<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Tolga Değerlier &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/tuka/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2020 09:41:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Pera’da İki Komşu “Apartıman” Ve Mimar Caracach Kardeşler</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/perada-iki-komsu-apartman-ve-mimar-caracach-kardesler/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/perada-iki-komsu-apartman-ve-mimar-caracach-kardesler/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 14 Apr 2020 04:00:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Tolga Değerlier]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19511</guid>
				<description><![CDATA[<p>19.yy’da Pera, Osmanlı başkenti İstanbul’un Avrupalı yüzünü temsil etmekteydi. Sanayi Devrimi’nin etkisi Osmanlı’ya Batı’dakinden çok daha geç ulaşmış ve özellikle Hicaz’a kadar ulaşan demiryolları vasıtasıyla Osmanlı devleti Batı dünyasına entegre olmaya başlamıştı. Bu dönemde “modernleşme” kavramının Osmanlı’daki karşılığı yaygın biçimde “batılılaşma” olarak algılanmıştır, hatta öyledir ki Osmanlı modernleşmesi, batılılaşma kavramıyla birebir örtüşür. Pera; Galata’daki tünel [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/perada-iki-komsu-apartman-ve-mimar-caracach-kardesler/">Pera’da İki Komşu “Apartıman” Ve Mimar Caracach Kardeşler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>19.yy’da Pera, Osmanlı başkenti İstanbul’un Avrupalı yüzünü temsil etmekteydi.  Sanayi Devrimi’nin etkisi Osmanlı’ya Batı’dakinden çok daha geç ulaşmış ve özellikle Hicaz’a kadar ulaşan demiryolları vasıtasıyla Osmanlı devleti Batı dünyasına entegre olmaya<br /> başlamıştı. Bu dönemde “modernleşme” kavramının Osmanlı’daki karşılığı yaygın biçimde “batılılaşma” olarak algılanmıştır, hatta öyledir ki Osmanlı modernleşmesi, batılılaşma<br /> kavramıyla birebir örtüşür. Pera; Galata’daki tünel hattıyla, Cadde-i Kebir’deki (İstiklal Caddesi’nin eski adı) “lüküs” mağazalarıyla, dönemin alışveriş merkezleri sayılabilecek pasajları, taratorları (tiyatroları), sefirlikleri (elçilikleri), otelleri, café ve batılı eğitim<br /> kurumlarıyla hareketli bir sosyal yaşantıya sahipti.<br /> Bugün İstiklal Caddesi’nde yürürken tarihi binaların oluşturduğu estetik doku ve caddenin kaotik ruhu aslında bizlere bir hikâye anlatmaya çalışır. Zaman zaman kimi binalar bizlerle konuşur, üzerlerinde yüz yıl önce yaşamış kıymetli mimarların isimleri gözümüze ilişir bazen. Çoğu zaman bu isimler bizlere yabancı gelir, Beyoğlu’nun bize bu kadar tanıdık geliyor olmasına rağmen. Oysa onlar bu şehri inşa edenlerdir, birçoğumuzdan daha buralıdırlar. Onların adları bu şehrin binalarına kazınmıştır çoğu zaman. Aslında binaları dinleyebilirsek onları da tanımaya başlayabiliriz. Aşklarını, hüzünlerini, başarıları sonrasında duydukları mutluluklarını, arkadaşlıklarını veya kıskançlıklarını tanırız belki de… Eğer<br /> sadece bakarsak eskinin can çekişen asaletini görebiliriz binalarda. Ama şehri duymaya başlarsak bize anlatacağı çok şey olabilir.<br /> Pera’daki iki apartmana, Aram ve Isac Caracach kardeşlerin isimleri kazınmıştır. Bu iki Ermeni mimar, 1903-1912 yılları arasında birlikte en güzel işlerini çıkarmışlardır. 1 Art Nouveau stilinde inşa ettikleri binaları bugün hala tüm zarafetleriyle ayakta durmaktadırlar.<br /> Art Nouveau akımı endüstrileşmenin getirdiği “bayağı” zevke karşı çıkar ve mimarlar bezemeci anlayışlarıyla klasik üsluplara öykünürler. Bitkisel motifler ve organik formların<br /> kullanımı, Art Nouveu mimarinin en belirgin özelliğidir. Aslında bir bakıma klasik mimariden tamamen kopamayıp, modern mimariye geçme arzusu duymaktır. Bu açıdan Art Nouveau<br /> mimariyi bir geçiş dönemi akımı olarak da düşünebiliriz. Bununla birlikte dünya üzerinde çok farklı coğrafyalarda bu sanat akımının izlerini görmek mümkündür. Art Nouveau mimari<br /> batılılaşan İstanbul’un da adeta modası haline gelir. Caracachlar da bu akımın temsilcileri olmuşlar ve inşa ettikleri binalarda Art Nouveau stilini tercih etmişlerdir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ragıp-Paşa-Apartmanı_5_İmza.jpg?resize=407%2C229&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19540" width="407" height="229" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ragıp-Paşa-Apartmanı_5_İmza.jpg?w=533&amp;ssl=1 533w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ragıp-Paşa-Apartmanı_5_İmza.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 407px) 100vw, 407px" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p>Caracachların 1900’lü yılların başında birlikte inşa ettikleri iki apartmandan birisi Ragıp Paşa Apartmanı’dır. Mabeyinci Ragıp Paşa tarafından yaptırılan apartman, Cadde-i Kebir üzerinde, 40 numarada yer alan bir köşe binasıdır. Zemin katı mağaza, üst katları ise konut olmak üzere toplam beş katlı olarak tasarlanmıştır. Yapı malzemesi tuğla üzeri taş kaplamadır. Binanın tüm cephelerinde bulunan açıklıkların etraflarında Art Nouveau akımının organik formları ve stilize bitkisel motifleri göze çarpar. Ne yazık ki yapıya sonradan inşa edilen eklenti ve yapılan müdahaleler, tabelalar, ilanlar ve asılı ürünler; yapının zarif ve şık görüntüsünü bozmaktadırlar. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ragıp-Paşa-Apartmanı_3.jpg?resize=227%2C402&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19544" width="227" height="402" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ragıp-Paşa-Apartmanı_3.jpg?resize=577%2C1024&amp;ssl=1 577w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ragıp-Paşa-Apartmanı_3.jpg?resize=169%2C300&amp;ssl=1 169w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ragıp-Paşa-Apartmanı_3.jpg?resize=237%2C420&amp;ssl=1 237w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ragıp-Paşa-Apartmanı_3.jpg?w=634&amp;ssl=1 634w" sizes="(max-width: 227px) 100vw, 227px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Ragıp Paşa Apartmanı <br /></figcaption></figure></div>



<p>Aram ve Isac Caracah’ın tahminen aynı tarihlerde inşa ettikleri diğer önemli eser, Kurabiye Sokak, 24 numarada yer alan Ferah Apartmanı’dır. Charles E. Goad tarafından 1904-1906 yılları arasında üç ciltte yayımlanan &#8220;Plan d&#8217;Assurance de Constantinople&#8221;de, binanın bulunduğu yerde Martin Apartmanı (eski ismi olabilir) ve Sırbistan Elçiliği olduğu anlaşılmaktadır.<a href="#_ftn1">[1]</a> Tıpkı Ragıp Paşa Apartmanı gibi, bir köşe binasıdır. Yapının tüm cepheleri oldukça gösterişlidir. Her cephede, stilize bitkisel motifler ve Art Nouveau akımının organik formları göze çarpar. Tarlabaşı Bulvarı’yla, Kurabiye Sokak’ın kot farkından yararlanılarak, Mis Sokak’a bakan cephenin en alt katı dükkân sırası olarak değerlendirilmiştir. Dükkân sırasının bulunduğu katla birlikte bina yedi katlıdır. Binanın cephelerini hareketlendiren diğer önemli unsurlar, yatay ve dikey silmelerdir. Dikey silmeler ve bitkisel motifler adeta birer pilastr ve pilastr başlığı izlenimi verir. Yani bir açıdan  da Neo-Klasik mimariye göz kırpar. Ancak unutulmamalıdır ki bu plastik öğelerin tümü Art Nouveu mimari özellikleri göstermektedir.<br /></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright is-resized"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ragıp-Paşa-Apartmanı.jpg?resize=255%2C452&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19550" width="255" height="452" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/FERAH-APARTMANI_2.jpg?resize=246%2C437&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19549" width="246" height="437" data-recalc-dims="1" /></figure></div>



<p></p>



<p>Binadaki fransız balkonların korkuluklarındaki metal işçiliği dönemi içerisinde oldukça popülerdir. Korkuluklarda bulunan Art Nouveau stilindeki çiçek kabartmaları oldukça hasar görmüş durumdadır. Metal oldukları için, muhtemelen doğal koşullara bağlı olarak tahribata uğramış ve bazıları da tamamen düşmüştür.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ferah-Apartmanı_5_fransız_balkon_korkulukları.jpg?resize=444%2C249&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19554" width="444" height="249" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ferah-Apartmanı_5_fransız_balkon_korkulukları.jpg?w=534&amp;ssl=1 534w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ferah-Apartmanı_5_fransız_balkon_korkulukları.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 444px) 100vw, 444px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Ferah Apartmanı&#8217;ndan bir fransız balkon</figcaption></figure></div>



