<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>masal &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/masal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 23:43:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Çınaraltı Öyküleri &#8211; 12 / Kır Çiçeğinin Rüyası; Kelebeğin Dünyası</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-12-kir-ciceginin-ruyasi-kelebegin-dunyasi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-12-kir-ciceginin-ruyasi-kelebegin-dunyasi/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 09 Jun 2017 08:53:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sözü Bulan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[bilmece]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>
		<category><![CDATA[sanat duvarı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9519</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Masal dinlememiş çocuklar büyüyünce kedi resmini cetvelle çizerler” Cemal Süreya “Al elmayı soyarım/ Başucuma koyarım/ Ana ben gurbetteyim/ Sana nasıl doyarım” “ Ağaçta kestane/ Dökülür tane tane/ Benim bir arkadaşım var/Dünyada bir tane “Biz biz idik biz idik/Otuz İki Kız İdik./Ezildik Büzüldük,/İki Duvara Dizildik.” “Bilmece bildirmece dil üstünde kaydırmaca.” Dilimiz döndükçe mani, dönmedikçe bilmece söyledik [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-12-kir-ciceginin-ruyasi-kelebegin-dunyasi/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; 12 / Kır Çiçeğinin Rüyası; Kelebeğin Dünyası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Masal dinlememiş çocuklar büyüyünce kedi resmini cetvelle çizerler” Cemal Süreya</strong></p>
<p>“Al elmayı soyarım/ Başucuma koyarım/ Ana ben gurbetteyim/ Sana nasıl doyarım”</p>
<p>“ Ağaçta kestane/ Dökülür tane tane/ Benim bir arkadaşım var/Dünyada bir tane</p>
<p>“Biz biz idik biz idik/Otuz İki Kız İdik./Ezildik Büzüldük,/İki Duvara Dizildik.”</p>
<p>“Bilmece bildirmece dil üstünde kaydırmaca.”</p>
<p>Dilimiz döndükçe mani, dönmedikçe bilmece söyledik birbirimize. Gürültü yapmadan, ortalığı dağıtmadan, ‘usul usul’ oturduğumuz minderlerde ‘el üstünde kimin eli var’ oynadık. Fır döndü ile leblebileri toplayıp, hacıyatmazlarla neşemizi katladık. Yılın son gecesinde tombalayı kim çekecek diye yarışa tutuştuk önce, sonra birinci çinko, ikinci çinko, en sonunda bingo, kaptık ortaya konan ödülü kısmetimize göre… Ödül de ya bir kitap ya bir çoraptı…</p>
<figure id="attachment_9526" aria-describedby="caption-attachment-9526" style="width: 189px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/06/haciyatmaz.jpg"><img class="wp-image-9526 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/06/haciyatmaz.jpg?resize=189%2C267" alt="Hacıyatmaz" width="189" height="267" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9526" class="wp-caption-text">Hacıyatmaz</figcaption></figure>
<figure id="attachment_9527" aria-describedby="caption-attachment-9527" style="width: 100px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/06/firdondu.jpg.png"><img class="wp-image-9527" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/06/firdondu.jpg.png?resize=100%2C187" alt="Fır döndü" width="100" height="187" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9527" class="wp-caption-text">Fır döndü</figcaption></figure>
<p>Sıcak odun ateşinde patlayan kestanelerin kokusuyla girdik evlerimize. Kartopu yemiş yüzlerimize, alı mor renklerimize aldırmadan koştuk sobanın başına. Soğuktan çatlamış ellerimizle açtık kestane kabuklarını. Yanarken parmak uçları, atıverdik ağzımıza bu lezzetli topları…</p>
<p>Ahşap dolgu topuk terliklerle koşarak indik merdivenleri, tıkırtısını dinlettik bütün mahalleye. “Bakkal amca bir leblebi tozu versene…” Nidamızla inlettik semayı…</p>
<p>Evcilik oyunlarımıza almadık erkek çocuklarını, onlar da bizi almadılar. Kovboyculuklarını gizli gizli oynadılar… Kızlı erkekli bir tek yakar top oynadık. Ama her seferinde erkekler tarafından yakılmaktan kurtulamadık. Yakan topla yanan neden hep biz olduk? Bir türlü anlayamadık…</p>
<p>Bilemedik bize bildirileni, çocuktuk göremedik bizde olanı. Hep çocuk kalacak olmamızı kabullenemedik bir türlü. Büyüdük sandık bazı bazı, işte o vakit hepten yanıldık…</p>
<p>Birer kır çiçeğiydik oysa sofralardaki soda şişelerine konulan. Koparılıp toprağımızdan, soluncaya kadar elde tutulan… Sonra! Sonrasında rüzgârın bağrına salıverilip, kurdun kuşun elinde ötelere saçılan…</p>
<p><strong><em>Çocuktuk; sevincin bağrından kopmuştuk. Kır papatyalarının koparılmadığı masallardan, âşık adının mecnun olduğu diyarlardan koşar adım geliyorduk. Kimi kez zümrüt-ü Anka kuşunun kanadında, kimi kez Kaf dağının ardında; ama hiç dinmeyen ‘ateş-i Suzan-ı firkat’ sadrımızda, uzanıp boylu boyunca zamanın akışına, devranı seyrediyorduk. </em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Çocuktuk; masal dinleye dinleye bir gün masal olacağımızdan bihaber yaşayıp gidiyorduk. Henüz fısıldamamıştı kulağımıza peri kızları, hep çocuk kalacağımızı. Düşlerimizin üstüne basmamıştı daha karabasan tohumları.</em> <em>Ekmek kavgası nedir bilmez iken, ‘develer tellal, pireler berber ‘olmadan sokak aralarında yedik domates-peyniri ekmek arasında; nimet tadında…</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Başımızın tacıydı Allah aşkı. Kim derse ki ‘Allah aşkına yapma! ‘akan su durur, zehir lokma olsa yutulurdu. Hayatın merdivenlerini tırmanıyorduk şevkle, yüzümüzde gülümseme, ‘dostluğun biz sevgisiyle toplanıyorduk her an’ yüreklerimizde. ‘Bu sevgi bağıyla’ sarılıyorduk birbirimize… Hizmet için milletimize, dağılıyorduk yurdun dört bir köşesine…</em></strong></p>
