<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Hesna Mıllık &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/hesnamillik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 06:05:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Orhun Yazıtlarının Türk Tarihi, Dili ve Kültürü Açısından Önemi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/orhun-yazitlarinin-turk-tarihi-dili-ve-kulturu-acisindan-onemi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/orhun-yazitlarinin-turk-tarihi-dili-ve-kulturu-acisindan-onemi/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 14 Apr 2016 07:07:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hesna Mıllık]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebi Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3148</guid>
				<description><![CDATA[<p>GİRİŞ Ata diyarı olan Orhun vadisinde 1889 yılın da Nikolay YADRINTSEV tarafından bulunan Göktürklere ait olan Bengü taşları en eski Türk yazılı kaynaklardan biri olup Türk tarihi, dili, kültürü ve yaşantısı hakkında bizlere hazine değerinde bilgiler vermektedir. Bu eski yazılı kaynakların bizler açısından önemini kavramak amacıyla hazırlanan bu çalışma Göktürk medeniyetinin, Türk tarihi, dili ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/orhun-yazitlarinin-turk-tarihi-dili-ve-kulturu-acisindan-onemi/">Orhun Yazıtlarının Türk Tarihi, Dili ve Kültürü Açısından Önemi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>GİRİŞ</h2>
<p>Ata diyarı olan Orhun vadisinde 1889 yılın da Nikolay YADRINTSEV tarafından bulunan Göktürklere ait olan Bengü taşları en eski Türk yazılı kaynaklardan biri olup Türk tarihi, dili, kültürü ve yaşantısı hakkında bizlere hazine değerinde bilgiler vermektedir. Bu eski yazılı kaynakların bizler açısından önemini kavramak amacıyla hazırlanan bu çalışma Göktürk medeniyetinin, Türk tarihi, dili ve kültürü acısından incelemektedir.</p>
<p>Bu çalışmanın bizler açısından önemine değinirsek her konuda ilk olmasıdır. İlk Türk adını kullanan devlet olması, ilk Türk alfabesi ve ilk yazılı belgeyi ortaya koyması sebebiyle önem arz etmektedir. Bu açıdan bakıldığında Türk tarihi ve edebiyatı açısından büyük önemi olan Orhun abideleri hakkında çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Fakat biz bu çalışmada Göktürk devletinin Türk tarihi, dili ve kültürü açısından önemini inceleyeceğiz. Bu çalışmanın verileri ise Eski Türk Edebiyat tarihi ve dili adı altında toplanmış kitaplar olup, Göktürk tarihi ve yazıtları ile ilgili kısımlardır.</p>
<h2>BÖLÜM 1.</h2>
<p>İlk olarak Muharrem Ergin‘in Orhun Abideleri adlı yapıtındaki ilk paragrafı ile başlamanın daha anlamlı olacağını düşünüyorum:</p>
<p>“Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin. İlk Türk tarihi. Taşlar üzerine yazılmış tarih. Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması. Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri. Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası. Türk askeri dehasının, Türk askerlik sanatının esasları. Türk gururun ilâhi yüksekliği. Türk feragat ve faziletinin büyük örneği. Türk içtimai hayatının ulvi tablosu. Türk edebiyatının ilk şaheseri. Türk hitabet sanatının erişilmez şaheseri. Hükümdarâne eda ve ihtişamlı hitap tarzı. Yalın ve keskin üslûbun şaşırtıcı numunesi. Türk milliyetçiliğinin temel kitabı. Bir kavmi bir millet yapabilecek eser. Asırlar içinden millî istikameti aydınlatan ışık. Türk dilinin mübarek kaynağı. Türk yazı dilinin ilk, fakat harikulade işlek örneği. Türk yazı dilinin başlangıcını milâdın ilk asırlarına çıkartan delil. Türk ordusunun kuruluşunu en az 1250 sene öteye götüren vesika. Türklüğün en büyük iftihar vesilesi olan eser. İnsanlık âleminin sosyal muhteva bakımından en manalı mezar taşları. Dünyanın bugün belki de en büyük meselesi olan Çin hakkında 1250 sene evvelki Türk ikazı…’’ (M.ERGİN. Önsöz)</p>
<p>Türk olma şanını devlet ismi yaparak yücelten Göktürkler Çin kaynaklarına göre hunların kuzey boylarından gelmekte olup , kağan ailesi ise Aşına soyundan gelir. İlk devlet olarak tarih sahnesine çıkmaları ise M.S. 542 yılını tekabül eder. Aynı zamanda da Göktürklerin  kuruluşu tarihi efsaneler ile karışık anlatılır, bu efsanelerden öne çıkanı ise ‘’ kurttan türeme’’ dir. İlk Göktürk devleti kuran ise Bumin kağandır, Bumin kağandan sonra iç savaşlar ve Çin entrikalarına dayanamayan devlet bir süre sonra Çin egemenliğine girmiştir. Çin egemenliğine girmiş olsa da özgürlüğüne düşkün olan Türkler   ( A.Taşağıl s.9-10);</p>
