<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Elgin Avşar &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/elgin-a/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Nov 2016 21:41:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>İntihar Güzellemesi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/intihar-guzellemesi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/intihar-guzellemesi/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 09 Nov 2016 08:30:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Elgin Avşar]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5887</guid>
				<description><![CDATA[<p>Mutlu bir sabaha uyanmıştı oysa. Nedensizce mutluydu hem de, tuhaf bir enerji vardı üzerinde. Kahvaltı yaparken televizyonu açtı haberlere bakmak için. Aslında haberleri merak ettiği yoktu da hava durumu, trafik gibi bilgilere denk gelirse seviniyordu. Yıllar önce, şu an izlediği haberlerden herhangi birine denk gelse değişik duygulanımlar yaşayabilirdi ama alışmıştı artık. Kadın cinayetleri ve savaş [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/intihar-guzellemesi/">İntihar Güzellemesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Mutlu bir sabaha uyanmıştı oysa. Nedensizce mutluydu hem de, tuhaf bir enerji vardı üzerinde. Kahvaltı yaparken televizyonu açtı haberlere bakmak için. Aslında haberleri merak ettiği yoktu da hava durumu, trafik gibi bilgilere denk gelirse seviniyordu. Yıllar önce, şu an izlediği haberlerden herhangi birine denk gelse değişik duygulanımlar yaşayabilirdi ama alışmıştı artık. Kadın cinayetleri ve savaş haberlerine denk gelirse küfür ederdi yalnızca. Yıllar içinde küfrün de bir tepkiselliği kalmamıştı.</p>
<p>Giyindi ve evden 10 dk erken çıktı. Bu enerjisine kendisi bile şaşırmıştı. Yolda arabasıyla giderken bir anda trafik başladı. Anlaşılan kaza olmuştu, hayra alamet değildi bu trafik. Üstelik bir damla yağmur yağmamıştı. Dura dura ilerlerken kazanın olduğu yere geldi. 3 araç birbirine girmişti. Bir sürü ölü olmalıydı. Oradan sonra trafiğin seyri normale döndü. Yine de geç kalmıştı işe ve trafikte bütün enerjisi bitmişti. Hemen ofisine geçip çalışmaya başladı. Proje teslim tarihleri yaklaşıyordu. Bilgisayarını çalıştırdı ve kendine gelebilmek için birkaç oyun oynamaya karar verdi. İlk oyunu oynarken geç kaldığı için onu azarlamaya gelen müdürüne yakalandı ve iki kat fırça yedi. Anlaşılan bu şirkette çalışmaya devam etmesi bu saatten sonra işkenceden farksız olacaktı. Neredeyse 7 yıldır böyle düşünüyordu ama bir şey yaptığı yoktu. Hatta geçen senelere kadar azarlanmaktan zevk aldığını düşünüyordu.</p>
<p>İş çıkışı eve geri döndü ve ılık bir duş alıp uyumaya karar verdi. Duştan sonra uyumak için yastığa kafasını koyar koymaz üst kattan gelen çığlıklarla irkildi. Üst komşunun karısını dövdüğünü ve bu gürültüyle uyuyamayacağını hemen anladı. Aslında şiddete karşıydı ama onlar aileydi ve aralarına giremezdi. Birkaç küfür edip kendisini dışarı attı. Yolda dilenen çocuklara ise bakmıyordu artık. Ya da karnı aç olan, ya da bir şeyler satmaya çalışan çocuklara&#8230; Biliyordu çünkü, alayı zengindi onların! Aslında bilmiyordu ama duymuştu bir yerlerden. Bacağına yapışan ve mendil satmak isteyen küçük kız &#8220;Almayacaksan karnımı doyursana!&#8221; dediğinde, &#8220;Dilenme, çalış!&#8221; demişti bir keresinde. Çalışmak çok önemliydi çünkü ona göre. Küçücük kızın ne işte çalışabileceğini hiç düşünmemişti. Hala da aynı sözleri söyleyeceğini düşünürdü.</p>
<p>Hikayemizin kahramanı hakkında bildiğimiz başka bir şey yok. Sadece hayatı boyunca değişik hiçbir şey yapmadığını ve 5 yıl sonra intihar ettiğini biliyoruz. Kendisini hikaye yapan kısım da bu. Ne cinsiyetini ne yaşını biliyoruz. Ama ne kadar yalnız ve sorgulamayan bir insan olduğunu biliyoruz. Ne kadar renksiz bir kişiliği olduğunu biliyoruz. Böyle bir insan intihar gibi eylemi gerçekleştirme cesaretine nasıl sahip oldu? Ya da tüm hayatı gibi sorgulamadan mı ihtihar etti? İşte beni meraklandıran soru bu!</p>
