<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>İdil Ergüven &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/idilerguven/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 26 Jan 2019 11:02:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>İki Bahar</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/iki-bahar/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/iki-bahar/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 28 Jan 2019 06:00:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İdil Ergüven]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16829</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ben en çok baharı severim. Sonbaharı belki de. Yaprakların hüzünlü rengi, yavaşça yere düşmesi, ağaçların çıplak hatta savunmasız kalışı&#8230; Seninle tanıştığım zaman sonbahardım, bu yüzden severim. Belki de ilkbaharı daha çok severim ben; tazelik gelir, yenilenir her şey. Renk renk olur çıplak dallar, sanki her biri yeni bir anıymış gibi. Seninle beraber renklendim. Hiç bitmeyeceğini [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/iki-bahar/">İki Bahar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Ben en çok baharı severim. Sonbaharı belki de. Yaprakların
hüzünlü rengi, yavaşça yere düşmesi, ağaçların çıplak hatta savunmasız
kalışı&#8230; Seninle tanıştığım zaman sonbahardım, bu yüzden severim.</p>



<p>Belki de ilkbaharı daha çok severim ben; tazelik gelir,
yenilenir her şey. Renk renk olur çıplak dallar, sanki her biri yeni bir
anıymış gibi.</p>



<p>Seninle beraber renklendim. Hiç bitmeyeceğini hissettiğim bu
yeni tat her seferinde hayranlık bırakıyor bende. Bu hayranlık her defasında
farklı bir renk oluyor, her renkte ise farklı bir ‘sen’ var. Dallardaki her
renkte, her anı da farklı bir yönün. </p>



<p>Baharı sevmek, seni sevmek&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/iki-bahar/">İki Bahar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/iki-bahar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16829</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Fark Ettirmeden</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/fark-ettirmeden/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/fark-ettirmeden/#comments</comments>
				<pubDate>Fri, 25 Jan 2019 06:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İdil Ergüven]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16786</guid>
				<description><![CDATA[<p>&#160;Bir çekmece düşünün, içine dünyaları sığdırmışsınız ama hala taşmamış. Dili yok, bir şey söyleyemiyor diye içine tonlarca yük koymaya devam etmişsiniz. &#160;İlk başta ‘daha ne kadar dayanır?’ diye düşündüğünüz, sonradan ‘nasıl olsa dayanıyor’lara dönüşmüş aniden. Zamanın içinde kaybolmuş, hiç farkında olmadan kendinizi bir canavara çevirmişsiniz. Yüklerinizi taşıyanlar -yığdıklarınız- ses çıkarmıyor diye iyice salmışsınız kendinizi. Ama [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/fark-ettirmeden/">Fark Ettirmeden</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>&nbsp;Bir çekmece düşünün, içine dünyaları sığdırmışsınız ama hala
taşmamış. Dili yok, bir şey söyleyemiyor diye içine tonlarca yük koymaya devam
etmişsiniz.</p>



<p>&nbsp;İlk başta ‘daha ne kadar dayanır?’ diye
düşündüğünüz, sonradan ‘nasıl olsa dayanıyor’lara dönüşmüş aniden. Zamanın
içinde kaybolmuş, hiç farkında olmadan kendinizi bir canavara çevirmişsiniz.
Yüklerinizi taşıyanlar -yığdıklarınız- ses çıkarmıyor diye iyice salmışsınız
kendinizi. Ama o işler öyle olmuyordu hani?</p>



<p>&nbsp;Biri gelmiş, çekmecenizi kırmış. Her şeyiniz
ortada, peki şimdi ne olacak?</p>



<p>&nbsp;Ben söyleyeyim mi neler olacak? Asla
toplamayacaksın o çekmeceyi, kimseler dokunmayacak uzun süre. Artık kimsenin
senin yükünü taşımayacağı gibi kimse senin arkanı da toparlamayacak. Yavaş
yavaş, ilmek ilmek sen gayret edip toparlayacaksın savrulanları. Hatta
toplarken değerlerini fark edecek, onlara yeni şeyler katmak isteyeceksin ya da
gereksizleri çıkarıp atacaksın arkana bile bakmadan.&nbsp; Zaman içinde artık isteyen gelip dağıtsın,
toparlanıp kalkmayı başaracaksın. Çekmeceyi gelip ilk kıran var ya&#8230; İşte o; seni
sevendi., sana değer verendi.</p>



<p>&nbsp;Aslında herkeste o çekmece var. Ben çekmece
diyorum ama bu belki dolap, belki defter, belki valiz belki de kalbiniz ve
aklınız. İnsan hayata nasıl geleceğini seçemiyor ama kendini nerede
biriktirebileceğini seçebilir. Ben kendimi bir çekmecede biriktirmişim. Gelip
ilk kıran da ya da kıranlar da beni en çok sevenlerdenmiş. Kendi kendine ayağa
kalkmak, daha güçlü biriktirmek herkesin yaptığı bir şey aslında. (Yapabileceği!)</p>



