<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Gülüm Çamlısoy &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/gulumcamlisoy/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2021 10:18:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Sil Baştan</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sil-bastan/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sil-bastan/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 28 Jul 2021 10:18:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Gülüm Çamlısoy]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19870</guid>
				<description><![CDATA[<p>Düşlerini kilitle yetmedi yeniden düş düşlerin göbeğine… Teyakkuzda şehir ve şiir bense açmayı erteleyen bir kır çiçeği gibi salınmaktayım İstanbul denen o devasa inşaatta. Hala çiçek olabildiğim ve çiçek koktuğum hala çiçek diktiğim hala dokunmadan uzaktan sevdiğim insanlar iken aslında içimdeki çiçek tarlası. Muhalif olduğum da doğru hani dünyanın merkezine oturtulmuş bunca insani ve saçma [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sil-bastan/">Sil Baştan</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Düşlerini kilitle yetmedi yeniden düş
düşlerin göbeğine…</p>



<p>Teyakkuzda şehir ve şiir bense açmayı
erteleyen bir kır çiçeği gibi salınmaktayım İstanbul denen o devasa inşaatta.</p>



<p>Hala çiçek olabildiğim ve çiçek koktuğum
hala çiçek diktiğim hala dokunmadan uzaktan sevdiğim insanlar iken aslında
içimdeki çiçek tarlası.</p>



<p>Muhalif olduğum da doğru hani dünyanın
merkezine oturtulmuş bunca insani ve saçma gayretler içerisinde insanlar illa
ki birbirlerinin yakalarından çekiştirirken.</p>



<p>Bir türküyüm ben: yalan mı?</p>



<p>Bir Türk kızıyım ve de vatanına sevdalı.</p>



<p>Türediğim ve kürediğim ve tünediğim mi?</p>



<p>Ah, nasıl dile gelir ki bunca coşkuyu ve
ezikliği içimde taşırken ve her şeye rağmen dimdik de ayakta iken.</p>



<p>Yüreğimin kırsalında mayınlı sözcükler
ve içimdeki izdiham.</p>



<p>Tutarsız değil de duygularım ama illa ki
tüten vapurdumanı gibi sevdalı şehrin denizinde çalkalanıyor yüreğim ve mealim
ve sözcüklerim.</p>



<p>Anlatmak istediklerim asla bunlarla
sınırlı değil ve illa ki firar etmeliyim bedenimden gecenin atlas yorganını da
üstüme çektim mi…</p>



<p>Beylik değil sözcüklerim ve istirham
ettiğim elbet yanık ucu mektuplarımın aslında kendi posta kutumda biriktirdiğim
ve tüten dumanı da görmezden gel ve sadık olduğum kadar sevgiye ve muhabbete
bil de firar etmezden önce bir çalı yığınından başka bir şey değildim ve…</p>



<p>Üstüne benzin döktüm varlığımın ve
vücudumun asla hissetmediği bir yangında yüreğimle ve ruhumla yeniden doğdum
beni.</p>



<p>Şiirin hüznü değil asla tek sermayem
bilakis içimde saklı şehirler dolu şiir ve de isyan.</p>



<p>Bir rabıta ise gidiş yolum.</p>



<p>Bir dik yokuş ise dönüşüm.</p>



<p>Ve hala gidip gelmeyi ertelemediğim düş
gücüm ve hayallerimin yelken açtığı.</p>



<p>Küçük bir kuş sekerim de yürekten yüreğe
hele ki yüreğimde saklı onca yüreği bir kuşa sığdırabilirken ve nemalandığım
hayat bazen yaşarken nazlandığım ve nazımın da niyazımın da sonlanmadığı…</p>



<p>En muteber deyişle yürekteki kehanet ve
asalet elbet dirlik ve huzur dilediğim ama dingin bir ruha da erişemediğim.</p>



<p>Gün gözleri gecenin ne de olsa gün
ışığını hepten hapsettim iç cebinde yüreğimin ve çeperinden taşan kıyamet
öncesi bir alametifarika ve göz göze geldiğim her sözcükle cilveleşen yüreğimde
açan nameler gibi yüreğin topuzunda saklı hicaz gibi kelebek gibi ve efkârın
boca ettiği kalender duygulardan çıkıp da yola bir ömür de kale alınmamışken
olsa olsa bir mucizenin vuku bulmasıdır kalemin artık bir meziyet mi eziyet mi
olduğunu bilemezken…</p>



<p>Hangi düş’ün ambarında saklıdır
gerçekler ve hangi düştür düşüne taşına yüklendiği gerçekleri bulutların
ayaklarına seren.</p>



