<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	
	>
<channel>
	<title>
	Mevlânâ Neden Topluma Yabancıydı? yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/mevlana-neden-topluma-yabanciydi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com/mevlana-neden-topluma-yabanciydi/</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 06:07:16 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
			<item>
				<title>
				Yazar: Ümit				</title>
				<link>https://www.sanatduvari.com/mevlana-neden-topluma-yabanciydi/#comment-175</link>
		<dc:creator><![CDATA[Ümit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Feb 2016 15:49:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2438#comment-175</guid>
					<description><![CDATA[Berrin hanım, yorum için öncelikle teşekkürler.
Dinler için bir noktaya değinmek istiyorum. Devlet tekeline giren her din özünü kaybeder. Çünkü o andan sonra kan emici sultanların bir piyonu haline gelir. 
Hıristiyanlık 400 yıl kaçarak, gizlenerek varoldu ama nihayetinde Roma&#039;ya teslim oldu. Roma, atadığı Papa&#039;yla artık dini bir kurum haline getirdi. Bizdeki mantık da bira böyleydi. Muhalif bütün Alevi dergâhları, tekkeler kapatıldı, sünni kesim ise Diyanet kurumuyla teslim alındı ve imamlar memurlaştırıldı. 
İslamiyet&#039;in Muhammed peygamber döneminde toplumcu olduğunu, sizin de dikkat çektiğiniz gibi ben de kabul ediyorum. Arap kabile reislerine başkaldırarak yaydı Muhammed bu dini. Ama ne yaptı? Medine İslam Devleti&#039;ni kurdu. Hıristiyanlığın 400 yıl iyi-kötü kaçındığını Muhammed çok erken yaptı. Mümkün mertebe toplumcu içeriğini korumaya çalışarak...

Şems&#039;in Batınî olduğu artık sır değil. Hatta Alamut&#039;tan bunun için gönderildiği, bizzat Rûmî&#039;yi -Mevlânâ- kendine çekmek için geldiği biliniyor. Çünkü o dönem Anadolu gerçekten karışık. Mevlânâ da bilinen bir şahsiyet. Böyle birini kendi saflarına çekmek, o zatın hitap ettiği kitleyi de çekmek demek olacaktı. 
Diğer isimlerini zikrettiğiniz Ahi Evran, Hoca Nasreddin de bunlardan birkaçı. Hatta &#039;&#039;Ahi&#039;&#039;, &#039;&#039;kardeş&#039;&#039; demektir. Kurduğu loncanın böyle bir derin manası var. Ahi teşkilatını &#039;&#039;Kardeşler teşkilatı&#039;&#039; olarak anlamak mümkün. Zira Ahi Evran&#039;da da Batınî bir kimlik var. Tüm bunlar arasında Moğol mezalimine en sessiz kalan benim bildiğim yine sadece Mevlânâ&#039;dır. 

Doğrudur, Nasreddin Hoca&#039;yı öldürtenin Mevlânâ olduğu rivayet edilir. 
