<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>nostalji &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/nostalji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 08:11:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Göreceksin Kendini</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/goreceksin-kendini/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/goreceksin-kendini/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 03 Mar 2016 07:41:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sözü Bulan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Video Klip]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç kapmaca]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Eros]]></category>
		<category><![CDATA[müzikli hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Narkissos]]></category>
		<category><![CDATA[Nergis]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[nostalji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2505</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hikâyelerimizin Müziği, Çocuk Gözüyle &#8211; 7 Ağaçlara dokundunuz mu hiç? Elinizi kabuklarında gezdirdiniz mi bir kerecik olsun? O sert dokularına sürdünüz mü yüzünüzü? Anlamak için onların sessiz dostluğunu, dokunun yeter… Deneyin, önce kapatın gözlerinizi ve sarılın bir ağaca, sıkı sıkıya… Korkmayın sarılın, insanoğlu gibi vurmazlar sizi arkanızdan… Merak etmeyin hisseder bir ağaç sevildiğini ve sessizce [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/goreceksin-kendini/">Göreceksin Kendini</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hikâyelerimizin Müziği, Çocuk Gözüyle &#8211; 7</strong></p>
<p>Ağaçlara dokundunuz mu hiç? Elinizi kabuklarında gezdirdiniz mi bir kerecik olsun? O sert dokularına sürdünüz mü yüzünüzü? Anlamak için onların sessiz dostluğunu, dokunun yeter… Deneyin, önce kapatın gözlerinizi ve sarılın bir ağaca, sıkı sıkıya… Korkmayın sarılın, insanoğlu gibi vurmazlar sizi arkanızdan… Merak etmeyin hisseder bir ağaç sevildiğini ve sessizce teşekkür eder yapraklarının arasından, dinleyin… Sonra tanımaya çalışın onu, hangi ağaç olduğunu bulmaya çalışın… Kokusundan, dokusundan… Yapraklarından belki ona ulaşmaya, köklerinden inmeye çalışın toprağına… Pişman olmayacaksınız…</p>
<p>Okulumuzun küçük bir bahçesi vardı içinde ağaçları olan… Teneffüslerde soluğu doğruca bahçede alırdık, beton zeminden kurtarıp kendimizi, atardık ağaçların kucağına, toprağa… Zil çaldı mı yayından fırlayan oklar gibi adeta… Kapmak için ağaçları…</p>
<p>İlkokul üçüncü sınıftayım… Büyük- küçük bütün çocukların tek neşesi bu ağaçlar ve oyunumuz “ ağaç kapmaca”… Kızlı erkekli; kim tutarsa ilk, onundur ağaç sanki… Sona kalan ebe olur! Teneffüsün sonuna kadar kapamazsa bir ağaç, diğer teneffüs yine ebe; o olur…</p>
<p>Duvarın dibindeki ağaca göz dikerdim genellikle… Pek kimse istemezdi meşe palamudunu… En uzak o diye diğerlerine…</p>
<p><em>O gün yine kapayım derken, birde baktım <strong>O</strong> da kapmış benim palamudu… İkimiz aynı anda sardık gövdesini ağacın, ellerimiz değdi birbirine… Gözlerimiz gözlerimize… Su yeşili bu nasıl bir şey böyle! Sarı saçları uzuncaydı hafif… Beyaz teni parlak, gözlerimin içine bakarak </em></p>
<p><em>“Tamam ebe ben olayım” dedi ve gitti… Yüreğimi de alıp, sarıldığım ağaca sımsıkı beni bağlayıp…</em></p>
<p>Okulumuza ve sınıfımıza yeni gelmişti. Babası hava subayı olduğu için başka bir ilden tayin olmuşlardı… Annesi Türkçe öğretmeniydi… O yüzden mi nedir Türkçesi çok iyiydi, hikâyeleri hep ona okuturdu öğretmenimiz… Ses tonundaki yumuşaklıkla onu sonsuza kadar dinleyebileceğimi düşünürdüm… Kelimeler ağzından tek tek çıkar, virgül ve noktalarda nefeslenir ve tekrar okumaya başlardı…</p>
<p><em>Türkçe derslerini ne çok sevmiştim artık… Sadece Türkçe derslerini mi acaba?</em></p>
<p>Kızlar teneffüslerde kol kola gezerken bahçede, kendi aralarında fısıldaşıp konuşurlardı, ama değilsen gruplarından seni aralarına almazlardı…</p>
