<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Dağhan Özek &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/daghanozek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 03 Nov 2018 17:46:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>A Star Is Born Ve Oscar Yolculuğu!</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/a-star-is-born-ve-oscar-yolculugu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/a-star-is-born-ve-oscar-yolculugu/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 07 Nov 2018 05:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dağhan Özek]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=15913</guid>
				<description><![CDATA[<p>   Hollywood’un en sevdiği aşk masallarından birisi olan A Star is Born, bu yıl vizyona giren filmiyle beraber 4. uyarlamasını ulaşıyor. A Star is Born sinemaya uyarlandığından beri hem Akademi üyelerini cezbeden bir hikaye olmuş, hem de seyircinin gönlünü kazanan bir yapım. İlk olarak 1937 yılında çevrilen film, Janet Gaynor ve Fredric March’ı başrole taşımıştı. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/a-star-is-born-ve-oscar-yolculugu/">A Star Is Born Ve Oscar Yolculuğu!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>   Hollywood</strong>’un en sevdiği aşk masallarından birisi olan <strong>A Star is Born</strong>, bu yıl vizyona giren filmiyle beraber 4. uyarlamasını ulaşıyor. <strong>A Star is Born</strong> sinemaya uyarlandığından beri hem Akademi üyelerini cezbeden bir hikaye olmuş, hem de seyircinin gönlünü kazanan bir yapım. İlk olarak 1937 yılında çevrilen film, <strong>Janet Gaynor</strong> ve <strong>Fredric March</strong>’ı başrole taşımıştı. Film Oscar’larda oyuncular dahil, en iyi film Oscar’ına aday gösterilmiş, yalnızca ‘En iyi Senaryo’ ödülünü kazanmıştır. Daha sonrasında, 1954 yılında yeni bir uyarlaması yapılmıştır. Serinin en sevilen uyarlamasından biri olan 1954 yapımı filmin başrolünü, <strong>The Wizard of Oz</strong> ile dünyaca ün kazanan, ünlü yıldız <strong>Judy Garland</strong> ve <strong>James Mason</strong> paylaşmaktadır. Bu yeni film, oyuncular da dahil olmak üzere 6 dalda Oscar’a aday gösterilip, eli boş döner. 1976 yılına gelindiğinde çok yönlü sanatçı <strong>Barbra Streisand</strong>’ın başrolüyle, serisinin en popüler filmi ortaya çıkar. Erkek oyuncu olarak <strong>Kris Kristofferson</strong>’ı görürüz. Bu kez oyuncular, Akademi üyelerinden adaylık alamasa da, <strong>Barbra Streisand</strong>’ın <strong>Paul Williams</strong>’la beraber film için yaptıkları şarkı en iyi orijinal şarkı/müzik Oscar’ını kucaklar. Bu arada bu klasikleşmiş hikayenin tüm dünyadan adaptasyonları gelmektedir. Bizim, <strong>Sezen Aksu</strong>’lu <strong>Minik Serçe</strong> adında, <strong>Bir Yıldız Doğuyor</strong> esintili filmimiz bile mevcuttur.</p>
<p>Uzun bir zamandır Hollywood bu klasik hikayeyi yeniden yorumlamak istiyordu. Yıllardır proje halinde olan bu filmi yönetmek için, <strong>Martin Scorsese</strong>, <strong>Clint Eastwood</strong> gibi isimlerin adı geçmiş, başrol oyuncusu için ise <strong>Jennifer Lopez</strong>, <strong>Alicia Keys</strong> gibi ünlü şarkıcılar düşünülmüş ama herhalde en çok<strong> Beyonce,</strong> bu yeni uyarlamayla adı anılmıştır. Stüdyo, <strong>Beyonce</strong> için neredeyse yanıp tutuşurken, ünlü pop şarkıcısı da, bu filmin gerçekleşmesi için epey bir uğraşmış<strong>. Leonardo dicaprio</strong>’dan, <strong>Johnny Deep</strong>’e