<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Elif Tapan &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/eliftapan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 08:05:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Masum Zamanlar</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/masum-zamanlar/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/masum-zamanlar/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 28 Jun 2016 08:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Elif Tapan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4233</guid>
				<description><![CDATA[<p>Dünün masum çocuklarıydık biz. Babanın eve getirdiği 3 kuruş paranın bir kısmıyla ayda yılda bir aldırdığımız, çok sevdiğimiz oyuncakları her ne kadar başkasının elinde görmekten nefret etsek de paylaşmayı biliyorduk o zamanlar&#8230; İstemeye istemeye verdiğimiz oyuncaklarla daha sonra arkadaşlarımızla kahkahalar atarak oynardık. Hiçbir derdimiz, sıkıntımız yoktu o zamanlar. Hayat savaşı, stres nedir bilmezdik. Ne zaman [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/masum-zamanlar/">Masum Zamanlar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Dünün masum çocuklarıydık biz. Babanın eve getirdiği 3 kuruş paranın bir kısmıyla ayda yılda bir aldırdığımız, çok sevdiğimiz oyuncakları her ne kadar başkasının elinde görmekten nefret etsek de paylaşmayı biliyorduk o zamanlar&#8230; İstemeye istemeye verdiğimiz oyuncaklarla daha sonra arkadaşlarımızla kahkahalar atarak oynardık.</p>
<p>Hiçbir derdimiz, sıkıntımız yoktu o zamanlar. Hayat savaşı, stres nedir bilmezdik. Ne zaman birşey için üzülsek yanımızda hep destek olan birisini bulurduk. Belki hissederdik, farkederdik ailemizin çektiği maddi yoksullukları ama paranın elde edemeyeceği şeylere sahiptik. Kendi yuvasında elinde olanlarla yetinmeyi bilen ve koskocaman bir sevgisi olan aileye sahiptik. Etrafımız samimiyet dolu insanlarla çevriliydi, herkes birbirinin kardeşiydi aslında o zamanlar&#8230; İnsanın varlığı, mutluluğu değerliydi bizler için. Kim en ufak bir haksızlığa uğrasa herkesin ortak acısı oluverirdi bir anda.</p>
<p>Tek sorunumuz henüz dışarıda oynamaya doyamadan annemizin &#8220;Haydi yeter artık, eve gel.&#8221; diye seslenmesiydi.Yetmiyordu hiçbir zaman dışarda arkadaşlarla geçirilen vakit, oynanılan oyunlar, paylaşılan dakikalar&#8230; Oynarken düştüğün zaman meydana gelen yara acıtmazdı hiçbir zaman&#8230; Arkadaşının gelip seni yerden kaldırması, annenin sana düştüğün için kızmasından sonra yaranı öpmesi paha biçilemezdi&#8230;</p>
<p>Herkes birbirinin aynısıydı, aynı zamanda birbirlerinden tamamen farklılardı da. Yüreklerinde taşıdıkları sevgileri, hissettikleri nefretleri, duyguları, düşünceleri samimiydi, gerçekçiydi. Aslında herkes aynı şeyi istiyordu; iyi günde de kötü günde de yanında bulabileceği dostların olması ve mutlulukların bozulmaması&#8230;</p>
<p>Oysa şimdiye bakıyorum da insanların istedikleri tek şey daha fazla para, daha fazla maddi değer&#8230; Acıyorum halimize&#8230; Ne ara bu kadar maddiyata değer veren insan topluluğu haline geldik? Manevi değerlerin hiçbir önemi kalmadı artık. Birilerinin işini gördüğün sürece onunla beraber olabilirsin, işin bitti mi haydi yoluna&#8230; manevi değerlerin bir nevi ticaret ilişkisine, çıkar ilişkisine dönüştüğü şu zamanlar ne kadar da zor zamanlar&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/masum-zamanlar/">Masum Zamanlar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/masum-zamanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4233</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hissizlikler</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/hissizlikler/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/hissizlikler/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 09 Jun 2016 05:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Elif Tapan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3958</guid>
