<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Vincent Van Gogh &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/vincent-van-gogh/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 22:59:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Ünlü Ressamları Konu Alan En İyi 5 Biyografik Film</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/unlu-ressamlari-konu-alan-en-iyi-5-biyografik-film/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/unlu-ressamlari-konu-alan-en-iyi-5-biyografik-film/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 08 Jul 2016 06:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[biyografik film]]></category>
		<category><![CDATA[Frida]]></category>
		<category><![CDATA[Frida Kahlo]]></category>
		<category><![CDATA[Gustav Klimt]]></category>
		<category><![CDATA[Klimt]]></category>
		<category><![CDATA[Modigliani]]></category>
		<category><![CDATA[Picasso]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gogh]]></category>
		<category><![CDATA[Vincent Van Gogh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4318</guid>
				<description><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü ressamların yaşamlarını konu alan filmleri araştırıp ünlü ressamları konu alan en iyi 5 biyografik filmi sizin için bir araya getirdik. Van Gogh, Pablo Picasso, Klimt, Modigliani ve Frida Kahlo’nun hayatlarını konu alan bu filmler hem ressamların eşsiz resimleri hem de filmlerin sinemasal görüntü gücü ile mükemmel bir görsellik sunuyor. Daha fazla uzatmadan gelin [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/unlu-ressamlari-konu-alan-en-iyi-5-biyografik-film/">Ünlü Ressamları Konu Alan En İyi 5 Biyografik Film</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü ressamların yaşamlarını konu alan filmleri araştırıp <strong>ünlü ressamları konu alan en iyi 5 biyografik film</strong>i sizin için bir araya getirdik.</p>
<p><strong>Van Gogh, Pablo Picasso, Klimt, Modigliani</strong> ve <strong>Frida Kahlo</strong>’nun hayatlarını konu alan bu filmler hem ressamların eşsiz resimleri hem de filmlerin sinemasal görüntü gücü ile mükemmel bir görsellik sunuyor.</p>
<p>Daha fazla uzatmadan gelin <u>ünlü ressamların hayatlarını konu alan en iyi 5 biyografik film</u>in hangileri olduğuna bakalım:</p>
<figure id="attachment_4324" aria-describedby="caption-attachment-4324" style="width: 546px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/van-gogh-The-Langlois-Bridge-at-Arles-1888.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4324 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/van-gogh-The-Langlois-Bridge-at-Arles-1888.jpg?resize=546%2C419" alt="Van Gogh; &quot;The Langlois Bridge at Arles, 1888&quot;" width="546" height="419" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/van-gogh-The-Langlois-Bridge-at-Arles-1888.jpg?w=546&amp;ssl=1 546w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/van-gogh-The-Langlois-Bridge-at-Arles-1888.jpg?resize=300%2C230&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 546px) 100vw, 546px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4324" class="wp-caption-text">Van Gogh; &#8220;The Langlois Bridge at Arles, 1888&#8221;</figcaption></figure>
<h2>5. Lust For Life (Ölmeyen İnsanlar) &#8211; Van Gogh</h2>
<p><strong>Van Gogh</strong>’un (1853-1890) bir din adamından, tutkulu bir ressama dönüşme sürecini oldukça başarılı işleyen film, renkleri ve çerçeveleriyle de Van Gogh’un dünyasına girmeyi başarıyor. Yoksulluk ve yalnızlık içinde geçen bir ömür ve gittikçe artan nöbetlerin esaretinde hayata resimle anlam kazandıran bir dehanın hikayesi.</p>
