<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>modern sanat &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/modern-sanat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Nov 2016 15:03:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Dijital Sanat, Sanat Mıdır?</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/dijital-sanat-sanat-midir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/dijital-sanat-sanat-midir/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 23 Nov 2016 05:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Volkan Erdal]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Beş Hececiler]]></category>
		<category><![CDATA[dijital müzik]]></category>
		<category><![CDATA[dijital resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Maviciler]]></category>
		<category><![CDATA[modern sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Turing Eşiği]]></category>
		<category><![CDATA[Vasili Kadinskiy]]></category>
		<category><![CDATA[Yedi Meşaleciler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6098</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yapılan, üretilen ve gerçekleştirilen her işe sanatı bir şekilde işin içine dahil etmek pekala mümkündür. Sanatın içine bir takım kavramları sokmak ne kadar doğru? Kaşığı fincanın içine sokabilirsiniz ancak fincanı kaşığın içine sokmak ne kadar mümkün? Zorlama ile sanat yapılacağını düşünmek bırakın olmayı kıyısından bile geçmemeli. Sanayi devrimi denince artık akla yazılımlar ve dijital dünya [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dijital-sanat-sanat-midir/">Dijital Sanat, Sanat Mıdır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan, üretilen ve gerçekleştirilen her işe sanatı bir şekilde işin içine dahil etmek pekala mümkündür. Sanatın içine bir takım kavramları sokmak ne kadar doğru?</p>
<p>Kaşığı fincanın içine sokabilirsiniz ancak fincanı kaşığın içine sokmak ne kadar mümkün? Zorlama ile sanat yapılacağını düşünmek bırakın olmayı kıyısından bile geçmemeli.</p>
<p>Sanayi devrimi denince artık akla yazılımlar ve dijital dünya gelince,  insanlar sanata da uzak kalmaması adına dijital sanat denen bir kavram geliştirdiler.</p>
<p>Görünürde zor bir iş gibi durmuyor. Durmaması çok kolay zira dijital sanatta veya sanatlarda estetik kaygısı hiç yok. Estetik sanıyorum ki bu alanda yanlış anlaşılıyor. Pürüzsüz bir yüzey veya eğrisi olmayan bir çizgi göze hoş gelebilir ama estetik midir? Yaşasaydı ve bu olanları görseydi Vasili Kadinskiy, şu benim onca zamanımı alarak okuduğum Sanatta Zihinsellik Üzerine adlı kitabı yazmayı düşünür müydü? Hadi ben bir sanatçı değilim ancak okuduğumdan elde ettiğim çıkarımlar doğrultusunda sıradan bir bakış açısı sunabilirim. Merak ettim benim düşünceme yakın birileri var mıdır diye. İnternet sayfalarında gezindim arama ifadem “Dijital Sanat, Sanat mıdır? Oldu.  Sonuç tam bir hayal kırıklığı bu konuda yazılmış bir makale bulamadım. Birkaç sanat ve tasarım arasındaki farkı anlatmaya çalışan kişiler haricinde elde edebileceğiniz bilgi yok. Olmadığı gibi dijital tasarımı bir sanat gibi değil düpedüz sanat olarak görenler var. Biri bana sanattan hiç mi hiç anlamadığımı söylesin de hiç olmazsa yanılanın ben olduğumu kabul etmiş olayım. Aynı parametreleri paylaşıyorsak okumaya ce düşünmeye devam.</p>
<p>Sanatta öncelikli vurgu özgün olması ve beraberinde hatasız değil tam aksine hatalı olması değil midir? O fark edilmesi güç olan hatalar zaten ortaya çıkan esere başlı başına bir estetik vermez mi?</p>
