<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Mimar Sinan &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/mimar-sinan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Mar 2017 10:50:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Mimarlık Okumanın Perde Arkası</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/mimarlik-okumanin-perde-arkasi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/mimarlik-okumanin-perde-arkasi/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 26 Jan 2017 17:21:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Günsel Erkoç]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7031</guid>
				<description><![CDATA[<p>Dışarıdan yağlı ballı ekmek gibi gözüken her şey gibi mimarlık da insanlara dışarıdan okuması kolay, parası bol, ooooh muhteşem bir iş gibi geliyor. Ama gelgelim ki mesele böyle değil. Mimarlığı genetik olarak annemden babamdan kan yoluyla aldığıma inandığım süreç Mimar Sinan&#8217;ın kapısından girer girmez bitti. Mimarlık öyle okunması kolay bir bölüm değil. Bir kitabı yok [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mimarlik-okumanin-perde-arkasi/">Mimarlık Okumanın Perde Arkası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Dışarıdan yağlı ballı ekmek gibi gözüken her şey gibi mimarlık da insanlara dışarıdan okuması kolay, parası bol, ooooh muhteşem bir iş gibi geliyor. Ama gelgelim ki mesele böyle değil. Mimarlığı genetik olarak annemden babamdan kan yoluyla aldığıma inandığım süreç Mimar Sinan&#8217;ın kapısından girer girmez bitti. Mimarlık öyle okunması kolay bir bölüm değil. Bir kitabı yok açıp okuyasın, bir melodisi yok dinleyip ezberleyesin.</p>
<figure id="attachment_7033" aria-describedby="caption-attachment-7033" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/siena-italya-2016.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7033 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/siena-italya-2016.jpg?resize=200%2C150" alt="Siena, İtalya - 2016" width="200" height="150" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7033" class="wp-caption-text">Siena, İtalya &#8211; 2016</figcaption></figure>
<p><strong>Mimarlık</strong> asla çözülemeyen denklemler bütünü bence. Ne kadar okursan oku, ne kadar gezersen gez ne yaparsan yap mimarlık uçsuz bucaksız bir alan bence.</p>
<p>İlk sınıfta tasarım becerilerini geliştiren, mimarlığa alıştıran dersler alıyorsun önce. Koltuk boyutu ne kadar? Tek bir kişi yemek yerken masada elleri arası uzaklık kaç cm olur? Gibi tonlarcasını yazabileceğim sorulara yanıt arıyorsun. Sonra &#8216;hah&#8217; diyorsun &#8216;alıştım galiba ben bu mimarlık olayına!&#8217; Yooook yooook sakin ol ve o özgüveni yavaşça yerine koy çünkü daha mimarlığın hiçbir şeyine alışmış değilsin. Proje dersi geliyor önüne tak diye. Arsa bul, fikir bul, çizim yap falan filan. Her şey zor yine.</p>
<p>Özel hayatında bir ölçüde törpüleniyor. Arkadaş buluşmalarına, sosyal hayata bir süre veda etmek zorunda kalıyorsun. Zaten belki de bir süre sonra seni çağırmıyorlar. Ama bu durum 3. ve 4. sınıfta biraz olsun değişiyor. Çünkü sen de duruma alışıyorsun ve geceleri uyumamaya çalışmaya gündüzleri de gelen teklifleri değerlendirmeye başlıyorsun.</p>
<p>Yani diyeceğim o ki mimarlık okuması zor ama muhteşem bir bölüm. Mezun olduğunda aşırı şanslı ve çalışkan değilsen bence öyle inanılmaz paralar da kazanamıyorsun. Ama ben umutluyum. Sevdiğim mesleği yapmak için çok heyecanlıyım ve bu heyecanımı kaybetmemeyi umuyorum. <strong>Mimarlık okumak</strong> istiyorsanız da bence okuyun. Zor da olsa günün sonunda yaptığınız şeye bakıp mutlu oluyorsunuz. (tabii severek yaptıysanız)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/mimarlik-okumanin-perde-arkasi/">Mimarlık Okumanın Perde Arkası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/mimarlik-okumanin-perde-arkasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7031</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Modern Hayatın İçinde Akan Eski İstanbul</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/modern-hayatin-icinde-akan-eski-istanbul/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/modern-hayatin-icinde-akan-eski-istanbul/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 19 Sep 2016 06:59:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Topuz]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[Mihrimah Sultan Camii]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5130</guid>
