<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>İlkay Çelik &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/ilkaycelik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 22:37:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Sanat Tarihi İstihdam Platformu’nun Sesine Kulak Verin</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sanat-tarihi-istihdam-platformunun-sesine-kulak-verin/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sanat-tarihi-istihdam-platformunun-sesine-kulak-verin/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 08 Feb 2017 14:24:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İlkay Çelik]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[sanat tarihçi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7258</guid>
				<description><![CDATA[<p>İnsanlık tarihinin başlangıcından günümüze değin toplumlar, yaşayışlarını, gündelik hayatlarını, savaşlarını, anlaşmalarını, toplumsal ve bireysel düzeydeki her türlü diyaloglarını kayıt altına alma yoluna gitmişlerdir. Esasen, sanat tarihinin temelini de yüzyıllardır kayıt altına alınan bu belgeler oluşturmaktadır. Resim, heykel, mimari, müzik, tiyatro gibi sanat dallarının varlığı 19. Yüzyıl’da artık bir akademik disiplin şeklini alan sanat tarihini doğurmuştur. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-tarihi-istihdam-platformunun-sesine-kulak-verin/">Sanat Tarihi İstihdam Platformu’nun Sesine Kulak Verin</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlık tarihinin başlangıcından günümüze değin toplumlar, yaşayışlarını, gündelik hayatlarını, savaşlarını, anlaşmalarını, toplumsal ve bireysel düzeydeki her türlü diyaloglarını kayıt altına alma yoluna gitmişlerdir. Esasen, sanat tarihinin temelini de yüzyıllardır kayıt altına alınan bu belgeler oluşturmaktadır. Resim, heykel, mimari, müzik, tiyatro gibi sanat dallarının varlığı 19. Yüzyıl’da artık bir akademik disiplin şeklini alan sanat tarihini doğurmuştur.</p>
<p>19.Yüzyıl’da Avrupa’daki gelişmeler Anadolu’yu da etkilemiş sanat ve kültürel miras bilinci oluşturularak bu yönde önemli adımlar atılmıştır. Bu dönemde özelikle Osman Hamdi Bey’in önderliğinde başlatılan çalışmalar Osmanlı topraklarında arkeoloji ve sanat tarihi disiplinlerinin temelini oluşturmuş ve sanat tarihine olan ilgi ve merak da giderek artmıştır.</p>
<p>Yıllar içinde değişen toplum yapısı, tüketim toplumunun oluşması sanat ve tarihi eserlere olan ilgiyi tüketmiştir. İşte bütün bu sorunlara bir çözüm üretmek ve kitlelere sanat bilincini, kültür varlıklarını koruma ve yaşatma bilincini aşılama görevi de sanat tarihçilere düşüyor. Her ne kadar sanat tarihçiler bu görevlerini layıkıyla yerine getirmeye çalışsalar da karşı karşıya kaldıkları kadro, unvan ve istihdam sorunu ile yaşadıkları toplumun, hala birçoğunun üzerine fikir dahi yürütemediği bir mesleğin mücadelesini vermekteler.  Bu noktada sanat tarihçiler, hem mesleklerinin hak ettiği değeri kazanması, hem istihdam sorunlarının çözülmesi hem de toplumda kültür varlıklarını koruma bilincini oluşturmak adına bir araya gelerek bir platform oluşturmuşlardır.</p>
<p>Platform, 2012 yılında faaliyetlerine başlamış olup özelikle 2012-2014 yılları arasında 57, 2014-2016 yılları arasında da toplam 267 sanat tarihçisinin istihdamına önayak olmuştur. Mücadelelerini sonuna kadar sürdüren ve yılmadan çalışmalarına devam eden Sanat Tarihi İstihdam Platformu, görüldüğü üzere emeklerinin karşılığını her dönem katlayarak almıştır.  Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok ilde sanat tarihçilerin bir araya gelmesiyle oluşan platform her geçen gün başka şehirlere yayılarak çoğalıp kendisine destek bulmaktadır.</p>
<figure id="attachment_7259" aria-describedby="caption-attachment-7259" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/sanat-tarihci.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7259 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/sanat-tarihci.jpg?resize=600%2C486" alt="Sanat Tarihi İstihdam Platformu sadece kamu kuruluşlarında değil özel müzeler ve sanat galerilerinde de sanat tarihi mezunlarının istihdam edilmesi gerektiğine inanıyor ve bu konuda ciddi projeler hazırlıyor. " width="600" height="486" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/sanat-tarihci.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/sanat-tarihci.jpg?resize=300%2C243&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/sanat-tarihci.jpg?resize=168%2C137&amp;ssl=1 168w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7259" class="wp-caption-text">Sanat Tarihi İstihdam Platformu sadece kamu kuruluşlarında değil özel müzeler ve sanat galerilerinde de sanat tarihi mezunlarının istihdam edilmesi gerektiğine inanıyor ve bu konuda ciddi projeler hazırlıyor.</figcaption></figure>
