<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>sembolizm &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/sembolizm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 21:40:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Sembolizmin En Çarpıcı Tonu: Gustav Klimt</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sembolizmin-en-carpici-tonu-gustav-klimt/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sembolizmin-en-carpici-tonu-gustav-klimt/#comments</comments>
				<pubDate>Fri, 05 Aug 2016 10:03:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alican Özbay]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Egon Schiele]]></category>
		<category><![CDATA[Gustav Klimt]]></category>
		<category><![CDATA[Klimt]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sezession]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4755</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sembolizm denince elbette akla bir çok sanatçı gelir. Ancak bu yazıda içlerinden çalısmalarıyla beni en çok etkilemiş olanların birinden bahsetmek istiyorum. Eserlerinin üstüne altın tozu serperek sanatseverlere şehvetli bir sembolizm deneyimi yaşatan bu ressam elbette ki Gustav Klimt’ten başkası değil. The Kiss – Gustav Klimt Sanırım Klimt denince The Kiss’ i övmeden söze başlanamıyor. Ancak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sembolizmin-en-carpici-tonu-gustav-klimt/">Sembolizmin En Çarpıcı Tonu: Gustav Klimt</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_4756" aria-describedby="caption-attachment-4756" style="width: 100px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/100px-Klimt-Salome.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4756 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/100px-Klimt-Salome.jpg?resize=100%2C428" alt="Gustav Klimt &quot;Judith - Salome&quot;" width="100" height="428" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/100px-Klimt-Salome.jpg?w=100&amp;ssl=1 100w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/100px-Klimt-Salome.jpg?resize=70%2C300&amp;ssl=1 70w" sizes="(max-width: 100px) 100vw, 100px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4756" class="wp-caption-text">Gustav Klimt &#8220;Judith &#8211; Salome&#8221;</figcaption></figure>
<p>Sembolizm denince elbette akla bir çok sanatçı gelir. Ancak bu yazıda içlerinden çalısmalarıyla beni en çok etkilemiş olanların birinden bahsetmek istiyorum. Eserlerinin üstüne altın tozu serperek sanatseverlere şehvetli bir sembolizm deneyimi yaşatan bu ressam elbette ki <a href="http://www.sanatduvari.com/klimtin-opucugu/" target="_blank"><strong>Gustav Klimt</strong></a>’ten başkası değil.</p>
<h2>The Kiss – Gustav Klimt</h2>
<p>Sanırım Klimt denince <em>The Kiss</em>’ i övmeden söze başlanamıyor. Ancak Klimt’in sanatı içerisinde tek bir eseri ön plana çıkarmayı doğru bulmuyorum. Onun lirik ve zarif bir erotizm anlayışıyla resmettiği kadın figürlerinin içerisinde en masum olanını barındıran <em>The Kiss</em> belkide 20. ve 21. yüzyıl dünya toplum ahlakına en ters düşmeyen eserlerinden biri. Eserin bilinirliğini buna rağmen Klimt’in perspektifinden hiç bir şey kaybetmemesine bağlıyorum. Bu da elbetteki Klimt’in eseri oluştururken kullandığı birbirinden farklı teknik sayesinde var olabiliyor.</p>
<p>Klimt, eserlerinde kullandığı farklı metodlarla onları öylesine cazip hale getirmiştir ki <em>Danae</em> ve <em>Eugenia</em> gibi eserlerinde sadece o güçlü ve saf kadın figürünü görmez, kadının düşüncelerini okumak , onun o sahnede nasıl var olduğunu anlamak istersiniz. Belkide bu nedenledir ki yaşadığı dönem ve sonrasında <u>Klimt</u> bir çok genç ve hevesli sanatçıyı etkilemiştir. Bu gençler Klimt&#8217;in tekniklerini kendi çalışmalarında uygulamaya çalışmış ve bunu yaparken de ona duydukları hayranlığı saklamamışlardır. Bunlardan özellikle bahsetmek istediğim birisi <strong>Egon Schiele</strong>.</p>
<figure id="attachment_4758" aria-describedby="caption-attachment-4758" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/800px-Gustav_Klimt_050.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4758 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/800px-Gustav_Klimt_050.jpg?resize=520%2C720" alt="Gustav Klimt resimleri sembolizmin en iyi örneklerini temsil eder." width="520" height="720" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/800px-Gustav_Klimt_050.jpg?w=520&amp;ssl=1 520w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/800px-Gustav_Klimt_050.jpg?resize=217%2C300&amp;ssl=1 217w" sizes="(max-width: 520px) 100vw, 520px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4758" class="wp-caption-text">Gustav Klimt resimleri sembolizmin en iyi örneklerini temsil eder.</figcaption></figure>
<h2>Egon Schiele</h2>
<p>Egon Schiele’in hastalık ve ölümlerle dolu talihsiz hayatında ki tek parlak nokta belki de Klimt’ le tanışmış ve onun desteğini alarak sanat anlayışını şekillendirmiş olmasıdır. Schiele yalnızca onun nü kadın estetiğini yansıtmamış, aynı zamanda onun çizim tekniklerinden de bolca esinlenmiştir. <em>Gerti Schiele in Plaid Garment </em> adlı tablosunda bu açıkça görülmektedir. Öyle ki Schiele, <strong>Klimt</strong> le birlikte Sezession atölyelerine bile katılmıştır. Maalesef Egon Schiele’ in sorunlarla dolu hayatı 1918 yılının Ekim ayında, 28 yaşındayken daha sona ermiş ve dünyayı bir çok farklı eserle buluşturmasından alıkoymuştur.</p>
<figure id="attachment_4759" aria-describedby="caption-attachment-4759" style="width: 405px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/Klimt_Mulher_sentada.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4759 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/Klimt_Mulher_sentada.jpg?resize=405%2C563" alt="Gustav Klimt &quot;Mulher Sentada&quot;" width="405" height="563" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/Klimt_Mulher_sentada.jpg?w=405&amp;ssl=1 405w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/08/Klimt_Mulher_sentada.jpg?resize=216%2C300&amp;ssl=1 216w" sizes="(max-width: 405px) 100vw, 405px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4759" class="wp-caption-text">Gustav Klimt &#8220;Mulher Sentada&#8221;</figcaption></figure>
<p><strong>Gustav Klimt</strong>, aynı yılın Şubat ayında, 55 yaşında vefat etmiştir. Ondan geriye yalnızca Naziler tarafından İkinci Dünya Savaşı sırasında tahrip edilen eserleri ve derin sanat mirası kalmıştır. Umuyorum ki Klimt ve Schiele gibi sanatçıların eserleri ülkemizde daha çok tanınır hale gelir ve yalnızca onların tonları değil, dünyaları da konuşulur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sembolizmin-en-carpici-tonu-gustav-klimt/">Sembolizmin En Çarpıcı Tonu: Gustav Klimt</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sembolizmin-en-carpici-tonu-gustav-klimt/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4755</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İran’ın Sembolik Sanat Tarihinin Tanımlanması</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/iranin-sembolik-sanat-tarihinin-tanimlanmasi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/iranin-sembolik-sanat-tarihinin-tanimlanmasi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 01 Aug 2016 05:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nesa Sarv Charandabi]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Akamenian dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Anahita]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[arkeolojik]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Firdevsi Şahnamesi]]></category>
