<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>tablo &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/tablo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Mar 2016 07:06:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Çığlık Tablosu; Günümüz Yorumu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ciglik-tablosu-gunumuz-yorumu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ciglik-tablosu-gunumuz-yorumu/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 29 Mar 2016 07:06:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Yasemin Demirağ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Edvard Munch]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[tablo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2876</guid>
				<description><![CDATA[<p>Edvard Munch, Norveçli ekspresyonist ressamdır. 1863/1944 yılları arasında yaşamıştır. Ruhsal ve duygusal konuları işlemesi ile tanınmıştır. Alman dışavurumculuğunun gelişmesinde önemli rol oynamıştır. En bilinen tablosudur Çığlık. 1893 yılında yapmıştır ve ilk adı Umutsuzluk’tur. Edvard Munch, Çığlık adlı eserini yaptığı dönemde hastadır, belki de o yüzden ilk adı Umutsuzluk… Ama Çığlık ne kadar da günümüzü anlatıyor [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ciglik-tablosu-gunumuz-yorumu/">Çığlık Tablosu; Günümüz Yorumu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Edvard Munch, Norveçli ekspresyonist ressamdır. 1863/1944 yılları arasında yaşamıştır. Ruhsal ve duygusal konuları işlemesi ile tanınmıştır. Alman dışavurumculuğunun gelişmesinde önemli rol oynamıştır. En bilinen tablosudur <strong>Çığlık</strong>. 1893 yılında yapmıştır ve ilk adı <em>Umutsuzluk</em>’tur. Edvard Munch, Çığlık adlı eserini yaptığı dönemde hastadır, belki de o yüzden ilk adı Umutsuzluk…</p>
<figure id="attachment_2877" aria-describedby="caption-attachment-2877" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/ciglik-resmi.jpg" rel="attachment wp-att-2877"><img class=" td-modal-image wp-image-2877 size-large" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/ciglik-resmi-809x1024.jpg?resize=640%2C810" alt="Edward Munch, Çığlık resmini 1893 yılında yapmıştır ve ilk adı Umutsuzluk’tur." width="640" height="810" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/ciglik-resmi.jpg?resize=809%2C1024&amp;ssl=1 809w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/ciglik-resmi.jpg?resize=237%2C300&amp;ssl=1 237w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/ciglik-resmi.jpg?w=948&amp;ssl=1 948w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2877" class="wp-caption-text">Edward Munch, Çığlık resmini 1893 yılında yapmıştır ve ilk adı Umutsuzluk’tur.</figcaption></figure>
<p>Ama Çığlık ne kadar da günümüzü anlatıyor değil mi? Biraz tabloya bakalım. Doğa mı çığlık atıyor, insan mı belli değil. Anlaşılan ikisi de birbirinden şikayetçi. Günümüz kalabalığından, binalarından, koşuştur–masından, insanların vurdumduymazlığından, doğanın yavaş yavaş yok olmasından, yeşile olan özlemin artmasından ve bunu böyle uzatabiliriz… Tabii bunun farkına varmak da herkese nasip olmaz. Kimisi de farkında olup umursamaz. Elimize bir kitap, bir kahve alacak vaktimiz olursa değmeyin keyfimize. Bu sorun büyük şehirlerde yaşayanları daha da bunaltır. Bir nefes alamayacak duruma geldiğimiz olur tam da o zaman kendi iç sesimizle çığlık atar ve çaresizliğimizi görürüz. Nasıl da makineleşmiş insanlar olduk değil mi? der susarız. Elimizden başka bir şey gelmiyor, böyle görmüşüz, böyle yaşıyoruz. Ama bu zamana kadar böyle miydi, bizde bir eksiklik mi vardı? İşte biz kalabalığın içinde de yalnız yaşıyoruz, bu sonradan kazanılan bir şeydi. Kalabalığın içinde yalnız yaşamak da kolay olmuyor, işte yine çığlık atıyoruz ve yine duyulmuyor. Aslında Munch, Çığlık adlı tabloyu yaparken hastalık psikolojisiyle yapmıştı ama ne kadar da günümüzü anlatmıştı…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ciglik-tablosu-gunumuz-yorumu/">Çığlık Tablosu; Günümüz Yorumu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ciglik-tablosu-gunumuz-yorumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2876</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Takayoshi Sakabe</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 21 Mar 2016 10:04:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümit Yiğit]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[portre]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[tablo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2776</guid>