<p>Van Gogh’un bir din adamından, tutkulu bir ressama dönüşme sürecini oldukça başarılı işleyen film, renkleri ve çerçeveleriyle de Van Gogh’un dünyasına girmeyi başarıyor. Yoksulluk ve yalnızlık içinde geçen bir ömür ve gittikçe artan nöbetlerin esaretinde hayata resimle anlam kazandıran bir dehanın hikayesi…</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/WRjKDxdmdU0?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<ul>
<li>Yönetmen: Vincente Minnelli, George Cukor</li>
<li>Oyuncular: Kirk Douglas, Anthony Quinn, James Donald</li>
</ul>
<p>Van Gogh’u başarıyla canlandıran Kirk Douglas’a, yakın arkadaşı Gauguin rolünde Anthony Quinn ve kardeşi Teo olarak James Donald eşlik ediyor…</p>
<figure id="attachment_4322" aria-describedby="caption-attachment-4322" style="width: 650px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/picasso-The-Dream-1932.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4322 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/picasso-The-Dream-1932.jpg?resize=640%2C858" alt="Picasso; &quot;The Dream, 1932&quot;" width="640" height="858" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/picasso-The-Dream-1932.jpg?w=650&amp;ssl=1 650w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/picasso-The-Dream-1932.jpg?resize=224%2C300&amp;ssl=1 224w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4322" class="wp-caption-text">Picasso; &#8220;The Dream, 1932&#8221;</figcaption></figure>
<h2>4. Surviving Picasso (Picasso’yla Yaşamak)</h2>
<p>Senaryo, <strong>Picasso</strong>’yu terketmeyi başarabilmiş olan tek kadın Françoise Gilot’un anılarından derlenmiş. Françoise Gilot bir sanat öğrencisi iken, ünlü ressam Pablo Picasso’nun (1881-1973) hayatına girer ve birçok resmi için ona esin kaynağı olur. Sanat tarihinin gerçek bir olayından yola çıkan film, geniş kitlelerin beğenisini kazandı.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/DL1-FNcQZW8?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<ul>
<li>Yönetmen: James Ivory</li>
<li>Oyuncular: Anthony Hopkins, Julianne Moore, Natascha McElhone, Peter Eyre</li>
</ul>
<p>Arianna Huffington&#8217;un kitabından uyarlanmış olan film, Picassonun en büyük esin kaynağı olan kadınlarla ilişkilerini onlardan biri olan Françoise Gilotun dilinden aktarıyor. Filmde, kadınlara karşı acımasız ve bencil bir Picasso izliyoruz. Yine de,resim yaparken onu izlemek, kendini tanrılaştırmakta pek de haksız olmadığı hissini yaratıyor. Picassoyu canlandıran Antony Hopkins, her zamanki gibi seyirciyi memnun edecek bir bir performans sergiliyor.</p>
<figure id="attachment_4320" aria-describedby="caption-attachment-4320" style="width: 546px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/klimt-The-Kiss-1907-1908.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4320 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/klimt-The-Kiss-1907-1908.jpg?resize=546%2C560" alt="Klimt; &quot;The Kiss, 1907-1908&quot;" width="546" height="560" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/klimt-The-Kiss-1907-1908.jpg?w=546&amp;ssl=1 546w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/klimt-The-Kiss-1907-1908.jpg?resize=293%2C300&amp;ssl=1 293w" sizes="(max-width: 546px) 100vw, 546px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4320" class="wp-caption-text">Klimt; &#8220;The Kiss, 1907-1908&#8221;</figcaption></figure>
<h2>3. Klimt</h2>
<p>Şilili yönetmen Raoul Ruiz, Klimt’te Avusturyalı ressam <strong>Gustav Klimt</strong>’in (1862-1918) hayatını anlatıyor. Gustav Klimt, aslında ilk olarak süslemecilik sanatı aracılığıyla resimle tanışıyor. Gençliğinde kardeşi ve bir arkadaşıyla beraber kurdukları grup Viyana’da pek çok önemli yerin süslemesini yapıyor ve Klimt bu sayede ülkede ün yapıyor. Film, bu kısımlara hiç değinmiyor ve Klimt’i 1900’lerin başında Paris’te açmış olduğu fuar vasıtasıyla izleyicilere tanıtıyor.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/_hPdN2QBTeY?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<ul>