<p>&nbsp;Şimdi sizin çekmecenizi ilk kim kırdı düşünün?
Siz kötülük yaptı zannederken aslında kim size destek çıktı?</p>



<p>&nbsp;Eğer aklınıza biri gelmediyse, çekmece hala
sağlam duruyor demektir ki bu aslında iyi değil. Umarım en kısa zamanda o
çekmeceyi kıran, defteri okuyan, valizi açan, kalbinizi ve aklınızı
ferahlatan(lar) karşınıza çıkar.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/fark-ettirmeden/">Fark Ettirmeden</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/fark-ettirmeden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16786</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HİÇ</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/hic/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/hic/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 12 Jul 2017 05:00:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İdil Ergüven]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=10032</guid>
				<description><![CDATA[<p>Çoğu zaman neler kaçırdığımızı bilemiyoruz. Herkes içinden ‘bu hayatta her şeyi denemek lazım’ diye geçiriyor olsa bile, çoğu zaman bu çok zor hatta imkansız olabiliyor. Ne yazık ki&#8230; Hatta bazen o kadar çok istiyoruz ki; elimizde var olanı da, yanımızda konumlananı da görmezden gelip, yavaşça yitiriyoruz. Peki yitirdiğimizde ne mi oluyor? İşte her şey o [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/hic/">HİÇ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu zaman neler kaçırdığımızı bilemiyoruz. Herkes içinden ‘bu hayatta her şeyi denemek lazım’ diye geçiriyor olsa bile, çoğu zaman bu çok zor hatta imkansız olabiliyor. Ne yazık ki&#8230;</p>
<p>Hatta bazen o kadar çok istiyoruz ki; elimizde var olanı da, yanımızda konumlananı da görmezden gelip, yavaşça yitiriyoruz. Peki yitirdiğimizde ne mi oluyor?</p>
<p>İşte her şey o zaman kıymete biniyor. Ne yapmalı o zaman? Değer verdiklerimize, bizi kaybettikleri düşüncesini mi aşılamalı? Yoksa zamana bırakıp bekleyerek, daha derin yaralar mı almalı? Ya hiçbiri işe yaramazsa? Ya asla kıymet bilinmezse&#8230;</p>
<p>En büyük eksikliğimiz, açgözlülük değil. En büyük eksikliğimiz, anlayışsızlık. Durup iki dakika karşımdakinin ne dediğini, ne demek istediğini düşünmeye çalışırım. Sadece sağlıklı diyalog içinde olmak istediğimden değil. Bazen sadece yalnız, tek başıma durup tekrar düşündüğümde; o insanla empati kurabilmek adına. Belki sorun benim sorunum bile değildir ama yine de durup bir dinlemek gerek.</p>
<p>Başka bir nokta ise; kırmaktan keyif almak. Ani bir sinirle ağızdan çıkan lafların, kalplerimizde açtığı yaralar. Hatta bazen bunun cezası olarak başka kalplerde açmak ‘istediğiniz’ yaralar. Bunun cezası olmaz. Bunun cezası olursa da; sadece sana yapılanı başkasına yapmamak olur, olmalı.</p>
<p>Yeni nesil hastalığı; tamir etmemek, atmak. Yenisi alınıyor, yenisi bulunuyor. Bütün kaynaklar tüketiliyorsa, duygular da tüketilmeli. Geriye hiçbir şey bırakılmamalı. Senden sonra hiçbir şey hissetmemeli. Böyle mi?</p>
<p>Bence, hayatta ‘her şey’ denenmeli fakat ‘her şey’ denenmemeli. İkisi arasındaki fark anlamlandığında ve hayatın akışının içerisine dalabildiğinde mutlu olabileceğiz. Mutluluktan fazlası, belki de tatmin olabileceğiz. Her şeyi yitirmeden, her şey olabileceğiz&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/hic/">HİÇ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/hic/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10032</post-id>	</item>
		<item>
		<title>VAGON</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/vagon/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/vagon/#comments</comments>
				<pubDate>Mon, 16 Jan 2017 08:45:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İdil Ergüven]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6782</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bırak kafanda ki dağınıklığı. Toparlanmaya çalışma. Her şey çabaladığında daha kötüye gitmiyor mu? Hep öyle olmadı mı? Artık kendini rahat bırakma; geçmişe değil, geleceğe değil, şu ana bakma zamanı. Şuan neredesin? Düşüncelerin yüzünden huzurlu olamasan da, her şeyin sende başlayıp sende bittiği bir noktadasın. Hayatın akışına kendini kaptırman gereken yerdesin ama sen ne yapıyorsun? Kendini [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/vagon/">VAGON</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bırak