<p><strong> </strong>Anne- babalarımızın göz bebeğiydik. Sıcak sudan soğuk suya dokunmayan ellerimizle kazandığımız okullardan, zamanı geldiğinde mezun olduk. Bu ellerle tuttuk diplomaları. Kepleri fırlatamadık belki havaya, ama bu ellerde yükseldi istikbalimiz; gururla…</p>
<p>Dostluğu ve doğruluğu şiar edinmiştik. Söz senetti indimizde. Bir kez çıktı mı dilimizden ölsek geri dönmezdik verdiğimiz sözden.</p>
<p>Vefa bir semt adıydı içtiğimiz bozaların tadında; ‘ dönülmez akşamın ufkunda’ isimlerimizin yanına kazılı göbek adımızdı. Satmazdık arkadaşımızı öyle üç beş kuruşa. Hayatın sillesini yesek de, cefasından inlesek de minnet etmezdik ağyara. Hasretinde beklerdik sevdiğimizi, koşmazdık iki paralık yosmaların koynuna…</p>
<p>Birer kır çiçeğiydik kelebeğini bekleyen, ‘aşkın şarabından içen’… Bütün bir baharı, tek bir kelebeğin kanatlarının altında gizleyen… Onun güzelliğinde seyr-i devran eğleyip, rüyasını süsleyen…</p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-gun-icinde-baska-gun-1/">Çınaraltı Öyküleri – Gün İçinde Başka Gün &#8211; 1</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-gun-icinde-baska-gun-2/">Çınaraltı Öyküleri – Gün İçinde Başka Gün &#8211; 2</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-yasama-inat-yasamak-3/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; Yaşama İnat Yaşamak &#8211; 3</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-dostum-kucuk-kara-balik-4/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; Dostum Küçük Kara Balık &#8211; 4</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-samed-behrenginin-isigi-5/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; Samed Behrengi’nin Işığı &#8211; 5</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-salyangozun-izi-6/">Çınaraltı Öyküleri – Salyangoz’un İzi – 6</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-cocuk-palyaco-7/">Çınaraltı Öyküleri – Çocuk Palyaço – 7</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-bir-mektubun-var-8/">Çınaraltı Öyküleri – Bir Mektubun Var – 8</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-bir-dalda-iki-ask-9/">Çınaraltı Öyküleri – Bir Dalda İki Aşk – 9</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-asfalttaki-papatyalar-10/">Çınaraltı Öyküleri – Asfalttaki Papatyalar &#8211; 10</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-bir-mektubun-agzindan-11/">Çınaraltı Öyküleri – 11 / Bir Mektubun Ağzından</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-13-omrum-seni-sevmekle-nihayet-bulacaktir/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; 13 / Ömrüm Seni Sevmekle Nihayet Bulacaktır</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-12-kir-ciceginin-ruyasi-kelebegin-dunyasi/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; 12 / Kır Çiçeğinin Rüyası; Kelebeğin Dünyası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-12-kir-ciceginin-ruyasi-kelebegin-dunyasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9519</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Canlı Müzik Eşliğinde Çocuklar İçin Kukla Tiyatrosu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/canli-muzik-esliginde-cocuklar-icin-kukla-tiyatrosu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/canli-muzik-esliginde-cocuklar-icin-kukla-tiyatrosu/#comments</comments>
				<pubDate>Mon, 05 Dec 2016 09:10:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Akdora Akalın]]></category>
		<category><![CDATA[Bihter Gülgeç Saka]]></category>
		<category><![CDATA[Biletix]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Saka]]></category>
		<category><![CDATA[Esin Aslan]]></category>
		<category><![CDATA[kukla tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Merve Bağdatlı]]></category>
		<category><![CDATA[pantomim]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Gülgeç]]></category>
		<category><![CDATA[Torium AVM]]></category>
		<category><![CDATA[Torium Sahne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6242</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap 11 Aralık Pazar saat 13.00’da Torium Sahne’de Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap oyununun konusu doğa ve sevgi. Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap Oyununu Özetleyecek Olursak Pantomim Sanatçısı, okuduğu bir masal kitabından çok etkilenir ve kitabın anlattığı masalı çocuklarla paylaşmayı o kadar çok ister ki; bu isteğin saflığı ve güzelliğiyle kitap [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/canli-muzik-esliginde-cocuklar-icin-kukla-tiyatrosu/">Canlı Müzik Eşliğinde Çocuklar İçin Kukla Tiyatrosu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap 11 Aralık Pazar saat 13.00’da Torium Sahne’de</h2>
<p>Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap oyununun konusu doğa ve sevgi.</p>
<h2>Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap Oyununu Özetleyecek Olursak</h2>
<p>Pantomim Sanatçısı, okuduğu bir masal kitabından çok etkilenir ve kitabın anlattığı masalı çocuklarla paylaşmayı o kadar çok ister ki; bu isteğin saflığı ve güzelliğiyle kitap yaşamaya başlar. Kitabın içinden bir anda kelebekler, arılar, çiçekler, müzisyenler, anlatıcılar ve kuklalar çıkar. Masal da doğa gibi canlanıverir. Anlatıcılar masalı anlatmaya, kuklacılar kitaptaki karakterlerin kuklalarını oynatmaya, müzisyenlerse kitabın müziğini çalmaya başlarlar ve bir doğa masalı başlar.</p>