<p>Sanat Tarihi İstihdam Platformu üyeleri, öncelikle kültürel miras bilincinin oluşmasının gerekliliğine dikkat çekiyor ve bu bilincin oluşmasının da ancak eğitimden geçtiğini savunuyor. Bu yüzden de ilköğretimden liseye kadar sanat tarihinin zorunlu ders olarak verilmesini istiyorlar. Bu sayede bireyler hem erken yaştan itibaren kültürel miras bilinciyle yetişecekler hem de sanat tarihçiler için ciddi bir istihdam sağlanmış olacak. Ayrıca müfredatta bulunan Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi dersini sanat tarihi mezunlarının vermeleri gerektiğini vurguluyorlar.</p>
<p>Sanat Tarihi İstihdam Platformu sadece kamu kuruluşlarında değil özel müzeler ve sanat galerilerinde de sanat tarihi mezunlarının istihdam edilmesi gerektiğine inanıyor ve bu konuda ciddi projeler hazırlıyor. Bütün bunların dışında akıllara takılan bir diğer konu halihazırda istihdam edilemeyen birçok sanat tarihi mezunu bulunurken yeni kurulan üniversitelere hala sanat tarihi bölümünün açılması ve kontenjanların da her yıl artması sorunu. Platform bu durum için de önlemler alınmasını ve istihdam edilemeyen sanat tarihçilerine yenilerinin eklenmemesi gerektiğini dile getiriyor.</p>
<p>Son olarak CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na sunduğu soru önergesi dikkatleri bir kez daha işsiz sanat tarihçilerin üzerine çekmiştir. Soru önergesinde Türkiye’de kaç sanat tarihçisi ve arkeolog olduğunu, bunların kaçının işsiz olduğunu ve sanat tarihçi ve arkeologların neden işsiz kaldıklarını soran Gürer’e verilen cevap şöyledir; 2016 yılı Kasım ayı itibari ile İşkur’a kayıtlı 1116 sanat tarihçisi ve 1429 arkeolog bulunmaktadır. İşkur’a kayıtlı olmayan sanat tarihçi sayısı her yıl yeni mezun olanlarla katlanmaktadır. Mecliste gündeme gelen bu konu sanat tarihçiler açısından durumun ne kadar vahim olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>
<p>Bütün bu olumsuzluklara rağmen Sanat Tarihi İstihdam Platformu üyeleri mesleklerinin layık olduğu itibarı kazanması, meslektaşlarının istihdamı ve kültürel miras bilincinin toplumun her kesiminde edinilmesi için mücadele vermektedir ve bu mücadelede içinde yaşadığı toplumu da kültürel mirası birlikte koruyup gelecek nesillere aktarmaya davet etmektedir. Siz de Sanat Tarihi İstihdam Platformu’nun sesine kulak verin.</p>
<h2>İLETİŞİM</h2>
<ul>
<li>Twitter : @sanahttarihistp</li>
<li>İnstagram : @sanattarihiistihdam</li>
<li>Mail: sanattarihiistihdamplatformu@gmail.com</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sanat-tarihi-istihdam-platformunun-sesine-kulak-verin/">Sanat Tarihi İstihdam Platformu’nun Sesine Kulak Verin</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sanat-tarihi-istihdam-platformunun-sesine-kulak-verin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7258</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tanrı Zeus&#8217;un Aşkları</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/tanri-zeusun-asklari/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/tanri-zeusun-asklari/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 09 Mar 2016 07:46:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İlkay Çelik]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Aigina]]></category>
		<category><![CDATA[Alkmene]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[Antik Yunan]]></category>
		<category><![CDATA[Danae]]></category>
		<category><![CDATA[europa]]></category>
		<category><![CDATA[Gaia]]></category>
		<category><![CDATA[Ganymedes]]></category>
		<category><![CDATA[Hera]]></category>
		<category><![CDATA[İo]]></category>
		<category><![CDATA[Kronos]]></category>
		<category><![CDATA[Leda]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Rheia]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[Uranos]]></category>
		<category><![CDATA[Zeus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2579</guid>
				<description><![CDATA[<p>Tanrıların tanrısı Zeus, Kronos ile Rheia&#8217;nın en küçük çocuklarıdır. Kronos, çocuklarından birinin ileride kendisini devirip yerine geçmesinden korktuğu için Rheia&#8217;nın doğurduğu her çocuğu doğar doğmaz yutmaktadır. Bu duruma dayanamayan Rheia, Toprak Ana Gaia ve Uranos&#8217;un da yardımlarıyla Zeus&#8217;u Girit Adası&#8217;nda Lyktos&#8217;ta dünyaya getirir. Rheia bu adada doğurduğu Zeus&#8217;u ulaşılması güç olan bir mağaraya saklar ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tanri-zeusun-asklari/">Tanrı Zeus&#8217;un Aşkları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Tanrıların tanrısı <strong>Zeus</strong>, Kronos ile Rheia&#8217;nın en küçük çocuklarıdır. Kronos, çocuklarından birinin ileride kendisini devirip yerine geçmesinden korktuğu için Rheia&#8217;nın doğurduğu her çocuğu doğar doğmaz yutmaktadır. Bu duruma dayanamayan Rheia, Toprak Ana Gaia ve Uranos&#8217;un da yardımlarıyla Zeus&#8217;u Girit Adası&#8217;nda Lyktos&#8217;ta dünyaya getirir. Rheia bu adada doğurduğu Zeus&#8217;u ulaşılması güç olan bir mağaraya saklar ve Kronos&#8217;a da yutması için bir beze sarılmış kocaman bir taş verir. Savaş erleri, oklarını kalkanlarına vurarak çıkardıkları seslerle küçük Zeus&#8217;un ağlamasının duyulmasını engellerler. Ameltheia adında bir keçi de Zeus&#8217;u besler. Zeus, büyüdükten sonra egemenliği elde etmek için bu keçinin postundan bir kalkan yapar.</p>