<li>Yönetmen: Raoul Ruiz,</li>
<li>Oyuncular: John Malkovich, Veronica Ferres, Saffron Burrows</li>
</ul>
<p>Yönetmenliğini Raoúl Ruiz&#8217;in yapmış olduğu 2006 sinema yapımında ressam Klimt&#8217;in hayatını konu almaktadır.Oldukça başarılı bir yapıma imza atan filmin başrol oyuncuları John Malkovich, Stephen Dillane ve Veronica Ferres yer almaktadır.</p>
<figure id="attachment_4321" aria-describedby="caption-attachment-4321" style="width: 514px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/modigliani-Jeanne-Hébuterne-1918.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4321 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/modigliani-Jeanne-Hébuterne-1918.jpg?resize=514%2C819" alt="Modigliani; &quot;Jeanne Hébuterne, 1918&quot;" width="514" height="819" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/modigliani-Jeanne-Hébuterne-1918.jpg?w=514&amp;ssl=1 514w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/modigliani-Jeanne-Hébuterne-1918.jpg?resize=188%2C300&amp;ssl=1 188w" sizes="(max-width: 514px) 100vw, 514px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4321" class="wp-caption-text">Modigliani; &#8220;Jeanne Hébuterne, 1918&#8221;</figcaption></figure>
<h2>2. Modigliani</h2>
<p>Cemal Süreya’nın Aslan Heykelleri şiirine konu olan İtalyan ressam <strong>Amedeo Clemente Modigliani</strong>’nin (1884-1920) yoksulluğu, giyimi, kadın sevgisi, yarattığı eserler, aşkları, hatta sanatını gölgeleyebilecek trajik yaşam öyküsü anlatılıyor filmde. Filmde ışığın ve hüznün ressamı Modigliani’ye tutkuyla aşık karısı Jeanne’e ve birbirlerine düşman ama bir o kadar da birbirlerine hayran Picasso’yla ilişkileri çok etkileyici sahnelerle anlatılıyor.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/GCN-p5_HT_M?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<ul>
<li>Yönetmen: Mick Davis</li>
<li>Oyuncular: Andy Garcia, Elsa Zylberstein, Omid Djalili</li>
</ul>
<ol>
<li>yüzyılda yaşamış olan, üretmiş olduğu eserler ve sahip olduğu düşünce tarzı ile aydınlanma çağının gizli kahramanlarındandır. Bu ressamın en büyük özelliği ise populer olmaya özenmemesi ve gergin sosyeteyi ise her fırsatta yerden yere vurmasıdır. Çağdaşlarına göre hayatını sefalet içerisinde geçirmiş olmasına rağmen büyük saygı duyulan bu usta ressamın hayatı sizlere sunuluyor.Filmde güzel gözleri olan Jeanne&#8217;nin portresini yapacak olan usta ressam genç yaş sayılabilecek bir yaşta 39 yaşında ölmüştür&nbsp;fakat geride bıraktığı eşsiz eserler hala günümüzde bir çok kişiye ilham kaynağı olmaktadır.</li>
</ol>
<figure id="attachment_4319" aria-describedby="caption-attachment-4319" style="width: 565px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/frida-kahlo-Self-Portrait-1930.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4319 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/frida-kahlo-Self-Portrait-1930.jpg?resize=565%2C750" alt="Frida Kahlo; &quot;Self Portrait, 1930&quot;" width="565" height="750" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/frida-kahlo-Self-Portrait-1930.jpg?w=565&amp;ssl=1 565w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/frida-kahlo-Self-Portrait-1930.jpg?resize=226%2C300&amp;ssl=1 226w" sizes="(max-width: 565px) 100vw, 565px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4319" class="wp-caption-text">Frida Kahlo; &#8220;Self Portrait, 1930&#8221;</figcaption></figure>
<h2>1. Frida</h2>
