<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>şiddet mağduru kadınlar &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/siddet-magduru-kadinlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Sep 2017 06:36:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Türkiye’de Kadın Olmak, Kadına Değer Vermek</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/turkiyede-kadin-olmak-kadina-deger-vermek/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/turkiyede-kadin-olmak-kadina-deger-vermek/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 23 Jan 2017 06:54:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Aycan Arıcan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın ayrımcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın erkek ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet mağduru kadınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6886</guid>
				<description><![CDATA[<p>Son yıllarda “Kadın Olmak” ile ilgili çok fazla haberler çıktı. Özellikle, ülkemizdeki taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri bir hayli artışa geçti. Bu olaylarda da ne yazık ki suçlu görülenler, mağdur ve kurban olmalarına rağmen kadınlar oldu ve onların hayatlarında asla geçmeyecek yaralar bırakan asıl suçlular bir şekilde aklanmayı başardı. Peki neden bu ülkede kadın olmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/turkiyede-kadin-olmak-kadina-deger-vermek/">Türkiye’de Kadın Olmak, Kadına Değer Vermek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda “Kadın Olmak” ile ilgili çok fazla haberler çıktı. Özellikle, ülkemizdeki taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri bir hayli artışa geçti. Bu olaylarda da ne yazık ki suçlu görülenler, mağdur ve kurban olmalarına rağmen kadınlar oldu ve onların hayatlarında asla geçmeyecek yaralar bırakan asıl suçlular bir şekilde aklanmayı başardı. Peki neden bu ülkede kadın olmak bu kadar zor? Neden mağdur olmalarına rağmen hep suçlu duruma düşenler gene kadınlar? Kadınlarımızın tarihteki yeri ne? Erkek çocuk yetiştirmede kadınların rolü ne kadar önemli? Şimdi bu soruların yanıtlarını arayalım…</p>
<p>Kadın olmak da, erkek olmak da aslında çocukluktan başlar. Dikkat ettiyseniz toplumumuzda genellikle, erkek çocuklarına daha fazla değer verilir. Ülkemizin gelişmemiş ya da az gelişmiş kesimlerinde, eğer bir kadın 5 tane erkek üst üste dünyaya getirdiyse, onu da yüceltmeyi ihmal etmezler. “5 tane aslan gibi erkek doğurdu. “Erkek adamın erkek oğlu olur” gibi kalıplaşmış eski kafa cümleleri hala duyarız pek çok bölgemizde. Bunun örneklerini, pek çok Türk filminde ya da dizilerde de görmek mümkündür. Eğ er bir ailenin hem erkek, hem de kız çocukları olmuşsa erkek yüceltilir, şımartılarak büyütülür. Her bir şeyi yapmasına izin verilir. Ama kız çocuğa aynı değer verilmez. Okumak ister ama aile müsaade etmez çünkü kızdır. Kapıdan dışarı adım atsa babasından ya da annesinden şiddet görür çoğu zaman. Bir erkekle arkadaşça bir sohbeti dahi olsa, aile bunu anlamaz namussuzlukla suçlar. Onlara göre bir erkek ve bir kız asla arkadaş olamaz. Kızın görevi belli bir yaşa geldikten sonra evlenmek ve kocasına kadınlık yapmak, soyunun da devam etmesi için erkek çocuk dünyaya getirmektir. Çünkü, o çocukların annesi de bu şekilde yetiştirilmiştir ve kız evlatlardan birisi düzeni