<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Yeşilçam &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/yesilcam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 23:18:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Anna Biller&#8217;in Viva&#8217;sı ve Hollywood&#8217;dan Öte Hollywood: 60&#8217;lı-70&#8217;li Yılların Ruhu Ve Çılgınlığı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 08 Feb 2017 05:00:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[İf İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[The Love Witch]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7233</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kadınlar için kadın filmleri yapan, bir bağımsız sinema yönetmenlerinden biridir Anna Biller. Filmlerinde kullandığı aşırı çılgın renklerle; kötü ve abartılı oyunculuklara, klişe ve saçma isimlere ve garip peruklara sahip karakterlerin olduğu, feminizmin abartılı ve narsist tarafına mesaj göndermeli, Hollywood&#8217;un bilinenin ötesindeki garip ve saçma tarafına esprili, komik bakış açısıyla ilginç sinema tarzına sahip filmler yapmaktadır [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/">Anna Biller&#8217;in Viva&#8217;sı ve Hollywood&#8217;dan Öte Hollywood: 60&#8217;lı-70&#8217;li Yılların Ruhu Ve Çılgınlığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar için kadın filmleri yapan, bir bağımsız sinema yönetmenlerinden biridir <strong>Anna Biller</strong>.<br />
Filmlerinde kullandığı aşırı çılgın renklerle; kötü ve abartılı oyunculuklara, klişe ve saçma isimlere ve garip peruklara sahip karakterlerin olduğu, feminizmin abartılı ve narsist tarafına mesaj göndermeli, <strong>Hollywood&#8217;</strong>un bilinenin ötesindeki garip ve saçma tarafına esprili, komik bakış açısıyla ilginç sinema tarzına sahip filmler yapmaktadır kendisi.<br />
Bir bakıma, <strong>Biller</strong>&#8216;ın yaptığı filmler bizlere <strong>Yeşilçam</strong>&#8216;ı içindeki absürdlüğü ile hatırlatabilir.</p>
<figure id="attachment_7255" aria-describedby="caption-attachment-7255" style="width: 389px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7255 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg?resize=389%2C567" alt="Three Examples of Myself as Queen" width="389" height="567" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg?w=389&amp;ssl=1 389w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg?resize=206%2C300&amp;ssl=1 206w" sizes="(max-width: 389px) 100vw, 389px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7255" class="wp-caption-text">Three Examples of Myself as Queen</figcaption></figure>
<p><strong>UCLA &#8211; University of California</strong> mezunu olan <strong>Biller</strong>, kendi yazıp yönettiği filmlerinde genellikle ya başrolde ya da küçük rollerde oynamaktadır. İlk kısa filmi olan <strong>Three Examples of Myself as Queen</strong>&#8216;i <strong>1994</strong> yılında çekmiştir ve film eleştirmenler tarafından yüksek notlar almıştır. İlk uzun metrajlı filmi olan <strong>2001</strong> yapımı melodraması <strong>The Hypnotist</strong> ise, <strong>Hollywood</strong>vari dramsallığı ile işlediği konu ve biçimi sebebiyle en beğenilen filmi kabul edilmektedir.</p>
<figure id="attachment_7234" aria-describedby="caption-attachment-7234" style="width: 875px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7234 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg?resize=640%2C437" alt="The Love Witch" width="640" height="437" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg?w=875&amp;ssl=1 875w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg?resize=300%2C205&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7234" class="wp-caption-text">The Love Witch</figcaption></figure>
<p>Son uzun metrajlı filmi olan <strong>The Love Witch </strong>&nbsp;de önümüzdeki <strong>İf İstanbul</strong>&#8216;da,</p>
<ul>
<li><strong>19 Şubat 2017 </strong>saat:<strong>00 </strong>matinesinde<strong> Cinemaximum Budak / CKM Büyük Salon</strong>&#8216;da</li>
<li><strong>24 Şubat 2017 </strong>saat:<strong>30</strong> matinesinde<strong> Cinemaximum Kanyon Salon 9</strong>&#8216;da</li>
<li><strong>26</strong> <strong>Şubat 2017 </strong>saat:<strong>00 </strong>matinesinde<strong> Cinemaximum Kanyon Salon 8</strong>&#8216;de gösterilecektir<em>.</em></li>
</ul>
<p><em>(ve tabii bende heyecanla beklemekteyim&#8230;)</em></p>
<p>Şimdi, üzerine konuşacağımız<strong> 2007 </strong>yapımı <strong>Viva</strong> filmine gelecek olursak eğer, <strong>1972</strong> yılında bir banliyöde yaşayan iki evli çiftin başından geçenler anlatmaktadır.</p>
<figure id="attachment_7253" aria-describedby="caption-attachment-7253" style="width: 1280px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7253 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?resize=640%2C360" alt="Anna Biller" width="640" height="360" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?resize=1024%2C576&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7253" class="wp-caption-text">Anna Biller</figcaption></figure>
<p><strong>Barbi</strong>, işi sebebiyle sürekli şehir dışına çıkmak zorunda olan bir kocaya sahip sıradan bir kadındır. Kocasının yokluğunda kendini çok yalnız hissettiği için kocası ve kendisinin arkadaşları olan <strong>Mark</strong> ve <strong>Sheila</strong> ile zaman geçirmektedir. Kendisini taciz eden patronu, <strong>Barbi</strong>&#8216;nin evli olduğunu öğrenince onu işten atar. Kocasının, kendilerini çok rahat yaşatan bir işi sahip olduğunu söylemsine karşın &nbsp;<strong>Barbi</strong>, sırf kocasını daha sık görebilmek için iş aramaya başlar. Kendisi de başka tip bir heyecan arayan arkadaşı <strong>Sheila</strong> ile bir model ajansına kayıt olmaya karar verirler ve tam o sırada, gittikleri ajansın kapısının önünde tanıştıkları <strong>Mrs. James</strong> sayesinden hiç beklemedikleri bir işe sahip olurlar.<br />
Film, 60&#8217;larda başlayıp 70&#8217;lerin başına kadar devam eden sıradışı deneyimleri ve uç noktalardaki kültür anlayışını, insanların aşırılığa özenme ve beklenmedik tutkularına yenik düşüşlerini gözler önüne sermektedir.</p>