<p>‘’ ben ülkesi olan bir milletim. Şimdi yurdum nerede? Kim için toprak kazanıyorum? Ben hakanı olan bir milletim şimdi hakanım nerede? Kimlere hizmet ediyorum’’(Sami Banarlı 1971:61)</p>
<p>Düşüncesi ile Çin egemenliği sırasında birçok kez isyana kalkışsalar da başarılı olamamışlardır. Ta ki  İlteriş kutluk han’ a kadar. İlteriş kağanın Çin’den kaçmasının ardından ll. Göktürk devleti kurulur.  Orhun yazıtları da ll. Dönem Göktürk devleti zamanında yazılmıştır. Göktürk kitabeleri hakkında ilk bilgileri  Çin kaynaklarından öğreniyoruz. Sonrasında ise Göktürk kitabelerinden ilk olarak Alaeddin Ata Melik Cüveyni, Tarih-i Cihan-güşa adlı eserinde bahsetmiş, fakat hem döneminde hem de sonra ki dönemlerde ilgi görmemiştir. Orhun abidelerini Avrupa’ya tanıtan  Strahlenberg isimli İsveçli bir subaydır. Fakat abidelerin Türklere ait olduğunu söyleyen ve yine ilk tercümesini yapan Thomsen ‘ dir. Thomsen ‘ nin ilk okuduğu kelimeler ise Tengri , Kül Tigin ve Türk kelimeleri olmuştur. Böylece abidelerin Türklere ait olduğu anlaşılmıştır. Bu konuda  Türkçe yazılmış en kapsamlı eser ise Hüseyin N. Orkun’un ‘’Eski Türk Yazıtları’’ adlı eseridir. (Sami Banarlı 1971:73)</p>
<p>8.yüzyıla geri dönersek  bu yüzyıl ve öncesi adına Türk tarihi hakkında önemli bilgiler veren yazıtlar, ilk Türk adını taşıyan devletin ne zaman ve nerede kurulduğu ve bilhassa etrafındaki kavimlerin adlarına da yer vermesi ile o dönemde yaşamış Türk boyları hakkında bilgi sahip olmamızı sağlamıştır. Kavim adları yanı sıra iç savaşlar ve ardı arkası kesilmeyen Çinliler ile yapılan savaşlar hakkında bilgi veren Bilge Tonyukuk, Kül  Tigin ve Bilge Kağan  kitabeleri , Orta Asya Türk tarihi açısından ve medeniyetler tarihi bakımından önem arz eder. Ayrıca, bu dönemde yapılan iç ayaklanmalar anlatılmakta olup bunların nasıl bastırıldığı ve zaferleri hakkında bilgi bulunmaktadır. Sefer den sefere koşan Kül  Tigin’nin de savaşlarda ki mücadelesi ve zaferleri hakkında bilgilere ise Kül Tiğin abidesinde karşılaşmaktayız. Milli Ulusa örnek olacak kadar gelişmiş bir orduya sahip  olan Göktürkler, sürekli savaş halinde oldukları için yazıtlarda ki en yoğun konu savaşlardır. Ayrıca  kağanların bu savaşlar hakkında bilgi verip abidelere yazdırması yani topluma hesap vermeleri ilk tarih yazısının oluşmasını sağlamıştır. Göktürklerin Türk tarihindeki  önemini özetleyecek olursak eğer; “Türk&#8221; adının kullanıldığı ilk Türk devlet olması , hürriyet  mücadelesi başlatmaları ve boylar arasında birliği sağlamak için savaşmaları, &#8220;millet&#8221; bilinci oluşturmak istemeleri, Türk tarihinin ilk orijinal milli alfabesi olan &#8220;Göktürk alfabesini’ meydana getirmeleri, Türklere ait ilk milli kaynak olan &#8220;Orhun abideleri&#8221; ni yazmaları  Türk tarihi  açısından önemlidir. Birkaç Türk devleti hariç bütün Türk boylarını bir bayrak altında toplayan Göktürkler siyasi ve idari açıdan büyük bir devlet olduğunu kanıtlar.  Yazıtların tarihimiz açısından bizlere verdiği en önemli mesaj tek bayrak altında birleşerek hür olmaktır.</p>
<figure id="attachment_3149" aria-describedby="caption-attachment-3149" style="width: 292px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/orhun-yazitlari.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3149 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/orhun-yazitlari.jpg?resize=292%2C425" alt="ürk adının ve kültürünün yabancı devletler tarafından tanınıp yaygın hale gelmesi de tamamen Göktürkler sayesinde gerçekleşmiştir." width="292" height="425" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/orhun-yazitlari.jpg?w=292&amp;ssl=1 292w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/04/orhun-yazitlari.jpg?resize=206%2C300&amp;ssl=1 206w" sizes="(max-width: 292px) 100vw, 292px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3149" class="wp-caption-text">ürk adının ve kültürünün yabancı devletler tarafından tanınıp yaygın hale gelmesi de tamamen Göktürkler sayesinde gerçekleşmiştir.</figcaption></figure>
<h3>BÖLÜM 1.2</h3>
