<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>kitap tanıtımı &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/kitap-tanitimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 06:42:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Tarık Akan’ın Kaleminden Tutukluluk Süreci; Anne Kafamda Bit Var</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/tarik-akanin-kaleminden-tutukluluk-sureci-anne-kafamda-bit-var/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/tarik-akanin-kaleminden-tutukluluk-sureci-anne-kafamda-bit-var/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 21 Dec 2016 05:00:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Kurt]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebi Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Can Yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitap eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarık Akan]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6409</guid>
				<description><![CDATA[<p>Tarık Akan, ‘Anne Kafamda Bit Var’ adlı kitabında 1980 darbesinden sonra tutuklu kaldığı süreci anlatıyor. Anne Kafamda Bit Var kitabı, Tarık Akan’ın ilk ve tek kitabı olma özelliğini taşıyor. Anne Kafamda Bit Var Eser, Müjdat Gezen’in Akan’ı rahatlatmak için söylediği “Sana hiçbir şey olmayacak, göreceksin bak. Elini kolumu sallayarak dışarı çıkacaksın.” cümlesiyle başlıyor. Tarık Akan, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tarik-akanin-kaleminden-tutukluluk-sureci-anne-kafamda-bit-var/">Tarık Akan’ın Kaleminden Tutukluluk Süreci; Anne Kafamda Bit Var</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarık Akan</strong>, ‘<em>Anne Kafamda Bit Var</em>’ adlı kitabında 1980 darbesinden sonra tutuklu kaldığı süreci anlatıyor. <strong>Anne Kafamda Bit Var</strong> kitabı, Tarık Akan’ın ilk ve tek kitabı olma özelliğini taşıyor.</p>
<h2>Anne Kafamda Bit Var</h2>
<p>Eser, Müjdat Gezen’in Akan’ı rahatlatmak için söylediği “Sana hiçbir şey olmayacak, göreceksin bak. Elini kolumu sallayarak dışarı çıkacaksın.” cümlesiyle başlıyor. <strong>Tarık Akan</strong>, yaklaşık iki buçuk aylık tutukluluk sürecinde yaşadıklarını oldukça samimi bir üslupla okuyucusuna anlatıyor. Kendini olduğundan farklı göstermeye ihtiyacı yok. Sinirlendiğinde kendini tutamayışını, korkusunu, tedirginliğini olduğu gibi yansıtıyor. Zaten kitabın giriş cümlesinden bile bunu görebiliyorsunuz. Kendinden büyük bir Yeşilçam yıldızı olarak değil de sıradan bir insan gibi bahsediyor Akan. Ne kadar alçak gönüllü olduğunu bir kez daha görebiliyorsunuz. Hücrelerde yanı başında çocukların yediği dayağı, her gün işkenceye götürülen hücre-koğuş arkadaşlarını (kitaba göre kendisi babasının yardımları sayesinde fiziksel işkenceye maruz kalmamıştır, babasının yardımını sonradan öğreniyor.), bir memurun işkenceden dönen çocuğa ölmüş ağabeyinin fotoğrafını göstermesi, çiş kokulu hücrelerde bitlenmesi gibi olaylar, dönemin acı gerçeklerini göz önüne seriyor.</p>
<p>Tarık Akan, <strong>Anne Kafamda Bit Var</strong> kitabını sekiz bölüm ve bir albüm ile tamamlıyor. Kitabın, dördüncü bölümünde tutukluluk sürecine bir ara vererek Yol filmini çekebilmek için sansürden nasıl izin aldığını, çekim esnasında karşılarına çıkan zorlukları anlatıyor. Altıncı bölüm ve sonrasında ise, tutukluluk sürecinin bitişiyle birlikte dışarıda özgürlüğünü elde etmeye çalışırken uğradığı haksızlıkları ve ifadelerin sahteliğini ispatladığı mahkeme sürecinden bahsediyor.</p>
<p><u>Anne Kafamda Bit Var</u> eserini, içimizden birinin sohbet eder gibi anılarını yazdığını düşünerek okursanız hızlıca bitirirsiniz. Evet, yazı dili muhteşem olmayabilir zaten Tarık Akan’da bir edebiyatçı değil, sinema sanatçısı. Bunu göz önünde bulundurmanız faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Kitabı vesile ile de <em>Tarık Akan</em>’ı bir kez daha anıyor ve ışıklar içinde uyumasını temenni ediyorum.</p>
<h3>Anne Kafamda Bit Var Künyesi</h3>
<ul>
<li>Kitap Adı: Anne <strong>Kafamda Bit Var</strong></li>
<li>Yazar: <strong>Tarık Akan</strong></li>
<li>Kapak Tasarım: Ayşe Çelem Design</li>
<li>Yayınevi: Can Yayınları</li>
