<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Kuyucaklı Yusuf &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/kuyucakli-yusuf/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 06:42:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Sabahattin Ali: “İnsan Yalnız da Mutsuz Olabilir Çünkü”</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sabahattin-ali-insan-yalniz-da-mutsuz-olabilir-cunku/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sabahattin-ali-insan-yalniz-da-mutsuz-olabilir-cunku/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 15 Apr 2016 09:23:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Yasemin Tok]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[İçimizdeki Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Kürk Mantolu Madonna]]></category>
		<category><![CDATA[Kuyucaklı Yusuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3174</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Neden?” Her kitabını okuduktan sonra bunu kendime soruyorum. Neden? Sabahattinciğim Ali Neden? Bu caaanım kitapların suçu ne? Mutlu son ya da son zamanların favori repliği “mutlu sonsuz” varken sen neden inatla mutsuz son da hatta inatla acı son da ısrar ettin acaba? Etraftan, oradan buradan duyduğumuz ya da dizilerde, filmlerde gördüğümüz kadarıyla herkeste bir “Sabahattin [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sabahattin-ali-insan-yalniz-da-mutsuz-olabilir-cunku/">Sabahattin Ali: “İnsan Yalnız da Mutsuz Olabilir Çünkü”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>“Neden?” Her kitabını okuduktan sonra bunu kendime soruyorum. Neden? Sabahattinciğim Ali Neden? Bu caaanım kitapların suçu ne? Mutlu son ya da son zamanların favori repliği “mutlu sonsuz” varken sen neden inatla mutsuz son da hatta inatla acı son da ısrar ettin acaba?</p>
<p>Etraftan, oradan buradan duyduğumuz ya da dizilerde, filmlerde gördüğümüz kadarıyla herkeste bir “<strong>Sabahattin Ali</strong>” fırtınası almış başını gitmiş. Bende böyle başladım aslında gördüm – duydum – okudum – daha önce neredeydin sen deyip pişman oldum.. Evet hep mutsuz son, hep acı son ama sona gelmeden önce ortada kocaman bir duygu, yazı, emek ve birikimin eseri var. O aşk dolu cümleler nasıl sıcacık bir görsen. Cümlelerinden öperim seni Sabahattin Ali. En azından bir parçasını okudun mu? Ben okudum hatta ilk okuduğumda neden mutsuz son dedim, sıkıldım, bırakmak istedim, tabi çok merak edip bir de mahalle baskısı görünce devam ettim bırakmadım. Hiç te pişman değilim.</p>
<p>Mutlu sonları herkes sever. Sevenler kavuşsun, küsler barışsın, dünya çok güzel bir yer olsun, masumlar ölmesin, silahlar patlamasın.. Belki de ona göre kolaydır bunları yazmak ya da belki tahmin edilemez olmak istemiştir, bir kitabı eline aldığında sonunun mutlu olacağını bilirsin, üzerine konuşmazsın ama bilirsin işte. Seni şaşırtmak istemiştir belki de.. Ya da içimi acıtan bir tahmin olarak hep mutsuz sonlar yaşamıştır, hayatın böyle olduğuna, böyle de olacağına inanmıştır ve sonuç olarak bunu yazılarına aktarmıştır.</p>
<p>Düşüncelerimin hepsi sadece birer tahmin keşke onunla oturup konuşmak gibi bir fırsatım olsaydı da sorsaydım “neden sevenler kavuşmuyor? Neden acı sonlara mahkûm bıraktınız o güzelim kitapları?” diyebilseydim ya da bambaşka bir düşünce olarak Sabahattin Ali’yi kalıcı kılan, yıllar sonra bile fırtınalar estiren, üzerine bu kadar konuşturan hatta bu yazıyı yazmamı sağlayan bu mutsuz sonlar değil mi?</p>
