<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Merve Öztürk &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/merveozturk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Nov 2020 18:40:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Nefes Alma Saati</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/nefes-alma-saati/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/nefes-alma-saati/#comments</comments>
				<pubDate>Sun, 29 Nov 2020 18:40:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19697</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ben en çok nefes almayı özlüyorum bu saatlerde Hıçkırıklara boğulmuş gecenin düşleri Evvela çırpınıyor bütün hayaller Tarumar olmuş vakit Yelkovan akrep koşusu Yalnızlık o duvardan bu duvara çarpmakta Evet bütün bedenler nefes almaya hasret Dudakların kenarına ilişmiş kelimeler Gözbebeklerine birikmiş uyku Ya onlar dökülüp sessizliği deler Ya da dalıp gideceğiz gece boyu</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/nefes-alma-saati/">Nefes Alma Saati</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Ben en çok nefes almayı özlüyorum bu saatlerde<br />
Hıçkırıklara boğulmuş gecenin düşleri<br />
Evvela çırpınıyor bütün hayaller<br />
Tarumar olmuş vakit<br />
Yelkovan akrep koşusu<br />
Yalnızlık o duvardan bu duvara çarpmakta <br />
Evet bütün bedenler nefes almaya hasret<br />
Dudakların kenarına ilişmiş kelimeler<br />
Gözbebeklerine birikmiş uyku<br />
Ya onlar dökülüp sessizliği deler<br />
Ya da dalıp gideceğiz gece boyu



</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/nefes-alma-saati/">Nefes Alma Saati</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/nefes-alma-saati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19697</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Derin Şiir Çekişleri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/derin-siir-cekisleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/derin-siir-cekisleri/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 04:00:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18802</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ne vakit bir şairin şiirlerine kaptırsam yüreğimi, kuytularda rüzgâr salınışları… Bu kadının her nefes alışına karışıyor şiir dumanları, küllükte sönen gözyaşları, yorgunlukla küt diye uzanışları… Ve ne kadar yorgunsam artık kendi kıpırdanışıma uyanıyorum, acı saatlerinde. Sessiz dertleşmeler deminde çayımın… Hayatın her sayfasını çevirdiğimde derin nefes alıp mücadele ediyor dağarcığım. Aslında ben hep kendimi kandırıyorum. Hem [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/derin-siir-cekisleri/">Derin Şiir Çekişleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>
















Ne vakit <br />
bir şairin şiirlerine <br />
kaptırsam yüreğimi,<br />
kuytularda <br />
rüzgâr salınışları…<br /><br />
Bu kadının her nefes <br />
alışına karışıyor<br />
şiir dumanları,<br />
küllükte sönen gözyaşları,<br />
yorgunlukla küt diye uzanışları…<br /><br />
Ve ne kadar yorgunsam artık<br />
kendi kıpırdanışıma uyanıyorum,<br />
acı saatlerinde.<br />
Sessiz dertleşmeler deminde <br />
çayımın…<br />
Hayatın her sayfasını çevirdiğimde<br />
derin nefes alıp<br />
mücadele ediyor dağarcığım.<br /><br />
Aslında ben hep<br />
kendimi kandırıyorum.<br />
Hem yaşamak için<br />
mutlu olmaya <br />
ihtiyaç yok ki;<br />
derin şiir çekişleri<br />
yetiyor ciğerlerime.&nbsp; <br /><br />
Ve ne vakit <br />
bir şairin şiirlerine <br />
kaptırsam yüreğimi,<br />
yaşadığımı hissediyorum



</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/derin-siir-cekisleri/">Derin Şiir Çekişleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/derin-siir-cekisleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18802</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bu His</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bu-his/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bu-his/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 29 Sep 2019 04:00:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18545</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bir çarşaf seriyorum gök kubbe altında, habersizce sızdığım, sızdıkça varlığımı yoklukla harmanlayan yastıksız, yorgansız meczubi hayatlara. Artık meçhul bir şarkının nakaratı takılı kaldı dudaklarımda. Durmadan mırıldandığım, mırıldandıkça sanki bu his; sinsi bir hastalık gibi benliğimi esir alan melun bir nota… Bu his; manolya kokulu sevdaların, gök kubbe altında serili beyaz çarşafla rüzgâr eşliğinde dansı… Bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bu-his/">Bu His</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>
















