<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>realizm &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/realizm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 Sep 2016 05:53:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Empresyonizm İçinde Realizm, Realizm İçinde Empresyonizm</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 01 Sep 2016 05:53:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Aycan Arıcan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Camille Pisaro]]></category>
		<category><![CDATA[Cladue Monet]]></category>
		<category><![CDATA[empresyonist]]></category>
		<category><![CDATA[empresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Gustave Courbet]]></category>
		<category><![CDATA[izlenimci]]></category>
		<category><![CDATA[izlenimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Monet]]></category>
		<category><![CDATA[neo-klasizim]]></category>
		<category><![CDATA[post empresyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[realizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5022</guid>
				<description><![CDATA[<p>Resim sanatı kendi bünyesinde, barok dönem, klasisizm, neo-klasizim, realizm, empresyonizm, post empresyonizm gibi  pek  çok sanat akımını barındırır. Bu akımlar içerisinde, empresyonizm ve realizm birbirleri ile hem benzerlik hem de farklılıklar içermektedir. Şimdi bu iki akımı ayrı ayrı ele alıp sonra da benzer ve farklı noktalarına değinelim. Empresyonizm ve Realizm Empresyonizm diğer adı ile izlenimcilik, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/">Empresyonizm İçinde Realizm, Realizm İçinde Empresyonizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Resim sanatı kendi bünyesinde, barok dönem, klasisizm, neo-klasizim, realizm, empresyonizm, post empresyonizm gibi  pek  çok sanat akımını barındırır. Bu akımlar içerisinde, empresyonizm ve realizm birbirleri ile hem benzerlik hem de farklılıklar içermektedir. Şimdi bu iki akımı ayrı ayrı ele alıp sonra da benzer ve farklı noktalarına değinelim.</p>
<figure id="attachment_5024" aria-describedby="caption-attachment-5024" style="width: 576px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Cladue-Monet-Şemsiyeli-Kadın.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5024 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Cladue-Monet-Şemsiyeli-Kadın.jpg?resize=576%2C877" alt="Cladue Monet-Şemsiyeli Kadın(1886)" width="576" height="877" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Cladue-Monet-Şemsiyeli-Kadın.jpg?w=576&amp;ssl=1 576w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Cladue-Monet-Şemsiyeli-Kadın.jpg?resize=197%2C300&amp;ssl=1 197w" sizes="(max-width: 576px) 100vw, 576px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5024" class="wp-caption-text">Cladue Monet-Şemsiyeli Kadın(1886)</figcaption></figure>
<h2><span lang="EN-US">Empresyonizm ve Realizm</span></h2>
<p><strong>Empresyonizm</strong> diğer adı ile <strong>izlenimcilik</strong>, doğadaki unsurların kişinin içinde oluşturduğu  duygusal  etkileri yansıtmayı hedefler. Başka bir deyişle <em>izlenimci</em> sanatçılara göre, kişi gördüklerini doğrudan doğruya değil, gördüğü objenin kendi içinde uyandırdığı duygu ve düşünceleri   ele alarak resme yansıtmalıdır. Nesnellik ve gerçekçilik ikinci planda, öznellik ve kişisel yorumlar ve sanatçının hayal dünyası ön plana çıkmalıdır. Bu akımın öncüleri <strong>Cladue Monet</strong> ve <strong>Camille Pisaro</strong>ʼdur. <strong>Realizm</strong> yani gerçekçilikte ise, sanatçı nesnelliği ön planda tutarak çevresinde gözlemlediği figürleri ya da objeleri gördüğü gibi resme aktarır. Hayal dünyasını ve duygusallığı ikinci plana atarlar. Bu akımın resimdeki öncüsü ise <strong>Gustave Courbet</strong>ʼtir. Realizmde konu olarak köy, köy hayatı, işçiler ve benzeri konular  işlenir.</p>
<figure id="attachment_5025" aria-describedby="caption-attachment-5025" style="width: 719px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Jonun-Portresi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5025 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Jonun-Portresi.jpg?resize=640%2C542" alt="Gustave Courbet- Jo'nun Portresi" width="640" height="542" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Jonun-Portresi.jpg?w=719&amp;ssl=1 719w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Jonun-Portresi.jpg?resize=300%2C254&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5025" class="wp-caption-text">Gustave Courbet- Jo&#8217;nun Portresi</figcaption></figure>
<h2><span lang="EN-US">Realizmden Empresyonizme</span></h2>
<p><em>Empresyonizm</em>in içinde aslında biraz da <em>realizm</em> gizlidir. Çünkü kişi izlenimlerini resme aktarırken ne kadar hayal dünyasını ve duygularını kullansa da, izlenimi, yani gördüğü obje ya da subje ile gerçek hayattan bir parça koparır. Üstelik resmi yaparken kendi içinde uyanan duyguların gerçek hayat ile alakalı olup olmadığını kimse bilemez. Ama bunun üzerine örnekler verip tartışabiliriz. Mesela, bir manzara resmi yaparken etraf yeşillik, çiçekli ve de güneşliyse, bunu olduğu gibi aktarmak yerine duygu haline göre havayı yağmurlu olarak  değiştirmek ne kadar realizme aykırı gibi gözükse de, bu durum kişiye göre gerçekçiliği bozmayabilir. Çünkü yağmurlu hava gerçek hayattan alıntı bir unsurdur. Aşırı derece de hayal gücüne kaçılmamıştır. Fakat karlı bir havayı resmederken, çiçek açan ağaçları da eklemek tamamen sanatçının hayal dünyasının ürünü olarak görülebilir. Çünkü gerçekte karlı hava ve çiçekli ağaçlar bir arada düşünülemez. <em>Empresyonizm</em>in içindeki realizm tamamen sanatçının hayal dünyasının boyutları ve ölçüsü ile anlaşılabilir. Fakat realizmin içinde biraz empresyonizm barınsa da, bu empresyonizmin içindeki realizm kadar güçlü ve belirgin değildir. <em>Realizm</em> sadece gerçekçidir. İnsanların hayatını olduğu gibi resme aktaran bir akımdır. Bu nedenle realist bir resme ressam gördüğü obje ya da subjenin kendi içinde uyandırdığı betimlemeleri aşırıya kaçarak aktaramaz. Örnek verirsek, köy hayatından bir kesit, cenaze töreni ya da portre, figür çizerken o tabloya gördüğü ve bildiği  gerçekliğin dışında bir eklenti yapamaz. Mutsuz ağlayan bir figür resmediyorsa, ona tebessüm ekleyemez ya da bir ressamın, yazarın hayatından bir kesit resmediyorsa kendi içinde yarattığı izlenime kapılarak o resme kişinin hayatı ile çok alakasız bir obje koyamaz. Çünkü böyle yaparsa realizmden çıkmış empresyonizme kapılmış olur.</p>