<p>Ben ne kadar anlatsam da boş bir <strong>Sabahattin Ali</strong> anlatılmaz yaşanır, sen de yaşa, adam ne güzel yazmış, ne güzel kurmuş o cümleleri gözlerin bayram etsin, tüm kalbinle oku ama sakın çok sıkıcı deyip bırakma en önemlisi sonu zaten. Evet mutsuz son ama sen o mutsuz sona gelene kadar her defasında “ya bu adamın gerçekten cümlelerinden öpmek lazım” diyeceksin ve o kadar çok hayata dokunmuş olacaksın ki sonunu söylediğimi bile hatırlamayacaksın..</p>
<p>İyi okumalar sevgili okuyucu ve mutlu bir hayat dilerim efenim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sabahattin-ali-insan-yalniz-da-mutsuz-olabilir-cunku/">Sabahattin Ali: “İnsan Yalnız da Mutsuz Olabilir Çünkü”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sabahattin-ali-insan-yalniz-da-mutsuz-olabilir-cunku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3174</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sabahattin Ali: “İyi ki Doğdun ve İyi ki Bu Topraklardan Geçtin”</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sabahattin-ali-iyi-ki-dogdun-ve-iyi-ki-bu-topraklardan-gectin/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sabahattin-ali-iyi-ki-dogdun-ve-iyi-ki-bu-topraklardan-gectin/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 25 Feb 2016 07:40:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Funda Polacanlı]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[İçimizdeki Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Kürk Mantolu Madonna]]></category>
		<category><![CDATA[Kuyucaklı Yusuf]]></category>
		<category><![CDATA[öykücü]]></category>
		<category><![CDATA[Sabahattin Ali]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2405</guid>
				<description><![CDATA[<p>1907-1948 yılları arasında yaşamış olan edebiyatımızın usta kalemi Sabahattin Ali, öykücü, şair, yazar olarak bilinmesinin yanısıra öğretmenlik ve gazetecilik de yapmıştır. Yazım hayatına şiir ile başlayan Sabahattin Ali, sadece üç romanı olmasına rağmen ülkemizin en iyi romancılarından kabul edilmektedir ve  bu başarısı da sanırım bir kez daha niceliğin değil niteliğin önemini göstermektedir. Cumhuriyet döneminin önde [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sabahattin-ali-iyi-ki-dogdun-ve-iyi-ki-bu-topraklardan-gectin/">Sabahattin Ali: “İyi ki Doğdun ve İyi ki Bu Topraklardan Geçtin”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>1907-1948 yılları arasında yaşamış olan edebiyatımızın usta kalemi Sabahattin Ali, öykücü, şair, yazar olarak bilinmesinin yanısıra öğretmenlik ve gazetecilik de yapmıştır.</p>
<p>Yazım hayatına şiir ile başlayan Sabahattin Ali, sadece üç romanı olmasına rağmen ülkemizin en iyi romancılarından kabul edilmektedir ve  bu başarısı da sanırım bir kez daha niceliğin değil niteliğin önemini göstermektedir. Cumhuriyet döneminin önde gelen edebiyatçılarından biri olan ve  <strong><em>Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna </em></strong>ve<strong> <em>İçimizdeki Şeytan</em></strong> isimli bu üç romanıyla bilinen yazarın aslında birçok öyküsü, derlemeleri, önemli çevirileri ve bir oyunu mevcuttur. Şairliği yazarlığı kadar bilinmemekle birlikte aslında çok iyi bilinen bestelenmiş şiirlerde de onun imzası vardır. Aldırma Gönül (Edip Akbayram), Eşkiya Dünyaya / Leylim Ley (Zülfi Livaneli), Melankoli / Eskisi Gibi – Ben Yine Sana Vurgunum (Nükhet Duru), Dağlar &#8211; Benim Meskenim Dağlardır (Sezen Aksu) bestelenmiş şiirlerinden bazılarıdır. Eminimki bu şiirler bestelenmiş halleriyle sizlere de çok tanıdık gelecektir.</p>