<figure id="attachment_5762" aria-describedby="caption-attachment-5762" style="width: 563px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Bir-Doğa-Masalı-Yaşayan-Kitap-AFİŞ-yen-min.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5762 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Bir-Doğa-Masalı-Yaşayan-Kitap-AFİŞ-yen-min.jpg?resize=563%2C806" alt="Çocuklar İçin Kukla Tiyatrosu “Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap”" width="563" height="806" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Bir-Doğa-Masalı-Yaşayan-Kitap-AFİŞ-yen-min.jpg?w=563&amp;ssl=1 563w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Bir-Doğa-Masalı-Yaşayan-Kitap-AFİŞ-yen-min.jpg?resize=210%2C300&amp;ssl=1 210w" sizes="(max-width: 563px) 100vw, 563px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5762" class="wp-caption-text">Çocuklar İçin Kukla Tiyatrosu “Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap”</figcaption></figure>
<p>Masalda Bilge Dede ile Tarçın’ın öyküsü anlatılmaktadır. Annesi ve babası iş seyahatine giden Tarçın yaz tatilinde çocuklar için açılmış olan sanat okuluna başlayacaktır; bunun için de anne ve babası onu ormanda yaşayan dedesinin yanına götürmüşlerdir. Ormanda harika kıpır kıpır şenlikli bir yaz başlamıştır; fakat Tarçın annesi ile babasından ilk defa ayrı kaldığı için üzgündür. İçine dönmüş ve hırçınlaşmıştır. Yeni okuluna, arkadaşlarına ve orman yaşantısına alışmakta güçlük çekmektedir. Fakat dedesinin sevgisi, doğanın gücü ve beklenmedik yaşananlar Tarçın’ı çok değiştirecektir.</p>
<h3>Oyunun Amacı:</h3>
<p>“Doğa”nın ve “Sevgi”nin dönüştürücü gücünü çocuklara anlatmayı amaçlayan oyunumuzda sevebilen bir neslin yetişmesine katkıda bulunmayı hedefledik. Bu sebeple de oyunumuz, çocuklara doğayı ve insan doğasını anlatır; bununla birlikte her çocuğun eşsiz ve değerli olduğunun üstünde durur. Oyunumuz çocukların, doğayı ve kendi doğalarını tanımaları, koruyabilmeleri için teşvik edicidir.</p>
<p>Oyunumuzda; çocukların birlikte üretebiliyor ve hayal kurabiliyor olmayı deneyimleyebilmeleri açısından bazı sahnelerde oyuna katılımları sağlanmaktadır.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/iWuDsSBPotg?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<h3>Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap Biletleri</h3>
<p>Torium Sahne Gişesi be Biletix&#8217; te<br />
Bilet Fiyatı: 25 TL.<br />
Gişe İletişim: (0212) 699 9050</p>
<h4>Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap Künyesi</h4>
<ul>
<li>Yazan: Bihter Gülgeç Saka</li>
<li>Yöneten: Emre Saka</li>
<li>Oyuncular: Akdora Akalın, Bihter Gülgeç Saka, Merve Bağdatlı</li>
<li>Pantomim: Esin Aslan</li>
<li>Müzik: Hakan Ali Toker, Hakan Çetinkaya</li>
<li>Teknik Kontrol: Bahadır Karaca</li>
<li>Dekor, Kostüm Tasarım: Hilal Polat</li>
<li>Kukla Tasarım ve Uygulama: Hilal Polat</li>
<li>Afiş İllüstrasyonu: Kübra Şirinyurt</li>
<li>Grafik Tasarım: Murat Akkan</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/canli-muzik-esliginde-cocuklar-icin-kukla-tiyatrosu/">Canlı Müzik Eşliğinde Çocuklar İçin Kukla Tiyatrosu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/canli-muzik-esliginde-cocuklar-icin-kukla-tiyatrosu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6242</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bir-doga-masali-yasayan-kitap/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bir-doga-masali-yasayan-kitap/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 04 Nov 2016 05:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Akdora Akalın]]></category>
		<category><![CDATA[Bihter Gülgeç Saka]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Saka]]></category>
		<category><![CDATA[Esin Aslan]]></category>
		<category><![CDATA[kukla tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Merve Bağdatlı]]></category>
		<category><![CDATA[pantomim]]></category>
		<category><![CDATA[Taşra Kabare]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Gülgeç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5760</guid>
				<description><![CDATA[<p>Çocuklar İçin Kukla Tiyatrosu “Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap” İlk Oyunu 20 Kasım&#8217;da 20 Kasım saat 13.00&#8217;da ilk gösterimini Taşra Kabare&#8216;de yapacak olan oyun &#8220;Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap&#8221; için şimdiden yerinizi ayırtın 🙂 Biletler Taşra Kabare Gişesi ve internet sayfasından temin edilebilir. &#160;Tiyatro Gülgeç “Bir Doğa Masalı” Tiyatro Gülgeç “Bir Doğa Masalı”nın prömiyerini Taşra [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-doga-masali-yasayan-kitap/">Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklar İçin Kukla Tiyatrosu “Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap” İlk Oyunu 20 Kasım&#8217;da</h2>
<p>20 Kasım saat 13.00&#8217;da ilk gösterimini <strong>Taşra Kabare</strong>&#8216;de yapacak olan oyun &#8220;Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap&#8221; için şimdiden yerinizi ayırtın <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/12.0.0-1/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Biletler <em>Taşra Kabare Gişesi</em> ve internet sayfasından temin edilebilir.</p>
<h2>&nbsp;Tiyatro Gülgeç “Bir Doğa Masalı”</h2>
<p><strong>Tiyatro Gülgeç</strong> “<em>Bir Doğa Masalı</em>”nın prömiyerini Taşra Kabare’de yapıyor. Bihter Gülgeç Saka’nın yazdığı ve Emre Saka’nın yönettiği oyunun konusu şöyle: Pantomim Sanatçısı, okuduğu bir masal kitabından çok etkilenir ve kitabın anlattığı masalı çocuklarla paylaşmayı o kadar çok ister ki; bu isteğin saflığı ve güzelliğiyle kitap yaşamaya başlar. Kitabın içinden bir anda kelebekler, arılar, çiçekler, müzisyenler, anlatıcılar ve kuklalar çıkar. Masal da doğa gibi canlanıverir. Anlatıcılar masalı anlatmaya, kuklacılar kitaptaki karakterlerin kuklalarını oynatmaya, müzisyenlerse kitabın müziğini çalmaya başlarlar ve bir doğa masalı başlar. ‘Doğa’nın ve ‘Sevgi’nin dönüştürücü gücünü çocuklara anlatmayı amaçlayan oyunda, Abdullah Semercioğlu, Bihter Gülgeç Saka, Merve Bağdatlı rol alıyor. Oyunun kukla tasarımları ve dekor kostüm tasarım, uygulamaları Hilal Polat’a, pantomimleri Esin Aslan’a, müzikleri Hakan Ali Toker ve Hakan Çetinkaya’ya ait. Ayrıntılı bilgi için www.tiyatrogulgec.com ‘ u ziyaret edebilirsiniz.</p>