Bu da Mevlânâ&#039;ya kâr kalmaz ama. Mevlânâ&#039;nın oğlu Alaadin de ardından sır bir şekilde öldürülür.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Berrin hanım, yorum için öncelikle teşekkürler.<br />
Dinler için bir noktaya değinmek istiyorum. Devlet tekeline giren her din özünü kaybeder. Çünkü o andan sonra kan emici sultanların bir piyonu haline gelir.<br />
Hıristiyanlık 400 yıl kaçarak, gizlenerek varoldu ama nihayetinde Roma&#8217;ya teslim oldu. Roma, atadığı Papa&#8217;yla artık dini bir kurum haline getirdi. Bizdeki mantık da bira böyleydi. Muhalif bütün Alevi dergâhları, tekkeler kapatıldı, sünni kesim ise Diyanet kurumuyla teslim alındı ve imamlar memurlaştırıldı.<br />
İslamiyet&#8217;in Muhammed peygamber döneminde toplumcu olduğunu, sizin de dikkat çektiğiniz gibi ben de kabul ediyorum. Arap kabile reislerine başkaldırarak yaydı Muhammed bu dini. Ama ne yaptı? Medine İslam Devleti&#8217;ni kurdu. Hıristiyanlığın 400 yıl iyi-kötü kaçındığını Muhammed çok erken yaptı. Mümkün mertebe toplumcu içeriğini korumaya çalışarak&#8230;</p>
<p>Şems&#8217;in Batınî olduğu artık sır değil. Hatta Alamut&#8217;tan bunun için gönderildiği, bizzat Rûmî&#8217;yi -Mevlânâ- kendine çekmek için geldiği biliniyor. Çünkü o dönem Anadolu gerçekten karışık. Mevlânâ da bilinen bir şahsiyet. Böyle birini kendi saflarına çekmek, o zatın hitap ettiği kitleyi de çekmek demek olacaktı.<br />
Diğer isimlerini zikrettiğiniz Ahi Evran, Hoca Nasreddin de bunlardan birkaçı. Hatta &#8221;Ahi&#8221;, &#8221;kardeş&#8221; demektir. Kurduğu loncanın böyle bir derin manası var. Ahi teşkilatını &#8221;Kardeşler teşkilatı&#8221; olarak anlamak mümkün. Zira Ahi Evran&#8217;da da Batınî bir kimlik var. Tüm bunlar arasında Moğol mezalimine en sessiz kalan benim bildiğim yine sadece Mevlânâ&#8217;dır. </p>
<p>Doğrudur, Nasreddin Hoca&#8217;yı öldürtenin Mevlânâ olduğu rivayet edilir.<br />
Bu da Mevlânâ&#8217;ya kâr kalmaz ama. Mevlânâ&#8217;nın oğlu Alaadin de ardından sır bir şekilde öldürülür.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Berrin				</title>
				<link>https://www.sanatduvari.com/mevlana-neden-topluma-yabanciydi/#comment-170</link>
		<dc:creator><![CDATA[Berrin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2016 19:07:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2438#comment-170</guid>
					<description><![CDATA[Kelimeleri yazarken hatalar yapmışım,yanlış yazmışım.Özür dilerim.Umarım anlaşılırım.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kelimeleri yazarken hatalar yapmışım,yanlış yazmışım.Özür dilerim.Umarım anlaşılırım.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Berrin				</title>
				<link>https://www.sanatduvari.com/mevlana-neden-topluma-yabanciydi/#comment-169</link>
		<dc:creator><![CDATA[Berrin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2016 19:05:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2438#comment-169</guid>
					<description><![CDATA[Yazınızı ilgiyle okudum. Mevlana&#039;nın felsefesi gerçekten de bireyseldir. Aslında bu durum İslamiyete de terstir. İslamiyet toplumcudur. Basit örnekle &#039;çoğalın&#039; der. Oysa Hristiyanlıkta bu yoktur. Mesela evlilik olayına karşıdırlar; katolik papazlar evlenemezler bu yüzden. En önemlisi İslamiyette köşeye çekilme, çile çekme olayı yoktur. Hristiyanlıkta vardır. Fakat biz bunu Mevlana&#039;da görürüz! Yanlış hatırlamıyorsam 40 gün kadar bir hücrede kaldı. Ama sonraları ben bunu bir müridiyle beraber (iki kişi olmuşlar) kaldığını bir yerlerden okumuştum. Her ne olursa olsun bu bir çile çekme eylemdir. Neyse! 
Mevlana&#039;nın felsefesinin  sizinde bahsettiğiniz gibi batini olması muhtemeldir zira tamamen Humanizm felsefesi ile benzerlikleri vardır. Ayrıca Mevlana&#039;nın bir sözü vardır ki (şimdilerde onun sözü olmadığı da söyleniyor) &#039;&#039;kim oluşan ol yine gel.. İster putperest ol .....&#039;&#039; diye söylediği söz de biraz Batinilik vardır. Şöyle: Tanrı tüm yarattıklarının içinde en çok insanı sevmiş. Nedeni ise bilme gücünü (akıl) vermesiymiş. Dolayısıyla insan yaradılışta Allah&#039;ın bir paçasını da taşımış oluyor. İşte bu yüzden de Mevlana sevgi ile çağırıyor, yaratandan ötürü herkesi seviyor. Aynı görüşü biz Hacı Bektaş Veli&#039;de de görürüz. Bu da neyse!!