<p>Sabahattin Ali’ nin öykü ve romanlarında toplumsal bir gerçekçilik hakimdir. Bu hüzünlü coğrafyada ve zor koşullarda geçen hayatı sanki onun bu gerçekçilikten hiç kopmamasını sağlamış; taşıdığı ince ruh ise romantik ve melankolik yanını her daim beslemiştir. Edebiyatımızın gerçekçi romantiği, yan yanyana durması oldukça zor gibi görünen bu iki bakış açısını, gerçekçilik ve romantizmi, ustaca birleştirmiş ve okuyucunun ruhuna dokunan ve onlar üzerinde derin etkiler bırakan eserler üretmiştir.</p>
<p>Öykülerinde insanı toplumsal sorunları içerisinde değerlendirirken, halkın yoksulluğunu, uğradığı haksızlıkları, yaşam mücadelesini olabildiğince gerçekçi bir açıdan yansıtmaya çalışmıştır. Öyle ki onun öykülerini okurken dönemin toplumsal gerçekliğine tanıklık edebilir ve yarattığı kahramanlar ile birlikte o dönemlerde zamanda yolculuğa çıkmışcasına öykülerinin içine girebilirsiniz.</p>
<figure id="attachment_2408" aria-describedby="caption-attachment-2408" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/sabahattin-ali.jpg" rel="attachment wp-att-2408"><img class=" td-modal-image wp-image-2408 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/sabahattin-ali-300x225.jpg?resize=300%2C225" alt="1907-1948 yılları arasında yaşamış olan edebiyatımızın usta kalemi Sabahattin Ali, 25 Şubat 2016 tarihiyle 109 yaşında. Bu vesileyle iyi ki doğdun Sabahattin Ali diyoruz." width="300" height="225" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2408" class="wp-caption-text">1907-1948 yılları arasında yaşamış olan edebiyatımızın usta kalemi Sabahattin Ali, 25 Şubat 2016 tarihiyle 109 yaşında. Bu vesileyle iyi ki doğdun Sabahattin Ali diyoruz.</figcaption></figure>
<p>Sabahattin Ali&#8217; nin üstün gözlem yeteneği, iç dünyasının derinliği ve zenginliği, yaşadığı toplumu anlayabilme ve yorumlayabilme yetisi, eserlerinde müthiş tasvir ve tespitler olarak kendini gösterir. Her ne kadar eserlerinde insanın ve yaşamın kötü, çirkin, umutsuz ve hayal kırıklığı yaratan yanlarını ön plana çıkarıyormuş ve eleştirel bir dili varmış gibi görünsede aslında gerçekleri olabildiğince abartısız bir şekilde ortaya koyarak değerlendirmeyi ve yorumu okuyucuya bırakır. İnsanın ve yaşamın çelişkilerini, toplumun insan gelişimi üzerindeki etkilerini çok iyi yansıtmış; samimi, gösterişten uzak ve naif anlatımı eserlerini daha da etkileyici kılmıştır.</p>
<p><strong><em>“Bir insanı melek diye sevmek budalalıktır. İnsanları, bütün pislikleri, hırsları ve zayıflıkları ile sevebilmek kahramanlıktır. Dostlarımızda kendimizde bulunmayan yücelikler aramak ise insafsızlıktır.”</em></strong> diyerek, insanın da tıpkı yaşam gibi iyi-kötü diye nitelendirilen birçok özelliği birarada barındırdığı üzerine bizi düşünmeye sevkeder.</p>
<p>Eserlerinde bize karşıtlığın her zaman zıtlık ifade etmeyeceğini, bilakis yaşamın ve insanoğlunun karşıtların birliğinden ibaret olduğunu ve bu bağlamda gerçekçilik ile iç içe geçmiş romantizmin ya da romantizm içeren gerçekçiliğin de son derece anlamlı olabileceğini göstermeye çalışmıştır. Yani yaşamın tüm yansımalarını&#8230;</p>