bozmadıkça aynı şekilde gittiği yere kadar gider bu durum. Bu tür aileler tüm yatırımları erkek evlatları üzerine yaparlar. Onlara diledikleri her şeyi eyleme geçirme özgürlüğünü tanırlar. Bir gün evlendirdiklerinde karısı istediği gibi çıkmadı mı, ona hizmette kusur mu ediyor, boşa gitsin derler ya da o şekilde yetiştirildiği için karısını dövdüğüne şahit oluruz çoğu zaman. Daha sonraları, bu durum ileri boyutlara da ulaşabilir ve karısı istemediği halde onunla zorla cinsel temasa geçer. Kızın dünyasını başına yıkmıştır belki ama umru değildir, neticede kocasıdır her bir ş eye hakkı vardır ve büyük ihtimalle kızın ailesi de “O senin kocan” der. Üstelik bir de kocasına erkek evlat veremiyorsa vay o kadının haline. Ne komiktir ki, çocuğun cinsiyetini belirleyen kromozomlar erkekte olmasına rağmen gene kadın günah keçisi ilan edilir. Koca bu kez onun üstüne kuma getirmeyi kendinde hak görür. Erkeğin annesi de sanki oğ lu çok marifetli bir şey yapıyormuş gibi onunla övünür. Kendisinin üstüne de bir zamanlar kuma getirilmiş olma ihtimali yüksektir. Zaten kendisi böyle görüp yetiştirildiği için yanlış olduğu halde aynı muameleyi kendi evlatlarına da yapmıştır&#8230;</p>
<p>Çok nadir bir durumdur ancak, ülkemizin kültürel olarak gelişmemiş ya da az gelişmiş kırsal bölgelerinde, bu zincirleme giden düzeni bozmayı başaran, isyankar kız çocuklarına rastlamak az da olsa mümkündür. Evden okumak için kaçıp dediğini yapan ve iyi bir meslek sahibi olup, sonrasında çocuklarını erkek ya da kız olsun en iyi şekilde yetiştirmeye çalışırlar bu kendini kurtarmayı baş aran kızlar. Çünkü, kendilerinin yaşadıkları zorlukları ve eşitsizliği onlara yaşatmak istemezler. Bu verdiğim örnekler genellikle ülkemizin az gelişmiş kesimlerinden oldu. Ancak gelişmiş kesimlerinde de, erkek çocuklarının daha çok yüceltildiği göz ardı edilmemelidir. Çünkü, kültürel anlamda gelişmiş, gelişmemiş ya da az gelişmiş bölgesi de olsa, erkeklere daha fazla değer verilip yüceltilmesinin nedeni bir yerde tarihseldir. Ataerkil bir toplum olarak yetişmemiz, erkeklerin kadınlar üzerinde fiziksel güçlerini eyleme geçirmesinin ve her şeye hakkı olduklarını düşünmelerinin en belirgin nedenidir. Şimdi konuyu birazda tarihsel ele alalım&#8230;</p>
<p>Tarihi geçmişimizi incelediğimizde, en belirgin dönem İslami dönem ve yayınlanan dizilerinde etkisiyle, Osmanlı dönemi olmaktadır. Türk toplumu İslamiyetin, daha doğrusu İslamiyetin yanlış lanse edilmesinin, etkisi altına girdikten sonra kadınların görevi, aynı yukarıda yazdığım örneklerdeki gibi, sadece evde oturup erkek çocuk doğurmak ve hizmetçilik yapmak olmuş tur. Osmanlı Devletiʼnde de padişahların haremleri ve birden fazla cariyeden çocuk sahibi olmuş ve erkek doğuran cariyelere de gözde olarak bakıldığını günümüzde bile görmekteyiz. Cariyelerin kendi ülkelerinden istekleri dışında zorla saraya getirildiği de bilinen bir gerçektir. Fakat Türk tarihinde kadının yeri ve görevi sadece erkek çocuk doğurmaktan ya da erkeğin zevk unsuru olarak kullanılmasından ibaret değildir. Bunu anlamak için daha da geçmişe gitmek gerekir.</p>