		<category><![CDATA[Forouhar]]></category>
		<category><![CDATA[ilkel din]]></category>
		<category><![CDATA[ilkel insan]]></category>
		<category><![CDATA[İran mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[İran tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İslam sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojik]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojik hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojik kaynaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Mitraizm]]></category>
		<category><![CDATA[Persepolis]]></category>
		<category><![CDATA[ritüel]]></category>
		<category><![CDATA[sanat tarihçi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[sembol]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizm]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarih bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Zerdüşt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4639</guid>
				<description><![CDATA[<p>Dini inançlardan söz konusu olduğunda enteresan hikayeler tarihçiler tarafından söz edilmektedir. Tarih boyunca insanoğlu ibadet etme gereği duygusundan yola çıkarak bilinmeyen bir güç tarafından yönlenmesini düşünerek o tanrıyı temsil etmenin yollarını aramıştır. Bazen mağaralarda kendine türbeler yapıp taşlarda resimler çizip o güç ile iletişim kurar, bazen de onu her anında yanında taşımak ister, bazen de [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/iranin-sembolik-sanat-tarihinin-tanimlanmasi/">İran’ın Sembolik Sanat Tarihinin Tanımlanması</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Dini inançlardan söz konusu olduğunda enteresan hikayeler tarihçiler tarafından söz edilmektedir. Tarih boyunca insanoğlu ibadet etme gereği duygusundan yola çıkarak bilinmeyen bir güç tarafından yönlenmesini düşünerek o tanrıyı temsil etmenin yollarını aramıştır. Bazen mağaralarda kendine türbeler yapıp taşlarda resimler çizip o güç ile iletişim kurar, bazen de onu her anında yanında taşımak ister, bazen de bu inanç kendini başka şekilde gösterir ve insanları  bir araya toplayıp  ibadethaneler, türbeler  yapıp tanrıyı motiflerin desteğiyle ibadete başlamıştır. <strong>İran kültürü</strong>nde zaman zaman tek tanrılılık inancı değişip yerini başka bir tanrıya veriyordu. Bu tanrılar insanlar tarafından çok önemli bir değere sahibidir ve bu önemi özel bir şekilde resimlendirmek isterler. Anahita, Pers uygarlığının en eski ayetlerinden biridir ve saflık, bereketi ve bazen savaşçılığı temsil eder. Bunu unutmamak lazım ki İran medeniyeti aslında tektanrıcıydı. Ariyailerin gökselliklerini işaret eder. Sembolleri güneş ve evren olarak bilinirdi. Mitraizm tarikatından sonra gamalı haç şeklinde değiştirildi ve güneşi temsil etti.</p>
<p><em>Anahita</em> bir tanrı türü sayılır ve anlaşılan genç bir savaşçı bir kadını adlandırır ve amacı dürüstlük ve masumiyeti temsil etmektir. Gördüğünüz gibi semboller dini inançlardan ortaya çikar ve iletişim işini kolaylaştırarak yoluna devam eder. Seramik ve küçük nesnelerden Anahit sembollünü anlatan genelde kırmızı renklerde yapılmıştır ve tarihçilerin tahminine göre Anahitin aşık olduğu genç yırtıcı bir hayvan tarafından öldürülmüş bu yüzden Anahit hep bir aslanın sırtında ona karşı galip şekilde duran ve zaferinden dolayı mutluluk gülümsemesi olan bir sembol olması açısından çok değerlidir. Sırada güneş sembolü var, her zaman güç ve kazancı temsil eden bir element olarak insanoğlunun tarafından önemsenmiştir ve güneş Ariyailerin inancında  swastika adlı sembolü ortaya çıkarmıştır. Bazen ilk görüşte gamalı haçı Almanlardan gelen bir Nazi sembolü olduğu aklımıza gelir ama tarihi derinden araştırırsak tamamen yanılmış olduğumuz  kanısına varırız .</p>
<p><em>Swastika</em> sözcük anlamı suestika ve sanskritten gelen bir kelimedir. Hintlilerin kutsal dini inançlarını anlatan bir sembol olarak bilinir. Ama bu sembolün bütün dünyaya yayılışına dair tek bir teori varsa o da; Ariyailerin İrana girişi arkasından iki grup olup birinci ve ikinci grubun avrupaya doğru göç etmesi neden olmaktadir. Bu sembolun anlamı şans ve varlıktır. Bereket ve hayatın devamını gösteren bir sembol ve ardından mitraizm inancını temsil eden aşk, sevgi ve güneşin tanrı inancını göstermektedir. Swastika sembolü Astronomik açısından Geocentric adını alır ve hayatın hiç durmadan hareketini temsil eden insanlık tarihinde çok önemli bir sembol sayılır.</p>
<p>Bir sonraki element kartal motifidir. Aynı şekilde Anahita tanrısını temsil eden ve aynı özellikleri taşıyan bir sembol olarak tarihte geçer ve insanoğlunun kralın öldükten sonra kartal gibi yükselmesini temsil eder. Ariya medeniyetin devamında üçüncü ve altıncı bin yıllarda tarihsel ve toplumsal yapılarda dini liderlerin büyük payı olmasını fark etmekteyiz. Yukarıdaki bahsettiğimiz semboller dışında <strong>İran kültürü</strong>nü anlatan başka semboller de var. Frouhar , Dünya kupası ve Boğa efsanesi onlar dan biri sayılır ve günümüze kadar değer kaybetmeden devam etmektedirler.</p>
<h2><span lang="EN-US">İran Mitolojisi ve Mitraizm</span></h2>
<p>Efsanelerde geçen dünya kupası, yedi iklimi içinde gören kase olarak tarif etmişlerdir ve M.Ö altı bin yılında Jamshid kupası diye meşhur olmuştur. Ama bu tarihten sonra Jamshid kupası, Jam kupası adını aldı ve Firdevsi Şahnamesinde bir çok şiirlerinde de söz edilmiştir. En önemli özellikleri olan Jam kupasının üzerinde geometrik desenlerden oluşan yer yüzünde geçen olayları gösterme özelliğini taşımaktadır. Tarihçiler bu küreye sahip olan Jamshidi M.Ö  altı bin yılın daki padişahı Hz. Süleyman diye tanıtmışlar.</p>
<p>Boğa efsanesi kanlıntıları <em>İran kültürü</em>nde ki olan etkisi M.Ö bin yıl kala Elam dönemine ait olan elinde kupa diz çöken Boğa heykelidir ve hala bu sembol güzel sanat çalışmalarında özelliklerini taşımaktadır. Boğa efsanesi elementi en görkemli desen olarak İran İmparatorluğunun taç ve mücevherlerinde kulanılmaktadır. Bu sembol ışık, iyilik, erkeklik ve gücü temsil eder ve dönem dönem şeklini geliştirerek aynı ihtişamı anlatmaktadır bu sembollerin en büyük örneği ilk kurulan hükümet bayrağında bile kendini göstermektedir. Yıllar sonra günümüze gelen bayrak rejim değişiminde tarihi önemini kaybetmektedir.</p>