<p>Karambole giden bir ömürdür aslında peyda
olan gecenin busesinde saklı bir duadır hasretle ve masum bir dokunuşla alnına
kondurduğum gecenin ve alnımın akıyla yaşamanın da şeceresi iken günlere
b/ölündüğüm gecelerden firar ettiğim ve sabah ezanına koştuğum ve çıktığım
merdivenlerden hızlıca indiğim.</p>



<p>Gerisin geri kaçtığımdır da hayat belki
de yüreğimin mermer mezar başlığında saklı bir dua gibi rücu ettiğim ömre rükû
ettiğim inancıma ve şerh düştüğüm anımda saklı yanık bir türküdür kalemin
edasında saklı bir hazine ve geceyi öğüttüm şiirlerden derlediğim bir hikâye.</p>



<p>Mazbuttur yüreğim ve varlığım.</p>



<p>Pek de muteber sayılmadığım belki de
gecenin kirvesi yıldızın peşine takıldığım aşikâr.</p>



<p>Müptelası olduğum hüzün ve ceketimin
düğmelerini iliklediğim hayat.</p>



<p>Kaçmakla iştigal kendimden belki de
kaybolduğumun ertesi şafağı atan gecenin isyanında üreyen bir şiirin de
dilemması.</p>



<p>Hüzün cetvelimde ölçer biçerim evreni.</p>



<p>Kayıtsızca yaşayan kimse atar da tepemin
tası.</p>



<p>Sevinçlerdir dünde kalan içimdeki ukde.</p>



<p>Gündür bazen dengini arayan.</p>



<p>Yazdığım her ferman illa ki son
fermanımdan bir önceki ve hala tasnifleyemediğim öykülerim ve kuru başıma fink
attığım sözcüklerin şehrinde bilediğim yüreğim bilip bilmeden sevdiğim ve
kimsesizliğimle tahta yerleştiğim nihayetinde Rabbime koştuğum ama asla da
kendimle uzlaşamadığım.</p>



<p>Koyun koyuna uyuduğumsa kalem ve
metinleri deşifre eden.</p>



<p>El ele verdiğim hayat genelde kızgın ve
kırgın olduğum batmak üzere olan bir umut teknesi.</p>



<p>Şiarımsa sevgi ve inanç nihayetinde
kendime yol aldığım aslında defalarca kendime yol verdiğim.</p>



<p>Bir hece isem gül mizaçlı.</p>



<p>Bir hece ise içine kâinatı sığdıran
elbet aşk kadar hiçbir duygu da değil iken nüktedan.</p>



<p>Sürem bitmeden.</p>



<p>İmzam da onaydan geçmeden.</p>



<p>İstiflediğim bunca duygudan bihaber
yaşadığım koca ömrün ertesinde yazmaya doyamadığım da asla olmasa gerek bir
rivayet ve tevazu yüklendiğim kadar tedarikli iken de acılarda ve işte kendimle
ettiğim her münazarada sil baştan kendime paye ve yeni bir şans verdiğim…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sil-bastan/">Sil Baştan</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sil-bastan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19870</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sevgili Okuyucum &#8211; Mektup</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sevgili-okuyucum-mektup/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sevgili-okuyucum-mektup/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 25 Jun 2021 12:03:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Gülüm Çamlısoy]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.sanatduvari.com/?p=19851</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kuram dışı olduğunu biliyorum aklımın hitabesinde, savsakladığım bir şeyler var illa ki. Sefer tasında yenmeyi bekleyen bir yemek gibiyim; soğanı ve yağı olmayı beklediğim bir harcım yemek yapmakla övünen aslında saklı sırlarını bir tencereye boca eden şef-aşçı gibi kısık ateşte pişiyorum önce az sonra yanacağımı bildiğim kadar da yanmaya ve yok olmaya istekliyim. Satırların her [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgili-okuyucum-mektup/">Sevgili Okuyucum &#8211; Mektup</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Kuram dışı olduğunu
biliyorum aklımın hitabesinde, savsakladığım bir şeyler var illa ki.</p>



<p>Sefer tasında
yenmeyi bekleyen bir yemek gibiyim; soğanı ve yağı olmayı beklediğim bir harcım
yemek yapmakla övünen aslında saklı sırlarını bir tencereye boca eden şef-aşçı
gibi kısık ateşte pişiyorum önce az sonra yanacağımı bildiğim kadar da yanmaya
ve yok olmaya istekliyim.</p>



<p>Satırların her
birinde farklı bir tat olmalı keza hayatın bildirgesini sunan ilahi bir sancı
ile içimdeki devingen ruhu yola sokmaya çalışıyorum.</p>