<figure id="attachment_5026" aria-describedby="caption-attachment-5026" style="width: 832px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Ornansta-Cenaze.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5026 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Ornansta-Cenaze.jpg?resize=640%2C294" alt="Gustave Courbet-Ornans'ta Cenaze (1849-1850)" width="640" height="294" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Ornansta-Cenaze.jpg?w=832&amp;ssl=1 832w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Gustave-Courbet-Ornansta-Cenaze.jpg?resize=300%2C138&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5026" class="wp-caption-text">Gustave Courbet-Ornans&#8217;ta Cenaze (1849-1850)</figcaption></figure>
<h2><span lang="EN-US">Empresyonizm ve Realizmin Bağı</span></h2>
<p>Gerçekçiliği, gerçek yaşanmış hayatları resme aktarırken ressamda bir izlenimcilik, kendini resmettiği objelerin yerine koyabileceğini düşünürsek realizmin içindeki gizli empresyonizmi de görmüş oluruz. Pek çok izlenimci ressamın önceden realizmden  etkilenmesi  ve sonradan empresyonizme kayması da bu durumun kanıtı olarak gösterilebilir. <strong>Empresyonizm ve realizm</strong> birbirine inceden bir iple bağlıdır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/">Empresyonizm İçinde Realizm, Realizm İçinde Empresyonizm</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/empresyonizm-icinde-realizm-realizm-icinde-empresyonizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5022</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Courbet ve Burjuvazi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/courbet-ve-burjuvazi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/courbet-ve-burjuvazi/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 20 Jan 2016 22:50:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Berrin Akıncı Nalbantoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[anarşizm]]></category>
		<category><![CDATA[bohem]]></category>
		<category><![CDATA[burjuva]]></category>
		<category><![CDATA[burjuvazi]]></category>
		<category><![CDATA[Courbet]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci resim]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci ressam]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci sanat]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Komünü]]></category>
		<category><![CDATA[Gautier]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Gustave Courbet]]></category>
		<category><![CDATA[komün]]></category>
		<category><![CDATA[Montaigne Caddesi]]></category>
		<category><![CDATA[Napolyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ornans’da Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Proudon]]></category>
		<category><![CDATA[Quartier Latin]]></category>
		<category><![CDATA[realizm]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[romantizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Kırıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[Theophile Gautier]]></category>
		<category><![CDATA[Vendome]]></category>
		<category><![CDATA[Vendome sütunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1840</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Burjuva ve bohem” 19. yy’da bu iki kavram karşıt gibi görünür. Bu geç 18. yüzyıl romantizmin bir suçu ve sadece para için çalışan burjuva ve onun yoksullaşmış sanatçı mitidir. Sanat aşkına sanat şampiyonu, Theophile Gautier, 1855’te bir notunda şöyle yazmıştır: “Burjuva isteyerek etkili bir sanatçı olmak demektir.” İşte bohem sanatçılarından biri de Gustave Courbet’tir ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/courbet-ve-burjuvazi/">Courbet ve Burjuvazi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>“<em>Burjuva ve bohem</em>” 19. yy’da bu iki kavram karşıt gibi görünür. Bu geç 18. yüzyıl romantizmin bir suçu ve sadece para için çalışan burjuva ve onun yoksullaşmış sanatçı mitidir.</p>
<p>Sanat aşkına sanat şampiyonu, Theophile Gautier, 1855’te bir notunda şöyle yazmıştır: “<em>Burjuva isteyerek etkili bir sanatçı olmak demektir.</em>”</p>
<p>İşte bohem sanatçılarından biri de <strong>Gustave Courbet</strong>’tir ve bu ikincil seçilmiş hayat onda  daha açıktır, kendini daha iyi gösterir&#8230; Sanatçının rüyası, meydanlardaki burjuvalar ve onlardan etkilenmiş hizmetkarları… Yani Courbet  zengin bir ailenin çocuğu iken bohem hayatı seçmiş, burjuva kimliğini gizlemek için bir dizi maske takmıştır. Köylü rolü oynamıştır. Çünkü bu dönemde köyden kente olan göçler, sendika,  işçi hakları ve yoksulluk gibi tüm toplumsal sorunlar Romantizm’i düşler aleminden çıkararak gerçeği görebilmeyi ihtiyaç haline getirmiş ve bu dönemi yeni bir sürecin başlangıcı olan Realizm’in (Gerçekçilik) babası olmuştur.</p>
<figure id="attachment_1842" aria-describedby="caption-attachment-1842" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Ornans’da-Cenaze.jpg" rel="attachment wp-att-1842"><img class=" td-modal-image wp-image-1842 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Ornans’da-Cenaze.jpg?resize=640%2C302" alt="Ornans’da Cenaze" width="640" height="302" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Ornans’da-Cenaze.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Ornans’da-Cenaze.jpg?resize=300%2C142&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1842" class="wp-caption-text">Ornans’da Cenaze</figcaption></figure>