Gelelim çevresiyle politik bağının olmayışına; var! Yazınızda Moğollardan bahsediyorsunuz. O dönem Moğol baskınlarının olduğu dönem. Hatta Hoca Nasrettin&#039;in  falan yaşadığı dönem. Dolayısıyla Moğol emperyalizmine kaşı direnişlerin olduğu dönem. Hatta Hoca Nasrettin&#039;ini, Ahilerin çalışmalarını ilk sivil toplum örgütlenmesi olarak da nitelendirebiliriz.Ama ne yazık ki Mevlana çarçabucak Moğolları kabul ediyor. Hatta direnenlere de pek kızıyor... Hatta Hoca Nasrettin&#039;in ve kendi oğlunun katili(1261) bile olduğu bazı yerlerde iddia ediliyor.
Selamlar.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazınızı ilgiyle okudum. Mevlana&#8217;nın felsefesi gerçekten de bireyseldir. Aslında bu durum İslamiyete de terstir. İslamiyet toplumcudur. Basit örnekle &#8216;çoğalın&#8217; der. Oysa Hristiyanlıkta bu yoktur. Mesela evlilik olayına karşıdırlar; katolik papazlar evlenemezler bu yüzden. En önemlisi İslamiyette köşeye çekilme, çile çekme olayı yoktur. Hristiyanlıkta vardır. Fakat biz bunu Mevlana&#8217;da görürüz! Yanlış hatırlamıyorsam 40 gün kadar bir hücrede kaldı. Ama sonraları ben bunu bir müridiyle beraber (iki kişi olmuşlar) kaldığını bir yerlerden okumuştum. Her ne olursa olsun bu bir çile çekme eylemdir. Neyse!<br />
Mevlana&#8217;nın felsefesinin  sizinde bahsettiğiniz gibi batini olması muhtemeldir zira tamamen Humanizm felsefesi ile benzerlikleri vardır. Ayrıca Mevlana&#8217;nın bir sözü vardır ki (şimdilerde onun sözü olmadığı da söyleniyor) &#8221;kim oluşan ol yine gel.. İster putperest ol &#8230;..&#8221; diye söylediği söz de biraz Batinilik vardır. Şöyle: Tanrı tüm yarattıklarının içinde en çok insanı sevmiş. Nedeni ise bilme gücünü (akıl) vermesiymiş. Dolayısıyla insan yaradılışta Allah&#8217;ın bir paçasını da taşımış oluyor. İşte bu yüzden de Mevlana sevgi ile çağırıyor, yaratandan ötürü herkesi seviyor. Aynı görüşü biz Hacı Bektaş Veli&#8217;de de görürüz. Bu da neyse!!<br />
Gelelim çevresiyle politik bağının olmayışına; var! Yazınızda Moğollardan bahsediyorsunuz. O dönem Moğol baskınlarının olduğu dönem. Hatta Hoca Nasrettin&#8217;in  falan yaşadığı dönem. Dolayısıyla Moğol emperyalizmine kaşı direnişlerin olduğu dönem. Hatta Hoca Nasrettin&#8217;ini, Ahilerin çalışmalarını ilk sivil toplum örgütlenmesi olarak da nitelendirebiliriz.Ama ne yazık ki Mevlana çarçabucak Moğolları kabul ediyor. Hatta direnenlere de pek kızıyor&#8230; Hatta Hoca Nasrettin&#8217;in ve kendi oğlunun katili(1261) bile olduğu bazı yerlerde iddia ediliyor.<br />
Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
			</channel>
</rss>
