<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Akif Gökçe &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/akifgokce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2020 09:11:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Sevgi Apartmanı 3. Bölüm</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani-3-bolum/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani-3-bolum/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 13 Apr 2020 09:01:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Akif Gökçe]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19533</guid>
				<description><![CDATA[<p> ‘SARILMAMIZ GEREKİYOR!’   ‘ELBET BİR GÜN!’ Kendime geldiğim de Datça Devlet Hastanesindeydim, yatağımın başında iki tane ‘Polis memuru’ İfademi almak için gözlerimin açılmasını bekliyordu. Kendime gelmiştim fakat gözlerimi bilerek açmadım. &#160; Memurların kendi aralarında konuştuklarını duydum…‘Ne yapıp ne edeceğiz, bu çocuğu gözaltına alacağız.’ diye. &#160;&#160;O ara kapı açılıp kapandı, ‘İlçe Emniyet Müdürü’ Emre Bey’… Daha önceden [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani-3-bolum/">Sevgi Apartmanı 3. Bölüm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p><strong> ‘SARILMAMIZ GEREKİYOR!’</strong></p>



<p>  ‘ELBET BİR GÜN!’</p>



<p>Kendime
geldiğim de Datça Devlet Hastanesindeydim, yatağımın başında iki tane ‘Polis
memuru’ İfademi almak için gözlerimin açılmasını bekliyordu. Kendime gelmiştim fakat
gözlerimi bilerek açmadım.</p>



<p>&nbsp; Memurların kendi aralarında konuştuklarını
duydum…‘Ne yapıp ne edeceğiz, bu çocuğu gözaltına alacağız.’ diye.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;O ara
kapı açılıp kapandı, ‘İlçe Emniyet Müdürü’ Emre Bey’… Daha önceden
tanışmışlığımız var birkaç ‘küçük’ kavgadan odasına gitmiştim oradan tanıyorum
kendisini…</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; İki polis memurunu’ da karşına almış olacak
ki söylenmeye başladı;</p>



<p>‘Siz ne
yaptığınızın farkında mısınız lan, kimi hırpalamak için bekliyorsunuz biliyor
musunuz?’</p>



<p>&nbsp; Polislerden muhtemelen rütbeli olanı cevap
verdi;</p>



<p>&nbsp;‘Müdürüm, bu herif mütahit Selçuk beyin oğluna
saldırmış alkollü iken. Karakolda ifadesini alıp salacağız, biz de zaten.’</p>



<p>Emniyet
müdürü Emre;</p>



<p>‘Siktirin
gidin lan! Gözüm görmesin sizi, ben alırım ifadesini. Rüşvetçi pezevenkler!’ diye
çıkıştı polis memurlarına…</p>



<p>&nbsp;‘Adalet diye savunmaya çalıştığınız kitap;
okuyucusuna göre işine gelene göre, değişiyor! Bu adam Muğla emekli Cumhuriyet başsavcısı
Adnan beyin oğlu. Bülent Çetin. Adnan Bey adalet için kıdeminden olmuş adam.
Siz ise böyle bir adamın oğlunu sırf zengin piçini dövdü diye sorguya alıp
hırpalayacaksınız he isterseniz bir deneyin de ne ile karşılaşacağınızı bir
görün. </p>



<p>Gözümü
açacaktım, açmaktan utandım yine babam vardı götümü kollayan&#8230; Çünkü
&#8220;emekli Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Adnan Çetin, soyadı gibi kendisi de
çetin adamdır&#8221; diye anlatır ara sıra konuştuğum amcalarım. Bana kalırsa
bir katildir, hem de annemin katilidir.</p>



<p>Ben
babamı sileli yıllar oldu, annemin öldüğü gün ben babamı da kaybettim&#8230; Kim ne
derse desin, herkes benim anlattığım gibi bilecek. Benim babam da yok, annem
de&#8230;</p>



<p>&nbsp; Gözlerimi açmaktan utanıyordum, ta ki Emniyet
Müdürü Emre sağ elimi tutana dek. Emre sağ elimi sıkıca kavradı. &#8220;İyi
misin?&#8221; dedi, önce sağ sonra sol gözümü açtım. &#8220;İdare eder Emre
abi&#8230;&#8221;</p>



<p>-Endişelenecek
bir durum yok oğlum, ben hallettim hepsini ifaden de hazır, imzalayıp
hastaneden çıkışını alacağız. </p>



<p>-Olmaz
abi! </p>



<p>-Nasıl
olmaz? </p>



<p>-Olmaz
işte, bırakalım kitapta yazan neyse o uygulansın. Gerekirse alıp sorgulasınlar
beni içerde. Ben haklıyım abi.</p>



<p>-Sen
haklı olabilirsin ama buranın da asayişi benden sorulur ve ben ne dersem o
olur. Al imzala şunu.</p>



<p>Diyerek
bir ifade tutanağı verdi elime. Sol elimi kaldıracak oldum ki serumun hala
takılı olduğunu fark ettim. Sağ elimle kâğıdı alıp yatağımda doğruldum. Emre
abi kâğıdın altına diğer elinde tuttuğu dosyaları vererek, &#8220;Al, bunun
üstünde daha rahat imzalarsın&#8221; dedi. Kâğıdı imzaladım okuyabilecek gücüm
yoktu. Her şeye hazırdım belki de. İmzaladığım tutanak beni yüzde yüz suçlu ilan
edecekti… Bilmiyorum pek önemlide değildi açıkçası&#8230; İnceldiği yerden kopsun
artık o ip, inceldiği yerden kopsun da bende kurtulayım, vicdanım da kurtulsun.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Vicdan azabı çok başka bir şeydir, ne var
olan sistem üzerine kurulu adalet terazisine ne de ilahi adalet terazisine
konulabilir bu azap. Hepsinden, her koşulda tüm ağırlıklardan ağır kaçar vicdan
azabı&#8230; Fazla uzatmayacağım, kâğıdı imzaladım. Emre abi ifade tutanağını
elimden alırken elime bir şey sıkıştırdı, kulağıma yanaştı:</p>



<p>&#8220;Al
yanında bulunsun işsizsin, baban yolladı&#8221; dedi. </p>



<p>&nbsp;&nbsp; Maddi olarak zor durumdaydım ne verdiğine
bakmadan zarfı cebime atıp;</p>



<p>&nbsp;&#8220;Eyvallah abi, kalkıp bir iş bulayım bunu
da ödeyeceğim geri. Babama yollayacağımdan emin olabilirsin&#8221; dedim. </p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Emre abi bir şey demedi kalktı kapıda
bekleyen polis memurlarına yöneldi. ‘İfade hazır savcılığa gönderin.’ dedi. </p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben ise yattığım yatağa tekrar uzanacak iken
yatağımın sağ üst köşesinde duran masada titreşimde olan telefonum çalmaya başladı.
Uzanıp telefonu elime aldım arayan Adran’dı&#8230;</p>