				<description><![CDATA[<p>‘’Özgün sanatçı taklit etmeyendir.’’ minvalinde bir söz var mıdır bilmiyorum. Bir yaratma uğraşı olan sanat, sanatçının arayışıdır hep. Kesin bir menzil, kesin bir netice yoktur onda. Beşikten mezaradır. Özgünlüğünü yakalayabilen, ‘’kendine’’ yönelen sanatçılar, koşularda birinci olurlar. Edebiyatta, resimde, müzikte, sinemada ve dahi diğer sanat dallarında emsal olmuş, ses olmuş bütün sanatçıların yapıtlarında tarif edilemeyen bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/">Takayoshi Sakabe</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>‘’Özgün sanatçı taklit etmeyendir.’’ minvalinde bir söz var mıdır bilmiyorum. Bir yaratma uğraşı olan sanat, sanatçının arayışıdır hep. Kesin bir menzil, kesin bir netice yoktur onda. Beşikten mezaradır. Özgünlüğünü yakalayabilen, ‘’kendine’’ yönelen sanatçılar, koşularda birinci olurlar. Edebiyatta, resimde, müzikte, sinemada ve dahi diğer sanat dallarında emsal olmuş, ses olmuş bütün sanatçıların yapıtlarında tarif edilemeyen bir ruh vardır. Yaratıcısından bağımsız olmayan bu ruh, bu sebeple de yaratıcısına mahsustur ve onda gizlidir.</p>
<p>Takayoshi Sakabe, resim ve dans sanatında yaptıklarıyla görenleri ve izleyenleri heyecanlandıran bir beynelmilel sanatçı.  Japonya’da doğup büyüyen Sakabe, Japon Sanat Üniversitesi’ni bitirince içinde depreşmeye başlayan yeni diyarlara açılma isteğini gerçekleştirmek için Fransa’ya gider. Daha doğrusu bunu bir ‘’kaçış’’ olarak ifade eder. Kendi ruhunu ve sesini bulmak için girişilen bir kaçış.. Fransa’ya gidince Güzel Sanatlar Akademi’sinde 4 sene daha okuyan Sakabe, ardından 30 yıl boyunca yaşayacağı Paris’te de sanatının tohumlarını atmaya başlar. Fransa’nın en büyük sanat fuarında açtığı sergide bütün tabloları satılınca birden tanınan bir sanatçı hâline gelen Takayoshi Sakabe, bu popülerliği kaldıramaz. Bir röportajında ‘’O fuardan sonra 10 yıl tablo yapamadım. İnsanlar biraz basit olmalı. Basit yaşamadıktan sonra hiçbir şey yapamaz’’ diyen Takayoshi Sakabe kendi sanatının kilit cümlesini de söylüyordu böylece.</p>
<p>Sakabe’nin insanlık, basit ve sade yaşama arayışı onu İstanbul’a sürükler. Çünkü sanatını bununla besler O. Sakabe’nin tabloları gerek kendinden öncekilerden gerekse çağdaşlarından oldukça farklı. Renk seçimi olsun, ışık olsun bakılınca bu fark direkt sezilir. Kum ve toprağa su katılıp çamurla yoğurmuş gibi yapıldığı sanılan tabloların, daha ayrıntılı bakılınca aslında bir renkler armonisi olduğu anlaşılacaktır.</p>
<figure id="attachment_2777" aria-describedby="caption-attachment-2777" style="width: 554px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Sakabe-tabşosu.jpg" rel="attachment wp-att-2777"><img class=" td-modal-image wp-image-2777 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Sakabe-tabşosu.jpg?resize=554%2C312" alt="Kum ve toprağa su katılıp çamurla yoğurmuş gibi yapıldığı sanılan tabloların, daha ayrıntılı bakılınca aslında bir renkler armonisi olduğu anlaşılacaktır." width="554" height="312" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Sakabe-tabşosu.jpg?w=554&amp;ssl=1 554w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Sakabe-tabşosu.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 554px) 100vw, 554px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2777" class="wp-caption-text">Kum ve toprağa su katılıp çamurla yoğurmuş gibi yapıldığı sanılan tabloların, daha ayrıntılı bakılınca aslında bir renkler armonisi olduğu anlaşılacaktır.</figcaption></figure>
<p>Tablolarında görülen anlamdan ziyade, daha derin bir estetik kaygıdır. İzleyende yaratılan bu estetik onu kendi anlamını yaratmaya zorlar. Tablolarında seçtiği renk, tablonun konusu ne olursa olsun. izleyende kıpırdama yaratır. Algıyı direkt olarak tablonun özüne yoğunlaştıran bir kıpırdamadır bu.</p>
<figure id="attachment_2778" aria-describedby="caption-attachment-2778" style="width: 593px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-Şeytan.jpg" rel="attachment wp-att-2778"><img class=" td-modal-image wp-image-2778 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-Şeytan.jpg?resize=593%2C591" alt="Takayoshi Sakabe - Şeytan" width="593" height="591" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-Şeytan.jpg?w=593&amp;ssl=1 593w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-Şeytan.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-Şeytan.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 593px) 100vw, 593px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2778" class="wp-caption-text">Takayoshi Sakabe &#8211; Şeytan</figcaption></figure>
<p>Sakabe’nin farklı tatlarda fakat özünü koruyarak yaptığı tablolarından en meşhuru Japon mistisizminden ilham alarak yarattığı <em>‘’Şeytan’’ </em>temalı tablosudur. Bu temada şeytan kızgın bir suratla, şeytanlıkta kendisini geçen insanlara karşı hiddetini gösterir. Bu,  Sakabe’nin getirdiği eleştirinin de derinliğini gösterir.</p>
