<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Kübra Zor &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/kubrazor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 May 2017 12:40:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Sanal Dünyada Kimlik</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanal-dunyada-kimlik/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanal-dunyada-kimlik/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 12 May 2017 12:40:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Zor]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9287</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanal kimlik hakkında fikir veren temel bileşenlerin başında kimlikle oluşturulan dijital içerik gelmekte. Epostalar, blog sayfaları, web siteleri, vb. Bu imkanları ise kimlik sahiplerine standard şablonlarda sunulmakta. Kimlik derinlemesine incelenmesi gereken önemli bir olgu. Jean Baudrillard’ın da altını özellikle çizmiş olduğu üzere “Çağımızı karakterize eden devrim, belirsizlik devrimidir, hayatlarımızın tüm cephelerini, özellikle kimlik duygumuzu etkileyen bir belirsizliğin devrimi”. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanal-dunyada-kimlik/">Sanal Dünyada Kimlik</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sanal kimlik hakkında fikir veren temel bileşenlerin başında kimlikle oluşturulan dijital içerik gelmekte. Epostalar, blog sayfaları, web siteleri, vb. Bu imkanları ise kimlik sahiplerine standard şablonlarda sunulmakta.</strong></p>
<p>Kimlik derinlemesine incelenmesi gereken önemli bir olgu. <strong>Jean Baudrillard’ın</strong> da altını özellikle çizmiş olduğu üzere <strong>“Çağımızı karakterize eden devrim, belirsizlik devrimidir, hayatlarımızın tüm cephelerini, özellikle kimlik duygumuzu etkileyen bir belirsizliğin devrimi”.</strong></p>
<p>Bu devrimi <strong>demokrasi, ötekinin tanınması</strong> gibi klasikleşmiş deyimlerle ya da <strong>yeni çağ, kuantum</strong> gibi popüler deyimlerle ilişkilendirmek mümkün. Özgürleşme, sonsuz olasılıklar karşısında seçme imkanına sahip olma başlangıçta tüm zincirlerden kurtulmuşluk, hürlük olgularına atıfta bulunduğundan kulağa hoş gelse de “peki sonra ne olacak” dediğimizde <strong>manipüle edilmedik, saf</strong> bir çözüm üretme zorluğunu da beraberinde getirdiğinden bizi bir belirsizliğin içine sürüklemekte.</p>
<p><strong>Sanal dünyanın sonsuz imkanları</strong> bu belirsizlik sorununa pratikte nasıl çözüm getirmekte? Ya da sağladığı imkanlar birer çözüm olarak yorumlanabilir mi? Bir yanda siberuzayda bedensiz bir kimliğin olup olamayacağı tartışılırken öte yanda bireyler sanal dünyada diledikleri isime, cisime bürünebilmekte.</p>
<p><strong>Bir sanal öznenin (örneğin bir kişinin) kimliği hakkında fikir veren temel bileşenlerin başında o öznenin sanal kimliği ile oluşturduğu dijital içerik gelmekte</strong>. Epostalar, blog sayfaları, web siteleri, vb.</p>
<p>Burada hassas bir nokta devreye giriyor. Bugün artık gerek eposta olsun gerekse de blog ya da web sitesi olsun, sanal özneyi (ya da bireyi) hızlı hareket edebilmek amacıyla belli alanlara doğru kanalize eden <strong>hazır şablonlar</strong> yer almaktadır.</p>
<p>Diyelim ki kendinize ait <strong>bir blog oluşturmak</strong> istiyorsunuz. Yapacağınız en basit şey blog oluşturma konusunda ücretsiz hizmet veren bir blog sunucusu bulmak buraya kayıt olup kendinize ait bir blogu hazırlamaktır.</p>