<p>Orhun abideleri 1300 senelik geçmişi ve Türk tarihin de ilk olması sebebiyle en eski edebi metinlerdir. Bu Bengü taşları, alelade mezar taşları değil aynı zamanda da beyanname ve siyasi hatırat özelliği taşıması bakımından önemlidir. Bu abideler Türkçenin gücünü ve köklülüğünü ortaya koyup, güçlü dilimizin varlığının kanıtıdır. Yazıtlarda ki kelimeler Türkçe olup yabancı kelimeler ise Çinli komutanların özel isimleridir. Günümüz Türkiye Türkçesinin kökeni hakkın da ki bilgileri Orhun yazıtları sayesinde öğreniyoruz. Orhun yazıtları Türkçemizin o dönemdeki söz varlığını ortaya koyması bakımından önemlidir. Abideler de sanatlı anlatımlar, eş anlamlı kelimeler, orijinal sayı sistemi, yinelemeler, benzetmeler, aktarmalar, Somutlamalar ve karşıt anlamlı sözcüklere yer vermesi bakımından edebi metin değeri taşıdığı hatta bu sanatlı anlatımların var olması yüksek edebi değer taşıdığının göstergesidir. Ayrıca oturmuş gramer kalıpları olması yazıtlarda birçok sanatlı anlatıma başvurulması yer yer kalıplaşmış ifadelerin kullanılması aynı zamanda da atasözü ve deyimlere yer verilmesi, konuların ise sade,  açık, samimi ve abartısız bir dille anlatılması, bütün duygu ve düşüncelerin etkin bir şekilde ifade edilmesi, bu dilin işlek bir yazı dili olduğunun kanıtıdır.  (N. Sami Banarlı 1971:66)</p>
<p>Abidelerde ki dil günümüz Türkiye Türkçesi ile karşılaştırıldığın da ise cümle, kelime, fiil yapısı arasında büyük farklar olmayışı, günümüz Türkçesinin temeli olduğunun ispatlar. Ayrıca zamanla değişimler dışında, Orhun yazıtları yadırganmadan okunacak kadar Türkiye Türkçesi vasıflarına sahiptir. Türk edebiyatının ilk edebi eseri olan yazıtların, yazarlarından bilge Tonyukuk ilk hatırat yazarı ve ilk tarih müellifidir. Bir diğer yazar olan Yollug Tiğin’in yazmış olduğu Bilge Kağan’ın ise konuştuğu yazıtlar hitabet türünün ilk örneği olması sebebiyle Türk dili ve edebiyatı adına önem arz eder. Göçebe yaşam tarzına sahip olan Göktürk yazıtlarında doğa ve hayvan benzetmeleri bulunması çok da manidardır. Göktürk alfabesi inanç ve dinin etkisiyle oluşan bir alfabe olmayıp orijinal bir sistemdir. Zira Türkçenin kullanıldığı diğer alfabeler dini sistemin kabulünden sonra kullanılmaya başlanmıştır. Fakat Orhun alfabesi dini sistem ile oluşmamış ayrıca başka diller ile etkileşime geçmediği için saf bir Türkçe kullanılmış olup orijinal ve millidir. Bu kitabeler de kullanılan üslup ise sade, gösterişli ve fiil ağırlıklı olup bozkır üslubudur. Aynı zamanda tarih metni olduğunu ifade ettiğimiz Orhun yazıtları sadece bizler için değil insanlık tarihinin de en önemli kültür mirasıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>BÖLÜM 1.3</h3>
<p>Bu kutsal abideler Türk kültürünün temel belgesi olup kültürümüz hakkında ilk bilgileri veren metinlerdir. Göktürkler de  sosyal yaşamın ve Türklüğe mahiyetini veren kaynak ’’ Töre’’ adını verdikleri kanunlardır. Töre yazıtlarda 11 yerde geçmektedir;‘’ devleti ellerine alıp töreyi tesis ettiler…’’    ‘’ey türk bodunu devletini töreni kim bozabilir?’’ Yani bir başka deyişle devletin varlığı törenin varlığına sıkı sıkıya bağlıdır. ‘’ ikin ara idi oksuz kök Türk anca olurur ermiş. Bilge kağan ermiş,alp kağan ermiş.Buyrukı yime bilge ermiş erinç,alp ermiş erinç. Begleri yime budını yime tüz ermiş. Anı üçün ilig anca tutmış erinç. İlig tutuptörüg itmiş’’</p>
<p>‘’ Kültür her öğesi ile topluluk birliğin ve bütünleşmenin açık veya örtülü oluşturucusudur.’’</p>
<p>( Tural 1999:37)</p>
<p>Kutsal abideler aynı zamanda kültürümüzün de ilkler mührünü yansıtır. Günlük yaşamdan da örnekler sunan yazıtlar Orta Asya’nın bağrından kopup Anadolu’ya kadar ulaşmış Anadolu’ya kadar ulaşan gelenek, örf ve adetlerimiz çağlar boyunca süre gelerek günümüze yansımıştır. Bunlardan cenaze törenini ele alacak olursak kültürümüzde ufak değişiklikler sayılmaz ise aynı kaldı söylenebilir.</p>
<p>Eski Türklerde yas törenin yani ‘’yog’’ ların canlı bir şekilde yaşandığı görülmektedir. Yazıtlarda kağanların ve Tonyukuk ‘un ölümünden söz edilmekte olup ,bunlardan Kül Tigin yazıtında bilge kağan nasıl ağladını şu şekilde anlatılır:</p>
<p>‘’ Kendim yas tuttum, görür gözlerim görmez gibi,erir akıl ermez gibi oldu… Gözlerimden yaş gelse engel olarak, gönülden feryat gelse geri çevirerek yas tuttum’’( Kül Tigin Yazıtı)</p>
<p>Ağlama günümüz insanı için de geçerlidir. 1. Derece aile fertleri  kaybettikleri yakının ölümü üzerine hüzünlenip ağlarlar. Buna örnek verecek olursak Urfa’da derlenen bir ağıtta ölen kardeşi için yas tutan bir ağabey ile karşılaşırız: ‘’Bura peygamber ocağı ,ne güzel olur sancağı ,ağlayarak biçiyorum , gardaş ektiyig göçeği’’( S. SAKAOĞLU:163)</p>
<p>Dönemin toplum düzenine bakacak olursak aile yapısının en üst seviyede tutulduğu da görülmektedir. O halde diyebiliriz ki, aile yapısı geçmişten günümüze kadar her daim önem arz etmiştir. Aile ve toplum yapısı içeresinde de kadına verilen değer günümüzde yaşanan olaylara bakılacak olursa oldukça manidardır. Kadınların savaşçı olduğu, aynı zamanda da kağanın yanında yer aldığını birçok Çin kaynaklarında bahsedilmiştir. Bir diğer kaynak olan Bizans verilerine bakıldığında ise Göktürklerin özgürlüğüne ne kadar düşkün oldukları anlaşılmaktadır. Bu kutsal yazıtlarda kölelikten bahsedilmemiştir. Zaten her daim hür olmaya çalışan bir milletin kölelik gibi kast sistemine başvurması düşünülemez. Bu da devletin o zaman ki çağdaşlarına göre insan hakları yönünden epey ileride olmuş olduğunu bizlere ispat eder. 1300 sene evvelden bizlere seslenen yazıtlar tüm yönleriyle Türklüğün ne olduğunun bizlere anlatır. Göktürklerin bizlere bıraktığı bu miraslar diğer devletler ile etkileşime girmediği için öz kültürümüz olup, milli değer taşımaktadır.</p>