<p>Yapımcı Nancy Hardin, 1983’te Hayden Herrera’nın araştırmaya dayalı Frida kitabı ilk çıktığında konuyu beğenip tüm stüdyoları gezmiş. Yıllar sonra Frida’nın 1990’ların başında popülerlik kazanmasıyla beraber, bu konu Hollywood’da ilgi çekici bir hal almaya başlamış ve filmin çekilmesine karar verilmiş. Bu dönem içinde bir Frida hayranı olan Salma Hayek de işin yapım aşamasında devreye girmiş. Film Meksikalı ressam <strong>Frida Kahlo</strong>’nun (1907-1954) genç yaşta geçirdiği, dehşet dolu trafik kazasıyla açılıyor. Filmde kocası Diego Rivera ile arasındaki karmaşık ilişki, ünlü komünist teorisyen Troçki’yle arasındaki yasak ve tartışmaya yol açan olaylar, kadınlarla arasındaki romantik ve provokatif karmaşa içinde Frida Kahlo anlatılıyor.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/-CTM7FcY1LE?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<ul>
<li>Yönetmen: Julie Taymor</li>
<li>Oyuncular: Salma Hayek, Alfred Molina, Ashley Judd</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/unlu-ressamlari-konu-alan-en-iyi-5-biyografik-film/">Ünlü Ressamları Konu Alan En İyi 5 Biyografik Film</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/unlu-ressamlari-konu-alan-en-iyi-5-biyografik-film/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4318</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Derdim Var Sanatımdan Büyük-1 (Vincent Van Gogh)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/derdim-var-sanatimdan-buyuk-1-vincent-van-gogh/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/derdim-var-sanatimdan-buyuk-1-vincent-van-gogh/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 17 May 2016 15:39:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sözü Bulan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gogh]]></category>
		<category><![CDATA[Vincent Van Gogh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3689</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanatın hangi dalı olduğu hiç önemli değil, bir kişi şöyle uzaktan yakından, kıyısından bile olsa bulaştıysa eğer herhangi bir sanat dalına, öyle geçiyordum uğradım diyerek yarı yolda bırakamaz bulaştığı işi. Ortada mutlaka bir dert vardır ve ister bilsin derdini, ister bilmek istemesin dönüp dolaşıp dolap beygiri gibi varacağı yer yine sanatıdır. Derdi olmayanın sanatla işi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/derdim-var-sanatimdan-buyuk-1-vincent-van-gogh/">Derdim Var Sanatımdan Büyük-1 (Vincent Van Gogh)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sanatın hangi dalı olduğu hiç önemli değil, bir kişi şöyle uzaktan yakından, kıyısından bile olsa bulaştıysa eğer herhangi bir sanat dalına, öyle geçiyordum uğradım diyerek yarı yolda bırakamaz bulaştığı işi. Ortada mutlaka bir dert vardır ve ister bilsin derdini, ister bilmek istemesin dönüp dolaşıp dolap beygiri gibi varacağı yer yine sanatıdır.</p>
<p>Derdi olmayanın sanatla işi olmaz çünkü. Sanat tüketicisinin bile bir derdi vardır. Zamanını kullanma tercihini daha başka bir uğraşıda değil de, sanatta kullanmak istediği için. Durup dururken niye tiyatroya gitsin ki bir insan, niye kitap okusun? Bir resim sergisini dolaşsın? Klasik müzik konserine gitsin? Bir de üstüne üstlük para ödesin! Deli olmak lazım…</p>
<figure id="attachment_3691" aria-describedby="caption-attachment-3691" style="width: 433px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Vincent-Van-Gogh-Portre.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3691 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Vincent-Van-Gogh-Portre.jpg?resize=433%2C576" alt="Vincent Van Gogh - Portre" width="433" height="576" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Vincent-Van-Gogh-Portre.jpg?w=433&amp;ssl=1 433w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/Vincent-Van-Gogh-Portre.jpg?resize=226%2C300&amp;ssl=1 226w" sizes="(max-width: 433px) 100vw, 433px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3691" class="wp-caption-text">Vincent Van Gogh &#8211; Portre</figcaption></figure>
<p>Sanat yapmak zaten deli işidir… Akıllı adam akıllıca işler yapar. Sanat akıl işi mi ki? Ne memnun eder seni, ne memnun olur karşındaki kişi… Bir tatminsizliktir gider durur, bir dipsiz kuyudur. İşte tam oldu dersin, başka bir taraftan yine yakalar seni, beğenmezsin yaptığın işi… Döndürür en başa, dımdızlak kalırsın yine ortada… Silersin yaptığın her şeyi… Ha babam baştan başla şimdi…</p>