				<description><![CDATA[<p>Osmanlı İmparatorluğunun son başkenti tarihinde Onlarca isim verilmiş. &#8220;Kostantinepolis&#8221;, &#8220;Dersaadet'&#8221;, &#8220;Asitane&#8221; veya &#8220;Darülhilafe&#8221;&#8230; &#8220;Makarrı Saltanat&#8221; ardından İstanbul&#8230; Bir Devletin gözde şehri sanki tüm sanatların başkenti, her kültürü içinde barındırmaktan bu kadar zevk alan  kaç şehir var bilinmez. Sanat adına ilk dokunuşların Bizans&#8217;ın attığını bugüne gelebilen Ayasofya ve ardından Mimar Sinan dokundukça büyümüş büyüdükçe hayat ağaçları [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/modern-hayatin-icinde-akan-eski-istanbul/">Modern Hayatın İçinde Akan Eski İstanbul</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı İmparatorluğunun son başkenti tarihinde Onlarca isim verilmiş. <em>&#8220;Kostantinepolis&#8221;, &#8220;Dersaadet'&#8221;, &#8220;Asitane&#8221; veya &#8220;Darülhilafe&#8221;&#8230;</em></p>
<p><em>&#8220;Makarrı Saltanat&#8221;</em> ardından İstanbul&#8230; Bir Devletin gözde şehri sanki tüm sanatların başkenti, her kültürü içinde barındırmaktan bu kadar zevk alan  kaç şehir var bilinmez. Sanat adına ilk dokunuşların Bizans&#8217;ın attığını bugüne gelebilen Ayasofya ve ardından Mimar Sinan dokundukça büyümüş büyüdükçe hayat ağaçları gibi gök kubbeye dokunmaya çalışan bir Süleymaniye bir Sultanahmet, Ayın ve Güneşin aşkı Mihrimah Sultan&#8217;ı veya Boğaz&#8217;ın serpe seren esintilerine maruz kalmaya mahkum edilmişçesine kıyının incisi Ortaköy Cami ve niceleri bu güzel şehrin  içinde kalan son eski İstanbul&#8217;u ayakta kalmaya zorluyor.</p>
<p>Ve işte kimilerince kabul görülen Modern hayat, Eski İstanbul&#8217;u kıskançları arasına almış sanki. İnsanların eskiden bu kadar kolay vazgeçmeleri  bu modern yaşamanın bir zorlaması mıdır? Acaba cevabı vermek kolay ya da zor olması bilinmezlikler ile dolu. Yıllarca yapımları  süren bu eserlerin her taşında bir anı birikimi yer alırken son hallerinden sonra rivayet diye başlanan kulak vereceğiniz hikayelerle varlığını sürdürmekte diren bu eserler. Bunlarla dolu bir eski İstanbul&#8217;da yükselen her gökdelen sanki bir &#8220;Mezar taşı&#8221; bu eserler ve İstanbul  ise toprağı üzerine atılmış birer beden.Ya modern hayatın gökdelenlerini gök kubbenin hakimi yapalım yada İstanbul&#8217;un gerçek sahiplerini&#8230;.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/modern-hayatin-icinde-akan-eski-istanbul/">Modern Hayatın İçinde Akan Eski İstanbul</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/modern-hayatin-icinde-akan-eski-istanbul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5130</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eylemsel Düşünce (Yönetim &#8211; Muhalefet)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/eylemsel-dusunce/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/eylemsel-dusunce/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 07 Aug 2016 07:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Veysel Taner Uçar]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Selimiye]]></category>