<p>Dijital dünyayı sanatın içine bu kadar fütursuzca sokmak sanata ve sanatçıya biçilen değeri düşürmeyecek mi?</p>
<p>Bilgisayar ekranlarında hazırlanan tasarımlar kimlere göre sanat olarak adlandırılıyor? Ortaya çıkan eser bir ekranda boy gösteriyor. İyi bir yazıcın varsa gönder yazıcıya çoğalt çoğaltabildiğin kadar. Üstelik hepsi orijinal. Hangi sanatçı yaptığı bir tablonun tamamen aynısını ikinci kez yapabilir? Cevabınız elbette ki hiç kimse olur. Ama soru zaten sanata uygun değil ki? Hangi sanatçı aynı eseri ikinci kez yapma ihtiyacı duyar? Sanırım ne demek istediğim gayet iyi anlaşılıyordur.</p>
<p>Daha spesifik olmaya çalışalım. Turing Eşiği denen bir kavram var. Basit tanımlaması şu: Bir bilgisayarın dahası bir makinanın sizi insan olduğuna inandırabilme oranı. Bu eşik %30 olarak belirlenmiş. Bilmeyenler veya duymayanlar için söylüyorum bilgisayarın yazdığı bir şiir bu eşiği çoktan aşarak %48’lere ulaştı. Şiir sevmem demiyorum ancak pek anlamam. Şiir severler için çok büyük bir kayıp olduğu düşünülebilir. Bir yapay zeka bir şiir yazıyor ve bunun bir insanın eseri olduğu anlaşılamıyor. Şairler veya şiir severler ne düşünüyor merak ediyorum. Sonra kafamı kurcalayan neden şiir? Sorusu. Düz mantıkla ve estetik kaygısı duymadan yazıyorum tıpkı dijital sanatta bilgisayarların ve yazılımların yaptığı gibi. Deneme şiirle yapıldı çünkü aslında şiir yazdığını sananlar veya şiirden anladığını sananlar aslında ne yazdıklarını veya ne okuduklarını anlamıyorlar. Dijital düşünmeye devam.  Şiir seçildi çünkü kısa olması çok uğraşmaya değmeyeceği için.  Dijital düşünceye son örnek: şiir çünkü kelimeleri bir araya getir imla kuralıda olması gerekmez herkes kendinden bir şeyler buluverir.</p>
<p>Bu yazıyı okuyan şair veya şair ruhlu, şiir sever birileri bana kızabilir. Ne saçmalıyorsun sen diyebilir. Bana değil dijital dünyaya kızın. Hatta bugüne kadar benden başka kızana bile rastlamadım. Ama şairler ve şiir severler naiftir bana kızacaklarını sanmıyorum ama biraz sınırları zorlamaya ve sizi manipüle etmeye ihtiyaç duyduğum için uslu durmak istemiyorum.</p>
<p>Ben roman severim ve iddia ediyorum ki bir bilgisayar kalkıp roman yazsa bitirmeden daha başlarda bunu anlarım. Bu şiir işini bilgisayara yaptırmak isteyen mantık sanıyorum ki şairlerle alay etmek için deneme yapmış. Umarım kızıyorsunuzdur. Kızmanızı da çok istiyorum. Belki birileri yapay zeka denen robotların bazı alanlara girmesini engellemek için bir çaba sarf eder.</p>
<p>Düşünsenize bir teknoloji mağazasına gidiyorsunuz ve robotlar var ve üzerinde etiketler var “Yedi Meşaleciler” tadında. Altı farklı versiyonu var. Yedi Meşaleciler, Beş Hececiler, Maviciler, Fransız Edebiyatı,  İtalyan Edebiyatı ve Klasikler. Şu tuşa basınca seçim yapıyorsunuz hangi tür şiir istiyorsunuz diye. Bakın Aşk, Melankoli, Bahar esintisi. Siz seçin işlemcisi sayesinde istediğiniz şiiri size sıfır ile 30 saniye arasında yazabiliyor. Üstelik bu robotu alana yanında şarjlı el süpürgesi hediye.</p>
<p>Sanat yerlerde sürünecek bu gidişle.</p>
<p>Yazıyı çok uzun tutmamak adına diğer sanat alanlarına girmeden yarım kalmış bir halde bırakıyorum. Yazarsam sadece şair ve şiir severleri ayaklandırmam diğer alanlarda saç baş yoldurabilirim. Saç baş yoldurmak bir deyimdi değil mi? Acaba bir yapay zeka bunu daha estetik nasıl tanımlardı?</p>