<p>Sanata bulaşmış her kim olursa olsun, ister resim yapsın, ister şarkı söylesin, fotoğraf çeksin örneğin konuşmaya çalışıyordur… Başkaca da bir derdi yoktur aslında… İnsanoğlu konuşamadığı için başlamadı mı sanata? Mağara resimleri anlatıyor olanı biteni saklanacak bir şey yok. Dürüst olalım kendimize. Konuşamadığımız için sanatla uğraşıyoruz. Bir gün sabahtan akşama kadar beni dinleyecek birini bulsam, niye oturup yazayım ki bilgisayar başında. Boyuna anlatır dururum, aklıma geldiği gibi, hiçbir düzeltme yapmadan, durmadan konuşurum ama hiç kimse buna katlanamaz, beni dinlemez… Bana yapılsa ben de katlanamam elbet… İşte bu yüzden yazıyorum!</p>
<p>Üstelik yazdıklarım uzun olunca okunmaz diye de, birkaç bölümde anlatmaya çalışıyorum. Yazar olmak için geveze olmak lazım, iyi hoş ama okunmadığı zaman ne işe yarar ki yazmak?</p>
<h2>Sanat tüketicisi olmadan yapayalnızdır…</h2>
<p>Ben çok iyi bir ressam olsam, fakat hiç kimse benim tablolarımla ilgilenmese, ne işe yarar yaptığım tablolar? Ben yine konuşamamış olmaz mıyım? Derdimi anlatamamış, bilinmemiş olmaz mıyım tıpkı <strong>Van Gogh</strong> gibi?</p>
<p>Evet; Ne yazık ki <strong>Vincent Van Gogh</strong> buna en güzel örnektir. Ressamın yaşarken satılmış tek bir tablosu vardır. O da kardeşi tarafından satılan “Kırmızı Üzüm Bağı” adlı eseridir. Oysa hayatını resme adamış ve 1700 e yakın esere imza atmıştır.</p>
<p>Yaşarken, “Resimlerimin satmadığı gerçeğini değiştiremem. Ama insanlar zamanla resimlerimin, üzerinde kullanılan boyadan çok daha değerli olduğunu anlayacaklar.” Demiştir Van Gogh. Hayatı boyunca hiçbir zaman hak ettiği değeri görmemiştir. Hep fakir olarak kalmış, son günlerini muhtaç ve kimsesiz olarak geçirmiştir. Tablolarından çok, bir çılgınlık anında kulağını kesmesiyle tanınmıştır…</p>
<figure id="attachment_3690" aria-describedby="caption-attachment-3690" style="width: 383px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/kirmizi-uzum-bagi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3690 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/kirmizi-uzum-bagi.jpg?resize=383%2C315" alt="Yaşarken 78 Dolar’a satılan tek resmi:” Kırmızı Üzüm Bağı”" width="383" height="315" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/kirmizi-uzum-bagi.jpg?w=383&amp;ssl=1 383w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/kirmizi-uzum-bagi.jpg?resize=300%2C247&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/kirmizi-uzum-bagi.jpg?resize=168%2C137&amp;ssl=1 168w" sizes="(max-width: 383px) 100vw, 383px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3690" class="wp-caption-text">Yaşarken 78 Dolar’a satılan tek resmi:” Kırmızı Üzüm Bağı”</figcaption></figure>
<p><em>&#8220;Van Gogh</em>’un tüm hayatı boyunca satılan tek resmi &#8216;<em>Arles’te Kızıl Üzüm Bağı&#8217;</em> sadece 78 dolardı. Ve resmi sattıktan çok kısa bir süre sonra revolver bir silahla kendini göğsünden vurarak öldürdüğünde 37 yaşındaydı. Geride 1700 sahipsiz resim bıraktı. Öldükten sonra kazandığı: 82 Milyon 500 Bin Dolardı.”</p>
<p><strong>Sanat kesinlikle deli işi…</strong></p>
<p>Devam edecek!</p>
<p>Ayrıca <a href="http://www.sanatduvari.com/sanat-nedir/"><strong>Kısaca Sanat Nedir?</strong></a> makalesini de okuyabilirsiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/derdim-var-sanatimdan-buyuk-1-vincent-van-gogh/">Derdim Var Sanatımdan Büyük-1 (Vincent Van Gogh)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/derdim-var-sanatimdan-buyuk-1-vincent-van-gogh/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3689</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Van Gogh ile Paul Gauguin Arasındaki İlişki</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/van-gogh-ile-paul-gauguin-arasindaki-iliski/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/van-gogh-ile-paul-gauguin-arasindaki-iliski/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 12 Dec 2015 22:21:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Berrin Akıncı Nalbantoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Anthon van Rappard]]></category>