<p>‘- Efendim.</p>



<p>-Sana
ihtiyacım var Bülent!</p>



<p>-Hemen
mi?</p>



<p>-Evet
hemen.</p>



<p>-Neredesin
peki?</p>



<p>-Evdeyim.</p>



<p>-Geliyorum.’</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Elimdeki serumu çıkarıp yataktan kalktım,
acil servis odasından çıkıp çıkışa doğru yöneldim. Çıkışta hazırda bekleyen birçok
taksici vardı birine atladım:</p>



<p>‘-Sür
abi.</p>



<p>-Nereye?</p>



<p>-Çınarcık
sokak, Sevgi apartmanı.’.</p>



<p>Taksici
sol elinde izmarite yakın kalmış bir sigara ile taksinin direksiyonuna iki eli
ile yapıştı ve hastane önünden sert bir dönüş yaptı. Dikiz aynasından bana
bakarak.</p>



<p>‘Hayrola
ne bu telaş?’ dedi.</p>



<p>‘Kazanmakla
uğraştığım biri var ve şuan ben onu kazanmadan o kendisini kaybedebilir abi’ dedim.</p>



<p>Çınarcık sokağa
vardık, apartmanın önünde indirdi beni. </p>



<p>Karşıda
ki ‘Adem Tekel bayii’ açıktı. İçeri girdim;</p>



<p>‘-Abi kolay
gelsin.</p>



<p>&nbsp;-Sağ ol Bülent buyur.</p>



<p>&nbsp;-Abi iki bira bir karışık çerez bir Winston
White.</p>



<p>&nbsp;-Abi cim hayırdır sigarayı değiştirdin galiba.</p>



<p>&nbsp;-Yok abi yok kendime almıyorum, ben sigarayı
bıraktım.</p>



<p>&nbsp;&nbsp; Adem abi istediklerimi poşete koydu, Emre abinin
cebime sokuşturduğu zarftan taksici için çıkardığım yüz liranın geri kalanını
da Adem abiye verdim&#8230; Caddenin karşısına geçtim apartmana girdim, asansöre bindim.
Kat iki…</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Asansörden indim daire üç zile bastım.</p>



<p>Adran
kapıyı açar açmaz bana sarıldı. İç çekerek.</p>



<p>‘Bülent’
dedi.</p>



<p>‘Efendim?’</p>



<p>‘Sana çok
ihtiyacım var.’</p>



<p>&nbsp;&nbsp; Adran başını omzuma yaslayıp ağlamaya başladı.</p>



<p>‘Ne oldu?
Dedim.</p>



<p>&nbsp;&nbsp; Kolları boynumda, başı omuzumda bir yandan
sarılmaya devam ederken kapıyı kapatarak oturma odasına geçtik. Adran’ı
sakinleştirip koltuğa oturttum.</p>



<p>&nbsp;Siyah poşetten aldığım biralardan iki tanesini
dışarda bırakarak dolaba yerleştirdim, mutfak tezgâhına bıraktığım iki birayı
alarak Adrana </p>



<p>Döndüm;</p>



<p>‘İçersin
dimi?’</p>



<p>‘Olur.’</p>



<p>Biraların
birini Adran’a uzatıp karşısındaki koltuğa geçtim.</p>



<p>‘Ne oldu,
neden aradın bu gece beni? Dedim.</p>



<p>‘İhtiyacım
vardı.’</p>



<p>‘Neye?’.</p>



<p>‘Sarılmaya!’</p>



<p>‘Hangimizin
ihtiyacı yok ki?’</p>



<p>‘Öyle sıradan
bir sarılmaktan bahsetmiyorum ama Bülent.’ dedi.</p>



<p>&nbsp;‘Ne oldu birden bire?’</p>



<p>‘Mustafa’yla
kavga ettik’</p>



<p>&nbsp;‘Konu ne peki?’</p>



<p>‘Hamile
olabilirim, reglim gecikti.’</p>



<p>‘Bunun için
mi tartıştınız.’</p>



<p>‘Evet’</p>



<p>‘Vurmadı
dimi o orospu çocuğu sana! Bak vurduysa söyle gideyim sıkayım kafasına.’</p>



<p>‘Yok,
saçmalama.’</p>



<p>‘Sen
gerginsin son birkaç gündür belki de ondandır reglinin gecikmesi.’</p>



<p>‘Bilmiyorum
Bülent, tek bildiğim şey sana sarılıp, yanında güven içinde uyumak istediğim.’</p>



<p>Derin bir
iç çekip sigara yaktım. Adranada uzattım.</p>



<p>Adran
sigaranın markasını görünce tebessüm etti.</p>



<p>‘Benimkinden
almışsın.’</p>



<p>‘Sen
seviyorsun, diye’</p>



<p>‘Sarılınca
her şey geçecekmiş gibi, sarılınca bunca derdi unutacakmışız gibi dimi?’ dedim.</p>



<p>‘Tam olarak
öyle.’ Dedi. Sigaralar bitti, birbirimize sarıldık koltuğa uzandık&#8230;</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adran’da kaldım: Aylar sonra…</p>



<p style="text-align:center">SON</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani-3-bolum/">Sevgi Apartmanı 3. Bölüm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani-3-bolum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19533</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sevgi Apartmanı 2.Bölüm</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani/#comments</comments>
				<pubDate>Mon, 16 Mar 2020 09:18:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Akif Gökçe]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19438</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hakan abinin söyledikleri bir kulağımdan giriyor, diğerinden çıkıyordu. Güneş, fırtınalı ve bir o kadarda yağışlı geçen bir gecenin ardından yüzünü göstermeye başlamıştı… &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Saat sabah&#160; ‘06.00’… Telefonumun alarmı çalarken oturur vaziyette olduğum koltukta açtım gözlerimi. Kafamı koltukta bıraksam geri kalan vücudumu kaldırabilecekmiş kadar güçlü hissediyordum kendimi. Hava sisliydi, bir o kadar da ayaz… &#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Gece [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani/">Sevgi Apartmanı 2.Bölüm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Hakan
abinin söyledikleri bir kulağımdan giriyor, diğerinden çıkıyordu. Güneş,
fırtınalı ve bir o kadarda yağışlı geçen bir gecenin ardından yüzünü göstermeye
başlamıştı…</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Saat sabah&nbsp; ‘06.00’… Telefonumun alarmı çalarken oturur
vaziyette olduğum koltukta açtım gözlerimi. Kafamı koltukta bıraksam geri kalan
vücudumu kaldırabilecekmiş kadar güçlü hissediyordum kendimi. Hava sisliydi,
bir o kadar da ayaz…</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gece Hakan abiye dert yanarken sızdım
sanırım, hatırlamıyorum&#8230; Belki de Adran’a bir şeylerden bahsederken biri beni
kaldığı apartmanın önünden alıp evime getirip bu koltuğa bırakmıştı… </p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hiçbir şey istediğim gibi gitmiyor ve
ben ne yapacağımı bilmiyordum. Bildiğim tek bir şey vardı. O da kalkıp işe
gitmem gerektiği…</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Oturduğum koltuktan kalktım, lavoba’ya
girip elimi yüzümü yıkadım aynaya baktım&#8230; Saçlarımın ön kısmı açılmaya
başlamıştı, o yüzden kısa kestiriyordum zaten. Gözlerimin beyazı ise hala
kıpkırmızıydı…</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Oturma odasına geri dönerken diğer odanın
kapısının açık olduğunu fark ettim içeri baktığımda. Hakan abi yatıyordu… Odaya
girip onu rahatsız etmek istemedim, sehpanın üstünde ‘Camel’ paketini gördüm.
Sigarayı bırakalı birkaç gün olmuştu ve sarhoş olduğum saatler dışında sigara
içmiyordum… Sigara içmek yerine çay demlemeye karar verdim. İşe gitmeden önce
bir bardak sıcak çay fena gitmezdi, bu soğuk ve ayaz havada.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;Çay demlenirken hâlihazırda bekleyen sabah
haberleri vardı… Sabah haberlerini açtım:&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ‘Halk otobüsün’de taciz’, ‘Eski
eşini bıçaklama.’. Siyasi liderlerinin kapışması. Ve birçok can alıcı
ayrıntılar… Haberleri izledikçe bombok giden tek şeyin hayatımın olmayışını
benim gibi birçok insanın da derdi olduğunu anlıyor ve kederleniyordum&#8230; </p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adran’la bir gece vakti sahil ’de dut
ağacının dibinde oturduğumuz bank geldi aklıma ;</p>