<li>İlk baskı: 2002</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tarik-akanin-kaleminden-tutukluluk-sureci-anne-kafamda-bit-var/">Tarık Akan’ın Kaleminden Tutukluluk Süreci; Anne Kafamda Bit Var</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/tarik-akanin-kaleminden-tutukluluk-sureci-anne-kafamda-bit-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6409</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Orhan Pamuk: Kırmızı Saçlı Kadın</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/orhan-pamuk-kirmizi-sacli-kadin/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/orhan-pamuk-kirmizi-sacli-kadin/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 21 Jun 2016 05:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Yöndemir]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Pamuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4124</guid>
				<description><![CDATA[<p>Popüler kültürde ülkemiz ve dünya çapında önemli bir yeri olan yazarımız Orhan Pamuk&#8216;un son kitabı Kırmızı Saçlı Kadın romanını okumadan edemedim. Elimize alınca Kırmızı Saçlı Kadın romanını, ismiyle uyumlu kapak tasarımı ve yeni baskı kitaplarda görülen keskin matbaa kokusu insanı okumaya cezbediyor. Olay, Tanzimat edebiyatından beri kitaplarımızda işlenen doğu batı çatışması üzerine kurulu. Doğu&#8217;nun Rüstem’ine [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/orhan-pamuk-kirmizi-sacli-kadin/">Orhan Pamuk: Kırmızı Saçlı Kadın</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Popüler kültürde ülkemiz ve dünya çapında önemli bir yeri olan yazarımız <strong>Orhan Pamuk</strong>&#8216;un son kitabı <strong>Kırmızı Saçlı Kadın</strong> romanını okumadan edemedim.</p>
<p>Elimize alınca Kırmızı Saçlı Kadın romanını, ismiyle uyumlu kapak tasarımı ve yeni baskı kitaplarda görülen keskin matbaa kokusu insanı okumaya cezbediyor.</p>
<p>Olay, Tanzimat edebiyatından beri kitaplarımızda işlenen doğu batı çatışması üzerine kurulu. Doğu&#8217;nun Rüstem’ine karşı Batı&#8217;nın Oedipus’u konu bakımından oldukça basite kaçan &#8220;nobel ödüllü’’ yazarımız, başyapıtını romantik öğelerle süslüyor. Basit tesadüfler romana şekil veriyor. Mesela babasının ilişkisi olduğu kadınla birlikte olması ve bu ilişkiden bir çocuğu olması örneklerinde görüldüğü gibi edebiyat tarihçileri tarafından romantizmin kurucusu kabul edilen Victor hugo’yu bile gölgesinde bırakıyor. Ayrıca yazarımız Tanzimat döneminin ünlü gazetecisi Ahmet Mithat Efendi&#8217;nin geleneğini sürdürerek romanın akışını sık sık keserek bize Kral Oedipus&#8217;i, Rüstem ile Sührab’ın hikayesini açıklayarak ve karşılaştırarak akıcılığı sınırlandırıyor. İlk roman örneklerinde rastladığımız bu özellikler bize yaklaşık 150 yıllık bir nostalji hissi yaratıyor.</p>
<figure id="attachment_4127" aria-describedby="caption-attachment-4127" style="width: 192px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/orhan-pamuk-kirmizi-sacli-kadin.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4127 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/orhan-pamuk-kirmizi-sacli-kadin-192x300.jpg?resize=192%2C300" alt="Elimize alınca Kırmızı Saçlı Kadın romanını, ismiyle uyumlu kapak tasarımı ve yeni baskı kitaplarda görülen keskin matbaa kokusu insanı okumaya cezbediyor." width="192" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/orhan-pamuk-kirmizi-sacli-kadin.jpg?resize=192%2C300&amp;ssl=1 192w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/06/orhan-pamuk-kirmizi-sacli-kadin.jpg?w=350&amp;ssl=1 350w" sizes="(max-width: 192px) 100vw, 192px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4127" class="wp-caption-text">Elimize alınca Kırmızı Saçlı Kadın romanını, ismiyle uyumlu kapak tasarımı ve yeni baskı kitaplarda görülen keskin matbaa kokusu insanı okumaya cezbediyor.</figcaption></figure>
<h2><span style="background: white;">Kırmızı Saçlı</span><span class="apple-converted-space"><span style="font-size: 11.5pt; line-height: 115%; font-family: 'Verdana','sans-serif'; color: #222222; background: white;"> </span></span><span style="background: white;"><span style="text-align: start; float: none;">K</span><span style="text-align: start; float: none;">adın</span></span></h2>
<p>3 bölümden oluşan <strong>Kırmızı Saçlı Kadın</strong> romanı, Cem’in çocukluk, gençlik ve yetişkinlik dönemlerini anlatıyor.</p>