<p>Sanayi Devrimi sonrası söz konusu korkuluklarda olduğu gibi, binalarda demirin kullanımı oldukça yaygınlaşmış ve Art Nouveau akımı içerisinde de sıkça kendisine yer bulmuştur. Bununla birlikte Osmanlı’da Sanayi Devrimi’nin etkileri oldukça kısıtlı alanlarda yaşanmış, İngiltere’deki kadar büyük bir sanayi işçisi sınıf oluşmamıştır. İstanbul, imparatorluğun en kalabalık şehri olması sebebiyle, şehrin çevresindeki sayfiye yerleri zamanla önem kazanmış ve halk da sıkça şehrin kargaşasından doğaya kaçmaya başlamıştır. Art Nouveau akımı da İstanbul için bu “doğaya kaçış”  kavramının mimarideki göstergelerinden birisi olabilir. Bununla birlikte 19. yy İstanbul’unun, Londra kadar kirli ve konforsuz bir atmosferi olmadığını da belirtmek gerekir. Zira Londra, ağır sanayileşmenin getirdiği dezavantajlarla boğuşan bir şehirdir fakat aynı durum İstanbul için söz konusu değildir. İstanbul’un karmaşası daha çok hareketli ticaret hayatından kaynaklanmaktadır. Sanayi üretimi, ticaretten daha geri plandadır. Art Nouveau akımı bu açıdan “doğaya kaçış” kavramıyla ilişkilendirilebileceği gibi, dönemin mimari modası olmasıyla da değerlendirilebilir. Caracach kardeşlerin inşa ettikleri Art Nouveau binalar bizlere bir 19. yy kentinin hikâyesini anlatırlar. Ancak şu soruyu da mutlaka sormamız gerekir; 19. yy’da İstanbulluların sosyal hayatları ve mimarideki üslup arayışı arasında gerçekten bir bağ var mıdır? Yoksa bu üslup seçimi bizlere yalnızca geçici bir heves ve modaya uyma kaygısını mı gösterir? Her iki koşulda da binalara sadece bakmak yetmez! Onlar bir 19. yy kentinin somut delilleridirler. Bu delilleri incelemek, çıkarımlarda bulunmak ve gerekiyorsa gerçekten de kulağımızı duvarlarına dayayıp dinlemek bizleri “İstanbul” isimli bir hikâyenin derinliklerine sürükleyecektir&#8230;</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ferah-Apartmanı_4.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19557" data-recalc-dims="1"/><figcaption>Ferah Apartmanı.</figcaption></figure></div>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2020/04/Ferah-Apartmanı_6_kapı.jpg?w=640&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-19560" data-recalc-dims="1"/><figcaption>Ferah Apartmanı’nın kapısı.<br /><br /><br /><br /></figcaption></figure></div>



<p class="has-small-font-size"><strong>Dipnotlar:</strong></p>



<h6>1) Barillari, D., Godoli,
E., (1996). <em>Istanbul 1900</em>, Rizzoli
International Publications, New York.</h6>



<h6>2) Charles E. Goad, “Plan d&#8217;Assurance de Constantinople”, vol
2., 1905.</h6>



<h6>Tüm fotoğraflar 2018 yılında tarafımca
(Tolga Değerlier) çekilmiştir.</h6>



<p></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/perada-iki-komsu-apartman-ve-mimar-caracach-kardesler/">Pera’da İki Komşu “Apartıman” Ve Mimar Caracach Kardeşler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/perada-iki-komsu-apartman-ve-mimar-caracach-kardesler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19511</post-id>	</item>
		<item>
		<title>IV. İstanbul Arkeoloji ve Sanat Tarihi Öğrencileri Sempozyumu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/16064-2/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/16064-2/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 29 Nov 2018 05:00:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Tolga Değerlier]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16064</guid>
				<description><![CDATA[<p>2012, 2014 ve 2018 yıllarında Halet Çambel geleneği ve “kültür mirasına sahip çıkıyoruz” vurgusuyla gerçekleştirdiğimiz, İstanbul içinde, bir araya gelememiş Arkeoloji ve Sanat Tarihi alanlarındaki lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki öğrencilerle buluşmayı hedeflediğimiz IV. Arkeoloji ve Sanat Tarihi Öğrencileri Sempozyumu’nda kültür mirasını korumanın disiplinler arası çözümlerinde “dünü, bugünü ve yarını” konuşmak için buluşuyoruz. Bizler arkeoloji ve sanat tarihini “eser toplayıcılık” [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/16064-2/">IV. İstanbul Arkeoloji ve Sanat Tarihi Öğrencileri Sempozyumu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>2012, 2014 ve 2018 yıllarında Halet Çambel geleneği ve <strong><em>“</em></strong><strong><em>k</em></strong><strong><em>ü</em></strong><strong><em>lt</em></strong><strong><em>ü</em></strong><strong><em>r miras</em></strong><strong><em>ı</em></strong><strong><em>na sahip </em></strong><strong><em>çı</em></strong><strong><em>k</em></strong><strong><em>ı</em></strong><strong><em>yoruz</em></strong><strong><em>”</em></strong> vurgusuyla gerçekleştirdiğimiz, İstanbul içinde, bir araya gelememiş Arkeoloji ve Sanat Tarihi alanlarındaki lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki öğrencilerle buluşmayı hedeflediğimiz IV. Arkeoloji ve Sanat Tarihi Öğrencileri Sempozyumu’nda kültür mirasını korumanın disiplinler arası çözümlerinde <strong><em>“</em></strong><strong><em>d</em></strong><strong><em>ü</em></strong><strong><em>n</em></strong><strong><em>ü</em></strong><strong><em>, bug</em></strong><strong><em>ü</em></strong><strong><em>n</em></strong><strong><em>ü</em></strong><strong><em> ve yar</em></strong><strong><em>ı</em></strong><strong><em>n</em></strong><strong><em>ı”</em></strong> konuşmak için buluşuyoruz.</p>
<p>Bizler arkeoloji ve sanat tarihini “eser toplayıcılık” olarak gören, sadece form analizi ile yetinen ve bunu aktaran ekollerin dışında disiplinlerimizin sosyal bilimlere dâhil olduğunu vurguluyor, kültür bağlamında interdisipliner çalışmanın öneminin bir kez daha altını çiziyoruz; yaşadığımız coğrafyanın ve şehrin uğradığı tahribata rağmen hala sahip çıkılabilecek kadim mirasının ve belleğinin olduğunu biliyoruz. Tüm bu sebeplerden toprak altından çıkardığımız, sanat bağlamında yorumladığımız materyallerle birlikte kentin hafızasında var olan <strong><em>“</em></strong><strong><em>sinemalara, bostanlara, </em></strong><strong><em>hanlara, caddelere, meydanlara ve muhtelif haf</em></strong><strong><em>ı</em></strong><strong><em>za </em></strong><strong><em>mek</em></strong><strong><em>â</em></strong><strong><em>nlar</em></strong><strong><em>ı</em></strong><strong><em>na</em></strong><strong><em>”</em></strong> <em>sahip </em><em>çı</em><em>k</em><em>ı</em><em>yoruz. Bu ba</em><em>ğ</em><em>lamda </em><strong><em>1, 2, 3,</em></strong></p>
<p><strong><em>MART 2019 </em></strong><em>tarihlerinde d</em><em>ü</em><em>zenleyece</em><em>ğ</em><em>imiz IV. </em><em>İ</em><em>stanbul </em><em>Arkeoloji ve Sanat Tarihi </em><em>Öğ</em><em>rencileri Sempozyumu</em><em>’</em><em>nun</em></p>
<p><em>ç</em><em>er</em><em>ç</em><em>evesini yukar</em><em>ı</em><em>da bahsetti</em><em>ğ</em><em>imiz gelene</em><em>ğ</em><em>e ad</em><em>ı</em><em>yoruz</em><em>… </em><em>Sempozyum bildirileri t</em><em>ü</em><em>m disiplinlere a</em><em>çı</em><em>k olmakla </em><em>birlikte </em><em>ö</em><em>ncelikli davetli b</em><em>ö</em><em>l</em><em>ü</em><em>mler:</em></p>
<p><em>Arkeoloji, Sanat Tarihi, Mimarl</em><em>ı</em><em>k, Mimarl</em><em>ı</em><em>k Tarihi,</em></p>
<p><em>Restorasyon, Hititoloji, Tarih, Sosyoloji, Felsefe,</em></p>
<p><em>Antropoloji, Hukuk</em></p>
<p><em>BA</em><em>Ş</em><em>LIKLAR:</em></p>
<p><em>İ</em><em>stanbul Ara</em><em>ş</em><em>t</em><em>ı</em><em>rmalar</em><em>ı</em></p>
<p><em>Y</em><em>ü</em><em>ksek Lisans ve Doktora </em><em>Ç</em><em>al</em><em>ış</em><em>malar</em><em>ı</em></p>
<p><em>Kurtarma Kaz</em><em>ı</em><em>lar</em><em>ı</em><em> ve Kent Arkeolojisi</em></p>
<p><em>Disiplinler Aras</em><em>ı</em> <em>Ç</em><em>al</em><em>ış</em><em>malar</em></p>
<p><em>K</em><em>ü</em><em>lt</em><em>ü</em><em>rel Miras ve Kentsel D</em><em>ö</em><em>n</em><em>üşü</em><em>m</em></p>
<p><em>Teorik </em><em>Ç</em><em>al</em><em>ış</em><em>malar</em></p>
<p><em>Mesleki Deneyimler</em></p>
<p><em>Arkeologlar ve Sanat Tarih</em><em>ç</em><em>ilerinin Mesleki A</em><em>çı</em><em>dan</em></p>
<p><em>Sorunlar</em><em>ı</em><em> ve </em><em>Çö</em><em>z</em><em>ü</em><em>m </em><em>Ö</em><em>nerileri</em></p>
<p><em>Sit Alanlar</em><em>ı</em><em>nda Ekolojik ve K</em><em>ü</em><em>lt</em><em>ü</em><em>rel Koruma</em></p>
<p><em>Arkeolojik Kaz</em><em>ı</em><em> B</em><em>ö</em><em>lgelerinde S</em><em>ü</em><em>rd</em><em>ü</em><em>r</em><em>ü</em><em>len Sosyal</em></p>
<p><em>Projeler ve </em><em>Ö</em><em>neriler</em></p>
<p><em>Kent Hakk</em><em>ı</em></p>
<p><em>K</em><em>ü</em><em>lt</em><em>ü</em><em>r End</em><em>ü</em><em>strisi ve Politikalar</em><em>ı</em></p>
<p><em>Ar</em><em>ş</em><em>ivcilik </em><em>Ç</em><em>al</em><em>ış</em><em>malar</em><em>ı</em></p>
<p><em>Sanat, M</em><em>ü</em><em>ze, Kamusal Alan </em><em>İ</em><em>li</em><em>ş</em><em>kileri</em></p>
<p><em>Sanat Tarihi ve Arkeoloji ba</em><em>ğ</em><em>lam</em><em>ı</em><em>nda Cinsiyet</em></p>
<p><em>Ç</em><em>al</em><em>ış</em><em>malar</em><em>ı</em></p>
<p><em>Arkeoloji ve Sanat Medyas</em><em>ı</em><em>n</em><em>ı</em><em>n Durumu</em></p>
<p><em>G</em><em>öç</em><em>, Sava</em><em>ş</em><em>, Etnisite ili</em><em>ş</em><em>kisinde K</em><em>ü</em><em>lt</em><em>ü</em><em>rel Miras</em><em>ı</em></p>
<p><em>Korumak</em></p>
<p><em>*Sempozyuma kendi imk</em><em>â</em><em>nlar</em><em>ı</em><em>n</em><em>ı</em><em>zla </em><em>ş</em><em>ehir d</em><em>ışı</em><em>ndan</em></p>
<p><em>kat</em><em>ı</em><em>l</em><em>ı</em><em>m sa</em><em>ğ</em><em>layabilir ve bildiri g</em><em>ö</em><em>nderebilirsiniz.</em></p>
<p><em>* Bildiriler </em><em>İ</em><em>stanbul temas</em><em>ı</em><em> bar</em><em>ı</em><em>nd</em><em>ı</em><em>rmak zorunda</em></p>
