahsediyorum.  Sesine kurban olayım vallahi hayran oldum. Almanya’da yaşıyor; ama mayasında canım Anadolu var. Seçtiği türküden belli olmuyor mu?</p>
<p>Klasik Türk Müziği eğitimi alan Ali İnsan gelecekte gurur duyacağımız sanatkarımız olacaktır, dileğimiz bu yönde…</p>
<p>Bahsettiğim türküyü tırnak içinde başlık olarak yazmış bulunuyorum. Bu türküyü ben Hüseyin Turan’dan dinlemiştim.</p>
<p>Her türkünün olduğu gibi muhakkak ki bu türkünün de yaşanmışlığı vardır. Herkes kendi yaşanmışlıklarını bir şekilde buluveriyor, türküde; haksız mıyım?</p>
<p>Türküyü dinlerken altın yüzüklerimiz hiç kırılmasın; ümitlerimiz hiç solmasın diye dilekte bulunurken türkülerin evrensel sevgisinde Ali İnsan’ı geleceğin Mozart’ını tanımanın sevincini yaşıyorum.</p>
<p>Türküyle, sanatla, sevgiyle hoşça bakınız zatınıza…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/altin-yuzugum-kirildi/">Altın Yüzüğüm Kırıldı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/altin-yuzugum-kirildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15660</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Şiire Tutunmak</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/siire-tutunmak/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/siire-tutunmak/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 11 Sep 2018 06:04:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=15650</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanatın hemen her dalını çok seviyorum; ama şiirin yeri oldukça farklı; şiir demek aslında bir anlamda felsefe yapmaktır. Siyasetin boğucu hırçın dili yorgun gönüllerimizi daha da hırpalarken tam da böylesi bir ortamda şiire tutunmak, şiirle nefeslenmek yüreklerimizi tazeleyip gençleştiriyor. Her şair, kendi içsel yolculuğuna bizi de dahil ederek; birkaç dakikalığına da olsa bizlere farklı bakış [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/siire-tutunmak/">Şiire Tutunmak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sanatın hemen her dalını çok seviyorum; ama şiirin yeri oldukça farklı; şiir demek aslında bir anlamda felsefe yapmaktır.</p>
<p>Siyasetin boğucu hırçın dili yorgun gönüllerimizi daha da hırpalarken tam da böylesi bir ortamda şiire tutunmak, şiirle nefeslenmek yüreklerimizi tazeleyip gençleştiriyor.</p>
<p>Her şair, kendi içsel yolculuğuna bizi de dahil ederek; birkaç dakikalığına da olsa bizlere farklı bakış açıları kazandırırlar.</p>
<p>Geçen akşam Milas Ören’de bir şiir akşamı ziyafeti vardı. Melih Cevdet Anday’ın şiirleri okundu.</p>
<p>Şairleri simyacılara benzetmek ne kadar doğru olur bilinmez lakin şiirin kişiliği değiştirip dönüştüren harika bir yönünün olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>Belki bu zamanlarda daha çok sanat daha çok şiir ile ilgilenmek ulus olarak hepimize daha iyi gelecek; çünkü her anlamda meşakkatli bir dönemden geçiyoruz.</p>
<p>Farklılıklarımız zenginliklerimiz olması gerekirken birbirimizi ötekileştirmenin diğer adı olup çıkıyor. Halbuki bu zamanlar ne çok kenetlenmeliyiz.</p>
<p>Şiirleri birer vesile bilelim; daha barışçıl daha sevgi dolu olabilmek için, ne dersiniz sevgili okur?</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/siire-tutunmak/">Şiire Tutunmak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/siire-tutunmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15650</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs’ta Modern Sanat</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kibrista-modern-sanat/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kibrista-modern-sanat/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 21 Aug 2018 05:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=15568</guid>
				<description><![CDATA[<p>TOPLUMUN SANAT İLE BULUŞMASI Sanatı olmayan bir milletin hayat damarlarından birinin kopuk olduğunu her geçen gün daha iyi idrak edebiliyoruz. Farkında mısınız çok daha agresif kişiler olduk, hayatımızda sanatsal çalışmalardan çok daha fazla siyasi görüş farklılıkları ile yorgun, bitap düşüyoruz. Sanatın kendisi bizzat hayat enerjisi; işte bu enerjinin müze olarak kalıcı olması için çırpınan güzel [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kibrista-modern-sanat/">Kıbrıs’ta Modern Sanat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>TOPLUMUN SANAT İLE BULUŞMASI</p>
<p>Sanatı olmayan bir milletin hayat damarlarından birinin kopuk olduğunu her geçen gün daha iyi idrak edebiliyoruz.</p>
<p>Farkında mısınız çok daha agresif kişiler olduk, hayatımızda sanatsal çalışmalardan çok daha fazla siyasi görüş farklılıkları ile yorgun, bitap düşüyoruz.</p>
<p>Sanatın kendisi bizzat hayat enerjisi; işte bu enerjinin müze olarak kalıcı olması için çırpınan güzel yüreklileri tebrik etmek bizim üzerimize bir görevdir. Allah onların bu çalışmalarını bereketlendirsin.</p>
<p>Ağustosun ilk haftasında Yakın Doğu Üniversitesi tarafından toplum sanatla buluşup kaynaşsın amacıyla modern sanat adına Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin temelleri atıldı.</p>
<p>Sanatsal çalışmalara yapılan katkılara hepimizin destek vermesi gerekiyor. Kıbrıs bizim yavru vatanımız; oradaki başarılarla da gurur duyuyoruz.</p>
<p>Sanatın iyileştirici gücünün farkındayız. O halde daha çok sanat daha çok huzur !..</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kibrista-modern-sanat/">Kıbrıs’ta Modern Sanat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kibrista-modern-sanat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15568</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Köy  Enstitüleri  Ve Sanat</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/koy-enstituleri-ve-sanat/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/koy-enstituleri-ve-sanat/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 04 Aug 2018 05:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=15468</guid>
				<description><![CDATA[<p>Günümüzün koşturmaları içerisinde sanata her geçen gün daha ihtiyaç duyuyoruz. Geçen gün yaşı 90 küsura gelmiş bir eğitimci büyüğümüzle konuşurken onun lafı köy enstitülerine getirip gözleri dolarak ah evlat bir zamanlar diye söze başlamasından çok etkilendim. Bu yazı,  işte o gün kafamda şekillenmiştir.  Köy enstitüleri 1940 yılında başkan İnönü zamanında açıldı. Enstitülerinin tek amacı, köylü [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/koy-enstituleri-ve-sanat/">Köy  Enstitüleri  Ve Sanat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>G</strong>ünümüzün koşturmaları içerisinde sanata her geçen gün daha ihtiyaç duyuyoruz. Geçen gün yaşı 90 küsura gelmiş bir eğitimci büyüğümüzle konuşurken onun lafı köy enstitülerine getirip gözleri dolarak ah evlat bir zamanlar diye söze başlamasından çok etkilendim. Bu yazı,  işte o gün kafamda şekillenmiştir.  Köy enstitüleri 1940 yılında başkan İnönü zamanında açıldı.</p>
<p><strong>E</strong>nstitülerinin tek amacı, köylü ile kentli arasındaki yaşam uçurumunu kapatmaktı. Köylünün eğitim konusunda şehirdekinden geride kalmamasıydı. Bunun içinde çok emek verildi. Lakin,  vatandaşını hayata hazırlayan eğitimde fırsat eşitliğini koruduğu gibi inanılmaz derecede de sanata önem veren köy enstitüleri tam yedi yıl sonra 1947 yılında maalesef kapatıldı.</p>
<p>Sanat ve müzik derslerine ayrı bir önem verildiğini o dönemin imkanına göre orada olan enstrümanlardan okutulan derslerden anlıyoruz. Böylesine önemli çalışmalar sanat etkinlikleri ile vatana hizmet eden bir enstitünün kapatılmasını bugün halen anlamış değiliz.</p>
<p>Bir eğitim çınarının gözlerindeki yaşı, gönlündeki tarifsiz yası anlamaya çalışmak bu kadar zor olmasa gerek !</p>
<p><strong><em>Kapak Fotoğrafı: Beşikdüzü Köy Enstitüsü&#8217;nde müzik öğretmeni Mehmet Ali Kamacıoğlu kurduğu orkestra ile çalışırken&#8230; Prof. Filiz KAMACIOĞLU .</em></strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/koy-enstituleri-ve-sanat/">Köy  Enstitüleri  Ve Sanat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/koy-enstituleri-ve-sanat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15468</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanatçıya Destek</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanatciya-destek/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanatciya-destek/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 26 May 2018 05:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=14600</guid>
				<description><![CDATA[<p>’ Bir ülkede sanata sanatçıya verilen önem, o ülkenin uygarlık seviyesini gösterir.’’ Geçenlerde sanat haberlerine şöyle bir göz gezdireyim dedim. İtalya’dan Serra Yılmaz’a sanat ödülünü okuyunca açıkcası içim içime sığmadı diyebilirim. Ülkemizde sanata ve de mizaha çok az değer veriliyor, diye düşünenlerdenim. Böylesi ödüllere böylesi sanatçılara o kadar ihtiyacımız var ki ! Bu topraklarda mizahı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatciya-destek/">Sanatçıya Destek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>’ Bir ülkede sanata sanatçıya verilen önem, o ülkenin uygarlık seviyesini gösterir.’’</p>
<p>Geçenlerde sanat haberlerine şöyle bir göz gezdireyim dedim. İtalya’dan Serra Yılmaz’a sanat ödülünü okuyunca açıkcası içim içime sığmadı diyebilirim.</p>
<p>Ülkemizde sanata ve de mizaha çok az değer veriliyor, diye düşünenlerdenim. Böylesi ödüllere böylesi sanatçılara o kadar ihtiyacımız var ki !</p>
<p>Bu topraklarda mizahı en iyi yapan tiyatrocu merhum Levent Kırca idi. Siyasetin en hırçın en kavgacı olduğu zaman diliminde bile Kırca mizahı ile bizleri Nasreddin Hoca misali hem çok güldürür hem de çok düşündürürdü, haksız mıyım?</p>
<p>Mizah sanatın en zor olan yanı benim için. Mizahın engin hoşgörüsünde hangi siyasi görüşten hangi fikirden olursak olalım hepimiz birbirimiz için empati yapabiliyoruz.</p>
<p>Aslında acının tadı da aynı gözyaşının rengi de aynı !</p>
<p>Sanat bize bizi kazandırıyor, farkındalığı öğretiyor.</p>
<p>Serra Yılmaz’ı tebrik ederken, daha nice sanat ödüllerini ülkemiz sanatçılarına tüm içtenliğimizle diliyoruz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatciya-destek/">Sanatçıya Destek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanatciya-destek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14600</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Düriye&#8217;min Güğümleri Kalaylı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/duriyemin-gugumleri-kalayli/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/duriyemin-gugumleri-kalayli/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 27 Apr 2018 04:00:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=14275</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanat Duvarı sitesinde uzun zamandır yazı kaleme alıyorum. Sitemizin genel misyonu sanatla topluma ulaşmak; çünkü bir toplumda ne kadar fazla sanatsal çalışmalar yapılırsa o toplumda siyasetten eğitime her şey çok daha kaliteli olacaktır. Kavga dili değil  de sevgi dili egemen olacaktır diye düşünenlerdenim. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki ülke genelinde sanatın halen istenilen düzeyde olmadığıdır. Mizah [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/duriyemin-gugumleri-kalayli/">Düriye&#8217;min Güğümleri Kalaylı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sanat Duvarı sitesinde uzun zamandır yazı kaleme alıyorum. Sitemizin genel misyonu sanatla topluma ulaşmak; çünkü bir toplumda ne kadar fazla sanatsal çalışmalar yapılırsa o toplumda siyasetten eğitime her şey çok daha kaliteli olacaktır. Kavga dili değil  de sevgi dili egemen olacaktır diye düşünenlerdenim.</p>
<p>Yapılan araştırmalar göstermektedir ki ülke genelinde sanatın halen istenilen düzeyde olmadığıdır. Mizah kültürüne hayatımızda çok fazla yer yok. Oysa, mizah başlı başına bir sanattır. Günlük hayatın streslerinde ister istemez omuzlarımız düşüyor, ramazan davulu gibi gerildiğimiz zamanlar oluyor; böyle olunca da malum oynatmaya az kaldı doktorum nerede pozisyonlarını yaşıyoruz.</p>
<p>Psikoloji derslerimde konunun konseptine uygun olarak tiyatro çalışmalarına da yer veriyorum. Örneğin; geçenlerde öğrenilmiş çaresizlik konusunu işliyoruz. Çaresizlik de öğrenilir mi? Hem de nasıl ; zaman içerisinde sevgisizliklere başarısızlıklara ister istemez koşullandırılıyoruz. Senden bir cacık olmaz, embesilliği yine elden bırakmıyorsun gibi etiketlerle iç dünyamızda pek çok fay hattı kopuyor. Konsepti biraz geniş tutup tiyatro skeci ile zenginleştirdik. Derse en ilgisiz öğrencinin bile yüzünde güller açtı. İç dünyasını bir sır gibi saklayanlar öğrenilmiş çaresizliğe nasıl maruz kaldıklarını anlattılar. Birkaç gönlü daha fethettik , yürek cihadını gerçekleştirdik.</p>
<p>Böylesi ruh hallerimizi tiyatro ile desteklemek  bizlere hayata farklı pencerelerden bakabilmeyi de sağlıyor. Mini tiyatro oyunları ile desteklenen ders öğrencilerin bilinç ve gönül dünyalarına çok daha iyi nüfuz ediyor. Tiyatroyu bana sevdiren merhum üstat Erol Günaydın idi. Sadece bir tiyatrocu değil toplumun derdiyle dertlenen bir toplum mühendisiydi. Karış karış Anadolu’yu dolaşmış, halkın sorunlarını dinlemiş o dertler ile dertlenmiş hemdert olabilmiş bir gönül incisiydi. Hemen her oyununda muhakkak bir tema vardı.</p>