		<category><![CDATA[Selimiye Camii]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4651</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yönetim İslam alimlerimiz derki &#8220;Kendi nefsini yönetemeyen başkalarını yönetemez&#8221;. İşte bu ıslamın yoneticilere koydugu ilk desturdur.Yaptim oldu tarzındaki yönetim sekilleri hiçbir zaman devamlı olamamıştır ve kendisi de hayır ile yad olmamıştır. Yönetim şeklinin ismi her ne olursa olsun bu böyledir. Yonetim halk icin vardır. Kibriyadan sıyrılmış bir benlikle bütün kurum ve kuruluşlarıyla halka hizmet eder. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eylemsel-dusunce/">Eylemsel Düşünce (Yönetim &#8211; Muhalefet)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Yönetim</h2>
<p>İslam alimlerimiz derki &#8220;Kendi nefsini yönetemeyen başkalarını yönetemez&#8221;. İşte bu ıslamın yoneticilere koydugu ilk desturdur.Yaptim oldu tarzındaki yönetim sekilleri hiçbir zaman devamlı olamamıştır ve kendisi de hayır ile yad olmamıştır. Yönetim şeklinin ismi her ne olursa olsun bu böyledir.</p>
<p>Yonetim halk icin vardır. Kibriyadan sıyrılmış bir benlikle bütün kurum ve kuruluşlarıyla halka hizmet eder. Bütün bu kurum ve kuruluslar da da kibriya ya da diger nefs hastalıklarının bulunmaması gerekir. Çünkü devlet insan, devlete bağlı olan diğer herşey ise organlardır ve bir organdaki hastalik diger organlarida etkiler.</p>
<p>Halkın emrine sunulan bir yapı halkın rızası olmadan yapilabilir mi? Burada mesele halkın pek tabiî olarak çoğunluğu dur. Bu çoğunluğa yapılan hizmet diğer kesimi rahatsız ediyorsa toplum olma bilincinde bir sıkıntı var demektir. Devlet yonetiminin kibirinden bahsederken fertler kendi kibriyalarinida yapıcı elestirmelidir. Yoksa toplum toplum olmaktan çıkar. Bakınız Ulu Cami ortasındaki havuzun yapım hikayelerinden biri kısaca şöyledir.</p>
<p>Cami arazisi alınır ancak bir vatandaş satmak istemez. Konu sultana kadar gider ve sonunda vatandaş orada namaz kilinmamasi şartıyla araziyi verebileceğini söyler. Tabi burada vatandastan orayı alabilmek icin devlet her yolu denemistir. Peki sonuç; hala mimarların yapımına kafa yorarak üzerinde tartıştığı muhtesem bir yapi. Ve yonetimsel olarak dahiyane bir fikirle topluma fert fert dokunma güruhu. Orada namaz kılınmaz ama abdest alınır.</p>
<p>Ayrıca birde su hikayeye bakiniz; Selimiye Cami&#8217;nin yapiminin bittigi sabah Mimar Sinan, butun ustalarini, iscilerini, irgatlarini avluda topladi. Hepsi de elbirligiyle gerçeklestirdikleri yapiyi ovuncle seyre koyuldular. O sirada, oradan, mahallenin cocuklarindan biri geciyordu. Bircok adamin merakli merakli</p>
<p>Camiye baktığını görünce, o da onlar gibi ellerini arkasina baglayip durdu. Ayni yerde bakmaya basladi. Cocugu goren Sinan, yanina yaklasti.</p>
<p>E, sen ne dersin bakalim kucuk, diye sordu.</p>
<p>Camimizi nasil buldun, guzel olmus mu?</p>
<p>Cocuk, gozlerini kisarak baktigi minareyi parmagi ile gosterdi</p>
<p>Bak, o minare egri olmus dede, dedi Sinan’a.</p>
<p>O ana kadar sesi cikmayan butun ustalarla isciler, Nasil olur, parmak kadar cocuk nereden bilirmis, diye homurdanmaya basladilar. Sinan, elini kaldirarak, konusanlari susturdu.</p>
<p>Ustalar, cocuk dogru soyledi, dedi.</p>
<p>Hepsi Sinan’in yuzune saskinlikla bakiyordu.</p>
<p>Sinan aldirmadi. Kalfalardan birini yanina cagirdi. Kalfaya, palanganin kalin ipi alip cocugun gosterdigi minareye cikmasini soyledi. İpi, ucuncu serefenin ustunden minareye sikica baglatti. Ucunun asagi sarkitmasini istedi. İpin ucu asagi ulasinca adamlarina tutturdu.</p>
<p>Simdi var gucunuzle ipe asilin, dedi.</p>
<p>Adamlar, bir anlam veremedikleri bu isi Sinan’in buyrugu ile yaptilar. Sinan, adamlari ipe asilirken kucuk cocugun saclarini oksayarak sordu:</p>
<p>Nasil kucuk minarenin egriligi duzeldi mi dersin?</p>
<p>Cocuk, dikkatle minareye bakiyordu. Adamlar, var gucleriyle ipe asiliyordu. Neden sonra cocuk,</p>
<p>Tamam, simdi duzeldi, dedi.</p>
<p>Sinan, adamlarina ipi birakmalarini soyledi. Cocuk minarenin duzeldiginden emin olarak yanlarindan</p>
<p>uzaklasti. Cocuk gider gitmez kalfalarla ustalar Sinan’in cevresini aldilar. Yasli mimara biraz da kizmislardi.</p>
<p>Bu nasil istir? diye sordular.</p>
