<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>şarkı &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/sarki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 22:04:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Çınaraltı Öyküleri &#8211; 13 / Ömrüm Seni Sevmekle Nihayet Bulacaktır</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-13-omrum-seni-sevmekle-nihayet-bulacaktir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-13-omrum-seni-sevmekle-nihayet-bulacaktir/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 20 Jun 2017 12:42:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sözü Bulan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[ney]]></category>
		<category><![CDATA[neyzen]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9732</guid>
				<description><![CDATA[<p>Her gönül bir şarkı söyler, şarkılarımız bizim romanlarımızdır.  Ahmet Hamdi Tanpınar Beyazıt Camii’nin minarelerinden yükselen Hicaz makamındaki ezan sesi, Çınar altı kahvesinin müdavimlerini oturdukları yerden tek tek kaldırdı. İkindi namazını eda etmek üzere, asırlık ağaçlar kadar olmasa da en az onlar kadar yorgun ayaklar, ağır adımlarla, dillerde besleme, ellerde tespih ile kâh bir bastonunun dayanağında, kâh [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-13-omrum-seni-sevmekle-nihayet-bulacaktir/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; 13 / Ömrüm Seni Sevmekle Nihayet Bulacaktır</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Her gönül bir şarkı söyler, </em></strong><strong><em>şarkılarımız bizim romanlarımızdır.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Ahmet Hamdi Tanpınar</em></strong></p>
<p>Beyazıt Camii’nin minarelerinden yükselen Hicaz makamındaki ezan sesi, Çınar altı kahvesinin müdavimlerini oturdukları yerden tek tek kaldırdı. İkindi namazını eda etmek üzere, asırlık ağaçlar kadar olmasa da en az onlar kadar yorgun ayaklar, ağır adımlarla, dillerde besleme, ellerde tespih ile kâh bir bastonunun dayanağında, kâh bir dostun kolunda yürüdüler yavaşça caminin avlusuna doğru…</p>
<p>Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Huzur’unda kendi huzurumu ararken, satır aralarında ne kendimi ne de Mümtaz’ı henüz bulamamışken, beni sarsan nağmelerle mekân ve zamandaki yolculuğuma ara verip silkindim. İşittiğim notaların kulağımdan yüreğime inen ezgisi, yaşlı çınarın hemen dibinde oturan, dilenci ya da meczup diye az önce görmezden geldiğim, çınardan çok daha genç olan Neyzen’e yöneltti bakışlarımı. Masaya oturduğumda fark etmemiştim bile onu. Üzerindeki giysileri, elindeki tespihi, saçı sakalı birbirine karışmış halini görmemiş, hiç yokmuş gibi yanından geçip gitmiş, masaya oturmuştum. Oysa şimdi gönlümü yakan Ney’inin sesiyle beni sarsmış, kendi varlığının içine benim varlığımı hapsetmişti adeta. Dünya haline kapattığı gözleriyle, kendi iç sesindeki musikinin notaları arasında geziniyordu. Kim bilir bizim hiç gitmediğimiz diyarlarda seyr-ü sefer ediyordu. Ona yaşlı diyemezdim hatta yaşıt bile sayılabilirdik. Hayatın benden alıp götürdükleri ile ondan aldıkları epeyce farklıydı anlaşılan. Hiç kimseyle tek bir kelam etmeden Ney’i ile hasbihal ediyordu yalnızca. Dostlukları belli ki kaviydi. Kadim seslerin tınısı az önce dinlediğim ezanın sesiyle bir’leniyordu. Musikiyle az çok ilgilendiğim için, hicaz makamındaki taksimini anlamam güç olmadı. Tiz perdelerdeki seyrinden, hicaz makamından hicazkâra geçişini fark ettim hemen. Ben de kapadım gözlerimi. Ney’in büyülü âlemine bıraktım tüm benliğimle kendimi. Mümtaz’ın geçtiği sokaklarda dolanmaya başladım. Yıllar öncesinde onun sahaflardan çıkıp, Çınar altında yaptığı yürüyüşünü, üniversiteye varmadan, kütüphanenin köşesinden sağa süzülüşünü izledim. Uzun çarşıdan Rüstem paşa camine kadar indirdim onu hayalimde… Adımlarının seslerini dinledim, Ney’in nağmelerinde…</p>
<p>Muhayyile bu durur mu bir kere; Nazım Hikmet’in ‘Kuvayi Milliye Destanı’ giriverdi işin içine.</p>
<p>İşte! Şoför Ahmet’ konuşuyordu kendi kendine. Beynimin kıvrımları arasında, patlamış tekerini değiştiriyordu kurtuluş savaşının tam ortasında; Afyon‘da…</p>
<p>“Ahmet&#8217;in kafasında uzak bir şehir ve bir şarkı vardı.<br />
Bu şarkı nihaventtir<br />
ve beyaz tenteli sandalları,<br />
siyah mavnaları,<br />
güneşli karpuz kabuklarıyla<br />
bir deniz kıyısındadır şehir.</p>
<p>Vantilâtörde adedi devir<br />
düşüyor gibi.<br />
Arkadaşlar ileri geçtiler.<br />
Ay battı.<br />
Manzara yıldızlardan ve dağlardan ibaret.</p>
<p>Sen Süleymaniyelisin oğlum Ahmet,<br />
çınar dibinde iki mars bir oyunla yenip Bücür&#8217;ü,<br />
kalk,<br />
sıra servilerin önünden yürü,<br />
çeşmeyi geç,<br />
mektep bahçesi, medreseler,<br />
orda, Harbiye Nezareti&#8217;nin arka duvarında<br />
siyah çarşaflı bir kadın<br />
çömelip yere<br />
darı serper güvercinlere<br />
ve papelciler<br />
şemsiye üstünde papaz açarlar.</p>
<p>Motor mızıkçılık ediyor,<br />
bizi dağ başlarında bırakacak meret.</p>
<p>Ne diyorduk oğlum Ahmet?<br />
Dökmeciler sağda kalır,<br />
derken, Uzunçarşı&#8217;ya saparken,<br />