<p>Tiyatroya dokunmadan yaşamak benim için tuzsuz ve baharatsız yemek gibi geliyor. Bırak bunları bunlar boş iş diyenlere de artık gülüyorum ve tırnak içinde alıntıladığım Düriyemin Güğümleri Kalaylı türküsünü hediye ediyorum. Sanat ile bakalım ve hep gülümseyelim hayata !</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/duriyemin-gugumleri-kalayli/">Düriye&#8217;min Güğümleri Kalaylı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/duriyemin-gugumleri-kalayli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14275</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Psikoloji Tiyatrosu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/psikoloji-tiyatrosu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/psikoloji-tiyatrosu/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 17 Mar 2018 05:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13611</guid>
				<description><![CDATA[<p>&#8221; Açıl susam açıl &#8230;&#8221; Dök zülfünü meydana&#8230; Efendim, psikoloji ilmini kitaplardan çekip de hayatımıza aktarmış olsak her şey daha da farklı olacaktır diye düşünen biriyim. Bana bu konuda katılan arkadaşlarımın hocalarımın olmasını gördükçe de içim coşuyor. Bir süredir psikoloji derslerimde  öğrencilerime tiyatro çalışması ile psikoloji ilmini aktarmaya çalışıyorum. Daha önce monoton geçen dersimin şimdi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/psikoloji-tiyatrosu/">Psikoloji Tiyatrosu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>&#8221; Açıl susam açıl &#8230;&#8221; Dök zülfünü meydana&#8230;</p>
<p>Efendim, psikoloji ilmini kitaplardan çekip de hayatımıza aktarmış olsak her şey daha da farklı olacaktır diye düşünen biriyim. Bana bu konuda katılan arkadaşlarımın hocalarımın olmasını gördükçe de içim coşuyor.</p>
<p>Bir süredir psikoloji derslerimde  öğrencilerime tiyatro çalışması ile psikoloji ilmini aktarmaya çalışıyorum. Daha önce monoton geçen dersimin şimdi tiyatro çalışması ile daha da verimli geçtiğini söyleyebilirim. Sanatın evrensel kuşatıcılığını yaşama dokunan yanını bir kere daha olumlu, anlamlı gördüm diyebilirim.</p>
<p>Öğrencilerimizle;  psikodinamik, psikanaliz üzerinde çalışıyoruz. Bazıları doktor rolünde olmak istiyor; bazıları da kafayı tırlatmak üzere olan bir akıl hastasını canlandırmak istiyor. Bunu öyle bir heyecanla öyle bir merakla canlandırıyorlar ki daha önce hiç bu kadar Sigmund Freud&#8217;un bilinçaltı süreçleri dil sürçmeleri üzerinde düşünmediklerini söyleyen gençlerin psikoloji ilminin sanatla yoğrulması karşısında verimini gördükçe ben de için için sevinmelerdeyim.</p>
<p>Sınıf ortamında; bir akıl hastanesi bir psikiyatr, bir psikolog, hemşire vs&#8230; kişilerin seçilmesi karşısında ders saatinin bir anlamda da dert saati olması karşısında hakikaten ben de bir tuhaflık içindeyim. Bunca yıldır yazı yazan bunca yıldır öğretmenlik yapan biri olarak dersimi sanat ile buluşturunca kendimde de öğrencilerimde de farklılıklar peydah oldu.</p>
<p>Dersime karşı ilgisiz olan pek çok öğrenci arkadaşımız şimdi psikoloji hakkında bakış açıları oldukça değişmiş durumda&#8230;Okul tiyatrosu; psikolojiden psikoloji de sanattan beslendiğinde karşımıza derin analizler de çıkmış oluyor. Kendi duygularının farkında olmayan iç dünyasını açığa çıkaramayan pek çok delikanlı ve genç kız artık yanıma gelip hocam psikanaliz oyunumuzu sınıfta sunabilir miyiz diyerek kendi gizemli dünyalarını olaya bakış açılarını keşfettiklerini anlattıkça anlatıyorlar.</p>
<p>Sanatın hepimizi sarıp sarmalayan kuşatan olmazsa olmaz yanını derslerimde özellikle gördüm.</p>
<p>Ben buna yaşamın ta kendisi diyorum. Tutumlarımız ve davranışlarımız bakış açılarımız bir oyun sonrası değişiyor. Doğru ifade etmem gerekirse hayatı oyunlaştırmak dersi oyunlaştırmak oyun üzerinden idrak etmek çok daha kalıcı olabiliyor.</p>
<p>Hiç olmadığı kadar benzersiz bir şekilde nice saklı gizemli bahçelerde geziniyor; Alis misali neler neler keşfetmiş oluyoruz. Yeter ki farkına varabilelim; yeter ki sanatın büyüleyici bizi sarıp sarmalayan kuşatıcılığının farkına varabilelim. Sevgiyle, ümitle , sanatla hoşça kalınız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/psikoloji-tiyatrosu/">Psikoloji Tiyatrosu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/psikoloji-tiyatrosu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13611</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Aydın-Resim Sergisi Üzerine</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/aydin-resim-sergisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/aydin-resim-sergisi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 06 Mar 2018 08:00:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13614</guid>
				<description><![CDATA[<p>‘ Resimle nefes’ Şimdi, bugün haftasonu ve haftanın molası için rahat bir koltuğa yaslanıp, orta şekerli kahvenizi yudumlayıp  merhum Barış Manço’nun ‘ Eski Bir Fincan’ şarkısını dinlemenizi istesem, nasıl olur?  Gündem her zamanki gibi epey yoğun; siyasetin, günlük koşuşturmaların   kopkoyu kasvetli havasından sizlerin de bunaldığını düşünüyorum. Resimle, sanat ile farklı pencerelerden hayata merhaba demek Alis’in [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/aydin-resim-sergisi/">Aydın-Resim Sergisi Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>‘ Resimle nefes’</p>
<p>Şimdi, bugün haftasonu ve haftanın molası için rahat bir koltuğa yaslanıp, orta şekerli kahvenizi yudumlayıp  merhum Barış Manço’nun ‘ Eski Bir Fincan’ şarkısını dinlemenizi istesem, nasıl olur?  Gündem her zamanki gibi epey yoğun; siyasetin, günlük koşuşturmaların   kopkoyu kasvetli havasından sizlerin de bunaldığını düşünüyorum. Resimle, sanat ile farklı pencerelerden hayata merhaba demek Alis’in Harikalar Diyarı’ndaki yolculuğuna çıkması gibi…  Fırsat buldukça bağlama ve türkü dersi alıyorum. Müziğin kendisine has bir büyüsü var; engin, çok  derin bir okyanusta yüzmek gibi notalar ile haşir neşir olmak…  Yazı yazmak da öyle; harflerin sihirli değneğine tutunup; seyahat edebilmek, yürekleri feth edebilmek harika ötesi… Aslında sanatın her bir branşı ile hemhal olmak bana  tasavvuftaki nefs terbiyesini çağrıştırıyor. Neden mi diye soran sevgili okur sana şöyle izah edeyim: İlahi plandaki kaderin anlamı ölçü ve nizamdır. Her bir satır her bir harf ya da nota bize ölçülü olmayı hatırlatır. O bakımdan sanatta derinleşenler, ‘ sanatım beni adam etti’, der. Bir iki gün önce reisicumhur konuşmalarında sanatın önemini izah ettiler; uygun görülen değerli sanatkarlara ödüllerini takdim ettiler. Daha önceki bir konuşmasında hakkı teslim ederek şöyle söylemişti: ’ Biz sanatı  ihmal ettik…’  İhmal edilen sanat aslında göz ardı edilen yarınlar demektir. Neyse, hatalar ile yüzleşebilmek de çok önemli; değil mi efendim?</p>
<p>Bir süre önce Aydın ilinin şehir merkezinde resim sergisini gezmiştim. Sergi daha çok amatör sanatçıların eserlerinden oluşuyordu. Lakin , sergiyi dikkatlice tetkik eden bir sanatsever olarak diyebilirim ki eserler hiç de amatör  yapıma benzemiyordu. Halk eğitimin kurslarına katılıp sergiye katılan bu resimlerin bir bölümü emekli olduktan sonra kendisini resim yaparak hayatla bağını kurmaya çabaladığını söyleyen Coşkun Açık Beyefendiye aitti. Kendisi ile ayaküstü yaptığımız konuşma sırasında resim ile kendisini çok daha iyi, huzurlu ve sağlıklı hissettiğini söylemesi benim için önemli; çünkü günümüzün hastalığı can sıkıntısı ! Coşkun Bey’in çok istediği arzusunu yazacağıma söz verdim. Meraklı okurlarım çatlamasın hemencecik açıklıyorum: ‘ Resim sergisinin İzmir başta olmak üzere diğer büyük şehirlerde de sergilenmesi…’ Umarım, en hayırlı şekilde hayali gerçeklik kazanır. Sevgili  gönül dostlarım;</p>
<p>Bir mesleğimiz, işimiz elbette ki olsun; ancak bir de sanatın bir dalıyla bağ kurabildiğimiz bir hobimiz de olsun, derim.  Size daha ilginç bir şey söyleyeyim; tüm peygamberler aynı zamanda zanaatkardılar. Bu zaanatları onların aynı zamanda; sanatı, hobisi ve ekmeğiydi.</p>
<p>‘ Benim Renkli Dünyam ‘</p>
<p>Aydın’da bedensel engelli Rabia Asrak ayak parmağı ile 6. Resim sergisini  Muğla’nın Bodrum ilçesinde açtı.  Muhteşem ötesi…  Azimli olmanın, azmin başarısı diyebileceğim bu sergi bize bizi hatırlatıyor. İnsanoğluna emanet edilen paha biçilmez güç inanç, iyi niyet ve gayretle harmanlanınca ortaya şaheserler, mucizevi eserler ortaya çıkıyor.</p>
<p>Bazen omuzlarımızdaki yük fazlalaşır, kendimizi çıkmaz sokaklarda yapayalnız kalmış bir garip gibi hissedebiliriz; böylesi çetin zamanlarda inancımızı kaybetmeden sanatın değişik kapılarını tıkladığımızda karşımıza nice güzel bahçeler, bağlar, renk renk çiçekler açılacak; inanınız … Ümit ile hep sevgiyle,  hoşça kalınız.</p>
<p>‘’Anılar canlanır canımı alır…’’ Yıllar önce kendisi ile gerek Atatürkçü Düşünce Derneği’nde gerekse de Yeniyüksektepe Felsefe Derneği’nde hep kültürümüzü, sanatımızı, değerlerimizi konuştuğum kıymetli hukukçu, hocamız Aydın’da Kuvay-i Milliye’nin Doğuşu kitabının yazarı  merhum  Sadettin Demirayak ‘ın adının Aydın ilimizde bir parka verilmiş olması beni mutlu etti. Aydın’ın senatörlüğünü de yapmış çok kıymetli , ilim ve hizmet büyüğü idi. Nurda uyusun… Ne zamandır hakkında bir iki cümle yazmak istiyordum, kısmet bugüneymiş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/aydin-resim-sergisi/">Aydın-Resim Sergisi Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/aydin-resim-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13614</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dario Moreno Sanat Merkezi&#8217;ne Ziyaretim</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/dario-moreno-sanat-merkezine-ziyaretim/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/dario-moreno-sanat-merkezine-ziyaretim/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 01 Mar 2018 05:30:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13397</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bir süre önce İzmir’deydim. Ülkemin her bir köşesi çok güzel ama İzmir’i bir başka seviyorum. Dostlar ile yazar arkadaşlarla birlikte olmak da ayrıca bir keyif… Bu kentte görme engelli pek çok öğrenciyi üniversite sınavlarına hazırlamış bir kardeşiniz olarak da kent ile bağım daha farklı… Bu duygular ile dolmuşken soluğu ne zamandır gitmek istediğim Dario Moreno [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dario-moreno-sanat-merkezine-ziyaretim/">Dario Moreno Sanat Merkezi&#8217;ne Ziyaretim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bir süre önce İzmir’deydim. Ülkemin her bir köşesi çok güzel ama İzmir’i bir başka seviyorum. Dostlar ile yazar arkadaşlarla birlikte olmak da ayrıca bir keyif… Bu kentte görme engelli pek çok öğrenciyi üniversite sınavlarına hazırlamış bir kardeşiniz olarak da kent ile bağım daha farklı…</p>
<p>Bu duygular ile dolmuşken soluğu ne zamandır gitmek istediğim Dario Moreno Sanat Merkezi’nde aldım. Görevli arkadaşların güler yüzlü tatlı sözlü hoş sohbetleri eşliğinde sanat merkezini gezdim. Terasa çıkıp tarihi asansörü de izlemek bana ayrı bir duyguyu daha yaşattı. Nedir o duygu diyecek olan sevgili okurlarımıza peşinen şöyle söylemek isterim ki; bulunduğumuz bu konak tarihten bize göz kırpıyor. Bir zamanlar buralarda Rumların İsrailli ailelerin varlığını bilen eski kuşak ile de eskileri yad ettim. Konağın sahipleri İsrailli bir aile olup yılın belli aylarında buralara ziyaret gerçekleştiriyorlarmış. Sevindirici…<a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/dario-moreno-sanat-merkezi-aciliyor-5jpg_29-11-2016_10-07-33.jpg"><img class="wp-image-13401 alignleft" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/dario-moreno-sanat-merkezi-aciliyor-5jpg_29-11-2016_10-07-33.jpg?resize=462%2C309" alt="" width="462" height="309" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/dario-moreno-sanat-merkezi-aciliyor-5jpg_29-11-2016_10-07-33.jpg?w=2048&amp;ssl=1 2048w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/dario-moreno-sanat-merkezi-aciliyor-5jpg_29-11-2016_10-07-33.jpg?resize=300%2C201&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/dario-moreno-sanat-merkezi-aciliyor-5jpg_29-11-2016_10-07-33.jpg?resize=1024%2C686&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/dario-moreno-sanat-merkezi-aciliyor-5jpg_29-11-2016_10-07-33.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/dario-moreno-sanat-merkezi-aciliyor-5jpg_29-11-2016_10-07-33.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/03/dario-moreno-sanat-merkezi-aciliyor-5jpg_29-11-2016_10-07-33.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 462px) 100vw, 462px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Bir diğer sevindiğim husus sanat merkezinde çocuklar ve gençler herhangi bir ödeme yapmadan alternatif eğitimin her çeşidinden yararlanabilmekteler. Felsefe atölyelerinin de olduğunu duymak bir felsefeci olarak beni elbette ki mest etti diyebilirim.</p>