<p>Tarihe şöyle bir göz gezdirdiğimizde, İslamiyetten önceki Türk devletlerinde kadının temel nitelikleri annelik ve kahramanlık olarak lanse edilmekte ve kadın bilinenin aksine savaşabilme, at binme ve silah kullanma güçlerine de sahip olmuştur. Günümüzde bile çok eşlilik gibi ilkel bir kavram gündemdeyken, tarihte Türk ailesinin vazgeçilmez özelliği “Tek eşlilik” olmuştur. Kadınlara, şimdiye nazaran o dönemde nasıl değer verildiğini şu örneklerle açıklayabiliriz. İskitler de kadınlar da savaşçı olarak yetiştirilmiş ve erkeğin yanında savaşa gönderilmiş, Hunlar döneminden itibaren kadın-erkek ayrımcılığı ortadan kalkmış ve kadın erkeğin tamamlayıcısı olarak belirtilmiştir. Selçuklular döneminde, Anadolu Selçuklu Sultanı 2.Kılıç Arslan, kızını Artuklu Hükümdarı Kara Aslanʼın oğlu Nureddin Muhammedʼe vermiş, sonrasında Muhammedʼin başka bir kadınla ilişkisi ortaya çıkmış ve kıza kötü davranmasıyla da, 2.Kılıç Arslan Muhammedʼin topraklarını istila edip çeyiz olarak verdiği kaleleri geri almıştır. Böyle bir olay şimdi az gelişmiş bölgelerimizde olduğunda, ne yazık ki çoğu babanın dediği şey “Erkektir elinin kiri sen artık onun helalisin sever de döver de ” tarzı kalıplaşmış cümleler oluyor ne yazık ki. Bunun nedeni de, tarihte İslamiyetin etkisine girmemizle beraber, kadınlara tanınan hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, İslamiyetin yanlış bir şekilde lanse edilmesi, insanların açıp okumaması, araştırma yapmaması, kendilerini geliştirmemesi, olarak açıklanabilir. Başka bir deyişle, buna inanmak istediklerine inanmak da diyebiliriz aslında. Günümüzde yaşanan tecavüz olaylarında kadınların açık giyindi diye suçlu görülmesi, suçluların ya da bu kafadaki erkeklerin elini kolunu sallayarak gezmesi, kadınları kendine zevk vermek zorunda bir meta olarak görmesi durumu da aynı nedenlere bağlıdır. Halbuki biz kadınlara ilk seçme ve seçilme hakkının verildiği bir ülkeyiz ,ama toplumumuz o eski gelişmemiş kalıplara öyle bir yapışmış ki kadınlarımız hala mağdur olmaktan kurtulamıyor ve gündemdeki, tecavüz ve kadın cinayeti haberleri de azalmak bir yana, her geçen gün artışa geçiyor..Bu tür olayların büyümesinin nedenleri arasında bir de medya ve televizyon dizilerinin etkisinden söz edebiliriz…</p>
<p>Televizyon dizilerine baktığımızda, kadın dayanışması ya da eğ itici nitelik taşıyan diziler çoğunlukla bir şekilde yayından kaldırılıyor. Ancak, iki eşli aşiret ağalarının olduğu, tecavüz ve taciz olaylarının belirgin olduğu diziler nasıl oluyorsa, yayında kalmayı başarıyor. Bu tür dizilerde de hep “erkek elinin kiri” kalıbı belirgin oluyor. Tecavüzlerin işlendiği dizilerde çoğunlukla mağdur ona bu vahşeti yaşatan erkekle evlendirilerek cezalandırılıyor. Çünkü ailenin namusunun bu şekilde temizlenmesi gerektiği mesajı veriliyor. Tecavüzcünün cezalandırıldığı yapımlar da olmuyor değil ama sayıları azi. Ülkemizin değişmez gerçeklerinden biri kadın tecavüzü ve cinayeti ne yazık ki. Bu olayların azalması için televizyonlarda iki kadınlı aşiret ağalarının ya da tecavüz olaylarının iğrenç bir şekilde işlendiği yapımlar yerine, daha halkı eğitici, kadınlarımızı ezdirmeyen ve haklarına ışık tutan yapımlar süreklilik gösterse toplumumuza ışık tutacaktır. Çünkü, tecavüz olaylarının ve kadınların bu olaylarda ezilmekte olduğu yapımlar yayınlandığı sürece topluma kötü örnek olmaktan başka hiçbir işlev taşımaz. Şimdi tecavüz, taciz ve kadın şiddeti olaylarına biraz da, çocukluk ve ergenlik döneminden bakarak ve erkek çocuk yetiştirmede aileye düşen, özellikle de annenin görevinden bahsedelim&#8230;</p>