<p>Adran
bana dönüp;</p>



<p>&nbsp; ‘Ne garip değil mi?’ …Dedi.</p>



<p>&nbsp;‘Yani?’</p>



<p>&nbsp;‘Gerçek şu, canımız yanıyor ve bu yangını
milyarlarca yıl yalnızca kendimizin yaşadığını düşünüyoruz.’ -Bir sigara yakıp
Adran’a dönmüştüm.-</p>



<p>‘Milyarlarca
yaşı olan dünya, ben değilim.’ ‘Haklısın’ demişti&#8230; </p>



<p>Haklı
olmaktan da sıkılmıştım, ben haklı olmak istemiyordum artık&#8230; Yakamoz
manzarası, aylardan kış mevsimlerden Ekim’di sanırım, hiç unutmam…</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Belki de unutmuştum. Ne ayı, ne mevsimi ? Hatırlıyordum.
Zaman, ‘Her şeyin’ ilacıdır derler oysa ki;</p>



<p>&nbsp;&nbsp; Zaman hiçbir şeyin ilacı değildir, olsa olsa
tedavisi olur ve bilirsiniz ‘klinik’ tedaviler biraz uzun sürer yatmanız
gereklidir. Ben de öyle yaptım sanırım. O dönem… İşe gitmem gerekiyordu gidesim
yoktu; Yine klasik bir ‘istifa’ muhabbeti muhtemelen&#8230;&nbsp; </p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İşe gitmek için ayaklandığım tekli
koltuğa tekrar oturup çayım yanımda sabah haberlerinin devamını izlerken uyuya
kaldım… Uyandığımda saat ‘14.00’ . Tarih&nbsp;
‘14 Şubat.’… Patron henüz aramamıştı…</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Telefonum&nbsp;
‘Sesli moddaydı’. Oradan biliyorum.Yalnızlık derecemi ölçüyordum…&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aralarda yaparım bunu. ‘Kimde ne
kadarım?’. Öğreneyim diye… Bilirsiniz… Yalnızca telefonu çokça çalan insanlar
telefonlarını ‘Sessize’ alır…</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanlar tarafından ilgi duyulan
‘Gösteriş meraklısı’ piçler tarafından uygulanan gizli bir kuraldır bu. Onlar
‘Beni aramasınlar.’ .Diye dua ederken… Ben ‘Lütfen biri arasın.’. Diye; Dua
ediyorum; Haberleri yok… Adran’ı arayamazdım. Mütahit’in oğlu yüzünden aramız
açıktı… </p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hakan abi uyanmış etrafı toplamış,
çoktan evden çıkmıştı. Hafta sonu olduğu için okula gitmek gibi bir derdim
yoktu en azından, üstümü değiştirdim. Altıma mavi bir kot, üstüme beyaz t-shirt
ve siyah deri ceket…</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dışarı attım kendimi… Cumhuriyet
meydanı,1 karışık çerez, 3 bira… Canımın sigara istediğini fark ettim… Köşede
ki market… ‘Tekelci Ali’;</p>



<p>&nbsp;‘Abi kolay gelsin bir paket sigara alabilir
miyim?’.</p>



<p>&nbsp;‘Al tabi Bülent, al neden almayasın ki?
İndirim geldi zaten seninkine.’.</p>



<p>&nbsp;‘Nasıl abi?’.&nbsp;
</p>



<p>‘Hükümetin
yapamadığını sigara şirketleri yapmaya başladı artık; Müşteri kaybetmemek
için…’</p>



<p>&nbsp;‘Ben zaten sigarayı bıraktım biliyorsun abi,
öyle arada çakırkeyifken… Ama bu indirim fena olmamış.’… </p>



<p>&nbsp;&nbsp; Ali abi bir şey demedi alaycı bir gülümseme
etti sadece yüzüme… Hava kararmaya başlamıştı. Bir sigara yaktım. Meydan’dan
‘Barlar sokağına’ doğru yürümeye başladım. Tam ‘Club Yayla’nın önünden
geçerken- Sarhoş ellerinde sigara bir grup ile karşılaştım yol boyunca
dizilmişlerdi- Ben ilerlemeye devam ediyorken kaldırımda oturmuş önlerinde bira
şişesi olan öpüşen bir çift ile karşılaştım ve kız Adran’a çok benziyordu.
Tedirginlikle yoluma devam ettim, sigaram bitmek üzereydi. Öpüşmeye mola vermiş
olacaktılar ki mütahit’in oğlu beni gördü ve sırıtmaya başladı; </p>



<p>Eli kızın
çenesindeyken, dayanamadım… </p>



<p>&nbsp;‘Yeter lan! Yeter bu kadar hikâye.’</p>



<p>Mustafa
ayağa kalktı…</p>



<p>‘Ne
diyorsun lan sen?’</p>



<p>‘Bunu
diyorum lan bunu: Sen siktir git cebindeki para ile kandırabileceğin
orospularla gecelik görüşmeye devam et bu kızı’ da rahat bırak…’</p>



<p>‘ Ne
diyorsun lan sen?’</p>



<p>‘Bunu
diyorum yeter lan artık, bende bıktım içimde sakladıklarım’dan gerçeği birileri
kırılacak diye içime atmaktan.’</p>



<p>&nbsp;O kargaşada&nbsp;
“Adran’a” döndüm.</p>



<p>&nbsp;‘Özür dilerim, ama daha fazla dayanamayacağım
bu hikâyeye. sikerler böyle sevgililer gününü ben senin için kendimden
vazgeçmişken senin yaptığına bir bak. Değer mi lan bu piçe? Bu piç seninleyken,
başka birileriyle ’de birlikte yattığı kızlar kürtaj için sıraya girmiş
durumda!’…</p>



<p>Mustafa
cümlemi tamamlamadan bana bir yumruk geçirdi. Hafif yalpaladım Mustafa’ya
döndüm bir yumruk…</p>



