<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Şeyma Yılmaz &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/seymayilmaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Aug 2018 14:30:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Plan Bu, Plan Yok</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/plan-bu-plan-yok/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/plan-bu-plan-yok/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 10 Aug 2018 05:00:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=15501</guid>
				<description><![CDATA[<p>Beni evime götür dedim. Ama evim neresi bilmiyorum. Üşüyorum. Beklemekten yoruldum. Hiç kimseye ne yaptığımı anlatamam. Ne insanlar nede içlerinden taşan duyguları umurumda. Katlanamıyorum. Ne iklime ne bu şehre. Dağların denize paralel mi dik mi uzandığı umrumda değil. Her şeyden bir haber insan yığını. Keskin bir acıyı güvenli betonlara tercih eden yaşayan ölüler. Durmadan bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/plan-bu-plan-yok/">Plan Bu, Plan Yok</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Beni evime götür dedim. Ama evim neresi bilmiyorum.</p>
<p>Üşüyorum. Beklemekten yoruldum. Hiç kimseye ne yaptığımı anlatamam. Ne insanlar nede içlerinden taşan duyguları umurumda.</p>
<p>Katlanamıyorum. Ne iklime ne bu şehre. Dağların denize paralel mi dik mi uzandığı umrumda değil. Her şeyden bir haber insan yığını.</p>
<p>Keskin bir acıyı güvenli betonlara tercih eden yaşayan ölüler. Durmadan bir yerden başka bir yere koşturan zavallılarız.</p>
<p>Zaman tanrısıyla anlaşma yaptığını sanan bütün zavallılar gibi acele etmemiz gerekiyor. O saatte orada olmalıyım.</p>
<p>Katlanamıyorum. Bu hız başımı döndürüyor.</p>
<p>Başlangıcı ve bitişi belli olan bir ömüre bir telaşla ne sığdırabileceğini sanıyorsun? Daha önce yazılıp çizilmeyen hangi planın var senin?</p>
<p>Tüm planlar senin o gün öleceğini gösteriyor. Ne yaparsan yap o yağmurda ıslanacaksın. Bu üzücü olacak. Belki asla mutlu olamayacaksın.</p>
<p>Tüm hayatın mücadele ederek geçecek. Ve istediğin şeyi elde edemeyeceksin.</p>
<p>İstediğin sessizliği asla bulamayacaksın.</p>
<p>Asla yeterince zamanın olmayacak.  Olduğunu düşündüğün zamanları telaş içinde bir yerden başka bir yere koşarken harcayacaksın. Planlandı.</p>
<p>Senin izninle gerçekleşen hiçbir şey yok. O gün tesadüfen karşına çıktığını sandığın o adam bir tesadüfle orada değildi. Ama sen öyle sandın.</p>
<p>Her şey bir plan dahilinde. Ama sen yinede kendini yormaktan vazgeçemiyorsun.</p>
<p>Bütün tutkuların, hayallerin, acıların, hüznün, mutluluğun bile sadece sana özel yapılmış bir haritada duruyor. Ve sen buna uygun yaşıyorsun. Çünkü diğer türlü olabilmen mümkün değil. Elinde değil.</p>
<p>Durmadan özlediğin canını yakan o his neden var biliyor musun?</p>
<p>Bunu fark etmeni engellemek için.</p>
<p>Çocukken öldüğünü gördüğün o kedi. Hatırlıyor musun? Tüm organlarını kurtlar yemişti. Bağırsakları dışarı çıkana kadar orada bekledi. Sen günlerce gidip gelip birisi onu oradan alacak mı diye baktın. O da düşünemedi. Sonunun böyle olacağını nereden bilebilirdi? Fark et işte. Bu yazıyı okumanın nedeni budur belki. Dediğim gibi. Plan. O plan yani.</p>
<p>Neyse.</p>
<p>Sana verebileceğim en iyi öneriyi vereceğim.</p>
<p>Zamana bırak.</p>
<p>En iyisi bu.</p>
<p>Belki de asla geçmeyecek.</p>
<p>Ya da göz açıp kapayana kadar diyeceksin.</p>
<p>Kim bilir?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/plan-bu-plan-yok/">Plan Bu, Plan Yok</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/plan-bu-plan-yok/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15501</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mektup / Öykü</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/mektup-oyku/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/mektup-oyku/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 28 Jul 2018 07:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=15418</guid>