<p>Gustave Courbet  de içinde bulunduğu bu dönemde  sosyal düzene karşıdır bunu da doğduğu yer olan Ornans’da adını verdiği eserinde resmetmiştir; “<strong>Ornans’da Cenaze</strong>”. Bu eserinde Fransız devriminde aktif rol oynadığını hissedebiliriz. Eserinde proleterya sınıfının günlük hayatlarını burjuvalara göstermiş, ’an’ı  anlatmıştır.</p>
<p>Ornans’da Cenaze adlı eseri ruhban sınıfına karşı gelen hayran olduğu büyükbabasının cenazesini resmetmiştir. Cenazedeki kişiler köydeki gerçek kişilerdir. Onların derin yasını gören otoriteler bu gerçekliğin karşısında şok olmuşlardır. Çünkü o dönemde yapılan resimler ütopik, dini, kusursuz güzeli gösteren resimlerdi.</p>
<figure id="attachment_1844" aria-describedby="caption-attachment-1844" style="width: 689px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Taş-Kırıcılar.png" rel="attachment wp-att-1844"><img class=" td-modal-image wp-image-1844 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Taş-Kırıcılar.png?resize=640%2C426" alt="Taş Kırıcılar" width="640" height="426" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Taş-Kırıcılar.png?w=689&amp;ssl=1 689w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Taş-Kırıcılar.png?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Taş-Kırıcılar.png?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1844" class="wp-caption-text">Taş Kırıcılar</figcaption></figure>
<p>Eserlerini devasa boyutta yapmıştır. Bu da burjuvaziye bir tehdit gibidir adeta. Aslında otoriteler politik tehdit konusunda haklıydılar. “<strong>Taş Kırıcılar</strong>” adlı eser de insanı en ağır, en sevimsiz görevlerden ve yoksulluğu bir kader olmaktan kurtaramayan endüstrileşmiş çağa karşı yöneltilmiş bir ironiye sahiptir.</p>
<p>Ancak bu iki eserinin Uluslar arası sergide seçilmemiş olması onu sinirlendirir ve yan caddede (Montaigne Caddesi) kendi yaptığı derme çatma barakalarda eserlerini sergiler. Eserlerini sergileyememiş tüm sanatçıların eserlerini de sergiye alır. Bu şok edicidir.</p>
<p>Bu Fransız sanatında Gerçekçilik akımını başlatır.</p>
<figure id="attachment_1843" aria-describedby="caption-attachment-1843" style="width: 587px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Proudon-resmi.jpg" rel="attachment wp-att-1843"><img class=" td-modal-image wp-image-1843 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Proudon-resmi.jpg?resize=587%2C440" alt="Anarşist Proudon'un da resmini çizer." width="587" height="440" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Proudon-resmi.jpg?w=587&amp;ssl=1 587w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Proudon-resmi.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 587px) 100vw, 587px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1843" class="wp-caption-text">Anarşist Proudon&#8217;un da resmini çizer.</figcaption></figure>
<p>1848’lerde tanıştıklarının arasında Anaşist Proudon’un düşüncelerinden de etkilenir. Ve onun bir resmini yapar.</p>
<p>1861 yılında, bir atölye açılmış ve Realizm kuramını ve pratiğini anlatması için Courbet’ye bir istek mektubu gönderilmiştir&#8230; Kendisi akademik öğretimi hep reddetmiş olması nedeniyle başta kabul etmemiştir. Sonradan (1870), öğrenciler ve öğretmenleri arasında karşılıklı yardımlaşma ve eşitlik atmosferinin hüküm süreceği, model olarak yalnızca bilindik nülerin değil, aynı zamanda bir öküz, at ve geyiğin de kullanılacağı, alışılmışın dışında, demokratik bir atölye açmaya karar verir. Ancak sadece birkaç hafta açık kalabilen bu atölye sayesinde yine de sanat öğretimi ve akademik kuruluşlar hakkındaki düşüncelerini söyleme fırsatını da yakalamış olur.</p>
<figure id="attachment_1845" aria-describedby="caption-attachment-1845" style="width: 399px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Vendome-Sütunu.jpg" rel="attachment wp-att-1845"><img class=" td-modal-image wp-image-1845 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Vendome-Sütunu.jpg?resize=399%2C267" alt="Courbet, Napolyon adına dikilen Vendome Sütunu'nun yıkılışana da katılır." width="399" height="267" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Vendome-Sütunu.jpg?w=399&amp;ssl=1 399w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Vendome-Sütunu.jpg?resize=300%2C201&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Vendome-Sütunu.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w" sizes="(max-width: 399px) 100vw, 399px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1845" class="wp-caption-text">Courbet, Napolyon adına dikilen Vendome Sütunu&#8217;nun yıkılışana da katılır.</figcaption></figure>
<p><strong>Courbet</strong>,  1871’de Komününe katılmıştır. Paris’te ayaklanmaların örgütlendiği <em>Quartier Latin </em>çevresindeki mekânlarda bulunmuş, eserleriyle topluma yön vermiştir. Komün sırasında kültür bakanlığının yetkisini devralan Sanat Birliği başkanlığını üstlenir. Önemli birtakım koleksiyonları yağmalanmaktan korurken, Napolyon’un zaferleri onuruna dikilmiş olan <strong>Vendome</strong> sütununun yerle bir edilmesine katılır. Ve daha sonra, Komünün yenilgiye uğramasının ardından, açılan mahkemelerde yargılanır, suçlanır ve İsviçre’ye kaçar.</p>
<p>Courbet, Romantik Burjuvanın beklentilerinin tersine, insan öğesinin her katmanına önem vermekteydi. Bu nedenle kendisi ve çevresi tarafından gerçek bir proletarya sanatçısı olarak kabul gördüğü belirtilebilir.</p>
<p>Courbet, vatanından uzakta 31 Aralık 1877 yılında hayata veda eder. Geride bıraktığı tek gerçek değişen toplum düzenine isyankâr bir şekilde yön verebileceğini düşünecek kadar cesur bir sanatçı oluşudur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/courbet-ve-burjuvazi/">Courbet ve Burjuvazi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/courbet-ve-burjuvazi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1840</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eğitimin Felsefi Temelleri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/egitimin-felsefi-temelleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/egitimin-felsefi-temelleri/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 29 Aug 2015 19:55:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Brameld]]></category>