<p>Zaman zaman <u>İran kültürü</u>nde doğan sembollerin yerine göre ve tasarım biçimine göre anlamı değiştirmektedir. Bazı saraydaki duvarlarda görülen boğa desenleri eğer kurban ediliyorsa bereket anlamini getirmektedir ki mitraizm inancina göre bir boğanın aslanın eliyle kurban olması ibadet anlamını taşıyor bazen de şehvete ulaşmak anlamını verir. Şimdiki  zaman da bile Hint kültüründe ineklerin dini inancına göre çok değerli olmalarıyla karşılaşmaktayız.</p>
<p>Böylece <strong>Mitraizm</strong> inancını taşıyan ve kültürde yaşayan toplumun Boğa, Aslan ve ay yıldız sembolleri, şükran, ibadet, doğa, rüzgar, su, toprak, gökyüzü, dağlar ve ormanlar açıkça görülmektedir. Mitra kelime sözlük anlamı sözleşmeler ve anlaşmalar anlamını verir ve Mitraizm inancinin temel kuralı insan toplumunda eşitlik ve yerine getirelecek sözlerin önemidir. Mitra inancına tapanlar ölen insanın gökyüzüne gittiğine inanır ve bir gün kirlilik ve kötülüğü insanlardan ve yeryüzünden yıkamak için geri dönecektir.</p>
<p><em>Mitraizm mitolojisi</em>ne göre, Mitra bir mağarada ortaya çıktı ve bu yüzden onu takip edenler mağaralarda tapınaklar yapıp şükran törenlerine başladılar. İranın batı bölgelerinde örneğin  Kangavar ilinde ve bazı avrupa bölgelerinde Mitrayı temsil eden heykeller ve yapılar bulunmuştur. Bu mitoloji Mitraizm dinine yansıyan formlardan anlaşılır. Genç birisi (Mitra) başında konik bir şapkayla saçları dağınık şekilde elindeki hançeri v boğanın yanına saplamış, diğer bir yılan boğanın vücudunu sarıp kanını emiyor ve bir yandan da akrep penisine sokmuş şekilde motif vardır.</p>
<p>Med devletinden Zerdüşt, İran toplumundan yükseldi ve İranin eski çağlardan kalan inançlarını değiştirerek yeni bir din ve ibadet şekli kurdu. İslamiyetten önce bu özel din sadece İrana ait olan bir din olarak bütün İran topraklarına aittir. Med döneminin asıl inancından detaylı bilgiler elde edilememiştir ancak ghizghapan da bulunan mağaralarda onların da ateşe ve Mitraya ibadet ettiği tahmin ediliyor.</p>
<p>Tarihçilerin dediğine göre, Med toplumu büyü ve sihire düşkünmüş ve bunu da ele geçen motiflerde açık şekilde karşılaşıyoruz. Büyülere ve ondan gelen kötülüklere karşı çıkarak tarih boyunca Zerdüşt monoteizm olarak anılır. Tek tanrıcılık Zerdüşt Akamenian döneminden yola çıkarak islamın doğuşuna kadar devam eder, üçüncü yüz yıla kadar süren Mitra kültürü bir çoğu doğu avrupa ülkelerinde ve Almanya, İtalya, Fransa, İsviçre, İngiltere evrensel değer olmuştur.</p>
<p><strong>Akamenian dönemi</strong>nde en çok bozulmayan sanat eserleri mimari yapılardır. Bu eserlerin çoğu tapınaklar ve hanedanın saray yapılarıdır. Mimari sanat eserleri iki döneme ayırmaktadır; birinci tecelliden pasargad ve son dönem persepolis kalıntıları sayılmaktadır. Akameniyan mimari kalıntılarının en önemli özelliği semboller taşıyan saray duvarındaki kabarık motifler ve hayvan heykellerinden oluşan sütunlardır. Bu sütunların temel yapısı bir çok sembolik hayvanın figürlerinin bir araya gelmesinden kaynaklanmasıdır. Kartal kafası olan bir aslan ve kanatlı boğanın insan kafası olan heykeller hepsi İran topraklarının sanat tarihinde sembollerin nasıl bir değer sahibi olduğunu kanıtlıyor.</p>
<p>1950 yılında ele geçen Pazirik adlı halı Akameniyan döneminin mücevher ve mimari dışında halı ve kumaş yapımında başarılı olduklarını göstermektedir. Şunu unutmamak lazım ki Aşur döneminden miras kalan heykeltıraşlık sanatı Akameniyan hanedanın da doruk noktasına ulaşmıştır. Akamenian, ilk İran devletlerinden sayılmaktadır. Bu devlet hakkındaki bilgiler sadece Yunan tarihçilerin verilerine dayanmaktadır. Lakin Suluki ve Sasanî devletlerinin iktidarlık zamanının ortasında İran&#8217;da kuvvetli ve güçlü bir devlet yaşamıştır ki 480 yıl kendi iktidarını sürdürerek istikrarlı ve güçlü devlet temellerini korumuştur. Bu devlet Aşkaniler Devleti olarak bilinmektedir. Yunan tarihçiler bu devlet hakkında değerli bilgiler toplamış ve bu bilgiler şu anda elimizdedir. Ancak yine de 500 yıla yakın hüküm süren bu devletin iktidarı hala tümüyle açığa çıkmamıştır.</p>
<p>İranlı tarihçiler, Aşkanileri İranlı olarak görmedikleri için onlar hakkında araştırma yapmak istememişlerdir. Bu nedenle İranlı tarihçilerin eserlerinde bunlarla ilgili hiçbir değerli bilgi göze çarpmamaktadır. Partlardan ele geçen altın ve gümüş takılar da onların ne kadar süslemeye düşkün olduklarını göstermektedir. Mitraizm ve daha doğrusu Mitra inancı astronomik bilimi üzerinde kurulan bir kültürdür ve daha doğrusu Zerdüşt döneminden önce ortaya çıkan Mitraizm, Mitra ve sevgiyi temsil eden tanrının doğuşu, güneşi, yıldızları, anlaşmayı ve savaşı temsil edermiş.</p>
<p>İkinci ve üçüncü yüzyıllarında Mitraizm, avrupa ve kuzey afrikaya dahil olmak üzere tüm alanlarda Roma İmparatorluğunda devam etti ancak Hrıstiyanlığı M.S dördüncü yüzyıla kadar Konstantin İmparatoru tarafından kabullenilmişse de Mitraizm etkisini kaybetti ama tamamen kaybolmadı.</p>
<figure id="attachment_4640" aria-describedby="caption-attachment-4640" style="width: 327px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Forouhar-resmi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4640 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Forouhar-resmi.jpg?resize=327%2C154" alt="İran Forouhar sembolü." width="327" height="154" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Forouhar-resmi.jpg?w=327&amp;ssl=1 327w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Forouhar-resmi.jpg?resize=300%2C141&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Forouhar-resmi.jpg?resize=326%2C154&amp;ssl=1 326w" sizes="(max-width: 327px) 100vw, 327px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4640" class="wp-caption-text">İran Forouhar sembolü.</figcaption></figure>
<p>İlk olarak forouhar resimleri Jiroft medeniyetinde kuruldu. Bu medeniyetin çok rastladığımız semboller arasında gövde erkek ve kadın figürleri bazen kanatlar üzerinde  bazen de bir hayvanın üzerinde dikkat çekiyor. Jiroft toplumu genelde denizci oldukları için dünyanın bir çok köşesine giderlerdi ve bu meslek nedeni ile okyanus da yollarını bulmak için yıldızları gözlemleyerek ilerliyorlardı. En önemli yıldızlardan biri konstelasyon cygus’dı (makiyan). Bu konstelasyon sembolünü kartal kafası ve kanatları olan bir motif ile göstermiştir ve hatta kadın, erkek büstlerinde çanak çömleklerde bile etkisini göstermiştir. Mısıra kadar bu sembolün yayılmasına şahit oluyoruz.</p>
<h2><span lang="EN-US">İran Kültürü ve Forouhar</span></h2>
<p><strong>Forouhar</strong> sembolünü incelediğimizde çok anlam taşıdığını İran kültüründe görmüş olacağız:</p>
<ul>
<li>Forouhar resmi baştan göğüse kadar çok akıllı ve bilgili olan yaşlı bir adamı temsil ediyor, kafasında pelerin şapkası var ve bu desen Jiroft kazılarından ele geçen kraliyetin yemek takımlarınınn desenleriyle aynıdır.</li>
<li>Sağ elini yukarı doğru kaldırmış ve bu yüce Allahı övgüyle temsil ediyor.</li>
