<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>mektuplaşma &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/mektuplasma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Jul 2016 06:59:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Dear Mr. X</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/dear-mr-x/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/dear-mr-x/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 30 Jul 2016 11:30:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İlkyaz Besnili]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[aşk mektubu]]></category>
		<category><![CDATA[Before Sunset (Gün Doğmadan)]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[mektuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4657</guid>
				<description><![CDATA[<p>Duydum ki Amerika’ya gitmişsin. Böyle bir giriş senin gururunu okşar diye düşünüyorum. Neden yazdım? Seni özledim. Seni ciddi bir şekilde özledim. Nefes gibi geçen bir serüvende bana yaşattığın güzel bu duyguyu özledim. Bilmiyorum belki o sabahlamayı, gülmeyi, saçma sapan konuşmayı sevdim. Yanımıza gelen çingene çocukların bizim için şarkı çalmaları aklıma geldikçe hala kahkaha atıyorum. Sabaha [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dear-mr-x/">Dear Mr. X</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Duydum ki Amerika’ya gitmişsin. Böyle bir giriş senin gururunu okşar diye düşünüyorum.</p>
<p>Neden yazdım? Seni özledim. Seni ciddi bir şekilde özledim. Nefes gibi geçen bir serüvende bana yaşattığın güzel bu duyguyu özledim. Bilmiyorum belki o sabahlamayı, gülmeyi, saçma sapan konuşmayı sevdim. Yanımıza gelen çingene çocukların bizim için şarkı çalmaları aklıma geldikçe hala kahkaha atıyorum. Sabaha karşı hava ne kadar soğusa da içimiz ısınıyordu. Bunu sonra bir daha, bir daha yaptık. Bu seni son görüşümdü.</p>
<p>Yıllar önce aynı ortamda bulunurduk. Hatta ilk zamanlar seni görmüyordum, tanımıyordum bile. Ev arkadaşımla konuştuğun günü hatırlıyorum. Normal bir muhabbetti senin için. Seni azıcık tanıyorsam insanları etkileyip geçmek için yaptın bunu. Ertesi sene bu şekilde biz de konuşmaya başladık. Ama beni etkilemekten çok sinirlendirdin. Dolayısıyla 2-3 yıl konuşmadık. Evet, konuşmadık ta ki ben şehirden ayrılıncaya kadar. Neden bana yazdın hala bilmiyorum, belki son kez konuşmak istedin benimle. Buluşmak için sözleştik.</p>
<p>Bunu neden yapıyoruz? Neden konuşuyoruz? Senin ince, zayıf, güzel giyimli biraz suratsız ama seni çok sever gibi görünen bir sevgilin vardı. Onun senden ayrılmasının acısını hala yüzünde görebiliyordum. Sahilde saçlarım uçuşuyordu. Senden çok onunla ilgilenir gibiydim.</p>
<p>Sonra bana eski sevgilimi sordun. Daha iki hafta önce onunla buluşmuş olmam senin pek hoşuna gitmedi. Seni rahatsız eden neydi bilmiyorum, saygı duyuyordun sanırım bize. Sonra onunla tekrar konuşmayacağımı söylediğimde hafifçe başını salladın.</p>
<p>Zaman nasıl geçti bilmiyorum sabahın ilk ışığını gördük. Sonra eve gitmek üzere arabana bindik. Beni bırakırken numaramı istedin. Net üzerinden sana yazacağımı söyledim arkama bakmadan dönüp gittim. Bunu neden yaptım bilmiyorum ama sen baya bozuldun. Tüm gün mesajlaştık. Hayır hayır tek tük olsa da suratımdaki saçma gülüşün sebebi oldun.</p>
<p>Gece bu sefer bana bir hediyeyle geldin. Kabul edelim sende bende gece olmasını baya büyük bir hevesle bekledik. Hediye kolyen boynumda şık duruyordu. Ama beğenmemiştim aslında yinede çıkarmadım boynumdan hiç.</p>
<p>Yine eğlenceli bir gece geçirdik. Sabah eve doğru yol alırken her yanımız kumdu. Buna baya güldük. Sonra birer çay içtik. Gece için tekrar sözleştik. Benim son gecemdi o gece. Seninle kalmam için bana ısrar ettin. Kabul etmedim. Kızdın ama sesini çıkarmadın. Eve gitmek istedim. Tamam dedin ama kuma uzandın beni yanına aldın ve ben sana hangi yıldızın benim için uğurlu olduğunu anlattım. Garip kişiliğini daha da ön plana çıkardın ve bu tarz şeyleri hiç denemediğini söyledin. Şaşkın bir şekilde sana bakıyordum. Nasıl olurda sayısını söyleyemediğim kadar yıldızın içinde yaşarken bir başını kaldırıp bakmamıştın. Daha fazla konuşmamı istedin. Nasıl yaptın bilmiyorum ama geceyi 5 dakikaya indirdin. Seni işte şu an gözlerim dolacak kadar çok seviyorum. Pardon ‘özledim’ yazmak istedim.</p>