<p><em>Orhan Pamuk</em>&#8216;un yaşamından da pay alan kahramanımız Cem’in düşüncelerindeki olgunlaşma Mevlana’nın &#8220;hamdım, piştim, yandım.’’ sözüyle özetlenebilir.</p>
<p>Cem’in bazı eleştirmenler tarafından günümüz Türk’ünü incelediği söylense de Cem’in günümüz Türk’ünü anlattığı söylenemez. Cem, Orhan Pamuk‘un gözünden Türk çocuğunu, Türk gencini, Türk yetişkinini nasıl somutlamaya çalıştığını bir örnektir.</p>
<p>İyi okumalar.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/orhan-pamuk-kirmizi-sacli-kadin/">Orhan Pamuk: Kırmızı Saçlı Kadın</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/orhan-pamuk-kirmizi-sacli-kadin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4124</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bir-maniniz-yoksa-annemler-size-gelecek/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bir-maniniz-yoksa-annemler-size-gelecek/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 21 Nov 2015 07:53:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Şahincileroğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[1970’ler]]></category>
		<category><![CDATA[60'lar]]></category>
		<category><![CDATA[60'lı yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[70’ler]]></category>
		<category><![CDATA[70’li yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[80'ler]]></category>
		<category><![CDATA[80'li yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[90'lı yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[Ayfer Tunç]]></category>
		<category><![CDATA[başsağlığı dileme]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Eurovision şarkı yarışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf albümleri]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitap eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[kız isteme]]></category>
		<category><![CDATA[mektuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[misafir ağırlamak]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet törenleri]]></category>
		<category><![CDATA[televizyonda haber sunumları]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Kredi Yayınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=830</guid>
				<description><![CDATA[<p>Eskiye hep içimizde bir özlem duyarız. “Neydi o günler?” der, eskiye olan hasretimizi dile getiririz. Peki, bize eskiyi özleten nedir? Bu soruyu hiç sorar mıyız kendimize? Aslında birçok şeyin arkasına sığınırız hep. Bahaneler üretiriz çoğu kez. “Yok şundan, yok bundan dolayı eskiyi çok özlüyorum.” gibi klişe sözlerden kurulu cümleleri tekrarlayıp dururuz.  Aslında özlediğimiz her neyse, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-maniniz-yoksa-annemler-size-gelecek/">Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Eskiye hep içimizde bir özlem duyarız. “Neydi o günler?” der, eskiye olan hasretimizi dile getiririz. Peki, bize eskiyi özleten nedir? Bu soruyu hiç sorar mıyız kendimize?</p>
<p>Aslında birçok şeyin arkasına sığınırız hep. Bahaneler üretiriz çoğu kez. “Yok şundan, yok bundan dolayı eskiyi çok özlüyorum.” gibi klişe sözlerden kurulu cümleleri tekrarlayıp dururuz.  Aslında özlediğimiz her neyse, onu bile bilmeyecek derecede yoksunuz bilgiden.</p>
<p>Adını her anımsadığımız zaman kısa bir mutluluktur sadece yaşadığımız. Belki bundan ibaret olduğunu düşünürüz bazen hayatın. Bizi biz yapan değerlerimizi kısa sürede unuturuz. “Zamana ayak uyduruyoruz.” diye unutup gittiğimiz güzelim yaşantımıza özlem duyarak her ne kadar hasret gidermeye çalışsak da bunda başarılı olamıyoruz.</p>
<p>Çocukken oynadığımız oyunları, dersimize giren öğretmenlerimizi, arkadaşlarımızı… unuturuz. Zaman tünelinde geriye dönüp bakma fırsatını elde ettiğimiz zaman eskiyi hatırlamaya çalışır, yaşananları güzellikleriyle, acısıyla, tatlısıyla… yâd ederiz.</p>
<p>O günlerin heyecanını yeniden yaşayamasak da hafızalarda yer ettiği kadar yaşamaya çalışır, teselli bulmaya zorlarız kendimizi. Ama ne kadar başarılı olabiliyoruz bunda? Orası meçhul.</p>