<p>‘Siktir
lan yalancı piç!’</p>



<p>Bir
yumruk daha; Mustafa’nın dudağı kanamaya başlamıştı.</p>



<p>&nbsp;‘Anlatsana lan gerçeği, her gece başka bir
kızla yattığını. Cebindeki parayla ahkâm kestiğini!’ </p>



<p>Mustafa’dan
bir yumruk daha yere serildim. Başım döndü: Nasıl olduğunu anlayamadım…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani/">Sevgi Apartmanı 2.Bölüm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19438</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sevgi Apartmanı (1. Bölüm)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani-1-bolum/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani-1-bolum/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 30 Jan 2020 13:10:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Akif Gökçe]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19284</guid>
				<description><![CDATA[<p>Evin kapısını açar açmaz Hakan abi karşım da belirdi sinirliydi, tüm gece benim eve gelmemi beklemiş… &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; ‘Sen ne yaptın söyle bir bana bakayım ne bok yedin dün gece?’. ‘Sordum abi.’ dedim. ‘Beni neden sevmedin?’ diye sordum… Hakan abi öfkesinden deliye dönmüştü&#8230; Başladı söylenmeye. ‘İyi bok yedin! Ben sana dedim ama dimi? O kızla olmaz [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani-1-bolum/">Sevgi Apartmanı (1. Bölüm)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Evin kapısını açar açmaz Hakan abi karşım da
belirdi sinirliydi, tüm gece benim eve gelmemi beklemiş… &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>‘Sen ne yaptın söyle bir bana bakayım ne bok yedin
dün gece?’. ‘Sordum abi.’ dedim. ‘Beni neden sevmedin?’ diye sordum… Hakan abi
öfkesinden deliye dönmüştü&#8230; Başladı söylenmeye. ‘İyi bok yedin! Ben sana
dedim ama dimi? O kızla olmaz diye’ … Sakinleşti … Sabaha kadar ‘Sormasın bu
soruyu’ diye.Tanrıya dua ettiğim o soruyu sordu…‘Peki, o sana ne söyledi ?’ .</p>



<p>Sustum… Adran’ da susmuştu zaten cevap verememişti o
gece; Kaldığı apartmanın önün de elleri, ellerimi tutarken gözleri gözlerimden
kaçarken… Hem zaten birine ‘Beni neden sevmedin?’ diye soru sorulmaz ki… Bu
bildiğin bir intihar… Al şu silahı kafama sık… Demenin başka bir yolu.
Sevememiş yani ‘Sebebini neden sorguluyorsun ki?’&nbsp; Bana güvenemedi belki de…</p>



<p>Çünkü benim param yoktu, babamın da parası yoktu. Üniversite
okuyordum ve yazmak dışında hiçbir yeteneğim yoktu&#8230; Sahip olduğum her şeyin
bedelini çalışarak ödüyordum… ‘Kim ne yapsın beni?’. Sevgili olsak ne olacak? ‘O’nun
istediği bir Pazar kahvaltısını ben başkasına kahvaltı servisi yaparken
karşılayabilirim anca… </p>



<p>Tüm bunları kafamın içinde sorgularken Hakan abi
cebinde ki ‘Camel ’i çıkardı ve bana uzattı&#8230; ‘Tamam, lan tamam olan oldu: Siktir
edeceksin hem sana kız mı yok? Gençsin, okul okuyorsun, sigortalı bir işin var
yakışıklısın. Çıkar elbet biri karşına al yak şunu.’ Dedi&#8230; </p>



<p>Gözaltlarım uykusuzluktan mosmor ellerim aşırı
alkolden sonra zangır zangır titriyordu. Hiçbir şey demeden sigarayı aldım
yaktım. Oturma odasına geçtik, Hakan abi oturmadan önce dolabı açtı birer tane
bira aldı. Karşılıklı oturduk…</p>



<p>Hakan abi elindeki biralardan birini oturduğu
tekli, koltuğun önündeki sehpaya, diğerini bana uzattı. ‘Al iç şunu kendine gel
Bülent!’ dedi. Uzattığı birayı aldım kafama diktim. Oturduğum koltuğun köşesine
koydum Hakan abiye döndüm… ‘Hakan abi bu hayat neden böyle, eneden benim
kazanmam gereken savaşları bir başkası savaşı yaratmış gibi kazanıyor, neden
Adran şuan benim yanımda değil de o orospu çocuğu mütahit’in oğlu Mustafa’nın
yanında hatta koynunda?’ Dedim&#8230; </p>



<p>Hakan abi camel sigarasını yaktı birasından
yudumladı siniri geçmişti… </p>



<p>&nbsp;‘Hayat
yeğenim, bu işte; Tam olarak bu; Sen ne kadar çabalarsan çabala doğduğunda
yenik başlamışsın bir kere: Başında anan yok, baban yok, olacağı buydu
zaten…’.&nbsp; Biradan bir yudum daha aldım
ellerimin titremesi geçmişti… ‘ Sahi mi abi?’&nbsp;
dedim… ‘Bu mudur yani, Bu hayatın kanunu bu mudur? …</p>



<p>&nbsp;‘Sen ne
kadar çabalarsan çabala, elinde bir fırsat ile doğmamışsan, ne kadar imkân
yaratsan da kendine; Hep bir takım zaaflarına yenik düşersin Bülent.’ Dedi…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani-1-bolum/">Sevgi Apartmanı (1. Bölüm)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sevgi-apartmani-1-bolum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19284</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mutluydum Beni Neden Uyandırdınız?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/mutluydum-beni-neden-uyandirdiniz/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/mutluydum-beni-neden-uyandirdiniz/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 21 Mar 2019 04:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Akif Gökçe]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=17361</guid>
				<description><![CDATA[<p>Otogarda veda sahnesi&#8230; Çağrı ile Yağmur aileleriyle vedalaşıp, mutlu bir şekilde otobüslerine binip,Karamürsel&#8217;in yolunu tutmaya başlarlar&#8230;Yol boyunca hayalleri hakkında konuşurlar&#8230; İkisi de Kocaeli Üniversitesi Denizcilik fakültesi &#8221;Deniz Ulaştırma Mühendisliği&#8221; kazanmışlardır. Çağrı ile Yağmur liseden iki aşıktır. Muğla&#8217;nın Datça ilçesinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir yirmi sene boyunca. Artık bu küçük ilçenin onların aşkına engel olacağını düşündükleri için. Üniversite [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mutluydum-beni-neden-uyandirdiniz/">Mutluydum Beni Neden Uyandırdınız?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Otogarda veda sahnesi&#8230; Çağrı ile Yağmur aileleriyle vedalaşıp, mutlu bir şekilde otobüslerine binip,Karamürsel&#8217;in yolunu tutmaya başlarlar&#8230;Yol boyunca hayalleri hakkında konuşurlar&#8230; İkisi de Kocaeli Üniversitesi Denizcilik fakültesi &#8221;Deniz Ulaştırma Mühendisliği&#8221; kazanmışlardır. Çağrı ile Yağmur liseden iki aşıktır. Muğla&#8217;nın Datça ilçesinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir yirmi sene boyunca. Artık bu küçük ilçenin onların aşkına engel olacağını düşündükleri için. Üniversite okumak&nbsp; bahanesiyle üniversite sınavına girmiş ve her ikisinin de aldıkları puan ile rahat bir şekilde kazanabilecekleri olan okulu yazmışlardır. Mesele okulda değildir aslında mesele yaşadıkları şeyler, aileleri&#8230; Susurluk dinlenme tesislerine geldiklerinde otobüsten birer sigara içmek için inerler Çağrı Yağmur&#8217;a sigarayı uzatır&#8230;</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;
Diyalog</p>