<p>Minarenin dumduz oldugunu bizim kadar siz de biliyorsunuz. Kendi elinizle olcup bictiginiz minareyi ne diye iple cektirdiniz bize? Boyle gulunc bir sey gormedik simdiye dek. Ak sakalli koskoca bir mimar bir cocugun sozune uyar mi hic?</p>
<p>Sinan, gulumseyerek, bakti yuzlerine.</p>
<p>Minarenin dogru oldugundan ben de eminim. iple cekilerek duzeltilemeyecegini ben de biliyorum. Ama bir cocugun gozunde bile, Selimeye’nin ozurlu sanilmasini istemem. Onun icin yaptim bunu. Bundan boyle hic kimse Selimiye’nin herhangi bir ozru oldugunu soyleyemeyecektir. Yuzyillar boyunca eksiksiz bir yapi olarak anilacaktir.</p>
<p>Ustalar o zaman, Sinan’a hak verdiler. Bu bilgece davranisini yasadiklari surece, unutmayacaklarini soyleyerek saygiyla elini opup kucaklastilar. Ve hep birlikte oradan uzaklastilar.</p>
<p>O nasıl bir sabir ve guven duygusudur. Gelin bir düşünün.Ve bunun sonunda Hangi devirde olursa olsun Bu denli ferde dokunabilme kaygisi olan bir yönetimin ıçerde ya da disarda olan vatandaşlarının haklari icin ne denli çalıştığını düşünün.</p>
<p>İşte hangi adı bilmem ne olan demokrasilere bile söz soyletemeyecek, en çocukça ve en cahilce muhalefetlere bile dokunup zekice yonetebilecek bir yonetim anlayışı imkansız değildir. Daha önce yaptık, yine yapabiliriz.</p>
<h2>Muhalefet</h2>
<p>Bir yazar diyor ki “Bu ülkenin muhalefeti hükümeti düşürmek uğruna ülkeyi bölmeyi göze alır.” Aslında bunu iki açıdan değerlendirmek gerekir. Evet bugüne kadar gelen muhalefetler bazen eleştiride ve hak istemede dozu aşmış ve yıkıcı çalışmıştır . Ancak ne olursa olsun bir ülkenin kurulması da yıkılması da kolay değildir. Ağır bedeller gerektirir. Mesela bizim  de çok ağır bedeller ödediğimiz kurtuluş savaşı tecrübemiz vardır. Bundan dolayıda bizim ülkemiz de de bu denli çalışan muhalefet öyle yıkmanın kolay olmadığını iyi bilir. Tecrübelidir… Mesela ittihat ve terakki zihniyeti padişahın odasına tekmeler atarak girerken yanında İngilizler yok muydu. Söylemlerinin başında da padişahın vatanı ingilizlere satmasının olması ne kadar trajı komik değimli. Bakınız dönemin muhalefeti bir ülkeyi böyle yıkıma hazırladı ve sonra “Baş edemedik lütfen geri dön” nidalariyla sürgündeki padişahı geri çağırdı. Allah’tan, beğenmedikleri düzen bir Mustafa Kemal yetiştirmişti de vatan kurtuldu. İşte bu akıl erdirene düşünesi bir tecrübe…</p>
<p>Şimdi diyeceksiniz ki ” Eee Paşa da ittihatçı değil miydi?” Atatürk ittihatçı mıydı, değil miydi tartışmalarına tarihin verdiği en güzel cevap, mason locaları da dahil olmak üzere paşanın bir dönem neredeyse tüm oluşumlara destek vermiş olduğudur. Bunun  tabi olarak farklı nedenleri vardır . Dahiyane zekasıyla dahilerin yetiştirmiş olduğu bir siyasetçi örneğidir. O yüzden halkı iyi tanır ve tabiri caizse halkın nabız müdessiridir. Başlayan büyük halk hareketi ve Halife buyruğudur diyerek kurtuluş savaşının temelleri. Ve savaş…</p>
<p>Kim savaştı?</p>
<p>Alevisi, Kürdü,Türkü vs. Tüm halk ile birlikte Muhalefet yıkmanın kolay yapmanın zorluğunu tecrübe etmiş oldu.</p>
<p>Bu denli zaferler büyük liderlerin sayesinde olur diyerek, yaptığı her şeyi günümüze taşıyarak, ta o günden ; o günün koşullarıyla yapılmış olan tüm yasaları 100 yıl daha uygularız demek gericiliğin ve bağnazcılığın ta kendisi olmaz mı. Kendisi olsa böylemi yapardı? İlke ve inklaplar da dahil. Örneğin  Yasada bulunan şapka inkılabı bugün ne kadar uygulanabilir. Kaldı ki yasalar toplumun ihtiyacına göre belirlenir. Bu gayet tabi ve demokratik dir. Demokrasinin faydaları ve zararları gibi zaaflari da olacaktır elbet. Şöyle ki anayasa daki tüm bu yasalar halka fert fert dokunamayabilir. Doğaldır… İşte bunu dengelemek için demokratik düzende muhalefet vardır ve olmalıdır.</p>
<p>Şimdi bu muhalefet olmanın verdiği ve hatta muhalefet olsun olmasın demokratik hak olan  eylem yapma hakkında konuşalım. Bu eylemleri yapan kim?</p>
<p>Dini, dili fark etmeksizin mevcut düzene muhalif, kaygıları olan halk. İşte bu halk, anayasal hakkını kullanarak eylemlerini yapıyor. Burada biraz karmaşa başlıyor.</p>