		<category><![CDATA[daimicilik]]></category>
		<category><![CDATA[dawey]]></category>
		<category><![CDATA[değerler felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim ve felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimin felsefi temelleri]]></category>
		<category><![CDATA[essensializm]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[idealizm]]></category>
		<category><![CDATA[ilerlemecilik]]></category>
		<category><![CDATA[mantık]]></category>
		<category><![CDATA[natüralizm]]></category>
		<category><![CDATA[özcülük]]></category>
		<category><![CDATA[perennializm]]></category>
		<category><![CDATA[platon]]></category>
		<category><![CDATA[pragmatizm]]></category>
		<category><![CDATA[progressivizm]]></category>
		<category><![CDATA[realizm]]></category>
		<category><![CDATA[sartre]]></category>
		<category><![CDATA[varlık felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[varoluşçuluk]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden yapılanmacılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=567</guid>
				<description><![CDATA[<p>Eğitim kavramını, insanı belli amaçlara uygun olarak yetiştirme süreci olarak tanımlayabiliriz. İnsanı kültürel hayata hazırlayan bu süreç amaçlı ve planlı olarak yapılandırılır. Her amaç ve planda bir “kasıt” vardır. Özellikle devletin ve toplumun geleceği için insana yönelik yatırımlar söz konusu olunca belli bir amaç, belli bir içerik önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda, eğitim bedensel ve zihinsel [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/egitimin-felsefi-temelleri/">Eğitimin Felsefi Temelleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim kavramını, insanı belli amaçlara uygun olarak yetiştirme süreci olarak tanımlayabiliriz. İnsanı kültürel hayata hazırlayan bu süreç amaçlı ve planlı olarak yapılandırılır. Her amaç ve planda bir “kasıt” vardır. Özellikle devletin ve toplumun geleceği için insana yönelik yatırımlar söz konusu olunca belli bir amaç, belli bir içerik önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda, eğitim bedensel ve zihinsel olarak hedeflenen davranışları kazandırmak ele alınabilir. Bundan dolayıdır ki eğitim, insanı, bir “kasıt” doğrultusunda kültürleme ve şekillendirme sürecidir diyebiliriz.</p>
<p>“Felsefe” kavramı ile, bireyin ya da toplumun kendine özgü görüşleri, idealleri, yaşama ait düşünceleri veya iyi, güzel, gerçek ile ilgili konulardaki varsayımları kastedilmektedir. Her bireyin bu anlamda kendine özgü bir yaşam felsefesi olduğu gibi bu durum toplumlar ve devletler için de geçerlidir. Bundan dolayı bireyler ve toplumlar geleceklerini, amaçlarını ve bunun gerçekleştiği yaşam sürecini kendi “felsefi” tutumları doğrultusunda gerçekleştirmeye çalışırlar. Sorunlarını bu tutumla çözmeye, amaçlarına bu duruşla ulaşmaya çalışırlar.</p>
<p><strong><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/egitimin-felsefi-ilkeleri.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-569 size-full alignleft" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/egitimin-felsefi-ilkeleri.jpg?resize=350%2C200" alt="egitimin-felsefi-ilkeleri" width="350" height="200" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/egitimin-felsefi-ilkeleri.jpg?w=350&amp;ssl=1 350w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/egitimin-felsefi-ilkeleri.jpg?resize=300%2C171&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" data-recalc-dims="1" /></a>Felsefe Nedir?</strong></p>
<p>Felsefe (philosophy) terimi, Yunanca iki ayrı sözcüğün, <em>philo</em> ve <em>sophia</em> sözcüklerin birleşmesinden oluşmuştur. Philo / phillia; sevgi, seven, sophia; bilgi, bilgelik, hikmet anlamındadır. Kelime anlamıyla felsefe, “bilgelik arayışı”, “bilgeliği sevmek”tir. Filozof terimi de aynı kökten gelmektedir; “bilgelik arayışında olan”, “bilgeliği seven” anlamındadır. Ancak bugün, kelime kökünden farklı olarak, felsefe terimi “bilgelik”, “hikmet”; filozof terimi de, “bilge”, “hikmet sahibi”, anlamında kullanılmaktadır.</p>
<p>Sözcük anlamı dışında “felsefe nedir?” sorusuna gelince, birbirinden farklı felsefe tanımlarına rastlamak olasıdır. Bunlar; “hakikat arayışıdır” ya da “yaşamın anlamını, amacını anlamaktır” v.b. gibi tanımlara sığdırılamaz. Felsefenin anlamı ilgi alanıyla anlam kazanır. Evrenin yapı ve düzeni, yaşamın anlamı ve amacı, bilginin kaynağı ve değeri, iyi, güzel ve doğrunun ne olduğu, nitelikleri, kısaca, bilgi, varlık ve değer alanına ilişkin soru ve sorunlar insanoğlunun sürekli olarak yanıtlamaya çalıştığı sorunlardır. Bu sorular özellikle de filozofların ilgi duyduğu alanlardır.</p>
<p>Bilim ile felsefe iç içedir çünkü, gerçek ve duyularla algılanabilen bir dünyada yaşayan, ayağı ile yere basan filozof ve bilim adamı, fiziksel dünyayı , ilişkileri, bunların neden ve sonuçlarını görmezlikten gelmezken, duyusal olan şeylerin ötesiyle, gerçekliğin özünü anlamaya çalışıp, “genellemelerin en yükseğime”, “ilk nedenlere” ulaşmaya çalışmadan da kendilerini alamamışlardır. Diğer bir açıdan da buna bilimler felsefenin kutsal bir işbirliği diyebiliriz; yeni yetişen bireylere, bugüne kadar felsefe alanında üretilmiş çeşitli görüşlerle, bilim alanında elde edilmiş bilgi ve kuramları aktarmak da eğitimin “aydınlatma” görevi olmaktadır. Platon’un dediği gibi felsefe, “doğruya varmak ve var olanı bilmek için düşüncenin yöntemli bir çabasıdır.”</p>
<p><strong>Varlık Felsefesi</strong></p>