köşede, sol kolda seyyar kitapçı :<br />
«Hikâyei Billûr Köşk»,<br />
altı cilt «Tarihi Cevdet»<br />
ve «Fenni Tabâhat».<br />
Tabâhat, mutfaktan gelirmiş,<br />
yani yemek pişirmek.<br />
Hani, uskumru dolmasına da bayılırım pek.<br />
Yaldızlı kuyruğundan tutup<br />
bir salkım üzüm gibi yersin.</p>
<p>İlerde bir süvari kolu gidiyor,<br />
saptılar sola.</p>
<p>Uzunçarşı&#8217;yı dikine inersin.<br />
Sandalyacılar, tavla pulcuları, tesbihçiler.<br />
Ve sen İstanbullu,<br />
sen kendi ellerinin hünerine alışmış olduğundan<br />
şaşarsın İstanbullulara :<br />
ne kadar ince, ne çeşitli hünerleri var, dersin.<br />
Rüstem Paşa Camii…”</p>
<p>Bu Neyzen Hicazkârdan hüzzama ne vakit geçti,</p>
<p>Beni benden edesicesi…</p>
<p>Nasılda kapıldım hayal-i aşkına ey sevgili!</p>
<p>Bir ömrü yercesine yüreğinde,</p>
<p>Yüreğimi nasıl da gizledim?</p>
<p>Ah sevdiğim!</p>
<p>Ah ciğerparem, pare pare ettin bütün ciğerlerimi…</p>
<p>Ben seni Artvin’in sarp dağlarında bırakıp gittim zannederken,</p>
<p>Aslında sen benim hep peşimdeydin.</p>
<p>Ey peri kızı neredesin?</p>
<p>Benden habersiz bunca yıl, söyle nerelerde seyir ettin?</p>
<p>Seni orda, öylece,</p>
<p>Bir başına bırakıp,</p>
<p>Kendimden kaçarken,</p>
<p>Sen ki,</p>
<p>Her anını bana ah! ederek geçirirken,</p>
<p>O çocuk gözyaşlarının içine seni hapseden ben,</p>
<p>Kendi mezarımı kazmışım bunca yıl bilmeden…</p>
<p>Bana doğum günümde en kıymetlini hediye etmiştin.” Aynısını burada buladım demiştin.” Zaten tek bir kitapçı vardı çarşının ortasında. Babanın sana onuncu yaş gününde aldığı kitabı, kendi ellerinle bana vermiştin.<strong> “Biricik kızıma en derin sevgilerimle, Baban” diye yazan o Küçük Kara Balığı…</strong></p>
<p>Benim en kıymetlim sendin oysa. Senden başka aşk girmedi hayatıma… Ömrüm tükendi tükenecek artık ya. Bilmeni isterim ki, verdiğim söze hep sadık kaldım. Sevdama hiç yalan katmadım. Gözlerinin içine bakarak haykırdım kaç kere sana, duymadın beni nafile. Korktuğum sendin aslında. Kaçtım beni sarıp sarmalayan sevginden. Öyle içten bakıyordun ki bana, kendimi gördüm gözlerinin aynasında. Yıllar önce kaybettiğim kendimi buldum o aynada. Yitirdiğim ne varsa bir bir çıkarıyordun karşıma. Yüreğinin saflığında utandım halimden. Yenilgilerimi vurdun yüzüme, yüzleşemedim onlarla. Kirlenmişliğimle dokunamadım sana. Sevemedim seni doya doya. Kaçtım senden, kendimden. Kaçarsam kurtulurum sandım. Uçurumundan yuvarlandığımı çok sonra anladım… Bir daha da rastlayamadım izine… Seni aradım Mecnun gibi kendi hayatımın çöllerinde…</p>
<p>Küçük Kara Balığım, sana yazdığım mektubu koydum kitabının arasına. Olura belki af edersin bir gün beni diye. Sahaflardaki bir arkadaşıma bıraktım burada. İzini bulursun belki diye umut ederek, vurdum kendimi yurdumun dikenli patikalarına… Yol bitti artık. Çınar altında bekliyorum bak hâlâ. Belki çıkıp gelirsin diye. Son bir kez gözlerini görebilmenin ümidiyle, veda edeyim diye sana…</p>
<p>Ah! Hüzzam, ah!</p>
<p>Gönlümün ateşi söner mi ki?</p>
<p>Sönsün artık bu nefes, sende bulayım huzuru,</p>
<p>Ey neyzen vurdun beni yerden yere…</p>
<p>Öyle derin üflüyorsun ki,</p>
<p>Yesari Asım Arsoy’un bestesini…</p>
<p>” Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır.</p>
<p>Yalnız senin aşkın ile ruhum solacaktır.</p>
<p>Son darbe-i kalbim yine ismin olacaktır.</p>
<p>Yalnız senin aşkın ile ruhum solacaktır.”</p>
<figure id="attachment_9736" aria-describedby="caption-attachment-9736" style="width: 415px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/06/cinaraltinin-neyzeni.jpg"><img class=" wp-image-9736" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/06/cinaraltinin-neyzeni.jpg?resize=415%2C415" alt="Dünya haline kapattığı gözleriyle Çınar altı kahvesinin Neyzeni" width="415" height="415" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/06/cinaraltinin-neyzeni.jpg?w=706&amp;ssl=1 706w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/06/cinaraltinin-neyzeni.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/06/cinaraltinin-neyzeni.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 415px) 100vw, 415px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-9736" class="wp-caption-text">Dünya haline kapattığı gözleriyle Çınar altı kahvesinin Neyzeni</figcaption></figure>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-gun-icinde-baska-gun-1/">Çınaraltı Öyküleri – Gün İçinde Başka Gün &#8211; 1</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-gun-icinde-baska-gun-2/">Çınaraltı Öyküleri – Gün İçinde Başka Gün &#8211; 2</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-yasama-inat-yasamak-3/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; Yaşama İnat Yaşamak &#8211; 3</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-dostum-kucuk-kara-balik-4/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; Dostum Küçük Kara Balık &#8211; 4</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-samed-behrenginin-isigi-5/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; Samed Behrengi’nin Işığı &#8211; 