kadar birçok erkek oyuncuya teklif gitmiş, olmuş, olmamış. Neredeyse 10 yıllık bir serüven sonucu <strong>Beyonce</strong> filmden çekilmiş. Fakat stüdyo ısrarla <strong>A Star is Born</strong> projesini bırakmamış. Nitekim yıllar içinde proje, ünlü aktör <strong>Bradley Cooper</strong>’a gidiyor. Önceleri temkinli davranan <strong>Cooper</strong>, belli bir zaman aşamasından sonra, ilk yönetmenlik denemesini bu filmle gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Daha önceleri yapımcılık yaparak, film yapımında pişen <strong>Cooper</strong> böylelikle filme hazır, ve ana kadın oyuncusunu aramakta. <strong>Warner Bros</strong> stüdyosu ısrarla <strong>Beyonce</strong> için diretmekte fakat <strong>Bradley Cooper</strong>’ın aklında başka bir isim var: <strong>Lady Gaga</strong>.</p>
<p><strong>  Bradley Cooper</strong>, Oscar töreninde canlı izlediği <strong>Lady Gaga</strong>’yı gördüğünden beri film için onu düşünüyormuş. <strong>Gaga</strong>’yı film için görüşmeye çağırıyor. Stüdyo <strong>Lady Gaga</strong> için ikilemde. Halbuki <strong>American Horror Story</strong>’nin 5. Sezonunda, <strong>Countess</strong> karakterine hayat veren ünlü pop star bu rolüyle <strong>Altın Küre</strong> ödülü kazanmıştı. Fakat <strong>Lady Gaga</strong> gibi karanlık bir figürün bir aşk hikayesinde nasıl duracağı o zaman için kuşku yaratıyor. Sonuç olarak <strong>Lady Gaga</strong>, <strong>Bradley Cooper</strong>’ı hayran bıraktığı gibi stüdyonun da gönlünü çalıyor ve rolü kapıyor. Ardından uzun bir yapım aşamasından geçecek olan film için, müzik yapmaya da başlıyor bu ekip. Bu esnalarda da <strong>Bradley Cooper</strong> filmin senaryosunu <strong>Eric Roth</strong> ve <strong>Will Fetters</strong>’la beraber yazmaya koyuluyor.</p>
<p>Film ilk olarak Venedik Film Festivalinde gösteriliyor. Gişe yapması garanti bu aşk filmi, birdenbire aldığı büyük övgülerle bu yıl Oscar’ların en çok konuşulacak filmine dönüşüyor. Kendine güveni olmayan, gündüzleri garson, geceleri bir ‘Drag Queen’ barında şarkıcılık yapan <strong>Ally’</strong>nin, bir gece o bara tesadüf eseri gelen ünlü <strong>country </strong>şarkıcısı <strong>Jackson Maine</strong> ile yollarının kesişmesiyle başlayan hikaye, ilk yarıda üretmek ve sevgi üzerine dikkate değer şeyler söylerken, ikinci yarıda ise klasik yükselme, dibi görme hikayesi arasına gidip geliyor. Sonuç olarak film, seyirci ve eleştirmenlerden son derece olumlu geri dönüşler almakta. Bu övgülerin sebebinin, <strong>Cooper</strong> ve <strong>Gaga</strong>’nın filmde ki muazzam kimyalarının da etkisi olduğunu söyleyebilirim.</p>
<figure id="attachment_15916" aria-describedby="caption-attachment-15916" style="width: 1280px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/p06jyq93.jpg?ssl=1"><img class="wp-image-15916 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/p06jyq93.jpg?resize=640%2C320&#038;ssl=1" alt="" width="640" height="320" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/p06jyq93.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/p06jyq93.jpg?resize=300%2C150&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/p06jyq93.jpg?resize=1024%2C512&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15916" class="wp-caption-text">A Star Is Born</figcaption></figure>