<p>Metafizik, varlığın, hakikatin, gerçekliğin ne olduğu üzerinde durur. Gerçek olan şeyin doğasını araştırır. “Yaşamın ve varlığın değişken yanları dışında, değişmeden kalan öz / gerçeklik nedir?” sorusunu sorar. Metafizik bütünsel olarak, hangi biçim altında olursa olsun, var olan her şeyi ele alır ve onun temel doğası üzerine sonuca ulaşmaya çalışır. Bu sorulara verilen cevaplar gerçekliğin algılanmasındaki realist ya da idealist düşünüş farkını ortaya koymaktadır. Gerçekliğin özünü idealist düşünce maddi olmayan tanımlamalarla açıklarken realist düşünce gerçekliği insandan ve düşünceden bağımsız bir varlık olarak algılar. Pragmatist düşünce ise gerçekliğe, içeriği deneyle belirlenmiş bir olgu olarak yaklaşır.</p>
<p>Felsefenin varlık konusundaki sorunsalının eğitim felsefesi ile ilgili sorularını şu şekilde özetleyebiliriz:</p>
<ul>
<li>Şeylerin bize görülme biçimleri ile oldukları biçim arasında fark var mıdır?</li>
</ul>
<ul>
<li>Meydana gelen her şey önceden belirlenmiş midir?</li>
</ul>
<ul>
<li>Bir şeyi farklı iki zamanda aynı şey yapan nedir?</li>
</ul>
<ul>
<li>Bir şahsı tüm hayatı boyunca aynı şahıs yapan nedir?</li>
</ul>
<p><strong>Bilgi Felsefesi</strong></p>
<p>Bilgi kuramı ya da bilginin bilgisi diyebiliriz. “Bilgi” olgusuyla “bilme” olayını inceleyen bir alandır. Felsefenin bilimi ve bilgiyi açıklaması, diğer bir deyimle bilgi ve bilimin felsefe açısından incelenmesidir.</p>
<p>Çeşitli bilimlerin ve bilgi türlerinin nesnel önemini belirlemek amacıyla konuyla ilgili ilkeleri, varsayımları, sonuçları, dayandıkları kaynakları, mantıksal temelleri, eleştirel incelemeye tabi tutmak bilgi kuramının işidir. Bu eleştirel inceleme hem bilginin özünü, ilkelerini, yapısını, kökenini, hem de bilginin yöntemini, geçerliğini, koşullarını, olanak sınırlarını araştırır. Bütün bunlar eğitim için yol göstericidir.</p>
<p><strong>Değerler Felsefesi</strong></p>
<p><strong>            </strong>“Değer”, kuramı ile ilgili olan Aksiyoloji, “iyi nedir?, doğru eylem hangisidir?”, sorularına cevap bulmaya çalışır. Aksiyolojinin alt bilimi etik ve estetiktir. Etik (ahlak), moral değerler ve eylemlere felsefi bir bakışı temel alır. Estetik de sanat ve güzellik alanları üzerine düşünmektir. Haz, hoşlanma, güzel vb. kavramların ya da algıların temellerini irdeler. Eğitim ve eğitimcinin genel amaçları içinde yer alan amaçlardan birinin, bireyin değer yargılarında ve beğeni düzeylerinde belli bir seviyeye ulaşmak olması eğitimin felsefi temeli olmasını zorunlu kılmaktadır.</p>
<p><strong>Mantık</strong></p>
<p><strong>            </strong>Mantık, doğru ve geçerli düşünme kurallarının ne olduğunu içerir. Düşünme ve fikir oluşturma sürecinde, ileri sürdüğümüz argümanlarımız önermelerimizi doru temellendirmemizi, fikirlerimizi tutarlı olarak oluşturmamızı sağlayan geçerli, uygun çıkarsama kuralları sunar. Tümdengelimci (dedüktif) mantık, genel ilkeler ve yasalardan hareketle özel olaylar ve durumlar üzerine akıl yürütmeye dayanır. Tümevarımcı (indüktif) mantık ise özel durumlar ve olaylardan hareketle genel yasalara ulaşan bir akıl yürütmeyi temel alır.</p>
<p><strong>Felsefe- Eğitim İlişkisi</strong></p>
<p><strong>            </strong>Yaygın biçimde kullandığımız “en önemli sorun, eğitim sorunudur” derken aslında kastettiğimiz “en önemli sorun felsefe sorunudur”. Çünkü eğitimi sadece uygulanan eğitim politikaları ve eğitim programları olarak ele almak büyük yanılgıdır.</p>
<p>Eğitim sürecinde, öğretimin nasıl olması gerektiğini belirlemek kadar, “kime”, “niçin”, “hangi amaca yönelik” olarak “ne öğretileceği” konusundaki değer yargıları eğitimin özünü ve temel sorununu oluşturmaktadır ya da oluşturmalıdır.</p>
<p>Felsefeyle eğitim arasındaki ilişkiyi;</p>
<ul>
<li>Eğitim çalışmalarını ve araştırmaları yönlendirme,</li>
</ul>
<ul>
<li>İnsanların hangi amaçlar için nasıl yetiştirileceği konusunda yol gösterme,</li>
</ul>
<ul>
<li>Eğitim ile diğer toplumsal olgular arasındaki ilişkiye anlam vermeye çalışma,</li>
</ul>
<ul>
<li>Eğitim politikalarının ve programlarının belirlenmesi</li>
</ul>
<p>olarak özetleyebiliriz.</p>
<p><strong>Felsefi Akımlar</strong></p>
<p>Felsefe ile eğitimin arasındaki ilişkiyi daha derinlemesine incelemeden ve eğitimde felsefi ekolleri ele almadan önce bu temel felsefi yaklaşımlara kaynaklık eden temel felsefi akımlarını kısaca özetleyelim.</p>
<p><strong>İdealizm</strong></p>
<p>Felsefedeki idealizm terimi günlük dildeki kullanımdan oldukça farlı bir anlama sahiptir. İdealizm, felsefede “idea” kelimesinin anlamıyla belirlenmiştir. İdealizm, gerçekliğin özdeksel nesneler ve güçlerden çok, fikirlerden idealardan ya da ben’lerden meydana geldiğini iddia etmektedir. İdealizm akımı temelde gerçeklik üzerine düşüncelerin üretildiği bir akımdır. İdealist felsefeye göre gerçeklik aslında ruhsal ve düşünseldir. Var olan gerçeklik evrensel ruhun bir yansıması, bir parçasıdır. İdealizmin temelleri Platon’a kadar uzanır. İdealizmin en temel ayrımları öznel idealizm, nesnel idealizm ve kişisel idealizm ayrımlarıdır. 18. ve 19. yüzyılda J. G. Fichte ve G. W. Friedrich Hegel gibi filozoflar, idealist felsefeyi biçimlendirmişlerdir. Descartes, Leibniz, Berkeley, ve I. Kant da bu akımın en önemli düşünürleri olarak sayılabilir. İdealizmin varsayımları özetle şöyledir:</p>
<ul>
<li>İnsanların gördüğü ve hissettiği doğa dünyası, bir görünüşler dünyasıdır.</li>
<li>Bir şeyin var olduğunu söylemek, o şeyin kendilerince ya da başkalarınca algılandığını söylemektir.</li>
<li>Evrende aşağıdan, ilkelden, yukarıya, karmaşığa doğru bir evrim ve gelişimi amaçlayan düzenli bir süreç vardır.</li>
</ul>
<p>Bu akıma göre gerçekliğin temeli zihinsel ve tinsel / ruhsaldır. Esas gerçeklik yalnız düşündedir ve evren genelleşmiş zihinsel bir algıdır. Var olan, bireyin zihinsel ve ruhsal olarak var olduğu kadar, zihinsel olarak algılayabildiğidir.</p>