5</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-salyangozun-izi-6/">Çınaraltı Öyküleri – Salyangoz’un İzi – 6</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-cocuk-palyaco-7/">Çınaraltı Öyküleri – Çocuk Palyaço – 7</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-bir-mektubun-var-8/">Çınaraltı Öyküleri – Bir Mektubun Var – 8</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-bir-dalda-iki-ask-9/">Çınaraltı Öyküleri – Bir Dalda İki Aşk – 9</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-asfalttaki-papatyalar-10/">Çınaraltı Öyküleri – Asfalttaki Papatyalar &#8211; 10</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-bir-mektubun-agzindan-11/">Çınaraltı Öyküleri – 11 / Bir Mektubun Ağzından</a></p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-12-kir-ciceginin-ruyasi-kelebegin-dunyasi/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; 12 / Kır Çiçeğinin Rüyası; Kelebeğin Dünyası</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-13-omrum-seni-sevmekle-nihayet-bulacaktir/">Çınaraltı Öyküleri &#8211; 13 / Ömrüm Seni Sevmekle Nihayet Bulacaktır</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/cinaralti-oykuleri-13-omrum-seni-sevmekle-nihayet-bulacaktir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9732</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Şarkılarda Aşk</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sarkilarda-ask/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sarkilarda-ask/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 27 Feb 2016 10:06:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Altunkaya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk şarkıları]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı anlatan şarkılar]]></category>
		<category><![CDATA[Emel Sayın]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Evgin]]></category>
		<category><![CDATA[Fesubhanallah]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun Önal]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[şarkılar]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi şarkıları]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Müren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2430</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bizim yerimize kurulan tüm cümlelerdir şarkılar. Hani bilmediğimiz bir şarkının devamını tahmin etmek gibi. Şarkı beste ve güftelerin ses bulduğu bir dizin değil bana göre. Şarkı; Bizim başımıza esen yellerin başkalarının fırtınalarından kalan, yaşatılan aynı şeylerin, yaşattığı aynı duygudur aslında. Mesela, mutluluğu bekler bazen gözlerimiz pencerede.. Patlatırız o Hababam Sınıfıyla bildiğimiz &#8220;Fesubhanallah&#8220;ı. Arkası gelmez bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sarkilarda-ask/">Şarkılarda Aşk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim yerimize kurulan tüm cümlelerdir şarkılar. Hani bilmediğimiz bir şarkının devamını tahmin etmek gibi. Şarkı beste ve güftelerin ses bulduğu bir dizin değil bana göre.</p>
<p><strong>Şarkı;</strong></p>
<p>Bizim başımıza esen yellerin başkalarının fırtınalarından kalan, yaşatılan aynı şeylerin, yaşattığı aynı duygudur aslında. Mesela, mutluluğu bekler bazen gözlerimiz pencerede.. Patlatırız o Hababam Sınıfıyla bildiğimiz &#8220;<em>Fesubhanallah</em>&#8220;ı. Arkası gelmez bu dertlerimize bir fesubhanallah çeker bize de güler diyerekten kader, umuda bağlarız yüreğimizi boğan düğümleri. Sonra biri giriverir hayatımıza&#8230; Hissetmediğimiz şeyleri yaşatır bize. Kalbimiz kuş olur çırpınır içimizde. Her gün onlarca kişi geçer de yanımızdan bir yan gözle bakmayı bile ihanet belleriz ona karşı yapılan. Açarız telefondan bir&nbsp; <em>Füsun Önal</em>, gözümüz görmüyor&nbsp; deriz senden başka. Olur da dönerse diye arkasını bize, rica ederiz <em>Zeki Müren</em>&#8216;e söyleyiverir&nbsp; &#8220;Gitme sana muhtacım&#8221; diye.&nbsp; İnat edip de giderse eğer, sevmemiş deyip kalbimize gömeriz unutup da sileriz o zaman. <em>Erol Evgin</em>&#8216;i de yoldaş edip kendimize günahlarımızla sevaplarımızla alıp başmızı gideriz bi yerlere. Hani olurya otururuz bir masaya kemancı geliverir yanımıza. Şimdi de odur başımızın tacı, dertli dertli çal be kemancı. Nasıl geçtiğini bilmeden zamanın, akşam olup karanlığa kalırsak, derin derin uykulara dalarsak uyandırma deriz <em>Emel Sayın</em>&#8216;a. Sen de öyle demiyor muydun? Onu görebilmek için güneşi söndürmüyor muydun?</p>
<p>Aradan yıllar geçer ama gözümüz hala&nbsp; pencerede. Uzaktan&nbsp; görünür gül cemali, yanında şarkıların efendisi. Başlarlar ardından kül etmeye dizeleri</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;Ben de unutamadım geçse de yıllar</p>
<p style="text-align: center;">Seviyorum seni dünyalar kadar</p>
<p style="text-align: center;">Dudağımda ismin gözümde yaşlar</p>
<p style="text-align: center;">Bir Tanrı&#8217;yı bir de beni sakın unutma</p>
<p style="text-align: center;">Çınladın durdun kulaklarımda</p>
<p style="text-align: center;">Süzülen yaşsın yanaklarımda</p>