<p>Gelelim sanat merkezinin adına ki İsrail asıllı besteci müzisyen Dario Moreno’nun bir Türkiye sevdalısı bir İzmir aşığı olarak uzun yıllar Karataş semtinde yaşaması hasebiyle adının sokağa ve sanat evine verilmiş olması oldukça şık olmuş, efendim.</p>
<p>Gençlerimize çocuklarımıza eğitim anlamında sahip çıkılmış olması eski değerlerin günümüze kazandırılıp tarihsel yapıların restore edilmesi gibi çok önemli hizmetlerde emeği geçenleri kutluyorum.</p>
<p>İzninizle bu satırlarımı 2 Ocak günü rahmeti rahmana uğurladığımız değerli sosyoloji toplum bilim hocamız Hüsamettin Arslan için ithaf etmek istiyorum. Çünkü profesörümüz ömrü hayatınca okumaya çok büyük yatırımlar yapmış yine kendisi gibi yakın zaman önce kaybettiğimiz felsefe hocamız prof.dr. Ahmet Cevizci ile Paradigma Yayınlarını kurmuştu. Amaç; eğitim, hedef topluma faydalı hizmetlerde bulunabilmek…</p>
<p>Bu güzel hocalarımız felsefeye toplum bilimine kısacası eğitim ve öğretime üniversiteden aldıkları maaşla katkıda bulunmak için ömrü hayatlarınca çalışıp çabaladılar. Mekanları nur , cennet olsun; inşallah…</p>
<p>Dario Moreno Sanat Merkezi’nin sayılarının çoğalmasını eğitim öğretim için hepimizin elimizden geldiğince katkı yapmasını diliyorum. Sevgiyle…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dario-moreno-sanat-merkezine-ziyaretim/">Dario Moreno Sanat Merkezi&#8217;ne Ziyaretim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/dario-moreno-sanat-merkezine-ziyaretim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13397</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Zeynep Gül ile Sanat Turu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/zeynep-gul-ile-sanat-turu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/zeynep-gul-ile-sanat-turu/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 11 May 2017 07:04:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9259</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ne varsa alemde Örneği var ademde… Sanat, bir anlamda taklittir diyen Platon, Aristoteles ne kadar haklı, sanat eserleri hep doğadan, hayattan esinlenmiştir. Bir Annenin Feryadı filmi Ödemiş sinemalarına da gelmiş olması bizleri mutlu etti. Raif Cilasun’un romanından uyarlanmış olan film bugünün ailevi sorunlarına da paralellik arzediyor. Bu filmi aslında hepimizin izlemesi gerekiyor. İzlemenizi tavsiye ediyorum [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-gul-ile-sanat-turu/">Zeynep Gül ile Sanat Turu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><em>Ne varsa alemde</em></p>
<p><em>Örneği var ademde… Sanat, bir anlamda taklittir diyen Platon, Aristoteles ne kadar haklı, sanat eserleri hep doğadan, hayattan esinlenmiştir.</em></p>
<p><strong>Bir Annenin Feryadı</strong> filmi Ödemiş sinemalarına da gelmiş olması bizleri mutlu etti. Raif Cilasun’un romanından uyarlanmış olan film bugünün ailevi sorunlarına da paralellik arzediyor. Bu filmi aslında hepimizin izlemesi gerekiyor. İzlemenizi tavsiye ediyorum ve sonuç olarak da kararı kendiniz verin, olur mu?</p>
<p>Tireli ressam <strong>Melis Çamlıoğlu</strong> suluboya tekniği ile oluşturduğu eserleri sanatseverler tarafından ilgi ile karşılandı. Egenin İzleri adını verdiği sergide Birginin Cüceleri, Alaçatı Çarşısı, Aydın Efeleri, Tire Pazarı dikkati çeken önemli eserlerdendir. Kısacası Melis Çamlıoğlu genç yaşta usta bir ressam olduğunu kanıtladı.</p>
<p>Tiyatro dünyasının usta ismi, Payidar Tüfekçioğlu bir süredir rahatsız. Tiyatrocuya karaciğer nakli yapılması için uygun bir donör aranmaktadır.  Acil şifalar diliyoruz.</p>
<p>İstanbul’da yaşayan yaptığı eserleri ile adından sık söz ettiren Japon ressam <a href="http://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/"><strong>Takayoshi Sakabe</strong></a> Türkiye’de ilk solo sergisini sundu. <em>Songe</em> düş adını verdiği sergi 15 Mayıs tarihine kadar açık kalacak, bizden hatırlatması sevgili sanat sever dostlar.</p>
<p>Türk sineması yasta, 30’u aşkın filmde adından söz ettiren Erdoğan Çakıcı hayatını 82 yaşında kaybetti. Allah rahmet eylesin.</p>
<p><em>Baba filmi</em> 1-2 oyuncuları 45 yıl sonra <strong>Tribecca Film Festivali</strong>’nde bir araya geldi. Heyecan verici!</p>
<p><strong>Adalet Sizsiniz</strong> tiyatro oyunu yargının siyasallaşması üzerine kurgulanmış. Sokrates Galileo Vannetti konu alınarak hazırlanmıştır.</p>
<p>Bir tablo deyip geçmemek gerekir, bazen tüm ilaçlardan daha tesirli gelir.</p>
<p>Sanat turu, kalbimizin ritmini dengeler, yaşanılan onlarca olaya farklı bakış açıları kazandırarak hayatımıza yepyeni pencereler açar, siz ne dersiniz?</p>
<p>Sanatın çok konuşulduğu, tiyatro oyunlarının müzik eserlerinin fazla önemsendiği bir ülkede siyaset bile daha seviyeli ölçülü olacaktır. Sanırım, siz de biz gibi düşünüyorsunuz. Sanatla, bakınız hayata…</p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-gul-ile-sanat-turu/">Zeynep Gül ile Sanat Turu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/zeynep-gul-ile-sanat-turu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9259</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Zeynep Abla ile Sanat/Tiyatro Sohbetleri – 5</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-sanat-tiyatro-sohbetleri-5/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-sanat-tiyatro-sohbetleri-5/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 11 Apr 2017 11:30:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8825</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hayalle, gerçek olunca… Merhabalar,  bugün siz değerli gönül dostlarımıza Türktelekom reklamlarından tanıdığınız ama pek de fazla hakkında bilgimiz olmayan kahramandan bahsetmek istiyorum. Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu kurucusu Ümmiye Koçak Hanımefendi’dir. Ümmiye hanım 1957 yılında Adana Çelemli Köyü’nde doğmuş. On kardeş olmaları sebebiyle kardeşlerine küçük bir anne olan Ümmiye Hanım ilkokuldan sonra çok istemesine karşın okula [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-sanat-tiyatro-sohbetleri-5/">Zeynep Abla ile Sanat/Tiyatro Sohbetleri – 5</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Hayalle, gerçek olunca…</h2>
<p>Merhabalar,  bugün siz değerli gönül dostlarımıza Türktelekom reklamlarından tanıdığınız ama pek de fazla hakkında bilgimiz olmayan kahramandan bahsetmek istiyorum. <strong>Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu</strong> kurucusu <strong>Ümmiye Koçak</strong> Hanımefendi’dir. Ümmiye hanım 1957 yılında Adana Çelemli Köyü’nde doğmuş. On kardeş olmaları sebebiyle kardeşlerine küçük bir anne olan Ümmiye Hanım ilkokuldan sonra çok istemesine karşın okula gidemez. Ancak her eline geçen kağıt kitap dergi ne varsa okuyan okudukça da bu öğrendiklerini köy kadınları ile paylaşan onların da öğrenmesi için çırpınıp durur.  İlk okuduğu roman Maksim Gorki’nin  ‘Ana’ romanıdır. 1979 yılında gelin geldiği Mersin Arslanköy’de kadınları bir araya toplayıp 2001 yılında tiyatro kurar. Kendi yazdığı oyunları yine kendi yönetmekte olan sevgili Ümmiye Koçak, tarlalarda çalışıp biriktirdiği paralar ile yine kadına topluma hizmet etmek için kadına şiddete hayır temalı konulu ‘Yün Bebek’ filmini yazar. Sinemada en iyi Avrasyalı Kadın Sanatçı ödülünü alır.  Pek çok oyununu öğrencilere ücretsiz oynamıştır. Bu ne cömert bir kalp bu ne güzel bir yürektir.  Hepimize çok anlamlı bir ibret dolu bir örnek rol modeldir.</p>
<p>Son günlerde reklamlarda karşımıza çıkan Ümmiye hanımefendi, pek çok kişiye hayal kurmayı hayallerinin gerçek olabileceğini ispat etti. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin çocuklarının hayallerini tek tek dinlemek isterdim; çünkü ne acıdır ki pek çok çocuğun hayal kurmaktan bile uzak olduğunu biliyorum. Oysa, diye başlayan cümleleri Ümmiye hanım gibiler sayesinde kurabilmek çok güzel..</p>
<p>Tiyatro ile toplumunun bulunduğu köyün sorunlarına karşı son derece duyarlı olan bir Anadolu kadınının hikayesini öğrenip sizlerle bugünkü köşemde paylaşmak istedim. Her şey bir hayal bir adım ile başlıyor, bunun en güzel örneğini yukarıdaki satırlarda bulabilirsiniz.</p>
<p>Vaktini enerjisini başkalarının aydınlanması öğrenmesi için ayıran güzel yüreklere selamın en güzeli olsun. Aydınlanma, bir konuda kişinin başkalarının fikirlerine saygı duymak kaydıyla kendine ait düşünlerin olmasıdır. Bunun için düşünmeye emek vermek gerekiyor. Tiyatro bunun için pek müsait bir sanat dalı,  mesela izlediğim İki Öküz Parası tiyatrosunda küçük yaşta bir kız çocuğunun iki öküz parası karşılığında evlendirilmek istenmesinin karşısında verilen mücadeleyi öğrenmiş oluyorum. Bir konu bir tema bu kadar mı güzel anlatılır, işte tiyatro böyle bir zenginliktir.</p>
<p>Geçtiğimiz 7 Mart günü 8 Mart için <strong>Merve Engin</strong> ‘<em>Kıyıya Oturmanın Böylesi</em>’ oyununu tam on bir karaktere bürünerek oynadı. Ödemiş’imizde de bu gibi etkinliklerin düzenlenmiş olması öyle güzel öyle anlamlı ki…</p>
<p>Bu bağlamda Ödemiş Eğitim –Sen ve hizmetleri için de teşekkür ederiz. Her başarı arkasında koskocaman büyük destekleri barındırır.</p>
<p>Ödemişimizde <strong>Defne Kültür Derneği</strong> ve <strong>Umut Sanat Evi</strong> sanat adına tiyatro adına emek veriyor. Güzellikleri alkışlıyoruz.</p>
<p>Neden tiyatroya önem veriyorum; çünkü sayfalarca anlatmak isteyip de anlatamadığımız nice konuyu sanat aracılığıyla bir çırpıda anlatabiliriz. Sanatın bir dalı olan tiyatro da duygularımızın tercümanlığını yapar. Merve Hanım Ümmiye hanımlar çok olsun, sanatı destekleyen siz değerli okurlarımız da hep var olun, huzurla tiyatro ile esen kalınız.</p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-sanat-tiyatro-sohbetleri-5/">Zeynep Abla ile Sanat/Tiyatro Sohbetleri – 5</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-sanat-tiyatro-sohbetleri-5/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8825</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Zeynep Abla İle Tiyatro Sohbetleri &#8211; 4</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-4/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-4/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 14 Mar 2017 11:30:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart Dünya Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Başka Dünya Yok]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Tiyatrolar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyıya Oturmanın Böylesi]]></category>
		<category><![CDATA[Merve Engin]]></category>
		<category><![CDATA[Umut Tiyatro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8535</guid>
				<description><![CDATA[<p>El elden akıl akıldan üstündür derler, hakikaten öyle dostlar… İnternette tiyatro üzerine çalışırken Aysel Güney ismiyle karşılaştım. İnanılmaz güzel tiyatro oyunları yazıp sahnelemiş. Pek çoğunu okudum. Bir tema konu etrafında kaleme aldığı tiyatro metinlerini anaokula giden çocuklar liseli gençler için ayrı ayrı özene bezene kaleme almış olmasına da ayrıca bayıldım. Başka Dünya Yok adlı oyunu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-4/">Zeynep Abla İle Tiyatro Sohbetleri &#8211; 4</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>El elden akıl akıldan üstündür derler, hakikaten öyle dostlar… İnternette tiyatro üzerine çalışırken Aysel Güney ismiyle karşılaştım.</p>
<p>İnanılmaz güzel tiyatro oyunları yazıp sahnelemiş. Pek çoğunu okudum. Bir tema konu etrafında kaleme aldığı tiyatro metinlerini anaokula giden çocuklar liseli gençler için ayrı ayrı özene bezene kaleme almış olmasına da ayrıca bayıldım. Başka Dünya Yok adlı oyunu günümüz dünyasına sorunlarına cuk oturan cinsten. Hakikaten çok büyük emekler ile hazırlandığı belli oluyor. Birileri için çırpınan yüreklere şahit olmak beni mutlu ediyor.</p>
<p><strong>Başka Dünya Yok</strong> adlı oyunda asıl konu şöyledir; ‘<em>Dünyada açlık yoksulluk varken hayvanların vahşi yöntemlerle keyfi kişisel ihtiraslar için öldürülmesi doğru değildir.</em>‘</p>
<p>Aysel Hanım’ın seçtiği konu o kadar önemli ki bu kadar önemli bir mevzuyu tiyatro oyunu şeklinde hazırlayıp sunması ise daha da önemlidir. Malum bazı şeyler anlatılırken görsellik oyun mizah işin içine girdiğinde çok daha etkili oluyor. Aysel hanım yazdığı oyunlar ile mizahı ile aslında dert ettiği toplumun sıkıntılarına kendince çözüm yolları arıyor, en azından ben öyle hissettim.</p>
<p>Bakınız geçenlerde haberlerde dinledim, Bartın’da birkaç kişi sokak hayvanlarının işkence görmesine tahammül edemedikleri için aç kalarak bu haksızlığı protesto ettiler. Birkaç gün sonunda ise yetkili birkaç kişinin duyarlılığı ile seslerini duyurabildiler.</p>
<p>İnsanın kanını donduran cinsten bir manzara, işkenceler… Gerek Ademoğullarına yapılsın gerekse de hayvanlara ne olursa olsun çok yanlış çok çirkin bir davranıştır.</p>