<p>İdealizm, felsefi bir akım olduğu kadar en eski eğitim kuramıdır da. Şu halde idealizm duyular dünyasının karşısında hiçbir koşula bağlı olmayan kendinde / özsel, mutlak olanı anlamaya çalışmaktadır ve bu boyutlarda kuramlar ve görüşler geliştirir. İdealizmin eğitimdeki temel anlayışı insanı olduğu gibi değil olması gerektiği gibi eğitmektir. İdealist eğitim, bireyi, iyi, doğru ve güzel olana yöneltmek ister. Öğrenme – öğretme sürecinde öğrencilerin, doğuştan getirdikleri yeteneklerin farkına varmalarını amaçlar. Temeli zihinsel ve düşünsel olan gerçekliğin, aynı zamanda kültürel birikimle aynı şey olmasından dolayı, okul bu değerleri topluma aktaran bir kurum olmak durumundadır. Bu nedenle, eğitimde materyalist değerlere, uzmanlaşmaya ve yararcılığa dönük tüm amaçlara karşı çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Realizm</strong></p>
<p>Realizm ise idealizmin tersine bireyin yaşadığı evreni ve varlığı, reel gerçekliğin algısı ve somut yaşantısı olarak açıklar. Aslında var olan şey bizim zihnimiz yokken yani biz yokken de vardır. Realizme göre varlık, nesneler, kendi başına varlıktırlar. Var olmaları için bizim onları algılamamız gerekmez. Ben’den ayrı olarak nesnel gerçeklik vardır ve evren bir illüzyon değil gerçekten ve somut olarak var olan bir şeydir. Bu akımın öncüsü ise Aristoteles’tir.</p>
<p>Realizmin eğitime dair düşüncelerinde idealizmden farklı olarak, akıldan bağımsız olarak dış dünyanın varlığı varsayımından hareketle gerçeklik, yargılarımızın tecrübe olgularıyla ya da dünya ile uyuşmasıdır. Akıl kendi dünyasını oluşturma yerine var olan gerçeklikten yararlanmalıdır. Bilginin bu öğelerini öğrenmek, öğrencinin sorumluluğudur.</p>
<p>Klasik realistlere göre insan, akıl varlığı olduğu için, okul, aklın gelişimine öncelik vermelidir. Doğacı realistlere göre ise doğal bilimler insana en güvenilir bilgiyi sağlamaktadır. Bu nedenle “bilim” okul programında en önemli yeri almak durumundadır. Eğitimin amacı ise öncelikle her bireyi kendine özgü, farklı bir kişi yapmak değil, fakat fiziksel ve kültürel çevreyle bedenen ve zihnen uyumlu bir şekilde hoşgörülü bir kişi olmasını sağlamaktır.</p>
<p><strong>Natüralizm</strong></p>
<p>Natüralizm, doğanın tüm gerçeklik olduğu düşüncesinden hareket eder. Doğanın kendisi insanları, insan doğasını ve tüm varlıkları içeren, bunları açıklayan bütünsel bir sistemdir.</p>
<p>Natüralizm eğitimle ilgili olarak şu düşünceleri temele alır:</p>
<ul>
<li>Eğitim hedefleri belirlenirken evrensel düzenin bir parçası olan doğa ve insan doğası dikkate alınmalıdır.</li>
<li>Doğayı anlamanın yolu duyumlardan geçer, duyum ise gerçekliğe ilişkin bilgimizin temelidir.</li>
<li>Doğadaki süreçler yavaş ve aşamalı olduğu için eğitimsel süreç de yavaş ve aşamalı olarak ilerlemelidir.</li>
<li>Çocukların öğretimi, kitaplarda ve derslerde yer alan bilgilerin kelimesi kelimesine öğretmek, telkin etmek değil, direkt çevreyle kuracakları duyusal etkileşime dayandırılmalıdır.</li>
<li>Çocukluk, insanın geliştiği önemli bir evredir. Öğretim ve programda çocuğun dürtü ve duyuları dikkate alınmalıdır.</li>
<li>Okul, çocuğun çevresinden ayrı düşünülmemeli tersine öğretim çocuğun çevresini de içermelidir.</li>
</ul>
<p>Natüralistlere göre eğitimin temel amacı, toplumun yapaylığına karşın, kendi kendine gelişen, özgür bir insan doğası yaratmaktır.</p>
<p><strong>Pragmatizm</strong></p>
<p>Pragmatizm, C. S. Peirce’ın geliştirdiği ve daha sonraları William James ve John Dawey’nin çabalarıyla yaygınlaştırılan bir Amerikan felsefesidir. Pierce, “şüphe” ve “inanç” sözcüklerini ne kadar önemli ya da önemsiz olursa olsun, bir problemin hareket noktasıyla ilişkilendirmektedir. İnanç, zihinsel eylemin yalnızca bir hareket alanıdır. Bilgiye giden yegane yolun bilimsel yöntem olduğu ve felsefenin bilimleri taklit etmesi gerektiği Peirce’ın argümanıdır. Tüm bilgi deneye dayandırılmak zorundadır ve doğrulanabilir bilgi, gözlem ve deneysel tecrübe ile kazanılabilir.</p>
<p>William James ise pragmatizm, kategorilerden, ilkelerden ve varsayılan zorunluluklardan uzaklaşma; bunların yerine sonuçlara, olgulara, ürünlere ve son şeylere bakmak olarak gösterilir. Fikirlerin, yaşantımızın diğer yanlarıyla tatmin edici ilişkiler kurmamıza yardımcı oldukları ölçüde doğru olduğu görüşünü benimsemektedir.</p>
<p>Dawey’e göre eğitim, bilim yöntemi yoluyla sistematik olarak araştırma yapmaya yönelik öğrenme sürecidir. Çünkü varoluşsal durumlar sürekli değişmekte ve insanın nihai cevaplara ulaşması mümkün görülmemektedir.</p>
<p>Pragmatizm eğitimi bir “gelişme” süreci olarak görür. Nesnel bir hakikat tanınmayan pragmatizmde esas olan “sonuç”tur. “Ne ki yararlıdır o vardır. Ne ki vardır o yararlıdır” pragmatizmin temel tezidir. Pragmatizmin eğitim anlayışında “içgüdüler” ön plandadır. Öğretmen ve ders kitapları eksenli eğitim anlayışının tersine, “öğrenme” olayının içsel bir süreç olduğu ve bunun temelinde çocuğun içgüdülerinin bulunduğu ileri sürülmektedir. Bu süreçte eğitimin amacı ve öğretmenin görevi çocuğun yeteneklerini etkilemek ve gelişme yollarını açmaktır.</p>
<p><strong><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/j-p-sartre.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-571 size-full alignleft" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/j-p-sartre.jpg?resize=274%2C274" alt="j-p-sartre" width="274" height="274" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/j-p-sartre.jpg?w=274&amp;ssl=1 274w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/j-p-sartre.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w" sizes="(max-width: 274px) 100vw, 274px" data-recalc-dims="1" /></a>Varoluşçuluk</strong></p>
<p>Varoluşçu düşünceler 19. ve 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden F. Nietzsche, M. Heidegger, G. Marcel, J. P. Sartre gibi filozofların görüşleri çerçevesinde geliştirilmiştir. Kelime anlamı olarak, varlığın özünü ifade eden “existence” (varoluş) kavramı, varlığın, varoluş ilkliğini ve önceliğini ortaya koymak isteyen bir felsefi akımdır. J. P. Sartre’ın deyimiyle “varoluş”un, “öz”den önce geldiğini savunan akımdır. Bu var oluş sadece insana özgü olan bir varoluştur.</p>
