<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>kıyafet &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/kiyafet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 05:47:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Antik Yunan’da Kadın Kıyafetleri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 04 Jan 2017 11:30:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Tanrıver]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Antik Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[Grek]]></category>
		<category><![CDATA[Khiton]]></category>
		<category><![CDATA[kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanlılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6638</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ataerkil bir toplum olan Grek toplumunda, kadınlar için uygun görülen kıyafet her zaman için sade olmalıydı. Bunun yanı sıra, kadınlar için kıyafet, zarafeti simgelediğinden hem renk hem de şekil bakımından abartıdan uzak olmalıydı. Grek kadınının vazgeçilmez kıyafeti “khiton” idi (Resim 1). Ancak, bu kıyafeti Grek erkeği de kullanabilirdi. Tunik biçiminde olan khiton, büyük dikdörtgen kesilmiş [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri/">Antik Yunan’da Kadın Kıyafetleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Ataerkil bir toplum olan Grek toplumunda, kadınlar için uygun görülen kıyafet her zaman için sade olmalıydı. Bunun yanı sıra, <strong>kadınlar için kıyafet</strong>, zarafeti simgelediğinden hem renk hem de şekil bakımından abartıdan uzak olmalıydı. Grek kadınının vazgeçilmez kıyafeti “<strong>khiton</strong>” idi (Resim 1). Ancak, bu kıyafeti Grek erkeği de kullanabilirdi. Tunik biçiminde olan <em>khiton, </em>büyük dikdörtgen kesilmiş bir kumaşın sol kolu örtecek, sağ kolu açıkta bırakacak şekilde vücuda sarılmasından ortaya çıkan bir tasarımdır. <em>Khiton</em> ile birlikte şal ve pelerin de kullanabilirdi. Tuniğin boyu, giyen kişinin sosyal statüsüne bağlı olup dizinden bileğe kadar çeşitli boylarda yapılırdı. Örneğin, bir işçinin giydiği tunik aristokratların giydiğinden daha kısadır.</p>
<figure id="attachment_6640" aria-describedby="caption-attachment-6640" style="width: 137px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri-1.png"><img class=" td-modal-image wp-image-6640 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri-1.png?resize=137%2C297" alt="Antik Yunan’da kadın Kıyafetleri (Resim 1)" width="137" height="297" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6640" class="wp-caption-text">Antik Yunan’da kadın Kıyafetleri (Resim 1)</figcaption></figure>
<p>Daha lüks bir görünüm için <em>khiton,</em> boyanır ve geometrik şekillerle süslenir idi. Grek dünyasında <em>khiton</em>un iki çeşidi vardı: Yünden yapılan &#8220;<em>Dorik Khiton</em>&#8221; ve ketenden yapılan &#8220;<em>Ionik Khtiton</em>&#8220;dur. Grek kadınlarının “<em>Ionik Khiton</em>” giymeleri Pers savaşları sırasında zorunlu kılınmıştır. Herodotos’un Pers-Yunan Savaşları adlı eserinde bu değişim şu şekilde verilmektedir; “Pers savaşında tüm Yunan ordusu bozguna uğramış ve yalnızca bir kişi sağ kalabilmiştir. Savaş esnasında ise, Atinalı kadınlar savaşa giden erkeklerini beklemektedir. Sağ kurtulan tek asker kente geldiğinde, kadınlar etrafını çevrelemiş ve kocalarının nerede olduklarını sormuşlardır. Fakat, askerin verdiği kötü haberi duyan kadınlar, <em>khiton</em>larının omuz kısmını tutturdukları uzun, sivri uçlu ve hançer biçimli broşlarla askere, kocalarımızı nerede bıraktın diye sorarken bir yandan da askeri hançerlemişlerdir”. Bu olay dolayısıyla, giyilmesi zorunlu kılınan ve broş gerektirmeyen keten kumaştan yapılan <em>Ionik Khiton</em>lar kadınlar tarafından giyilmeye başlanmıştır. Aynı zamanda bu olaydan sonra, <em>Ionik Khiton</em>lar, broş dışında düğme benzeri kapatma elemanları ile bağlanmıştır. Keten günümüzdeki gibi, yün kumaşa göre daha esnek bir kumaş olduğu için katlanması daha kolay idi. Bu yüzden, ketenden yapılan <em>khiton</em>ların boyları daha uzun tutulmaktaydı.</p>
