<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Kerem &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/mehmetozel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Sep 2017 06:24:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Dicle İçin Hayaller</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/dicle-icin-hayaller/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/dicle-icin-hayaller/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 24 Mar 2016 15:45:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2837</guid>
				<description><![CDATA[<p>Fotoğrafı göstererek sevgilisine bu mu Dicle? dedi. -Evet o fotoğrafı nerden buldun  en iyi arkadaşım onu çok seviyorum . -O bir fahişe -İyi bir kız o senin bildiğin kızlara benzemez -Doğru benim bildiğim kızlara benzemez, fahişe bu kadın, ona Ana diyorlar. Kerhane işletiyor. Sakin bana bu arkadaşını savunma ondan uzak duracaksın. &#8211; Hayır, o iyi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dicle-icin-hayaller/">Dicle İçin Hayaller</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğrafı göstererek sevgilisine bu mu Dicle? dedi.</p>
<p>-Evet o fotoğrafı nerden buldun  en iyi arkadaşım onu çok seviyorum .</p>
<p>-O bir fahişe</p>
<p>-İyi bir kız o senin bildiğin kızlara benzemez</p>
<p>-Doğru benim bildiğim kızlara benzemez, fahişe bu kadın, ona Ana diyorlar. Kerhane işletiyor. Sakin bana bu arkadaşını savunma ondan uzak duracaksın.</p>
<p>&#8211; Hayır, o iyi bir kız!</p>
<p>Adam artık nefes almakta zorlanıyordu. Kız arkadaşının böyle bir kadınla arkadaş olduğunu ve onu savunduğuna inanamıyordu. Başına hep ilkler geliyordu, bu ilki kaldıracak güçte değildi. Kendini rahatlatmak için hayaller kurmaya başladı.</p>
<p>Yoldan karşıdan karşıya geçen bir kızın üzerinden kamyon geçtiğine şahit olmuştu, sonra arkasından gelen başka kum dolu kamyon da üzerinden geçmişti. Çok geçmeden cesedin etrafında kalabalık oluştu. O da kalabalığa karıştı. Kanamış cesedin yüzüne baktı, Dicle’ydi. Belki DNA testi sonrasında kimliği belli olacaktı, ama o görür görmez tanınmaz haldeki cesedin kim olduğunu teşhis etmişti.</p>
<p>Kalabalıktan biri ne iğrenç ceset bu dedi.</p>
<p>-Evet, öyledir. Dicle adı. Ünlü bir fahişedir, onun için Ana derler.</p>
<p>Ben tanımıyorum.</p>
<p>-Ben çok iyi tanırım, neden üzerine işemiyoruz? Bunu hak ediyor çok kızın ahini aldı.</p>
<p>-Bu kadarda değil. Bu nasıl bir hayal, sana öyle bir kız değil Dicle dedim.</p>
<p>-Gerçekten sonra konuşalım çok sinirliyim. Kurduğum hayalle rahatlayacaktım. Bir rahat bırak ne halin varsa gör.</p>
<p>Sevgilisinden ayrılmıştı. Dicle gittikçe büyüyor, kızlarının sayısı gittikçe artıyordu. Onun sevgilisi de Dicle’nin muhasebe işini yürütüyordu.</p>
<p>Dicle’nin evinin yakınından geçiyordu, havaalanından henüz yeni kalkmış yolcu uçağının sesi gittikçe yakınlaşıyordu. Adam Dicle’nin evinden uzaklaşmıştı ki büyük bir patlama oldu. Kıyamet günü geldi dedi. Yaralanmıştı, kanlar içindeydi. Birçok yer yıkılmıştı. Arkasına döndü baktı, ne olduğunu anlayamadı. Etraftan koşan insanlar “uçak düştü, uçak düştü” diyorlardı. Uçak, Dicle’nin evine düşmüştü. Ev yanıyordu. Taş üzerinde taş kalmamıştı. Yardıma gidilemiyordu. Bir patlama olur endişesinden ve oluşan alevlerden. “Zavallılar yanarak öldüler” dedi kalabalıktan bir adam.</p>
<p>“Ben tanıyorum. Dicle adı. Ünlü bir fahişedir, Ana derler kendisine” diyerekten yanıt verdi.</p>
<p>Işığı kapatıp böyle bir şey olmasını diledikten sonra uyudu&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dicle-icin-hayaller/">Dicle İçin Hayaller</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/dicle-icin-hayaller/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2837</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yaşam Felsefesi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/yasam-felsefesi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/yasam-felsefesi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 22 Mar 2016 07:56:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2750</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yaşama devam ederken hep kendimize sorduğumuz soru: “Dur bir dakika ben ne yapıyorum.”dur. Eğer kendini kandırmayan. Kendi içinde entelektüel olmayan bir insanı yaşıyorsan cevabın `hep aynı&#8217; ya da &#8216;boş yere nefes alıyorum&#8217; olacaktır. Tembel insanlarız yaşamaktan bile nefes almaktan bile yoruluyoruz. Osurmak için kalkıp tuvalete gidemiyoruz. Oturma odasında ailemizin içinde osuruyoruz. Bu osuran kişilere karşı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yasam-felsefesi/">Yaşam Felsefesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşama devam ederken hep kendimize sorduğumuz soru: “Dur bir dakika ben ne yapıyorum.”dur. Eğer kendini kandırmayan. Kendi içinde entelektüel olmayan bir insanı yaşıyorsan cevabın `hep aynı&#8217; ya da &#8216;boş yere nefes alıyorum&#8217; olacaktır.</p>