<figure id="attachment_5762" aria-describedby="caption-attachment-5762" style="width: 563px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Bir-Doğa-Masalı-Yaşayan-Kitap-AFİŞ-yen-min.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5762 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Bir-Doğa-Masalı-Yaşayan-Kitap-AFİŞ-yen-min.jpg?resize=563%2C806" alt="Çocuklar İçin Kukla Tiyatrosu “Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap” İlk Oyunu 20 Kasım'da" width="563" height="806" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Bir-Doğa-Masalı-Yaşayan-Kitap-AFİŞ-yen-min.jpg?w=563&amp;ssl=1 563w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Bir-Doğa-Masalı-Yaşayan-Kitap-AFİŞ-yen-min.jpg?resize=210%2C300&amp;ssl=1 210w" sizes="(max-width: 563px) 100vw, 563px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5762" class="wp-caption-text">Çocuklar İçin Kukla Tiyatrosu “Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap” İlk Oyunu 20 Kasım&#8217;da</figcaption></figure>
<h3>Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap Oyununun Künyesi</h3>
<ul>
<li>Yazan: Bihter Gülgeç Saka</li>
<li>Yöneten: Emre Saka</li>
<li>Oyuncular: Akdora Akalın, Bihter Gülgeç Saka, Merve Bağdatlı</li>
<li>Pantomim: Esin Aslan</li>
<li>Müzik: Hakan Ali Toker, Hakan Çetinkaya</li>
<li>Dekor, Kostüm Tasarım ve Uygulama: Hilal Polat</li>
<li>Kukla Tasarım ve Uygulama: Hilal Polat</li>
<li>Afiş İllüstrasyonu: Kübra Şirinyurt</li>
<li>Grafik Tasarım: Murat Akkan</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-doga-masali-yasayan-kitap/">Bir Doğa Masalı Yaşayan Kitap</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bir-doga-masali-yasayan-kitap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5760</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bir-cocuk-masali-turuncun-bahcesi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bir-cocuk-masali-turuncun-bahcesi/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 01 Nov 2016 05:00:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Bihter Gülgeç Saka]]></category>
		<category><![CDATA[Biletiva]]></category>
		<category><![CDATA[Biletix]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Saka]]></category>
		<category><![CDATA[kukla tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Merve Bağdatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Gülgeç]]></category>
		<category><![CDATA[Torium AVM]]></category>
		<category><![CDATA[Torium Sahne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5754</guid>
				<description><![CDATA[<p>Çocuklar için Kukla Tiyatrosu Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi 19 Kasım’da Torium Sahne’de “Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi” isimli oyunu; çocukların özgüven kazanmaları, yeteneklerini keşfedebilmeleri ve üretebiliyor olmaları üzerine tasarlanmıştır. Oyun her çocuğun eşsiz birer yetenek olduğunu anlatılırken, dostluk, dürüstlük, hayal kurma temalarını işler. Gerçek olanla hayal olanı ayırmanın üstünde durur. Çocukların günümüzde çok sık [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-cocuk-masali-turuncun-bahcesi/">Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklar için Kukla Tiyatrosu Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi 19 Kasım’da Torium Sahne’de</h2>
<p>“<strong>Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi</strong>” isimli oyunu; çocukların özgüven kazanmaları, yeteneklerini keşfedebilmeleri ve üretebiliyor olmaları üzerine tasarlanmıştır. Oyun her çocuğun eşsiz birer yetenek olduğunu anlatılırken, dostluk, dürüstlük, hayal kurma temalarını işler. Gerçek olanla hayal olanı ayırmanın üstünde durur. Çocukların günümüzde çok sık rastlanan ‘’can sıkıntısı’’ problemini ‘’oyun oynamaya”&nbsp; ‘’üretime’’ dönüştürmenin yollarını gösterirken, çocukları kendi potansiyeline merak duymaya teşvik eder.</p>
<figure id="attachment_5757" aria-describedby="caption-attachment-5757" style="width: 624px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Turunç-3.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5757 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Turunç-3.jpg?resize=624%2C624" alt="Çocuklar için Kukla Tiyatrosu Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi 19 Kasım’da Torium Sahne’de" width="624" height="624" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Turunç-3.jpg?w=624&amp;ssl=1 624w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Turunç-3.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Turunç-3.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 624px) 100vw, 624px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5757" class="wp-caption-text">Çocuklar için Kukla Tiyatrosu Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi 19 Kasım’da Torium Sahne’de</figcaption></figure>
<h2>Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi Oyununun Konusu</h2>
<p>Özgüven, yetenek ve dostluk temalı <em>Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi</em> çocuklar için hazırlanmış bir kukla tiyatrosudur.</p>
<h2>Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi Oyununun Özeti</h2>
<p>Kardeş olan Toprak’la İnci’nin evlerinde canları sıkılmaktadır. İnci ve sınıf arkadaşı olan Efe’nin masal yazma ödevini hep birlikte yapmaya karar verirler. Kukla kursuna giden Toprak’ın konuyla ilgili harika bir fikri vardır. Toprak kuklalarını çıkarınca işler daha heyecanlı, eğlenceli bir hale dönüşür ve birden kendi yazdıkları masalın içinde bulurlar kendilerini.</p>