				<description><![CDATA[<p>Üç gündür kafasında aynı konuşmanın provasını yapıyor. Konuyu bir türlü söylemesi gereken şeye bağlayamıyor. Yazmayı denemeli. Kalkıp bir kağıt ve kalem buluyor. Sevgili Meryem, Seninle iletişim kurmakta bu kadar geciktiğim için üzgünüm&#8230; Hayır. Kağıdı buruşturup çöpe atıyor. Başka bir kağıt bulup tekrar yazmayı deniyor. Meryem, seni görmeyeli uzun bir süre oldu. Hayır. Bu kağıtta çöp [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mektup-oyku/">Mektup / Öykü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Üç gündür kafasında aynı konuşmanın provasını yapıyor. Konuyu bir türlü söylemesi gereken şeye bağlayamıyor. Yazmayı denemeli. Kalkıp bir kağıt ve kalem buluyor.</p>
<p>Sevgili Meryem,</p>
<p>Seninle iletişim kurmakta bu kadar geciktiğim için üzgünüm&#8230;</p>
<ul>
<li>Hayır. Kağıdı buruşturup çöpe atıyor. Başka bir kağıt bulup tekrar yazmayı deniyor.</li>
</ul>
<p>Meryem, seni görmeyeli uzun bir süre oldu.</p>
<ul>
<li>Hayır. Bu kağıtta çöp oluyor. Nereden başlaması gerektiğine karar vermesi gerekiyor. Kısa bir girişle konuyu mu anlatmalı? Yada uzunca bir merhabayla doğrudan söylemeli mi?</li>
</ul>
<p>İyi de insan böyle bir şeyi nasıl söyler? Kendini Meryem`in yerine koyuyor. Belki de mutludur. Uzun bir zaman oldu. Belki ona vermediği mutluluğu şimdi doyasıya yaşıyordur. Yine de bunu yapmalı. Bunu yapmadan ölemem diye düşünüyor. Hayatta olan hayatta kalsın. Sonrasını kimse bilemez. Temiz bir kağıt bulup tekrar yazmayı deniyor.</p>
<p>“ Canım Kızım,</p>
<p>Eğer bu mektup eline geçmişse sende beni unutmamışsın demektir. Geçen 10 yıl boyunca seni düşünmediğim tek bir günüm bile olmadı. Tek bir anım bile. Sürekli o gün geldiğinde ki halini düşünüyorum. Baban güçsüz biriydi kızım. Güçsüz ve yalnız. Etrafındaki kuru kalabalığı yalnızlığını iyileştiremezdi.</p>
<p>O gün sen yağmurun altında ıslanırken seni izliyordum. Fakat bir türlü kendimde senin yanına gelecek gücü ve cesareti bulamadım. Sanırım bir babanın olmadığını fark ettiğin ilk an oydu. Son olmadığını düşündüm. Kalbim acıyarak söylüyorum ki sana babalık yapamadığım için çok pişmanım. Bunu ne kadar kelimelere dökmeye çalışsam da kelimelerin buna yetebileceğini sanmıyorum. Sen de sanma.</p>
<p>Geçen 10 yıl boyunca sana söyleyebileceğim ilk şey seni sevdiğimi sana gösteremediğim için beni affetmeni istemektir. Ben büyüklüğümü gösteremedim canım kızım. Ama sen yinede beni affet. Babanı affet. Seni ilk kucağıma aldığım anı hiç unutmadım. Küçük bir kulubede soğuktan titrediğim bir kış günü seni kucağıma verdiler. Kırmızı bir battaniyeye sarılıydın. Yinede bu, kafanın üzerindeki kısa siyah saçlarının kana bulanmışlığını kapatamadı.</p>
<p>Sana ismini ben verdim. Sanırım tüm hayatım boyunca senin için yaptığım en iyi şey buydu. Sana annemin adını verdim. Çünkü hayatımda karşılaştığım en naif kadındı. Seninde öyle olmanı diledim içimden. Kucağıma geldiğinde ağlamayı bırakıp gözlerime bakışını hiç unutamam.</p>
<p>Doğduğun andan itibaren gözlerinin bana bakışının hep bugünlerin habercisi olduğunu düşündüm. O kadar bilge ama çetin. Aynı zamanda hırçın. İçimi görebil. Küçük parmağımı minik ellerinin arasına alıp sıktığında fark ettim hayata tutunuşun tıpkı böyle olacaktı. “ Hayata sıkı sıkı tutun Meryem. “</p>
<p>Sana bu satırları iki nedenden dolayı yazıyorum. İlki pişmanlığım. İnsan pişman bir kalple uzun süre yaşayamıyor. Bende yapamıyorum. İkinci nedende bu zaten. Sana gelmeyip sarhoş olmaya harcadığım onca zaman bana bir kanser olarak geri döndü. O kadar pişmanım ve üzgünüm ki kendim için daha iyi bir son hayal edemiyorum. Acı içinde ölmekten başka bir şey umamam. Yaptıklarımın cezasını bu dünyada çekmeyi diliyorum.</p>
