<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>TRT &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/trt/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 22:55:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Sanatın Gücü</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanatin-gucu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanatin-gucu/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 03 Feb 2017 05:00:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[TRT Nağme Radyosu]]></category>
		<category><![CDATA[Vivaldi]]></category>
		<category><![CDATA[William Shakespeare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7205</guid>
				<description><![CDATA[<p>Vivaldi’nin dört mevsim konçertosu ya da Dede Efendi fasılları beni benden alıp götürdü; ta ki uzaklara bir yere bıraktı. 16.yüzyılda geziniyorum, adeta… 1533 -1603 yıllarında İngiltere Britanya Krallığında söz sahibi olan I. Elizabeth sanata sanatçıya çok büyük hürmet göstermiş kendisini hicvedip eleştirenlere karşı son derece tahammül göstermiş onlara hoşgörüyle davranmıştır. Bu sanatkarların başında da William [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatin-gucu/">Sanatın Gücü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vivaldi</strong>’nin dört mevsim konçertosu ya da <em>Dede Efendi</em> fasılları beni benden alıp götürdü; ta ki uzaklara bir yere bıraktı. 16.yüzyılda geziniyorum, adeta… 1533 -1603 yıllarında İngiltere Britanya Krallığında söz sahibi olan I. Elizabeth sanata sanatçıya çok büyük hürmet göstermiş kendisini hicvedip eleştirenlere karşı son derece tahammül göstermiş onlara hoşgörüyle davranmıştır. Bu sanatkarların başında da William Shakespear gelir. Döneminde olduğu kadar kendisinden sonraki dönemleri de etkisi altına alabilen tiyatro üstadı Shakespear de kraliçe hakkında yeri geldiğinde eleştirinin dozunu kaçırmıştır. Böyle olmasına rağmen kraliçe bizzat oyunlarını izlemeye gelir, yapılan eleştiriler karşısında sanatçının elbette bir farklılığı olacak,farklı düşünce tarzına sahip olmasını destekliyorum, şeklinde yorumlar yaparmış. Bu hoşgörüye sanata duyulan hürmet denilir. Sanatın gücü bir kraliçenin gücünün üstüne geçebiliyorsa o ülkede düşünce özgürlüğü var demektir. Sanat, yalnızlıkla kalabalığın arasında sıkışmışken en bunaldığımız zamanda bizi alıp dünyanın ötesine götürür. Sonlu yaşamda sonsuzluğu sanat ile elde ederiz. Bir resim bir yazı bir şiir gibi nice el emeği göz nuru zanaat çalışmaları bizi olduğumuzdan çok daha güçlü kılar, bizi var olan her negatif düşünceden arındırır.</p>
<p>Geçenlerde <strong>TRT Nağme Radyosu</strong>’nda Rüya Gibi programını dinliyordum. Belgin Gök Murat Kadir Gök Ankara Radyo sanatçılarının hazırladığı sanat müziği ruhen de iyi geliyor. Aynı fikirlerde bir dinleyici Belgin Hanım’a ,’ sizi dinlerken panik atak hastalığımdan kurtuldum’, demiş. Hakikaten sanat böylesine bir güçlü iksirdir ki zaman içerisinde değiştiğimizi kendimiz de fark ederiz.</p>
<p>Yukarıda bahsetmiş olduğumuz kraliçenin de sanat ve sanatçıya duyduğu ilgi ve onlara gösterdiği anlayış da sanırım biraz önce bahsetmiş olduğum iksir ile ilgilidir. Ülkesine hükmeden bir kraliçenin gücünü sanattan alıyor olması şaşırtıcı gelmiyor. Sanat ile terapi sanat ile şifacılık insanlık tarihi kadar eskidir. İbn-i Sina çoğu tedavisinde musikinin kullanılmasını önermiştir. Bir su sesi bir kuş sesi de kendi içinde bir müziği barındırır. Kelimelerin tınısı tılsımı notaların dansı bize iyi gelir,çünkü çok daha iyi sağlıklı ve güçlü olabiliriz.Sanat bu kadar değerliyken bizim kendi ülkemizde hakkettiği değeri bulamıyor oluşu hem üzücü hem de endişe vericidir. Sanat siyaset dilini yumuşatabilir sanatın sesi siyasetin sesinden daha çok çıktığı zaman işte o zaman o ülkede sanatın gücünden bahsedilir, tıpkı I. Elizabeth dönemi gibi…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanatin-gucu/">Sanatın Gücü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanatin-gucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7205</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sanat Yolculuğu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanat-yolculugu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanat-yolculugu/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 27 Jan 2017 05:00:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bach]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Hazan Bahçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[J.S Bach]]></category>