<figure id="attachment_5758" aria-describedby="caption-attachment-5758" style="width: 960px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Turunç.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5758 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Turunç.jpg?resize=640%2C425" alt="Özgüven, yetenek ve dostluk temalı Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi çocuklar için hazırlanmış bir kukla tiyatrosudur." width="640" height="425" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Turunç.jpg?w=960&amp;ssl=1 960w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Turunç.jpg?resize=300%2C199&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Turunç.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5758" class="wp-caption-text">Özgüven, yetenek ve dostluk temalı Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi çocuklar için hazırlanmış bir kukla tiyatrosudur.</figcaption></figure>
<h3>Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi Oyunun Künyesi</h3>
<ul>
<li>Yazan: Bihter Gülgeç Saka</li>
<li>Yöneten: Emre Saka</li>
<li>Oynayanlar: Bihter Gülgeç Saka, Emre Saka, Merve Bağdatlı</li>
<li>Müzik: Neylan Özgüle, Ahmet Ayaz Yılmaz, İlkay Dinsever</li>
</ul>
<h3>Oyun Biletleri Hakkında</h3>
<p>İletişim: 0532 372 21 05</p>
<p>Mail: tiyatrogulgec@gmail.com</p>
<p>Biletler Biletiva ve Torium Sahne Gişesinden alınabilir.</p>
<p>Bilet Fiyatı: 25 TL.</p>
<h4>Torium Sahne</h4>
<p>Torium Sahne: Turgut Özal Mahallesi, E-5 yolu Üzeri, 34513 Haramidere, ESENYURT/AVCILAR / İstanbul</p>
<p>Gişe: 0212 699 90 40 &#8211; 111</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/pnVohNiOHOw?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-cocuk-masali-turuncun-bahcesi/">Bir Çocuk Masalı Turunç’un Bahçesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bir-cocuk-masali-turuncun-bahcesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5754</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Buluşma Yeri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bulusma-yeri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bulusma-yeri/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 17 Jun 2016 11:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nalan Önat]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu ve fantazya]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik öykü]]></category>
		<category><![CDATA[fantazya]]></category>
		<category><![CDATA[fasntastik edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4100</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ağır ateşte pişen kahve gibi takırdıyor dişlerim. Soğuğun bu kadar soğuyabileceğini hayal bile edemezdim. Eldivenlerimi bile hissedemiyorum, avuçlarım çıplak sanki. Hava, burnumu tırmalayarak giriyor içeri, ciğerlerime dek taşıyor keskinliğini. Bu donuk zamanda; son baharın dökülen yapraklarını bile özledim, yeter ki hareket olsun. Beklemek, tek başına olmaktan daha yalnız hissettiriyor. Ağlamaktan değil, soğuktan yaşarıyor gözlerim. Göz [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bulusma-yeri/">Buluşma Yeri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Ağır ateşte pişen kahve gibi takırdıyor dişlerim. Soğuğun bu kadar soğuyabileceğini hayal bile edemezdim. Eldivenlerimi bile hissedemiyorum, avuçlarım çıplak sanki. Hava, burnumu tırmalayarak giriyor içeri, ciğerlerime dek taşıyor keskinliğini. Bu donuk zamanda; son baharın dökülen yapraklarını bile özledim, yeter ki hareket olsun. Beklemek, tek başına olmaktan daha yalnız hissettiriyor.</p>
<p>Ağlamaktan değil, soğuktan yaşarıyor gözlerim. Göz kapaklarımın kuytusunda, kirpiklerimin birleştiği yerde, aşağı süzülemeyen damlalar katılaşıyor. Durduk yere insanın canı yanar mı? Parçalanıp, pul pul dökülüyorum işte. Kalbim, kaburgalarımı çatırdatarak hareket ediyor. Daha fazla bekleyemeyeceğim.</p>
<p>Rüzgarın oluşamayacağı kadar soğuktan ağırlaşmış havanın içinde, yol açmaya çalışıyorum bedenime. Taşa dönmüş ayaklarımı oynatan, sahiden ben miyim? Kar yok, buz yok, yalnızca soğuk&#8230; Tüm eklemlerimin varlığını sızlatacak kadar soğuk. Yürüdükçe, çivilerin üzerinde yol alır gibi, sancılarla hayata dönmeye başlıyor ayak parmaklarım. Yürümek de denemez ya buna, sürüklüyorum kendimi heykele dönmeden önce. Kalbim, bedenimi ısıtmak için öylesine çırpınıyor ki; salıversem, kanatsız da uçabilecek.</p>
<p>Uçamayan balonlardan yapılma yuvama varınca rahatlıyorum biraz. Ardımda bıraktığım dünyada hava koyulaşıyor. Karanlık da yok, aydınlık da zamanın bu köşesinde. Açılıp koyulaşan renksiz bir gök asılı, bulutlar bizi terk ettiğinden beri. Onlara kızamıyorum. Umarım, bekleyemediğim için O da bana kızmaz.</p>
<p>Evimin ortasında, şimdi yapraksız kalmış bir meşe ağacı var. Onun meyvelerinden başka yiyeceğim kalmadı. Yemesi zevksiz olsa da, hayatta kalmamı sağlıyor. Kovuğundan akan pınarın ılık suyuyla ısınıyorum. Bir köşede çoktandır uyuyan kaplumbağanın nefesi arkadaşlık ediyor rüyalarıma. Her uyandığımda, tavanımın mavi balonlarını sayıyorum. Hepsine gülen yüz çizdim, onlar da beni saysınlar diye.</p>
<p>Baş parmağımdan sarkan ipi çekip söküyorum eldivenlerimi. Özgür kalan ellerim, hemen bir atkı örüyor onlardan, kar tavşanlarının hapşırıklarını duydum çünkü. Meşenin en tepesine, balonların da üzerine çıkıp izliyorum. Hava kadar donuk, gökyüzü kadar koyu kürkleri görülmelerini zorlaştırıyor. Tek şansım, minik pembe burunlarını oynatmaları, çünkü hapşırıyorlar.</p>
<p>Atkıyı, birinin kuyruğuna dolamayı başarıyorum. Aniden sıçrayıp kurtulmaya çalışıyor. O kadar kolay değil! Meşe ağacım ve balonlarımla, ne zamandır bu güne hazırlanıyorduk. Tavşanın sıçramasıyla, balon evim, ben ve içindekiler havalanıyor. Neyseki; kaplumbağa bu kalkışla uyanmadı. Durduğu yere kadar tavşanlayız. Balonların dışında, kaskatı, kuyruğunu bırakmıyorum.</p>