<p>&nbsp;Çağrı: Ne kadar paramız var?</p>



<p>Yağmur: İki bin lira kadar.</p>



<p>Çağrı: Acilen iş bulmak lazım Karamürsel&#8217;de.</p>



<p>Yağmur: Bir gidelim de bakarız aşkım.</p>



<p>Çağrı:Off&#8230; Neyse geçelim arabaya kalkar birazdan.</p>



<p>Yağmur: Yine mi?</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çağrı ile
Yağmur bakışarak otobüslerine geri döner birlikte yolculukları Karamürsel
otogara kadar devam eder.</p>



<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Otobüs Karamürsel otogarına vardığında hava karanlıklaşmıştır&#8230; Çağrı ile Yağmur otobüsten iner valizlerini alırlar&#8230; Fakat Çağrıda bir anormalleşme vardır. (yoksunluk sendromu)</p>



<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Diyalog (Yolda)</p>



<p>Yağmur:Datça&#8217;dayken
rahat buluyordun burada ne bok yiyeceksin? Bilmiyorum Çağrı.</p>



<p>Çağrı: Kullamıyacam.</p>



<p>Yağmur: Eminim.İki gün oldu ara ara yoldan çıkmaya başladın bile soğuk soğuk terlemeler falan.</p>



<p>(Çağrı tahammülsüzleşerek
Yağmura döner.)</p>



<p>Çağrı: Ya tamam Yağmur lütfen evimize bir gidelim dinlenelim hatta şu tekelden ikişer tanede bira alalım evde konuşuruz olur mu hayatım?</p>



<p>(Yağmur konuyu kapatmak
ister)</p>



<p>Yağmur: Tamam Çağrı bir şey demiyorum iyi içelim&#8230;Ya da ben içmiyim aşkım,sen iç yine dört tane alalım ama sen iç.</p>



<p>(Çağrı Yağmura bakar
ufak bir utangaçlıkla tebessüm atarak sarılır.)</p>



<p>Yolun üzerinde ki tekel
bayiden aldıkları dört tane bira ile Çağrının dedesinden kalma eve geçerler(Dört
katlı binanın üçüncü katı&#8230;)</p>



<p>Çağrı ile Yağmur eve
girer.</p>



<p>(Çağrı evi gözden
geçirirken Yağmura dönerek)</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;DİYALOG</p>



<p>Çağrı:Biraları dolaba
koyalım ev zaten temiz Ayfer teyze temizlemiş yine geleceğimizi bildiği için
baksana.</p>



<p>Yağmur(Çantasındaki
bira şişelerini çıkartırken birini Çağrıya uzatarak):Tamam sen al birini ben
şunları dolaba koyayım.</p>



<p>Çağrı Yağmurun verdiği
birayı açıp oturma odasına geçer oturma odasındaki tekli koltuğu gözüne
kestirerek koltuğa oturur ve televizyonu açıp başlar bira içmeye.Yağmur o ara
evi dolaşıp herhangi bir odaya valizi atar.O sıra gözüne duvara asılmış
çerçeveli fotoğraf çarpar fotoğrafta bir bir çift vardır uzunca fotoğrafı
incelerken Çağrı içerden seslenir.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;
DİYALOG</p>



<p>Çağrı:Yağmuuur,yağmuuurrr..</p>



<p>Yağmur:Efendim Çağrı?</p>



<p>Çağrı:Yavrum gelsene
onca yol geldik ikimizde yorgunuz zaten gel şöyle yamacıma siktir et yarın bir
okula gidelim de gelince yerleştiririz eşyalarımızı.</p>



<p>Yağmur(Fotoğrafa bakmaktan vazgeçerek oturma odasına doğru yönelir.): Tamam geldim, geldim&#8230;</p>



<p>&nbsp;Televizyonda
panda belgeseli yayınlanmaktadır.Çağrı Yağmura dönüp.</p>



<p>Çağrı:Şu telefonunu televizyona bağlada bir Müslüm
Baba dinleyelim aşkım.</p>



<p>Yağmur(Sıkılmıştır artık Çağrının Müslüm
sevdasından.):Off Çağrı ya bir bitmedi şu Müslüm sevdan.</p>



<p>Çağrı(Birasından bir yudum çekerek Ya sen açsana bir.&#8221;Senin
kadar hiç kimseyi sevmedim ben&#8217;i&#8221;. Benden sana gelsin.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yağmur
telefonunu televizyona bağlar youtubeden.Müslüm Gürses &#8216;Senin Kadar hiç kimseyi
sevmedim..&#8217;Başlar çalmaya&#8230;Yağmur mutfağa gidip bir bira alıp çağrının
oturduğu tekli koltuğunun hemen yanına çağrının dizlerine kapanarak bir yandan müziği
dinlemeye bir yandan birasını yudumlamaya başlar Çağrı Yağmurun saçlarını
okşamaya başlar.Yağmur önce irkilir sonrasında kendisini iyi hissetmeye başlar.Kafasını
Çağrının dizine koyarak gözlerini kapatır.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;
DİYALOG</p>



<p>Çağrı:Uykun geldiyse yatalım aşkım.</p>



<p>Yağmur(Gözlerini açar.Gülümseyerek Çağrıya):Yatsak
fena olmayacak gibi.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çağrı
birasını fondip yapar o sırada televizyonda çalan şarkı bitmiştir.Yağmurun
elinden tutarak ayağa kaldırır ve birlikte odalara bakalar yatak odası olmasına
en musahit oda olan çift kişi yataklı odayı gözlerine kestirirler.Ve uyumak
için yatağa geçerler.Çağrı Yağmura sarılır yağmur başlar ağlamaya&#8230;</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;
DİYALOG</p>



<p>Çağrı:Tamam bir tanem geçti.Sakinleş lütfen tamam
geçti bak ben senin yanındayım.Geçti her şey.Sakin ol&#8230;</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yağmurun
gözyaşları birazda olsun azalmaya başlar.Ve ikisi birden uykuya dalarlar.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;
ERTESİ GÜN</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sabah
saatlerinde saat 09.45&#8217;de Çağrının telefonu çalar.Arayan Ayfer teyzesidir.Çağrı
yataktan yarım kalkmış vaziyette telefonu açar..</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;
DİYALOG(TELEFON)</p>



<p>Ayfer:Çağrı olum ne yaptınız? rahat uyuyabildiniz mi
gece kusura bakma teyzem,gece uyuya kalmışım arayamadım.</p>



<p>Çağrı:Uyuduk teyzoşum merak etme Yağmurda iyi
durumda.Birazdan okula geçeceğiz zaten.</p>



<p>Ayfer:Tamam oğlum dikkat edin kendinize akşam ben
uğrarım yanınıza okula gidin bir de dersinize girin ihmal etmeyin oğlum bak
sizin geleceğiniz bu okul.</p>