<p>Çocukluk ve ergenlik döneminde de kızların işi her zaman erkeklerden daha zor olmuştur. Çünkü, kızlar erkeklere nazaran, daha utangaç gözükürler. Ama erkekler daha ergenlik döneminde her bir şeyi açıkça herkesin içinde konuşmaktan çekinmezler. Kendilerini keşfetmeye başlarlar. Kızların bacaklarını ellemeye, eteklerini açmaya çalışıp, bunu yaparken de gayet eğlenirler. Kendilerinde hak görürler. Kızların ne kadar üzüldüğü, kendilerini nasıl hissettiği umurlarında bile olmaz, onlar eğleniyorlardır ya gerisinin bir önemi yoktur. Burada kız mağdur olmasına rağmen kimse erkeklere bir şey demez, kendi hemcinsleri de dahil herkes kızı o duruma düştüğü için suçlar kimi zaman. O derece komik bir hale gelmişizdir. Kızlar ergenliğe ilk girişlerini bile söylemeye utanırlar, çantalarında taşıdıkları pedleri en gizli yerlere koymaya çalışırlar. Aslında utanacak hiçbir şeyleri yoktur. Aksine kendileriyle gurur duymaları gerekir, çünkü çocukluktan genç kızlığa geçiş yapmışlardır. Ama utanmayı tercih ederler, erkeklerin her bir şeyi kendilerinde hak görmesi yüzünden. Bundan başka, o yaşlarda erkekler gibi kızlarda kendilerini keşfetmeye bir şeyleri merak etmeye başlarlar. Sadece, bu konuları erkekler gibi açıkça konuşamazlar. Çünkü, konuştukları zaman alay konusu olacaklarını bilirler. Hele bir de uygunsuz bir şekilde yakalandılar mı, her şey onlar için bitmiştir o zaman. Erkekler, kızlarda dahildir buna, aklınıza gelebilecek her türlü yaftayı yapıştırırlar o kız çocuğuna ve yalnız bırakırlar. Ama erkekler yakalansa onlara gene bir şey olmaz çünkü erkeklerdir, her bir şeye hakları vardır. Erkeklerin daha baskın oldu ğu o eski kalıba öyle bir yapışmışızdır ki bu durum kendini daha o yaşlarda göstermiştir.Aslında es geçilen bir detay vardır. Erkeklerin kendini keşfetme hakkı olduğu gibi kızlarında vardır ve kızların daha zor durumlara düşmesinin nedeni, erkeklerin kendilerinin çekinmeden konuştukları ve eyleme geçirdikleri şeyleri, kızların da yapıyor olmasını kıskanmalarından ve hazmedememelerinden kaynaklanır bir yerde. İşte bu noktaya geldiğimizde erkek anne babalarına özellikle de annelerine çok fazla görev düşüyor.</p>
<p>Anneler erkek çocuk yetiştirirken, karşı cinse değer verilmesi gerektiğini anlatacak ana kişidir. Çünkü erkeği dünyaya getirme yetisine sahip olan cins de bir kadındır ve bunu daha iyi anlatabilecek biri yoktur. Annelerin, erkek çocuklarına kadını ezmeye hakkı ve onun kendinin zevk ve eğlence unsuru olmadığını, erkeklerin olduğu gibi kadınların da kendini keşfetme hakkına sahip olduğu, kadınların erkeklerin kölesi olarak yaratılmadığı, aksine, anne olma yetisine sahip oldukları için bu dünyada kutsal kabul edildikleri, erkeklerin kadınlardan hiçbir şekilde üstün olmadıklarını uygun biçimlerde yetiştirme aşamasında çocuklara aşılaması gerekir. Bu aşılama daha o yaşlarda yapıldığında ülkemizdeki taciz, tecavüz, kadına şiddet ve kadın cinayetleri haberleri de biraz olsun azalmaya başlayacaktır&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/turkiyede-kadin-olmak-kadina-deger-vermek/">Türkiye’de Kadın Olmak, Kadına Değer Vermek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/turkiyede-kadin-olmak-kadina-deger-vermek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6886</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Kadın Olmak ya da Olamamak</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/turkiyede-kadin-olmak-ya-da-olamamak/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/turkiyede-kadin-olmak-ya-da-olamamak/#comments</comments>