<h4>Sonuç</h4>
<p>Tüm bu verileler gösteriyor ki Göktürk anıtların da ki yaşayış tarzı Anadolu Türkünün ruhuna yansımış olarak devam etmektedir. ( S.Sakaoğlu:165)</p>
<p>Türk adının ve kültürünün yabancı devletler tarafından tanınıp yaygın hale gelmesi de tamamen Göktürkler sayesinde gerçekleşmiştir. Türk milleti ve kültürü bu dönemde her bakımdan sistemli bir şekilde ortaya çıkmış bir bakıma günümüze kadar tarihe yön vermişdir. Köktürk tarihini, mücadelelerini ve idare sistemleri gibi birçok konuyu yazıtlardan öğrendiğimiz gibi Hunların ve Avarlarında yaşam tarzları hakkında bilgi sahip olmamızı sağlalar. Ayrıca şimdi ki ulusa da seslenen bilge kağan birlik ve bütünlük mesajları günümüz Türkiyesi için oldukça manidardır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/orhun-yazitlarinin-turk-tarihi-dili-ve-kulturu-acisindan-onemi/">Orhun Yazıtlarının Türk Tarihi, Dili ve Kültürü Açısından Önemi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/orhun-yazitlarinin-turk-tarihi-dili-ve-kulturu-acisindan-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3148</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Liza’nın Laneti &#8220;Gumiho&#8221;</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/lizanin-laneti-gumiho/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/lizanin-laneti-gumiho/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 10 Feb 2016 09:03:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hesna Mıllık]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[!f İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[!f İstanbul 2016]]></category>
		<category><![CDATA[!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[15. !f İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[15. İstanbul Bağımsız Filmler Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Gumiho]]></category>
		<category><![CDATA[Károly Ujj Mészáros]]></category>
		<category><![CDATA[Liza the Fox Fairy]]></category>
		<category><![CDATA[Mónika Balsai]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2162</guid>
				<description><![CDATA[<p>Baş rolde Mónika Balsai oynadığı “Liza the Fox Fairy” adlı çalışma Károly Ujj Mészáros’un ilk filmi olup 15. İstanbul Bağımsız Filmler Festivali (!f İstanbul)’nde gösterime girecek olan ve bence en dikkat çekici filmlerden. Fantasporto ve Seattle gibi festivallerde önemli ödüllerle dönen yapıt, Macar yapımı. Bu fantastik filmden biraz bahsetmek gerekirse Liza’nın gerçek aşk arayışını uzak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/lizanin-laneti-gumiho/">Liza’nın Laneti &#8220;Gumiho&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Baş rolde <strong>Mónika Balsai</strong> oynadığı “<strong>Liza the Fox Fairy</strong>” adlı çalışma <strong>Károly Ujj Mészáros</strong>’un ilk filmi olup <strong>15. İstanbul Bağımsız Filmler Festivali (!f İstanbul)</strong>’nde gösterime girecek olan ve bence en dikkat çekici filmlerden.</p>
<p>Fantasporto ve Seattle gibi festivallerde önemli ödüllerle dönen yapıt, Macar yapımı. Bu fantastik filmden biraz bahsetmek gerekirse Liza’nın gerçek aşk arayışını uzak doğu efsanesi olan Gumiho ile harmanlanmış. Gumiho, Güney Kore ve Japon efsanesidir. Aslında çoğu uzak doğu film ve dizilerinde sıkça karşılaştığımız bir konu. Efsaneyi ele alacak olursak,  Gumiho Mun-su ormanın da yalnız yaşayan bir kızdır. &#8216;Kumiho Kız Bedeninde Keşfedildi&#8217; isimli Çin şiirinde de hikayesi anlatılmaktadır. Birçok kılığa bürünebilen Gumiho erkekleri baştan çıkarıp onları öldürdükten sonra ruhları ile beslenir. Ve bir gün gerçek aşkı ile karşılaşır ise bu lanet bozulur. Gumiho, özgür kalıp gerçek aşkı ile mutlu mesut yaşar.</p>