<p>İnanıyorumki insan hayatta yaptığı her şeyin karşılığını alır. Bu dünyada bana geri gelen bir pişmanlık var. Yinede kendimi diğer dünyada acı çekmeye hazırlamaktan başka bir şey yapamam.</p>
<p>Sevgilerimle.</p>
<p>Baban. “</p>
<p>Meryem mektubu elinden bıraktığında ağladığını fark etmedi. Zarfın içinden küçük bir not kağıdı daha çıktı.</p>
<p>Not: sana hayatım boyunca bırakabileceğim daha iyi bir şey hiç olmadı. O yüzden lütfen bu evi kabul et. Sana avukatımın adresini bırakıyorum. Sahip olduğum her şey senindir ve bankada seni bekliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mektup-oyku/">Mektup / Öykü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/mektup-oyku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15418</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Uykudandüş</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/uykudandus/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/uykudandus/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 01 Jun 2018 05:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=14756</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hiç anlam veremediğim durumlar var. Yaşıyorum yani. Hiç anlam veremediğim insanlar. Hiç anlam veremediğim duygular. Hisler böyle. Yani ne konuşabiliyorum böyle ne de susmak iyi hissettiriyor. Ne gidebiliyorum mesela ne de kaldığımda dinginim. Anlayamıyorum. Katlanamıyorum. Sanki sürekli derine ittiğim pimi çekilmiş bomba. Zihnim susmuyor. En çok bu deli ediyor. Benim yanımda ol. Karşımda değil. Tartışma [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/uykudandus/">Uykudandüş</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Hiç anlam veremediğim durumlar var. Yaşıyorum yani. Hiç anlam veremediğim insanlar. Hiç anlam veremediğim duygular. Hisler böyle.</p>
<p>Yani ne konuşabiliyorum böyle ne de susmak iyi hissettiriyor. Ne gidebiliyorum mesela ne de kaldığımda dinginim. Anlayamıyorum.</p>
<p>Katlanamıyorum.</p>
<p>Sanki sürekli derine ittiğim pimi çekilmiş bomba.</p>
<p>Zihnim susmuyor. En çok bu deli ediyor. Benim yanımda ol. Karşımda değil. Tartışma benimle. Kavga etme.</p>
<p>Kafamın içinde sürekli aynı ses. Tek bir cümle.</p>
<p>İstediğin bu mu?</p>
<p>Hayır değil. Ama ne yapabilirim?</p>
<p>İçim rahat.</p>
<p>Kalman için elimden gelen her şeyi yaptım. Yine de gitmekten vazgeçmedin. Bende bıraktım o yüzden.</p>
<p>Kendimi sana adanmış bir ömürle oradan oraya atıyorum. Artık hiçbir şeyin seni geri getirmeyeceğinin farkındayım. Bu günler geride kalsın istiyorum.</p>
<p>Yeni bir başlangıca hazırım. Göğüs kafesimdeki seni elime aldım. Sonra onu bir kutuya koydum. Bir daha açılmayacak o kutu. Rahat bir uyku istiyorum. Dinlendiren bir uyku. Bu mümkün mü? Dinlendiren uykular var mı? Aklıma kuş uykusu geliyor yine. Seni düşündükçe zihnime batan bir gerçeklik var. Uyumama engel oluyor.</p>
<p>Olağan durumları duvarlarla örüyorlar. Yapamıyorum. Nefes alamıyorum. Elimde kalan tek şey alışkanlıklarım. Elmalı çaylar. Aynı şiirin aynı mısrasını tekrar tekrar okudum.</p>
<p>Şair yanılıyor.</p>
<p>“ bütün acılar zamanla geçmez. “</p>
<p>Yinede benim için çektiği tüm acılara minnettarım.</p>
<p>“ Keşke kaçabilsem. Bildiğim, bana ait olan, sevdiğim şeylerden kaçabilsem. Keşke gidebilsem burası olmayan herhangi bir yere. Bu yüzleri, bu alışkanlıkları, bu günleri görmek istemiyorum artık. Başka biri olmalı, hücrelerime sinmiş bu rol yapma saplantısının yorgunluğunu atmalıyım. Uyku huzurla değil, hayatla çöksün üstüme. Deniz kenarında bir kulübe, hatta dağların sarp eteklerinde bir mağara yeter bana. Ne yazık ki istemekle olmuyor. “</p>