<p><strong>A Star is Born</strong>, Amerikalı eleştirmenler tarafından adeta yılın filmi ilan edildi bile. Amerikalı seyirci de bunu doğrularcasına, gişede filmin yüzünü güldürüyor. Açıkçası bu yıl, tıpkı geçen yıl ‘En İyi Film’ Oscar’ını kazanan, <strong>The Shape of Water</strong> gibi, bu filminde ödül sezonunda niteliği tartışılacak gibi. Ödül sezonundan bağımsız bakarsak oldukça yeterli gözükse de, ödülleri toplamak için o kadar güçlü bir film mi? İşte bu tartışılır…</p>
<figure id="attachment_15918" aria-describedby="caption-attachment-15918" style="width: 618px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/a-star-is-born-comparisons-1528380420-article-0.jpg?ssl=1"><img class="wp-image-15918 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/a-star-is-born-comparisons-1528380420-article-0.jpg?resize=618%2C298&#038;ssl=1" alt="" width="618" height="298" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/a-star-is-born-comparisons-1528380420-article-0.jpg?w=618&amp;ssl=1 618w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/a-star-is-born-comparisons-1528380420-article-0.jpg?resize=300%2C145&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 618px) 100vw, 618px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15918" class="wp-caption-text">A Star Is Born</figcaption></figure>
<p>Çoğu kişinin merak ettiği soruya gelelim: <strong>Lady Gaga</strong> nasıldı? Açıkçası Amerikan basınında çıkan yersiz övgüleri gereksiz bulsam da, filmin ilk yarısı oldukça iyi bir performans sergilemiş ünlü pop star. Filmin sıcaklığına çok şey katmış. Doğal, sıcak ve bir ilk başrol için gayet şaşırtıcı. Hatta kendisi ünlü <strong>Cabaret </strong>filminin yıldızı <strong>Liza Minnelli</strong>’yi bile hatırlatıyor. Maalesef ki filmin ikinci yarısı için aynı olumlu şeyleri söyleyemeyeceğim. İkinci yarıda gerçekleşen; <strong>Ally</strong>’nin yükseliş döneminde, <strong>Gaga</strong>’nın performansı da düşüyor. Kendi kariyeriyle benzerlik taşıyan yerlerde adeta önce kendine yabancılaşmış, sonra da seyirciye duyguyu geçirmekte zorlanmış. Böylece biz seyircilerde <strong>Lady Gaga</strong>’nın karakterine yabancılaşıyoruz. Açıkçası bu biraz yönetmenin de suçuydu. Gerçi tüm kusurlarına rağmen, <strong>Lady Gaga</strong>’nın Oscar’a aday olması bu yıl beklenenler arasında. <strong>Cher</strong>’den sonra bir pop yıldızının Oscar’lar da adının geçecek olması bir Hollywood rüyası ve Hollywood bu tarz yükseliş hikayelerini çok sever. Örnek vermek gerekirse, romantik komedilerde adını duyuran <strong>Reese Witherspoon</strong>’un <strong>Walk the Line</strong> filminde ki rolüne Oscar verilmesi gibi. Bu örnekler çoğaltılabilir.</p>
<p><strong>Bradley Cooper</strong>’a gelecek olursam; Oscar’a daha önce dört kez aday olan (Bir tanesi yapımcı olduğu filmle) <strong>Cooper</strong> kariyerinin en iyi performanslarından birini, düşmüş country yıldızı <strong>Jackson Maine</strong> rolüyle veriyor. Maalesef ki yönetmenliği için tam olarak aynı şeyi söyleyemem. Gerçi tam tersini düşünenlerin sayısı da epey fazla. Mesela <strong>Cooper</strong>, filmi <strong>Steven Spielberg</strong>’e gösteriyor ve usta yönetmen filme övgüler yağdırıyor, bir de üzerine Spielberg, <strong>Bernstein</strong> adlı filmi <strong>Cooper</strong>’a emanet ediyor. Yanlış anlaşılmasın <strong>Bradley Cooper</strong> kötü bir iş çıkarmıyor, hele ki <strong>A Star is Born</strong>’un bir ilk film olduğunu düşünürsek fena da bir iş değil. Fakat tıpkı <strong>Gaga</strong>’nın oyunculuğu gibi, <strong>Cooper</strong>’ında yönetmenliği dengesiz. <strong>Gaga</strong>’nın performansında olduğu gibi çok iyi anlar var ve çok zayıf anlarda var <strong>Cooper</strong>’ın yönetmenliğinde. Dengeyi bir türlü sağlayamıyor.</p>