<li>Yaşlı adamın elinde büyük bir yüzük var bu Tanrı ve Mitra ritüel dayanışmayla antlaşması olduğunu temsil etmektedir.</li>
<li>Açık kanatlar, düşünmek, konuşma özgürlüğü ve iyi şeyler yapmaya yüreklendirme işaretidir. Aynı zamanda insan mükemmelliğini takip eden davranışlar sembolü olarak sayılır, zira İran imparatorluğunun amacı eşitliği insanlar arasında sağlamaktır.</li>
<li>Ortadaki döngü imajı, hiç bitmeyen bir hayatı ( zaman ) ve insanın davranışlarının kendine geri dönüşünü temsil eder.</li>
<li>İki pandantifler, sağda biri ve Cham Mino Spanta simgesi; iyilik , fikir, yapıcı kutsal ipuçlarını göstermektedir. Sol tarafdaki diğer pandantif Cham Angra Mino kötülük rehberi ve yolsuzluğu temsil eder ve içi kötü olan insanlarda kaprislerin her zaman mucadele halinde olduğunu gösterir.</li>
<li>Üç sıra halinde olan etek imajin alt kısmında, kötü düşünce, kötü amelleri temsil eder ve bu yüzden ayakların altındadır. Temsil etmek istediği kötülüğün hep ayaklar altında olmasını göstermektedir.</li>
<li><em>Forouhar</em> fotoğrafları, yüzü doğuya doğru bakar yanı sağ tarafa , bu dürüstlük, saflık, sevinç ve neşenin kaynağının yönünü aydınlatmaktadır ve doğu hep iyiliğin temsilcisi olarak sayılır.</li>
</ul>
<p>Forouhar sembolü Akameniyan hanedanından kalmıştır ve tarihi binalar ve sarayların üç ana kapısında oyulmuştur.</p>
<p>Diğer İran dekoratif sembollerinden biri olan patehdir (botte joghgheh) ve Amerikada bu imajin adı (Persian pickles) diye tanınmaktadır. Pateh deseni sarv ağaçından ilham alarak Zerdüştün diğer önemli sembollerindendir. Daha sonra doğuya kadar ilerler ve Osmanlıların tuğralı desenlerinde rol alır.</p>
<p>İran eski kültüründe ağaçlar hürriyeti temsil ederlermiş. Bazen bir tüy gibi kralların taçında takılıp bu imaj kullanıcı bir boyut alırmış zaman içerisinde. Pateh imajı antik İran da mitler ve inançların bir parçası sayılır ve zaman içerisinde şekli değişmiş. Tarihçilerin tahminine göre bu sembol Hint kültüründen İrana geçmiş olabilir ama bu desenin temel anlamı bitkiler, ağaçlar, kutsal ateş Zerdüşt hanedanına bağlı bir temsil imajıdır.</p>
<p>Sembolizmin, insanoğlunun bazı kavramlar içerisinde daha iyi anlamda ifade etme aracı olarak icat edilişini unutmamalıyız. Tarihsel grafik kavramlarında sembolizmle kendini ifade etmesi çizdiği imajlardan yanadır. Semboller aslında bir işaret (LOGO) türüdür, bu işaretleri üç kategoriye ayrılabiliriz :</p>
<h3><span lang="EN-US">Doğal İşaretler</span></h3>
<p>İşaretler ve kavramların birbirine bağlı olma örneği olarak duman anlayışını ateşten işaret etmektedir.</p>
<h3><span lang="EN-US">Görsel İşaretler</span></h3>
<p>İşaretler ve anlamlarının arasındaki objektif bir benzerlik vardır, örnek olarak çatal ve kaşık restorantın işaretidir.</p>
<h3><span lang="EN-US">Kavramsal İşaretler</span></h3>
<p>İşaret ve anlam arasında nesnel benzerlik olmadığı için sembolü açıklama aracı olarak kullanabilmek, temelde her kültür ve halk kültürü, tarihi ve efsanevi sembolü bağlı olarak tanımlanır. Bazı semboller insanlar arasında ortak bir anlamı temsil etmektedir.</p>
<p>İnsan hayatının tarihinde, tüm inançlar ve dinlerin liderleri sembolizmi geleneksel yöntemleriyle daha doğru kavramlar içerisinde ölümsüzleştirirlerdi. Aslında sözler ve kelimeler bazen tam anlamı aktarmak da yetersiz olup kelimelerin kristalleşmesi için şekiller ve resimlerle  kolaylık sağlanılmıştır. Bazen insanlar bir konuyu ya da bir varlığın içeriğini anlamak için semboller den yardım alabilir. Tarih boyunca yaratıcısını temsil etmek için semboller ve motifler den yardım almışlardır.</p>
<h4><span lang="EN-US" style="background: white">Semboller tarih boyunca üç kategoride yer alır:</span></h4>
<ol>
<li>Geometrik semboller</li>
<li>Bitkisel semboller</li>
<li>Hayvan sembolleri</li>
</ol>
<p>Bu sembollerin anlamları her biri yerine göre ve kullanış şekline göre farklıdır.</p>
<p>İran haç sembolü bir geometrik sembolü olarak sayılır ve Mitraizm döneminden kalan bir güneş anıtıdır. Eski İran toplumun da  güneş, su, toprak ve hava yer yüzünde dört kutsal büyüme faktörü olarak tanımlamışlardır. İnsanlar güneşi temsil etmek için değişik semboller icat etmişler, bu simgeler arasında çapraz X ve haç ( artı ) + şeklidir bazen de dairesel sembolleri kullanmışlardır. Akameniyan hanedanından sonra sıra Parthialı hanedanına geldi arda arda Sasani Hanedanı, İranin İslam öncesi döneminden Selçuk dönemine kadar, Selçuk , İlhanlılar, Timur İmparatorluğu, Safavi Devleti, Zend Hanedanı, Kaçar Hanedanı son dönem olarak sanat tarihi olarak İran topraklarında çok önemli sayılır.</p>
<p>Akameniyan Hanedanının sembollerini daha çok mimari de kendini göstermesini daha önce anlatmıştık. Şimdi sıra Parthialı Hanedanına geldi. Parthialı Hanedanı döneminde tuğla kullanımının üçüncü binyıllarda Babil den başlamış ve Sasani saraylarında kullanılmaya devam etmiştir. Antik çağda Kangavar tapınağı &#8220;Kankurbar&#8221;, Yunan tarzından ilham alarak yapılmıştır ve bu dönemde insan portreleri binalarda kendini göstermiştir. Parthlar dönemi semboller batıdan etkilenerek binalarda ve saraylarda İranın doğu bölgelerinde elde edilmiştir.</p>
<p>Sasani döneminde semboller aynı Partlardaki gibi saray süslemelerinde, anıt mozaiklemelerde, dekoratif sıvalarda ve duvardaki kabartmalı boyalı desenlerde özellik kazanmıştır. Bu dönemin M. S. 244 de devreye gelmesinden beri Yunan sanatından etkilenip hatta kumaş tasarımlarında ve mücevher süslemerde semboller büyükçe yer almıştır. Resim sanatı İslam döneminden sonra insanı temsil eden desenler yerini geometrik ve bitkisel motiflere bıraktı ve kullanılışı binalardan kitapların yaldız soyutlu desenleriyle yer değiştirdi. Bu dönemde illüstrasyon ile simülasyon içerikli el yazmaları ve tıbbi kitapların çoğalmasıyla birlikte <em>İran kültürü</em>ndeki toplumun ihtiyacı sembollerin gösterilmesine yardımcı olmaktadır.</p>
<p>İran topraklarında Selçuklu Türklerinin girişinden sonra beşinci yüzyıl da sanat tarihi yeni bir aşamaya girmiştir. Selçuklular döneminden kalan resimler minyatür sanatının Mani ve Budist kültüründen etkilenmiştir. Yüzler yuvarlak, gözler diyagonal olduğu bunun kanıtıdır. Çömlekçilikten elde edilen eserler de kumaşlardaki gibi hayvansal, bitkisel ve insanlarla dolu semboller olmasını göstermektedir.</p>
<p>İnsanlar medeniyetin ilk toplumlarından itibaren sosyal varlıklıdır ve bireysel, benzersiz kimliğini sosyal yaşamı sayesınde sahıp olmuştur ve bu nedenle kişiliğini toplum içersinde şekillenmesi sosyal hayatına bağlıdır; Yaşam tarzı, seçimler ve günlük yaşamı kişisel kimlik oluşumunda giderek tarih boyunca daha önemli hale gelmiştir, boylece bir sanat eseri sanatçının yaşamının bir yansıması olarak görünmektedir.</p>
<p>Tabiki de bu toplumu etkileyen ve kişisel kimliğe yansıyan başka nedenlerde olmalı ve en önemlisi ritüeller ve inançlarin döğüşüna yardımcı olan din dir, bazen motifler bir ibadet kavramında ortaya çıkar bazen de büyü boyutunda kullanılır ve insanların hayatına dahıl olarak değişimlere yol açabılır, bu yüzden elde edilen antik eserlerdeki efsanevi motifler bir evremsel pozitif ya da negatıf kuvvet çekimi ve öykü gelenekselcilik anlamında önemlidir.</p>