<figure id="attachment_7236" aria-describedby="caption-attachment-7236" style="width: 650px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7236 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg?resize=640%2C271" alt="2007 yapımı Viva filmine gelecek olursak eğer, 1972 yılında bir banliyöde yaşayan iki evli çiftin başından geçenler anlatmaktadır." width="640" height="271" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg?w=650&amp;ssl=1 650w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg?resize=300%2C127&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7236" class="wp-caption-text">2007 yapımı Viva filmine gelecek olursak eğer, 1972 yılında bir banliyöde yaşayan iki evli çiftin başından geçenler anlatmaktadır.</figcaption></figure>
<p>Başrolünde <strong>Biller</strong>&#8216;ın oynadığı <strong>Viva</strong> ve tabi diğer bütün filmleri, yönetmenin hayran olup esinlendiği <strong>Jacques Demy</strong> ve<strong>&nbsp; Josef von Sternberg</strong>&#8216;in filmlerinden esintiler taşımaktadır.</p>
<p>Tabi&nbsp; <strong>Biller</strong>, pek belli olmadığını söylese bile aslında sinemadan anlayan gözlerin kolaylıkla fark edebileceği tanıdık harmanlanmış bir tarza sahiptir. <strong>&#8220;Jacques Demy&#8217;nin Fransız Yeni Dalgası&#8217;nda kendine özgü tarzı ve bakış açısını barındıran Hollywood ruhu, Josef von Sternberg&#8217;in filmlerinde bulunan resimsel zenginliği ve fotografik zanaatkarlığı.&#8221;</strong></p>
<p>Belki kız arkadaşınızla, belki sinematografi ve sergileme dersiniz için güzel bir araştırma ödevi için ya da belki de güzel bir vakit geçirmek adına keyifle izleyebileceğiniz bir film.</p>
<p>Herkese bu eğlenceli filmi tavsiye eder ve iyi seyirler dilerim…</p>
<figure id="attachment_7254" aria-describedby="caption-attachment-7254" style="width: 314px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7254 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg?resize=314%2C570" alt="The Hypnotist" width="314" height="570" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg?w=314&amp;ssl=1 314w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg?resize=165%2C300&amp;ssl=1 165w" sizes="(max-width: 314px) 100vw, 314px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7254" class="wp-caption-text">The Hypnotist</figcaption></figure>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/">Anna Biller&#8217;in Viva&#8217;sı ve Hollywood&#8217;dan Öte Hollywood: 60&#8217;lı-70&#8217;li Yılların Ruhu Ve Çılgınlığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7233</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kalbimizdeki</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kalbimizdeki/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kalbimizdeki/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 28 Jan 2017 13:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Cahit Sıtkı Tarancı]]></category>
		<category><![CDATA[FoxTv]]></category>
		<category><![CDATA[Kalbimdeki Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7118</guid>
				<description><![CDATA[<p>‘Bir dokun, bin ah işit bu kase-i fağfurdan…’ misali neler geçer yüreğimizden neler, söylesek şikayet olur diye sussak da malumunuz ‘aşk ağlatır, dert söyletir’, derler. Size de olur mu eskiye nostaljiye özlem, için için bir hasret duyar mısınız? Rahmetli anneannemin dedemin sabah ezanı için kalkıp testilere su doldurduğu günleri arıyorum. Sanata sarılmamın bir sebebi de [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kalbimizdeki/">Kalbimizdeki</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>‘Bir dokun, bin ah işit bu kase-i fağfurdan…’ misali neler geçer yüreğimizden neler, söylesek şikayet olur diye sussak da malumunuz ‘aşk ağlatır, dert söyletir’, derler. Size de olur mu eskiye nostaljiye özlem, için için bir hasret duyar mısınız? Rahmetli anneannemin dedemin sabah ezanı için kalkıp testilere su doldurduğu günleri arıyorum. Sanata sarılmamın bir sebebi de bu sanırsam, sanatla zamanda yolculuk yapabiliyorum. Eskiler eski diziler bana çocukluğumu hatırlatıyor. Cahit Sıtkı ne güzel der şiirinde Affan Dede’ye para sayıp çocukluğunu satın aldığını, biz ne yapalım geri dönmeyecek olan o masum yıllar çocukluğumuzu yeniden yaşamak için…</p>
<p>Günümüzün dizilerine baktığım zaman ister istemez eskileri yad ediyor ve çok özlüyorum. Çünkü eski dizilerde kendimi sevdiklerimi buluveriyorum. En çok sevdiğim diziler arasında Kuruntu Ailesi ile Bizimkiler geliyordu.  Bu dizilerde en çok sevdiğim görüntülerden biri de kitap ya da gazete okunmasıydı. Kitabın dokunduğu gazete köşe yazılarının tartışıldığı bir dizi bize hep umudu hatırlatıyordu. Gece lambaları eşliğinde okunan kitapları gördüğüm zaman elimden kitabı düşürmek istemezdim.  Bizim evin bir parçası olurlardı, tıpkı aile fertlerimizden biri gibiydiler onlar… Görebilmek için sabırsızlandığımız özlediklerimizdi. Onlarla hayatı farklı yorumladık, kitabı seviyorduk; ama onlarla da daha çok sevdik. Eskilerden çok az güzellikler kaldı.  İşte bunlardan biri de okumak gazete okumak kitap okumak ve bu okunanlar eşliğinde de sohbetler yapmak… Mütevazi sofralar halkın kendisini sıcacık bir aile sofrasında sohbetinde hissettiği mekanlarda evin babası sabah kahvaltısından önce içtiği bir fincan kahve eşliğinde okuduğu gazete ile ne de güzel örnek olurdu. Evin hanımı da gece lambasının gizemli sarı ışığında sürükleyici bir romanın etkili sayfalarında yol alırdı. Eskilerden kalan tatlı anılar olarak kitap okumanın kalması yüreğimi dar ediyor doğrusu. Ne olursa olsun hangi milenyum çağında olursak hangi iletişim krallığını yaşarsak yaşayalım kağıda dokunmak bambaşka güzelliktedir.  Bu duygular eşliğinde bulunduğum kasaba olan Ödemiş Cezaevi mahkumlarının okumak için istedikleri kitap özlemi bana tarifsiz duyguları yaşattı desem yalan olmaz. Kitaba yapılan her türlü hizmetin çok değerli olduğuna inanmaktan öte bu uğurda bir emek de verelim. Okuduğumuz beğendiğimiz evde fazla olan kitaplarımızı paylaşalım. Mümkün mertebe kitaba dokunalım okuyalım örnek olalım ve elbette ki okunması için de seferber olalım. İşte bizlerden kitap bekleyen mahkum arkadaşların talebini göz önünde bulunduralım lütfen, okumanın güzelliğini önce biz tadalım ve de başkalarının da tatması için gayret edelim. Eski dizilerde bir nostalji olarak kalmasın okumak ne olur…</p>