<p style="text-align: center;">Bir şarkı oldun dudaklarımda</p>
<p style="text-align: center;">Senin sevgini söyledim durdum&#8221;</p>
<p>Açıp kollarını beklerse bizi, kıyamayıp gözyaşına, koşuveririz&nbsp; yanına. Başlarız sonra kadınız sonuçta, yılların intikamını çıkartırız dırdırla. &#8220;Sen gidinceeeee bak neler olduuuuu&#8221;, diyerekten anlatmaya&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sarkilarda-ask/">Şarkılarda Aşk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sarkilarda-ask/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2430</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ABBA – Chiquitita (Küçük Kız)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/abba-chiquitita-kucuk-kiz/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/abba-chiquitita-kucuk-kiz/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 23 Jan 2016 17:32:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sözü Bulan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Müzisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Video Klip]]></category>
		<category><![CDATA[1 Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[ABBA]]></category>
		<category><![CDATA[Chiquitita]]></category>
		<category><![CDATA[Halit Kıvanç]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kar yağışı]]></category>
		<category><![CDATA[Kibritçi Kız]]></category>
		<category><![CDATA[Kibritçi Kız masalı]]></category>
		<category><![CDATA[Küçük Kız]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[siyah - beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[TRT televizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[TV]]></category>
		<category><![CDATA[Ünol Büyükgönenç]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[yışbaşı gecesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1871</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hikayelerimizin Müziği, Çocuk Gözüyle 3 1978 Yılbaşı gecesi… Siyah Beyaz dünyayı renkli balonlarla süslemek hasletiyle geçer yalnızlık hayalleri… “Dışarda kar yağıyor”… Kibritçi kız masalının vebali sanki boynumuzda asılı duran… Cılız alevlerle hayatta kalma direnci bir düş yolcusunun… İncecik masum parmaklarının arasından sıyrılıp kayan yıldız misali… Düşü büyük, kendi küçük bir kızın öyküsü… Ayaza durmuş bedeni [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/abba-chiquitita-kucuk-kiz/">ABBA – Chiquitita (Küçük Kız)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hikayelerimizin Müziği, Çocuk Gözüyle 3</strong></p>
<p><em>1978 Yılbaşı gecesi… Siyah Beyaz dünyayı renkli balonlarla süslemek hasletiyle </em><em>geçer yalnızlık hayalleri…</em></p>
<h2><strong>“Dışarda kar yağıyor”…</strong></h2>
<h2>Kibritçi kız masalının vebali sanki boynumuzda asılı duran… Cılız alevlerle hayatta kalma direnci bir düş yolcusunun… İncecik masum parmaklarının arasından sıyrılıp kayan yıldız misali… Düşü büyük, kendi küçük bir kızın öyküsü… Ayaza durmuş bedeni buz keserken dışarda, bizden ırak yalnızlığında, bizim içerde yüreklerimiz donuyor… Dönüp gelip avuçlarımıza konuyor fırtına, hep birlikte aynı şarkıyı mırıldanıyor…</h2>
<figure id="attachment_1873" aria-describedby="caption-attachment-1873" style="width: 241px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/kucuk-kiz.jpg" rel="attachment wp-att-1873"><img class=" td-modal-image wp-image-1873 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/kucuk-kiz.jpg?resize=241%2C249" alt="Kibritçi Kız" width="241" height="249" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1873" class="wp-caption-text">Kibritçi Kız</figcaption></figure>
<h2><strong>“Dışarda kar yağıyor”…</strong></h2>
<p>Burnumu iyice dayadım cama, göz gözü görmüyor dışarda… Camın buğusunu hissediyorum yanaklarımda, soğuğu çekip içime, elindeki kibritleri yakarak ısınmaya çalışan o acıklı masaldaki kızı düşünüyorum… Benim işte, birden bire…</p>
<p><em>Üzerimde ince bir elbise, ayaklarım çıplak, eve para götürmek zorundayım&#8230; Bu yılbaşı akşamı yiyecek yemeğim, gidecek bir yerim olmadan,&nbsp; elimde satamadığım kibritlerle kala kalmış, köşe başındaki zavallı bir kibritçi kızım</em>…</p>
<p>Yok olmuyor, ne yapsam olmuyor, onun gibi hissedemiyorum, onun yerine koyamıyorum kendimi bir türlü… Her okuyuşumda ağladığım bu masalda, kendime yer bulamıyorum… Evimdeyim, sobamız yanıyor, üstelik yiyecek yemeğimiz de var… Üşümüyorum, aç değilim… Ama mutsuzum… Ama içim acıyor… Ama sessiz, ağlıyorum… Kimse bilmiyor, gözyaşlarım hep içime akıyor…</p>
<p><strong>Dışarda kar yağıyor.<em> “</em>Ünol Büyükgönenç’in şarkısı buna sebep…</strong></p>
<p>Hayatı öğrendiğimiz yegâne penceremiz TRT televizyonu, ‘<em>siyah- beyaz’</em> ; tek eğlencemiz… Buradan bakıyoruz biz, neşemiz-kederimiz hep ‘<em>siyah- beyaz’ </em>saatini sabırsızlıkla beklediğimiz… 19.00’dan önce açıyoruz akşamları. Test yayınını izliyoruz, eşlik eden müziği dinliyoruz, görüntü sabit ‘<em>siyah-beyaz’</em>… Olsun, biz dinliyoruz. İstiklal Marşı ile bitiriyoruz… Anıt Kabir’in gönderine bayrak çekilişine bakıyoruz, her gece…</p>