Bir çarşaf seriyorum<br />
gök kubbe altında,<br />
habersizce sızdığım, sızdıkça<br />
varlığımı yoklukla <br />
harmanlayan <br />
yastıksız, yorgansız<br />
meczubi hayatlara.<br /><br />
Artık meçhul <br />
bir şarkının nakaratı<br />
takılı kaldı dudaklarımda.<br />
Durmadan mırıldandığım,<br />
mırıldandıkça sanki bu his;<br />
sinsi bir hastalık gibi<br />
benliğimi esir alan<br />
melun bir nota…<br /><br />
Bu his;<br />
manolya kokulu <br />
sevdaların,<br />
gök kubbe altında serili<br />
beyaz çarşafla<br />
rüzgâr eşliğinde dansı… <br /><br />
Bu his; <br />
beynimin sağ lobunda <br />
arda kalan eşsiz anı…<br /><br />
Bu his;<br />
candan süzülen gözyaşının<br />
tende kahkahası…<br /><br />
Ve bu his;<br />
bir dem dahi aklımdan çıkmayan<br />
sevdanda hiçliğimin kanıtı…<br /><br /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bu-his/">Bu His</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bu-his/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18545</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sonbaharın Hışırtısı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sonbaharin-hisirtisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sonbaharin-hisirtisi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 19 Aug 2019 04:00:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=18302</guid>
				<description><![CDATA[<p>İşten erken çıkmıştı. Doktor randevusu vardı. Oldum olası sevmezdi hastane koridorlarını. Aldığı haberin etkisiyle olsa gerek ağır adımlarla ilerledi o can sıkıcı koridorlarda. Kendini hastanenin dışına atınca afalladı önce,&#160; yutkundu ve gökyüzüne ilişti gözleri. Çaresizliğini yürüyüşlere döküp, adımlarıyla kalabalığa karıştı. Kasım ayının güneşle buluştuğu nadir günlerden birine denk gelmişti. Sokakta etrafındakilerle iletişimi kesmek isteyen herkes [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sonbaharin-hisirtisi/">Sonbaharın Hışırtısı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>İşten erken çıkmıştı. Doktor randevusu vardı. Oldum olası
sevmezdi hastane koridorlarını. Aldığı haberin etkisiyle olsa gerek ağır
adımlarla ilerledi o can sıkıcı koridorlarda. Kendini hastanenin dışına atınca
afalladı önce,&nbsp; yutkundu ve gökyüzüne
ilişti gözleri. Çaresizliğini yürüyüşlere döküp, adımlarıyla kalabalığa
karıştı.</p>



<p>Kasım ayının güneşle buluştuğu nadir günlerden birine denk
gelmişti. Sokakta etrafındakilerle iletişimi kesmek isteyen herkes gibi
takmıştı kulaklıklarını. Kulağında çalan ecnebi şarkının ritmine kaptırmıştı
ruhunu. Sonbahara rağmen yeşildi çimenler, belediyenin çalıştığı anlaşılıyordu
çiçeklerden. İçindeki çocuk koşup çimenlerde yuvarlanmayı ne kadar çok
arzuluyordu. Buna mani olan etrafındakilerin bakışlarının ona çevrilmesiydi.
Ayıplanma tedirginliği sarmıştı vücudunu. Yaptığı tek şey, sonbaharın
göstergesi, kuru yaprakların hışırtı çıkarmasını sağlayıp, uyutmaya çalıştı
içindeki çocuğu. </p>



<p>Hayatı boyunca kendinden çok etrafındakileri dinlemişti. İç
sesini susturup etrafına kulak kabartırdı hep. Sırf bu yüzden istemediği bölümü
okumak zorunda kalmıştı. Bu yetmezmiş gibi, bu ses evliliğine bile dil uzatır
korkusuyla, affetmişti kendini aldatan eşini. Onun hayatını kendisinden çok
etrafı yaşamıştı. O sadece etrafın cisme dökülmüş haliydi. </p>



<p>Çevresindekilerin çizdiği hayat yavaş yavaş sona
yaklaşıyordu. &nbsp;Bütün hayatını gözden
geçirdi ve kendisine sadece pişmanlık kalmıştı. Şimdi bu kadar az kalmışken
tekrar başlama fikri sadece kendini avutmak için ortaya attığı bir şeydi ama bir
yerden başlamalıydı, nihai son gelip çatmadan. Bu düşüncelerle devam etti
yalnızlık yürüyüşüne. Yakın zamanda gerçekleştiği belli olan kazanın etkisiyle
kırılan bariyerlerin yanından geçti sessizce. Eğilip sonbaharın simgesi kuru
bir dalı aldı, attı çantasına. Bir çılgınlık yapıp bineceği dolmuş gelene kadar
yüksek kaldırım taşına sekerek boylu boyunca zıpladı. Bu sefer etrafı
umursamamış kendi olmuştu. 