<p>Sadece öğretim yoluyla, sanat ve inançların arasındakı uygarlık bağlantısını anlamayız bu nedenle tarihsel nesneler, edebiyat desteğiyle estetik eğilim ve tutumu medeniyetlerde tarih boyunca araştirmaktayızç; Sanatın gelişimi hakkında farklı dönemlerde devam eden kültürel ve sosyal olarak İran kimliğinin evrimini şekillendiren faktorleri sanatın en güçlü parçası olarak sembollerinden ve uygulamalarını dini inançlar eşliğinde araştırmaktayız,bu konu kendi başina ikili görsel kültürün birleşim kamu altyapısının geliştirilmesi olduğunu göstermektedir ve İran kültürel entegrasyonda özel bir ilgi kaynağı olmuştur.</p>
<p>Sanat bir kaç nedenden dolayı dini biçimi görünmektedir çünkü konumuna göre, işlev gibi etmenlerden dolayı sanatın dinle bağını güçlendirir ve din, sanatın bir parçası olmaktadır, buna göre bölgesel olarak ibadet yerleri, manastırler, tapıneler, singog, kilise ve camiler genellikle dini açiklanan gibi ritüeller ve kutsal yapılar sanatsal eserler içerisinde yer almıştır.</p>
<p>İnsanlık tarihi istisnasız tüm inançlar, kullanılan dil ve sembolik biçimlerin, sembolizm kullandıklarını göstermektedir; Sembolizm motifler kavramında yayınlanması başka yollardan anlaşılmış olması daha iyi bir yöntem olarak gösterilmektedir. (Arthur Upham Pope &#8211; Persia &amp; The Far East 1960)</p>
<p>Kültürel simge, değerlerin bazı yönlerini temsil eden nesneler, kültürün doğası olarak algılanan norm ve idealler ya da kültürün herhangi bir bölümü için kullanılan bir tabirdir. Kültürel simgeler büyük ölçüde değişkendir; sembol, logo, resim, isim, yüz, gerçek veya kurgusal insanlar bir kültürel simge olabilmektedir ve antic nesnelerde görünen görseller insanların mücadele ve umutlarına işaret etmektedir ve doğanın korkunç olduğunu temsil etmektedir.</p>
<p>Böylece gökyüzü, güneş, ay ve dünyanın unsurları ibadet ve ilkel dinler olarak saygılanmaktadır ve doğanın manevi özelliğini, ruhların yaşadığı mekan olarak değerlendirmektedir, ilkel insanın algısı dünyadan belirsiz bir güçtür ve bu kavram fikri dünyanın gökyüzüne ve yeryüzüne ikiye ayırmış olasıdır.</p>
<p><strong>İran sanatı,</strong> sanatçının kendi ruhunun özelliğini ve duyguları kültür ile birlikte dinin manevi anlamını birleştirerek yeni bir kimlik yapmasıdır ve Pers sanatında toplu halde göstermekte olmasıdır.İslam dininin İran sınırlarına geçmesiyle birlikte Pers sembol elemanlarıyla birleşimi sonucunda evrim süresinde gelişmesidir ve İran-İslam elemanların özel bir sanatsal kavramı oluşturulmasına neden olmuştur.</p>
<p>Böylece İslam sanatı tasarım ve görsellerde sembolizm soyut dilini estetik sanatlarda kitleye kavramlarını aktarmaktadır, bilimsel kanıtlara göre kazılardan elde edilen nesnelerden arkeologlar tarafından geometrik şekiller çizimler yardımıyla medeniyetler iletişimlerini anlamı şekilde yapılmasına yorumlamışlardır.</p>
<p><em>Antik dünya</em>da kullanılan bazı motifler kanat gibi görseller sanat eserlerinde gücü temsil ediyorlardır ve kanatlı <strong>mitolojik hayvanlar</strong>, fantastik yaratıklar çizimlerde bir sanatsal eseri olarak her zaman üstünlüğü, güç ve ilahi bir anlam taşımaktadırlar ayrıca İran’da Aryanların girişinden önce İran ülkesine elde edilen çanak çömleklerdeki çizimlerde İran topraklarının İnsanı yıldızları ve astronomi bilgisine sahip olduklarını göstermektedir.</p>
<p>Araştırmacılara göre Persepolis ve Apadana sarayında görünen İnek ve Aslan görselleri astronomik bilimine hakim olan bir toplumu tarif etmektedir, Ahameniş döneminde astronomlar bilgilerini Babil’deki Aryanlara aktarmışlardır çünkü ilk defa tarih de bu dönemde Babil’de güneş yörüngesini 30 derecede bölen 12 burç görünmektedir.</p>
<p>İran tarihinin başlangıcından bu yana her zaman mitler eşliğinde bilinmeyen doğadaki olaylar anlam sahıbı oluyorlardırve aynı zamanda İran kültürü için idealler yaratmak için insanlar mitlerden yardım alarak sembolleri inançlarını kültürel gelişiminde destekleyerek ayakta tutmuşlardır.</p>
<figure id="attachment_4642" aria-describedby="caption-attachment-4642" style="width: 472px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/mehrmen-ritüeli.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4642 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/mehrmen-ritüeli.jpg?resize=472%2C341" alt="İran'ın il ritüeli Mehrmen ritüeli." width="472" height="341" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/mehrmen-ritüeli.jpg?w=472&amp;ssl=1 472w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/mehrmen-ritüeli.jpg?resize=300%2C217&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 472px) 100vw, 472px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4642" class="wp-caption-text">İran&#8217;ın il ritüeli Mehrmen ritüeli.</figcaption></figure>
<p>İran&#8217;ın ilk ritüeli Mehrmen inancı olarak ortaya çıkmıştır ve bu sembolün yıllar boyunca ahlak ve temiz aşkı temsil eden işaret kaynağı olarak belirlenmiştir, Mehrmen ritüeli iyi düşünce ve kutsal duygularına sahip olan bir İranlı anlamındadır ve bu varlığı kalbinde sonsuzluğuna işaret etmektedir.</p>
<ol>
<li>Kolon: sütun kaide anlamına gelir</li>
<li>Kalem: bilgi ve farkındalık sembolü</li>
<li>Terazı: eşitlik, adalet</li>
<li>Eller: Allah bilendir ve Yüce dua Eller anlamına gelir</li>
<li>Kalp: sevgi ve şefkat, dostluk ve aşk anlamına gelir</li>
<li>Halka: aile ve yaşam sembolü</li>
<li>Güneş: hayat, yaşam ve işik sembolü</li>
<li>İran haritası: İran toprakları ve iklim anlamına gelir</li>
</ol>
<p>Mehrmen sembolü Tanrı’nın temiz sevgisini bilim sayesinde olan yaşamın temel aileyi temsil etmektedir. Yüzük sambolü aileyi, kadın, erkek ve çocuklar anlamına gelir ve başta olan ikili yüzük kadın ve erkeğin bağını göstermektedir ve sönsüzlüğüna işaret eder üçüncü yüzük ise çocuğu temsil eder bir gün aileden ayrılır ve kendi kaderinin peşine gider.</p>
<p>Terazı sembolü burada dengeyi temsil ediyor, her zaman karşılıklı aşk aralarındakı etkileşimin bir göstergesidir. Ellerin görseli ise tanrıyı ibadet etmek için yükarı kaldırılmasına işaret eder ve her zaman açkın inanç ve dindarlık ile başladığını ve onun isteğiyle ölümsüzleştirdiği hayatın göstergesidir.Kalem semboliyse bilinçli ve akıllıca kararlar daha iyi sonuçlanmasını  göstermektedir, aşka da aynı şekilde değerlendirir ancak aşk sınırsız derin bir duygudur ve eğer bilinçli iradesinle onun yönlendirmesek pişmanliklara yol açabirir diye ayni dengede tutmaya çalışmış aşk ille mantığı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/iranin-sembolik-sanat-tarihinin-tanimlanmasi/">İran’ın Sembolik Sanat Tarihinin Tanımlanması</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/iranin-sembolik-sanat-tarihinin-tanimlanmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4639</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kathe Kollwitz’in Takdire Şayan Sanatçılığı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kathe-kollwitzin-takdire-sayan-sanatciligi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kathe-kollwitzin-takdire-sayan-sanatciligi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 08 Feb 2016 19:25:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hazel Güney]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Dokumacıların İsyanı]]></category>
