<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>sosyal medya &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/sosyal-medya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Dec 2016 14:34:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Six Degrees of Separation Teorisi ve İnternette Tanrı’yı Oynamak!</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/six-degrees-of-separation-teorisi-ve-internette-tanriyi-oynamak/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/six-degrees-of-separation-teorisi-ve-internette-tanriyi-oynamak/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 06 Dec 2016 07:30:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Volkan Erdal]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Eagle]]></category>
		<category><![CDATA[Frigyes Karinthy]]></category>
		<category><![CDATA[Six Degrees of Separation]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya çağı]]></category>
		<category><![CDATA[Vastech]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6257</guid>
				<description><![CDATA[<p>Şimdi okuyacağınız bu makale her ne kadar kurgu gibi gelse de aslında gerçeğin ta kendisidir. Çok net söyleyememenin sıkıntılarını geçmişten beri yaşıyorum ancak gün geçtikçe insanların bu batağa daha fazla giriyor olması geri dönülemez noktaya varacağını hesap etmek benim için son derece ürkütücü. En büyük yanılgı beni kim ne yapsın? Sosyal medya ve internette insanlar [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/six-degrees-of-separation-teorisi-ve-internette-tanriyi-oynamak/">Six Degrees of Separation Teorisi ve İnternette Tanrı’yı Oynamak!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi okuyacağınız bu makale her ne kadar kurgu gibi gelse de aslında gerçeğin ta kendisidir. Çok net söyleyememenin sıkıntılarını geçmişten beri yaşıyorum ancak gün geçtikçe insanların bu batağa daha fazla giriyor olması geri dönülemez noktaya varacağını hesap etmek benim için son derece ürkütücü.</p>
<p><strong>En büyük yanılgı beni kim ne yapsın?</strong></p>
<p>Sosyal medya ve internette insanlar hep aynı yanılgıyla hareket ediyorlar. Ben suç işlemiyorum, ben sıradan biriyim ve kim beni ne yapsın. Bir başka yanılgı ise: denetleniyor veya izleniyor olabilir ama bu güvenlik için alınan bir tedbir ve tehlike veya tehdit oluşturabilecek kişiler için.</p>
<p><strong>Bilim boşuna değil, teorilerde laf olsun diye geliştirilmez.</strong></p>
<h2>Frigyes Karinthy “Six Degrees of Separation”</h2>
<p>Duymuş olabilirsiniz <strong>Six Degrees of Separation</strong> teorisi denen bir teori var. Mantık şu: dünyadaki herhangi iki insan arasında en fazla altı insan var. Erişilemeyecek olarak gördüğünüz her kim olursa olsun o kişiye en fazla altı kişiyle ulaşabiliyorsunuz. Teori 1929 yılında Macar yazar <strong>Frigyes Karinthy</strong> tarafından şekilleniyor. Arkadaşınızın arkadaşı, o’nun arkadaşı diye ardışık altı kişiyle iş bitiyor demek bu.</p>
<p>Böylesi bir insan zincirinin kaçıncı halkası olduğunuzu kestirebilmeniz son derece güç. Öte yandan siz her ne kadar da facebook, instagram ve diğer platformlarda gizlilik ayarlarınızla arkadaşlarınızın görünmesini engelliyor olsanız bile onlardan saklayabileceğinizi düşünmeniz bu işin mantığına ters. Ama bu yazıyı okuyan sizin, mesela Arizona’da yaşayan birine olan uzaklığınızı anında size söyleyebilirler. Altı kişi bile çok fazla gelmiş olabilir.</p>
<p>Güney Afrika’da <u>VASTech</u> firması var ve bu firma bir zamanlar bütün ülkenin telefon trafiğini denetleyen, dinleyen ve depolayan bir sistem satıyordu. O zamanlar böyle bir sistemin maliyeti 10 milyon dolar. Üstelik gsm görüşmelerinin ne zaman, hangi yerde(mümkün olan en yakın nokta baz alınarak) kiminle görüşme yaptığı, görüşmenin kaydı gibi kavramları çok basit şekilde veri deposuna aktarabiliyordu. Bununla da yetinmeyip sonsuza kadar kayıt tutmayı taahhüt ediyordu. Nereden mi biliyorum? Boş verin siz okuyun.</p>