<p>Gruplarından değildim, bana göre değildi… Tek bir arkadaşım vardı o kadar. Annelerimizin birbirimize gitmesine izin verdiği… Eve dönüş yolunda ordan burdan konuştuğumuz, beraber ödev yaptığımız. Bir gün dayanamadık ve açıldık birbirimize… Böylece <strong><em>O</em></strong>nun nerde oturduğunu öğrendim, bir kız kardeşi olduğunu… Futbol oynamayı çok sevdiğini… Ve daha başka şeyleri… Çocuklukta aşk başkadır… Bir oyuncayı paylaşır gibi paylaşırsın sevdiğini, kıskanmak aklının ucuna gelmez, bilirsin senin olmadığını; bilirsin kimsenin olmadığını…</p>
<p><strong>Olabildiğince özgürdür AŞK çocuklukta, büyüdüğünde HİÇ olamayacağı kadar… </strong></p>
<p>Hayalinde senindir çünkü. Elini tutamaz, gidip dokunamaz, konuşamazsın bile ama… Adını söylersin içinden. Defterine kenar süsü yaparsın baş harflerinden… Kimse anlamasın diye rumuzlu… Boyarsın her harfini gökkuşağı renginde… Ağaçlar bilir bir tek sevdanı, sır saklayan  o ağaçlar… Bilgece gülümserler sana, otururken gölgesinde… Gözlerin gökyüzünde, hayallerinin izinde…</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/xvvZxV2uGUg?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<p style="text-align: center;">Çocukluk rüyanda</p>
<p style="text-align: center;">Elele okul yolunda</p>
<p style="text-align: center;">Aniden başlayan</p>
<p style="text-align: center;">İlk gönül macerasında</p>
<p style="text-align: center;">Aşkına inanmayıp</p>
<p style="text-align: center;">Akan gözyaşımda</p>
<p style="text-align: center;">&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">Görecek göreceksin kendini</p>
<p style="text-align: center;">O kırılan aynada</p>
<p style="text-align: center;">Beni ve ölümsüz sevgimi</p>
<p style="text-align: center;">Mutluluk arayan</p>
<p style="text-align: center;">Her genç kızın hülyasında</p>
<p style="text-align: center;">Sevgiyi inkar eden</p>
<p style="text-align: center;">Bu bencil ve nankör dünyada</p>
<p style="text-align: center;">Köşesine büzülmüş</p>
<p style="text-align: center;">Hayattan korkanlarda</p>
<figure id="attachment_2507" aria-describedby="caption-attachment-2507" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/nilufer-goreceksin-kendini.jpg" rel="attachment wp-att-2507"><img class=" td-modal-image wp-image-2507 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/nilufer-goreceksin-kendini.jpg?resize=600%2C581" alt="Nilüfer &quot;Göreceksin Kendini&quot;" width="600" height="581" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/nilufer-goreceksin-kendini.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/nilufer-goreceksin-kendini.jpg?resize=300%2C291&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2507" class="wp-caption-text">Nilüfer &#8220;Göreceksin Kendini&#8221;</figcaption></figure>
<p>Nilüfer ve Göreceksin Kendini…  O yıl çıkmıştı plağı ve evlerimizde halen misafir muamelesi gören siyah- beyaz televizyonlarımızda çokça çalınır olmuştu. Sözlerini ezberlemiştik. Hayatımızı uydurmuştuk bu sözlere… Küçüçük yüreklerimize kocaman sevdalar sığdırmıştık bu sayede…</p>
<p><strong>Nergis çiçeklerinin gölgesinde…</strong></p>
<p>Narkissos’un hikayesini okuduk bir gün Türkçe dersinde, <strong>O okumuştu, o yumuşak güzel sesiyle…</strong></p>
<p>“ <em>Efsaneye göre dünyanın en güzel, yakışıklı erkeği Narkissos, Karaburun’da yaşar. Bu güzel ve yakışıklı erkeğe civarda yaşayan tüm kızlar, hatta periler bile aşıktır.</em></p>
<p><em>Narkissos’tan yüz bulamayan perilerden biri Tanrı Zeus’a yalvararak Narkissos’un cezalandırılmasını ister. Tanrı perinin bu isteğini kabul eder ve</em></p>
<p>“<em><strong>Başkalarını sevmeyen kendisini sevsin</strong></em>”der.</p>
<p>Erkek güzeli Narkissos bir gün su içmek için göle eğildiğinde suda kendini görür ve kendi kendine aşık olur; kendine bakmaya doyamaz,  aşkına karşı koyamaz ve yine kendine bakarken bir gün düştüğü gölde boğulup ölür.</p>
<p>Narkissos’a aşık periler sevdikleri yakışıklı adamı sudan çıkarıp gömmeyi düşünürlerken, sudan hiç bilmedikleri, görmedikleri bir çiçek çıkmaya başlar. Periler rengiyle, kokusuyla çok beğendikleri çiçeğe Narkissos adını verirler. Nergis adı da buradan gelir.”</p>