<p>Varoluşçu felsefeye göre insan önceden tanımlanamaz, belirlenemez. Hiçbir şey değildir. ne olacaksa sonradan bir şey olacaktır. O halde her şey olabilecektir. Kısaca, var olma süreci, insanın bilinç ve yaşam sürecidir. Bu akımın temel ilkeleri gereği, insan, insan olma (eğitim) sürecinde özgür olmalıdır. Kendisini, kendisince desteklemek gerekir. İnsan sadece “olan” bir varlık değil, “oluşum” içinde bir varlık olarak görmek gerekir.</p>
<p>Varoluşçuluğun eğitimle insana vermek istediği nitelikler, her şeyin merkezini insan olarak görme ilkesinden kaynaklanır. Toplumun ya da insan topluluklarının karşısında bireyin biricikliği ve özgürlüğü ön planda gelir. Temel tezi ise “varlık özden önce gelir” felsefesinde gizlidir. Varoluşçuluğun bu çıkışı, modern çağın endüstri anlayışına ve teknolojik çağın insanı yutan doğasına ve kitle içinde ezen eğilimine karşı bir tepkidir.</p>
<p>Varoluşçuluk akımının eğitimsel çıkarımları ise şu şekilde özetlenebilir:</p>
<ul>
<li>Birey özgürdür fakat kendini gerçekleştirmeye mahkumdur.</li>
<li>Eğitimin amacı, insanları içinde bulundukları uyuşukluktan kurtulmaları için teşvik etmektir.</li>
<li>İnsanın eğitiminde kendi araştırmasının yerini alacak başka hiçbir şey yoktur. Hiçbir insan bu temel konularda başkasına yardım edemez.</li>
<li>Eğitimin amacı insandaki boşluğu dışarıdan doldurmak değil, onun kendini bulmasına, ortaya koymasına yardımcı olmaktır.</li>
<li>Eğitim kişiye kendi benini, kendi amaçlarını geliştirme, yaşam içinde yapacağı seçimlerin sorumluluğunu kabullenme alışkanlığı kazandırmalıdır.</li>
</ul>
<p><strong><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/egitim-felsefesi-akimlari.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-568 size-full aligncenter" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/egitim-felsefesi-akimlari.jpg?resize=579%2C187" alt="egitim-felsefesi-akimlari" width="579" height="187" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/egitim-felsefesi-akimlari.jpg?w=579&amp;ssl=1 579w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/egitim-felsefesi-akimlari.jpg?resize=300%2C97&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 579px) 100vw, 579px" data-recalc-dims="1" /></a>Eğitim Felsefesi Nedir?</strong></p>
<p>Eğitim felsefesi, eğitim sürecinin ve aynı zamanda eğitimin biliminin felsefesidir. Eğitim veya eğitilme sürecinin amaçları, biçimleri, yöntemleri veya sonuçları ile ilgili olan disipline eğitim felsefesi diyoruz. Eğitimin konusu, içeriğin ötesinde, genel anlamda insan olduğuna göre bunun felsefesi de haliyle insan sorununu ele almak olacaktır. İnsan, kendi oluşu içinde ele alınırken her varlık gibi, o da bir varlıktır ve bu niteliği ile zaten felsefenin konusu içerisinde yerini alır. Felsefenin diğer temel konuları olan bilgi ve değerler, insan tarafından kazanılırken insanın bunun için kullandığı araç “eğitim”dir.</p>
<p>Her eğitim girişiminin bir amacı vardır. Bu amacı gerçekleştirmeye yönelik katılım ise pedagojik bir süreçtir. Eğitim sürecinde hem eğitilene hem de eğiticiye ait bir amaçlar kütlesi bir “kasıt”lılık söz konusudur. Bunlar ortak gelecek isteği ile birbirine bağlıdır. Eğitim, salt birey için değil, insan ve toplum içindir. Bundan dolayı insanın ve toplumun varlığı, değerleri ve geleceğine ilişkin beklentileri ümitleri, hayalleri, dünya görüşü kısaca yaşamının düşünsel ve felsefi temelleri kaçınılmaz bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Eğitim Felsefesinde Başlıca Akımlar</strong></p>
<p>Eğitim ve felsefe arasındaki ilişki çerçevesinde incelediğimiz felsefi akımlar ve bu akımlardan hareketle oluşturulmuş bazı eğitim felsefesi akımları vardır.</p>
<p><strong>Özcülük (Essensializm)</strong></p>
<p>Essensialistlere göre olgusal dünyanın gerisinde kozmosun temeli olan sonsuz ruh bulunur; bu nedenle kaçınılmaz olarak tanrının varlığın sığınırlar. Essensialist ontolojinin, gerçeklik hakkındaki inançları, kusursuz bir düzel tarafından yöneltilen bir dünya kavramına dayanır.</p>
<p>Essensializm, geçmişte yararlı olan, sanatların ve temel yeteneklerin öğretimini ve geleceğe aktarılmasını savunan bir kuramdır. Temel eğitimin gereksinimleri olan okuma, yazma, matematik v.b. toplumsal davranışların öğretilmesinin, insanı en iyi varlık durumuna getireceğine inanılır. Başlı başına bir eğitim hareketi olarak başlamıştır.</p>
<p><em>            Bilgiye Essensialist Yaklaşım: </em>Mükemmel ve evrensel olan akıl, rasyonalitenin bir parçası olduğundan dolayı, insan zihni mutlak varlığı kavramaya açıktır. Bu da bilinçlilik durumudur. Eğer insan, kendi gerçeğinde evrenin bir mikrokosmosu ise, onun bilgisi, evreni yansıtan aklın derecesindedir.</p>
<p><em>            Essensialist Eğitim Programı: </em>Essensializmin müfredat düzeneğinde genellikle öğrenciye, gerçek, doğru ve değerlendirilebilir olan bir dünya gözüyle bakılmaktadır. Essensialistler için her yerde ve her zaman geçerli, belirli bir okul ve müfredat yoktur. Essensialist anlayış, sınırsız bir bilgi bütünlüğüne dayalı, zengin, dizinsel ve sistematik bir programda demokratik bir kültüre göre olan genel davranışları savunur. “Öğrenci yol gösterilmeye, disipline edilmeye, öğretilmeye muhtaçtır” görüşüyle de, sert, baskıcı ve disiplinci bit eğitim yapısına sahiptir.</p>
<p>Bu akımın eğitim sürecine yönelik genel görüşlerini şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Öğrenme güç bir iştir, disiplin gerektirir.</li>
<li>Bu disiplin daha çok dışsaldır.</li>
<li>Eğitimde girişim öğrenciden çok öğretmendedir.</li>
<li>Çocuk, yetişkinlerin denetim ve rehberliğinde gizil güçlerini geliştirecektir.</li>
<li>Eğitim sürecinin özü, yapısallaştırılmış içeriğin özümlenmesidir.</li>
<li>Tarih boyunca test edilmiş bilgiler çocuk yaşamından daha önemlidir.</li>
