<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Esma Gezer &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/minikbiredebiyatci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 07:47:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Gövdesinde Düşler</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/govdesinde-dusler/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/govdesinde-dusler/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 21 Oct 2016 12:25:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Esma Gezer]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5592</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ormanda pötikareli eteğiyle dolaşıyordu. Kalbinin denizini burada bulduğunu söyler, bir Küçük Prens’in peşinden gider, her ağacın kokusunu beynine kazırdı. Nanelerin, ceviz ağaçlarının, sarmaşıkların ve yaprakların efendisi olduğunu hisseder, birazdan da saymayı unuttuğu ve sandaletine takılacak olan fındık kabuğunu anımsayıp utançla gülümseyecekti. Güneş tepelerinin üzerinde kitap kitaplar okur en sevdiği yerleri not ederdi. Bir bozkır içinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/govdesinde-dusler/">Gövdesinde Düşler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Ormanda pötikareli eteğiyle dolaşıyordu. Kalbinin denizini burada bulduğunu söyler, bir Küçük Prens’in peşinden gider, her ağacın kokusunu beynine kazırdı. Nanelerin, ceviz ağaçlarının, sarmaşıkların ve yaprakların efendisi olduğunu hisseder, birazdan da saymayı unuttuğu ve sandaletine takılacak olan fındık kabuğunu anımsayıp utançla gülümseyecekti. Güneş tepelerinin üzerinde kitap kitaplar okur en sevdiği yerleri not ederdi. Bir bozkır içinde yaşamayı düşünürdü. Çünkü en çok güneş tepelerini orada bulacağına inanırdı. Bu daha fazla kitap daha fazla çay demekti. Küçükken okuduğu masalları bu tepelere çizecek, hayal gücünün hep çocukları düşünmesine belki de kızacaktı.</p>
<figure id="attachment_5593" aria-describedby="caption-attachment-5593" style="width: 461px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/dusler-icinde-bir-kiz.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5593 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/dusler-icinde-bir-kiz.jpg?resize=461%2C825" alt="Bu ormanda sadece ağaç, çiçek, nane deryalarının bulunduğuna kızar, uzak ülkelerde yetişen şakayık çiçeğini de arardı. Çünkü imkânsız bilmecesi gerçekleri hep daha fazla yakınlaştırdı. " width="461" height="825" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/dusler-icinde-bir-kiz.jpg?w=461&amp;ssl=1 461w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/dusler-icinde-bir-kiz.jpg?resize=168%2C300&amp;ssl=1 168w" sizes="(max-width: 461px) 100vw, 461px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5593" class="wp-caption-text">Bu ormanda sadece ağaç, çiçek, nane deryalarının bulunduğuna kızar, uzak ülkelerde yetişen şakayık çiçeğini de arardı. Çünkü imkânsız bilmecesi gerçekleri hep daha fazla yakınlaştırdı.</figcaption></figure>
<p>Bu ormanda sadece ağaç, çiçek, nane deryalarının bulunduğuna kızar, uzak ülkelerde yetişen şakayık çiçeğini de arardı. Çünkü imkânsız bilmecesi gerçekleri hep daha fazla yakınlaştırdı. Şaşkındı! Birazdan Ihlamur ağacının yanına gidecek ve nasıl olur da bunca dünyanın keder ve kasvetini içine çekip hala tıpkı bir anne gibi güzel kokmanın yüceliğini daha önce fark etmemişti? Şimdi de ellerini eteğinin karelerinden çekip ulaşabileceği her tohuma dokunmak için keşfe çıkmıştı. Her birinin peşine tozları katarak bir yığın toprak olup bu güzel ormanı yapabildiğine şahit olmuştu. Ulaşabileceği her zerreye ulaşmak istiyordu elleri… Bir gökyüzünün alaycı kuşlarına, bir ıhlamur ağacın en tepesindeki yaprağa, enginlere…</p>