<p><em>Bizim kıyıda köşede kalmış okulumuzun en yakışıklı erkeğine de, bu hikâyeden hareketle Narkissos adını verdi kızlar. İki  “S” den ilkine vurgu yaparak… Tatmak için aşkın tadını, nasibimiz ölçüsünde sahiplendik bizde bu ortak aşı… Eros’un kepçesinden artık ne düşerse kısmetimize… Farklı düşler, farklı hasletlerde…  FAKAT! Aynı aşkın ümitsiz hasretinde…</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/goreceksin-kendini/">Göreceksin Kendini</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/goreceksin-kendini/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2505</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eskiler mi Güzeldi yoksa Eskiden Biz mi Güzeldik?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/eskiler-mi-guzeldi-yoksa-eskiden-biz-mi-guzeldik/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/eskiler-mi-guzeldi-yoksa-eskiden-biz-mi-guzeldik/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 19 Feb 2016 15:05:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Yücel Sarıçiçek]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Adile Naşit]]></category>
		<category><![CDATA[eskiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Sunal]]></category>
		<category><![CDATA[mazi]]></category>
		<category><![CDATA[nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2303</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bugünlerde her nerde olursa olsun eskilere özlem olduğunu görüyorum. Hayatımda, iş hayatında, ülkemde, siyasette sinemada bu liste uzar gider. Eskilerin güzel olması tabiî ki de mazide kalması ve bir daha o anıların yaşanamayacak olması. Lakin bugünlerde televizyonu açtığımda veya sinemaya gittiğimde seviyesizce programlar, filmler, diziler hep bir hır gür, hep bir kavga, kim kimle nerede [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eskiler-mi-guzeldi-yoksa-eskiden-biz-mi-guzeldik/">Eskiler mi Güzeldi yoksa Eskiden Biz mi Güzeldik?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünlerde her nerde olursa olsun eskilere özlem olduğunu görüyorum. Hayatımda, iş hayatında, ülkemde, siyasette sinemada bu liste uzar gider. Eskilerin güzel olması tabiî ki de mazide kalması ve bir daha o anıların yaşanamayacak olması. Lakin bugünlerde televizyonu açtığımda veya sinemaya gittiğimde seviyesizce programlar, filmler, diziler hep bir hır gür, hep bir kavga, kim kimle nerede ve insanları daha çok para harcamaya, lükse özendiren programlar, kötü insanların kazandırdığını gösteren filmler, mafya vari diziler.</p>
<p>Ama eskiden öyle miydi?</p>
<p>Adile Naşit teyzemiz sütümüzü içirip yatırırdı bizi. Her ne kadar saf olsa da sonunda iyi olan Kemal Sunal Abimiz kazanırdı. Fakir ama gururlu, harama, yalana, iftiraya değil doğruya, dürüstlüğe ve insana saygı gösteren yapımlar vardı. İyiler hep kazanırdı. Bizi iyi biri olmaya teşvik ederlerdir.</p>
<p>Peki, size soruyorum. Bugün yapılan program ve çalışmalarda böyle bir uğraş görüyor musunuz? Yarışmalarda insanlara ben kazanayım da diğer kişilere n’olursa olsun mantalitesi, bencil bir yaşam tarzı öğretiyorlar. Dizilerde hep lüks evler, lüks arabalar, lisede tutkulu aşklar&#8230; Acaba kaçımızın evi böyle ya da kaçımızın liseye giderken üstü açık arabası vardı.</p>
<p>Başlığımıza geri dönecek olursak sorunun cevabı basit bence eskiler güzeldi. Eskiden insanlar sıcakkanlı, gerçek ve iyilikseverdi. Şimdi herkes kabuğuna çekilmiş, modern hayatta boğulmuş insanlarız. Yolda gördüğümüz insanları bırakın, yan komşumuza bile selam vermeye korkan insanlar olduk. Haberlerde bunca yozlaşmış yaşamları görmemizin sebebi bence az önce saydığımız programların sebebi de azımsanmayacak derecede çok.</p>
<p>Onun için Yeşilçam filmleri her yayınladığında onu 40 kere de izlemiş olsak dahi tekrardan izleyip seviyoruz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/eskiler-mi-guzeldi-yoksa-eskiden-biz-mi-guzeldik/">Eskiler mi Güzeldi yoksa Eskiden Biz mi Güzeldik?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/eskiler-mi-guzeldi-yoksa-eskiden-biz-mi-guzeldik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2303</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