<p><em>olmamakla birlikte sempozyum </em><em>ç</em><em>er</em><em>ç</em><em>evesine ba</em><em>ğ</em><em>l</em><em>ı</em></p>
<p><em>kalmak zorunda olup cinsiyet</em><em>ç</em><em>i, homofobik, </em><em>ı</em><em>rk</em><em>çı</em><em> ve</em></p>
<p><em>t</em><em>ü</em><em>rc</em><em>ü</em><em> bildiriler kabul edilmeyecektir.</em></p>
<p><em>Bildiri </em><em>ö</em><em>zetleri son g</em><em>ö</em><em>nderim tarihi: 10 Ocak 2019</em></p>
<p><em>İ</em><em>leti</em><em>ş</em><em>im Bilgileri:</em></p>
<p><em>semparkeosanat@gmail.com</em></p>
<p><em>https://sempozyumarkeosanat.wordpress.com/</em></p>
<p><em>Sempozyum D</em><em>ü</em><em>zenleme ve Y</em><em>ü</em><em>r</em><em>ü</em><em>tme Kurulu:</em></p>
<p><em>Aze F</em><em>ı</em><em>rat</em></p>
<p><em>Berfin Y</em><em>ı</em><em>ld</em><em>ı</em><em>z</em></p>
<p><em>Beril Alparslan</em></p>
<p><em>Beyza Nur Horasanl</em><em>ı</em></p>
<p><em>Deniz Can Sar</em><em>ı</em><em>kaya</em></p>
<p><em>Dil</em><em>ş</em><em>ah </em><em>Ç</em><em>ak</em><em>ı</em><em>r</em></p>
<p><em>Duygu </em><em>Ç</em><em>ak</em><em>ı</em><em>c</em><em>ı</em></p>
<p><em>Ege Ar</em><em>ı</em><em>c</em><em>ı</em></p>
<p><em>Gizem Mat</em></p>
<p><em>G</em><em>ü</em><em>l</em><em>ç</em><em>in Kalem</em></p>
<p><em>İ</em><em>nci Ate</em><em>ş</em><em>o</em><em>ğ</em><em>lu</em></p>
<p><em>Melisa Kozano</em><em>ğ</em><em>lu</em></p>
<p><em>Melisa Ya</em><em>ğ</em><em>mur Gezer</em></p>
<p><em>Merve U</em><em>ç</em><em>ar</em></p>
<p><em>Merve Melda Engin</em></p>
<p><em>Musab Karabey U</em><em>ç</em><em>urum</em></p>
<p><em>M</em><em>ü</em><em>min Y</em><em>ı</em><em>ld</em><em>ı</em><em>r</em><em>ı</em><em>m</em></p>
<p><em>Oya Akta</em><em>ş</em></p>
<p><em>Ö</em><em>mer Faruk G</em><em>ö</em><em>n</em><em>ü</em><em>l</em></p>
<p><em>Pelin Alt</em><em>ı</em><em>n</em><em>ç</em><em>eki</em></p>
<p><em>Sena Nur Oyukta</em><em>ş</em></p>
<p><em>Tolga De</em><em>ğ</em><em>erlier</em></p>
<p><em>Y</em><em>ı</em><em>lmaz Yeniler</em></p>
<p><em>Yula Deniz Perksoy</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/16064-2/">IV. İstanbul Arkeoloji ve Sanat Tarihi Öğrencileri Sempozyumu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/16064-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16064</post-id>	</item>
		<item>
		<title>II. Kültürel Mirasın Korunmasında Farkındalık Yaratma Semineri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ii-kulturel-mirasin-korunmasinda-farkindalik-yaratma-semineri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ii-kulturel-mirasin-korunmasinda-farkindalik-yaratma-semineri/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 04 May 2018 04:00:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Tolga Değerlier]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=14366</guid>
				<description><![CDATA[<p>7 Mayıs 2018 Pazartesi günü, saat 10.00-17.30 arasında, II. Kültürel Mirasın Korunmasında Farkındalık Yaratma Semineri’ni düzenliyoruz. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğrencileri olarak, kurucumuz ve ilk müzecimiz olan Osman Hamdi Bey’in kültürel mirasa verdiği değeri unutmadık. Sahip çıktığımız bu değer doğrultusunda, kültürel mirasın öğretilmesi için kökleşmiş kurumlar, sivil toplum kuruluşları, seminerler, bildiriler vasıtasıyla mümkün [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ii-kulturel-mirasin-korunmasinda-farkindalik-yaratma-semineri/">II. Kültürel Mirasın Korunmasında Farkındalık Yaratma Semineri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>7 Mayıs 2018 Pazartesi günü, saat 10.00-17.30 arasında, II. Kültürel Mirasın Korunmasında Farkındalık Yaratma Semineri’ni düzenliyoruz. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğrencileri olarak, kurucumuz ve ilk müzecimiz olan Osman Hamdi Bey’in kültürel mirasa verdiği değeri unutmadık. Sahip çıktığımız bu değer doğrultusunda, kültürel mirasın öğretilmesi için kökleşmiş kurumlar, sivil toplum kuruluşları, seminerler, bildiriler vasıtasıyla mümkün olduğu kadar insana ulaşarak, Osman Hamdi’den beri süren tarihi koruma ve yaşatma geleneğini etkili ve doğru bir biçimde anlatmaya çalışıyoruz. <span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><figure id="attachment_14367" aria-describedby="caption-attachment-14367" style="width: 370px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/04/30171966_1593996237375964_73262128412857087_o.jpg"><img class=" wp-image-14367" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/04/30171966_1593996237375964_73262128412857087_o.jpg?resize=370%2C553" alt="" width="370" height="553" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/04/30171966_1593996237375964_73262128412857087_o.jpg?w=1348&amp;ssl=1 1348w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/04/30171966_1593996237375964_73262128412857087_o.jpg?resize=201%2C300&amp;ssl=1 201w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/04/30171966_1593996237375964_73262128412857087_o.jpg?resize=685%2C1024&amp;ssl=1 685w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/04/30171966_1593996237375964_73262128412857087_o.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 370px) 100vw, 370px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-14367" class="wp-caption-text">II. Kültürel Mirasın Korunmasında Farkındalık Yaratma Semineri</figcaption></figure></p>
<p>SEMİNER PROGRAMIMIZ:<br />
10.00-10.15 Açılış Konuşması</p>
<p>10.15-11.30 1.Oturum Kültürel Miras Nedir, Türkiye’de Kültürel Mirasın Korunması ile ilgili Neler Yapılıyor?</p>
<p>-Doç.Dr. Soner ŞAHİN<br />
-Hayri Fehmi YILMAZ<br />
-Saadet GÜNER</p>
<p>11.30-12.15 ARA</p>
<p>12.15-13.15 2.Oturum Kültürel Miras’ın Korunmasında Arkeolojik Kazıların Önemi</p>
<p>-Adil YILMAZ<br />
-Dr. Ögr. Üyesi Selçuk SEÇKİN</p>
<p>13.15-13.30 ARA</p>
<p>13.30-14.45 3.Oturum Kültürel Miras’ın Korunmasında Restorasyonun Önemi</p>
<p>-Mine YAR<br />
-Celalettin YAR<br />
-Doç.Dr. Nuri SEÇGİN</p>
<p>14.45-15.00 ARA</p>
<p>15.00-16.15 4.Oturum Taşınmaz Kültür Varlıklarında Taşıyıcı Sistem Sorunları ve Çözümleri</p>
<p>-Prof.Dr. Zeynep AHUNBAY<br />
-Doç.Dr.Mustafa Erkan KARAGÜLLER<br />
-Murat ALABOZ</p>
<p>16.15-16.30 ARA</p>
<p>16.30-17.20 5. Oturum Kültürel Miras’ın Korunmasında Somut Olmayan Kültürel Miras Değerleri</p>
<p>-Dr.Ögr.Üyesi N.Çiçek Akçıl HARMANKAYA<br />
-Doç.Dr. Esma İGÜS</p>
<p>17.30 Belge teslimi<span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p>*Seminerimiz ücretsizdir.<br />
* Seminerimiz kontenjan ile sınırlıdır.<br />
* Dört oturuma katılan dinleyicilere &#8216;Katılım Belgesi&#8217; verilecektir.<span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p>Kayıt Linki: <a href="https://goo.gl/forms/B8Y73d2CQLMQX5Lw1">https://goo.gl/forms/B8Y73d2CQLMQX5Lw1</a> <span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p>Facebook Linki: <a href="https://www.facebook.com/events/2138115043067526/">https://www.facebook.com/events/2138115043067526/</a><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p>7 Mayıs 2018 Pazartesi günü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Bomonti Yerleşkesi’nde görüşmek üzere!<span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ii-kulturel-mirasin-korunmasinda-farkindalik-yaratma-semineri/">II. Kültürel Mirasın Korunmasında Farkındalık Yaratma Semineri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ii-kulturel-mirasin-korunmasinda-farkindalik-yaratma-semineri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14366</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ayvalık’ta Tarihi Miras</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ayvalikta-tarihi-miras/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ayvalikta-tarihi-miras/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 30 Jan 2017 08:33:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Tolga Değerlier]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık evleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık kiliseleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Cunda adası]]></category>
		<category><![CDATA[Kilise mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[Rum mimarisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7130</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ayvalık’ta en görkemli iki mimari eser hiç şüphesiz ki Çınarlı Cami ve Saatli Cami’dir. Bugün hala cami olarak kullanılan yapılar, 19. yy’ın ikinci yarısında birer kilise olarak inşa edilmiştir. 20. yy’ın ilk yarısında ise bölgenin Rum nüfusunun gitmesiyle birer camiye dönüştürülmüştür. Bölgenin tipik mimari malzemesi sarımsak taşından inşa edilmişlerdir. Dış cepheler; pilastırlar, bordürler, sütunçeler, alçak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ayvalikta-tarihi-miras/">Ayvalık’ta Tarihi Miras</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Ayvalık’ta en görkemli iki mimari eser hiç şüphesiz ki Çınarlı Cami ve Saatli Cami’dir. Bugün hala cami olarak kullanılan yapılar, 19. yy’ın ikinci yarısında birer kilise olarak inşa edilmiştir. 20. yy’ın ilk yarısında ise bölgenin Rum nüfusunun gitmesiyle birer camiye dönüştürülmüştür. Bölgenin tipik mimari malzemesi sarımsak taşından inşa edilmişlerdir. Dış cepheler; pilastırlar, bordürler, sütunçeler, alçak reliefler, iyon ve korint nizam sütun başlıkları ile süslenmiştir. Çınarlı Cami’nin (Agios Yorgios) iç mekanında ikonastasisi hala ayaktadır. Saatli Cami’nin (Agios Yannis) ise dışında hala çan kulesi ayaktadır. Çan kulesindeki saatten adını alır. Çınarlı Cami inşa edildikten sonra bir daha bu boyutta bir mimari eser üretilmemiştir. Camiye çevrildikten sonra ikonlar atılmış, ikonaların üzeri boyayla kapatılmıştır. Buna rağmen bu mimari eserler Ayvalık’taki diğer mimari eserlere göre çok daha iyi durumdadır. Çünkü hala kullanıma açıklardır.</p>