<p>Ancak çok şükür ki duygulu duyarlı kişilerin varlığı ile hayvanların da hakları olduğu daha fazla konuşuluyor.</p>
<p>Aysel Güney.com sitesinde Başka Dünya Yok adlı oyunu bu minvalde değerlendiriyorum. Hakikaten başka dünya yok, o halde !..</p>
<p>İnterneti olan sevgili dostlar muhakkak Aysel hanımın oyununu bizzat izleyin, hayatınıza düstur edinin, derim.</p>
<p>Hayata taşınmayan güzellikler hiç okunmamış hiç öğrenilmemiş demektir ki mazaallah…</p>
<p><strong>Dünya Tiyatrolar Günü</strong>’ne sayılı günler kaldı. 27 Mart tarihi tiyatro dostları için çok özel bir gün olsa gerek… Tiyatro ile görüşlerimiz ne olursa olsun renk kazanacak daha pozitif enerjili olup herkese ulaşmış olacağız.</p>
<p><em>‘…Destek verip onlara</em></p>
<p><em>Gidelim her oyuna</em></p>
<p><em>Kapanmasın perdeler</em></p>
<p><em>Koşalım tiyatroya…’</em></p>
<p>Ne kadar güzel, ekmeğin aslanın ağzından mideye indiği şu zor günlerde tiyatro ile bir miktarda rahatlıyoruz. Toplum içerisinde tiyatro sanatının daha değer kazanmasını kazandırılmasını dilerim. Lütfen, oyunsuz kalmayınız.</p>
<p><strong>Kadınlar Günü</strong>’ne özel 7 Martta Ödemiş’imizde Belediye Kültür Saray’ında (müze karşısı) ‘<strong>Kıyıya Oturmanın Böylesi</strong>‘ adlı tek kişilik oyun <strong>Merve Engin</strong> ile <strong>Dünya Kadınlar Günü</strong> için özel hazırlanmış.</p>
<p>İnsan tiyatrodan bahseder de yüzünde tebessüm olmaz mı, hem de nasıl… Emeği geçen destek veren herkese kendi adıma teşekkürü bir borç bilirim. Geçenlerde de Ösem, Ödemiş Felsefe, Kültür ve Sanat etkinlikleri merkezi <em>Umut Tiyatro</em> kafesinde kısa film ile beyaz perdeye Ödemiş’in sıkıntılarını aktardı.  Gerçekten yürekten kutluyorum. Emeği geçen herkesin varlığına kalemine nefesine sağlık… Sevgiyle, tiyatro ile esen kalalım, inşaallah.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-4/">Zeynep Abla İle Tiyatro Sohbetleri &#8211; 4</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-4/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8535</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Zeynep Abla ile Tiyatro Sohbetleri &#8211; 3</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-3/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-3/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 10 Mar 2017 06:27:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Defne Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Umut Sanat Evi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8510</guid>
				<description><![CDATA[<p>Geçenlerde Defne Kültür Derneği’ndeydim. Eh konu tiyatro olunca sevgili Ödemişli kardeşlerim içim bir başka çarpıyor. Yakın zaman sonra bu bahsetmiş olduğum Dernek’te çocuklar için yetişkinler için tiyatro kursu başlatılacakmış. Ücret olarak gerçekten çok fazla uygun bir meblağ tutar isteniyor. İlk yazımda sizlere Ödemiş’imize kazandırılan Umut Sanat Evi’nden bahsetmiştim. Oradaki tiyatro çalışmaları hızla birbirini takip edecek. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-3/">Zeynep Abla ile Tiyatro Sohbetleri &#8211; 3</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Geçenlerde <strong>Defne Kültür Derneği</strong>’ndeydim. Eh konu tiyatro olunca sevgili Ödemişli kardeşlerim içim bir başka çarpıyor. Yakın zaman sonra bu bahsetmiş olduğum Dernek’te çocuklar için yetişkinler için tiyatro kursu başlatılacakmış. Ücret olarak gerçekten çok fazla uygun bir meblağ tutar isteniyor.</p>
<p>İlk yazımda sizlere Ödemiş’imize kazandırılan <strong>Umut Sanat Evi</strong>’nden bahsetmiştim. Oradaki tiyatro çalışmaları hızla birbirini takip edecek. Bunun yanında sevgili tiyatro sever kardeşlerim şu güzelliği de paylaşmak isterim ki yakında bu tiyatro oyunlarının yanı sıra burası farklı sanat dallarına da yer verilecekmiş.</p>
<p>Aynı şekilde Defne Kültür Derneği’nde de folklor türkü diksiyon dersleri gibi farklı etkinliklere de Ödemiş’imizin ev sahipliği yapacak olması ne güzel,değil mi ?</p>
<p>Yakın zaman önce Selçuk’taydım. Orada çok keyif aldım. Selçuk ilçesi ile Ödemiş arasında gelip giderken tiyatro adına yapılan işler içimi çoşturuyor, tiyatro adına yapılan hizmetlere değer doğrusu.  Orada uygulanan mahalleler arası tiyatro gösterileri neden burada da olmasın diye bir fikir kıvılcımı ortaya atmak isterim. Yetkili büyüklerimiz bu fikirleri topluma kazandıracaktır. Tiyatroya yapılan her yatırım aslında o ülkenin anadiline kültürüne tarihine yapılan büyük bir hizmettir.</p>
<p>Biz geçenlerde bizim evde birkaç arkadaş kendi hazırladığımız oyun üzerinde çalıştık.  <strong>Zilli Gaci ile Fırıldak Nuri’nin Aşkı</strong> oyunu idi. Dedikodu yapıp vaktimizi boşu boşuna harcayacağımıza bir oyun üzerinde kafa yormak gerçekten de çok daha iyi ve faydalı, değil mi canlarım ?</p>
<p>Her şey bir adım ile başlar sloganı doğrultusunda amatörce de olsa tiyatral çalışmalar bir anlamda da ruh dünyamızı besliyor. Yine kendi aramızda <strong>Delürcem Yav</strong> oyunu üzerinde kafa yoruyoruz. Malum gündem siyasi atmosfer oldukça yoğun, biz bu oyun ile biraz siyasete kondurup toplumsal sorunları da göz önünde bulundurmaya çalıştık, kendimizce.</p>
<p>Zilli Gaci ile Fırıldak Nuri’nin aşkında masum sevgilerin el değmemiş aşkların halen günümüzde de olabileceğini anımsatmak istedik.</p>
<p>Peki, bu kendi aramızda yapmış olduğumuz gösteriler hobi olarak amatörce başladı ama yakın zaman içerisinde daha da profesyonel bir şekilde umarız sürecektir.</p>
<p>Sizler de sakın ola ki yetenekleriniz köreltmeyin sanata tiyatroya biraz vakit ayırın, hayat daha da anlamlı ve güzel olacak. Artık topluma baktığınız zaman bir tiyatro metninde okuduğunuz karakterlerin vücud bulmuş olduklarını sezecek ve fark edeceksiniz. Toplumda nice Züğürt Ağalar Badi Ekremler Şabanoğlu Şabanlar var. Tiyatro bize bizi kazandırıyor, o halde daha fazla oyun daha fazla sanat diyelim.  Lütfen, Umut Sanat Evi’ni Defne Kültür Derneği’ni ziyaret edin, tiyatrosuz kalmayın. Sevgiyle hoşgörüyle sağlıcakla kalınız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-3/">Zeynep Abla ile Tiyatro Sohbetleri &#8211; 3</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8510</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Zeynep Abla ile Tiyatro Sohbetleri &#8211; 2</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-2/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-2/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 05 Mar 2017 09:00:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa Tiyatro Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müjdat Gezen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8404</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kültür ve Sanat Ödülleri verildiğinde reisicumhur şöyle bir itirafta bulunmuştu :’ Pek çok konuda mesafe aldık ama eğitimde ve kültür sanatta istenilen noktaya gelinmedi…’  Siyasi anlamda yapıp etmelerini ne kadar da eleştiriyor olsam Cumhurbaşkanı’nın bu itirafını son derece doğru ve haklı buluyorum. Sanat ve eğitim dini inançlar gibi siyaset üstü bir konuyu teşkil eder. Sanat [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-2/">Zeynep Abla ile Tiyatro Sohbetleri &#8211; 2</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kültür ve Sanat Ödülleri</strong> verildiğinde reisicumhur şöyle bir itirafta bulunmuştu :’ Pek çok konuda mesafe aldık ama eğitimde ve kültür sanatta istenilen noktaya gelinmedi…’  Siyasi anlamda yapıp etmelerini ne kadar da eleştiriyor olsam Cumhurbaşkanı’nın bu itirafını son derece doğru ve haklı buluyorum. Sanat ve eğitim dini inançlar gibi siyaset üstü bir konuyu teşkil eder.</p>
<p>Sanat kültür çalışmalarının ülkemizde istenilen noktaya gelinmemesinin nedenlerini sıralayabiliriz. Benim için en önemli neden, ülkemizde felsefe eğitimine önem verilmiyor olmasıdır. Nedir felsefe diyecek olan sevgili dostlarımıza kısaca şöyle derim; felsefe düşünmekten korkmamak ve her düşünceye saygılı davranabilmektir. Toplumumuzda birbirimize hoşgörüyü gittikçe kaybediyoruz ve ne yazık ki daha az kitap okuyoruz. Bu minvalde de sanat ve kültür çalışmaları istenilen hedeflenen noktaya bir türlü gelinemiyor. Sanat adına yapılanlara da siyaseti alet edip kısır döngüleri yaşıyoruz.</p>
<p>Daha dün gibi kısa bir zaman önce Müjdat Gezen’in sanat merkezi denilen tiyatro okulu kundaklandı. anda tamamen yanmaktan kurtuldu.</p>
<p>Müjdat Gezen tiyatroya çok büyük hizmetleri olan tiyatro için çabalayan bu uğurda pek çok tiyatrocu yetiştiren bir sanatkardır. Kendisi yıllar önce bir kitap da yazdı : ’ Galiba Ben Bir Sanatçıyım’</p>
<p>Bence gerçekten sanatçı gibi sanatçı; çünkü tiyatro okulu ile bu ülkeye hizmet ediyor. Bu toprakların kültür ve sanatına hizmet etmenin yanında elde ettiği gelir ile şehit çocuklarının tüm eğitim masraflarını karşılıyor. Örneğin, İzmir Adliyesi’ni büyük bir felaketten canını feda ederek kurtaran Fethi Sekin’ in evlatlarının okul eğitim masrafları Müjdat Gezen tarafından karşılanacak. İşte, böyle bir gönül insanı olan tiyatro sanatçısı sayın Gezen birkaç zamandır hedef gösteriliyordu. Başkanlık sistemine hayır dediği için tek adamlığa hayır dediği için birilerinin hoşuna gitmedi. Sanatına tiyatrosuna bu ülke için hizmetlerine hürmet edilmesi lazımken şu yaşanılan dram gerçekten içler acısıdır.</p>
<p>Sonradan neden ve niçin bu ülkede sanat tiyatro istenilen düzeyde değil diye hayıflanmaları dinliyoruz.  Bir ülkede tiyatro okulu kundaklanıyorsa tiyatrocuya ağza alınmayacak ölçüde laflar edilebiliyorsa böylesi bir toplumda tiyatro sanat ne derece ilerler ki?</p>
<p>Bu ülkede hukuk demokrasi halen varsa son yaşanılan tiyatro saldırısı açığa çıkarılıp sebebi araştırılsın.</p>
<p>Tiyatro dünyasına nice isim kazandıran öğrencilere burslar veren Müjdat Gezen Tiyatro Okulu’na yapılan saldırıyı da söylenen onlarca çirkin sözü de kınıyoruz.</p>
<p>Bu satırları kaleme alırken yıllar önce Bursa Tiyatro Merkezi’nde izlediğim ‘Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım’ oyunu hatırıma geldi. Lütfen, gözlerimizi gerçeklere kapatmayalım olur mu sevgili dostlar…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-2/">Zeynep Abla ile Tiyatro Sohbetleri &#8211; 2</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8404</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Zeynep Abla ile Tiyatro Sohbetleri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 01 Mar 2017 14:52:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Aspendos Antik Tiyatro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8401</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yunanca theatron kelimesi görme yeri seyir etme yeri anlamlarına gelmektedir ve tiyatronun kök anlamını oluşturur. Tiyatronun dini ritüellerden doğmuş olduğunu biliyor muydunuz? Zaman içerisinde bağımsız bir hal kazanan tiyatro sadece dini ritüellerle sınırlı kalmamıştır. Tiyatrolar uzun süre agora alan adı verilen yerlerde oynanmış değerli oyun yazarlarının yapıtları ışığında basamaklı büyük sahneler yapılmıştır. Tarihten bugüne en [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri/">Zeynep Abla ile Tiyatro Sohbetleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanca theatron kelimesi görme yeri seyir etme yeri anlamlarına gelmektedir ve tiyatronun kök anlamını oluşturur. Tiyatronun dini ritüellerden doğmuş olduğunu biliyor muydunuz? Zaman içerisinde bağımsız bir hal kazanan tiyatro sadece dini ritüellerle sınırlı kalmamıştır.</p>
<p>Tiyatrolar uzun süre agora alan adı verilen yerlerde oynanmış değerli oyun yazarlarının yapıtları ışığında basamaklı büyük sahneler yapılmıştır. Tarihten bugüne en güzel miras Antalya’daki Aspendos Antik Tiyatro’dur. O günlerden bugünlere dört bin yıl geçmiş felsefe tarihi ile aynı dönemlere gelen tiyatro insanlığın vazgeçilmezi olmuştur.</p>
<p>Bizim tarihimizde ilk tiyatro çalışması Tanzimat dönemine rastlıyor. 1860 yılında Şinasi tarafından yazılan Şair Evlenmesi tek perdelik oyun ile tiyatral hayata merhaba dedik. Kadınlarımızın tiyatroya gidip izlemesi yasak olduğundan Güllü Agop müslüman hanımlara özel bölümler yaparak onların da tiyatrodan uzak kalmamasını sağlamıştır.</p>
<p>Cumhuriyet Döneminde Türkiye Tiyatrosu denildiğinde duayen usta isim Muhsin Ertuğrul gelmektedir. Darülbedayi tiyatrosu ile pek çok oyunun sergilenmesini sağlayan Ertuğrul çeviri oyunlara batılı sanat anlayışına da yer vererek tiyatronun çok daha modern olmasını sağlamıştır. 1970’lerin ortalarına gelince televizyon gerçeği tiyatroyu biraz sarsmış olsa da halen tiyatrosuz bir yaşam eksik bir yaşamdır, diyoruz.</p>
<p>Ödemiş’imizde de Umut Tiyatrosu’nun varolduğunu öğrendiğimde inanınız içim bir hoş oldu. Umut tiyatrosunun kurucuları Canan ve Mehmet Mursallı hakikaten saygıyı hakkeden büyük bir miras bırakmışlar. İlk oyun Aziz Nesin’in ‘ Hadi Öldürsene Canikom’ malumunuz rahmetli Nesin’in tüm eserleri Nesin Vakfı’ndaki kimsesiz çocuklar için değerlendirilmektedir. Sanat ve tiyatro aşığı olan Nesin’in eserlerinin tiyatroya kazandırılması sanat dünyamız açısından son derece sevindiricidir.</p>