				<description><![CDATA[<p>Gecenin sessizliği yüzünü gösteriyordu artık. İnsanlar derin uykularındayken, onun gibi hala uyanık, bir grup insan vardı. Hepsi de aslında ortak bir nedenden dolayı bu saatte ayaktaydılar. Tek bir neden&#8230; Kalabalıktan uzaklaşıp yalnız kalabilmek, yalnızlıklarının içinde kaybolabilmek için gecenin o derin sessizliği onlar için çok iyi bir fırsattı. Yalnız kalmanın da bir adabı vardı oysa ki. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/hissizlikler/">Hissizlikler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Gecenin sessizliği yüzünü gösteriyordu artık. İnsanlar derin uykularındayken, onun gibi hala uyanık, bir grup insan vardı. Hepsi de aslında ortak bir nedenden dolayı bu saatte ayaktaydılar. Tek bir neden&#8230; Kalabalıktan uzaklaşıp yalnız kalabilmek, yalnızlıklarının içinde kaybolabilmek için gecenin o derin sessizliği onlar için çok iyi bir fırsattı.</p>
<p>Yalnız kalmanın da bir adabı vardı oysa ki. Yalnız kaldın mı öyle bir kaç saatliğine olmamalıydı bu. Ölümüne yalnız olunmalıydı en hasından yalnız kalmak için. İşte O da en kralından yalnız olanlardandı! Yalnızlığı belki kendi seçmişti belki de kaderinin O&#8217;nun için ağlarını örüş şekli buydu bilmiyordu. Bildiği bir şey varsa o da insanların arasında hiç anlamadığı sebeplerden dolayı kendisini fazlalık gibi farklıymış gibi hisssetmesiydi. O&#8217;nun için her gün bir öncekinin aynısıydı; yeni güne uyanmak istemez, geceleri ise yatamazdı. Fakat bir gün sanki her şey tersine dönmüş, o hiçbir şey hissedemeyen insan bir anda hayata karşı umutla dolmuştu. Sabah erken uyanmış, parlayan güneşin ısıtmaya başladığı pazar gününde dışarı çıkıp o hep planladığı, evinin yakınındaki yemyeşil ağaçlarla donanmış parkta yürüme eylemine başladı. Arkadan bir sesin adını seslendiğini işitti fakat hiç oralı olmadı ve yürümesine devam etti. Birkaç saniye sonra adını seslenen ses daha da yaklaştı ve dönüp sesin geldiği yöne baktı. O an içinde sanki bir çocuk uyanmıştı, küçük çocuğun heyecanıyla kalbinin yerinden çıkacağını hissetti. İnanamıyordu ama gördüğü doğruydu. O&#8217;nu çağıran ses, üniversitedeyken bir türlü derslerini vermemesinin ve okulu bitirmemesine neden olan, gözlerinde hayat bulduğu tek insandı. Uzun zaman geçmişti okulun üzerinden, uzunca sohbet edip konuştular. Kız okul bitince bir işe başlamış ve iş yerinden tanıştığı birisiyle evlenip mutlu bir yuva kurmuştu. Hiç şaşırmamıştı kızın hayatının bu şekilde olmasına çünkü sadece kızın değil herkesin hayatı bu şekilde sonuçlanıyordu. Asıl şaşırdığı kendisiydi ve tabi ki hayatı. Çünkü O okulu kendisini hiçbir zaman fark etmeyen birisi için uzatıp bitiremeyince en sonunda bırakmıştı. Hiçbir yerde barınamamış, sürekli iş değiştirip durmuştu.Şu an ise işsiz ve yalnızdı. Kız kendi hayatını anlattıkça kendisinin diğer insanlardan neden farklı olduğunu anlamaya başlamıştı. Çünkü diğer insanlar büyüdükçe düzenli hayatları olan ve kazanan insanlar olmuşlardı. Onun ise büyüdükçe hayatı daha da düzensizleşmiş ve sürekli kaybettiği bir duruma dönüşmüştü. Kızın yanından ayrılıp evinin yolunu tuttu. Hiç oyalanmadan hızlıca kendisini tek huzurlu hissettiği evine kapattı. Böylece uzun zamandır hissetmediği heyecanın ne demek olduğunu anladı. O his aslında koca bir yalandı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/hissizlikler/">Hissizlikler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/hissizlikler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3958</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