<p>Şu sıralar oh be tıpkı eski diziler gibi sıcacık diyebileceğim bir dizi film keşfettim. Kalbimdeki Deniz, bana eski dizileri anımsattı. Mirat ile Deniz filmin yıldızları… Onları izlemek keyif veriyor çünkü huzur duyuyoruz. Bir zamanların Yeşilçam filmleri gibi geliyor ta yüreğimizde bir yer buluveriyor. Onlar bizlere dürüstlüğü sevgiyi çıkarsızlığı yansıtıp bu güzel değerleri tekrardan öğretiyorlar. Dizide dikkat ediyorum, Ara sıra okunan kitap izlenen haberler paylaşılan güzellikler komşuluğa değer bana derin bir nefes aldırıp çok şükür dedirtiyor. Cumartesi akşamları FoxTv ekranlarında yayınlanıyor. Maaile biz izlemeye kaçırmamaya çalışıyoruz. Çünkü ailece izleyebileceğimiz eski tiyatro ustalarını hatırlatan değerlerimizi paylaşan ender bir yeni dizi film <strong>Kalbimdeki Deniz</strong>…</p>
<p>Her güzel olan şeyin zamanı gelmiş olsun; sanattaki kalite yaşamımızın kalitesi ile yakından ilgilidir, sakın unutmayalım olur mu? Sevgili değerli okurlarımız sanata dokunmak kitaba dokunmak ve onlardan hiç kopmamak dileğiyle, sevgiyle hoşça kalınız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kalbimizdeki/">Kalbimizdeki</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kalbimizdeki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7118</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tarık Akan’ın Kaleminden Tutukluluk Süreci; Anne Kafamda Bit Var</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/tarik-akanin-kaleminden-tutukluluk-sureci-anne-kafamda-bit-var/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/tarik-akanin-kaleminden-tutukluluk-sureci-anne-kafamda-bit-var/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 21 Dec 2016 05:00:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Kurt]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebi Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Can Yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitap eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarık Akan]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6409</guid>
				<description><![CDATA[<p>Tarık Akan, ‘Anne Kafamda Bit Var’ adlı kitabında 1980 darbesinden sonra tutuklu kaldığı süreci anlatıyor. Anne Kafamda Bit Var kitabı, Tarık Akan’ın ilk ve tek kitabı olma özelliğini taşıyor. Anne Kafamda Bit Var Eser, Müjdat Gezen’in Akan’ı rahatlatmak için söylediği “Sana hiçbir şey olmayacak, göreceksin bak. Elini kolumu sallayarak dışarı çıkacaksın.” cümlesiyle başlıyor. Tarık Akan, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tarik-akanin-kaleminden-tutukluluk-sureci-anne-kafamda-bit-var/">Tarık Akan’ın Kaleminden Tutukluluk Süreci; Anne Kafamda Bit Var</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarık Akan</strong>, ‘<em>Anne Kafamda Bit Var</em>’ adlı kitabında 1980 darbesinden sonra tutuklu kaldığı süreci anlatıyor. <strong>Anne Kafamda Bit Var</strong> kitabı, Tarık Akan’ın ilk ve tek kitabı olma özelliğini taşıyor.</p>
<h2>Anne Kafamda Bit Var</h2>
<p>Eser, Müjdat Gezen’in Akan’ı rahatlatmak için söylediği “Sana hiçbir şey olmayacak, göreceksin bak. Elini kolumu sallayarak dışarı çıkacaksın.” cümlesiyle başlıyor. <strong>Tarık Akan</strong>, yaklaşık iki buçuk aylık tutukluluk sürecinde yaşadıklarını oldukça samimi bir üslupla okuyucusuna anlatıyor. Kendini olduğundan farklı göstermeye ihtiyacı yok. Sinirlendiğinde kendini tutamayışını, korkusunu, tedirginliğini olduğu gibi yansıtıyor. Zaten kitabın giriş cümlesinden bile bunu görebiliyorsunuz. Kendinden büyük bir Yeşilçam yıldızı olarak değil de sıradan bir insan gibi bahsediyor Akan. Ne kadar alçak gönüllü olduğunu bir kez daha görebiliyorsunuz. Hücrelerde yanı başında çocukların yediği dayağı, her gün işkenceye götürülen hücre-koğuş arkadaşlarını (kitaba göre kendisi babasının yardımları sayesinde fiziksel işkenceye maruz kalmamıştır, babasının yardımını sonradan öğreniyor.), bir memurun işkenceden dönen çocuğa ölmüş ağabeyinin fotoğrafını göstermesi, çiş kokulu hücrelerde bitlenmesi gibi olaylar, dönemin acı gerçeklerini göz önüne seriyor.</p>
<p>Tarık Akan, <strong>Anne Kafamda Bit Var</strong> kitabını sekiz bölüm ve bir albüm ile tamamlıyor. Kitabın, dördüncü bölümünde tutukluluk sürecine bir ara vererek Yol filmini çekebilmek için sansürden nasıl izin aldığını, çekim esnasında karşılarına çıkan zorlukları anlatıyor. Altıncı bölüm ve sonrasında ise, tutukluluk sürecinin bitişiyle birlikte dışarıda özgürlüğünü elde etmeye çalışırken uğradığı haksızlıkları ve ifadelerin sahteliğini ispatladığı mahkeme sürecinden bahsediyor.</p>
<p><u>Anne Kafamda Bit Var</u> eserini, içimizden birinin sohbet eder gibi anılarını yazdığını düşünerek okursanız hızlıca bitirirsiniz. Evet, yazı dili muhteşem olmayabilir zaten Tarık Akan’da bir edebiyatçı değil, sinema sanatçısı. Bunu göz önünde bulundurmanız faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Kitabı vesile ile de <em>Tarık Akan</em>’ı bir kez daha anıyor ve ışıklar içinde uyumasını temenni ediyorum.</p>
<h3>Anne Kafamda Bit Var Künyesi</h3>
<ul>
<li>Kitap Adı: Anne <strong>Kafamda Bit Var</strong></li>
<li>Yazar: <strong>Tarık Akan</strong></li>
<li>Kapak Tasarım: Ayşe Çelem Design</li>
<li>Yayınevi: Can Yayınları</li>
<li>İlk baskı: 2002</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tarik-akanin-kaleminden-tutukluluk-sureci-anne-kafamda-bit-var/">Tarık Akan’ın Kaleminden Tutukluluk Süreci; Anne Kafamda Bit Var</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/tarik-akanin-kaleminden-tutukluluk-sureci-anne-kafamda-bit-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6409</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eyvah! Mahmut Hoca</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/eyvah-mahmut-hoca/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/eyvah-mahmut-hoca/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 05 Dec 2016 13:33:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Belgin Şahin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Adile Naşit]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Portakal Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Hababam Sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[Münir Özkul]]></category>