<p>( Pessoa / huzursuzluğun kitabı )</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/uykudandus/">Uykudandüş</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/uykudandus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14756</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Limon Ağacı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/limon-agaci/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/limon-agaci/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 20 May 2018 04:00:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=14534</guid>
				<description><![CDATA[<p>Genetik suskunluğumun acısını çekiyorum. Babamdan bana kalan en büyük miras susmak. Katlanamasam da, acı kalbimi kemirse de susuyorum. Kaderci bir ailenin 3.çocuğuyum. Benden sonra 3 kardeş daha yapmış annem. Babamı aldattığı başka bir adamla. Babam o kadar güçsüzmüş ki kabul etmiş her şeyi. Sormamış neden? Neden yaptın? Ben de sormadım. Babamın kızı olduğum için hiçbir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/limon-agaci/">Limon Ağacı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Genetik suskunluğumun acısını çekiyorum.</p>
<p>Babamdan bana kalan en büyük miras susmak. Katlanamasam da, acı kalbimi kemirse de susuyorum.</p>
<p>Kaderci bir ailenin 3.çocuğuyum. Benden sonra 3 kardeş daha yapmış annem. Babamı aldattığı başka bir adamla. Babam o kadar güçsüzmüş ki kabul etmiş her şeyi. Sormamış neden? Neden yaptın? Ben de sormadım. Babamın kızı olduğum için hiçbir acımı feryada dökmedim. Dökeceğim de yok.</p>
<p>Ben küçükken sürekli evimize gelen bir adam vardı. O geldiğinde annem bizi odamıza kilitlerdi. Babam günlerce gelmezdi. Uzun yol işleri.</p>
<p>Kanserli vücudu kalbini ele geçirdiğinde 55 yıldır hayattaydı. Susarak geçirilmiş 55 yıl.</p>
<p>Acı çekti mi bilmiyorum. Hiç söylemedi çünkü. Kanser beynindeki konuşma yetisinin olduğu noktadan geldi babama. Karakterine uyum sağlayan bir kanser. Susarak geçirilen 53 yıl için, 2 yıl konuşma yetisini alan kanseri hiçbir zafer elde edemedi diye düşündüm. Zaten kullanmadığı kelimeleri elinden alamadı. Kime sakladın kelimelerini babacım? Neye?</p>
<p>Konuşmazdı babam. Ama çok düşünceli bir adamdı. Kelimeleri değil davranışları ses olurdu ona. Uzun yoldan dönüşünde soluğu odamda alırdı. Kapıyı anahtarla açış sesini dinlerdim. Uyuyor numaramı bir çikolatayla çözerdi. Davranışlarından öğrendiğim ilk ders bütün hayvanların ruhumuzu beslediği. Babamla her haftasonu birlikte hayvanları beslemek için sokakları dolaşırdık.</p>
<p>İlk ağacımızı evin bahçesine diktik. Limon ağacım. Canım babam.</p>
<p>Babamın babası öldüğünde babam ortaokuldaymış. Sonrası malum. İş bulmak, annesi ve küçük kız kardeşine bakmakla geçen bir ömür.</p>
<p>Dedem öldüğünde nasıl hissettin sorusu gözlerinde asılı kalan yaşlarla cevaplanırdı hep. Birkaç denemeden sonra konuyu açmayı bıraktım bende. Şimdi anlatmaya çalıştığı her kelimeyi yaşıyorum.</p>
<p>“ acılar, acılarla karşılaştırılamaz.”</p>
<p>Susuyorum.</p>
<p>Yazıyorum.</p>
<p>Kalbim kavruldu babam gidince. Dünyamın merkezi birkaç santim kaydı yerinden. Arkamdaki dağ başıma yıkıldı sanki. Hiç iyileşemeyecek bir yara aldı kalbim.</p>
<p>“ Bazı yaralar zamanla geçmez. ”</p>
<p>Zamanın ilaç olduğu olgusu yalanlandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>(Seni özlemediğim bir günüm bile yok. Bir anım bile.)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/limon-agaci/">Limon Ağacı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/limon-agaci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14534</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gece / Öykü</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/gece/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/gece/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 30 Apr 2018 04:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=14288</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bir çok çaresizlik biliyorum. Sanırım birkaç tanesini gördüm. Birinde dünyanın hiçbir dili sana ses olamadı. Hiçbir iletişim yolu seni anlamama yetmedi. Denemeyi hiç bırakmadım. Sesler yoksa ellerim var. Ellerim yoksa kalbim. Var dimi? Şimdi hiçbir şeyden emin olamıyorum. Dünyanın bütün dağları, okyanusları, çölleri bana hiçbir şey ifade etmiyor. Çünkü diğer çaresizliğimde seni iyileştirmeye gücüm yetmedi. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/gece/">Gece / Öykü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bir çok çaresizlik biliyorum. Sanırım birkaç tanesini gördüm. Birinde dünyanın hiçbir dili sana ses olamadı. Hiçbir iletişim yolu seni anlamama yetmedi. Denemeyi hiç bırakmadım. Sesler yoksa ellerim var. Ellerim yoksa kalbim. Var dimi?</p>
<p>Şimdi hiçbir şeyden emin olamıyorum. Dünyanın bütün dağları, okyanusları, çölleri bana hiçbir şey ifade etmiyor. Çünkü diğer çaresizliğimde seni iyileştirmeye gücüm yetmedi. Hiçbiri yanımda olmadı. Bu kez deneyebileceğim bir yol yoktu. Bıraktım o yüzden. Yada hiç başlamadım. Hangisi bilmiyorum.</p>
<p>Bütün gece dolu bir ay`a baktım. Üşüdüm. Sesler dinledim. Dinlemek zorundaydım. Acı. Açlık. Yada hissizlik. Ne bileyim. Bulutların arasında bir görünüp bir kaybolan ay. Nereye gidip geliyorsun anlat bana. Nasıl bu kadar aynısın? Hergün yeniden aynı yerden aynı yere? Hız. Zaman. Yaşam. Ne bileyim. Ben ne zaman böyle oldum? Sen ne zaman gittin? Nasıl kalmanı sağlayamadım?</p>
<p>Korkuyorum. Çünkü yine aynı his. “kalpte asla doldurulamayacak bir boşluk vardır.”</p>
<p>Katlanmakla yetememek arasında bir yerde kayboldum. Yıldızları izleyerek mi geri dönecektim? Peki neredeler? Hiç yıldız yok.</p>
<p>Katlanamıyorum. Çaresizliğe. Güçsüz oluşlara. Göz göre göre kaybetmeye. Yetemiyorum. Kendime. Hastalıklı bir ruha. Sana.</p>
<p>Ulaşamıyorum. Koşmaktan yoruldum. Neyse işte.</p>
<p>Ertesi gece yine uyuyamadım. Yine geceye koştum. Gökyüzünde bir dolu yıldız. Biri kaydı. Hiç olmayacak bir şey diledim bile bile. Belki yeniden seni hissedebilirim diye. Seninle ilgili mevzular derin. Yine hissedemedim ya neyse. Uyuyamadım bir türlü. Bir ben zaten. Bir de karşı gecekonduda tek başına yaşayan o yaşlı adam. Ondaki mevzularda derin. Sigara içiyor boğazına inat. İki gecede bir de rakısı var. Bir de bir köpek var ona eşlik eden. Evsiz ama kimsesiz değil. Köpek yani. Adamın da evi var ama kimsesi yok belli. Yada benim hiçbir şeyim yok bir dolu hüznümden başka. Hüzün hüzünü tanıyor galiba. Belki ondan böyleyim. Dedim ya neyse. Neyse.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/gece/">Gece / Öykü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/gece/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14288</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İstasyon</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/istasyon/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/istasyon/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 03 Apr 2018 04:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13984</guid>
				<description><![CDATA[<p>Düşüncelerimi yakalamaya çalışıyorum. Birer birer zihnimin etrafında uçuşuyorlar. Aklımı ellerine bıraktım. O yüzden bu kadar zor. Hiç kolaylaşmıyor. Yani ne bileyim hızla giden bir trenin camından yakalamay çalıştığım manzaralar gibi. Buraya ne zaman geldim? Neden geldim? Unuttuğum ne varsa işte. Hatırlayamıyorum. Hani şu yaz kış akan nehir. İçindeki kayalar suyu boğuyor mu acaba? Ne bileyim [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/istasyon/">İstasyon</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Düşüncelerimi yakalamaya çalışıyorum.</p>
<p>Birer birer zihnimin etrafında uçuşuyorlar.</p>
<p>Aklımı ellerine bıraktım. O yüzden bu kadar zor. Hiç kolaylaşmıyor.</p>
<p>Yani ne bileyim hızla giden bir trenin camından yakalamay çalıştığım manzaralar gibi.</p>