<figure id="attachment_2585" aria-describedby="caption-attachment-2585" style="width: 598px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Zeus-ve-Hera-Rubens.jpg" rel="attachment wp-att-2585"><img class=" td-modal-image wp-image-2585 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Zeus-ve-Hera-Rubens.jpg?resize=598%2C463" alt="Zeus ve Hera - Rubens" width="598" height="463" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Zeus-ve-Hera-Rubens.jpg?w=598&amp;ssl=1 598w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Zeus-ve-Hera-Rubens.jpg?resize=300%2C232&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 598px) 100vw, 598px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2585" class="wp-caption-text">Zeus ve Hera &#8211; Rubens</figcaption></figure>
<p>Zeus, babasından intikamını alır ve egemenliği ele geçirerek, Olympos&#8217;ta taht kurar ve birçok sıfat alır. Bu sıfatlar; bulutları devşiren, şimşek savuran, Göklerde gürleyen, kalkan taşıyan, yağmur yağdıran, rüzgar estiren gibi sıfatlardır.</p>
<p>Kadınlara düşkünlüğü ile de bilinen Tanrı Zeus&#8217;un, ölümlü ve ölümsüz pek çok sevgilisi de olmuştur. Bu aşklardan bilinen birkaç tanesi şunlardır;</p>
<figure id="attachment_2581" aria-describedby="caption-attachment-2581" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Coreggio-Zeus-ve-Danae.jpg" rel="attachment wp-att-2581"><img class=" td-modal-image wp-image-2581 size-large" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Coreggio-Zeus-ve-Danae-1024x821.jpg?resize=640%2C513" alt="Coreggio - Zeus ve Danae" width="640" height="513" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Coreggio-Zeus-ve-Danae.jpg?resize=1024%2C821&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Coreggio-Zeus-ve-Danae.jpg?resize=300%2C241&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Coreggio-Zeus-ve-Danae.jpg?w=1030&amp;ssl=1 1030w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2581" class="wp-caption-text">Coreggio &#8211; Zeus ve Danae</figcaption></figure>
<p><strong>Hera</strong>, Zeus&#8217;un kız kardeşidir. Zeus bir kış günü, soğuktan titreyen bir kuş biçiminde Hera&#8217;ya görünür. Kuşun üşümesine dayanamayan Hera, onu avuçlarına alır ve göğsüne bastırır. Hera&#8217;nın onu göğsüne bastırmasıyla asıl kimliğine bürünen Zeus, Hera&#8217;yı elde etmeye çalışır. Buna karşı koyan Hera, Zeus&#8217;un kendisiyle evlenmesi şartıyla onunla birlikte olur. Hera Zeus&#8217;un birlikte olduğu kandınlar arasında resmi karısı olan tek kişidir. Hera kıskanç, inatçı, kinci bir kadın olarak bilinir. Evliliğin ve gebeliğin koruyucusudur. Çıplaklığı göstermeyen bol ve kıvrımlı giysiler içinde tasvir edilir. Üzerinde guguk kuşu bulunan bir asa taşır. Asanın üzerindeki kuş, Zeus ile olan aşkın simgesidir.</p>
<figure id="attachment_2583" aria-describedby="caption-attachment-2583" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Rembrandt-Europanın-Kaçırılması.jpg" rel="attachment wp-att-2583"><img class=" td-modal-image wp-image-2583 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Rembrandt-Europanın-Kaçırılması.jpg?resize=640%2C497" alt="Rembrandt - Europa'nın Kaçırılması" width="640" height="497" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Rembrandt-Europanın-Kaçırılması.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Rembrandt-Europanın-Kaçırılması.jpg?resize=300%2C233&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2583" class="wp-caption-text">Rembrandt &#8211; Europa&#8217;nın Kaçırılması</figcaption></figure>
<p><strong>Danae</strong>, Argos kralı Akrisios&#8217;un kızıdır. Bir gün bir kahin Akrisios&#8217;a bir torunu olacağını ve bu çocuğun ileride kendisini öldüreceğini söyler. Akrisios bunun üzerine kızı Danae&#8217;nin biriyle ilişkisi kurmasını önlemek için onu tunç kaplamalı bir odaya kapatır. Danae&#8217;ye aşık olan Zeus, onu elde edebilmek için bütün engelleri yıkar ve tavandaki bir delikten altın yağmuru olarak Danae&#8217;nin kucağına düşer ve birlikte olurlar. Bu birliktelikten Perseus doğar. Bütün bu olanları öğrenen Akrisios, kızını ve torununu delikli bir sandığa kapatıp denize atar. Denizdeki dalgalar, sandığı Seriphos adasına götürür ve Danae burada Kral Polydektes&#8217;in kardeşi Diktys&#8217;in yanına sığınır.</p>