<p>Söyleyeceğim her
şeyin de bir ayrıntısı günbegün eşleştiğim yeni bir detay ve farklı bir ben
aslımı sunmakla kopyaladığım hayallerim ve gün olma hakkımı kullanmadan
atlıyorum geceye.</p>



<p>Sandığın içindeki
kurtçuklar ve güve misali her aykırı imleç.</p>



<p>Somurtan bir Tanrıyı
oynuyorum ne zamanki çoğalmaya ve yazmaya arkamı dönsem.</p>



<p>Yazarak çoğalıyorum,
sevgili okuyucum ve sana ihtiyacım var.</p>



<p>Her gün farklı bir
gün olmasını ümit edip de kendimi tekrarlamamak adına tüm gayretim.</p>



<p>Yadsıdığım çok şey
var kendimle ilintili bu yüzden geri çevrilmemek adına tüm sakıncalarını da
kozasında bıraktığım ilahi bir ipekböceği.</p>



<p>Kelebek olmayı
erteliyorum çünkü kısa ömürlü bir hayata tüm bu hayallerimi asla sığdıramam.</p>



<p>Düşlerimi tayin
edense asla ben değilim. Bazen bir sarkaç görevi gören; bazen yeti anlamında
hiçliğime dokunduğum.</p>



<p>Yutan bir sayıyım
aslında yuttuğum her nesneyi ve acıyı illa ki yazıya dökmeliyim.</p>



<p>Sevdiğim insanlardan
korkuyorum çünkü yanlış tanımlanmak asla haz etmediğim ama hep de başıma gelen.</p>



<p>Sevgi özürlü olduğum
zamanlar da var elbette demek ki Allah katında soytarı bir imge kadar kendine
dönük yüzünde vedalaştığım iyi yönlerim var ki öncemde asla böyle değildim.</p>



<p>Sebeplerim var
yazmak için.</p>



<p>Sebeplerim var
anlamlandırılmak adına.</p>



<p>Esnek bir ruhum var
ve bağnaz bir aklım kendime yetmediğim ilaveten evrenin benle ne alıp
veremediği var, demekten kendimi alamayıp mütemadiyen kontak kurduğum İlahi
Koruyucum.</p>



<p>Aşkın bam teline
basan hüsranımla başbaşayım ve aşkın ne anlama geldiğini hala öğrenemeyenlere
verecek çok şeyim de var.</p>



<p>Aklıma mukayyet
olmak adına yazmalıyım ben, sevgili okuyucum ve sen de illa ki beni okumalı ve
dünümle yarınım arasındaki farkı hissedip yolunda gitmeyenler konusunda
uyarmalısın beni.</p>



<p>Evet, çok şey
istediğimin farkındayım aslında söyleyeceklerim bunlarla da sınırlı değil.</p>



<p>An itibariyle
zincirlerimden kurtuldum ve doyumsuz ruhuma katık yaptığım bu sihri seninle
paylaşıyorum.</p>



<p>Senin gibiyim,
sevgili okuyucu: canı acıyan ve ağlayan.</p>



<p>Kötüyüm belki de
hele ki nefreti bana öğreten evrene de kızgın çok kızgın hem de.</p>



<p>İçimdeki Lale
Devrinden firar ettim ama ben bir çiçeksem illa ki gül olmalıyım.</p>



<p>Gülmem bana tavsiye
edilen alabildiğine gülümsemek ve ismimin hakkını vermek.</p>



<p>Çalınan yapraklarım
var benim ve o çan eğrisinde saklandığım da yalan.</p>



<p>Herkes gibi değilim
aslında yine de herkes olmayı içselleştiriyorum ve hiçlik mertebesinde
s/ayıklıyorum.</p>



<p>Ruhun manivelasında
bir öğreti kadar değerim olsa keşke ve işte bu değeri sunacak olan da sensin.</p>



<p>Hikâyelerim var,
sevgili okuyucum: kendime bile yansıtmadığım binlerce hikâye var zihnimde ve
onlarcasını zaten yazdım lakin yetmez ki çünkü söyleyecek şeylerimi bir şekilde
hikâye kahramanlarıyla paylaşıp sana sunmak bana yaşama sevinci veren o hulasa
döngüde yer almakla düşüncelerime yer vermek arasında gidip geldiğim.</p>



<p>Gidip geliyorum:
özellikle dünle yarın arasında sabitlenemediğim gibi sadece bir sarkaç vazifesi
yapan ruhumla gitmek istiyorum: en çok da kendimden.</p>



<p>Sayılarım var totem
vazifesi gören.</p>



<p>Hecelerim var kendimle
sürtüştüğüm her kelimeyi bozguna uğratmak adına yüreğin katedralinde oynak bir
manevra gibi insancıl bir ç/ağrı iken vazifelerimi mimlediğim gibi evren
tarafınca da mimlendiğim.</p>