<p>Şaşılacak bir durum yok zira ses dosyaları öyle sandığınız gibi çok yer kaplayan veriler değil. Basit bir örnekle olayın vahametini açıklayalım. Almanya gelişmiş ve sanayi devi bir ülke. Nüfusu yaklaşık 85 milyon. Nüfusun yarısının gsm abonelikleri olsa; eder size 42 milyon. Böylesi bir ülkenin telefon trafiğini takip etmek, yetmezmiş gibi en net şekilde ses kaydı yaparak depolamanın maliyeti bir zamanların fiyatlarına göre 30 milyon doları geçmiyordu. Bugünkü teknoloji ile bu rakam yarı yarıya düşmüştür.</p>
<p>Biraz deşilirse mesela Libya’da Kaddafi’ye satılan <em>Eagle</em> sistemi. E tabi ki söz konusu Libya olursa bu sistemi onlara satacak ülke elbette Fransa olacaktır. Al kullan! senin için her görüşmeyi kayıt ederiz, adamlarını eğitir ve programın nasıl harikalar yarattığını gözler önüne sereriz dediler. Sistem alındı mı? Sormanız bile hata.</p>
<p><strong>Gördüğünüz gibi sistemlerin maliyetleri öyle sanıldığı gibi yüksek değil.</strong></p>
<p>Sizi kim ne yapsın’a gelince: <strong>SixDegrees of Separation</strong> teorisinde kim için kaçıncı halkasınız bilemezsiniz. Size işleri düştüğü anda depolanan verilerden her şeyi alıp inceler, profilinizi ortaya çıkarır, oyunu kurar ve istediklerini elde edebilirler. Unutmadan! bu işlerin bir parçası olduğunuzu hissetmezsiniz bile.  Birileri yakın gelecekte Tanrı’yı oynamaya kalkarsa sakın şaşırmayın. Belki de oynamaya başladılar bile.</p>
<p>Sadece sosyal ağlarda değil bütün internet kavramı söz konusu olunca savunmasız olmak neredeyse her kullanıcının karşı karşıya geleceği bir durum. Yapılabilecek en doğru adım ise kişilerin zaaflarından mümkün olduğu kadar uzak durması olabilir. Sex, kadın, erkek, para, kumar ve benzer kavramlara olan zaaflarınız varsa, bunları internet ağında ne kadar saklayabiliyorsanız o kadar güvendesiniz demektir.</p>
<p>Hoşça Kalmanız dileğiyle.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/six-degrees-of-separation-teorisi-ve-internette-tanriyi-oynamak/">Six Degrees of Separation Teorisi ve İnternette Tanrı’yı Oynamak!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/six-degrees-of-separation-teorisi-ve-internette-tanriyi-oynamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6257</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya Çağının Sanata Olan Etkisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sosyal-medya-caginin-sanata-olan-etkisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sosyal-medya-caginin-sanata-olan-etkisi/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 21 Nov 2015 15:53:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sedat Hasoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[klasik sanat]]></category>
		<category><![CDATA[modern sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanat ve sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya çağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=836</guid>
				<description><![CDATA[<p>Çağımızda Düşen Sanat… Yükselen Sanat… Peki Kazanan? Sanatçı mı? Sanat mı? Yoksa… ? İnsan mı? Sosyal Medya Çağının Klasik ve Modern Sanatlarımızdaki Etkisi… Öncelikle Felsefi ve Bilimsel bir kuramdan baktığımız zaman, ‘sosyal medya’ her yönüyle yaşamı içine çeken bir kara delik. Demek pek de yanlış olmazdı… Zira bu her yönün içerisinde, insan diyeceğimiz o ki, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sosyal-medya-caginin-sanata-olan-etkisi/">Sosyal Medya Çağının Sanata Olan Etkisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çağımızda Düşen Sanat… Yükselen Sanat…</strong></p>
<p>Peki Kazanan? Sanatçı mı? Sanat mı? Yoksa… ?<br />
İnsan mı?<br />
<strong>Sosyal Medya Çağının Klasik ve Modern Sanatlarımızdaki Etkisi…</strong></p>