		<category><![CDATA[ard izlenimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Arles]]></category>
		<category><![CDATA[Ay Çiçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Émile Bernard]]></category>
		<category><![CDATA[empresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Gauguin]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Stüdyoları]]></category>
		<category><![CDATA[izlenimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[On the Shore of the Lake]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Gauguin]]></category>
		<category><![CDATA[post empresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı Ev]]></category>
		<category><![CDATA[Theo Van Gogh]]></category>
		<category><![CDATA[Two Sunflowers]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gogh]]></category>
		<category><![CDATA[Vincent Van Gogh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1145</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ard izlenimci (post empresyonist) olan Van Gogh hakkında çok da tatmin edici sağlıklı bilgilerimiz yoktur aslında. Kendisi hakkında en doğru bilgiyi bir sanat simsarı olan kardeşi Theo Van Gogh’a yazdığı mektuplardan elde ederiz. Ancak gene de iki kardeşin 1872 ila 1890 yılları arasında birbirlerine gönderdikleri yüzlerce mektup da kaydolmuştur: 600’den fazla mektup Vincent’tan Theo’ya, 40 [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/van-gogh-ile-paul-gauguin-arasindaki-iliski/">Van Gogh ile Paul Gauguin Arasındaki İlişki</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Ard izlenimci (post empresyonist) olan Van Gogh hakkında çok da tatmin edici sağlıklı bilgilerimiz yoktur aslında. Kendisi hakkında en doğru bilgiyi bir sanat simsarı olan kardeşi Theo Van Gogh’a yazdığı mektuplardan elde ederiz. Ancak gene de iki kardeşin 1872 ila 1890 yılları arasında birbirlerine gönderdikleri yüzlerce mektup da kaydolmuştur: 600’den fazla mektup Vincent’tan Theo’ya, 40 adet mektup Theo’dan Vincent’a.</p>
<p>Arles’de yaşadığı dönemde arkadaşlarına Flemenkçe, Fransızca ve İngilizce yaklaşık 200 mektup yazmasına rağmen Van Gogh’un Arles ve Paris’teki yaşantısı hakkında doğru bir bilgiye de sahip değiliz. Onun hakkında edindiğimiz diğer kaynaklar da Theo’nun eşine, Van Gogh’un kızkardeşine ve Anthon van Rappard, Émile Bernard’a gelen mektuplardan edinmekteyiz.</p>
<p>Tüm bunların nedeni sanatçının karakterinden ileri gelmektedir. Zira Van Gogh sanatçı kariyerinde uzun yıllar yalnız çalışmıştı. Ancak bu tecrit sanatçının bilinçli olarak kendi kendine uyguladığı bir tecrit değildi. O, akademinin resmi organlarından ve kliklerden hoşlanmamıştı. Buna rağmen o daima yakın ilişkilere dikkat etmişti.</p>
<p>Onun gerçekten yaptığı çalışmalara karşı olan sanatçılarla sorunları tartışmaya, üzerinde düşünmeğe ihtiyacı vardı. Eğer onlarla yüz yüze konuşabilseydi kesinlikle kardeşine ve arkadaşlarına uzun mektuplar yazmaya ihtiyacı olmayacaktı. Sanırım yalnız kalmasının aşkta kayıplar yaşamasından ziyade çocukluk yıllarının kendi değimiyle “kasvetli, soğuk ve kısır” betimlemesi ve ölen kardeşinin adını almasıyla kişilik kaybı neden olmuştur diyebiliriz.</p>
<p>O, Paris’te Theo ile yaşadığı dönemde çevresi konuşabileceği, tartışabileceği sanatçılarla çevriliydi de ama yine yalnızdı ve o Theo’ya iki ay boyunca az ve öz de olsa mektuplar yazmaya devam etti. Bu mektuplardan birinde Arles’de Gauguin ile çalıştığını belirtti. Sadece üç arkadaşı olan Van Gogh’un hayatında Paul Gauguin’nin etkisi büyüktür.</p>