		<category><![CDATA[Johann Sebastian Bach]]></category>
		<category><![CDATA[Müjdat Gezen]]></category>
		<category><![CDATA[Neveser Kökdeş]]></category>
		<category><![CDATA[Sabite Tur Gülerman]]></category>
		<category><![CDATA[Tatyos Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7026</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Kalbim yine üzgün Seni andım da derinden, Geçtim; yine eski hazan bahçelerinden…” Yahya Kemal Beyatlı’nın Hazan Bahçeleri adlı şiirinden bir bölümü paylaşmak istedim. Bilenler biliyor bu şiir Selahattin Pınar tarafından besteleniyor. Pek çok sanatkarımız tarafından da icra ediliyor. Lakin bendeniz bu şarkıyı Sabite Tur Gülerman’ın sesinden dinlemeyi seviyorum. Sesinde ruha hitap eden ayrı bir tını [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-yolculugu/">Sanat Yolculuğu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Kalbim yine üzgün</em></p>
<p><em>Seni andım da derinden,</em></p>
<p><em>Geçtim; yine eski hazan bahçelerinden…”</em></p>
<p><strong>Yahya Kemal Beyatlı</strong>’nın <strong>Hazan Bahçeleri</strong> adlı şiirinden bir bölümü paylaşmak istedim. Bilenler biliyor bu şiir Selahattin Pınar tarafından besteleniyor. Pek çok sanatkarımız tarafından da icra ediliyor. Lakin bendeniz bu şarkıyı <em>Sabite Tur Gülerman</em>’ın sesinden dinlemeyi seviyorum. Sesinde ruha hitap eden ayrı bir tını olduğunu kendimce naçizane düşünüyorum. Biliyor musunuz bestekarımız <strong>Neveser Kökdeş</strong> de eserlerini en güzel icra edenin Sabite Hanım olduğundan bahseder. Neveser hanım bestelerinde kendine has geçişler valsler yapmış musikimize modern yaklaşım kazandırmıştır.&nbsp; Onları halen bugün severek dinlememiz eserlerindeki derin ruh derin hissiyattır, hiç şüphesiz.&nbsp; Şarkı ayrı güzel şiir bambaşka kıvamda nasıl bir maneviyatla yazılmış bu eserler diye bugünün imkan ve teknolojisinde düşünüyorum. Çünkü bugün bazı şarkılarda aynı tadı aynı ruh zenginliğini bulamıyoruz. Müzikte kalite sanatta kalite her şeyde olduğu gibi bizim fikri yapımızla doğrudan ilgilidir.&nbsp; Gençler ile yapılan sohbetler ışığında fark edilen odur ki, sanat müziği eskiye özlem ve merak gittikçe daha yaygın bir hal almış durumda. Her ne kadar gençlerimizin pek çoğu gitar çalma merakında olsa da eski eserleri gitar tarzında söylemekten geri durmuyorlar.</p>
<p>Zamanında Neveser Hanım için eserlerinde çok vals var, diye eleştirenlere kendisi evet ama <strong>Dede Efendi</strong>’nin eserlerinde de böylesi geçişler var, diyor. Aslında bir anlamda müzikler arası melodiler arası bizi o yıllarda yolculuğa çıkarmak istemiş. Kimi yerlerde sanki bir Sebastian Bach’ı dinliyorum gibi bir hisse de kapılmıyor değilim. Sanırım işte büyük sanatkar böyle olunuyor. Yaptığı sanatta evrenselliği yakalayabilmek, en önemli olan şey.</p>
<p>Bu evrensellik müzik sanatında olduğu kadar tiyatroda da kendini hissettiriyor. Müjdat Gezen’in Galiba Ben Sanatçıyım adlı eseri sanatçının aslında nasıl olması gerektiğini bir anlamda anlatıyor olmasına dikkat ettim. Hiçbir kimseyi dışlamadan hiç kimseye ayrımcılık yapmadan yaklaşabilme olgunluğunu edebini gösterebilme cesaretinin adı, aslında sanattın ta kendisi. Müjdat Bey kurduğu tiyatro ile de bunu kanıtladı. Oradan pek çok kişi yetişti. Sanat adına kendisine teşekkür ediyoruz. Pek çok kişinin dizilerde oynamasına vesile olan bu okul bize tiyatroyu tekrardan sevdirdi. Erol Günaydın, İsmail Dümbüllü ve daha nice üstat rahat uyusun, inşaallah.</p>
<p><a href="http://www.sanatduvari.com/">Sanat</a> adına yapılan her güzellik çok kıymetli, işte bu nedenle TRT Nağme Radyosu’nda eski eserlere yer verilip günümüzde de yad edilmesini takdir ediyoruz. Çünkü diğer radyo ya da tvlerde ne yazık ki bu eserleri dinlemek pek de mümkün olmuyor.</p>
<p><strong>Tatyos Efendi</strong>’nin Gamzedeyim Deva Bulmam şarkısını nerede dinleyebiliyorsunuz, ya da Şevki Bey bestesini…</p>