				<pubDate>Fri, 23 Sep 2016 13:36:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Aynaimerdiyye Çevik]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın ayrımcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet mağduru kadınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5207</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kadın cinayeti artıyor adalet eksiliyor. Türkiye&#8217;de en çok kadın cinayeti işleniyor. Araştırmalar bunu gösteriyor; ama aslında araştırmaya gerek yok, her şey gözümüzün önünde. Belki birimizin annesi, belki komşusu ya da bizzat kendimiz o kadınlardan biriyiz. Ne yazık ki her gün haberlerde duyuyor ve görüyoruz. Kadına değer vermeyen kendinden aşağı, hissiz, cansız bir eşya gibi gören [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/turkiyede-kadin-olmak-ya-da-olamamak/">Türkiye&#8217;de Kadın Olmak ya da Olamamak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Kadın cinayeti artıyor adalet eksiliyor.</h2>
<p>Türkiye&#8217;de en çok <strong>kadın cinayeti</strong> işleniyor. Araştırmalar bunu gösteriyor; ama aslında araştırmaya gerek yok, her şey gözümüzün önünde. Belki birimizin annesi, belki komşusu ya da bizzat kendimiz o kadınlardan biriyiz. Ne yazık ki her gün haberlerde duyuyor ve görüyoruz. Kadına değer vermeyen kendinden aşağı, hissiz, cansız bir eşya gibi gören ve karşısındaki kadını köleye çevirerek dayatmalarını kabul ettirmeye çalışan bunu başaramayınca da şiddete başvuran ve hatta öldüren zihniyetlerle dolu bir ülke. Mesela yediden yetmişe zengininden fakirine kadar şaşırtıcı biçimde teknolojiyi takip eden uyum sağlayabilen sosyal mecraları kullanmakta dünya sıralamasının başında gelen bir toplum fakat interneti de daha çok kadına ulaşma aracı olarak gören erkekler var. Neden zihniyetini değiştirmeye karşı olan aynı zamanda cinayet sıralamasında zirvede sizce de manidar değil mi? Belki de işimize gelene ileri görüşlü işimize gelmeyene de bağnaz oluyoruz. Peki neden bu canavarlık, canilik neden bitmek bilmeyen kadın cinayetleri, tecavüzler? Toplum olarak eksikliklerimiz nerede?</p>
<figure id="attachment_5208" aria-describedby="caption-attachment-5208" style="width: 538px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/kadın-olmak.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5208 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/kadın-olmak.jpg?resize=538%2C240" alt="Peki neden bu canavarlık, canilik neden bitmek bilmeyen kadın cinayetleri, tecavüzler? Toplum olarak eksikliklerimiz nerede?" width="538" height="240" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/kadın-olmak.jpg?w=538&amp;ssl=1 538w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/kadın-olmak.jpg?resize=300%2C134&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/kadın-olmak.jpg?resize=536%2C240&amp;ssl=1 536w" sizes="(max-width: 538px) 100vw, 538px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5208" class="wp-caption-text">Peki neden bu canavarlık, canilik neden bitmek bilmeyen kadın cinayetleri, tecavüzler? Toplum olarak eksikliklerimiz nerede?</figcaption></figure>