<p>Öncelikle Felsefi ve Bilimsel bir kuramdan baktığımız zaman, ‘sosyal medya’ her yönüyle yaşamı içine çeken bir kara delik. Demek pek de yanlış olmazdı… Zira bu her yönün içerisinde, insan diyeceğimiz o ki, kitleler, toplumlar, bütün kurum ve kuruluşlar dahil edilebilir…</p>
<p>Birinci sorumuz şu olmadır, ‘<strong>Sosyal Medya Çağının Klasik Ve Modern Sanatlarımızdaki Etkisi…’   ne olacaktır değil </strong>ne olmalıdır?</p>
<p>Çünkü Sosyal Medya çağında bizler, -sizler- birer belirleyen rollerindeyiz&#8230; Eğer istediğimiz sanatın belirli bir algı ve anlayış düzeninde lanse etmesi ise bunu pek ala belirleyerek hedeflediğimiz noktaya getirebiliriz. En bayağı örneği ile atılan Twitler, yapılan paylaşımlar belirlediğim -belirlenen- hedefe birer merdiven basamağı rolündedir&#8230; Tıpkı wep –internet– algılamasında oluşan bilgi ve görüş açılarının ortadaki konuya bir görsellik ya da bir anlam kazandırması gibi. Örneğin ‘sanat duvarı’ isimli bir sitenin onun görücüsü, takipçisi olan kitlelerde nasıl bir sanat anlayışı oluşturacağı ya da zaten var olan sanat duyumsamalarımızı ne yöne çekeceği, geliştireceği mi? Değiştireceği mi? Ne gibi, algısal farklılıklar ortaya çıkaracağı gibi… Yoksa zihnimizde ve ruhumuzda duyu ve hislerimizle çağlayan sanat kavramamız belirli bir yükseklikten, derinlikten aşağıya ve sığlığa mı çekecek?</p>
<p>Gördüğünüz gibi burada bizler artık belirleyenler durumundayız&#8230; Bir sanat algısında bile bu gözlemlenebiliyor…  Şu an bu sitede yapacağınız her okuma, burada verilmiş her paylaşım bunun örneği durumunda oluyor… Belirleyen örneği..!</p>
<p>Böylece bizler -sizler- sosyal medya çağında bin yılları aşan ve tarihinde binlerce kalıcı eserlerle ve yapıtlarla günümüze kadar gürbüzce gelen ‘sanat’ kavramasını dahi tüm bu bin yılları aşan sürede oluşmuş ‘görmemizi’  değiştirebilecek, tamamen başka bir noktaya çekebilecek yönlerin oklarıyız.</p>
<p>* Sorulması gereken soruların başında, kimse bu denli düşünüyor mu? Düşünecek mi?<br />
Hareket ve eylemlerimiz  -paylaşımlarımız- okuyucu da bu denli derin değişimleri gözlemleyecek algıya hitap ediyor mu?</p>
<p>Tabi ki bununla ilgili her geçen gün artarak ilerleyen ve gelişen SOSYAL MEDYA ÇAĞIMIZDA  insanlarımız da algısal olarak yüksek gelişimlere ulaşıyor…  Artık derinden gözlemleyebilen, çözümleyebilen ve nitekim edinimlerini yansıtabilen kitleler halinde ilerlemekteyiz…</p>
<p>Bunun sonucu ‘<a href="http://www.sanatduvari.com/sanat-nedir">sanat</a>’ kavramımızda daha yüksek bir toplum ve sanat düzeyi getirileri olmasının umudu ve eylemi içinde olmanın arzusunda ve tutkularında hareket etmeyi ve yönelimlerimizi bu biçim üzerinden geliştirerek korumalı, herkes için uygun bir sanat ilkeleri gibi natürel bakışlarla olabildiğince uzaklara ve en yakınlarımıza ulaşmayı belki de hedeflemeliyiz… Tıpkı öğrencisi ve eğitmeni olduğumuz yaşamın, tıpkı öğrencisi ve eğitmeni olduğumuz ‘sanatın’, tıpkı öğrencisi ve eğitmeni olduğumuz ‘zamanın’  işleyişlerinde edinimlerimizi yazacağımız bir ‘ duvar’ olması gibi.</p>
<p>Bence yaşamın kendisi insanlığın ve bizlerin ‘sanat duvarı’ olarak nüksederse ancak o zaman SOSYAL MEDYA ÇAĞINDA bin yılları aşan sanatımızı koruyarak ve daha güçlü ve daha ileri ve daha gelişmiş ve daha yüksek hedeflere ulaştırabilecek toplumun belki gelecek bin yılların daha çocukları olarak, <strong>ÇAĞIMIZDA DÜŞEN SANAT… YÜKSELEN SANAT… Kazanan Sanat. Kazanan Bizler. Kazanan İnsan… Oluruz.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sosyal-medya-caginin-sanata-olan-etkisi/">Sosyal Medya Çağının Sanata Olan Etkisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sosyal-medya-caginin-sanata-olan-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">836</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
