<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Nilhan Değirmenci &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/nihandegirmenci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 23:18:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>First Reformed &#8211; İlk İyileştirile(miyen)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/first-reformed-ilk-iyilestirilemiyen/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/first-reformed-ilk-iyilestirilemiyen/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 13 Sep 2018 05:59:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=15658</guid>
				<description><![CDATA[<p>Taxi Driver (1976), Raging Bull (1980), American Gigolo (1980) ve Cat People (1982) gibi çok farklı ve çeşitli bir senaryo geçmişine sahip olan yönetmen Paul Schrader&#8216;ın yazıp yönettiği, 2017 yapımı olan First Reformed&#8216;da, şu zamana kadar pek denemediği bir şeyleri başarmaya çalışmasını ve kimilerine göre &#8220;korkunç sayılan berbat başarısızlığını&#8221; izlemek oldukça ilginçti diyebilirim. New York [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/first-reformed-ilk-iyilestirilemiyen/">First Reformed &#8211; İlk İyileştirile(miyen)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Taxi Driver (1976)</strong>, <strong>Raging Bull (1980)</strong>, <strong>American Gigolo (1980)</strong> ve <strong>Cat People (1982)</strong> gibi çok farklı ve çeşitli bir senaryo geçmişine sahip olan yönetmen <strong>Paul Schrader</strong>&#8216;ın yazıp yönettiği, 2017 yapımı olan <strong>First Reformed</strong>&#8216;da, şu zamana kadar pek denemediği bir şeyleri başarmaya çalışmasını ve kimilerine göre &#8220;korkunç sayılan berbat başarısızlığını&#8221; izlemek oldukça ilginçti diyebilirim.<a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-1.jpg?ssl=1"><img class="alignnone size-full wp-image-15665" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-1.jpg?resize=640%2C426&#038;ssl=1" alt="" width="640" height="426" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-1.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-1.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-1.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p><strong>New York</strong> dışında, küçük bir kasabada geçen hikayenin başkarakteri <strong>Peder Toller</strong>&#8216;ın yaşadığı bir trajediye ve var oluşunu sorgulama hikayesine tanık oluyoruz.</p>
<p>Filme, bir kilisenin etkileyici ve resimsel görüntüsü ile başlarken, <strong>Peder Toller</strong>&#8216;ın kısa bir süreliğine tuttuğu günlüğüne yazdıklarını dinleyiciye aktarmasıyla birlikte, onun basit ve düzenli hayatına konuk oluyoruz. <strong>Ernst Toller</strong>, Geçmişinde yaşadığı bir trajedi sonrasında, taşıdığı yükü hafifletme çabası ve <strong>Peder</strong> olmasının getirdiği gerekliliklerle sürdürmeye çalıştığı hayatı açıklaması, kendisini biraz olsun huzura götürme çabası içindedir. Bu sıralarda kendisinden danışmanlık adına yardım isteyen evli ve hamile <strong>Mary</strong>, kocasının geçirmekte olduğu depresyona birazda olsa deva olmasını beklemektedir. <strong>Mary</strong>&#8216;nin kocası <strong>Michael</strong> ile gerçekleştirdiği bir konuşma, <strong>Peder Toller</strong>&#8216;ın fikirleri ve inancı arasındaki çatışmayı artırır ve artık kendisi, karmaşık bir zihin ve parçalanmış bir ruh arasında ister istemez gidip gelmektedir.<a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-2.jpg?ssl=1"><img class="alignnone size-full wp-image-15667" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-2.jpg?resize=600%2C450&#038;ssl=1" alt="" width="600" height="450" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-2.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-2.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Yönetmen <strong>Schrader</strong>&#8216;in vurgulamayı seçtiği her şeyi film boyunca net olarak hissediyorsunuz, tabi, &#8220;bu film bayağı sıkıcı ve saçmaymış. neden açtım ki!&#8221; gibi bir soruyla filmin ortasında kapatmazsanız&#8230;</p>
<p>Atmosfer, lens ve kamera kullanımı, mekanlar, seçilen renkler filmin tüm konseptine ve hedefine güzel hizmet ediyor. Lakin, sonu ile ilgili bir hüsran yaşama söz konusu olabilir kimileri için. Bir ihtimal ve düşünce dahilinde, bazı endişeler ve tembihlerle çekildiği düşünülen son, bir çok izleyiciyi ve eleştirmeni kızdırmış durumda. Bana kalırsa yönetmen, ana fikri istediği gibi ortaya koymuş durumda. Gerek hikayenin bölümleri gerekse sonu olsun, izlediğinizde <strong>Peder Toller</strong>&#8216;ın hissettiklerini açıkça ortaya koyuyor. <strong>[</strong>Biraz olsun <strong>Diary of a Country Priest (1951)</strong>&#8216;i hatırlatmıyor da değil hani. Farklı çalışmalara, çeşitli metaforlar ile ilginç göndermeler var.<strong>]</strong><br />
Beni en çok etkileyen nokta ise, sahnelerin çekim teknikleri oldu diyebilirim. Kadraj, dekor ve renklerin etikli kullanımı sayesinde filmin derinliğine varabiliyorsunuz, ki buda etkileyici bir şey çünkü günümüz sinemasında artık bu gibi saklı hazineleri bulmak zor gerçekten.<a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-3.jpg?ssl=1"><img class="alignnone size-full wp-image-15668" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-3.jpg?resize=640%2C369&#038;ssl=1" alt="" width="640" height="369" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-3.jpg?w=1800&amp;ssl=1 1800w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-3.jpg?resize=300%2C173&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-3.jpg?resize=1024%2C590&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/09/resim-3.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Başrollerini <strong>Ethan Hawke</strong> ve <strong>Amanda Seyfried</strong>&#8216;in paylaştığı filmin en iyi performansı tabi ki <strong>Ethan Hawke</strong>&#8216;a ait. Son 10 senedir dram filmlerinde gerçekten iyi performanslar sergiliyor kendisi.  Birçok kişi <strong>Richard Linklater</strong>&#8216;ın üçlemesinde <strong>[Before Sunrise (1995)</strong>, <strong>Before Sunset (2004)</strong>, <strong>Before Midnight (2013)]</strong> çok iyi olduğunu söylese de, bana göre bu filmden sonra, üçlemenin son filminde en iyisiydi diyebilirim. <strong>[</strong>Tabi birde, <strong>Regression (2015)</strong> filmini de unutmamak gerek&#8230;<strong>]</strong><br />
<strong>Amanda Seyfried</strong>&#8216;i ne çok kötü ne çok iyi denebilir. Bir türlü neyin eksik olduğunu anlamadığım oyunculuğu ile insanın canını çok sıkmıyor hani. Filmin amacına hizmet ediyor sadece&#8230;</p>
<p>Yani, kısaca özetlememiz gerekirse, seçilen konu ve işleniş biçimi ile kesinlikle şans verilmesi ve aşırı dışa vurumcu yorumların dikkate alınamaması gereken bir film bence. Farklı görme ve düşünme biçimlerini deneyimlemek isteyenlere, önyargılardan arınmış bir şekilde izlemek tavsiye edilir.</p>
<p>Herkese iyi seyirler dilerim&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/first-reformed-ilk-iyilestirilemiyen/">First Reformed &#8211; İlk İyileştirile(miyen)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/first-reformed-ilk-iyilestirilemiyen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15658</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Arkadaşım Dahmer &#8211; MY FRIEND DAHMER (2017)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/arkadasim-dahmer-my-friend-dahmer-2017/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/arkadasim-dahmer-my-friend-dahmer-2017/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 23 Feb 2018 08:00:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13263</guid>
				<description><![CDATA[<p>90&#8217;larda büyürken  merakla izlediğim Discovery Channel&#8216;ın Forensic Detectives programında, hakkında izlediğim bir bölüm ve ablamın anlattıkları sayesinde kendisi ile tanıştığım Jeffrey Dahmer, 20.yüzyılın en korkunç suçlarından bazılarını işlemiş bir seri katil olarak bilinmektedir. Gelgelelim ki, onun işlediği suçlar her ne kadar toplumun kanını donduruyor olsa da, ruhunda yaşadığı travmalar ve çelişkiler aslında bir o kadar [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/arkadasim-dahmer-my-friend-dahmer-2017/">Arkadaşım Dahmer &#8211; MY FRIEND DAHMER (2017)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>90&#8217;larda büyürken  merakla izlediğim <strong>Discovery Channel</strong>&#8216;ın <strong>Forensic Detectives</strong> programında, hakkında izlediğim bir bölüm ve ablamın anlattıkları sayesinde kendisi ile tanıştığım <strong>Jeffrey Dahmer</strong>, 20.yüzyılın en korkunç suçlarından bazılarını işlemiş bir seri katil olarak bilinmektedir. Gelgelelim ki, onun işlediği suçlar her ne kadar toplumun kanını donduruyor olsa da, ruhunda yaşadığı travmalar ve çelişkiler aslında bir o kadar onu topluma yaklaştırıyor.</p>
<p><strong>My Friend Dahmer (2017)</strong> filminde de bunun altı çizilerek güzel ve başarılı bir şekilde betimleniyor.</p>
<p>Yıl: <strong>1978</strong>&#8230;  Yer: <strong>Ohio</strong>,<strong> Richfield</strong> kasabasındaki <strong>Revere Lisesi</strong>&#8230;<br />
18 yaşındaki <strong>Jeffrey</strong> liseden mezun olmak üzeridir ama tüm eğitim hayatı boyunca garip ve tuhaf bir çocuk olarak görülmüştür. Ne çok fazla arkadaşa sahip olabilmiş, ne de insanlar tarafından normal biri olarak kabul edilmiştir. Aile yaşamı da sosyal ilişkileri kadar hasarlıdır. Paranoyak bir kişilik bozukluğu yaşayan annesi ve pasif-agresif babasının her gün bitmek bilmeyen kavgaları arasında küçük erkek kardeşi <strong>David</strong> ile var olmaya çalışmaktadırlar. Babasının kendisinde gördüğü ve korktuğu dürtüleri oğlunda da görüyor olmasının yarattığı endişe ile, <strong>Jeffrey</strong>&#8216;nin daha normal bir çocuğa dönüşmesini istemektedir. Çocukluğundan beri yolda bulduğu hayvan ölüleri üzerinde çalışmalar ve incelemeler yapmaya meraklı olan <strong>Jeffrey</strong>, babasının kaygıları sebebiyle sevdiği şeyi bırakmaya zorlanmış ve babasının isteği üzerine daha sosyalleşmeye çalışmakta ve biraz olsun arkadaşlık ilişkileri geliştirmeye başlamıştır.<a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-1.jpg"><img class="wp-image-13327 aligncenter" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-1.jpg?resize=580%2C343" alt="" width="580" height="343" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-1.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-1.jpg?resize=300%2C178&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-1.jpg?resize=336%2C200&amp;ssl=1 336w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Film, bildiğimiz ve tüylerimizi ürpertmesi gereken bir seri katile bambaşka yönden bakmamızı sağlıyor. Hepimizin ergenlik döneminde karşılaştığı sıkıntıları, kafa karışıklıklarını ve çözmeye çalıştığımız bir çok duyguya odaklanıyor. Tarihin en nefret edilenler sayfasında olan bir adamın, yol gösterici ve doğru yönlendirme ile destek alabileceği kimsenin olmaması nedeniyle bambaşka bir dönüşüme uğrama süreci anlatılıyor. <strong>(</strong><u>Öğrencilere vurmanın eğitimin temel parçası olduğu, seri katillerin gösterdiği temel özelliklerin olabileceğinin hiç düşünülmediği bir dönemden bahsediyoruz burada. Ergen ve çocuk psikolojisine dair yapılmış tam kapsamlı en erken çalışma, 20.yüzyılın son 15 yılına denk geliyor ne yazık ki</u><strong>)</strong>. Film, <strong>Jeffrey</strong>&#8216;nin hayatında yaşadığı sıkıntılar ve ilişkilerden çok kendi içindeki, söz deyimi ile şeytanlarına odaklanıyor yapısal olarak. Onun bir seri katil olarak evrilmesine neden olan temel özelliklerden bazılarına.<a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-3.jpg"><img class="wp-image-13328 alignright" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-3.jpg?resize=497%2C206" alt="" width="497" height="206" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-3.jpg?w=1600&amp;ssl=1 1600w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-3.jpg?resize=300%2C125&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-3.jpg?resize=1024%2C425&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/resim-3.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 497px) 100vw, 497px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Şahsen, <strong>Jeffrey Dahmer</strong> gerek yaşadıkları, gerekse enerjisi ile beni, ne <strong>Bundy</strong>, ne <strong>Chikatilo</strong> ne de <strong>Gacy</strong> kadar ürkütmemiştir. Hakkında izlediğim ve okuduğum pek çok makalede kendisinden hep sapkın, manyak gibi söz edilse de, okurken nedense hiç o yönleri dikkatimi çekmemiştir. Her ne kadar işlediği suçlar insanda şok yaratıyor bile olsa, hayatına dair öğrendiğim bilgiler ile aslında yaşadığı olaylarla birlikte toplumdan bir birey gibi normalleşiyor benim için. Kişiden kişiye değişen değer ve etik yargıların etkisi oluyor olabilir ve bir çok kişi bunu söylediğim için benden nefret edebilir ama benim ve benim gibi düşünen daha bir çokları için <strong>Wuornos</strong> gibi <strong>Dahmer</strong>&#8216;da, sistemin bir başka yüz üstü bıraktığı bireylerden biri&#8230;</p>