<p>Çağrı:Tamam,tamam teyze Yağmur uda uyandırıcım zaten
birazdan birlikte geçeceğiz okula.</p>



<p>Ayfer:Tamam olu hadi Allah&#8217;a emanetsiniz görüşürüz
akşam.</p>



<p>Çağrı:Görüşürüz teyzoş.</p>



<p>&nbsp;&nbsp; Çağrı
telefonu kapatır Yağmura bakar Yağmur henüz uyanmamıştır.Yataktan kalkar önce
tuvalete gider elini yüzünü yıkar.O sırada lavabonun karşında aynaya kendisine
bakakalır.Elleri titremeye başlar.Bir telaşla yatak odasında ki valizine
yönelir valizden ilacını bulup bir tane içer.Ardından mutfağa geçip dün geceden
kalan biralardan birini alıp oturma odasına geçip Yağmurun televizyona bağlı
cep telefonundan bir Müslüm Gürses şarkısı açar&#8221;Yıllar Utansın.&#8221;Çağrının
yavaş yavaş titremesi son bulur.Ama bir yandanda pişman olur ilaç kullandığı
için çünkü;Kullandığı psikolojik ilacın,büyük bir yan etkisi vardır alkol ile
birlikte alınması durumunda kendisini kaybedip babam başka bir insana dönüşüyor
olduğunun farkındadır henüz fakat alkolüce çok seviyordur biraz da olsun
yatıştırıyor,onu..</p>



<p>Çalan şakinin sesine Yağmur uyanmıştır.Oturma
odasına doğru gelip.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;
DİYALOG</p>



<p>Yağmur:Günaydın Aşkım.</p>



<p>Çağrı(Yağmura doğru yönelerek):Günaydın bir tanem
hadi hazırlında okula geçeceğiz birazdan.</p>



<p>Yağmur(Esneyerek cevap verir):Tamam bir kahve
yapayım bari kendime&#8230;Sen içeçekmisin? Diye sormuyorum.Zaten sabahın köründe
başlamışsın yine meyve suyuna&#8230;</p>



<p>Çağrı(O ara sigarasını yakıp bir duman
almıştır,Dumanı üfleyerek.):Başka türlü olmuyor aşkım.</p>



<p>Yağmur(Anlayışlı bir gülümsemeyle oturma odasının
kapısından Çağrıya dönüp.):Biliyorum canım,biliyorum ama daha ne kadar böyle
gidecek bilmiyorum.</p>



<p>Çağrı(Bir yandan sigarasını içerek):Gitmesi
gerektiği yere kadar gidecek.Gitmek zorunda.Hiç birimiz istemedik böyle bir
hayat yaşamayı zaten bizlerde istediğimiz hayatı seçmek gibi bir lüks
tanımadılar.</p>



<p>&nbsp;&nbsp; Yağmur bu
cevaba sesini çıkartmayarak odaya geçip hazırlanmaya başlar&#8230;Çağrı her şeyi
boş vermiş bir tavırla odadan yağmura seslenir.</p>



<p>&nbsp;&#8221;Ve en çokta
&#8221;sarılmaya&#8221; ihtiyacımız olduğu gecelerde yalnız kalmadık mı?&#8221;&#8230;</p>