<p>Dijital dünyaya karşı olan en azından bu dünyanın girmemesi gereken alanlar olduğunu savunan biriyim. Sanat, bu alanlardan biri. Sanatseverlerin en azından diğer insanlara oranla daha kararlı bir duruşu olduğuna inandığım için sizlerin bu savaşta yerinizi almanızı umuyorum.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dijital-sanat-sanat-midir/">Dijital Sanat, Sanat Mıdır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/dijital-sanat-sanat-midir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6098</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Modern Resim Sanatının Temsilcisi: Matisse</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/modern-resim-sanatinin-temsilcisi-matisse/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/modern-resim-sanatinin-temsilcisi-matisse/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 07 Feb 2016 19:22:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Berrin Akıncı Nalbantoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Ambrogio Lorenzetti]]></category>
		<category><![CDATA[Bonheur de Vivre]]></category>
		<category><![CDATA[figür]]></category>
		<category><![CDATA[fovist]]></category>
		<category><![CDATA[fovist dönem]]></category>
		<category><![CDATA[fovizm]]></category>
		<category><![CDATA[fovizm akımı]]></category>
		<category><![CDATA[Henri Matisse]]></category>
		<category><![CDATA[Jacques Louis David]]></category>
		<category><![CDATA[Joy of Life]]></category>
		<category><![CDATA[Kandinsky]]></category>
		<category><![CDATA[Matisse]]></category>
		<category><![CDATA[modern sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Picasso]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2116</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Dans 1” ve “Dans 2” Henri Matisse, 1869 yılının son gününde kuzey Fransa’da dünyaya geldi. 1887 &#8211; 1888’de Paris’te hukuk eğitimi alan Matisse, hukuk stajyeri iken çalışmaktan sıkılan Henri Matisse penceresinin önünden geçenlere bezelye fırlatma çubuğu ile çiğneyip top haline getirilmiş kağıtları fırlatıyordu. 20. yy’da yaşamış olan en önemli ressamlardan birisi olarak gösterilen Matisse, Picasso [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/modern-resim-sanatinin-temsilcisi-matisse/">Modern Resim Sanatının Temsilcisi: Matisse</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Dans 1” ve “Dans 2”</strong></p>
<p><strong>Henri Matisse</strong>, 1869 yılının son gününde kuzey Fransa’da dünyaya geldi. 1887 &#8211; 1888’de Paris’te hukuk eğitimi alan Matisse, hukuk stajyeri iken çalışmaktan sıkılan Henri Matisse penceresinin önünden geçenlere bezelye fırlatma çubuğu ile çiğneyip top haline getirilmiş kağıtları fırlatıyordu.</p>
<p>20. yy’da yaşamış olan en önemli ressamlardan birisi olarak gösterilen Matisse, Picasso ve Kandinsky’le birlikte modern sanatın önemli temsilcilerinden birisi olarak gösterilir.</p>
<p>1909 yılında, Moskovalı bir iş adamı olan ve Matisse’in resimlerini toplayan Shchukin ona resim sipariş eder. Matisse’in Rus koleksiyoner için yaptığı Dans ve Müzik adlı büyük boyutlu çalışmalar; saf renk kullanımı, belirgin dış çizgilerle sınırlanmış figürleri ve yaşama sevincini yansıtan temalarıyla Matisse’in başyapıtları arasında yer aldılar.</p>
<figure id="attachment_2121" aria-describedby="caption-attachment-2121" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Siena’da-Palazzo-Pubblico.jpg" rel="attachment wp-att-2121"><img class=" td-modal-image wp-image-2121 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Siena’da-Palazzo-Pubblico-300x203.jpg?resize=300%2C203" alt="Ambrogio Lorenzetti &quot;Siena’da Palazzo Pubblico&quot;" width="300" height="203" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Siena’da-Palazzo-Pubblico.jpg?resize=300%2C203&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Siena’da-Palazzo-Pubblico.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Siena’da-Palazzo-Pubblico.jpg?w=457&amp;ssl=1 457w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2121" class="wp-caption-text">Ambrogio Lorenzetti &#8220;Siena’da Palazzo Pubblico&#8221;</figcaption></figure>
