<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Cemre Düzgün &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/yazar/cemreduzgun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Nov 2016 19:22:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Vazgeçmedim</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/vazgecmedim/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/vazgecmedim/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 01 Dec 2016 11:30:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Cemre Düzgün]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6206</guid>
				<description><![CDATA[<p>Vazgeçmedim, vazgeçemedim, geçmedim. Çok denedim yapamadım. Acısını çektim, sefasını da sürdüm. Ama o acı o kadar yoğundu ki, vazgeçmeyi denetti. O kadar zor ki o kararı almak, o bile içindeki sırça saraylarını yıkıyor  insanın. O kararı vermek ama uygulayamamak belki dünyanın en zor şeyi. Canın acısı ayrı, ona da dair ümitlerini bitirmek, sonra o ümitleri [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/vazgecmedim/">Vazgeçmedim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Vazgeçmedim, vazgeçemedim, geçmedim. Çok denedim yapamadım. Acısını çektim, sefasını da sürdüm. Ama o acı o kadar yoğundu ki, vazgeçmeyi denetti. O kadar zor ki o kararı almak, o bile içindeki sırça saraylarını yıkıyor  insanın. O kararı vermek ama uygulayamamak belki dünyanın en zor şeyi. Canın acısı ayrı, ona da dair ümitlerini bitirmek, sonra o ümitleri tekrar yeşertmek en zor süreçler. Kaç gece ağladım senin yüzünden ama tekrar ayağa kalkıp sana gülümseyebildim. Ben güçsüz değilim adam olmadım. Senin tanıdığın diğer insanlar gibi en ufak zorluklarda kaçmadım senden, ben başa çıktım, başa çıkamayacağı düşündüğüm konularda bile sana belli etmeden içimde savaşlar verdim, ben sağ çıktım anlatabildim mi? Kalkıp, toparlandım. Ben derdimi kimseye anlatamazken bile ayağa kalktım. Peki sen farkına vardın mı? Hiç sanmıyorum. Ben hala buradayım savaşmaya devam ediyorum, devam edeceğim. İçimde sana olan ümitlerim var olduğu sürece düşüp düşüp kalkacağım, sen beni düşürsen de, kalkmama yardım etmesen de, canımı acıtsan da, ağlatsan da, ben savaşacağım. Demiyorum ki bu dünyanın en büyük aşkı, ama benim için en büyük aşk. Ben kimse için bu kadar direnmezken senin için direndim. Sen beni küçük görebilir, hafife alabilirsin, dalga geçebilirsin. Farkında olsan bunların ayakta alkışlamaktan ellerin ayakların şişer biliyorum. Belki daha önce bu kadar sevilmedin o yüzden sana imkansız geliyor ya da ne bileyim yalan söylediğimi düşünüyorsun, ama herkese kolayca yalan söyleyebilen ben sana yalan söylemedim. Aslında o kadar kolaydı ki vazgeçmek ben kendimi zora koştum direnerek, oysa vazgeçmek için fazlasıyla yeterli geçerli sebeplerim var benim. Senin o kırılmayan inadını kırdım ben, o tabularını yıkmaya çalıştım belki yaptım belki yapamadım ama çalıştım. Şimdi söyle nasıl vazgeçeyim ben, sevmeyi öğrendiğim öğrettiğim adamdan nasıl ne sebeple vazgeçeyim. Her şeyim dediğim adama nasıl hiçbişeyim muamelesi yapayım. Tekrar söylüyorum iyi dinle beni ben vazgeçmedim vazgeçemedim, vazgeçmeyeceğim. Burdayım sana dair ümitlerim var bunlar benim için yeterli. Şimdi istediğin kadar saldır, vur, parçala. Yıkılmam</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/vazgecmedim/">Vazgeçmedim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/vazgecmedim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6206</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kalabalık, Kabalık, Kaba</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kalabalik-kabalik-kaba/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kalabalik-kabalik-kaba/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 04 Aug 2016 11:29:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Cemre Düzgün]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4749</guid>