<p>Atatürk’ümüzün bu konuda söylemiş olduğu şu sözü iletmek isterim :’ Milletvekili bakan başbakan hatta Cumhurbaşkanı da olabilirsiniz ama sanatkar olamazsınız…’  Sanatın ne kadar değerli olduğunu bu ifade ile Atamız belirtmiş.</p>
<p>Sevgili okurlarım sizlerle hafta bir sanatın ve hayatımızın vazgeçilmezi tiyatro üzerine söyleşilerde bulunmak istiyoruz. Fırsat buldukça tiyatro yazıları okuyup tiyatro izlemenizi tavsiye etmenin yanında umut ederiz ki sizlere tiyatroyu sevdirebiliriz. Rahmetli Erol Günaydın hocamız da bizlere sevdirdi,tiyatroyu…O dönemlerde yaşanılan her zorluğa karşı tiyatro sevgisi zorlukları oyun olarak sizlere sundu. Bakış açımız sanatın tiyatro penceresi olursa hayat daha da güzel olur diye düşünüyorum. O halde tiyatroya merhaba diyelim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri/">Zeynep Abla ile Tiyatro Sohbetleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/zeynep-abla-ile-tiyatro-sohbetleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8401</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanatın Dili</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanatin-dili/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanatin-dili/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 24 Feb 2017 11:30:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Gönül Yarası]]></category>
		<category><![CDATA[Meltem Cumbul]]></category>
		<category><![CDATA[Şener Şen]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Turgul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8301</guid>
				<description><![CDATA[<p>2005 yapımı Yavuz Turgul’un Gönül Yarası filminde dikkatimden kaçmayan bir yer vardı ve burası gerçekten de sanatın dili budur işte dedirtiyordu. Filmde pavyonda türkücü olarak çalışan Dünya (Meltem Cumbul) bir Kürt şarkısı söylendiğinde kendisini tutamaz ve ağlar. Bu durum karşısında merakını gizleyemeyen öğretmen Nazım (Şener Şen) diyor ki, ‘ya hu niçin şimdi ağlıyorsun ki sen [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatin-dili/">Sanatın Dili</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>2005 yapımı <strong>Yavuz Turgul</strong>’un <strong>Gönül Yarası</strong> filminde dikkatimden kaçmayan bir yer vardı ve burası gerçekten de sanatın dili budur işte dedirtiyordu. Filmde pavyonda türkücü olarak çalışan Dünya (Meltem Cumbul) bir Kürt şarkısı söylendiğinde kendisini tutamaz ve ağlar. Bu durum karşısında merakını gizleyemeyen öğretmen Nazım (Şener Şen) diyor ki, ‘ya hu niçin şimdi ağlıyorsun ki sen Kürtçe biliyor musun?’ Hemen cevabı yapıştırıyor Dünya Hanım, ağabey bu şarkıya ağlamak için illa ki Kürtçe mi bilmek gerekiyor…’</p>
<p>Yani anlamını içeriğini bilmediğimiz bir şarkıyı türküyü dinlediğimiz zaman ağlıyor ya da gülüp oynuyorsak elbette söylendiği dili bilmek zorunda değiliz. Olmak da zorunda değiliz; çünkü sanata dair her şeyin bir evrensel kuşatmışlığı vardır ve de biz bu ortak değerler tarafından kuşatılmış durumdayız. Bu insanlığın ortak değerleri sanat etkinliğinde birleşiyor. Elimizde olmadan bilgimiz olsun ya da olmasın herhangi bir sanat eseri karşısında etkilenmek elimizde değildir.</p>
<p>Benzer bir örneği mevlid kandilinde de gözlemlemiştim. Okunan Arapça ilahiler ve Kuran-ı Kerim karşısında kendisini tutamayıp hüngür hüngür ağlayan cezbeye kapılıp bir an bile olsa şuurundan uzaklaşan kişilerin varlığına tanık olmam beni hiç de şaşırtmadı. İlahiler ya da kutsal dini metinler de aynı şekilde kendine has bir sanatsal özelliğe sahiptir. Musiki ile kendinden geçmek de denilir, bu kelimenin müzikteki ifadesini bir çalgı aleti ile anlatmak istersem Tarab ifadesini kullanırım. Tarab hem Rebab hem de Tambur birleşimini hatırlatır. Dinleyenler ne demek istediğimi çok daha iyi anlarlar, sanırım.</p>
<p>O yüzden sanatçı hiç kimseyle savaşı olmayan her zaman barış sevgi ile hayatı kucaklayandır. Halden anlayanlar da yine en çok sanatkar olanlardır. Yanlarında hangi dili konuşursak konuşalım ya da onlar hangi dilde eserlerini ifade ederlerse etsinler ortak bir anlama yetisi ortama hakim olacaktır, hiç şüphesiz.</p>
<p>Bazen de yanlarında hiç konuşmayız ama onlar bizim duygularımızı hislerimizi belki bizim kendimizden bile çok daha iyi anlar ve bizi bize anlatırlar. Farkındalık bunun en bariz özelliğidir. Bizim kendimizi bile fark etmediğimiz anlarda sanatın diline sahip olanların ufku öylesine geniştir ki koskoca bir evrenin nefes alış verişine bile tanık olurlar. Abartıyorum diye düşünüyorsanız reiki üzerinde biraz okuyunuz derim. Ben reikinin sanatın evrensel dili ile doğrudan bir bağlantısı olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Barış türküleri ve şarkıları bugünlerde en çok özlemini duyduğumuz şeylerden, sanatın bizleri bölünmekten kurtaracağını düşünüyorum. Kendine has dil ve üslubuyla sanat pek çok gönül yarasına merhem olacaktır, ne dersiniz?</p>
<p>Bugün tıbbiyeliler de hastalarına yeri geldikçe sanatın dili ile konuşuyorlar. Bu dilin duygudaşlık dili olduğunu çok iyi anladık. Sanat hepimizin duygularının hem tercümanı hem de tedavi edicisi durumundadır. Tasavvufta gönül dili denilen hal dili de sanatın dilinden başka bir şey değildir.</p>
<p>Yabancı dilleri öğrenelim kendi anadilimizi de çok iyi konuşup yazalım ama sanatın sımsıcacık kucaklayıcı dilinden hiç ayrılmayalım olur mu? Sevgiyle, sanatla güzel yarınlara inşaallah…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatin-dili/">Sanatın Dili</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanatin-dili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8301</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mozaik Sanat Pastası</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/mozaik-sanat-pastasi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/mozaik-sanat-pastasi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 21 Feb 2017 09:30:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Poyrazoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Şeneş]]></category>
		<category><![CDATA[Kral FM]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Müren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8204</guid>
				<description><![CDATA[<p>‘İnsanı insan eden üç harf ile beş noktadır, eski dilde buna aşk derler…’ Bu yazımı bağlama çalıp türkü okumayı çok seven matematik öğretmeni rahmetli cennetlik arkadaşımız Selma öğretmene ithaf ediyorum, izninizle… Ali Poyrazoğlu’nun tiyatrocu olmasının yanında harika kitaplar da yazdığını öğrendiğimde içim coştu diyebilirim. Tamamla Beni Ey Aşk adlı eseri aşkın yarımları bütün eylediğini anlatıyor. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mozaik-sanat-pastasi/">Mozaik Sanat Pastası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘İnsanı insan eden üç harf ile beş noktadır, eski dilde buna aşk derler…’</strong></p>
<p>Bu yazımı bağlama çalıp türkü okumayı çok seven matematik öğretmeni rahmetli cennetlik arkadaşımız Selma öğretmene ithaf ediyorum, izninizle…</p>
<p><strong>Ali Poyrazoğlu</strong>’nun tiyatrocu olmasının yanında harika kitaplar da yazdığını öğrendiğimde içim coştu diyebilirim. Tamamla Beni Ey Aşk adlı eseri aşkın yarımları bütün eylediğini anlatıyor. Ne dersiniz sahip olduğumuz aşk bizi tamam ediyor mu, her şeyden önce insan gibi insan olabiliyor muyuz, bu eseri okuduktan sonra kararı siz veriniz.</p>
<p><strong>Fikret Şeneş</strong> dersem de düşünürsünüz? Pek çoğumuz bu ismi ilk defa duyduğunu bile söyleyebilir. Halbuki pop müzik alanında ilk söz yazarımızdır.1921 -2015 tam 94 yıllık bir koskoca hayata sahip olan Şeneş hayatı boyunca pek çok hit olmuş şarkıların söz yazarıdır. Pek çok şarkısını Ajda Pekkan seslendirmiştir. İlk Şarkı sözünü Tanju Okan için yazmıştır. Ölünce kaç kişi biliyordu ya da basında sanat adına kaç kişi adını andı bilemiyorum ama biz toplum olarak ne acıdır ki bazı değerlerimizin kıymetini pek bilemiyoruz sanırım. Allah aramızdan ayrılan adı sanı duyulmuş duyulmamış tüm sanatçılarımıza rahmet eylesin inşallah…</p>
<p><strong>Zeki Müren</strong>’i anma gecesinin gelirlerinin şehitlerimize ve çocuklara harcanmasını kutluyorum. Zeki Müren’i halen her kuşaktan birey dinlemek için vakit ayırıyorsa işte sanatın evrenselliği budur. Bir sanatçının vefatı yıllar be yıllar sonra da insanlığa hizmet edebiliyorsa o kişiye gerçekten sanatçı denir.</p>
<p>Geçenlerde Kral Fm’de Gezegen Programının konuğu Zara hanımdı. Zara’yı 1998 yılından bu yana takip eden bir müzikseverim. Türkülerle başladı profesyonel müziğe ama onun Zara olmadan önceki hali Neşecikti ve arabesk okuyordu. Neden Neşecik çünkü gerçek adı Neşe Yılmaz’dır. Çocuk denilecek yaşta şarkı söyleyen sanatçı sanattaki mozaiği evrenselliği keşfetmiş olacak ki şarkılar türküler caz pop ilahi hemen her tarzı okuyabiliyor. Türkücü lakabını pek de doğru bulmadığını söyleyen Zara kendisini müzik yorumcusu olarak değerlendiriyor. Doğrusunu söylemek gerekirse bu titriye de epeyce bir layık, sesi her tona giden ender sanatçılardandır. Ses sanatının yanında ayrıca sinema ve tiyatroya da yatkınlığı ilgisi olan Zara yakın bir süre sonra ekranlara bir dizi ile merhaba diyecek, sabırsızlıkla bekliyoruz. Daha önceden film, dizi ve müzikal tecrübesi de olan Zara’yı epey bir güzelleşmiş gördük. Zaten çok güzeldi ama fazla kilolar gitmiş ağır giyimden ziyade daha spor ve rahat giyimi gözlerden kaçmıyor.  Sürekli kendini geliştirdiğini yenilediğini kendisine yatırım yaptığını söyleyen güzel sanatçı sanatın evrenselliğini hayatına da yansıtmış görünüyor. Yakın zaman sonra piyasaya kitabının da çıkacağını söyleyen sanatçı aynı zamanda bir türkü kasetinin hazırlıklarına da başlamış. Kendisine kolaylıklar dileriz.</p>
<p><strong> ‘Geçip giden zamanları bir yerlerde bulsam …’</strong></p>
<p>Türküler şarkılar ilahiler hepsi bizi yansıtır, her birinde kendi hayat serüvenimizi bulur kimi zaman gözyaşı dökeriz. Hikayesi olan her eser içimize ruhumuza dokunur, ta derinden. Ruh ilaçla tedavi edilmez içtiğimiz sakinleştirici ya uyutucudur. Ruha en iyi gelen şey dua ile sanattır. Bir kutu ilaç içeceğimize bir sanat dalı ile ilgilenelim derim. Kah yazı yazarak kah resim yaparak ya da müzik ile ilgilenerek… Hayata sanatla bambaşka açılardan merhaba deriz ve daha huzurlu daha mutlu ve renkli bir yaşama sahip oluruz.</p>
<p><strong>‘Ağlama gözlerim Mevla Kerimdir…’</strong></p>
<p>Zor günlerden geçen ülkem canım vatanım milletim sanatın aydınlığında derin nefes alıp daha barışçı daha hoşgörülü olabilirse hayat çok daha iyi ve anlamlı olacaktır. Dileğim ve umudum barış ve sevgi dolu yarınlar… Sevgiyle inançla ve sanatla hoşça kalınız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mozaik-sanat-pastasi/">Mozaik Sanat Pastası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/mozaik-sanat-pastasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8204</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sevgi &#8220;Müzikal&#8221;i</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sevgi-muzikali/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sevgi-muzikali/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 08 Feb 2017 11:30:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Show]]></category>
		<category><![CDATA[Mahsun Kırmızıgül]]></category>
		<category><![CDATA[Müjdat Gezen]]></category>
		<category><![CDATA[Müjdat Gezen - Galiba Ben Sanatçıyım]]></category>
		<category><![CDATA[Müjdat Gezen Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[müzik ve tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[müzikal]]></category>
		<category><![CDATA[müzikal tiyatro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7246</guid>
				<description><![CDATA[<p>&#8220;Sanat hayat damarlarımızdan biridir…&#8221; Geçenlerde Karşıyakalılar bir müzikal izlediler.&#160;Müjdat Gezen Tiyatrosu’nun oynadığı Sevgi adlı müzikal toplumda ne çok ihtiyacımız olan asıl gereksinimi bize tekrardan gösterdi. Tiyatro, müzikal ile hemhal olduğunda müzikal gibi izlemeye doyamadığımız bir tat çıkar. Bu müzikal sevgiye dair olursa daha da bir kıymetli olur bizim için. Hemen her yerde tiyatro olsa ne [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgi-muzikali/">Sevgi &#8220;Müzikal&#8221;i</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Sanat hayat damarlarımızdan biridir…&#8221;</p>
<p>Geçenlerde Karşıyakalılar bir müzikal izlediler.&nbsp;<strong>Müjdat Gezen Tiyatrosu</strong>’nun oynadığı <strong>Sevgi</strong> adlı <strong>müzikal</strong> toplumda ne çok ihtiyacımız olan asıl gereksinimi bize tekrardan gösterdi.</p>
<p>Tiyatro, <em>müzikal</em> ile hemhal olduğunda müzikal gibi izlemeye doyamadığımız bir tat çıkar. Bu müzikal sevgiye dair olursa daha da bir kıymetli olur bizim için.</p>