<p>Tarkan’ı Ahde Vefa albümü nedeniyle takdir ediyorum. Eski musikiye çok anlamlı vefalı bir çalışma hizmet olmuş. Yılbaşı gecesi albümden okudu, gerçekten bir zamanların hit olmuş bugünün vazgeçilmezi dediğimiz eserleri güzel yorumlamış. Müziğin Gizemi yazımda da vurgulamaya çalışmıştım, müzik sırlı bir yolculuktur, menzili ruhun en derinlerinden sonsuzluğa açılmaktır. Bugün depresyon için alınan ilaçları bırakıp klasik müzik dinleyip sanata yol alın, ne dersiniz sevgili okurlarımız…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-yolculugu/">Sanat Yolculuğu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanat-yolculugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7026</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hayatımızdan Geçen &#8220;Yedi Numara&#8221;</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/hayatimizdan-gecen-yedi-numara/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/hayatimizdan-gecen-yedi-numara/#comments</comments>
				<pubDate>Mon, 06 Jun 2016 05:00:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Can Yasa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[TRT televizyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3909</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yedi Numara’yı hatırlarsınız. 2000-2003 yılları arasında TRT’de ekrana gelen ve evlerimize konuk olmasını sabırsızlıkla beklediğimiz bir yapımdı. Henüz 9 yaşındayım. Yedi Numara başlamadan önce hazırlıklar başlardı bizim evimizde. Annem çay demlerdi, bir de yanına mısır patlatırdı. Herkes evin en rahat yerine kurulur, Yedi Numara’nın eğlenceli jenerik müziğinin biran evvel başlamasını beklerdi. Müziği duyar duymaz keyiflenmeye [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/hayatimizdan-gecen-yedi-numara/">Hayatımızdan Geçen &#8220;Yedi Numara&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yedi Numara</strong>’yı hatırlarsınız. 2000-2003 yılları arasında TRT’de ekrana gelen ve evlerimize konuk olmasını sabırsızlıkla beklediğimiz bir yapımdı.</p>
<p>Henüz 9 yaşındayım. Yedi Numara başlamadan önce hazırlıklar başlardı bizim evimizde. Annem çay demlerdi, bir de yanına mısır patlatırdı. Herkes evin en rahat yerine kurulur, Yedi Numara’nın eğlenceli jenerik müziğinin biran evvel başlamasını beklerdi. Müziği duyar duymaz keyiflenmeye başlardım. Aradan yıllar geçti lakin Yedi Numara’yı asla unutmadım. Hayatımdan bir sürü insan geldi geçti, bir sürü dizi yayınlandı bitti. Benim aklımda yalnızca Yedi Numara kaldı. Bir tek <u>Yedi Numara</u> defalarca izlendi.</p>
<h2>Yedi Numara ve Zeliha Yenge</h2>
<p>Bazen tahayyül ediyorum, mutlu oluyorum. Sanki bir kış günü dışarıdan eve üşümüş bir vaziyette gelmişim. Ortalık perişan, her yerde kar var. Kapıdan içeri bir giriyorum ki, Zeliha Yenge yünden bir hırka bitirivermiş bana. Ocakta demlenmekte olan çayın kokusu yayılmış odaya.</p>
<figure id="attachment_3910" aria-describedby="caption-attachment-3910" style="width: 384px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/trt-yedi-numara-dizi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3910 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/trt-yedi-numara-dizi.jpg?resize=384%2C288" alt="Yedi Numara ve &quot;Armağan – Rüya - Cansu - Ayten&quot;" width="384" height="288" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/trt-yedi-numara-dizi.jpg?w=384&amp;ssl=1 384w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/trt-yedi-numara-dizi.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 384px) 100vw, 384px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3910" class="wp-caption-text">Yedi Numara ve &#8220;Armağan – Rüya &#8211; Ayten &#8211; Cansu&#8221;</figcaption></figure>
<h2>Yedi Numara ve &#8220;Armağan – Rüya &#8211; Ayten &#8211; Cansu&#8221;</h2>
<p>Armağan çıkıyor odanın birinden. Halimi hatırımı soruyor bana. Bir abla, bir anne şefkatiyle yaklaşıyor. Her derdimi dinliyor ve hepsine akılcı çözümler buluyor. Ardından Rüya görünüyor. Yeni bir şiir yazmış, bunalımdan henüz çıktığı için şiiri pek acıklı. Tıpkı siyah beyaz Yeşilçam filmlerindeki karakterler gibi. Okuyuveriyor bir anda şiirini. O sırada Cansu çıkıveriyor ortaya. Ağlayacağı yerde gülüyor bu hüzünlü şiir karşısında. Hepimize muzip bakışlar atıyor, anlaşılan yeni bir şakaya hazırlanıyor. Ayten ise takmış takıştırmış, süslenip püslenmiş türlü hayaller peşinde.</p>
<h2>Yedi Numara ve &#8220;Recep &#8211; Haydar&#8221;</h2>
<p>Üst kattan Recep ile Haydar iniyor o sırada. Recep Ayten’e laf atıyor, Ayten tahammül edemiyor tabii ki. Herkesin yardım istediği ortak kişi ise Armağan. Haydar ise çok büyük bir deha, dünyanın en temiz kalbine sahip. En sevdiği yiyecek ise dehasını artıran soğan.</p>
<h2>Yedi Numara ve Vahit Emmi</h2>