<p>Yaşamının her alanında ve eserlerinde “akla” ve “düşünebilme yetisi”nin önemine de dikkat çekmiştir. “<strong><em>İnsan aklının gündelik hayatı devam ettirmenin ötesinde bir anlam taşıdığını ve bu anlamında onun düşünebilme ve üretebilme yetisinde saklı olduğunu”</em></strong> vurgulamıştır. Tüm yaşamını müthiş bir üretkenlik içerisinde geçirmesi de bu düşüncesinin ıspatı gibidir. Bu yanı ile Sabahattin Ali, söylemleri doğrultusunda yaşayan ve doğruluğuna inandığı düşüncelerden taviz vermeden varoluşunu devam ettirmeye çalışan yazarlarımızdandır.</p>
<p>Sabahattin Ali’ nin eserlerindeki edebi anlatım gücü sizi hemen etkisi altına alıverir ve artık bu etkiden kurtulmanız neredeyse imkansızdır. Zaten bu etkiden sakınmak bir yana onun yazım gücünün gönüllü esareti altına girmekten ve orada kalmaktan müthiş bir keyif bile almaya başlarsınız. Öyleki hep anlatsın hiç susmasın istersiniz. Anlatacakları bittiğinde duyduğunuz hüzün ise kısa sürede yerini diğer eserlerini keşfetmeye yönelik yoğun bir isteğe bırakır.</p>
<p>Nazan Öncel’ in “Ali” isimli bir şarkısı vardır ve bu şarkıyı Sabahattin Ali’ ye ithafen yazdığı söylenir. Şarkının sonu şöyle biter;</p>
<p><strong><em>Git oğlum uzaklara</em></strong></p>
<p><strong><em>Bırakmazlar hayatta</em></strong></p>
<p><strong><em>Düşünürde diyemezsin</em></strong></p>
<p><strong><em>Buralarda</em></strong></p>
<p>Kısa ömrüne sığdırdığı eserleri ve eserlerinde “<strong><em>diyebildiği kadarı</em></strong>” bile çok anlamlı ve değerlidir.</p>
<p>Hayatı, bu ülkede muhalif bir aydın olarak yaşamanın zorlukları ile mücadele içerisinde geçmiştir. Düşüncelerini ve doğruları söylemekten sakınmayan nice insanımızın akibeti gibi onun da yaşamı genç yaşında trajik bir şekilde son bulmuştur. Sabahattin Ali’nin sadece “eserleri” ile edebiyatımızda değil, “yaşamı ve duruşu” ile bir “fikir adamı” olarak tarihimizde de önemli bir yeri vardır.</p>
<p>Yıllar önce dile getirdiği toplumsal ve politik sorunların birçoğunun –ne yazık ki- günümüzde halen geçerliliğini koruyor olması da saptamalarının ne derece doğru olduğunun ve aslında tüm zamanlara hitap eden görüşler olduğunun göstergesidir.</p>
<p>Üreten ve ürettikleri ile dünyada iz bırakan insanların aslında hiç ölmeyeceği, hep bizimle, yanıbaşımızda yaşamaya devam edecekleri inancıyla onu ölümünde değil doğum gününde sevgi ve saygıyla anmak ve bunu sizlerle de paylaşmak istedim.</p>
<p><strong><em>İyi ki bu topraklarda doğmuş ve iyi ki yollarımız kesişmiş…</em></strong></p>
<p>Sabahattin Ali her yönüyle anlattıkça anlatmak isteyeceğimiz insanlardan biri olduğu için, bu yazı da onu anlatmaktan ziyade ondan kısaca bahsettiğim bir yazı olmaktan öteye geçemeyecektir. Henüz onunla tanışmamış olanların ona “Merhaba” demesini sağlayabilir ve bir nebze de olsa onunla ve eserleriyle ilgili merak uyandırabilir ise ne mutlu!</p>
<p>Yazımı Sabahattin Ali’ nin bir dörtlüğü ile sonlandırmak istiyorum. Karamsarlığa düştüğünüzde ya da yılgınlığa kapıldığınızda bu dizeleri anımsayıp gülümseyerek yolunuza devam edebilmeniz ümidiyle..</p>
<p>&#8220;görmesen bile denizi</p>
<p>yukarıya çevir gözü</p>
<p>deniz gibidir gökyüzü</p>
<p>aldırma gönül aldırma&#8221;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sabahattin-ali-iyi-ki-dogdun-ve-iyi-ki-bu-topraklardan-gectin/">Sabahattin Ali: “İyi ki Doğdun ve İyi ki Bu Topraklardan Geçtin”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sabahattin-ali-iyi-ki-dogdun-ve-iyi-ki-bu-topraklardan-gectin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2405</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