<p>Matisse, Dans 1’i yapmadan önce muhtemelen Ambrogio Lorenzetti’nin Siena’da Palazzo Pubblico’nun eserindeki dansçılardan etkilenmiştir.</p>
<p>Henri Matisse, önce <em>Bonheur de Vivre (Joy of Life)</em> resmini yapmıştır. Ancak ‘Dans’da, ‘Joy of Life’daki dansçıların yüzü bize dönük olanlardan birini yapmamıştır. Böylece karşımıza beş dansçı çıkmıştır.</p>
<figure id="attachment_2117" aria-describedby="caption-attachment-2117" style="width: 450px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Bonheur-de-Vivre.jpg" rel="attachment wp-att-2117"><img class=" td-modal-image wp-image-2117 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Bonheur-de-Vivre.jpg?resize=450%2C324" alt="Henri Matisse &quot;Bonheur de Vivre&quot;" width="450" height="324" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Bonheur-de-Vivre.jpg?w=450&amp;ssl=1 450w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Bonheur-de-Vivre.jpg?resize=300%2C216&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2117" class="wp-caption-text">Henri Matisse &#8220;Bonheur de Vivre&#8221;</figcaption></figure>
<p>Dans 1, fovist dönemin ve fovizm akımının erken habercisidir. Figürler hemencecik çizilmiş gibidir ama neşeli ve bez bebek görünümündedir. Figürleri aynı zamanda da Jacques Louise David’in eserlerindeki figürler gibi donmuş gibidirler de.</p>
<figure id="attachment_2120" aria-describedby="caption-attachment-2120" style="width: 248px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Oath-of-the-Horatii.jpg" rel="attachment wp-att-2120"><img class=" td-modal-image wp-image-2120 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Oath-of-the-Horatii-248x300.jpg?resize=248%2C300" alt="Jacques Louise David &quot;Oath of the Horatii&quot;" width="248" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Oath-of-the-Horatii.jpg?resize=248%2C300&amp;ssl=1 248w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/Oath-of-the-Horatii.jpg?w=365&amp;ssl=1 365w" sizes="(max-width: 248px) 100vw, 248px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2120" class="wp-caption-text">Jacques Louise David &#8220;Oath of the Horatii&#8221;</figcaption></figure>
<p>Peki, eserde neşe, sevinç duygusu verilebilmiş midir? Bez bebek görünümündeki figürlerin çevresi çizimle sanki çocuksu biçimde belirginleştirilmiş dans eder gibidir.</p>
<p>Tabii ki Dans’taki renkler de özellikle mavi ve yeşilin uyandırdığı duygular ve tepkiler de farklı farklıdır. Mavi sanki dağların tepesinden fırlamış gibi görünür. Ama başkasına da farklı görünebilir. Yeşil çayır gibidir. Peki, size nasıl görünüyor?</p>
<p>Dans’ta mekansal belirsizlik, derinlik yanılsamasını görüyor muyuz? Sanırım bunlar tuvalde çatışma halinde. Resimdeki süreklilik öndeki iki dansçının ellerini bırakması ile kesilmektedir. Matisse, bunu kasıtlı mı yapmış, bilemiyorum. Ancak bu kesik tam anlamıyla değil çünkü eller karşıdaki dansçının bacağındadır. Bu da daireyi bütün göstermektedir. Demek ki sürekliliği bilinçli olarak hissetmemizi istiyor diye düşünüyorum.</p>
<p>Resme bakınca bir tören yapıldığını düşünebiliriz. Sanki bir davul var da onun vuruşlarıyla gizli bir ayin yapıyor gibi de görünüyorlar. Tedirginlik bile hissedebiliriz.</p>