<p><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/Posterler.jpg"><img class="wp-image-13329 alignleft" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/Posterler.jpg?resize=533%2C405" alt="" width="533" height="405" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/Posterler.jpg?w=2032&amp;ssl=1 2032w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/Posterler.jpg?resize=300%2C228&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/Posterler.jpg?resize=1024%2C778&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/Posterler.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/02/Posterler.jpg?w=1920&amp;ssl=1 1920w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" data-recalc-dims="1" /></a>Yönetmenliğini <strong>Mark Meyers</strong>&#8216;ın üstlendiği bağımsız film, <strong>Jeffrey</strong>&#8216;nin liseden de arkadaşı olan <strong>John Backderf</strong>&#8216;in <strong>&#8216;My Friend Dahmer&#8217;</strong> isimli kitabından, <strong>Dahmer</strong>&#8216;ın yaşadıklarına abartısız ve saçmalamadan tamamen sağdık kanılarak uyarlanmıştır&#8230;</p>
<p>Oyunculuklar, gerçekten etkileyici ve olması gerektiği gibiydi benim için diyebilirim. <strong>Disney Channel</strong>&#8216;da, bir çocuk programından çıkmış bir gencin böylesine iyi performans sergilemesini beklemiyordum hani<strong>(***</strong><u>önyargılı olmamak gerekiyormuş demek ki!</u><strong>)</strong>. <strong>Dahmer</strong>&#8216;ı tanıyanların bile, &#8220;sanki <strong>Jeff</strong>&#8216;i izliyormuşum gibiydi&#8221; demeleri zaten her şeyi özetliyor. <strong>Jeffrey</strong>&#8216;nin yaptığı röportajlardan, ailesinden ve çevresinden, tabii ki filmin uyarlandığı romandan da edindiği bilgiler ile <strong>Ross Lynch</strong> dersine bayağı iyi çalışmış diyebiliriz. Uzun süredir ortalarda olmayan <strong>Anne Heche </strong>ise, canlandırdığı karakter ile gerçekten iyi bir geri dönüş yapmış. Düğer yardımcı tüm karakterlerde en az başroller kadar iyiydi diyebilirim. Kullanılan milimetrik film ve lensler, mekanlar ve dekorlar her şeyi ile sizi <strong>&#8217;78</strong> yılına konuk ediyor.</p>
<p><strong>Rotten Tomateos</strong>&#8216;dan <strong>%83</strong> gibi yüksek bir derece almış olan bu bağımsız yapımın, önyargılar adına izlenmesi gerektiğini düşünüyorum ve herkese,</p>
<p>İyi seyirler diliyorum&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/arkadasim-dahmer-my-friend-dahmer-2017/">Arkadaşım Dahmer &#8211; MY FRIEND DAHMER (2017)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/arkadasim-dahmer-my-friend-dahmer-2017/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13263</post-id>	</item>
		<item>
		<title>WOODSHOCK &#8211; Kafası Güzel Anlamsız İmgeler Silsilesi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/woodshock-kafasi-guzel-anlamsiz-imgeler-silsilesi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/woodshock-kafasi-guzel-anlamsiz-imgeler-silsilesi/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 17 Jan 2018 05:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=12543</guid>
				<description><![CDATA[<p>Şimdi açık konuşmak gerek, her tasarımcı yönetmen koltuğuna oturduğu zaman  Tom Ford&#8216;un sahip olduğu o vizyona sahip olamıyor ne yazık ki&#8230; Yönetmenliğini ve senaristliğini , Rodarte moda markasını yaratmış tasarımcılar Kate ve Laura Mulleavy kardeşlerin yaptığı ve hakkında konuşacağımız filmimizin konusuna gelirsek, annesinin ölümünden sonra yaşadığı acı ve keder ile dükkanında sattığı medikal marihuanaları içerek [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/woodshock-kafasi-guzel-anlamsiz-imgeler-silsilesi/">WOODSHOCK &#8211; Kafası Güzel Anlamsız İmgeler Silsilesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi açık konuşmak gerek, her tasarımcı yönetmen koltuğuna oturduğu zaman  <strong>Tom Ford</strong>&#8216;un sahip olduğu o vizyona sahip olamıyor ne yazık ki&#8230;</p>
<figure id="attachment_12549" aria-describedby="caption-attachment-12549" style="width: 323px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-1.jpg"><img class="wp-image-12549" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-1.jpg?resize=323%2C479" alt="WOODSHOCK- Afiş" width="323" height="479" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-1.jpg?w=1210&amp;ssl=1 1210w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-1.jpg?resize=203%2C300&amp;ssl=1 203w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-1.jpg?resize=691%2C1024&amp;ssl=1 691w" sizes="(max-width: 323px) 100vw, 323px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-12549" class="wp-caption-text">WOODSHOCK- Afiş</figcaption></figure>
<p>Yönetmenliğini ve senaristliğini , <strong>Rodarte</strong> moda markasını yaratmış tasarımcılar <strong>Kate</strong> ve <strong>Laura Mulleavy</strong> kardeşlerin yaptığı ve hakkında konuşacağımız filmimizin konusuna gelirsek, annesinin ölümünden sonra yaşadığı acı ve keder ile dükkanında sattığı medikal marihuanaları içerek kendisini kaybeden bir karakter olan <strong>Theresa</strong> ile karşı karşıyayız. İçinde yaşadığı dünyanın gerçekliği ağır gelirken, uyuşturucunun etkisiyle girdiği rüya-sanrı aleminde kendini boş vermişliğin yokluğuna bırakmıştır. O alemden çıkıp kendine geldiği zamanlarda ise, ne yaptığını tam olarak hatırlayamamaktadır. Bu süreçte onun yanında olan insanlar da, kendisine dikkat etmesi gerektiğini sürekli olarak tekrarlamaktadırlar ama <strong>Theresa</strong>,  yaşadığı depresyonun başkalarıyla birlikte kendisine olan etkilerini düşünmeksizin boşlukta kendini kaybetmeyi istemekte ve aynı zamanda o kaybedişten de korkmaktadır. Yine de kendini kontrol edememektedir.</p>
<p>Film, görsel olarak sizi de uyuşturucunun etkisindeymişsiniz gibi bir kafaya sokmaya çalışırken açıkçası çok yorucu oluyor. Ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışırken görsel imgeler içinde kafanız daha da karışıyor. Evet, uyuşturucu etkisindeki bir psikoloji yansıtılmaya ve yaratılmaya çalışılmış ama gerçekten de manasız bir şekilde başarısız olunmuş. Gerek kullanılan lensler, gerek çekim kareleri olsun, aşırı çocuk işi olmuş maalesef.</p>
<p><strong>Tumblr</strong>&#8216;da, tamda ergenlerin deneysel takılmaya çalışan ağlamaklı postlarını süsleyebilecek kıvamda bir iş resmen.</p>
<p>Bana kalırsa, konu olarak bu değişik filmin, ne anlatmak istediğini filmin kendisinin bile anladığını sanmıyorum ama şundan eminim ki, <strong>Mulleavy</strong> kardeşlerin kesinlikle en iyi bildikleri iş olan, moda tasarımından hiç mi hiç şaşmamaları gerekmektedir&#8230;</p>
<p><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-3.jpg"><img class="wp-image-12550 aligncenter" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-3.jpg?resize=494%2C204" alt="" width="494" height="204" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-3.jpg?w=960&amp;ssl=1 960w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-3.jpg?resize=300%2C124&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 494px) 100vw, 494px" data-recalc-dims="1" /></a>Başrollerini, <strong>Kirsten Dunst</strong>, <strong>Game of Thrones (2011- )</strong> ile tanınan <strong>Pilou Asbæk </strong>ve <strong>Green Room (2009</strong>)&#8217;dan <strong>Joe Cole</strong> paylaştığı filmin oyunculukları da konusu kadar bir garip ve gereksiz diyebilirim. Filmin konseptine uydurulmaya çalışılmış gibiler. Filmin ne kadar kafası hoş ise, oyunculuklarda ona göre şekil almakta. Fazla sıkıcı ve saçmalar.</p>
<p>Lakin, bu amaçsız filmin bir güzel tarafı da bulunmakta hani. Başarılı müzisyen ve bestekar <strong>Peter Raeburn</strong>&#8216;ün imzasını taşıyan etkileyici ve sıra dışı müzikleri filmi ayakta tutan tek güzel yanı. Zaten kendisinin, <strong>Blue Valentine (2010)</strong>, <strong>Under The Skin (2013)</strong> ve <strong>Birth (2004)</strong> filmlerinin güzel müziklerinde azıcıkta olsa o hoş zihninin ve parmaklarının payı bulunmaktadır.<a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-4.jpg"><img class="wp-image-12551 aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-4.jpg?resize=616%2C258" alt="" width="616" height="258" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-4.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-4.jpg?resize=300%2C126&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/01/resim-4.jpg?resize=1024%2C429&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 616px) 100vw, 616px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Film hakkında kısaca her şeyi toparlamamız gerekirse, <strong>Shane Carruth</strong>&#8216;un gerçekten başarılı olan filmi <strong>Upstream Color(2013)</strong>&#8216;a özenmeye çalışırken yolunu şaşırıp, bir <strong>Laura Marling</strong> videosuna, <strong>Sigur Rós</strong>&#8216;un yaptığı bir müziğin çalındığı, amaçsızcasına kötü bir video klibe dönüşmüş resmen. Açıkçası, sadece etkileyici müzikleri için izlenmesi gerekebilir bana göre&#8230;</p>
<p>Herkese çokta iyi olmasa da,<br />
İyi seyirler</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/woodshock-kafasi-guzel-anlamsiz-imgeler-silsilesi/">WOODSHOCK &#8211; Kafası Güzel Anlamsız İmgeler Silsilesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/woodshock-kafasi-guzel-anlamsiz-imgeler-silsilesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12543</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ANNE! &#8211; HOLLYWOOD SİNEMASININ ÖZENSİZ KLİŞELERİ</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/anne-hollywood-sinemasinin-ozensiz-kliseleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/anne-hollywood-sinemasinin-ozensiz-kliseleri/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 14 Oct 2017 21:00:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=11235</guid>
				<description><![CDATA[<p>Pi (1998) filminde beri Aronofsky filmleri beni hiçbir zaman etkilememiştir. Birçok insana göre, Requiem for a Dream (2000) film en iyi çalışması sayılabilir ama gelin görün ki, bazı konular diğerleri kadar etkileyici bile olamıyor. Mother! (2017)&#8217;da olduğu gibi&#8230; Temel karakterlerimiz olan Mother ve Him&#8216;in kurdukları cennetlerine misafir olmamızla başlıyor hikayemiz. Düzenli, sıradan ve normal bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/anne-hollywood-sinemasinin-ozensiz-kliseleri/">ANNE! &#8211; HOLLYWOOD SİNEMASININ ÖZENSİZ KLİŞELERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pi (1998)</strong> filminde beri <strong>Aronofsky</strong> filmleri beni hiçbir zaman etkilememiştir. Birçok insana göre, <strong>Requiem for a Dream (2000) </strong>film en iyi çalışması sayılabilir ama gelin görün ki, bazı konular diğerleri kadar etkileyici bile olamıyor.<br />
<strong>Mother! (2017</strong>)&#8217;da olduğu gibi&#8230;</p>
<p>Temel karakterlerimiz olan <strong>Mothe</strong>r ve <strong>Him</strong>&#8216;in kurdukları cennetlerine misafir olmamızla başlıyor hikayemiz. Düzenli, sıradan ve normal bir evlilik hayatı süren çiftin evlerine gizemli bir konuğun gelmesi ile başlayan değişim, beraberinde büyük kaosa yol açıyor.</p>
<figure id="attachment_11270" aria-describedby="caption-attachment-11270" style="width: 1280px" class="wp-caption alignnone"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/10/resim-4.jpg"><img class="wp-image-11270 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/10/resim-4.jpg?resize=640%2C261" alt="Michelle Pfeiffer" width="640" height="261" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/10/resim-4.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/10/resim-4.jpg?resize=300%2C122&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/10/resim-4.jpg?resize=1024%2C418&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-11270" class="wp-caption-text">Michelle Pfeiffer</figcaption></figure>
<p><strong>Mother</strong>, naif ve duygusal bir karakterdir. <strong>Him</strong> için asla yapmayacağı şey yoktur var oluşu boyunca. Yaşadıkları evi bile kendi elleriyle yenilemekte ve bir yuva haline getirmeye çalışmaktadır. <strong>Him</strong> ise, uzun süredir yazamadığı için sürükleniş yaşayan bir karakter. Karısının tüm ilgisine ve sevgisine rağmen mutsuzluk ve hayal kırıklığı ile aradığı ilhamı bir türlü bulamadığı için bir karmaşa yaşamaktadır. Bir gün, ansızın çıkagelen <strong>Man</strong> karakteri ile yaşadıkları düzenleri alt üst olur.<br />
<strong> Him</strong>, <strong>Man</strong>&#8216;in varlığından keyif alırken <strong>Mother </strong>bu durumdan çok memnuniyetsizdir. Tanımadıkları bir yabancıya yarattıkları cennetin kapılarını açıp paylaşmak isteyen <strong>Him</strong>&#8216;in davranışlarını ve yaptıklarını şaşkınlıkla izlerken, onu kendisinden dahi çok sevdiği için mutlu olsun diye sesini çıkarmamaya çalışmaktadır. Ama bu garip durum bir süre sonra <strong>Man</strong>&#8216;in eşi <strong>Woman</strong>&#8216;ın kapılarını çalmasıyla tamamen değişir. Yarattıkları cennetlerinde, <strong>Woma</strong>n&#8217;ın da kocası <strong>Man</strong> gibi kendi evleriymişçesine rahat davrandıkları için <strong>Mother</strong>, korku ve endişe içinde kendisini bu durma sürekli adapte etmeye çalışmaktadır.<br />
Tam her şey biraz olsun düzelecek ve bu tanımadıkları ziyaretçilerden kurtulacaklarını zannederken daha da fazla yeni ve yabancı ziyaretçiler onlara katılmaya devam eder. Önce <strong>Oldest Son</strong> gelir ve ardında da <strong>Younger Son</strong>.<br />