		<category><![CDATA[Goya]]></category>
		<category><![CDATA[Hauptmann]]></category>
		<category><![CDATA[heykeltraş]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[Kathe Kollwitz]]></category>
		<category><![CDATA[Kollwitz]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[oto portre]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizm]]></category>
		<category><![CDATA[toplumcu gerçekçi sanatçılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2127</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kollwitz Doğu Prusya’da dünyaya geldi. Ailesi Hıristiyan olmasına rağmen, sosyalist bir dünya görüşünü benimseyen bir ailede yetişti. 19. yy sonunda işçilerin ve halkın içinde bulunduğu durumlardan çok fazla etkilenmekteydi. Bu nedenle Alman dışavurumcu ressam, heykeltıraş, gravür sanatçısı Kollwitz; yoksulların, ezilenlerin ve işçilerin yanında olması ile tanınır. O eserlerinde toplumsal gerçekçilik ile duygularını harmanlamıştır. Ibsen, Tolstoy, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kathe-kollwitzin-takdire-sayan-sanatciligi/">Kathe Kollwitz’in Takdire Şayan Sanatçılığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kollwitz Doğu Prusya’da dünyaya geldi. Ailesi Hıristiyan olmasına rağmen, sosyalist bir dünya görüşünü benimseyen bir ailede yetişti. 19. yy sonunda işçilerin ve halkın içinde bulunduğu durumlardan çok fazla etkilenmekteydi. Bu nedenle Alman dışavurumcu ressam, heykeltıraş, gravür sanatçısı Kollwitz; yoksulların, ezilenlerin ve işçilerin yanında olması ile tanınır. O eserlerinde toplumsal gerçekçilik ile duygularını harmanlamıştır. Ibsen, Tolstoy, Zola gibi yazarları okuması da bunda etki etmiştir. Toplumun içinde bulunduğu hastalıklı ruhu ortaya çıkarmıştır ve bu toplumun çelişkileri içinde yaşamaya çabalayan bireyin durumunu gözler önüne sermiştir.</p>
<figure id="attachment_2128" aria-describedby="caption-attachment-2128" style="width: 450px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/BA-258.jpg" rel="attachment wp-att-2128"><img class=" td-modal-image wp-image-2128 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/BA-258.jpg?resize=450%2C353" alt="“Dokumacıların İsyanı” adlı oymabaskısı konusunu, Silezyalı dokumacıların 1844’teki isyanlarının gaddarca bastırılmasından alır. " width="450" height="353" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/BA-258.jpg?w=450&amp;ssl=1 450w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/BA-258.jpg?resize=300%2C235&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2128" class="wp-caption-text">“Dokumacıların İsyanı” adlı oymabaskısı konusunu, Silezyalı dokumacıların 1844’teki isyanlarının gaddarca bastırılmasından alır.</figcaption></figure>
<p>Sanatçı eserlerinde daha çok; adaletsizlik, insanlığın kendini yok edişi gibi evrensel konuları işlemiş; dönemin ahlaki ve siyasi sorunları ile yakından ilgilenmiştir. İşçi sınıfının yaşadığı zorluklar, savaşlar, yoksulluğun artışı, direnişler, ölümler onun başlıca ilgilendiği konulardır. Sanat hayatına baskı resimleriyle başlamış ve Goya’dan etkilenmiştir. “Dokumacıların İsyanı” adlı oymabaskısı konusunu, Silezyalı dokumacıların 1844’teki isyanlarının gaddarca bastırılmasından alır. Bunu ünlü Alman oyun yazarı Gerard Hauptmann’ın “Dokumacıların İsyanı” adlı oyunundan esinlenerek yapar.</p>
<figure id="attachment_2131" aria-describedby="caption-attachment-2131" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/PicMonkey-Collage.jpg" rel="attachment wp-att-2131"><img class=" td-modal-image wp-image-2131 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/PicMonkey-Collage-300x300.jpg?resize=300%2C300" alt="Kollwitz aynı zamanda bronz ve taş malzemeleriyle çalışan bir heykeltıraştır." width="300" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/PicMonkey-Collage.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/PicMonkey-Collage.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/PicMonkey-Collage.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2131" class="wp-caption-text">Kollwitz aynı zamanda bronz ve taş malzemeleriyle çalışan bir heykeltıraştır.</figcaption></figure>
<p>Kollwitz aynı zamanda bronz ve taş malzemeleriyle çalışan bir heykeltıraştır da. 1910’da başladığı heykel çalışmalarında da, resimlerinde işlediği konuları ele almıştır. Kollwitz, çocuklarını kaybetmekten de çok korkar ve sanatçının eserlerinde bu korkusunun etkilerini de görürüz. Anne ve çocuk temasını çokça işlemiştir. Özellikle savaşta 18 yaşındaki oğlunu kaybetmesinden sonra, resimlerinde daha çok ölü çocuk teması, çocuklarına sarılmış anne figürleri yapmaya başlar. Bu şekilde anneler çocuklarını tüm kötülüklerden korusun istemiştir. Oğlunun ve oğlu gibi yüzbinlerce gencin acısını yıllarca üzerinde çalıştığı yaslı anne ve baba heykellerinde dile getirmiştir. Bu iki heykel şu an&nbsp;Belçika&#8217;da,&nbsp;Flandre&#8217;daki meçhul asker mezarlığının kapısındadır.</p>
<p>Hitler’in başa gelmesiyle çalıştığı akademiden de ayrılmak zorunda kalan sanatçı, 1934-35 yılları arasında son büyük baskı resim çalışmasını “ölüm” teması içinde yapmıştır. Sanatçı yaşadığı döneme baskı resimler yaparak sembolik göndermeler de bulunmuştur. Ayrıca sanatçının iç dünyasında kendisiyle yüzleştiği oto portreleri de önemli bir yer tutmaktadır.</p>
<figure id="attachment_2130" aria-describedby="caption-attachment-2130" style="width: 518px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/kollwitz-poverty-1893.jpg" rel="attachment wp-att-2130"><img class=" td-modal-image wp-image-2130 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/kollwitz-poverty-1893.jpg?resize=518%2C516" alt="Sanatçının iç dünyasında kendisiyle yüzleştiği oto portreleri de önemlidir." width="518" height="516" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/kollwitz-poverty-1893.jpg?w=518&amp;ssl=1 518w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/kollwitz-poverty-1893.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/kollwitz-poverty-1893.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 518px) 100vw, 518px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2130" class="wp-caption-text">Sanatçının iç dünyasında kendisiyle yüzleştiği oto portreleri de önemlidir.</figcaption></figure>