<figure id="attachment_2163" aria-describedby="caption-attachment-2163" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/liza-the-fox-large.jpg" rel="attachment wp-att-2163"><img class=" td-modal-image wp-image-2163 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/liza-the-fox-large.jpg?resize=600%2C325" alt="Mónika Balsai oynadığı “Liza the Fox Fairy” adlı çalışma Károly Ujj Mészáros’un ilk filmidir." width="600" height="325" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/liza-the-fox-large.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/liza-the-fox-large.jpg?resize=300%2C163&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2163" class="wp-caption-text">Mónika Balsai oynadığı “Liza the Fox Fairy” adlı çalışma Károly Ujj Mészáros’un ilk filmidir.</figcaption></figure>
<p>Filmde bundan hareketle gerçek aşkı arayan Liza’nın hikayesine şahit oluyoruz. Liza’nın hasta bakıcılık yaptığı kadının ölmesi ile hikaye başlıyor. Liza, okuduğu Japon aşk romanından çok etkilenir ve kendisinde 30 yaşına geldiğinde kitapta ki karakter gibi aşkı bulacağını sanır. Fakat işler onun sandığından daha da zordur. Liza’nın gerçek aşk arayışına bir de Gumiho laneti eklenince başına gelmeyen kalmaz. Yakınlaştığı tüm erkeklerin ölmesi Liza’yı kısır bir döngü içerisinde bırakır. Aslında bu erkeklerin ölmesi kurgu içinde bir nevi ona kolaylık sağlamakta olup gerçek aşkı bulmasında yol gösterici olur.</p>
<p>Gerçek aşkı bulamanın o kadar kolay olmadığını anlatan film, fedakarlığa da değinmiş. Filmin sonuna gelindiğinde aşkı adına birçok zahmete göğüs geren polis memuru için, Liza’yı lanetinden kurtarmak zor olsa da aşkın yanına fedakârlığı da eklemesiyle lanetin zincirini kırmayı başarıyor.</p>
<p>Gösterildiği yerlerde ödülle dönen film ilginç konusuyla, rengârenk sunumuyla, izleyicileri içine çeken kurgusuyla izlenmeye değer.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/lizanin-laneti-gumiho/">Liza’nın Laneti &#8220;Gumiho&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/lizanin-laneti-gumiho/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2162</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sarah Jio: “İyi Bir Aşk Hikayesi Herkesin Kalbini Isıtır.”</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sarah-jio-iyi-bir-ask-hikayesi-herkesin-kalbini-isitir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sarah-jio-iyi-bir-ask-hikayesi-herkesin-kalbini-isitir/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 08 Feb 2016 21:01:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hesna Mıllık]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Agapi Ölümsüz Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Blackberry Winter]]></category>
		<category><![CDATA[Böğürtlen Kışı]]></category>
		<category><![CDATA[Elveda Haziran]]></category>
		<category><![CDATA[Goodnight June]]></category>
		<category><![CDATA[Gündüzsefası]]></category>
		<category><![CDATA[Mart Menekşeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Morning Glory]]></category>
		<category><![CDATA[Sarah Jio]]></category>
		<category><![CDATA[Son Kamelya]]></category>
		<category><![CDATA[The Bungalow]]></category>
		<category><![CDATA[The Last Camellia]]></category>
		<category><![CDATA[The Look of Love]]></category>
		<category><![CDATA[TÜYAP]]></category>
		<category><![CDATA[Violets of March]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Deniz Kabuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2133</guid>
				<description><![CDATA[<p>“iyi bir aşk hikayesi herkesin kalbini ısıtır.” 1978 doğumlu olan ünlü yazar Sarah Jio, eserlerinin başarısını bu sözlerle özetliyor. Ülkemizde de en çok okunanlar listesinde olup en iyi eserleri arasında böğürtlen kışı ve mart menekşeleri sayılabilir. Geçtiğimiz sene 7 Kasım 2015’te düzenlenen TÜYAP fuarına da katılan yazar eserlerinin ülkemizde bu kadar çok talep görmesine sevindiğini [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sarah-jio-iyi-bir-ask-hikayesi-herkesin-kalbini-isitir/">Sarah Jio: “İyi Bir Aşk Hikayesi Herkesin Kalbini Isıtır.”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>“<em>iyi bir aşk hikayesi herkesin kalbini ısıtır</em>.”</p>
<p>1978 doğumlu olan ünlü yazar <strong>Sarah Jio</strong>, eserlerinin başarısını bu sözlerle özetliyor. Ülkemizde de en çok okunanlar listesinde olup en iyi eserleri arasında böğürtlen kışı ve mart menekşeleri sayılabilir. Geçtiğimiz sene 7 Kasım 2015’te düzenlenen TÜYAP fuarına da katılan yazar eserlerinin ülkemizde bu kadar çok talep görmesine sevindiğini söylüyor. Yazar ayrıca son kitabı olan <strong>Yeşil Deniz Kabuğu</strong>’nu da ilk basımını ülkemizde gerçekleştirerek Türk okur severler ile buluşturdu. Yazarın bu kadar çok satmasında ki sır nedir acaba?</p>
<p><strong>Devamlı Şaşırtabilen Bir Yazar</strong></p>