<figure id="attachment_2584" aria-describedby="caption-attachment-2584" style="width: 203px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Zeus-ve-Ganymedes-Antonio-Allegri-da-Correggio.jpg" rel="attachment wp-att-2584"><img class=" td-modal-image wp-image-2584 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Zeus-ve-Ganymedes-Antonio-Allegri-da-Correggio-203x300.jpg?resize=203%2C300" alt="Zeus ve Ganymedes - Antonio Allegri da Correggio" width="203" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Zeus-ve-Ganymedes-Antonio-Allegri-da-Correggio.jpg?resize=203%2C300&amp;ssl=1 203w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Zeus-ve-Ganymedes-Antonio-Allegri-da-Correggio.jpg?w=331&amp;ssl=1 331w" sizes="(max-width: 203px) 100vw, 203px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2584" class="wp-caption-text">Zeus ve Ganymedes &#8211; Antonio Allegri da Correggio</figcaption></figure>
<p><strong>Aigina</strong>, Irmak tanrısı Asopos&#8217;un kızıdır. Zeus Aigina&#8217;ya aşık olur. Kartal ve ateş biçime girip Aigina&#8217;yı Oinone Adası&#8217;na kaçırır. Aigina burada Aiakos&#8217;u dünyaya getirir. Kızı Aigina ve Tanrı Zeus&#8217;un peşine düşen ırmak tanrısı Asopos&#8217;u Zeus yıldırımlarıyla durdurur ve Asopos&#8217;u yatağına çekilmeye zorlar. Asopos&#8217;a yakalanan Zeus burada Aigina&#8217;yı bir adaya dönüştürür, kendisi de bir kayaya dönüşür. <strong>İo</strong>, Argos Kralı İnakhos&#8217;un kızıdır İo. Argos şehrinde Hera tapınağının rahibesidir. İo&#8217;ya aşık olan Zeus, bir buluta dönüşerek İo ile birlikte olur. Hera&#8217;nın bütün bu olanları öğrenmesinin üzerine Zeus İo&#8217;yu Hera&#8217;nın hışmından korumak için onu beyaz bir ineğe dönüştürür. Bu beyaz inekten kuşku duyan Hera, Zeus&#8217;tan ineği kendisine hediye etmesini ister. İneği zeytin ağacına bağlayan Hera, onu gözlemesi için başına Argos adında yüz gözlü bir canavar koyar. Bu canavar uyurken bile elli gözüyle İo&#8217;yu gözetler. İo&#8217;yu Hera&#8217;nın zulmünden kurtarmak isteyen Zeus, onu kurtarmak için Hermes&#8217;i görevlendirir. Hermes, köylü kılığında canavar Argos&#8217;un yanına gider. Ona kavalıyla öyle güzel şarkılar çalar ki Argos daha fazla dayanamaz ve yüz gözünü birden yumar. Böylece İo kaçar. İo&#8217;nun kaçtığını duyan Hera, Argos&#8217;u cezalandırmak için yüz gözünü birden çıkarır ve kutsal olan tavus kuşunun kuyruğuna serpiştirir. Hera İo&#8217;nun peşine bir at sineği takar. At sineğinden kaçan İo, bu kovalamaca sırasında birçok ülke, birçok deniz geçer. İo&#8217;nun geçtiği ilk denize İonya, geçtiği ilk boğaza da &#8221;inek geçidi&#8221; anlamına gelen Bosporos adı verilir. Nil nehri kıyılarına kadar gelen İo, burada Zeus tarafından tekrar insan görünümüne kavuşur.</p>
<figure id="attachment_2580" aria-describedby="caption-attachment-2580" style="width: 129px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Antonio-Allegri-Correggio-Zeus-ve-İo.jpg" rel="attachment wp-att-2580"><img class=" td-modal-image wp-image-2580 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Antonio-Allegri-Correggio-Zeus-ve-İo-129x300.jpg?resize=129%2C300" alt="Antonio Allegri Correggio - Zeus ve İo" width="129" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Antonio-Allegri-Correggio-Zeus-ve-İo.jpg?resize=129%2C300&amp;ssl=1 129w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Antonio-Allegri-Correggio-Zeus-ve-İo.jpg?w=320&amp;ssl=1 320w" sizes="(max-width: 129px) 100vw, 129px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2580" class="wp-caption-text">Antonio Allegri Correggio &#8211; Zeus ve İo</figcaption></figure>
<p><strong>Europa</strong>, Fenikye Kralı Agenor&#8217;un kızıdır. Bir gün deniz kıyısında eğlenirken, Zeus onu görür ve aşık olur. Europa&#8217;yı elde etmek isteyen Zeus, uysal bir boğa kılığına girer. Europa, boğayı görünce yaklaşıp okşar onu. okşandıkça yere çöken boğayı görünce üzerine biner ve boğayı çiçeklerle süsler. Birden doğrulan boğa, üzerindeki Europa&#8217;nın çığlıklarıyla birlikte dalgaların arasına atılır. Boğa koştukça dalgalar iki yana açılıp onlara yol verir. Deniz tanrıları Nereid&#8217;ler, borularını öttüren Triton&#8217;lar ve Poseidon da onlara eşlik eder. Boğa kılığına giren Zeus ve üzerindeki Europa , Girit Adası&#8217;nda dururlar ve burada birlikte olurlar. Bu birliktelikten Minos ve Rhadamanthys doğar. <strong>Leda</strong>, Aitolia Kralı Thestios&#8217;un kızı ve Sparta Kralı Tyndareos&#8217;un karısıdır. Leda, bir gün gölde yıkanırken onu bembeyaz bir kuğu kuşu okşar. Aşık olduğu her kadını kılıktan kılığa girerek elde eden Zeus, bu kez de kuğu kılığına girerek Leda ile birlikte olur. Bu birliktelikten iki yumurta meydana gellir. Yumurtalardan birer ikiz çocuk doğar. Bu çocuklardan ikisi Zeus&#8217;tan, ikisi