<p>Buraya ne zaman geldim? Neden geldim? Unuttuğum ne varsa işte.</p>
<p>Hatırlayamıyorum.</p>
<p>Hani şu yaz kış akan nehir. İçindeki kayalar suyu boğuyor mu acaba? Ne bileyim işte aklıma takılan binlerce soru. Böyle binlerce hüzün. Yüzbinlerce bakış.</p>
<p>Hayatının bütün anlarını içinde olarak mı yaşıyorsun sanki? Çoğu bilinçsiz işte. Aynı anlattığım gibi. Hızla giden bir tren.</p>
<p>Bir de böyle gözlerinin içine bakacak ne cesaretin ne zamanın olmayan şeyler. Böyle geri dönemediğin zamanlar. Kaçırdığın uçaklar. İşte son anda yakaladığın trenler. Vazgeçemediğin insanlar. Direndiğin uykular yada uyuyamadığın geceler. İşte acılar.</p>
<p>Kaç kere kendimi toparlamayı denedim hatırlamıyorum. İnsan hiç mi zamanı yakalayamaz? Aynı anda aynı yöne gidiyoruz. Ama hayır. Bir türlü birbirimize yetişemiyoruz. O yüzden bıraktım denemeyi. Köprüler kurmayı bıraktım. Artık hiç denk gelemeyiz herhalde. Bak yine herhalde diyorum. Kalbime bıçaklar.</p>
<p>Yani bir avuç insan bırakıyorum zamana. Sırf herhalde` nin hatırına. Zihni balon.</p>
<p>Hava ağır. Gece uzun. Ve bunun gibi sisli şeyler. Yada böyle aynı anda yaşanan kaç mevsim. Birkaç duygu. Böyle karışık. Şimdi sen mesela gitmek mi istiyorsun yoksa kalacak cesaretin mi yok? Yani hangi keder seni böyle hiçbir şey yapamaz hale getirdi. Bak ben sana söyleyeyim. Aynı anda dört mevsim var. Ama aynı şehirde değil biliyorsun. Aynı insanlarda olmaz. Hangi duyguya kapılacağını iyi belirle. Sonra yok olup gidersin.</p>
<p>Neyse yol bitti. Hızla giden tren istasyonda şimdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/istasyon/">İstasyon</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/istasyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13984</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Düşün</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/dusun/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/dusun/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 19 Mar 2018 05:00:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13684</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kendinden korkma duygundan kurtulmanı istiyorum. Düşün. Düş-ün. Şimdiye kadar yaptıklarını? İz bırakmakla kafayı bozmuşsun. Kaybedeceklerin ton olup kalbine oturmuş. Susup neyi kazandın bugüne kadar? Ya da konuşarak? Ne bileyim…Neyin telaşı bu? Hangi düzene uyum sağlamayı deniyorsun yine? Kim için harcıyorsun yeterince olmayan zamanını? Gözlerinin önünde yaşayıp ölen ruhları görmüyor musun? Kendine karşı bahaneler uydurmayı bırakmanı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dusun/">Düşün</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kendinden korkma duygundan kurtulmanı istiyorum. Düşün. Düş-ün. Şimdiye kadar yaptıklarını? İz bırakmakla kafayı bozmuşsun. Kaybedeceklerin ton olup kalbine oturmuş. Susup neyi kazandın bugüne kadar? Ya da konuşarak? Ne bileyim…Neyin telaşı bu? Hangi düzene uyum sağlamayı deniyorsun yine? Kim için harcıyorsun yeterince olmayan zamanını? Gözlerinin önünde yaşayıp ölen ruhları görmüyor musun? Kendine karşı bahaneler uydurmayı bırakmanı istiyorum. Sana zamanla ilgili şeyler söyleyemem. Ne kadar zamanın var bilmiyorum. Filmin sonu kime gösterildi zaten?</p>
<p>Aynı şarkıyı tekrar tekrar dinlemeye bir son ver. Keşke şu. Keşke bu. Neden öyle olmadı? Neden böyle değildi? Önemi yok artık anlasana. Çok net bir şey söyleyeyim mi? İsteseydi şimdi yanında olurdu. Seni istemedi. Neden şu neden bu. Önemi yok anlasana. Onunla olmayı seninle olmaya tercih etti. Bitti.</p>
<p>Bırak herkesi. Bırak onu. Şunu bırak. Neyi kaybedeceksin? Daha ne var kaybedeceğin?</p>
<p>Birini kaybetmenin imkansızlığı altında ağlayıp sızlayıp duruyorum. Bir an durup da aklıma gelen bir düşünceyle sarsılıyorum. Kafanı duvarlara çarp. Kalbine bıçaklar sapla. Delik deşik olsun ruhun. Birini kaybetmek imkansız. Çünkü zaten kimse senin olmadı. Tıpkı seninde kimsenin olmadığın gibi. İki  kere iki dört. Beş falan değil. Halt yemişler.</p>