<figure id="attachment_1874" aria-describedby="caption-attachment-1874" style="width: 228px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt.jpg" rel="attachment wp-att-1874"><img class=" td-modal-image wp-image-1874 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt.jpg?resize=228%2C142" alt="Bir zamanlar hayatı öğrendiğimiz yegâne penceremiz siyah - beyaz TRT televizyonuydu." width="228" height="142" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt.jpg?w=228&amp;ssl=1 228w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 228px) 100vw, 228px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1874" class="wp-caption-text">Bir zamanlar hayatı öğrendiğimiz yegâne penceremiz siyah &#8211; beyaz TRT televizyonuydu.</figcaption></figure>
<p><strong>Televizyonunuzu kapatmayı unutmayınız…</strong></p>
<p>Şarkıdaki <em>“minicik elleriyle üşümüş ayaklarını ovuşturan çocuk”</em>&nbsp; ben değilim. <em>“Gidecek bir yeri olmayan, üşümüş, açıkmış sıcacık bir çörek gibi güneşi düşleyen… Sevilmemiş, bilinmemiş unutulmuş</em>” değilim… Ama ağlıyorum bu yılbaşı akşamı… Bütün çocuklar için… Ve şarkı söylüyorum gizliden…</p>
<p>“ <em>Yıl 1979 onun bundan haberi yok</em>”… &nbsp;Öyle ya bu yıl çocuk yılı, benim yılım… Bizim yılımız… “çocuklar ölmesin” diye,&nbsp;&nbsp; ”şeker de yiyebilsinler” diye… Bombalar patlamasın, mayınlara basmasınlar diye, evsiz kalmasınlar, aç yatmasınlar diye… Kibrit alevinde sönmesin umutları diye, Unisef çocuk yılı ilan etmiş 1979 senesini…&nbsp; Öyleyse bu yıl insanlar ölmeyecek sokaklarda kurşunlardan, okullar kapanmayacak, eğitim- öğretime ara verilmeyecek, geceleri sokağa çıkılacak eskisi gibi korkusuzca… Mahallede top oynayabilecek çocuklar geç vakte kadar… Okul kapılarında polisler nöbet tutmayacak… Bundan böyle çantalarımız aranmayacak girişte… Çünkü ortaokuldayız biz… Her şeyin tam ortasında yani…</p>
<p>Saat ilerliyor, 1979’un gelmesine az bir zaman kaldı… Halit Kıvanç anons ediyor, “şimdi dünya televizyonlarına bağlanıyoruz, birazdan ABBA bizlerle olacak”… Camdan kalkıyorum… En sevdiğim grup… Spiker anons ederken bu yılın çocuk yılı olması nedeniyle, grubun bir tek plak (single) yaptığını ve gelirini de Unisef’e bağışladıklarını söylüyor İngilizce… Ben yapılan tercümeden anlıyorum. Seviniyorum. İçimdeki hüzün yerini umuda bırakıyor. Güzel şeyler olacak yeni yılda, artık inanıyorum buna, filmlerdeki gibi iyiler kazanacak bu yıl da…</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/p4QqMKe3rwY?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<h2><strong>Chiquitita</strong></h2>
<p><strong>Chiquitita, tell me what&#8217;s wrong?<br />
You&#8217;re enchained by your own sorrow.<br />
In your eyes there is no hope for tomorrow<br />
How I hate to see you like this.<br />
There is no way you can deny it,<br />
I can see that you&#8217;re, oh, so sad, so quiet&#8230;</strong></p>
<p><strong>Chiquitita, tell me the truth!<br />
I&#8217;m a shoulder you can cry on&#8230;<br />
Your best friend, I&#8217;m the one you must rely on,<br />
You were always sure of yourself.<br />
Now I see you&#8217;ve broken a feather,<br />
I hope we can patch it up together&#8230;</strong></p>
<p><strong>Chiquitita, you and I know&#8230;<br />
How the heartaches come and they go,<br />
And the scars they&#8217;re leaving.<br />
You&#8217;ll be dancing once again and the pain will end,<br />
You will have no time for grieving&#8230;</strong></p>
<p><strong>Chiquitita, you and I cry,<br />
And the sun is still in the sky and shining </strong></p>
<p><strong>above you.<br />
Let me hear you sing once more like you did before!<br />
Sing a new song, Chiquitita!<br />
Try once more like you did before,<br />
Sing a new song, Chiquitita&#8230;</strong></p>
<p><strong>So the walls came tumbling down&#8230;<br />
And your love&#8217;s a blown out candle.&nbsp; </strong></p>
<p><strong>All is gone and it seems too hard to handle!<br />
Chiquitita, tell me the truth!<br />
There is no way you can deny it,<br />
I see that you&#8217;re, oh, so sad, so quiet&#8230;</strong></p>
<p><strong>Chiquitita, you and I know&#8230;<br />
How the heartaches come and they go.<br />
And the scars they&#8217;re leaving,<br />
You&#8217;ll be dancing once again and the pain will end,<br />
You will have no time for grieving.</strong></p>
<p><strong>Chiquitita, you and I cry&#8230;<br />
And the sun is still in the sky and shining </strong></p>
<p><strong>above you.<br />
Let me hear you sing once more like you did before&#8230;<br />
Sing a new song, Chiquitita!<br />
Try once more like you did before&#8230;<br />
Sing a new song, Chiquitita&#8230;</strong></p>
<p><strong>Try once more like you did before&#8230;<br />
Sing a new song, Chiquitita&#8230;</strong></p>
<h2><strong>Küçük Kız</strong></h2>
<p><strong>Küçük kız, söyle bana sorun ne?<br />
Kendi üzüntünün esiri olmuşsun<br />
Yarın için hiç umut yok gözlerinde<br />
Seni böyle görmekten nefret ediyorum.<br />
Bunu inkâr edemezsin<br />
Çok üzgün, çok mutsuz olduğunu anlayabiliyorum</strong></p>