<p>Hazırlayacağınız bu blogun <strong>şekilsel yapısı, renkleri, içerik bileşenleri vb size şablon olarak sunulur</strong> ve siz hazır şablonlardan bir tanesini seçerek blogunuzun nasıl görüneceğini belirlersiniz. Her ne kadar blogun içeriğini bütünüyle sizin yazacağınız, oluşturacağınız malzeme belirleyecekse de o blogun görsel yapısı çoğunlukla hazır şablonlardan biri olacaktır.</p>
<p>Böylece sanal birey, siberuzayda sanal bir kimlik oluştururken, şekilsel olarak belirlenmiş yapıların dışına çıkmakta güçlük çekmektedir. Aslında burada <strong>teknik bir sınırlama yoktur</strong>. Ancak arzu edilen bir şeklin oluşturulması ek maliyet getireceğinden tipik bir sanal özne çoğunlukla kendilerine sunulan hazır şablonları kullanmaktadır.</p>
<p>Bu basit öge aslında <strong>bugün dünya üzerindeki “özgür birey”i</strong> en güzel şekilde ifade etmektedir. <strong>Bireyin ya da öznenin özgürlüğü ancak global dünyaya yön verenlerin tanımladıkları “özgürlük” olgusunun sınırları içinde kalındığı sürece var olabilmektedir</strong>. Birey bu sınırı herhangi bir (doğrudan) baskı altında kalmadan kabul etmektedir. (Çünkü aksi durumda özgürlüğünü hissedecek imkana sahip olamayacaktır).</p>
<p>Ancak özgürlüğünü satın alabilecek kadar maddi imkanı ve politik gücü olanlar bu oyunun dışında kalabilmekte ve gerçek anlamda “özgür” olarak addedilebilmektedir.</p>
<p><strong>Bilgi Toplumu’na yön veren sanal özneler de işte bu özgürlüğünü satın alma gücüne sahip istisnalardır.</strong> Bunlar incelendiğinde de ortaya farklı bir tablo çıkar. Bu cephede yer alanların önemli bir kısmı da özgürlüklerini ötekilerinin özgürlüklerini belli sınırlar içinde yaşamasını olanaklı kılan imkanları sunmada kullanmaktadır. Böylece <strong>hem kendi özgürlüğüne tehdit oluşturacak unsurları azaltır</strong> hem de bu işten kazanç elde eder.</p>
<p>Özgürlük yukarıda belirtildiği üzere kademeli olduğu sürece kölelik olgusu da ortadan kalkamayacaktır. Çünkü her zaman daha az özgür bir özne bulunacaktır. <strong>Özgürlük ne ithal edilebilecek bir olgudur ne de borç ya da hediye alınabilecek bir olgu.</strong></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanal-dunyada-kimlik/">Sanal Dünyada Kimlik</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanal-dunyada-kimlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9287</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kim Nedir?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kim-nedir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kim-nedir/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 09:21:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Zor]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Baudelaire]]></category>
		<category><![CDATA[Modern Hayatın Ressamı]]></category>
		<category><![CDATA[sanat felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat ve sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[sanat ve toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gogh sarısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6502</guid>