<strong>Mother </strong>artık daha da korkmaya ve gerilmeye başlar. Dayanılmaz bir tedirginlik ile çaresizce kocasından bu insanları evlerinden göndermelerini ister devamlı olarak. Lakin, <strong>Him</strong> her seferinde <strong>Mother</strong>&#8216;a, &#8220;nereye gidecekler peki?&#8221; diyerek kendi çakarı doğrultusunda eşini manipüle etmektedir.</p>
<p>Film, mitolojik ve dini hikayelere dayanan bir senaryoya sahip. Birçoğumuzun da bildiği <strong>Sisifos</strong> ve <strong>Prometheus</strong> efsaneleri. İçinden bir türlü çıkılamayan bir paradoks söz konusu.<br />
Bununla birlikte, bir sepet dolusu metafor ile tanrı ve varoluş sorgulanmaktadır. Filmi izlerken, gerçek karakter <strong>Mother</strong>&#8216;ın hikayesini izlediğinizi düşünüyorsunuz ama <strong>Him</strong>&#8216;in hikayesini izlediğinizi anlamaya başlıyorsunuz. <strong>Mother</strong>&#8216;ın yaşadığı travmatik süreç, <strong>Him</strong>&#8216;in hikayesinin temel konusudur. Onun yaşadığı çaresizlik ve acı, <strong>Him</strong>&#8216;in bizzat onu kendileriyle o noktaya getirmesinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p><strong>Aronofsky</strong> birçok röportajında,<strong>&#8220;bu doğa ananın öyküsünden daha fazlasıdır&#8221; </strong>demektedir. Filmi izlerken tanrı, yaratılış ve doğa ananın hikayelerinin anlatıldığını fark ediyorsunuz ama sona doğru konun bambaşka bir hale dönüşmesi ile hem izleyici olarak hem de insan olarak bizleri, varlığımızı sorgulamaya yönlendirmeye başlıyor.</p>
<p>Açıkçası, filmin konusuna dair daha fazla konuşmak istemiyorum ve oyunculuklara yöneliyorum&#8230;</p>
<figure id="attachment_11271" aria-describedby="caption-attachment-11271" style="width: 594px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/10/resim-2.jpg"><img class=" wp-image-11271" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/10/resim-2.jpg?resize=594%2C334" alt="Jennifer Lawrence" width="594" height="334" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/10/resim-2.jpg?w=1200&amp;ssl=1 1200w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/10/resim-2.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/10/resim-2.jpg?resize=1024%2C576&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-11271" class="wp-caption-text">Jennifer Lawrence</figcaption></figure>
<p><strong>Jennifer Lawrence</strong>&#8216;ın oyunculuğunu oldum olası sevmem ve seveceğimi de hiç sanmıyorum. Lakin, bu filmde hayatı boyunca oynamayı becerebileceği yegane ve en <strong>&#8216;</strong><u>böm</u><strong>&#8216;</strong> karakterin kendisine bahşedilmiş olmasını da yerinde buluyorum. Kendisine, böylesine konu mankeni roller verilmeye devam edilmeli bence çünkü en iyi becerdiği rol bu. <strong>Javier Bardem</strong>&#8216;e gelecek olursak, <strong>Vicky, Christina, Barcelona (2008)</strong>&#8216;dan yeni dönüyor gibiydi diyebilirim.  Karakterinde pek bir derinlik olmadığı için olabilir belki, bilemiyorum. <strong>No Country For Old Men (2007)</strong> dışında kendisini çok sevmemişimdir hani. Bana kalırsa, filmin asıl yıldızları <strong>Ed Harris</strong> ve <strong>Michelle Pfeiffer</strong>&#8216;dır derim. Özellikle de <strong>Michelle Pfeiffer</strong>&#8230;<br />
İtici ve soğuk duruşu ile <strong>&#8216;</strong><u>cuk</u><strong>&#8216;</strong> oturmuş bir oyunculuk sergilemiş bulunmaktadır kendileri.</p>
<p>Sonuç olarak her şeyi bağlamamız gerekirse bu filme dair diyeceklerim, izlenebilir ama yönetmenin kendisinin belirttiği gibi öyle rahatsız eden bir film değil. Aksine, sıkan ve klişe bir senaryo ile göz boyamaya çalışılmış bir iş. <strong>Black Swan (2010)</strong>&#8216;da da olduğu gibi, yine bir psikolojik hikaye ile izleyicinin siniri bozulmaya çalışılıyor ama aşırı başarısız olunuyor&#8230; <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/12.0.0-1/72x72/1f641.png" alt="🙁" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>Daha fazla yazmak istemiyorum ve hafta sonu, film izlemiş olmak izlenecek bir film diyorum ama yine de, kendi düşüncenizi oluşturmak için izleyin diyorum.</p>
<p>Herkese keyifli seyirler&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/anne-hollywood-sinemasinin-ozensiz-kliseleri/">ANNE! &#8211; HOLLYWOOD SİNEMASININ ÖZENSİZ KLİŞELERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/anne-hollywood-sinemasinin-ozensiz-kliseleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11235</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Karanlık Bir Şarkı (A Dark Song)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/karanlik-bir-sarki-a-dark-song/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/karanlik-bir-sarki-a-dark-song/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 10 May 2017 10:53:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[a dark song]]></category>
		<category><![CDATA[catherine walker]]></category>
		<category><![CDATA[liam gavin]]></category>
		<category><![CDATA[mark huberman]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik gerilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9250</guid>
				<description><![CDATA[<p>Siz Olsanız, Karanlık Tarafta Nereye Kadar Devam Edebilirdiniz? Kendisinin yazıp yönettiği kısa filmlerinden sonra, İrlandalı yönetmen Liam Gavin, ilk uzun metrajlı filmi olan A Dark Song&#8216;da, yüzleşmemeyi seçtiğimiz insani duyguların metaforlar üzerinden anlatımı ile izleyicinin, kendisine olan inancı ve şüphesi arasındaki o ince çizgiyi sorgulamasını sağlıyor. A Dark Song 3 yıl önce oğlunu bir grup [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/karanlik-bir-sarki-a-dark-song/">Karanlık Bir Şarkı (A Dark Song)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siz Olsanız, Karanlık Tarafta Nereye Kadar Devam Edebilirdiniz?</strong></p>
<p>Kendisinin yazıp yönettiği kısa filmlerinden sonra, İrlandalı yönetmen <strong>Liam Gavin</strong>, ilk uzun metrajlı filmi olan <strong>A Dark Song</strong>&#8216;da, yüzleşmemeyi seçtiğimiz insani duyguların metaforlar üzerinden anlatımı ile izleyicinin, kendisine olan inancı ve şüphesi arasındaki o ince çizgiyi sorgulamasını sağlıyor.</p>
<h2>A Dark Song</h2>
<p>3 yıl önce oğlunu bir grup gencin karanlık ritüeline kurban veren <strong>Sophia</strong>&#8216;nın kendisi de, karanlık bir ritüel olan ve kişiyi hem fiziksel hem de ruhsal olarak aşırı zorlayan <strong>Abramelin</strong>&#8216;i, bu tip ritüeller üzerinde uzman olan <strong>Neil</strong> ile gerçekleştirmeye karar verir.</p>
<figure id="attachment_9254" aria-describedby="caption-attachment-9254" style="width: 783px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/a-dark-song.jpg"><img class="size-full wp-image-9254" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/a-dark-song.jpg?resize=640%2C317" alt="A Dark Song" width="640" height="317" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/a-dark-song.jpg?w=783&amp;ssl=1 783w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/a-dark-song.jpg?resize=300%2C149&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9254" class="wp-caption-text">A Dark Song</figcaption></figure>
<p><strong>Abramelin </strong>hakkında kısaca söylenebilecekler ise, <strong>Abraham ben Simeon, of Worms </strong>tarafından 15.yüzyılda yazılmış olan &#8216;<strong>The Book of Abramelin&#8217; </strong>kitabında anlatıldığı üzere <strong>Abra-Melin</strong> isimli Mısırlı bir sihirbazın, kendi adını verdiği bir yağı kullanarak uyguladığı karmaşık bir dinsel bir ritüel olduğudur.</p>
<p><strong>Neil</strong>, <strong>Sophia</strong>&#8216;nın 1 senelik tuttuğu bir kır evinde, kendisine yoğun derecede soğuk sularla arındırma seansları yaparak, <strong>Sophia</strong>&#8216;nın bildiği diller olan Fransızca ve Almanca duaları kendisine okutmakta, seksin hiçbir çeşidi olmaksızın<strong><u>(</u></strong><u>bunlara, mastürbasyon da dahil<strong>)</strong></u> sadece gün doğarken ve gün batarken yemekler yemesini sıkı bir şekilde takip ederek bu karmaşık ritüeli uygular. Bu sürede <strong>Neil</strong>, <strong>Sophia</strong>&#8216;ya psikoloijk ve fiziksel olarak da bir işkence uygulamakta, kendisinin sözünden hiçbir şekilde çıkmasına izin vermemektedir. <strong>Sophia</strong>&#8216;nın, <strong>Abramelin</strong>&#8216;i gerçekleştirmek istemesindeki amacı ise, oğlu ile konuşabilmek ve oğlunun katillerinden, onları lanetleyerek intikam almayı istemektir. Lakin <strong>Neil</strong>, kendisine bunu neden yapmak istediğini sorduğunda ise, tamamen dürüst olması gerektiğini söyler ama <strong>Sophia</strong> ona yalan söyleyerek yaşadıklarının acısı sebebiyle utandığını belli etmemeyi seçmiştir.</p>
<figure id="attachment_9251" aria-describedby="caption-attachment-9251" style="width: 1110px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/karanlik-bir-sarki.jpg"><img class="size-full wp-image-9251" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/karanlik-bir-sarki.jpg?resize=640%2C427" alt="Kendisinin yazıp yönettiği kısa filmlerinden sonra, İrlandalı yönetmen Liam Gavin, ilk uzun metrajlı filmi olan A Dark Song..." width="640" height="427" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/karanlik-bir-sarki.jpg?w=1110&amp;ssl=1 1110w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/karanlik-bir-sarki.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/karanlik-bir-sarki.jpg?resize=1024%2C683&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/karanlik-bir-sarki.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9251" class="wp-caption-text">Kendisinin yazıp yönettiği kısa filmlerinden sonra, İrlandalı yönetmen Liam Gavin, ilk uzun metrajlı filmi olan A Dark Song&#8230;</figcaption></figure>
<p><strong>2016</strong> yapımı olan film, ne bir korku filmi ne de bir gerilim filmidir. Bence anlatılmak istenenler, betimlemeler ve görsel metaforlar üzerinden, bir annenin yaşadığı pişmanlığı ve acıyı tüm çıplaklığı ile göstermektir. Oğlunu kaybetmenin acısını yaşarken, yaptığı bir hata sonucu ömrünün sonuna kadar çekeceği bedellere katlanmak istemeyen bir kadının çaresizliği ile insan olarak, bizlerin karanlık tarafta nereye kadar gidebileceğimizin sınırlarını gözler önüne sermektedir. Bir nevi, insani acıların yükünü kaldırmanın zorluğu ile kayboluşun arasındaki o karmaşık çizginin nerede yok olabileceğini gösteren bir ağıttır.</p>
<p>Bir açıdan filmde, uzun zaman önce psikolojide kullanılmış olan <strong>(</strong><u>ve maalesef ki, adını bir türlü hatırlayamadığım</u><strong>)</strong>, bir grup bireyin günlerce tek bir mekana kapatılarak korkutulmaları sonucu yaşadıkları ruhsal değişimlerin gözlemlenmesi tekniği kullanılmış diyebiliriz. Aslında birçok korku ve gerilim filmi bu tekniği kullanarak, izleyici üzerinde istediği izlenimi yakalamaktadır. <strong>A Dark Song</strong>&#8216;da da bu yöntem kullanılmış, ana karakterler üzerinden izleyiciye ayna tutulmaya çalışılmıştır.</p>
<p><strong>Sophia</strong>&#8216;nın yaşadığı pişmanlık, günlük hayatımızda her an karşımıza çıkabilecek bir pişmanlık niteliğindedir. Sevdiğini kaybetmenin acısı ve bu acıyı hafifletmek adına çaresizce yapılan her şey, insan olmanın getirdiği duygusal yüklere ilaç özelliği taşımaktadır. Tabi <strong>Neil</strong>&#8216;ın uyguladığı psikolojik ve fiziksel işkence de, bizlerin günlük hayatta birbirimize yaşattığımız ya da başkalarından gördüğümüz  baskının ve zulmün ta kendisidir.</p>
<figure id="attachment_9252" aria-describedby="caption-attachment-9252" style="width: 700px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/a-dark-song-film.jpg"><img class="size-full wp-image-9252" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/a-dark-song-film.jpg?resize=640%2C265" alt="2016 yapımı olan film, ne bir korku filmi ne de bir gerilim filmidir." width="640" height="265" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/a-dark-song-film.jpg?w=700&amp;ssl=1 700w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/05/a-dark-song-film.jpg?resize=300%2C124&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9252" class="wp-caption-text">2016 yapımı olan film, ne bir korku filmi ne de bir gerilim filmidir.</figcaption></figure>
<p>Başrolleri, <strong>Dark Touch(2013)</strong> ve <strong>Frank(2014)</strong> filmlerden hatırlanabilecek <strong>Mark Huberman</strong> ve yine, <strong>Dark Touch(2013)</strong> ve <strong>Leap Year(2010)</strong> filmlerinden tanıyabileceğimiz <strong>Catherine Walker</strong> paylaşmaktadır.</p>
<p>Filmi izledikçe, biraz biraz <strong><u>(</u></strong><u>tabi izlediyseniz, ki onlar da mutlaka izlenmeli<strong>)</strong></u><strong> The VVitch(2016)</strong> ile <strong>Babadook(2014)</strong>&#8216;un bir harmanı gibi gelebilir ama kesinlikle onlara özenmemektir. Başlı başına, kendi bütünlüğünü koruyabilen bir psikolojik gerilim.</p>
<p><strong>Liam Gavin</strong>, tam olarak ne anlatmak istediğini müthiş bir incelikle betimlemiş ve izlemesini bizlerin insiyatifine bırakmıştır. Bu başarılı filmi, en kısa zamanda şiddetle izlemenizi tavsiye ederim.</p>