		<category><![CDATA[SES Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6246</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Her okulda öğretmenlerin de sizin olduğu gibi bir takma adı vardır. Zahmet edip isim aramayın. Bana Kel Mahmut derler. Bu saçları 25 yıllık öğretmenlik hayatımda döktüm”,demişti hababam sınıfında geçirdiği ilk dakikalarda. Hepimizin Mahmut Hocası, hababamın tatlı sert müdür yardımcısı… Yeşilçam’ın dev ismi Münir Özkul Yeşilçam’ın dev ismi Münir Özkul 15 Ağustos 1925’te İstanbul’da dünyaya geldi. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eyvah-mahmut-hoca/">Eyvah! Mahmut Hoca</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>“Her okulda öğretmenlerin de sizin olduğu gibi bir takma adı vardır. Zahmet edip isim aramayın. Bana Kel Mahmut derler. Bu saçları 25 yıllık öğretmenlik hayatımda döktüm”,demişti hababam sınıfında geçirdiği ilk dakikalarda. <em>Hepimizin Mahmut Hocası</em>, hababamın tatlı sert müdür yardımcısı…</p>
<h2>Yeşilçam’ın dev ismi Münir Özkul</h2>
<p><strong>Yeşilçam’ın dev ismi Münir Özkul</strong> 15 Ağustos 1925’te İstanbul’da dünyaya geldi. Tiyatroya daha lise yıllarında merak saldı, hal böyle olunca daha o yıllarda Bakırköy Halkevi’nde tiyatroya başladı.</p>
<p>Tiyatroyu hayatının merkezine almıştı <strong>Münir Özkul</strong> öyle ki Erol Günaydın ile birlikte katıldığı bir televizyon programındaki sohbetinde çok zorlu yollardan geçtiğini belirtmişti çünkü ailesi tiyatro ile ilgilenebilmesi için liseyi bitirmesini şart koşmuştu fakat gençliğin verdiği heyecan ve delilikten ötürü liseyi bitirmesi hayli zaman almış.</p>
<p>Daha sonraları eğitim hayatı az da olsa düzene girdi ve yükseköğrenimini tamamladı aynı zamanda da tiyatro eğitimleri aldı ve bu alanda gelişmeler, büyük başarılar kazandı. Nihayetinde 1948 yılında Ses Tiyatrosu’nda sahnelenen Aşk Köprüsü ile profesyonelliğe kavuştu.</p>
<h2>Münir Özkul “Mahmut Hoca”</h2>
<p>Birçok oyunda rol alan <u>Münir Özkul</u> -hepimizin deyimi ile Mahmut Hoca- o dönemlerde birçok ödüle de layık görüldü. Tiyatronun yanı sıra sinemada da etkinliği 1950 yıllarında başladı. Çoğunlukla Ertem Eğilmez’in filmlerinde rol aldı. O filmlerin isimleri, replikleri hala hepimizin aklında, dilinde…</p>
<ul>
<li>Mavi Boncuk,</li>
<li>Neşeli Günler,</li>
<li>Gülen Gözler</li>
<li>tabi ki Hababam Sınıfı…</li>
</ul>
<p>Hayat verdiği tüm karakterlerle öylesine uyum içerisindeydi ki kimi zaman <em>Yaşar Usta</em> oldu, kimi zaman <em>Mahmut Hoca</em>, kimi zaman <em>Baba Yaşar</em>…</p>
<p>Çoğu filminde Yeşilçam’ın en güzel gülen ve gülerken güldüren kadını Adile Naşit yani hepimizin Hafize Anası ile beraber rol aldı. Böylesi güzel iki insan aynı filmde rol alır da o filmler izlenmez mi…</p>
<h2>Münir Özkul Filmleri</h2>
<p>Yaşamı boyunca 200’den fazla filmde rol aldığı karakterlere can verdi, o sıcaklığı o sevecenliği ile herkesin gönlünde yer edindi. Öyle ki; Sev Kardeşim filmindeki rolü ile Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu seçildi.</p>
<p>Genelde dizi projelerinde pek rol almasa da oynadığı birkaç dizi de oldu. Uzaylı Zekiye, Şaban ile Şirin, Ana Kuzusu…</p>
<h3>Devlet Sanatçısı Münir Özkul</h3>
<p>Beyazperdede hem güldüren hem ağlatan Münir Özkul, 73 yaşında Kültür Bakanlığı tarafından devlet sanatçısı ünvanını aldı.</p>
<p>Bu yıllarda maddi manevi zor zamanlar geçiren <strong>Münir Özkul</strong>, 2003 yılında yakalandığı demans hastalığı sebebiyle evinden çıkmak istemez, kimseyle görüşmek istemez ve hastalığı yüzünden geçmişe dair pek bir şey hatırlamaz öyle ki ölen arkadaşlarının hala yaşadığını sanır…</p>
<p>91 yaşındaki usta oyuncu sevdiklerinin iyi dilekleriyle, dualarıyla hayata tutunuyor.</p>
<p>Yıl 2016 ve bizler Mahmut Hoca’yı, Yaşar Usta’yı biliyorsak her izlediğimizde sanki ilk kez izliyormuş gibi keyif alıyorsak, ortada koskoca bir emek, oyunculuk ve en önemlisi sevgi dolu kocaman bir kalp var demektir. O ki koca bir çınar, bir asır, bir baba ve en tatlı öğretmen…</p>
<p>Tüm iyi dileklerimiz seninle <u>Mahmut Hoca</u>…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eyvah-mahmut-hoca/">Eyvah! Mahmut Hoca</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/eyvah-mahmut-hoca/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6246</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bizim Başyapıtımız: Sevmek Zamanı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bizim-basyapitimiz-sevmek-zamani/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bizim-basyapitimiz-sevmek-zamani/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 26 Mar 2016 11:12:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Şirzad İshak Koyuncu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Erksan]]></category>
		<category><![CDATA[sinematografi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2843</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yağmur bardaktan boşanırcasına yağarken eve girdi Halil. Köşkün üst katına çıktı. Montunu çıkarıp perdeleri açtı. Aydınlanan evin duvarında bir fotoğraf belirdi. İri gözleri, küt saçlarıyla bir kadın Halil’e bakıyordu. Halil gramofona bir plak koydu, koltuğu fotoğrafın önüne çekti, bir sigara yaktı ve oturdu koltuğa. Âşık olduğu fotoğrafı izlemek için… Türk sinemasının belki de en ilginç [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bizim-basyapitimiz-sevmek-zamani/">Bizim Başyapıtımız: Sevmek Zamanı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Yağmur bardaktan boşanırcasına yağarken eve girdi Halil. Köşkün üst katına çıktı. Montunu çıkarıp perdeleri açtı. Aydınlanan evin duvarında bir fotoğraf belirdi. İri gözleri, küt saçlarıyla bir kadın Halil’e bakıyordu. Halil gramofona bir plak koydu, koltuğu fotoğrafın önüne çekti, bir sigara yaktı ve oturdu koltuğa. Âşık olduğu fotoğrafı izlemek için…</p>