<p><strong>Küçük kız, bana doğruyu söyle!<br />
Üzerinde ağlayabileceğin omuz benim&#8230;<br />
En iyi arkadaşın, güvenmen gereken kişiyim.</strong> <strong><br />
Sen hep kendinden emindin,<br />
Şimdi kolun kanadın kırık<br />
Birlikte üstesinden gelebiliriz, umarım.</strong></p>
<p><strong>Küçük kız, sen ve ben biliyoruz&#8230;<br />
Kalp ağrılarının nasıl gelip gittiğini,<br />
Ve bıraktıkları izleri.<br />
Tekrar dans edeceksin, acın dinecek<br />
Kederlenmek için hiç vaktin olmayacak</strong></p>
<p><strong>Küçük kız, sen ve ben ağlıyoruz<br />
Ancak güneş hala gökyüzünde ve senin üstünde ışıldıyor<br />
Tekrar şarkı söylediğini duyayım, önceleri, yaptığın gibi<br />
Yeni bir şarkı söyle küçük kız<br />
Daha önce yaptığın gibi dene<br />
Yeni bir şarkı söyle küçük kız</strong></p>
<p><strong>Duvarlar yıkılıyor<br />
Sevgin sönmüş bir mum<br />
Her şey bitti ve bununla baş etmek zor görünüyor<br />
Küçük kız bana doğruyu söyle<br />
Bunu inkâr edemezsin<br />
Çok üzgün, çok mutsuz olduğunu anlayabiliyorum</strong></p>
<p><strong>Küçük kız, sen ve ben biliyoruz&#8230;<br />
Kalp ağrılarının nasıl gelip gittiğini,<br />
Ve bıraktıkları izleri.<br />
Tekrar dans edeceksin, acın dinecek<br />
Kederlenmek için hiç vaktin olmayacak</strong></p>
<p><strong>Küçük kız sen ve ben ağlıyoruz<br />
Ancak güneş halen gökyüzünde ve senin üstünde ışıldıyor?<br />
Tekrar şarkı söylediğini duyayım, önceleri yaptığın gibi<br />
Yeni bir şarkı söyle, Küçük kız<br />
Daha önce yaptığın gibi dene<br />
Yeni bir şarkı söyle küçük kız</strong></p>
<p><strong>Daha önce yaptığın gibi dene<br />
Yeni bir şarkı söyle küçük kız</strong></p>
<p>Hiç kuşkusuz iyi değil İngilizcem söylenenleri anlayacak kadar… Ama müzik öyle umut dolu, öyle kararlı, öyle coşkulu ki, gerek bile duymuyorum anlamaya sözlerini….Yeni yılda yenilenecek bir dünya kuruyorum şimdi, silip gözyaşlarımı uzaklara dalıyorum… İçimin en derin yerinden gülümsüyorum…</p>
<p><strong><em>Otuz sekiz yıl aradan sonra bir başka yılbaşı gecesi, döne döne yağan kara bakarken… Bir kız çocuğu beliriyor gecenin ortasında… Burnunu iyice cama dayamış olan, gülümsüyor… Seviniyorum…</em></strong></p>
<p><strong>*Chiquitita:&nbsp;</strong>İspanyolca’ da Küçük Kız anlamına gelmektedir…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/abba-chiquitita-kucuk-kiz/">ABBA – Chiquitita (Küçük Kız)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/abba-chiquitita-kucuk-kiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1871</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yasmin Levy: &#8220;Adio Querida&#8221;</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/yasmin-levy-adio-querida/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/yasmin-levy-adio-querida/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 01 Jan 2016 20:32:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Yaşar]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dinleme Listesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Müzisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Video Klip]]></category>
		<category><![CDATA[Adio Kerida]]></category>
		<category><![CDATA[Adio Querida]]></category>
		<category><![CDATA[hoşça kal sevgilim]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[Yasmin Levy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1490</guid>
				<description><![CDATA[<p>Adio Querida, telaffuzuyla Adio Kerida yani “hoşça kal sevgilim”&#8230; İspanyolca bildiğimden yahut anladığımdan değil ama ses nükteleri aksanının verdiği buğulu, puslu, düşünceli ve anlamlı gelen tınısıyla ruhumdan bazen bir şeyler alıp götüren bazense tamamlanmamış bir cümleye nokta koyan şarkı. İlk dinlediğimde henüz bir sevgilim bile olmamasına rağmen belki hüzne yatkın ruhuma hapsolan Yasmin LEVY&#8216;nin seslendirdiği [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yasmin-levy-adio-querida/">Yasmin Levy: &#8220;Adio Querida&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adio Querida</strong>, telaffuzuyla <strong>Adio Kerida</strong> yani “<strong>hoşça kal sevgilim</strong>”&#8230; İspanyolca bildiğimden yahut anladığımdan değil ama ses nükteleri aksanının verdiği buğulu, puslu, düşünceli ve anlamlı gelen tınısıyla ruhumdan bazen bir şeyler alıp götüren bazense tamamlanmamış bir cümleye nokta koyan şarkı.</p>
<p>İlk dinlediğimde henüz bir sevgilim bile olmamasına rağmen belki hüzne yatkın ruhuma hapsolan <strong>Yasmin LEVY</strong>&#8216;nin seslendirdiği Adio Kerida ruhumun tınısı haline geldi. Zamanla ruhuma hapsettiğim bu tınıyı anlamlandırmak çok zor olmadı. Hayat öyle şeyler getiriyor ki bazen insanoğluna çocukken aşık olduğun anlamsız şarkı hayatınla vücut bulup karşına dikiliyor. İlk sevgilim aynı zamanda ilk ayrılığım olan insana borçluyum bu vücut buluşu. Kendini gösterdiğinde 19 yaşındaydım ilk kez sevmiş, ilk kez hoşça kal demiştim sevdiğime&#8230; Şimdilerdeyse ruhuma işleyişi bambaşka birçok kez hoşça kal dediğin sevdiğin yanında ve artık ikiniz için bir “hoşça kal”dan ziyade ömür vadeden bir anı Yasmin LEVY&#8217;nin Adio Kerida’sı&#8230;</p>