<p><figure id="attachment_7143" aria-describedby="caption-attachment-7143" style="width: 793px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çınarlı-Cami-ve-Saatli-Cami-1.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7143 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çınarlı-Cami-ve-Saatli-Cami-1.jpg?resize=640%2C492" alt="Çınarlı Camii (Agios Yorgios) ve Saatli Camii (Agios Yannis), Ayvalık." width="640" height="492" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çınarlı-Cami-ve-Saatli-Cami-1.jpg?w=793&amp;ssl=1 793w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çınarlı-Cami-ve-Saatli-Cami-1.jpg?resize=300%2C230&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çınarlı-Cami-ve-Saatli-Cami-1.jpg?resize=600%2C460&amp;ssl=1 600w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7143" class="wp-caption-text">Çınarlı Camii (Agios Yorgios) ve Saatli Camii (Agios Yannis), Ayvalık.</figcaption></figure></p>
<p>Yazıma bölgenin en tanınan bu iki mimari eseriyle başlamak istedim. Çünkü Ayvalık’a gelen ziyaretçiler, tarihi kent dokusu yerine genellikle Sarımsaklı Plajı, Şeytan Sofrası gibi doğa harikalarına ilgi gösteriyor veya Cunda’nın hareketli gece hayatına akın ediyor. Bunda ziyaretçileri suçlamak çok da doğru olmaz. Çünkü Ayvalık’ın turizm tanıtımlarında Saatli Cami veya Çınarlı Cami’den söz edilmez. Tarihi kent dokusunu böylesine korumuş olan bir şehrin mimari yapılarının bu kadar ihmal edilmesi de aşırı üzücü. Kaldı ki Türkiye, turizm, restorasyon gibi kavramları da yan yana koyduğumuzda artık gerçekten korkar olduk. Ancak bunlarla birlikte kültürel mirasımızın yok olup gitmesine de izin veremeyiz. Restorasyonu gerekli mimari yapılar, aslına uygun restore edilmeli, şehrin modern gereksinimleri de en göze batmayacak şekilde karşılanmalıdır. Özellikle sahil şeridindeki kent dokusuyla uyumsuz yapılar yıkılmalı, sahil şeridi gece gündüz yaşayan bir yer haline getirilmelidir.</p>
<p><figure id="attachment_7144" aria-describedby="caption-attachment-7144" style="width: 340px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çınarlı-Cami-Ikonastasisi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7144 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çınarlı-Cami-Ikonastasisi.jpg?resize=340%2C257" alt="Agios Yorgios Kilisesi’nin ikonastasisi." width="340" height="257" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çınarlı-Cami-Ikonastasisi.jpg?w=340&amp;ssl=1 340w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çınarlı-Cami-Ikonastasisi.jpg?resize=300%2C227&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 340px) 100vw, 340px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7144" class="wp-caption-text">Agios Yorgios Kilisesi’nin ikonastasisi.</figcaption></figure></p>
<h2>AYVALIK’TA ÖRNEK TARİHİ BİNA KULLANIMI</h2>
<p>Ayvalık’ta 20. yy’ın başlarında; 22 zeytinyağı fabrikası, 30 sabunhane, 80’e yakın değirmen, 11 kilise, 6 okul, 6 eczane, 11 mahallede 4607 konut ve 4 ayrı çarşıda 1.000 civarında dükkan bulunuyordu. Bu yapıların elbet de bir bölümü günümüze ulaşamadı. Kent görkemli mimari dokusunu 18. yy’da Osmanlı’dan aldığı özerklik sayesinde oluşturabilmiştir.</p>
<p><figure id="attachment_7146" aria-describedby="caption-attachment-7146" style="width: 453px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kütüphane.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7146 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kütüphane.jpg?resize=453%2C338" alt="Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı, Cunda Adası." width="453" height="338" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kütüphane.jpg?w=453&amp;ssl=1 453w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/kütüphane.jpg?resize=300%2C224&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 453px) 100vw, 453px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7146" class="wp-caption-text">Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı, Cunda Adası.</figcaption></figure></p>
<p>Ayvalık’ın tarihi mirasına yeteri kadar dikkat edilmemesine karşın, oldukça güzel işlevlendirilmiş tarihi binalar da var. Birkaç örnek verecek olursak, <strong>Sanat Fabrikası</strong> tarihi bir zeytinyağı fabrikasına kurulmuş. Bugün Ayvalık Sanat Derneği tarafından tiyatro çalışmaları ve diğer sahne sanatları için kullanılıyor. <strong>Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı</strong>, Agios Yannis Kilisesi’nin şapelinin restorasyonu ve yanındaki değirmenin rekonstrüksiyonuyla oluşturulmuştur. 2007 tarihinde hizmete girmiştir. 19. yy’da, Cunda’da inşa edilen Taksiyarhis Kilisesi oldukça kötü durumdaydı. 2014 yılında <strong>Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi</strong> olarak ziyarete açılmıştır. Ayvalık’ın bilinen ilk kilisesi olan diğer Taksiyarhis Kilisesi 20. yy’da uzun süre tekel deposu olarak kullanılmıştır. 2013 yılında <strong>Taksiyarhis Anıt Müzesi</strong> olarak hizmete açılmıştır.</p>
<p><figure id="attachment_7131" aria-describedby="caption-attachment-7131" style="width: 612px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Triada-Kilisesi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7131 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Triada-Kilisesi.jpg?resize=612%2C459" alt="Agia Triada Kilisesi, Ayvalık." width="612" height="459" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Triada-Kilisesi.jpg?w=612&amp;ssl=1 612w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Triada-Kilisesi.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7131" class="wp-caption-text">Agia Triada Kilisesi, Ayvalık.</figcaption></figure></p>
<h2>AYVALIK’TA İHMAL EDİLEN TARİHİ BİNALAR</h2>
<p><strong>Agia Triada Kilisesi</strong>, 18-19. yy’larda inşa edilmiş olmalıdır. Mahalli bir kilisedir. Kilise, mübadeleden sonra boş kalmış, uzun süre Tütün Deposu olarak kullanılmış ve Bursa Koruma Kurulu tarafından Ayvalık Belediyesine devredilerek 2012 yılında kazı çalışmalarına başlanması için Balıkesir Müze Müdürlüğü tarafından görevlendirilen Tarkan Özel ve Uygur Akın kazı çalışmalarına başlamıştır. Ayvalık Belediyesinden Ali Akdamar kontrollüğünde yapılan kazılarda kilisenin ön tarafından kazılar yapılmıştır. Kilise Koruma Kurulu kararıyla 1989 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.</p>
<p><figure id="attachment_7132" aria-describedby="caption-attachment-7132" style="width: 614px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Varvara-Şapeli.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7132 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Varvara-Şapeli.jpg?resize=614%2C527" alt="Agia Varvara Kır Şapeli, Ayvalık yakınları." width="614" height="527" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Varvara-Şapeli.jpg?w=614&amp;ssl=1 614w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Varvara-Şapeli.jpg?resize=300%2C257&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7132" class="wp-caption-text">Agia Varvara Kır Şapeli, Ayvalık yakınları.</figcaption></figure></p>
<p>İzmir yolunda, mezarlık yanındaki <strong>Agia Varvara Şapeli</strong> bugün özel mülkiyetin içerisinde kalmıştır. Kent merkezinden uzakta bulunan bir kilisedir. Genellikle kilise diye anılır ama boyutları bakımından şapel olarak nitelendirmek daha doğrudur. Kır Şapeli olarak da anılmaktadır. Ne yazık ki atıl durumda, öylece onarılmayı beklemektedir.</p>
<p><figure id="attachment_7134" aria-describedby="caption-attachment-7134" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ayvalık-Evleri.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7134 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ayvalık-Evleri.jpg?resize=600%2C473" alt="13 Nisan Caddesi’nde bulunan tarihi evler." width="600" height="473" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ayvalık-Evleri.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ayvalık-Evleri.jpg?resize=300%2C237&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7134" class="wp-caption-text">13 Nisan Caddesi’nde bulunan tarihi evler.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Ayvalık’ın tarihi konut repertuarı</strong>, oldukça gösterişli dış cepheleri olan taş evlerden, ahşap-kerpiç karışımı klasik cumbalı Osmanlı evlerinden ve boyutları ve malzemesi değişebilen daha basit köy evlerinden oluşur. Genellikle evler bir ya da iki katlıdır. Bir de kot altı veya 3 katlı düzenleme görülebilir. Kıyıdan yukarılara çıktığınızda, günümüz çarşısının sınırlarından çıktığınız zaman bile sizi tüm ihtişamıyla tarihi Ayvalık evleri karşılıyor. Yukarıdaki görselde bulunan taş evin iki katlı cephe süslemelerine şöyle bir bakarsak; sütunçeler, bordürler, çerçeveler içerisinde geometrik motifler, iyon sütun başlıkları, köşedeki dikdörtgen blok dizilimi gibi çok sayıda elemanın bir arada, yoğun olarak kullanıldığını görüyoruz. Evlerin kapılarının da oldukça süslü olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca bazı evlerin kapılarının üst kısımlarında tarihler yazmakta. Bir dönem korunmak için pencerelere üçgen prizma şeklinde demirler takılmış. Bu demirlere Ayvalık’ta, 1976 yılında çekilen, <strong>Tuzak</strong> isimli filmde de rastlıyoruz. Günümüze az sayıda örneği kalmıştır.</p>