<figure id="attachment_2844" aria-describedby="caption-attachment-2844" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk1.png" rel="attachment wp-att-2844"><img class=" td-modal-image wp-image-2844 size-large" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk1-1024x576.png?resize=640%2C360" alt="Metin Erksan &quot;Sevmek Zamanı&quot;" width="640" height="360" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk1.png?resize=1024%2C576&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk1.png?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk1.png?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2844" class="wp-caption-text">Metin Erksan &#8220;Sevmek Zamanı&#8221;</figcaption></figure>
<p>Türk sinemasının belki de en ilginç senaryoya sahip filmi <strong>Sevmek Zamanı</strong> işte böyle başlıyordu. Bir doğu kültürü öğesi olan surete âşık olmanın hikayesidir filmin ana teması. Türk sinemasının en büyük yönetmeni <strong>Metin Erksan</strong> bu ana temayı; vurucu diyaloglar, sakin ve sade oyunculuklar, sinematografisi güçlü çekimlerle bezemiş, hem yazdığı hem de yönettiği bu filmle bir başyapıt ortaya koymuştur.</p>
<figure id="attachment_2846" aria-describedby="caption-attachment-2846" style="width: 480px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk3.jpg" rel="attachment wp-att-2846"><img class=" td-modal-image wp-image-2846 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk3.jpg?resize=480%2C360" alt="Metin Erksan Türk sinemasının en büyük yönetmenlerinden biridir." width="480" height="360" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk3.jpg?w=480&amp;ssl=1 480w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk3.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2846" class="wp-caption-text">Metin Erksan Türk sinemasının en büyük yönetmenlerinden biridir.</figcaption></figure>
<p>Halil bir boyacıdır ve iş için gittiği Büyükada’daki bir köşkün duvarında duran fotoğrafa âşık olmuştur. Fotoğrafın sahibi Meral’in ise Halil’den haberi daha yoktur. Öyle bir aşktır ki bu, Halil bir yıl boyunca her gün gider o köşke, her gün izler o fotoğraftaki siyah iri gözlü kadını. Meral ise ancak bir yıl sonra Halil’i fotoğrafını izlerken görünce tanır. Halil masumdur. Halil utangaç, Halil âşıktır. Meral o an âşık olur Halil’e. Fotoğrafına âşık olan adamın, aşkına âşık olur bir bakıma da. Oysa Halil Meral’e âşık değildir. O, fotoğrafa âşıktır. Ona hep seven gözlerle bakan, onu kırmayacak, üzmeyecek olan fotoğraftaki kadına âşıktır. Meral’se gerçektir. Etten kemiktendir. İnsanın zaafları, hataları vardır onda.</p>
<figure id="attachment_2847" aria-describedby="caption-attachment-2847" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk4.jpg" rel="attachment wp-att-2847"><img class=" td-modal-image wp-image-2847 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk4.jpg?resize=640%2C509" alt="Sevmek Zamanı" width="640" height="509" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk4.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk4.jpg?resize=300%2C239&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2847" class="wp-caption-text">Sevmek Zamanı</figcaption></figure>
<p>Bir zengin kızıdır Meral. Ancak Türk sinemasının bize sunduğu klişe zengin kızlarından değildir. Sakinidir, duyguludur, kırılgandır. Arkadaşlarıyla partiler veren bir kız değil, onlarla sonbaharda Büyükada’ya dinlenmeye giden bir kızdır. En önemlisi şiir okur Meral. Ovidius’un Sevişme Yolu kitabını okur. Üstat Erksan Bir kırılma yaratır filmde belki de. Meral’in doluluğu daha da sevdirir onu izleyiciye.</p>
<figure id="attachment_2848" aria-describedby="caption-attachment-2848" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk5.jpg" rel="attachment wp-att-2848"><img class=" td-modal-image wp-image-2848 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk5.jpg?resize=400%2C266" alt="Metin Erksan'ın Sevmek Zamanı filmi hala kült film olmayı başarıyor." width="400" height="266" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk5.jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk5.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk5.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2848" class="wp-caption-text">Metin Erksan&#8217;ın Sevmek Zamanı filmi hala kült film olmayı başarıyor.</figcaption></figure>
<p>Diyaloglarıyla kült olan filmin en çarpıcı sahnesi, en vurucu diyalogları Meral’in Halil’e gitmesidir. Halil ve Meral’in konuşmaları aşktan bahseder. Felsefeden bahseder. İnsandan bahseder. Ve tabi ki insanüstü bir sevgiden bahseder:</p>
<figure id="attachment_2849" aria-describedby="caption-attachment-2849" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk6.jpg" rel="attachment wp-att-2849"><img class=" td-modal-image wp-image-2849 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk6-300x209.jpg?resize=300%2C209" alt="Halil ve Meral’in konuşmaları aşktan bahseder. Felsefeden bahseder. İnsandan bahseder. Ve tabi ki insanüstü bir sevgiden bahseder." width="300" height="209" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk6.jpg?resize=300%2C209&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk6.jpg?w=345&amp;ssl=1 345w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2849" class="wp-caption-text">Halil ve Meral’in konuşmaları aşktan bahseder. Felsefeden bahseder. İnsandan bahseder. Ve tabi ki insanüstü bir sevgiden bahseder.</figcaption></figure>
<p><em>—Aylardan beri gelip neden benim resmime bakıyorsun? Cevap vermeyecek misin bana? Yoksa gerçeği söylemekten korkuyor musun?<br />
— Öğrenmek istediğini Mustafa söylemiştir sana.<br />
— Ben senin söylemeni istiyorum. Herhalde bana ait olan bir şeyi öğrenmek hakkımdır.<br />
— Hayır! Sana ait bir mesele değil bu. Resminle benim aramdaki bir durum seni ilgilendirmez. Ben senin resmine aşığım.<br />