<figure id="attachment_2119" aria-describedby="caption-attachment-2119" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg" rel="attachment wp-att-2119"><img class=" td-modal-image wp-image-2119 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg?resize=640%2C421" alt="Henri Matisse &quot;Dans 2&quot;" width="640" height="421" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg?resize=300%2C197&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg?resize=104%2C69&amp;ssl=1 104w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/dans-2.jpg?resize=214%2C140&amp;ssl=1 214w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2119" class="wp-caption-text">Henri Matisse &#8220;Dans 2&#8221;</figcaption></figure>
<p>Peki neden? Renklerden mi, mekanın belirsizliğinden mi, hareketten mi? Belki de soldaki figürün duruşundandır; bu figürün sırtı, bedenindeki kavisin dairenin &#8211; dansçıların hareketini yaratması da olabilir.</p>
<p>Arkadan görünen iki figür sanki yere dokunuyor gibidir. Dans 1909’da yapılırken figürlerin ayakları yeşile dokunuyor gibidir. Ancak 1910’da yaptığı Dans’ta ise, figürlerin ayakları yeşili sanki ayaklarında sıkıştırıyor gibidir. Bunu özellikle iki figürün ayaklarında bariz şekilde görürüz. Tabii her iki resimdeki bu değişiklik bizde ağırlık duygusunda da değişiklikle yaratır.</p>
<p>Bütün bu çocuksu çizimlerde, boyamalarda Matisse, kesinlikle ne yaptığını bildiğine dikkat etmemiz önemlidir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/modern-resim-sanatinin-temsilcisi-matisse/">Modern Resim Sanatının Temsilcisi: Matisse</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/modern-resim-sanatinin-temsilcisi-matisse/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2116</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya Çağının Sanata Olan Etkisi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sosyal-medya-caginin-sanata-olan-etkisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sosyal-medya-caginin-sanata-olan-etkisi/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 21 Nov 2015 15:53:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Sedat Hasoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[klasik sanat]]></category>
		<category><![CDATA[modern sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanat ve sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya çağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=836</guid>
				<description><![CDATA[<p>Çağımızda Düşen Sanat… Yükselen Sanat… Peki Kazanan? Sanatçı mı? Sanat mı? Yoksa… ? İnsan mı? Sosyal Medya Çağının Klasik ve Modern Sanatlarımızdaki Etkisi… Öncelikle Felsefi ve Bilimsel bir kuramdan baktığımız zaman, ‘sosyal medya’ her yönüyle yaşamı içine çeken bir kara delik. Demek pek de yanlış olmazdı… Zira bu her yönün içerisinde, insan diyeceğimiz o ki, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sosyal-medya-caginin-sanata-olan-etkisi/">Sosyal Medya Çağının Sanata Olan Etkisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çağımızda Düşen Sanat… Yükselen Sanat…</strong></p>
<p>Peki Kazanan? Sanatçı mı? Sanat mı? Yoksa… ?<br />
İnsan mı?<br />
<strong>Sosyal Medya Çağının Klasik ve Modern Sanatlarımızdaki Etkisi…</strong></p>
<p>Öncelikle Felsefi ve Bilimsel bir kuramdan baktığımız zaman, ‘sosyal medya’ her yönüyle yaşamı içine çeken bir kara delik. Demek pek de yanlış olmazdı… Zira bu her yönün içerisinde, insan diyeceğimiz o ki, kitleler, toplumlar, bütün kurum ve kuruluşlar dahil edilebilir…</p>