<p>Durduğu yere kadar gitmek zorunda değiliz. Bu güzel papatyaları bulmuş olmak bizim için yeterli. Kış tavşanı, bağımız koptuğu anda gözden yitiyor. Burada; meşe filizlenip, kaplumbağa uyanana dek bekleyebilirim. Ve yolculuğa hazır kırlangıçlarla O&#8217;na haber gönderip, buluşma yerimizin değiştiğini söyleyebilirim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bulusma-yeri/">Buluşma Yeri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bulusma-yeri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4100</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kırcı- Bir Suriye Masalı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kirci-bir-suriye-masali/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kirci-bir-suriye-masali/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 15 Jun 2016 11:00:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şaban Taş]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4053</guid>
				<description><![CDATA[<p>Saat kuşların vaktiydi. Mutlu bir hikâye varsa eğer, güneşin yarı aralıklı pencereden içeri dolmaması olmazdı tabi ki. Esen yelin seni sıcak yatağından yüzünü okşayarak kaldırması da işin cabası olsa gerek. Telefonun alarmı kurulmuş ve daha çalmadan uyanılmıştı. Daha gözlerini açar açmaz genç adam hissetmişti günlerdir hayalini kurduğu anın geldiğini. Heyecanlıydı. Yataktan bir hışımla fırlayarak yüzünü [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kirci-bir-suriye-masali/">Kırcı- Bir Suriye Masalı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Saat kuşların vaktiydi. Mutlu bir hikâye varsa eğer, güneşin yarı aralıklı pencereden içeri dolmaması olmazdı tabi ki. Esen yelin seni sıcak yatağından yüzünü okşayarak kaldırması da işin cabası olsa gerek. Telefonun alarmı kurulmuş ve daha çalmadan uyanılmıştı. Daha gözlerini açar açmaz genç adam hissetmişti günlerdir hayalini kurduğu anın geldiğini. Heyecanlıydı. Yataktan bir hışımla fırlayarak yüzünü yıkadı, dişlerini fırçaladı. Annesi neredeyse bin yıldır mutfakta ona kahvaltı hazırlıyor, yemekler pişiriyordu. Oğlunun eşikten dışarı aç adım atmasına gönlü hiçbir zaman razı gelmemişti. Bir tane oğlu vardı ve onun için atan bir kalbi… Genç adam kuşların vaktinde uyanırken annesi kargalar kahvaltısını yapmadan ayakta olurdu. Odasına gitti, saatlerce uğraştı. Kravatın birini çıkarıp birini taktı. Diğerinin rengi kapalıydı öbürü ise çok açık. Bu ceket pantolona uymazdı, pantolon ayakkabıya… Sonunda hazırlanmıştı. Çeyrek asırlık ses tonuyla yine aynı sözler çıktı ağzından. ‘’Ben çıkıyorum anne.’’ Bin yıllık aynı telaşla kahvaltı yapması gerektiği söylenmiş fakat sözü dinlenmemişti. Çeyrek asırlık beyniyle kafa tutuyordu sanki koskoca tarihe. Annesi mutfağa geçmiş, kendi hazırladığı kahvaltıyı yine masada hiç kıpırdamadan duran eşiyle yapmıştı. Her gün tozunu alır ve her gün öperdi onu. Hiç bıkmamıştı ondan. Bıkmayacaktı…</p>
<p>Genç adam hızla dolmuşa bindi. Heyecandan para üstünü bile almamıştı. Her zamanki buluştukları yere gitti. Aynı masaya aynı sandalyeye oturdu. Ve beklemeye başladı. Bilerek erken gidiyordu. Çünkü beklerken onun hayalini kurmak mutlu ediyordu kendisini. Sevdiği kızla evlenecek, her istedikleri olacaktı. İlk önce kendilerine küçük, samimi ve iki kişilik ev yapacaktı. Tabi evlendikten sonra annesi kalamazdı onlarda. Yoksa ne der karısı değil mi! Daha sonra bir araba alacak hafta sonları pikniğe gidecekti karısıyla! Hayallere dalan genç adam sevgilisinin sesiyle irkildi. Sarıldılar, dudaklar yanakları ıslattı, eller birbirleriyle buluştu ve öyle de kaldı. Seni seviyorumlar masaya serildi. En derinde kalan ve kalması gereken aşkları da döküldü dillerinden. Kız onun için ölüyordu, genç adam ona hasretti. Ayrılmak istemiyorlardı ve söz bile verilmişti, biri diğerini asla kırmayacaktı. Genç adam zamanın geldiğini hissetmişti. Önündeki çayı masanın kenarına sürükledi, elini kıza hissettirmeden cebine götürdü. Aniden ter dökmeye başladı. Yoksa almamış mıydı yüzüğü. Sabah aceleden unutmuş olmalıydı. Kendi kafasına ağır bir küfür sallamak üzereyken eline geliverdi yüzük kutusu. Kendisi koymamıştı cebine. Daha düşünmeye bile fırsat bulamazken annesi geldi aklına. ‘’Annem’’ diye geçirdi içinden. O koymuş olmalı cebine. Ama nasıl olabilir ki? Sabah neredeyse on tane ceket değiştirmişti yirmi gömleğe nazaran. Çeyrek ömürlük beyni yetmemişti bu sırrı çözmeye. O bir anneydi. Oğlunun hangi gömleği ilk önce deneyip hangisini giyeceğini ve en sonunda seçeceği ceketin hangisi olacağını biliyordu. Geceden koymuştu yüzüğü cebine. Çünkü biliyordu, sabah olunca aceleden unutacaktı oğlu. Genç adam gülümsedi. Keşke diye geçirdi içinden. Kahvaltıyı yapabilseydi bu sabah annesiyle. Belki bir teşekkür eder, yanaklarından öperdi. Taze değildi yanakları buruşmuştu ama sevgilinin en güzeliydi annesi. Aşkın en derinde olduğu ve hala orda kaldığı hazineydi. Neyse dedi, eve gidince annesine çok teşekkür edecek ve öpecekti ellerinden. Belki de annesi hiç sevinmediği kadar sevinecekti ömründe.</p>