<p>Şimdi geçmişten günümüze dönüp bakalım bu cinayetleri doğuran sebeplere. Cinayet işleyen erkeklerin bahanelerine göre evlenme tekliflerinin reddedilmesi, aldatıldığının düşünülmesi, karşı tarafın <a href="https://idilsuaydin.av.tr/aile-hukuku-bosanma-davalari">boşanmak</a> istemesi, barışma teklifinin reddedilmesi ya da flört teklifinin reddedilmesi gibi bahanelerle cinayet işlemekteler. Peki, bu ego benim istediğim olmalı, olacak &#8220;ya benim olacaksın ya da kara toprağın&#8221; gibi reddedilmeyi hazmedememe psikolojisi neden bu erkeklerde var? cevabını biz kadınlar biliyoruz aslında. Çünkü ataerkil bir toplum yapısında başka bir şey yetişmez. Türk toplumunda kız çocukları okula gönderilmedi neticesinde kadınlarımız cahil bırakıldı. Halbuki bir toplumun geleceğini kadınlar belirler. Çünkü çocuğu yetiştiren anneydi. Fakat erkek şiddeti her zaman ki gibi kadına engel oldu. Kadınlarımız eğitimsiz kaldılar bilinçsizce çocuk yetiştirdiler erkek çocukları aile içinde hep ayrıştırıldı &#8220;erkektir yapar&#8221; denildikçe evet erkekler yaptı üç yaşında ilk oyuncağı silah olan erkek çocuğuna ergenlikte de &#8220;sen erkeksin farklısın erkeğin elinin kiridir&#8221; psikolojisi aşılandı. Erkek çocuklarının her istedikleri yapıldı erkek kız evlat ayrımı oldu, erkek çocukları egoist yetiştirildi. Ve sonunda reddedilmeyi hazmedemeyen istediğini elde edemeyince canavara dönüşen erkekler toplumda türedi. Böyle yetişen erkeklerde çareyi şiddette, silahta buldular.</p>
<figure id="attachment_5210" aria-describedby="caption-attachment-5210" style="width: 450px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/turkiyrde-kadın-cinayetleri.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5210 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/turkiyrde-kadın-cinayetleri.jpg?resize=450%2C450" alt="Peki, Türkiye'de kadın cinayetlerine adil yargı var mı?" width="450" height="450" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/turkiyrde-kadın-cinayetleri.jpg?w=450&amp;ssl=1 450w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/turkiyrde-kadın-cinayetleri.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/turkiyrde-kadın-cinayetleri.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5210" class="wp-caption-text">Peki, Türkiye&#8217;de kadın cinayetlerine adil yargı var mı?</figcaption></figure>
<p>Peki, Türkiye&#8217;de kadın cinayetlerine adil yargı var mı? On altı yerinden bıçaklanan TRT Sanatçısı Hatice Kaçmaz&#8217;ı evlilik teklifi reddedildiği için öldüren zanlıya &#8220;aşırı sevgi&#8221; indirimi verildi ve bu indirimi veren de erkekti. Erkekleri kollayan bir yargı sistemi varken adil bir yargılama söz konusu değil. Erkeklerin lehine gelişen davalar oldu. Bu davaların on üçünde iyi hal indirimi yapıldı. Türkiye&#8217;de bir çok örneği bulunan kadın cinayetleri davalarında &#8220;Haksız tahrik&#8221; ve &#8220;İyi hal&#8221; indirimleri uygulanıyor. Hangi ceza o canları geri getirecek de bir de indirim adı altında kurtuluyor bu katiller?</p>