<p>Ve evin en heybetli en afili horozu, Vahit Emmi… Kelimeler yetmez Vahit Emmi’yi anlatmaya. Evdeki tüm koçlara ve piliçlere kol kanat germiş, baba olmuş. Hayat ona bir çocuk vermemiş lakin o bir anda en güzel çocuklara sahip oluvermiş.</p>
<figure id="attachment_3912" aria-describedby="caption-attachment-3912" style="width: 531px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/yedi-numara-dizisi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3912 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/yedi-numara-dizisi.jpg?resize=531%2C276" alt="Bizden bir dizi: Yedi Numara dizisi." width="531" height="276" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/yedi-numara-dizisi.jpg?w=531&amp;ssl=1 531w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/yedi-numara-dizisi.jpg?resize=300%2C156&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 531px) 100vw, 531px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3912" class="wp-caption-text">Bizden bir dizi: Yedi Numara dizisi.</figcaption></figure>
<h3>Yedi Numara Dizisi</h3>
<p>Bizden bir diziydi <strong>Yedi Numara dizisi</strong>. Benim tek ailemdi. Hala öyledir. Günümüzdeki dizilerden çok farklıydı. Zengin yalılarda, zengin sofralarda, zengin mekanlarda ve zengin rüyalarda yüzen insanların dizisi değildi Yedi Numara. Yedi Numara’da hayaller bizdendi, rüyalar bizdendi, umutlar bizdendi. Oyuncuların hüzünlerine ortak olur, neşeleri ile mutlu oluverir öyle içten gülerdik ki. Uzun süredir hiçbir yapıma içten gülümseyemiyorum. Ne o sıcaklığı hissedebiliyorum ne de o samimiyeti.</p>
<p>İnsanın bir diziyi, oyuncularını aileden kabul ettiği yılları çoktan geçtik. Kendimi şanslı hissediyorum. Hayatımdan bir <em>Yedi Numara</em> geçti ve iyi ki geçti. İyi ki ailem oldunuz Yedi Numaralılar.</p>
<p>Sevgi ve saygılarımla.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/hayatimizdan-gecen-yedi-numara/">Hayatımızdan Geçen &#8220;Yedi Numara&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/hayatimizdan-gecen-yedi-numara/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3909</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ABBA – Chiquitita (Küçük Kız)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/abba-chiquitita-kucuk-kiz/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/abba-chiquitita-kucuk-kiz/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 23 Jan 2016 17:32:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sözü Bulan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Müzisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Video Klip]]></category>
		<category><![CDATA[1 Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[ABBA]]></category>
		<category><![CDATA[Chiquitita]]></category>
		<category><![CDATA[Halit Kıvanç]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kar yağışı]]></category>
		<category><![CDATA[Kibritçi Kız]]></category>
		<category><![CDATA[Kibritçi Kız masalı]]></category>
		<category><![CDATA[Küçük Kız]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[siyah - beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[TRT televizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[TV]]></category>
		<category><![CDATA[Ünol Büyükgönenç]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[yışbaşı gecesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1871</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hikayelerimizin Müziği, Çocuk Gözüyle 3 1978 Yılbaşı gecesi… Siyah Beyaz dünyayı renkli balonlarla süslemek hasletiyle geçer yalnızlık hayalleri… “Dışarda kar yağıyor”… Kibritçi kız masalının vebali sanki boynumuzda asılı duran… Cılız alevlerle hayatta kalma direnci bir düş yolcusunun… İncecik masum parmaklarının arasından sıyrılıp kayan yıldız misali… Düşü büyük, kendi küçük bir kızın öyküsü… Ayaza durmuş bedeni [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/abba-chiquitita-kucuk-kiz/">ABBA – Chiquitita (Küçük Kız)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hikayelerimizin Müziği, Çocuk Gözüyle 3</strong></p>
<p><em>1978 Yılbaşı gecesi… Siyah Beyaz dünyayı renkli balonlarla süslemek hasletiyle </em><em>geçer yalnızlık hayalleri…</em></p>
<h2><strong>“Dışarda kar yağıyor”…</strong></h2>
<h2>Kibritçi kız masalının vebali sanki boynumuzda asılı duran… Cılız alevlerle hayatta kalma direnci bir düş yolcusunun… İncecik masum parmaklarının arasından sıyrılıp kayan yıldız misali… Düşü büyük, kendi küçük bir kızın öyküsü… Ayaza durmuş bedeni buz keserken dışarda, bizden ırak yalnızlığında, bizim içerde yüreklerimiz donuyor… Dönüp gelip avuçlarımıza konuyor fırtına, hep birlikte aynı şarkıyı mırıldanıyor…</h2>