<p>Hemen her yerde tiyatro olsa ne de iyi olur diye düşünüyorum. Oynanan oyunlar da hep sevgi ile mutluluk üzerine olursa ne iyi olur. Biliyor musunuz; bazı köylerde imkanların elverdiği ölçüde tiyatral çalışmaların da yapıldığını biliyorum. Bir müzikal ilk planda zor gibi görünse de aslında her şey bir istemeye dayanır. Yaşadığımız toplumda onlarca zorluk var. Böyle olduğunda bunların bir şekilde sanat aracılığıyla topluma tekrardan sunulması ne de farklı olur. &nbsp;Bizim kadınlarımızın el emekleri göz nurları eşliğinde başarılamayacak hemen hiçbir şey yoktur. Hal böyle olunca Ödemiş’imizde de Bayındır’ımızda da tiyatro çalışmaları yapılabilir. Sevgiye dostluğa dair oyunlar tertip edilebilir hatta öyle ki bu çalışmalar öyle bir boyuta gelir ki çok daha fazla kişiye ulaşabilir.</p>
<p><strong>Sevgi</strong> gibi anlam dolu bir konu tiyatro gibi bir sanat dalıyla anlatıldığında da bizim için çok daha etkili oluyor. Yaşam içerisinde böylesine bir gücümüzün olması toplum olarak da daha da güçlü bağlarla birbirimize bağlandığımızı gösterir. Tiyatro sadece bir oyun değil oyun vesilesiyle topluma hatta dünyaya haykırma biçimidir.</p>
<p>Yıllar önce Müjdat Gezen’in ‘Galiba Ben Sanatçıyım’ adlı kitabını okumuştum. Sanata sanatçıya dair hoş sohbetin yapıldığı samimi sıcacık bir kitapta sanatın gücünü de öğrenmiş oluyoruz. Bulunduğumuz yerlerde böylesi etkinliklere gösterimlere kitaplara çok daha fazla önem ve değer verelim ki hayatımız daha anlamlı ve yaşanılır olabilsin. Bana ilk defa tiyatroyu sanatı sevdiren Erol Günaydın idi. İsmail Dümbüllü geleneğini sürdürdü. Nice değerimiz o günün yokluk yıllarında pek çok güzel tiyatro hizmetlerinde bulundular. Yattıkları yer nur olsun, inşallah. Anadolu’nun köylerinde bile tiyatrosunu tertip eden hayata sanat ile bakan çok güzel bir büyüğümüzdü. Böylesi değerlerimizi unutmayalım ki her günümüz sanat tadında sevgiyle yaşansın… Sevgidir bizi güçlü kılan hem de böylesi toplumsal yaralarımızın olduğu dönemlerde,ne dersiniz sevgili okurlarımız?</p>
<p><strong>Müzik ve tiyatro</strong> hayata bambaşka pencerelerden bakmamızı sağlayacaktır. Sıradan günübirlik yaşamaktan sanat ile uzaklaşıp başka hayatlara daha fazla empati yapıp halden anlayanlardan olabiliriz. Anlayış ve hoşgörü ne kıymetli ne değerli yitik bir hazine gibi kim bulursa o dünyanın en zenginidir, diye düşünüyorum. Bu duygu ve düşünceler ile daha fazla müzik daha fazla tiyatro ve müzikal olsun… Geçenlerde Beyaz Show’un konukları arasında olan Mahsun Kırmızıgül ileride bir müzikal çalışması yapabileceğini söylediğinde içim coştu, ne güzel bir sanat haberi… Müzikallerin çoğalması ruhumuza iyi gelecektir. Sevgiyle sanatla hoşça kalınız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgi-muzikali/">Sevgi &#8220;Müzikal&#8221;i</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sevgi-muzikali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7246</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanatın Gücü</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanatin-gucu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanatin-gucu/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 03 Feb 2017 05:00:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[TRT Nağme Radyosu]]></category>
		<category><![CDATA[Vivaldi]]></category>
		<category><![CDATA[William Shakespeare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7205</guid>
				<description><![CDATA[<p>Vivaldi’nin dört mevsim konçertosu ya da Dede Efendi fasılları beni benden alıp götürdü; ta ki uzaklara bir yere bıraktı. 16.yüzyılda geziniyorum, adeta… 1533 -1603 yıllarında İngiltere Britanya Krallığında söz sahibi olan I. Elizabeth sanata sanatçıya çok büyük hürmet göstermiş kendisini hicvedip eleştirenlere karşı son derece tahammül göstermiş onlara hoşgörüyle davranmıştır. Bu sanatkarların başında da William [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatin-gucu/">Sanatın Gücü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vivaldi</strong>’nin dört mevsim konçertosu ya da <em>Dede Efendi</em> fasılları beni benden alıp götürdü; ta ki uzaklara bir yere bıraktı. 16.yüzyılda geziniyorum, adeta… 1533 -1603 yıllarında İngiltere Britanya Krallığında söz sahibi olan I. Elizabeth sanata sanatçıya çok büyük hürmet göstermiş kendisini hicvedip eleştirenlere karşı son derece tahammül göstermiş onlara hoşgörüyle davranmıştır. Bu sanatkarların başında da William Shakespear gelir. Döneminde olduğu kadar kendisinden sonraki dönemleri de etkisi altına alabilen tiyatro üstadı Shakespear de kraliçe hakkında yeri geldiğinde eleştirinin dozunu kaçırmıştır. Böyle olmasına rağmen kraliçe bizzat oyunlarını izlemeye gelir, yapılan eleştiriler karşısında sanatçının elbette bir farklılığı olacak,farklı düşünce tarzına sahip olmasını destekliyorum, şeklinde yorumlar yaparmış. Bu hoşgörüye sanata duyulan hürmet denilir. Sanatın gücü bir kraliçenin gücünün üstüne geçebiliyorsa o ülkede düşünce özgürlüğü var demektir. Sanat, yalnızlıkla kalabalığın arasında sıkışmışken en bunaldığımız zamanda bizi alıp dünyanın ötesine götürür. Sonlu yaşamda sonsuzluğu sanat ile elde ederiz. Bir resim bir yazı bir şiir gibi nice el emeği göz nuru zanaat çalışmaları bizi olduğumuzdan çok daha güçlü kılar, bizi var olan her negatif düşünceden arındırır.</p>
<p>Geçenlerde <strong>TRT Nağme Radyosu</strong>’nda Rüya Gibi programını dinliyordum. Belgin Gök Murat Kadir Gök Ankara Radyo sanatçılarının hazırladığı sanat müziği ruhen de iyi geliyor. Aynı fikirlerde bir dinleyici Belgin Hanım’a ,’ sizi dinlerken panik atak hastalığımdan kurtuldum’, demiş. Hakikaten sanat böylesine bir güçlü iksirdir ki zaman içerisinde değiştiğimizi kendimiz de fark ederiz.</p>
<p>Yukarıda bahsetmiş olduğumuz kraliçenin de sanat ve sanatçıya duyduğu ilgi ve onlara gösterdiği anlayış da sanırım biraz önce bahsetmiş olduğum iksir ile ilgilidir. Ülkesine hükmeden bir kraliçenin gücünü sanattan alıyor olması şaşırtıcı gelmiyor. Sanat ile terapi sanat ile şifacılık insanlık tarihi kadar eskidir. İbn-i Sina çoğu tedavisinde musikinin kullanılmasını önermiştir. Bir su sesi bir kuş sesi de kendi içinde bir müziği barındırır. Kelimelerin tınısı tılsımı notaların dansı bize iyi gelir,çünkü çok daha iyi sağlıklı ve güçlü olabiliriz.Sanat bu kadar değerliyken bizim kendi ülkemizde hakkettiği değeri bulamıyor oluşu hem üzücü hem de endişe vericidir. Sanat siyaset dilini yumuşatabilir sanatın sesi siyasetin sesinden daha çok çıktığı zaman işte o zaman o ülkede sanatın gücünden bahsedilir, tıpkı I. Elizabeth dönemi gibi…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatin-gucu/">Sanatın Gücü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanatin-gucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7205</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kalbimizdeki</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kalbimizdeki/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kalbimizdeki/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 28 Jan 2017 13:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Cahit Sıtkı Tarancı]]></category>
		<category><![CDATA[FoxTv]]></category>
		<category><![CDATA[Kalbimdeki Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7118</guid>
				<description><![CDATA[<p>‘Bir dokun, bin ah işit bu kase-i fağfurdan…’ misali neler geçer yüreğimizden neler, söylesek şikayet olur diye sussak da malumunuz ‘aşk ağlatır, dert söyletir’, derler. Size de olur mu eskiye nostaljiye özlem, için için bir hasret duyar mısınız? Rahmetli anneannemin dedemin sabah ezanı için kalkıp testilere su doldurduğu günleri arıyorum. Sanata sarılmamın bir sebebi de [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kalbimizdeki/">Kalbimizdeki</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>‘Bir dokun, bin ah işit bu kase-i fağfurdan…’ misali neler geçer yüreğimizden neler, söylesek şikayet olur diye sussak da malumunuz ‘aşk ağlatır, dert söyletir’, derler. Size de olur mu eskiye nostaljiye özlem, için için bir hasret duyar mısınız? Rahmetli anneannemin dedemin sabah ezanı için kalkıp testilere su doldurduğu günleri arıyorum. Sanata sarılmamın bir sebebi de bu sanırsam, sanatla zamanda yolculuk yapabiliyorum. Eskiler eski diziler bana çocukluğumu hatırlatıyor. Cahit Sıtkı ne güzel der şiirinde Affan Dede’ye para sayıp çocukluğunu satın aldığını, biz ne yapalım geri dönmeyecek olan o masum yıllar çocukluğumuzu yeniden yaşamak için…</p>
<p>Günümüzün dizilerine baktığım zaman ister istemez eskileri yad ediyor ve çok özlüyorum. Çünkü eski dizilerde kendimi sevdiklerimi buluveriyorum. En çok sevdiğim diziler arasında Kuruntu Ailesi ile Bizimkiler geliyordu.  Bu dizilerde en çok sevdiğim görüntülerden biri de kitap ya da gazete okunmasıydı. Kitabın dokunduğu gazete köşe yazılarının tartışıldığı bir dizi bize hep umudu hatırlatıyordu. Gece lambaları eşliğinde okunan kitapları gördüğüm zaman elimden kitabı düşürmek istemezdim.  Bizim evin bir parçası olurlardı, tıpkı aile fertlerimizden biri gibiydiler onlar… Görebilmek için sabırsızlandığımız özlediklerimizdi. Onlarla hayatı farklı yorumladık, kitabı seviyorduk; ama onlarla da daha çok sevdik. Eskilerden çok az güzellikler kaldı.  İşte bunlardan biri de okumak gazete okumak kitap okumak ve bu okunanlar eşliğinde de sohbetler yapmak… Mütevazi sofralar halkın kendisini sıcacık bir aile sofrasında sohbetinde hissettiği mekanlarda evin babası sabah kahvaltısından önce içtiği bir fincan kahve eşliğinde okuduğu gazete ile ne de güzel örnek olurdu. Evin hanımı da gece lambasının gizemli sarı ışığında sürükleyici bir romanın etkili sayfalarında yol alırdı. Eskilerden kalan tatlı anılar olarak kitap okumanın kalması yüreğimi dar ediyor doğrusu. Ne olursa olsun hangi milenyum çağında olursak hangi iletişim krallığını yaşarsak yaşayalım kağıda dokunmak bambaşka güzelliktedir.  Bu duygular eşliğinde bulunduğum kasaba olan Ödemiş Cezaevi mahkumlarının okumak için istedikleri kitap özlemi bana tarifsiz duyguları yaşattı desem yalan olmaz. Kitaba yapılan her türlü hizmetin çok değerli olduğuna inanmaktan öte bu uğurda bir emek de verelim. Okuduğumuz beğendiğimiz evde fazla olan kitaplarımızı paylaşalım. Mümkün mertebe kitaba dokunalım okuyalım örnek olalım ve elbette ki okunması için de seferber olalım. İşte bizlerden kitap bekleyen mahkum arkadaşların talebini göz önünde bulunduralım lütfen, okumanın güzelliğini önce biz tadalım ve de başkalarının da tatması için gayret edelim. Eski dizilerde bir nostalji olarak kalmasın okumak ne olur…</p>
<p>Şu sıralar oh be tıpkı eski diziler gibi sıcacık diyebileceğim bir dizi film keşfettim. Kalbimdeki Deniz, bana eski dizileri anımsattı. Mirat ile Deniz filmin yıldızları… Onları izlemek keyif veriyor çünkü huzur duyuyoruz. Bir zamanların Yeşilçam filmleri gibi geliyor ta yüreğimizde bir yer buluveriyor. Onlar bizlere dürüstlüğü sevgiyi çıkarsızlığı yansıtıp bu güzel değerleri tekrardan öğretiyorlar. Dizide dikkat ediyorum, Ara sıra okunan kitap izlenen haberler paylaşılan güzellikler komşuluğa değer bana derin bir nefes aldırıp çok şükür dedirtiyor. Cumartesi akşamları FoxTv ekranlarında yayınlanıyor. Maaile biz izlemeye kaçırmamaya çalışıyoruz. Çünkü ailece izleyebileceğimiz eski tiyatro ustalarını hatırlatan değerlerimizi paylaşan ender bir yeni dizi film <strong>Kalbimdeki Deniz</strong>…</p>
<p>Her güzel olan şeyin zamanı gelmiş olsun; sanattaki kalite yaşamımızın kalitesi ile yakından ilgilidir, sakın unutmayalım olur mu? Sevgili değerli okurlarımız sanata dokunmak kitaba dokunmak ve onlardan hiç kopmamak dileğiyle, sevgiyle hoşça kalınız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kalbimizdeki/">Kalbimizdeki</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kalbimizdeki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7118</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanat Yolculuğu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanat-yolculugu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanat-yolculugu/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 27 Jan 2017 05:00:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bach]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Hazan Bahçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[J.S Bach]]></category>
		<category><![CDATA[Johann Sebastian Bach]]></category>
		<category><![CDATA[Müjdat Gezen]]></category>
		<category><![CDATA[Neveser Kökdeş]]></category>
		<category><![CDATA[Sabite Tur Gülerman]]></category>
		<category><![CDATA[Tatyos Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7026</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Kalbim yine üzgün Seni andım da derinden, Geçtim; yine eski hazan bahçelerinden…” Yahya Kemal Beyatlı’nın Hazan Bahçeleri adlı şiirinden bir bölümü paylaşmak istedim. Bilenler biliyor bu şiir Selahattin Pınar tarafından besteleniyor. Pek çok sanatkarımız tarafından da icra ediliyor. Lakin bendeniz bu şarkıyı Sabite Tur Gülerman’ın sesinden dinlemeyi seviyorum. Sesinde ruha hitap eden ayrı bir tını [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-yolculugu/">Sanat Yolculuğu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Kalbim yine üzgün</em></p>