<p>Kollwitz, art arda ürettiği isyan, savaş ve ölüm konulu eserleriyle döneminin toplumcu gerçekçi bir sanatçısıdır. Eserlerinde yaratmayı başardığı duygusal gerilimler, çizgi anlayışı ve kurgularıyla dışavurumcudur. The End adlı eserinde sanatçı, dokumacıların yaşadığı ezilme duygusunun ve mücadelelerinin dramatik sonuna gönderme yapar. Sanatçı sembolik anlatımıyla kişiyi o ana götürür. Onun eserlerine bakanlar, o anların izleyicisi konumundadırlar. Çünkü oradaki kişilerin ruh hallerini yansıtmaktadır. Bunu o kadar güçlü bir aktarımla yapar ki bu nedenle biz sanki o anı yaşıyormuşuz izlenimine kapılırız. Yaşananların sonunda kalan o hareketsiz bedenler sonu –ölümü sembolize eder.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kathe-kollwitzin-takdire-sayan-sanatciligi/">Kathe Kollwitz’in Takdire Şayan Sanatçılığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kathe-kollwitzin-takdire-sayan-sanatciligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2127</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yumurtadan İsa Çıktı! “Yumurtanın İkonografik Geçmişi”</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/yumurtadan-isa-cikti-yumurtanin-ikonografik-gecmisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/yumurtadan-isa-cikti-yumurtanin-ikonografik-gecmisi/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 30 Jan 2016 07:30:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Umut Kardaşlar]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Akad mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Anglo-Sakson]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bereket]]></category>
		<category><![CDATA[diriliş]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan ikonografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyanlık]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografi]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografya]]></category>
		<category><![CDATA[İsa]]></category>
		<category><![CDATA[İsa Yortusu]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Paskalya]]></category>
		<category><![CDATA[Paskalya bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[sembol]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sembolize]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizm]]></category>
		<category><![CDATA[simge]]></category>
		<category><![CDATA[Yortu]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Zeus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2014</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yumurta sembolü Hristiyanlık öncesinde de kullanılan bir semboldür. Doğanın yenilenmesi, güç, tüm yaradılışın tohumu, rahim, diriliş, bahar mevsimi ile ilişkilendirilen bir semboldür. Yumurta kolay kırılır, yeni hayatı içinde barındırır, genelde beyazdır ve bu özellikleri sembolik açıdan önemli olmasının nedenidir. Hristiyanlık öncesi inançlarda yumurta sonsuz yaşamın simgesi olarak görülürdü. Yunan mitolojisinde yumurta birçok hikayede geçmektedir. Zeus’un, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yumurtadan-isa-cikti-yumurtanin-ikonografik-gecmisi/">Yumurtadan İsa Çıktı! “Yumurtanın İkonografik Geçmişi”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Yumurta sembolü Hristiyanlık öncesinde de kullanılan bir semboldür. Doğanın yenilenmesi, güç, tüm yaradılışın tohumu, rahim, diriliş, bahar mevsimi ile ilişkilendirilen bir semboldür. Yumurta kolay kırılır, yeni hayatı içinde barındırır, genelde beyazdır ve bu özellikleri sembolik açıdan önemli olmasının nedenidir. Hristiyanlık öncesi inançlarda yumurta sonsuz yaşamın simgesi olarak görülürdü.</p>
<p>Yunan mitolojisinde yumurta birçok hikayede geçmektedir. Zeus’un, Leda’dan olma ikiz çocukları Helene ve Kastor yumurtadan çıkmışlardır. Ayrıca yine Yunan mitolojisinde Feniks isimli efsanevi, kırmızı renkli, ateş kuşu öleceğini anladığında kuru dalları zamkla sıvar, kendisini bu zamkın içine yapıştırıp güneşin kendisini yakmasını bekler. Feniks yandığında küllerinden yeni bir yumurta oluşur. Bu yumurtanın içinden yeni bir feniks çıkar. Yani yumurta yunan mitolojisinde doğum, yeniden doğum gibi kavramları simgeler. Orfe öğretisinde ise tohum ve yumurta sembolizmi Damascius tarafından şöyle anlatılır &#8220;İlk önce Zaman vardı. Sonra parla ve ateşli olan madde Aether ve esneyen boşluk Kaos çıktı. Bunların içinde karanlık bir sisin etrafını kapladığı gümüşten kabuğu olan bir yumurta ortaya çıktı. Yumurta yarıldı ve üst kısmı gök oldu. Alt tarafı sularla kaplıydı. Suların üzerinde yeryüzü oluştu. Yumurtanın içinden Phanes çıktı. Phanes tüm yaşam tohumlaını içeriyordu. Altından kanatları vardı ve boğa başlıydı. Çocuklarından Zeus tüm canlıların ilk prensiplerini içeren Phanes’ i yuttu ve genç tanrı soylarının bulunduğu yepyeni bir dünya yarattı.&#8221;</p>
<p>Yumurta sembolü sadece Yunan ve hristiyan inançlarında görülen bir kavram ve sembol değildir. Onlardan başka uygarlıkların da bir takım anlamlar yüklediği bir semboldür. Örneğin Akad mitolojisinde bereket tanrıçası İştar’ın Fırat nehrine düşen büyük bir yumurtadan doğduğuna inanılır. Çin geleneğinde yumurta doğurganlığın simgesidir. Ayrıca Çinliler ilk insanın Tanrı tarafından denize bırakılmış bir yumurtadan çıktığına inanırlar. Afrika’da yaşayan Dogon yerlileri her şeyin yaratılmasından önce Amma’nın alem yumurtası mevcuttu. Yumurta sembolü her inanç, ülke, uygarlık, mezhep, din ve gelenekte mevcut olan ve genel olarak diriliş, yaratılış ve doğurganlıkla alakalıdır.</p>
<p>Yumurta sembolünün Hristiyanlığa nasıl girdiği ve İsa’nın dirilişiyle nasıl ilişkilendirildiği konusu kesin olmamakla birlikte akla mantıklı gelen düşünce paganizme inananların Hristiyanlığa inanmaya başlamalarıyla kendi inançlarını bu dine taşımış olabilecekleridir. Hristiyanlıkta Paskalya adı verilen baharın gelişinin ve İsa’nın dirilişinin kutlandığı bayramda insanlar birbirlerine renkli yumurtalar hediye ederler.</p>
<p>Paskalya kelimesinin kökeni kesin olarak belli değildir. Anglo-Sakson bahar tanrıçası Easter, Almanca karşılığı Ostern, Flemenkçe Pasen, İskandinav dillerinde Paske, Arapça ve Sami dillerinde Pesah kelimeleri paskalyayı tanımlamak için kullanılır.</p>
<p>Paskalya bayramı her yıl değişik tarihlere denk gelmektedir. Paskalya perhizle geçen 5 haftalık bir hazırlık dönemi ve kutsal haftayı kapsar. Mart ayının sonundan Nisan ayının sonuna kadar sürer. Doğu ve batı kiliseleri arasında farklılıklar gösterir. İsa’ nın dirildiği günün belirlenmesi konusu 8.yüzyıla kadar doğu ve batı kiliselerinin tartışma konusu oldu. 325 yılında toplanan İznik Konsili paskalyanın bahar ekinoksundan (21 Mart) sonraki ilk dolunayın ardından gelen Pazar günü kutlanmasına karar verildi.</p>
<p>Paskalya bayramı ise kiliselerde ayinler ve ağıtlarla ibadet edildikten sonra, insanların birbirlerine çikolatadan yapılmış paskalya tavşanı ve paskalya yumurtası vermesiyle devam eder. Çeşitli şekillerde boyanmış haşlanmış yumurtaları insanlar birbirlerine hediye ederler ve bahçelerde çocukların bulmaları için saklarlar. Paskalya çörekleri yapılır. Mumlar yakılır, dualar edilir. İnsanlar bir araya gelirler ve topluca dualar ederler. Çocuklar paskalya sepetlerini doldurmaya çalışırlar.</p>