<p>Herkese iyi seyirler.</p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/karanlik-bir-sarki-a-dark-song/">Karanlık Bir Şarkı (A Dark Song)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/karanlik-bir-sarki-a-dark-song/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9250</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Adult Life Skills (2016): Yetişkin Bir Birey Olmanın Gereklilikleri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/adult-life-skills-2016-yetiskin-bir-birey-olmanin-gereklilikleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/adult-life-skills-2016-yetiskin-bir-birey-olmanin-gereklilikleri/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 20 Mar 2017 06:35:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8563</guid>
				<description><![CDATA[<p>Okul bitene ya da &#8220;hayata atılmak&#8221; dedikleri, &#8216;her neyse&#8217; o şeyi yaşayana kadar, hayata dair fark edemediğimiz önemli bir nokta. Yetişkin Bir Birey Olmak&#8230; Topluma yaralı bir birey olmak, iş bulup evlenmek, çocuk yapıp yaşlandıktan sonra dünyadaki diğer herkes gibi ölmek&#8230; Açıkçası bunlar, benim de dahil olduğum büyük bir 30&#8217;una yaklaşan kesimin sahip olmadığı isteklerdir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/adult-life-skills-2016-yetiskin-bir-birey-olmanin-gereklilikleri/">Adult Life Skills (2016): Yetişkin Bir Birey Olmanın Gereklilikleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Okul bitene ya da &#8220;hayata atılmak&#8221; dedikleri, &#8216;her neyse&#8217; o şeyi yaşayana kadar, hayata dair fark edemediğimiz önemli bir nokta.</p>
<h2>Yetişkin Bir Birey Olmak&#8230;</h2>
<p>Topluma yaralı bir birey olmak, iş bulup evlenmek, çocuk yapıp yaşlandıktan sonra dünyadaki diğer herkes gibi ölmek&#8230;</p>
<p>Açıkçası bunlar, benim de dahil olduğum büyük bir 30&#8217;una yaklaşan kesimin sahip olmadığı isteklerdir sanırım. Sorun büyümemek değildir, sorun büyürken neleri kaybettiğindir.</p>
<figure id="attachment_8565" aria-describedby="caption-attachment-8565" style="width: 672px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-film.jpg"><img class="size-full wp-image-8565" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-film.jpg?resize=640%2C267" alt="Yetişkin Bir Birey Olmak..." width="640" height="267" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-film.jpg?w=672&amp;ssl=1 672w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-film.jpg?resize=300%2C125&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8565" class="wp-caption-text">Yetişkin Bir Birey Olmak&#8230;</figcaption></figure>
<p><strong>Anna</strong> içinde öyle&#8230;</p>
<p>Amacı, davranışlarını ve yaşam biçimini, seçimlerini haklı çıkarmak değil. O sadece, kendini nasıl ifade edeceğini bilemeden içinde yaşadığı yalnızlıktan kaçmak istemektedir. Birkaç yıl önce kaybettiği ikiz kardeşinin acısıyla yolunu şaşırmış bir ruh <strong>Anna</strong>. Annesinin evinin bahçesindeki kulübede yaşamakta ve günlerini insanlardan kaçarak, çocukluğunda kardeşi ile yaptığı basit parmak filmlerini çekmektedir. Bu sıralarda, yakın arkadaşlarından biri olan <strong>Alice</strong>, yaşadıkları kasabaya ziyarete gelir ve tabi <strong>Anna</strong>&#8216;nın kendini ve seçimlerini baştan sona kadar sorgulamasını sağlayan temel sebeplerden biri olur.</p>
<p>Ama <strong>Anna</strong>, tamamen boş gezenin boş kalfası değildir tabi. Çalıştığı bir çocuk etkinlik ve eğitim merkezi vardır. Her ne kadar çocuklara karşı gıcıklık hissetse bile, aslında o da onlar gibi olduğunu bilmektedir. Kendine benzeyen tuhaf çocuklar gibi&#8230;</p>
<p>Kardeşini kaybedene kadar içinde yaşadığı küçük balonu fark edemezken, ölümle birlikte gelen bir yük daha biner ruhuna. Kabul etmemek için çok uğraştığı bir yüktür bu. Tabi bu arada annesi, onun hayatına çeki-düzen vermek için çok uğraşmaktadır. Gidip adam gibi bir iş bulmasını söyler ya da ona sürekli birilerini yamamaya çalışır ya da onu evden kovalamakla tehdit eder. Annesinin aksine büyükannesi, ona destek olmaya çalışır. (yalnız, bu büyükanne hepimizin sahip olmayı isteyeceğimiz türden bir büyükannedir hani)</p>
<figure id="attachment_8566" aria-describedby="caption-attachment-8566" style="width: 864px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-movies.jpg"><img class="size-full wp-image-8566" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-movies.jpg?resize=640%2C272" alt="Birkaç yıl önce kaybettiği ikiz kardeşinin acısıyla yolunu şaşırmış bir ruh Anna." width="640" height="272" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-movies.jpg?w=864&amp;ssl=1 864w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-movies.jpg?resize=300%2C127&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8566" class="wp-caption-text">Birkaç yıl önce kaybettiği ikiz kardeşinin acısıyla yolunu şaşırmış bir ruh Anna.</figcaption></figure>
<p>Kızının yaşadığı kayboluşa dayanamıyordur aslında bu annemiz. Ona yardımcı olmak için elinden geleni yapıyordur. (buna, kendi isteğiyle yaşamaya karara verdiği kulübeden çıkıp eve geri dönmesini istemesi de dahil) Bu konuda bayağı bir başarısız olduktan sonra kendisine savaş açar.</p>
<p><strong>Anna</strong>&#8216;nın yaşadığı kayboluş, her ne kadar kardeşinin acısına bağlı olsa da, alışkanlıktan ve düzenini bozmayı istememekten öte bir şey değildir. Herkesin yaşamında ilerlemesi kendisine, içinden atamadığı ve atmak istemediği o kayboluş duygusunu sürekli hatırlatmaktadır. Bu yüzden kendisini, sürekli olarak parmak filmleri çekerek ve kardeşine dair sahip olduğu en ufak bir çöpü bile saklayarak atlatmaya çalışmaktadır. Bir süre sonra beklemediği bir şey olur ve hikayenin gerçek kahramanı olan küçük <strong>Clint</strong>&#8216;e bakmanın sorumluluğu ile kendini baş başa bulur. Aslında <strong>Clint</strong> ona, o kadar kendini ve özellikle de kardeşini hatırlatmaktadır ki, ondan kurtulmak için elinden geleni yapar.(buna, ona küfür etmek ve kovalamakta dahil)</p>
<p>Şahsen filmi izlerken, <strong>Anna</strong>&#8216;da kendimi öylesine net ve acımasız bir şekilde gördüm ki, öz eleştirimi yeteri kadar yapamadığımı fark ettim. İnsanlardan kaçmak bazılarımıza göre kolay bir çözüm olabiliyor. Ne konuşmak ne de yakınlarında var olmak bile gelmiyor içimizden. Bazı durumlarda bunun sebebi, tıbbi bir hastalık ya da depresyon gibi ciddi ruhsal rahatsızlıklar olabiliyor&#8230; (bazen de, sosyal ilişkilere dair anksiyete yaşıyor olmak)</p>
<p>Sanırım bu biraz sinir katsayı değerlerimizle ve içinde yaşadığımız toplumlarla da ilgili.</p>
<p>Ya da belki de kendi kendimize uydurduğumuz bahanelerle&#8230;</p>
<figure id="attachment_8567" aria-describedby="caption-attachment-8567" style="width: 776px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-yetiskin-olmak.jpg"><img class="size-full wp-image-8567" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-yetiskin-olmak.jpg?resize=640%2C480" alt="Anna'nın yaşadığı kayboluş, her ne kadar kardeşinin acısına bağlı olsa da, alışkanlıktan ve düzenini bozmayı istememekten öte bir şey değildir. " width="640" height="480" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-yetiskin-olmak.jpg?w=776&amp;ssl=1 776w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/03/Adult-Life-Skills-yetiskin-olmak.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8567" class="wp-caption-text">Anna&#8217;nın yaşadığı kayboluş, her ne kadar kardeşinin acısına bağlı olsa da, alışkanlıktan ve düzenini bozmayı istememekten öte bir şey değildir.</figcaption></figure>
<p>Sebep ne olursa olsun, filmin yönetmeni ve senaristi <strong>Rachel Tunnard</strong> bizlere, bunu öylesine açık ve birazcık sevimli şekilde gösteriyor ki, geçirdiğimiz 1.5 saatte sahip olduğumuz birçok karmaşık duyguya az-buz olsa da cevap bulabilmemizi sağlıyor. İşi çoğunlukla, kısa filmlerde editörlük yapmak olsa bile, bence kendisini bu filmle iyi bir sinemacı olarak kanıtlayan bir sanatçı.</p>
<p><strong>2016</strong> yılında <strong>Tribeca Film Festivali</strong> dahil olmak üzere, <strong>Avrupa</strong>&#8216;da birçok bağımsız film festivalinde gösterilen ve <strong>BIFA</strong>&#8216;da<strong> (İngiliz Bağımsız Film Ödülleri)</strong>, <strong>En İyi Kadın Oyuncu</strong> ve <strong>En İyi Çıkış</strong> <strong>Yapan Senarist</strong> ödüllerini kazanan filmin başrollerini, <strong>Lorraine Ashbourne</strong>, <strong>Brett Goldstein</strong> ve <strong>One Day(2011)</strong> filminden hatırlayabileceğimiz <strong>Jodie Whittaker</strong> paylaşıyor.</p>
<p>Hafta sonunuzu ya da belki hafta içi bir akşamınızı hoş geçirmenizi sağlayacak, bu yetişkin olmaya çalışırken küçük bir çocuk olmayı da unutmamanın keyifli hikayesini izlemeniz dileğiyle.</p>
<p>Bol hayal dolu bir hayal dünyası ile, iyi seyirler&#8230; <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/12.0.0-1/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/adult-life-skills-2016-yetiskin-bir-birey-olmanin-gereklilikleri/">Adult Life Skills (2016): Yetişkin Bir Birey Olmanın Gereklilikleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/adult-life-skills-2016-yetiskin-bir-birey-olmanin-gereklilikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8563</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Anna Biller&#8217;in Viva&#8217;sı ve Hollywood&#8217;dan Öte Hollywood: 60&#8217;lı-70&#8217;li Yılların Ruhu Ve Çılgınlığı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 08 Feb 2017 05:00:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[İf İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[The Love Witch]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7233</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kadınlar için kadın filmleri yapan, bir bağımsız sinema yönetmenlerinden biridir Anna Biller. Filmlerinde kullandığı aşırı çılgın renklerle; kötü ve abartılı oyunculuklara, klişe ve saçma isimlere ve garip peruklara sahip karakterlerin olduğu, feminizmin abartılı ve narsist tarafına mesaj göndermeli, Hollywood&#8217;un bilinenin ötesindeki garip ve saçma tarafına esprili, komik bakış açısıyla ilginç sinema tarzına sahip filmler yapmaktadır [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/">Anna Biller&#8217;in Viva&#8217;sı ve Hollywood&#8217;dan Öte Hollywood: 60&#8217;lı-70&#8217;li Yılların Ruhu Ve Çılgınlığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar için kadın filmleri yapan, bir bağımsız sinema yönetmenlerinden biridir <strong>Anna Biller</strong>.<br />
Filmlerinde kullandığı aşırı çılgın renklerle; kötü ve abartılı oyunculuklara, klişe ve saçma isimlere ve garip peruklara sahip karakterlerin olduğu, feminizmin abartılı ve narsist tarafına mesaj göndermeli, <strong>Hollywood&#8217;</strong>un bilinenin ötesindeki garip ve saçma tarafına esprili, komik bakış açısıyla ilginç sinema tarzına sahip filmler yapmaktadır kendisi.<br />
Bir bakıma, <strong>Biller</strong>&#8216;ın yaptığı filmler bizlere <strong>Yeşilçam</strong>&#8216;ı içindeki absürdlüğü ile hatırlatabilir.</p>
<figure id="attachment_7255" aria-describedby="caption-attachment-7255" style="width: 389px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7255 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg?resize=389%2C567" alt="Three Examples of Myself as Queen" width="389" height="567" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg?w=389&amp;ssl=1 389w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg?resize=206%2C300&amp;ssl=1 206w" sizes="(max-width: 389px) 100vw, 389px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7255" class="wp-caption-text">Three Examples of Myself as Queen</figcaption></figure>
<p><strong>UCLA &#8211; University of California</strong> mezunu olan <strong>Biller</strong>, kendi yazıp yönettiği filmlerinde genellikle ya başrolde ya da küçük rollerde oynamaktadır. İlk kısa filmi olan <strong>Three Examples of Myself as Queen</strong>&#8216;i <strong>1994</strong> yılında çekmiştir ve film eleştirmenler tarafından yüksek notlar almıştır. İlk uzun metrajlı filmi olan <strong>2001</strong> yapımı melodraması <strong>The Hypnotist</strong> ise, <strong>Hollywood</strong>vari dramsallığı ile işlediği konu ve biçimi sebebiyle en beğenilen filmi kabul edilmektedir.</p>
<figure id="attachment_7234" aria-describedby="caption-attachment-7234" style="width: 875px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7234 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg?resize=640%2C437" alt="The Love Witch" width="640" height="437" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg?w=875&amp;ssl=1 875w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg?resize=300%2C205&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7234" class="wp-caption-text">The Love Witch</figcaption></figure>
<p>Son uzun metrajlı filmi olan <strong>The Love Witch </strong>&nbsp;de önümüzdeki <strong>İf İstanbul</strong>&#8216;da,</p>
<ul>
<li><strong>19 Şubat 2017 </strong>saat:<strong>00 </strong>matinesinde<strong> Cinemaximum Budak / CKM Büyük Salon</strong>&#8216;da</li>
<li><strong>24 Şubat 2017 </strong>saat:<strong>30</strong> matinesinde<strong> Cinemaximum Kanyon Salon 9</strong>&#8216;da</li>