<p>Bu demokrasi ne kadar garip bir şeydir ki, demokratik bir hakkı kullanmak için diğerini görmezden gelmeniz ve belki de çiğnemeniz gerekebiliyor. Şöyle ki; eylem yapabilme özgürlüğünüzü devletin izin verdiği yerlerde değil de istediğiniz yerlerde kullanma hakkının talebi başlayabiliyor. İnsan düşünmüyor değil; bu demokrasi sınırsız mıdır, sınırlı mıdır ya da sınırlandırıla bilir mi? İstediğim yerde istediğim eylemi yapabilmem ve bunun süresi için yasaları da tanımamam ne kadar doğru olabilir. Bunu Mustafa Kemal Atatürk’ ün koyduğu yasayla ya da 80 yasasıyla nasıl yapabilirdim. Demek ki revizyon lazım.</p>
<p>Hepimizin bildiği gibi bir hak istenirken başkalarının hakkını çiğnemek demokrasiye antipati kazandırır. Bunun için de memnun olmasanız da mevcut yasaları uygulamanız gerekir. Evet, eğer böyle olursa süreç doğaldır. Belki sancılı olur ancak en demokratik yolu budur.</p>
<p>Doğal ve demokratik olmayan diğer yollar anarşi doğurur. Anarşi ortamlarından o ülkenin halkından başka herkez faydalanır. Bu anarşi devam etsin diye ajanlar çoğalır ve yerli, cahil provakatörler doğar. Bu ajan ve provokatörler birbirlerine sarılır. Bu anarşiden en fazla halk zarar görür ve halkı besleyen kardeşlik suyu çekiliverip kitlesel çatlamalar baslar. Bu çatlamanın sonunda is yıkıma kadar gider. İşte bu sonuçta da üzücü hiç düşünmek istemediğimiz farklı konular ortaya çıkıyor. Türkiye de de ismi değiştirilerek gerçekleştirilmek istenen Arap baharında gelen gidenden daha mı iyi ve demokratiktir olacaktır tartışılır. Burada düşünülmesi gereken bir diğer şey; sistemi düzenlememiz mi yoksa mevcut sistemdeki kişileri değiştirmemiz mi… Ve bu milletİN muhalefeti şunu da bir düşünsün;</p>
<p>Demokrasi elbisesini her halkın bedenine göre dikmek gerekir. İşte bu konuda millet olarak ya terzi siz olursunuz yada birileri size bu kıyafeti diker. Bu nedenlerle başından beri söylediğimiz ve istediğimiz, yıkıcı olmayan, tarihten ve dünyadan ders alan muhalefetlerin özlemi içerisindeyiz. Kendi milletin değerlerine sırtını dönmüş, muhalefetliği bile batıdan öğrenen ve onların istediği kadar muhalif olan muhalefetlerin değil…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eylemsel-dusunce/">Eylemsel Düşünce (Yönetim &#8211; Muhalefet)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/eylemsel-dusunce/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4651</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bach ve Mimar Sinan Arasındaki Benzerlik</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bach-ve-mimar-sinan-arasindaki-benzerlik/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bach-ve-mimar-sinan-arasindaki-benzerlik/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 04 Mar 2016 10:30:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Berrin Akıncı Nalbantoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[akustik]]></category>
		<category><![CDATA[Art of Fugue]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya Camisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bach]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Mirası Listesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fügüe Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Johann Sebastian Bach]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[Selimiye]]></category>
		<category><![CDATA[Selimiye Camii]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2520</guid>
				<description><![CDATA[<p>Selimiye Camii, Edirne&#8217;de bulunan, Osmanlı padişahı II. Selim&#8217;in Mimar Sinan&#8217;a yaptırdığı camidir. Sinan&#8217;ın 90 (bazı kitaplarda 80 olarak geçer) yaşında yaptığı ve &#8220;ustalık eserim&#8221; dediği 1568’de yapımına başladığı Selimiye Camii gerek Mimar Sinan&#8217;ın gerek Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtlarından biridir. 28 Haziran 2011 Salı Günü, Paris’te yapılan UNESCO Dünya Mirası Komitesi toplantısında Edirne Selimiye Cami [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bach-ve-mimar-sinan-arasindaki-benzerlik/">Bach ve Mimar Sinan Arasındaki Benzerlik</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><em>Selimiye Camii</em>, Edirne&#8217;de bulunan, Osmanlı padişahı II. Selim&#8217;in Mimar Sinan&#8217;a yaptırdığı camidir. Sinan&#8217;ın 90 (bazı kitaplarda 80 olarak geçer) yaşında yaptığı ve &#8220;ustalık eserim&#8221; dediği 1568’de yapımına başladığı Selimiye Camii gerek Mimar Sinan&#8217;ın gerek Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtlarından biridir.</p>