<figure id="attachment_1873" aria-describedby="caption-attachment-1873" style="width: 241px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/kucuk-kiz.jpg" rel="attachment wp-att-1873"><img class=" td-modal-image wp-image-1873 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/kucuk-kiz.jpg?resize=241%2C249" alt="Kibritçi Kız" width="241" height="249" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1873" class="wp-caption-text">Kibritçi Kız</figcaption></figure>
<h2><strong>“Dışarda kar yağıyor”…</strong></h2>
<p>Burnumu iyice dayadım cama, göz gözü görmüyor dışarda… Camın buğusunu hissediyorum yanaklarımda, soğuğu çekip içime, elindeki kibritleri yakarak ısınmaya çalışan o acıklı masaldaki kızı düşünüyorum… Benim işte, birden bire…</p>
<p><em>Üzerimde ince bir elbise, ayaklarım çıplak, eve para götürmek zorundayım&#8230; Bu yılbaşı akşamı yiyecek yemeğim, gidecek bir yerim olmadan,&nbsp; elimde satamadığım kibritlerle kala kalmış, köşe başındaki zavallı bir kibritçi kızım</em>…</p>
<p>Yok olmuyor, ne yapsam olmuyor, onun gibi hissedemiyorum, onun yerine koyamıyorum kendimi bir türlü… Her okuyuşumda ağladığım bu masalda, kendime yer bulamıyorum… Evimdeyim, sobamız yanıyor, üstelik yiyecek yemeğimiz de var… Üşümüyorum, aç değilim… Ama mutsuzum… Ama içim acıyor… Ama sessiz, ağlıyorum… Kimse bilmiyor, gözyaşlarım hep içime akıyor…</p>
<p><strong>Dışarda kar yağıyor.<em> “</em>Ünol Büyükgönenç’in şarkısı buna sebep…</strong></p>
<p>Hayatı öğrendiğimiz yegâne penceremiz TRT televizyonu, ‘<em>siyah- beyaz’</em> ; tek eğlencemiz… Buradan bakıyoruz biz, neşemiz-kederimiz hep ‘<em>siyah- beyaz’ </em>saatini sabırsızlıkla beklediğimiz… 19.00’dan önce açıyoruz akşamları. Test yayınını izliyoruz, eşlik eden müziği dinliyoruz, görüntü sabit ‘<em>siyah-beyaz’</em>… Olsun, biz dinliyoruz. İstiklal Marşı ile bitiriyoruz… Anıt Kabir’in gönderine bayrak çekilişine bakıyoruz, her gece…</p>
<figure id="attachment_1874" aria-describedby="caption-attachment-1874" style="width: 228px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt.jpg" rel="attachment wp-att-1874"><img class=" td-modal-image wp-image-1874 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt.jpg?resize=228%2C142" alt="Bir zamanlar hayatı öğrendiğimiz yegâne penceremiz siyah - beyaz TRT televizyonuydu." width="228" height="142" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt.jpg?w=228&amp;ssl=1 228w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt.jpg?resize=163%2C102&amp;ssl=1 163w" sizes="(max-width: 228px) 100vw, 228px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1874" class="wp-caption-text">Bir zamanlar hayatı öğrendiğimiz yegâne penceremiz siyah &#8211; beyaz TRT televizyonuydu.</figcaption></figure>
<p><strong>Televizyonunuzu kapatmayı unutmayınız…</strong></p>
<p>Şarkıdaki <em>“minicik elleriyle üşümüş ayaklarını ovuşturan çocuk”</em>&nbsp; ben değilim. <em>“Gidecek bir yeri olmayan, üşümüş, açıkmış sıcacık bir çörek gibi güneşi düşleyen… Sevilmemiş, bilinmemiş unutulmuş</em>” değilim… Ama ağlıyorum bu yılbaşı akşamı… Bütün çocuklar için… Ve şarkı söylüyorum gizliden…</p>
<p>“ <em>Yıl 1979 onun bundan haberi yok</em>”… &nbsp;Öyle ya bu yıl çocuk yılı, benim yılım… Bizim yılımız… “çocuklar ölmesin” diye,&nbsp;&nbsp; ”şeker de yiyebilsinler” diye… Bombalar patlamasın, mayınlara basmasınlar diye, evsiz kalmasınlar, aç yatmasınlar diye… Kibrit alevinde sönmesin umutları diye, Unisef çocuk yılı ilan etmiş 1979 senesini…&nbsp; Öyleyse bu yıl insanlar ölmeyecek sokaklarda kurşunlardan, okullar kapanmayacak, eğitim- öğretime ara verilmeyecek, geceleri sokağa çıkılacak eskisi gibi korkusuzca… Mahallede top oynayabilecek çocuklar geç vakte kadar… Okul kapılarında polisler nöbet tutmayacak… Bundan böyle çantalarımız aranmayacak girişte… Çünkü ortaokuldayız biz… Her şeyin tam ortasında yani…</p>
<p>Saat ilerliyor, 1979’un gelmesine az bir zaman kaldı… Halit Kıvanç anons ediyor, “şimdi dünya televizyonlarına bağlanıyoruz, birazdan ABBA bizlerle olacak”… Camdan kalkıyorum… En sevdiğim grup… Spiker anons ederken bu yılın çocuk yılı olması nedeniyle, grubun bir tek plak (single) yaptığını ve gelirini de Unisef’e bağışladıklarını söylüyor İngilizce… Ben yapılan tercümeden anlıyorum. Seviniyorum. İçimdeki hüzün yerini umuda bırakıyor. Güzel şeyler olacak yeni yılda, artık inanıyorum buna, filmlerdeki gibi iyiler kazanacak bu yıl da…</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/p4QqMKe3rwY?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<h2><strong>Chiquitita</strong></h2>