<p>Tembel insanlarız yaşamaktan bile nefes almaktan bile yoruluyoruz. Osurmak için kalkıp tuvalete gidemiyoruz. Oturma odasında ailemizin içinde osuruyoruz. Bu osuran kişilere karşı saygılı olmalıyız fakat bu kitlenin fazla olmasından endişe duymalıyız. Her tür İnsanlarımız olmalı, özellikle Bilim ve Teknoloji alanında çok insanlarımız olmalı. Bunlar varsa endişe etmemize gerek yoktur. Tembellerin katkısı edebiyat ve felsefeye olabilir. Bu yüzden saygılı olmalıyız.</p>
<p>Bir diğer konuşmak istediğim konu düşünce ve kadınlar… Düşünen insanlar olmalıyız, tek yoldan gitmeyelim düşünürken birçok yollarımız olmalı ve hepsinde çıkış yolu ve sonu olmalı. Sonu olsun ki sonuçlar alabilelim. Son yıllarda sormamız gereken en önemli soru: “Kadınlarımız neden öldürülüyor?” Soruya cevap verirken tek çeşit düşünmemeliyiz. Bu soruyu bir de tersten soralım:  “Erkekler neden öldürme ihtiyacı duyuyor?” İhtiyaç mı, yanlış duymadınız ihtiyaç maalesef. Bir katil böyle düşünür. Bu düşünceye hapsolmuş ve kendisini bu düşünceden kurtaramaz. Kurtaramayacağını da bildiği için bu yolu seçer. Haksız olan bu davranışlarında kendilerine haklı nedenler buluyorlar ve bunu yapmaya kendini mecbur hissediyorlar. Bu düşünceden kendini kurtarmayan insan kendini öldürür. Düşünceleriyle kendisi öleceği yerde başkası ölsün olur tercihi. Yediremez ve kabullenemez, anlamsız bir hayatta devam etmek için öldürür.  Öldüren bir bilim adamı, polis, <a href="https://idilsuaydin.av.tr/">avukat</a>, öğretmen vs. herkesten çıkabiliyor. Kimse cahillikten öldürmüyor. Her insan kendisine bazı şeyleri yediremez ve kabullenemez. Bu yazımı okuyan kişi şu an değil ama senin de böyle düşüneceğin anın olacak. Yapma, öldürme; sen sevmeye devam et, aşık olmaya devam et&#8230;</p>
<p>Bu okunmaya değmez yazılarımı okuyup zaman ayırdığınız için teşekkür ve özür dilerim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yasam-felsefesi/">Yaşam Felsefesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/yasam-felsefesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2750</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bomba İmha Uzmanı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bomba-imha-uzmani/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bomba-imha-uzmani/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 18 Mar 2016 13:25:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2753</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bazı doktorlar vardır devlet hastanelerinde, onları bomba imha uzmanlarına benzetirim. Nişanlımın büyükannesi kontrol amaçlı hastaneye gitmişti. Acil alarm diyerekten ameliyata almışlardı. Sorun ciddiydi. Zavallı kadının bedenine ustaca döşenmişti bomba. Doktorlar birbirine bakarak “Ne yapacağız şimdi, sıçtık.” dedi. Bir başka doktor bir filmde izlemiştim, kırmızı kabloyu kesiyorlardı. Biz de öyle yapalım dedi. Büyükannenin damarlar idi bahsedilen [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bomba-imha-uzmani/">Bomba İmha Uzmanı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı doktorlar vardır devlet hastanelerinde, onları bomba imha uzmanlarına benzetirim. Nişanlımın büyükannesi kontrol amaçlı hastaneye gitmişti. Acil alarm diyerekten ameliyata almışlardı. Sorun ciddiydi. Zavallı kadının bedenine ustaca döşenmişti bomba. Doktorlar birbirine bakarak “Ne yapacağız şimdi, sıçtık.” dedi. Bir başka doktor bir filmde izlemiştim, kırmızı kabloyu kesiyorlardı. Biz de öyle yapalım dedi. Büyükannenin damarlar idi bahsedilen kablo… Sonra her kafadan bir renk geldi. Mavi diyen, sarı diyen oldu&#8230; Zaman daralmıştı… Zavallı kadının değil, bombanın değil, doktorların zamanı daralmıştı. Mesai bitecekti. Doktorun biri kırmızı olsun, işimiz var, kes gidelim, fazla düşünmeye gerek yok. Geçen gittiğimiz ciğerci lokantasına gidelim dedi. Kadın bu arada can çekişmeye başladı. Karar alınmıştı. Ciğerci lokantasında hem fikir oldular. Kabloyu da kesmeden bombayı öylece bırakıp gittiler. Bomba patladı ve ölen büyükanne gömüldü. Mekanı cennet olsun..</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bomba-imha-uzmani/">Bomba İmha Uzmanı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bomba-imha-uzmani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2753</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