<p>28 Haziran 2011 Salı Günü, Paris’te yapılan UNESCO Dünya Mirası Komitesi toplantısında Edirne Selimiye Cami ve Külliyesi’nin Dünya Mirası Listesi’ne adaylığını değerlendirmiş ve komite oybirliğiyle Selimiye Camii ve Külliyesi&#8217;nin Dünya Mirası Listesi&#8217;ne girmesine karar vermiştir.</p>
<figure id="attachment_2522" aria-describedby="caption-attachment-2522" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Camideki-akustik..jpg" rel="attachment wp-att-2522"><img class=" td-modal-image wp-image-2522 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Camideki-akustik.-300x179.jpg?resize=300%2C179" alt="Camideki akustik." width="300" height="179" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Camideki-akustik..jpg?resize=300%2C179&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Camideki-akustik..jpg?resize=336%2C200&amp;ssl=1 336w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Camideki-akustik..jpg?w=500&amp;ssl=1 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2522" class="wp-caption-text">Camideki akustik.</figcaption></figure>
<p>Mimar Sinan Selimiye Camisinin kubbesini yaparken 32 m. çapındaki, 43 m. yüksekliğindeki kubbeyi destekleyen sekiz sütundan faydalanmıştır. Selimiye Camisinde, Ayasofya Camisinin(kilisesinin) aksine karanlık olan veya gizli yerler kalmamış, orada her yeri her şeyi aydınlatmak için kubbenin altında duvarlara ve tambur üzerinde çok sayıda pencereler karşılıklı olarak konulmuş böylece ışıklar altında kalan kişi ibadet ederken kendini bir evren tarafından sarılmış gibi hissetmesi sağlanmıştır. Dolayısıyla bu ışık altında Tanrı’nın gözünde ona yakaran herkes adeta eşit olmuştur.</p>
<figure id="attachment_2523" aria-describedby="caption-attachment-2523" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Kilisedeki-akustik..jpg" rel="attachment wp-att-2523"><img class=" td-modal-image wp-image-2523 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Kilisedeki-akustik.-300x181.jpg?resize=300%2C181" alt="Kilisedeki akustik." width="300" height="181" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Kilisedeki-akustik..jpg?resize=300%2C181&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Kilisedeki-akustik..jpg?w=500&amp;ssl=1 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2523" class="wp-caption-text">Kilisedeki akustik.</figcaption></figure>
<p>Tabii iç mekandaki sekiz sütun ortamı adeta homojen yapmış uyumlu hale getirmiştir.</p>
<p><strong>Ayasofya Camisi </strong>-kilise- ile Mimar Sinan’ın Selimiye camisinin planları ve kesitleri arasında benzerlikler vardır. Ayasofya kilisesinin akustiği diğer kiliselerden farklıdır; daha uzundur.</p>
<figure id="attachment_2524" aria-describedby="caption-attachment-2524" style="width: 236px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Selimiye-Camisinin-planı..jpg" rel="attachment wp-att-2524"><img class=" td-modal-image wp-image-2524 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Selimiye-Camisinin-planı.-236x300.jpg?resize=236%2C300" alt="Selimiye Camisinin planı." width="236" height="300" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Selimiye-Camisinin-planı..jpg?resize=236%2C300&amp;ssl=1 236w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Selimiye-Camisinin-planı..jpg?w=275&amp;ssl=1 275w" sizes="(max-width: 236px) 100vw, 236px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2524" class="wp-caption-text">Selimiye Camisinin planı.</figcaption></figure>