				<description><![CDATA[<p>İçinde yaşadığımız dönemde sanatçının kim olduğu sorusu sorulduğunda, adını sanatçı koyan herkesin sanatçı olup olamayacağı sorunu, Plastik Sanatları da ilgilendiren bir durumu gündeme getirmektedir. Sanatın gitgide kültürel boyutu olduğu kadar siyasi alanı da doldurmaya başladığı şu günlerde sanatçı kimliği kime verilebilir? Her resim yapan veya nesneleri yan yana getirerek öğelerden bir eser oluşturmaya çabalayan sanatçı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kim-nedir/">Kim Nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>İçinde yaşadığımız dönemde sanatçının kim olduğu sorusu sorulduğunda, adını sanatçı koyan herkesin sanatçı olup olamayacağı sorunu, Plastik Sanatları da ilgilendiren bir durumu gündeme getirmektedir. Sanatın gitgide kültürel boyutu olduğu kadar siyasi alanı da doldurmaya başladığı şu günlerde sanatçı kimliği kime verilebilir? Her resim yapan veya nesneleri yan yana getirerek öğelerden bir eser oluşturmaya çabalayan sanatçı niteliğini edinir mi? Ve zaten sanatçı olmak durumu ‘edinilecek’ bir konum mudur? Elbette, her Güzel Sanatlar mezunu için sanatçı denemeyeceği gibi, işini icra ederken arada sergi açmaya kalkan kişi de sanatçı eyleyiciliğini ne kadar yerine getirebilecektir? Bu sorular günümüzde olduğu kadar geçen yüzyıl içindeki eleştirmenleri de ilgilendirmiştir. Şairliğinin yanında resim sanatı ile ilgisi bilinen Baudelaire kadar yüzyılımızın önemli filozofu Gilles Deleuze de, sanatçı olan kişinin her dönemde ve devirde kaosun güçlerini yakalamaya çalışan kişi olduğunu ileri sürmüştü. O halde kaosun güçlerinden bir kozmoz yaratan kişi sanatçıdır diyebiliriz; sanat bir yaratma eylemidir. Yaratma ise bir direnme eylemidir; hayatın çizgilerini yakalama ve ifade etme biçimidir. Demek ki, öncelikle sanatçı sanattan bir yaşam biçimi ortaya çıkaran kişidir. Kavramsal bir kişidir; yarattığına adını verir: <strong>Van Gogh sarısı</strong>.</p>
<p>Hobi olarak resim yapan kimse istediği kadar rengi ve çizgileri güzel olsun sanatçı mıdır? Bence hayır. Ama sanatçı olma yolunda bir adım atmış olduğunu da yadsıyamayız; çünkü sanatçılık bir yaratma eylemi ve direnme biçimi olduğu kadar bir süreçtir; hayat içinde yaşanan bir zaman birimidir. Her sanatçı günün her dakikasında sanatçılık eylemini icra edemeyeceği kadar sanatçı olmaya da her anında devam edemez; sanat yapma çabasında bulunur. Ancak; sanatçıyım diyen bunu bir vasıf olarak ortaya koyarken, acaba bu vasfı kendi kendine koyabilir mi? Psikanalist Lacan psikanalizin bunalım döneminde “ben psikanalistim!” diyen kimsenin psikanalist olduğunu söylemişti. Bugün de “ben sanatçıyım” diyen ne ölçüde sanatçı olarak kabul edilebilecek?</p>
<p>Öyleyse resim yapan ve sergi açan herkes sanatçı değildir. Hobi olarak resim yapan modeli yeniden üretirken, sanatçı yaratıcılık eylemi içindedir. Bu da yaşamdan bir sanat eseri olarak hayatını ortaya koyan kişilere aittir. Ama her hayatını ortaya koyan sanatçı olabilecek midir? Sanatın yaşam çizgilerini çizmek olduğunu ileri süren Baudelaire, ihtiraslılık hali diye vasıflandırdığı sanatçının durumu için dandy ve sanatçı ayrımını öne sürer: Dandy bıkkın veya bıkkın görünen kimseyi ifade ederken sanatçı olarak nitelediğine “filozof” adını verir. “<strong>Modern Hayatın Ressamı</strong>” adını verdiği yazısında Baudelaire sanatçı için “her yerde evinin dışında, ama her yerde kendi evinin içinde hisseden” kişidir diye yazmaktadır. Bu, aynı zamanda “bağımsız, tutku dolu olan kişidir”. Aylak (Flaneur) olarak nitelendirdiği kimse hem etrafı dikkatlice izleyen hem de kalabalığın içinde tanınmadan gezinen bir “prenstir” diye yazar. Sanatçı o halde hem bir gözlemci hem de gözlemlerini ifade edebilen kişidir. Sanatçı, öyleyse, sanatın bir yanını oluşturan “uçuculuğu, geçiciliği ve olumsallığı” meydana getirirken, aynı zamanda da sanatın diğer yarısını oluşturan “ebediliği ve kımıldamazlığı” ifade etmektedir. Sanat