— İyi ama âşık olduğun resim benim resmim. İşte ben de buradayım, söyleyeceklerini dinlemeye geldim.<br />
— Resmin sen değilsin ki! Resmin benim dünyama ait bir şey. Ben seni değil resmini tanıyorum. Belki sen benim bütün güzel düşüncelerimi yıkarsın.<br />
— Bu davranışların bir korkudan ileri geliyor.<br />
— Evet, bir korkudan ileri geliyor. Bu korku sevdiğim şeye ebediyen sahip olabilmek için çekilen bir korku. Ben senin resmine değil de sana aşık olsaydım o zaman ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme. Belki de alay edecektin sevgimle. Hâlbuki resmin bana dostça bakıyor. İyilikle bakıyor ve ebediyen bakacak.<br />
— Ben de sana bakmak istiyorum.<br />
— Hayır. Benimle resminin arasına girme, istemiyorum seni. Ben senin yalnız resmine aşığım&#8230; Resminle aramda ne kadar uzun zaman geçti. İlk karşılaşmamızı dün gibi hatırlarım. Birden bana iyilikle, sevgiyle bakan bir yüz gördüm. Elbiselerim eskiydi, kirliydim, sakallarım uzamıştı. İnanamadım. O insanca bakışı bir daha göremem diye bir daha resme bakmaktan korkuyordum. İkinci kere zorlukla baktım resmine. Gene iyilik gene sevgi vardı gözlerinde&#8230;<br />
— Resmimin yerine ben seveceğim seni. Artık ben varım.<br />
— Hayır hayır. İstemiyorum seni. Benim dünyama girmeye kalkma. Merhametsizce yıkarsın onu. Resmin benim kendimden bir parça. Bırak ben onu seveyim. Sen sevmek isteme beni senin ellerini tutmak istemiyorum. Sonra çekersin o ellerini benden. Ben resmine aşığım, ölünceye kadar da onu seveceğim.</em></p>
<figure id="attachment_2850" aria-describedby="caption-attachment-2850" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk7.jpg" rel="attachment wp-att-2850"><img class=" td-modal-image wp-image-2850 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk7.jpg?resize=400%2C300" alt="Senaryo bize bu aşkın büyüklüğünü anlatmak için bir referans noktası oluşturuyor." width="400" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk7.jpg?w=400&amp;ssl=1 400w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk7.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2850" class="wp-caption-text">Senaryo bize bu aşkın büyüklüğünü anlatmak için bir referans noktası oluşturuyor.</figcaption></figure>
<p>Metin Erksan bizi burada mükemmel bir dillemaya sokuyor. Bizi, bu aşkın hakkını vermek isteyen Meral ile büyünün bozulmasından korkan Halil arasında bırakıyor. Öyle ya; insanoğlu ne büyük aşkları hüsranla bitirmiş, kırmış, kırılmıştır. Büyüyü kendi elleriyle bozmuş ve bunun hayal kırıklığını hep yaşamıştır. O yüzden bu korkuyu yaşayan Halil’i anlamamızdan daha doğal ne olabilir ki? Hele ki böyle bir aşkı bozmak?</p>
<p>Senaryo bize bu aşkın büyüklüğünü anlatmak için bir referans noktası oluşturuyor. O da Meral’in hayatında biri olduğu gerçeği. Ancak Meral aşk denen şeyin ne olduğunu Halil’le öğrenmiştir. Âşık olmadığını bildiği Başar artık onun için yoktur. Meral, Halil onu istemese de onu bekleyecektir. Şimdi izleyici de biliyor ki Meral’in aşkı da Halil’in aşkı kadar büyüktür.</p>
<figure id="attachment_2851" aria-describedby="caption-attachment-2851" style="width: 656px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk8.jpg" rel="attachment wp-att-2851"><img class=" td-modal-image wp-image-2851 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk8.jpg?resize=640%2C484" alt="Filmin finali ise izleyici için içinden çıkılmaz bir duygu durum değişikliğine dönüşüyor." width="640" height="484" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk8.jpg?w=656&amp;ssl=1 656w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk8.jpg?resize=300%2C227&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2851" class="wp-caption-text">Filmin finali ise izleyici için içinden çıkılmaz bir duygu durum değişikliğine dönüşüyor.</figcaption></figure>
<p>Aslında tüm filmin bir okumasını yapmak istemiyorum sizlere. Çünkü film bizi birçok kez şaşırtıyor. Kırılma noktalarında bazen sevindiriyor bazen de üzüyor. Filmin finali ise izleyici için içinden çıkılmaz bir duygu durum değişikliğine dönüşüyor. O yüzden bu heyecanı yaşamanızı, filmi mutlaka izlemenizi istiyorum.</p>
<p>Metin Erksan bu filminde kamera hareketlerini gereksiz abartılardan kaçınarak çok iyi kullanmış. Siyah-beyaz olan film çoğunlukla gündüz ve dış mekân çekimlerinden oluştuğu için iyi bir ışık almış ve berrak bir görüntü oluşturmuş. Film sıklıkla müzikle beslenmiş. Yeşilçam’ın emektarı Metin Bükey imzası taşıyan müzikler başarılı bir kompozisyon oluşturmuş. Sinematografi Mengü Yeğin’e emanet edilmiş (Aynı zamanda Metin Erksan`ın yeğeni). Filmin çoğunluğunda yağan yağmur filmin dramatik kurgusuna iyi bir katkı sunmuş.</p>
<figure id="attachment_2852" aria-describedby="caption-attachment-2852" style="width: 525px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk9.jpg" rel="attachment wp-att-2852"><img class=" td-modal-image wp-image-2852 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk9.jpg?resize=525%2C280" alt="Metin Erksan bu filminde kamera hareketlerini gereksiz abartılardan kaçınarak çok iyi kullanmış." width="525" height="280" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk9.jpg?w=525&amp;ssl=1 525w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/svmk9.jpg?resize=300%2C160&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 525px) 100vw, 525px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2852" class="wp-caption-text">Metin Erksan bu filminde kamera hareketlerini gereksiz abartılardan kaçınarak çok iyi kullanmış.</figcaption></figure>
<p>Oyunculuk açısından da Müşfik Kenter ve Sema Özcan işlerini iyi yapmış. Özellikle Sema Özcan güzelliği duruluğu ve sadeliğiyle izleyiciyi de (özellikle beni) kendisine hayran bırakıyor.</p>
<p>Sona bağlarsak, Türk Sineması belki bugün Avrupa ve ABD sinemasıyla yarışacak durumda pek değil ancak, gıptayla bakılacak bir filmi tam 51 yıl önce Metin Erksan çekti. Sevmek Zamanı, herkesin izlemesi gereken bir başyapıt olarak sinema tarihimize geçti.</p>
<p>Teşekkürler Metin Erksan.</p>
<p>Görüşmek üzere okur…</p>
<p><strong>KÜNYE:</strong></p>
<ul>
<li>SEVMEK ZAMANI(1965)</li>