<p>Türkiye&#8217;nin kanayan yaralarından diğerine geçelim bu ülkede hava kararınca dışarıda rahat yürüyemeyen tek canlı kadındır yürütmeyense erkektir. Türkiye&#8217;de cinsel açlık sapıklık boyutundadır. Bir kadın olarak gece belli bir saatten sonra dışarıdaysan başına gelecekler şöyle; sen kaldırımda yürürsün ama o kaldırımları parselleyen önünde oturan erkekler genç yaşlı yaş grubu farketmeksizin sen gidene kadar gözleriyle ve sözleriyle taciz ederler. Yoldan karşıya geçeceksindir, beklersin her geçen araba kornalarıyla taciz eder, gideceğin yere sağ salim gittiğine bazen şaşırırsın ama dikkat et tenha yollardan potansiyel tecavüzcüler ve katiller çıkabilir, tehlike hep var. Tecavüze uğrarsın bir de adaletsiz adalet görürsün bu ülkede, mesela on üç yaşındaki kız çocuğu N.Ç&#8217;ye yapılan gibi yirmi altı kişinin tecavüzüne uğradığı halde Yargıtay&#8217;ın  &#8220;rızası vardı &#8221; indirimi gibi ya da eski yüzbaşı Bülent Aydın&#8217;ın tecavüzü gerçekleştiremeden yakalanması neticesinde cezasının indirilmesi&#8230; Bu ve bunun gibi örnekler o kadar çok ki bu ülkede adaletin kadınlara işlemediği bir yargı sistemi var. Gelişmek, ne yazık ki sadece yol, köprü yaparak olmaz zihniyetleri değiştirerek eğiterek olur. Adalet sağlanmadıkça caydırıcı cezalar getirilmedikçe susmamalıyız biz kadınlar. Özgecanlar Münevverler unutulmayacak&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/turkiyede-kadin-olmak-ya-da-olamamak/">Türkiye&#8217;de Kadın Olmak ya da Olamamak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/turkiyede-kadin-olmak-ya-da-olamamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5207</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Şimdi; Telafi Vakti</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/simdi-telafi-vakti/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/simdi-telafi-vakti/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 23 Jun 2016 06:22:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Kurt]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet mağduru kadınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4158</guid>
				<description><![CDATA[<p>&#8220;Makyajla kapatmaya çalıştım, artık dışarı çıkmam lazımdı. Boğuluyorum, bunalıyorum. Güneş gözlüğü idare etmez mi sence?&#8221; &#8220;Kötü durmuyor merak etme. Hayvan herif. Bunun cezasını ödemeli. Yaptıkları yanına mı kalacak?&#8221; İşte bu soru, hayatımın kilit noktası diyebilirim. Düşünsenize, bir insanı çok seviyorsunuz. Her şeyden çok kıymet veriyorsunuz, mükemmel bir ilişkinin içindesiniz. Daha doğrusu öyle olduğunu sanıyorsunuz. Romantik [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/simdi-telafi-vakti/">Şimdi; Telafi Vakti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Makyajla kapatmaya çalıştım, artık dışarı çıkmam lazımdı. Boğuluyorum, bunalıyorum. Güneş gözlüğü idare etmez mi sence?&#8221;</p>
<p>&#8220;Kötü durmuyor merak etme. Hayvan herif. Bunun cezasını ödemeli. Yaptıkları yanına mı kalacak?&#8221;</p>
<p>İşte bu soru, hayatımın kilit noktası diyebilirim. Düşünsenize, bir insanı çok seviyorsunuz. Her şeyden çok kıymet veriyorsunuz, mükemmel bir ilişkinin içindesiniz. Daha doğrusu öyle olduğunu sanıyorsunuz. Romantik sürprizler, spontane hediyeler, akşam yemekleri, şefkatli, evde sana yardım eden, anlayışlı bir sevgili. Sonra o insanı tanıyamıyorsunuz. Çok değil yedi ay sonra, o beyaz atlı prensin yerini kaba, şiddet yanlısı biri -adam diyemeyeceğim- alıyor. Kurduğun hayaller, tüm bu yaşanmışlıklar çöpe gidiyor.</p>