<li><strong>26</strong> <strong>Şubat 2017 </strong>saat:<strong>00 </strong>matinesinde<strong> Cinemaximum Kanyon Salon 8</strong>&#8216;de gösterilecektir<em>.</em></li>
</ul>
<p><em>(ve tabii bende heyecanla beklemekteyim&#8230;)</em></p>
<p>Şimdi, üzerine konuşacağımız<strong> 2007 </strong>yapımı <strong>Viva</strong> filmine gelecek olursak eğer, <strong>1972</strong> yılında bir banliyöde yaşayan iki evli çiftin başından geçenler anlatmaktadır.</p>
<figure id="attachment_7253" aria-describedby="caption-attachment-7253" style="width: 1280px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7253 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?resize=640%2C360" alt="Anna Biller" width="640" height="360" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?resize=1024%2C576&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7253" class="wp-caption-text">Anna Biller</figcaption></figure>
<p><strong>Barbi</strong>, işi sebebiyle sürekli şehir dışına çıkmak zorunda olan bir kocaya sahip sıradan bir kadındır. Kocasının yokluğunda kendini çok yalnız hissettiği için kocası ve kendisinin arkadaşları olan <strong>Mark</strong> ve <strong>Sheila</strong> ile zaman geçirmektedir. Kendisini taciz eden patronu, <strong>Barbi</strong>&#8216;nin evli olduğunu öğrenince onu işten atar. Kocasının, kendilerini çok rahat yaşatan bir işi sahip olduğunu söylemsine karşın &nbsp;<strong>Barbi</strong>, sırf kocasını daha sık görebilmek için iş aramaya başlar. Kendisi de başka tip bir heyecan arayan arkadaşı <strong>Sheila</strong> ile bir model ajansına kayıt olmaya karar verirler ve tam o sırada, gittikleri ajansın kapısının önünde tanıştıkları <strong>Mrs. James</strong> sayesinden hiç beklemedikleri bir işe sahip olurlar.<br />
Film, 60&#8217;larda başlayıp 70&#8217;lerin başına kadar devam eden sıradışı deneyimleri ve uç noktalardaki kültür anlayışını, insanların aşırılığa özenme ve beklenmedik tutkularına yenik düşüşlerini gözler önüne sermektedir.</p>
<figure id="attachment_7236" aria-describedby="caption-attachment-7236" style="width: 650px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7236 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg?resize=640%2C271" alt="2007 yapımı Viva filmine gelecek olursak eğer, 1972 yılında bir banliyöde yaşayan iki evli çiftin başından geçenler anlatmaktadır." width="640" height="271" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg?w=650&amp;ssl=1 650w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg?resize=300%2C127&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7236" class="wp-caption-text">2007 yapımı Viva filmine gelecek olursak eğer, 1972 yılında bir banliyöde yaşayan iki evli çiftin başından geçenler anlatmaktadır.</figcaption></figure>
<p>Başrolünde <strong>Biller</strong>&#8216;ın oynadığı <strong>Viva</strong> ve tabi diğer bütün filmleri, yönetmenin hayran olup esinlendiği <strong>Jacques Demy</strong> ve<strong>&nbsp; Josef von Sternberg</strong>&#8216;in filmlerinden esintiler taşımaktadır.</p>
<p>Tabi&nbsp; <strong>Biller</strong>, pek belli olmadığını söylese bile aslında sinemadan anlayan gözlerin kolaylıkla fark edebileceği tanıdık harmanlanmış bir tarza sahiptir. <strong>&#8220;Jacques Demy&#8217;nin Fransız Yeni Dalgası&#8217;nda kendine özgü tarzı ve bakış açısını barındıran Hollywood ruhu, Josef von Sternberg&#8217;in filmlerinde bulunan resimsel zenginliği ve fotografik zanaatkarlığı.&#8221;</strong></p>
<p>Belki kız arkadaşınızla, belki sinematografi ve sergileme dersiniz için güzel bir araştırma ödevi için ya da belki de güzel bir vakit geçirmek adına keyifle izleyebileceğiniz bir film.</p>
<p>Herkese bu eğlenceli filmi tavsiye eder ve iyi seyirler dilerim…</p>
<figure id="attachment_7254" aria-describedby="caption-attachment-7254" style="width: 314px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7254 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg?resize=314%2C570" alt="The Hypnotist" width="314" height="570" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg?w=314&amp;ssl=1 314w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg?resize=165%2C300&amp;ssl=1 165w" sizes="(max-width: 314px) 100vw, 314px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7254" class="wp-caption-text">The Hypnotist</figcaption></figure>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/">Anna Biller&#8217;in Viva&#8217;sı ve Hollywood&#8217;dan Öte Hollywood: 60&#8217;lı-70&#8217;li Yılların Ruhu Ve Çılgınlığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7233</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tüm Küçük Kız Kardeşlere&#8230;</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/tum-kucuk-kiz-kardeslere/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/tum-kucuk-kiz-kardeslere/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 01 Nov 2016 12:50:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[addison timlin]]></category>
		<category><![CDATA[ally sheedy]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız sinema]]></category>
		<category><![CDATA[zach clark]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5765</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hep ailenin en küçük bireyi olarak kalacaklar olan küçük kız kardeşlere&#8230; Çocuklar içinde en uçarısı, en huysuzu, en baş belası olarak görülen küçük kız kardeşlere&#8230; Açıkçası, küçük bir kız kardeş olarak ailede yaşanan ve ailem ile yaşadığım birçok şeyi görmezden gelmek gibi çok pis bir huyum vardı eskiden. Büyüdükçe bu huyun kaybolması ise gerçekten beni [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tum-kucuk-kiz-kardeslere/">Tüm Küçük Kız Kardeşlere&#8230;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><em>Hep ailenin en küçük bireyi olarak kalacaklar olan küçük kız kardeşlere&#8230;<br />
Çocuklar içinde en uçarısı, en huysuzu, en baş belası olarak görülen küçük kız kardeşlere&#8230;</em></p>
<p>Açıkçası, küçük bir kız kardeş olarak ailede yaşanan ve ailem ile yaşadığım birçok şeyi görmezden gelmek gibi çok pis bir huyum vardı eskiden. Büyüdükçe bu huyun kaybolması ise gerçekten beni şaşırtmakta.</p>
<p>Sahip olduğumuz alışkanlıklar ve dertlerin aslında hiç o kadarda önemli olmadığını fark etmek küçük kız kardeş olarak yüzümde hafif bir tebessümden başka bir etki bırakmamakta.<br />
Ailenin en küçük bireyi olarak yaşadığım minik ama benim için dev olan dertler, acılar, kırgınlıklar ve heyecanlar şimdilerde kendimi fazla sorgulamama neden oluyor desem en doğrusu olur sanırım.<br />
Colleen içinde öyle&#8230;</p>
<figure id="attachment_5767" aria-describedby="caption-attachment-5767" style="width: 350px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/little-sister.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5767 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/little-sister.jpg?resize=350%2C525" alt="Küçük Kız Kardeş (Little Sister)" width="350" height="525" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/little-sister.jpg?w=350&amp;ssl=1 350w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/little-sister.jpg?resize=200%2C300&amp;ssl=1 200w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5767" class="wp-caption-text">Küçük Kız Kardeş (Little Sister)</figcaption></figure>
<h2>Küçük Kız Kardeş (Little Sister)</h2>
<p>2008 yılının sonbaharında hayatlarının kısacık bir dönemine misafir olduğumuz Lunsford ailesinin en küçük bireyi olan Colleen, rahibe olmak için terk ettiği ve hiçbir şekilde onlarla iletişime geçmemeye çalıştığı ailesinin yaşadığı Kuzey Karolina eyaletindeki evine, küçük Asheville kasabasına annesinin yolladığı <em>&#8220;Ağabeyin eve döndü!&#8221;</em> e-mail üzerine geri döner. Ağabeyi Irak savaşından gazi olarak evine dönmüştür ama beraberinden hem fiziksel hem de ruhsal yaraları birlikte getirerek.</p>
<p>Babası <strong>Bill</strong> ailede neredeyse bir etkisiz eleman görevi görürken, annesi <strong>Joani</strong>&#8216;nin sürekli kafayı uyuşturucu ve içkiyle bulması ise kendine hayatta yaptığı seçimleri sorgulamasına sebep oluyor. Ağabeyi <strong>Jacob</strong>&#8216;ın kız arkadaşı(nişanlısı) olan <strong>Tricia</strong> ise, çoğunlukla <strong><em>&#8220;burada ne arıyorum ben&#8221;</em></strong> der gibi bir ruh haliyle ortalıkta geziyordur. Aile olarak yaşadıkları acının ardından tekrar bir araya gelerek yaşamlarını sürdürmekte zorluklar çekiyorlardır. Filmin esas ve gerçekten yalnız olan kızı <strong>Colleen</strong>&#8216;ise bir zamanlar pembe saçlı, asi, çılgın, <em>Hard Rock</em> ve <em>Gotik</em> müzik dinleyen, tanrıya dahi inanmayan <em>Emo</em> bir ergen olduğunu öğrenmemizle birlikte uç noktaların aslından hiçte öylesine uç noktalar olmayabileceğini görmemizi sağlıyor. <em>(&#8220;ki yakınlarımdan birinin bir arkadaşının ağabeyinin bir Ateist iken imamlık yapması gerçeğini duymuş olsam bile!&#8221;)</em></p>
<figure id="attachment_5768" aria-describedby="caption-attachment-5768" style="width: 544px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/little-sister-kucuk-kiz-kardes.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5768 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/little-sister-kucuk-kiz-kardes.jpg?resize=544%2C363" alt="Yönetmenliğini ve senaristliğini Zach Clark'ın üstlendiği 2016 yapımı bu güzel, bağımsız film bizlere kendi ellerimizle kaybettiğimiz ruhsal güzelliklerin yanında kazandığımız acıları ve hüznü hatırlatıyor." width="544" height="363" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/little-sister-kucuk-kiz-kardes.jpg?w=544&amp;ssl=1 544w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/little-sister-kucuk-kiz-kardes.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/little-sister-kucuk-kiz-kardes.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 544px) 100vw, 544px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5768" class="wp-caption-text">Yönetmenliğini ve senaristliğini Zach Clark&#8217;ın üstlendiği 2016 yapımı bu güzel, bağımsız film bizlere kendi ellerimizle kaybettiğimiz ruhsal güzelliklerin yanında kazandığımız acıları ve hüznü hatırlatıyor.</figcaption></figure>
<p>Bir zamanlar ağabeyiyle çok yakın olan <strong>Colleen</strong>&#8216;nin hayatı savaş sonrasında tamamen değişiyor. Fiziksel olarak hasar görmüş bedeniyle <strong>Jacob</strong> içine kapanık, insanlarla sosyal ilişkileri kesen, bütün gün bahçede bulunan misafir evinde zamanını geçiren birine dönüşüyor. Bu durum ile küçük <strong>Colleen</strong>, içinde bulduğu tanrı inancı sayesinde başa çıkmaya çalışırken rahibe olmaya karar vermesi tüm aileyi şoka sokuyor. Bu süreçte tabiki yaptığı seçimleri de gözden geçirmeye başlıyor. Annesinin ona söylediği ve çok ciddi önem taşıyan sözler aslında birçok aile için bilinen bir gerçeği açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor.</p>
<p><strong><em><u>&#8220;Sen benim için bir hayal kırıklığısın, bende senin için&#8230;&#8221;</u></em></strong></p>
<p>Toplum değerleri ve baskısı ile şekillenen hayatlarımızın yıkıcı sonuçları bazen rahibe olmaya karar vermek kadar <u>kolay olmayabiliyor ne yazık ki</u>.</p>
<p>&#8220;Başka bir milletten olalım ya da olmayalım, birbirimize ve sevdiklerimize çektirdiğimiz acılar kadar yalnızlaşıyoruz hayatta&#8230;&#8221;</p>
<p>Yönetmenliğini ve senaristliğini <strong>Zach Clark</strong>&#8216;ın üstlendiği <strong>2016</strong> yapımı bu güzel, bağımsız film bizlere kendi ellerimizle kaybettiğimiz ruhsal güzelliklerin yanında kazandığımız acıları ve hüznü hatırlatıyor.</p>
<figure id="attachment_5766" aria-describedby="caption-attachment-5766" style="width: 487px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/kucuk-kiz-kardes.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5766 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/kucuk-kiz-kardes.jpg?resize=487%2C589" alt="Başrollerinde sevilen Ally Sheedy,  Addison Timlin'nin paylaştığı &quot;Little Sister&quot; Küçük Kız Kardeş filmi aslında tüm küçük kız kardeşlere atanan bir film." width="487" height="589" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/kucuk-kiz-kardes.jpg?w=487&amp;ssl=1 487w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/kucuk-kiz-kardes.jpg?resize=248%2C300&amp;ssl=1 248w" sizes="(max-width: 487px) 100vw, 487px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5766" class="wp-caption-text">Başrollerinde sevilen Ally Sheedy, Addison Timlin&#8217;nin paylaştığı &#8220;Little Sister&#8221; Küçük Kız Kardeş filmi aslında tüm küçük kız kardeşlere atanan bir film.</figcaption></figure>
<p>Daha önce yaptığı <strong>Vacation!</strong>, <strong>Modern Love Is Automatic</strong> ve <strong>White Reindeer</strong> filmleri ile yine <em>&#8220;corky&#8221;</em> diye tabir edilen <em>&#8220;tuhaf ama sevimli&#8221;</em> kadınların hayatlarında yaşadıkları trajedilerden ve bu trajedilerin etkilerinden kesitler sunan <strong>Clark</strong>&#8216;ın son filmi kısa zaman önce <strong>Savannah Film Festivali</strong>&#8216;nde gösterildi ve büyük beğeni kazandı.</p>