<p>Sevdiğim kadar
insanları neden kendimi sevemedim ki?</p>



<p>Sevilmeyi dileyen
herkes gibiyim aslında saygımla mazbut bir hayatım var en çok da insanların
özeline saygı duyulması gereğini bilip de saygı duyulmadığım kimi zaman.</p>



<p>İnsanlar var
çevremde aslında inisiyatif kullanmayı bilmeyen.</p>



<p>İnsanlığımla şerh
düştüğüm ve yanına yazar sıfatını ekleyip insanca yaşamayı da talep ettiğim.</p>



<p>Kimliğim ya da
kimliğin.</p>



<p>Asrın yangını
aslında kimsesizliğimiz ve işte kuram dışı bir öğe ile haşır neşir mıhlanmışken
bu bilinmeze.</p>



<p>‘’Ozanlar konuşmaz;
susmaz da…’’(Alıntı)</p>



<p>Benlik bir kıyam ne
de olsa düşkünüm kelimelere ya da kelimeler bana…</p>



<p>Sanrılar yüklenip de
gerçeğe döktüğüm.</p>



<p>Gerçek bilip de beni
yanıltanlar ve ben kimseyi yanıltmamak adına y/aşıyorum.</p>



<p>Sözcük depomda küflü
olanlar da var: kalemin nem kaptığı hele ki havadan nem kapan benliğimle
tokalaşan çokça hayal kırıklığı ve acı.</p>



<p>Sırtlandığım
kelimeler bir yana… yüküm çok ağır, sevgili okuyucum.</p>



<p>Göremezsin asla ben
demesem iyi de desem de görmeyenlerden olma sakın, dememden bile medet
buluyorum ve sessizliğini koruyan Tanrıya hep sunuyorum içimdeki iyi niyeti. O
hep sessiz aslında susmuyor da sonuç itibariyle O’na emanet varlığım ve kalemim
sayesinde anlamlandırmaya çalışıyorum süregelen bu anlamsızlığı.</p>



<p>‘’Sözcüklerin dolu
tabancalar olduğu gerçeği. Konuştuğumuz an tetiğe bastığımız. Susmak da
elimizde ama bir kere ateş etmeyi seçtik.’’(Alıntı)</p>



<p>Aklım da ruhum da
tıka basa dolu ama yine de çok aç’ım belki de girdiğim aç/mazda saklı geri
kalan kaygılarım.</p>



<p>Algı eşiğimde çokça
yanılgı var kendimle muhatap olduğum zaman zarfında hele ki o gün kalemi elime
almamışsam…</p>



<p>Tanıklığında göğün,
susturulmuşluğumla meşhurum, sevgili okuyucum.</p>



<p>Dünden bu güne sızan
çokça görüntü var ve kulağıma küpe değil de mengenenin eşliğinde yaşadığım ve
unutamadığım sıkıştırılmışlıklarım.</p>



<p>Dün de böyleydi.</p>



<p>Bugün ise daha da
fazla.</p>



<p>Çocukluğumu yaşadım
mı yaşamadım mı ve bu gün hala çocuk kalabilmeyi başarmak çok büyük bir tufan
mıdır da hala göze batıyorum sık sık?</p>



<p>Ne arpacığım ne de
arpacık kumrusu.</p>



<p>Sadece tek hecelik
bir insanım: en çok gül/meyi yasaklayanlara ben hala nasıl oluyor da aşk ile
yaklaşırken?</p>



<p>Mezarlığa düşüyor
yolum sık sık ve huzurun ayak sesini bastırmasın diye parmaklarımın ucunda
yürüyorum. Huzurlu bir ölü bile olmayacağımın garantisini de şimdiden veririm
hani.</p>



<p>Yazarın da dediği
gibi:</p>



<p>‘’Mezarlıkların ne
dingin yerler olduğunu sadece Tanrı bilir. Bunun en sevimli örneği de
kitaplıklardır. Ölüler oradadır. Bu ölüler yazmaktan başka bir iş
yapmamıştır.’’</p>



<p>Öykündüğüm bir hayat
belki de öykündüğüm bir ölüm…</p>



<p>Sevdiğim kadar da
sevilmeyi arz etmek bir hata ise…</p>



<p>Evet, hatalıyım çok
hem de ve hatalarımı sevmeyi yavaş yavaş öğreneceğim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sevgili-okuyucum-mektup/">Sevgili Okuyucum &#8211; Mektup</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sevgili-okuyucum-mektup/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19851</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