de Leda&#8217;nın kocası Tyndareos&#8217;tan olur. <strong>Alkmene</strong>, Amphitryon&#8217;un karısıdır. Oldukça güzel ve erdemli bir kadındır. Zeus, amacına ulaşmak için bu kez de Alkmene&#8217;nin kocası Amphitryon&#8217;un kılığına girerek Alkmene ile birlikte olur. Zeus&#8217;tan bir süre sonra savaştan dönen Amphitryon da karısı Alkmene ile birlikte olur ve bu birleşme sonucunda ikiz çocukları olur Alkmene&#8217;nin. Bu çocuklardan biri Zeus&#8217;un diğeri ise kocası Amphitryon&#8217;undur. Zeus&#8217;un bilinen en sıradışı aşkı <strong>Ganymedes</strong>, Frigya Kralı Tros&#8217;un oğlu ve ölümlü insanların en güzeli olarak bilinir. Zeus bu kez güzel oğlan Ganymedes&#8217;e aşık olur ve sevgilisini bir kartal sırtında kaçırır. Kaçırdığı sevgilisi Ganymedes&#8217;i ölümsüzlüğe ulaştırır. Ganymedes, tanrıların şarap sunucusu olur. Zeus daha sonra Ganymedes&#8217;e karşılık babasına tanrıların kullandığı atlara benzer iki at hediye eder.</p>
<p>Aşık olduğu kadınları, bazen de erkekleri baştan çıkarmak, elde etmek adına yapamayacağı şey olmayan Zeus, çeşitli görünümlere bürünerek kafasına koyduğunu yapmış, bütün istediklerini elde etmiştir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tanri-zeusun-asklari/">Tanrı Zeus&#8217;un Aşkları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/tanri-zeusun-asklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2579</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kırık Bir Aşk Hikayesi: Vesikalı Yarim</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kirik-bir-ask-hikayesi-vesikali-yarim/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kirik-bir-ask-hikayesi-vesikali-yarim/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 15 Jan 2016 14:51:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İlkay Çelik]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Karadoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Portakal]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Portakal Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Altın Portakal Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[İzzet Günay]]></category>
		<category><![CDATA[Kalbimi Kıra Kıra]]></category>
		<category><![CDATA[melodram]]></category>
		<category><![CDATA[Menekşeli Vadi]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Ulusay]]></category>
		<category><![CDATA[Nilgün Abisel]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Lütfi Akad]]></category>
		<category><![CDATA[Pembe Behçetoğulları]]></category>
		<category><![CDATA[Sait Faik]]></category>
		<category><![CDATA[Sait Faik Abasıyanık]]></category>
		<category><![CDATA[Semire Ruken Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[Şükran Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Türkan Şoray]]></category>
		<category><![CDATA[Umut Tümay Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[Vesikalı Yarim]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1769</guid>
				<description><![CDATA[<p>Türk sinema tarihinin tiyatro kökenli sinemacılarından sonra yönetmen sıfatlı ilk temsilcilerinden Ömer Lütfi Akad&#8216;ın baş yapıt niteliğindeki eseri Vesikalı Yarim, çekildiği dönemin yaygın &#8220;melodram&#8221; anlayışının ve sisteminin oldukça dışına çıkmış bir yapımdır. Sait Faik Abasıyanık&#8216;ın Menekşeli Vadi adlı eserinden beyaz perdeye aktarılmış olan Vesikalı Yarim&#8217;i dönemin şaşaalı, yıldız odaklı melodramlarından ayıran en önemli özelliği doğallığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kirik-bir-ask-hikayesi-vesikali-yarim/">Kırık Bir Aşk Hikayesi: Vesikalı Yarim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Türk sinema tarihinin tiyatro kökenli sinemacılarından sonra yönetmen sıfatlı ilk temsilcilerinden <strong>Ömer Lütfi Akad</strong>&#8216;ın baş yapıt niteliğindeki eseri <strong>Vesikalı Yarim</strong>, çekildiği dönemin yaygın &#8220;melodram&#8221; anlayışının ve sisteminin oldukça dışına çıkmış bir yapımdır. <strong>Sait Faik Abasıyanık</strong>&#8216;ın <strong>Menekşeli Vadi</strong> adlı eserinden beyaz perdeye aktarılmış olan Vesikalı Yarim&#8217;i dönemin şaşaalı, yıldız odaklı melodramlarından ayıran en önemli özelliği doğallığı ve gerçekçiliği olarak göze çarpmaktadır. Teatral olmaktan çok uzak diyalogları ile sıradan bir mahallede yaşayan bir erkek ile pavyonda çalışan bir kadının karakter özellikleri, abartısız ve doğallığa en yakın şekilde işlenmeye çalışılmıştır. Diğer Yeşilçam filmlerinden farklı olarak ana karakterler arasındaki aşka engel olan şey, aile fertleri, sosyal statü, tesadüfler, yanlış anlaşılmalar ya da araya giren kötü kadın ya da erkek değil, bizzat karakterlerin kendi iç çatışmalarıdır. Yönetmen, imkansız aşk temasını kendi döneminden bugünün dünyasına bakarak kurmuştur.</p>