<p><strong>Chiquitita, tell me what&#8217;s wrong?<br />
You&#8217;re enchained by your own sorrow.<br />
In your eyes there is no hope for tomorrow<br />
How I hate to see you like this.<br />
There is no way you can deny it,<br />
I can see that you&#8217;re, oh, so sad, so quiet&#8230;</strong></p>
<p><strong>Chiquitita, tell me the truth!<br />
I&#8217;m a shoulder you can cry on&#8230;<br />
Your best friend, I&#8217;m the one you must rely on,<br />
You were always sure of yourself.<br />
Now I see you&#8217;ve broken a feather,<br />
I hope we can patch it up together&#8230;</strong></p>
<p><strong>Chiquitita, you and I know&#8230;<br />
How the heartaches come and they go,<br />
And the scars they&#8217;re leaving.<br />
You&#8217;ll be dancing once again and the pain will end,<br />
You will have no time for grieving&#8230;</strong></p>
<p><strong>Chiquitita, you and I cry,<br />
And the sun is still in the sky and shining </strong></p>
<p><strong>above you.<br />
Let me hear you sing once more like you did before!<br />
Sing a new song, Chiquitita!<br />
Try once more like you did before,<br />
Sing a new song, Chiquitita&#8230;</strong></p>
<p><strong>So the walls came tumbling down&#8230;<br />
And your love&#8217;s a blown out candle.&nbsp; </strong></p>
<p><strong>All is gone and it seems too hard to handle!<br />
Chiquitita, tell me the truth!<br />
There is no way you can deny it,<br />
I see that you&#8217;re, oh, so sad, so quiet&#8230;</strong></p>
<p><strong>Chiquitita, you and I know&#8230;<br />
How the heartaches come and they go.<br />
And the scars they&#8217;re leaving,<br />
You&#8217;ll be dancing once again and the pain will end,<br />
You will have no time for grieving.</strong></p>
<p><strong>Chiquitita, you and I cry&#8230;<br />
And the sun is still in the sky and shining </strong></p>
<p><strong>above you.<br />
Let me hear you sing once more like you did before&#8230;<br />
Sing a new song, Chiquitita!<br />
Try once more like you did before&#8230;<br />
Sing a new song, Chiquitita&#8230;</strong></p>
<p><strong>Try once more like you did before&#8230;<br />
Sing a new song, Chiquitita&#8230;</strong></p>
<h2><strong>Küçük Kız</strong></h2>
<p><strong>Küçük kız, söyle bana sorun ne?<br />
Kendi üzüntünün esiri olmuşsun<br />
Yarın için hiç umut yok gözlerinde<br />
Seni böyle görmekten nefret ediyorum.<br />
Bunu inkâr edemezsin<br />
Çok üzgün, çok mutsuz olduğunu anlayabiliyorum</strong></p>
<p><strong>Küçük kız, bana doğruyu söyle!<br />
Üzerinde ağlayabileceğin omuz benim&#8230;<br />
En iyi arkadaşın, güvenmen gereken kişiyim.</strong> <strong><br />
Sen hep kendinden emindin,<br />
Şimdi kolun kanadın kırık<br />
Birlikte üstesinden gelebiliriz, umarım.</strong></p>
<p><strong>Küçük kız, sen ve ben biliyoruz&#8230;<br />
Kalp ağrılarının nasıl gelip gittiğini,<br />
Ve bıraktıkları izleri.<br />
Tekrar dans edeceksin, acın dinecek<br />
Kederlenmek için hiç vaktin olmayacak</strong></p>
<p><strong>Küçük kız, sen ve ben ağlıyoruz<br />
Ancak güneş hala gökyüzünde ve senin üstünde ışıldıyor<br />
Tekrar şarkı söylediğini duyayım, önceleri, yaptığın gibi<br />
Yeni bir şarkı söyle küçük kız<br />
Daha önce yaptığın gibi dene<br />
Yeni bir şarkı söyle küçük kız</strong></p>
<p><strong>Duvarlar yıkılıyor<br />
Sevgin sönmüş bir mum<br />
Her şey bitti ve bununla baş etmek zor görünüyor<br />
Küçük kız bana doğruyu söyle<br />
Bunu inkâr edemezsin<br />
Çok üzgün, çok mutsuz olduğunu anlayabiliyorum</strong></p>
<p><strong>Küçük kız, sen ve ben biliyoruz&#8230;<br />
Kalp ağrılarının nasıl gelip gittiğini,<br />
Ve bıraktıkları izleri.<br />
Tekrar dans edeceksin, acın dinecek<br />
Kederlenmek için hiç vaktin olmayacak</strong></p>
<p><strong>Küçük kız sen ve ben ağlıyoruz<br />
Ancak güneş halen gökyüzünde ve senin üstünde ışıldıyor?<br />
Tekrar şarkı söylediğini duyayım, önceleri yaptığın gibi<br />
Yeni bir şarkı söyle, Küçük kız<br />
Daha önce yaptığın gibi dene<br />
Yeni bir şarkı söyle küçük kız</strong></p>
<p><strong>Daha önce yaptığın gibi dene<br />
Yeni bir şarkı söyle küçük kız</strong></p>