<figure id="attachment_15919" aria-describedby="caption-attachment-15919" style="width: 1000px" class="wp-caption alignnone"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/star.jpg?ssl=1"><img class="size-full wp-image-15919" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/star.jpg?resize=640%2C480&#038;ssl=1" alt="" width="640" height="480" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/star.jpg?w=1000&amp;ssl=1 1000w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/11/star.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-15919" class="wp-caption-text">A Star Is Born</figcaption></figure>
<p>Film birinci yarı ve ikinci yarı diye ikiye ayırabiliriz. Birinci yarı derdini anlatırken, ne kadar yumuşak, acelesiz ve sıcak bir atmosfer kurduysa, ikinci yarı bir o kadar düzensiz ve oldu bittiye getirilmiş. Karakterler hava da kalıyor ve gerçekçiliği sorgulanacak anlar çıkıyor. Tüm bu dengesizliği kurtaran ise filmin müzikleri oluyor. Başta <strong>Lady Gaga</strong> olmak üzere, <strong>Bradley Cooper</strong>, <strong>Lukas Nelson</strong>, <strong>Mark Ronson</strong>, <strong>Natalie Hemby</strong> ve daha sayamadığım birçok isim, filmin son derece akılda kalıcı müziklerini/şarkılarını yaratmışlar. Adeta büyük bir konsere gitmişiz gibi yansıtılan atmosfer de cabası. Filmin müzikleri ve konser anları, izleyiciyi son derece heyecanlı bir deneyime davet ediyor. Bu arada <strong>Lady Gaga</strong>’nın film için yazdığı bir şarkıyla, ‘<strong>Original Song’</strong> kategorisinde ödül alması kesin gözüyle bakılmakta. Ayrıca <strong>Gaga</strong>’nın ateşli <strong>La Vie en Rose</strong> yorumuna dikkat!</p>
<p>Sonuca gelecek olursam, <strong>A Star is Born,</strong> 2018 yılı sonu itibariyle yılın en çok konuşulan dram filmlerinden biri olmaya aday. Belli ki ödül sezonunda da adından bir hayli konuşturacak. <strong>Trump</strong> dönemi umutsuzluğu, insanların Amerikan rüyası kavramına tekrar inanmak istemeleri ve geçtiğimiz sene <strong>Shape of Water</strong>’ın masalsı dokunuşuyla Oscar’a uzanması, bu filminde Oscar için önünü açıyor. Kimilerine sıcak, kimilerine sorunlu bir sinema filmi gelecek olan <strong>A Star is Born</strong>, müzikleri de sayesinden izlemeye değer bir film olarak sinemalarda yerini alıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/a-star-is-born-ve-oscar-yolculugu/">A Star Is Born Ve Oscar Yolculuğu!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/a-star-is-born-ve-oscar-yolculugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15913</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gotik Bir Güzel Ve Çirkin Uyarlaması: Panna A Netvor</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/gotik-bir-guzel-cirkin-uyarlamasi-panna-a-netvor/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/gotik-bir-guzel-cirkin-uyarlamasi-panna-a-netvor/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 24 Dec 2017 08:00:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dağhan Özek]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=12329</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sinemaya The Cremator (1969) gibi bir başyapıt bırakan Çek Yeni Dalga akımının önemli isimlerinden yönetmen Juraj Herz, 1978 yılında ürpertici, gotik bir Güzel ve Çirkin uyarlaması yapmıştır. Orijinal adı Panna A Netvor olan