<p>Yazarın eserlerini okuyanlar genellikle tarihi kurgunun mükemmelliği karşısın da adeta nutku tutuluyor. Geçmiş ve günümüzü harmanladığı eserlerini, romantizm ile süsleyen yazar bir çok röportajın da ‘’Yüreğinden geçenleri ve okumayı seveceği hikayeler’’ yazdığını ve bunların kabul görüp sevildiği için kendini şanslı hissettiğini de dile getiren yazar, eserlerinin kurgusunu ise genellikle geçmişte başlayıp günümüze kadar uzanan bir gizeme dayandırmaktadır. Yazar eserde gizemi çözmemiz için ipuçları verse de kitabın sonuna gelindiğinde bizlere ‘’vayy’’ dedirtiyor.</p>
<figure id="attachment_2135" aria-describedby="caption-attachment-2135" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/sarah-jio.jpg" rel="attachment wp-att-2135"><img class=" td-modal-image wp-image-2135 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/sarah-jio.jpg?resize=640%2C640" alt="Sarah Jio, ABD başta olmak üzere ülkemiz de dahil olmak üzere birçok ülkede en çok satan kitapların yazarıdır." width="640" height="640" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/sarah-jio.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/sarah-jio.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/sarah-jio.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2135" class="wp-caption-text">Sarah Jio, ABD başta olmak üzere ülkemiz de dahil olmak üzere birçok ülkede en çok satan kitapların yazarıdır.</figcaption></figure>
<p>Romanlarında gizemin yanı sıra romantizm de söz konusu, kendisinin de romantik olduğunu belirten yazar eserlerini yazarken en büyük ilham kaynağının büyük annesi ve babasının aşkı olduğunu, birbirine deli gibi aşık olan büyük annesi ve babasının tarihi kurguda ilham kaynağını olduklarını da ayrıca dile getiriyor. Bir diğer ilham kaynağı  ise müzik. Özellikle romantik müzikler dinlemekten hoşlanan yazar müziğin kendisi üzerinde uyandırdığı etkiyi de eserlerine de yansıttığını dile getiriyor. Eserlerinin ana karakteri tümüyle kadın olmasına da değinen yazar, kendisinin de kadın olmasına bağlamakta, ayrıca karakterler ile arkadaş olup kitabı bitirdikten sonra onları özlediğini de söylüyor.</p>
<p>Esere başlamadan hikayenin ona musallat olması ve heyecanlandırması gerektiğini de dile getiren yazar, eğer bir hikaye bana musallat olmuyorsa onu bırakıp yepyeni bir hikayeye başladığını söylüyor.</p>
<p><strong>Kadınların Favori Yazarı</strong></p>
<p>Ülkemizde de çok satanlar listesinde yer alan eserler en fazla rağbeti kadınlar göstermekte. Duygusal ve romantizm tutkunu olan bayanların dışında, gizemin de kendine çektiği erkek okuyuculardan da söz etmek mümkün. Aşk, sevgi, tarih ve gizem gibi kurgu ile yapılandırılan eserin tüm yaş ve cinsiyetlere hitap etmesi onun başarısında ki en büyük faktör.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sarah-jio-iyi-bir-ask-hikayesi-herkesin-kalbini-isitir/">Sarah Jio: “İyi Bir Aşk Hikayesi Herkesin Kalbini Isıtır.”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sarah-jio-iyi-bir-ask-hikayesi-herkesin-kalbini-isitir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2133</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Büyülü Çember: Bilinmeyen Yönleriyle Mandala</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/buyulu-cember-bilinmeyen-yonleriyle-mandala/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/buyulu-cember-bilinmeyen-yonleriyle-mandala/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 02 Feb 2016 19:12:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hesna Mıllık]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Grafik]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[boyama]]></category>
		<category><![CDATA[boyama kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[boyama sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Budizm]]></category>
		<category><![CDATA[büyükler için boyama kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[büyülü çember]]></category>
		<category><![CDATA[çini]]></category>
		<category><![CDATA[çini sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[çinicilik]]></category>
		<category><![CDATA[Çinili Köşk]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[duvar süslemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[el sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Hinduizm]]></category>
		<category><![CDATA[kabartma]]></category>
		<category><![CDATA[Karahanlı mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur’an süslemesi]]></category>
		<category><![CDATA[mandala]]></category>
		<category><![CDATA[mandala desenleri]]></category>
		<category><![CDATA[meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[oymacılık]]></category>