Gelen dolmuşa bindi ve sonuna yaklaştığı yeni hayatına doğru kayboldu…<br /><br /><br /><br /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sonbaharin-hisirtisi/">Sonbaharın Hışırtısı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sonbaharin-hisirtisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18302</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Aldırma</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/aldirma/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/aldirma/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 28 May 2019 11:46:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=17926</guid>
				<description><![CDATA[<p>Şöyle alabildiğine koşacaksın Kalbin kafesine sığmayacak Kanatlanacak uçmak için yerinden Aldırma bırak uçsun uzaklara Şöyle alabildiğine uyuyacaksın Dünya dönecek, durmayacak Dalacaksın sessizliğin kollarına derinden Aldırma kucak aç sessiz boşluklara Şöyle alabildiğine yaşayacaksın Etrafında sevdiklerinden başkası olmayacak Tek bir gülüşleri yetecek en içten Aldırma onlarla yol al en mutlu diyarlara…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/aldirma/">Aldırma</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Şöyle alabildiğine koşacaksın<br />
Kalbin kafesine sığmayacak<br />
Kanatlanacak uçmak için yerinden<br />
Aldırma bırak uçsun uzaklara<br />
<br />
Şöyle alabildiğine uyuyacaksın<br />
Dünya dönecek, durmayacak<br />
Dalacaksın sessizliğin kollarına derinden<br />
Aldırma kucak aç sessiz boşluklara<br />
<br />
Şöyle alabildiğine yaşayacaksın<br />
Etrafında sevdiklerinden başkası olmayacak<br />
Tek bir gülüşleri yetecek en içten<br />
Aldırma onlarla yol al en mutlu diyarlara…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/aldirma/">Aldırma</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/aldirma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17926</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Masal Anlatma</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/masal-anlatma/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/masal-anlatma/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 19 Nov 2018 05:00:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=16012</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bizler masal diyarının sakinleri Evvel zaman gezginleri Tellal develer, berber pireler Tıngır mıngır sallanan beşikler &#160; Kâh Kaf Dağını aştık Kâh Anka kuşuyla dolaştık Kimi zaman az gittik, uz gittik Bazen de dere tepe düz gittik Yılmadık usanmadık altı ay, bir güz gittik &#160; Annemden dinlediğim masal ne hoşmuş Dün misali ne varmış ne yokmuş [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/masal-anlatma/">Masal Anlatma</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bizler masal diyarının sakinleri</p>
<p>Evvel zaman gezginleri</p>
<p>Tellal develer, berber pireler</p>
<p>Tıngır mıngır sallanan beşikler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kâh Kaf Dağını aştık</p>
<p>Kâh Anka kuşuyla dolaştık</p>
<p>Kimi zaman az gittik, uz gittik</p>
<p>Bazen de dere tepe düz gittik</p>
<p>Yılmadık usanmadık altı ay, bir güz gittik</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Annemden dinlediğim masal ne hoşmuş</p>
<p>Dün misali ne varmış ne yokmuş</p>
<p>Zamanın birinde masal ülkeleri çokmuş</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İşte o ülkelerden birinin haşmetli padişahı kızını evlendirir Keloğlanla. Aylar sonra yollar vezirini, kızının halini sormak için ve tembihler veziri, yolda gördüklerini not et diye.</p>