film, günümüze değin yalnızca çok küçük bir kitleye ulaşmıştır. Halbuki bakarsanız Jean Cocteau&#8216;nun 1946 yapımı klasik filmi La belle et la bête&#8216;nin [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/gotik-bir-guzel-cirkin-uyarlamasi-panna-a-netvor/">Gotik Bir Güzel Ve Çirkin Uyarlaması: Panna A Netvor</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sinemaya <strong>The Cremator (1969) </strong>gibi bir başyapıt bırakan <strong>Çek Yeni Dalga </strong>akımının önemli isimlerinden yönetmen <strong>Juraj Herz</strong>, 1978 yılında ürpertici, gotik bir Güzel ve Çirkin uyarlaması yapmıştır. Orijinal adı Panna A Netvor olan film, günümüze değin yalnızca çok küçük bir kitleye ulaşmıştır. Halbuki bakarsanız <strong>Jean Cocteau</strong>&#8216;nun 1946 yapımı klasik filmi <strong>La belle et la b</strong><strong>ête</strong>&#8216;nin karanlık erkek kardeşi gibidir. İlham verici fikirlere sahip bu filmin, daha fazla insana ulaşması dileğiyle ben de hakkında bir yazı yazmak istedim.</p>
<p><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/ec270239f0b045e119a547c78e48e570.jpg"><img class=" wp-image-12332 alignleft" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/ec270239f0b045e119a547c78e48e570.jpg?resize=433%2C326" alt="" width="433" height="326" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/ec270239f0b045e119a547c78e48e570.jpg?w=900&amp;ssl=1 900w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/ec270239f0b045e119a547c78e48e570.jpg?resize=300%2C226&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 433px) 100vw, 433px" data-recalc-dims="1" /></a>Serbest bir <strong>Beauty and Best </strong>(La belle et la bête) uyarlaması olan filmde, klasik hikayenin iskeleti aynen duruyor. Tüccar bir baba borçlarını ödemek umuduyla atıyla beraber bir satış işi için (ufak kızının portresi olan bir tablo) kuş uçmaz, kervan geçmez bir yere; büyük karanlık bir şatoya doğru yola çıkar. Şatonun sahibi ortalarda yoktur, geri dönerken de küçük kızına söz verdiği gibi gittiği yerlerden bir gül koparıp gelecektir. Tesadüf bu ya, karanlık bahçenin bir yanında iri iri açmış güllere rastlar ve bu güllerden bir tanesini kızı için koparır. Aynen hikayenin özünde olduğu gibi yaşlı adam şatonun sahibine yani canavara yakalanır bu esnada. Canavar, adamı esir alır. Yalvar yakarış sonucu, canavar adamı tek bir şartla bırakacağını söyler: Kızlarından biri babasının yerini alacaktır. Yaşlı adam kafasında türlü düşüncelerle evine gider ve bu yaşadığı garip olayı üç kızına da anlatır. Böylece filmin en küçük kızı yani &#8216;güzel&#8217;i Julie, diğer kız kardeşlerinin  aksine  öne atılır ve atına bindiği gibi canavarın şatosuna doğru yol alır.</p>
<p><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/panna-a-netvor-3.jpeg"><img class="size-full wp-image-12334 alignright" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/panna-a-netvor-3.jpeg?resize=410%2C300" alt="" width="410" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/panna-a-netvor-3.jpeg?w=410&amp;ssl=1 410w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/panna-a-netvor-3.jpeg?resize=300%2C220&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 410px) 100vw, 410px" data-recalc-dims="1" /></a>Güzel ve Çirkin&#8217;in klasikleşmiş hikayesinin/metninin gücü bir yana, Panna A Netvor&#8217;un en büyük artısı filmin garip ruhu! Daha açıklayıcı olmak gerekirse, Orta Avrupa sinemasının kendine has simgesel anlatım