tarihini bilen bir kişi olması da gerekmez sanatçının. Rafael’in veya Titiano’nun eserlerini her gören sanatçı, tabii ki, değildir. Her müze gezen de sanatçı olamayacağı gibi, bu eyleme de sanat ve kültür turizmi adı verilmektedir. Sanatçı ise bu sanat tarihini zaten bilen; ama büyük Major eserlerin dışında poetae minores’i keşfeden kimsedir; yani sanat tarihi içinde saklı kalmış, bulunmamış, keşfedilmemiş olanlardan etkilenmek sanatçı karakteri içindedir. Eskilerin eserlerini hayranlıkla temaşa edenlerin dışında sanatçı sadece güzelliği temaşa eden değil, aynı zamanda da şimdiki zamanın tözünü olmasa da ‘temelini’ yakalayabilen kişidir. Sanatçı etrafıyla ilgilenen kişidir; sadece kendi alanı ile kısıtlı kalmayan; ama Baudelaire’in de söylemiş olduğu gibi, “dünya insanı” olmaya çalışan kişidir. Sanatı olduğu kadar gündelik yaşamı, alışkanlıkları, sosyal ilişkileri ve siyaseti bilmekle yükümlü olan kişidir. Yani; sanatçı temaşa eden değil aktif olandır; etkilenen ve etki verendir; hayatı ifade etmesini öğrenen ve bunu başarandır. Modellerden yola çıkarak plastikliği veren değil, beyninden ve aklından bu eylemi gerçekleştirendir; çünkü model ona yardım etmekten çok sıkıntı verecektir. Sanatçı temsil eden biri değil, çizgileri eyleme geçirendir. Bir başkaldırma çığlığını ortaya koyabilendir. Temsil etmekten çok şeylerin ardında hareket eden akışkanlıkları, akımları sunandır. Yeğinilik yaratan ve temsiliyetten çok mevcudiyet yaratandır.</p>
<p>Günümüzde bu tip vasıflara sahip olan birçok sanatçımız kendilerini bu yukarıdaki tanımlarda tanıyacaklardır zannediyorum. Sanatçı olmayanlar da…</p>
<p>Ayrıca <a href="http://www.sanatduvari.com/sanat-nedir/">Sanat Nedir?</a> yazımızı da okumak istersiniz diye düşündük.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kim-nedir/">Kim Nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kim-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6502</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sevgiyi Hayatımızdan Kovduk</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sevgiyi-hayatimizdan-kovduk/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sevgiyi-hayatimizdan-kovduk/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 22 Dec 2016 11:30:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Zor]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6428</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine parayı koyduk. Para için yaşıyoruz, para için eğitim görüyoruz, para için meslek ediniyoruz, para için çalışıyoruz, para için birbirimizi çiğniyoruz, para için birbirimizi aldatıyoruz, para için savaşıyoruz. Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine üstün olmayı koyduk. Üstün olmak için yaşıyoruz, üstün olmak için yarışıyoruz, üstün olmak için kendimizden başkasının aşağı olmasına [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgiyi-hayatimizdan-kovduk/">Sevgiyi Hayatımızdan Kovduk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine parayı koyduk.</p>
<p>Para için yaşıyoruz, para için eğitim görüyoruz, para için meslek ediniyoruz, para için çalışıyoruz, para için birbirimizi çiğniyoruz, para için birbirimizi aldatıyoruz, para için savaşıyoruz.</p>
<p>Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine üstün olmayı koyduk.</p>
<p>Üstün olmak için yaşıyoruz, üstün olmak için yarışıyoruz, üstün olmak için kendimizden başkasının aşağı olmasına çalışıyoruz.</p>
<p>Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve nefreti içimize çağırdık.</p>