<p><figure id="attachment_7135" aria-describedby="caption-attachment-7135" style="width: 713px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ayvalık-Evleri2.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7135 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ayvalık-Evleri2.jpg?resize=640%2C413" alt="13 Nisan Caddesi’nde bulunan tarihi evler." width="640" height="413" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ayvalık-Evleri2.jpg?w=713&amp;ssl=1 713w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Ayvalık-Evleri2.jpg?resize=300%2C194&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7135" class="wp-caption-text">13 Nisan Caddesi’nde bulunan tarihi evler.</figcaption></figure></p>
<h2>ÇEVRE ADALARDA İHMAL EDİLEN TARİHİ BİNALAR</h2>
<p>Ayvalık’ın çevresinde irili ufaklı bir çok adacık bulunuyor. Özellikle küçük adacıklara kilise ve manastırlar inşa edilmiş olduğunu görüyoruz. Bu kısımda birkaç yok olmaya yüz tutmuş ada mimari eserinden bahsedeceğim.</p>
<p><figure id="attachment_7139" aria-describedby="caption-attachment-7139" style="width: 604px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Despot-Evi-Cunda.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7139 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Despot-Evi-Cunda.jpg?resize=604%2C398" alt="Despot Evi, Cunda Adası." width="604" height="398" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Despot-Evi-Cunda.jpg?w=604&amp;ssl=1 604w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Despot-Evi-Cunda.jpg?resize=300%2C198&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Despot-Evi-Cunda.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Despot-Evi-Cunda.jpg?resize=214%2C140&amp;ssl=1 214w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7139" class="wp-caption-text">Despot Evi, Cunda Adası.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Despot Evi</strong> Cunda’nın en önemli mimari eserlerinden biridir. Yunanistan’dan Cunda’ya gelen despot tarafından 1862 yılında inşa edilen tarihi bina, 1877’de despotun hırsızlar tarafından öldürülmesinin ardından Osmanlı Devleti’nce satın alındı. Bir süre hükümet binası olarak kullanılan Despot’un Evi, 1921 yılında çocuk yurdu (o dönemki adıyla öksüz yurdu) olarak kullanıldı. 1980 yılında çocuk yurdunun yeni binasına taşınmasıyla Despot’un Evi kaderine terk edildi ve bugüne kadar boş kaldı. Zaman içerisinde bakımsızlık nedeniyle çatısı çöken ve harabeye dönen tarihi bina bugünlerde restore edilmeyi bekliyor.</p>
<p><figure id="attachment_7140" aria-describedby="caption-attachment-7140" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Panaya-Meryem-Ana-Kilisesi-Cunda.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7140 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Panaya-Meryem-Ana-Kilisesi-Cunda.jpg?resize=640%2C480" alt="Panaya (Meryem Ana) Kilisesi, Cunda Adası." width="640" height="480" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Panaya-Meryem-Ana-Kilisesi-Cunda.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Panaya-Meryem-Ana-Kilisesi-Cunda.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7140" class="wp-caption-text">Panaya (Meryem Ana) Kilisesi, Cunda Adası.</figcaption></figure></p>
<p>1858 yılında inşa edilmiş olan <strong>Panaya kilisesi</strong>, adada inşa edilen ilk kilisedir. 1922 yılına kadar ibadete açık olan kilise, mübadeleden sonra kendi kaderine terk edilmiştir. İbadete açık olduğu dönemde, içerisinde birçok ikon bulunan Panaya kilisesi, zamanla ilgisizliğin de etkisiyle yıkılmıştır. Günümüzde mevcut olmayan çan kulesi ise kiliseden sonra inşa edilmiş olup çok yüksek değildi. Üç duvarı ayakta olan kilisenin iç süslemeleri tamamen tahrip olmuş durumdadır.</p>
<p><figure id="attachment_7147" aria-describedby="caption-attachment-7147" style="width: 660px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Tarihi-Cunda-Evleri.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7147 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Tarihi-Cunda-Evleri.jpg?resize=640%2C478" alt="Tarihi Cunda Evleri." width="640" height="478" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Tarihi-Cunda-Evleri.jpg?w=660&amp;ssl=1 660w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Tarihi-Cunda-Evleri.jpg?resize=300%2C224&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7147" class="wp-caption-text">Tarihi Cunda Evleri.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Tarihi Cunda evleri</strong> de, tarihi Ayvalık evleri gibi oldukça ihmale uğramıştır. Mimarileri bölgenin genel konut mimarisiyle aynıdır. Yukarıdaki fotoğrafta Ayvalık’taki evden daha yalın süslemeye sahip olan, üçgen alınlıklı bir Cunda evi görüyoruz.</p>
<p><figure id="attachment_7137" aria-describedby="caption-attachment-7137" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çamlı-Manastırı-Cunda.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7137 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çamlı-Manastırı-Cunda.jpg?resize=520%2C390" alt="Çamlı Manastırı, Cunda Adası." width="520" height="390" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çamlı-Manastırı-Cunda.jpg?w=520&amp;ssl=1 520w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Çamlı-Manastırı-Cunda.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 520px) 100vw, 520px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7137" class="wp-caption-text">Çamlı Manastırı, Cunda Adası.</figcaption></figure></p>
<p>Cunda’da bulunan <strong>Çamlı Manastırı</strong>, 18. yy’da inşa edilmiştir. Manastır avlusuna bitişik olarak bir ahır, fırın ve su ihtiyacı için dört kuyusu ve ayrıca bir sarnıcı bulunmaktadır. Avlu içinde ise bir kilise bulunmaktadır. Manastır 1944 yılındaki depremle ağır tahribat görmüş ve yıkıntı halini almıştır. Kilisenin duvarları ise demir destekleri alınmasına rağmen duvarları ayakta kalmayı başarmıştır.</p>
<p><figure id="attachment_7141" aria-describedby="caption-attachment-7141" style="width: 666px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Taşlı-Manastır-Tımarhane-Adası.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7141 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Taşlı-Manastır-Tımarhane-Adası.jpg?resize=640%2C480" alt="Taşlı Manastır, Tmarhane Adası." width="640" height="480" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Taşlı-Manastır-Tımarhane-Adası.jpg?w=666&amp;ssl=1 666w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Taşlı-Manastır-Tımarhane-Adası.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7141" class="wp-caption-text">Taşlı Manastır, Tmarhane Adası.</figcaption></figure></p>
<p>Tımarhane Adası’ndaki <strong>Taşlı Manastır</strong> olarak anılan Agia Paraskevi Manastır Şapeli’nin, eskiden akıl hastalarını iyileştirici gücü olduğuna inanılırmış. Bugün ne yazık ki oldukça korumasız halde. Kilise adını hemen dibindeki büyük kayadan alır.</p>
<p><figure id="attachment_7142" aria-describedby="caption-attachment-7142" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Tavuk-Adası-Manastırı.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7142 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Tavuk-Adası-Manastırı.jpg?resize=640%2C480" alt="Vaftizci Yahya Manastır Kilisesi, Tavuk Adası." width="640" height="480" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Tavuk-Adası-Manastırı.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Tavuk-Adası-Manastırı.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7142" class="wp-caption-text">Vaftizci Yahya Manastır Kilisesi, Tavuk Adası.</figcaption></figure></p>
<p>Tavuk Adası üzerinde <strong>Vaftizci Yahya’ya adanmış büyük bir manastır</strong> bulunuyor. Manastırda görev yapan ilk rahip, Neofitos’tur. Bu neden önemlidir diye soracak olursanız, onun görev süresini biliyor oluşumuz bize manastırın 17 yy. veya öncesinde inşa edildiğini gösteriyor. 1948 yılında manastır kim olduğu bilinmeyen birileri tarafından dinamitlenerek ağır tahribata uğratılmıştır.</p>