<p>Formun Üstü</p>



<p><a href="https://www.facebook.com/akif.gokce.374"><strong><br />
</strong></a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mutluydum-beni-neden-uyandirdiniz/">Mutluydum Beni Neden Uyandırdınız?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/mutluydum-beni-neden-uyandirdiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17361</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yıllar Sonra / Öykü</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/yillar-sonra-oyku/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/yillar-sonra-oyku/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 02 Jul 2017 05:19:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Akif Gökçe]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9897</guid>
				<description><![CDATA[<p>Valla Erkan abi Yağmur başkaydı be, bir başka sevmiştim onu. Lisedeydik o zamanlar Yağmur lisenin en havalı kızıydı bir saçları vardı abi görsen denizin dalgalarıyla başa baş kapışırdı hani o derece. Abartmıyorum. Bende de boy 1.80 karizma o biçim yani. Altımda pederin 98 model Mercedes okula öyle gidiyor geliyorum. Derslerden kaçmak için; tiyatro grubu, edebiyat [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yillar-sonra-oyku/">Yıllar Sonra / Öykü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Valla Erkan abi Yağmur başkaydı be, bir başka sevmiştim onu. Lisedeydik o zamanlar Yağmur lisenin en havalı kızıydı bir saçları vardı abi görsen denizin dalgalarıyla başa baş kapışırdı hani o derece. Abartmıyorum. Bende de boy 1.80 karizma o biçim yani. Altımda pederin 98 model Mercedes okula öyle gidiyor geliyorum. Derslerden kaçmak için; tiyatro grubu, edebiyat kulübü ne varsa gidiyor her yolu deniyordum. Bir gün edebiyat hocası çağırdı yanına ‘Akif şiir dinletisi proğramı var seni de görmek istiyoruz hani sen gelmezsin ama yine söyleyeyim ben, okul çıkışları birer saat prova var kafan estikçe gel yinede sen.Tek isteğim bir şiir bulman sevdiğin bir şiir olsun bu’dedi. Ertesi gün Can YÜCEL’in ’Bağlanmıyacaksın’adlı şiiri ile gittim hocanın yanına hocada şaşırdı. Bilmiyor ki benim edebiyat aşığı biri olduğumu. Hocanın dediği gibi yaptım okul çıkışı bir gün kafam esti ‘Yapacak bir şey yok şiir provasına gideyim bari’dedim. Provalarda bizim okulun konferans salonunda yapılıyor.Tam giricem içeriye biri şiir okuyordu. ‘sizin hiç babanız öldü mü?’ diye. Ama ne ses o an bir başka oldum içeriye nasıl girdiğimi koltuğa nasıl oturduğumu,o prova hangi ara bitti. Hatırlamıyorum. İşte o kız Yağmurdu abi. Öyle başlamıştı bizimki. Sonra yıllar geçti bir gün bizim Datça&#8217;lıyla bir elimde çay diğer elimde sigara sohbet ediyoruz…Baktım köşeden ufak bir kadın geliyor, tanımadım tabii.Yıllar geçmiş üzerinden…Ama yakınlaşmaya başladıkça bir şeyler değişiyordu vücut kimyamda…Sonradan tanıdım. ‘O’ydu, bir ona baktım bir kendime sonrasında ‘Değişen neydi?’ dedim kendi kendime… ‘O’ da tanıdı beni, o şirin dudaklarının altından tebessüm etti giderek. Dönüp bakamadım arkasından tekrar severim diye ama bunu düşünürken anladığımda buydu zaten…Tekrar sevmiştim Erkan abi, Askerdeyken öğrendim evlenmiş bizimkisi bense hala asla limanın yakınımda olmadığını bildiğim ıssız bir denizde liman arayıp duruyorum. Bu biraz samanlıkta iğne aramaya da benzeyebiliyor. Yalnızlıkla ilgili bir problemim de yok aslında ama yanımda beni iyi hissettirecek bir kadın olsun isterdim tabiki. Yıllar geçti erkan abi…Mahallemizin şirin Hayriye teyzesi öldü, ben baba evine taşındım, güzel bir hastanede beslenme uzmanlığına başladım, evlenmedim, hiç düşünmedim de…İki şeyden vazgeçemedim bir ‘O’,diğeri yazmak. Yazmak benim için muhazzam bir şeydi. Unutmanın bir yolu da  yazmaktır belki de, her şeyi kabullendim de ben askerdeyken evlenmesini kabullenemedim yediremedim kendime, her düştüğünde kaldırmak isterken elimi uzattığımda o çoktan elini bana doğru uzatıyordu oysa ki…Mesafeler girince araya elimiz kısa kaldı sanırım bilmiyorum abi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yillar-sonra-oyku/">Yıllar Sonra / Öykü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/yillar-sonra-oyku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9897</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çıkmaz Sokak</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/cikmaz-sokak/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/cikmaz-sokak/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 27 Apr 2017 05:45:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Akif Gökçe]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=9069</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yine çıkmazların kafamda bolca olduğu bir gün&#8230; İşten çıktığımda eve uğradım,yarım saatim vardı servisin kalkmasına duş alıp hemen çıktım. Durağa vardığımda servis gelmemişti henüz servisi beklerken Aslıyı aradım biraz kendime geleyim diye.Aslı iyi bir kadındı tabi ki bu boktan çıkmaz sokakları merak etmediği sürece.En azından bence.Sonuç olarak benim gibi bir adamı her halinde yanında olup [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cikmaz-sokak/">Çıkmaz Sokak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p dir="auto">Yine çıkmazların kafamda bolca olduğu bir gün&#8230; İşten çıktığımda eve uğradım,yarım saatim vardı servisin kalkmasına duş alıp hemen çıktım. Durağa vardığımda servis gelmemişti henüz servisi beklerken Aslıyı aradım biraz kendime geleyim diye.Aslı iyi bir kadındı tabi ki bu boktan çıkmaz sokakları merak etmediği sürece.En azından bence.Sonuç olarak benim gibi bir adamı her halinde yanında olup ve onu düzeltmek,toplamak zor olsa gerek.Konuşma süremiz uzadı servis geldi,servise bindim.O ara annem defalarca aramış Aslıyla konuşmamız bittiğinde açtım telefonu.Biraz yerine gelmiş moralimi alıp, &#8220;Burada yeri iyi degil, iyi görünmüyor&#8221;dercesine alıp başka bir yere koydu bildiğiniz.</p>
<p dir="auto">Hayat gerçekten çıkmaz sokaklardan ibaretti.Yola girenler yolun bittiği yerde bir başka yol başlayacakmış gibi heyecan doluydu.Ama degil başlamıyordu, başlamamalıydı da.<wbr></wbr>..Bunu yedi milyar insan olarak düşündüğümüzde bu yedi milyar çıkmaz sokağın olduğu bir ütopya olarak kabul edebilirlerdi bence. Ama etmiyorlardı. İnsanlar her bir sokağa burunlarını sokup en azından şöyle bir göz gezdirmek için birbirleriyle kıyasıya mücadele ediyor gibiydi.Kimsenin ömrü yetmezdi tabi ki bunca sokağa girip dolaşmaya&#8230;Fakat bunu anladıklarında ömürlerinin son demlerini yaşıyorlardı bir çoğu.Bu konuda kendimi şanslı hissediyordum çünkü o sokakların çıkmaz olduğunun ve her birini gezmeye yetecek kadar  ömrüm olmadığının farkındaydım.</p>
<p dir="auto">Hayat ya da yaşam.Siz kendinizi hangi bölümde görüyorsanız,bilirsiniz hayat ve yaşam aslında farklı anlamlar içeren iki sesteş kelime olma potansiyeline sahiplerdir.Birbirlerine delicesine aşık olup,zıt düşünceleri yüzünden sevişemeyen fakat birbirlerine olan sevgileri tüm dünyaya yetecek cinsten bir ilişki olarak tanımlayabilirim bunu&#8230;Yaşam her varlık için vardı, nesneldi. Fakat hayat özneldi. Ya da öyle olması gerekiyordu ama oldu mu tabi ki olmadı, onuda beceremedik&#8230;</p>
<p dir="auto">Çıkmaz sokak konumuza geri döndüğümüzde ne anlatmak istediğimi tam olarak anladınız mı bilmiyorum?Biraz düşündürmek istemiştim sizleri sadece&#8230;Bu yazıyı bitirdiğinizde sakince doğrulup, hayat ve haşam arasındaki o ince çizgide kaldığınız yerden yolunuza devam etmenizi istiyorum&#8230; Teşekkür ederim.</p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/cikmaz-sokak/">Çıkmaz Sokak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/cikmaz-sokak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9069</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Değiştim Ben &#8211; Şiir</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/degistim-ben-siir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/degistim-ben-siir/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 24 Apr 2017 13:30:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Akif Gökçe]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8996</guid>