<p>Birbirimizden nefret ediyoruz nefretle yaşıyoruz, nefretle çalışıyoruz, nefretle dövüşüyoruz, nefretle öldürüyoruz.</p>
<p>Para, üstün olmak ve nefret etmek hayatımızı dolduruyor.</p>
<p>Hayatımız da savaşlarla, dünyayı yağmalamakla, birbirimizi boğazlamakla geçiyor. İnsan, sevgiyle şiddet uygulayabiliyor.</p>
<p>Sevginiz olmadıktan sonra daha çok paranız olsa, daha üstün olsanız, daha çok toprağınız, eviniz arabanız, malınız olsa ne olur?</p>
<p>Sevginiz yok ve hiç bir şeyiniz yok.</p>
<p>Belki de yeniden öğrenmemiz gereken budur.</p>
<p>Bunları yazmakla çıldırmaktan kurtulunur mu?</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgiyi-hayatimizdan-kovduk/">Sevgiyi Hayatımızdan Kovduk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sevgiyi-hayatimizdan-kovduk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6428</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Doğanın Ne Dediğini Duymuyor Musunuz?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/doganin-ne-dedigini-duymuyor-musunuz/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/doganin-ne-dedigini-duymuyor-musunuz/#comments</comments>
				<pubDate>Fri, 16 Dec 2016 08:30:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Zor]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6376</guid>
				<description><![CDATA[<p>Beden için acıdan uzak, tin için tasasız olmaktan başka bir isteği var mı ki? Acıyı dindirebilen, tasayı yok edebilen her şey ona sevinç verir. Doğa, doğa olarak, bundan başka bir şey istemez. Eğer bizim evimizde ellerinde geceyi aydınlatmak için meşale tutan heykeller yoksa, her yanı gümüşle ışıldamıyor ve altın parıldamıyorsa, gitar sesleri duvarlarını çınlatmıyorsa ne [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/doganin-ne-dedigini-duymuyor-musunuz/">Doğanın Ne Dediğini Duymuyor Musunuz?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Beden için acıdan uzak, tin için tasasız olmaktan başka bir isteği var mı ki? Acıyı dindirebilen, tasayı yok edebilen her şey ona sevinç verir. Doğa, doğa olarak, bundan başka bir şey istemez. Eğer bizim evimizde ellerinde geceyi aydınlatmak için meşale tutan heykeller yoksa, her yanı gümüşle ışıldamıyor ve altın parıldamıyorsa, gitar sesleri duvarlarını çınlatmıyorsa ne çıkar, bir akarsu boyunda, bir ağacın dalları altında, dostların arasında, taze çimenlerin üstüne uzanarak, kolayca ve masrafsızca, kendimizi dinçleştirebilmek, hele hava bize gülümsüyorsa ve mevsim yeşil otların arasına çiçekler serpiştirmişse&#8230; bize yeter. Doğa bir gün elbette cevabını verecek. Belki bugün belki yarın. Tüm olaylara şahit kalan, bir çocuğun gözyaşlarına, bir kadının acizliğine, bir adamın mahcupluğuna, <span style="color: #000000;">kendi zenginliklerini arttırmak için kan dökmelerine, cinayet üstüne cinayet işleyerek zenginliklerini iki katına çıkarmalarına, kardeşlerinin cenaze törenleri onlar için haz konusu, yakınlarının sofraları kin kaynağı olmasına&#8230; </span>Elbette bizler ses çıkarmadığımız zaman doğa buna yanıt verecek. Yoksa nasıl oluyor da bu durumlara şahit olup cevap vermeyecek. Tasasızca çıldırmayacak.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/doganin-ne-dedigini-duymuyor-musunuz/">Doğanın Ne Dediğini Duymuyor Musunuz?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/doganin-ne-dedigini-duymuyor-musunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6376</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