<p>Mimar Sinan diğer camilerden farklı olarak Selimiye camisini inşa ettirirken akustik için su testileri kullanmıştır. Bu da sesin diğer yapılara göre daha uzun süreli ve doğru bir akustiğe sahip olmasını sağlamıştır.</p>
<p><em>Mimar Sinan</em>’ın yaratıcı faaliyeti müzik alanındaki <em>Bach</em>’ın yaratıcı faaliyeti gibidir. Bach, “<strong>Fügüe Sanatı</strong>” (Art of Fugue) ile evrendeki kozmik düzeni notalarıyla sağlamış gibidir.</p>
<p>Bu anlamda Osmanlı İmparatorluğu Mimar Sinan’ın Edirne’deki &#8220;Selimiye Camii&#8221;si ile mimarlıkta İslamiyet’teki &#8220;<em>Tanrı Her Yerdedir</em>&#8221; inancını adeta göstermiştir.</p>
<figure id="attachment_2521" aria-describedby="caption-attachment-2521" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Başka-bir-açıyla-Selimiye-Camisinin-planı..jpg" rel="attachment wp-att-2521"><img class=" td-modal-image wp-image-2521 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Başka-bir-açıyla-Selimiye-Camisinin-planı..jpg?resize=500%2C295" alt="Başka bir açıyla Selimiye Camisinin planı." width="500" height="295" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Başka-bir-açıyla-Selimiye-Camisinin-planı..jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Başka-bir-açıyla-Selimiye-Camisinin-planı..jpg?resize=300%2C177&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2521" class="wp-caption-text">Başka bir açıyla Selimiye Camisinin planı.</figcaption></figure>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bach-ve-mimar-sinan-arasindaki-benzerlik/">Bach ve Mimar Sinan Arasındaki Benzerlik</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bach-ve-mimar-sinan-arasindaki-benzerlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2520</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bir Aşk Destanı; Mihrimah Sultan Camii ve Edirnekapı Camii</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bir-ask-destani-mihrimah-sultan-camii-ve-edirnekapi-camii/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bir-ask-destani-mihrimah-sultan-camii-ve-edirnekapi-camii/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 20 Feb 2016 15:45:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Semiha Ejder]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[Edirnekapı Camii]]></category>
		<category><![CDATA[külliye]]></category>
		<category><![CDATA[Mihrimah Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Mihrimah Sultan Camii]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[St.Georges Kilisesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2319</guid>
				<description><![CDATA[<p>Mihrimah Sultan Camii, 1546/1547-1548 yılları arasında Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Cami, medrese, sübyan mektebi, imaret, hamam, kervansaray, ambar, muvakkithane, çeşme ve türbe yapılarından oluşan külliye Klasik Osmanlı mimarisini hazırlayan yapıtlardandır. Bunlardan cami, iki türbe, medrese, sübyan mektebi, çeşme, hamam sağlamdır. Cami külliyenin merkezidir. Kanuni ve Haseki Hürrem Sultan’ın çok sevdikleri kızlarının ölümü üzerine 1558 de yapılmıştır. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-ask-destani-mihrimah-sultan-camii-ve-edirnekapi-camii/">Bir Aşk Destanı; Mihrimah Sultan Camii ve Edirnekapı Camii</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mihrimah Sultan Camii</strong>, 1546/1547-1548 yılları arasında <strong>Mimar Sinan</strong>’a yaptırılmıştır. Cami, medrese, sübyan mektebi, imaret, hamam, kervansaray, ambar, muvakkithane, çeşme ve türbe yapılarından oluşan külliye Klasik Osmanlı mimarisini hazırlayan yapıtlardandır. Bunlardan cami, iki türbe, medrese, sübyan mektebi, çeşme, hamam sağlamdır.</p>
<p>Cami külliyenin merkezidir.</p>
<p>Kanuni ve Haseki Hürrem Sultan’ın çok sevdikleri kızlarının ölümü üzerine 1558 de yapılmıştır.</p>
<p>Mimar Sinan&#8217;ın erken dönem eserlerindendir. Kubbesi üç yanından yarım kubbelerle desteklenmiştir, ama ön cephede yarım kubbe yoktur.</p>