<figure id="attachment_1771" aria-describedby="caption-attachment-1771" style="width: 525px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vasikaliyarim.jpg" rel="attachment wp-att-1771"><img class=" td-modal-image wp-image-1771 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vasikaliyarim.jpg?resize=525%2C280" alt="Türkan Şoray ve izzet Günay'ın başrollerini paylaştığı film Türk sineması açısından önemli bir yere sahiptir." width="525" height="280" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vasikaliyarim.jpg?w=525&amp;ssl=1 525w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vasikaliyarim.jpg?resize=300%2C160&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 525px) 100vw, 525px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1771" class="wp-caption-text">Türkan Şoray ve izzet Günay&#8217;ın başrollerini paylaştığı film Türk sineması açısından önemli bir yere sahiptir.</figcaption></figure>
<p>Filmin bir diğer ayırt edici özelliği ise kendi dönemi içinde çekilen tüm Yeşilçam filmlerinin suni karakterleri ve diyaloglarının aksine sıradan insanların, sıradan hayatlarına ışık tutmaya çalışıyor olmasıdır. Filmin gerçeklik algısını daha da kuvvetlendiren bu durum, Ömer Lütfi Akad&#8217;ın kendinden sonra gelen yönetmenler tarafından benimsenmeye çalışılan gerçeklik algısına bir ön hazırlık oluşturmaktadır.</p>
<p>Filmin konusuna kısaca değinecek olursak; bir mahallede kendi halinde bir manav olarak yaşayan Halil arkadaşlarıyla beraber bir gece gittiği pavyonda şarkıcı olarak çalışan Sabiha ile tanışır. Birbirlerinden etkilenen Sabiha ve Halil bir süre sonra birlikte yaşamaya karar verirler. Filmin bu aşamasından sonra sürekli gel gitler yaşayan karakterler, Sabiha&#8217;nın Halil hakkında öğrendiği gerçeklerle birlikte kırılma noktasına gelir. Halil, evli ve iki çocuklu bir adamdır. Bunu öğrenen Sabiha Halil&#8217;i kendinden uzaklaştırmaya çalışır. Evine, ailesine dönen Halil eski yaşantısına istemeden de olsa devam etmektedir. Bir gün, uzaktan Halil&#8217;i seyreden Sabiha onun yanına gitmek istese de Halil&#8217;in babasıyla göz göze gelir ve Halil&#8217;den de aşkından da vazgeçmek zorunda kalır, film böylece sona erer.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/L8xWcpewu7k?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<p>Ömer Lütfi Akad&#8217;ın yönetmenliğini yaptığı, Türkan Şoray ve İzzet Günay&#8217;ın doğal ve yalın oyunculuklarıyla zirveye çıkarttığı filmin bir diğer dikkat çeken parçası ise filmin doğallığına doğallık, gerçekliğine gerçeklik katan müziğidir. <strong>Şükran Ay</strong>&#8216;ın seslendirdiği <em>Kalbimi Kıra Kıra</em> şarkısı filmle bütünleşmiş, adeta ayrılmaz bir parçası olmuştur.</p>
<p>1968 yapımı olan film birçok ödüle de layık görülmüştür;</p>
<ul>
<li>1968 Antalya Altın Portakal Film Festivali, en iyi 2. film</li>
<li>1968 Antalya Altın Portakal Film Festivali, en iyi kadın oyuncu Türkan Şoray</li>
<li>2009 2. Türk Sineması Sevgi Onur Ödülleri, Ö. Lütfi Akad, Türkan Şoray, İzzet Günay.</li>
</ul>
<figure id="attachment_1772" aria-describedby="caption-attachment-1772" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim.jpg" rel="attachment wp-att-1772"><img class=" td-modal-image wp-image-1772 size-large" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim-1024x548.jpg?resize=640%2C343" alt="Ömer Lütfü Akad'ın Vesikalı Yarim filmi Yeşilçam'ın en iyi melodramlarından birisidir." width="640" height="343" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim.jpg?resize=1024%2C548&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim.jpg?resize=300%2C161&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim.jpg?w=1500&amp;ssl=1 1500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1772" class="wp-caption-text">Ömer Lütfü Akad&#8217;ın Vesikalı Yarim filmi Yeşilçam&#8217;ın en iyi melodramlarından birisidir.</figcaption></figure>
<p>Ayrıca film üzerine yazılmış, Çok Tuhaf Çok Tanıdık Vesikalı Yarim Üzerine adlı bir de kitap bulunmaktadır. Kitap Nilgün Abisel, Umut Tümay Arslan, Pembe Behçetoğulları, Ali Karadoğan, Semire Ruken Öztürk ve Nejat&nbsp; Ulusay tarafından hazırlanmıştır.</p>
<p>Türk sinemasının klasikleri arasında yerini alan Vesikalı Yarim, doğallığı, gerçekçiliği, konusu, müziği ve oyuncularının gösterdiği göz alıcı performansıyla, gösterildiği tarihten bu yana sinema izleyicisinin gönlünde farklı bir yer edinmiştir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kirik-bir-ask-hikayesi-vesikali-yarim/">Kırık Bir Aşk Hikayesi: Vesikalı Yarim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kirik-bir-ask-hikayesi-vesikali-yarim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1769</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Batı&#8217;nın Büyülü Rüyası: Oryantalizm</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/batinin-buyulu-ruyasi-oryantalizm/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/batinin-buyulu-ruyasi-oryantalizm/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 12 Dec 2015 11:23:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İlkay Çelik]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[egzotik]]></category>