<p>Son gece ne oldu? Ben deli gibi eşya taşımaya çalışıp bir de uykusuz bir şekilde gezerken sen benim geç kalmama takıldın. Eşya işini hallettikten sonra beni aldın. Öyle yorgundum ki bu sefer gittiğimiz kahve evinde göğsünde uyuyakalacaktım. Yarın gece bu saatlerde yok olacaktım. Senin daha sonra ‘senden kalan tek hatıra’ dediğin fotoğrafları çektik. Sokaklarda gezip sabaha karşı tekrar bıraktın beni. Hemen gidesim vardı seninse bırakamayasın. Ne olursa olsun hayatımda hep mutlu olmamı diledin. Öyle dedin ve beni benden aldın. Vedalardan hoşlanmadığımı söyledim ve gittim.</p>
<p>Ertesi gün yolculuğun ilk dakikasında bu serüvenin bitişi, dostlarım, anılarım, yuvamı kaybetmiştim ve seni kazandım mı kaybettim mi bilemedim. Tüm yaz boyunca seninle gelecek planı yapıp sonra bir daha asla konuşmayacaktık. Unutma eğer evlenmezsek -40 yaşında- birbirimizle evleneceğiz.</p>
<p>Bana seve seve yazdıran, hayal dünyamı daha da çok dolduran film <strong>Before Sunset (Gün Doğmadan)</strong>&#8216;i mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.</p>
<p><iframe class='youtube-player' type='text/html' width='640' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/HurI2rFB_mk?version=3&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;autohide=2&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;wmode=transparent' allowfullscreen='true' style='border:0;'></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/dear-mr-x/">Dear Mr. X</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/dear-mr-x/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4657</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bir-maniniz-yoksa-annemler-size-gelecek/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bir-maniniz-yoksa-annemler-size-gelecek/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 21 Nov 2015 07:53:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Şahincileroğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[1970’ler]]></category>
		<category><![CDATA[60'lar]]></category>
		<category><![CDATA[60'lı yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[70’ler]]></category>
		<category><![CDATA[70’li yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[80'ler]]></category>
		<category><![CDATA[80'li yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[90'lı yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[Ayfer Tunç]]></category>
		<category><![CDATA[başsağlığı dileme]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Eurovision şarkı yarışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf albümleri]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitap eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[kız isteme]]></category>
		<category><![CDATA[mektuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[misafir ağırlamak]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet törenleri]]></category>
		<category><![CDATA[televizyonda haber sunumları]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Kredi Yayınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=830</guid>
				<description><![CDATA[<p>Eskiye hep içimizde bir özlem duyarız. “Neydi o günler?” der, eskiye olan hasretimizi dile getiririz. Peki, bize eskiyi özleten nedir? Bu soruyu hiç sorar mıyız kendimize? Aslında birçok şeyin arkasına sığınırız hep. Bahaneler üretiriz çoğu kez. “Yok şundan, yok bundan dolayı eskiyi çok özlüyorum.” gibi klişe sözlerden kurulu cümleleri tekrarlayıp dururuz.  Aslında özlediğimiz her neyse, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-maniniz-yoksa-annemler-size-gelecek/">Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Eskiye hep içimizde bir özlem duyarız. “Neydi o günler?” der, eskiye olan hasretimizi dile getiririz. Peki, bize eskiyi özleten nedir? Bu soruyu hiç sorar mıyız kendimize?</p>
<p>Aslında birçok şeyin arkasına sığınırız hep. Bahaneler üretiriz çoğu kez. “Yok şundan, yok bundan dolayı eskiyi çok özlüyorum.” gibi klişe sözlerden kurulu cümleleri tekrarlayıp dururuz.  Aslında özlediğimiz her neyse, onu bile bilmeyecek derecede yoksunuz bilgiden.</p>
<p>Adını her anımsadığımız zaman kısa bir mutluluktur sadece yaşadığımız. Belki bundan ibaret olduğunu düşünürüz bazen hayatın. Bizi biz yapan değerlerimizi kısa sürede unuturuz. “Zamana ayak uyduruyoruz.” diye unutup gittiğimiz güzelim yaşantımıza özlem duyarak her ne kadar hasret gidermeye çalışsak da bunda başarılı olamıyoruz.</p>
<p>Çocukken oynadığımız oyunları, dersimize giren öğretmenlerimizi, arkadaşlarımızı… unuturuz. Zaman tünelinde geriye dönüp bakma fırsatını elde ettiğimiz zaman eskiyi hatırlamaya çalışır, yaşananları güzellikleriyle, acısıyla, tatlısıyla… yâd ederiz.</p>
<p>O günlerin heyecanını yeniden yaşayamasak da hafızalarda yer ettiği kadar yaşamaya çalışır, teselli bulmaya zorlarız kendimizi. Ama ne kadar başarılı olabiliyoruz bunda? Orası meçhul.</p>