		<category><![CDATA[oymacılık sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklu mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[süsleme]]></category>
		<category><![CDATA[süsleme sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[tezhip]]></category>
		<category><![CDATA[tezhip sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[tezhip süslemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Topkapı Sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ulu Cami]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2043</guid>
				<description><![CDATA[<p>Büyükler için boyama kitabı ile Mandala hayatımıza gireli çok uzun zaman olmadı; fakat bizler de uyandırdığı ilgi azımsanamayacak kadar çok. Peki, nedir bu mandala? Mandala, Hindistan kökenli olup büyülü çember olarak biliniyor Ayrıca dini bir semboldür. Fakat günümüzde meditasyon ve dini bir sembol olarak görülse de geçmişte ve günümüzde farklı ulusların mimarisin de görmekteyiz. Mimaride [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/buyulu-cember-bilinmeyen-yonleriyle-mandala/">Büyülü Çember: Bilinmeyen Yönleriyle Mandala</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükler için boyama kitabı ile Mandala hayatımıza gireli çok uzun zaman olmadı; fakat bizler de uyandırdığı ilgi azımsanamayacak kadar çok.</p>
<figure id="attachment_2046" aria-describedby="caption-attachment-2046" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala.png" rel="attachment wp-att-2046"><img class=" td-modal-image wp-image-2046 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-300x225.png?resize=300%2C225" alt="Mandala, büyülü çember olarak da adlandırılıyor." width="300" height="225" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2046" class="wp-caption-text">Mandala, büyülü çember olarak da adlandırılıyor.</figcaption></figure>
<p><strong>Peki, nedir bu mandala?</strong></p>
<p>Mandala, Hindistan kökenli olup büyülü çember olarak biliniyor Ayrıca dini bir semboldür. Fakat günümüzde meditasyon ve dini bir sembol olarak görülse de geçmişte ve günümüzde farklı ulusların mimarisin de görmekteyiz. Mimaride kullanımı aslında çok uzun yıllara dayanmaktadır. İlk Müslüman Türk devleti olan Karahanlı Devleti ile Türk sanatın da kullanılmaya ve yayılmaya başlayan <strong>çinicilik</strong> mandala süslemeleri dikkat çekmektedir. İznik ve sonrasın da talebi karşılamak üzere Kütahya’da da yapımı başlayan çini sanatı günümüzde İznik’te yapımı azalsa da Kütahya bu konuda öne çıkan şehirlerden.</p>
<figure id="attachment_2045" aria-describedby="caption-attachment-2045" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/iznik-cini-tabak-tavus-kusu-motifi.jpg" rel="attachment wp-att-2045"><img class=" td-modal-image wp-image-2045 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/iznik-cini-tabak-tavus-kusu-motifi-300x200.jpg?resize=300%2C200" alt="İznik Cinisi, Tavus kuşu motifi" width="300" height="200" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/iznik-cini-tabak-tavus-kusu-motifi.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/iznik-cini-tabak-tavus-kusu-motifi.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/iznik-cini-tabak-tavus-kusu-motifi.jpg?w=900&amp;ssl=1 900w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2045" class="wp-caption-text">İznik Cinisi, Tavus kuşu motifi</figcaption></figure>
<p>Çini sanatı dikkatlice incelediğinde karşımıza sürpriz şekilde mandala desenleri çıkmaktadır. Uzun yılladır sarayları ve konakları süsleyen çinilerin mandala ile uyumu insanı adeta şaşkınlık içeresinde bırakmakta olup pek çok Doğu mimarisinde mandalayı görmekteyiz.  Karahanlılardan sonra 10. Yüzyılda kurulan Büyük Selçuklu Devleti’nin duvar süslemelerinde ve kabartmalarında  da mandalayı  görmek mümkündür. Bu dönemde çini sanatı devam ederken farklı bir yöntem olan <strong>oymacılık</strong> sanatının en güzel örnekleri ise, UNESCO tarafından koruma altına alınmış, Taç Kapı ve Avlulu tipik Selçuklu mimarisinden olan Ulu Cami bunlar arasında sayabilir.</p>
<figure id="attachment_2050" aria-describedby="caption-attachment-2050" style="width: 199px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/oyma-sanati-tac-kapi.jpg" rel="attachment wp-att-2050"><img class=" td-modal-image wp-image-2050 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/oyma-sanati-tac-kapi-199x300.jpg?resize=199%2C300" alt="Oymacılık ile mandalanın yakından ilişkisi vardır." width="199" height="300" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/oyma-sanati-tac-kapi.jpg?resize=199%2C300&amp;ssl=1 199w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/oyma-sanati-tac-kapi.jpg?resize=680%2C1024&amp;ssl=1 680w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/oyma-sanati-tac-kapi.jpg?w=712&amp;ssl=1 712w" sizes="(max-width: 199px) 100vw, 199px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2050" class="wp-caption-text">Oymacılık ile mandalanın yakından ilişkisi vardır.</figcaption></figure>