<p>&#8220;Yaptıkları yanına mı kalacak?&#8221; Neydi sahi son dayağın sebebi? Gözlerimi açtığımda yerdeydim. Uyuşuk bir kol, dudaklarımın kenarında kurumuş kan lekeleri, yerlerde kırık cam parçaları. Başımı kaldırmaya çalıştım ama nafile. Her yanım öylesine sızlıyordu ki&#8230; Telefon erişemeyeceğim kadar uzakta. Yine de çabalıyorum kalkayım diye, yok. Öylece ağlaya ağlaya tekrar bayılmışım.</p>
<p>&#8220;Kızım, Gökçe, konuşsana ya! Ne yani polise şikâyet etmeyecek misin? Yok abi, ben bunu onun yanına bırakmam. Olmaz. Birini, sevgilini dövmek ne demek ya? Sen benim kardeşim sayılırsın. Yıllarca birlikte aynı sofraya oturduk, birlikte gülüp, birlikte ağladık. Şimdi seni bu durumda asla yalnız bırakmam, anlıyor musun? Hiçbir şeyden korkma. İstiyorsan beraber gideriz karakola, her şeyi teker teker anlatırız. O meymenetsiz de alır cezasını. Dağ başında yaşıyor değiliz, memlekette hak hukuk var.&#8221;</p>
<p>Hak, hukuk gerçekten var mıydı? Her gün televizyondan izleyip, gazetelerden okuduğum birbirinin aynı olayların içine bende sürüklenmiştim. Sevgilisinden ruju kırmızı diye(tahrik ediyormuş), bu akşam dışarıdan yemek sipariş edelim dedi diye, iş yerinde mesai yaptı diye, kız erkek karışık bir grupla yemek yemeye gitti diye, elbisesi diz üstüymüş diye önce psikolojik baskı sonra şiddet gören bir kadın, ben. Benim gibi niceleri daha. Eğitimli ya da eğitimsiz olmak fark etmiyor onlar için de bizim için de. Biz diyorum çünkü yalnız olmadığımı biliyorum. Önceden uzaktan baktığım, izleyip sinirlendiğim, bazen sinirden ağladığım şiddet mağdurlarının içindeyim artık! İnanıyorum ki biz el ele verdikçe  daha güçlü duracağız.</p>
<p>Gülümsemeye çalıştım, çünkü ne olursa olsun dimdik ayakta durmam gerekiyor. Hiç kimse, hiçbir olay benim kendime olan güvenimi, öz saygımı sarsmamalı. Bunları kaybedersem, geriye bir ben kalır mı? Şimdi; bunca zaman sürdürdüğüm yanlışı telafi etme vakti.</p>
<p>&#8220;Ondan ayrılmayı düşünüyorum. Hayatımda gölgesinin dahi yer almasını istemiyorum. Evet, şikâyet edeceğim polise. Umarım birkaç gün gözaltında kalıp çıkmaz. Bir de mahkemeden karar mı çıkartsak ne dersin? Tekrar rahatsız etmesin diye&#8230;&#8221;</p>
<p>Melek memnun oldu duyduklarından, o ifadeyi gözlerinden okuyabiliyorum. Tıpkı ismi gibi bir melekti. Çok mutlu bir yuvası, iki yaşında kızı, ona değer veren bir kocası vardı. Sanırım, içimizdeki şanslı oydu. Onun adına mutluyum, kendi adıma ise üzgün.</p>
<p>“Hadi kalk, hala oturuyorsun. Gel gidelim eşyalarını toplayalım. Birkaç gün bende kalırsın hem değişiklik olur. Belki tatil falan ayarlarız, ne dersin? Dönünce de yeni bir ev bakarız. Aa benim karşı apartmanda boş bir daire vardı sanırım, gidince bir araştırırız. Hem bana da yakın olursun. Amma ballısın var ya.”</p>
<p>Böyle bir dosta sahip olduğum için, onun deyimiyle gerçekten ballıyım. Şu an utandığım için yapamasam da kapısını çalabileceğim bir ailem, gerçek dostum, iyi bir işim var. Onlar, iyi ki varlar.</p>
<p>Peki, sığınabileceği ailesi, arkadaşları, kimsesi olmayanlar? Dünya kötü, insanlar acımasız, yaşamak zor. Yine de tüm kötü niyetlilere iyiliğimiz karşı dursun, şu gökyüzünün güzelliği hatırına bu kavga son bulsun…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/simdi-telafi-vakti/">Şimdi; Telafi Vakti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/simdi-telafi-vakti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4158</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