<p>Başrollerinde <strong>The Breakfast Club</strong>&#8216;dan tanınan ve sevilen <strong>Ally Sheedy</strong>, <strong>That Awkward Moment</strong>&#8216;dan <strong>Addison Timlin</strong>&#8216;nin paylaştığı &#8220;<strong>Little Sister</strong>&#8221; içimizde var olduğunu dahi unuttuğumuz <em>küçük kız kardeşler</em> için izlenmeye değer der ve herkese iyi seyirler, keyifli günler dilerim&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tum-kucuk-kiz-kardeslere/">Tüm Küçük Kız Kardeşlere&#8230;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/tum-kucuk-kiz-kardeslere/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5765</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Absürd Komedinin Kraliçesi ELVİRA</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/absurd-komedinin-kralicesi-elvira/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/absurd-komedinin-kralicesi-elvira/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 04 Oct 2016 09:47:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[absürd]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5325</guid>
				<description><![CDATA[<p>Elvira: &#8220;Şikayet edenim olmadı hiç.&#8221; Movie Macabre isimli korku-komedi dizisinin sunucusu olarak başlayan yolculuğu ile bir gecede kendine büyük hayran kitleleri oluşturan, kendine has tarzıyla görenlerde şok etkisi yaratan, Michael Keaton&#8216;ın Beetlejuice&#8216;u ile Cher karışımı kabul edilen sıradışı ve çılgın bir karakter Elvira. Kimilerine göre süper kahraman, kimilerine göre korkunç bir ucube, kimilerine göre de [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/absurd-komedinin-kralicesi-elvira/">Absürd Komedinin Kraliçesi ELVİRA</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Elvira: &#8220;Şikayet edenim olmadı hiç.&#8221;</h2>
<p><strong>Movie Macabre </strong>isimli korku-komedi dizisinin sunucusu olarak başlayan yolculuğu ile bir gecede kendine büyük hayran kitleleri oluşturan, kendine has tarzıyla görenlerde şok etkisi yaratan, <strong>Michael Keaton</strong>&#8216;ın <strong>Beetlejuice</strong>&#8216;u ile <strong>Cher </strong>karışımı kabul edilen sıradışı ve çılgın bir karakter<strong> Elvira</strong>.</p>
<p>Kimilerine göre süper kahraman, kimilerine göre korkunç bir ucube, kimilerine göre de bir afüşte&#8230;</p>
<figure id="attachment_5328" aria-describedby="caption-attachment-5328" style="width: 653px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/elvira.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5328 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/elvira.jpg?resize=640%2C956" alt="Sıradışı ve çılgın bir karakter Elvira" width="640" height="956" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/elvira.jpg?w=653&amp;ssl=1 653w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/elvira.jpg?resize=201%2C300&amp;ssl=1 201w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5328" class="wp-caption-text">Sıradışı ve çılgın bir karakter Elvira</figcaption></figure>
<p><strong>Elvira</strong> birçok şey olabilir asla olmayacağı ise, itici ve sevilmeyen bir karakter olmak&#8230;<br />
<strong>Casandra Peterson</strong> tarafından canlandırılan karakter 80&#8217;li yıllarda birçok gencin hayallerini süslemiş. Tabi görünüşü ve tavırları sebebiyle kadını küçültücü ve seks objesi haline getiren bir karakter olarak da kabul edilmiş. Şimdilerde de kime sorsanız <strong>&#8220;porno yıldızı gibi duruyor&#8221;</strong> diyebilirler. Ama bana kalırsa <strong>Elvira</strong>&#8216;yı özel yapan, izleyicide görünüşünden çok renkli kişiliği ile güzel bir tebessüm bırakıyor olmasıdır. Kullandığı kelimeler, mimikleri, sağlam duruşu ve her an her durumda gülebilmesi onu derin dekoltesinden çok daha öteye taşıyor. Sonuçta <strong>&#8220;karanlığın kraliçesi</strong>&#8221; o ve bir şekilde bunu dışavurmalı öyle değil mi?&#8230;</p>
<figure id="attachment_5326" aria-describedby="caption-attachment-5326" style="width: 720px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/absurd-komedi-elvira.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5326 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/absurd-komedi-elvira.jpg?resize=640%2C427" alt="Elvira, Tarzıyla EMO Akımına İlham Vermiştir." width="640" height="427" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/absurd-komedi-elvira.jpg?w=720&amp;ssl=1 720w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/absurd-komedi-elvira.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/absurd-komedi-elvira.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5326" class="wp-caption-text">Elvira, Tarzıyla EMO Akımına İlham Vermiştir.</figcaption></figure>
<h2>Elvira, Tarzıyla EMO Akımına İlham Vermiştir</h2>
<p>Tarzıyla <strong>Emotional Kid,</strong> yani kısa adıyla <strong>Emo</strong> akımına ilham vermiş ve bu akımın başlamasına neden olmuştur. &#8220;<strong>Ağır abla&#8221;</strong> kategorisine koyabiliriz onu. Her ergen gencin hayallerini süsleyen mahallenin asi, sinirli, seksi ve&nbsp; sert bakışlı, semt sakinlerini koruyup kollayan ama yeri geldi zaman o semt sakinlerinin bile canına okuyabilecek bir ablamız gibi sanki. Tabi onunla iyi geçindiğiniz zaman&#8230;:D<br />
Sahip olduğu çekiciliğin yanında bir o kadar etkili bir zekaya sahip bir karakter. Yapımcılar ve karakterin yaratıcılar bunu ortaya koyma biçimleriyle aslında yapmak istediklerine ulaşıyorlar. Her ne kadar bir kadın karakter seks satmak için yaratılmış gibi dursa dahi izledikçe aslında hiçte öyle göründüğü gibi yüzeyde kalmadığını anlıyorsunuz.</p>
<p><strong>&#8220;Görünüş aldatıcıdır ve kitaba da kapağına göre yargılamamak gerekir.&#8221;</strong> derim.&nbsp; Bana kalırsa, ilk film kadar olmasa da ikinci filmi de fena sayılmaz hani. Lakin, filmler televizyon şovu kadar keyifli ve heyecan verici değil ama izlenmeye kesinlikle değerler! <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/12.0.0-1/72x72/1f609.png" alt="😉" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Kesinlikle bir cuma akşamınızı bir kereliğine olsa da, korku filmi yerine <em>absürd komedi</em>ye ayırabileceğiniz filmlerdir der ve herkese iyi seyirler dilerim&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/absurd-komedinin-kralicesi-elvira/">Absürd Komedinin Kraliçesi ELVİRA</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/absurd-komedinin-kralicesi-elvira/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5325</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İstediğiniz Her Şeyi Sorabilir Misiniz Gerçekten?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/istediginiz-her-seyi-sorabilir-misiniz-gercekten/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/istediginiz-her-seyi-sorabilir-misiniz-gercekten/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 14 Jul 2016 05:00:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Alacakaranlık]]></category>
		<category><![CDATA[Allison Burnett]]></category>
		<category><![CDATA[Britt Robertson]]></category>
		<category><![CDATA[Christian Slater]]></category>
		<category><![CDATA[Justin Long]]></category>
		<category><![CDATA[Katie Kampenfelt]]></category>
		<category><![CDATA[Martin Sheen]]></category>
		<category><![CDATA[Undiscovered Gyrl]]></category>
		<category><![CDATA[Vampir Günlükleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4441</guid>
				<description><![CDATA[<p>18 yaşındaki Katie Kampenfelt için öyleydi&#8230; 2014 yılı bağımsız bir yapım olan &#8220;Ask Me Anything&#8221; filminin yönetmen koltuğunda Allison Burnett oturmaktadır. Kendi yazmış olduğu &#8216;Undiscovered Gyrl&#8216; isimli romanından da uyarlama senaryo görevini kendisi üstlenmiştir. Ask Me Anything Başrollerinde Britt Robertson, Christian Slater, Justin Long&#160; ve Martin Sheen &#8216;in yer aldığı filmimizde, sevimli, şirin ve özgür [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/istediginiz-her-seyi-sorabilir-misiniz-gercekten/">İstediğiniz Her Şeyi Sorabilir Misiniz Gerçekten?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>18 yaşındaki <strong>Katie Kampenfelt</strong> için öyleydi&#8230;</p>
<p>2014 yılı bağımsız bir yapım olan &#8220;<strong>Ask Me Anything&#8221; </strong>filminin yönetmen koltuğunda <strong>Allison Burnett</strong> oturmaktadır. Kendi yazmış olduğu <strong>&#8216;Undiscovered Gyrl</strong>&#8216; isimli romanından da uyarlama senaryo görevini kendisi üstlenmiştir.</p>
<h2>Ask Me Anything</h2>
<p>Başrollerinde <strong>Britt Robertson</strong>, <strong>Christian Slater</strong>, <strong>Justin Long</strong>&nbsp; ve <strong>Martin Sheen</strong> &#8216;in yer aldığı filmimizde, sevimli, şirin ve özgür ruhlu <strong>Katie</strong> liseden mezun olduktan sonra eğitimine 1 yıl ara vermeye karar veriyor. Bu süre zarfında birçok farklı erkekle yaşadığı cinsel deneyimi bir blogda dünya ile paylaşmaya karar veriyor. Kimselere anlatamadığı duygularını, endişelerini ve sevinçlerini anlatıyor ama anlatırken geleceğine dair yaşadığı korkunun kendisine neler yaptığını fark ediyor.</p>
<figure id="attachment_4444" aria-describedby="caption-attachment-4444" style="width: 546px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/ask-me-anyying-filmi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4444 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/ask-me-anyying-filmi.jpg?resize=546%2C677" alt="Ask Me Anything" width="546" height="677" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/ask-me-anyying-filmi.jpg?w=546&amp;ssl=1 546w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/ask-me-anyying-filmi.jpg?resize=242%2C300&amp;ssl=1 242w" sizes="(max-width: 546px) 100vw, 546px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4444" class="wp-caption-text">Ask Me Anything</figcaption></figure>
<p>Aynı zamanda, ilişki yaşadığı erkeklerden biri olan öğretmeni ile bir süredir devam eden birlikteliklerinin ardından onun kendisini reddetmesi sonucu içinde yaşadığı derinliği de görüyor.</p>
<p><strong>&#8220;(Bu kısım spoiler içermektedir!!! Bilginize&#8230;)&nbsp;</strong>Hayatına dair yazdığı ve paylaştığı birçok bilgiden <strong>Katie</strong>&#8216;nin gerçekten özgüvenli bir kız olduğunu düşünüyoruz. Hatta anlattıklarının gerçekliğine öyle kapılıyoruz ki bunların sadece basit bir yalandan ibaret olduğunu anlamamız bizleri şaşırtmakla soğuk duşlu bir karmaşaya ve kendi hayatımızı sorgulamaya itiyor.<strong>&#8220;</strong></p>
<figure id="attachment_4443" aria-describedby="caption-attachment-4443" style="width: 609px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/ask-me-anyting-afis.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4443 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/ask-me-anyting-afis.jpg?resize=609%2C854" alt="2014 yılı bağımsız bir yapım olan &quot;Ask Me Anything&quot; filminin yönetmen koltuğunda Allison Burnett oturmaktadır." width="609" height="854" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/ask-me-anyting-afis.jpg?w=609&amp;ssl=1 609w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/ask-me-anyting-afis.jpg?resize=214%2C300&amp;ssl=1 214w" sizes="(max-width: 609px) 100vw, 609px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4443" class="wp-caption-text">2014 yılı bağımsız bir yapım olan &#8220;Ask Me Anything&#8221; filminin yönetmen koltuğunda Allison Burnett oturmaktadır.</figcaption></figure>
<p>Gençliğin getirdiği kabullenilme ve sevilme isteği toplumun normlarını tekrardan sorgulamamız gerektiğini bizlere hatırlatıyor. Son dönemde ülkemizde gerçekleşen bir olay bunu bizlere öylesine net hatırlatıyor ki toplu hayatın sahteliğini ve samimiyetsizliğini bir kez daha acımasızca ortaya koyuyor.</p>
<p><em>Şubat ayında 18 yaşındaki genç bir kız öğretmeninin tecavüzüne uğradığını söyleyerek kendini öldürmüştü. Olayın içi yüzü şimdilerde ortaya çıktı ve sessiz bir şekilde her şeyin üzeri örtülüyor. Neden hiç merak ettiniz mi?&#8230;</em></p>
<p><strong>Katie</strong>&#8216;nin yaşadığı olaylar sıradan bir genç kızın başına gelebilecek olaylar. Ne bir özel durumu ne de bir&nbsp; karmaşıklığı, şaşılacak bir yanı var. Asıl bu tepkilerin gösterilmesi gereken nokta genç bir kızın içinde bulunduğu duruma nasıl ve neden gelmiş olduğudur.<br />
Türkiye&#8217;de İzleyenlerin yorumlarını okuduğum zaman kıza kondurdukları &#8220;<strong>k_ş_r</strong>&#8221; ibaresi ve ilişki yaşadığı kendinden yaşça büyük erkeklere &#8220;<strong>p&#8230;&#8230;nk</strong>&#8221; diyerek geçiştirmeleri ise değindim gerçekleri güzelce özetliyor. Ne yazık ki bu durum dünyanın her yeri için geçerli.</p>
<figure id="attachment_4446" aria-describedby="caption-attachment-4446" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Undiscovered-Gyrl-romani.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4446 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Undiscovered-Gyrl-romani.jpg?resize=520%2C288" alt="Başrollerinde Britt Robertson, Christian Slater, Justin Long ve Martin Sheen 'in yer aldığı filmimizde, sevimli, şirin ve özgür ruhlu Katie liseden mezun olduktan sonra eğitimine 1 yıl ara vermeye karar veriyor. Bu süre zarfında birçok farklı erkekle yaşadığı cinsel deneyimi bir blogda dünya ile paylaşmaya karar veriyor. " width="520" height="288" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Undiscovered-Gyrl-romani.jpg?w=520&amp;ssl=1 520w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Undiscovered-Gyrl-romani.jpg?resize=300%2C166&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 520px) 100vw, 520px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4446" class="wp-caption-text">Başrollerinde Britt Robertson, Christian Slater, Justin Long ve Martin Sheen &#8216;in yer aldığı filmimizde, sevimli, şirin ve özgür ruhlu Katie liseden mezun olduktan sonra eğitimine 1 yıl ara vermeye karar veriyor. Bu süre zarfında birçok farklı erkekle yaşadığı cinsel deneyimi bir blogda dünya ile paylaşmaya karar veriyor.</figcaption></figure>