<figure id="attachment_6641" aria-describedby="caption-attachment-6641" style="width: 442px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri-2.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6641 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri-2.jpg?resize=442%2C922" alt="Antik Yunan’da kadın Kıyafetleri (Resim 2)" width="442" height="922" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri-2.jpg?w=442&amp;ssl=1 442w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri-2.jpg?resize=144%2C300&amp;ssl=1 144w" sizes="(max-width: 442px) 100vw, 442px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6641" class="wp-caption-text">Antik Yunan’da kadın Kıyafetleri (Resim 2)</figcaption></figure>
<p>Grek kadınlarının giydikleri diğer bir giysi, “<em>khimation</em>” dur. <em>Khimation</em> vücudu tamamen saran geniş dikdörtgen biçimli kumaştan oluşmaktadır. Arkaik Dönemde &#8220;<em>klania</em>&#8221; olarak kullanılırdı. Bu kıyafetin kullanımının çok eski metodları bazı Grek sanatçılar tarafından betimlenmiştir. Kadınlar, <em>khimation</em>u <em>khiton</em>un üzerine giyiyorlardı (Resim 2). Ancak, tanrılar ve filozoflar <em>khiton</em> olmadan sadece <em>khimation</em> giymiş şekilde de betimlenmektedirler.</p>
<figure id="attachment_6642" aria-describedby="caption-attachment-6642" style="width: 319px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri-3.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6642 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri-3.jpg?resize=319%2C290" alt="Antik Yunan’da kadın Kıyafetleri (Resim 3)" width="319" height="290" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri-3.jpg?w=319&amp;ssl=1 319w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/01/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri-3.jpg?resize=300%2C273&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 319px) 100vw, 319px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6642" class="wp-caption-text">Antik Yunan’da kadın Kıyafetleri (Resim 3)</figcaption></figure>
<p>“<em>Dyplaks</em>” ise, Grek kadınlarının kullanmış oldukları <em>Ionik Khiton</em>un üzerine giyilen ufak dikdörtgen kumaştır. “<em>Khlamydon</em>” ise, <em>dyplaks</em>tan daha karışık bir formda olan kıyafettir. Kumaşın kuşağın içine doğru pilelenmesinden oluşmaktadır. “<em>Klamys</em>” deri veya yünden yapılmış dikdörtgen kumaşın sol omuz üzerinden iğnelenmesi ile oluşturulan özellikle soğuk havalarda kullanılan bir tür pelerindir.</p>
<p><strong>Grek kadınları</strong> sivri uçlu, dar kenarlıklı veya kenarlıklı olmayan tacı olan “<em>pylos</em>” isimli şapkalar takarlardı.</p>
<p>Kadınların temel giysisi olarak bilinen “<em>peplos</em>”, tuniği andıran görünümüyle Grek akımının sadeliğini gösteren diğer bir giysi türü olmaktadır (Resim 3). <em>Peplos,</em> genellikle kişiye özel olarak yünden ya da unvanına göre keten veya ipekten dokunurdu. <em>Peplos</em>, dikdörtgen biçiminde, 2-3 m. genişliğinde ve genellikle giyen kişinin boyundan 50-60 cm. daha uzun olurdu. İlk olarak kumaş, tepeden ikiye katlanır ve yaklaşık 45 cm.&#8217;lik bir kumaş aşağı sarkıtılırdı. Tokalarla veya ilikli iğneye benzer çıtçıtlarla elbise omuzlarda sabitlenir ve bir çeşit pelerin veya üst bluz benzeri bir giysi oluşturulurdu.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri/">Antik Yunan’da Kadın Kıyafetleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6638</post-id>	</item>
		<item>
		<title>KIYAFETNÂME</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kiyafetname/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kiyafetname/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 19 Nov 2015 11:39:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Özge Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Divan Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[firaset]]></category>
		<category><![CDATA[firasetname]]></category>
		<category><![CDATA[Firdevsi]]></category>
		<category><![CDATA[fizyonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Hamdullah Hamdi]]></category>
		<category><![CDATA[kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[kıyafetname]]></category>
		<category><![CDATA[Kutadgu Bilig]]></category>
		<category><![CDATA[Mârifetnâme]]></category>