				<description><![CDATA[<p>Geçiş mevsimlerini  oldum olası sevmem,dökülen yapraklar haddinden fazla kalabalık gelirler bana ve rüzgarın sesi de bütün huzurumu kaçırır. Yani anlayacağınız sonbahar benim için sadece sıkıcıdır. Bir de sonbahar bana sürekli sarıyı anımsatır, sarı da benim için arada kalmış bir renktir ya siyah gibi bütün renkleri eritmiştir ne de beyaz gibi  bütün renkleri yansıtabilmiştir. Araftır sarı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kalabalik-kabalik-kaba/">Kalabalık, Kabalık, Kaba</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Geçiş mevsimlerini  oldum olası sevmem,dökülen yapraklar haddinden fazla kalabalık gelirler bana ve rüzgarın sesi de bütün huzurumu kaçırır. Yani anlayacağınız sonbahar benim için sadece sıkıcıdır. Bir de sonbahar bana sürekli sarıyı anımsatır, sarı da benim için arada kalmış bir renktir ya siyah gibi bütün renkleri eritmiştir ne de beyaz gibi  bütün renkleri yansıtabilmiştir. Araftır sarı kısacası. Benim işin siyahla bütün insanları eritip kendi sevgili yalnızlığımın değeri anlamış biriyim. Böyle de çok iyiyim hem nesi var ki yalnızlığın. Affedersini yalnız dedim ama saatimin tik takları dışında evet tamamen yalnızım. Hem bana kafamın içindeki sinir bozucu papağının kulak tırmalayan sesi yetiyor bile. Ne söylediğini soracaksınız &#8216;Acımazsızsın&#8217; diyor hem de her saniye, her salise. Beni anlamanız için sizin de kafanızın için de sürekli size &#8216;Acımazsızsın&#8217; diyen bu papağan gibi bir papağan olmalı. İşte o zaman sizinle oturup uzun uzun hasbihal edebiliriz.</p>
<p>Evet, şu acımazlık konusuna gelirsek; hayır efendim değilim. Ben sadece daha fazla üzülmemek için gerekli önlemleri alıp canımı yakanları kendimden uzaklaştırdım. Şimdi olsa yine yaparım, pişman değilim, belki sadece yöntem değiştiririm ama eminim yine yaparım. Beni yanlış anlamayın ben hep böyle değildim, yalnızlığa itildim.bu bir seçim değil, zorlama anlayacağınız. Ama şunu fark ettim canın yansın istemiyorsan önce davranıp sen can yakacaksın ki kimse senin canını yakmaya teşebbüs edemesin yoksa açık hedef haline gelirsin. Beni bu hale getiren sevgili dostlarıma pardon dost sandıklarıma teşekkürü de borç bilirim, zira onlar olmasalar dı ben bu kadar güçlü olamazdım. Beni dünyada iyi insan olduğunu düşünmeme izin verecek kadar kuşkuda bırakmadılar, yani o kadar inandım ki kötü insanların sadece var olduğuna. Var olabilmek için acımasız oldum, bu aynı zamanda bir varoluş mücadelesi. Şimdi gidip onlara sorsak vakti zamanında o sevgi pıtırcığının, her şeye göz yummayan minik kanaryanın gittiğini söylerler. Hayır ben bir yere gitmedim burdayım. Ama sadece benim her şeyi olduğu gibi kabul ettiğim gördüm. Onlar beni olduğum gibi kabul etmediler. Ben onlara göre sadece güzel güzel şakıyan bir bülbül olmalıydım. Düzenlerini bozdum. Oysa ben sadece bir bülbül değildim ki, bazen gamlı bir baykuş, bazen harabalerde gezen bir güvercin, bazen simit attığınız o martı, bazen leş bekleyen bir akbaba, bazen de yalnız kalmak zorunda olan bir kartaldım. Beni yontup yontup şekle sokabilecekleri bir kukla sandılar, hayır ben basit bir kukla değilim. Çünkü kuklaların duyguları, fikirleri, hisleri yoktur; ama benim var.</p>
<p>Elimdeki bardağı duvara fırlattım ve parçalarının tenime değmesine izin verdim, o da parçalanmıştı kalbim gibi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kalabalik-kabalik-kaba/">Kalabalık, Kabalık, Kaba</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kalabalik-kabalik-kaba/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4749</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