<p>Vezir koyulur yola. Tembihlendiği gibi her gördüğünü not eder. En sonunda varır Keloğlan’ın evine. Her şey yolundadır. Mutlu mesut yaşar bu sevimli aile. Tarhanalarını içip soğanlı ekmeklerini yer tekrar gerisin geri yola düşer, saraya varır.</p>
<p>Huzura çıktığında sorar Padişah kızının halini hatırını. Mutlu olduklarını öğrenince sevinir rahat nefes alır. Vezirine defterini çıkarıp aldığı notları okumasını söyler. Neler gördün anlat bakalım der.</p>
<p>“Haşmetlim, yolda çok ilginç şeyler gördüm ama anlam veremedim.</p>
<p>Önce bir köpek anne gördüm ölmüş. Etrafında yavruları havlamakta. Bir anlam veremedim Padişah’ım.<br />
Sonra yola devam ettim. Yolda üç adet kazan vardı. Üçünün de altında odun yanmakta ama kenarda bulunan iki tencerenin içi su dolu kaynadıkça kaynıyorlar. Birinden kaynayan diğer kenardakine atlıyor, ondan kaynayan diğer kenardakine atlıyor. Ortadaki tencere ise içi boş altı harıl harıl yanıyor. Öyle kızmış, öyle kızmış ki kenardakilerden bir su serpilse “cossss” diye ses çıkarıp rahatlayacak. Ancak tek bir parça su dahi düşmüyor içine. Anlam veremedim not ettim.<br />
Biraz daha gitti. Bir akbaba, leş bulmuş kendine yiyor yiyor sonra ağzını silip çıkıp dalına oturuyor. Sonra tekrar gelip yiyor yiyor tekrar dalına çıkıp oturuyor.<br />
Bunların üçüne de anlam veremedim Hünkârım.”<br />
Padişah anlamlı bir şekilde başını sallar sonra başlar anlatmaya:<br />
“Ey vezirim,<br />
O ilk gördüğün ölen anne köpeğin manası şudur ki;<br />
Öyle bir zaman gelecek ki büyükler susacak, küçükler konuşacak. Hatta öyle olacak ki büyükler tek bir kelime bile söyleyemeyecek.<br />
O ikinci gördüğün üç tencerenin manası şudur ki;<br />
Öyle bir zaman gelecek ki zenginden çıkan mal zengine girecek. Fakir o kadar yanacak o kadar yanacak ama kapısını açan tek bir Allah’ın kulu olmayacak. Evine bir ekmek, bir tas sıcak yemek getiren olmayacak.<br />
O üçüncü gördüğün akbabanın manası şudur ki;<br />
Öyle bir zaman gelecek ki zalim hükümdarlar ortaya çıkacak. Halkını akbabanın leşi yediği gibi sömürecek, halkına zulüm edecek sonra çıkıp tahtına kurulacak. Canı isteyecek tekrar halka zulmedip tekrar tahtına kurulacak vezirim.” demiş.</p>
<p>Biz masal diyarı sakinleri<br />
Evvel zaman gezginleri<br />
Öyle bir zaman geldi ki<br />
Muradına eremedi kimse<br />
Ama biz kurulduk kerevete<br />
Uzaktan seyreder olduk her şeyi<br />
Gökten düştü üç elma</p>
<p>Hepsi de zalimlerin sofrasına…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/masal-anlatma/">Masal Anlatma</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/masal-anlatma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16012</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Uzun Boyunlu Kadın</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/uzun-boyunlu-kadin/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/uzun-boyunlu-kadin/#comments</comments>
				<pubDate>Mon, 03 Sep 2018 05:00:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=15586</guid>
				<description><![CDATA[<p>Herkes kutusuna çekilmiş, ayyaşlar köşelerinde sızmış, sessiz bir Paris gecesi. 5. katın penceresinde bir kadın karnı burnunda… Aşk mı? Sevgi mi? Alışkanlık mı? Vazgeçememe mi? Ya da kavuşma arzusu mu? Sessiz bir Paris gecesi… Pencere pervazında bir anne, karnı burnunda&#8230; Kollarını açmış, boşluğa sarılırmışçasına. Sessizliği delen bir çığlık… Vuslat mı? Huzur mu? Yoksa pişmanlık mı? [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/uzun-boyunlu-kadin/">Uzun Boyunlu Kadın</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/08/UZUN-BOYUNLU-KADIN.jp_.jpg"><img class="wp-image-15587 alignleft" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/08/UZUN-BOYUNLU-KADIN.jp_.jpg?resize=407%2C656" alt="" width="407" height="656" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/08/UZUN-BOYUNLU-KADIN.jp_.