				<description><![CDATA[<p>Evet değiştim ben, Hepinizi izledim. Evet değiştim ben, Hepinizi gördüm. Çıkarlarınızın hakim olduğu arkadaşlıklarınızı, Cinsellik amaçlı ilişkilerinizi, Kalbin değil, gözün gördüğü aşklarınızı, Gördüğümden beri değiştim. Evet değiştim ben, Önce unuttum, Sonra güçlendim. Ve kimsenin hiçbir şeyi değilim artık.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/degistim-ben-siir/">Değiştim Ben &#8211; Şiir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p dir="auto">Evet değiştim ben,<br />
Hepinizi izledim.<br />
Evet değiştim ben,<br />
Hepinizi gördüm.</p>
<p dir="auto">Çıkarlarınızın hakim olduğu arkadaşlıklarınızı,<br />
Cinsellik amaçlı ilişkilerinizi,<br />
Kalbin değil, gözün gördüğü aşklarınızı,<br />
Gördüğümden beri değiştim.</p>
<p dir="auto">Evet değiştim ben,<br />
Önce unuttum,<br />
Sonra güçlendim.<br />
Ve kimsenin hiçbir şeyi değilim artık.</p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block;" data-ad-format="autorelaxed" data-ad-client="ca-pub-1385937189085107" data-ad-slot="4943199474"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/degistim-ben-siir/">Değiştim Ben &#8211; Şiir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/degistim-ben-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8996</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ben Senin İçin Yazamam</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ben-senin-icin-yazamam/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ben-senin-icin-yazamam/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 15 Apr 2017 11:30:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Akif Gökçe]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8906</guid>
				<description><![CDATA[<p>Biz aynı masada oturamayız, Karşına otursam canım omuzlarını ister, Yanına otursam gözlerini. Ben senin için yazamam. Yazsam şiir olur, hikaye olur ,roman olur. Yazmasam derdim olur yanar yüreğim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ben-senin-icin-yazamam/">Ben Senin İçin Yazamam</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p dir="auto">Biz aynı masada oturamayız,<br />
Karşına otursam canım omuzlarını ister,<br />
Yanına otursam gözlerini.</p>
<p dir="auto">Ben senin için yazamam.<br />
Yazsam şiir olur, hikaye olur ,roman olur.<br />
Yazmasam derdim olur yanar yüreğim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ben-senin-icin-yazamam/">Ben Senin İçin Yazamam</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ben-senin-icin-yazamam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8906</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Büyümüş Olmak</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/buyumus-olmak/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/buyumus-olmak/#comments</comments>
				<pubDate>Fri, 07 Apr 2017 05:00:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Akif Gökçe]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=8789</guid>
				<description><![CDATA[<p>Selçuk&#8217;la birlikte bira içmeye sahile inmiştik. Kafamız bozuktu, Selçuk yengeyle tartışmış, babası da e-okuldan bizimkinin notlarını öğrenmiş basmış fırçayı almış ceketi çıkmış evden. Geldi yanıma ‘Ali kafam bozuk içelim mi kanka?’ diye. İçelim dedim. Oturduk cumhuriyet meydanında denize karşı  tekelci Bülent abiden aldığımız biraları başladık içmeye. Biraz çakır keyif olduk ikinci kırmızıdan sonra ben zaten [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/buyumus-olmak/">Büyümüş Olmak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk&#8217;la birlikte bira içmeye sahile inmiştik. Kafamız bozuktu, Selçuk yengeyle tartışmış, babası da e-okuldan bizimkinin notlarını öğrenmiş basmış fırçayı almış ceketi çıkmış evden. Geldi yanıma ‘Ali kafam bozuk içelim mi kanka?’ diye. İçelim dedim. Oturduk cumhuriyet meydanında denize karşı  tekelci Bülent abiden aldığımız biraları başladık içmeye. Biraz çakır keyif olduk ikinci kırmızıdan sonra ben zaten üç tane kırmızı ile zom oluyorum. Üçüncü derken dördüncüye başladık ikimizde sonra ben Yasemini aradım yasemin mahallenin bakkalı Recep amcanın kızı yirmi sekiz yaşında işletme mezunu 170 cm boylarında dalgalı kumral saçları beline kadar uzanan deniz mavisi gözleri en soğuk kış aylarında bile akla denize grime isteği getirebilecek cinsten, aramızda  on senelik bir yaş farkı olabilir ama bu ona aşık olmam için bir engel değil ki.Telefon iki kez çaldı üçüncüde açtı.</p>
<p>“-Efendim Ali.</p>
<p>-Yasemin</p>
<p>-Efendim</p>
<p>-Nasılsın,ne yapıyorsun?</p>
<p>-İyiyim uzandım uyumaya çalışıyorum. Sen niye aradın bu saatte iyisin dimi bir şeyin yok?</p>
<p>-İyiyim, sesini duymak istedim sadece teşekkür ederim açtığın için” dedim ve kapattım telefonu.</p>
<p><figure id="attachment_8791" aria-describedby="caption-attachment-8791" style="width: 280px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/buyumus-olmanin-hikayesi.jpg"><img class="size-full wp-image-8791" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/buyumus-olmanin-hikayesi.jpg?resize=280%2C280" alt="Büyümüş olmanın yaşı yok, yaşanmışlığı var sadece…" width="280" height="280" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/buyumus-olmanin-hikayesi.jpg?w=280&amp;ssl=1 280w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/04/buyumus-olmanin-hikayesi.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w" sizes="(max-width: 280px) 100vw, 280px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-8791" class="wp-caption-text">Büyümüş olmanın yaşı yok, yaşanmışlığı var sadece…</figcaption></figure></p>
<p>Yasemin&#8217;e olan aşkım altı senede olsa yasemin kendimi bildim bileli yanımdaydı. Onunla büyüdüm diyebilirim. Annem babamı ve beni terk ettiğinde onların eve gitmiştim ağlayarak. O açmıştı kapıyı annemden sonra farklı olarak boynuna sarıldığım ilk kadındır o. O da küçüktü o zamanlar aslında on sekiz yaşındaydı daha. Üzülme ben de seni annen kadar sevebilirim inan bana demişti. Ben de inandım. O zamanlar çocuktuk napalım kanıverdik hemen. Nereden bileyim Yasemin&#8217;inde üniversite kazanıp Datça&#8217;dan gideceğini, üniversiteden bir çocukla tanışıp ona aşık olabileceğini nereden tahmin edebilirdim ki? Ona olan aşkımı bildiği halde gidip o çocukla nişanlanmasını hiç kaldıramıyordum. Ama yapacak bir şey yoktu. Zaten neyi elime alsam o elimde kalıyordu. Bana iyi gelen ne varsa onu berbat eden biri oldum hep. Erkenden büyüdüm sanırım, insanlardan vazgeçmeyi öğrendiğinizde büyümüş oluyorsunuz bence daha fazla konuşmak isterdim bu konu hakkında ama biramı döktüm. Selçuk da sızmış zaten, telefonda Neşat Ertaş “Cahildim dünyanın rengine kandım” diye sesleniyor&#8230; Kalkma vakti geldi, önce Selçuk&#8217;u evine bıraktım sonra eve geçtim ben kapının anahtar deliğinin neden ters olduğunu düşünürken, babam açtı kapıyı ‘yine mi içtin sen’ dedi bir şey demeden oturma odasına geçtik, babam ikili koltuğa uzanıp sigara yaktı, bende karşısına geçtim biraz ‘konuşabilir miyiz baba’ dedim, ‘şimdi sen yat yarın konuşalım’ dedi, ‘olmaz baba’ dedim çünkü bazı bir takım konular  vardır, ayıkken söylenilemez düşünülemez bile… Ağzında sigarası doğruldu, ‘bak dedim ben büyüdüm artık hiçbir şey için asla demiyorum annem gibi bir gün sende beni terk edebilirsin ya da bir gün ben seni terk edebilirim ama ölüm dışında henüz böyle bir planım yok bunu bilmeni isterim.İnsanlara olan güvenim zaten annemin bizi terk ettiği gün bir dar ağacında idam edildi ve bunun tek şahidi ben oldum. Sonra bende biraz boş verdim biraz yokladım hayatı çokça düşündüğüm şeyler oldu sende biliyorsun kimseyle konuşmadım aylarca,sonra bir karar verdim ve bu çok ciddi bir karardı kahretsin ki henüz on iki yaşındayken bir karar almak zorunda bırakıldım. Sonra asla vazgeçmem dediğim ne varsa sen dışında hepsinden vazgeçtim çok canım yandı ama bildiğim bir şey vardı can acısı hayal kırıklığının bıraktığı acı kadar acıtmıyordu insanın yüreğini… Bu söylediklerimin konumuzla hiç alakası yoktu biliyorum babacım ama sarhoşum ve ne dediğimi bilmiyorum işte… Bilirsin insanlar sarhoşken fazlaca saçmalarlar ve bu saçmaladıkları şeyler gerçekten söylemek istedikleridir. Şimdi de oturup bunları neden biz yaşadık dememek lazım. Dünyanın bir hikaye kısmı var ve oradaki ilahi güç rolleri dağıtırken kimseye sormuyor ne istiyorsunuz diye yoksa hiç birimiz istemezdik böyle olsun.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/buyumus-olmak/">Büyümüş Olmak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/buyumus-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8789</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