<figure id="attachment_2783" aria-describedby="caption-attachment-2783" style="width: 635px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Yemeğe-doymayan-kuş.-Patlayacak-kadar-yiyor.-Kapitalizm-eleştirisinin-Takayoshi-Sakabe-özeti.jpg" rel="attachment wp-att-2783"><img class=" td-modal-image wp-image-2783 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Yemeğe-doymayan-kuş.-Patlayacak-kadar-yiyor.-Kapitalizm-eleştirisinin-Takayoshi-Sakabe-özeti.jpg?resize=635%2C540" alt="Yemeğe doymayan kuş. Patlayacak kadar yiyor. Kapitalizm eleştirisinin Takayoshi Sakabe özeti" width="635" height="540" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Yemeğe-doymayan-kuş.-Patlayacak-kadar-yiyor.-Kapitalizm-eleştirisinin-Takayoshi-Sakabe-özeti.jpg?w=635&amp;ssl=1 635w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Yemeğe-doymayan-kuş.-Patlayacak-kadar-yiyor.-Kapitalizm-eleştirisinin-Takayoshi-Sakabe-özeti.jpg?resize=300%2C255&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2783" class="wp-caption-text">Yemeğe doymayan kuş. Patlayacak kadar yiyor. Kapitalizm eleştirisinin Takayoshi Sakabe özeti</figcaption></figure>
<p>Gerek portre tablolarında gerekse nü tablolarında da algıları yanıltan bir hava ağır basar. Grimsi, kum renginde portreler duvarlara asılmış ölü büyükleri anımsatır. Solgun ve durgun… Gözlerde yorgunluk sezilir. Bu karamsar hava, nü tablolarda daha derin ve ayrıksı bir havaya girer. Gören kişinin hissettiği şehvet değil, bedenin sıradanlığı/aciziyetidir. Renk ve ışıkla bedeni kutsayan, bir haz abidesine dönüştüren ressamlara karşın, Sakabe olanı serer gözlerimizin önüne.</p>
<figure id="attachment_2781" aria-describedby="caption-attachment-2781" style="width: 533px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-tablosu.jpg" rel="attachment wp-att-2781"><img class=" td-modal-image wp-image-2781 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-tablosu.jpg?resize=533%2C534" alt="Takayoshi Sakabe tablosu" width="533" height="534" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-tablosu.jpg?w=533&amp;ssl=1 533w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-tablosu.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-tablosu.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2781" class="wp-caption-text">Takayoshi Sakabe tablosu</figcaption></figure>
<p>Takayoshi Sakabe’nin sanatçı kişiliğinin başka bir yanı da Japon ulusal dansı Butoh dansını yapması. Butoh dansının hüzünlü bir geçmişi var. 2. Dünya Savaşı’nda Amerika’nın Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombasıyla ölen yüzbinlerce insanın tahribatını anlatır Butoh. Radyasyondan etkilenen insanların çırpınışlarını, devinimlerini ağır bir hareketle anlatan Butoh, izleyende savaşın çirkinliğini hat safhalara çıkarır. Kireç gibi beyaz bir yüz ve ağır-aksak hareketler, dekor ve müzikle birleşince izleyenleri adeta Hiroşima ve Nagazaki’ye götürüyor. Sakabe’nin hüzünlü yüzü, Butoh dansının figürleriyle harmanlanınca, etki daha da artıyor.</p>
<figure id="attachment_2780" aria-describedby="caption-attachment-2780" style="width: 480px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-portresi.jpg" rel="attachment wp-att-2780"><img class=" td-modal-image wp-image-2780 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-portresi.jpg?resize=480%2C480" alt="Takayoshi Sakabe portresi" width="480" height="480" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-portresi.jpg?w=480&amp;ssl=1 480w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-portresi.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-portresi.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2780" class="wp-caption-text">Takayoshi Sakabe portresi</figcaption></figure>
<p>1 yıl kaldığı Batman’da kurslarda, açık alanlarda sanatını öğretmekten de geri kalmayan Takayoshi Sakabe, Türkçe’yi bütün meramını anlatacak kadar biliyor. Şuan eserlerini, tablolarını İstanbul’da yapan Sakabe, ‘’Burada insanlar anlam istiyor, estetiğe değer vermiyor.’’ diyerek ülkesi Japonya’da galerilerde buluşturuyor tablolarını. Ressamımızın Fransa’da, Beyrut’ta, Japonya ve İstanbul’da açtığı sergilerle tabloları nice duvarlara renk katıyor.</p>
<figure id="attachment_2779" aria-describedby="caption-attachment-2779" style="width: 768px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-1-yıl-batmanda-kaldı..jpg" rel="attachment wp-att-2779"><img class=" td-modal-image wp-image-2779 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-1-yıl-batmanda-kaldı..jpg?resize=640%2C360" alt="Takayoshi Sakabe 1 yıl batman'da kaldı." width="640" height="360" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-1-yıl-batmanda-kaldı..jpg?w=768&amp;ssl=1 768w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Takayoshi-Sakabe-1-yıl-batmanda-kaldı..jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2779" class="wp-caption-text">Takayoshi Sakabe 1 yıl batman&#8217;da kaldı.</figcaption></figure>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/">Takayoshi Sakabe</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/takayoshi-sakabe/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2776</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