<p>Bazen bir hoşça kal binlerce hoşgeldin senatosu yaşatır sevdiğine&#8230;</p>
<p>Her dinlediğimde ağlatan o şarkı şimdilerde ufak bir tebessümle hayatın bana kattıklarını seriyor önüme gülümseterek. Demem o ki seversin, sevilirsin ve bazen kaybedersin. O hoşça kal dediğin insan eğer kaderinse ne geçen zaman ne de yaşamın alıp götürdükleri bir kez daha BEN GELDİM diyerek elini tutmasına engel olamaz&#8230;</p>
<p>Herkes hoşça kal der sevdiğine&#8230; Kimi vazgeçtiği için, kimi yanlış olduğunu düşündüğü için, kimi bilmem ne için der bunu. HOŞÇA KAL demek değil mevzu sevdiğine, vazgeçebilmek hoşça kal dedikten sonra. Herkes bilir, herkes yaşar bu vazgeçişi yahut vazgeçme ümidini&#8230; Ama asıl mevzu o “hoşça kal”la beraber kalbinden uğurlayabilmektir sevdiğini. Ben defalarca denedim. Bazen vazgeçtim sandım, bazense vazgeçmeyi umdum. Ama her uğurlayışım yeni bir karşılama buldu. Siz, siz olun kalbinizden uğurlayamadığınıza hoşça kal demeyin&#8230;</p>
<p>Bienvenido querida… Hoşgeldin sevgilim&#8230; Hep hoş gel ve hiç hoşça kal-ma&#8230;</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/DdcusOXh_f8?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yasmin-levy-adio-querida/">Yasmin Levy: &#8220;Adio Querida&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/yasmin-levy-adio-querida/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1490</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Nerede O 90’lar?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/nerede-o-90lar/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/nerede-o-90lar/#comments</comments>
				<pubDate>Sun, 22 Nov 2015 22:47:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Erhan Demir]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Albüm]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Müzisyen]]></category>
		<category><![CDATA[90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[90’larda müzik]]></category>
		<category><![CDATA[albüm satışları]]></category>
		<category><![CDATA[aranjör]]></category>
		<category><![CDATA[klip]]></category>
		<category><![CDATA[müzik endüstrisi]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[şarkıcı]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=844</guid>
				<description><![CDATA[<p>Eminim ki son zamanlarda neredeyse hepimiz bu soruyla karşı karşıya kalıyoruz. İtiraf etmeliyim ki ben de bir müzisyen ve bir dinleyici olarak aynı dertten mustaribim. Tarkan “Oynama Şıkıdım”, Sertab Erener “Sakin Ol”, Grup Vitamin “Takmayacaksın”, Burak Kut “Benimle Oynama” şarkılarıyla herkesi 12’den vurmayı başardı. Tabi bu sanatçıların haricinde daha birçok isim var. 90’larda her defasında [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/nerede-o-90lar/">Nerede O 90’lar?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Eminim ki son zamanlarda neredeyse hepimiz bu soruyla karşı karşıya kalıyoruz. İtiraf etmeliyim ki ben de bir müzisyen ve bir dinleyici olarak aynı dertten mustaribim.</p>
<figure id="attachment_850" aria-describedby="caption-attachment-850" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/6.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-850 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/6-300x188.jpg?resize=300%2C188" alt="Müzik kasetleri 90'larda önemli bir yer tutardı." width="300" height="188" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/6.jpg?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/6.jpg?resize=343%2C215&amp;ssl=1 343w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/6.jpg?resize=326%2C205&amp;ssl=1 326w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/6.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/6.jpg?w=894&amp;ssl=1 894w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-850" class="wp-caption-text">Müzik kasetleri 90&#8217;larda önemli bir yer tutardı.</figcaption></figure>
<p>Tarkan “Oynama Şıkıdım”, Sertab Erener “Sakin Ol”, Grup Vitamin “Takmayacaksın”, Burak Kut “Benimle Oynama” şarkılarıyla herkesi 12’den vurmayı başardı. Tabi bu sanatçıların haricinde daha birçok isim var.</p>
<p>90’larda her defasında şu soruya maruz kalırdık: “Hızlı şarkıları mı seversin yoksa slow şarkılar mı hoşuna gider?” Bu kadar basitti aslında. Tarzlar elbette vardı. Ancak müzik sohbetleri bu soruyla başlamasa eksik kalan bir şey olurdu.</p>
<figure id="attachment_849" aria-describedby="caption-attachment-849" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/5.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-849 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/5-300x232.jpg?resize=300%2C232" alt="Dijital müzik kaydı ile çok şey değişti." width="300" height="232" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/5.jpg?resize=300%2C232&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/5.jpg?w=568&amp;ssl=1 568w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-849" class="wp-caption-text">Dijital müzik kaydı ile çok şey değişti.</figcaption></figure>