<p>Hiç kuşkusuz iyi değil İngilizcem söylenenleri anlayacak kadar… Ama müzik öyle umut dolu, öyle kararlı, öyle coşkulu ki, gerek bile duymuyorum anlamaya sözlerini….Yeni yılda yenilenecek bir dünya kuruyorum şimdi, silip gözyaşlarımı uzaklara dalıyorum… İçimin en derin yerinden gülümsüyorum…</p>
<p><strong><em>Otuz sekiz yıl aradan sonra bir başka yılbaşı gecesi, döne döne yağan kara bakarken… Bir kız çocuğu beliriyor gecenin ortasında… Burnunu iyice cama dayamış olan, gülümsüyor… Seviniyorum…</em></strong></p>
<p><strong>*Chiquitita:&nbsp;</strong>İspanyolca’ da Küçük Kız anlamına gelmektedir…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/abba-chiquitita-kucuk-kiz/">ABBA – Chiquitita (Küçük Kız)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/abba-chiquitita-kucuk-kiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1871</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sabahın Seherinde Ötüyor Kuşlar</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sabahin-seherinde-otuyor-kuslar/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sabahin-seherinde-otuyor-kuslar/#comments</comments>
				<pubDate>Sun, 03 Jan 2016 20:57:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sözü Bulan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dinleme Listesi]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Video Klip]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bağlama]]></category>
		<category><![CDATA[eviç makamı]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[karlı sabah]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kış sabahı]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[saba makamı]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[seher vakti]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[TRT yurttan sesler korosu]]></category>
		<category><![CDATA[türkü]]></category>
		<category><![CDATA[yurttan sesler korosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1570</guid>
				<description><![CDATA[<p>-Hikâyelerimizin Müziği, Çocuk Gözüyle 1- Bir türkü duyuluyor karanlık gecenin aydınlık seherinde… Eviç makamında, yücelerdeki gönüllerin yanık nağmeleriyle nereden geldiği bilinmeyen, ıssızlığın ta içinden… Bağlamanın mütevazı bildik mızraplarına eşlik eden, onunla adeta hemhal olmuş klasik kemençenin hüzünlü ezgisine açıyorum gözlerimi. Rüyamın neresindeyim bilemiyorum, ama karakışın yüzümü yalayan soğuğuna inat, yorganı yüzüme kapatıp gördüğüm rüyayı unutuyorum. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sabahin-seherinde-otuyor-kuslar/">Sabahın Seherinde Ötüyor Kuşlar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>-Hikâyelerimizin Müziği, Çocuk Gözüyle 1-</strong></p>
<p><strong><em>Bir türkü duyuluyor karanlık gecenin aydınlık seherinde… Eviç makamında, yücelerdeki gönüllerin yanık nağmeleriyle nereden geldiği bilinmeyen, ıssızlığın ta içinden…</em></strong></p>
<p>Bağlamanın mütevazı bildik mızraplarına eşlik eden, onunla adeta hemhal olmuş klasik kemençenin hüzünlü ezgisine açıyorum gözlerimi. Rüyamın neresindeyim bilemiyorum, ama karakışın yüzümü yalayan soğuğuna inat, yorganı yüzüme kapatıp gördüğüm rüyayı unutuyorum. Yenisini kurabilirim nasılsa… &nbsp;Güzel bir köyü hayal edebilirim mesela… Benim gibi sabahın bu vaktinde uyanmış, hiç bilmediğim ve belki de hiçbir zaman bilemeyeceğim bir hayatı süren bir başka çocuğu düşleyebilirim. Onun annesinin de benim ki gibi, radyoyu uyandırma alarmı olarak seçtiğini düşünebilirim pekâlâ… Ve işte şu anda aynı türküyü dinlediğimizi… Onun da sıcacık yataktan kalkmamak, okula gitmemek için benim gibi düşler kurduğunu, uykuya yenik düştüğünü…</p>
<figure id="attachment_1575" aria-describedby="caption-attachment-1575" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt-radyo-dinlemek.jpg" rel="attachment wp-att-1575"><img class=" td-modal-image wp-image-1575 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt-radyo-dinlemek-300x225.jpg?resize=300%2C225" alt="TRT yurttan sesler korosu" width="300" height="225" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt-radyo-dinlemek.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/trt-radyo-dinlemek.jpg?w=421&amp;ssl=1 421w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1575" class="wp-caption-text">TRT yurttan sesler korosu</figcaption></figure>
<p>TRT yurttan sesler korosunun sesi geliyor hafiften…</p>
<p><strong>Sabahın seherinde ötüyor kuşlar<br />