<p>Kafka bu konuda; &#8220;Ölüm arzusu, bilgeliğe kavuşulduğunun ilk belirtisidir. İçinde bulunulan yaşam katlanılmazdır, başka bir yaşam ise, ulaşılamaz. &#8221; demeseydi bu hikayenin cevapsız sonunu hiç merak etmezdim. Belki de kahramanımız o kadar bilgeydi ve o kadar sorgulayan bir insandı ki hiçbir şeyi eyleme dönüştüremiyordu. Yoksa bir hayat koca bir yalnızlıkla nasıl geçebilir?</p>
<p>Yoksa hepimiz mi hikayenin kahramanıyız? Dostlarımızın arasında bile yalnız hissederken, hiçbir şeye şaşırmıyor, tepki vermiyorken ve dahası hayatlarımızı çok güzel gibi pazarlamaya çalışıyorken&#8230; Kahramanımız belki de o kadar bilgeydi ki, bunların hiçbirisine ihtiyaç duymadı. Zaten yalnızdı, sıkıcı ve sıradandı. Bunları bilerek yaşadı ve kendini öldürmek istedi. Ne dersiniz, belki de bizlerden sıkılmıştır&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/intihar-guzellemesi/">İntihar Güzellemesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/intihar-guzellemesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5887</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kelebekler Öldü, Farkında Mısın?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kelebekler-oldu-farkinda-misin/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kelebekler-oldu-farkinda-misin/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 11 Jun 2016 09:30:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Elgin Avşar]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3998</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kelebekler öldü, farkında mısın? Onları öldürmek istememiştim, gerçekten! Seni suçladığımı nereden çıkardın? Benim içimde yaşıyorlardı ya! Sen öldürmezsin ki, değil mi? Hani görevin sindirmekti? Yoksa kelebeklerimi de mi sindirdin? Ben, hayır, isteyerek yapmadım… Ben istediğim için mi yaptın? Sana kalsa onları sonsuza kadar taşırdın. Hiç de bile! O kelebekler bana O’ndan kalmıştı, nasıl yaptın bunu? [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kelebekler-oldu-farkinda-misin/">Kelebekler Öldü, Farkında Mısın?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kelebekler öldü, farkında mısın?</p>
<ul>
<li>Onları öldürmek istememiştim, gerçekten!</li>
</ul>
<p>Seni suçladığımı nereden çıkardın?</p>
<ul>
<li>Benim içimde yaşıyorlardı ya!</li>
</ul>
<p>Sen öldürmezsin ki, değil mi? Hani görevin sindirmekti? Yoksa kelebeklerimi de mi sindirdin?</p>
<ul>
<li>Ben, hayır, isteyerek yapmadım…</li>
</ul>
<p>Ben istediğim için mi yaptın?</p>
<ul>
<li>Sana kalsa onları sonsuza kadar taşırdın.</li>
</ul>
<p>Hiç de bile! O kelebekler bana O’ndan kalmıştı, nasıl yaptın bunu?</p>
<ul>
<li>Unutmalısın! Bak kalbin bile nasıl sinirlendi, duyuyor musun atışını?</li>
</ul>
<p>Evet, hatta O’ndan o kadar nefret ediyordu ki, O’nu her gördüğümde aynı böyle atıyordu!?</p>
<ul>
<li>Delirmişsin sen!  Beynin bile O’nu yok etmeye çalışıyor ümitsizce, unut artık!</li>
</ul>
<p>Ne güzel sohbetin varmış senin! Bir mideden ancak bu beklenir gerçi! Sen hep sindirip dönüştürürsün, hiç sevmez misin sen? Aylardır kelebeklerleydin, onları da mı sevmedin?</p>
<ul>
<li>Çok uçuşuyorlardı, hiç sözümü dinlemediler!</li>
</ul>
<p>Bu yüzden mi öldürdün zavallıları? Katilsin sen!</p>
<ul>
<li>Onların ömrü 1 gün yahu! Aylarca yaşadılar sırf senin için. Elbet bir gün öleceklerdi.</li>
</ul>
<p>Elimde olsa onlarla sonsuza kadar yaşardım.</p>
<ul>
<li>O’na bıraktığın kelebekler de öldü. Hem de haftalar önce!</li>
</ul>
<p>Kalbimi acıtıyorsun, sus artık! Artık sindiremeyeceğin ne varsa yiyeceğim, ya da hiç yemeyeceğim, görürsün sen!</p>
<ul>
<li>Biz düşman olmamalıyız, üstelik beynin her şeyi unuttuğunda sen de bana hak…</li>
</ul>