<p>Komik. Hayatın boyunca birilerine bir şeyler için öğüt verip aynı durumda kaldığında onları hatırladığın oldu mu hiç? Hiç olmadı. Bir kere bile omzumda zırıl zırıl ağlarken değmez be dediğim hiç kimse gelip bana ben o piç için harcadığım zamanı düşününce ulan değmez demedi. Değmez arkadaşım değmez. Denedim. Değmiyor. Anla artık.</p>
<p>İnsanlar aptal. İnsanlar acımasız. Ne yaptığından habersiz. Vazgeç. Unut artık. Biraz cesur ol artık. Şu sırt çantanı al. Topuklularını çöpe at. Ayakların iyi hissedince sende iyi hissedeceksin güven bana.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dusun/">Düşün</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/dusun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13684</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İz Bırak</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/iz-birak/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/iz-birak/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 16 Feb 2018 05:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=13136</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hüznün insanı tamamlanmış hissettiren bir yanı var. Tabi bunu hüznün içinde boğulurken anlayamıyorsun. Sana ne iyi hissettirir? Belki rüzgâra karşı yürümek? Yada hep istediğin o fotoğraf makinesini alıp fotoğraf çekmek? Belki bir çadır alıp bir yerlere kaçmak? I-ıh. Kaçmak yok. Gitmek. Tren rayları. Sevişmek? Yaş aldığında yanında kalsın istediğin biriyle? Yâ da pi sayısının karekökünü [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/iz-birak/">İz Bırak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Hüznün insanı tamamlanmış hissettiren bir yanı var. Tabi bunu hüznün içinde boğulurken anlayamıyorsun.</p>
<p>Sana ne iyi hissettirir? Belki rüzgâra karşı yürümek? Yada hep istediğin o fotoğraf makinesini alıp fotoğraf çekmek? Belki bir çadır alıp bir yerlere kaçmak? I-ıh. Kaçmak yok. Gitmek.</p>
<p>Tren rayları.</p>
<p>Sevişmek? Yaş aldığında yanında kalsın istediğin biriyle? Yâ da pi sayısının karekökünü almaya çalışmak?</p>
<p>Ben küçükken bir hikâye vardı. insanların dünyaya diğer yarılarını aramaya gönderildiğine dair bir hikaye bu. Gerçek şu ki…diğer yarı diye bir şey yok. Bir mitoloji diğer yarının seni tamamlayan kişi olduğunu söyler. Bir puzzle gibi birbirinizi bütünlemeniz gerekir.</p>
<p>Eğer tanrıya inanıyorsanız zaten bu hikaye size anlamsız gelecektir. Eğer inanmıyorsanız muhtemelen hikayenin sizin için bir önemi olmaz. Ama nasıl bakarsan bak hikayenin tanıdık gelen ortak bir konusu var. En azından bana. Belki sana da. O da şu: insan ne yaparsa yapsın kendi puzzlelında hep birkaç parça eksik kalıyor.</p>
<p>Düşün ki hayatının en mutlu anının içindesin. Belki yanında en sevdiğin insanlar var. Sonsuzluğunu paylaşacağını düşündüğün kişi olsun mesela. Sürekli seni yoklayan bir his, sana sürekli bir şeylerin eksik olduğunu anlatmaya çalışmıyor mu?</p>
<p>Teorilerime göre o his hüzün. İnsanlık hayatı boyunca bir şey aradı. Yüzyıllar geçtikçe o şeye yaklaştığını sandı. Ama yanıldı. Evrenin sırrı onun nasıl oluştuğuyla ilgili değil. İnsanın kendini evren içinde nereye koyduğuyla ilgili. Çünkü sen evrenin bir parçası değilsin. O senin bir parçan. Bu da seni o yola çıkarıyor. Hüzünle kesişiyorsunuz.</p>
<p>Bir teorim daha var. İlk teorinin devamı bir teori. O da şu: tüm evren bir ruhun hissettiği hüzünle dönüyor. Her defasında farklı bir ruh bir hüzün denizinde boğuluyor ve bunu diğer ruha iletiyor. Seni tamamlayan bir ruh değil. Bu his oluyor. Ve bu kelebek etkisi durmadan devam ediyor. Bu tıpkı birbirine çarpan bilardo topları gibi. Ama daha çok yoruluyorsun. Yaş aldıkça bu hissin bir önemi kalmıyor. Hasar kontrolü böyle bir şey. Sen yaş alıyorsun ve elinde kalanlarla devam ediyorsun. Çünkü o his daha az yorulan birine geçiyor.</p>