<p><strong>Brunett</strong> kitabın gerçek bir olaydan esinlenilmediğini söylüyor ama anlatılanların gerçekliği romanın sevenlerini soru işaretlerine sürüklemekte. Kitap, genç yetişkinlere yönelik olup şahsen yetişkinlerinde okuması gerektiği görüşündeyim.</p>
<p>Ülkemizde şimdilerde <strong>Vampir Günlükleri</strong>, <strong>Açlık Oyunları </strong>ve <strong>Alacakaranlık </strong>gibi klişe kitaplara değer üzerine değer biçilmesi yerine yurt dışında kitapları çok satan Amerikalı yazar <strong>Allison Burnett</strong>&#8216;in önemli bir değerinin olması gerekiyor.</p>
<p><strong>IMDB</strong>&#8216;den 6 gibi biraz düşük bir puan almış olsa da izleyenlerin bahsettiği gibi <strong>çok saçma</strong> ve <strong>gereksiz bir film</strong> olmadığı düşüncesindeyim.<br />
<strong><br />
Unutmayalım ki, bazı şeylere karşı körü körüne inanmak kesinlikle kendi kendimizi kandırmak ve sadece basit vicdanlarımızı rahatlamak için yaratılan bir düzmecedir.</strong></p>
<p>Bu film konusunda <u>kendi görüşünüzü</u> oluşturmanız ümidiyle,</p>
<p><strong>İyi seyirler&#8230;</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/istediginiz-her-seyi-sorabilir-misiniz-gercekten/">İstediğiniz Her Şeyi Sorabilir Misiniz Gerçekten?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/istediginiz-her-seyi-sorabilir-misiniz-gercekten/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4441</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Barbieli Patenler: Küçük Bir Kızın Keşif Yolculuğu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/barbieli-patenler-kucuk-bir-kizin-kesif-yolculugu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/barbieli-patenler-kucuk-bir-kizin-kesif-yolculugu/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 17 May 2016 07:31:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fragman]]></category>
		<category><![CDATA[drew barrymore]]></category>
		<category><![CDATA[ellen page]]></category>
		<category><![CDATA[komedi film]]></category>
		<category><![CDATA[patenci kızlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3681</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bazen içinde olduğunuzu hissettiğiniz kutunun dışında neler olabileceğini düşleme hayali içinizdeki farklı bir tutkuyu keşfetmenizle anlamını yitirebilir. Çevrenizdeki insanların sıradan küçük kurbağalar olarak düşleyip onları ezerek beyinlerinin pekmezlerini akıtma hayali gibi mesela&#8230; Yönetmenliğini Drew Barrymore&#8216;un yaptığı senaryosunu kendi romanından uyarlayarak Shauna Cross&#8216;un yazdığı 2009 yapımı Patenci Kızlar (Whip It) filmi aslında bazı şeyleri hayatta kabullenerek [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/barbieli-patenler-kucuk-bir-kizin-kesif-yolculugu/">Barbieli Patenler: Küçük Bir Kızın Keşif Yolculuğu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen içinde olduğunuzu hissettiğiniz kutunun dışında neler olabileceğini düşleme hayali içinizdeki farklı bir tutkuyu keşfetmenizle anlamını yitirebilir. Çevrenizdeki insanların sıradan küçük kurbağalar olarak düşleyip onları ezerek beyinlerinin pekmezlerini akıtma hayali gibi mesela&#8230;</p>
<p>Yönetmenliğini <strong>Drew</strong> <strong>Barrymore</strong>&#8216;un yaptığı senaryosunu kendi romanından uyarlayarak <strong>Shauna Cross</strong>&#8216;un yazdığı <strong>2009</strong> yapımı <strong>Patenci Kızlar</strong> (<strong>Whip It</strong>) filmi aslında bazı şeyleri hayatta kabullenerek var olmayı bir şekilde devam ettirebilmemiz gerektiğini bizlere anlatan sevimli bir film. Belki çok acımasız bir düşünce gibi gelebilir ama aslına bakarsak hayatta bazı şeylerin gerçekten farklı yollarda ilerlemesi doğru olabiliyor. <strong>Bliss Cavender</strong> için bu <strong>Paten Savaşları</strong> olmuştur. Bütün okulda sadece bir arkadaşa sahip tipik bir <strong>nerd-indie-hipster-loser</strong> olan <strong>Bliss</strong>; zavallı olarak kabul ettiği ve bir kaçış yolu aradığı küçük,aptal kasabasında karşısına çıkan hayat, nefret, heyecan, sevgi, arkadaşlık, hırs, tutku dolu bir ortamda, yani paten yarışları yapan deli hatunların arasından buluyor. Hepsi birbirinden hayat dolu ve birbirinden rahat, aynı zamanda çok hırslı olan bu hatunlar başta onu hiçbir şekilde kabul etmek istemiyorlar ama <strong>Bliss</strong> içinde aradığı o tutkuyu bularak onlara kendini kanıtlamak için azimle varını yoğunu ortaya koyarken kendini tanıdığı bir yolculuğa çıkıyor.</p>
<figure id="attachment_3682" aria-describedby="caption-attachment-3682" style="width: 592px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3682 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler.jpg?resize=592%2C876" alt="Yönetmenliğini Drew Barrymore'un yaptığı senaryosunu kendi romanından uyarlayarak Shauna Cross'un yazdığı 2009 yapımı Patenci Kızlar (Whip It) filmi hakkında." width="592" height="876" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler.jpg?w=592&amp;ssl=1 592w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler.jpg?resize=203%2C300&amp;ssl=1 203w" sizes="(max-width: 592px) 100vw, 592px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3682" class="wp-caption-text">Yönetmenliğini Drew Barrymore&#8217;un yaptığı senaryosunu kendi romanından uyarlayarak Shauna Cross&#8217;un yazdığı 2009 yapımı Patenci Kızlar (Whip It) filmi hakkında.</figcaption></figure>
<p>Naif ve basit olan bu klişe film insanı mutlu olmasını 1 saat 51 dakika boyunca gerçekten çok iyi bir şekilde sağlıyor. Başrollerini <strong>Ellen Page</strong>, <strong>Drew Barrymore</strong>, <strong>Juliette Lewis</strong> ve <strong>Jimmy Fallon</strong>&#8216;ın paylaştığı filmde çok sevdiğimi oyunculardan biri olan <strong>Kristen Wiig</strong>&#8216;in <strong>&#8220;bad-ass b*tch&#8221;</strong> tarzından bir karakteri oynuyor olması da müthiş bir süpriz olmuştu benim için ve eminim bütün <strong>Kristen Wiig</strong> severler için öyle olacak. ^_^<br />
Açıkçası yönetmenliğini <strong>Drew Barrymore</strong>&#8216;un yapmış olması beni gerçekten etkiledi. Kendini anlatan bir film çekmiş. Şöhret hayatı boyunca yaşadıklarını bilenler için &#8220;Senaryosunu acaba <strong>Drew</strong> mu yazmış bu filmin?&#8221; sorusunu sordurtuyor.(En azından benim için öyle oldu <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/12.0.0-1/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<figure id="attachment_3685" aria-describedby="caption-attachment-3685" style="width: 969px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler-sinema.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3685 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler-sinema.jpg?resize=640%2C213" alt="Başrollerini Ellen Page, Drew Barrymore, Juliette Lewis ve Jimmy Fallon'ın paylaştığı filmde çok sevdiğimi oyunculardan biri olan Kristen Wiig'in &quot;bad-ass b*tch&quot; tarzından bir karakteri oynuyor." width="640" height="213" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler-sinema.jpg?w=969&amp;ssl=1 969w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler-sinema.jpg?resize=300%2C100&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3685" class="wp-caption-text">Başrollerini Ellen Page, Drew Barrymore, Juliette Lewis ve Jimmy Fallon&#8217;ın paylaştığı filmde çok sevdiğimi oyunculardan biri olan Kristen Wiig&#8217;in &#8220;bad-ass b*tch&#8221; tarzından bir karakteri oynuyor.</figcaption></figure>
<p>Filmin kendisi kadar naif ve sevimli olan birde güzel müziklerinden bahsetmeden de geçemeyeceğim. <strong>Dolly Parton</strong>&#8216;dan <strong>Gotye</strong>&#8216;ye, <strong>The Breeders</strong>&#8216;tan&nbsp; <strong>Little Joy</strong>&#8216;a kadar birçok güzel sanatçının şarkıları bir araya toplanmış. Benimde içlerinden biri olan şeker adam <strong>Jens Lekman</strong> ile geçte olsa tanışmamı sağlamış bir soundtrack. Sanatçıların bilindik şarkılarından bazılarının kullanılmış olması bence hiç etkilememiş albümü. Hatta bazı müzisyenler <strong>Underground</strong> ve aşırı <strong>Indie</strong> oldukları için kendi ülkelerinden bile tanınmıyorlar.</p>
<figure id="attachment_3683" aria-describedby="caption-attachment-3683" style="width: 550px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler-film-fragman.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3683 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler-film-fragman.jpg?resize=550%2C238" alt="Patenci Kızlar filmi, Dolly Parton'dan Gotye'ye, The Breeders'tan  Little Joy'a kadar birçok güzel sanatçının şarkıları bir araya toplanmış." width="550" height="238" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler-film-fragman.jpg?w=550&amp;ssl=1 550w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Barbieli-Patenler-film-fragman.jpg?resize=300%2C130&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3683" class="wp-caption-text">Patenci Kızlar filmi, Dolly Parton&#8217;dan Gotye&#8217;ye, The Breeders&#8217;tan Little Joy&#8217;a kadar birçok güzel sanatçının şarkıları bir araya toplanmış.</figcaption></figure>
<p>İçimizdeki çocuk başkaları tarafından sürüklenen bir yolda ilerlemeye çalışırken öğrendikleri ile kendini, tutkusunu, neşeyi ve hayatı keşfederken bizlere o çocuğa biraz olsun izin vermek gerekiyor bence. Bu film o izin oluyor işte. Sıcak yaz akşamından buz gibi soğuk naneli limonatanızı yudumlarken keyfine varacaksınız.</p>
<p>Hepimiz bazen kabul etmek istemediğimiz ve sevmediğimiz durumlara şans vermeliyiz. Böylece o yolda ilerlerken bizi biz yapan her şeyi daha iyi anlar ve hissederiz.</p>
<p>Herkese iyi seyirler ve güzel günler dilerim&#8230;:)</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/RQGPdXnb2Gg?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/barbieli-patenler-kucuk-bir-kizin-kesif-yolculugu/">Barbieli Patenler: Küçük Bir Kızın Keşif Yolculuğu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/barbieli-patenler-kucuk-bir-kizin-kesif-yolculugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3681</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Teacher&#8217;s Pet (Öğretmenin Yalakası): &#8216;Güzel&#8217; Bir Yalanın &#8216;Çirkin&#8217; Gerçekleri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/teachers-pet-ogretmenin-yalakasi-guzel-bir-yalanin-cirkin-gercekleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/teachers-pet-ogretmenin-yalakasi-guzel-bir-yalanin-cirkin-gercekleri/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 03 May 2016 11:30:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3443</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hepimizin hayatımızın bir noktasında etiketlendiğimiz bir dönem olmuştur mutlaka. Şahsen bu etiketi hayatımın belli bir noktasından itibaren taşımış biri olarak Leigh Ann ile bir noktada özdeşleşebiliyorum. Geleceğin için çalışmanın ve &#8216;inek&#8217; etiketini yemenin pekte hoş olmadığını söylemek ne özel ne güzel nede övünülecek bir şey olmuştur. Kişisel tarafları bir tarafa bırakıp 1999 yapımı olan Öğretmen [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/teachers-pet-ogretmenin-yalakasi-guzel-bir-yalanin-cirkin-gercekleri/">Teacher&#8217;s Pet (Öğretmenin Yalakası): &#8216;Güzel&#8217; Bir Yalanın &#8216;Çirkin&#8217; Gerçekleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimizin hayatımızın bir noktasında etiketlendiğimiz bir dönem olmuştur mutlaka. Şahsen bu etiketi hayatımın belli bir noktasından itibaren taşımış biri olarak <strong>Leigh Ann</strong> ile bir noktada özdeşleşebiliyorum. Geleceğin için çalışmanın ve &#8216;inek&#8217; etiketini yemenin pekte hoş olmadığını söylemek ne özel ne güzel nede övünülecek bir şey olmuştur.</p>
<figure id="attachment_3447" aria-describedby="caption-attachment-3447" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/teaching-mrs-tingle.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3447 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/teaching-mrs-tingle-200x300.jpg?resize=200%2C300" alt="Öğretmen (Teaching Mrs. Tingle)" width="200" height="300" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/teaching-mrs-tingle.jpg?resize=200%2C300&amp;ssl=1 200w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/teaching-mrs-tingle.jpg?w=400&amp;ssl=1 400w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3447" class="wp-caption-text">Öğretmen (Teaching Mrs. Tingle)</figcaption></figure>