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/08/UZUN-BOYUNLU-KADIN.jp_.jpg?resize=186%2C300&amp;ssl=1 186w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/08/UZUN-BOYUNLU-KADIN.jp_.jpg?resize=636%2C1024&amp;ssl=1 636w" sizes="(max-width: 407px) 100vw, 407px" data-recalc-dims="1" /></a>Herkes kutusuna çekilmiş, ayyaşlar köşelerinde sızmış, sessiz bir Paris gecesi.<br />
5. katın penceresinde bir kadın karnı burnunda… Aşk mı? Sevgi mi? Alışkanlık mı? Vazgeçememe mi? Ya da kavuşma arzusu mu?<br />
Sessiz bir Paris gecesi…<br />
Pencere pervazında bir anne, karnı burnunda&#8230; Kollarını açmış, boşluğa sarılırmışçasına. Sessizliği delen bir çığlık… Vuslat mı? Huzur mu? Yoksa pişmanlık mı?</p>
<p>Paris sokaklarında çınlayan ses, “Modi”. Bohem bir yaşam tarzı, ağır sağlık sorunları, günümüzde paha biçilemeyen eserlerini birkaç içkiye satan, yaşamını önemsemeyen ressam… Dönemin diğer ressamları güzel bir şekilde yaşarken bu yaşantısını kendisinin seçtiği kelimeleriyle “Samimi olarak söylüyorum, hayatım umurumda bile değil.” demesinden anlaşılıyor.</p>
<p>Hayatını yoklukla geçirirken yaşamını idame etmek için resim dersleri vermeye başlar Modi. Bu dersleri sırasında hayatını değiştirecek, genç bir öğrenci olan Jeanne Hébuterne ile tanışır.</p>
<p>Yaşadıkları bağlılık sonucu tuvale dökülen renkler. Modigliani’nin belki de tek aradığı bilinçaltı, doğadaki en ulvi şey olarak gördüğü insan yüzü: uzun boyunlu kadın. Söz vermişti Modi “Ruhunu görebildiğimde, gözlerini de çizeceğim.” Bu mu etkilemişti onu? Kim bilir kaç kere sordu kendine cevabını bulamadı. Neden Modigliani? Daha rahat bir hayat sürebilirdi. Onun boş vermişliğinde kayboldu. Sızdığı gecelerde onu bulup çıkardı. Evladını hiçe sayıp onun peşinden gitti. Zorluklar çekti. Neden Modigliani?</p>
<p>Sessiz bir Paris gecesi…<br />
Tuvale dökülen renkler, uzun boyunlu kadın, ölümün koynundaki ressam.<br />
Mutluluk mu? Hüzün mü?<br />
Sessiz bir Paris gecesi…<br />
Ayrılığa ancak 2 gün dayanabilen kadın, rüzgâr, boşluk ve yan yana üç beden…<br />
Son mu? Sonsuzluk mu?</p>
<p>NOT: Bu ilginç hayat hikâyesini, yönetmenliğini Mick Davis’ın üstlendiği, başrolünde Andry García ve Elsa Zylberstein yer aldığı “Modigliani” adlı yapıtta izleyebilirsiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/uzun-boyunlu-kadin/">Uzun Boyunlu Kadın</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/uzun-boyunlu-kadin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15586</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Üzüm Bağındaki Hüzün</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/uzum-bagindaki-huzun/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/uzum-bagindaki-huzun/#comments</comments>
				<pubDate>Mon, 04 Jun 2018 05:00:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Merve Öztürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=14764</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sanırım ölümle yaşam arasında seni tutan renklerdi. Belki de yaşamına renk katsın diye yutuyordun ORAKÇI’daki sarıyı, moru… “… ölümün bir simgesidir, büyük tabiat kitabında ölüm nasıl canlandırılmışsa öyle. Resim baştan aşağı sarı, yalnız bir sıra mor tepeler var evet tümü açık sarı, sarışın… Tuhaf, böyle görmüş olmam tuhaf, biliyorum: düşün, bir deli hücresinin demir parmaklıkları [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/uzum-bagindaki-huzun/">Üzüm