<p>12. Yüzyıla gelindiğinde ise Osmanlı Devleti’nin Topkapı Sarayı’nda ve konaklarında zirve dönemini yaşayan çinicilik mandala desenleri ile adeta bütünleşerek görsel şölen sunmaktadır. Çinili Köşk buna verilebilecek en güzel örneklerden sayılır. Bunun dışında pek çok mimari eserde kullanılan çiniciliğin günümüzde de kullanımı devam etmekte olup mandala ile iç içe girmiş birçok örneği bulunan çinicilik tıpkı mandala gibi merkezden başlayıp dışa doğru ilerlemektedir.</p>
<p>Sadece Doğu mimarisin de değil dinleri ile de paralellik gösteren mandala Hinduizm ve Budizm gibi dinlerde kullanılsa da bunların dışında birçok dinde de mandala sembollerini görmekte olup bunlar arasında İslam, Hristiyanlık, Museviliği sayabiliriz. İslam dinini ele aldığımızda ise hayatımıza Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Savaşı ile sanatımıza dahil olan ve Kanuni dönenimde en parlak dönemini yaşayan <strong>Kur’an süslemesi</strong> olarak benimsediğimiz, altın ile süsleme anlamına gelen <strong>tezhip</strong> sanatında da karşımıza çıkmaktadır. Tezhip sanatı da tıpkı mandala gibi kare ve yuvarlak şekilde yapılarak bizlere mandalanın İslam dinin de kullanımını en güzel şekilde göstermektedir.</p>
<figure id="attachment_2052" aria-describedby="caption-attachment-2052" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/tezhib-3.jpg" rel="attachment wp-att-2052"><img class=" td-modal-image wp-image-2052 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/tezhib-3-300x292.jpg?resize=300%2C292" alt="Kur'an süsleme sanatı tezhip ile mandala arasındaki benzerlik çok kuvvetlidir." width="300" height="292" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/tezhib-3.jpg?resize=300%2C292&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/tezhib-3.jpg?w=909&amp;ssl=1 909w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2052" class="wp-caption-text">Kur&#8217;an süsleme sanatı tezhip ile mandala arasındaki benzerlik çok kuvvetlidir.</figcaption></figure>
<p>Gündeme yeni oturmuş gibi olsa da çok uzun çağladır yanı başımız da bulunan mandalanın serüveni burada kalacağı pek benzemiyor.</p>
<p>Günümüzde eğitim ve iş alanında pek çok yerde kendine yer edinen mandala, sanat yönüyle birçok insanı kendine hayran bırakmaya devam edecek gibi görünüyor.</p>
<figure id="attachment_2049" aria-describedby="caption-attachment-2049" style="width: 228px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-4.jpg" rel="attachment wp-att-2049"><img class=" td-modal-image wp-image-2049 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-4.jpg?resize=228%2C221" alt="Güzel bir mandala örneği." width="228" height="221" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2049" class="wp-caption-text">Güzel bir mandala örneği.</figcaption></figure>
<p>Günümüzde bu kadar popüler olmadan aslında yanı başımızda bulunmaktaydı. Uzun zaman önce kültürümüzde yer edinen mandala ilk olarak tezhip ve çini sanatı ile sürpriz şekilde karşımıza çıkmaktadır. 10. ve 12. yüzyıllara geldiğimiz de ise, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde de kullanılmakta olup bu mimari eserler UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır.</p>
<figure id="attachment_2048" aria-describedby="caption-attachment-2048" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-2.jpg" rel="attachment wp-att-2048"><img class=" td-modal-image wp-image-2048 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-2.jpg?resize=500%2C500" alt="Bir mandala süslemesi." width="500" height="500" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-2.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-2.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/mandala-2.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2048" class="wp-caption-text">Bir mandala süslemesi.</figcaption></figure>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/buyulu-cember-bilinmeyen-yonleriyle-mandala/">Büyülü Çember: Bilinmeyen Yönleriyle Mandala</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/buyulu-cember-bilinmeyen-yonleriyle-mandala/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2043</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