<p>P. Gauguin narsistik kişilik bozukluğundan muzdarip bir sanatçıdır. Gauguin’nin bu psikolojisi onun sanatını da etkilemiştir; anksiyetelerini, depresyonlarını resimlerinde rahatlıkla görebiliriz. Sanatında, doğum, ölüm gibi temaları kendini doğanın görkemli fantezileri eğilimli bir narsist tipik yansımalar gösterir. Gauguin, Van Gogh’dan fırça darbelerinden etkilenmiş ve “Mavi Periyod” dönemini birlikte yaşamışlardır. Mavi, resimde melankoli rengidir ve bu gökyüzü, deniz tasvirlerinde ikisini de etkilemiştir. Mavi, hastalığı, ölümü ve mezarlığı temsil eder. İkisinin de ruhsal durum iyi olmadığı için eserlerinde mavi rengi sıklıkla görürüz.</p>
<figure id="attachment_1149" aria-describedby="caption-attachment-1149" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Kutsanan-Öküz-1894-Paul-Gauguin.jpg" rel="attachment wp-att-1149"><img class=" td-modal-image wp-image-1149 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Kutsanan-Öküz-1894-Paul-Gauguin.jpg?resize=500%2C437" alt="Paul Gauguin &quot;Kutsanan Öküz&quot; (1894) " width="500" height="437" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Kutsanan-Öküz-1894-Paul-Gauguin.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Kutsanan-Öküz-1894-Paul-Gauguin.jpg?resize=300%2C262&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1149" class="wp-caption-text">Paul Gauguin &#8220;Kutsanan Öküz&#8221; (1894)</figcaption></figure>
<p>Van Gogh, Arles’de bir ev satın alır. Burayı sanatçılarla koloni kurmak için tasarlar. Misafirleri için odalar hazırlar. Bunlardan biri de Paul Gauguin’dir.</p>
<figure id="attachment_1150" aria-describedby="caption-attachment-1150" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Van-Gogh-Arles’deki-evi.jpg" rel="attachment wp-att-1150"><img class=" td-modal-image wp-image-1150 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Van-Gogh-Arles’deki-evi.jpg?resize=640%2C496" alt="Van Gogh'un Arles’deki evi." width="640" height="496" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Van-Gogh-Arles’deki-evi.jpg?w=1024&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Van-Gogh-Arles’deki-evi.jpg?resize=300%2C233&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1150" class="wp-caption-text">Van Gogh&#8217;un Arles’deki evi.</figcaption></figure>
<p>Van Gogh, Gauguin’nin misafiri olmasını çok istiyordu. Kasımda Paris’te tanıştılar. Theo ve Van Gogh, sanatçının atölyesine gittiler. İki kardeş sanatçının eserlerinden çok etkilendi. Van Gogh, Gauguin’i geleceğin sanatçısı olarak gördü ve iki sanatçı eserlerini birbirlerine hediye ettiler.</p>
<figure id="attachment_1151" aria-describedby="caption-attachment-1151" style="width: 1386px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg" rel="attachment wp-att-1151"><img class=" td-modal-image wp-image-1151 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg?resize=640%2C450" alt="Van Gogh &quot;’Two Sunflowers&quot; (1887)" width="640" height="450" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg?w=1386&amp;ssl=1 1386w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg?resize=300%2C211&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg?resize=1024%2C720&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/Vincent-87.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1151" class="wp-caption-text">Van Gogh &#8220;’Two Sunflowers&#8221; (1887)</figcaption></figure>
<p>Van Gogh, Gauguin’e “Two Sunflowers” (1887) eserini, Gauguin ise Van Gogh’a “On the Shore of the Lake” (1887) adlı eserini verdi.</p>