<li>Yönetmen: Metin Erksan</li>
<li>Senaryo: Metin Erksan</li>
<li>Oyuncular: Müşfik Kenter, Sema Özcan, Süleyman Tekcan</li>
<li>İMDB Notu: 10/8,3</li>
<li>Rotten Tomatoes Notu: 100/93</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bizim-basyapitimiz-sevmek-zamani/">Bizim Başyapıtımız: Sevmek Zamanı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bizim-basyapitimiz-sevmek-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2843</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eskiler mi Güzeldi yoksa Eskiden Biz mi Güzeldik?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/eskiler-mi-guzeldi-yoksa-eskiden-biz-mi-guzeldik/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/eskiler-mi-guzeldi-yoksa-eskiden-biz-mi-guzeldik/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 19 Feb 2016 15:05:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Yücel Sarıçiçek]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Adile Naşit]]></category>
		<category><![CDATA[eskiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Sunal]]></category>
		<category><![CDATA[mazi]]></category>
		<category><![CDATA[nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2303</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bugünlerde her nerde olursa olsun eskilere özlem olduğunu görüyorum. Hayatımda, iş hayatında, ülkemde, siyasette sinemada bu liste uzar gider. Eskilerin güzel olması tabiî ki de mazide kalması ve bir daha o anıların yaşanamayacak olması. Lakin bugünlerde televizyonu açtığımda veya sinemaya gittiğimde seviyesizce programlar, filmler, diziler hep bir hır gür, hep bir kavga, kim kimle nerede [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eskiler-mi-guzeldi-yoksa-eskiden-biz-mi-guzeldik/">Eskiler mi Güzeldi yoksa Eskiden Biz mi Güzeldik?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünlerde her nerde olursa olsun eskilere özlem olduğunu görüyorum. Hayatımda, iş hayatında, ülkemde, siyasette sinemada bu liste uzar gider. Eskilerin güzel olması tabiî ki de mazide kalması ve bir daha o anıların yaşanamayacak olması. Lakin bugünlerde televizyonu açtığımda veya sinemaya gittiğimde seviyesizce programlar, filmler, diziler hep bir hır gür, hep bir kavga, kim kimle nerede ve insanları daha çok para harcamaya, lükse özendiren programlar, kötü insanların kazandırdığını gösteren filmler, mafya vari diziler.</p>
<p>Ama eskiden öyle miydi?</p>
<p>Adile Naşit teyzemiz sütümüzü içirip yatırırdı bizi. Her ne kadar saf olsa da sonunda iyi olan Kemal Sunal Abimiz kazanırdı. Fakir ama gururlu, harama, yalana, iftiraya değil doğruya, dürüstlüğe ve insana saygı gösteren yapımlar vardı. İyiler hep kazanırdı. Bizi iyi biri olmaya teşvik ederlerdir.</p>
<p>Peki, size soruyorum. Bugün yapılan program ve çalışmalarda böyle bir uğraş görüyor musunuz? Yarışmalarda insanlara ben kazanayım da diğer kişilere n’olursa olsun mantalitesi, bencil bir yaşam tarzı öğretiyorlar. Dizilerde hep lüks evler, lüks arabalar, lisede tutkulu aşklar&#8230; Acaba kaçımızın evi böyle ya da kaçımızın liseye giderken üstü açık arabası vardı.</p>
<p>Başlığımıza geri dönecek olursak sorunun cevabı basit bence eskiler güzeldi. Eskiden insanlar sıcakkanlı, gerçek ve iyilikseverdi. Şimdi herkes kabuğuna çekilmiş, modern hayatta boğulmuş insanlarız. Yolda gördüğümüz insanları bırakın, yan komşumuza bile selam vermeye korkan insanlar olduk. Haberlerde bunca yozlaşmış yaşamları görmemizin sebebi bence az önce saydığımız programların sebebi de azımsanmayacak derecede çok.</p>
<p>Onun için Yeşilçam filmleri her yayınladığında onu 40 kere de izlemiş olsak dahi tekrardan izleyip seviyoruz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eskiler-mi-guzeldi-yoksa-eskiden-biz-mi-guzeldik/">Eskiler mi Güzeldi yoksa Eskiden Biz mi Güzeldik?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/eskiler-mi-guzeldi-yoksa-eskiden-biz-mi-guzeldik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2303</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kırık Bir Aşk Hikayesi: Vesikalı Yarim</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kirik-bir-ask-hikayesi-vesikali-yarim/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kirik-bir-ask-hikayesi-vesikali-yarim/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 15 Jan 2016 14:51:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İlkay Çelik]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Karadoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Portakal]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Portakal Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Altın Portakal Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[İzzet Günay]]></category>
		<category><![CDATA[Kalbimi Kıra Kıra]]></category>
		<category><![CDATA[melodram]]></category>
		<category><![CDATA[Menekşeli Vadi]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Ulusay]]></category>
		<category><![CDATA[Nilgün Abisel]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Lütfi Akad]]></category>
		<category><![CDATA[Pembe Behçetoğulları]]></category>
		<category><![CDATA[Sait Faik]]></category>
		<category><![CDATA[Sait Faik Abasıyanık]]></category>
		<category><![CDATA[Semire Ruken Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[Şükran Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Türkan Şoray]]></category>
		<category><![CDATA[Umut Tümay Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[Vesikalı Yarim]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1769</guid>