<p>Kişisel tarafları bir tarafa bırakıp 1999 yapımı olan <strong>Öğretmen (Teaching Mrs. Tingle)</strong> filmimize gelirsek eğer, bilindik ve sıradan bir gençlik filmi gibi görünen ama hiçte öyle olmayı istemeyen bir gerilim ve bir o kadarda mizah unsurları içeren filmidir diyebiliriz. Deminde ismini zikrettiğim 18 yaşındaki <strong>Leigh Ann</strong> kızımızın bir hayali vardır, yaşadığı sıradan, basit ve insanı boğan &#8216;o&#8217; kasabadan kurtulup büyük işler başarmak. Bütün dersleri öylesine 100&#8217;dür ki sizi bile depresyona sokabilir. Tabi klişe hovarda bir kız arkadaşı da vardır, <strong>Jo Lynn Jordan</strong>. Sevgili <strong>Leigh Ann</strong>&#8216;imizin gelecek kaygısı, ergenlik ve bütün hayatını sadece onun iyi bir geleceğe sahip olması uğruna yaşayarak üzerinde elinde olmadan kızımızda baskı yaratan annesi dışında öğrencilik hayatımız boyunca en az bir kere karşılaştığımız kafayı takmış bir öğretmeni de vardır. Kim mi dersiniz bu kadın? &nbsp;Pazartesi sabahları ilk dersinizin asla ve asla ona olmasını istemeyeceğiniz öğretmenimiz olan <strong>Bayan Tingle</strong>&#8216;dır. Bu arada, filmin orijinal isminden film hakkında ilginç bir yerlere varabildiğinizi varsayıyorum ve devam ediyorum&#8230; Efendim, bu hanım kızımız öğrencilik hayatı boyunca ne yaptıysa bu öğretmene hiçbir şekilde yaranamamıştır. Ne yaptıysa derken yalakalık çerçevesi içinde olduğunu sakın düşünmeyin. O iş öğretmenin asıl yalakasına, yani <strong>Trudie Tucker</strong>&#8216;a aittir. <strong>Leigh Ann</strong>&#8216;i her durumda ezmek ve rezil etmekten başka, tabi en iyi ve en doğru insan olmakta dahil buna, başka hayatta başka hiçbir amacı olmayan bir kızcağızdır kendisi. Tabi bu evladımızın bu hale gelmesinin sebebi &#8216;güzel insan&#8217; <strong>Bayan Tingle</strong>&#8216;dır. <strong>Leigh Ann</strong>&#8216;in dahi anlayamadığı bir sebepten ötürü ona nefret duyması sınıfın çokbilmişi ve en sinir bozucu ego patlamasını yaşayan öğrencinin doğmasına neden olmuştur. Filmin belli bir yerine kadar &#8216;Bu kadın neden bu gereksiz insanı bu kadar seviyormuş gibi yapıyor ki?&#8217; diye kendi kendime soruyordum ki tam o anda geçte olsa kafama dank etti tabi.</p>
<figure id="attachment_3446" aria-describedby="caption-attachment-3446" style="width: 611px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Teachers-Pet-filmi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3446 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Teachers-Pet-filmi.jpg?resize=611%2C327" alt="Bayan Tingle" width="611" height="327" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Teachers-Pet-filmi.jpg?w=611&amp;ssl=1 611w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Teachers-Pet-filmi.jpg?resize=300%2C161&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 611px) 100vw, 611px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3446" class="wp-caption-text">Bayan Tingle</figcaption></figure>
<p><strong>IMDB</strong>&#8216;den sadece <strong>5.2</strong> almakla kalakalmış olan, oyunculuklarının <strong>(Helen Mirren hayranları, ki bende kendisini çok seven bir hayranı olmak üzere, belki bu filmi hakaret sayabilir ama bana kalırsa farklı bir açıdan bakmaları gerekir.)</strong> ve karakterlerinin öyle sanıldığı gibi yüzeysel sahip olmadığını kanıtlayabilen, çok fazla derecede hafife alınmışlık yaşayan, <strong>Çığlık(Scream)</strong> serisi, <strong>Fakülte(Faculty)</strong> ve <strong>Stalker</strong> dizisinin yaratıcısı ve yazarı olan <strong>Kevin Williamson</strong>&#8216;ın yazdığı bu filmin senaryosu sizi bayacak gibi geliyor başta ama 1,5 saatlik seyri hakediyor diyebilirim. Herkesin kendinden çok şeyler bulabileceği psikolojik bir film aslında. Diktatörlük, endişe, duygu karmaşası, kafa karışıklığı, mükemmeliyet, doğruyu yapma, kendi içindeki kötülüğü keşfetme, gerçeklerle yüzleşme, hayal kırıklığı&#8230; Ve daha birçoğu…</p>
<figure id="attachment_3444" aria-describedby="caption-attachment-3444" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/ogretmenin-yalakasi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3444 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/ogretmenin-yalakasi-200x300.jpg?resize=200%2C300" alt="Teaching Mrs. Tingle filmi iyi hazırlanmış bir gençlik filmidir." width="200" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/ogretmenin-yalakasi.jpg?resize=200%2C300&amp;ssl=1 200w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/ogretmenin-yalakasi.jpg?w=488&amp;ssl=1 488w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3444" class="wp-caption-text">Teaching Mrs. Tingle filmi iyi hazırlanmış bir gençlik filmidir.</figcaption></figure>
<p>Akşamüzeri elinizde sıcak kahvenizle televizyon karşısında keyifli vakit geçireceğiniz akıllıca tasarlanmış, kendimiz ve başkaları hakkında değer yargılarına varmadan önce etraflıca düşünmemizi bizlere hatırlatan sıradan ama izlenmesi gereken güzel bir &#8216;sinemacılıkta, bir senaryonun elde edilmiş bütün görüntülerini taşıyan şerit ya da şeritlerin tümü&#8217;.</p>
<p>İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/12.0.0-1/72x72/1f609.png" alt="😉" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>Herkese iyi seyirler, saygılar diler başarının sizlerle olmasını temenni ederim&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/teachers-pet-ogretmenin-yalakasi-guzel-bir-yalanin-cirkin-gercekleri/">Teacher&#8217;s Pet (Öğretmenin Yalakası): &#8216;Güzel&#8217; Bir Yalanın &#8216;Çirkin&#8217; Gerçekleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/teachers-pet-ogretmenin-yalakasi-guzel-bir-yalanin-cirkin-gercekleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3443</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sevilesi Bir Derviş: Bill Plympton</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sevilesi-bir-dervis-bill-plympton/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sevilesi-bir-dervis-bill-plympton/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 30 Dec 2015 08:20:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Görsel]]></category>
		<category><![CDATA[Grafik]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[absürd]]></category>
		<category><![CDATA[animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[animatör]]></category>
		<category><![CDATA[Bill Plympton]]></category>
		<category><![CDATA[Cheatin]]></category>
		<category><![CDATA[felsefik]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[grafiker]]></category>
		<category><![CDATA[Hair High]]></category>
		<category><![CDATA[Heard’Em Say]]></category>
		<category><![CDATA[I Married a Strange Person]]></category>
		<category><![CDATA[İdiots and Angels]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[karikatür]]></category>
		<category><![CDATA[karikatürist]]></category>
		<category><![CDATA[Plympton]]></category>
		<category><![CDATA[Revengeance]]></category>
		<category><![CDATA[The Tune]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1457</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hazlar ve arzular… İnsanı insan yapan olgular… En azından yönetmen, yazar, karikatürist, animatör ve grafiker Bill Plympton’a göre öyle. 30 Nisan 1946 doğumlu olan Plympton 90’lı yılların başından beri uzun ve kısa metrajlı animasyon filmlere imza atmış ve yaptığı kısa metrajlı animasyonlarıyla kendinden söz ettirmiştir. Çoğunlukla gündelik hayattan basit olayları mizahi, felsefik ve absürd bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevilesi-bir-dervis-bill-plympton/">Sevilesi Bir Derviş: Bill Plympton</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Hazlar ve arzular…<br />
İnsanı insan yapan olgular…<br />
En azından yönetmen, yazar, karikatürist, animatör ve grafiker Bill Plympton’a göre öyle.</p>
<p>30 Nisan 1946 doğumlu olan Plympton 90’lı yılların başından beri uzun ve kısa metrajlı animasyon filmlere imza atmış ve yaptığı kısa metrajlı animasyonlarıyla kendinden söz ettirmiştir. Çoğunlukla gündelik hayattan basit olayları mizahi, felsefik ve absürd bir şekilde kendi tarzıyla yorumlamakta ve bunu yaparken de gerçekten başarılı çalışmalar ortaya koymaktadır.</p>
<figure id="attachment_1460" aria-describedby="caption-attachment-1460" style="width: 207px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Hair-High-2004.jpg" rel="attachment wp-att-1460"><img class=" td-modal-image wp-image-1460 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Hair-High-2004-207x300.jpg?resize=207%2C300" alt="Hair High (2004)" width="207" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Hair-High-2004.jpg?resize=207%2C300&amp;ssl=1 207w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Hair-High-2004.jpg?resize=708%2C1024&amp;ssl=1 708w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Hair-High-2004.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 207px) 100vw, 207px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1460" class="wp-caption-text">Hair High (2004)</figcaption></figure>
<p>Sanatı ve çalışmaları ile ilk tanışmam 27. İstanbul Film Festivali ile gerçekleşmişti. 2004 yapımı “Hair High“ ve 2008 yılında Türkiye’deki ilk gösterimi gerçekleşen “Idiots and Angels“ isimli animasyonu yönetmenin en sevilen çalışmalarıdır. “Idiots and Angels“da, her gece yerel çevredeki bir barda takılan ahlaki bakımdan çökmüş, takıntılı, bencil Angel isimli bir adamın yaşadığı doğaüstü ilginç olay karşısında kendisiyle ve düzen ile ilgili mücadelesi eğlenceli ama bir o kadarda düşündürücü bir şeklide işlenmiştir.</p>
<p>Plympton, animasyonun yanı sıra birçok müzik videosuna da imza atmıştır. Amerika’nın ünlü komedyenlerinden Weird Al takma isimli Al Yankoviç’in müzik videolarından bazıları ve Kanye West’in “Heard’Em Say” isimli animasyon klibi yönetmenin çalışmaları arasında bulunmaktadır.</p>
<figure id="attachment_1459" aria-describedby="caption-attachment-1459" style="width: 203px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Cheatin-2013.jpg" rel="attachment wp-att-1459"><img class=" td-modal-image wp-image-1459 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Cheatin-2013-203x300.jpg?resize=203%2C300" alt="Cheatin (2013)" width="203" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Cheatin-2013.jpg?resize=203%2C300&amp;ssl=1 203w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Cheatin-2013.jpg?resize=691%2C1024&amp;ssl=1 691w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Cheatin-2013.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w" sizes="(max-width: 203px) 100vw, 203px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1459" class="wp-caption-text">Cheatin (2013)</figcaption></figure>
<p>Son filmi olan “Cheatin“de, yine insan duygularının temeline inmiş ve hepimizin hayatlarımızın herhangi bir noktasında karşılaşabileceğimiz aldatma olgusu üzerine odaklanmıştır. Kaderin kendilerini bir fuarda çarpışan araba oyununda bir araya getirmesiyle hayatları değişen Jake ve Ella birbirlerine olan bağlılıkları, birbirlerinden ve hayattan beklentileri, inançları ve en önemlisi birbirlerine olan tutkulu aşklarıyla sınanmaktadırlar. Diyaloga ihtiyaç duymadan gerek kendine has olan çizim tarzıyla gerek konusunun işleniş biçimiyle olsun her anlamda sizi içine çeken yapıya sahip bir animasyon. Yaşadığımız anlık hislerin bizleri nerelere nasıl sürüklediğini ve yaşamlarımıza nasıl yön verdiğini, bizi tanımlayan bu hislerin bizlere neler yaptırabileceğini naif ve açık bir şekilde gösterilmektedir.</p>
<p>Plympton için animasyonlarında kullandığı renkler filmin ruhunu yansıtmalıdır.  “Cheattin (2013)”de pastel renklerle duygusallık, “Hair High (2004)”la 60’ların toy ve havai genç ruhu, “I Married a Strange Person! (1997)“da evlilikte yaşanan karmaşaları, “The Tune (1992)“da ve “İdiots and Angels (2008)”da da anlatılmak istenen felsefenin derin ve soğuk atmosferini hissetmekteyiz.</p>
<figure id="attachment_1461" aria-describedby="caption-attachment-1461" style="width: 203px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/I-Married-a-Strange-Person-1997.jpg" rel="attachment wp-att-1461"><img class=" td-modal-image wp-image-1461 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/I-Married-a-Strange-Person-1997-203x300.jpg?resize=203%2C300" alt="I Married a Strange Person! (1997)" width="203" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/I-Married-a-Strange-Person-1997.jpg?resize=203%2C300&amp;ssl=1 203w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/I-Married-a-Strange-Person-1997.jpg?w=539&amp;ssl=1 539w" sizes="(max-width: 203px) 100vw, 203px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1461" class="wp-caption-text">I Married a Strange Person! (1997)</figcaption></figure>
<p>Bill Plympton daha fazla geç kalınmadan tanışılması ve çalışmaları kaçırılmaması gereken yaratıcı ve mütevazı karaktere sahip nadir sanatçılardan birisi ve 2017’de gösterime sunulması beklenen “Revengeance“ filmi de yine heyecanla beklenmekte.</p>
<p>Bu müthiş sanatçıyı tanımanız dileğiyle&#8230;</p>
<p>Herkese iyi seyirler ve güzel günler dilerim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevilesi-bir-dervis-bill-plympton/">Sevilesi Bir Derviş: Bill Plympton</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sevilesi-bir-dervis-bill-plympton/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1457</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