<p>Hristiyan ikonografisinde yumurta İsa’nın dirilişini sembolize ettiği gibi bazen de bakireliği de temsil ettiği görülebilmektedir. Yumurtanın kabuğunun beyaz rengi saflığın ve mükemmelliğin simgesidir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yumurtadan-isa-cikti-yumurtanin-ikonografik-gecmisi/">Yumurtadan İsa Çıktı! “Yumurtanın İkonografik Geçmişi”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/yumurtadan-isa-cikti-yumurtanin-ikonografik-gecmisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2014</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Resim ve Şiire Konu Olan Mistik Akım: Sembolizm</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/resim-ve-siire-konu-olan-mistik-akim-sembolizm/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/resim-ve-siire-konu-olan-mistik-akim-sembolizm/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 18 Jan 2016 20:58:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hazel Güney]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar Alan Poe]]></category>
		<category><![CDATA[imge]]></category>
		<category><![CDATA[imgelem]]></category>
		<category><![CDATA[Mallerme]]></category>
		<category><![CDATA[mistik]]></category>
		<category><![CDATA[mistik düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[mistizm]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[natüralizm]]></category>
		<category><![CDATA[Poe]]></category>
		<category><![CDATA[pozitivizm]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Rilke]]></category>
		<category><![CDATA[Rimboud]]></category>
		<category><![CDATA[romantizm]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[sembol]]></category>
		<category><![CDATA[sembolik resim]]></category>
		<category><![CDATA[sembolik şiir]]></category>
		<category><![CDATA[sembolist]]></category>
		<category><![CDATA[sembolist ressamlar]]></category>
		<category><![CDATA[sembolist şairler]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizm]]></category>
		<category><![CDATA[simgecilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1808</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sembolizm, nesnenin karşısına düşen ifade değildir. Kafa yorarak, sezdirerek, düşündürerek belirsizlik taşıyan ve çözmeye çalışarak; daha içeriye erişme çabasıyla ilişki kurar. Gerçekçilik akımına tepki olarak doğmuştur. Romantizmin devamıdır da diyebileceğimiz gibi, dışavurumculuğun gerçekçi yaklaşımına, pozitivizme ve materyalizme tepki olarak doğmuştur. Somut varlıklar sembolistlere göre, dış dünya ile insanın iç dünyası arasında bir köprü niteliği taşır. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-ve-siire-konu-olan-mistik-akim-sembolizm/">Resim ve Şiire Konu Olan Mistik Akım: Sembolizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sembolizm, nesnenin karşısına düşen ifade değildir. Kafa yorarak, sezdirerek, düşündürerek belirsizlik taşıyan ve çözmeye çalışarak; daha içeriye erişme çabasıyla ilişki kurar. Gerçekçilik akımına tepki olarak doğmuştur. Romantizmin devamıdır da diyebileceğimiz gibi, dışavurumculuğun gerçekçi yaklaşımına, pozitivizme ve materyalizme tepki olarak doğmuştur.</p>
<p>Somut varlıklar sembolistlere göre, dış dünya ile insanın iç dünyası arasında bir köprü niteliği taşır. İnsan dış dünyayı nasıl algılıyorsa, öyle değerlendirir. Örneğin natüralizmde bilimsel bir yaklaşım vardı, felsefesi pozitivizmdi. Neden sonuç hareket yasalarıyla ele alınırdı. Sembolizmde ise, düşler ve imgeler dünyasında bir şeyler vardır. Bilimsel bir tutumdan söz edilmez. Kişiye özeldir ve metafiziktir. Aslında biz buna görünen dünyanın, görünmeyen yüzü de diyebiliriz.</p>
<figure id="attachment_1811" aria-describedby="caption-attachment-1811" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolizm.jpg" rel="attachment wp-att-1811"><img class=" td-modal-image wp-image-1811 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolizm.jpg?resize=500%2C370" alt=" William Blake, &quot;Adem ile Havva, Habil’in Cesedini Buluyor&quot;, 1825." width="500" height="370" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolizm.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolizm.jpg?resize=300%2C222&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1811" class="wp-caption-text">William Blake, &#8220;Adem ile Havva, Habil’in Cesedini Buluyor&#8221;, 1825.</figcaption></figure>
<p>19. YY’dan sonra bu akımın çıkmasına ön ayak olmuş şair ve ressamlar keşfetmekteyiz. Rilke, Rimboud, Edgar Alan Poe, Mallerme bu şairlerden bazılarıdır. Daha sonra özellikle resim sanatında etkileri çok fazla görülmeye başlanmıştır. 1880’lerden sonra Fransa’da ortaya çıkmıştır ve buradan diğer ülkelere yayılmıştır. Sembolistler bireyin yaşadığı duyguları doğrudan anlatmaya karşıydılar. Onlar “gerçek bana görünen değil, ben de hissettirdiğidir.” derler.</p>
<figure id="attachment_1810" aria-describedby="caption-attachment-1810" style="width: 234px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolist-resim.jpg" rel="attachment wp-att-1810"><img class=" td-modal-image wp-image-1810 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolist-resim-234x300.jpg?resize=234%2C300" alt="Sembolizmin önemli bir ayağını resim oluşturur." width="234" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolist-resim.jpg?resize=234%2C300&amp;ssl=1 234w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolist-resim.jpg?resize=233%2C300&amp;ssl=1 233w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sembolist-resim.jpg?w=336&amp;ssl=1 336w" sizes="(max-width: 234px) 100vw, 234px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1810" class="wp-caption-text">Sembolizmin önemli bir ayağını resim oluşturur.</figcaption></figure>
<p>Sembolik resimde ise en önemli özellik tinsellik ve melankolidir. Sembolizmde iç dünya, düşler, hayaller, yalnızlık, düşünce, gerçek dışı, uyku ve ölüm de yer bulur. Ressamlar yaşadıklarını, gördüklerini edebiyattan ve mitolojiden aldıklarını imgelem yoluyla tuale yansıtırlar. Doğa, deniz ve antik figürler düşsel ögelerle harmanlanır ve duygulara yönelerek daha güçlü bir anlatım yakalanmaya çalışılır.</p>
<p>Sembolist ressamlar mitolojiden ve İncil’den etkilendikleri için, garip renkler ve ürpertici ışıklar yardımıyla mistik düşüncelerini, çarpıcı ve tedirgin edici görsel ögelere dönüştürmüşlerdir. Aslında sembolistler için; bilinmeyeni arayan, beş duyunun seslenemeyeceği şeylere seslenen, görüneni silikleştiren ve aydınlığa varan anlamlardan kaçıp, bunları sembollerle gösterenler diyebiliriz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/resim-ve-siire-konu-olan-mistik-akim-sembolizm/">Resim ve Şiire Konu Olan Mistik Akım: Sembolizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/resim-ve-siire-konu-olan-mistik-akim-sembolizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1808</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