<p>Başka türlü olamaz.</p>
<p>Bugün hastanede elleri titreyen adamın gözlerinde gördüğüm şey buydu. Ve içtenlikle gözlerimi kapayıp sonra açtım. Dedim ki hüznünü alıyorum. Ve onunla buraya iz bıraktım.</p>
<p>İz bırak.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/iz-birak/">İz Bırak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/iz-birak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13136</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gittiğini Fark Etmedim</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/gittigini-fark-etmedim/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/gittigini-fark-etmedim/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 27 Jan 2018 05:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Yılmaz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=12660</guid>
				<description><![CDATA[<p>Beni ne zaman terk edeceksin diye sordum. Sesim boş odada yankılanıp suratıma çarptı. Gittin dimi? bu kez son kez ve gerçekten gittin. 10 dan geriye sayıyorum. 10,9,… Merdivenleri çıkarken son sigarayı yakmamalıydım diye düşündüm. Nefes alamıyorum. Yorgunum. 1 den on`a kadar 9 da. 10`umu saklı tutuyorum. O da öyle yapmıştı. Ders al. Yanıp sönen mum [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/gittigini-fark-etmedim/">Gittiğini Fark Etmedim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Beni ne zaman terk edeceksin diye sordum. Sesim boş odada yankılanıp suratıma çarptı. Gittin dimi? bu kez son kez ve gerçekten gittin. 10 dan geriye sayıyorum. 10,9,…</p>
<p>Merdivenleri çıkarken son sigarayı yakmamalıydım diye düşündüm. Nefes alamıyorum. Yorgunum. 1 den on`a kadar 9 da. 10`umu saklı tutuyorum. O da öyle yapmıştı. Ders al.</p>
<p>Yanıp sönen mum ışığı. Ben mum yakmadım.</p>
<p>Çıktığım merdivenlerin bir sonu var mı? Nereye gittiğimden emin değilim. Tam şuan. Hiçbir şey net değil. Burada napıyorsun?</p>
<p>-gitmiştin.</p>
<p>-daha iyi hissetmek için gittim.</p>
<p>Gitmiş.</p>
<p>8,7,…</p>
<p>Rüya.</p>
<p>Eksik.</p>
<p>Artık uykuyla uyanıklık arasında bir yerde sigaralarımı yakıp söndürüyorum. Başka hiçbir şey.</p>
<p>Hatırlayamıyorum.</p>
<p>Seni. Ayrıntıları. Seninle ilgili ayrıntıları.</p>
<p>Seni düşündüğümde kafamın üzerinde bir bulut beliriyor ve sürekli yağmur yağdırıyor. Bir çeşit karaltı hep zihnimin üzerinde dolaşıyor. Nasıl olacak?</p>
<p>Hiçbir zaman dinginliğe erişemeyeceğim. Kulaklarımda çınlayan bir repliğin var. “ Hayatın boyunca birilerine ihtiyaç duyacaksın. “</p>
<p>Üzücü.</p>
<p>Bütün hayatım seni daha az üzmek ve daha az yormak üzerine kurulu. Sadece ne yaparsam yapayım orada olmayacağını biliyorum. Bütün adımlarımı buna göre atıyorum. İlki ve sonrası.</p>
<p>Sonrası böyle.</p>
<p>Sisli ve ıslak.</p>
<p>Geri gel. Seni düşününce aklıma hep kuş uykusu geliyor. Dediğim gibi…</p>
<p>Ne uyur ne uyanık.</p>
<p>Araf işte.</p>
<p>Biliyorum. Bir şeyleri eksik yaptım.</p>
<p>Yeterince denemedim. Kalmanı sağlayamadım. Neydi o tarif? Hani boğazım her acıdığında yapıp sonra içirdiğin. Bir kaşık zencefile 2 kaşık bal.</p>
<p>Geri gel.</p>
<p>Seni düşündükçe boğazım acıyor. Paket paket sigara bitiriyorum.</p>
<p>Her neyse.</p>
<p>Artık hiçbirini duymanın bir önemi yok.</p>
<p>Ama yinede sadece bil diye…</p>
<p>Annemler iyi. Ama en sevdiğin saatin durdu. Sanırım bir şey anlatmaya çalışıyor.</p>
<p>Sen olsaydın anlardın. Dedim ya her ney se.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/gittigini-fark-etmedim/">Gittiğini Fark Etmedim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/gittigini-fark-etmedim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12660</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