biçimleri, renk kullanımları ve atmosfer yaratımıyla beraber, filmde yansıtılan canavarın yaşadığı harabe gotik şato kesinlikle filmin kasvetli dokusunu iyi besliyor diyebilirim. Böylece özünde zaten ürpertici yanları olan hikaye, korku türüyle bir akrabalık kuruyor ve karanlık bir peri masalına zemin sağlıyor. Orijinal Güzel ve Çirkin&#8217;deki büyülü eşyalar yerine, duvarlara asılı grotesk resimler, büyük avizelerin tepelerinde saklanan ucube yaratıklar (ki gerçekten kendine has görüntülere sahip bu ucubeler) kurumuş, karanlık devasa bir bahçe, bahçenin fokurdayan balçıkları ve üzerinden geçen sisler! Adeta bir gotik şiir yaratılmaya çalışılmış beyaz perdede. Ve bence son derece de başarılı olunmuş.</p>
<p>Filmin en rahatsız edici noktası ise canavarımızın diğer filmlerinde yansıtılan (La belle et la bête (1946-2014) Beauty and the Beast (1991- 2017) canavar tasvirinin aksine gerçekten epeyce çirkin bir görünüme sahip olmasıydı. Yüzü bir kuş figürüne benzeyen yaratığın ağzı yerine gagası olması onu insan görünümünden epeyce uzaklaştırmış. Yaratığın film boyunca çelişkilerle dolu iç sesinin ve evden gelen fısıltıların, filmin soğuk havasına çok şey kattığını söyleyebilirim. Filmdeki &#8216;gizli özne&#8217; ucube yaratıklar durmadan fısıltılarla canavarımıza komutlar veriyor, aslında bu durum Çirkin&#8217;in içindeki güzele karşı duyduğu intikam arzusundan kaynaklı. Fakat aynı zamanda onun insan yanı sevebilme arzusu ile yanıp tutuşuyor. Çirkinliğinin laneti bir masala mı yoksa  gotik bir korkuya mı davet çıkarıyor, işte bunu izleyiciye bırakıyor film. (En azından final bölümüne kadar.)</p>
<p><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/MV5BMjRhYTI5YjgtOTMyYi00M2E0LThkMDYtYzVmMjkzYmNmNjViL2ltYWdlXkEyXkFqcGdeQXVyMjIxMzMyMQ@@._V1_SY1000_CR0013751000_AL_.jpg"><img class=" wp-image-12335 aligncenter" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/MV5BMjRhYTI5YjgtOTMyYi00M2E0LThkMDYtYzVmMjkzYmNmNjViL2ltYWdlXkEyXkFqcGdeQXVyMjIxMzMyMQ@@._V1_SY1000_CR0013751000_AL_.jpg?resize=609%2C443" alt="" width="609" height="443" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/MV5BMjRhYTI5YjgtOTMyYi00M2E0LThkMDYtYzVmMjkzYmNmNjViL2ltYWdlXkEyXkFqcGdeQXVyMjIxMzMyMQ@@._V1_SY1000_CR0013751000_AL_.jpg?w=1375&amp;ssl=1 1375w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/MV5BMjRhYTI5YjgtOTMyYi00M2E0LThkMDYtYzVmMjkzYmNmNjViL2ltYWdlXkEyXkFqcGdeQXVyMjIxMzMyMQ@@._V1_SY1000_CR0013751000_AL_.jpg?resize=300%2C218&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/MV5BMjRhYTI5YjgtOTMyYi00M2E0LThkMDYtYzVmMjkzYmNmNjViL2ltYWdlXkEyXkFqcGdeQXVyMjIxMzMyMQ@@._V1_SY1000_CR0013751000_AL_.jpg?resize=1024%2C745&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/MV5BMjRhYTI5YjgtOTMyYi00M2E0LThkMDYtYzVmMjkzYmNmNjViL2ltYWdlXkEyXkFqcGdeQXVyMjIxMzMyMQ@@._V1_SY1000_CR0013751000_AL_.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 609px) 100vw, 609px" data-recalc-dims="1" /></a>Kişisel olarak filmin olumsuz olarak nitelendireceğim yanı: Filmin &#8216;güzel&#8217;i, yani baş rolde ki aktris <strong>Zdena Studenkov</strong><strong>á</strong>&#8216;in karakteri yorumlama biçimiydi. Aslında burada oyuncunun yeterli performansı ver(e)memesinden çok, yönetmenin bu karakteri oldukça iki boyutlu bir şekilde sunmayı tercih etmesinden dolayıydı. Örnek vermek gerekirse; evinden uzakta bir kızın böyle bir şatoya esir edildikten sonra, oradan oraya sevinç naraları atması biraz abesti açıkçası. Filmin &#8216;iç sıkan&#8217; ruhunu belki de bir nebze yumuşatmak, <strong>gothic romance </strong>havası sağlamak ya da yalnızca arkası dönükken konuşabildiği şatonun sahibi adam, yani canavarla karşılaşmadan önceki ruh durumunu anlatmak için böylesine keskin bir &#8216;romance&#8217; eklendi. Kim bilir? Sonuç olarak evlilik çağındaki kız, evden uzakta büyük bir şatoda gizemli prensiyle beraber!