		<category><![CDATA[kahvehane]]></category>
		<category><![CDATA[Lady Montagu]]></category>
		<category><![CDATA[Mozart]]></category>
		<category><![CDATA[oryantalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Pierre Loti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1117</guid>
				<description><![CDATA[<p>Doğu Bilimi ve Şarkiyatçılık olarak da anılan Oryantalizm, Batı&#8217;nın, Uzak ve Yakın Doğu toplumlarının dinlerine, dillerine, giyim kuşamlarına, kültürlerine olan merakından oluşan bir konu bütünü, adeta dönemin bir modasıdır. Bir akım olmaktan ziyade bir konu olarak görülen oryantalizmin, 18. yüzyılda Napoléon&#8217;un Mısır Seferi ile başlayıp 19. yüzyılda gelişerek, I. Dünya Savaşı&#8217;nın başlamasıyla etkisini yitirdiğini söyleyebiliriz. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/batinin-buyulu-ruyasi-oryantalizm/">Batı&#8217;nın Büyülü Rüyası: Oryantalizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Bilimi ve Şarkiyatçılık olarak da anılan Oryantalizm, Batı&#8217;nın, Uzak ve Yakın Doğu toplumlarının dinlerine, dillerine, giyim kuşamlarına, kültürlerine olan merakından oluşan bir konu bütünü, adeta dönemin bir modasıdır. Bir akım olmaktan ziyade bir konu olarak görülen oryantalizmin, 18. yüzyılda Napoléon&#8217;un Mısır Seferi ile başlayıp 19. yüzyılda gelişerek, I. Dünya Savaşı&#8217;nın başlamasıyla etkisini yitirdiğini söyleyebiliriz.</p>
<p>Doğu ilgisinin Avrupa&#8217;ya yayılmasında en önemli merkez Venedik&#8217;tir.Gentile Bellini&#8217;nin 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet&#8217;in portresini yapması, dönemin Osmanlı kıyafetlerinin eskizlerini çizerek yanında götürmesi, Avrupa&#8217;da Osmanlı giyim kuşamının ilgi görmesine ve Batı insanının bu farklı kültüre büyük bir merak ve hayranlık duymasına neden olmuştur. Batı insanı, Doğu&#8217;ya seyahat eden seyyahlardan, tüccarlardan, sanatçılardan duydukları birçoğu anlatanların fantezi dünyasının ürünü olan hikayeler ile kendi Doğu&#8217;larını oluşturmuşlardır. Doğu, artık Avrupalı&#8217;nın gözünde zevkin, eğlencenin, şehvetin büyülü bir dünyasıdır.  Şüphesiz, bu büyülü dünya Avrupalı sanatçıları da etkilemiş ve onlar da eserlerinde fantastik bir Doğu imgesi yaratmışlardır. Birçok Avrupalı sanatçı, Doğu&#8217;yu ziyaret etmeden tamamen kendi hayal dünyasını yansıtmıştır eserlerine. Haremde çıplak bir şekilde arzı endam eden ve bütün zamanını boş oturarak geçirip kendisini erkeğine hazırlayan kadınlar, kahvehanelerde kendine has giyim kuşamlarıyla,  nargileleriyle sohbet eden bıyıklı, sakallı, sarıklı erkekler, kaba, cahil, şehvet düşkünü bir Doğu imajı yaratmışlardır.</p>
<figure id="attachment_1119" aria-describedby="caption-attachment-1119" style="width: 504px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-1.jpg" rel="attachment wp-att-1119"><img class=" td-modal-image wp-image-1119 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-1.jpg?resize=504%2C518" alt="Jean - Auguste Dominique Ingres, Le Bain Turc (Türk Hamamı), 1862" width="504" height="518" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-1.jpg?w=504&amp;ssl=1 504w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-1.jpg?resize=292%2C300&amp;ssl=1 292w" sizes="(max-width: 504px) 100vw, 504px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1119" class="wp-caption-text">Jean &#8211; Auguste Dominique Ingres, Le Bain Turc (Türk Hamamı), 1862</figcaption></figure>
<p>Büyük bir kitleyi etkileyen bu büyüleyici coğrafya, resim sanatının yanı sıra edebiyat, müzik, opera, tiyatro, mimari gibi pek çok sanat dalını da etkilemiştir. Artık sanatın pek çok dalında orient bir hava, bir tat vardır. Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma adlı operası, yine Mozart’ın Mehter Marşı’nın ritminden esinlenerek yaptığı Türk Marşı dönemin ilgi çeken oryantalist sanat eserleri arasında yerini almıştır. Binbir Gece Masalları&#8217;nın Fransızca&#8217;ya çevrilmesi ile birlikte kendinden olmayana olan merak artmış, bu masalsı, fantastik coğrafya, Batı dünyasında adeta cennetten bir köşe gibi hayal edilmiştir. Bu düşsel dünyaya hayranlık duyan sanatçıların dışında Doğu’yu barbar, cahil ve öteki olarak gören sanatçılar da vardır elbette. Bunların en bilineni de İngiliz şair Shakespeare’dir. Shakespeare, eserlerinde özellikle İslamiyet’i ve Türkleri aşağılayıcı ifadeler kullanmıştır. Othello adlı eserinde bir diyalogda geçen ‘’yalanım varsa Türk olayım’’ ifadesi, yazara göre Türk olmanın ne kadar kötü bir şey olacağına işaret eder.</p>