<p><figure id="attachment_7133" aria-describedby="caption-attachment-7133" style="width: 870px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Yorgi-Manastırı-Güvercin-Adası.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7133 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Yorgi-Manastırı-Güvercin-Adası.jpg?resize=640%2C427" alt="Vaftizci Yahya Manastır Kilisesi, Tavuk Adası." width="640" height="427" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Yorgi-Manastırı-Güvercin-Adası.jpg?w=870&amp;ssl=1 870w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Yorgi-Manastırı-Güvercin-Adası.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Aya-Yorgi-Manastırı-Güvercin-Adası.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7133" class="wp-caption-text">Vaftizci Yahya Manastır Kilisesi, Tavuk Adası.</figcaption></figure></p>
<p>Güvercin Adası’ndaki <strong>Aya Yorgi Manastırı</strong> eskiden korsanların kaçakçılığı bırakınca günah çıkarmak ve yaşamak için sığındığı bir manastırdı. Günümüze kalıntıları diğerlerine nazaran daha sağlam ulaşmıştır. Vahşi güvercinlerin yaşamak için seçtiği ada bu yüzden güvercin adası olarak anılır. Kalıntıları bu kadar sağlam günümüze ulaşmış olan ada ne yazık ki bugün hala ihmal edilmektedir.</p>
<h3>SONUÇ</h3>
<p>Ayvalık’ta çok büyük bir Rum mirası bulunuyor. Gerek konut mimarisi açısından, gerek dini mimari açısından çok önemli ve gösterişli mimari eserlere sahip. Bunun yanı sıra zeytinlikleri, plajları, adaları, boğazı, limanı, ormanları ve tepeleriyle de oldukça zengin bir coğrafya. İstanbul’un silueti minareleri ve camileriyle ünlenmiştir. Ayvalık’ın da kiliseleri ve zeytinyağı fabrikalarının bacaları da aynı derecede önemli bir kimlik oluşturur. Ayrıca bu yazımda bahsetmediğim birçok mimari eser bulunuyor. Ayvalık’ı gezerseniz; sokaklarında çeşmeleri, Ayazma Kilisesi (Faneromeni Kilisesi, içinde olduğuna inanılan kutsal sudan ismini alır.), Hayrettin Paşa Camii (19. yy kilisesidir. Yanında Hıristiyan okulları vardır.), Hamidiye Camii (bölgedeki ilk orijinal cami yapısı.), Portaitissa Kilisesi, Panaya Manastırı (restore edildi.), Ay Işığı Manastırı (bugün harap halde.) gibi pek çok önemli mimari eserle karşılaşmanız mümkün olabilir. Ayvalık, Altınova, Küçükköy ve Midilli’yi içine alan bölgede benzer kent dokuları karşımıza çıkıyor. Ne yazık ki içinde bulunduğumuz son iki yüz yılda kentlerimizin dokularını oldukça bozduk. Ayvalık ve civarındaki dokuysa tıpkı Safranbolu’da olduğu gibi günümüze ulaşabildi. Bu nedenle yok olmaya yüz tutmuş onlarca mimari eserin restorasyonu, Safranbolu’da olduğu gibi turizmimize de büyük katkı sağlayacaktır. Ancak restorasyon facialarından korktuğumuz bu günlerde, restorasyonun uzman kişilerce, doğru bir biçimde yapılması da hayli önemlidir.</p>
<h4>KAYNAKÇA</h4>
<ul>
<li>AKA, D., Ayvalık İktisadi Coğrafyası. İstanbul, Ülkü Matbaası, 1944.</li>
<li>AYVALIK’TA ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMALARI. İTÜ Şehircilik Kürsüsü Yayınları, Fakülteler Matbaası. s.116, İstanbul, 1962-63.</li>
<li>BAYRAKTAR, B., Osmanlı’dan Cumhuriyete Ayvalık Tarihi. AKDTYK Atatürk Araştırma Merkezi, s.108, Ankara, 1998.</li>
<li>ERİM, H., Ayvalık Tarihi. Güney Matbaacılık Ve Gazetecilik T.A.O. s.12, Ankara; 1948.</li>
<li>UÇAR,H.,GÜNEY,Y., Ayvalık’ta 19.Yüzyıl Ahşap Konstrüksiyonlu Rum Ortodoks Kiliseleri. Balıkesir Üniversitesi. BAÜP Destekli Bilimsel Araştırma Projesi. s.13, Balıkesir 2007.</li>
<li>AKIN, B. (2001) Kentli Ayvalık, Küçükköy Belediye Başkanlığı Kültür Yayınları, İzmir</li>
<li>İPEK, G. (2003) Ayvalık Tarihi Kent Merkezindeki Kiliselerin İncelenmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir.</li>
<li>Akın, Berrin. (2009, 17 Ekim). Ayvalık Kent Mimarisi. Erişim Tarihi: 24 Ocak 2017, ayvalik-place.com/ayvalik</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ayvalikta-tarihi-miras/">Ayvalık’ta Tarihi Miras</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ayvalikta-tarihi-miras/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7130</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs’ta Gotik Miras</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kibrista-gotik-miras/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kibrista-gotik-miras/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 13 Jan 2017 14:11:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Tolga Değerlier]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[gotik]]></category>
		<category><![CDATA[gotik mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[luzinyan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6768</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kıbrıs Adası, Gotik mimari eserler bakımından oldukça zengindir. Bunun sebebi 1191-1489 yılları arasında adaya; İngilizlerin, Luzinyanların, Tapınak Şövalyelerinin, Cenevizlilerin ve Venediklilerin yönetmesidir. Bu tarihler arası adadaki yönetime Kıbrıs Krallığı ismi verilmektedir. Kıbrıs Krallığı bir Haçlı devletidir. III. Haçlı Seferi sırasında Aslan Yürekli Richard tarafından ele geçirilmiş, daha sonra ise Guy de Lusignan’a verilmiştir. Kıbrıs Krallığı’nda, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kibrista-gotik-miras/">Kıbrıs’ta Gotik Miras</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Adası, Gotik mimari eserler bakımından oldukça zengindir. Bunun sebebi 1191-1489 yılları arasında adaya; İngilizlerin, Luzinyanların, Tapınak Şövalyelerinin, Cenevizlilerin ve Venediklilerin yönetmesidir. Bu tarihler arası adadaki yönetime Kıbrıs Krallığı ismi verilmektedir. Kıbrıs Krallığı bir Haçlı devletidir. III. Haçlı Seferi sırasında Aslan Yürekli Richard tarafından ele geçirilmiş, daha sonra ise Guy de Lusignan’a verilmiştir. Kıbrıs Krallığı’nda, Avrupa’da görülen Gotik mimari, İtalyan Rönesansı’nın etkileri ve geçmişten gelen Bizans-Arap etkileri bir arada görülmekteydi. Görkemli Gotik kilise ve katedraller inşa ettiler. Bunların yanı sıra özellikle Beşparmak Dağları’na heybetli, Gotik kaleler yaptılar. Halkının çoğu Rum Ortodoks olan Katolik bir yönetim, adada 300 yıla yakın hüküm sürdü. 1489’da adanın son kraliçe Caterina Cornaro tarafından Venediklilere satılmasıyla krallık biter. Ancak 1571’de, ada Osmanlı egemenliğine girecektir. Yani 82 yıl daha Latin hâkimiyeti sürer.</p>
<p><figure id="attachment_6771" aria-describedby="caption-attachment-6771" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Gentile-Bellininin-yaptığı-Catherine-Cornaro-Portresi..jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6771 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Gentile-Bellininin-yaptığı-Catherine-Cornaro-Portresi..jpg?resize=600%2C775" alt="Catherine Cornaro’nun Portresi, Gentile Bellini" width="600" height="775" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Gentile-Bellininin-yaptığı-Catherine-Cornaro-Portresi..jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Gentile-Bellininin-yaptığı-Catherine-Cornaro-Portresi..jpg?resize=232%2C300&amp;ssl=1 232w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Gentile-Bellininin-yaptığı-Catherine-Cornaro-Portresi..jpg?resize=233%2C300&amp;ssl=1 233w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6771" class="wp-caption-text">Catherine Cornaro’nun Portresi, Gentile Bellini</figcaption></figure></p>
<p>Biz bu süreçte artık Gotik mimari eserlerin yapıldığını görmüyoruz. Artık bu dönemde adada İtalyan Rönesans mimarisi, Gotik mimarinin tamamen yerini almıştır. Lefkoşa, Rönesans’ın etkisiyle ideal şehir planlamasına göre tekrar düzenlenir. Yıldız şeklindeki sur sistemiyle kusursuz bir şekilde çevrelenir. Binalarda sivri kemerlerin yerini yuvarlak kemerler alır. Venedik Kıbrısı’nın belki de en önemli özelliği savaşa hazırlanıyor olmasıdır. Osmanlı bu dönemde Venedik Kıbrısı için büyük tehlike oluşturur. Bu yüzden Venedikliler imar faaliyetleri konusunda ağırlığı Lefkoşa Surlarının yeniden inşasına vermiştir.</p>
<p><figure id="attachment_6772" aria-describedby="caption-attachment-6772" style="width: 695px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Giacomo-Franconun-hazırladığı-Nicosia-Haritası..jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6772 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Giacomo-Franconun-hazırladığı-Nicosia-Haritası..jpg?resize=640%2C369" alt="1597’de hazırlanmış, Venedik Surları’yla çevrili Lefkoşa’nın haritası. (Giacomo Franco)" width="640" height="369" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Giacomo-Franconun-hazırladığı-Nicosia-Haritası..jpg?w=695&amp;ssl=1 695w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Giacomo-Franconun-hazırladığı-Nicosia-Haritası..jpg?resize=300%2C173&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6772" class="wp-caption-text">1597’de hazırlanmış, Venedik Surları’yla çevrili Lefkoşa’nın haritası. (Giacomo Franco)</figcaption></figure></p>
<h2>12-15. YÜZYILLAR ARASI İNŞA EDİLEN GOTİK BİNALAR</h2>