<figure id="attachment_832" aria-describedby="caption-attachment-832" style="width: 189px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/Bir-Maniniz-Yoksa-Annemler-Size-Gelecek.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-832 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/Bir-Maniniz-Yoksa-Annemler-Size-Gelecek-189x300.jpg?resize=189%2C300" alt="Ayfer Tunç &quot;Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek&quot;" width="189" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/Bir-Maniniz-Yoksa-Annemler-Size-Gelecek.jpg?resize=189%2C300&amp;ssl=1 189w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/11/Bir-Maniniz-Yoksa-Annemler-Size-Gelecek.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w" sizes="(max-width: 189px) 100vw, 189px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-832" class="wp-caption-text">Ayfer Tunç &#8220;Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek&#8221;</figcaption></figure>
<p>İşte, tam bu noktada sizlere önermek istediğim bir kitap var. Kitabın adı, “<strong>Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek-70’li Yıllarda Yaşantımız</strong>”. <strong>Ayfer Tunç</strong>’un kaleme almış olduğu bir kitap. 2001 yılında <em>Yapı Kredi Yayınları</em> tarafından çıkan kitabın şu an piyasada olup olmadığı konusunda bir fikrim yok; çünkü, aradan 14 yıl gibi bir zaman geçmiş. Bu arada tekrar baskılarının yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi sahibi de değilim. Ama meraklıları için bulabilirlerse okumalarını tavsiye ettiğim bir eser.</p>
<p>Kitap, 60’lı yılların sonundan başlayarak özellikle 70’li yıllar, 80’li, 90’lı yılların aile yaşantılarını ve yaşanan olayların aile yapılarını nasıl etkilediği gibi daha pek çok olayların anlatıldığı muhteşem bir kitap.</p>
<p>Kitabı, bir tavsiye üzerine okudum. Merak ediyordum kitabın ne üzerine yazıldığını. Okumaya başladığım vakit, satırlar su gibi akıp gidiyordu.</p>
<p>Çocukken oynanan oyunlar, okula kayıt yaptırmalar, Eurovision şarkı yarışmaları, arkadaşlıklar, kız istemeler, nişan, düğün, sünnet törenleri, misafir ağırlamak, başsağlığı dilemeler, misafire kolonya-şeker-ikramları, bayramlarda tebrikler, dünya evine girmek-yuva kurmak, televizyonun hayatımıza girişi ve televizyonda yayınlar, radyoda ve televizyonda haber sunumları, fotoğraf albümleri, telefonun hayatımıza girişiyle yaşanan değişiklikler, mektuplaşmalar, evlerde ve çevrelerde günlük hayat… ve daha pek çok konuyu içeren çok önemli bir kitap.</p>
<p>Tam eskiyi yâd edip de tekrar kitap diliyle o günleri yaşamak isteyenler için, bulunması ve eşine rastlamayacak bir başyapıt.</p>
<p>Bugüne kadar eskiyi, filmlerle hatırlamaya çalıştık ve o günler hakkında bilgi sahibi olmak için uzun süre kafa yorduğumuz oldu. Bazen bundan tatmin olduk bazense yeterli olmadı öğrendiklerimiz. Ama bu kadar güzel, o mazi denen eski günleri anlatan bir kitabın yazılacağını hiç sanmıyordum.</p>
<p>Şimdiye kadar, birçok anı, araştırma, roman, öykü, şiir… yazıldı eskiyi anlatan ama hep bir yerler eksikti. Bir şeyler unutulmuştu. Yazılmamıştı. Belki de önemsenmemişti yazılmak için. Birilerinin çıkıp bunları yazması belki de boş gibi gözükebilirdi.</p>
<p>Gerçeklerle yüzleşmek istemeyen insanların genellikle kaçındıkları bir noktadır eskiyi yazmak. Hatıralar yazılır. İnsan orada bile her ne kadar hatıralar, gerçekleri öğrenmek için önemli bir kaynak değeri taşısa da gerçekler tam anlamıyla bu yazılan hatıralarda hayat bulmaz. Mutlaka bir yerler eksik kalır.</p>
<p>Özenle seçilmiş sözcükler, kitabı okumaya ayrı bir güzellik katmış. O kadar sade ve akıcı. Eline alan bir insanın kolay kolay bırakamayacağı türden yazılmış bir kitap.</p>
<p>Bugüne kadar böylesi bir kitaba rastlamadım. Rastlasaydım bile bu kadar güzel bir kitap olabileceğini hiç tahmin edemezdim. Hani insan oturur ve düşünür. “Ya olur da bu kadar mı güzel olur bir kitap.” klişe sözünü söyler ve kendini mutlu eder ya, bende kendimi mutlu etmek için bu sözü tekrarlıyorum.</p>
<p>Eskiye özlemle hafızalarımızda canlandırmaya çalışmak güzel, güzel olduğu kadar da önemlidir. Ama her şeyden önemlisi, o günlerden ders çıkararak geleceğimizi iyi planlamaktır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-maniniz-yoksa-annemler-size-gelecek/">Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bir-maniniz-yoksa-annemler-size-gelecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">830</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