<figure id="attachment_1120" aria-describedby="caption-attachment-1120" style="width: 657px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-2.jpg" rel="attachment wp-att-1120"><img class=" td-modal-image wp-image-1120 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-2.jpg?resize=640%2C490" alt="Eugene Delacroix, Algerian Women in Their Aparments (Cezayirli Kadınlar), 1834" width="640" height="490" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-2.jpg?w=657&amp;ssl=1 657w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-2.jpg?resize=300%2C230&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-2.jpg?resize=600%2C460&amp;ssl=1 600w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1120" class="wp-caption-text">Eugene Delacroix, Algerian Women in Their Aparments (Cezayirli Kadınlar), 1834</figcaption></figure>
<p>18. yüzyıla kadar fantezilerle dolu bir rüyanın yansıtılmasıyla oluşan oryantalizm konusu, bu yüzyılla birlikte Batılı sanatçıları da iki kısma ayırmıştır. Bir kısım sanatçı hayali Doğu imgesini sürdürürken, bir kısım sanatçı da elçilerin maiyetinde ya da sultanların özel davetleriyle Doğu coğrafyasını ziyaret ederek gerçek Doğu&#8217;yu, Doğu insanını, coğrafyasını, kültürünü eserlerine yansıtma şansı bulmuşlardır. Boğaziçi ressamları olarak da anılan bazı sanatçılar, başta İstanbul olmak üzere pek çok şehri gezip gördüklerini resmetme şansı bulmuşlardır. Bu dönemde dini yapılar, sokak satıcıları, sokak hayvanları, kahvehaneler, Osmanlı giyim tarzı sanatçıların dikkatini çekmiş ve eserlerinde yerlerini bulmuştur. Oldukça egzotik bulunan Osmanlı kıyafetleri, elçi ve eşleri, sanatçılar, seyyahlar tarafından ilgi görmüş, bu kıyafetler içinde kendilerini resmederek Osmanlı kıyafet modasını başlatmış ve kıyafet albümleri oluşmaya başlamıştır.</p>
<figure id="attachment_1121" aria-describedby="caption-attachment-1121" style="width: 641px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-3.jpg" rel="attachment wp-att-1121"><img class=" td-modal-image wp-image-1121 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-3.jpg?resize=640%2C366" alt="Pierre Loti, &quot;Rochefort-sur-Mer&quot;deki evinde." width="640" height="366" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-3.jpg?w=641&amp;ssl=1 641w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/12/oryantalizm-3.jpg?resize=300%2C172&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1121" class="wp-caption-text">Pierre Loti, &#8220;Rochefort-sur-Mer&#8221;deki evinde.</figcaption></figure>
<p>18. yüzyılla birlikte, Batı ile olan gerek ticari gerekse siyasi ilişkilerin yoğunlaşması sonucunda Doğu cahil, kaba, zorba olan imajını kırmıştır. Özellikle de bu dönemde Osmanlı-Fransız ilişkilerinin artmasıyla birlikte &#8221;barbar Türk&#8221; imajı yerini &#8221;gönlü yüce Türk&#8221; gibi söylemlere bırakmıştır. Bu dönemde bir elçi eşi olan Lady Montagu, hareme girme şansı bulmuş ve haremin anlatılandan farklı olduğunu, kadınların burada sadece kendini erkeğine hazırlayan birer figür olmadıklarını, eğitim aldıklarını bugün bir belge niteliği taşıyan mektuplarında anlatmıştır. Bu dönemde ticari ilişkilerin gelişmesiyle birlikte Doğu&#8217;dan gelen eşyalara da ilgi artmıştır. Türk ve İran halıları, seramikler, çiniler Batılılar’ın evlerini süslemiştir. Doğu&#8217;nun adeta bir simgesi haline gelen kahvehaneler de bu dönemde Batı&#8217;nın ilgi odağına dönüşmüştür. Özellikle Fransızlar Türk kahvehanelerini örnek alarak Fransa&#8217;da bir kafe kültürünün oluşmasına ön ayak olmuşlardır. Osmanlı topraklarını ziyaret eden ve bu kültürün etkisi altında kalan, adeta Türkleşen Avrupalı’lar da vardır bu dönemde. Bunun en iyi örneği ise kuşkusuz Pierre Loti’dir. Aslında bir deniz subayı olan Loti 19. yüzyılda İstanbul’a görevli bir subay olarak gelmiştir. Bu şehre ve kültürüne hayran kalan Loti, bu coğrafyayı sadece eserlerinde anlatmakla kalmamış aynı zamanda bu coğrafyanın kültürü içerisinde kendi kimliğinden sıyrılmış ve adeta bir Türk gibi yaşamıştır.</p>
<p>Akademik çevrelerce üzerine çeşitli görüşlerin öne sürüldüğü, hatta Batı&#8217;nın gizli ve gayrimeşru yönlerinin bir ifadesi olarak görülen oryantalizm, tüm bu farklı görüşlere karşın sanat dünyasında kendisine hatırı sayılır bir yer edinmiştir. Doğu, büyülü, egzotik, gizemli havası sayesinde uzun yıllar Batı insanını etkisi altında bırakmıştır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/batinin-buyulu-ruyasi-oryantalizm/">Batı&#8217;nın Büyülü Rüyası: Oryantalizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/batinin-buyulu-ruyasi-oryantalizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1117</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