<p>Adadaki anıtsal yapılarda hâkim olan inşaat malzemesi genellikle kesme kumtaşıdır. Bu nedenle adadaki şehirlerin, o dönemde genel olarak sarımtırak bir görüntüde olduğunu düşünmek yanlış olmaz. “Kıbrıs Gotik Mimarisi” incelenirken; Fransız, İngiliz ve İtalyan Gotik Mimarileri de incelenmelidir. Ayrıca önceden gelen Bizans Mimarisi ve İslam Mimarisi de göz önünde bulundurulmalıdır. “Kıbrıs Gotik Mimarisi”, Avrupa’daki örneklerine bakıldığında gerek etkili olduğu coğrafya, gerekse mimari özellikleri bakımından daha insanı ezmeyen, kasvetli olmayan bir mimari üsluptur. İngiltere ve Fransa’nın kasvetli Gotik şehirlerine pek de benzemeyen bir şehir ortamı vardır. Daha çok Sicilya, Güney İtalya ve Venedik’teki Gotik şehirlerle benzeşirler. Sarımtırak kumtaşı, Kıbrıs Adası’nda; güneşin altında parlayarak, etrafa ışık saçan, göz alıcı şehirlerin inşasına olanak vermiştir. Bu şehirler adeta cennetin şehirleri gibidirler. Kıbrıs Adası’na bu nedenle de “cennet ada” yakıştırmasını yapmak yanlış olmaz. Ben adada ki Gotik mimariyi anlatırken; “Kıbrıs Gotik Mimarisi” demeyi tercih ettim. Ancak “Kıbrıs Krallığı Gotik Mimarisi” veya “12-15. Yüzyıl Kıbrıs Gotik Mimarisi” çok daha uygun birer tanımlama olacaktır. “Kıbrıs Krallığı Mimarisi” veya “Luzinyan Mimarisi” ise yetersiz bir tanımlama olacaktır çünkü Kıbrıs Krallığı’nda sadece Gotik mimari eserler inşa edilmemiştir.</p>
<p><figure id="attachment_6774" aria-describedby="caption-attachment-6774" style="width: 451px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/St.-Nicholas-Katedrali-Lala-Mustafa-Paşa-Camii-Gazimağusa.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6774 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/St.-Nicholas-Katedrali-Lala-Mustafa-Paşa-Camii-Gazimağusa.jpg?resize=451%2C526" alt="St. Nicholas Katedrali (Lala Mustafa Paşa Camii), Gazimağusa-Sağda (1298-c.1400)" width="451" height="526" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/St.-Nicholas-Katedrali-Lala-Mustafa-Paşa-Camii-Gazimağusa.jpg?w=451&amp;ssl=1 451w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/St.-Nicholas-Katedrali-Lala-Mustafa-Paşa-Camii-Gazimağusa.jpg?resize=257%2C300&amp;ssl=1 257w" sizes="(max-width: 451px) 100vw, 451px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6774" class="wp-caption-text">St. Nicholas Katedrali (Lala Mustafa Paşa Camii), Gazimağusa-Sağda (1298-c.1400)</figcaption></figure></p>
<h2>COĞRAFYA</h2>
<p>Kırbrıs’ta mimari deyince coğrafyayı düşünmemek olmaz. Ada, Doğu Akdeniz’in tam ortasında bulunur. Doğal olarak Afrika, Avrupa ve Asya ile sürekli etkileşim halindedir. Adanın kuzeyinde Beşparmak Dağları, güneyinde ise Trodos Dağları bulunur. Bu iki dağ grubunun arasında geniş bir düzlük olan Mesarya Ovası bulunur. Kaynağını Trodos Dağları’ndan alan Kanlıdere ve Çakıllıdere, adanın iki önemli su kaynağıdır.</p>
<p><figure id="attachment_6770" aria-describedby="caption-attachment-6770" style="width: 537px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Bellapais-Manastırı-Girne.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6770 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Bellapais-Manastırı-Girne.jpg?resize=537%2C356" alt="Bellapais Manastırı, Girne-Solda (1198-1359)" width="537" height="356" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Bellapais-Manastırı-Girne.jpg?w=537&amp;ssl=1 537w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Bellapais-Manastırı-Girne.jpg?resize=300%2C199&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Bellapais-Manastırı-Girne.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/Bellapais-Manastırı-Girne.jpg?resize=536%2C356&amp;ssl=1 536w" sizes="(max-width: 537px) 100vw, 537px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6770" class="wp-caption-text">Bellapais Manastırı, Girne-Solda (1198-1359)</figcaption></figure></p>
<h2>GOTİK TARZDA YAPILAN BİNALARA ÖRNEKLER</h2>
<p>Kıbrıs Adası üzerinde bugün benim tespit edebildiğim 40 Gotik mimari eser bulunuyor. Bunların 9 tanesi Güney Kıbrıs’ta yer alırken, 31 tanesi Kuzey Kıbrıs’ta yer almakta. Bir çoğu oldukça tahrip olmuşken, bir çoğu da oldukça sağlam bir şekilde günümüze ulaşmıştır.</p>
<p>Yukarıdaki örnekler birçok önemli Gotik mimari eserden sadece bir kaçıdır. Dönemin mimari plastik elemanlarını, Lefkoşa’daki Gotik bir binada, İngilizler tarafından kurulmuş olan, Taş Eserler Müzesi’nde görebilirsiniz.</p>
<p><figure id="attachment_6773" aria-describedby="caption-attachment-6773" style="width: 666px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/St.-Hilarion-Kalesi-Girne.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6773 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/St.-Hilarion-Kalesi-Girne.jpg?resize=640%2C306" alt="St. Hilarion Kalesi, Girne-Sağda (10.-11. yy.)" width="640" height="306" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/St.-Hilarion-Kalesi-Girne.jpg?w=666&amp;ssl=1 666w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/St.-Hilarion-Kalesi-Girne.jpg?resize=300%2C143&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6773" class="wp-caption-text">St. Hilarion Kalesi, Girne-Sağda (10.-11. yy.)</figcaption></figure></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kibrista-gotik-miras/">Kıbrıs’ta Gotik Miras</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kibrista-gotik-miras/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6768</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Fransız Fakirhanesi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/fransiz-fakirhanesi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/fransiz-fakirhanesi/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 15 Dec 2016 09:40:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Tolga Değerlier]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Bomonti Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[Jeanne Jugan]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Tubini Ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksulların Küçük Kız Kardeşleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6360</guid>
				<description><![CDATA[<p>17 Ocak 1892’de, İstanbul Latin Başepiskoposu Mgr. Bonnetti, İstanbul’da kimsesiz, fakir yaşlıların durumunu gözeterek 1839’da Fransa’da Jeanne Jugan tarafından kurulan Petites Soeurs des Pauvres (Yoksulların Küçük Kız Kardeşleri) Cemaati’nin merkezine bir mektup yazıp, İstanbul’a rahibe göndermelerini istedi. Rahibeler Marsilya’dan yola çıkarak 1 Kasım 1892’de İstanbul’a vardılar. Hayırsever biri olan Bay Yani fakir yaşlılar için, o [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/fransiz-fakirhanesi/">Fransız Fakirhanesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>17 Ocak 1892’de, İstanbul Latin Başepiskoposu Mgr. Bonnetti, İstanbul’da kimsesiz, fakir yaşlıların durumunu gözeterek 1839’da Fransa’da <strong>Jeanne Jugan</strong> tarafından kurulan Petites Soeurs des Pauvres (Yoksulların Küçük Kız Kardeşleri) Cemaati’nin merkezine bir mektup yazıp, İstanbul’a rahibe göndermelerini istedi. Rahibeler Marsilya’dan yola çıkarak 1 Kasım 1892’de İstanbul’a vardılar.</p>
<p><figure id="attachment_6363" aria-describedby="caption-attachment-6363" style="width: 222px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Jeanne-Jugan.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6363 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Jeanne-Jugan-222x300.jpg?resize=222%2C300" width="222" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Jeanne-Jugan.jpg?resize=222%2C300&amp;ssl=1 222w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/Jeanne-Jugan.jpg?w=467&amp;ssl=1 467w" sizes="(max-width: 222px) 100vw, 222px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6363" class="wp-caption-text">Jeanne Jugan</figcaption></figure></p>
<p>Hayırsever biri olan Bay Yani fakir yaşlılar için, o dönemler şehir merkezinden uzakta bulunan Feriköy’deki bahçe içindeki evini bağışladı. Rahibeler bu eve yerleştiler. Hayırsever Bay Yani onlara yardım etti ve evde kalan ilk yaşlı oldu. Rahibeler eve erzak taşımak için bir eşek aldılar. Zamanla bir at ve bir at arabası edinebildiler. İstanbul’un önemli Hıristiyan aileleri onlara yardım ediyorlardı. 1893’te çok soğuk bir kış geçirdiler. Ev mangallarla ısıtılıyordu. Evde 19 yaşlı (11 erkek, 8 kadın), 5 tane de rahibe vardı. Bir hayırsever <strong>Fakirhane</strong>’ye sobalar bağışladı.</p>
<p>1893 yılının sonunda yaşlı sayısı 23’e yükseldiğinden yeni bir yer bulma ihtiyacı doğdu. Nisan ayında eskiden tarla olan bugün ki yer bulundu. Satış işlemleri 12 Ekim 1894’te tamamlandı. 15 Temmuz 1895’te ilk temel taşı konuldu. 21 Kasım 1896’da, 54 yaşlı yeni yapılan binaya yerleşti. Yeni rahibeler de gelmişti. Yaşlı sayısı 1898’de, 100’e yükseldi. 1902’de çamaşırhane ve samanlık kısımları yapıldı.</p>
<p><strong>Tubini Ailesi’</strong>nin (O dönemlerde Moda’da yaşayan, varlıklı bir Fransız kökenli aile) yardımları ile bina genişletildi. Bina o zamanlar sobalarla ısıtılıyordu. 1908 yılında hayırseverlerin gayreti ile merkezi ısıtma çalışmalarına başlandı ve 1909 yılında bine merkezi ısıtmaya kavuştu.</p>