<p>Bağımlılık haline gelen Tetris oyunu, mahalle maçları, sokaklarda geçen çocukluğumuz… Walkman’den Discman’e geçiş adeta devrim niteliğindeydi.</p>
<p>Dönüp baktığımızda aradan 20 sene geçmiş – o kadar olmuş mu?</p>
<p>Teknolojide dev sıçramalar olmuş. Bilgisayarlar bu denli yaygın değilken, İnternet 90’ların sonlarına doğru hayatımıza girmeye başlamış. O zamanlarda cep telefonu, dizüstü bilgisayarı, tablet bilgisayar ancak bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz kadar sınırlıydı…</p>
<p>Şimdilerde ise bunlardan en az bir tanesi hepimizde var.</p>
<figure id="attachment_851" aria-describedby="caption-attachment-851" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/7.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-851 size-large" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/7-1024x678.jpg?resize=640%2C424" alt="Müzik endüstrisinde 90'lardan günümüze çok şey değişti." width="640" height="424" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/7.jpg?resize=1024%2C678&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/7.jpg?resize=300%2C199&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/7.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/7.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-851" class="wp-caption-text">Müzik endüstrisinde 90&#8217;lardan günümüze çok şey değişti.</figcaption></figure>
<p>Peki ya Müzik bunun neresinde? Ne oldu da milyonlar satan şarkıcılar günümüzde bu kadar az satış yapar hale geldi?</p>
<p>Bu sorunun cevabı aslında bir önceki paragrafta gizli: Teknoloji!</p>
<p>Artık çok az insan Müzik marketlerden albüm satın alıyor. “Ne gereği var ki? İnternetten bedava indirmek dururken neden para harcayayım?” diyen birçok insan var etrafta. Hele ki bu insanlar çok sevdiğini iddia ettikleri sanatçıların albümlerini almazken, bu hassasiyeti onlardan beklemek insanı hayal kırıklığına uğratabilir.</p>
<figure id="attachment_846" aria-describedby="caption-attachment-846" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/2.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-846 size-large" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/2-1024x682.jpg?resize=640%2C426" alt="90'larda müzik" width="640" height="426" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/2.jpg?resize=1024%2C682&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/2.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/2.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/2.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-846" class="wp-caption-text">90&#8217;larda müzik</figcaption></figure>
<p>Bir an için kendinizi bir müzisyenin yerine koyun. Düşünün &#8211; o kadar emek verdiğiniz şarkılarınız için geceler boyu stüdyolarda sabahlamışsınız, bir çok aranjör ve müzisyen size destek vermiş, klip çekimi yapmışsınız, lansman için paralar akıtmışsınız… Sonra şarkılarınızı büyük bir sevinçle ve heyecanla ortaya çıkarıyorsunuz… Fakat o da ne? Birileri kalkıp bunların tamamını yok sayıyor ve albümünüzü ücretsiz olarak dinliyor. Ne hissederdiniz?</p>
<figure id="attachment_847" aria-describedby="caption-attachment-847" style="width: 1280px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/3.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-847 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/3.jpg?resize=640%2C471" alt="90'lı yıllarda müzik dinlemenin basit kuralları vardı." width="640" height="471" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/3.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/3.jpg?resize=300%2C221&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/3.jpg?resize=1024%2C753&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-847" class="wp-caption-text">90&#8217;lı yıllarda müzik dinlemenin basit kuralları vardı.</figcaption></figure>
<p>Müzik endüstrisi son 20 yıldır işte bu ve bunun gibi durumlardan yerlerde… Albüm satış kültürü kalmadı gibi bir durum söz konusu… Çeşitli Müzik veri servisleri, GSM Operatörleri ve sosyal paylaşım siteleri aylık üyelik bedeli karşılığında şarkıları legal olarak dinlememizi sağlıyor.</p>
<p>Peki, kaç kişi bu mecralardan albüm satın alıyor?</p>
<p>Müzisyenlere bu pastadan sadece ufak bir dilim düşüyor… Belki de bir çatal…</p>
<p>Çok mu karamsar bir tablo çizdim sizlere?</p>
<p>Biz müzisyenler her şeye rağmen şarkılarımızı çalıp söylemeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki Müzik sektörü o eski gösterişli zamanlarına geri döner.</p>
<p>Müzisyenleri yalnız bırakmayalım, küstürmeyelim!</p>
<p>Umarım bu yazıyı okuyan değerli dinleyiciler bu yazılanları dikkate alırlar.</p>
<p>Fastfood restoranlarında harcadığımız bir menü parasına denk gelen miktarı sevdiğimiz şarkıcılardan esirgemeyelim.</p>
<p>Albüm satın alalım!</p>
<p>Müzik keyiftir &#8211; Keyifli dinlemeler…<strong>&nbsp;</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/nerede-o-90lar/">Nerede O 90’lar?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/nerede-o-90lar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">844</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