kafanda ki dağınıklığı. Toparlanmaya çalışma. Her şey çabaladığında daha kötüye gitmiyor mu? Hep öyle olmadı mı? Artık kendini rahat bırakma; geçmişe değil, geleceğe değil, şu ana bakma zamanı. Şuan neredesin? Düşüncelerin yüzünden huzurlu olamasan da, her şeyin sende başlayıp sende bittiği bir noktadasın. Hayatın akışına kendini kaptırman gereken yerdesin ama sen ne yapıyorsun? Kendini germekten, yormaktan başka hiçbir şey. Neler oluyor etrafında, neler bitiyor, ne düşünceler solup gidiyor, ne hayatlar yitiyor&#8230; Düşün, ‘seninkiler ne kadar ufak şeyler’ demiyorum ama yine de mutlu ol. Nefes alıyorsun, düşünüyorsun, hissediyorsun, merak ediyorsun. Hala varsın. Mutsuzluğuna sebebiyet vermekten vazgeç! Sen böylesin ve olduğun kişi hiç de fena değil.</p>
<p>Son zamanlarda kendime söylediklerim bunlar. Çok mu acizce? Kesinlikle hayır. Kendimi rahatlattığım hiçbir şey başkaları tarafından küçük görülemez, görülmemeli, siz de görmeyin. İnsanlar bu kısacık yaşama neler sığdırıyor. Siz de kendinize sakladığınız düşüncelerinizi sığdırın. Ben öyle yapıyorum. Bu minik ömrümü nasıl daha huzurlu atlatabilirim diye düşünüyorum. Kendinizi rahatlatın. Durup aynada kendinize bakın ve sorular sorun. Hepsini bir cevabı olacaktır. Çünkü soruyu soran siz iseniz; cevapta sizdedir. Ben kendi soru ve cevaplarımın bazılarını paylaştım, ama saçma ama değil. Bu benim. Kendimle barışmayı, kendimizle barışmayı, rengarenk olmayı çok uzun zaman önce bırakmıştık fakat geri kazanmamız lazım. Bırakmamalıyız. Sahip olduğumuz şeyleri bırakmamalıyız. Bırakmamız gereken tek şey; bu saçma kafalarımızın içindeki saçma dağınıklıklar. Bırakın dağınık kalsın. Toplu olunca her şeyin daha güzel olacağını size vadeden kim? Yine ben cevap vereyim. Hiç kimse.</p>
<p><figure id="attachment_6801" aria-describedby="caption-attachment-6801" style="width: 750px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/rengarenk.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6801 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/rengarenk.jpg?resize=640%2C411" alt="Rengarenk" width="640" height="411" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/rengarenk.jpg?w=750&amp;ssl=1 750w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/rengarenk.jpg?resize=300%2C193&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6801" class="wp-caption-text">Rengarenk</figcaption></figure></p>
<p>Bir kez olsun detaycılığı da bir kenara atıyorum. HER RENGİN HER TONUNDAN BİR PARÇA İSTİYORUM. TÜM O RENKLERDE BİR TRENE ATLAYIP UZAKLAŞMAK İSTİYORUM. Çok mu? Karışıklık kafa karıştırır, göz yorar. Peki ya daha kolay alışırsak? Daha rahat yaşarsak? Daha mutlu olursak? Trenin o boş vagonunda aradığımız her şey varsa? Denemeden bir şey bilinmez. Önyargı ile hayat sürmez. Küçücük hayatlarımızda sıkışmadan, gökkuşağı misali ama her hücrenize yayılmış bir gökkuşağı misali –sadece bir gün- düşünmeden yaşayabilmeniz için. Hepimiz değerliyiz ve bu hepimize lazım.</p>
<p>Sadece bir gün kendinize izin verin. Dolabınızda ki en deli rengi giyin, asla dinlemem dediğiniz bir müzik açın, hiç gitmediğiniz bir yoldan gidin, fotoğraflara bakarken ‘ne kadar mutluyduk’ dediğiniz bir kareniz varsa onu canlandırın, hatırlayın. Mutlu olmak için, rahat olmaya –bazen- gerek yok. İçinden geleni yapmaya gerek var. İçinden hiç kimsenin uzanıp güneşlenmeye cesaret edemediği çimlerde bir kahve molası vermek istiyorsan, yap! HAYAT KISA VE SEN HER GEÇEN GÜN DAHA DA YAŞLANIYORSUN. YAŞLILIĞI BOŞVER, BİR SANİYE SONRA NE OLACAĞINI BİLE BİLMİYORUZ. İŞİN ASLI KIRMADAN, İÇİNDEN GELDİĞİ GİBİ, FAZLA DÜŞÜNMEDEN VE EN ÖNEMLİSİ <span style="color: #ff0000;">R</span><span style="color: #0000ff;">E</span><span style="color: #993366;">N</span><span style="color: #00ff00;">G</span><span style="color: #ff6600;">A</span><span style="color: #cc99ff;">R</span><span style="color: #00ccff;">E</span><span style="color: #ffcc00;">N</span><span style="color: #ff00ff;">K</span> YAŞAMAK. İşin aslı işte tam olarak bu. Yaşayabilene, tadabilene, keyfini alabilene. Cevaplarınızı bulmanız dileğiyle&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/vagon/">VAGON</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/vagon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6782</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