<p>Birinci sorumuz şu olmadır, ‘<strong>Sosyal Medya Çağının Klasik Ve Modern Sanatlarımızdaki Etkisi…’   ne olacaktır değil </strong>ne olmalıdır?</p>
<p>Çünkü Sosyal Medya çağında bizler, -sizler- birer belirleyen rollerindeyiz&#8230; Eğer istediğimiz sanatın belirli bir algı ve anlayış düzeninde lanse etmesi ise bunu pek ala belirleyerek hedeflediğimiz noktaya getirebiliriz. En bayağı örneği ile atılan Twitler, yapılan paylaşımlar belirlediğim -belirlenen- hedefe birer merdiven basamağı rolündedir&#8230; Tıpkı wep –internet– algılamasında oluşan bilgi ve görüş açılarının ortadaki konuya bir görsellik ya da bir anlam kazandırması gibi. Örneğin ‘sanat duvarı’ isimli bir sitenin onun görücüsü, takipçisi olan kitlelerde nasıl bir sanat anlayışı oluşturacağı ya da zaten var olan sanat duyumsamalarımızı ne yöne çekeceği, geliştireceği mi? Değiştireceği mi? Ne gibi, algısal farklılıklar ortaya çıkaracağı gibi… Yoksa zihnimizde ve ruhumuzda duyu ve hislerimizle çağlayan sanat kavramamız belirli bir yükseklikten, derinlikten aşağıya ve sığlığa mı çekecek?</p>
<p>Gördüğünüz gibi burada bizler artık belirleyenler durumundayız&#8230; Bir sanat algısında bile bu gözlemlenebiliyor…  Şu an bu sitede yapacağınız her okuma, burada verilmiş her paylaşım bunun örneği durumunda oluyor… Belirleyen örneği..!</p>
<p>Böylece bizler -sizler- sosyal medya çağında bin yılları aşan ve tarihinde binlerce kalıcı eserlerle ve yapıtlarla günümüze kadar gürbüzce gelen ‘sanat’ kavramasını dahi tüm bu bin yılları aşan sürede oluşmuş ‘görmemizi’  değiştirebilecek, tamamen başka bir noktaya çekebilecek yönlerin oklarıyız.</p>
<p>* Sorulması gereken soruların başında, kimse bu denli düşünüyor mu? Düşünecek mi?<br />
Hareket ve eylemlerimiz  -paylaşımlarımız- okuyucu da bu denli derin değişimleri gözlemleyecek algıya hitap ediyor mu?</p>
<p>Tabi ki bununla ilgili her geçen gün artarak ilerleyen ve gelişen SOSYAL MEDYA ÇAĞIMIZDA  insanlarımız da algısal olarak yüksek gelişimlere ulaşıyor…  Artık derinden gözlemleyebilen, çözümleyebilen ve nitekim edinimlerini yansıtabilen kitleler halinde ilerlemekteyiz…</p>
<p>Bunun sonucu ‘<a href="http://www.sanatduvari.com/sanat-nedir">sanat</a>’ kavramımızda daha yüksek bir toplum ve sanat düzeyi getirileri olmasının umudu ve eylemi içinde olmanın arzusunda ve tutkularında hareket etmeyi ve yönelimlerimizi bu biçim üzerinden geliştirerek korumalı, herkes için uygun bir sanat ilkeleri gibi natürel bakışlarla olabildiğince uzaklara ve en yakınlarımıza ulaşmayı belki de hedeflemeliyiz… Tıpkı öğrencisi ve eğitmeni olduğumuz yaşamın, tıpkı öğrencisi ve eğitmeni olduğumuz ‘sanatın’, tıpkı öğrencisi ve eğitmeni olduğumuz ‘zamanın’  işleyişlerinde edinimlerimizi yazacağımız bir ‘ duvar’ olması gibi.</p>
<p>Bence yaşamın kendisi insanlığın ve bizlerin ‘sanat duvarı’ olarak nüksederse ancak o zaman SOSYAL MEDYA ÇAĞINDA bin yılları aşan sanatımızı koruyarak ve daha güçlü ve daha ileri ve daha gelişmiş ve daha yüksek hedeflere ulaştırabilecek toplumun belki gelecek bin yılların daha çocukları olarak, <strong>ÇAĞIMIZDA DÜŞEN SANAT… YÜKSELEN SANAT… Kazanan Sanat. Kazanan Bizler. Kazanan İnsan… Oluruz.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sosyal-medya-caginin-sanata-olan-etkisi/">Sosyal Medya Çağının Sanata Olan Etkisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sosyal-medya-caginin-sanata-olan-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">836</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