<p><em>Seni andım da derinden,</em></p>
<p><em>Geçtim; yine eski hazan bahçelerinden…”</em></p>
<p><strong>Yahya Kemal Beyatlı</strong>’nın <strong>Hazan Bahçeleri</strong> adlı şiirinden bir bölümü paylaşmak istedim. Bilenler biliyor bu şiir Selahattin Pınar tarafından besteleniyor. Pek çok sanatkarımız tarafından da icra ediliyor. Lakin bendeniz bu şarkıyı <em>Sabite Tur Gülerman</em>’ın sesinden dinlemeyi seviyorum. Sesinde ruha hitap eden ayrı bir tını olduğunu kendimce naçizane düşünüyorum. Biliyor musunuz bestekarımız <strong>Neveser Kökdeş</strong> de eserlerini en güzel icra edenin Sabite Hanım olduğundan bahseder. Neveser hanım bestelerinde kendine has geçişler valsler yapmış musikimize modern yaklaşım kazandırmıştır.&nbsp; Onları halen bugün severek dinlememiz eserlerindeki derin ruh derin hissiyattır, hiç şüphesiz.&nbsp; Şarkı ayrı güzel şiir bambaşka kıvamda nasıl bir maneviyatla yazılmış bu eserler diye bugünün imkan ve teknolojisinde düşünüyorum. Çünkü bugün bazı şarkılarda aynı tadı aynı ruh zenginliğini bulamıyoruz. Müzikte kalite sanatta kalite her şeyde olduğu gibi bizim fikri yapımızla doğrudan ilgilidir.&nbsp; Gençler ile yapılan sohbetler ışığında fark edilen odur ki, sanat müziği eskiye özlem ve merak gittikçe daha yaygın bir hal almış durumda. Her ne kadar gençlerimizin pek çoğu gitar çalma merakında olsa da eski eserleri gitar tarzında söylemekten geri durmuyorlar.</p>
<p>Zamanında Neveser Hanım için eserlerinde çok vals var, diye eleştirenlere kendisi evet ama <strong>Dede Efendi</strong>’nin eserlerinde de böylesi geçişler var, diyor. Aslında bir anlamda müzikler arası melodiler arası bizi o yıllarda yolculuğa çıkarmak istemiş. Kimi yerlerde sanki bir Sebastian Bach’ı dinliyorum gibi bir hisse de kapılmıyor değilim. Sanırım işte büyük sanatkar böyle olunuyor. Yaptığı sanatta evrenselliği yakalayabilmek, en önemli olan şey.</p>
<p>Bu evrensellik müzik sanatında olduğu kadar tiyatroda da kendini hissettiriyor. Müjdat Gezen’in Galiba Ben Sanatçıyım adlı eseri sanatçının aslında nasıl olması gerektiğini bir anlamda anlatıyor olmasına dikkat ettim. Hiçbir kimseyi dışlamadan hiç kimseye ayrımcılık yapmadan yaklaşabilme olgunluğunu edebini gösterebilme cesaretinin adı, aslında sanattın ta kendisi. Müjdat Bey kurduğu tiyatro ile de bunu kanıtladı. Oradan pek çok kişi yetişti. Sanat adına kendisine teşekkür ediyoruz. Pek çok kişinin dizilerde oynamasına vesile olan bu okul bize tiyatroyu tekrardan sevdirdi. Erol Günaydın, İsmail Dümbüllü ve daha nice üstat rahat uyusun, inşaallah.</p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/">Sanat</a> adına yapılan her güzellik çok kıymetli, işte bu nedenle TRT Nağme Radyosu’nda eski eserlere yer verilip günümüzde de yad edilmesini takdir ediyoruz. Çünkü diğer radyo ya da tvlerde ne yazık ki bu eserleri dinlemek pek de mümkün olmuyor.</p>
<p><strong>Tatyos Efendi</strong>’nin Gamzedeyim Deva Bulmam şarkısını nerede dinleyebiliyorsunuz, ya da Şevki Bey bestesini…</p>
<p>Tarkan’ı Ahde Vefa albümü nedeniyle takdir ediyorum. Eski musikiye çok anlamlı vefalı bir çalışma hizmet olmuş. Yılbaşı gecesi albümden okudu, gerçekten bir zamanların hit olmuş bugünün vazgeçilmezi dediğimiz eserleri güzel yorumlamış. Müziğin Gizemi yazımda da vurgulamaya çalışmıştım, müzik sırlı bir yolculuktur, menzili ruhun en derinlerinden sonsuzluğa açılmaktır. Bugün depresyon için alınan ilaçları bırakıp klasik müzik dinleyip sanata yol alın, ne dersiniz sevgili okurlarımız…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-yolculugu/">Sanat Yolculuğu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanat-yolculugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7026</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kapı Tokmağı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kapi-tokmagi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kapi-tokmagi/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 25 Jan 2017 05:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6990</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kapı Tokmakları Bize Neler Anlatır… Kapı tokmağı bir kültürün yapı taşlarından biridir, desem inanır mıydınız? Öyle çok çeşitli kapı tokmakları var ki Ödemiş’imin sokaklarında eski zaman dokularının eski hayatların hatıralarını hatırlatır gibi bizlere sanki boyun büküyorlar. Kapı tokmaklarının da kendince bir lisanı olduğunu düşünüyorum.   Bir zamanların kadim kültürünü inançlarını fısıldıyorlar.   Kendi sesleriyle bir kapının var [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kapi-tokmagi/">Kapı Tokmağı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Kapı Tokmakları Bize Neler Anlatır…</h2>
<p>Kapı tokmağı bir kültürün yapı taşlarından biridir, desem inanır mıydınız? Öyle çok çeşitli kapı tokmakları var ki Ödemiş’imin sokaklarında eski zaman dokularının eski hayatların hatıralarını hatırlatır gibi bizlere sanki boyun büküyorlar. Kapı tokmaklarının da kendince bir lisanı olduğunu düşünüyorum.   Bir zamanların kadim kültürünü inançlarını fısıldıyorlar.   Kendi sesleriyle bir kapının var olan tokmağı kilitsizliği samimiyeti birbirimize olan komşuluk bağının dışa vurumuydu. Sukuneti sakinliği dostluğu onlara bakınca bir başka anımsayıp, görüyorum.</p>
<p>&#8220;İlim irfan diledim kıldım talep ilim irfan geride kaldı ille edep ille edep…&#8221;   Ne güzel söylemişler edebe dair, bir kapı kolu deyip de geçmemek gerekiyor.  Her şehrin kendine has kültürü erkanı vardır.  Mardin’i ziyaretim sırasında da yolu Hatuniye Medresesi’ne düşürdük. Medresenin kapısının tokmağı çok ilgimi çekti.  Şöyle ki, kapıdaki el şeklindeki tokmak yukarıya doğru kaldırılarak vurulduğunda tın tın sesiyle gelenin bir kadın olduğu; tokmağın aşağıya doğru vurulması ise tok tok sesini çıkartarak gelen kişinin erkek olduğunu bildirirmiş. Kapının tokmağından çıkan tok ya da tın sesi ev halinin mahremiyetini korumaktaydı. Hatuniye Medrese’sinde farkına varmaya çalıştığım aslında bizim özümüzden değerlerimizden sadece bir bölümdür, hiç şüphesiz. Halen o eski sokak eski mahalle havasını aldığım her yer benim için büyük bir hazine sandığıdır. Mardin öyle de Ödemiş öyle değil mi, diye soracak olursanız elbette ki öyle çok şükür.  Yeter ki; bakmasını fark etmesini bilebilelim, eski bir kapıdır çürümüş bir koldur ya hu deyip de geçmeyelim. Çünkü en büyük hazine bizi biz yapan sandıklara sakladığımız kilitlemeye unutmaya çalıştığımız belki de utandığımız nice değerde binlerce hatıralardadır.  Kilimler dokunur nice duyguyla tokmaklar vurulur bin bir heyecanla, duygularımızın heyecanlarımızın yitip gitmemesi dileğiyle…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kapi-tokmagi/">Kapı Tokmağı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kapi-tokmagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6990</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanat Bizi Yükseltir</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanat-bizi-yukseltir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanat-bizi-yukseltir/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 19 Jan 2017 08:30:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6821</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanatın kendine has bir yüksek değer kültürü vardır. Değerlerin kendince daha da anlam kazandığı en güzel araçlardan biri de sanattır, hiç şüphesiz. Belki de sırf bu yüzden sanatın dili evrenseldir bir dildir. Çünkü sanat kalbin dilidir. Kalbin diline hitap edebildiğimiz zaman hiçbir şekilde birbirimizi rencide etmeyiz, inanınız. Her güzellik sevgiyle daha güzeldir. Bu güzeli görmemize [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-bizi-yukseltir/">Sanat Bizi Yükseltir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sanatın kendine has bir yüksek değer kültürü vardır. Değerlerin kendince daha da anlam kazandığı en güzel araçlardan biri de sanattır, hiç şüphesiz. Belki de sırf bu yüzden sanatın dili evrenseldir bir dildir. Çünkü sanat kalbin dilidir. Kalbin diline hitap edebildiğimiz zaman hiçbir şekilde birbirimizi rencide etmeyiz, inanınız. Her güzellik sevgiyle daha güzeldir. Bu güzeli görmemize vesile olan da sanatın ta kendisidir. Sanat çok çeşitlidir. Bir terzi de kendince sanatkardır bir aşçı da… Ben sanatın yazı ile ilgili kısmıyla ilgileniyorum, uzun yıllardır. 17 yıl oldu, günlük tutmaktan kağıtlara içlenmekten bugünlere gelindi. Beyaz kağıt çok iyi bir sırdaş… Sanat ile ilgilenmek herkesle öncelikle de kendimizle barışık olmayı barış içinde yaşamayı öğretir. Çıkıntı yanlarımızı bir anlamda törpüler, bizi ruhen onarır.</p>
<p>İşte ruhu güzel olan bir sanatçıdan bahsetmek istiyorum. Kendisi, Mor ve Ötesi solisti Harun Tekin, Reina katliamını kınayarak bir sanatçı duyarlılığının nasıl olmasına rol model oldu.</p>
<p>İşte böyle bir birlikteliği milli bütünlüğü bize sanat sağlar. Sanatın sevgiyle yoğrulmuş evrensel dili elbette ki çok büyük yaraların sargılanmasına vesile olacaktır. Her hayat bir keşiftir çünkü, sanat bu keşfi yapar ve hiç kimseyi yaşam tarzı ideolojisi ne olursa olsun dışlamaz. Tek bir tip tek bir görüşün kısır döngülüğünü sanatın renkli sevimli dünyasının hoşgörülüğünde eriyip gittiğini görürsünüz. Sanat bize hoş görmeyi farklı dünyaların farklı fikirlerin de olması gerektiğini öğretir. Katliamı yapan kişi Reina Gece kulübünde masum insankardeşlerini öldürürken aslında nefsinin esiri olmuş kendine yabancı kalmış dini de doğru öğrenememiş, ne acı. ‘‘Halifenin askeriyiz …’’ sözü de dış basında yer aldı. Kendi basınımızda pek okuyamadım bu sözü, halifenin askeri olmak Allah’ın kulu olmanın önüne geçip düşünme ve vicdan ortadan kalkmışsa aslında ortada sağlıklı bir inanç da yoktur cihad da… Daha önce bu köşede cihad mücahid kavramlarına değinmiştim. Cihad Allah rızası yolunda hizmet etmektir, hakikate iyi ve hayırlı işler ile yardımcı olmaktır. Aslında ölmek öldürmek değil yaşamak ve yaşatmakla ilgilidir. Bunu yapana da mücahid denir. Sanatı bu planda incelersek sanat fevkalade önemli cihad kapıları açar bize. Çünkü sanatın rengi dili dini ırkı mezhebi yoktur. Sanat, sevgiyle her şeyi herkesi kucaklar. Cihad da aslında insanlığı yaşatma insanlığa hizmet etme sanatıdır.</p>
<p>Yukarıda bahsettiğim sanatçı yaptığı müzik ile insanlığın kalbini fethediyorsa gerçek fethi başarmıştır. Biliyoruz ki aziz peygamberimiz gerçek fethin yürek fethi olduğunu bizzat kendisi bildirmiş ve bu konuda uyarmıştır. Hatırlayalım Taif Seferi sırasında mübarek peygamberimiz kan revan içinde taşlandığı bir sırada lanet okumamış kendisine zulüm yapanlar için hidayet dilemiştir. Edep tevazu ince bir yaşam sanatıdır. Yaşamak, yaşatmak güzel örnekleri rol modellerin hayatlarını öğrenmekle mümkün. Biz kültürüyle inancıyla güzel bir milletiz. Sevgi anlayışla sanatla saralım kuşatalım birbirimizi ,kin nefret hainlik barınamasın içimizde.</p>
<p>“Ben güzel ahlakı edebi tamamlamak için gönderildim…” (Peygamberimiz Hz. Muhammed)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-bizi-yukseltir/">Sanat Bizi Yükseltir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanat-bizi-yukseltir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6821</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Müziğin Gizemi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/muzigin-gizemi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/muzigin-gizemi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 17 Jan 2017 05:00:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Bach]]></category>
		<category><![CDATA[İdil Biret]]></category>
		<category><![CDATA[J.S Bach]]></category>
		<category><![CDATA[Johann Sebastian Bach]]></category>
		<category><![CDATA[müziğin iyileştirme gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Saadettin Kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı müzik]]></category>
		<category><![CDATA[TED konseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6706</guid>
				<description><![CDATA[<p>Müzik ile ilgilendiğimden bu yana radyoyu olmazsa olmaz bir uzvum gibi hissettim. Türküler şarkılar ve onların öykülerini de öğrendiğim zaman daha da vazgeçilmezim oldu. Müziğin rahatlatıcı etkisi bir de yanına demlenmiş çay o günün yorgunluğunu inanın alıp götürür. Kalbimiz kırıldıysa üzgünsek dinlediğimiz bir müzik ile farklı bir haleti ruhiyeye sahip oluruz. Notalar sol anahtarı da [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/muzigin-gizemi/">Müziğin Gizemi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Müzik ile ilgilendiğimden bu yana radyoyu olmazsa olmaz bir uzvum gibi hissettim. Türküler şarkılar ve onların öykülerini de öğrendiğim zaman daha da vazgeçilmezim oldu. <strong>Müziğin rahatlatıcı etkisi</strong> bir de yanına demlenmiş çay o günün yorgunluğunu inanın alıp götürür. Kalbimiz kırıldıysa üzgünsek dinlediğimiz bir müzik ile farklı bir haleti ruhiyeye sahip oluruz. Notalar sol anahtarı da tıpkı kelimeler gibidir, bir şeyler anlatırlar bizden yana…</p>