<p><figure id="attachment_6362" aria-describedby="caption-attachment-6362" style="width: 639px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/fransiz-fakirhanesi-tadilati.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6362 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/fransiz-fakirhanesi-tadilati.jpg?resize=639%2C426" alt="Bugün, Fransız Fakirhanesi binası, Bomonti Huzurevi olarak hizmet veriyor. Bina, İstanbul’daki 19. YY Fransız mirasının önemli anıtlarından birisidir. Hala Yoksulların Küçük Kız Kardeşleri Cemaati tarafından yönetilmektedir." width="639" height="426" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/fransiz-fakirhanesi-tadilati.jpg?w=639&amp;ssl=1 639w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/fransiz-fakirhanesi-tadilati.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/12/fransiz-fakirhanesi-tadilati.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6362" class="wp-caption-text">Bugün, Fransız Fakirhanesi binası, Bomonti Huzurevi olarak hizmet veriyor. Bina, İstanbul’daki 19. YY Fransız mirasının önemli anıtlarından birisidir. Hala Yoksulların Küçük Kız Kardeşleri Cemaati tarafından yönetilmektedir.</figcaption></figure></p>
<p>Arsa, Melanie Bernard adına kayıtlıydı. 1 Eylül 1913’te arsa ve bina Rahibeler Birliği’nin adına Huzur Evi olarak kayıt edildi.</p>
<p>2012 yılında binanın çatısı ve iç mekanları çağın ihtiyaçlarına da uygun olarak restore edildi.</p>
<p>Bugün, <strong>Fransız Fakirhanesi</strong> binası, <strong>Bomonti Huzurevi</strong> olarak hizmet veriyor. Bina, İstanbul’daki 19. YY Fransız mirasının önemli anıtlarından birisidir. Hala <u>Yoksulların Küçük Kız Kardeşleri Cemaati</u> tarafından yönetilmektedir. Zaman zaman fakirhane yararına kermesler ve yemekler düzenlenmektedir. Bugün Tarihi Bomonti Bira Fabrikası ve MSGSÜ Fen Edebiyat Fakültesi’nin yanında yer almaktadır.</p>
<p>&#8211;<strong>Fransız Fakirhanesi</strong><em> yetkililerine teşekkürler-</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/fransiz-fakirhanesi/">Fransız Fakirhanesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/fransiz-fakirhanesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6360</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yok Olan Hebdomon!</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/yok-olan-hebdomon/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/yok-olan-hebdomon/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 31 Oct 2016 14:31:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Tolga Değerlier]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Turgay Tuna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5745</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bakırköy, kültürel mirasları ne yazık ki her geçen gün yok olan ilçelerimizden birisi. İstanbul&#8217;un pek çok ilçesi de ne yazık ki Bakırköy&#8217;le aynı durumda. Taş Mektep üzerinden (Tarık Akan&#8217;ın okulu ile karıştırılmamalı), Bakırköy&#8217;ün yok olan kültür mirasından bir söz etmek istedim. Taş Mektep Taş Mektep, 1864 yılında, Paris&#8217;ten gelen; Fransız asıllı Levanten, ünlü şehircilik uzmanı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yok-olan-hebdomon/">Yok Olan Hebdomon!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bakırköy</strong>, kültürel mirasları ne yazık ki her geçen gün yok olan ilçelerimizden birisi. İstanbul&#8217;un pek çok ilçesi de ne yazık ki Bakırköy&#8217;le aynı durumda. <strong>Taş Mektep</strong> üzerinden (Tarık Akan&#8217;ın okulu ile karıştırılmamalı), Bakırköy&#8217;ün yok olan kültür mirasından bir söz etmek istedim.</p>
<h2>Taş Mektep</h2>
<p><strong>Taş Mektep</strong>, 1864 yılında, Paris&#8217;ten gelen; Fransız asıllı Levanten, ünlü şehircilik uzmanı ve banker Kont Alléon tarafından, yazlık konut olarak inşa ettirilmiştir. Oturduğu ev Beyoğlu&#8217;ndadır ve Bakırköy o dönemde bir sayfiye yeri olduğu için kendisi şehrin gürültüsünden kaçmak için buraya bir köşk yaptırır. Hemen yanı başında bulunan tren yolunun üzerine de, köşke ulaşımı sağlamak için yuvarlak kemerli bir köprü yaptırır. Köşk ve köprünün kiremit ve tuğlalarını Marsilya&#8217;dan gemiyle getirtir.</p>
<p><figure id="attachment_5750" aria-describedby="caption-attachment-5750" style="width: 480px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Tas-Mektep.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5750 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Tas-Mektep.jpg?resize=480%2C268" alt="Taş Mektep" width="480" height="268" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Tas-Mektep.jpg?w=480&amp;ssl=1 480w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/Tas-Mektep.jpg?resize=300%2C168&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5750" class="wp-caption-text">Taş Mektep</figcaption></figure></p>
<p>Genel inşaat süreci 1865 yılında başlamış, 1874 yılında bitmiştir. Kont Alléon, bu binayı 1894 İstanbul Depremi&#8217;ne kadar kullanmıştır. 1898 yılında Kont Alléon binayı Ali Rıza Paşa&#8217;ya satar. Ali Rıza Paşa ölünce bina oğlu Alaaddin Bey&#8217;e miras kalır. Maarif Nezareti tarafından 4200 altın liraya satın alınır. 1900 yılında bina okula dönüştürülür. Bu tarihten sonra binaya Taş Mektep, köprüye de Tak Köprü denir. Yapı cumhuriyet döneminde de okul olarak kullanılmıştır. 2004-2005 yıllarında yapı tadilata alınır ve okul binadan taşınmak zorunda kalır. Yapı 2009 yılında büyük bir yangın geçirir ve iyice kullanılamaz hale gelir. 2013 yılında yapı restore edilmiş ve atıl görünümünden kurtulmuştur. Ancak ne yazık ki Kont Alléon&#8217;un yaptırdığı köprünün akıbeti, köşk kadar şanslı olamamıştır. 1984-1989 yılları arasında bir zamanda, dönemin belediye başkanının talimatıyla, büyük araçların geçişine uygun olmadığı gerekçesiyle yıktırılmıştır. Yerine bugün ki beton köprü inşa edilmiştir. Eski köprünün ayakları, beton köprünün altında durmaktadır ve görülebilir. Yazar <strong>Turgay Tuna</strong> bu yapı kompleksini en geniş araştıran kişilerden birisidir. O, Bakırköy hakkında araştırmalar yapmış ve &#8220;Bir Zamanlar Bakırköy&#8221;, &#8220;Minyatür ve Fotoğraflarla Makri Hori’den Bakırköy’e&#8221;, &#8220;Ayastefanos’tan Yeşilköy’e&#8221;,  &#8220;Bakırköy Rehberi&#8221; isimli kitapları kaleme almıştır. Malikhane hakkında ki bilgilerin çoğunu &#8220;Bir Zamanlar Bakırköy&#8221; isimli eserinden ediniyoruz.</p>
<p><figure id="attachment_5748" aria-describedby="caption-attachment-5748" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/yok-edilen-kopru-bakirkoy.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5748 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/yok-edilen-kopru-bakirkoy-300x239.jpg?resize=300%2C239" alt="Bakırköy’ün Yok Edilen Kültürel Mirasları" width="300" height="239" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/yok-edilen-kopru-bakirkoy.jpg?resize=300%2C239&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/yok-edilen-kopru-bakirkoy.jpg?w=400&amp;ssl=1 400w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5748" class="wp-caption-text">Bakırköy’ün Yok Edilen Kültürel Mirasları</figcaption></figure></p>
<h3>Bakırköy’ün Yok Edilen Kültürel Mirasları</h3>
<p>Bakırköy, ne yazık ki, kültür miraslarının böyle trajik bir şekilde yok oluşlarına çokça şahit olmuştur. Sakızağacı, Yenimahalle ve Kartaltepe&#8217;de ki tarihi, ahşap Bakırköy evlerinin çok az bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Özellikle bir dönem eski evleri yıkmak ve yerine beton apartmanlar dikmek oldukça moda olmuştur. Bugün yıkılması beklenen Kadın Doğum Hastanesi, ilk yapıldığında, orada Vaftizci Yahya&#8217;ya adanmış bir kilise bulunuyordu. Bir başka önemli ve simgesel yapı olan Resneli Köşkü, yani namı değer Perili Köşk te, bugun ne yazık ki atıl duruma gelmiş vaziyette. Kent tarihi için önemli olan Çarşı Camii de ne yazık ki binaya yapılan müdehalelerle çirkin bir görünüş almış durumda. Aslında Bakırköy, Türkiye&#8217;de ki pek çok trajik örnekten birisini oluşturuyor. Ancak bu güzide ilçeyi diğer yerlerden ayıran çok temel bir özellik, Türk kültür hayatına çok önemli isimler kazandırmış olmasıdır. Bunlar arasında geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Tarık Akan, Ayşen Gruda, Cem Karaca gibi isimler bulunur. Ayrıca çok dinli ve çok kültürlü bir nüfusa sahip olan ilçede Türkler, Ermeniler, Süryaniler, Rumlar, Yahudiler ve diğer etnik ve kültürel gruplar bir arada yaşarlar, birbirlerinin bayramlarını kutlarlar ve birbirleri arasında komşuculuk yaparlar. Farklı cinsel yönelimlerden insanlar, farklı inanç mensupları, farklı etnik kökenden gelen insanlar aynı dili konuşur bu ilçede. Bakırköy tüm ötekileri kabul eden ve onları ötekileştirmeyen bir ilçedir. Belki de bu yüzden Bakırköy Ruh ve Sinir Hatalıkları Hastanesi buradadır. Bu sebeple Bakırköy büyük bir kültür potansiyeline sahiptir. Kültürel mirasların yok olması da bu yüzden kaygı vericidir. Bizim sorgulamamız gereken şey bu kültürel mirasları bundan sonra nasıl koruyabiliriz olmalı diye düşünüyorum. Zira Bakırköy sadece bir örnek. Bugün sadece ilçelerimizi, köylerimizi kaybetmiyoruz. Biz şehirlerimizin ve de ülkemizin kültürel mirasını da yitiriyoruz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yok-olan-hebdomon/">Yok Olan Hebdomon!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/yok-olan-hebdomon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5745</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