				<description><![CDATA[<p>Türk sinema tarihinin tiyatro kökenli sinemacılarından sonra yönetmen sıfatlı ilk temsilcilerinden Ömer Lütfi Akad&#8216;ın baş yapıt niteliğindeki eseri Vesikalı Yarim, çekildiği dönemin yaygın &#8220;melodram&#8221; anlayışının ve sisteminin oldukça dışına çıkmış bir yapımdır. Sait Faik Abasıyanık&#8216;ın Menekşeli Vadi adlı eserinden beyaz perdeye aktarılmış olan Vesikalı Yarim&#8217;i dönemin şaşaalı, yıldız odaklı melodramlarından ayıran en önemli özelliği doğallığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kirik-bir-ask-hikayesi-vesikali-yarim/">Kırık Bir Aşk Hikayesi: Vesikalı Yarim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Türk sinema tarihinin tiyatro kökenli sinemacılarından sonra yönetmen sıfatlı ilk temsilcilerinden <strong>Ömer Lütfi Akad</strong>&#8216;ın baş yapıt niteliğindeki eseri <strong>Vesikalı Yarim</strong>, çekildiği dönemin yaygın &#8220;melodram&#8221; anlayışının ve sisteminin oldukça dışına çıkmış bir yapımdır. <strong>Sait Faik Abasıyanık</strong>&#8216;ın <strong>Menekşeli Vadi</strong> adlı eserinden beyaz perdeye aktarılmış olan Vesikalı Yarim&#8217;i dönemin şaşaalı, yıldız odaklı melodramlarından ayıran en önemli özelliği doğallığı ve gerçekçiliği olarak göze çarpmaktadır. Teatral olmaktan çok uzak diyalogları ile sıradan bir mahallede yaşayan bir erkek ile pavyonda çalışan bir kadının karakter özellikleri, abartısız ve doğallığa en yakın şekilde işlenmeye çalışılmıştır. Diğer Yeşilçam filmlerinden farklı olarak ana karakterler arasındaki aşka engel olan şey, aile fertleri, sosyal statü, tesadüfler, yanlış anlaşılmalar ya da araya giren kötü kadın ya da erkek değil, bizzat karakterlerin kendi iç çatışmalarıdır. Yönetmen, imkansız aşk temasını kendi döneminden bugünün dünyasına bakarak kurmuştur.</p>
<figure id="attachment_1771" aria-describedby="caption-attachment-1771" style="width: 525px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vasikaliyarim.jpg" rel="attachment wp-att-1771"><img class=" td-modal-image wp-image-1771 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vasikaliyarim.jpg?resize=525%2C280" alt="Türkan Şoray ve izzet Günay'ın başrollerini paylaştığı film Türk sineması açısından önemli bir yere sahiptir." width="525" height="280" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vasikaliyarim.jpg?w=525&amp;ssl=1 525w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vasikaliyarim.jpg?resize=300%2C160&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 525px) 100vw, 525px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1771" class="wp-caption-text">Türkan Şoray ve izzet Günay&#8217;ın başrollerini paylaştığı film Türk sineması açısından önemli bir yere sahiptir.</figcaption></figure>
<p>Filmin bir diğer ayırt edici özelliği ise kendi dönemi içinde çekilen tüm Yeşilçam filmlerinin suni karakterleri ve diyaloglarının aksine sıradan insanların, sıradan hayatlarına ışık tutmaya çalışıyor olmasıdır. Filmin gerçeklik algısını daha da kuvvetlendiren bu durum, Ömer Lütfi Akad&#8217;ın kendinden sonra gelen yönetmenler tarafından benimsenmeye çalışılan gerçeklik algısına bir ön hazırlık oluşturmaktadır.</p>
<p>Filmin konusuna kısaca değinecek olursak; bir mahallede kendi halinde bir manav olarak yaşayan Halil arkadaşlarıyla beraber bir gece gittiği pavyonda şarkıcı olarak çalışan Sabiha ile tanışır. Birbirlerinden etkilenen Sabiha ve Halil bir süre sonra birlikte yaşamaya karar verirler. Filmin bu aşamasından sonra sürekli gel gitler yaşayan karakterler, Sabiha&#8217;nın Halil hakkında öğrendiği gerçeklerle birlikte kırılma noktasına gelir. Halil, evli ve iki çocuklu bir adamdır. Bunu öğrenen Sabiha Halil&#8217;i kendinden uzaklaştırmaya çalışır. Evine, ailesine dönen Halil eski yaşantısına istemeden de olsa devam etmektedir. Bir gün, uzaktan Halil&#8217;i seyreden Sabiha onun yanına gitmek istese de Halil&#8217;in babasıyla göz göze gelir ve Halil&#8217;den de aşkından da vazgeçmek zorunda kalır, film böylece sona erer.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/L8xWcpewu7k?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<p>Ömer Lütfi Akad&#8217;ın yönetmenliğini yaptığı, Türkan Şoray ve İzzet Günay&#8217;ın doğal ve yalın oyunculuklarıyla zirveye çıkarttığı filmin bir diğer dikkat çeken parçası ise filmin doğallığına doğallık, gerçekliğine gerçeklik katan müziğidir. <strong>Şükran Ay</strong>&#8216;ın seslendirdiği <em>Kalbimi Kıra Kıra</em> şarkısı filmle bütünleşmiş, adeta ayrılmaz bir parçası olmuştur.</p>
<p>1968 yapımı olan film birçok ödüle de layık görülmüştür;</p>
<ul>
<li>1968 Antalya Altın Portakal Film Festivali, en iyi 2. film</li>
<li>1968 Antalya Altın Portakal Film Festivali, en iyi kadın oyuncu Türkan Şoray</li>
<li>2009 2. Türk Sineması Sevgi Onur Ödülleri, Ö. Lütfi Akad, Türkan Şoray, İzzet Günay.</li>
</ul>
<figure id="attachment_1772" aria-describedby="caption-attachment-1772" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim.jpg" rel="attachment wp-att-1772"><img class=" td-modal-image wp-image-1772 size-large" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim-1024x548.jpg?resize=640%2C343" alt="Ömer Lütfü Akad'ın Vesikalı Yarim filmi Yeşilçam'ın en iyi melodramlarından birisidir." width="640" height="343" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim.jpg?resize=1024%2C548&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim.jpg?resize=300%2C161&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim.jpg?w=1500&amp;ssl=1 1500w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/vesikalı-yarim.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1772" class="wp-caption-text">Ömer Lütfü Akad&#8217;ın Vesikalı Yarim filmi Yeşilçam&#8217;ın en iyi melodramlarından birisidir.</figcaption></figure>
<p>Ayrıca film üzerine yazılmış, Çok Tuhaf Çok Tanıdık Vesikalı Yarim Üzerine adlı bir de kitap bulunmaktadır. Kitap Nilgün Abisel, Umut Tümay Arslan, Pembe Behçetoğulları, Ali Karadoğan, Semire Ruken Öztürk ve Nejat&nbsp; Ulusay tarafından hazırlanmıştır.</p>
<p>Türk sinemasının klasikleri arasında yerini alan Vesikalı Yarim, doğallığı, gerçekçiliği, konusu, müziği ve oyuncularının gösterdiği göz alıcı performansıyla, gösterildiği tarihten bu yana sinema izleyicisinin gönlünde farklı bir yer edinmiştir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kirik-bir-ask-hikayesi-vesikali-yarim/">Kırık Bir Aşk Hikayesi: Vesikalı Yarim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kirik-bir-ask-hikayesi-vesikali-yarim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1769</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