<p>Mihr-î Mah Güneş ve Ay manasına gelmektedir.</p>
<p>Kökü 9. yüzyıla inen St.Georges Kilisesi temelleri  üzerine inşa edilen bu tek kubbeli camide Sinan’ın yeni bir araştırması görülür.</p>
<p>19 m. Çapındaki kubbenin dört paye üzerine oturduğu kare mekan, yanlara doğru üçer kubbeyle genişletilmiştir. Mimar Sinan çift revaklı son cemaat yerini ilk kez bu yapıda kullanmıştır. İç revak yüksek ve 5 kubbelidir. Ak mermerden şadırvan 21 köşelidir. Caminin ana mekânı dikdörtgen planlıdır; büyük kubbe yanlarda ve mihrap yönünde yarım kubbelerle desteklenmiştir. Mihrap duvarı köşelerinde, küçük kubbeli bölümler bulunmaktadır. Yapı, Geç dönem kalem işleri ve vitraylarla süslüdür. Ayrıca, ahşap, mermer, fildişi, sedef kakma bezemeler özgündür.</p>
<p>1769/1770’te caminin batı duvarına yapılan güneş saati, ilginç bir süs öğesidir. Bugün sağlık merkezi olarak kullanılan medrese tümüyle küfeki taşından, Klasik Osmanlı medreseleri planında bir yapıdır. Caminin güneyindeki sübyan mektebi, kubbeyle örtülü iki kare mekânlıdır. Kuzey girişin önündeki çeşme taş, al ve renkli mermerdir. Ayna taşı rumî kıvrık dal bezelidir. Çifte hamam, üç eyvanlı, köşe hücreli, Klasik Osmanlı hamamları planındadır. Türbeler yapıya sonradan eklenmiştir. Biri kare planlı olup 8 köşeli kasnağa oturan kubbeyle örtülüdür. Diğeri 4 mermer sütunlu, kubbeli bir yapıdır. Kubbedeki yazı ve süsleme özgündür</p>
<p>Sulu kule caddesi ve Vaiz sokakla Ali kuşçu sokaklarının köşesinde, medrese, türbe, arasta ve iki hamamıyla bir külliye olarak inşa edilen eser geçirdiği iki depremden oldukça hasar görmüş, restore edilen hamam ve iç süslemeler  orijinal hallerini oldukça kaybetmişlerdir.</p>
<figure id="attachment_2320" aria-describedby="caption-attachment-2320" style="width: 177px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Mihr-î-Mah.jpg" rel="attachment wp-att-2320"><img class=" td-modal-image wp-image-2320 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Mihr-î-Mah.jpg?resize=177%2C240" alt="Mihrimah Sultan" width="177" height="240" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2320" class="wp-caption-text">Mihrimah Sultan</figcaption></figure>
<p>Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı <strong>Mihrimah Sultan</strong> on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister. Mihrimah sultanla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan’dır.</p>
<p>Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir.</p>
<p>Mimar Sinan evlidir, elli yaşındadır ve Mihrimah Sultan’a aşıktır! Sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.</p>
<p>Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle, Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar ve 1548’de bitirir. Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir.</p>
<p>İlk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı’da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine, Mihrimah Sultan’a ikinci bir eser yapmaya başlar.</p>
<p>Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse 161 pencere, caminin iç güzelliğini aydınlatır. İçerideki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ın topuklarını döven saçlarını anımsatır.</p>
<p>21 Mart’ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde Edirnekapı ve Üsküdar’daki camileri aynı anda görebileceğiniz bir yer seçip seyrettiğimizde Edirnekapı Camii&#8217;nin tek minaresi ardından güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğduğunu görebiliriz. Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay. 21 Mart Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-ask-destani-mihrimah-sultan-camii-ve-edirnekapi-camii/">Bir Aşk Destanı; Mihrimah Sultan Camii ve Edirnekapı Camii</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bir-ask-destani-mihrimah-sultan-camii-ve-edirnekapi-camii/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2319</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