Bağındaki Hüzün</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><figure id="attachment_14767" aria-describedby="caption-attachment-14767" style="width: 348px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/06/v.jpg"><img class="wp-image-14767 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/06/v.jpg?resize=348%2C423" alt="" width="348" height="423" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/06/v.jpg?w=348&amp;ssl=1 348w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2018/06/v.jpg?resize=247%2C300&amp;ssl=1 247w" sizes="(max-width: 348px) 100vw, 348px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-14767" class="wp-caption-text">Van Gogh</figcaption></figure></p>
<p><strong>Sanırım ölümle yaşam arasında seni tutan renklerdi. Belki de yaşamına renk katsın diye yutuyordun ORAKÇI’daki sarıyı, moru…</strong></p>
<p>“… ölümün bir simgesidir, büyük tabiat kitabında ölüm nasıl canlandırılmışsa öyle. Resim baştan aşağı sarı, yalnız bir sıra mor tepeler var evet tümü açık sarı, sarışın… Tuhaf, böyle görmüş olmam tuhaf, biliyorum: düşün, bir deli hücresinin demir parmaklıkları arasından…”</p>
<p><strong>Her reddedilişinde altüst olan yüreğin, yaşarken tattığın tek övünç kaynağı KIRMIZI ÜZÜM BAĞI’NDA bir uçtan bir uca çocuklar kadar şen miydi?</strong></p>
<p>“…küçük heyecanlar hayatlarımızın büyük kaptanlarıdır ve hiç farkına varmadan dinleriz onları. İşlediğim ve daha işleyeceğim hatalar üzerine kendimi toplamam (ki bu benim iyileşmem olur) bana zor geliyorsa da, unutmayalım ki; ne sıkıntı, ne de bunalımlarımız, ne de sağduyu ve iyi niyet bizim kılavuzlarımızdır. Hele koruyucularımız hiç değildir.”</p>
<p><strong>İçinde bulunduğu mutsuzluğu o kadar kabullenmiştin ki “Mutsuzluğum sonsuza kadar sürecek” diyordun ve bu durum içinden çıkılmaz hal alıyordu. Köylülerin dertlerini sırtlanıyor, yoksulluğu yaşarken kim bilir kaç gece aç yattın?</strong></p>
<p>“Delacroix ne kadar haklıydı yalnız ekmek ve şarapla beslenmekte ve mesleğiyle ahenkli bir tarzda yaşamanın yolunu bulmakta. Ama o kahrolası para meselesi kalıyor. Millet’e gelince… Millet köylüydü ve köylü çocuğuydu. … Ne çare ki benden üstün güçlere karşı gelemedim, daha doğrusu ben zayıf davrandım, bu yüzden de bir çeşit vicdan azabı çekiyorum, tam nedenini söyleyemem, ama krizlerimde o kadar çok bağırmamdan sanırım. Bir şeye karşı kendimi savunmak istiyor ve beceremiyorum.</p>
<p><strong>Arles’teki o boş akıl hastanesi odasını resmedişin yalnızlığının dışa vurumuyken, “Benim burada ne işim var?  Ben deli değilim!” diye kim bilir kaç kere haykırdın yıldızlı gecelere ya da kabul edip “Eserlerime yüreğimi ve ruhumu harcıyorum ve bunu yapınca aklımı kaybettim.” diyerek kabul ediyordun akıl melekelerinin çoktan uçup gittiğini. </strong></p>
<p>“Tabi içimden çok içerliyorum bütün bunlara. Gene tabiidir ki kızmam doğru olmaz, çünkü bu durumda özür dilemek suçlu olmayı gerektirir sanırım… Anlarsın, bu kadar adamın bir tek insanı, üstelik de bir hastayı arkadan vurmak için birleştiklerini görünce nasıl fena oldum, kafama bir tokmak yemiş gibi olduğumu anlarsın.”</p>
<p><strong>Vincent van Gogh, kurşunun verdiği soğukluğu hissettiğinde pişmanlık duydun mu? Ya da iyi ki dedin mi? Bitti artık…</strong></p>
<p>“Hüzün her zaman baki kalacaktır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/uzum-bagindaki-huzun/">Üzüm Bağındaki Hüzün</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/uzum-bagindaki-huzun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14764</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