Balınan yuğrulmuş o sırma saçlar<br />
Kudretten çekilmiş karadır kaşlar<br />
İşte bu gönlümün cananı geldi</strong></p>
<p><strong>Seher vakti keklik çıkar kabana<br />
Sallandıkça püskül değer tabana<br />
Korkarım sevdiğim vara yabana<br />
İşte bu gönlümün cananı geldi</strong></p>
<p><em>Düşüm değişiyor aniden… Bir kız giriyor sahneye esmer güzeli, kaşları kara… Ardından genç, yağız yiğit bir delikanlı tıpkı filmlerdeki gibi… Uzaktan birbirlerine bakışlarında aşk kıvılcımları… Bir mendil düşüyor çağıl akan ırmağa… Delikanlı aldırmadan soğuğa, atlıyor suya, dalıp çıkarıyor mendili, bir çırpıda geliyor güzel kızın yanına, uzatıyor mendili. Kız mahcup, kız yüreği serçe yavrusu gibi pır pır, bir göz atıp gözlerine delikanlının koşarak uzaklaşıyor, yarlardan düşercesine tutkun… Kalakalıyor kızın ardından delikanlı, elinde mendil, gönlüne vurulmuş aşk okuyla, artık sevdalı</em>…</p>
<figure id="attachment_1572" aria-describedby="caption-attachment-1572" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/bir-kis-sabahi.jpg" rel="attachment wp-att-1572"><img class=" td-modal-image wp-image-1572 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/bir-kis-sabahi-300x225.jpg?resize=300%2C225" alt="Bir kış sabahının hissettirdikleri" width="300" height="225" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/bir-kis-sabahi.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/bir-kis-sabahi.jpg?resize=1024%2C768&amp;ssl=1 1024w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/bir-kis-sabahi.jpg?w=1029&amp;ssl=1 1029w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1572" class="wp-caption-text">Bir kış sabahının hissettirdikleri</figcaption></figure>
<p>Annemin sesi, kesiyor hevesimi…</p>
<ul>
<li>Hadi daha kalkmadın mı sen? Geç kalacaksın…</li>
</ul>
<p>Duymazdan geliyorum onu, merak ediyorum ama ben bu masalın sonunu…</p>
<p><em>Bir diğer sahne açılıyor… Kız elinde tepsi, içinde kahve fincanları, köy evinde, misafir ağırlıyor…</em></p>
<p><em>Babası, annesi, tanımadığı kişiler ve bambaşka bir genç… Fincanları bırakıp gidiyor kız, ağlamaklı… Çaresiz yumup gözlerini kendi düşünü kuruyor ve ırmağa atlayan delikanlıyı hayal ediyor. Sadece bir kez görebildiği bu gözlere bırakıyor kendini… Tekrar ırmağa koşup varmak, onu bir kez daha görmek, keklik olup uçmak, yanına gitmek istiyor</em>…</p>
<figure id="attachment_1574" aria-describedby="caption-attachment-1574" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sabahin-seherinde-kus-sesi.jpg" rel="attachment wp-att-1574"><img class=" td-modal-image wp-image-1574 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sabahin-seherinde-kus-sesi-300x198.jpg?resize=300%2C198" alt="İşte bu gönlünün cananı geldi" width="300" height="198" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sabahin-seherinde-kus-sesi.jpg?resize=300%2C198&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sabahin-seherinde-kus-sesi.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sabahin-seherinde-kus-sesi.jpg?resize=214%2C140&amp;ssl=1 214w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/sabahin-seherinde-kus-sesi.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1574" class="wp-caption-text">İşte bu gönlünün cananı geldi</figcaption></figure>
<p><strong>“İşte bu gönlünün cananı geldi” </strong><em>diyebilmek için…</em></p>
<ul>
<li>Sen hala kalkmadın mı?</li>
</ul>
<p>Bu sefer sertleşen sesle irkiliyorum… Ama diyorum ki kendi kendime, ya kavuşamazlarsa, ya ayrılırlarsa. Ya kızı sevmediği kişiyle evlendirirlerse, içim içime sığmıyor. Ama annem kararlı, başımda beliriyor… Düşüm yarım, kaybolan sevdalar gibi, umutlarım yarım… Türkünün son notaları kulağımda, isteksizce kalkıyorum yataktan.</p>
<p><strong>“İşte bu gönlümün cananı geldi”.</strong></p>
<p><strong><em>&nbsp;Annemin yaktığı soba kadar, üzerinde kaynayan ıhlamur kadar sıcak bir hüzünle uyanıyorum bu sabaha… Kızarmış ekmek kokusundan yanık, ardından okunan sabâ makamındaki içli sabah ezanına…</em></strong></p>
<p>Devamı gelecek&#8230;</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/YFRzRZcO-_c?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sabahin-seherinde-otuyor-kuslar/">Sabahın Seherinde Ötüyor Kuşlar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sabahin-seherinde-otuyor-kuslar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1570</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