<p>Sevgilisinden gözlerini kapatmasını istedi. İkisinin de suratında anlamsız bir gülümseme vardı. Elini cebinden çıkardı. Kutuyu açtı. Kutudaki yüzük kızın gözlerinden daha parlaktı. Yüzüğü kıza uzatarak ‘’Aç’’ dedi. Genç adam utanmıştı biraz. Daha kızın surat ifadesini görmeden kafasını öne eğdi. Ve hemen ardından kuşları yerinden fırlatan bir sevinç çığlığı ile irkileceğini düşünen genç adam, toprağın şeklini değiştiren ve ağaçları yerinden söken bir gürültüyle düştü sandalyesinden. Şaşırmıştı ve etrafına hızlıca göz geçiriyordu. Arkasını döndüğünde boyundan uzun bir füzenin yere sessizce süzülüşünü izlerken buldu kendini. Gözlerine inanamıyordu. Kafasını yukarı kaldırdığında gökyüzü sanki kara bir buluttan kırcı yağdırıyordu. Az önce ki utangaç çocuğun yerini gözleri kan çanağı dolmuş azılı bir katil görünümü almıştı. Ve bir patlamayla daha koşmaya başladı. Nereye gittiğini bilmiyordu. Sadece koşmak ve bir yerlere saklanmak istiyordu. Çünkü korkusuna engel olamıyordu. Birikmiş toprak yığınlarının üstüne çıkıyor, girecek bir delik arıyordu. Gözüne kapısı açık bir apartmanın bodrum katı ilişti. Oraya inecek ve saklanacaktı. Çeyrek asırlık aklı o kadar çalışıyordu! Apartmana doğru koşmaya başladı. Büyük bir patlamayla yerle bir olmuştu apartman. Korkusunu artık gizleyemiyor, bir yandan koşuyor bir yandan ağlıyordu. Belki de unutmuştu sevgilisini. Neredeydi? Ölmüş müydü? Annesi düştü genç adamın aklına. Sonra dizleri çöktü, yüzükoyun yere serildi genç adam.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kirci-bir-suriye-masali/">Kırcı- Bir Suriye Masalı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kirci-bir-suriye-masali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4053</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Fabl ile Mükemmel Bir Hiciv Örneği: Hayvan Çiftliği</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/fabl-ile-mukemmel-bir-hiciv-ornegi-hayvan-ciftligi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/fabl-ile-mukemmel-bir-hiciv-ornegi-hayvan-ciftligi/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 24 Jan 2016 19:34:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Fevzi Solmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Animal Farm]]></category>
		<category><![CDATA[Animals]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Peri Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[Boxer Ayaklanması]]></category>
		<category><![CDATA[fabl]]></category>
		<category><![CDATA[fabl sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[George Orwell]]></category>
		<category><![CDATA[Halide Edip]]></category>
		<category><![CDATA[Halide Edip Adıvar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Çiftliği]]></category>
		<category><![CDATA[hiciv]]></category>
		<category><![CDATA[hiciv sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[iğretileme]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[mecaz]]></category>
		<category><![CDATA[peri masalı]]></category>
		<category><![CDATA[Pink Floyd]]></category>
		<category><![CDATA[Pink Floyd Animals]]></category>
		<category><![CDATA[Retro Hugo Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[Stalinizm]]></category>
		<category><![CDATA[Stalinizm eleştirisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1905</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hayvan Çiftliği (Animal Farm), George Orwell&#8216;in tarafından çeşitli mecazlar kullanılarak yazılmıştır. George Orwell, romanında fabl sanatını çok iyi bir şekilde kullanmıştır. Yani hayvanlara insan özelikleri yükleyerek insan yaşamına dair anlatmak istediklerini dolaylı ve iğretilemeli bir yolla anlatmıştır. Ayrıca hiciv sanatını da romanında uygulayan yazar, bir kişi, olay ya da durumun, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirmiştir… [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/fabl-ile-mukemmel-bir-hiciv-ornegi-hayvan-ciftligi/">Fabl ile Mükemmel Bir Hiciv Örneği: Hayvan Çiftliği</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayvan Çiftliği (Animal Farm),</strong> <em>George Orwell</em>&#8216;in tarafından çeşitli mecazlar kullanılarak yazılmıştır. George Orwell, romanında <em>fabl</em> sanatını çok iyi bir şekilde kullanmıştır. Yani hayvanlara insan özelikleri yükleyerek insan yaşamına dair anlatmak istediklerini dolaylı ve iğretilemeli bir yolla anlatmıştır. Ayrıca <em>hiciv</em> sanatını da romanında uygulayan yazar, bir kişi, olay ya da durumun, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirmiştir…</p>
<p>Roman ilk olarak 1945&#8217;te yayınlandıysa da asıl ününe 1950&#8217;lerde kavuştu. 1996&#8217;da ise geçmiş tarihler için verilen <strong>Retro Hugo Ödülü</strong>&#8216;nü 1946 senesi için almıştır.</p>
<p>Hayvan Çiftliği çok yankı uyandırmış ve olumlu eleştiriler almıştır. Stalinizm eleştirisi olmakla birlikte, II. Dünya Savaşı yıllarında müttefiklerini kızdırmak istemeyen İngiltere&#8217;de sansüre uğramıştır. Roman 1999&#8217;da bu kez konusuna daha sadık bir senaryoyla filme çekilmiştir. Bunun yanı sıra animasyon filmleri de mevcuttur.  Ayrıca birçok tiyatro oyununa uyarlanmıştır.</p>
<p>Hayvan Çiftliği, <strong>Pink Floyd</strong>&#8216;un <strong>Animals</strong> albümüne ilham kaynağı olmuştur.</p>
<p>&#8220;Hayvan Çiftliği&#8221; Türkiye&#8217;de ilk kez 1954 yılında <strong>Halide Edip Adıvar</strong>&#8216;ın Türkçe çevirisiyle bastırtılmıştır.</p>
<p>Romanın alt başlığı <em>Bir Peri Masalı</em>&#8216;dır. Küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değildir; ama roman, bir masal anlatımıyla yazılmıştır.</p>
<p><strong>Romanda kim kimdir?</strong></p>
<p><strong>Napoleon</strong></p>
<p>Çiftliğin en büyüğü ve en kudretlisidir. Çiftlikteki hayvanların hepsi Napoleon’u dinlerler. İçki ve sigara içilmesine izin verip, insan giysileri giyme ayrıcalığı sağlamaktadır.</p>
<p><strong>Snowball</strong></p>
<p>O da bir domuzdur,  ancak çiftlikteki geçmişi o kadar da eskiye dayanmaz. Hayvanlar için kahramanca mücadele eder ancak köpekler tarafından çiftlikten sürülür. Hem retoriği hem de yaratıcılığı daha gelişkindir onun.</p>
<p><strong>Boxer</strong></p>