<li>Kültürü korumak ve devamlılığını sağlamak gerekir.</li>
</ul>
<p><strong>İlerlemecilik (Progressivizm)</strong></p>
<ol start="20">
<li>yüzyılın eğitim felsefesi olarak ortaya çıkan progressivizm, daha çok Amerikan felsefecilerinden destek bulmuştur. Sosyo – politik akım gibi ilerlemecilik de insan toplumunun politik araçlarla yeniden biçimlendirilebileceğine inanır. Progressivizm, okul öncesi eğitiminden, yetişkin eğitimine kadar her düzeydeki eğitim anlayışlarını etkilemiştir. Progressivizm, her şeyden önce, insanın, kendi yapıp – etmelerine, kendi düşüncesi ve kendi hüneriyle problemlerini çözebilme yetisine inanır.</li>
</ol>
<p><em>Progressivist Düşüncenin Genel Karakteri: </em>Genel olarak pragmatik felsefeye dayanır ve onun eğitime uygulanması olarak kabul eidlir. Progressivizmin değer yargısı olarak, salt değer ve enstrumental değerlerden söz etmek mümkündür. Sanat kavramını da aynı şekilde, insanın yaptığı ve hoşlandığı, sahip olduğu, insanın gelişim aşamasında ortaya koyduğu estetik düzenlemeler olarak değerlendirir.</p>
<p><em>Bilgi ve Gerçeklik: </em>Bilgi ve geçeklik konusunda progressivizm, temelde düşüncelerimizin verimliliğini, sonuç olarak işe yararlılığını göz önünde bulundurmaktadır.</p>
<p><em>Progressivizm ve Eğitim: </em>İlerlemecilik, Amerikan eğitiminde biçimciliğe, geleneksel okulun sıkıcılığına, baskısına ve sert disiplin anlayışına karşı bir hareket olarak başladı. İlerlemecilik, hem mümkün olan hem de arzu edilen reform ve gelişmeye inanan insan tipine doğru bir yönelimdir.</p>
<p><em>İlerlemeci Öğretmen: </em>İlerlemeci eğitim, geleneksel öğretmenden, yöntem ve tutum olarak farklı bir öğretmen anlayışını yerleştirmek istemektedir. İlerlemeci öğretmenin, öğrencileri nasıl uyarabileceğini bilmesi gerekir. Öğrencinin ilgilerini merkeze alan öğretmen, öğretimin düzenleyicisi, planlayıcısı, yürürlüğü koyucu kişisi ve kılavuzudur.</p>
<p>İlerlemeci eğitim şu pedagojik süreci izler:</p>
<ul>
<li>Temel becerilerin doğrudan ortaya konmasından çok, çocukların gereksinimlerini karşılamaları, sorunlarını çözerek, araştırmaları ve öğrenme yöntemini kazanmaları daha iyidir.</li>
<li>Öğrenme, öğretim programı ve öğretim, çocuğun ilgilerine yönelik oluşturulmalıdır.</li>
<li>Okul, yoğun olarak sosyal sorunlarla iç içedir ve sosyal değişimi hızlandırır.</li>
<li>Okul yöneticileri ve öğretmenler, okulu toplumdan ayıran kuramsal ve politik duvarları yıkmalıdır. Kendi içinde konulara, düzeylere ve bölümlere ayrılan okul organizasyonundaki içsel duvarları yıkmalıdırlar.</li>
<li>Öğretmenler bilgiyi aktarandan çok, danışman, psikolog, terapist, öğrenme uyarıcıları ve proje yöneticileri olmalıdır.</li>
</ul>
<p><strong>Daimicilik (Perennializm)</strong></p>
<p>Topluma ve insanlara, karşılaşılan problemlerde ya da çözümsüzlük hallerinde, tek dayanılacak ve güvenilecek merci olarak tanrıyı ve tanrısal gücü göstermesi, Perennializmi hala çekici kılmaktadır. Perennializmin öncüleri, insanları daha büyük bir otoriteye boyun eğmeleri için koşullandırmıştır. Bu da bireyin, kişiliğin ön plana çıkmasını değil, uyumluluğunu gerektirmektedir.</p>
<p><em>            Perennializm ve Eğitim: </em>Perennializm, Essensialist eğitim akımı gibi, eğitimi, tarihsel ve ruhsal bir açılımın yayılma süreci olarak ele almaktadır. Bu şekilde, idealist epistemolojiye olan bağımlılığını ortaya koymaktadır. Öğretmen anlayışı ise, kültürel ve ahlaki bir model olma yönündedir. Perennializm, metot olarak Sokratik yöntemle, öğrencinin hafızasını canlandıracak sorgulamaya önem verir. Perennialistler, doğaüstü bir tasarıdan ibaret olan ve maddi olmayan kaynaklarca desteklenen bir eğitim modelini benimserler. Buna göre insan kendisinden üstün olan bit güce (tanrı, öğretmen) saygı duyar / duymalıdır.</p>
<p>Perennialistler, eğitimi, geçmiş dönemlerdeki büyük düşünceler ve klasikler üzerinde uzmanlaşma olarak görürler. Bütün dönemlerin problemlerine, geçmişin büyük fikirleri ve mantığının dolambaçlı uzun yollarını takip etmekle çare bulunabilir.</p>
<p><strong>Yeniden Yapılanmacılık</strong></p>
<ol>
<li>Brameld, yeniden yapılanmacılığı bir kavşak noktasında yapılan bir tercih olarak sunar ve felsefeyi bir “bunalım felsefesi” olarak adlandırır. Çünkü Yeniden yapılanmacı anlayış, günümüzde bunalım içinde bulunan bir toplumsal durumda oluşmuştur. Eğitim, tüm insanlığı yeniden yapılanmaya yönlendirmelidir.</li>
</ol>
<p>Yeniden yapılanmacı, her şeyden önce çağdaş kültürde bir yeniden doğuşa kararlıdır. Endüstriyel sistemin kontrolü, halk hizmetlerinin kontrolü, kültürel ve doğal kaynakların, insanlar tarafından ve insanlar için kontrolü mutlaka gerçekleştirilmelidir.</p>
<p>Yeniden yapılanmacılar göre çağdaş toplum kriz içindedir. Krizin temel nedeni ise modern yaşamın gereklerini karşılayacak kurum ve değerleri yeniden yapılandırmamasıdır. Krizi atlatabilmek için insanlar geçmişin mirasını incelemelidir. Okullar geçmişin mirasını inceleyerek, toplumu yeniden yapılandırmada kullanılacak öğeleri belirlemelidir.</p>
<p><em>            Yeniden Yapılanmacı Eğitim Programı: </em>İdeal toplum, demokratik bir toplum olduğuna göre bunun gerçekleştirilmesi de demokratik kurallara göre olmalıdır. İnsanlar yaşadığı toplumu yeniden düzenlemeye ikna edilmelidir. Bu ikna okulda başlamalıdır. Okul, yeni bir düzenin gelişmesine yol açacak biçimde öğrencilerin zihinlerini ve karakterlerini eğiterek, geleceğe yönelik olmalıdır. Bu onlara zorla değil, istekle kazandırılmalıdır.</p>
<p>Yeniden yapılanmacı eğitim, çocuğun, okulun ve eğitimin sosyal ve kültürel güçler tarafından ne ölçüde şekillendirildiğine önem verir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/egitimin-felsefi-temelleri/">Eğitimin Felsefi Temelleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/egitimin-felsefi-temelleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">567</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