<figure id="attachment_1147" aria-describedby="caption-attachment-1147" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Two-Sunflowers’’-1887.jpg" rel="attachment wp-att-1147"><img class=" td-modal-image wp-image-1147 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Two-Sunflowers’’-1887.jpg?resize=500%2C416" alt="Gauguin &quot;On the Shore of the Lake&quot; (1887)" width="500" height="416" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Two-Sunflowers’’-1887.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Two-Sunflowers’’-1887.jpg?resize=300%2C250&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1147" class="wp-caption-text">Gauguin &#8220;On the Shore of the Lake&#8221; (1887)</figcaption></figure>
<p>Bu değişim onların dostluklarını pekiştirdi ve bu Fransa’da Arles’de “Güney Stüdyoları” nın doğmasına neden oldu.</p>
<p>Sonunda Van Gogh, Gauguin’e Sarı Ev’e gelmesi ve misafiri olması için bir bilet gönderdi. Fakat Gauguin onun biletini kabul etmeyip geri gönderdi ve davetini kabul etmedi. Çünkü Van Gogh’un karakteri onu düşündürüyordu. Ancak bu sefer Van Gogh hızla, onun odasını modern mobilyalarla döşeyip, duvarına “Ay Çiçekleri” adlı eserini koyarak geleceğini düşünerek hazırladı. Bu arada ikisi de ağustostan beri mektuplaşmaya devam ederek fikirlerini paylaştılar. Ekimin sonunda Gauguin, Van Gogh’un davetini kabul ederek Arles’e geldi.</p>
<p>İlk başlarda Gauguin, ev işlerini yaptı, yemek pişirdi, denizlerde yaptığı seyahatleri anlattı. Günleri sakin ve huzurlu geçiyordu. Ancak Van Gogh Hollandalı bir sanatçıydı ve o dönemde Hollandalı sanatçılar dışarı çıkar, resimlerini doğada, bakarak yapardı. Tabii ki Van Gogh’da resimlerini dışarıda yapıyordu. Oysa Gauguin resimlerini içerde yapıyordu. Gauguin anılarına, hayal gücüne güveniyor ve Van Gogh’unda öyle olmasını istiyor, baskı yapıyordu… Bu da aralarında ateşli uzun tartışmalara yol açıyordu.</p>
<p>Van Gogh, kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplarda Gauguin’nin bu tarzından bahsetmişti. Gauguin ise arkadaşı Fransız ressam E. Bernard’la yazıştığı mektuplarda bu konuda daha dar düşünceliydi; Arles beklentilerini karşılamamıştı ve Van Gogh, Gauguin’nin bu düşüncelerini, duygularını fark etmemişti.</p>
<p>Aralık ayında Gauguin, Van Gogh’un kendisine yaptığı “Ay Çiçekleri” adlı tablosunu boyarken ki halini gösteren bir resim yaptı.</p>
<figure id="attachment_1146" aria-describedby="caption-attachment-1146" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Ay-çiçekleri.jpg" rel="attachment wp-att-1146"><img class=" td-modal-image wp-image-1146 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/’Ay-çiçekleri.jpg?resize=200%2C160" alt="Ay Çiçekleri" width="200" height="160" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1146" class="wp-caption-text">Ay Çiçekleri</figcaption></figure>
<p>Ancak Van Gogh bir müddet sonra Gauguin’nin evi terk edeceğini anlamış, bunu sıkıntısını yaşıyordu. Ve birgün ona bunu sordu. Aralarında şiddetli bir kavga çıktı. Gauguin, Van Gogh’un ruhsal durumundan oldukça kaygılıydı… Bipolar bozukluk yaşayan Gogh’un şiddetli manik-depresif dönemleri Gauguin’i endişelendiriyordu. Gauguin’nin narsistik kişilik bozukluğu ikisinin de kavgalarını şiddetli yapıyordu. 23 Aralık 1888’de çıkan büyük kavgada Gauguin evi terk ederek geceyi bir otelde geçirdi. Bunun üzerine Van Gogh geçirdiği krizle sol kulağını keser. Ertesi sabah, Gauguin Sarı Ev’e döndüğünde durumu öğrenince dehşet ve korku içinde kalır. Theo’ya mektupla Van Gogh’un kulağını kestiğini, hastaneye kaldırıldığını bildirerek Arles’i terk eder.</p>
<p>Van Gogh bir daha asla onu görmez.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/van-gogh-ile-paul-gauguin-arasindaki-iliski/">Van Gogh ile Paul Gauguin Arasındaki İlişki</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/van-gogh-ile-paul-gauguin-arasindaki-iliski/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1145</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