<p>Dokundukça hissederdi her şeyi; eteğinin karelerini, saçlarındaki rüzgârı, bir nane yaprağındaki damarları, bir ağacın gövdesindeki babalığı, dökülmekte olan fındıklarının vazgeçmişliğini, toprağa karışmakta olan sararmış yaprağın teslimini… Ve sonra bir daha tepelerin üzerine oturur. Gece ile gündüzün koşturmasını, hava kararacakken çıkan o Kuzey Yıldızı’nı izlerdi. Elinde bir yaprak yüreğinde bir orman&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/govdesinde-dusler/">Gövdesinde Düşler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/govdesinde-dusler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5592</post-id>	</item>
		<item>
		<title>3 Kere Nefes Al Ver!</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/3-kere-nefes-al-ver/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/3-kere-nefes-al-ver/#comments</comments>
				<pubDate>Fri, 02 Sep 2016 10:56:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Esma Gezer]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5035</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sessiz bir günde tam da yağmur, bulutlarla bilmece oyunu oynarken, karşısına çıka bir kızgın bulutla bir anda çarpışıp kıyamet koparacakken, bulutun gökyüzünden yeryüzüne alaycı bakışlar atacağını hissedersin ve gözlerini yukarıya çevirirsin&#8230; Bir nefes alıp düşünürsün. İnsanların bir anda boşuna çaba sarf ettiğini, bu çabanın hep kendilerini tatmin ettiğini, bir yok oluş öyküsünde kukla gibi oynadıklarını, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/3-kere-nefes-al-ver/">3 Kere Nefes Al Ver!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Sessiz bir günde tam da yağmur, bulutlarla bilmece oyunu oynarken, karşısına çıka bir kızgın bulutla bir anda çarpışıp kıyamet koparacakken, bulutun gökyüzünden yeryüzüne alaycı bakışlar atacağını hissedersin ve gözlerini yukarıya çevirirsin&#8230; Bir nefes alıp düşünürsün. İnsanların bir anda boşuna çaba sarf ettiğini, bu çabanın hep kendilerini tatmin ettiğini, bir yok oluş öyküsünde kukla gibi oynadıklarını, tahayyüllerinde tıpkı masallardaki gibi iyi bir insan olup hep eleştirilerini başkalarına yapıp aslında kendilerini  söylediğini, tüm güç ve güvenin kendilerinde kısıtladıkları şeyler olduğunu fark etmeyişlerini,  hep içlerinde öğretmenin çok olup öğrenmenin azlığını, gülümsenin sadece kendilerini iyi hissettikleri zamanlar yapmalarının bencilliğini, bir şiirin kan damarlarını harekete geçirmesini asla bilmeyişlerini, ağlamanın bir güzellik belirtisi olup rüzgar gülü gibi üzüntülerini  içlerinde döndürdüğünü, bunun ardı arkası kesilmezken ilk yağmur damlası tamda omuz açıklığına düşüverir.</p>
<p>Tekrar bir derin nefes alıp düşünürsün. Çocukken söylediğin şarkıların ahenginin güzelliğini sözlerinin anlamsızlığı içindeki kandırılışını, çocukken niyeyse hep gülünmeyecek şeylere gülüp bir suçmuşçasına yediğin azarları, öğretilmek için yaptırılan birçok cezalardaki çektiğin acıyı. Bir kötü söz söylenecek olsa biber ile cezalandırılıp dilini başlarda acı çekip daha sonrasında biberin açılığını isteme duygusunun karmaşıklığını, asitli bir şeyin yasak olduğu halde ağzındaki o hoş mayhoş tat için dağları delme cesurluğunu ve bunlardaki tüm masumluğunu.</p>
<p>Bir derin nefes alırsın ve o kaygısız yağmur başlar. Peşine milyon yağmur taneciklerini katarak… Yeryüzünde ulaşabildiği her iğne deliğine girmeye yemin etmişçesine hoyratça yağarak. Neden yağmurlar hep temizliği arınmayı ifade etmiş ki?  Bunu kim söylemiş? Yağmurlar düşünmeyi ifade etmeli evvela! Bir nefes alış verişindeki boğazların dumanla karşılaşmalarındaki o sevincini. Beynin o anki tepkisiyle duygularını harekete geçirmesini, duygulardaki derinlikleri, derinliklerdeki gizliliği. Oysaki her şey bir çorba tarifi gibi kısa ve öz! Nefes al ,düşün, çok sev ve öl.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/3-kere-nefes-al-ver/">3 Kere Nefes Al Ver!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/3-kere-nefes-al-ver/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5035</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