<p>SUS!</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kelebekler-oldu-farkinda-misin/">Kelebekler Öldü, Farkında Mısın?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kelebekler-oldu-farkinda-misin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3998</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kafka’nın Diyeti</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kafkanin-diyeti/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kafkanin-diyeti/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 06 Jun 2016 08:38:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Elgin Avşar]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Franz Kafka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3918</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kafka’nın etkileri günümüzde hala hissediliyor. Ancak onun hakkında yapacağınız ufak bir araştırma, kafanızı karıştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Kafka uzmanlarının bile söylemeye çekindiği/aydınlatmadığı pek çok gerçek var. Kafka’yı deştikçe hakkında daha çok şey öğrenir, okumaktan daha çok zevk alırsınız. Herhangi bir hikayesindeki ufacık bir detay bile sizin için anlamlı olur. Bir bütünün parçasıdır artık o [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kafkanin-diyeti/">Kafka’nın Diyeti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kafka</strong>’nın etkileri günümüzde hala hissediliyor. Ancak onun hakkında yapacağınız ufak bir araştırma, kafanızı karıştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Kafka uzmanlarının bile söylemeye çekindiği/aydınlatmadığı pek çok gerçek var. Kafka’yı deştikçe hakkında daha çok şey öğrenir, okumaktan daha çok zevk alırsınız. Herhangi bir hikayesindeki ufacık bir detay bile sizin için anlamlı olur. Bir bütünün parçasıdır artık o ya da kartopu gibi ilerledikçe büyüyen bir lanettir, etkisinden kurtulamazsınız. Kafka işte bu yüzden önemlidir.</p>
<p>Bu yazı, onun bir parçası hakkında. <strong>Kafka</strong>’nın beslenme alışkanlığı&#8230; Bu konuda yazmak, en azından Kafka okumayanlar için kulağa komik geliyor olabilir ve tabii ki komik değildir! Şunu belirterek başlayayım. Kafka bir vejetaryendi. Küçük yaşlardan itibaren hazımsızlık sorunu çekmişti ve bu durumun ağır et yemeklerinden kaynaklandığını düşünüp vejetaryen olmaya karar vermişti. Ancak Kafka’nın vejetaryen yaşamı tercih etmesi hazımsızlık sorununun önüne geçemedi. Bu yüzden, sağlıklı kalabilmek adına çeşitli yöntemler uygulamıştır. Bunlardan biri her besini değişik ritim ve sürelerde çiğnemeyi savunan Fletcher yöntemiydi. Dakikalarca çiğnenen besin midede daha iyi öğütülüyor ve hazımsızlık sorununun önüne geçiyordu. Diğeri ise, Müller’in beden eğitimi yöntemi. Bu yöntem yetişkin kişilerin her gün uygulayacağı hareketleri kapsıyordu ve Kafka her sabah penceresinin önünde yarı çıplak bir şekilde bu hareketleri yapıyordu.  Bunların yanı sıra “Göçmen Kuşlar” hareketine katılan Kafka, doğada azami giysilerle uzun yürüyüşlere çıkardı.</p>
<h2>Franz Kafka</h2>
<p><em>Kafka</em> doğal olma takıntısına sahipti ve bu yüzden meyve/sebzeleri çiğ tercih eder, hatta sütü bile çiğ olarak içerdi. Bu durumun Kafka’nın veremine yani ölümüne sebep olmadığını kim bilebilir? Yukarıda yazdığım alışkanlıklarını verem sonrasında, hatta son zamanlarına kadar sürdürdü.  Çiğ sebze, meyveleri Fletcher yöntemiyle yiyor, çay, kahve çikolata gibi zararlı gördüğü besinleri tüketmiyordu. Ancak bu beslenme yöntemi, sağlıklı olma çabasının ötesindedir. <u>Kafka</u>, iktidarla olan kavgasını hayatının bu alanına da taşımış, toplumsal alışkanlığı reddetmiştir. Çünkü beslenme, iktidarın topluma öğrettiği ya da dayattığı davranışlarla oluşur. Freudcu görüşe göre ise aileye, özellikle de babaya karşı çıkmaktan kaynaklanır bu davranış. İster aileye, ister iktidara olsun, Kafka’nın beslenme alışkanlığının sağlık sorunlarından ziyade, bir karşı çıkış olduğu kesindir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kafkanin-diyeti/">Kafka’nın Diyeti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kafkanin-diyeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3918</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