<a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/1978-Panna-a-netvor-124.jpg"><img class="size-full wp-image-12336 alignleft" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/1978-Panna-a-netvor-124.jpg?resize=320%2C241" alt="" width="320" height="241" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/1978-Panna-a-netvor-124.jpg?w=320&amp;ssl=1 320w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/12/1978-Panna-a-netvor-124.jpg?resize=300%2C226&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>Son diyeceğim şu ki; bu kenarda köşede kalmış film, klasik masalı hakkıyla bir gotik esere dönüştürmüş. Mekanlar, kıyafetler, makyajlar o kadar iyi ki; &#8216;<strong>Az bilenen filmler&#8217; </strong>kategorisi içinde dahi, bu kadar az bilinen bir film olması üzücü. Gotik edebiyat meraklılarına özellikle hitap edecek bu filme bir fırsat vermenizi dilerim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/gotik-bir-guzel-cirkin-uyarlamasi-panna-a-netvor/">Gotik Bir Güzel Ve Çirkin Uyarlaması: Panna A Netvor</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/gotik-bir-guzel-cirkin-uyarlamasi-panna-a-netvor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12329</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dallar /Şiir</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/dallar-siir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/dallar-siir/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 10 Dec 2017 05:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dağhan Özek]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=11780</guid>
				<description><![CDATA[<p>Nereye uzandığı belirsiz siyah dallar, Üstesinden gelinemeyen kurumuş yaprakları; Kuraklık zamanları belirir, Saatler çaldığında anlamlar bozulur. Bir rüya&#8217;idi zaten boşu boşuna kurulan hayaller, Gerçek saatlerden de uzun ve döngüsel. Bir yol var yollarla örülü, Üzerinden geçen dallar kemiklerle pişirilmiş Ve örülmüş dalların üzerine etler. Bir hayalim vardı ah dostlar, tebessümle sarılı, Bugün olmuş gözyaşlarımda düğüm [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dallar-siir/">Dallar /Şiir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Nereye uzandığı belirsiz siyah dallar,</p>
<p>Üstesinden gelinemeyen kurumuş yaprakları;</p>
<p>Kuraklık zamanları belirir,</p>
<p>Saatler çaldığında anlamlar bozulur.</p>
<p>Bir rüya&#8217;idi zaten boşu boşuna kurulan hayaller,</p>
<p>Gerçek saatlerden de uzun ve döngüsel.</p>
<p>Bir yol var yollarla örülü,</p>
<p>Üzerinden geçen dallar kemiklerle pişirilmiş</p>
<p>Ve örülmüş dalların üzerine etler.</p>
<p>Bir hayalim vardı ah dostlar, tebessümle sarılı,</p>
<p>Bugün olmuş gözyaşlarımda düğüm</p>
<p>Ve bugün vazgeçmiş neşem</p>
<p>Ve dallarla örülü bu yolda;</p>
<p>Siyah ve harcanmış,</p>
<p>Umudum dallarla sarılı&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dallar-siir/">Dallar /Şiir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/dallar-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11780</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