<figure id="attachment_832" aria-describedby="caption-attachment-832" style="width: 189px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/Bir-Maniniz-Yoksa-Annemler-Size-Gelecek.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-832 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/Bir-Maniniz-Yoksa-Annemler-Size-Gelecek-189x300.jpg?resize=189%2C300" alt="Ayfer Tunç &quot;Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek&quot;" width="189" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/Bir-Maniniz-Yoksa-Annemler-Size-Gelecek.jpg?resize=189%2C300&amp;ssl=1 189w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/Bir-Maniniz-Yoksa-Annemler-Size-Gelecek.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w" sizes="(max-width: 189px) 100vw, 189px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-832" class="wp-caption-text">Ayfer Tunç &#8220;Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek&#8221;</figcaption></figure>
<p>İşte, tam bu noktada sizlere önermek istediğim bir kitap var. Kitabın adı, “<strong>Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek-70’li Yıllarda Yaşantımız</strong>”. <strong>Ayfer Tunç</strong>’un kaleme almış olduğu bir kitap. 2001 yılında <em>Yapı Kredi Yayınları</em> tarafından çıkan kitabın şu an piyasada olup olmadığı konusunda bir fikrim yok; çünkü, aradan 14 yıl gibi bir zaman geçmiş. Bu arada tekrar baskılarının yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi sahibi de değilim. Ama meraklıları için bulabilirlerse okumalarını tavsiye ettiğim bir eser.</p>
<p>Kitap, 60’lı yılların sonundan başlayarak özellikle 70’li yıllar, 80’li, 90’lı yılların aile yaşantılarını ve yaşanan olayların aile yapılarını nasıl etkilediği gibi daha pek çok olayların anlatıldığı muhteşem bir kitap.</p>
<p>Kitabı, bir tavsiye üzerine okudum. Merak ediyordum kitabın ne üzerine yazıldığını. Okumaya başladığım vakit, satırlar su gibi akıp gidiyordu.</p>
<p>Çocukken oynanan oyunlar, okula kayıt yaptırmalar, Eurovision şarkı yarışmaları, arkadaşlıklar, kız istemeler, nişan, düğün, sünnet törenleri, misafir ağırlamak, başsağlığı dilemeler, misafire kolonya-şeker-ikramları, bayramlarda tebrikler, dünya evine girmek-yuva kurmak, televizyonun hayatımıza girişi ve televizyonda yayınlar, radyoda ve televizyonda haber sunumları, fotoğraf albümleri, telefonun hayatımıza girişiyle yaşanan değişiklikler, mektuplaşmalar, evlerde ve çevrelerde günlük hayat… ve daha pek çok konuyu içeren çok önemli bir kitap.</p>
<p>Tam eskiyi yâd edip de tekrar kitap diliyle o günleri yaşamak isteyenler için, bulunması ve eşine rastlamayacak bir başyapıt.</p>
<p>Bugüne kadar eskiyi, filmlerle hatırlamaya çalıştık ve o günler hakkında bilgi sahibi olmak için uzun süre kafa yorduğumuz oldu. Bazen bundan tatmin olduk bazense yeterli olmadı öğrendiklerimiz. Ama bu kadar güzel, o mazi denen eski günleri anlatan bir kitabın yazılacağını hiç sanmıyordum.</p>
<p>Şimdiye kadar, birçok anı, araştırma, roman, öykü, şiir… yazıldı eskiyi anlatan ama hep bir yerler eksikti. Bir şeyler unutulmuştu. Yazılmamıştı. Belki de önemsenmemişti yazılmak için. Birilerinin çıkıp bunları yazması belki de boş gibi gözükebilirdi.</p>
<p>Gerçeklerle yüzleşmek istemeyen insanların genellikle kaçındıkları bir noktadır eskiyi yazmak. Hatıralar yazılır. İnsan orada bile her ne kadar hatıralar, gerçekleri öğrenmek için önemli bir kaynak değeri taşısa da gerçekler tam anlamıyla bu yazılan hatıralarda hayat bulmaz. Mutlaka bir yerler eksik kalır.</p>
<p>Özenle seçilmiş sözcükler, kitabı okumaya ayrı bir güzellik katmış. O kadar sade ve akıcı. Eline alan bir insanın kolay kolay bırakamayacağı türden yazılmış bir kitap.</p>
<p>Bugüne kadar böylesi bir kitaba rastlamadım. Rastlasaydım bile bu kadar güzel bir kitap olabileceğini hiç tahmin edemezdim. Hani insan oturur ve düşünür. “Ya olur da bu kadar mı güzel olur bir kitap.” klişe sözünü söyler ve kendini mutlu eder ya, bende kendimi mutlu etmek için bu sözü tekrarlıyorum.</p>
<p>Eskiye özlemle hafızalarımızda canlandırmaya çalışmak güzel, güzel olduğu kadar da önemlidir. Ama her şeyden önemlisi, o günlerden ders çıkararak geleceğimizi iyi planlamaktır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-maniniz-yoksa-annemler-size-gelecek/">Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bir-maniniz-yoksa-annemler-size-gelecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">830</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