		<category><![CDATA[Muradname]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=796</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kıyâfe(t) kelimesi, Arapça olup &#8220;iz sürüp gitmek, takip etmek, peşi sıra gitmek&#8221; mânâsına gelen kavf kökünden gelir. Kelimenin Türkçe’de ve Farsça’da ayrıca &#8220;kılık kıya­fet, elbise, şekil, görünüş&#8221; mânaları da vardır. Kıyafetname ve firasetname birbirine çok yakın olan iki kavramdır. Konumuz kıyafetname firasetnamenin bir alt dalıdır. Firaset, zeki ve anlayışlı olmak demektir. Kıyafetname ise firaset ilminin dar [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kiyafetname/">KIYAFETNÂME</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kıyâfe(t) kelimesi, Arapça olup &#8220;<em>iz sürüp gitmek, takip etmek, peşi sıra gitmek&#8221;</em> mânâsına gelen kavf kökünden gelir. Kelimenin Türkçe’de ve Farsça’da ayrıca &#8220;kılık kıya­fet, elbise, şekil, görünüş&#8221; mânaları da vardır.</p>
<p>Kıyafetname ve firasetname birbirine çok yakın olan iki kavramdır. Konumuz kıyafetname firasetnamenin bir alt dalıdır. Firaset, zeki ve anlayışlı olmak demektir. Kıyafetname ise firaset ilminin dar manada bir bilgi şubesine delalet eder.</p>
<figure id="attachment_801" aria-describedby="caption-attachment-801" style="width: 336px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname-yuz-okuma.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-801 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname-yuz-okuma.jpg?resize=336%2C384" alt="Türk edebiyatında Kıyafetnâmeler" width="336" height="384" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname-yuz-okuma.jpg?w=336&amp;ssl=1 336w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname-yuz-okuma.jpg?resize=263%2C300&amp;ssl=1 263w" sizes="(max-width: 336px) 100vw, 336px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-801" class="wp-caption-text">Türk edebiyatında Kıyafetnâmeler</figcaption></figure>
<p>Bir kimsenin saç, göz, kulak, el, ayak, alın gibi organlarından ve dış görünüşünden onun ahlâk ve karakter husûsiyetlerini, diğer bir ifadeyle zâhirinden bâtinî vasıflarını tahmin ve tespit etmek olan ilme kıyâfet ilmi, eserlere de kıyafetname denir. Bu işi yapan yani insanın görünen dış özelliklerine bakarak görünmeyen iç özelliklerini anla­maya çalışan kimseye de kâyif veya kıyâfet-şinâs denilmiştir. Kıyafet-nameler edebî maksatla yazılmamıştır.</p>
<p>Dış görünüşün iç dünyayı yansıtması tezi, divan edebiyatında kıyafetname denilen metinlerin hazırlanmasına yol açmıştır. Bugün Batı’da fizyonomi adıyla bilinen ve kullanılan bir bilim dalı olarak devam eder. Alimler kıyafetname ilmini açıklarken ayet ve hadislerden de istifade etmişlerdir.</p>
<p>Bir kişinin dış görünüşüne bakarak onun tabiatı hakkında ileri atılan yargılar zaman içerisinde kalıplaşmıştır. Kalıplaşmasının bir sebebi de deneyim ve tecrübe ile bu yargıların doğruluk payının yüksek oranda doğru çıkmasıdır. Aslında bu tür eski Türk edebiyatının halktan kopuk olması tezini bir nebze hafifletir, çünkü insanın dış görünüşüne, davranışlarına, kıyafetine varıncaya kadar ilgi göstermiş bir edebiyat vardır karşımızda.</p>
<figure id="attachment_799" aria-describedby="caption-attachment-799" style="width: 224px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname-firaset.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-799 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname-firaset.jpg?resize=224%2C225" alt="Kıyafetnâmeler çeşitli şekillerde yazılırdı." width="224" height="225" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname-firaset.jpg?w=224&amp;ssl=1 224w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname-firaset.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w" sizes="(max-width: 224px) 100vw, 224px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-799" class="wp-caption-text">Kıyafetnâmeler çeşitli şekillerde yazılırdı.</figcaption></figure>
<h2><strong>Kıyafetname Türünün Alt Başlıkları</strong></h2>
<p><strong>1) Şer’i Firaset: </strong>Nefsin ıslahı ile ulaşılan ruh gücüdür. Bu güce peygamberler, veliler ve nefsini olgunlaştırarak eşyanın arka planına ulaşmayı başarmış kişiler sahip bulunmaktadır.</p>
<p><strong>2) Hükmi Firaset: </strong>Çalışma ile elde edilecek bir bilim koludur. Bazı alt bölümleri vardır.</p>
<p><strong>a) <em>İnsan Kıyafeti İlmi (Kıyafet-i Beşere): </em></strong>Dış görünüşten ahlakı anlamaya çalışan ilimdir.</p>