<p>Gençler negatif enerjilerini öfkelerini kızgınlıklarını müzik söyleyerek ya da müzik yaparak atabilirler. Müzik sanatın bir parçası, küçük bir kasaba haline gelen dünyamızda evrensel bir dildir. Müziğin birleştirici kuşatıcı dili çok önemli bir etkendir. Müziğin tarihini incelediğimiz zaman <strong>Eski Mezopotamya</strong>, Sümerler’e kadar dayanır. Hemen hemen insanlığın tarihi ile aynı yaşa sahip olan müzik gerçeği müziğin insanlığın çok önemli tamamlayıcısı olduğunu göstermektedir.</p>
<p>Tasavvufta denir ki ruh beden zindanına girmek istememiş epey bir direnmiş lakin bir ses bir müzik dinletildiği zaman ruh sakinleşerek bedene girmiş… Belki sırf bu sebepten olsa gerek, musiki dinlediğimiz zaman rahatlarız. Müzik ruhun gıdasıdır, deriz. Almanya’da sinir kliniklerinde klasik müzik ile tedavi edilmeyi işittiğimde aklıma bir zaman <strong>İbn-i Sina</strong>’nın müzik ile tedavi ettiğini hatırladım. Hakikaten de öyle ruhun en güzel besin kaynaklarından biri de müziğin ritmine kendimizi bırakmamızdır.&nbsp; İster batı ister doğu müziği olsun hangisi olursa olsun müzikler arasında ayrım yapmam. Yerine göre caz yerine göre türkü ya da sanat müziği dinlerim. <strong>Saadettin Kaynak</strong> da benim için özeldir <strong>Sebastian Bach</strong> da… Her ikisinin hayat hikayesini okuduğum zaman dini yaşantıları yaptıkları müziği şekillendirmiş ve ölümlerinden yıllar yıllar geçse de etkileri dilden dile dolaşmış, müzikleri halen dinleniyor. Onları dinlediğim zaman yıllar öncesine değil sanki yüzyıllar öncesine bir yolculuk yaptığımı zannederim. Kendimi adeta Harikalar Diyarı’na gitmiş gibi hissederim. 75 yaşında halen çalan <strong>İdil Biret</strong> de çocukluğundan beri Bach hayranıdır. Müzik bizi onarır bizi törpüler ve kıvama getirir. İyi kulağa sahip olanlar kalp gözleri de açık olanlardır ve sessizlikteki sesi bile duyumsayabilirler. İşte, biz buna sanatın mucizeviliği diyoruz.</p>
<p>Müzik bir anlamda yağmurlu bir günde yalnız başına roman okumaya benzer. Okuduğumuz romanda karakterler arası yolculuk yaptığımız gibi dinlediğimiz müzik ile notalar arasında çağlar çağlar ötesine bile gidebiliriz. Duygularımızı notalara döküp onların gizemine sığınırız.</p>
<p>Toplumumuz zor bir dönemden geçiyor. Şehitlerimiz için içimiz paramparça oluyor. Onlara Allah’tan rahmet diliyoruz, mekanları cennet olsun. Türküler ilahiler ile yine müzik imdadımıza yetişiyor. Geçen gün Ankara’da TED konserini verdi. Ülkemizde seviyeli kaliteli müzikler her zaman var olsun inşaallah…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/muzigin-gizemi/">Müziğin Gizemi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/muzigin-gizemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6706</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sessizliğin Sesi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sessizligin-sesi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sessizligin-sesi/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 13 Jan 2017 05:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar]]></category>
		<category><![CDATA[antik felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Beş Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Her Sözcük Bir Tohum]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[parapsikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Susanna Tamarro]]></category>
		<category><![CDATA[Teozofi Cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniyüksektepe Felsefe Derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6703</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bir başkadır benim dünyam, aslında herkesin kendine göre koskoca bir dünyası vardır.  Bu dünya farklılığı da dünya görüşü farklılıklarının oluşumunu hazırlar. Zaten kendi iç dünyamızda da bu farklılıktan dolayı bir yolculuğa çıkarız. Sessizliğe doğru bir yolculuk… Haydi buyurun kendi dünyanıza yelken açmaya, nasıl mı sessizliği dinleyerek. Kendi yüreğinizdeki hazineyi keşfetmek için en büyük kazı çalışmasını [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sessizligin-sesi/">Sessizliğin Sesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bir başkadır benim dünyam, aslında herkesin kendine göre koskoca bir dünyası vardır.  Bu dünya farklılığı da dünya görüşü farklılıklarının oluşumunu hazırlar. Zaten kendi iç dünyamızda da bu farklılıktan dolayı bir yolculuğa çıkarız. Sessizliğe doğru bir yolculuk… Haydi buyurun kendi dünyanıza yelken açmaya, nasıl mı sessizliği dinleyerek. Kendi yüreğinizdeki hazineyi keşfetmek için en büyük kazı çalışmasını yine kendiniz kendinize yönelerek yapacaksınız. ‘Bir küçük alemdir insan’</p>
<p>Bir süredir, mitoloji dersleri çalışıyorum. Mitoloji bize aslında kendimizi kazandırıyor. Ben mitoloji seminerlerinde kendi iç dünyama sessizliğin sesini dinleyerek çeşitli sembolleri okuyarak ulaşıldığını öğrendiğim vakit yalnızlıktan ve yalnız kalmaktan korkmamayı da öğrendim, diyebilirim.  Kendi dünyama açıldıkça kendimle barıştım. Daha da hoşgörülü oldum. Şamşekeri oldum diyemem; ama epey bir yol katettiğimi söyleyebilirim. Başkalarının bakışlarından yorumlarından ne söyledikleri nasıl baktıklarından kurtardığımız zaman kendimizi işte o zaman kendimizi çok daha mutlu ve huzurlu hissedeceğiz. ’Ben’ ve ‘iç dünyam‘ ile başkalarının bakışları birbirinden apayrı olacak ve o zaman daha huzurlu olacağız. Kendimizden kendi sesimizden sessizliğin sesinden korkmadığımız zaman güçlükleri aşmayı başarabileceğiz.</p>
<p>1800lü yıllarda <strong>Helena</strong> adında Rus bir kadın tarafından <strong>Teozofi Cemiyeti</strong> felsefe ve parapsikoloji üzerine çalışmalarına imza atmıştır.  Pek çok kişiye seslenip sessizliğin sesi olabilmiş; bu derneğin bugünün temsilcisi <strong>Yeniyüksektepe Felsefe Derneği</strong>&#8216;dir. Bu dernek antik felsefeyi tekrardan günümüze kazandırarak nefsimize hayata dair içsel sessiz bir yolculuğa çıkartır, bizleri. Sessizliğin sesini anlamak sessizliğin müziğini dinlemek için epey bir yolun katedilmesi gerektiğinin de bilincindeyiz.</p>
<p>Bugünün insanları sessizliğin sesinden adeta korkar olmuş durumda. Daha da doğrusu kendi sesinden kendi nefesinden bile rahatsız oluyorlar ki her odada ayrı bir televizyon ve bilgisayar var. Bu durumu eleştiren benim evimde bile aynı durum söz konusu… İletişim çağındayız ve bunlar da iletişimin olmazsa olmazı durumunda; ama peki bizlerin birbiriyle olan iletişim ve sohbetleri kaldı mı ki!? Yıllar önce bir solukta okuduğum <em>Susanna Tamarro</em>‘nun, &#8220;<strong>Her Sözcük Bir Tohum</strong>&#8221; adlı eseri de böylesine bir iletişimsizliği konu ediniyordu. Kişilerin konuşurken bile gözlerinin içine bakmadan kendilerini anlatmasından birbirini dinlememesine kadar her şeyi bu katagoride söyleyebiliriz. İletişim yüzyılında koskocaman bir iletişimsizlik ne çok üzücü… Biz modern insanoğlunun belki de en büyük sıkıntılarından biri de böylesine yıpratıcı bir iletişimsizlik içinde olmamızdır.</p>
<p>Bir süredir Ödemiş’teyim.  Buradaki komşuluk ve dostluk ilişkilerine bir şey diyemem; ama büyükşehirlerde hemen her yerde bir AVM neredeyse… Bu alışveriş merkezlerine kaçış gittikçe uzaklaşılan komşuluk sohbetler ve kendimizden kaçış aslında benliğimize sırt dönüşümüzün adıdır.</p>
<p>Sessizlikten uzaklaşmak aslında benliğimizden de kaçışın adıdır. Belki de bu yüzden birbirimizi bile dinlemekten aciziz. Ne kadarımız kitap okuyor dikkat ediyor musunuz şöyle bir etrafınıza bakarsanız  az kişinin kitap okuduğunu  göreceksiniz. Bir bakın ne kadar azımız kitap okuyor. Kitap okumak da yalnızlıkla barışmak demek, yani sessizlikle hemhal olabilmektir. Rahmetli <strong>Ahmet Hamdi Tanpınar</strong>’ın &#8220;<em>Beş Şehir</em>&#8221; adlı romanında modern zamanda mahallenin bile ne çok değiştiğinden bahseder. Eyvah ki eyvah ne çok şey değişti. Yalnızlığımız sohbetlerimiz okumalarımız yani biz!.. Sessizliğe ne çok hasretiz yani kendimize iç sesimize… Bu yüzden yaşadığımız kavgaların nedeni, korkunç iletişimsizlikler. Birbirimizi dinlerken bile aslında kimsenin kimseyi önemsememesi, her odamızda bir iletişim aracı olmasına rağmen belki de bu yüzden korkunç iletişimsizliklerimiz. Ah, sessizliğin sesi kaç kişi dinler seni!&#8230; Yani kaç kişi barışıktır benliği ile iç dünyasıyla… Kaç kişi fethetmiştir kendini ?!. Yıllar yıllar önce sınıf öğretmenimizin sesi kulaklarımda çınlıyor. &#8220;Ne olursa olun kendiniz olun, içinizdeki sesi mutlaka dinleyin…&#8221;</p>
<p>Sessizliği dinlemekten korkmamak, vicdanımızın sesinden kendimizden birbirimizden kaçmamak dileğiyle…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sessizligin-sesi/">Sessizliğin Sesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sessizligin-sesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6703</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanat Seni At!</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanat-seni-at/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanat-seni-at/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 10 Jan 2017 05:00:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Akpınar]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana Celaleddin Rumi]]></category>
		<category><![CDATA[Shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[William Shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Alasya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6700</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanat öyle bir gizemli bir sihirdir ki kim hakikaten ciddi anlamda sanat ile ilgilenirse onun dönüşümü kaçınılmazdır. Sanat ile tüm kapris ve bencilliklerimiz sona erecektir. Toplumsal açıdan da başka toplumlara karşı daha farklı bakış açıları geliştirebileceğiz. Her toplumun kendine has bir sanat görüşü vardır. Bir toplumu da bu yönü muhakkak farklı ve değerli kılar. Ancak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-seni-at/">Sanat Seni At!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sanat</strong> öyle bir gizemli bir sihirdir ki kim hakikaten ciddi anlamda sanat ile ilgilenirse onun dönüşümü kaçınılmazdır. Sanat ile tüm kapris ve bencilliklerimiz sona erecektir. Toplumsal açıdan da başka toplumlara karşı daha farklı bakış açıları geliştirebileceğiz.</p>
<p>Her toplumun kendine has bir <strong>sanat görüşü</strong> vardır. Bir toplumu da bu yönü muhakkak farklı ve değerli kılar. Ancak toplumlar birbirinden yine de sanatın ışığıyla beslenip zenginleşirler. Globalleşme yani koca dünyanın küçük bir kasabaya dönüşümü de yine sanatın evrenselliğiyle yakından ilgilidir. Sadece bizim yerel sanatımız değerlidir, üst başlığı ile yapılan tüm yorumlar bir müddet bizi idare etse de kısa zamanda kısır döngü yaşarız. Bakınız ne diyor <strong>Celaleddin Rumi</strong>: “Bir ayağınız kendi değerlerinizde diğer ayağınız başka kültürlerde olsun. Pergel misali olup tüm toplumları kucaklayınız…” Gönül insanı ne güzel özetlemiş. Aslında gönül insanları gibi tarihte yaşanan her bir vakıa bizim için bir eğitmendir. Mesela biliyor muydunuz, İngiltere’yi güçlü bir krallık haline getiren 1. Elizabeth, sanata sanatçıya çok değer vermiştir.  Kendisini çok hiciv eden <strong>Wilheam Shakespeare</strong>‘i  alkışlamıştır. 16.yy.dan günümüze aktarılan bu tarihi bilgi ışığında bir de günümüzün liderlerine bakalım. En ufak bir karikatürden dolayı mahkemeye başvurup sanatsal hoşgörüye sahip olunmaması… Büyük devletlerin hep ufukları geniş olmuş sanatın her çeşidini desteklemişlerdir.</p>
<p>Osmanlı Devleti’nin yıkılmasının en önemli nedenlerinden biri de pergel misali olmayıp çağını takip edemeyerek ilim ve sanattan kopmasıdır. Fikir dünyasını farklılıklara kapatması çağını takip edememesi koskoca bir devletin yıkılıp tarihten silinmesini hızlandırmıştır.  Artık yabancı oyunlar ülkemizde oynanmayacak haberini okuduğum zamandan beri farklı bir endişe içindeyim. İlk paragrafta da belirtmeye çalıştığım gibi bir milletin elbette ki kendine has sanatsal dünya görüşü vardır ve olmalıdır. Ne var ki hayatımızın kendimizin toplumsal yönümüzün zenginleşmesi için başka kültürlerin de oyunlarını izlemeliyiz.  Sanat içimizdeki bencilliği atan evrensel bir sevgiye kapı aralayan sihirli bir güçtür. <strong>Metin Akpınar</strong> ile rahmetli <strong>Zeki Alasya</strong>’nın , ‘<em>Yasaklar</em>’ adlı tiyatro oyununu hepimiz izleyelim. Yıllar önce oynanan oyun aslında yıllar öncesinde kalmamış ve günümüze de ışık tutmuş. Duygularıma adeta tercüman olmuş gibi, nasıl mı? Dini inançlar sanatsal eserler siyasetin penceresinden ne kadar uzak olursa sanat bizim daha da kişilikli dindar özgür bireyler olmamıza vesile olacaktır.</p>
<p>Sanattan kopmamak sanatın evrensel sevgisine ortak olabilmek dileğiyle…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-seni-at/">Sanat Seni At!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanat-seni-at/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6700</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