<p>&#8216;En zekilerden sayılamayacak&#8217; türden bir at. Çok sıkı çalışırdı. Düsturu “Daha çok çalışacağım.”dı ve öyle de yaptı. Napolyon ne dediyse inandı. Boksör derdi ki: “Napolyon haklı.”. Çiftlikte çok saygı gören bir hayvandı; çünkü herkesten çok çalışırdı. Çin’deki <em>Boxer Ayaklanması</em>’nı simgeler.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/fabl-ile-mukemmel-bir-hiciv-ornegi-hayvan-ciftligi/">Fabl ile Mükemmel Bir Hiciv Örneği: Hayvan Çiftliği</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/fabl-ile-mukemmel-bir-hiciv-ornegi-hayvan-ciftligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1905</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İçimizdeki &#8220;Jonathan&#8221;</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/icimizdeki-jonathan/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/icimizdeki-jonathan/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 18 Dec 2015 15:36:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Handan Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[bestseller]]></category>
		<category><![CDATA[Epsilon]]></category>
		<category><![CDATA[Jonathan Livingston]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Martı Jonathan Livingston]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[Püritan]]></category>
		<category><![CDATA[Quaker]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Bach]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1258</guid>
				<description><![CDATA[<p>&#8220;Kış gelmek üzere. Balıkçı tekneleri giderek azalacak, balıklar da artık suyun üzerinde değil, derinlerde yüzecek. Eğer bir şey öğrenmek istiyorsan, nasıl yiyecek bulacağını öğren. Bu uçma çaban gerçekten çok hoş ama uçmanın karın doyurmadığını sen de biliyorsun. Şunu hiç aklından çıkarma: senin uçma nedenin yiyecek bulabilmek.&#8221; Hayalleri, mahalle baskısını aşamayan Jonathanlar yok muydu içimizde? Tıpkı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/icimizdeki-jonathan/">İçimizdeki &#8220;Jonathan&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Kış gelmek üzere. Balıkçı tekneleri giderek azalacak, balıklar da artık suyun üzerinde değil, derinlerde yüzecek. Eğer bir şey öğrenmek istiyorsan, nasıl yiyecek bulacağını öğren. Bu uçma çaban gerçekten çok hoş ama uçmanın karın doyurmadığını sen de biliyorsun. Şunu hiç aklından çıkarma: senin uçma nedenin yiyecek bulabilmek.&#8221;</p>
<p>Hayalleri, mahalle baskısını aşamayan Jonathanlar yok muydu içimizde? Tıpkı onun aldığı tokat gibi cevapları ailelerimizi bizlere de vermedi mi? Yeteneklerimiz de, hayallerimiz de, potansiyelimiz de bu yanıtların arkasından bakakaldı. Fakat Martı Jonathan Livingston&#8217;ın bize öğretecekleri vardı. Sadece karın doyurmak için martıların kanatlara sahip olmadığı konusunda ısrarcı olması, onu farklı diyarlara kadar sürüklemiş ve kendilerinde kusursuzluğu buldukları &#8220;cennet&#8221;lerinde öğrenmeye açık, sınır tanımayan martılarla karşılaşmıştır. Özgür bireyler olabilecekleri konusunda ikna çabaları sonucu kendi sürüsü tarafından dışlanmışlık ile kendilerini kardeşleri ilan edip, &#8220;Seni daha yükseklere, evine götürmeye geldik.&#8221; diyen martılar arasındaki uçurum kadar farkın kendisi yürek burkucu, tadı ise ekşimtırak.</p>
<p>İlerlemekten başka işi olmayan zamanın sürüklediği Jonathan, artık bir öğretici kıvamını almış halde dönüş yoluna çıkmaya hazırdır. Öğrencilerini ilerlediği yol üzerinden toplaması; hayallerini gerçekleştirmiş bir insanın, kendi toy haline benzetmiş olduğu suretlere ulaşılmaz olanın resmini göstermesinin verdiği haz ile doğru orantılıdır.</p>
<figure id="attachment_1259" aria-describedby="caption-attachment-1259" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/jonathan-livingston.jpg" rel="attachment wp-att-1259"><img class=" td-modal-image wp-image-1259 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/jonathan-livingston.jpg?resize=640%2C448" alt="Richard Bach &quot;Martı Jonathan Livingston&quot;" width="640" height="448" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/jonathan-livingston.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/jonathan-livingston.jpg?resize=300%2C210&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1259" class="wp-caption-text">Richard Bach &#8220;Martı Jonathan Livingston&#8221;</figcaption></figure>
<p>Usta Jonathan ve öğrencilerinin, sürüleriyle olan yüzleşme anının bir aksiyon filmi edasıyla anlatıldığı sahne tüyler ürpertici olmasıyla küçük dozda gerilim aşılamıştır. Sürü ve özgürlükçülerin arasındaki ilişki; tam anlamıyla 1650&#8217;lerin Amerika&#8217;sındaki Püritanlar ve Quakerların din çatışmasındaki ilişkileri kadar karışıktır. Jonathan Livingston’ın efsanevi bir şekilde yok oluşu da Hogwarts alametleri kadar fantastik haldedir.</p>
<p>Jonathan&#8217;ın ortadan kaybolması ile yetinmeyen yazarımız, ustadan sonra efsanesini yaşatmaya karar vermiştir. Jonathan&#8217;ın martı topluluğuna bıraktığı iz, onun ilah gibi görülmesine sebep olmuştur. Parıldayan, görkemli kanatlarıyla muhteşem uçuşunun imzasını dördüncü bölüme de atmayı başarmıştır.</p>
<p>Şahsın kendini &#8220;gaza getirme&#8221; tabirini satır satır karakterine işleyen Richard Bach, parmağını her kımıldattığı anda insanı kanatsız halde uçuran, sihirli bir eser sunmuştur. Hayal gücünün eski bir ruh olduğuna inanan Bach, içimizde büyüttüğümüz Jonathanların yüreğini okşayan, tek bir martının inancı sayesinde yaşam amaçlarımızın yalnızca tüketim olmadığına muhteşem bir yorum katmıştır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/icimizdeki-jonathan/">İçimizdeki &#8220;Jonathan&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/icimizdeki-jonathan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1258</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