<p><strong><em>b) El ve Ayak İlmi: </em></strong>İnsanın elinde ve ayağındaki çizgilerle kişinin durumunu ortaya koyan ilimdir.</p>
<p><strong><em>c) Titreme/Seyirme İlmi: </em></strong>Vücuttaki seyirmelerden çıkarılan hükümleri bildiren ilimdir.</p>
<p>İlk olarak Hipokrat <em>(m.ö. 5. yüzyıl)</em> tıpta bazı hastalıkların teşhis ve tedavisinde bu ilimden yararlanmış ve insanları tip­lerine göre tasnif etmiştir. Daha sonra Eflâtun, İladus ve Aristo da konuy­la ilgilenmişlerdir. Türkler kı­yâfet ilmini tıbbın yanı sıra siyasette de kullanmışlar, ayrıca saraya adam alırken, esir ve hizmetkâr seçerken kişilerin dış görünüşlerinden karakter yapıları hakkın­da fikir edinmeye çalışmışlardır. Manzum ya da mensur olarak yazılabilirler fakat yazılan eserlerin çoğu mensurdur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_798" aria-describedby="caption-attachment-798" style="width: 358px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-798 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname.jpg?resize=358%2C575" alt="Kıyafetnâmeler Divan edebiyatında rağbet gören bir türdür." width="358" height="575" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname.jpg?w=358&amp;ssl=1 358w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/kıyafetname.jpg?resize=187%2C300&amp;ssl=1 187w" sizes="(max-width: 358px) 100vw, 358px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-798" class="wp-caption-text">Kıyafetnâmeler Divan edebiyatında rağbet gören bir türdür.</figcaption></figure>
<h2><strong>İlk Tertip Edilen Kıyafetnameler:</strong></h2>
<p><strong>Arap ve Fars Toplumundaki İlk Kıyafetnameler</strong></p>
<p>İlk kıyafetname yazarlarından biri İmam Şafiîdir. Ancak eseri hacimli değildir. (Arapça)</p>
<p><em>EbûSehl el-Mesîhî, Firâsetnâme</em> (Arapça)</p>
<p>Derviş Abdurrahman; <em>Mîrek&#8217;inTuhfetü&#8217;l-Fakîr&#8217;i</em> (Farsça)</p>
<h2><strong>Türk Edebiyatındaki İlk Kıyafetnameler</strong></h2>
<p>Türk kültüründe, bu ilim çerçevesindeki hükümlerle ilk kez <strong>Kutadgu Bilig</strong>’de karşılaşılmıştır. İnsanın iyilik ya da kötülüğünü, karakterini dış görünüşünden anlamak mümkündür.</p>
<p>Kutadgu Bilig dışında ilk sayılabilecek Bedri Dilşad Bin Muhammed Oruç’un Sultan II . Murad’a ithafen yazmaya başladığı <strong>Murad-name</strong> isimli mesnevisidir. Birkaç beyitte, cilt rengi, göz rengi ile musiki arasında bir münasebet kurulmuştur.</p>
<p>Bu konuda günümüze ulaşan en eski tarihli ilk müstakil Türkçe eser, <em>Hamdullah Hamdi&#8217;nin manzum Kıyâfetnâmesi</em>dir. Mesnevi şeklinde yazıl­mış 153 beyitlik eserdir.</p>
<p>Ayrıca;</p>
<p>Firdevsî-i Rûmî&#8217;nin Firâset-nâmesi, Abdülmecid b. Şeyh Nasûh&#8217;un manzum Kıyâfetnâmesi, Mustafa b. Evranos&#8217;un Kıyâfetnâmesi, Bâlîzâde Mustafa&#8217;nın Kıyâfetnâmesi, Nesîmî&#8217;nin Kıyâfetü&#8217;l-firâse&#8217;si, Gevrekzâde Hasan Efendi&#8217;nin Kıyâfetnâmesi de oldukça önemlidir.</p>
<p>Kıyâfetnâmelerin son meşhur örneği, Erzurumlu İbrahim Hakkı&#8217;nın <strong>Mârifetnâme</strong>&#8216;si içinde yer alan bölümünün dışın­da, onun manzum olarak yazdığı Kıya­fetnâme adlı eserdir.</p>
<p>Edebiyatımızdaki mevcut kıyafetnamelerin genellikle mensur olduğunu ve yabancı eserlerden tercüme yahut adapte edilmiş eserler olduğunu söyleyebiliriz. Tercümeler de gözlemlere dayanarak oluşturulmuştur. Bu tür 18. asra kadar artarak devam etmiştir. Bunların içerisinde telif denebilecek en mühim eser Hamdullah Hamdi’nin Kıyafetnamesi’dir.</p>
<h3><strong>Kaynakça</strong></h3>
<ul>
<li>Çakır, Müjgan, (2007), “Kıyâfet-Nâme”ler Hakkında Bir Bibliyografya Denemesi.” Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, cilt 5, sayı 9, s. 333-350.</li>
<li>Ceyhan, Âdem, (1997), Bedr-i Dilşâd’ın Murâd-nâmesi, C I, II, İstanbul: Millî Eğitim Bakanlığı Yay.</li>
<li>MENGİ, Mine, (2002), “Kıyâfet-nâme” Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, C 25, Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yay.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kiyafetname/">KIYAFETNÂME</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kiyafetname/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">796</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
